Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Klima Hastalığı, Lejyoner Hastalığı, klima çarpması hastalığı, klima öksürüğü, klima

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • Klima Hastalığı, Lejyoner Hastalığı, klima çarpması hastalığı, klima öksürüğü, klima






    Klimanın faydaları zararları, klimanın neden olduğu hastalıklar: klima çarpması hastalığı öksürüğü klima mikrobu lejyoner hastalığı
    Klimanın faydaları zararları, klimanın neden olduğu hastalıklar: klima çarpması hastalığı öksürüğü klima mikrobu lejyoner hastalığı
    Klimanın faydaları özellikle nemli iklime sahip olan yerlerde hayatın vazgeçilmez bir parçası haline gelmiştir. Ancak modern yaşamın bu önemli parçası, uygun kullanılmadığında değişik sağlık sorunlarına yol açabilmektedir. Klima çarpması, ve klima mikrobu, klima öksürüğü ve zatürresi gibi bilinen klima hastalıkları’nın yanında klimanın sebep olduğu daha az bilinen değişik sağlık sorunları da bulunmaktadır.
    Klimanın faydalarının yanında klimanın zararları da olabilmektedir. Şimdi bu zararlar nelerdir şunlara bir bakalım.
    Klimadan kaynaklanan sağlık sorunları genelde klimanın aşırı kullanımı nedeniyle görülmektedir. Uzaktan kumanda ile basit bir parmak dokunuşu ile çalıştırabilme imkanı bulduğumuz klimalar, gereğinden fazla kullanımda artrit ve nörit gibi değişlik sağlık sorunlarına yol açabilmektedir. Ayrıca sinüs iltahaplanmaları, sinüzit, soğuk algınlığı, nezle ve grip,klima alerjisi, klima ateşi gibi klimanın neden olduğu değişik rahatsızlıklar ve hastalıklar da bulunmaktadır.

    Ayrıca klima alışkanlık yapan bir gereçtir. Çok uzun süreler klima ila yaşamayı alışkanlık edinmiş kişilerin sıcak yaz aylarıyla baş edebilmesi zor olmaktadır. Sonuç olarak dışarıdaki hava sıcaklığının 40 dereceleri açtığı günümüzde oda sıcaklığının 20 derecede olması kişileri tembelleştirebilmektedir. Klima akıllıca kullanıldığında insan hayatını gerçekten kolaylaştıran bir alettir. Ancak klima kullanırken mükmünse 24 Santigrat derecenin altına inilmemesi tavsiye ediliyor.

    Arabalarda klima kullanımının da kendine has yan etkileri ve yetersiz bakım nedeniyle sağlığa zararları olabiliyor. Özellikle arabalarda klima filtresi bakımı ve temizliği peryodik olarak gerçekleştirilmezse zamanla buralarda biriken mikroplar ve bakteriler, boğaz yolu ve üst solunum yolları enfeksiyonlarına neden olabilmektedir. ABD deki Louisiana State Medical Center de yapılan bir araştırmada 25 değişik araba içerisinde 8 değişik model arabada yapılan denetlemelerde, klima çarpması ya da Lejyoner hastalığı denilen hastalığın mikroplarının barındığı ortaya çıkmıştır. Lejyoner Hastalığı, Legionella pneumophila adlı bir bakteri türünün neden olduğu bir solunum yolu hastalığı olup, zamanla bakteri, akciğerlere yerleşip zatürreye yol açabilmektedir. Bu nedenle arabalarda ucuz klima filtreleri kullanmamak ve mümkünse orjinal klima filtresi bakımı ve montajı yaptırtmak gerekmektedir.
    Klimanın sağlığa faydaları da vardır. Misal olarak polen alerjisi olan kişilerde havada dolaşan polenleri klima filtrelemekte ve kirli hava temizlenmektedir. Klimanın faydalı olduğu bir diğer şey ise nemli iklimlerde yaşayan kişileri nemden koruması ve kuru hava vermesidir.

