Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Kan dolaşımı yetersizliği, Kansızlık, Demir eksikliği kansızlık belirtile

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • Kan dolaşımı yetersizliği, Kansızlık, Demir eksikliği kansızlık belirtile











    Kansızlık, anemi:

    Kanın yapısı:
    Kanın yapısında üç önemli kan hücresi bulunur. Akyuvarlar (lökositler) savunma hücreleri olup vücudumuzu mikroplara karşı korur ve oldukca çok alt türevi vardır. Alyuvarlar (eritrositler) hücrelere oksijen taşır. Trombositler kanın pıhtılaşmasını sağlıyarak kanamaları önler.

    Lökositler:
    Akyuvarlar veya beyaz kan hücreleride denir. Akyuvarların hücre çekirdeği vardır ve bağışıklık sisteminin (immün sistemi) verdiği görevleri yapar. Lökozit sayısı normal olarak 4000-6000 mikrolitredir, yani mikrolitrede bu kadar bulunur. Bir insanın kanında 25 milyar lökosit bulunur, fakat asıl % 95?i içeren lökositler dokulardadır. Herhangi bir enfeksiyon halinde kemik ilikleride gerkli olan lökositleri üretir. Işın ve kemoterapi görenlerin kemik ilikleri yeterince lökozit üretemeyebilir. Bu nedenle bu hastaların hastalığa yakalanmaları halinde dikkat etmeleri gerekir. (geniş bilgi immün sisteminde)

    Trombositler:
    Kanda mikrolitrede 200-300.000 oranında bulunur. Trombositlerin hücre çekirdeği yoktur ve bunlar pıhtılaşma için önemlidir. Trombosit yetersizliği halinde kanama görülür. Bu kanamanın belirtisi morumsu lekelerdir. Bu rahatsızlığın mutlaka tedavisi gerekir aksi halde tehlikeli olabilir.

    Eritrositler (alyuvarlar):
    Bu hücrelerin hücre çekirdeği yoktur. Eritrositler oksijen taşıyıcıdır. İçerdiği hemoglobin 4 adet oksijen molekülü taşır. Bayanlarda en az 3,9 milyon /mikrolitrede ve erkeklerde 4,3 milyon/mikrolitrede olması gerekir. Bayanlarda 12 g/dl hemoglobin (Hb) ve erkeklerde 13,5 g/dl hemoglobin, yani desilitrede 13,5 g olması gerekir. Hb?nin 8 g/dl?nin altına düşmesi tehlikelidir. Bir kişide takriben 22 katrilyon eritrozit bulunur.

    Kansızlık, anemi:
    Kansızlık deyince akla kanın azlığı gelmemelidir, burada kansızlıktan maksat kandaki alyuvarların (eritrosit, erythrocyte) veya alyuvarlara renk veren boyayıcı madde hemoglobinin oranının azalmasıdır. Hemoglobin akciğerdeki oksijeni dokulara ve dokulardaki karbondioksiti akciğere taşıyan demir ve globinden oluşan maddedir. Kansızlığın en önemli faktörlerinden biri demir yetersizliğidir ve bunu adet sırasındaki aşırı kan kayıbı, kemik iliğinde yeterince alyuvar üretilememesi, alyuvarların zamansız çözülmesi, folik asit ve B12-Vitaminin yetersizliğini sayabiliriz.

    Demir kemik iliklerinde ve dalakta alyuvarların yapımında kulanılır. Demir genelikle et, balık, ısırganotu ve maydanozda bulunur. Besinlerdeki demirin alınabilmesi için C-Vitamini ve çinkonun yeterince vücutta olması gerekir. C-Vitamini ve çinko yetersizliği demir eksikliğine, buda kansızlığa sebep olur. Vejeterianlarda (et yemeyen) B12-Vitamin yetersizliği görülür ve buda kansızlığa sebep olur. Bu nedenle vejiterianların süt, yumurta, balık ve mamülerini yemeleri gerekir. Bağırsaklar aşırı kahve ve siyah çayla tahrip olur, o zaman bağırsaklar demiri absorbe edemez.

