Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Morbus Crohn Hastalığı, Kron Hastalığı, Bağirsak iltihaplanması, Kronik iltihaplı

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • Morbus Crohn Hastalığı, Kron Hastalığı, Bağirsak iltihaplanması, Kronik iltihaplı

    Kron hastalığı, crohn hastalığı kron hastalığı tedavisi kron crohn hastalığı nedir


    Ben Şehmuz MARDİN den yaklaşık 15 sendir morbus kron hastasıyım. Gitmediğim doktor kalmadı, fakat nafile bir çare bulamadık. Sonra internetten Gökçek İksir ve Gökçek Tonik hakkında bilgi aldım ve sipariş verdim. Doğrusu önce işe şüphe ile bakıyordum. Gökçek İksir ve Gökçek Tonik kulanmaya başladıktan bir hafta sonra dinçlik ve zindelik hissetmeye başladım. Bir ay sonra ise MORBUS KRONDAN kurtuldum. Ama bunun bu kadar kısa sürede iyileşebileceğine hiç inanmamıştım. İbrahim Beye ne kadar teşekkür etsem azdır.

  • #2
    sehmuz Nickli öğeden Alıntı Mesajı göster
    Ben Şehmuz MARDİN den yaklaşık 15 sendir morbus kron hastasıyım. Gitmediğim doktor kalmadı, fakat nafile bir çare bulamadık. Sonra internetten Gökçek İksir ve Gökçek Tonik hakkında bilgi aldım ve sipariş verdim. Doğrusu önce işe şüphe ile bakıyordum. Gökçek İksir ve Gökçek Tonik kulanmaya başladıktan bir hafta sonra dinçlik ve zindelik hissetmeye başladım. Bir ay sonra ise MORBUS KRONDAN kurtuldum. Ama bunun bu kadar kısa sürede iyileşebileceğine hiç inanmamıştım. İbrahim Beye ne kadar teşekkür etsem azdır.
    Şehmuz bey sizden öncede başka kron hastları iyileştiklerini telfonla arıyarak bana bildirdiler ve teşekkür ettiler. Fakat üye olup yazma zahmetine katlandığını için teşekkür ederim.Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır. Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Şehmuz bey sizin 3-4 ay daha Nane
    Forte, Zerdeçal Forte, Spirulina Forte, Gökçek Aloe Vera Jel ve Gökçek İksir, Kolit çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Barsak Mantar ve Bakterileri toksik maddeler üretir ve Karaciğer bu toksik maddeleri arıtmaz ise diğer organlara depolanır ve organlarda çeşitli rahatsızlıklar görülmeye başlar. Günümüzde Bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme mantarları çoğaltır ve vücudun asit-baz dengesini bozulur ve oluşan asitik ortamda mikroplar hızlı çoğalırlar.Aksi halde çok yoğun cüruf oluşur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.

    Morbus Crohn Hastalığı, Bağirsak iltihaplanması, Kronik iltihaplı barsak hastalikları


    Morbus Hastalığı, Bağirsak iltihaplanması







    Morbus nedir?
    Morbus hastalığı bağırsak mukazasının hemen her yerinde görülebilen iltihaplı kronik ve zaman zaman ağırlaşan bir hastaslıktır. Morbus % 30 ince bağırsakalrda, % 25 kalın bağırsaklarda ve % 45 oranında bağırsakalrın her iki kısmında görülebilir. Bağırsakaların hariçinde nadirnde midede görülebilir. Hastalığın tipik belirtisi aynı apendisitte olduğu gibi karnın sağ alt kısmında ağrı ve ishal görülür. Morbus hastalığı nadiren çok daha ağır olan ve sadece kalın bağırsakalrda görülen ülseratif kolite (kalın bağırsak ülseri) benzer.

