Duyuru

Collapse
No announcement yet.

CAMU CAMU, Myrciaria dubia

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • CAMU CAMU, Myrciaria dubia

    Kamu Kamu Tozu Nedir, Ne İşe Yarar? Nasıl Kullanılır, Faydaları
    Kamu kamu meyvesi hem ilginç bir ada hem de pek çok yararlı özelliğe sahiptir. Belki de ilk kez duyduğunuz bu meyve genellikle besin takviyelerinde karşımıza çıkar. Peki kamu kamu tozu nedir, kamu kamu nedir, kamu kamu ne işe yarar? Gelin kamu kamu meyvesini daha detaylı inceleyelim!

    Kamu kamu; tohumları, küspesi ve kabuğu işlendikten sonra elde edilen ve yüksek antioksidan özellik gösteren, amazon bölgesinde yetişen bir meyvedir. Kamu kamu, bataklık veya su basmış alanlarda, yavaş yavaş büyüyen çalı halindedir. Çalıları 1,0-3,2 cm çapında olup 1-3 metre yüksekliğine kadar büyümektedir.

    Sulu, asidik, pembe, ince ve parlak bir dokuya sahip olan bu meyve, asit oranının yüksek olmasıyla doğal topraklarda yaşayan yerli halklar dışında sık olarak tüketilmemektedir. Daha çok meyvenin suları, püresi ve hamur şeklinde tüketilir. Gıdalarda katkı maddesi ve içecek üretimini destekleyici sektörlerde toz olarak da kullanılmaktadır.

    KAMU KAMU TOZU NASIL ÇALIŞIR? KAMU KAMU TOZU ÇALIŞMA MEKANİZMASI NEDİR?
    Kamu kamu meyvesi sodyum, potasyum, kalsiyum, çinko, magnezyum, manganez ve bakır gibi minerallerin önemli bir kaynağıdır. Az miktarda pektin ve nişasta içerir. Başlıca şekerleri glikoz ve fruktozdur. Kamu kamu meyvesi aminoasitler, sitrik asit, izositrik asit ve malik asit gibi organik asitler ve yağ asitleri içermekte olup 21 uçucu bileşiği vardır.

    Kamu kamu meyvesi, polifenol (flavonoidler, fenolik asitler, tanenler, stilbenler ve lignanlar) içeriğinin zengin olmasıyla antioksidan etki de gösterir. Polifenol ve fenolik içeriği tohumlarında ve kabuklarında daha yüksek oranda bulunmakta olup diğer tropik meyvelerden daha yüksektir. Tüm bu özellikleriyle diyabet, tansiyon, obezite gibi hastalıklara karşı koruyucu olmanın yanı sıra vücudu enfeksiyon gibi sağlığı etkileyen durumlardan da korur.

    KAMU KAMU TOZUNUN YARARLARI
    İçeriğinde bu kadar yararlı bileşenler içeren ve Covid pandemisi süresince de adından sıkça söz ettiren
    kamu kamu tozu faydaları nelerdir?
    Kamu kamu tozu ne işe yarar?
    • Yüksek antioksidan özellik gösterir.
    • Antihipertansif (yüksek tansiyonu önleyici) özelliği vardır.
    • Antiinflamatuar özellik (enfeksiyon önleyici) özelliği vardır.
    • C vitamini bakımından en yüksek olan tropikal meyvelerden biri özelliği taşır.
    • Antimikrobiyal (mikroorganizmalara karşı) etkili rol oynar.
    • Antidiyabetik (diyabet hastalığını önleyici) rolü vardır.
    • Obezite ve fazla kiloya karşı koruyucudur.
    • Kansere karşı koruyucudur.
    • Aşırı yağ kütlesi birikimini önler ve vücut ağırlığı kontrolünü sağlar.

    KAMU KAMU TOZU NE İÇİN KULLANILIR?
    Kamu kamu tozu yüksek antioksidan aktivite göstermesiyle gıda ve ilaç endüstrisinde teknolojik açıdan ilgi çekici kabul edilir. Kamu kamu tohumlarının değerlendirilmesi hem meyve işlemedeki karbon ayak izinin azaltılmasını hem de ekonomik açıdan kazanıma katkı sağlar. Kamu kamunun tohum ve kabuk bölümlerinin endüstriyel olarak kullanılması atıklardan kaynaklanan çevre zararını da azaltır.

    Obezite: Kamu kamu meyvesi, 100 gramda 6 gram C vitamini ve bol lif içeren bir meyvedir. Kamu kamu meyvesi polifenol (bitkiye renk veren sağlığa yararlı bileşen) içeriği, antioksidan ve antiinflamatuar (enfeksiyon önleyici) etkisinden zengin olmasının yanında glikoz metabolizmasını düzenleyici ve vücut ağırlığını kontrol edici özelliği vardır. Fareler üzerinde yapılan bir çalışmaya göre kamu kamu meyvesi, yağ kütlesi artışını ve karaciğerde trigliserit (yağların bileşeni) birikimini de azaltarak obezite gelişimini önlemiştir.

    Nascimento ve arkadaşları, günlük 25 mL kamu kamu meyve posasını 12 hafta boyunca diyetle izlenen obez sıçanlara uygulamıştır. Çalışma sonucunda sıçanların beyaz yağ dokularında ciddi derecede düşüş gözlenmiştir. Triasilgliseroller (↓% 40,6), toplam kolesterol (↓%39,6), LDL kolesterol (↓% 2,14) ve VLDL kolesterol (↓% 36,4) düzeyleri de azalmış ve HDL kolesterol (↑% 12,3) deney grubunda artmıştır.Obeziteden bahsetmişken “Yağ Yakımı Nedir, Nasıl Sağlanır? Yağ Yakımı İle İlgili Tüm İpuçları” ve “Sık Tuvalete Çıkartan Besinler/Çaylar Metabolizmayı Hızlandırır Mı?” konulu makalelerimizi de okuyabilirsiniz.

    Diyabet: Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, diyabet dünyada 7. önde gelen ölüm nedenidir. Özellikle tip 2 diyabet, dünyanın farklı yerlerinde salgın bir hastalık haline gelmiş olmaktadır. Sağlık bakım maliyetlerinin artması hem sosyal hem de ekonomik anlamda zorlanmalara neden olmuştur. 2030 yılına kadar, diyabet vakaları olan nüfusun 500 milyonu aşacağı tahmin ediliyor. Tip 2 diyabet genetik ve genetik olmayan faktörlerin bir sonucudur. Sedanter (hareketsiz) yaşam tarzı rafine (işlenmiş) şeker, karbonhidrat ve trans yağ tüketimini içere bir diyet modeli diyabet hastalığına neden olabilir. Diyabet, kronik oksijen yetmezliği yoluyla metabolik bozulmalara neden olur ve metabolik sendrom adı verdiğimiz durumu da tetikler. Kamu kamu meyvesi, fenolik özellik gösterdiğinden karbonhidrat sindirimini ve bağırsakta glikoz emiliminin baskılanması, pankreas ß hücrelerinden insülin salınımının uyarılması ve karaciğerden glikoz modülasyonu (düzenlenmesi) ile insülin reseptörlerinin aktif edilmesi gibi çeşitli şekillerde glikoz metabolizmasını etkiler. Pek çok çalışma, fenolik bileşen içeren kamu kamu gibi meyvelerin nişasta sindiren α-glukosidaz gibi enzimler ve tip 2 diyabet bağlantılı hiperglisemiyi önlediğini göstermiştir.

    Tansiyon: A-amilaz, a-glukozidaz ve anjiyotensin-I-dönüştürücü enzim (ACE) hipertansiyon ve glikoz metabolizmasının anahtar enzimleridir. Yapılan pek çok araştırmaya göre kamu kamu kan basıncını düşürmede ve iyileştirmede vazodilatasyon (kan basıncı ve tansiyonu düşürücü) etkisi gösterir.

    Kamu kamu meyvesi gibi fenolik özelliği olan meyvelerin yüksek tansiyonu önlediği düşünülmektedir. Ayrıca kamu kamu meyvesi sigara içen bireylerde proinflamatuar sitokinleri (enfeksiyon yaratan bileşenler) ve oksidatif stresi azaltmıştır.

    Kanser: Kamu kamu meyvesi, yapılan çeşitli araştırmalar sonucunda kanseri önleyici özelliği de göstermiştir. Bir amazon meyvesi olmasının yanında yüksek C vitamini ve antosiyonin (besinlerde yararlı bileşen) içeriği DNA hasarı, serbest radikalleri ve oksidatif stresi azaltmada etkilidir. Kamu kamu meyvesinin suyunun kullanıldığı karaciğer ve kolorektal kanser üzerine yapılan araştırmalarda anlamlı sonuçlar bulunmuştur.

    Antioksidan özellik: Kamu kamu meyvesi çok iyi antioksidan özellik gösterir. Meyve suyu üretiminin atık ürünleri olan kamu kamunun tohumları ve kabuğu, güçlü antioksidan etki gösteren C- glikosidik ellagitannin bileşeni içerdiği için fonksiyonel gıda ve gıda katkı maddeleri için yararlı bir kaynaktır.

    Antimikrobiyal etki: Kamu kamu meyvesinin tohum ve kabuğu yüksek antimikrobiyal (mikroorganizma önleyici) aktivite gösterir. Staphylococcus aureus, Escherichia coli ve Saccharomyces cerevisiae’e karşı antibakteriyel etki de göstermiştir. Özellikle S. aureus’a karşı kabuk ekstratları daha güçlü yarar sağlamıştır.

    Antiinflamatuar etki: C vitamininin iltihabı önleyici özelliği vardır, bu sayede antiinflamatuar (iltihap önleyici) dediğimiz özelliği taşır. Kamu kamu meyvesi, C vitamininden zengin bir amazon meyvesi olmasıyla antiinflamatuar özellik gösterir. Plazma CRP düzeyi, vücutta inflamasyonu (iltihap) gösteren değerlerden biridir. Plazma CRP düzeylerinin yaş, cinsiyet, ırk, eğitim, vücut kütle indeksi, boş zamanda yapılan fiziksel aktivite ve aspirin kullanımıyla birlikte incelendiği bir çalışmada, C vitamini alan bireylerde daha düşük inflamasyon görülmüştür. Yüksek C vitamini içeriğinin yanında camu camu, içerdiği karotenoidler ve antosiyoninler gibi potansiyel antioksidanlar da içerir. Bu sayede inflamasyonu önler.

    KAMU KAMU TOZU ETKİSİNİ ARTIRAN / AZALTANLAR
    Kamu kamu tozunun etkisini azaltan artıran özel bir besin grubu yoktur, ancak c vitamininden zengin olmasıyla demirden zengin besinlerle tüketildiğinde yararlanımı artabilir.

    KAMU KAMU TOZU – İLAÇ ETKİLEŞİMLERİ
    Kamu kamu tozu ve meyvesiyle ilgili literatürde ilaç etkileşimleriyle ilgili daha fazla çalışmaya ihtiyaç vardır, ancak kanser hastalığında yararlı etkileri olsa da kemoterapi ilaçlarıyla kullanımda hekime danışılmasında yarar vardır.

    KAMU KAMU TOZU ZARARLARI NELERDİR? KAMU KAMU TOZU YAN ETKİLERİ NELERDİR?
    Kamu kamu tozunun çok bilinen bir yan etkisi yoktur, ancak c vitamini içeriği yüksektir ve fazla c vitamini idrar yoluyla atılabilmektedir. Aşırı dozda alımı böbreklerin yorulmasına neden olabilir.

    SONUÇ
    Kamu kamu meyvesi, c vitamini ve antioksidanlardan zengin olmasıyla sağlık açısından önem taşır. Beslenme ve diyetinize eklediğiniz kamu kamu tozu ve takviyeler daha sağlıklı olmanızı sağlar. Her şeyde olduğu gibi tüketiminde bilinçli olmakta ve bir beslenme uzmanına danışmakta fayda vardır. Sağlıklı ve mutlu günlere!
    .................................................. ...............

    Tıbbi bitkiler kullanılarak spermatogenezin değerlendirilmesi için bir yöntem olarak transillüminasyon tekniği: siyah maca (Lepidium meyenii) ve camu camu (Myrciaria dubia) özlerinin erkek sıçanlarda spermatojenik döngünün aşamaları üzerindeki etkisi

    Gustavo F Gonzales 1, Vanessa Bertha Vasquez , Manuel Gasco
    üyelikler yıkılmak

    üyelik
    1Biyolojik ve Fizyolojik Bilimler Bölümü, Fen ve Felsefe Fakültesi Alberto Cazorla Tálleri, Universidad Peruana Cayetano Heredia , Lima , Peru ve.
    Soyut
    Transillüminasyon tekniği, spermatojenik döngünün aşamalarının değerlendirilmesi için toksikolojik çalışmalar için yararlı bir araçtır. Bu çalışma, transillüminasyon tekniği kullanılarak iki tıbbi bitkinin erkek sıçanlarda spermatogenez üzerindeki etkisini belirlemek için tasarlanmıştır. Bunun için, en yüksek askorbik asit içeriğine sahip bir meyve (Myrciaria dubia, camu camu) ve siyah maca (Lepidium meyenii) ekstresinin kombinasyonunun, yetişkin erkek sıçanlarda sağlam tübüller üzerinde transillüminasyon ile skorlanan seminifer tübül aşamaları üzerindeki etkisi değerlendirildi. Hayvanlar, araç, siyah maca, camu camu veya siyah maca + camu camu karışımı ile yedi gün boyunca tedavi edildi ve günlük sperm üretimi (DSP), spermatojenik döngünün aşamaları ve ayrıca antioksidan aktivite ve flavonoidler ve polifenol seviyeleri açısından değerlendirildi. Siyah maca, spermiasyon (VII-VIII) ve germ hücrelerinin mitoz (IX-XI) aşamalarını artırırken, camu camu mitoz (IX-XI) ve mayoz (XII) aşamalarını artırdı. Maca + camu camu karışımı spermiasyon, mitoz ve mayoz aşamalarını artırdı. Tüm tedaviler DSP'yi (p<0.05) ve epididimal sperm sayısını (p<0.05) artırdı. Camu camu'da toplam polifenoller, flavonoidler seviyeleri ve antioksidan aktivite siyah maca'dan daha yüksekti (p<0.001). Sonuç olarak, M. dubia (camu camu) spermatogenezi iyileştirme potansiyel etkilerine sahiptir ve transillüminasyon tekniği ile değerlendirildiği üzere spermatogenik döngünün mitoz, mayoz ve spermiasyon aşamalarını artıran maca ile birlikte uygulanır. Bu teknik, spermatogenezin değerlendirilmesi için giderek daha yararlı bir araç haline gelmektedir. oysa camu camu mitoz (IX-XI) ve mayoz (XII) aşamalarını arttırdı. Maca + camu camu karışımı spermiasyon, mitoz ve mayoz aşamalarını artırdı.

  • #2
    Erkek fare kısırlığında bir manyetoprotektör olarak Myrciaria dubia "camu camu" unu

    Lizeth Torres 1, Bladimir Guevara 2, Victor Cruz 2, Martha Valdivia 1
    üyelikler yıkılmak üyelikler
    • 1Zooloji Bölümü, Universidad Nacional Mayor de San Marcos, Lima, Peru.
    • 2Telekomünikasyon Mühendisliği Bölümü, Universidad Nacional Mayor de San Marcos, Lima, Peru.
    Soyut


    Aşırı düşük frekanslı manyetik alanların (ELF-MF) olası olumsuz etkileri, antioksidan savunmaların azalması ve serbest radikallerin üretimi ile bağlantılıdır. Serbest radikallerin artışı, döllenmede anahtar ATP'nin fosforilasyonunu ve oluşumunu etkileyen apoptozu indükleyen mitokondriyal işlevselliği etkiler. "Camu camu" olarak bilinen Myrciaria dubia, erken hücre hasarını önlemede önemli bir antioksidan işlevi uygulayan yüksek düzeyde askorbik asit içeren bir meyvedir. Bu çalışmada, Myrciaria dubia ununun ELF-MF (610 μT) tarafından üretilen oksidatif hasar üzerindeki etkisi, farelerin tam bir sperm döngüsünde endojen mitokondriyal oksidoredüktaz enzimlerinin aktivitesi saptanarak değerlendirildi. MF'nin sperm kalitesinde anlamlı (P < 0.05) bir düşüşe neden olduğunu bulduk, ELF-MF maruziyetinde Myrciaria dubia unu (50 ve 75 mg/kg vücut kütlesi) ile beslenen gruplar canlılık, plazma zarı bütünlüğü yüzdesi ve mitokondriyal aktivite ve indeks parametrelerinde önemli bir iyileşme (P < 0.05) gösterdi. epidimal sperm. Bu, Myrciaria dubia ununun, ELF-MF'nin spermatogenezdeki zararlı etkilerine karşı koyan bir antioksidan aktiviteye sahip olacağını ve doğal bir ELF-MF koruyucusu olarak kullanılabileceğini düşündürmektedir. Biyoelektromanyetik. 40:91-103, 2019. © 2019 Bioelectromagnetics Society. Bu, Myrciaria dubia ununun, ELF-MF'nin spermatogenezdeki zararlı etkilerine karşı koyan bir antioksidan aktiviteye sahip olacağını ve doğal bir ELF-MF koruyucusu olarak kullanılabileceğini düşündürmektedir. Biyoelektromanyetik. 40:91-103, 2019. © 2019 Bioelectromagnetics Society. Bu, Myrciaria dubia ununun, ELF-MF'nin spermatogenezdeki zararlı etkilerine karşı koyan bir antioksidan aktiviteye sahip olacağını ve doğal bir ELF-MF koruyucusu olarak kullanılabileceğini düşündürmektedir. Biyoelektromanyetik. 40:91-103, 2019. © 2019 Bioelectromagnetics Society.

    Anahtar Kelimeler: ELF-MF; Myrciaria dubia; kısırlık; fareler; mitokondriyal aktivite; spermatozoa.

    © 2019 Biyoelektromanyetik Derneği

    Yorum yap


    • #3
      Myrciaria dubia Suyu (camu-camu) Farelerde Analjezik ve Antiödemojenik Aktiviteler Sergiler

      Francisco Carlos da Silva 1 2, Alessandra Hübner de Souza 2, Bruna Kempfer Bassoli 3, Gleiciane Alves Prates 1, Cintia Daudt 4, Dionatas Ulises de Oliveira Meneguetti 5, Áurea Pandolfo Corrêa 6, Iasmine Berbigier de Oliveira 6, Sandro de Vargas Schons 7, Maria Fernanda Pessano Fialho 8, Dione Silva Correa 2, Jaqueline Nascimento Picada 2, Alexandre de Barros Falcão Ferraz 2
      üyelikler yıkılmak üyelikler
      • 1Biyolojik Bilimler Bölümü, São Lucas Ji-Paraná Üniversite Merkezi (UniSL), Ji-Paraná, Brezilya.
      • 2Sağlığa Uygulanan Moleküler ve Hücre Biyolojisi Mezuniyet Sonrası Programı Bölümü, Brezilya Lutheran Üniversitesi (ULBRA), Canoas, Brezilya.
      • 3Tıp Bölümü, Federal Roraima Üniversitesi (UFRR), Boa Vista, Brezilya.
      • 4Doğa ve Biyolojik Bilimler Merkezi, Federal Acre Üniversitesi (UFAC), Rio Branco, Brezilya.
      • 5Fizyopharmakoloji Laboratuvarı, Batı Amazon Sağlık Bilimlerinde Mezuniyet Sonrası Programı, Federal Acre Üniversitesi (UFAC), Rio Branco, Brezilya.
      • 6Eczacılık Bölümü, Brezilya Lutheran Üniversitesi (ULBRA), Canoas, Brezilya.
      • 7Çevre Bilimleri Mezuniyet Sonrası Programı Bölümü, Rondônia Federal Üniversitesi (UNIR), Rolim de Moura, Brezilya.
      • 8Biyolojik Bilimler Mezuniyet Sonrası Programı Bölümü: Toksikolojik Biyokimya, Santa Maria Federal Üniversitesi, Santa Maria, Brezilya.
      Soyut

      Myrciaria dubia (Myrtaceae) meyvesi, yüksek C vitamini ve fenolik bileşikler seviyeleri nedeniyle geleneksel olarak yetersiz beslenmeyi tedavi etmek için kullanılır. Bileşimi nedeniyle bu bitki, ağrı bozuklukları için yeni doğal tedavi araştırmalarında çok umut vericidir. Bu çalışma , M. dubia suyunun fitokimyasal profilini analiz etmiş ve antinosiseptif ve antiödemojenik potansiyelini değerlendirmiştir. Fitokimyasal profil, M. dubia'nın oral antinosiseptif (Ağrı kesici, analjezik) etkisi olan yüksek performanslı sıvı kromatografisi (HPLC) ile belirlendi.%50 meyve suyu (Md50) formalin, sıcak plaka ve Komple Freund Adjuvan testleri ile ve pençe ödemi ile antiödemojenik aktivite değerlendirildi. HPLC ana bileşikler olarak askorbik asit, rutin ve ellagik asidin varlığını ortaya çıkardı. Md50, formalin testinin akut ve kronik fazlarında antinosiseptif bir etki göstermiştir. Hot plate testinde, Md50 ayrıca 0,5 ila 6 saat arası bir antinosiseptif etki indükleyerek, hayvanların spontan hareketlerini değiştirmeden antinosiseptif ve antiödemojenik potansiyel göstermiştir. Tüm protokoller, Brezilya Lutheran Üniversitesi Hayvanlarının kullanımı için Etik Kurulu tarafından sunulmuş ve onaylanmıştır (protokol No. 2013-30P).

      Anahtar Kelimeler: DFA; formalin; sıcak plaka; iltihaplanma; ağrı.

      Yorum yap


      • #4
        Camu camu ( Myrciaria dubia ) ile tedavi, bağırsak mikrobiyotasını değiştirerek ve diyete bağlı obez farelerde enerji harcamasını artırarak obeziteyi önler.

        Fernando F. Anhê 1 2, Renato T Nachbar 1, Thibault V Varin 2, Jocelyn Trottier 3 4, Stephanie Dudonné 2, Melanie Le Barz 1 2, Perrine Feutry 2, Genevieve Pilon 1 2, Olivier Barbier 3 4, Yves Desjardins 2, Denis Roy 2, André Marette 1 2
        üyelikler yıkılmak üyelikler
        • 1Tıp Anabilim Dalı, Tıp Fakültesi, Québec Kalp ve Akciğer Enstitüsü Kardiyoloji Ekseni, Laval Üniversitesi, Québec, Kanada.
        • 2Beslenme ve Fonksiyonel Gıdalar Enstitüsü, Laval Üniversitesi, Québec, Kanada.
        • 3Moleküler Farmakoloji Laboratuvarı, Endokrinoloji-Nefroloji Ekseni, MUB-Québec Araştırma Merkezi, Québec, Kanada.
        • 4Eczacılık Fakültesi, Laval Üniversitesi, Québec, Kanada.
        Soyut


        Amaç: Meyve tüketimi, bağırsak mikrobiyotasında (GM) daha iyi sağlık ve daha yüksek bakteri çeşitliliği ile güçlü bir şekilde ilişkilidir. Camu camu ( Myrciaria dubia ), benzersiz bir fitokimyasal profili, güçlü antioksidan potansiyeli ve iddia edilen anti-enflamatuar potansiyeli olan bir Amazon meyvesidir.

        Tasarım: 16S rRNA gen tabanlı taksonomik profilleme ve fekal mikrobiyal transplantasyon (FMT) ile birleştirilmiş metabolik testleri kullanarak, ham bir camu camu (CC) ekstraktının obezite ve yüksek yağ/yüksek sükroz ile ilişkili immünometabolik bozukluklar üzerindeki etkisini değerlendirdik. (HFHS) ile beslenen fareler.

        Sonuçlar: HFHS ile beslenen farelerin CC ile tedavisi kilo alımını önledi, yağ birikimini azalttı ve metabolik enflamasyonu ve endotoksemiyi köreltti. CC ile tedavi edilen fareler, gelişmiş glikoz toleransı ve insülin duyarlılığı sergiledi ve ayrıca hepatik steatozdan tamamen korundu. Bu etkiler, membran safra asidi (BA) reseptörü TGR5'in mRNA ekspresyonu ile güçlü bir şekilde ilişkili olan, CC ile tedavi edilmiş farelerin kahverengi adipoz dokusunda (BAT) artan enerji harcaması ve ayrılma proteini 1 mRNA ekspresyonunun yukarı regülasyonu ile bağlantılıydı. Ayrıca, CC ile tedavi edilen fareler, değişen plazma BA havuzu boyutu ve bileşimi ve GM'de ciddi değişiklikler (örn., Akkermansia muciniphila'nın patlaması ve Lactobacillus'ta güçlü bir azalma) gösterdi.). CC ile tedavi edilen farelerin GM'si ile sulandırılan mikropsuz (GF) fareler, HFHS kontrollerinin FM'si ile kolonize edilen GF farelerine göre daha az ağırlık kazanmış ve daha yüksek enerji harcaması göstermiştir.

        Sonuç: Sonuçlarımız, CC'nin, GM'ye bağlı olan ve BA havuzu boyutu ve bileşimindeki büyük değişikliklerle bağlantılı bir mekanizma olan BAT aktivasyonu ve artan enerji harcaması yoluyla visseral ve karaciğer yağ birikimini önlediğini göstermektedir.

        Anahtar Kelimeler: akkermansia muciniphila; kahverengi yağ dokusu; insülin direnci; metabolik sendrom; polifenoller.

        © Yazar(lar) (veya işveren(ler)i) 2019. Ticari yeniden kullanım yok. Haklara ve izinlere bakın. BMJ tarafından yayınlandı.

        Yorum yap


        • #5
          Doğal Polifenol Antitümör Aktivitesi Sağlar ve Bağırsak Mikrobiyotası Üzerindeki Etkileri Yoluyla Anti-PD-1 Direncini Aşar

          Meriem Messaoudene , 1 Reilly Pidgeon , 2 Corentin Richard , 1 Mayra Ponce , 1 Khoudia Diop , 1 Myriam Benlaifaoui , 1 Alexis Nolin-Lapalme , 1 Florent Cauchois , 1 Julie Malo , 1 Wiam Belkaid , 1 Stephane Isnard , 3 Yves Fradet , 4 Lharbi Dridi , 2 Dominique Velin , 5 Paul Oster , 5 Didier Raoult , 6 François Ghiringhelli , 7 Romain Boidot , 8, 9 Sandy Chevrier , 8 David T. Kysela , 10 Yves V. Brun , 10 Emilia Liana Falcone , 11, 12 Geneviève Pilon , 13 Florian Plaza Oñate , 14 Oscar Gitton-Quent , 14 Emmanuelle Le Chatelier , 14 Sylvere Durand , 15, 16 Guido Kroemer , 15, 16, 17 Arielle Elkrief ,1 André Marette , 13 Bastien Castagner , 2 ve Bertrand Routy 1, 18, *
          Yazar bilgileri Makale notları Telif hakkı ve Lisans bilgileri PMC Sorumluluk Reddi
          1 Montreal Üniversitesi Hastanesi Araştırma Merkezi (CRCHUM), Montreal, Quebec, Kanada.
          2 Farmakoloji ve Tedavi Bilimleri Bölümü, Tıp ve Sağlık Bilimleri Fakültesi, McGill Üniversitesi, Montreal, Quebec, Kanada.
          3 Araştırma Enstitüsü, McGill Üniversitesi Sağlık Merkezi, Montreal, Quebec, Kanada.
          4 Centre de recherche du Québec MUB, Onkoloji Bölümü, Québec MUB, Université Laval, Québec City, Quebec, Kanada.
          5 Gastroenteroloji ve Hepatoloji Servisi, Centre Hospitalier Universitaire Vaudois, Lozan Üniversitesi, Lozan, İsviçre.
          6 Aix Marseille Université, IRD, AP-HM, MEPHI, IHU-Méditerranée Infection, Marsilya, Fransa.
          7 Tıbbi Onkoloji Bölümü, Merkez GF Leclerc, Dijon, Fransa.
          8 Moleküler Biyoloji Birimi, Tümör Biyolojisi ve Patolojisi Bölümü, Georges-François Leclerc Kanser Merkezi, UNICANCER, Dijon, Fransa.
          9 UMR CNRS 6302, Dijon, Fransa.
          10 Tıp Fakültesi, Mikrobiyoloji Bölümü, Infectiologie et Immunologie, Montreal Üniversitesi, Montreal, Quebec, Kanada.
          11 Bağışıklık ve Viral Enfeksiyonlar Departmanı, Montreal Clinical Research Institute (IRCM), Montreal, Quebec, Kanada.
          12 Tıp Bölümü, Montreal Üniversitesi, Montreal, Quebec, Kanada.
          13 Tıp Departmanı, Tıp Fakültesi, Québec Kalp ve Akciğer Enstitüsü Kardiyoloji Ekseni ve Beslenme ve Fonksiyonel Gıdalar Enstitüsü, Laval Üniversitesi, Québec City, Quebec, Kanada.
          14 Université Paris-Saclay, INRAE, MGP, Jouy-en-Josas, Fransa.
          15 Metabolomik ve Hücre Biyolojisi Platformları, Gustave Roussy Cancer Campus, Villejuif, Fransa.
          16 Centre de Recherche des Cordeliers, Equipe labellisée par la Ligue contre le kanser, Université de Paris, Sorbonne Université, INSERM U1138, Institut Universitaire de France, Paris, Fransa.
          17 Pôle de Biologie, Hôpital Européen Georges Pompidou, Paris, Fransa.
          18 Hematoloji-Onkoloji Bölümü, Tıp Bölümü, Montreal Üniversitesi Sağlık Merkezi (CHUM), Montreal, Quebec, Kanada.
          Sorumlu yazar.
          *
          Sorumlu Yazar: Bertrand Routy, Hemato-Onkoloji, Montreal Üniversitesi Hastane Araştırma Merkezi (CRCHUM), Montreal, Quebec H2X 3H8, Kanada. Telefon: 514-890-8000; E-posta: ac.laertnomu@ytuor.dnartreb
          873. sayfadaki 12. cildin yorumuna bakın.