    Demir yetersizliği-anemi:
    Kronik rahatsızlıklar nedeniyle kişi sürekli kan kaybederseki bunların başında burun-, mide-, rahim-, basur kanaması veya iç organlardaki yaraların kanamasını sayabiliriz. Bayanlarda uzun süren adet hali veya aşırı kanamada demir eksikliğine buda kansızlığa neden olur. C-Vitamini ve çinko yetersizliğide demir eksikliğine neden olur. Kahve ve siyah çayda bağırsak mukozasını tahrip eder ve böylece bağırsakların görevini yapmasını engeller. Bu nedenle kahve ve siyah çayın fazlası zararlıdır.

    Folikasit yetersizliği-anemi:
    Folikasit (B9-Vitamini) taze sebze ve meyvelerde yeterince bulunur. Hamile ve emzikli bayanlarda daha fazla folikasite ihtiyaç duyulur. Bu nedenle hamile ve emzikli bayanların folikasite ihtiyaçı olup olmadığının tesbiti gerekir. Böbrek rahatsızlıkları nedeniyle diyalize giren insanların kanı yıkandığından folikasit oranı düşebilir. Bu nedenle folikasit hapı almaları gerkebilir.

    Perniciös-anemi (öldürücü anemi):
    Midenin yeterince intrinsik faktörü salğılıyamaması nedeniyle bağırsaklar B12-Vitaminini absorbe edemez. Bu genelikle kronik gastrit veya mide ülseri olanlarda görülen durumdur. Mide mukozasının tahrip olması nedeniyle intrinsik faktörü salğılıyamaz. Bu nedenle öncelikle midenin tedavi edilmesi gerekir. Folikasit ve B12-Vitamin yetersizliğide alyuvarları anormal derecede büyümesine neden olur.

    Hemolizik anemi (eritrositerime anemisi):
    Alyuvarların zamanından önce yıpranması ve dalak tarafından ayıklanması nedeniyle kemik iliğinde tam oluşmamış alyuvarlar devreye girer. Tam olğunlaşmadan devreye giren alyuvarlar (eritrositler) yaşam sürelerini ve görevlerini tam olarak yapmadan tahrip olur ve tekrar dalak tarafından ayıklanırlar. Dalak işe yaramayan, tahrip olmuş ve yaşlanmış alyuvarları birleşimindeki demir ve globin alıdıktan sonra yokeder. Dalağın görevini yapmaması nedeniyle şişmesi, vücuttaki yabancı maddeler (sunni kalp kapakcığı gibi) veya vücudun kendi savunma güçlerinin alyuvarları tahrip etmesi nedeniyle kansızlık oluşur.

    Başka faktörler:
    Kansızlığa bu yukarıdaki faktörlerin haricinde kaza sonucu yaralanma, amaliyat, doğum, içkanama, gibi durumlarda kansızlığa sebep olur. Ayrıca zamanında müdahale olunmazsa sonuç ölümle dahi bittebilir. Kanamalarda tansiyon ve oksijen oranı düşerse beyin kanaması ve kalp krizi ve hatta ölüm olabilir. Sigara içme ve hergün et yemede damarları daraltır ve kansızlığa sebep olur.

    Kansızlığın belirtileri:
    Kansızlık solukluk, yorgunluk, dermansızlık, hafif başdönmesi ve konsentrasyon zafiyetine neden olur. Hastalık bazen bayılma nöbetleri, baş dönmesi, susuzluk, aşırı terleme nöbetleri, nabzın hafif ve hızlı atması vede nefes darlığına sebep olabilir. Kronik anemi birçok rahatsızlık belirtisi ile birlikte kendini beli eder. Kansızlığın ağırlığına görede rahatsızlık belirtileride farklılık gösterir. Kan kayıbı günlerce ve hatta haftalarca sürebilir ve buda yorgunluk ve dermansızlık hissi ile kendini beli eder. Kandaki alyuvarların 2/3?si dahi kayıp olanadek kişi farkına vamayabilir. Kaza sonucu kanın 1/3?ünün kayıbı hayati tehlike azeder ve mutlaka müdahalesi gerekir.