    Morbus genelikle 20-40 yaşları arasında görülür ve kadın ve erkeklerde aynı orandadır. Alman Sindirim ve Metabolizma hastalıklarından dolayı rahatsız olanların 150-200.000 kişi arasında Morbus hastalığı olduğu tesbit edilmiştir ve son yıllarda hasta oranı yükselmektedir. Hastalık bugüne kadar iyileştirilememiştir ve sadece ağrı hafifletilebilir.

    Morbus Hastalığının Sebebi
    Morbus üzerine yıllarca araştırma yapımasına rağmen bunun sebbibi tesbit edelememiştir. Ve birçok görüş vardır bunlar: enfeksiyon, psiklojik faktörler, bağışıklık sistemindeki zafiyet veya genetik olabileceği yönündedir. İltihaplı bağısak bütün bağırsağa yayılırken yer yer iltihaplı kısımlar arasında sağlıklı kısımlarda bulunmaktadır. İltihapalı kısımlar iyileşirken geride yaralı kımımlar kaır ve bu yaralar bağırsakalrı büzer ve yaraizi bırakır. Buna ilavetten yaraizinin içinde kapsüller oluşur ve bu kapsülün içinde cerahat oluşur. Ve bazende bağırsağın çevresindeki doku ve organlardada iltihaplanma oluşur. İltihaplı kısımlarda besinler değerlendirilmez ve böylece kişide vitaminler, mineraller ve aminoasitler değerlendirilemez.

    Morbusun Belitileri:
    Morbus Hastalığı 6 aydan fazla sürerse hastalık kronik demektir ve bazen bu durum yıllarca surer, bazende arada bir ağırlaşır ve bazende hafifler. Hastalığın belirtiler bir surer yok olurken, sonar yeniden tazelernir. Hastalık bir yıl sonra % 30 oranında yeniden ortaya çıkarken, iki yıl sonra % 40 oranında tazelendiği görülmüştür. Hastalık bağırsaklarda nasıl gelişmiş ise, ona göre ağrılar yoğunlaşabilir. Hastalık yıllarca az bir rahatsızlıkla seyredebilir.

    Morbusun tipik belirtileri:
    İştahsızlık
    Haifi ateş yükselmesi
    Genel bir hastalık duygusu
    İshal, günde 3-6 defa görülebilir vede kansızdır.
    Karnın sağalt kısmında apendis ağrısı gibi ağrılar görülür.

    Morbus Hastalığının Teşhisi:
    Morbus Kron Hastalığının en önemli belirtileri % 40?ında makatta fistel görülür. Bununla birlikte ishal, karın ağrısı ve zayıflama gibi belirtiler hastada 3-4 hafta sonra görülebilir. Hastalığın doğru teşhisi için kolonoskopi ile bağırsaktan alınan doku muayene edilir. Rontgen çektirme, Ultrasona araştırma, kan testi ve dışkıdaki bakteri yapısını arştırmak gerekir.

    Morbus Kronun Tedavisi:
    Morbus Kron doğru teşhis yapılamadığından tedaviside oldukca zordur ve çoğunlukla hastalık yenilenir.
    Hastalığa karşı kortizon kulanılması yayğındır, fakat yantesirinin çok olması nedenişyle mahzurludur.

    Hastalığı doğal ilaçlarla tedavi etmek gerekir ve bu doğal ilaç iltihapaları önleyen, mikropları yoke eden ve bağışıklık sistemini güçlendiren bir ilaç gereklidir buda Gökçek İksiri ile mümkündür. Gökçek İksirinin yanında lahana suyu kulanılmalıdır. Antibiyotikler mahzurludur, çünkü bağırsakalardaki sadece zararlı bakterileri değil aynı zamanda faydalı bakterileride öldürür. Faydalı bakterilerin yok olması ile birlikte onun yerine mantarlar yerleşir. Bağırsak mantarları ise zehirli alkoller, zehirli gazlar ve biyojen aminler üretirler. Örneğin biyojen aminlerden histamin allerjiye sebep olur.