    Klima kullanma veya kullanmama tercihi size kalmış bir şeydir. Ben bile bunca zararlarına rağmen özellikle yaz aylarında gerek evimde gerekse arabamda klima kullanmaya kendimi adeta mecbur hissediyorum. Küresel ısınmanın da etkisiyle klima artık buzdolabı gibi gereksinim duyulan beyaz eşyalardan birisi oldu. Ancak klimayı kullanacaksanız bile lütfen 25 santigrat derecenin altında kullanmamaya özen gösterin. Özellikle geceleri uyurken çok dikkatli olun. Yorganınıza battaniyenize güvenmeyin. Klimanın verdiği serin hava kemiklerimize kadar işliyor ve uyurken vücudumuz savunmasız kalıyor. Eskilerin dediği gibi uyuyanın üstüne kar yağarmış. Klimayı gerektiğinde kullanarak faydaları azami, zararları ise asgari düzeye çekilebilir.

  • #2





    Klima bakterisine karşı 4 önlem


    Kapalı ortamların ısısını ve nem oranını istenilen seviyelere getirebilen klimalar, soluduğumuz havayı ve solunum yollarımızı doğrudan etkiliyor.

    Klima kullanımıyla birlikte su damlacıklarıyla havaya karışarak insanlara bulaşan ve ölümlere yol açan "Lejyoner" hastalığına karşı başlıca dört önlem alınması gerekiyor.
    Acıbadem Bursa Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Karadağ, bu ciddi ve ölümcül hastalığın önlenebilmesi için, bakterilerin bulunabileceği ortamların saptanması ve uygun şekilde dezenfekte edilmesinin çok önemli olduğunu belirtiyor. Prof. Karadağ, alınacak önlemleri şöyle sıralıyor:

    - Klimalar, havalandırma sistemleri, su depoları, kapalı alanlardaki havuzlar, duş başlıkları ile bazı tıbbi aletler bulaşıcılık açısından dikkatle kontrol edilmeli
    - Enfeksiyon şüphesi oluştuğunda bakım ve dezenfeksiyon için hiç beklemeden, su 70 derecenin üzerinde ısıtılmalı
    - Musluklar, duş başlıkları, basınçlı sıcak su ile 30 dakika süreyle yıkanmalı
    - Metalik iyonizasyon yöntemiyle de dezenfeksiyon yapılabilir. Bu yöntemde özel elektrotlar tarafından havuz suyuna bakır, gümüş ve çinko iyonları aktarılır. Belirli düzeylere geldiğinde bu iyonlar dezenfeksiyonu sağlamaktadır. Bu yöntem klorla yapılan dezenfeksiyondan daha etkili bulunmuştur.

    GÖKDELEN, OTEL VE İŞ MERKEZLERİNDE RİSK OLABİLİR

    Lejyoner hastalığına neden olan 'Legionella pneumophila' bakterisi, durgun sularda ürüyor. Suyun havaya saçılması sırasında solunum yoluyla, akciğerlere girerek akciğer enfeksiyonlarına neden oluyor. Klima içerisinde oluşan nemli ortam, Legionella pneumophila gibi hastalık etkenlerinin yaşaması ve çoğalması için çok uygun ortamlardır. Bu etkenler su damlacıkları ile havaya karışarak insanlara bulaşıyor. Otel, iş merkezi, gökdelenler gibi büyük binaların havalandırma sistemlerinin su bölmeleri, havuzlar, su depoları gibi ortamlarda çoğalan bakteriler, o binada bulunan pek çok insanda hastalığa yol açabilirler. Ancak her klimalı ortamda bu bakteriler bulunmadığı gibi bakterilerin bulunduğu ortamda yaşayan ve bu havayı soluyan herkes de hastalanmıyor.
    HASTALIK 2-10 GÜNDE BELİRTİ VERİYOR

    Hastalık etkenine maruz kalan insanlarda 2 -10 gün arasında belirtiler ortaya çıkıyor. Ateş, halsizlik, kas ağrıları, iştahsızlık, baş ağrısı gibi belirtilerle başlayabiliyor. Ancak çoğunlukla ilk dikkati çeken belirti öksürük oluyor. Öksürük başlangıçta kuru ve hafif olarak başlarken, sonrasında balgam üzerinde çizgi şeklinde kan görülebiliyor. Yüksek ateş her vakada ortaya çıkıyor. Hastaların beşte birinde ateşin 40.5 derecenin üzerinde olduğuna dikkati çeken Prof. Dr. Mehmet Karadağ, "Bu yüksek ateş, zaman zaman şuur bozukluklarına neden olabilir. İshal vakaların yüzde 25-50'sinde görülüyor, genellikle sulu ve nadiren de kanlı oluyor. Bulantı, kusma, karın ağrısı vakaların yüzde 10-20'sinde görülüyor. Hastalarda göğüs ağrısı olabilir ve hastaların yaklaşık yarısında nefes almakta güçlük ortaya çıkar" diye konuştu.
    EN ÇOK KİMLERİ ETKİLİYOR?