    Teşhis:
    Anemi laboratuarlarda yapılacak kan muayenesi ile teşhis konabilir. Alyuvarların ve hemoglobinin oranı tesbit edilir. Kandaki yeni alyuvarların (retikulozit) oranı tesbit edilir. Bundanda kemik iliğinde hangi tempo ile alyuvar üretildiğinin tesbit edilmesi gerekir. Kansızlığa sebep olan folikasit-, demir-, veya B12-Vitamin eksikliğinin yanında kanın oluşmasında rol oynayan etkenlerde araştırılır. Hastalığın nedeninin anlaşılmaması halinde, çok nadiren biyopsi yapılır. Kemik iliğinden özel bir metotla bir noktadan alınan ilik incelenir ve neden alyuvarların normal gelişmediği teşhis edilir.

    Tedavi:
    Aniden aşırı kan kayıbı veya ağır anemide kan nakli zaruri olabilir. Kanama çok az ise vücut gerekli kanı kendi üretir. B12-Vitamini-, demir-, ve folikasit yetersizliği sözkonusu ise bu eksiklikler hapla veya iğneyle giderilir. Fakat midedeki büyük tahribat nedeniyle intrinsik faktörünü salğıyamazsa o zaman öncelikle mutlaka midenin tedavisi gerekmektedir. Şayet bağırsaklar tahrip olmuşsa ve fonsiyonlarını yitirmişse o zamanda kansızlık olur.

    Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek DiyetAkan kanın içinde ne kadar hücre olduğunu Haematokrit (Hk) ile anlarız. Hk değeri normal olarak 40-54 olması gerektiği söyleniyor. Amarikada yapılan araştırmalarda ise bunun 42?yi geçmemesi gerektiği yönündedir. Doktorunuz Hk değerinin 42?nin üzerinde olduğunu söylerse hemen mutlaka Kızılaya giderek kan vermek gerekir. Zira kanın yükselen Hk değeri kanın yoğunlaşaması ve kalınlaşması demektir.

    Kılcal damarlar
    Nasıl ki arabanın kirlenen ve koyulaşan yağı gibidir. Kırmızı kan hücresi alyuvarların çapı 8 mikrometredir. Oysa özelikle kalp, beyin, göz ve kulakların kılcal damarlarının çapı alyuvarların çapından daha küçüktür. O halde alyuvarlar bu kılcal damarlardan geçmesi gerekir, çünkü okijen, vitamin, mineral, enzimler, glukoz vb., maddeler taşır.

    Hücreler
    Beslenmeyen hücreler yavaş yavaş ölecek. O zaman kişi ben çok unutkanım, artık iyi görmüyorum, artık iyi duymuyorum ve kalbim sıkışıyor diye şikayetlerde bulunurlar ve bunu yaşlanmanın bir belirtisi sayarlar. Kanın koyulaşması, damarların sertleşmesi, alyuvarların esnekliğini kaybetmesi vb., kısaca sağlıksız beslenme vede az hareket etme nedeniyle olur.

    Alyuvarlar
    Kişi kan verdiğinde kanındaki Hk değeri düşer, alyuvarlar elastikleşir, damarlar gevşer, yumşar, başağrıları vede kalp sıkışmaları geçer. O halde kalp, beyin, göz ve kulak için yani kısaca sağlığımız için kan verelim.

    Karbon monoksid
    Karbon monoksid (CO) alyuvarlardaki renk maddesi Haemoglobinle birleşme kuvvet katsayısı oksijene göre 1000 defa daha büyüktür. Yani CO haemoglobinle birleşirken oksijen dışlanır. Böylece kanda oksijen olduğu halde diğer kan hücreleri CO?den dolayı ona ulaşamazlar ve kann hücreleri arasında bir yariş başalar. Oksijen kapma yarışı buda ani bir hücum şeklinde olduğundan kılcal damarlar buna dayanamıyarak çatlarlar işte beyin kanaması böylece ortaya çıkar.