    Doğru ilaç kulanmak gibi doğru beslenmekte çok önemlidir. Peynir, et ve mamülleri vücuttaki asit oranını artırır. Asidi nötürleştirmek için aşırı oksijen ve kalsiyum kulanılır. Aşırı oksijen harcanması demek bağışıklık sistemindeki T-Hücreleri, B-Hücreleri, Lenfositler, Makrofajlar vb enerji düştüğünden mikroplarla mücadelle edemezler. Siyah çayda mahsuzludur, çünkü siyah çayın birleşimindeki tanin bağırsakaları kurutur ve bağırsakalarda 2.000.000.000 pompa vardır. Pompalar vitaminleri, mineralleri ve aminositleri absorbe ederler, şayet kuruma olursa fonksiyonları azalır.

    Bağırsak mantarlarının üretiği zehirli maddelere mikotosinler denir ve Mikotoksinler (mantar zehirleri): Kronik bronşit, astım, psödo-krup, bronş karzinomu, ishal, kabızlık, bulantı, besin allerjisi, kronik bağırsak ilt. (morbus krohn hastalığı ), kalın bağırsakiltihaplanması (kolit), kalın bağırsak ülseri (ülseratif kolit), psodö-allerji, allerji, allerjik astım, kronik bronşit, enfeksiyon ve çoçuklarda hiperaktifitete neden olur. Buna karşı kulanılan kortizonlu ilaçlar küf mantarının yayılmasına neden olduğundan hastalık dahada karmaşı bir hal alır ve daha başka hastalıklarda ortaya çıkar. Mikotoksinler organizmayı taripeder, mutajenik (genetik değişim yaratan), kanserojen (kanser yapıcı ), ve teratojenik (organ ve dokuların özürlü olmasına sebep olan) etkilere sahiptir.

    Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır. Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.

    Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

    Yorum yap


    • #3
      kenan25 Nickli öğeden Alıntı Mesajı göster
      değerli hocam,
      ben krohn hastasıyım 4 aydır iksir ve tonik kullanıyorum çok güzel sonuçlar aldım.Size bu değerli emeklerinizden dolayı çok teşekkür ederim.
      Kenan bey gelişmeler güzel sizin 2-3 ay daha Nane Forte, Zerdeçal Forte, Spirulina Forte, Gökçek Aloe Vera Jel ve Gökçek İksir, Kolit çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Barsak Mantar ve Bakterileri toksik maddeler üretir ve Karaciğer bu toksik maddeleri arıtmaz ise diğer organlara depolanır ve organlarda çeşitli rahatsızlıklar görülmeye başlar. Günümüzde Bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme mantarları çoğaltır ve vücudun asit-baz dengesini bozulur ve oluşan asitik ortamda mikroplar hızlı çoğalırlar.Aksi halde çok yoğun cüruf oluşur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.
      Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

      Yorum yap


      • #4
        Merhaba İbrahim Bey ben 15 yıldır chron hastasıyım sırasıyla apendist ve mekkel divertilüm adında ameliyatları oldum ama hastalığım aktif olarak devam etmekte bunun yanısıra birçok ilacıda kullanmaktayım bunlar pentasa budonefalk imuran ve flgyl cipro bu ilaçlarında bir çok yan etkisini görmekteyim tabi remicade adında bi ilaç başlıcaklartı ancak quantiferona dında bi tahlil yapıldı ve pozitif çıktı bu yüzden 1 ay koruma amaçlı verem savaş dispanserinden almış olduğum ilacı kullancakmışım ve 1. ayın sonunda remicade başlıcaklar sizde bu tedaviye devammı etmeliyim yoksa bu tedaviye ek olarak bitkisel tedaviyede başlayayımmı bana bu konuda yardımcı olmanızı rica ediyorum
        saygılarımla
        fatma şenlik