          İlişkili Veriler
          Tamamlayıcı Malzemeler Veri Kullanılabilirliği Bildirimi
          Polifenol castalagin, bir prebiyotik görevi görür ve anti-tümör aktivite uygular ve ayrıca mikrobiyom bileşimindeki yararlı bir değişim yoluyla anti-PD-1 immün etkinliğini güçlendirir.

          Git: Soyut
          Kanser bağışıklık kontrol noktası inhibitörlerinin (ICI) aktivitesini iyileştirmek için bağırsak mikrobiyomunu manipüle etmeye yönelik çeşitli yaklaşımlar şu anda değerlendirme aşamasındadır. Burada, farelerde polifenol bakımından zengin meyve camu-camu (CC; Myrciaria dubia ) ile oral takviyenin, antitümör aktivitesine ve daha güçlü bir anti-PD-1 tepkisine dönüşen bağırsak mikrobiyal bileşimini değiştirdiğini gösteriyoruz . Bir ellagitannin olan castalagin'i CC'de aktif bileşik olarak belirledik. Etkili immünoterapötik tepkiler ( Ruminococcaceae ve Alistipes ) ile ilişkili bakteriler için zenginleştirilmiş ve CD8 + /FOXP3 + CD4 + 'yı iyileştiren castalagin'in oral uygulamasıtümör mikro ortamı içindeki oran. Ayrıca, castalagin, taurin-konjuge safra asitlerinde bir artışa yol açan metabolik değişiklikleri indüklemiştir. ICI'ye dirençli hastalardan desteklenen anti-PD-1 aktivitesini destekleyen farelere fekal mikrobiyota naklinin ardından oral castalagin takviyesi. Son olarak, castalagin'in Ruminococcus bromii'ye bağlandığını ve bir antikanser tepkisini desteklediğini bulduk . Toplamda, sonuçlarımız, castalagin'i, anti-PD-1 direncini atlatmak için bir prebiyotik görevi gören bir polifenol olarak tanımlar.

          önemi:
          Bir taneden izole edilen polifenol castalagin, komensal bakterilerle doğrudan etkileşimler yoluyla bir antitümör etkiye sahiptir, böylece tümör mikro ortamını yeniden programlamaktadır. Ek olarak, preklinik ICI'ye dirençli modellerde, castalagin, anti-PD-1'in etkinliğini yeniden tesis eder. Birlikte, bu sonuçlar, bir klinik araştırmanın parçası olarak castalagin'i test etmek için güçlü bir biyolojik gerekçe sağlar.

          Bu makale Bu Sayıda özelliğinde vurgulanmıştır, s. 873

          Git: giriiş
          İmmün kontrol noktası inhibitörlerinin (ICI) ortaya çıkışı, çoklu malignitelerde genel sağkalımı iyileştirmiştir ( 1-3 ). Bununla birlikte, birincil terapötik direnç önemli bir engel olmaya devam etmektedir. Direnç mekanizmalarının tanımlanması, PD-L1 ekspresyonu, tümör mikroçevre yapısı ve kansere karşı bağışıklık ayar noktasını veya eşiği belirleyen tümör mutasyon yükü dahil olmak üzere çeşitli faktörleri içerir ( 4, 5 ). Mikrop içermeyen (GF) farelerde yapılan deneylerle birleştirilen son metagenomik dizileme çalışmaları, bağırsak mikrobiyomunun bu kansere karşı bağışıklık ayar noktasının başka bir anahtar aracısı olarak hizmet ettiğini ortaya çıkardı ( 5, 6)). Klinik öncesi sonuçlar, bağırsak mikrobiyomunun antibiyotikler (ATB) tarafından modülasyonunun ICI direnci ile ilişkili olduğunu ve 11.000'den fazla hastadaki çok sayıda raporun, ATB'nin ICI etkinliği üzerindeki zararlı etkisini gösterdiğini ortaya koymaktadır (7-9 ) . Ek olarak, GF veya ATB ile tedavi edilen farelerde yapılan deneyler, kanserli hastaların dışkı numunelerinin kullanıldığı dışkı mikrobiyota transplantasyonunun (FMT), tümör implantasyonu ve ICI ile tedavi üzerine yanıt veren veya yanıt vermeyen hastaların klinik fenotipini yeniden ürettiğini ortaya çıkardı (10 ) .

          ICI'ye yatkın hastalarda bağırsak mikrobiyom profili, yüksek bağırsak bakteriyel çeşitliliğinin ve Ruminococcus , Akkermansia muciniphila ve Bifidobacterium gibi immünojenik bakterilerin varlığının daha güçlü bir CD8 + T-hücresi ve CD4 + Th1'e bağlı antitümör yanıtı ile ilişkili olduğunu ortaya çıkardı ve olumlu klinik sonuçlarla sonuçlandı ( 10-13 ). ICI'ye yanıt veren hastalardan alınan FMT'nin veya başlangıçta yanıt vermeyen (NR) hastalardan alınan FMT ile kolonize edilen farelerde A. muciniphila ile oral takviyenin ICI etkinliğini arttırdığı gösterilmiştir ( 10, 13 ). Ayrıca, 11 yararlı bağırsak bakterisinden oluşan bir konsorsiyum, daha güçlü bir CD8 + indüklemiştir.Fare kolonunda T-hücresi ve IFNy bağışıklık tepkisi ve geliştirilmiş ICI aktivitesi ( 14 ). Kanıtlar ayrıca, ICI başlangıcından önce ATB kullanımının bağırsak mikrobiyom çeşitliliğini azalttığını ve ilerlemiş küçük hücreli dışı akciğer kanseri (KHDAK) olan hastalarda Ruminococcaceae varlığını azalttığını ve olumsuz sonuçlara yol açtığını göstermiştir ( 15 ). Birlikte ele alındığında, bu gözlemler, bağırsak mikrobiyomunu ICI'ye terapötik bir adjuvan olarak kullanma çabalarını başlattı ( 16 ). Son zamanlarda, melanomdaki ilk prensip kanıtı FMT klinik deneyleri rapor edildi ve FMT, probiyotikler veya hedeflenen diyet değişikliklerini ICI ile kombinasyon halinde değerlendiren birkaç kişi daha devam ediyor (17, 18) .). Bununla birlikte, konakçı bağırsak mikrobiyomunu olumlu yönde değiştiren bileşikler olan prebiyotiklerin kullanımı, ICI etkinliğini artırmak için mikrobiyom temelli bir müdahale olarak henüz araştırılmamıştır. Myrciaria dubia olarak da bilinen Camu-camu (CC), çeşitli fitokimyasallar içeren bir Amazon meyvesidir ve bağırsakta A. muciniphila ve Bifidobacterium bolluğunu artırarak farelerde obezite ve ilgili metabolik bozukluklara karşı koruyucu prebiyotik etkiler gösterdiği gösterilmiştir. ( 19 ). Burada, CC'nin prebiyotik etkisinin bağırsak mikrobiyomunu değiştirmek ve antitümör aktiviteyi iyileştirmek için kullanılıp kullanılamayacağını değerlendirdik.

          Git: Sonuçlar

          CC'nin Antitümör Aktivitesi Mikrobiyoma Bağımlıdır ve Anti-PD-1 Direncini Aşar
          Oral CC takviyesinin antitümör etkisini değerlendirmek için, spesifik patojen içermeyen (SPF) fareler, MCA-205 sarkom (ICI-duyarlı) tümör aşılamasından (10) sonra günlük oral CC sondası aldı ve intraperitoneal olarak anti-PD-1 ile tedavi edildi . (αPD-1) veya her üç günde bir αPD-1 (IsoPD-1) için izotip kontrolü. Su/IsoPD-1 ile karşılaştırıldığında CC/IsoPD-1 ve su/αPD-1'in benzer bir terapötik etkinliği gözlemledik, oysa CC ve αPD-1 kombinasyonu, her bir tedaviye kıyasla tümör büyümesinin daha fazla inhibisyonuna yol açtı (Şekil 1A). Daha sonra CC'yi bir aPD-1'e dirençli E0771 meme kanseri tümörü fare modelinde test ettik ( 20 ) ve tek başına aPD-1'in bu modelde herhangi bir antitümör aktivite göstermediğini doğruladık (Şekil 1B). CC/IsoPD-1 minimal antitümör aktivite gösterirken, CC/αPD-1 kombinasyonu aPD-1 aktivitesini arttırdı. Bu ilaç kombinasyonları, kilo kaybı veya ishal gözlenmeden hayvanlar tarafından iyi tolere edildi (Ek Şekil S1A). CC'nin tek başına veya aPD-1 ile kombinasyon halinde terapötik potansiyelini daha fazla araştırmak için, dört yanıt veren (R) hastadan ve aPD-1'e uygun gelişmiş NSCLC'ye sahip dört NR hastasından FMT uygulayarak ATB ile tedavi edilen fareleri yeniden kolonize ettik (Ek Tablo S1) . Bu "avatar" fare modellerinde MCA-205 tümörleri aşılandı ve fareler, aPD-1 olsun veya olmasın CC veya suyla tedavi edildi (Şekil 1C). Daha önce yayınlandığı gibi, NR hastalarından alınan FMT, αPD-1'e direnç verirken, R hastalarından alınan FMT, αPD-1 antitümör etkisini destekledi (Şekil 1D; ref. 10 ). FMT NR avatar farelerinde, CC/IsoPD-1'in oral takviyesi, bir antitümör etkisine neden oldu. Ayrıca CC/aPD-1 kombinasyonu, su/aPD-1 veya CC/IsoPD-1 ile karşılaştırıldığında tümör tepkisini daha da geliştirdi. Tersine, FMT R avatar farelerinde, tek başına veya aPD-1 ile kombinasyon halinde CC, su/aPD-1 ile karşılaştırıldığında antitümör tepkisini daha fazla artırmadı (Şekil 1D).

          Şekil 1. CC takviyesi, mikrobiyom bağımlı olan ve NSCLC'li NR hastalarından FMT tarafından sağlanan farelerde PD-1 direncini aşan antitümör aktivitesi ile ilişkilidir.  A ve B, SPF C57BL/6 farelerinde sıralı PD-1 veya IsoPD-1 enjeksiyonlarından ve CC veya su ile günlük oral sondadan sonra tümör büyüme kinetiği (A) MCA-205 sarkomu için gösterilmektedir (n = 15 fare/grup) ve (B) E0771 meme kanseri (n = 10 fare/grup).  C, Avatar fare deneylerinin deneysel tasarımı.  NSCLC'li NR ve R hastalarından alınan dışkı numunelerinden alınan FMT, GF C57BL/6 farelerinde ayrı ayrı veya SPF C57BL/6 farelerinde 3 günlük ATB'den sonra gerçekleştirildi.  İki hafta sonra, MCA-205 tümörleri aşılandı ve ardışık PD-1 veya IsoPD-1 enjeksiyonları ile kombinasyon halinde CC veya su ile günlük sonda uygulandı.  D,  Her bir CC ve su grubu için dört NR (NR1 2, 4 5) ve dört R (R1 4) grubundan FMT sonrası kurbanda ortalama tümör boyutu SEM'in havuzlanmış analizi.  Her sembol bir fareyi temsil eder.  E, GF koşullarında yetiştirilen ve CC veya su ile günlük oral sonda ile beslenen farelerde MCA-205 tümör kinetiği (n = 5 fare/grup).  F, Daha önce CC ile desteklenmiş fare dışkısı ile günlük FMT ile kombinasyon halinde PD-1 veya IsoPD-1 ile tedavi edilen MCA-205 taşıyan farelerin kurban edilmesindeki tümör boyutu.  Her daire bir fareyi temsil eder.  SEM'in tüm deneylerde temsil edildiği anlamına gelir.  ns, önemsiz;  *, P 0.05;  **, P 0.01;  ***, P 0.001.  Daha önce CC ile desteklenmiş fare dışkısı ile günlük FMT ile kombinasyon halinde PD-1 veya IsoPD-1 ile tedavi edilen MCA-205 taşıyan farelerin kurban edilmesindeki tümör boyutu.  Her daire bir fareyi temsil eder.  SEM'in tüm deneylerde temsil edildiği anlamına gelir.  ns, önemsiz;  *, P 0.05;  **, P 0.01;  ***, P 0.001.  Daha önce CC ile desteklenmiş fare dışkısı ile günlük FMT ile kombinasyon halinde PD-1 veya IsoPD-1 ile tedavi edilen MCA-205 taşıyan farelerin kurban edilmesindeki tümör boyutu.  Her daire bir fareyi temsil eder.  SEM'in tüm deneylerde temsil edildiği anlamına gelir.  ns, önemsiz;  *, P 0.05;  **, P 0.01;  ***, P 0.001.
          Şekil 1.
          CC takviyesi, mikrobiyom bağımlı olan ve NSCLC'li NR hastalarından FMT tarafından sağlanan farelerde aPD-1 direncini aşan antitümör aktivitesi ile ilişkilidir. A ve B, ( A ) MCA-205 sarkomu ( n = 15 fare/grup) için αPD-1 veya IsoPD-1'in sıralı enjeksiyonları ve CC veya suyla günlük oral sondadan sonra SPF C57BL/6 farelerinde tümör büyüme kinetiği gösterilmektedir. ve ( B ) E0771 meme kanseri ( n = 10 fare/grup). C,Avatar fare deneylerinin deneysel tasarımı. NSCLC'li NR ve R hastalarından alınan dışkı numunelerinden alınan FMT, GF C57BL/6 farelerinde ayrı ayrı veya SPF C57BL/6 farelerinde 3 günlük ATB'den sonra gerçekleştirildi. İki hafta sonra, MCA-205 tümörleri aşılandı ve ardışık aPD-1 veya IsoPD-1 enjeksiyonları ile kombinasyon halinde CC veya su ile günlük sonda uygulandı. D, Her bir CC ve su grubu için dört NR (NR1–2, 4–5) ve dört R (R1–4) grubundan FMT sonrası fedakarlıkta ortalama tümör boyutu ± SEM'in havuzlanmış analizi. Her sembol bir fareyi temsil eder. E, GF koşullarında yetiştirilen ve CC veya su ile günlük oral sonda ile beslenen farelerde MCA-205 tümör kinetiği ( n = 5 fare/grup). F,Daha önce CC ile takviye edilmiş fare dışkısı ile günlük FMT ile kombinasyon halinde aPD-1 veya IsoPD-1 ile tedavi edilen MCA-205 taşıyan farelerin kurban edilmesindeki tümör boyutu. Her daire bir fareyi temsil eder. Ortalama ± SEM, tüm deneylerde temsil edilir. ns, önemsiz; *, P < 0.05; **, P < 0.01; ***, P < 0.001.

          CC'nin antitümör etkisinin bağırsak mikrobiyotasına bağlı olduğu hipotezimizi test etmek için üç farklı strateji kullandık. İlk olarak, GF koşullarında yetiştirilen farelerde, CC oral takviyesinin antitümör aktivitesi olmadığını gösterdik (Şekil 1E). İkincisi, CC tedavisi sırasında geniş spektrumlu ATB ile farelerin tedavisi, CC tarafından sağlanan antitümör aktiviteyi tehlikeye attı (Ek Şekil S1B). Üçüncüsü, MCA-205 aşılamasından sonraki 14 gün boyunca SPF farelerinde günlük FMT yapmak için CC ile veya CC olmadan tedavi edilen farelerden alınan dışkı örneklerini kullandık ( 10, 21 ). Yalnızca CC ile tedavi edilen farelerden alınan FMT, aPD-1 aktivitesini daha da geliştirdi (Şekil 1F). Bu deneyler, CC'nin antitümör aktivitesinin mikrobiyota bağımlı olduğunu göstermektedir.

          CC, Mikrobiyom Çeşitliliğini Artırır ve Mikrobiyomun Kompozisyonunu Yararlı Bir Şekilde Değiştirir
          İlk olarak, herhangi bir CC ± αPD-1 tedavisinden önce R veya NR'den FMT alanlar arasındaki avatar fare modellerimizde mikrobiyom bileşimindeki farklılıkları tanımlamaya çalıştık. 16S rRNA'ya dayalı mikrobiyom profili, aPD-1 aktivitesine çevrilen R'den FMT'nin, NR'den FMT alan farelerle karşılaştırıldığında daha büyük alfa çeşitliliği ve farklı objektif kümelerle ilişkili olduğunu ortaya çıkardı (aPD-1'e dirençli; Ek Şekil S2A ve S2B). Ruminococcaceae UBA1819 , Christensenellaceae R-7 grubu, Paraprevotella , Bifidobacterium ve Oscillospiraceae UCG-003'ün aşılaması, R'den FMT uygulanan ve su/aPD-1'e duyarlı tümörleri olan farelerde zenginleştirildi; oysaLachnospiraceae UCG-006 , NK4B4 ve FCS020 , NR'den FMT'de daha boldu (Ek Şekil S2C). Toplamda, bu sonuçlar murin deneylerimizde hasta seviyesindeki αPD-1 yanıtıyla ilişkili spesifik bakterilerin önemini doğrulamaktadır.

          CC'nin bağırsak mikrobiyom bileşimi üzerindeki etkisini aydınlatmak için, hasta FMT'si olmadan CC ile tedavi edilen MCA-205 murin modelindeki mikrobiyota bileşimini karakterize ettik (Şekil 1A). CC tedavisi, aPD-1 tedavisinden bağımsız olarak su/IsoPD-1 ile karşılaştırıldığında artan alfa çeşitliliği ile ilişkilendirilmiştir (Şekil 2A; Ek Şekil S3A). Evrensel 16S rRNA gen primerlerine sahip qRT-PCR, CC grubunda suyla karşılaştırıldığında bakteri bolluğunun arttığını doğruladı (Ek Şekil S3B). Bray-Curtis indeksi, CC ile oral sondanın, CC öncesi tedaviye kıyasla farklı bakteri kümelerine yol açtığını ortaya koydu ( P = 0.006; Ek Şekil S3C), oysa su/αPD-1 ile oral sonda, mikrobiyomun belirgin şekilde ayrılmadığını gösterdi. kümeler ( P = 0.16; Ek Şekil S3D). Diferansiyel bolluk analizi, cins seviyesindeki Ruminococcus bakterilerinin, su gruplarına kıyasla CC gruplarında aşırı temsil edildiğini gösterdi (düzeltilmiş P < 0.05;Şekil 2B). Ayrıca Ruminococcus ve Turicibacter , su/IsoPD-1 grubuyla karşılaştırıldığında hem CC/IsoPD-1 hem de CC/αPD-1 gruplarında tutarlı bir şekilde daha bol olan tek cinsti (Ek Şekil S3E ve S3F). Buna paralel olarak, E0771 tümör modelinde 16S rRNA dizilimi kullanılarak bağırsak mikrobiyomunun profilinin çıkarılması, Ruminococcaceae UBA1819 , Turicibacter , Parasutterella , Ruminococcus , A. muciniphila'nın (düzeltilmiş P < 0.05) yanı sıra Christensenellaceae R-7 grubu ve Oscillospiraceae UCG-005'in olduğunu gösterdi. ( P< 0.05), CC/αPD-1 ile tedavi edilen farelerde su/αPD-1 ile karşılaştırıldığında artmıştır (Şekil 2C).


          Şekil 2. CC'nin mikrobiyom kompozisyonu üzerindeki etkisi ve CD8+ T-hücresi antitümör aktivitesi ile ilişkisi.  A, MCA-205 deneylerinde dört gruptan farelerden alınan dışkı örneklerinin 16S rRNA analizi ve her gruptaki amplikon sekans varyantı (ASV) sayısıyla ölçülen alfa çeşitliliğinin temsili.  B ve C, MCA-205 modelindeki (B) havuzlanmış CC ile suyu ( PD-1 ve IsoPD-1) gruplarını ve (C) su/ PD-1 ile CC/'yi karşılaştıran diferansiyel bolluk analizinin volkan arsa gösterimi E0771 modelinde PD-1 grupları (sırasıyla n = 10 ve 5 fare/grup).  Her grupta zenginleştirilmiş bakteriler, ayarlanmış P değeri (dolgu şekli sembolü) ve P değeri (dolgu şekli sembolü yok; yanlış keşif oranı: 0,05) kullanılarak temsil edilir.  D,  Dört deney grubundaki (n = 10 fare/grup) MCA-205 TIL'lerde CD8+/FOXP3+CD4+ T hücreleri ve CD8+ T merkezi bellek (TCM) hücresi (CD45RB CD62L+) alt popülasyonlarının oranının akış sitometri analizi.  E, Anti-CD8 ( CD8) tükenmesinin veya izotip kontrolünün (IsoCD8), PD-1 veya izotip kontrolü ile tedavi edilen veya edilmeyen CC'nin günlük oral sondası (n = 5 fare/grup) ile MCA-205 tümör büyüme kinetiği üzerindeki etkileri .  F, Pairwise Spearman, MCA-205 deneyinde pozitif korelasyonlu TIL'ler veya splenosit sitometrisi ve eşleşen tümör boyutu ile CC/IsoPD-1 açısından zenginleştirilmiş önemli ölçüde farklı bakteriler ile su/IsoPD-1 grupları arasındaki korelasyon ısı haritasını sıralar.  MFI, ortalama floresan yoğunluğu;  TEM, T efektör hafızası.  *, P 0.05;  **, P 0.01;  ***, P 0.001.  Anti-CD8 ( CD8) tükenmesinin veya izotip kontrolünün (IsoCD8), PD-1 veya izotip kontrolü ile tedavi edilen veya edilmeyen CC'nin günlük oral sondası (n = 5 fare/grup) ile MCA-205 tümör büyüme kinetiği üzerindeki etkileri.  F, Pairwise Spearman, MCA-205 deneyinde pozitif korelasyonlu TIL'ler veya splenosit sitometrisi ve eşleşen tümör boyutu ile CC/IsoPD-1 açısından zenginleştirilmiş önemli ölçüde farklı bakteriler ile su/IsoPD-1 grupları arasındaki korelasyon ısı haritasını sıralar.  MFI, ortalama floresan yoğunluğu;  TEM, T efektör hafızası.  *, P 0.05;  **, P 0.01;  ***, P 0.001.  Anti-CD8 ( CD8) tükenmesinin veya izotip kontrolünün (IsoCD8), PD-1 veya izotip kontrolü ile tedavi edilen veya edilmeyen CC'nin günlük oral sondası (n = 5 fare/grup) ile MCA-205 tümör büyüme kinetiği üzerindeki etkileri.  F, Pairwise Spearman, MCA-205 deneyinde pozitif korelasyonlu TIL'ler veya splenosit sitometrisi ve eşleşen tümör boyutu ile CC/IsoPD-1 açısından zenginleştirilmiş önemli ölçüde farklı bakteriler ile su/IsoPD-1 grupları arasındaki korelasyon ısı haritasını sıralar.  MFI, ortalama floresan yoğunluğu;  TEM, T efektör hafızası.  *, P 0.05;  **, P 0.01;  ***, P 0.001.  pozitif korelasyonlu TIL'ler veya splenosit sitometrisi ve MCA-205 deneyinde eşleşen tümör boyutuna sahip su/IsoPD-1 grupları.  MFI, ortalama floresan yoğunluğu;  TEM, T efektör hafızası.  *, P 0.05;  **, P 0.01;  ***, P 0.001.  pozitif korelasyonlu TIL'ler veya splenosit sitometrisi ve MCA-205 deneyinde eşleşen tümör boyutuna sahip su/IsoPD-1 grupları.  MFI, ortalama floresan yoğunluğu;  TEM, T efektör hafızası.  *, P 0.05;  **, P 0.01;  ***, P 0.001.
          Şekil 2.
          CC'nin mikrobiyom bileşimi üzerindeki etkisi ve CD8 + T-hücresi antitümör aktivitesi ile ilişkisi. A, MCA-205 deneylerinde dört gruptan farelerden alınan dışkı örneklerinin 16S rRNA analizi ve her gruptaki amplikon sekans varyantı (ASV) sayısıyla ölçülen alfa çeşitliliğinin temsili. B ve C, MCA-205 modelinde havuzlanmış CC ile su (αPD-1 ve IsoPD-1) gruplarını ve ( C ) su/αPD-1 ile CC/'yi karşılaştıran ( B ) diferansiyel bolluk analizinin volkan arsa gösterimi E0771 modelinde aPD-1 grupları ( sırasıyla n = 10 ve 5 fare/grup). Her grupta zenginleştirilmiş bakteriler, ayarlanmış P kullanılarak temsil edilir.değeri (dolgu şekli sembolü) ve P değeri (dolgu şekli sembolü yok; yanlış bulma oranı: 0,05). D, Dört deney grubundaki ( n = 10 fare ) MCA-205 TIL'lerdeki CD8 + /FOXP3 + CD4 + T hücreleri ve CD8 + T merkezi bellek (TCM) hücresi (CD45RB - CD62L + ) alt popülasyonlarının oranının akış sitometrisi analizi /grup). E, Anti-CD8 (αCD8) tükenmesinin veya izotip kontrolünün (IsoCD8) , aPD-1 veya izotip kontrolü ile tedavi edilen veya edilmeyen CC'nin günlük oral sondası ( n = 5 fare/ grup ) ile MCA-205 tümör büyüme kinetiği üzerindeki etkileri . F,Çift yönlü Spearman, CC/IsoPD-1 açısından zenginleştirilmiş önemli ölçüde farklı bakteriler ile su/IsoPD-1 grupları arasında pozitif korelasyonlu TIL'ler veya splenosit sitometrisi ve MCA-205 deneyinde eşleşen tümör boyutu arasındaki korelasyon ısı haritasını sıralar. MFI, ortalama floresan yoğunluğu; TEM, T efektör hafızası. *, P < 0.05; **, P < 0.01; ***, P < 0.001.

          CC'nin mikrobiyomu nasıl değiştirdiğini daha fazla tanımlamak için, FMT alan "avatar" farelerin dışkı örneklerini ve ardından CC ± IsoPD-1 ile tedaviyi analiz ettik. Cins düzeyinde, CC/IsoPD-1'in FMT NR avatar farelerine eklenmesi, Bifidobacterium'un ( P < 0.001) ve Ruminococcaceae ve Ruminococcaceae UCG-009'un ( P = 0.054 ve P = 0.056 ) nispi bolluğundaki bir artışla ilişkilendirildi. , sırasıyla; Ek Tablo S2).

          Toplamda, bu sonuçlar, CC'nin, tümör modeli ve aPD-1 uygulamasından bağımsız olarak, bağırsak mikrobiyota bileşiminde bir kaymaya neden olduğunu göstermektedir. Bu sonuçlar, R hastalarından alınan FMT açısından zenginleştirilmiş bakteriler ile CC alan farelerinkiler arasındaki ortaklıkları vurguladı.