    Yüksek ateş ve öksürük yakınması olan hastalar, son günlerde klimalı ortamlarda bulunmuşlarsa Lejyoner Hastalığı açısından değerlendirilmeleri gerekiyor. Tanı için hastanın balgamında Legionella bakterilerinin kültürde üretilmesi, ya da hastanın kanında Legionella bakterilerinin antijenlerinin veya bunlara karşı oluşmuş antikorların saptanması gerekiyor. Hastaların idrarlarında yapılan incelemelerle de teşhis konulabiliyor. Prof. Dr. Karadağ, hastalığın en çok etkilediği kişileri şöyle sıraladı: "Bebekler, yaşlılar, erkekler, sigara içenler, alkolikler, kalp-damar hastaları, kronik bronşit hastaları, diyabet (şeker) hastaları, böbrek hastaları, bağışıklık sistemi baskılanmış olanlar, kortizon kullananlar." Zeynep GÜÇLÜCAN - Acıbadem Hastanesi

    Hastalığın tedavisinde her antibiyotiğin etkili olmadığına değinen Prof. Dr. Mehmet Karadağ, "Tedavide doğru ilacın seçilmesi ve erken dönemde tedaviye başlanması yan etkileri önlüyor, şifa sağlıyor. Ancak tedavi süresi hastanın tüm şikayetleri ortadan kalksa bile 3 haftadan az olmamalıdır. Aksi takdirde hastalığın tekrarlaması ihtimali vardır" diye konuştu.

    Yorum yap


    • #3
      Klima Kullanımına Dikkat!


      Yanlış klima kullanımı hastalıklara davetiye çıkarıyor.

      Klimanın faydaları özellikle nemli iklime sahip olan yerlerde hayatın vazgeçilmez bir parçası haline gelmiştir. Ancak modern yaşamın bu önemli parçası, uygun kullanılmadığında değişik sağlık sorunlarına yol açabilmektedir. Klima çarpması ve klima mikrobu, klima öksürüğü ve zatürresi gibi bilinen klima hastalıklarının yanında klimanın sebep olduğu daha az bilinen değişik sağlık sorunları da bulunmaktadır. Özel Medline Konya Hastanesi'nden Dahiliye Uzmanı Dr. Müjgan Or, klimanın faydalarının yanında klimanın zararları olabileceğine de dikkat çekiyor.

      Klimadan kaynaklanan sağlık sorunları genelde klimanın aşırı kullanımı nedeniyle görülmektedir. Uzaktan kumanda ile basit bir parmak dokunuşu ile çalıştırabilme imkânı bulduğumuz klimalar, gereğinden fazla kullanımda artrit ve nörit gibi değişlik sağlık sorunlarına yol açabilmektedir.

      Yanlış klima kullanımının sebep olduğu hastalıklar:


      Kronik akciğer hastalığı
      Bağışıklık sistemini baskılayan çeşitli hastalıklar
      Zatürre
      Sinüzit
      Bronşit
      Göz iltihabı
      Beyin iltihabı

      Çeşitli kas hastalıkları


      Aşırı soğukların yaşandığı bir kışın ardından nihayet yaz geldi. Yaşanan sıcaklar keyfimizi yerine getirse de, bu aşırı sıcaklar otomobil kullanan kişilerin davranışları üzerinde ne gibi etkileri olacak. Klimalar bizi bu yüksek ısıya karşı nasıl koruyacak.

      Yoğun sıcaklar otomobil kullanıcılarında halsizlik, stres ve dikkatsizliğe yol açabileceği gibi bu sıcaklarda imdadımıza yetişen klimalar ise bilinçsizce kullanıldığı takdirde birçok hastalığa davetiye çıkarıyor. Aşırı sıcaklarda otomobil kullananların dikkat etmeleri gerekenler konusunda uyaran Uzm. Dr. Müjgan Or,"Arabalarda klima kullanımının da kendine has yan etkileri ve yetersiz bakım nedeniyle sağlığa zararları olabiliyor. Özellikle arabalarda klima filtresi bakımı ve temizliği periyodik olarak gerçekleştirilmezse zamanla buralarda biriken mikroplar ve bakteriler, boğaz yolu ve üst solunum yolları enfeksiyonlarına neden olabiliyor" diyor.