        Yorum yap


        • #5
          fbli fatma Nickli öğeden Alıntı Mesajı göster
          Merhaba İbrahim Bey ben 15 yıldır chron hastasıyım sırasıyla apendist ve mekkel divertilüm adında ameliyatları oldum ama hastalığım aktif olarak devam etmekte bunun yanısıra birçok ilacıda kullanmaktayım bunlar pentasa budonefalk imuran ve flgyl cipro bu ilaçlarında bir çok yan etkisini görmekteyim tabi remicade adında bi ilaç başlıcaklartı ancak quantiferona dında bi tahlil yapıldı ve pozitif çıktı bu yüzden 1 ay koruma amaçlı verem savaş dispanserinden almış olduğum ilacı kullancakmışım ve 1. ayın sonunda remicade başlıcaklar sizde bu tedaviye devammı etmeliyim yoksa bu tedaviye ek olarak bitkisel tedaviyede başlayayımmı bana bu konuda yardımcı olmanızı rica ediyorum
          saygılarımla
          fatma şenlik
          Fatma hanım sizin 4-5 ay Nane Forte, Zerdeçal Forte, Spirulina Forte, Gökçek Aloe Vera Jel ve Gökçek İksir, Kolit çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Barsak Mantar ve Bakterileri toksik maddeler üretir ve Karaciğer bu toksik maddeleri arıtmaz ise diğer organlara depolanır ve organlarda çeşitli rahatsızlıklar görülmeye başlar. Günümüzde Bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme mantarları çoğaltır ve vücudun asit-baz dengesini bozulur ve oluşan asitik ortamda mikroplar hızlı çoğalırlar.Aksi halde çok yoğun cüruf oluşur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.
          Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

          Yorum yap


          • #6
            bu dediğiniz çaya ve bitkilere nasıl ulaşabilirim nerden temin edebilirim

            Yorum yap


            • #7
              fbli fatma Nickli öğeden Alıntı Mesajı göster
              bu dediğiniz çaya ve bitkilere nasıl ulaşabilirim nerden temin edebilirim
              G
              Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

              Yorum yap


              • #8
                a.ozturk Nickli öğeden Alıntı Mesajı göster
                Sayın İbrahim Gökçek Bey,
                Ben ülseratif kolitten ameliyat oldum. Kalınbağırsağım tamamen alındı. Fakat poşit oldum, küçük çapta lezyonik ülserler ortaya çıktı. Gönderdiğiniz iksir, tonik ve kolit çayını kullandım. Ülserler iyileşti, artık ilaç da kullanmıyorum. Ayrıca demir eksikliğim de ortadan kalktı. İyileşmeme vesile olduğunuz için teşekkür ediyorum.
                Ülseratif kolitten amaliyatı olmadan gelseydiniz belki amaliyata gerek bile kalmazdı, çok ağır hastaları tedavi ettik çok şükür,
                Nane Forte, Kordisep Forte, Spirulina Forte, Karbonat Forte, Gökçek Aloe Vera Jel ve Gökçek İksir, kolit çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.
                Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                Yorum yap


                • #9




                  Selam aleyküm,ben almanyada yasamakda olan bir okurunuzum.Yaklasik 4.ay önce acilar icinde kivranmakdaydim ,neler yasadigimi bir o yüce mevlam biliyor birde ben.Taaaaki ibrahim hocamla taniyanadek,Allahima devalarca sükürler olsun,vede saygi deger hocama her gün sabahdan aksama kadar belkide her gün 10 defa 100 defa dualarimi esirgemeyerek onu karsima cikartan yüce mevlama sonsuz sükürlerimi ileterek yasiyorum.Ben öyle bir haldeydimki resmen sürünüyordum ,evden cikamiyordum bikere,günde 15-20 kere ayak yoluna gidmem gerekiyordu agrilar icinde kivranarak,sürekli kramflar ,kan kayip etmek,iltahapdan kemiklerin agrisi ,ayaga kalkamiyacak derecedeydi neredeyse vede sürekli hasdane ev arasinda mekik dokuyordum,icdigim haplarin hesabi belli deyildi en kötüsüde sürekli cortison tedavisi basima cok daha zararlar acmaya baslamisdi ,sayamayacgim kadar,mesela kafamda sac kalmamisdi ,simdi ise bu ülser colit denen hasdaligi hocamin sayesinde yenmis gibiyim ,tekrardan hayatin güzel olduggunu fark eddim,cronik bir hasdalik diye hic umudum kalmamisdi.Simdi hocam size dönmek istiyorum beni hatirliyorsundur umarim,ben Mannheimdan Melahat,neredeyse kompile kalin bagirsagimi aldiracakdim ,sizi tanimasaydim, siz karsima öyle bir zamanda cikdinizki belki inamayacaksinizdir ama ben resmen pes etmisdim,sizi bana allahim gönderdi .Allah sizin ömrünüzü uzun ama cok uzun eylesin, eylesinki daha cok insana yetisebilin.Size yürekden tesekür ediyor vede elleriniden öpüyorum hocam. LÜTFEN HOCAM BU ISI BIRAKMAYIN,IKSIR TONIGI TÜM DÜNYAYA TANITIN