          CC'nin Antitümör Aktivitesi CD8 + T-hücresine Bağımlıdır ve İmmünojenik Bakteriyel Türlerle İlişkilidir
          Daha sonra, tümör infiltre eden lenfositler (TIL) içindeki akış sitometrisi vekil belirteçlerini değerlendirerek CC'nin immün güçlendirici etkisini karakterize ettik. FMT'siz MCA-205 modelinde (Şekil 1A), analizler, antitümör aktivite gösteren üç gruptaki (CC/IsoPD-1, CC/αPD-1 veya su/αPD-1) CD8 + /FOXP3 + CD4 + düzenleyici T hücrelerinin (Treg) oranının su/IsoPD-1 ile karşılaştırıldığında arttı (Şekil 2D). TIL'lerin alt popülasyonlarını ayrıca inceledik ve su/IsoPD-1 ile karşılaştırıldığında CC/IsoPD-1'in merkezi bellek (TCM) CD8 + T hücrelerini (CD45RB - CD62L + ) arttırdığını bulduk. CC ile ilişkili antitümör aktivitesine CD8 + T hücrelerinin aracılık ettiğini doğrulamak için, CD8 + T-hücresi alt popülasyonunu tüketmek için MCA-205 taşıyan farelerde CC ile kombinasyon halinde bir anti-CD8 + monoklonal antikor uyguladık . Sonuçlar, CC/IsoCD8 + (kontrol) ile karşılaştırıldığında tümör büyümesinin arttığını gösterdi; bu, CC'nin mikrobiyom aracılı etkisinin CD8 + T-hücresine bağımlı olduğunu gösterir (Şekil 2E).

          CC ile ilişkili tümör boyutu üzerindeki mikrobiyom ve sistemik bağışıklık tepkisi arasındaki etkileşimleri daha da araştırdık. MCA-205 murin modelinde, CC/IsoPD-1 açısından zenginleştirilmiş bakteriler ile su/IsoPD-1 grupları arasında parametrik olmayan Spearman korelasyonları kullanılarak ikili karşılaştırmalar yapıldı ve tümör içi sitometri immün belirteçleri ve tümör boyutu ile karakterize edildi. MCA-205 TIL'lerde PD-L1 + CD8 + T hücrelerinin, TCM CD8 + hücrelerinin oranındaki ve CD8 + /FOXP3 + CD4 + T hücrelerinin oranındaki artış , Ruminococcus ve Oscillospiraceae gibi CC ile zenginleştirilmiş bakterilerle ilişkilendirildi . ve Lactobacillus'un aşağı regülasyonuve Psödoflavonifraktör (Şekil 2F). Benzer şekilde, CC/IsoPD-1 grubunun splenositlerinde, CD8 + T hücreleri ve CD8 + /FOXP3 + CD4 + T-hücre oranı, su/IsoPD-1 ile karşılaştırıldığında Ruminoccocus ve Oscillospiraceae UCG-005 ile koreledir.

          Paralel olarak, tedavi sonrası E0771 tümör modelindeki TIL'leri analiz ettik. CC , su/aPD-1 ile karşılaştırıldığında ICOS + CD8 + T hücrelerinin ortalama flüoresan yoğunluğundaki bir artışla temsil edilen intratümöral CD8 + T hücrelerinin aktivasyonunu indükleyen aPD-1 ile birleştirildi ( Ek Şekil S4A). Su/αPD-1 ve CC/αPD-1 gruplarında yukarı regüle edilen bakteriler arasında immün belirteçler ve tümör boyutu açısından Spearman sıra korelasyonları yapıldı. Sonuçlar ayrıca CD8 + /FOXP3 + CD4 + T-hücre oranı ile ICOS + FOXP3 - CD4 + yukarı regülasyonu arasında pozitif bir korelasyon gösterdi.T hücre infiltrasyonu. Bu , azaltılmış bir tümör boyutu ile ilişkili olan Ruminococcus , Christensenellaceae R-7 grubu, Bilophila ve A. muciniphila'nın bolluğu ile ilişkilendirildi (Ek Şekil S4B).

          Castalagin, Antitümör Etkisinden Sorumlu CC'den Biyoaktif Polifenol Molekülüdür
          CC, tümü prebiyotik özelliklerine katkıda bulunabilen çoklu polifenoller dahil 50'den fazla bileşikten oluşur ( 22 ). CC'nin gözlenen mikrobiyom bağımlı antitümör aktivitesinden sorumlu biyoaktif molekülü tanımlamayı amaçladık. Yüksek performanslı sıvı kromatografisi (HPLC) kullanarak, ham özü CC'den moleküler polaritesine göre ayırdık: polar (P), orta polarite (MP) ve polar olmayan (NP) ve ayrıca çözünmeyen bir fraksiyon (INS;Şekil 3A; Ek Şekil S5A ve S5B). Bu dört fraksiyon, daha önce tarif edildiği ve CC ve su ile karşılaştırıldığı gibi MCA-205 tümör modelinde oral takviye ile bağımsız olarak verildi. Dört farklı fraksiyon arasında sadece P fraksiyonu, CC'ye benzer bir antitümör etki ile ilişkilendirildi (Şekil 3B; Ek Şekil S6). Ayrıca P fraksiyonunu alıkonma sürelerine göre (P1 – P4) dört alt fraksiyona ayırdık. P1 fraksiyonu çoğunlukla askorbik asitten oluşuyordu; P2, polifenol veskalagin ve gallik asitten oluşuyordu; P3, polifenol castalagin'den oluşuyordu; ve P4, farklı kompleks polifenollerden oluşuyordu (Ek Şekil S7A ve S7B). Bu dört alt fraksiyonu MCA-205 modelinde test ettik ve %95 castalagin olan P3'ün CC'ye benzer bir antitümör etkisi ile ilişkili tek fraksiyon olduğunu bulduk (Ek Şekil S7C).


          Şekil 3. Castalagin'in benzer antitümör aktiviteye sahip CC'nin biyoaktif bileşiği olarak tanımlanması.  A, CC fraksiyonasyon prosedürünün şeması ve CC'den biyoaktif fraksiyonların izolasyonunu gösteren kromatogramların özeti ( = 254 nm): Polar (P), orta polar (MP) ve polar olmayan (NP) fraksiyonları içeren CC ekstraktı (üst kromatogram) .  P14 ve polar altfraksiyon 3'ü (P3; alt kromatogram) içeren polar fraksiyonun (orta kromatogram) gösterimi.  B, CC veya P fraksiyonu (n = 10 fare/grup) ile günlük oral sonda ile tedavi edilen MCA-205 taşıyan farelerin kurban edilmesindeki tümör boyutu.  C, CC, standart konsantrasyonda castalagin (fare başına 0.85 mg/kg) veya su (n = 10 fare/grup) ile günlük oral takviyeden sonra MCA-205 modelinde kurban edilen tümör boyutu.  D,  Sıralı PD-1 veya IsoPD-1 enjeksiyonlarından ve standart konsantrasyonda (fare başına 0.85 mg/kg; n = 10 fare/grup) su veya castalagin ile günlük oral sondadan sonra E0771 taşıyan SPF farelerinin kurban edilmesindeki tümör boyutu.  E, sıralı PD-1 veya IsoPD-1 enjeksiyonları ve su veya castalagin (n = 5 fare/grup) ile günlük oral sonda ile tedavi edilen GF koşulları altında yetiştirilen farelerde MCA-205 tümör kinetiği.  Ortalama SEM, B E'de temsil edilir. ns, anlamsız;  *, P 0.05;  **, P 0.01;  ***, P 0.001.  Ortalama SEM, B E'de temsil edilir. ns, anlamsız;  *, P 0.05;  **, P 0.01;  ***, P 0.001.  Ortalama SEM, B E'de temsil edilir. ns, anlamsız;  *, P 0.05;  **, P 0.01;  ***, P 0.001.
          Figür 3.
          Castalagin'in, benzer antitümör aktiviteye sahip CC'nin biyoaktif bileşiği olarak tanımlanması. A, CC fraksiyonasyon prosedürünün şeması ve CC'den biyoaktif fraksiyonların izolasyonunu gösteren kromatogramların özeti (λ = 254 nm): Polar (P), orta polar (MP) ve polar olmayan (NP) fraksiyonları içeren CC ekstraktı (üst kromatogram) ). P1–4 alt fraksiyonlarını ve polar alt fraksiyon 3'ü (P3; alt kromatogram) içeren polar fraksiyonun (orta kromatogram) gösterimi. B, CC veya P fraksiyonu ile günlük oral sonda ile tedavi edilen MCA-205 taşıyan farelerin kurban edilmesindeki tümör boyutu ( n = 10 fare/grup). C,CC, standart konsantrasyonda castalagin (fare başına 0.85 mg/kg) veya su ( n = 10 fare/grup) ile günlük oral takviyeden sonra MCA-205 modelinde kurban edildiğinde tümör boyutu . D, Standart konsantrasyonda (fare başına 0,85 mg/kg; n = 10 fare/grup) ardışık aPD-1 veya IsoPD-1 enjeksiyonları ve su veya castalagin ile günlük oral sondadan sonra E0771 taşıyan SPF farelerinin kurban edilmesindeki tümör boyutu ). E, ardışık aPD-1 veya IsoPD-1 enjeksiyonları ve su veya castalagin ile günlük oral sonda ile tedavi edilen GF koşulları altında yetiştirilen farelerde MCA-205 tümör kinetiği (n = 5 fare /grup). Ortalama ± SEM, B – E'de temsil edilir . ns, önemsiz; *, P < 0.05; **,P < 0.01; ***, P < 0.001.

          Castalagin'in P3 alt fraksiyonunun aktivitesinden sorumlu olduğunu doğrulamak için farklı kaynaklardan saf castalagin elde ettik: (i) bir analitik standart üreticisi ve (ii) meşe ağacı özleri. Çeşitli castalagin kaynaklarının sıvı kromatografi-kütle spektrometrisi (LC-MS) ve 2-D nükleer manyetik rezonans spektroskopisi ile analizi, P3 alt fraksiyonunun ve meşeden izole edilen castalagin'in analitik standartla aynı olduğunu doğruladı (Ek Şekil S8A-S8F). P fraksiyonunda bulunan benzer konsantrasyonlarda (fare başına 0,85 mg/kg) meşeden analitik standart veya castalagin kullanarak, sırasıyla tek başına veya αPD-1 ile kombinasyon halinde kullanıldığında MCA-205 ve E0711 modellerinde benzer tümör inhibisyonu elde ettik (Şekil 3CVe​veD).D). Daha sonra, kastalajinin mikrobiyom bağımlı etkisini doğrulamak için bir ilke kanıtı deneyi gerçekleştirdik; bu sayede, GF farelerinde kastalajinin oral yoldan verilmesi, aPD-1 ile kombinasyon halinde bile hiçbir antitümör etkiye yol açmadı (Şekil 3E).

          Castalagin, Mikrobiyom Kompozisyonunda ve Metabolit Üretiminde Değişim Yoluyla Antitümör Aktivitesi Gösteriyor
          Daha sonra, MCA-205 modelinde 16S rRNA mikrobiyom profillemesi ile castalagin'in SPF farelerindeki mikrobiyom üzerindeki etkisini ele aldık. Castalagin, oral takviyeden sonra alfa çeşitliliğini arttırdı (Ek Şekil S9A). Takson seviyesinde castalagin, Ruminococcaceae UBA1819, A. muciniphila, Ruminococcus, Blautia ve Alistipes'in zenginleşmesine yol açarken , su grubundaki dışkılar Lachnospiraceae UCG-001 ve Lachnoclostridium (Şekil 4A). Tümör modelinden bağımsız olarak tüm SPF deneylerinden elde edilen 16S rRNA sonuçlarını birleştirerek, CC sonrası Ruminoccocus , Alistipes , Parasutterella ve Oscillospiraceae UCG 005 ve castalagin takviyesini gösterdik (Ek Şekil S9B).
          Şekil 4. Castalagin, mikrobiyom bileşimini ve metabolit üretimini etkiler.  A, MCA-205 modelinin (n = 10 fare/grup) su/IsoPD-1'e karşı castalagin/IsoPD-1 gruplarının 16S rRNA sıralama analizinden sonra diferansiyel bolluk analizi sonuçlarının Volcano arsa gösterimi.  Her grupta zenginleştirilmiş bakteriler, ayarlanmış P değeri (dolgu şekli sembolü) ve P değeri (dolgu şekli sembolü yok; yanlış keşif oranı: 0,05) kullanılarak temsil edilir.  B, sudaki MCA-205 deneyinden (IsoPD-1 ve PD-1) ve castalagin/CC (IsoPD-1 ve PD-1) gruplarından dışkı numunelerindeki tür zenginliğinin temsili ile metagenomik dizileme.  Beta çeşitliliği için Bray Curtis temsili.  C, Su (IsoPD-1 ve PD-1) ve castalagin/CC (IsoPD-1 ve PD-1) grupları arasındaki metagenomik sıralama analizinden sonra diferansiyel bolluk analizi sonuçlarının Bar grafiği gösterimi.  D,  Dışkı ve serumdaki metabolit nispi bolluğundaki değişimin ısı haritası.  Metabolit bolluğunun hiyerarşik kümelenmesi (Öklid mesafesi, Ward bağlantı yöntemi) gösterilmiştir (n = 7 fare/grup).  E, Metabolitler, serumda su ve castalagin arasındaki temel koordinat analizi.  F, Su veya castalagin alan farelerin tümöründen diferansiyel metabolit farkı için Volcano arsa gösterimi (n = 7 fare/grup).  Yatay noktalı siyah çizgi, P = 0.05'i gösterir ve yukarıdaki noktalar önemli ölçüde farklı bolluğa sahip metabolitleri gösterir (P = 0.05).  *, P 0.05.  Metabolitler, serumda su ve castalagin arasındaki ana koordinat analizini yapar.  F, Su veya castalagin alan farelerin tümöründen diferansiyel metabolit farkı için Volcano arsa gösterimi (n = 7 fare/grup).  Yatay noktalı siyah çizgi, P = 0.05'i gösterir ve yukarıdaki noktalar önemli ölçüde farklı bolluğa sahip metabolitleri gösterir (P = 0.05).  *, P 0.05.  Metabolitler, serumda su ve castalagin arasındaki ana koordinat analizini yapar.  F, Su veya castalagin alan farelerin tümöründen diferansiyel metabolit farkı için Volcano arsa gösterimi (n = 7 fare/grup).  Yatay noktalı siyah çizgi, P = 0.05'i gösterir ve yukarıdaki noktalar önemli ölçüde farklı bolluğa sahip metabolitleri gösterir (P = 0.05).  *, P 0.05.
          Şekil 4.
          Castalagin, mikrobiyom bileşimini ve metabolit üretimini etkiler. A, MCA-205 modelinin ( n = 10 fare/grup) su/IsoPD-1'e karşı castalagin/IsoPD-1 gruplarının 16S rRNA sıralama analizinden sonra diferansiyel bolluk analizi sonuçlarının Volcano arsa gösterimi. Her grupta zenginleştirilmiş bakteriler, ayarlanmış P değeri (dolgu şekli sembolü) ve P değeri (dolgu şekli sembolü yok; yanlış keşif oranı: 0,05) kullanılarak temsil edilir. B, sudaki MCA-205 deneyinden (IsoPD-1 ve αPD-1) ve castalagin/CC (IsoPD-1 ve αPD-1) gruplarından dışkı numunelerindeki tür zenginliğinin temsili ile metagenomik dizileme. Beta çeşitliliği için Bray – Curtis gösterimi. C,Su (IsoPD-1 ve αPD-1) ve castalagin/CC (IsoPD-1 ve αPD-1) grupları arasındaki metagenomik sıralama analizinden sonra diferansiyel bolluk analizi sonuçlarının çubuk grafik gösterimi. D, Dışkı ve serumdaki metabolit nispi bolluğundaki değişimin ısı haritası. Metabolit bolluğunun hiyerarşik kümelenmesi (Öklid mesafesi, Ward bağlantı yöntemi) gösterilmiştir ( n = 7 fare/grup). E, Metabolitlerin serumdaki su ve castalagin arasındaki temel koordinat analizi. F, Su veya castalagin alan farelerin tümöründen diferansiyel metabolit farkı için Volcano arsa gösterimi ( n = 7 fare/grup). Yatay noktalı siyah çizgi, P'nin nerede olduğunu gösterir.= 0.05, yukarıdaki noktalar önemli ölçüde farklı bolluğa sahip metabolitleri gösterir ( P < 0.05). *, P < 0.05.

          Mikrobiyom bileşimindeki bu değişiklikleri doğrulamak için, fare dışkısının metagenomik av tüfeği dizilimini gerçekleştirdik. Shannon ve Simpson endeksleri, CC ve castalagin ile tedavi sonrası önemli ölçüde daha yüksekti, oysa gözlemlenen türler sayısal olarak arttı ancak anlamlı değildi (Ek Şekil S9C). CC/castalagin takviyesi, su kontrolü ile karşılaştırıldığında benzersiz bakteri kümesi gösterdi ve CC sonrası Ruminococcaceae UBA1394 , Alistipes finegoldii , Alistipes onderdonki , Christensenellaceae QANA01 ve Bilophila wadsworthia'nın zenginleştirilmesi ve castalagin takviyesi ile ilişkilendirildi (Şekil 4BVe​ve C).C). Ruminococcaceae UBA 1394'ün zenginleştirilmesine ek olarak , castalagin/IsoPD-1 grubu, Ruminococcaceae UBA 3818, Ruthenibacterium lactatiformans ve A. muciniphila'nın da castalagin sonrası arttığını gösterdi (Ek Şekil S9D). Ruthenibacterium lactatiformans , SILVA rRNA veri tabanına göre 16S rRNA tarafından tanımlanan Ruminococcaceae UBA1819 sinyaline karşılık gelir .

          Castalagin sonrası mikrobiyom bileşiminde bir kayma olduğunu gösteren sonuçlarımıza dayanarak, castalagin'in metabolit üretimi üzerindeki etkisini araştırdık. Fareler, 14 günlük geniş spektrumlu ATB şartlandırması veya su ile tedavi edildi. MCA-205 tümör hücreleri daha sonra aşılandı ve her grup alt bölümlere ayrıldı ve castalagin veya PBS ile tedavi edildi. Serum, dışkı, tümör, karaciğer, ileum ve kolon içerikleri üzerinde kromatografik ve kütle spektrometrik yöntemlerin bir kombinasyonu ile metabolit ekstraksiyonu ve ölçümü yapıldı. CC takviyesi sonrası metabolit üretimi, dışkı ve serumdaki ATB grupları ile karşılaştırıldığında suda farklıydı, bu da kastalajinin mikrobiyoma bağımlı mekanizmasını destekliyordu (Şekil 4D). Daha sonra, ATB almayan fareleri değerlendirdik ve su kontrolüne kıyasla castalagin ile tedavi edilen farelerin serumunda önemli bir metabolomik kayma bulduk ((Şekil 4E). Daha spesifik olarak, kastalagin, tümör ve serumda taurin-konjuge safra asitlerinin bir yukarı regülasyonu ile ilişkilendirilmiştir.Şekil 4F; Ek Şekil S10A). Tersine, ikincil taurinlenmiş safra asitleri, castalagin sonrası dışkıda azaldı (Ek Şekil S10B ve S10C). Bu sonuçlar, castalaginin tek başına bağırsak mikrobiyom kompozisyonunu değiştirebildiğini, farklı bir metabolik fenotipe dönüştüğünü ve CC'nin mikrobiyoma bağımlı aktif bileşenini temsil ettiğine dair daha fazla kanıt sağladığını ortaya koydu.

          CC'ye Benzer, Castalagin'in Sistemik Bağışıklık Etkileri CD8 + T-hücresine Bağımlıdır
          Daha sonra, castalagin'in CC'nin sistemik bağışıklık tepkisini beş yaklaşım kullanarak yeniden üretip üretemeyeceğini inceledik. İlk olarak, MCA-205 deneylerindeki akış sitometri analizi, polifenolün, SPF farelerinden TIL'lerde TCM CD8 + T hücrelerini yukarı regüle ettiğini doğrularken, GF farelerinde frekansta bir fark gözlenmedi ((Şekil 5A). E0771 modelinde, castalagin ayrıca su/αPD-1 ile karşılaştırıldığında hem TIL'lerde hem de splenositlerde aPD-1 ile kombinasyon halinde bellek CD8 + T hücrelerinin (CD44 hi CD62L - CD8 + T hücreleri) sıklığında bir artışla ilişkilendirildi. (Ek Şekil S11A). İkincisi, tümörlerin immünofloresan boyaması, su/IsoPD-1 ile karşılaştırıldığında castalagin/IsoPD-1 grubunda CD8 + /CD4 + FOXP3 + T-hücre oranında bir artış gösterdi (Şekil 5BVe​ve C).C). Üçüncüsü, castalagin'in TIL'leri modüle ettiğine dair gösterimizi desteklemek için, MCA-205 modellerinde diferansiyel olarak eksprese edilen yolları tanımlamak için RNA dizilimi (RNA-seq) yoluyla tümör transkriptom profili yapıldı. Su/IsoPD-1 kontrolü ile karşılaştırıldığında castalagin/IsoPD-1 grubunda antijen işleme ve sunum, T-hücresi reseptörü sinyal yolu ve ayrıca daha iltihaplı bir tümör mikro ortamıyla ilişkili NF-κB sinyali dahil olmak üzere gen yollarında bir artış gözlemledik. (Şekil 5D). Bu yollar içinde, transkriptom analizi, castalagin grubunda CD3 ε, CD8 α, IFN y ve MAPK11'in aşırı ekspresyonunu gösterdi (Ek Şekil S11B). Dördüncüsü, RNA-seq'den bağışıklık hücrelerini tahmin etmek için CIBERSORT programını kullanarak, castalagin , su gruplarına kıyasla sayısal olarak daha yüksek bir CD8 + T hücresi sıklığı ile ilişkilendirildi (Ek Şekil S11C). Son olarak, daha önce açıklandığı gibi farelere intravenöz karboksifloresin süksinimidil ester (CSFE) etiketli hedef hücreler enjeksiyonu yapıldıktan sonra bir in vivo CD8 + T-hücresi öldürme testi gerçekleştirildi ( 23). Bu OT-1 hücrelerinin enjeksiyonundan sonra, fareler CpG/OVA ile aşılanmıştır. CSFE lo atımlı OVA OT-I splenositleri ve CFSE hi atımsız OVA OT-I splenositleri daha sonra farelere aktarıldı. Kastalajinin CD8 + T hücre- bağımlı mekanizmasına işaret ederek, daha yüksek öldürme yüzdesine karşılık gelen su grubuna kıyasla, kastalagin grubundaki farelerin boşaltan lenf düğümlerinde CFSE lo CD8 + T hücrelerinin daha düşük bir oranını gözlemledik ((Şekil 5E).
          Şekil 5. Castalagin'in bağışıklığı güçlendirici etkisi.  A, castalagin ile suyu karşılaştıran GF ve SPF deneylerinde MCA-205 TIL ve CD8+ TCM hücresi (CD45RB CD62L+) alt popülasyonunun akış sitometri analizi (n = 10 fare/grup).  B, Castalagin/IsoPD-1 ve su/IsoPD-1 gruplarında CD8+, CD4+ ve FOXP3+ hücreleri için MCA-205 tümörlerinin temsili immünofloresan görüntüleri.  C, B'de gösterilen her iki grup için CD8+/FOXP3+CD4+ hücre oranı sonuçları için tümör immünofloresan. Her daire bir tümörü temsil eder.  D, MCA-205 tümörlerinin castalagin/IsoPD-1 ile su/IsoPD-1 gruplarını karşılaştıran KEGG veri tabanına dayalı gen seti zenginleştirme analizi kullanılarak RNA-seq sonuçlarından Yol sınıflandırması.  E, Castalagin veya su ile tedavi edilen ve CpG/OVA ile immünize edilen farelerde (n = 10 fare/grup) drenaj lenf düğümünden (dLN) CD8+ T OT-1 hücrelerinin öldürülme yüzdesi.  *, P 0.  05;  **, P 0.01.
          Şekil 5.
          Castalagin'in bağışıklık güçlendirici etkisi. A, castalagin ile suyu karşılaştıran GF ve SPF deneylerinde MCA-205 TIL ve CD8 + TCM hücresi (CD45RB - CD62L + ) alt popülasyonunun akış sitometrisi analizi ( n = 10 fare/grup). B, castalagin/IsoPD-1 ve su/IsoPD-1 gruplarında CD8 + , CD4 + ve FOXP3 + hücreleri için MCA-205 tümörlerinin temsili immünofloresan görüntüleri . C, B'de gösterilen her iki grup için CD8 + /FOXP3 + CD4 + hücre oranı sonuçları için tümör immünofloresansı. Her daire bir tümörü temsil eder. D, MCA-205 tümörlerinin castalagin/IsoPD-1 ile su/IsoPD-1 gruplarını karşılaştıran KEGG veri tabanına dayalı gen seti zenginleştirme analizi kullanılarak RNA-seq sonuçlarından Yol sınıflandırması. E, Castalagin veya su ile tedavi edilen ve CpG/OVA ile immünize edilen farelerde drenaj lenf düğümünden (dLN) CD8 + T OT-1 hücrelerinin öldürülme yüzdesi ( n = 10 fare/grup). *, P < 0.05; **, P < 0.01.

          CC ve castalagin'in bağırsak mikrobiyom bileşiminde benzer kaymaları indüklediği, TIL'lerde bir modifikasyona dönüştüğü ve castalagin'in bir antitümör yanıtı indükleyen P3 fraksiyonu açısından zenginleştirilmiş tek polifenol olduğu göz önüne alındığında, castalaginin antitümörden sorumlu bileşik olduğu sonucuna vardık. CC'nin etkinliği.

          Castalagin, αPD-1 Direncini Aşabilir ve Ruminococcaceae Bolluğuyla İlişkili Doza Bağlı Bir Anti Tümör Etkisine Sahiptir
          Daha önce avatar farelerimizle gerçekleştirdiğimiz gibi, ATB ile tedavi edilmiş ve GF farelerinde NSCLC'li dört NR hastasının dışkısını kullanarak FMT'yi takiben castalaginin terapötik etkilerini test ettik. Tek başına castalagin ilavesi, antitümör aktivite gösterebildi ancak aynı zamanda aPD-1 aktivitesini de arttırdı (Şekil 6AVe​ve B).B). 16S rRNA kullanılarak bu FMT deneylerinden alınan dışkı örneklerinin profili ayrıca, castalagin tedavisinin su kontrol grubuyla karşılaştırıldığında Ruminococcus , Alistipes , Christensenellaceae R-7 grubu ve Paraprevotella'nın nispi bolluğunu arttırdığını doğruladı (Şekil 6C; Ek Şekil S12A). Tersine, Lachnosclostridium, castalagin tedavisinden sonra yetersiz temsil edildi.
          Şekil 6. Castalagin, NSCLC'li NR hastalarından FMT tarafından sağlanan farelerde PD-1 direncini atlatır ve mikrobiyom bileşimini doza bağlı bir şekilde etkiler.  A, NSCLC'li üç NR hastasından (NR 1, 3 ve 6) alınan dışkı örneğinin FMT'si, GF C57BL/6 farelerinde (n = 12/grup) gerçekleştirildi.  İki hafta sonra, MCA-205 sarkoma hücreleri aşılandı ve farelere, kastalagin veya su ile günlük bir ağızdan sonda verildi.  B, PD-1 veya IsoPD-1 ile kombinasyon halinde kastalagin veya suyla günlük oral takviye alan üç NR hastasından (NR 3, 5 ve 6) FMT sonrası ATB-avatar modelinde MCA-205 tümör büyüme kinetiği.  C, NR FMT deneylerinde castalagin ve su grupları arasında Ruminococcus, Alistipes ve Christensenellaceae R-7 grubunun 16S rRNA sıralama analizinden sonra bağıl bolluk analizi sonuçları.  D,  MCA-205 tümör boyutu, 0 mg/kg'dan 2.55 mg/kg'a artan konsantrasyonlarda günlük oral castalagin sondası uygulanan farelerin kurban edilmesinde.  E, MCA-205 deneyinde Ruminococcaceae saptaması için spesifik primerler kullanılarak 0,21, 0,85 ve 2,55 mg/kg su veya castalagin ile 6 günlük oral sondadan sonra fare dışkısından ekstrakte edilen DNA'nın Gerçek Zamanlı PCR'si (n = 5/ grup).  SEM'in temsil edildiği anlamına gelir.  ns, önemsiz;  *, P 0.05;  **, P 0.01;  ***, P 0.001.  05;  **, P 0.01;  ***, P 0.001.  05;  **, P 0.01;  ***, P 0.001.
          Şekil 6.
          Castalagin, NSCLC'li NR hastalarından FMT tarafından sağlanan farelerde aPD-1 direncini atlatır ve mikrobiyom bileşimini doza bağlı bir şekilde etkiler. A, NSCLC'li (NR 1, 3 ve 6) üç NR hastasından alınan dışkı örneğinin FMT'si, GF C57BL/6 farelerinde ( n = 12/grup) yapıldı . İki hafta sonra, MCA-205 sarkoma hücreleri aşılandı ve farelere, kastalagin veya su ile günlük bir ağızdan sonda verildi. B, aPD-1 veya IsoPD-1 ile kombinasyon halinde castalagin veya su ile günlük oral takviye ile üç NR hastasından (NR 3, 5 ve 6) FMT sonrası ATB-avatar modelinde MCA-205 tümör büyüme kinetiği. C, Ruminococcus'un 16S rRNA sıralama analizinden sonra bağıl bolluk analizi sonuçları ,NR FMT deneylerinde castalagin ve su grupları arasında Alistipes ve Christensenellaceae R-7 grubu. D, MCA-205 tümör boyutu, 0 mg/kg'dan 2.55 mg/kg'a artan konsantrasyonlarda günlük oral castalagin sondası uygulanan farelerin kurban edilmesinde. E, MCA-205 deneyinde Ruminococcaceae saptaması için spesifik primerler kullanılarak 0,21, 0,85 ve 2,55 mg/kg su veya castalagin ile 6 günlük oral sondadan sonra fare dışkısından ekstrakte edilen DNA'nın Real-time PCR'si ( n = 5 / grup). Ortalama ± SEM temsil edilir. ns, önemsiz; *, P < 0.05; **, P < 0.01; ***, P < 0.001.