      Tansiyona dikkat!

      Yoğun sıcaklarda araba kullanmak zorunda kalan, tansiyon rahatsızlığı olan sürücülerin trafikte daha dikkatli olması gerekir. Tansiyon yükselmeleri veya sınır değerlerinin altına düşen tansiyonlar, aşırı terlemeye neden olabileceği gibi vücudun susuz kalmasına, baş ağrılarına, baş dönmelerine neden olur. Böyle dönemlerde, özellikle algılamada zorluk, konsantrasyonda bozukluk ve dolayısıyla dikkati yoğunlaştırmada yaşanan güçlük, insan yaşamını tehlikeye sokabilecek olaylara sebebiyet vermektedir.

      Klimayı yüze değil ön cama yönlendirin…


      Yazın serinlemek için araç içinde kullandığımız klimalar solunum yolu hastalıklarını artırmaktadır. Klimalı ortamda sigara içilmesi, kronik akciğer hastalığı, bağışıklık sistemini baskılayan çeşitli hastalıklar, zatürre görülme riskini artıran etkenlerdir. Klimanın yanlış kullanımı, özellikle solunum yolu enfeksiyonlarından sinüzit, bronşit, zatürre başta olmak üzere göz iltihabı, beyin iltihabı ve çeşitli kas hastalıklarına neden olabilir. Bu hastalıkları önlemek için araçlarda klima kullanırken klimaları yüze ve göğse doğru değil, ön cama doğru yönlendirmemiz, hastalıkların önüne geçilmesinde yardımcı olacaktır.