                  Yorum yap


                  • #10



                    m.kaya Nickli öğeden Alıntı
                    Selam aleyküm,ben almanyada yasamakda olan bir okurunuzum.Yaklasik 4.ay önce acilar icinde kivranmakdaydim ,neler yasadigimi bir o yüce mevlam biliyor birde ben.Taaaaki ibrahim hocamla taniyanadek,Allahima devalarca sükürler olsun,vede saygi deger hocama her gün sabahdan aksama kadar belkide her gün 10 defa 100 defa dualarimi esirgemeyerek onu karsima cikartan yüce mevlama sonsuz sükürlerimi ileterek yasiyorum.Ben öyle bir haldeydimki resmen sürünüyordum ,evden cikamiyordum bikere,günde 15-20 kere ayak yoluna gidmem gerekiyordu agrilar icinde kivranarak,sürekli kramflar ,kan kayip etmek,iltahapdan kemiklerin agrisi ,ayaga kalkamiyacak derecedeydi neredeyse vede sürekli hasdane ev arasinda mekik dokuyordum,icdigim haplarin hesabi belli deyildi en kötüsüde sürekli cortison tedavisi basima cok daha zararlar acmaya baslamisdi ,sayamayacgim kadar,mesela kafamda sac kalmamisdi ,simdi ise bu ülser colit denen hasdaligi hocamin sayesinde yenmis gibiyim ,tekrardan hayatin güzel olduggunu fark eddim,cronik bir hasdalik diye hic umudum kalmamisdi.Simdi hocam size dönmek istiyorum beni hatirliyorsundur umarim,ben Mannheimdan Melahat,neredeyse kompile kalin bagirsagimi aldiracakdim ,sizi tanimasaydim, siz karsima öyle bir zamanda cikdinizki belki inamayacaksinizdir ama ben resmen pes etmisdim,sizi bana allahim gönderdi .Allah sizin ömrünüzü uzun ama cok uzun eylesin, eylesinki daha cok insana yetisebilin.Size yürekden tesekür ediyor vede elleriniden öpüyorum hocam. LÜTFEN HOCAM BU ISI BIRAKMAYIN,IKSIR TONIGI TÜM DÜNYAYA TANITIN
                    Ülseratif kolit gibi çok ağır bir hastalığı tedavi edebilmek çok şükür sabırla mümkündür.Günümüzde ülseratif kolitin tedavi edilememesinin sebebi bağırsak mantarlarının teşhis edilememesinden kaynaklanmaktadır.Bağırsak mantarları ancak ve anca dilden ve belirtilerinden anlaşılır.Elbette ki bizde bütün dünyaya bu ürünü yaymak isteriz, fakat bu reklam işi ve para olmadan olmuyor.Artı bu i,şi yapanların % 99'u şarlatan olunca genelikle bizde fark edilmiyoruz. Arada kaynayıp gidiyoruz.İnşallah bir gün başaracağız.