          Castalagin aktivitesinin doza bağlı olup olmadığını belirlemek için, 0 ila 2.55 mg/kg arasında farklı castalagin konsantrasyonları kullanarak farelerde oral sonda uyguladık. Antitümör aktivite, yalnızca 0.85 mg/kg'da önemli hale geldi ve daha yüksek konsantrasyonlarda platoya ulaştı (Şekil 6D; Ek Şekil S12B). Ayrıca, Ruminococcaceae bolluğunun castalagin aktivitesi ile korele olup olmadığını belirlemek için, doza bağlı deneylerden elde edilen dışkı üzerinde Ruminococcaceae'ye özgü primerler ile qRT-PCR gerçekleştirdik . Ruminococcaceae , kontrol grubu (0 mg/kg;Şekil 6E). Bununla birlikte, 0,85 mg/kg (antitümör etkisi ile) castalagin takviyesinin ardından Ruminococcaceae bolluğu önemli ölçüde arttı ve Ruminococcaceae bolluğunda bu konsantrasyonun ötesinde başka bir artış gözlenmedi.

          Castalagin Tercihen Ruminococcus'un Hücresel Zarfına Bağlanır
          Bağırsakta, castalagin, ayrıca bağırsak bakteri türleri tarafından ürolitine dönüştürülen kastalin ve ellagik aside hidrolize edilir (ref. 24 ; Ek Şekil S13). Daha sonra, castalagin veya diastereomeri vescalagin'in (Ek Şekil S14A – S14G) metabolitlerinin antitümör aktivitesine dahil olup olmadığını ve dışkı örneklerinde saptanabilir olup olmadığını açıklamaya çalıştık. Kastalajinin aksine, veskalagin veya aşağı akış metabolitleri olan kastalin, ellagik asit ve ürolitin A ile MCA-205 modelimizde hiçbir antitümör etkisi gözlenmedi (Şekil 7A). Bu sonuç, bağırsak bakterileri tarafından metabolizmanın atlanmasının bir antitümör etkisine yol açmadığını ve mikrobiyota kompozisyonunun değişmesi için bağırsak bakterileri tarafından castalagin metabolizmasının gerekli olabileceğini düşündürmektedir.
          Şekil 7. Castalagin ve metabolitleri antitümör aktivite sağlar ve doğrudan Ruminococcus'un hücresel zarfı ile etkileşime girer.  A, Castalagin veya bunun akış aşağı metabolitleri veya diastereomeri veskalagin verilen farelerin kurban edilmesinde tümör boyutu.  Bu bileşiklerin yapıları, Ek Şekil S13'te gösterilmektedir.  B, NSCLC ICI-yanıt veren (R; N = 11) ve ICI-yanıt vermeyen (NR; N = 12) hastalardan alınan dışkı örnekleri kullanılarak yapılan ex vivo castalagin metabolizması tahlillerine dayalı olarak, castalagin metabolizörlerinin ve metabolize etmeyenlerin nispi oranı.  Ex vivo castalagin metabolizması ile hasta yanıt durumu arasındaki ilişkiler, her kategorideki hasta sayısına ilişkin Fisher kesin testi kullanılarak belirlendi (P = 0.0272).  Hastalar için metabolik fenotiplerin (metabotipler) ayrıntılı atamaları Ek Şekil S15B'de rapor edilmiştir.  C,  ICI'ye uygun ve castalagin metabolize etmeyen ve metabolize ediciler arasında ayrılmış NSCLC'li 23 hastadan alınan metagenomik mikrobiyom sekansının ısı haritası gösterimi.  ORR, nesnel yanıt oranı.  D, R. bromii, R. bicirculans, E. coli ve B. thetaiotaomicron üzerinde etiketleme deneyleri.  Hücreler, 2 mol/L fluo-castalagin (FC) veya 2 mol/L serbest floresein ve serbest castalagin (F + C) ile 1 saat 37°C'de inkübe edildi. Her daire bir bağımsız deneyi temsil eder.  E, R. bromii, E. coli ve B. thetaiotaomicron etiketli fluo-castalagin'in temsili epifloresan mikroskopi görüntüleri.  Birleştirme, floresan ve faz kontrastının üst üste bindirilmiş görüntülerini temsil eder.  Ölçek çubuğu, 2 m.  F, R. bromii veya PBS ile oral sonda ile kombinasyon halinde kastalagin veya su ile tedavi edilen MCA-205 taşıyan GF farelerinin kurban edilmesinde tümör boyutu.  Her daire bir hayvanı temsil eder.  G, MCA-205 tümörleri taşıyan GF farelerinde R. bromii tespiti için spesifik primerler kullanılarak fare dışkısından ekstrakte edilen DNA'nın gerçek zamanlı qPCR'si.  Temsil edilen ortalama SEM.  *, P 0.05;  **, P 0.01;  ***, P 0.001.
          Şekil 7.
          Castalagin ve metabolitleri antitümör aktivite sağlar ve doğrudan Ruminococcus'un hücresel zarfı ile etkileşime girer . A, Castalagin veya bunun akış aşağı metabolitleri veya diastereomeri veskalagin alan farelerin kurban edilmesinde tümör boyutu. Bu bileşiklerin yapıları, Ek Şekil S13'te gösterilmektedir. B, NSCLC ICI-yanıt veren (R; N = 11) ve ICI-yanıt vermeyen (NR; N = 12) hastalardan alınan dışkı örnekleri kullanılarak yapılan ex vivo castalagin metabolizması tahlillerine dayalı olarak, castalagin metabolizörlerinin ve metabolize etmeyenlerin nispi oranı . ex vivo arasındaki ilişkilercastalagin metabolizması ve hasta yanıt durumu, her kategorideki hasta sayısına ilişkin Fisher kesin testi kullanılarak belirlendi ( P = 0.0272). Hastalar için metabolik fenotiplerin (metabotipler) ayrıntılı atamaları Ek Şekil S15B'de rapor edilmiştir. C, ICI'ye uygun ve castalagin metabolize etmeyen ve metabolize ediciler arasında ayrılmış NSCLC'li 23 hastadan alınan metagenomik mikrobiyom sekansının ısı haritası gösterimi. ORR, nesnel yanıt oranı. D, R. bromii , R. bicirculans , E. coli ve B. thetaiotaomicron üzerinde etiketleme deneyleri. Hücreler, 2 umol/L fluo-castalagin (FC) veya 2 umol/L serbest floresin ve serbest castalagin (F + C) ile 37°C'de 1 saat inkübe edildi. Her daire bir bağımsız deneyi temsil eder. E, fluo-castalagin etiketli R. bromii, E. coli ve B. thetaiotaomicron'un temsili epifloresan mikroskopi görüntüleri . Birleştirme, floresan ve faz kontrastının üst üste bindirilmiş görüntülerini temsil eder. Ölçek çubuğu, 2 mikron. F, R. bromii veya PBS ile oral sonda ile kombinasyon halinde kastalagin veya su ile tedavi edilen MCA-205 taşıyan GF farelerinin kurban edilmesinde tümör boyutu . Her daire bir hayvanı temsil eder. G, R. bromii için spesifik primerler kullanılarak fare dışkısından ekstrakte edilen DNA'nın gerçek zamanlı qPCR'siMCA-205 tümörleri taşıyan GF farelerinde saptama. Ortalama ± SEM temsil edildi. *, P < 0.05; **, P < 0.01; ***, P < 0.001.

          20x = 17 mg/kg'a kadar günlük castalagin ile tedavi edilen farelerin dışkısı ve serumu üzerinde HPLC analizi kullanarak castalagin tespit edemedik. Bu nedenle, castalaginin kanserli bireysel hastalar tarafından farklı şekilde metabolize edilip edilmediğini değerlendirmek için, ICI ile tedavi edilen NSCLC'li 23 hastadan dışkı örnekleri topladık (12 NR ve 11 R; Ek Tablo S3) ve ex vivo castalagin metabolizma deneyleri yaptık . NR hastalarının %41'ine kıyasla R hastalarının %91'inin dışkısında bulunan bakteriler, castalagin'i urolithin A, isourolithin A ve urolithin B gibi son ürün metabolitlerine metabolize edebildi ( P < 0.05 ;Şekil 7B; Ek Şekil S15A ve S15B). Daha sonra metabolize ediciler ve metabolize etmeyenler arasındaki metagenomik mikrobiyom profilini analiz ettik ve metabolize edicilerin daha yüksek bir alfa çeşitliliği ve farklı kümeler (Ek Şekil S15C ve S15D) gösterdiğini ve ayrıca Ruminococcus bicirculans , Ruminococcus bromii, Alistipes finegoldii, Alistipes onderdonki ve Eubacterium bolluğunu artırdığını bulduk . (Şekil 7C).

          Hem murin hem de insan deneylerinde Ruminococcus , castalagin takviyesi sonrası sürekli olarak zenginleştirilmiş bakterilerden biriydi. Bu nedenle, ICI'ye yatkın kanserli hastalar için yararlı olduğu bilinen kastalagin ve Ruminococcus arasındaki etkileşimi göstermeye çalıştık ( 25 ). Ruminococcus güç üreyen bakteriler olmasına rağmen , R. bromii ve R. bicirculans başarılı bir şekilde kültive edilmiş ve metabolize edici hastalarda zenginleştirilmiştir. R. bromii ve R. bicirculans'ın büyüme eğrilerini karşılaştırdıkcastalagin ile farklı kontrol bakterilerine karşı ve büyüme üzerinde herhangi bir yararlı etki gözlemlemedi (Ek Şekil S16).

          Castalagin ve Ruminococcus arasındaki potansiyel bir etkileşimi test etmek için , castalagin'i, R. bromii ve R. bicirculans'ın yanı sıra kontrol bakterileri Bacteroides thetaiotaomicron ve Escherichia'nın varlığında inkübe edilen floresein (fluo-castalagin; Ek Şekil S17A) ile etiketledik. anaerobik koşullarda coli . Akış sitometrisi analizi, serbest flüoresin ile hücre etiketlemesi göstermezken sırasıyla R. bromii , R. bicirculans ve B. thetaiotaomicron hücreleri ile işaretlenmiş fluo-castalagin %79, %47 ve %32'dir (Şekil 7DVe​veE;E; Ek Şekil S17B). Buna karşılık, E. coli hücrelerinin yalnızca %7'si etiketlendi. Ayrıca, fazla miktarda (100x) etiketlenmemiş castalagin eklenmesi , R. bromii etiketleme etkinliğini önemli ölçüde azalttı ve serbest castalagin'in fluo-castalagin probu ile rekabetçi bir etkisinin kanıtı sağladı (Ek Şekil S17C). İşaretli bakterileri incelemek için floresan mikroskobu kullandık ve fluo-castalajinin R. bromii hücreleri tarafından içselleştirilmediğini ancak hücre zarfı ile ilişkili kaldığını gözlemledik (Şekil 7E). Daha da önemlisi, akış sitometri sonuçlarımıza benzer şekilde, R. bromii ile karşılaştırıldığında floresans B. thetaiotaomicron için daha zayıftı ve E. coli hücreleri için zorlukla tespit edilebilirdi. R. bromii ve castalagin arasındaki bir etkileşimi daha fazla göstermek için MCA-205'i GF farelerine aşıladık. Ne R. bromii ne de castalagin'in oral takviyesinin bir etkisi olmadı, oysa her ikisinin kombinasyonu antitümör aktivite gösterdi (Şekil 7F). Castalagin ve R. bromii'nin bu ek antitümör etkisi daha sonra SPF farelerinde doğrulandı (Ek Şekil S18A). Önemli olarak, qRT-PCR, kombinasyonun hem GF hem de SPF fare dışkısında Ruminococcaceae ve R. bromii nispi bolluğunda önemli bir artışa çevrildiğini gösterdi ((Şekil 7G; Ek Şekil S18B – S18D).

          Son olarak, bir prensip kanıtı deneyinde, CC'nin oral uygulamasının güvenliğini ele alan bir klinik araştırmaya ( NCT04058392 ) kayıtlı kanser olmayan iki hastanın dışkısını analiz ettik ( 26 ). Ön dışkı metagenomikleri , CC ile tedavi edilmiş farelerde elde edilen sonuçlarla tutarlı olarak, çeşitlilikte ve R. bromii'nin zenginleştirilmesine yönelik pozitif bir eğilim ortaya koydu (Ek Şekil S18E).

          Git: Tartışma
          Bağırsak mikrobiyomu, tümör immün gözetimini şekillendirmede ve ICI etkinliğini güçlendirmede kilit bir oyuncu olarak ortaya çıkmıştır. Bağırsak mikrobiyomunu kullanmak, bu nedenle, kanserde adjuvan tedavi için yeni ve umut verici bir strateji olarak kabul edilir. CC'nin daha önce, esas olarak A. muciniphila'nın zenginleştirilmesi yoluyla, obeziteye bağlı metabolik sendroma karşı güçlü mikrobiyom bağımlı aktivite sergilediği gösterilmişti ( 19 ).

          Bu çalışmada, CC'de bol miktarda bulunan bir ellagitannin olan polifenol castalagin'in, bu prebiyotik ekstraktın antitümör aktivitesini taşıyan başlıca biyoaktif molekül olduğunu keşfettik. İki tümör modelinde, CC'ye benzer şekilde, castalagin'in antitümör etkisinin, aPD-1 uygulamasından bağımsız olarak mikrobiyom bileşiminde faydalı bir kaymaya neden olduğunu gösterdik. Metagenomik sekanslama, castalagin tedavisinin, CD8 + , PD-L1 + CD8 + 'nın işe alınmasıyla ilişkili olan Ruminoccoccaceae, Alistipes ve Ruthenibacterium lactatiformans'ın bolluğu üzerinde CC'nin sahip olduğu etkiyi yeniden ürettiğini doğruladı ( Ruminococcaceae UBA1819'un 16S rRNA sinyaline karşılık gelir ) ve CD8Tümör mikro ortamı içindeki + /FOXP3 + CD4 + T hücreleri. Ek olarak, castalagin tarafından indüklenen bu bağırsak mikrobiyal/bağışıklık değişikliklerine taurin konjuge safra asitlerinde bir artışın eşlik ettiğini gösterdik. Ayrıca, gelecekteki terapötik denemeler için hazır ve erişilebilir bir castalagin kaynağı sağlayan, meşe ağacı kullanarak etkili bir özütleme ve saflaştırma protokolü geliştirdik.

          Ayrıca, diğer yakından ilişkili metabolitler ve bunun diastereomeri veskalagin in vivo olarak antitümör aktivite göstermediğinden, kastalajinin etkisinin spesifik olduğunu da gösterdik . Castalagin metabolizması, tüketen bakterilere muhtemelen genişlemelerine yol açan, bileşimde küresel bir kaymaya neden olan ve ardından metabolitlerin üretimini değiştiren ve bir antitümör etkisi uygulayan, αPD-1 aktivitesini artıran ve direnci atlatan bir rekabet avantajı sağlar. Ayrıca, sekonder taurinlenmiş safra asitlerinin kolon adenomasını inhibe ettiği bilinmektedir ( 27 ) ve ATB tedavisinden sonra azalmaktadır, bu da ICI direnci ile ilişkilendirilmiştir ( 28) .). Ayrıca, flüoresan castalagin kullanarak, castalagin ve belirli bakterilerin hücre duvarı arasında, tercihen R. bicirculans ile karşılaştırıldığında R. bromii ile enerjiye bağımlı olmayan ancak spesifik bir etkileşim gösterdik . Bu, doğrudan metabolizmanın yokluğunda bile, castalagin'in kendisinin bağırsakta R. bromii ve muhtemelen diğer faydalı bakterilerin büyümesini destekleyebileceğini düşündürür. Castalagin-bakteriyel etkileşimi, in vitro olarak besin yönünden zengin ortamlarda rekabet avantajı sağlamasa da , bağırsak gibi karmaşık ve besin açısından kısıtlı bir ortamda bir miktar avantaj sağlayabilir. Ellagitanninler, reaktif radikalleri temizleme yetenekleriyle bilinirler ( 29) ve bir metabolik hastalık fare modelinde üzüm polifenollerinin uygulanmasının bağırsak reaktif oksijen türlerini azalttığı gösterilmiştir (ROS; ref. 30 ). Böylece, castalagin ile birleşen bakteriler, bağırsak epitelinin oksik-anoksik arayüzünde bulunan ROS'tan korunabilir ( 31, 32 ). Polifenoller ayrıca, demirden yoksun bir ortamda bir avantaj sağlayabilen katekol kısımları yoluyla ferrik demiri şelatlayabilir ( 33 ). Daha da önemlisi, Ruminococcus ile zenginleştirilmiş NSCLC yanıtlayıcılarının castalagin'i metabolize edebildiğine dair bulgumuz ve CC tedavisi sonrası Ruminococcus'ta bir artış gözlemlememiz , ayrıca castalaginin spesifik ve faydalı bakterilerle etkileşime girme eğilimi olduğunu düşündürür.

          Bu çalışma, ICI'ye yanıtı modüle etmede spesifik immünojenik bağırsak bakterilerinin önemini doğrulamaktadır. İlerlemiş melanomlu hastalarda, daha yüksek temel çeşitlilik ve R. bromii dahil olmak üzere Ruminococcaceae için aşırı temsil , tümörde ve periferik kanda CD8 + T hücrelerinin artan bir oranı ile ilişkilendirildi ve yararlı bir yanıtla ilişkilendirildi ( 12 ). Ek olarak Ruminococcus bakterisi cv2, kolon ve tümörlerde artan IFNy + CD8 + T hücreleri ile bağlantılı olan VE800 probiyotik kapsülde bulunan 11 faydalı bakteriden biridir ve şu anda bir klinik deneyde araştırılmaktadır ( NCT04208958 ; ref.14 ). ICI sonuçlarını modüle eden spesifik bakteriler , ilerlemiş KHDAK'li ve ICI'ye yatkın renal hücreli kanseri olan 153 hastada yanıtı öngören A. muciniphila ile ayrıca gösterilmiştir ( 10 ). Bu gözlem yakın zamanda NSCLC'li 338 hastanın prospektif bir çalışmasında doğrulandı ( 25 ). Bu çalışmada, dışkılarında saptanabilir A. muciniphila bulunan hastalarda en fazla bulunan bakteri R. bromii idi. Ayrıca, FMT ile ICI'yi birleştiren ilk klinik çalışmalarda, Ruminococcaceae spp. ve A. muciniphila'nın her ikisi de ICI'ye dirençli melanomlu R hastalarında FMT sonrası zenginleştirilmiştir ( 18, 34 ).

          Toplamda bu, prebiyotik olarak tek bir polifenolün mikrobiyom bağımlı antitümör etkisini gösteren ilk çalışmadır ve kanserli hastalarda bir ICI adjuvanı olarak castalagin ile stratejilerin kullanıldığı gelecekteki klinik deneylerin yolunu açar.

          Git: Yöntemler

          Fare Çalışmaları


          Tüm hayvan çalışmaları, Kurumsal Hayvan Bakım Komitesi (CIPA) tarafından onaylandı ve Kanada Hayvan Bakımı Konseyi yönergelerine (Etik numaraları: C18029BR'ler ve C18025BR'ler) uygun olarak gerçekleştirildi. Fare deneyleri, Charles River'dan elde edilen yedi haftalık dişi C57BL/6 fareleri kullanılarak yapıldı. GF dişi C57BL/6 fareleri, International Microbiome Center Germ-Free Tesisinden (Calgary Üniversitesi, Kanada) satın alındı ​​ve Centre de recherche du Centre Hospitalier de l'Université de Montréal (CRCHUM) GF Tesisinde tutuldu.

          Hücre Kültürü, Reaktifler ve Tümör Hücre Hatları
          Bu çalışma için MCA-205 fibrosarkom hücreleri ve E0771 meme adenokarsinomu, C57BL/6 fareleri için sınıf I MHC H-2 b singeneik hücre hatları kullanıldı. MCA-205 ve E0771 hücreleri, daha önce tarif edildiği gibi kültürlendi ( 10, 20 ). Tüm kültürler, PlasmoTest Mycoplasma Detection Kit (InvivoGen) kullanılarak Mycoplasma açısından kontrol edildi .

          MCA-205 Sarkom ve E0771 Meme Kanserinin Deri Altı Modeli
          Syngeneic C57BL/6 farelerine deri altından 0.8 x 106 MCA-205 hücresi veya 0.5 x 106 E0771 hücresi implante edildi . Tümörler 20 ila 35 mm2 boyuta ulaştığında , fareler dört kez (veya akış sitometri analizi için iki kez; aşağıdaki bölüme bakın) intraperitoneal olarak her üç günde bir aPD-1 mAb (250 ug/fare; klon RMP1-14, Bio) ile tedavi edildi X Cell) veya izotip kontrolü (klon 2A3, Bio X Cell). Tedavi başlangıcında, farelere aşağıdaki ürünlerle günlük bir oral sonda verildi: Myrciaria dubia, CC ham özü (Sunfood; fare başına 200 mg/kg); ekstraksiyon turu 1'den fraksiyonlar (P, MP, NP ve INS; fare başına 40.18 mg/kg); ekstraksiyon turu 2'den alınan fraksiyonlar (P1, P2, P3 ve P4; fare başına 40.18 mg/kg'lık P fraksiyonuna eşdeğer); vescalagin (CC'den ekstrakte edildi; aşağıdaki izolasyon işlemine bakın; fare başına 0.85 mg/kg); ellagik asit (fare başına 0.85 mg/kg; Sigma-Aldrich); ürolitin A (fare başına 0.85 mg/kg; Sigma-Aldrich); castalin (fare başına 0.5 mg/kg; PhytoProof, Sigma-Aldrich); ve castalagin (PhytoProof, Sigma-Aldrich veya gıda sınıfı meşeden izole edilmiş; aşağıdaki izolasyon işlemine bakınız). Kontrol grubunda, farelere günlük olarak su (100 uL) ile oral sonda verildi. Tümör bölgesi her üç günde bir kumpas ile rutin olarak izlendi. CD8 + ' datükenme deneylerinde, anti-CD8 mAb (150 μg/fare; klon 53-6.7, Bio X Cell) veya izotip kontrolü (klon 2A3, Bio X Cell) kullandık.

          Antibiyotik Tedavileri
          ATB ile yapılan deneyler için fareler, steril içme suyuna eklenen ampisilin (1 mg/mL), streptomisin (5 mg/mL) ve kolistin (1 mg/mL; Sigma-Aldrich) içeren bir ATB solüsyonu ile tedavi edildi. fareler ( 10 ). ATB aktivitesi daha önce tarif edildiği gibi doğrulandı ( 10 ). SPF ile yetiştirilen farelerdeki FMT deneyleri için, fareler FMT'den önce üç gün aynı ATB kombinasyonunu aldı. Metabolomik deneyler için fareler, ATB grubu için bir hafta aynı ATB kombinasyonunu aldı, ardından tümör hücreleri deri altından enjekte edildi. ATB grupları için fareler, deney boyunca kurban edilene kadar tümör hücresi implantasyonundan sonra ATB almaya devam etti. Tümörler 20 ila 35 mm2'ye ulaştığındaboyut olarak fareler, yukarıda tarif edildiği gibi altı gün boyunca günlük oral sondayla castalagin veya su ile tedavi edildi. Dışkı ve kan (serum için) oral sondanın başlamasından üç gün sonra toplandı ve karaciğer, tümör, ileum ve kolon içerikleri kurban sırasında toplandı ve Ek Malzemeler ve Yöntemlerde açıklanan metabolomik analiz için anında donduruldu.

          FMT Deneyleri
          Montreal'deki CRCHUM'da uygun etik onayı alındı ​​(Ethics 17.035). Daha önce yayınlandığı gibi ( 10 ), FMT, yanıt durumlarını belirlemek için hasta kayıtları retrospektif olarak analiz edildikten sonra, ICI'ye yatkın NSCLC'li on farklı hastadan alınan dışkı maddesinin çözülmesiyle gerçekleştirildi (Ek Tablo S1). FMT'den iki hafta sonra, tümör hücreleri deri altından enjekte edildi ve fareler, yukarıda tarif edildiği gibi CC, castalagin veya su içeren veya içermeyen aPD-1 veya izotip kontrolü ile tedavi edildi.

          Bağışıklık Hücrelerinin Akış Sitometrisi Analizi
          Tümörler ve dalaklar, MCA-205 tümörleri taşıyan farelerde ilk aPD-1 enjeksiyonundan 9 gün sonra ve E0771 tümörleri taşıyan farelerde ilk aPD-1 enjeksiyonundan 11 gün sonra toplandı. TIL'ler ve splenosit süspansiyonları daha önce yayınlandığı gibi hazırlandı ( 10 ). İki milyon tümör hücresi veya splenosit, Ek Tablo S4'te listelenen anti-fare antikorları ile membran boyamadan önce 4°C'de 30 dakika boyunca saflaştırılmış anti-fare CD16/CD32 (klon 93; eBioscience) ile önceden inkübe edildi. Hücre içi boyama için FOXP3 boyama kiti (eBioscience) kullanıldı. Canlı/Ölü Düzeltilebilir Aqua Ölü Hücre Leke Kiti (Life Technologies) kullanılarak ölü hücreler dışlandı. Numuneler, bir BD Fortessa 16 renkli sitometrede (BD) alındı ​​ve FlowJo yazılımı (BD) ile analizler yapıldı.

          İmmünofloresan Boyama
          Optimum kesme sıcaklığı bileşiğinde korunan fare tümörleri kesildi (5 um kalınlığında kesitler) ve mikroskop lamlarına yapıştırıldı ve -80°C'de saklandı. Deneyin başlangıcında, lamlar havada kurutuldu ve soğuk asetonla yıkandı. Biotine nonspesifik bağlanmayı önlemek için Endogenous Avidin Biotin Blocking Kit (Thermo Fisher) kullanıldı. Ek olarak, arka plan lekelenmesini azaltmak için dokular %10 eşek serumu ile inkübe edildi. Kullanılan birincil antikorlar, anti-CD4, anti-CD8 ve anti-FOXP3 idi. AF-488'e konjüge edilmiş eşek anti-keçi ve eşek anti-sıçan ikincil antikorlar olarak kullanıldı ve slaytlar, biyotinlenmiş antikorları saptamak için Cy3-streptavidin ile inkübe edildi (Ek Tablo S5). Çekirdekler, DAPI (Thermo Fisher) ile zıt boyama yoluyla görselleştirildi. Görüntüler, tüm slayt tarayıcı Olympus BX61VS (20 × 0.

          Tüm doku immünofloresan analizi için Visiopharm'dan VIS yazılımı kullanıldı. Analiz protokolü, Ek Malzemeler ve Yöntemler bölümünde ayrıntılı olarak açıklanmıştır.

          CC Ekstraksiyonu ve Analizi
          CC'deki polifenoller, %50 ve %90 MeOH içinde ekstre edildi ve Fracassetti ve meslektaşlarının ( 22 ) prosedürüne göre LC-MS ile analiz edildi . Her iki özden elde edilen süpernatanlar birleştirildi ve analizden önce süzüldü. 254 nm'de bağıl alıkonma sürelerini ve LC-MS analizimizden elde edilen negatif iyon kütle spektrumlarını, CC polifenollerinin yayınlanmış bir karakterizasyonundakilerle karşılaştırdık ( 22 ).