      Yorum yap


      • #4
        LEJYONER HASTALIĞI


        Zatürree, daha çok bir kış hastalığı olarak bilinir, ancak Legionella bakterilerinin neden olduğu zatürree, insanların su ile ve klimalarla temaslarının daha fazla olduğu yaz aylarında daha sık görülmektedir.
        Legionella’lar durgun sularda üreyen ve suyun havaya saçılması sırasında solunum yoluyla akciğerlere girerek zatürreye yol açan bir bakteridir. İlk kez 1976 ylında Philadelphia’da bir otelde toplantı yapan lejyonerler arasında çıkan zatürre salgını ile tanınan hastalığa neden olan mikroba lejyonerlerden esinlenilerek ‘Legionella’ ismi verilmiştir. Sonraki yıllarda yapılan araştırmalarda, Legionella bakterilerinin 20’den fazla türü olduğu belirlenmiştir.Legionella bakterilerinin kaynağı neresidir?Legionella bakterileri, durgun sularda ürerler ve buradan su damlacıkları ile havaya karışarak insanlara bulaşırlar. Otel, iş merkezi, gökdelenler… gibi büyük binaların havalandırma sistemlerinin su bölmeleri, havuzlar, su depoları gibiortamlarda çoğalan bakteriler, o binada bulunan pek çok insanda hastalığa yol açabilirler. Açık alanlardaki göl, dere, çamur, ve kaplıca sularındaki bakteriler, havada hemen dağıldıkları için hastalık yapıcı özellikleri yoktur. Legionella bakterleri suyun içilmesi ile ya da insandan insana da bulaşmazlar.Legionella bakterilerinin üremesi için ideal ısı 40˚C’dir, ama 0-63˚C arasındaki ısılarda aylarca canlılıklarını korurlar.Kimler risk altındadır?Legionella bakterilerinin neden olduğu zatürre, erkeklerde, sigara içenlerde, alkoliklerde, bazı hastalıkları olanlarda (kalp ve damar hastalığı, kronik bronşit, şeker hastalığı, böbrek hastalığı…) ve bağışıklık sistemi baskılanmış olanlarda, kortizon kullananlarda daha sık görülür ve daha ağır seyreder.Legionella bakterilerinin neden olduğu hastalıklar nelerdir?Legionellalar başlıca iki farklı tipte hastalığa yol açarlar. Bunlardan biri Pontiac Ateşi ve diğeri de Lejyoner Hastalığı’dır.Pontiac Ateşi ismi, hastalık ilk kez USA’nın Pontiac şehrinde tanındığı için verilmiştir. Bu hastalık ani olarak yüksek ateş, baş ve yaygın kas ağrıları, halsizlik gibi belirtilerle gribal infeksiyon gibi başlar. Bazı hastalarda öksürük, ishal, boğaz ağrısı ve bilinç bulanıklığı görülebilir, ancak bunlar çok şiddetli belirtiler değildir. Pontiac ateşinin gerçek bir infeksiyon olmayıp Legionella bakterilerinin neden olduğu bir aşırı duyarlılık reaksiyonu sonucu geliştiği düşünülmektedir. Pontiac Ateşi tehlikeli değildir, tedavi edilmese bile bir hafta içinde tamamen düzelmektedir.Lejyoner Hastalığı, çok ağır ve özellikle de vaktinde tanınıp tedavi edilmediğinde ölüm ihtimali yüksek olan bir zatürre türüdür. Hastalık yüksek ateş, üşüme, titreme, kuru öksürük, halsizlik, iştahsızlık gibi belirtilerle başlar. Kanlı balgam, bıçak batar tarzda göğüs ağrısı da olabilir. Birkaç gün içinde bunlara karın ağrısı, bulantı, kusma, ishal… gibi sindirm sistemi ve baş ağrısı, uyuklama, dengesiz hareketler, hallüsinasyonlar, bilinç bulanıklığı… gibi çeşitli sinir sistemi belirtileri de eklenir. Hastaların genel durumları, olağan bir zatürrede beklenenden çok daha kötüdür. Bazı hastalarda idrar yolları kanaması ve dializi gerktirecek derecede böbrek yetersizliği, karaciğer hasarı ve akciğer ödemi de gelişebilir.Nasıl teşhis edilir?Lejyoner Hastalığı tanısı için hastanın balgamında Legionella bakterilerinin kültürde üretilmesi, ya da hastanın kanında Legionella bakterilerinin antijenlerinin veya bunlara karşı oluşmuş antikorların saptanması gerekir. Hastaların idrarlarında yapılan incelemelerle de teşhise gidilebilir.Nasıl tedavi edilir?Legionella bakterilerine karşı çok etkili antibiyotikler (eritromisin, kinolon grubu) vardır. Önemli olan tanının gecikilmeden konması ve uygun tedavinin hemen başlanmasıdır. Tedavi süresi hastanın tüm şikayetleri ortadan kalksa bile 3 haftadan az olmamalıdır, aksi takdirde hastalığın tekrarlaması ihtimali vardır.Zatürre tedavisinde çok kullanılan ve birçok bakteriye karşı da oldukça etkili olan penisilin sınıfı antibiyotikler Legionella bakterilerine hiç etki etmezler. Bu nedenle, penisilin ile zatürre tedavisi gören ve bu tedaviye cevap vermeyen hastalarda Lejyoner Hastalığı düşünülmelidir.Nasıl korunmalıdır?Bu ciddi ve ölümcül zatürrelerin önlenebilmesi için, bakterilerin bulunabileceği ortamların saptanması ve uygun şekilde dezenfeksiyonu çok önemlidir. Havalandırmam sistemlerinin su bulunan kısımları (soğutma kuleleri), su depoları, kapalı alanlardaki havuzlar, duş başlıkları ile bazı tıbbi aletler (nebülizatör, nemlendirici…) bulaşıcılık açısından dikkatle konrtol edilmelidir.
        Acil durumlarda, suyun 70˚C üzerinde ısıtılması ve muslukların, duş başlıklarının, basınçlı sıcak su ile 30 dakika süreyle yıkanması en çok başvurulan yöntemlerdir.En etkili temizleme yöntemi ise metalik iyonizasyon yöntemidir. Eskiden önerilen klorlama ise bugün artık terkedilmiştir, çünkü hem çok etkili bir temizlik sağlanamadığı gibi hem de pahalı ve kanser yapıcı etkisi olan bir yöntemdir.

        Yorum yap


        • #5



          Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

          Yorum yap


          • #6



            Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

            Yorum yap

            Hazırlanıyor...
            X