                    Bu rahatsızlıklardan biri veya bir kaçı varsa bağırsaklarınızda mantar var demektir veya dile bakılır.
                    1-) Şişkinlik, kabızlık, ishal
                    2-) Makatta kaşıntı ve kızarıklık
                    3-) Mide ağrısı ve ağız kokusu,
                    4-) Dişte ve dile beyazımsı, sarımsı veya kahverengi pas gibi tabaka varsa mantar var demektir, hiç bir tabaka çokta aşırı kızarmışsa çok yoğun mantar var demektir.
                    5-) Aşırı yorğunluk, dermansızlık konsantre olamama, unutkanlık, isteksizlik
                    6-) Aşırı tatlı yeme isteği ve aşırı açlık duygusu
                    7-) Kasların titremsi ve kas ağrısı
                    8-) Nefes darlığı, burun tıkanması, kulak iltihaplanması
                    9-) Ense, omuz, sırt ve bel ağrısı
                    10-) Eklem ağrısı ve şişmesi
                    11-) Deride sivilce, saçların yağlanması, deride kuruma,
                    12-) Küf gibi pis bir koku
                    13-) Adet halinde aşırı ağrılar mantar enfeksiyonu nedeniyle
                    14-) Kolit, ülseratif kolit, morbus kron, ibs ve enterit gibi iltihaplı rahatsızlıklar
                    15-) Kronik böbrek yetmezliği, Mesane iltihaplanması, instersistiyel sistit, cinsel isteksizlik, prostatit,
                    16-) Mikotoksinler migren, baş ağrısı, depresyon ve panik atakı tetikler
                    17-) Diabet, kolesterol ve yüksek tansiyonu tetikler
                    18-) Kurdeşen, kaşıntı, polen alerjisi, besin alerjisi, alerjik astım, faranjit
                    19-) Sedef, ekzem, atopik ekzem, seboroik ekzem, akne inverse
                    Bunlardan birkaçı görülürse mantar olabilir.
                    Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                    Yorum yap


                    • #11
                      Mannheımdakı hasdanede calısan bır profösör demısdıkı,öyle bır bıtkısel ılac olsaydı sayet,bu hasdalıgı yenen,bunu tüm dünya duymusdu sımdıye dek ozaman,sızde lütfen duyurun ozaman hocam.selametle kalın ınsallah,allahımın selamı herkezın üstüne ınsallah

                      Yorum yap


                      • #12




                        m.kaya Nickli öğeden Alıntı Mesajı göster
                        Mannheımdakı hasdanede calısan bır profösör demısdıkı,öyle bır bıtkısel ılac olsaydı sayet,bu hasdalıgı yenen,bunu tüm dünya duymusdu sımdıye dek ozaman,sızde lütfen duyurun ozaman hocam.selametle kalın ınsallah,allahımın selamı herkezın üstüne ınsallah
                        Günümüzde ben kimlerle aynı alanda mücaddele ediyorum, öreneğin adamın arkasında 5 televizyon kanalı, 40 radyo ve 4-5 adet gazete ve dergi vede bir siyasi parti var.Peki sattığı ürün ne satığı ürün ABD de FDA tarafından insan sağlığını tehdit ettiği ispatlanan ve Türkiye'de de bazı profösörlerin aynı şekilde tehlikeli madde olduğunu belgeledikleri REİSHİ mantarı satılıyor ve bu mantarın birleşiminde ki etken maddenin fare zehirinde ki Wafferin'in bir benzeri olduğu tesbit edilen bu mantar Türkiye'de peynir ekmek gibi satılıyor.Ne tuaf değil mi? http://bitkiara.com/f201/reishi_m...cudu-5731.html Benim de maddi durumum iyi olsa neler yapabilirim.
                        Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                        Yorum yap


                        • #13




                          hocam ben 7 yıldr cronh hastasıyım suan hastalıgım aktıf oldu ıshalım war ama gızlı kan negatif cıkıo kan tahlıllerımde ıyı bu hastalık yuzunden bırcok ılac kullanıyorum ve yan etkılerı ıyıce arttı ve nasıl tedavı olabılırım bana bıraz yarıdımcı olurmusunz yukarda yazdıklarınızı okudum daha kou hastaları tedavı ettım demıssınz benide tedavi edebilirmisinz ve ben hangi bitkisel ilaçlari kullanmam gerekiyor ?