          Castalagin'in CC'de Aktif Bileşik Olarak Tanımlanması
          CC'deki hangi bileşiklerin antitümör aktivitesinden sorumlu olduğunu keşfetmek için CC, ekstraksiyon (0, 50 ve sonra %90 MeOH) veya ters faz kromatografisi ile fraksiyonlara ayrıldı (ayrıntılı açıklamalar için Ek Malzemeler ve Yöntemlere bakınız). Fraksiyonlar, aktif fraksiyonları belirlemek için MCA-205 sarkom fare modelinde yinelemeli olarak tarandı.

          Fluo-Castalagin Sentezi ve Saflaştırma
          Castalagin, 5/6-karboksifloresein süksinimidil ester (floresin-NHS) ile bir transesterifikasyon reaksiyonu yoluyla floresein ile tek fonksiyonlu hale getirildi. Kısaca, castalagin (3.2 umol/L), 200 uL dimetilformamid içinde çözündürüldü ve ardından trietilamin (2 eşd.) ve 4-dimetilaminopiridin (Sigma) varlığında flüoresan-NHS (2 eşd.) ile reaksiyona sokuldu. DOWEX 50WX8 reçinesi ile çalışmanın ardından ham karışım LC-MS ile analiz edildi. Tek işlevli fluo-castalagin'e karşılık gelen tepe noktaları, HPLC ile izole edildi.

          Bakteriyel Suşlar ve Kültür Koşulları
          Tüm bakteriler anaerobik koşullar altında 37°C'de anaerobik bir oda içinde büyütüldü (Coy Laboratuvar Ürünleri, %5 H2 , %20 C02 , %75 N2 ) . Ruminococcus bromii (ATCC 27255 suşu) ve Ruminococcus bicirculans (CRCHUM12 T suşu ), anaerob bazal besiyeri (ABB; Oxoid) agar plakalarında büyütüldü. Escherichia coli (CRCHUM10 suşu) ve Bacteroides thetaiotaomicron (CRCHUM9 suşu), %5 koyun kanı (Oxoid) içeren tripton soya agar üzerinde büyütüldü. R. bicirculans , B. thetaiotaomicron ve E. colilaboratuvarımızda melanomlu hastaların dışkılarından izole edilmiştir. Her bakterinin bir kolonisi, taze ABB ortamına aşılandı ve büyüme deneylerinin başlamasından önce 48 saat süreyle büyütüldü.

          Bakteriyel İzolatlar Üzerinde Fluo-Castalagin Etiketleme Deneyleri
          Sabit faz kültürleri, taze ABB ortamı (4 mL/koşul) içinde seyreltildi ve erken-orta üstel faza (OD 600 ≥ 0.2) büyütüldü . Bakteriler tanımlanmış bir minimum ortamda yıkandı (MM; Ek Malzemeler ve Yöntemler bölümündeki tarife bakın) ve ardından 176 uL MM içinde yeniden süspanse edildi.

          0°C'de etiketleme deneyleri için bakteriler, fluo-castalagin eklenmeden önce bir saat süreyle bir buz banyosunda inkübe edildi. Rekabet deneyleri için, fluo-castalagin ilavesinden önce 200 umol/L'lik bir son konsantrasyona kadar castalagin ilave edildi. Fluo-castalagin probu, 2 umol/L'lik bir nihai konsantrasyona ilave edildi ve 37°C'de (veya buz durumu için 0°C'de ) bir saat süreyle bakterilerle inkübe edildi . İnkübasyondan sonra bakteriler iki kez PBS içinde yıkandı ve ardından akış sitometrisi ve epifloresan mikroskopisi (aşağıda ayrıntılı olarak açıklanmıştır) ile analiz edildi.

          Fluo-Castalagin Etiketleme Deneyleri için Akış Sitometrisi Edinimi
          Fluo-castalagin etiketli bakterilerin akış sitometri analizi, mavi (488 nm) lazerle donatılmış bir LSRFortessa sitometre (BD Biosciences) üzerinde gerçekleştirildi. Mavi 695/40 alanlı kanal, arka plan kanalı olarak kullanıldı. Mavi 530/30-alanlı kanalda boyanmamış popülasyonun üzerinde bir kapı kuruldu ve 100.000 olay için sinyal ölçüldü. Geçit içindeki bakterilerin fluo-castalagin tarafından etiketlendiği kabul edildi.

          Fluo-Castalagin Etiketleme Deneyleri için Epifloresans Mikroskopisi Edinimi
          Fluo-castalagin etiketli bakteriler, %0.2 Gelzan (Sigma) pedleri olan bir lam üzerine yüklendi. Fluo-castalagin etiketli bakterilerin epifloresan mikroskopi görüntülemesi, sayısal açıklığı 1.40 olan 60x CFI Plan Apochromat faz kontrast hedefi ile donatılmış bir Nikon Ti2 mikroskobu kullanılarak gerçekleştirildi. Floresan görüntüleme, bir FITC filtre seti (470/24 nm uyarma, 525/50 nm emisyon) ile bir SpectraX aydınlatıcı (Lumencor) kullandı. Görüntüler bir Hamamatsu Orca Fusion CMOS kamera ile çekilmiştir. Görüntüler FIJI'de şu şekilde işlendi: görüntüler kırpıldı, floresan kanalından arka plan çıkarıldı ve floresan kanallarına özdeş bir arama tablosu uygulandı.

          16S rRNA Analizi
          İzole edilmiş DNA, dışkı numunelerindeki mikrobiyal bileşimi araştırmak için 16S rRNA gen dizileri kullanılarak analiz edildi. Ayrıntılı prosedür, Ek Malzemeler ve Yöntemlerde açıklanmaktadır.

          Av Tüfeği Sıralama Analizi
          İzole edilmiş DNA, dışkı numunelerindeki mikrobiyal bileşimi araştırmak için pompalı dizileme kullanılarak analiz edildi. Ayrıntılı prosedür, Ek Malzemeler ve Yöntemlerde açıklanmaktadır.

          Kanser Olmayan Hastalarda CC Denemesi
          Bir CC klinik deneme çalışmasının ( NCT04058392 ) bir parçası olarak , saptanamayan viremi ile HIV ile yaşayan iki katılımcı, antiretroviral tedavilerine ek olarak dört hafta boyunca günde CC kapsülleri (toplam 1 g, Natural Traditions) almaya davet edildi. Dört haftalık CC alımından önce ve sonra her katılımcı tarafından dışkı toplandı ve -80°C'de donmadan önce maksimum 16 saat 4°C'de tutuldu.

          CC çalışması, Health Canada, Doğal ve Reçetesiz Sağlık Ürünleri Direktörlüğü ve McGill Üniversitesi Sağlık Merkezi araştırma etiği kurulu tarafından onaylandı (çalışma numarası 2020-5903). Her katılımcı çalışmaya girmeden önce yazılı bilgilendirilmiş onay verdi. Çalışma Helsinki Bildirgesi'ne uygun olarak yürütülmektedir.

          İstatistiksel analiz
          Mann-Whitney U testi, her bir numunedeki çeşitliliği gösteren alfa çeşitliliğini kullanarak farklı gruplar arasındaki anlamlı farklılıkları belirlemek için kullanıldı. DESeq2 ( 35 ), cins seviyesinde diferansiyel bolluk analizi yapmak için kullanıldı. Tüm Pdiferansiyel bolluk analizlerinin değerleri, Benjamini-Hochberg yöntemiyle çoklu karşılaştırmalar için ayarlanmıştır. Spearman sıra korelasyon testi, GraphPad Prism 8 kullanılarak elde edildi ve akış sitometrisi analiz parametreleri ile suda diferansiyel bolluk analizi ile tanımlanan önemli bakteriler arasındaki sürekli değişkenleri CC'ye karşı, su/αPD-1'e karşı CC/αPD-1'i karşılaştırmak için kullanıldı. , MCA-205 ve E0771 tümör modelleri için su/aPD-1'e karşı castalagin/αPD-1 ve su/IsoPD-1'e karşı castalagin/IsoPD-1 grupları. P değerleri, %95 güven aralıklarıyla iki taraflıydı: *, P < 0.05; **, P < 0.01; ***, P< 0,001. Castalagin antitümör doz-yanıt eğrisi, veriler GraphPad Prism 8'deki taban çizgisine göre ayarlanmış değişken eğim doz-yanıt denklemine uydurularak oluşturuldu. NR ve R'de castalagin metabolize edenlerin ve metabolize etmeyenlerin sıklığının analizi için Fisher kesin testi kullanıldı. GraphPad Prism 8'deki kohort hastaları.

          Veri Kullanılabilirliği Bildirimi
          Bu çalışmada gerçekleştirilen RNA-seq, metagenomik dizileme ve 16S rRNA dizilemeden üretilen ham okuma verileri, BioProject ID'nin PRJNA783624 (RNA-seq ve metagenomik dizileme) ve PRJNA706824 (16S rRNA dizileme) altında saklanır. Yeni oluşturulan 5.0M yedeksiz fare bağırsağı mikrobiyal gen kataloğu ve bunlardan yeniden yapılandırılmış ilişkili Metagenomik Türler Pan-genomları, veri tabanı INRAE-MGP ( https://doi.org/10.15454/L11MXM ) aracılığıyla mevcuttur .


          Git: Ek materyal

          Ek Şekil

          Ek veri dosyası için buraya tıklayın. (11M, pdf)
          Git: teşekkürler


          CRCHUM'un moleküler patoloji çekirdek tesisinden Liliane Meunier ve Véronique Barrès'e mikroskop slayt taramasını gerçekleştirdikleri için teşekkür ederiz. CRCHUM hayvan tesisine, Montreal Klinik Araştırma Enstitüsü (IRCM) hayvan tesisine ve CRCHUM'un deneysel görüntüleme çekirdek tesisinden Aurélie Cleret-Buhot'a şekiller için görüntü analizi ve immünofloresan görüntüleri gerçekleştirdikleri için teşekkür ederiz. Ayrıca, IBIS'den (Institut de Biologie Intégrative et des Systèmes, Université Laval) Thibeault Varin'e 16S rRNA dizileme konusundaki yardımları için teşekkür ederiz. Bu çalışma, Institut du Cancer de Montréal tarafından mali olarak desteklenmiştir (M. Messaoudene ve B. Routy'ye); Kanada Sağlık Araştırma Enstitüsü (B. Routy ve B. Castagner'a); Prefontaine Ailesi ve Fondation du CHUM (B. Routy'ye); Terapötik Kimya Kanada Araştırma Başkanı (B. Castagner); Réseau de Therapie cellulaire, Tissulaire et Génique du Québec (ThéCell; B. Routy'ye); Kanada 150 Bakteriyel Hücre Biyolojisi Araştırma Başkanı (YV Brun'a); Fonds de la Recherche Québec-Santé (FRQ-S): Réseau SIDA/Maladies infectieuses, Thérapie cellulaire, and the Vaccines and Immunotherapies Core of the CIHR Canadian HIV Trials Network (CTN; grant CTN 247; to S. Isnard); CIHR'den ve Fondation JA De Sève'den (A. Marette'e) kuruluş programı hibesi; Diyabet ve kardiyovasküler hastalıkların patogenezini incelemek için Pfizer araştırma fonu (A. Marette'e); Fonds de recherche du Québec–Santé (FRQS), FRQS junior I kariyer ödülleri (B. Routy'ye); FRQS doktora sonrası araştırma bursu (303637; C. Richard'a); Avrupa Birliği Oncobiome (G. Kroemer'e); ve Seerave Vakfı (G. Kroemer'e). Tissulaire et Génique du Québec (ThéCell; B. Routy'ye); Kanada 150 Bakteriyel Hücre Biyolojisi Araştırma Başkanı (YV Brun'a); Fonds de la Recherche Québec-Santé (FRQ-S): Réseau SIDA/Maladies infectieuses, Thérapie cellulaire, and the Vaccines and Immunotherapies Core of the CIHR Canadian HIV Trials Network (CTN; grant CTN 247; to S. Isnard); CIHR'den ve Fondation JA De Sève'den (A. Marette'e) kuruluş programı hibesi; Diyabet ve kardiyovasküler hastalıkların patogenezini incelemek için Pfizer araştırma fonu (A. Marette'e); Fonds de recherche du Québec–Santé (FRQS), FRQS junior I kariyer ödülleri (B. Routy'ye); FRQS doktora sonrası araştırma bursu (303637; C. Richard'a); Avrupa Birliği Oncobiome (G. Kroemer'e); ve Seerave Vakfı (G. Kroemer'e). Tissulaire et Génique du Québec (ThéCell; B. Routy'ye); Kanada 150 Bakteriyel Hücre Biyolojisi Araştırma Başkanı (YV Brun'a); Fonds de la Recherche Québec-Santé (FRQ-S): Réseau SIDA/Maladies infectieuses, Thérapie cellulaire, and the Vaccines and Immunotherapies Core of the CIHR Canadian HIV Trials Network (CTN; grant CTN 247; to S. Isnard); CIHR'den ve Fondation JA De Sève'den (A. Marette'e) kuruluş programı hibesi; Diyabet ve kardiyovasküler hastalıkların patogenezini incelemek için Pfizer araştırma fonu (A. Marette'e); Fonds de recherche du Québec–Santé (FRQS), FRQS junior I kariyer ödülleri (B. Routy'ye); FRQS doktora sonrası araştırma bursu (303637; C. Richard'a); Avrupa Birliği Oncobiome (G. Kroemer'e); ve Seerave Vakfı (G. Kroemer'e). esmer); Fonds de la Recherche Québec-Santé (FRQ-S): Réseau SIDA/Maladies infectieuses, Thérapie cellulaire, and the Vaccines and Immunotherapies Core of the CIHR Canadian HIV Trials Network (CTN; grant CTN 247; to S. Isnard); CIHR'den ve Fondation JA De Sève'den (A. Marette'e) kuruluş programı hibesi; Diyabet ve kardiyovasküler hastalıkların patogenezini incelemek için Pfizer araştırma fonu (A. Marette'e); Fonds de recherche du Québec–Santé (FRQS), FRQS junior I kariyer ödülleri (B. Routy'ye); FRQS doktora sonrası araştırma bursu (303637; C. Richard'a); Avrupa Birliği Oncobiome (G. Kroemer'e); ve Seerave Vakfı (G. Kroemer'e). esmer); Fonds de la Recherche Québec-Santé (FRQ-S): Réseau SIDA/Maladies infectieuses, Thérapie cellulaire, and the Vaccines and Immunotherapies Core of the CIHR Canadian HIV Trials Network (CTN; grant CTN 247; to S. Isnard); CIHR'den ve Fondation JA De Sève'den (A. Marette'e) kuruluş programı hibesi; Diyabet ve kardiyovasküler hastalıkların patogenezini incelemek için Pfizer araştırma fonu (A. Marette'e); Fonds de recherche du Québec–Santé (FRQS), FRQS junior I kariyer ödülleri (B. Routy'ye); FRQS doktora sonrası araştırma bursu (303637; C. Richard'a); Avrupa Birliği Oncobiome (G. Kroemer'e); ve Seerave Vakfı (G. Kroemer'e). Isnard); CIHR'den ve Fondation JA De Sève'den (A. Marette'e) kuruluş programı hibesi; Diyabet ve kardiyovasküler hastalıkların patogenezini incelemek için Pfizer araştırma fonu (A. Marette'e); Fonds de recherche du Québec–Santé (FRQS), FRQS junior I kariyer ödülleri (B. Routy'ye); FRQS doktora sonrası araştırma bursu (303637; C. Richard'a); Avrupa Birliği Oncobiome (G. Kroemer'e); ve Seerave Vakfı (G. Kroemer'e). Isnard); CIHR'den ve Fondation JA De Sève'den (A. Marette'e) kuruluş programı hibesi; Diyabet ve kardiyovasküler hastalıkların patogenezini incelemek için Pfizer araştırma fonu (A. Marette'e); Fonds de recherche du Québec–Santé (FRQS), FRQS junior I kariyer ödülleri (B. Routy'ye); FRQS doktora sonrası araştırma bursu (303637; C. Richard'a); Avrupa Birliği Oncobiome (G. Kroemer'e); ve Seerave Vakfı (G. Kroemer'e).

          Bu makalenin basım masrafları sayfa ücretlerinin ödenmesiyle kısmen karşılanmıştır. Bu nedenle bu makale , yalnızca bu gerçeği belirtmek için 18 USC Bölüm 1734 uyarınca burada reklam olarak işaretlenmelidir .

          Git: Dipnotlar
          Not: Bu makale için ek veriler, Cancer Discovery Online'da (http://cancerdiscovery.aacrjournals.org/) mevcuttur.

          Git: Yazarların Açıklamaları
          M. Messaoudene, beklemede olan G17004-00006-AD (anti kanser etkinliği ve bağışıklık kontrol noktası inhibitörlerine yanıtı artırmak için castalagin veya bunun analoglarının kullanımı) için bir patent bildirir. R. Pidgeon, çalışmanın yürütülmesi sırasında Kanada Sağlık Araştırma Enstitülerinden hibeler ve kişisel ücretler, Weston Family Foundation ve Canadian Glycomics Network'ten (GlycoNet) bağışlar ve Fonds de recherche du Quebec'ten (Santé; FRQS) kişisel ücretler bildirir; sunulan çalışma dışında Micropredictome'dan (2018-2019 kurucu ortağı) diğer destekler; ve beklemede olan G17004-00006-AD patenti (anti kanser etkinliği için ve bağışıklık kontrol noktası inhibitörlerine yanıtı artırmak için castalagin veya bunun analoglarının kullanımı). S. Isnard, çalışmanın yürütülmesi sırasında Kanada HIV Araştırmaları Ağı'ndan bağışlar aldığını bildirdi. D. Raoult, sunulan çalışmanın dışında Eurofins ve Culturetop'tan başka destekler olduğunu bildirdi. G. Kroemer, çalışmanın yürütülmesi sırasında Agence Nationale de Recherche, Institut Nationale du Cancer, Ligue National contre le Cancer ve Cancéropôle Ile de France'dan hibe aldıklarını bildirdi; sunulan çalışmanın dışında Daiichi Sankyo, Eleor, Kaleido, Lytix Pharma, PharmaMar, Samsara, Sanofi, Sotio, Vascage ve Vasculox/Tioma'dan sağlanan hibeler; Fransa Bristol Myers Squibb Vakfı'nın Yönetim Kurulu üyesidir ve Everimmune, Samsara Therapeutics ve Therafast Bio'nun bilimsel kurucu ortaklarından biridir. A. Elkrief, gönderilen çalışmanın dışında Kanada Sağlık Araştırma Enstitüleri, Kraliyet Doktorlar ve Kanada Kraliyet Koleji ve Henry R. Shibata Ödülü'nden başka destekler olduğunu bildirdi. A. Marette, çalışmanın yürütülmesi sırasında Weston Vakfı'ndan bağış aldığını bildirdi. B. Castagner, beklemede olan G17004-00006-AD (anti kanser etkinliği ve bağışıklık kontrol noktası inhibitörlerine yanıtı artırmak için castalagin veya bunun analoglarının kullanımı) için bir patent bildirir. B. Routy, sunulan çalışma dışında Davoltera, Kaleido ve Vedanta'dan hibeler ve ayrıca G17004-00006-AD için bir patent (anti kanser etkinliği ve bağışıklık kontrol noktası inhibitörlerine yanıtı artırmak için castalagin veya bunun analoglarının kullanımı) beklemede olduğunu bildiriyor. . Diğer yazarlar tarafından herhangi bir açıklama yapılmadı. yanı sıra G17004-00006-AD için bir patent (anti kanser etkinliği için castalagin veya bunun analoglarının kullanımı ve bağışıklık kontrol noktası inhibitörlerine yanıtı arttırmak için) beklemede. Diğer yazarlar tarafından herhangi bir açıklama yapılmadı. yanı sıra G17004-00006-AD için bir patent (anti kanser etkinliği için castalagin veya bunun analoglarının kullanımı ve bağışıklık kontrol noktası inhibitörlerine yanıtı arttırmak için) beklemede. Diğer yazarlar tarafından herhangi bir açıklama yapılmadı.

          Git: Yazar katkıları


          M. Messaoudene: Kavramsallaştırma, kaynaklar, veri iyileştirme, biçimsel analiz, denetim, finansman sağlama, doğrulama, araştırma, görselleştirme, metodoloji, yazma–orijinal taslak, proje yönetimi, yazma–inceleme ve düzenleme. R. Pidgeon: Kaynaklar, resmi analiz ve metodoloji. C. Richard: Resmi analiz, doğrulama ve metodoloji. M. Ponce: Soruşturma. K. Diop: Soruşturma. M. Benlaifaoui: Soruşturma. A. Nolin-Lapalme: Biçimsel analiz. F. Cauchois: Soruşturma. J. Malo: Soruşturma. W. Belkaid: Soruşturma. S. Isnard: Kaynaklar.Y. Fradet: Yazma–inceleme ve düzenleme. L. Dridi: Soruşturma. D. Velin: Biçimsel analiz, inceleme, yazma-inceleme ve düzenleme. P. Oster: Resmi analiz ve soruşturma. D. Raoult: Kaynaklar. F. Ghiringhelli: Kaynaklar, yazma–inceleme ve düzenleme. R. Boidot: Soruşturma ve metodoloji. S. Chevrier: Soruşturma. DT Kysela: Soruşturma. YV Brun: Soruşturma, yazma-inceleme ve düzenleme. E. Falcone: Kaynaklar. G. Pilon: Soruşturma. F. Plaza Onate: Yazılım, araştırma, metodoloji.O. Gitton-Quent: Yazılım, inceleme, metodoloji. E. Le Chatelier: Yazılım, araştırma ve metodoloji. S. Durand: Kaynaklar, resmi analiz, soruşturma ve metodoloji. G. Kroemer: Kaynaklar, metodoloji, yazma-inceleme ve düzenleme. A. Elkrief: Yazma–inceleme ve düzenleme. A. Marette: Kaynaklar, araştırma, metodoloji, yazma-inceleme ve düzenleme. B. Castagner: Kaynaklar, biçimsel analiz, araştırma, metodoloji, yazma-inceleme ve düzenleme. B. Rota:Kavramsallaştırma, kaynaklar, biçimsel analiz, denetim, finansman sağlama, doğrulama, araştırma, görselleştirme, metodoloji, yazma–orijinal taslak, proje yönetimi, yazma–inceleme ve düzenleme.

          Git: Referanslar

          1. Elkrief A, Joubert P, Florescu M, Tehfe M, Blais N, Routy B. 2020'de Kanada'da metastatik küçük hücreli dışı akciğer kanserinin terapötik manzarası . Curr Oncol Tor Ont 2020; 27 :52–60. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
          2. Gandhi L, Rodríguez-Abreu D, Gadgeel S, Esteban E, Felip E, De Angelis Fet al.. Metastatik küçük hücreli dışı akciğer kanserinde pembrolizumab artı kemoterapi . N İngilizce J Med 2018; 378 :2078–92. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          3. Motzer RJ, Tannir NM, McDermott DF, Arén Frontera O, Melichar B, Choueiri TKet al.. İleri renal hücreli karsinomda nivolumab artı ipilimumab'a karşı sunitinib . N İngilizce J Med 2018; 378 :1277–90. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
          4. Pitt JM, Vétizou M, Daillère R, Roberti MP, Yamazaki T, Routy Bet al.. Kanserde immün kontrol noktası blokajına karşı direnç mekanizmaları: tümörün içsel ve dışsal faktörleri . Bağışıklık 2016; 44 :1255–69. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          5. Chen DS, Mellman I. Kanser bağışıklığının unsurları ve kanser bağışıklığı ayar noktası . Doğa 2017; 541 :321–30. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          6. Routy B, Gopalakrishnan V, Daillère R, Zitvogel L, Wargo JA, Kroemer G. Bağırsak mikrobiyotası antikanser immün gözetimi ve genel sağlığı etkiler . Nat Rev Clin Oncol 2018; 15 :382–96. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          7. Elkrief A, El Raichani L, Richard C, Messaoudene M, Belkaid W, Malo Jet al.. Antibiyotikler, immün kontrol noktası inhibitörleri ile tedavi edilen ilerlemiş melanom hastalarının progresyonsuz sağkalımının azalmasıyla ilişkilidir . Onkoimmünoloji 2019; 8 :e1568812. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
          8. Wilson BE, Routy B, Nagrial A, Chin VT. Antibiyotiklerin immün kontrol noktası blokajındaki klinik sonuçlar üzerindeki etkisi: gözlemsel çalışmaların sistematik bir incelemesi ve meta-analizi . Kanser Immunol Immunother CII 2020; 69 :343–54. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          9. Derosa L, Hellmann MD, Spaziano M, Halpenny D, Fidelle M, Rizvi Het al.. İlerlemiş renal hücreli ve küçük hücreli dışı akciğer kanseri olan hastalarda immün kontrol noktası inhibitörlerinin klinik aktivitesi üzerinde antibiyotiklerin negatif ilişkisi . Ann Oncol 2018; 29 :1437–44. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
          10. Routy B, Le Chatelier E, Derosa L, Duong CPM, Alou MT, Daillère Ret al.. Bağırsak mikrobiyomu, epitelyal tümörlere karşı PD-1 bazlı immünoterapinin etkinliğini etkiler . Bilim 2018; 359 :91–7. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          11. Matson V, Fessler J, Bao R, Chongsuwat T, Zha Y, Alegre M-Let al.. Kommensal mikrobiyom, metastatik melanom hastalarında anti-PD-1 etkinliği ile ilişkilidir . Bilim 2018; 359 :104–8. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
          12. Gopalakrishnan V, Spencer CN, Nezi L, Reuben A, Andrews MC, Karpinets TVet al.. Bağırsak mikrobiyomu, melanom hastalarında anti-PD-1 immünoterapiye yanıtı modüle eder . Bilim 2018; 359 :97–103. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
          13. Derosa L, Routy B, Fidelle M, Iebba V, Alla L, Pasolli E ve diğerleri. Bağırsak bakteri bileşimi, renal hücreli karsinom hastalarında kanser immünoterapisine birincil direnci yönlendirir . Avro Urol 2020; 78 :195–206. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          14. Tanoue T, Morita S, Plichta DR, Skelly AN, Suda W, Sugiura Yet al.. Tanımlanmış bir kommensal konsorsiyum, CD8 T hücrelerini ve anti-kanser bağışıklığını ortaya çıkarır . Doğa 2019; 565 :600–5. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          15. Hakozaki T, Richard C, Elkrief A, Hosomi Y, Benlaïfaoui M, Mimpen Iet al.. Bağırsak mikrobiyomu, ilerlemiş küçük hücreli dışı akciğer kanseri olan hastalarda bağışıklık kontrol noktası inhibisyonu sonuçlarıyla ilişkilendirilir . Kanser İmmünol Res 2020; 8 :1243–50. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          16. Helmink BA, Khan MAW, Hermann A, Gopalakrishnan V, Wargo JA. Mikrobiyom, kanser ve kanser tedavisi . Nat Med 2019; 25 :377–88. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          17. Daillère R, Derosa L, Bonvalet M, Segata N, Routy B, Gariboldi Met al.. Deneme saati: Antikanser immünoterapinin klinik etkinliğini artırmak için bir araç olarak bağırsak mikrobiyotası . Onkoimmünoloji 2020; 9 :1774298. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
          18. Baruch EN, Youngster I, Ben-Betzalel G, Ortenberg R, Lahat A, Katz Let al.. Fekal mikrobiyota nakli, immünoterapiye dirençli melanom hastalarında yanıtı teşvik eder . Bilim 2021; 371 :602–9. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          19. Anhê FF, Nachbar RT, Varin TV, Trottier J, Dudonné S, Le Barz Met al.. Camu camu (Myrciaria dubia) ile tedavi, bağırsak mikrobiyotasını değiştirerek ve diyete bağlı obez farelerde enerji harcamasını artırarak obeziteyi önler . Bağırsak 2019; 68 :453–64. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          20. Bourgeois-Daigneault MC, St-Germain LE, Roy DG, Pelin A, Aitken AS, Arulanandam Ret al.. Göğüs kanseri tedavisi için başarılı bir strateji olarak paklitaksel ve MG1 onkolitik virüs kombinasyonu . Göğüs Kanseri Araştırması 2016; 18:83 . [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
          21. Vétizou M, Pitt JM, Daillère R, Lepage P, Waldschmitt N, Flament Cet al.. CTLA-4 blokajı ile antikanser immünoterapi, bağırsak mikrobiyotasına dayanır . Bilim 2015; 350 :1079–84. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
          22. Fracassetti D, Costa C, Moulay L, Tomás-Barberán FA. Camu-camu meyvesinden (Myrciaria dubia) elde edilen iki toz ürünün ellagik asit türevleri, ellagitanninler, proantosiyanidinler ve diğer fenolikler, C vitamini ve antioksidan kapasitesi . Gıda Kimyası 2013; 139 :578–88. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          23. Oster P, Vaillant L, Riva E, McMillan B, Begka C, Truntzer Cet al.. Helicobacter pylori enfeksiyonu, kanser immünoterapilerinin etkinliği üzerinde zararlı bir etkiye sahiptir . Gut 202121 Temmuz [Epub baskıdan önce]. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
          24. Selma MV, Beltrán D, Luna MC, Romo-Vaquero M, García-Villalba R, Mira Aet al.. Ellagik asitten biyoaktif metabolit izourolitin a üretebilen insan bağırsak bakterilerinin izolasyonu . Ön Mikrobiyol 2017; 8 :1521. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
          25. Derosa L, Routy R, Maltez Thomas A, Iebba V, Zalcman G, Friard Set al.. Intestinal Akkermansia muciniphila , ilerlemiş küçük hücreli dışı akciğer kanseri olan hastalarda PD-1 blokajına klinik yanıtı öngörür . Nat Med 20223 Şubat [Epub baskıdan önce]. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
          26. Isnard S, Fombuena B, Ouyang J, Royston L, Lin J, Bu Set al.. Camu Camu Study Group. HIV ile yaşayan ART ile tedavi edilen kişilerde mikrobiyal translokasyon ve sistemik immün aktivasyon üzerindeki Camu Camu etkileri: tek kollu, randomize olmayan Camu Camu prebiyotik pilot çalışmasının protokolü (CIHR/CTN PT032) . BMJ Açık 2022; 12 :e053081. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
          27. van Heumen BWH, Roelofs HMJ, Te Morsche RHM, Marian B, Nagengast FM, Peters WHM. Selekoksib ve tauro-ursodeoksikolik asit birlikte tedavisi, ailesel adenomatöz polipozdan türetilmiş LT97 kolon adenoma hücrelerinde hücre büyümesini inhibe eder . Exp Cell Res 2012; 318 :819–27. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          28. Ma C, Han M, Heinrich B, Fu Q, Zhang Q, Sandhu Met al.. Bağırsak mikrobiyomu aracılı safra asidi metabolizması, karaciğer kanserini NKT hücreleri aracılığıyla düzenler . Bilim 2018; 360 :eaan5931. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
          29. Haslam E. İlaç olarak doğal polifenoller (bitkisel tanenler): olası etki biçimleri . J Nat Prod 1996; 59 :205–15. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          30. Kuhn P, Kalariya HM, Poulev A, Ribnicky DM, Jaja-Chimedza A, Roopchand DE ve diğerleri. Üzüm polifenolleri, farelerde metabolik sendromun gelişmesiyle ilişkili bağırsakta lokalize reaktif oksijen türlerini azaltır . PLoS Bir 2018; 13 :e0198716. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
          31. Imlay JA. Bakteriler dünyanın neresinde oksidatif stres yaşıyor? Çevre Mikrobiol 2019; 21 :521–30. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
          32. Khademian M, Imlay JA. Escherichia coli sitokrom c peroksidaz, hidrojen peroksidin terminal elektron alıcısı olarak kullanılmasını sağlayan bir solunum oksidazdır . Proc Natl Acad Sci ABD 2017; 114 :E6922–31. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
          33. Perron NR, Brumaghim JL. Demir bağlanmasıyla ilgili polifenol bileşiklerinin antioksidan mekanizmalarının gözden geçirilmesi . Hücre Biyokimyası Biyofiz 2009; 53 :75–100. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          34. Davar D, Dzutsev AK, McCulloch JA, Rodrigues RR, Chauvin JM, Morrison RMet al.. Fekal mikrobiyota nakli, melanom hastalarında anti-PD-1 tedavisine direncin üstesinden gelir . Bilim 2021; 371 :595–602. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
          35. Love MI, Huber W, Anders S. DESeq2 ile RNA-seq verileri için kat değişimi ve dağılımının moderasyonlu tahmini . Genom Biol 2014; 15 :550. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]

          Yorum yap


          • #6
            Camu camu ( Myrciaria dubia ) ile tedavi, bağırsak mikrobiyotasını değiştirerek ve diyete bağlı obez farelerde enerji tüketimini artırarak obeziteyi önler.