    Peygamber Efendimiz
    Peygamber Efendimiz heray sırtından kan aldırmıştır. Tabii buna ihtiyacı olduğundan değil Ümmetininde yani bizlerinde buna alışmamızı ve yapmamızı istediğindendir. Günümüzde bu daha modern usullerle kann verme şeklinde olmaktadır. Bende 5-6 defa kann verdim her seferinde kann vermeye gittiğimde Almanların Kızılayı olan ?? Blutspendedienst?? sürekli insanlar çağrılmış gibi gelip kan veriyorlardı.

    Almanlar
    Özel olarak mı çağrıldıklarını söyledim hayır dediler biz sürekli 3- ayda bir gelir kann veririz. Evet Almanlar sünnete uyarken bizim dindarlarımızın kızılaya gittiğini hiç zanetmem, çünkü onlar kendilerine müslümandırlar. Hepsi değilsede % 99,5?i, lafa varız, icratta yoğuz. Elhadülillah! Nereden mi biliyorum 22 sene dernek ve camilerde görev yaptım.

    Sağlıklı kalabilmenin ve sağlıklı yaşayabilmenin en önemli faktörü kılcal kandolaşımıdır, çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim vb., besleyici maddenin hücrelere ulaşması vede mikroplarla mücadele eden maktofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır. Gökçek İksiri ile tedavi olmak mümkündür, tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır. Gökçek İksiri vücudu curuflar'dan arıtır, itihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir. Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü allerjiyi iyileştir.

    Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.

    Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet
    Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

  • #2



    Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

    Yorum yap


    • #3
      Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

      Yorum yap


      • #4

        Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

        Yorum yap


        • #5

          Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

          Yorum yap


          • #6

            Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

            Yorum yap


            • #7




              Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

              Yorum yap


              • #8

                Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                Yorum yap


                • #9
                  Boynumda ki lenf bezeleri sayısız oranda şişti ceviz, fındık, fıstık büyüklüğünde ve boynum sertleşti. Lenf bezeleri sürekli şiştiği için ve bezeler büyüdüğü için doktorlar aşırı yükselen lenfositlerden ve büyüyen lenf bezelerinden dolayı kemoterapi görmem gerektiğine karar verdiler. Ben kemoterapi görmek istemedim ve internetten bulduğum ibrahim gökçek ile görüştüm. Tedavi ettiğimiz hastalar var problem değil gelin görüşelim dedi. İbrahim Beyle görüştüm ve kendisine inandım. Verdiği iksir, jel, Zerdeçal forte, enginar forte, spirulina, lenf çayı ve enfeksiyon çayını beş hafta kullandıktan sonra tekrar tahlil yaptırdım. 73,77 olan lenfositler 27,32’ye düştü. Doktorum şimdilik kemoterapiye gerek yok iyiye gidiyorsunuz dedi. Ve ne kullandığımı sordu ben ona Gökçek Ürünleri deyince şaşırdı ve önemli olan iyileşmeniz devam edin bakalım ne olacak dedi. İbrahim beye minnettarım iyi ki varsınız hocam, çok sağolun Allah sizi başımızdan eksik etmesin. Odun gibi sert olan boynumu artık sağa sola çevirebiliyorum.



                  Yorum yap


                  • #10
                    t.bicakci Nickli öğeden Alıntı
                    Boynumda ki lenf bezeleri sayısız oranda şişti ceviz, fındık, fıstık büyüklüğünde ve boynum sertleşti. Lenf bezeleri sürekli şiştiği için ve bezeler büyüdüğü için doktorlar aşırı yükselen lenfositlerden ve büyüyen lenf bezelerinden dolayı kemoterapi görmem gerektiğine karar verdiler. Ben kemoterapi görmek istemedim ve internetten bulduğum ibrahim gökçek ile görüştüm. Tedavi ettiğimiz hastalar var problem değil gelin görüşelim dedi. İbrahim Beyle görüştüm ve kendisine inandım. Verdiği iksir, jel, Zerdeçal forte, enginar forte, spirulina, lenf çayı ve enfeksiyon çayını beş hafta kullandıktan sonra tekrar tahlil yaptırdım. 73,77 olan lenfositler 27,32’ye düştü. Doktorum şimdilik kemoterapiye gerek yok iyiye gidiyorsunuz dedi. Ve ne kullandığımı sordu ben ona Gökçek Ürünleri deyince şaşırdı ve önemli olan iyileşmeniz devam edin bakalım ne olacak dedi. İbrahim beye minnettarım iyi ki varsınız hocam, çok sağolun Allah sizi başımızdan eksik etmesin. Odun gibi sert olan boynumu artık sağa sola çevirebiliyorum.
                    Talip bey maşallah 5 haftada iksir, jel, kapsül ve çayların kistleri eritmeye başlaması ve kan değerlerinizin düzelmesi çok çok mükemmel bir gelişme.
                    Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                    Yorum yap