                          Yorum yap


                          • #14



                            hocam merhaba. benim 17 yaşındaki erkek kardeşim iki ay önce apandist şikayetiyle hastaneye yatırıldı ve ameliyat oldu. ameliyat sonrası diren takıldı ve akıntısını durdurulamadı ve birçok antibiyotik yüklemesi yapıldı. geçtiğimiz hafta kolonoskopi yapıldı ve patoloji sonucu kron hastalığı teşhisi konuldu. şu anda herhangi bir tedaviye başlanmadı. siteyi tesadüfen gördüm ve kullanıcı yorumları dikkattimi çekti. kardeşim için ne önerirsiniz lütfen yardımcı olurmusumusunuz.

                            Yorum yap


                            • #15
                              Morbus Crohn Hastalığı, Bağirsak iltihaplanması, Kronik iltihaplı barsak hastalikları



                              Morbus Hastalığı, Bağirsak iltihaplanması






                              Morbus nedir?
                              Morbus hastalığı bağırsak mukazasının hemen her yerinde görülebilen iltihaplı kronik ve zaman zaman ağırlaşan bir hastaslıktır. Morbus % 30 ince bağırsakalrda, % 25 kalın bağırsaklarda ve % 45 oranında bağırsakalrın her iki kısmında görülebilir. Bağırsakaların hariçinde nadirnde midede görülebilir. Hastalığın tipik belirtisi aynı apendisitte olduğu gibi karnın sağ alt kısmında ağrı ve ishal görülür. Morbus hastalığı nadiren çok daha ağır olan ve sadece kalın bağırsakalrda görülen ülseratif kolite (kalın bağırsak ülseri) benzer.

                              Morbus genelikle 20-40 yaşları arasında görülür ve kadın ve erkeklerde aynı orandadır. Alman Sindirim ve Metabolizma hastalıklarından dolayı rahatsız olanların 150-200.000 kişi arasında Morbus hastalığı olduğu tesbit edilmiştir ve son yıllarda hasta oranı yükselmektedir. Hastalık bugüne kadar iyileştirilememiştir ve sadece ağrı hafifletilebilir.

                              Morbus Hastalığının Sebebi
                              Morbus üzerine yıllarca araştırma yapımasına rağmen bunun sebbibi tesbit edelememiştir. Ve birçok görüş vardır bunlar: enfeksiyon, psiklojik faktörler, bağışıklık sistemindeki zafiyet veya genetik olabileceği yönündedir. İltihaplı bağısak bütün bağırsağa yayılırken yer yer iltihaplı kısımlar arasında sağlıklı kısımlarda bulunmaktadır. İltihapalı kısımlar iyileşirken geride yaralı kımımlar kaır ve bu yaralar bağırsakalrı büzer ve yaraizi bırakır. Buna ilavetten yaraizinin içinde kapsüller oluşur ve bu kapsülün içinde cerahat oluşur. Ve bazende bağırsağın çevresindeki doku ve organlardada iltihaplanma oluşur. İltihaplı kısımlarda besinler değerlendirilmez ve böylece kişide vitaminler, mineraller ve aminoasitler değerlendirilemez.

                              Morbusun Belitileri:
                              Morbus Hastalığı 6 aydan fazla sürerse hastalık kronik demektir ve bazen bu durum yıllarca surer, bazende arada bir ağırlaşır ve bazende hafifler. Hastalığın belirtiler bir surer yok olurken, sonar yeniden tazelernir. Hastalık bir yıl sonra % 30 oranında yeniden ortaya çıkarken, iki yıl sonra % 40 oranında tazelendiği görülmüştür. Hastalık bağırsaklarda nasıl gelişmiş ise, ona göre ağrılar yoğunlaşabilir. Hastalık yıllarca az bir rahatsızlıkla seyredebilir.