            Fernando F Anhê 1 2, Renato T Nachbar 1, Thibault V Varin 2, Jocelyn Trottier 3 4, Stéphanie Dudonné 2, Mélanie Le Barz 1 2, Perrine Feutry 2, Geneviève Pilon 1 2, Olivier Barbier 3 4, Yves Desjardins 2, Denis Roy 2, André Marette 1 2
            Bağlantılar genişletmekSoyut

            Amaç: Meyve tüketimi, daha iyi sağlık ve bağırsak mikrobiyotasındaki (GM) daha yüksek bakteri çeşitliliği ile güçlü bir şekilde ilişkilidir. Camu camu ( Myrciaria dubia ), benzersiz bir fitokimyasal profile, güçlü antioksidan potansiyele ve iddia edilen anti-inflamatuar potansiyele sahip bir Amazon meyvesidir.

            Tasarım: 16S rRNA gen bazlı taksonomik profil oluşturma ve dışkı mikrobiyal transplantasyonu (FMT) ile birlikte metabolik testler kullanarak, ham bir camu camu ekstraktının (CC) yüksek yağ/yüksek sakkarozda obezite ve ilişkili immünometabolik bozukluklar üzerindeki etkisini değerlendirdik. (HFHS) ile beslenen fareler.

            Sonuçlar: HFHS ile beslenen farelerin CC ile tedavisi kilo alımını önledi, yağ birikimini azalttı ve metabolik inflamasyonu ve endotoksemiyi köreltti. CC ile tedavi edilen farelerde glikoz toleransı ve insülin duyarlılığında iyileşme görüldü ve ayrıca hepatik steatoza karşı tamamen korundu. Bu etkiler, artan enerji harcaması ve CC ile tedavi edilen farelerin kahverengi yağ dokusunda (BAT) ayrılmayan protein 1 mRNA ekspresyonunun yukarı regülasyonu ile bağlantılıydı; bu, membran safra asidi (BA) reseptörü TGR5'in mRNA ekspresyonu ile güçlü bir şekilde koreleydi. Ayrıca, CC ile tedavi edilen fareler, plazma BA havuzu boyutu ve bileşiminde değişiklik ve GM'de ciddi değişiklikler (örneğin, Akkermansia muciniphila'nın çoğalması ve Lactobacillus'ta güçlü bir azalma) gösterdi.). CC ile tedavi edilen farelerin GM'si ile yeniden oluşturulan mikropsuz (GF) fareler, HFHS kontrollerinin FM'si ile kolonize edilen GF farelere göre daha az kilo aldı ve daha yüksek enerji harcaması sergiledi.

            Sonuç: Sonuçlarımız, CC'nin, GM'ye bağlı ve BA havuzu büyüklüğü ve bileşimindeki büyük değişikliklerle bağlantılı bir mekanizma olan BAT aktivasyonu ve artan enerji harcaması yoluyla visseral ve karaciğer yağ birikimini önlediğini göstermektedir.

            Anahtar Kelimeler: akkermansia muciniphila; kahverengi yağ dokusu; insülin direnci; metabolik sendrom; polifenoller.

            © Yazar(lar) (veya işveren(ler)) 2019. Ticari olarak yeniden kullanım yasaktır. Haklara ve izinlere bakın. BMJ tarafından yayınlandı.

            Yorum yap


            • #7
              Camu-Camu Obeziteyi Azaltır ve Obez ve Diyabetik Farelerin Diyabetik Profillerini İyileştirir: Doz Aralığı Çalışması
              Anne Abot , 1 Amandine Brochot , 2 Nicolas Pomié , 1 Eve Wemelle , 3, 4 Céline Druart , 2 Marion Régnier , 5 Nathalie M. Delzenne , 5 Willem M. de Vos , 6, 7 Claude Knauf , 3, 4, * ve Patrice D.Cani 4, 5, *
              Leonardo Tenori, Akademik Editör
              Yazar bilgileri Makale notları Telif Hakkı ve Lisans bilgileri PMC Yasal Uyarı
              1 Enterosys SAS, 31670 Labège, Fransa; moc.sysoretne@toba.enna (AA); moc.sysoretne@eimop.salocin (NP)
              2 A-Mansia Biotech SA, Akkermansia Şirketi, 1435 Mont-Saint-Guibert, Belçika; moc.aisnam-a@tohcorb.enidnama (AB); moc.aisnam-a@traurd.enilec (CD)
              3 Institut National de la Santé et de la Recherche Médicale (INSERM), U1220, Institut de Recherche en Santé Digestive et Nutrition (IRSD), Université Paul Sabatier (UPS), 31000 Toulouse, Fransa; rf.mresni@ellemew.eve
              4 NeuroMicrobiota Laboratuvarı, Uluslararası Araştırma Programı (IRP) INSERM, 31000 Toulouse, Fransa
              5 WELBIO—Yaşam Bilimleri ve BIOteknolojide Valon Mükemmelliği, Metabolizma ve Beslenme Araştırma Grubu, Louvain İlaç Araştırma Enstitüsü, Université Catholique de Louvain (UCLouvain), 1200 Brüksel, Belçika; eb.niavuolcu@reinger.noiram (MR); eb.niavuolcu@ennezled.eilahtan (NMD)
              6 Mikrobiyoloji Laboratuvarı, Wageningen Üniversitesi, 6708 WE Wageningen, Hollanda; ln.ruw@soved.melliw
              7 İnsan Mikrobiyomu Araştırma Programı, Tıp Fakültesi, Helsinki Üniversitesi, 00014 Helsinki, Finlandiya
              * Yazışma: rf.mresni@fuank.edualc (CK); eb.niavuolcu@inac.ecirtap (PDC)

              İlişkili Veriler
              Ek Malzemeler Veri Kullanılabilirliği Beyanı
              Şuraya git: Soyut
              Aşırı kilo, obezite ve bunlara eşlik eden hastalıklar şu anda önemli bir halk sağlığı sorunu olarak kabul edilmektedir. Bugün bu hastalıkların yükünü hafifletebilecek etkili stratejiler geliştirmek için hala önemli çabalara ihtiyaç duyulmaktadır. Bazıları bitki özleri içeren beslenme müdahaleleri umut verici sağlık yararları sunmaktadır. Bu çalışmada, polifenoller ve C vitamini açısından zengin bir Amazon meyvesi olan Camu-Camu'nun ( Myrciaria dubia ), farelerde obezite ve buna bağlı bozuklukların önlenmesi ve Akkermansia muciniphila bolluğu üzerindeki etkisini değerlendirdik.hem çekumda hem de dışkıda. Yöntemler: Yüksek yağlı diyet (HFD) kaynaklı obezite bağlamında Camu-Camu ekstraktının (CCE) doz-cevap etkilerini araştırdık. 5 haftalık takviyeden sonra, iki CCE dozunun glikoz ve lipit homeostazisini farklı şekilde iyileştirdiğini gösterdik. En düşük CCE dozu (62,5 mg/kg), tercihen HDL olmayan kolesterolü ve serbest yağ asitlerini (FFA) azalttı ve A. muciniphila bolluğunu arttırdıkaraciğer metabolizmasını etkilemeden, yalnızca en yüksek CCE dozu (200 mg/kg) aşırı kilo alımını, yağ kütlesi kazanımını ve hepatik steatozu önledi. Her iki doz da HFD'nin neden olduğu açlık hiperglisemisini azalttı. Sonuç olarak, bitki ekstraktlarının ve özellikle CCE'nin kullanımı, A. muciniphila bolluğunun modülasyonundan muhtemelen bağımsız mekanizmalar yoluyla kilo yönetimi stratejilerinin ve glukoz homeostazisinin değiştirilmesinin desteklenmesinde ek bir seçeneği temsil edebilir .

              Anahtar Kelimeler: Camu-Camu ekstraktı, nutrasötikler, obezite, diyabet, antioksidan
              Şuraya git: 1. Giriş
              Aşırı kilo, obezite ve bunların eşlik eden hastalıkları (yani tip 2 diyabet [T2D], hepatik steatoz, hiperlipidemi ve kardiyovasküler hastalıklar) şu anda küresel bir salgın olarak kabul edilmektedir [1 ] . Dünya çapında yetişkin nüfusun üçte birinden fazlasının etkilendiği obeziteyle ilişkili metabolik bozukluklar, önemli bir halk sağlığı sorunu haline geldi. Tahminler, 2025 yılına kadar dünya çapında beş yetişkinden birinin obeziteden etkilenmesinin beklendiğini göstermektedir [ 2 ]. Aynı dalganın T2D için de tahmin edildiği, 2030 yılına kadar 417,3 milyon kişinin teşhis edilmiş veya teşhis edilmemiş T2D'den muzdarip olacağı öngörülmektedir [ 3 ]. Bu hastalıklar dünyanın her yerinde yayılmakta ve özellikle gelişmekte olan ve yeni gelişmiş ülkelerde artış göstermektedir [ 3] Aşırı kilo ve açlık hiperglisemisi arasındaki kesin ilişki bir şekilde “tavuk mu yumurta mı” tartışması olmaya devam ediyor, ancak obezite ile T2D arasındaki bağlantı 1920'lerin başlarında fark edildi [ 4 ]. İnsülin direnci, metabolik sendromun (yani aşırı kilo, dislipidemi ve hipertansiyon) ortaya çıkması için bir ön koşuldur [ 5 , 6 ]. Diğer kanıtlar visseral yağlanmanın sistemik insülin direncini tetiklediğini göstermektedir [ 7 ]. Aslında aşırı kilo ve T2D sıklıkla birlikte ortaya çıkar ve T2D hastalarının büyük çoğunluğu aşırı kiloludur veya geçmişte de olmuştur.

              Genel olarak obezite, alım ve harcama, yaşam tarzı ve Batı diyet alışkanlıkları (yüksek yağ ve düşük lif içeriği) arasındaki enerji dengesizliğinin bir sonucudur. Ancak obezite ve T2D'nin ayırt edici özellikleri daha karmaşıktır. Her ikisi de, özellikle sıkı bağlantı proteinlerinin ve koruyucu mukus üretiminin azalmasıyla karakterize edilen, kronik düşük dereceli inflamasyonun ve bağırsak bariyerinin bütünlüğünün bozulmasının olası bir sonucu olarak tanımlanmıştır. Bu artan bağırsak geçirgenliği, metabolik endotoksemiden sorumlu olan ve yavaş yavaş kronik düşük dereceli inflamasyona ve insülin direncine yol açan lipopolisakkaritler (LPS) gibi proinflamatuar bakteriyel bileşiklerin translokasyonuna izin verebilir [8] .] Giderek artan kanıtlar, bağırsak mikrobiyotasının aynı zamanda obezitenin patogenezinde ve glikoz homeostazisinin değişmesinde de önemli bir faktör olduğunu göstermektedir [ 9 , 10 , 11 , 12 ]. Örneğin, bağırsakta doğal olarak bulunan, mukus kullanan bir bakteri olan Akkermansia muciniphila ( A. muciniphila ), farklı mekanizmalarla hem kemirgenlerde hem de insanlarda doğrulanmış sağlığı geliştirici etkilere sahiptir [ 13 , 14 , 15 ]. Bolluğu obezite [ 16 ] ve diyabet [ 17 , 18 ] sırasında azalır ancak prebiyotik uygulamayı takiben artar [ 14, 19 ]. Kemirgenlerde ve insanlarda bakterilerin (canlı veya pastörize) uygulanması, kardiyometabolik parametrelerin iyileşmesiyle önemli ölçüde ilişkilidir [ 13 , 15 , 20 ].

              Hijyenik-diyet alışkanlıklarında değişiklik yapılması genellikle kilo kaybını veya glisemi kontrolünü desteklemek için tavsiye edilir, ancak bu yaşam tarzı değişikliklerinin uzun vadede sürdürülmesi genellikle zordur [ 21 ]. İnsanların daha sağlıklı bir yaşam tarzı elde etmelerine yardımcı olmak için tüketicilerin talepleri doğrultusunda bilimsel ve klinik olarak kanıtlanmış fonksiyonel bileşenlere ihtiyaç vardır: doğal, güvenli, etkili ve sürdürülebilir şekilde üretilmiş. Olası seçenekler arasında farklı bitki özleri ilgi çekici olabilir. Çeşitli çalışmalar , polifenoller de dahil olmak üzere fitokimyasallar içeren bitki özlerinin , anti - diyabetik ve anti - obezite aktiviteleri de dahil olmak üzere yararlı biyolojik etkiler gösterdiğini göstermiştir .27 ] farklı mekanizmalar yoluyla: antioksidan, antiinflamatuar, immünomodülatör ve bağırsak mikrobiyota kompozisyonunun ve/veya mikrobiyal olarak türetilmiş fenolik metabolitlerin modülasyonu yoluyla [ 28 , 29 , 30 ].

              Potansiyel bir aday Camu-Camu'dur ( Myrciaria dubia , CC). CC, etkileyici miktarda C vitamini (yaklaşık 6 g/100 g taze posa) içerdiğinden sağlığa potansiyel faydaları olan bir Amazon meyvesidir ve bu da onu dünyadaki bu vitaminin en zengin kaynaklarından biri yapar [31 ] . CC ayrıca, kemirgenlerde vücut ağırlığı artışı, glukoz metabolizması ve hepatik steatozdaki iyileşmelerle ilişkili antioksidan ve antiinflamatuar aktiviteleri açısından iyi belgelenmiş polifenoller de içerir [28 , 31 , 32 , 33 , 34 .] Yakın zamanda yapılan bir çalışma, CCE'nin düşük vücut ağırlığı, yağ kütlesi kazanımı, karaciğerde trigliserit birikimi ve yüksek enerji harcaması (yani metabolik kafeslerde ve esmerleşme/bejleşme süreçlerinde ölçülen) üzerinde yararlı bir etki ile obezite karşıtı etkisini göstermiştir. yağ ve yüksek sakarozla beslenen tedaviler [ 28 ]. Bu çalışmada A. muciniphila'daki artışın gözlenen fenotipe katkıda bulunabileceği öne sürüldü. Bununla birlikte, şu anda CCE'nin masif obeziteyi tetiklemek için yağla sınırlı diyet kaynaklı obezite modelindeki etkisine veya doz aralığı etkisine ilişkin bir araştırma bulunmamaktadır. Bu çalışmanın amacı, iki farklı CCE dozunun uygulanmasının A. muciniphila üzerindeki obezite üzerindeki etkisini araştırmaktı.Bağırsaktaki seviyeler ve yüksek yağlı bir diyetin neden olduğu metabolik bozukluklar üzerinde.

              Şuraya git: 2. Sonuçlar
              2.1. Yüksek Doz Camu-Camu, Diyetle Kaynaklanan Obez Farelerde Obeziteyi Önler
              Beklendiği gibi, yüksek yağlı diyetle (HFD) kronik olarak beslenen farelerde, normal kontrol diyetiyle (NCD) beslenen farelere kıyasla üçüncü haftadan deneyin sonuna kadar obezite gelişti (Şekil 1A,B). CCE, yalnızca en yüksek dozda (CCE D2) vücut ağırlığı artışını azaltmıştır. Bu gözlem azalmış yağ indeksi ile ilişkilendirildi (Şekil 1B). Bu iyileşmeler yiyecek veya su alımındaki değişikliklerle ilişkili değildi (Şekil 1CD). Bununla birlikte, daha düşük vücut ağırlığı, daha düşük deri altı yağ dokusuyla bağlantılıydı (Şekil 1E), oysa diğer yağ yastıkçıkları (visseral ve epididimal) yaklaşık %25 oranında azaldı ancak anlamlılığa ulaşmadı ( visseral yağ dokusu için p = 0,2175 ve epididimal yağ dokusu için p = 0,2025).
              Bir resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı metabolitler-12-00301-g001.jpg
              Şekil 1
              Camu-Camu, diyetle indüklenen obez farelerde obeziteyi yalnızca yüksek dozda tedaviyle önlüyor. Araç veya CCE'nin oral uygulamasının ( A ) vücut ağırlığı kazanımı gelişimi üzerindeki etkileri, * p < 0,05, ** p < 0,01, **** p < 0,0001'e karşı 2 yönlü ANOVA ve ardından Bonferroni'nin post hoc'una dayalı HFD aracı testi, ( B ) yağ indeksi (toplam beyaz yağ dokusu kütlesinin vücut ağırlığına bölünmesiyle elde edilen yüzde), ( C ) kümülatif gıda alımı, ( D ) kümülatif su alımı, ( E ) bağıl yağ kütlesi dağılımı (vücut ağırlığının yüzdesi) deri altı yağ dokusu (SAT), epididimal yağ dokusu (EAT), visseral yağ dokusu (VAT) ve kahverengi yağ dokusu (BAT). Grup başına,n = 9–10. Şekillerde ( B , E ) farklı üst simge harflere sahip veriler , post hoc ANOVA tek yönlü istatistiksel analize (Bonferroni'nin post hoc testi) göre önemli ölçüde farklıdır ( p < 0,05). Panel ( A )'da grafikte yalnızca HFD araç karşılaştırması istatistikleri sunuldu. Anlamlı karşılaştırmalar şöyleydi: HFD ve NCD aracı için ** 3. haftada p < 0,01 ve **** 4 ve 5. haftada p < 0,0001. ve HFD CCE D2 ve HFD aracı için 5. haftada * p < 0,05.

              2.2. Camu-Camu, Diyetle Kaynaklanan Obez Farelerde Doza Bağlı Bir Şekilde Glikoz Toleransını İyileştiriyor
              Beklendiği gibi, HFD ile beslenen farelerde glukoz toleransı bozuldu ve deneyimin sonunda açlık glisemisi daha yüksek kaldı, böylece bu farelerin diyabetik durumu doğrulandı (10).şekil 2A,B). Bu etki, CCE'nin D1 ve D2 takviyesinden sonra, ancak daha kesin olarak en yüksek dozda zayıflatıldı; bu, CCE'nin glukoz toleransı üzerinde doz etkisi olduğunu düşündürmektedir (şekil 2AC). En yüksek CCE dozu (CCE D2), T + 15 dakikadan başlayarak glisemi zirvesini önemli ölçüde azaltırken, CCE D1, HFD ile karşılaştırıldığında oral glukoz yüklemesinden sonraki 30 ila 60 dakika arasında kan glukozunu düşürdü (şekil 2A). HFD ile beslenen fareler mantıksal olarak insülin direnci gösterdi ancak OGTT sırasında ve deneyin sonunda insülin seviyeleri, HFD ile karşılaştırıldığında CCE takviyesi sonrasında değişmedi (şekil 2D,E). Bununla birlikte, insülin direnci indeksi, her iki araç grubuyla karşılaştırıldığında en yüksek CCE dozunun eklenmesinden sonra anlamlı derecede düşüktü (şekil 2F).
              Bir resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı metabolitler-12-00301-g002.jpg
              şekil 2
              Camu-Camu, diyete bağlı obez farelerde glikoz toleransını doza bağlı bir şekilde geliştirir. 6 saatlik aç farelerde araç veya CCE'nin oral uygulamasının ( A ) oral glukoz tolerans testi (OGTT), 4 haftalık tedaviden sonra oral glukoz yüklemesinden (2 g/kg vücut ağırlığı) önce ve sonra glisemi üzerindeki etkileri * p < 0,05, ** p < 0,01, **** p < 0,0001'e karşı HFD aracı ve $ p < 0,05 HFD CCE D1'e karşı HFD CCE D2, 2 yönlü ANOVA'ya ve ardından Bonferroni'nin post hoc testine dayanmaktadır, ( B ) 5 haftalık tedaviden sonra otopside açlık glisemisi, ( C ) 4 haftalık tedaviden sonra OGTT sırasında ölçülen eğri altındaki glukoz alanı (AUC), ( D) 4 haftalık tedaviden sonra oral glukoz yüklemesinden 30 dakika önce ve 15 dakika sonra insülinemi, ** p < 0,01, **** p < 0,0001 vs. HFD aracı, 2 yönlü ANOVA ve ardından Bonferroni'nin post hoc testi temel alınarak, ( E ) 5 haftalık tedaviden sonra otopsideki insülinemi, ( F ) 4 haftalık tedaviden sonra glukoz yüklemesinden 30 dakika önce ve 15 dakika sonra kan glukozunun AUC'sinin insülinin AUC'si ile çarpılmasıyla belirlenen insülin direnci indeksi, n = Grup başına 9-10. Şekillerde ( B , C , E , F ), farklı üst simge harflere sahip veriler önemli ölçüde farklıdır ( p< 0,05) post hoc ANOVA tek yönlü istatistiksel analize göre (Bonferroni'nin post hoc testi). Panel ( A )'da grafikte yalnızca HFD araç karşılaştırması istatistikleri sunuldu. Diğer önemli karşılaştırmalar şöyleydi: *** p < 0,001 15 dakika sonra, **** p < 0,0001 30 dakika sonra, **** p < 0,0001 45 dakika sonra, **** p < 0,0001 60 dakika sonra, * *** 90 dakika sonra p < 0,0001 ve ** HFD CCE D1 ve NCD aracı için 120 dakika sonra p < 0,01 ve **** 30 dakika sonra p < 0,0001, ** 45 dakika sonra p < 0,01 ve * HFD CCE D2 ve NCD aracı için 60 dakika sonra p < 0,05.

              2.3. Camu-Camu'nun HFD Farelerinde Hepatik Metabolizma Üzerinde Hafif Bir Etkisi Var
              Geliştirilmiş glikoz metabolizmasının karaciğer metabolizması ile bağlantılı olup olamayacağını daha fazla araştırmak için toplam karaciğer ağırlığını ve karaciğer trigliseritlerini ve kolesterol içeriğini steatozun bir belirteci olarak ölçtük. Öncelikle karaciğer ağırlığında herhangi bir farklılık gözlemlemedik (Figür 3A) yüksek yağlı diyet (HFD) tedavisi sonrasında veya CCE tedavilerinden sonra. Bununla birlikte, daha yüksek dozda CCE ile tedavi edilen farelerde hem trigliseritlerde hem de kolesterol içeriğinde önemli bir azalma bulduk (Figür 3M.Ö). Ayrıca, yağ asidi metabolizmasında (yağ asidi sentezi veya oksidasyonu), endokrin sinyallemesinde ve 5 haftalık tedaviden sonra aç bırakılmış farelerin karaciğerindeki iltihaplanma durumunda yer alan genlerin mRNA ekspresyon seviyelerini niceliksel olarak ölçtük (1).Figür 3). FA oksidasyonunda yer alan genler arasında en düşük CCE dozu (CCE D1), Ppara mRNA ekspresyonunda önemli bir artışla ilişkilendirildi (Figür 3D). Yağ asidi sentezinde yer alan incelenen biyobelirteçler üzerinde CCE'nin herhangi bir etkisini gözlemlemedik (Figür 3e). Karaciğer fonksiyonunun diğer biyobelirteçleri (endokrin sinyalleme ve inflamasyon), CCE tedavisine yanıt olarak modüle edilmedi (Figür 3F,G).
              Bir resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı metabolitler-12-00301-g003.jpg
              Figür 3
              Camu-Camu'nun DIO farelerinde hepatik metabolizma üzerine etkisi. 5 haftalık tedaviden sonra 6 saatlik aç farelerde araç veya CCE'nin oral uygulamasının ( A ) karaciğer ağırlığı, ( B ) karaciğer trigliseritleri ve ( C ) kolesterol içeriği ve ( D )'de yer alan hepatik biyobelirteçlerin gen ekspresyonu üzerindeki etkileri ) yağ asidi oksidasyonu (anlamlı bir fark gözlenmedi), ( E ) yağ asidi sentezi, ( F ) endokrin sinyalleme (anlamlı bir fark gözlenmedi), ( G ) inflamasyon (anlamlı bir fark gözlenmedi); n = grup başına 9–10. Şekilde ( B – D), farklı üst simge harflere sahip veriler , post hoc ANOVA tek yönlü istatistiksel analize (Bonferroni'nin post hoc testi) göre önemli ölçüde farklıdır ( p < 0,05).