                    • #11
                      Ben Hacer Diyabet, Nefrotik Sendrom, yani Protein Kaçağı, halsizlik, dermansızlık, yorgunluk ve bitkinlik ile birlikte lenfositler aşırı yüksek seyrediyordu. Ben çok ilaç kullandım doktorlar böbrek nakline kadar gider şimdiden hazırlık yapın dediler. Çok çok korktum ne yapacağımızı bilemez bir durumda iken tanıdığımız bir eczacı bir yakınının iksir kullandığını ve kistlerinin eridiğini ve bu olayın raporlarını gördüğünü söyledi. İsterseniz sizde 2 ay deneyin bakın görün dedi. İbrahim beyin adresi aldık yanına gittik. Problem değil hallederiz demesi beni çok çok rahatlattı, ama yine de içimde bir şüphe vardı. İbrahim bey iksir, jel, huş forte, ayı üzümü forte, böbrek çayı ve tansiyon çayı verdi. Bu ürünleri tam 19 gün kullandıktan sonra tekrar doktora gittim ve tahlil sonuçlarının çok çok iyi olması karşısında şaşırdık.Ve hemen ibrahim beyin yanına gittik. Şekeriniz normale dönmüş, lökositler normale dönmüş, artık bundan sonra iyileşme süreci daha da hızlanır dikkkatli beslenin ve bu ürünlerin dozajını artırabilirseniz daha kısa ürede iyileşirsiniz dedi. Ben ibrahim bey çok çok güveniyorum. Hocam çok sağol, size inanıyorum.


                      Yorum yap


                      • #12
                        h-gursel Nickli öğeden Alıntı
                        Ben Hacer Diyabet, Nefrotik Sendrom, yani Protein Kaçağı, halsizlik, dermansızlık, yorgunluk ve bitkinlik ile birlikte lenfositler aşırı yüksek seyrediyordu. Ben çok ilaç kullandım doktorlar böbrek nakline kadar gider şimdiden hazırlık yapın dediler. Çok çok korktum ne yapacağımızı bilemez bir durumda iken tanıdığımız bir eczacı bir yakınının iksir kullandığını ve kistlerinin eridiğini ve bu olayın raporlarını gördüğünü söyledi. İsterseniz sizde 2 ay deneyin bakın görün dedi. İbrahim beyin adresi aldık yanına gittik. Problem değil hallederiz demesi beni çok çok rahatlattı, ama yine de içimde bir şüphe vardı. İbrahim bey iksir, jel, huş forte, ayı üzümü forte, böbrek çayı ve tansiyon çayı verdi. Bu ürünleri tam 19 gün kullandıktan sonra tekrar doktora gittim ve tahlil sonuçlarının çok çok iyi olması karşısında şaşırdık.Ve hemen ibrahim beyin yanına gittik. Şekeriniz normale dönmüş, lökositler normale dönmüş, artık bundan sonra iyileşme süreci daha da hızlanır dikkkatli beslenin ve bu ürünlerin dozajını artırabilirseniz daha kısa ürede iyileşirsiniz dedi. Ben ibrahim bey çok çok güveniyorum. Hocam çok sağol, size inanıyorum.
                        Hacer hanım şekerinizin normale dönmesi ve lenfositlerin normal seviyeye inmesi ve bunu 19 günde olması çok çok önemli bir gelişmedir. Siz şayet 2 ay daha iksir, jel, huş forte, ayı üzümü forte, böbrek çayı, tansiyon çayı ve spirulina kullanırsanız protein kaçağıda iyileşir.
                        Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                        Yorum yap

                        Hazırlanıyor...
                        X