                              Morbusun tipik belirtileri:
                              İştahsızlık
                              Haifi ateş yükselmesi
                              Genel bir hastalık duygusu
                              İshal, günde 3-6 defa görülebilir vede kansızdır.
                              Karnın sağalt kısmında apendis ağrısı gibi ağrılar görülür.

                              Morbus Hastalığının Teşhisi:
                              Morbus Kron Hastalığının en önemli belirtileri % 40?ında makatta fistel görülür. Bununla birlikte ishal, karın ağrısı ve zayıflama gibi belirtiler hastada 3-4 hafta sonra görülebilir. Hastalığın doğru teşhisi için kolonoskopi ile bağırsaktan alınan doku muayene edilir. Rontgen çektirme, Ultrasona araştırma, kan testi ve dışkıdaki bakteri yapısını arştırmak gerekir.

                              Morbus Kronun Tedavisi:
                              Morbus Kron doğru teşhis yapılamadığından tedaviside oldukca zordur ve çoğunlukla hastalık yenilenir.
                              Hastalığa karşı kortizon kulanılması yayğındır, fakat yantesirinin çok olması nedenişyle mahzurludur.

                              Hastalığı doğal ilaçlarla tedavi etmek gerekir ve bu doğal ilaç iltihapaları önleyen, mikropları yoke eden ve bağışıklık sistemini güçlendiren bir ilaç gereklidir buda Gökçek İksiri ile mümkündür. Gökçek İksirinin yanında lahana suyu kulanılmalıdır. Antibiyotikler mahzurludur, çünkü bağırsakalardaki sadece zararlı bakterileri değil aynı zamanda faydalı bakterileride öldürür. Faydalı bakterilerin yok olması ile birlikte onun yerine mantarlar yerleşir. Bağırsak mantarları ise zehirli alkoller, zehirli gazlar ve biyojen aminler üretirler. Örneğin biyojen aminlerden histamin allerjiye sebep olur.

                              Doğru ilaç kulanmak gibi doğru beslenmekte çok önemlidir. Peynir, et ve mamülleri vücuttaki asit oranını artırır. Asidi nötürleştirmek için aşırı oksijen ve kalsiyum kulanılır. Aşırı oksijen harcanması demek bağışıklık sistemindeki T-Hücreleri, B-Hücreleri, Lenfositler, Makrofajlar vb enerji düştüğünden mikroplarla mücadelle edemezler. Siyah çayda mahsuzludur, çünkü siyah çayın birleşimindeki tanin bağırsakaları kurutur ve bağırsakalarda 2.000.000.000 pompa vardır. Pompalar vitaminleri, mineralleri ve aminositleri absorbe ederler, şayet kuruma olursa fonksiyonları azalır.

                              Bağırsak mantarlarının üretiği zehirli maddelere mikotosinler denir ve Mikotoksinler (mantar zehirleri): Kronik bronşit, astım, psödo-krup, bronş karzinomu, ishal, kabızlık, bulantı, besin allerjisi, kronik bağırsak ilt. (morbus krohn hastalığı ), kalın bağırsakiltihaplanması (kolit), kalın bağırsak ülseri (ülseratif kolit), psodö-allerji, allerji, allerjik astım, kronik bronşit, enfeksiyon ve çoçuklarda hiperaktifitete neden olur. Buna karşı kulanılan kortizonlu ilaçlar küf mantarının yayılmasına neden olduğundan hastalık dahada karmaşı bir hal alır ve daha başka hastalıklarda ortaya çıkar. Mikotoksinler organizmayı taripeder, mutajenik (genetik değişim yaratan), kanserojen (kanser yapıcı ), ve teratojenik (organ ve dokuların özürlü olmasına sebep olan) etkilere sahiptir.

                              Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır. Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.
                              Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                              Yorum yap

                              Hazırlanıyor...
                              X