              2.4. Camu-Camu Diyetle Kaynaklanan Obez Farelerde Plazma Lipid Profilini İyileştiriyor
              5 haftalık tedaviden sonra lipitlerin plazma konsantrasyonları değerlendirildi (Şekil 4). HFD farelerinin plazmasında trigliseritler, serbest yağ asitleri ve kolesterol (toplam, HDL ve HDL olmayan) düzeylerinde bir artış gözlemledik. En yüksek CCE dozunun (CCE D2) oral yoldan uygulanması, trigliserit seviyelerinde önemli bir düşüşe neden olmuştur (Şekil 4A). Öte yandan, en düşük CCE dozunun (CCE D1), serbest yağ asidi ve HDL olmayan kolesterol seviyeleri üzerinde faydalı bir etkisi vardı (Şekil 4OLMAK).
              Bir resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı metabolitler-12-00301-g004.jpg
              Şekil 4
              Camu-Camu, diyete bağlı obez farelerde plazma lipit profilini iyileştirir. 5 haftalık tedaviden sonra 6 saatlik aç farelerde araç veya CCE'nin oral uygulamasının ( A ) plazma trigliseridleri, ( B ) plazma serbest yağ asitleri, ( C ) plazma toplam kolesterolü, ( D ) plazma HDL kolesterolü üzerindeki etkileri E ) plazma HDL olmayan kolesterol; n = grup başına 9–10. Şekillerde ( A – E ) farklı üst simge harflere sahip veriler , post hoc ANOVA tek yönlü istatistiksel analize (Bonferroni'nin post hoc testi) göre önemli ölçüde farklıdır ( p < 0,05).

              2.5. Camu-Camu Takviyesi, Deri Altı Yağ Dokusundaki Esmerleşme Belirteçlerini Etkilemeden Yağ Dokusu Trigliserit Hidrolazlarını Artırır
              CCE'nin deri altı yağ kütlesini, plazma trigliseritlerini ve karaciğer steatozunu azalttığı göz önüne alındığında, trigliserit hidrolizi, oksidasyon ve esmerleşme ile ilgili çeşitli belirteçleri ölçtük. Adipoz trigliserit lipaz ( Atgl ) ve hormona duyarlı lipaz ( Hsl ), triasilgliserollerin hücre içi parçalanmasında rol oynayan anahtar enzimlerdir. CCE uygulamasının, hem Atgl hem de Hsl'nin mRNA ekspresyonunu doza bağlı olarak arttırdığını , en yüksek CCE dozunda (CCE D2) anlamlı ve daha güçlü bir etki gösterdiğini bulduk (Şekil 5A,B). Çarpıcı bir şekilde, esas olarak lipoliz ( Lpl ) ve kahverengileşmede (yani dio2 , UCP-1 , PGC1-a ) yer alan diğer belirteçler çoğunlukla HFD'den etkilendi ancak CCE tedavisinden etkilenmedi (Şekil 5C-F).
              Bir resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı metabolitler-12-00301-g005.jpg
              Şekil 5
              Camu-Camu, deri altı yağ dokusundaki kahverengileşme belirteçlerini etkilemeden, trigliserit hidrolaz belirteçlerinde HFD'nin neden olduğu azalmayı azaltır. 5 haftalık tedaviden sonra 6 saat aç bırakılan farelerde araç veya CCE'nin oral uygulamasının, ( A ) hormona duyarlı lipaz ( Hsl ) ve ( B ) adipoz trigliserit lipazın ( Atgl ) mRNA ekspresyonu üzerindeki etkileri. ( C ) Lipoprotein lipaz ( lpl ) ve ( D – F ) esmerleşme belirteçlerinin ( Dio2 , Pgc1a , Ucp1 ) gen ekspresyonu (anlamlı bir fark gözlenmedi); n = grup başına 5–9. Şekilde (A , B ), farklı üst simge harflere sahip veriler , post hoc ANOVA tek yönlü istatistiksel analize (Bonferroni'nin posthoc testi) göre önemli ölçüde farklıdır ( p < 0,05).

              2.6. Camu-Camu Takviyesi HFD'nin Akkermansia Muciniphila Bolluğu Üzerindeki Etkisini Azaltıyor
              Daha önce CCE uygulamasının farelerin bağırsak mikrobiyotasındaki A. muciniphila düzeylerini spesifik olarak arttırdığı ve metabolik etkilerin bu bakteriyle bağlantılı olabileceği öne sürüldüğü göz önüne alındığında [ 28 ], bu yararlı bakterilerin bolluğunu qPCR ile ölçtük. hem dışkı hem de çekal içeriğinde tedavi süresinin sonu. HFD tedavisinin , hem dışkıda hem de çekal içerikte A. muciniphila bolluğunu önemli ölçüde azalttığını, oysa en düşük CCE dozunun (CCE D1) , HFD ile tedavi edilen farelerle karşılaştırıldığında A. muciniphila'yı önemli ölçüde arttırdığını bulduk . Çarpıcı bir şekilde, A. muciniphila bolluğundaki bu artış, en yüksek CCE dozuna (CCE D2) yanıt olarak anlamlılığa ulaşmadı (p = 0,0961) (Şekil 6A,B). Bu nedenle bu veriler, CCE tedavisi sonrasında A. muciniphila düzeylerinde gözlemlenen değişikliklerin, gelişmiş metabolik fenotiple açıklanamayacağını göstermektedir.
              Bir resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı metabolitler-12-00301-g006.jpg
              Şekil 6
              Camu-Camu, HFD'nin neden olduğu A. muciniphila azalmasını önler. Araç veya CCE'nin ağızdan uygulanmasının dışkıda A. muciniphila'nın ( A ), çekal içerikte ( B ) miktarının belirlenmesi üzerindeki etkileri; n = grup başına 9–10. Şekillerde ( A , B ), farklı üst simge harflere sahip veriler , post hoc ANOVA tek yönlü istatistiksel analize (Bonferroni'nin post hoc testi) göre önemli ölçüde farklıdır ( p < 0,05).

              Şuraya git: 3. Tartışma
              Çalışmanın ana amacı, klinik öncesi bir obezite modelinde CCE'nin doz aralığı etkisini ve bunun A. muciniphila düzeyleri üzerindeki etkisini değerlendirmekti. İki farklı CCE dozunun (62,5 mg/kg/gün ve 200 mg/kg/gün) glikoz ve lipit homeostazisini farklı şekilde iyileştirdiğini ve bu etkilerin, A. muciniphila– üzerindeki doz yanıt etkisiyle doğrudan açıklanmadığını gösterdik . İlginç bir şekilde, en düşük dozun tercihen HDL olmayan kolesterolü ve FFA'yı azalttığını, hepatik karaciğer ağırlığı veya karaciğer yağ asidi metabolizması üzerinde hiçbir etki yaratmadığını, aynı zamanda A. muciniphila bolluğunu arttırdığını bulduk.. Bununla birlikte, yalnızca en yüksek CCE dozunun vücut ağırlığı artışını, yağ kitlesi artışını, karaciğer trigliserit birikimini, karaciğer kolesterol birikimini, hiperinsülinemiyi ve HFD'nin neden olduğu insülin direncini önlediğini keşfettik. Ayrıca, CCE'nin her iki dozunun da hiperglisemiyi azaltmada ve glukoz toleransını iyileştirmede etkili olduğunu fark ettik. Bu sonuçlar Anhé ve ark.'nın önceki bulgularını desteklemektedir. ve HFD'ye yanıt olarak CCE'nin metabolik sendrom ve bağırsaktaki A. muciniphila seviyeleri üzerindeki doz aralığı etkisi hakkındaki bilgileri genişletmek [ 28 ]. Bu son çalışmada yazarlar, günlük 200 mg/kg/gün CCE uygulamasının, yüksek yağ içeriğinin neden olduğu vücut ağırlığı artışını önlediğini bulmuşlardır.–yüksek sükroz (HF-HS) diyeti ve özellikle deri altı yağ dokusunu etkileyerek yağlanma indeksini azalttı. Deneyimizde olduğu gibi, gıda alımı üzerinde herhangi bir etki gösterilmediğinden, CCE'nin obezite karşıtı etkisinin enerji alımındaki değişikliklerden farklı olduğunu bulmuşlardır. Bununla birlikte, CCE'nin vücut ağırlığı ve yağ kütlesi üzerindeki etkilerini artan enerji harcaması ve adaptif termojenez ile bağlantılı bir mekanizma ile açıklayabilirler [ 28] .] Gerçekten de Anhe ve ark. CCE alımının daha yüksek enerji harcaması ile ilişkili olduğunu gösterdi; bu, kahverengi yağ dokusunda anahtar termojenik işaretleyici UCP-1'in (bağlantısız protein 1) daha yüksek ekspresyonuyla kısmen açıklanabilecektir. Ayrıca, CCE ile tedavi edilen farelerin, membran safra asidi reseptörü TGR-5'in aktive edilmesine de katkıda bulunabilecek spesifik bir safra asidi profili sergilediğini buldular [ 28 ]. Bu mekanizmanın kilo alımındaki genel önlemeyi açıklayıp açıklayamadığı henüz kanıtlanmamıştır. Aslında çalışmamızda kullanılan dozların hiçbiri, tedaviden etkilenmeyen yağ dokusu esmerleşmesi belirteçlerinin (yani dio2 , Ucp1 ve Pgc1a ) herhangi biriyle ilişkilendirilemedi .

              En düşük CCE dozunun vücut ağırlığı artışı ve yağlanma üzerinde hiçbir etkisi olmadı ve farelere 5 hafta boyunca düşük dozda CCE takviyesinin açlık glisemisini azaltmak için yeterli olduğunu bulduk, bu da bu dozda CCE ekstraktının pozitif bir etkiye sahip olabileceği anlamına geliyor. Vücut ağırlığı artışının önlenmesini etkilemeden açlık glisemisi üzerindeki etkisi. Daha düşük CCE dozuyla karşılaştırıldığında, daha yüksek doz, vücut ağırlığı artışını önemli ölçüde azalttı ve aynı zamanda OGTT boyunca CCE'nin glisemi üzerindeki faydalarını da artırdı. Güçlü kanıtlar, postprandiyal hiperglisemi, artan T2D riski, HbA1c yükselmesi ve metabolik sendrom arasındaki ilişkiyi desteklemektedir [ 35 , 36] .] Bir bolus glikoz veya karbonhidrattan zengin bir yemekten sonra azalan kan glikoz seviyeleri, kronik hiperglisemi gelişiminin önlenmesinde faydalı olabilir. Yemek sonrası hiperglisemiyi azaltma stratejilerinden biri, çözünebilir karbonhidrat sindirimi ve ilişkili glikoz metabolizmasıyla bağlantılı iki enzim olan a-amilaz ve a-glikosidazın inhibisyonudur. Önceki in vitro çalışmalar, fenolik açıdan zengin bitki bazlı gıda ekstraktlarının bu enzimlerin inhibisyonu için potansiyelini göstermiştir [ 30 , 37 , 38 , 39 ]. Yakın zamanda yapılan bir deneysel çalışma, CCE tozlarının a-glukosidazın inhibe edilmesinde oldukça etkili olduğunu doğruladı [ 40] ve analiz edilen çilek (25 mg/mL'de yüksek inhibisyon), çay (600 μg/mL), ahududu (200 μg/mL) veya armut (500 mg/mL) gibi başka hiçbir meyve aynı engelleme potansiyeline sahip değildi. CCE (50 μg/mL). Ayrıca CCE'nin tokluk glisemi üzerindeki etkisi sağlıklı insanlarda doğrulandı. Bu çalışmada gönüllülere 50 g beyaz ekmek (25 g mevcut karbonhidrat) artı 300 mL su veya berraklaştırılmış CCE suyundan oluşan bir test yemeği tüketmeleri söylendi [41 ] . Test yemeğinin CCE suyuyla tüketilmesinden sonra tokluk kan şekeri seviyeleri suya kıyasla önemli ölçüde daha düşüktü [ 41] Meyve ve sebzelerden elde edilen doğal enzim inhibitörleri, tipik olarak pankreatik α-amilazın geri dönüşümlü bir inhibitörü olan akarboz [ 38 , 42 , 43 , 44 ] gibi ilaçların neden olduğu şişkinlik, ishal ve karın şişliği gibi herhangi bir yan etki olmaksızın sağlık açısından faydalar sağlayabilir. ve membrana bağlı bağırsak α-glukozit hidrolazı.

              Dislipidemi parametrelerinin değerlendirilmesi, plazma HDL dışı ve serbest yağ asidi düzeylerinin, en düşük CCE dozuyla anlamlı derecede azaldığını gösterdi. En yüksek CCE dozu yalnızca plazma trigliserit düzeyini azalttı. Önceki çalışmalar CCE'nin lipit parametreleri üzerindeki etkilerini zaten bildirmiştir, ancak hiçbiri uygulanan doza bağlı olarak lipit profili üzerinde farklı bir etki tanımlamamıştır [ 28 , 45 ]. Literatürde CC meyvesinin, VLDL'nin hepatik sentezini inhibe edebildiği ve lipoprotein lipaz (LPL) enziminin aktivitesini arttırabildiği, bunun da özellikle yemek sonrası durumda plazma trigliseritlerinde bir azalmaya neden olabileceği rapor edilmiştir. 31] Bununla birlikte, CCE'nin, Lpl ekspresyonunu etkilemeden, trigliserit hidrolizinde yer alan iki anahtar enzimin, yani adipoz trigliserit lipaz (ATGL) ve hormona duyarlı lipazın (HSL) [ 46 ] ekspresyonunu doza bağlı olarak arttırdığını bulduk . TG regülasyonunda yer alan diğer bir mekanizma PPARa aktivasyonuydu [ 47 ]. Modelimizde en düşük dozdaki CCE, karaciğerde Ppara'nın göreceli mRNA ekspresyonunu arttırdı ve bir HFD'nin neden olduğu hipertrigliseridemiyi azaltma eğilimindeydi. Pparaα üzerindeki bu etkinin dışındamRNA ekspresyonunda hepatik ağırlıkta, inflamasyonda veya lipit veya glukoz metabolizmasında başka herhangi bir değişiklik gözlemlemedik. Ancak, karaciğer iltihabına ilişkin değerlendirmemizin temel olarak mRNA analizine dayandığını ve karaciğer dokusunun spesifik histolojik analizini kullanmadığını kabul etmeliyiz. Uzun zincirli yağ asidi oksidasyonunda hız sınırlayıcı adım olan Karnitin palmitoiltransferaz 1'in (CPT1) etkilenip etkilenmediği henüz gösterilmemiştir, çünkü bu bizim çalışmamızda araştırılmamıştır. Bununla birlikte, genel karaciğer belirteçlerinde neredeyse hiç değişiklik olmaması, diyet tedavisinin süresinin sadece 5 hafta olması veya kullanılan dozun çok düşük olması veya kullanılan ekstraktın bu parametreler üzerinde doğal bir aktiviteye sahip olmamasıyla açıklanabilir. HFD ile beslenen farelerde gösterildiği gibi, karaciğer yapıcılar HFD'nin kendisinden etkilenmedi. En yüksek CCE tedavisi dozunda daha düşük trigliserit ve kolesterol birikimi dışında, bu durum zaten glikoz metabolizmasının iyileşmesine katkıda bulunmuş olabilir. Ayrıca, azalan plazma trigliserid seviyelerinin, karaciğer üzerindeki bir etki yerine kaslarda ve/veya yağ dokularında daha yüksek LPL aktivitesi gibi ekstrahepatik klirensle açıklanabileceği ihtimalini de göz ardı edemeyiz. Bununla birlikte, daha sonraki argüman muhtemelen verilerimiz tarafından desteklenmiyor çünkü verilerde herhangi bir değişiklik bulamadık. örneğin karaciğer üzerinde bir etki yerine kaslarda ve/veya yağ dokularında daha yüksek LPL aktivitesi yoluyla. Bununla birlikte, daha sonraki argüman muhtemelen verilerimiz tarafından desteklenmiyor çünkü verilerde herhangi bir değişiklik bulamadık. örneğin karaciğer üzerinde bir etki yerine kaslarda ve/veya yağ dokularında daha yüksek LPL aktivitesi yoluyla. Bununla birlikte, daha sonraki argüman muhtemelen verilerimiz tarafından desteklenmiyor çünkü verilerde herhangi bir değişiklik bulamadık.Deri altı yağ dokusunda lpl mRNA ifadesi. Bu nedenle, CCE tedavisi üzerine gözlemlenen genel metabolik iyileşmelerin hepatik inflamasyonla veya karaciğerdeki lipit sentezi ve oksidasyondaki spesifik değişikliklerle doğrudan bağlantılı olmadığı, yalnızca daha düşük trigliserit birikimi ve muhtemelen daha yüksek yağ dokusu ATGL ve HSL etkinliği. Toplamda bu bulgular, diğer dokuların diyet müdahalesinden daha erken etkilenebileceğini ve dolayısıyla konakçı metabolizmasının (örneğin yağ dokusu, kaslar ve beyin) düzenlenmesine katkıda bulunabileceğini göstermektedir .] Toplamda, daha düşük yağ kütlesinin ve vücut ağırlığı artışının glikoz metabolizmasının iyileşmesine katkıda bulunabileceğini göz ardı edemeyiz. Bununla birlikte, daha düşük hepatik steatoz, yağ dokusunda daha yüksek lipit hidroliz belirteçleri ve daha düşük plazma trigliseritleri bulduğumuz göz önüne alındığında, bu farklı etkilerin genel glikoz metabolizmasına olumlu katkıda bulunduğu düşünülebilir.

              Literatürde önerilen ve CCE'nin çeşitli kardiyometabolik risk faktörleri üzerindeki etkilerini açıklayabilen ortak bir mekanizma, dışkıdaki A. muciniphila içeriği ve çekal içerik üzerindeki olası prebiyotik etkisidir. Kemirgenlerde yapılan çeşitli çalışmalar, inülin tipi fruktanlar ve polifenoller içeren bazı spesifik bitki özleri gibi prebiyotiklerin, bağırsakta A. muciniphila bolluğunu artırarak fareleri obeziteden ve T2D'den [ 26 , 27 ] koruyabildiğini bulmuştur [ 13 , 14 , 19 , 48 ]. , 49 , 50 ]. Çalışmamızda 62,5 mg/kg/gün gibi düşük bir dozda CCE'nin arttığını tespit ettik.A. muciniphila , farelerin fenotipini güçlü bir şekilde iyileştirmesine rağmen en yüksek doz bunu başaramadı. Bu nedenle, bu bulgu, CCE'nin neden olduğu yüksek A. muciniphila bolluğu ile CCE'nin sağlık üzerindeki etkileri arasındaki varsayılan doğrudan bağlantıyı sorgulamaktadır. CCE'nin A. muciniphila üzerindeki etkisi ve obezojenik ve diyabetik diyet altında metabolik iyileşme, çalışmamızda test edilen en yüksek dozla (200 mg/kg vücut ağırlığı/gün) aynı dozda başka bir CCE ile zaten tanımlanmış olmasına rağmen, bunlar HF ile tedavi edilen farelerde etkiler gözlendi–HS diyeti. Çalışmamızda kullandığımız gibi, lipidden zengin, sükroz içermeyen bir diyet kullanımının bu farkı açıklayıp açıklayamayacağı henüz test edilmeyi bekliyor. Üstelik CCE'nin A. muciniphila bolluğunu arttırdığı mekanizma tam olarak anlaşılamamıştır. Açıklamalardan biri, CCE'nin polifenolik profil içeriği ve daha spesifik olarak, A. muciniphila üzerindeki prebiyotik etkisi daha önce tanımlanmış olan proantosiyanin açısından zenginliğidir [ 51 ]. İkinci bir açıklama ise A. muciniphila ve safra asitleri arasındaki etkileşimdir . muciniphila düzeyleri dolaşımdaki çeşitli safra asitleri ve yağ dokusunun kahverengileşmesi ile pozitif korelasyon göstermiştir [ 28 ].

              Her durumda, verilerimiz, CCE'nin zaten düşük dozda farelerin fenotipini iyileştirdiğini, daha yüksek bir CCE dozunun kilo alımını ve yağ kütlesi artışını önleyebileceğini ve bunun gıda alımındaki değişikliklerle bağlantılı olmadığını güçlü bir şekilde ileri sürüyor. Ancak daha da önemlisi, çalışmamız CCE'nin gerçekten A. muciniphila'daki belirli bir artışla bağlantılı bir mekanizma yoluyla etki edip etmediğini sorguluyor . Polifenollerin kardiyometabolik faydalarının her zaman bağırsak mikrobiyotasında A. muciniphila'nın çoğalmasına bağlı olmadığı gerçeği, bu bakterinin bolluğunun, PAC'ler ve ellagitanninlerden etkilenmesine rağmen, polifenollerin sağlık üzerindeki olumlu etkisine aracılık eden temel bir faktör olmadığını düşündürmektedir. bazı polifenoller [ 26 , 27] Son olarak, CCE'nin etkilerinin bağırsak mikrobiyotasıyla bağlantılı olabileceğini ve sonuçta A. muciniphila yoluyla bağlantılı olmayabileceğini göz ardı edemeyiz. Aslında Anhé ve arkadaşları, CCE ile tedavi edilen farelerdeki mikrobiyotanın mikropsuz farelere aktarılmasının fenotipi kısmen kopyaladığını zarif bir şekilde göstermişlerdir [ 28 ]. Bu nedenle, CCE kullanılarak bağırsak mikrobiyotasının modülasyonunun açıkça gerçekleştiği, ancak bunun muhtemelen yalnızca bir bakteriyi hedeflemekten daha karmaşık olduğu gerçeği desteklenmektedir. Deneylerimizde genel bağırsak mikrobiyota bileşimi üzerinde bir doz yanıtının da mevcut olup olmadığını ve yakın zamanda tanımlanan başka hiçbir bakterinin mevcut etkilerle bağlantılı olup olmadığını açıklamak için metagenomik dizileme kullanan başka deneylere ihtiyaç vardır [52 , 53 ] .

              Son olarak, her iki dozun da farklı parametreler üzerinde ilginç etkiler göstermesine rağmen çalışmamız, bu bulguların insanlara daha da genişletilmesi için bir doz –yanıt çalışmasının yararlı olabileceğini düşündürmektedir. Aslında, hedeflenen organa (örn. karaciğer veya yağ dokusu) veya beklenen metabolik etkilere (örn. glikoz, lipit veya anti-inflamatuar etkiler) bağlı olarak seçilen doz farklı olabilir ve bunun toleransla bağlantılı olması gerekir. çok yüksek dozlarda kullanmanın potansiyel toksik etkileri.

              Şuraya git: 4. Malzemeler ve Yöntemler
              4.1. Hayvanlar
              Dokuz haftalık erkek C57BL/6J fareleri (Charles River Laboratuvarı, Saint Germain sur l'Arbresle, Fransa), belirli patojen içermeyen koşullarda ve kontrollü bir ortamda (22 ± 2 °C oda sıcaklığı, 12 saat gün ışığı) barındırıldı. döngüsü) yiyecek ve suya ücretsiz erişim ile. Bir haftalık ortama uyum sağlamanın ardından fareler rastgele dört gruptan birine atandı ve olgun kemirgenler için normal bir kontrol diyeti (NCD) (Araştırma Diyeti # D10012Mi, New Brunswick, NJ, ABD) veya aşağıdakileri içeren yüksek yağlı bir diyetle (HFD) beslendi: 5 hafta boyunca protein %20 Kcal, karbonhidrat %20 Kcal ve yağ %60 Kcal (Araştırma Diyeti # D12492i, New Brunswick, NJ, ABD). Tedavi, HFD'nin kullanıma sunulmasıyla eşzamanlı olarak başladı ve 5 hafta boyunca 150μL hacimde yeniden süspanse edilmiş CCE'nin iki farklı CCE dozunun (D1: 62,5 mg/kg/gün ve D2: 200 mg/kg/gün) günlük oral sondayla verilmesinden oluşuyordu. HFD tedavisi.–yüksek sükrozlu fare modeli [ 28 ]. En düşük dozun, bir kapsül veya tablet yoluyla tek bir günlük uygulama yoluyla insanlarda uyumlu bir doza sahip olacağı hesaplanmıştır (hayvanlar ve insanlar arasında doz dönüşümü için uygulama kılavuzu kullanılarak) [54 ] . CCE (Naturex—Avignon, Fransa), %20 askorbik asit içeren Myrciaria dubia (Kunth) Mc Vaugh'un meyvesinden ekstrakte edildi ( Tablo S1)). Oral sondayla besleme her gün ışık evresinin sonunda (öğleden sonra sonunda) gerçekleştirildi. Araç %2,5 gliserol içeren PBS'den oluşuyordu. Protokol başlamadan önce 6 saatlik açlıktan sonra kuyruk damarının ucundan alınan kan örnekleriyle glisemi ve insülinemi değerlendirildi. Vücut ağırlığı ve yiyecek ve su alımı haftalık olarak değerlendirildi.

              4.2. Doku Örneklemesi
              5 haftalık tedavi ve 6 saatlik açlık döneminden sonra hayvanlar tartıldı, glisemi ölçüldü ve ileri analiz için kuyruk damarının ucundan kan örnekleri toplandı. Kan örnekleri alındıktan sonra hayvanlara anestezi uygulandı. Kan kaybından sonra fareler servikal dislokasyon nedeniyle öldürüldü. Doku numuneleri (karaciğer, kahverengi yağ dokusu, epididimal yağ dokusu, deri altı yağ dokusu, iç organ yağ dokusu ve çekal içeriği) hassas bir şekilde parçalara ayrıldı ve tartıldı. Karaciğer, deri altı yağı ve çekal içeriği sıvı nitrojene daldırıldı ve daha ileri analizler için –80 °C'de saklandı. Tüm fare deneyleri, yerel etik kurulunun yönergelerine uygun olarak onaylandı ve gerçekleştirildi.

              4.3. Oral glikoz tolerans testi
              4 haftalık tedaviden sonra, daha önce tarif edildiği gibi [ 55 , 56 ], aracın veya tedavinin son oral uygulamasından yaklaşık 12 saat sonra bir oral glukoz tolerans testi (OGTT) gerçekleştirildi . Altı saat aç bırakılan farelere oral glikoz yükü (2 g glikoz/kg vücut ağırlığı) verildi. Glisemi, oral glikoz yükünden (T0) 30 dakika önce (T - 30) ve ardından oral glikoz yüklemesinden 15, 30, 45, 60, 90 ve 120 dakika sonra bir glükometre (Accu-Chek Active, Roche, İsviçre) ile ölçüldü. kuyruk damarının ucundan alınan kan örnekleriyle. Plazma insülinini değerlendirmek için T - 30 ve T + 15. dakikada kuyruk damarından da kan toplandı.

              4.4. İnsülin Direnci İndeksi
              Plazma insülin konsantrasyonu, üreticinin talimatlarına göre HTRF yöntemi kullanılarak belirlendi. İnsülin direnci indeksi, OGTT'yi takiben elde edilen hem kan şekeri (-30 ila 120 dakika) hem de plazma insülini (-30 ve 15 dakika) için eğri altındaki alanın çarpılmasıyla belirlendi [56 ] .

              4.5. RNA Hazırlama ve Gerçek Zamanlı qPCR Analizi
              Karaciğer biyopsileri, bir Precellys doku homojenleştiricisi (Bertin Technol., Montigny-le-Bretonneux, Fransa) kullanılarak homojenleştirildi ve toplam RNA, TRIReagent (Sigma-Aldrich, Saint Louis, MO, ABD) ve bir GenElute Memeli Toplam RNA kullanılarak dokulardan ekstre edildi. Üreticinin talimatlarına göre Miniprep Kiti (Sigma-Aldrich, Saint Louis, MO, ABD). Tamamlayıcı DNA'lar (cDNA'lar), bir ters transkriptaz kiti (Invitrogen) ve rastgele heksamerler (Invitrogen, Waltham, ABD) ile bir Moloney Murine Lösemi Virüsü ters transkriptazı (M-MLV) kullanılarak üretildi. Gerçek zamanlı PCR, SYBR Green Real-Time PCR Master Mixes (Thermo Fisher Scientific, Waltham, MA, ABD) ve PCR verimliliği test edilerek doğrulanan primerler kullanılarak LightCycler 480 (Life Technologies, Carlsbad, CA, ABD) ile gerçekleştirildi. . Gen ekspresyonu, karşılaştırmalı Ct (eşik döngüsü) yöntemi kullanılarak ölçüldü. Sonuçlar hipoksantin-guanin fosforibosil transferaz ekspresyonuna göre normalleştirildi. Deri altı yağ dokusu için toplam RNA, TriPure reaktifi (Roche, Basel, İsviçre) kullanılarak dokulardan hazırlandı. Toplam RNA'nın nicelik ve bütünlük analizi, her numunenin 1 μL'sinin bir Agilent 2100 Bioanalyzer'da (Agilent RNA 6000 Nano Kit, Agilent, Santa Clara, CA, ABD) analiz edilmesiyle gerçekleştirildi. cDNA, bir ters transkripsiyon sistemi kiti (Promega, Madison, WI) kullanılarak 1 μg toplam RNA'nın ters transkripsiyonuyla hazırlandı. Gerçek zamanlı PCR, üreticinin talimatlarına göre tespit için Mesa Fast qPCR (GoTaq qPCR Master Mix, Promega, Madison, WI, ABD) kullanılarak CFX Manager 3.1 yazılımı (Bio-Rad, Hercules, CA, ABD) ile gerçekleştirildi. Öngörülemeyen nedenlerden dolayı bazı deri altı yağ dokusu örneklerinde RNA bozulması yaşadık. Dolayısıyla bu numuneler qPCR analizine dahil edilmedi ve bu dan = grup başına 5 ila 9 örnek. Temizlik geni olarak RPL19 seçildi. Her iki dokuda da amplifiye ürünün kimliği ve saflığı, amplifikasyonun sonunda gerçekleştirilen erime eğrisi analiz edilerek değerlendirildi. Kantitatif RT-PCR deneylerinde cDNA amplifikasyonu için kullanılan primerlerin dizileri çevrimiçi Tablo S2'de listelenmiştir .

              4.6. Biyokimyasal Analizler
              Üreticinin talimatları izlenerek Pentra 400 kullanılarak otopsi sırasında toplanan kan örneklerinde plazma trigliseridleri, toplam kolesterol, yüksek ve düşük yoğunluklu lipoproteinler (HDL, HDL olmayan) ve serbest yağ asitleri (FFA) analiz edildi.

              4.7. Akkermansia Muciniphila'nın Kantifikasyonu
              Protokolün sonunda toplanan çekal içeriğinden ve dışkı örneklerinden DNA izole edildi ve daha önce anlatıldığı gibi analiz edildi [ 14 ]. Kısaca DNA, üreticinin talimatlarına göre bir QIAamp-DNA dışkı minikit'i (Qiagen, Hilden, Almanya) kullanılarak izole edildi. qPCR, CFX96 Bio-Rad Gerçek Zamanlı PCR sistemi ve CFX Manager 3.1 yazılımı (Bio-Rad, Hercules, CA, ABD) ile gerçekleştirildi. A. muciniphila'yı tespit etmek için kullanılan primerler ve problar, 16S rRNA gen sekanslarına dayanıyordu: ileri Akkermansia muciniphila ( A. muciniphila ), CAGCACGTGAAGGTGGGGGAC, ters A. muciniphila, CCTTGCGGTTGGCTTCAGAT. Her tahlil aynı çalışmada iki kopya halinde gerçekleştirildi. Her numunenin döngü eşiği (CT), bir tür suşun (BCCM/LMG, Ghent, Belçika; DSMZ, Braunshweig, Almanya) saf kültüründen izole edilen genomik DNA'nın seyreltilmesiyle yapılan standart bir eğri ile karşılaştırıldı. Veriler, içeriğin gramı başına bakteri logu olarak ifade edilir.

              4.8. İstatistiksel analiz
              Veriler ortalama ± SEM olarak ifade edilir. Gruplar arasındaki farklar bir veya iki yönlü ANOVA ve ardından post hoc Bonferroni testi kullanılarak değerlendirildi. Şekillerde, farklı üst simge harflere sahip veriler, post hoc ANOVA istatistiksel analizlerine göre p < 0,05'te önemli ölçüde farklıdır. Veriler, Windows için GraphPad Prism sürüm 8.00 (GraphPad Yazılımı) kullanılarak analiz edildi. Sonuçlar p < 0,05 olduğunda istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi.

              Şuraya git: 5. Sonuçlar
              Sonuç olarak, 5 haftalık bir HFD fare modelinde düşük dozda CCE'nin lipidik bozuklukları önlemeye daha yatkın olduğunu, daha yüksek bir dozun ise vücut ağırlığı, yağ kütlesi ve glukoz homeostazisi üzerinde etkili olduğunu gösterdik. Test edilen en düşük CCE dozu, A. muciniphila bakterisinin bolluğunu artırdı, ancak bu, bir HFD'nin neden olduğu tüm modifikasyonları tersine çevirmek için yeterli olmayan bir seviyeye ulaştı.

              Şuraya git: Teşekkür
              Mükemmel teknik destek ve yardım için A. Puel ve H. Danthinne'e teşekkür ederiz.

              Şuraya git: Ek Malzemeler
              Aşağıdakiler https://www.mdpi.com/article/10.3390/metabo12040301/s1 adresinde çevrimiçi olarak mevcuttur , Tablo S1: Camu-camu ekstrakt spesifikasyonları; Tablo S2: Hedeflenen fare genleri için kantitatif PCR primer dizileri.
              Ek veri dosyası için buraya tıklayın. (135K, zip)
              Şuraya git:

              Yazar Katkıları
              AA, NP, EW ve MR deneyleri gerçekleştirdi. AA, AB, NP, EW, MR, CD, NMD, WMdV, PDC ve CK verileri analiz etti. Taslağı AA, AB, PDC ve CK yazdı. AB ve PDC çalışmayı tasarladı ve denetledi. PDC ve CK eşdeğer kıdemli yazarlardır. Tüm yazarlar yazının yayınlanmış versiyonunu okudu ve kabul etti.

              Şuraya git: Finansman
              Çalışmanın ana kısmı A-Mansia Biotech SA tarafından finanse edildi ve Valon Bölgesi'nden bir araştırma anlaşmasıyla (anlaşma 8206) desteklendi. PDC, FRS-FNRS'de (Fonds de la Recherche Scientifique) araştırma direktörüdür ve Projet de Recherche PDR sözleşmesinin alıcısıdır: FNRS T.0030.21, CDR sözleşmesi: J.0027.22, WELBIO-CR-2019C-02R, EOS programı no . 40007505. PDC ve CK, INSERM'in Uluslararası Araştırma Programları (IRP) hibesi ile desteklenmektedir. Bu çalışma Agence Nationale de la Recherche'den (ANR) (ANR-18-CE14-0007-01, ENDIABAC) alınan bir hibe ile desteklenmiştir.

              Şuraya git: Kurumsal İnceleme Kurulu Beyanı
              Çalışma, Helsinki Deklarasyonu kurallarına uygun olarak gerçekleştirildi ve yerel Hayvan Bakım ve Kullanım Komitesi tarafından onaylandı (APAFIS#11167-2018090712278926 etik protokolü kapsamında, 2018'de onaylandı).

              Şuraya git: Bilgilendirilmiş Onam Beyanı
              Uygulanamaz.

              Şuraya git: Veri Kullanılabilirliği Beyanı
              Bu çalışmada sunulan veriler, gizlilik kısıtlamaları nedeniyle ilgili yazarın talebi üzerine temin edilebilir.

              Şuraya git: Çıkar çatışmaları
              PDC ve CK, Enterosys SAS'ın (Labège, Fransa) kurucu ortaklarıdır. AA ve NP, Enterosys SA (Labège, Fransa) tarafından kullanılmaktadır. PDC ve WMdV, A-Mansia Biotech SA'nın (Mont-Saint-Guibert, Belçika) kurucu ortaklarıdır. PDC, CD ve WMdV, mikrobiyota ve sağlık kullanımına ilişkin çeşitli patentlerin sahibidir. AB, A-Mansia Biotech SA (Mont-Saint-Guibert, Belçika) tarafından istihdam edilmektedir; CD, A-Mansia Biotech SA'nın (Mont-Saint-Guibert, Belçika) eski çalışanıdır.

              Şuraya git: Dipnotlar
              Yayıncının Notu: MDPI, yayınlanan haritalardaki ve kurumsal bağlantılardaki yetki iddiaları konusunda tarafsız kalır.



              Şuraya git: Referanslar

              1. Piche ME, Tchernof A., Despres JP Obezite Fenotipleri, Diyabet ve Kardiyovasküler Hastalıklar. Daire. Res. 2020; 126 :1477–1500. doi: 10.1161/CIRCRESAHA.120.316101. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
              2. WO Obezite Federasyonu: 2025 Küresel Hedeflerini Yakalayamıyoruz. Eğilimler, Maliyetler ve Ülke Raporları. Dünya Obezite Federasyonu; Londra, Birleşik Krallık: 2020. [ Google Scholar ]
              3. Federasyon Kimliği IDF Diyabet Atlası. 9. baskı Uluslararası Diyabet Federasyonu; Brüksel, Belçika: 2019. [ Google Akademik ]
              4. Joslin E. Diyabetin önlenmesi. J. Am. Med. Doç. 1921; 76 :79–84. doi: 10.1001/jama.1921.02630020001001. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
              5. Haffner SM, Valdez RA, Hazuda HP, Mitchell BD, Morales PA, Stern MP İnsülin direnci sendromu (sendrom X) Diyabetin prospektif analizi. 1992; 41 :715–722. doi: 10.2337/diab.41.6.715. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
              6. Barnard RJ, Roberts CK, Varon SM, Berger JJ Diyete bağlı insülin direnci, metabolik sendromun diğer yönlerinden önce gelir. J. Başvuru. Fizyol. 1998; 84 :1311–1315. doi: 10.1152/jappl.1998.84.4.1311. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
              7. Kasuga M. İnsülin direnci ve pankreas beta hücre yetmezliği. J. Clin. Araştır. 2006; 116 :1756–1760. doi: 10.1172/JCI29189. [ PMC ücretsiz makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
              8. Cani PD, Amar J., Iglesias MA, Poggi M., Knauf C., Bastelica D., Neyrinck AM, Fava F., Tuohy KM, Chabo C., ve diğerleri. Metabolik endotoksemi obeziteyi ve insülin direncini başlatır. Diyabet. 2007; 56 :1761–1772. doi: 10.2337/db06-1491. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
              9. Zhang X., Shen D., Fang Z., Jie Z., Qiu X., Zhang C., Chen Y., Ji L. İnsan bağırsak mikrobiyotasındaki değişiklikler, glikoz intoleransının ilerlemesini ortaya koymaktadır. PLoS BİR. 2013; 8 :e71108. doi: 10.1371/journal.pone.0071108. [ PMC ücretsiz makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
              10. Ridaura VK, Faith JJ, Rey FE, Cheng J., Duncan AE, Kau AL, Griffin NW, Lombard V., Henrissat B., Bain JR, ve diğerleri. Obezite açısından uyumsuz ikizlerden alınan bağırsak mikrobiyotası farelerde metabolizmayı modüle eder Bilim. 2013; 341 :1241214. doi: 10.1126/science.1241214. [ PMC ücretsiz makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
              11. Turnbaugh PJ, Ley RE, Mahowald MA, Magrini V., Mardis ER, Gordon JI Enerji hasadı için artan kapasiteye sahip, obeziteyle ilişkili bir bağırsak mikrobiyomu. Doğa. 2006; 444 :1027–1031. doi: 10.1038/nature05414. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
              12. De Vos WM, Tilg H., Van Hul M., Cani PD Bağırsak mikrobiyomu ve sağlığı: Mekanik anlayışlar. Bağırsak. 2022 doi: 10.1136/gutjnl-2021-326789. [ PMC ücretsiz makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
              13. Plovier H., Everard A., Druart C., Depommier C., Van Hul M., Geurts L., Chilloux J., Ottman N., Duparc T., Lichtenstein L., ve diğerleri. Akkermansia muciniphila veya pastörize edilmiş bakteriden elde edilen saflaştırılmış bir membran proteini, obez ve diyabetik farelerde metabolizmayı iyileştirir. Nat. Med. 2017; 23 :107–113. doi: 10.1038/nm.4236. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
              14. Everard A., Belzer C., Geurts L., Ouwerkerk JP, Druart C., Bindels LB, Guiot Y., Derrien M., Muccioli GG, Delzenne NM, ve diğerleri. Akkermansia muciniphila ve bağırsak epitelyumu arasındaki çapraz konuşma, diyete bağlı obeziteyi kontrol eder. Proc. Natl. Acad. Bilim. AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ. 2013; 110 :9066–9071. doi: 10.1073/pnas.1219451110. [ PMC ücretsiz makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
              15. Depommier C., Everard A., Druart C., Plovier H., Van Hul M., Vieira-Silva S., Falony G., Raes J., Maiter D., Delzenne NM, ve diğerleri. Fazla kilolu ve obez insan gönüllülerinde Akkermansia muciniphila takviyesi: Konsept kanıtı niteliğinde bir araştırma çalışması. Nat. Med. 2019; 25 :1096–1103. doi: 10.1038/s41591-019-0495-2. [ PMC ücretsiz makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
              16. Dao MC, Belda E., Prifti E., Everard A., Kayser BD, Bouillot JL, Chevallier JM, Pons N., Le Chatelier E., Ehrlich SD, ve diğerleri. Akkermansia muciniphila bolluğu şiddetli obezitede daha düşüktür, ancak bariatrik cerrahi sonrası artan seviyesi metabolik sağlığın iyileşmesi ile ilişkili değildir. Am. J. Physiol. Endokrinol. Metab. 2019; 317 :E446–E459. doi: 10.1152/ajpendo.00140.2019. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
              17. Zhong H., Ren H., Lu Y., Fang C., Hou G., Yang Z., Chen B., Yang F., Zhao Y., Shi Z., ve diğerleri. Prediyabetiklerde ve tedavi görmemiş tip 2 diyabetiklerde farklı bağırsak metagenomikleri ve metaproteomik imzaları. EBioMedicine. 2019; 47 :373–383. doi: 10.1016/j.ebiom.2019.08.048. [ PMC ücretsiz makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
              18. Allin KH, Tremaroli V., Caesar R., Jensen BAH, Damgaard MTF, Bahl MI, Licht TR, Hansen TH, Nielsen T., Dantoft TM, ve diğerleri. Prediyabetli bireylerde anormal bağırsak mikrobiyotası. Diabetologia. 2018; 61 :810–820. doi: 10.1007/s00125-018-4550-1. [ PMC ücretsiz makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
              19. Everard A., Lazarevic V., Gaïa N., Johansson M., Ståhlman M., Backhed F., Delzenne NM, Schrenzel J., François P., Cani PD Prebiyotikle tedavi edilen farelerin mikrobiyomu, Obezite sırasında konakçı tepkisi. ISME J. 2014; 8 :2116–2130. doi: 10.1038/ismej.2014.45. [ PMC ücretsiz makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
              20. Depommier C., Everard A., Druart C., Maiter D., Thissen JP, Loumaye A., Hermans MP, Delzenne NM, de Vos WM, Cani PD Serum metabolit profili, A. muciniphila'nın sağlığı teşvik edici etkisine dair içgörü sağlar metabolik sendromlu insan gönüllülerinde. Bağırsak Mikropları. 2021; 13 :1994270. doi: 10.1080/19490976.2021.1994270. [ PMC ücretsiz makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
              21. Christian JG, Tsai AG, Bessesen DH Yaşam tarzı değişikliği denemelerinden elde edilen kilo kayıplarının yorumlanması: Kategorik verilerin kullanılması. Uluslararası J. Obes. 2010; 34 :207–209. doi: 10.1038/ijo.2009.213. [ PMC ücretsiz makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
              22. Neyrinck AM, Etxeberria U., Taminiau B., Daube G., Van Hul M., Everard A., Cani PD, Bindels LB, Delzenne NM Ravent özü, akut alkol alımının neden olduğu hepatik inflamasyonu önler; bağırsak mikrobiyotasının modülasyonu. Mol. Nutr. Gıda Arş. 2017; 61 :26990039. doi: 10.1002/mnfr.201500899. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
              23. Williamson G., Sheedy K. Polifenollerin İnsülin Direnci Üzerindeki Etkileri. Besinler. 2020; 12 :3135. doi: 10.3390/nu12103135. [ PMC ücretsiz makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
              24. Martin MA, Ramos S. Diyetteki Flavanollerin Metabolik Hastalıklarda Mikrobiyota, Bağışıklık ve Enflamasyon Üzerindeki Etkisi. Besinler. 2021; 13 :850. doi: 10.3390/nu13030850. [ PMC ücretsiz makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
              25. Anhe FF, Pilon G., Roy D., Desjardins Y., Levy E., Marette A. Akkermansia'yı diyet polifenolleriyle tetiklemek: Metabolik sendromla mücadelede yeni bir silah mı? Bağırsak Mikropları. 2016; 7 :146–153. doi: 10.1080/19490976.2016.1142036. [ PMC ücretsiz makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
              26. Brochot A., Azalbert V., Landrier JF, Tourniaire F., Serino M. Bitki Ekstraktlarıyla İki Haftalık Tedavi, ob/ob Farelerinde Bağırsak Mikrobiyotasını, Caecum Metabolomunu ve Lipid Metabolizmasının Belirteçlerini Değiştirir. Mol. Nutr. Gıda Arş. 2019; 63 :e1900403. doi: 10.1002/mnfr.201900403. [ PMC ücretsiz makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
              27. Van Hul M., Geurts L., Plovier H., Druart C., Everard A., Stahlman M., Rhimi M., Chira K., Teissedre PL, Delzenne NM, ve diğerleri. Tarçın ve üzüm posası kullanıldığında obezite, diyabet ve steatozun azalması, bağırsak mikrobiyotasındaki ve bağırsak bariyerinin belirteçlerindeki değişikliklerle ilişkilidir. Am. J. Physiol. Endokrinol. Metab. 2018; 314 :E334–E352. doi: 10.1152/ajpendo.00107.2017. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
              28. Anhe FF, Nachbar RT, Varin TV, Trottier J., Dudonne S., Le Barz M., Feutry P., Pilon G., Barbier O., Desjardins Y., ve diğerleri. Camu camu ( Myrciaria dubia ) ile tedavi, bağırsak mikrobiyotasını değiştirerek ve diyete bağlı obez farelerde enerji tüketimini artırarak obeziteyi önler. Bağırsak. 2019; 68 :453–464. doi: 10.1136/gutjnl-2017-315565. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
              29. Anhê FF, Choi BSY, Dyck JRB, Schertzer JD, Marette A. Diyet Polifenollerinin Kardiyometabolik Faydalarında Konak-Mikrop Etkileşimi. Trendler Endokrinol. Metab. 2019; 30 :384–395. doi: 10.1016/j.tem.2019.04.002. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
              30. Anhê FF, Desjardins Y., Pilon G., Dudonné S., Genovese MI, Lajolo FM, Marette A. Polifenoller ve tip 2 diyabet: Prospektif bir inceleme. Farmasötik Beslenme. 2013; 1 :105–114. doi: 10.1016/j.phanu.2013.07.004. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
              31. Langley PC, Pergolizzi JV, Jr., Taylor R., Jr., Ridgway C. Camu camu'nun ( Myrciaria dubia ) antioksidan ve ilgili kapasiteleri: Sistematik bir inceleme. J.Altern. Tamamlayıcı. Med. 2015; 21 :8–14. doi: 10.1089/acm.2014.0130. [ PMC ücretsiz makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
              32. Bataglion GA, da Silva FMA, Eberlin MN, Koolen HHF Brezilya tropik meyvelerinden fenolik bileşimin UHPLC-MS/MS ile belirlenmesi. Gıda Kimyası 2015; 180 :280–287. doi: 10.1016/j.foodchem.2015.02.059. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
              33. Fidelis M., do Carmo MAV, da Cruz TM, Azevedo L., Myoda T., Miranda Furtado M., Boscacci Marques M., Sant'Ana AS, Ines Genovese M., Young Oh W., et al. Camu-camu tohumu ( Myrciaria dubia ) — Yan akıştan antioksidan, antihiperglisemik, antiproliferatif, antimikrobiyal, antihemolitik, antiinflamatuar ve antihipertansif içeriğe kadar. Gıda Kimyası 2020; 310 :125909. doi: 10.1016/j.foodchem.2019.125909. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
              34. Fracassetti D., Costa C., Moulay L., Tomas-Barberan FA Ellagik asit türevleri, ellagitanninler, proantosiyanidinler ve diğer fenolikler, C vitamini ve camu-camu meyvesinden (Myrciaria dubia) elde edilen iki toz ürünün antioksidan kapasitesi Food Chem . 2013; 139 :578–588. doi: 10.1016/j.foodchem.2013.01.121. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
              35. Ceriello A. Yemek sonrası hiperglisemi ve diyabet komplikasyonları: Tedavi zamanı geldi mi? Diyabet. 2005; 54 :1–7. doi: 10.2337/diyabet.54.1.1. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
              36. Node K., Inoue T. Vasküler yetmezlikte etiyolojik bir faktör olarak postprandiyal hiperglisemi. Kardiyovasküler. Diabetol. 2009; 8:23 . doi: 10.1186/1475-2840-8-23. [ PMC ücretsiz makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
              37. De Souza Schmidt Goncalves AE, Lajolo FM, Genovese MI Brezilya yerli meyvelerinin ve ticari dondurulmuş hamurların kimyasal bileşimi ve antioksidan/antidiyabetik potansiyeli. J. Agric. Gıda kimyası. 2010; 58 :4666–4674. doi: 10.1021/jf903875u. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
              38. Kwon Y.-II, Vattem DA, Shetty K. Diyabet ve hipertansiyon tedavisinde Lamiaceae türlerine ait klonal otların değerlendirilmesi. Asya Pak. J. Clin. Nutr. 2006; 15 :107. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
              39. Hanhineva K., Törrönen R., Bondia-Pons I., Pekkinen J., Kolehmainen M., Mykkänen H., Poutanen K. Diyet polifenollerinin karbonhidrat metabolizması üzerindeki etkisi. Uluslararası J. Mol. Bilim. 2010; 11 :1365–1402. doi: 10.3390/ijms11041365. [ PMC ücretsiz makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
              40. Fujita A., Sarkar D., Wu S., Kennelly E., Shetty K., Genovese MI Camu-camu'nun ( Myrciaria dubia Mc. Vaugh) fenolik bağlı biyoaktif maddelerinin antihiperglisemi, antihipertansiyon, antimikrobiyal özellikler ve hücresel açıdan değerlendirilmesi gençleştirme. Gıda Arş. Uluslararası 2015; 77 :194–203. doi: 10.1016/j.foodres.2015.07.009. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
              41. Balisteiro DM, de Araujo RL, Giacaglia LR, Genovese MI Berraklaştırılmış Brezilya yerli meyve sularının sağlıklı deneklerde postprandiyal glisemi üzerine etkisi. Gıda Arş. Uluslararası 2017; 100 :196–203. doi: 10.1016/j.foodres.2017.08.044. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
              42. Kotowaroo M., Mahomoodally M., Gurib-Fakim ​​A., Subratty A. Mauritius'un geleneksel antidiyabetik şifalı bitkilerinin in vitro olası a-amilaz önleyici etkiler açısından taranması. Fitother. Res. 2006; 20 :228–231. doi: 10.1002/ptr.1839. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
              43. Matsui T., Ueda T., Oki T., Sugita K., Terahara N., Matsumoto K. Doğal asillenmiş antosiyaninlerin a-Glukosidaz önleyici etkisi. 1. Güçlü inhibitör aktiviteye sahip doğal pigmentlerin araştırılması. J. Agric. Gıda Kimyası 2001; 49 :1948–1951. doi: 10.1021/jf001251u. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
              44. McDougall GJ, Shpiro F., Dobson P., Smith P., Blake A., Stewart D. Yumuşak meyvelerin farklı polifenolik bileşenleri, a-amilaz ve a-glikozidazı inhibe eder. J. Agric. Gıda Kimyası 2005; 53 :2760–2766. doi: 10.1021/jf0489926. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
              45. Nascimento OV, Boleti A., Yuyama LK, Lima ES Diyet kaynaklı obezitenin sıçan modelinde Camu-camu (Myrciaria dubia HBK McVaugh) meyvesi ile diyet takviyesinin etkileri. Bir. Acad. Sütyen. Ciênc. 2013; 85 :355–363. doi: 10.1590/S0001-37652013005000001. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
              46. ​​Morak M., Schmidinger H., Riesenhuber G., Rechberger GN, Kollroser M., Haemmerle G., Zechner R., Kronenberg F., Hermetter A. Adipoz trigliserit lipaz (ATGL) ve hormona duyarlı lipaz (HSL) eksiklikler fare yağ dokularında lipolitik aktivitelerin ekspresyonunu etkiler. Mol. Hücre Proteomu. 2012; 11 :1777–1789. doi: 10.1074/mcp.M111.015743. [ PMC ücretsiz makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
              47. Yang Z., Roth K., Agarwal M., Liu W., Petriello MC Diyete Bağlı Metabolik Düzensizliğin Kritik Hepatik Aracıları Olarak Transkripsiyon Faktörleri CREBH, PPARa ve FOXO1: Transkripsiyon faktörleri ve metabolik hastalıklar. J. Nutr. biyokimya 2021; 95 :108633. doi: 10.1016/j.jnutbio.2021.108633. [ PMC ücretsiz makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
              48. Lordan C., Thapa D., Ross RP, Cotter PD Prebiyotikler ve diğer diyet bileşenleri yoluyla sağlığı geliştiren yeni nesil bağırsak bakterilerini zenginleştirme potansiyeli. Bağırsak Mikropları. 2020; 11 :1–20. doi: 10.1080/19490976.2019.1613124. [ PMC ücretsiz makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
              49. Regnier M., Rastelli M., Morissette A., Suriano F., Le Roy T., Pilon G., Delzenne NM, Marette A., Van Hul M., Cani PD Ravent Takviyesi Diyete Bağlı Obezite ve Diyabeti Önler Farelerde Artan Akkermansia muciniphila ile İlişkili. Besinler. 2020; 12 :2932. doi: 10.3390/nu12102932. [ PMC ücretsiz makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
              50. Catry E., Bindels LB, Tailleux A., Lestavel S., Neyrinck AM, Goossens JF, Lobysheva I., Plovier H., Essaghir A., ​​Demoulin JB, ve diğerleri. Bağırsak mikrobiyotasını inülin tipi fruktanlarla hedeflemek: Endotel disfonksiyonunun tedavisinde yeni bir yaklaşımın klinik öncesi gösterimi. Bağırsak. 2018; 67 :271–283. doi: 10.1136/gutjnl-2016-313316. [ PMC ücretsiz makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
              51. Anhê FF, Roy D., Pilon G., Dudonné S., Matamoros S., Varin TV, Garofalo C., Moine Q., Desjardins Y., Levy E. Polifenol açısından zengin bir kızılcık özü, diyet kaynaklı hastalıklardan korur Akkermansia türlerinin artmasıyla birlikte obezite, insülin direnci ve bağırsak iltihabı . Farelerin bağırsak mikrobiyotasındaki popülasyon. Bağırsak. 2015; 64 :872–883. doi: 10.1136/gutjnl-2014-307142. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
              52. Le Roy T., Moens de Hase E., Van Hul M., Paquot A., Pelicaen R., Regnier M., Depommier C., Druart C., Everard A., Maiter D., ve diğerleri. Dysosmobacter welbionis, farelerde diyete bağlı obeziteyi ve metabolik bozuklukları önleyen yeni izole edilmiş bir insan ortakçı bakteridir. Bağırsak. 2022; 71 :534–543. doi: 10.1136/gutjnl-2020-323778. [ PMC ücretsiz makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
              53. Van Hul M., Le Roy T., Prifti E., Dao MC, Paquot A., Zucker JD, Delzenne NM, Muccioli G., Clement K., Cani PD Korelasyondan nedenselliğe: Subdoligranum olgusu. Bağırsak Mikropları. 2020; 12 :1849998. doi: 10.1080/19490976.2020.1849998. [ PMC ücretsiz makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
              54. Nair AB, Jacob S. Hayvanlar ve insanlar arasında doz dönüşümü için basit bir uygulama kılavuzu. J. Temel Kliniği. eczane 2016; 7 :27–31. doi: 10.4103/0976-0105.177703. [ PMC ücretsiz makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
              55. Abot A., Wemelle E., Laurens C., Paquot A., Pomie N., Carper D., Bessac A., Mas Orea X., Fremez C., Fontanie M., ve diğerleri. Prebiyotikler kullanılarak yeni enterosinlerin tanımlanması: İnsanlarda ve farelerde biyoaktif lipitlerin ve mu-opioid reseptör sinyallemesinin rolleri. Bağırsak. 2020; 70 :1078–1087. doi: 10.1136/gutjnl-2019-320230. [ PMC ücretsiz makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
              56. Geurts L., Everard A., Van Hul M., Essaghir A., ​​Duparc T., Matamoros S., Plovier H., Castel J., Denis RG, Bergiers M., ve diğerleri. Yağ dokusu NAPE-PLD, esmerleşme sürecini ve bağırsak mikrobiyotasını değiştirerek yağ kütlesi gelişimini kontrol eder. Nat. İletişim 2015; 6 :6495. doi: 10.1038/ncomms7495. [ PMC ücretsiz makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]

              Yorum yap

              Hazırlanıyor...
              X