sifa34 Nickli öğeden Alıntı
Mesajı göster
Duyuru
Collapse
No announcement yet.
Hastalık Hastası, hipokondriazis, hipokondriyazis, hastalık hastası olmayın hastalık
Collapse
X
-
Hastalık Hastası, hipokondriazis, hipokondriyazis, hastalık hastası olmayın hastalık
Enginar Forte, Zerdeçal Forte, Spirulina Forte, Gökçek Tonik ve Gökçek İksir, Kabızlık çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Barsak Mantar ve Bakterileri toksik maddeler üretir ve Karaciğer bu toksik maddeleri arıtmaz ise diğer organlara depolanır ve organlarda çeşitli rahatsızlıklar görülmeye başlar. Günümüzde Bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme mantarları çoğaltır ve vücudun asit-baz dengesini bozulur ve oluşan asitik ortamda mikroplar hızlı çoğalırlar.Artı o, bu, şu diyet değil Peygamber Diyetine göre beslenmek gerekir.Peygamber Diyetinde kişi de 1 gram yağlanma olmaz çünkü bünyemiz yağları yakıcı leptin salgılar.Aksi halde çok yoğun cüruf oluşur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır. -
Hastalık hastası mısınız?
Endişeleriniz mi var? Psikolojiniz mi bozuldu? Kendinizi kötü mü hissediyorsunuz?
Hiç bir şeyiniz yokken kendinizi hasta mı sanıyorsunuz?
Prof. Dr. Ahmet Ertan Tezcan son yazısında okurlarına ‘hastalık hastalığı’ ile ilgili önemli ipuçları sunuyor. Tezcan hastalığı; “Kişinin bedensel bir hastalığı olmadığı halde ciddi bir bedensel rahatsızlığa yakalandığı endişesiyle hekim hekim dolaşması” olarak tanımlıyor.
Hipokondriazis Nedir?
Kişinin bedensel bir hastalığı olmadığı halde ciddi bir bedensel rahatsızlığa yakalandığı endişesiyle hekim hekim dolaşığı somatoform bozukluk tipidir. Belirtiler söz konusudur.
Hipokondriak Sadece Hipokondriaziste mi Bulunur?
Hipokondriak belirtiler; ruhsal çökkünlük, şizofreni, paranoid bozukluk ve başka nevrotik bozukluklarda sık görülebilir. Hipokondriaziste; temel patoloji kişinin ilişkilerine, yaşam koşullarına bağlı olan ancak bedene aktarılmış ve bedensel hastalık uğraşlarına dönüşmüştür bunaltıdır.
Sık Görülen Bir Hastalık mıdır?
Prevalansı:%4-9 olup, bu hastalar psikiyatri dışı hekimlere giderler; hekim hekim dolaşırlar.
Hangi Yaşlarda Başlar?
Genç yaşta başlamakla (20-30 yaş arası) birlikte, 40-60 yaşları arasında da sık görülür. Hastaların %80’inde depresif bozukluk veya YAB vardır. Kadında ve erkekte aynı orandadır. Gelişmekte olan toplumlarda hipokondriazis ve başka tür somatoform bozuklukların daha sık görüldüğü bildirilmektedir.
Ülkemizde Sık Karşılaşılan Bir Sorun mudur?
Ülkemizde de sıklıkla karşılaşılan bir bozukluktur. Hipokondriak hastalarda II. eksende; obsesif kompulsif, narsisistik, histrionik kişilik bozuklukları da sıktır.
Oluş Nedeni:
Bilinç dışı çatışmalar nedeniyle ortaya çıkan bunaltıya karşı (displacement) savunma düzeniyle somatizasyon belirtileri ortaya çıkar. Klasik psikanalitik görüşe göre çatışmanın kaynağı: Oedipal saplantılar ve iğdişilik korkularıdır. Hastalığın oluşmasında ve süregenleşmesinde iyatrojenik etkenlerin rolü de büyüktür.
Klinik Özellikleri Nedir?
Genel Görünüm ve Dışa Vuran Davranışlar:
Sıklıkla bedenine dokunur, bastırır. Elinde bir torba ilaç ya da çeşitli reçeteler ve tetkiklerle, zaman zaman şikayetlerini yazdıkları bir kağıttan şikayetlerini okuyarak (liste belirtisi) hekim hekim dolaşırlar.
Duygulanım:
İleri derecede endişelidirler. Endişeleri bir hastalığın olduğu ya da olabileceği, hekimlerin rahatsızlığını anlamadığı düşüncesine dayanır. Şikayetleri dışında Dünyayı umursamaz gibidirler, hep hastalık ile uğraşırlar.
Bilişsel Yetiler:
Dikkati hastalık üzerine yönelmiş olduğundan başka sorunlara kendini veremez
Düşünce:
Düşünce sürecinde belirgin bozukluk yoktur. Hastanın düşünce içeriği hastalık kuşkuları ve kaygıları ile doludur. Bedenin çeşitli bölgelerindeki bir ağrıya, duyuya aşırı dikkat ve merak vardır.
Fizik ve Fizyolojik Belirtiler:
Çarpıntı, üşüme, terleme, ellerde hafif uyuşmalar, soluk alma güçlüğü, çabuk yorulma, uyku bozukluğu sıktır. Hastalar kendilerini genel olarak çok hasta gördüklerinden dolayı dinlenmek, yatakta yatmak, kendilerini ağır işe sokmamak eğilimi gösterirler. Bu hastalar dinlendikçe, yatakta yattıkça şikayetleri artar.
Hastanın yakınmalarının dışında yaşam olayları ile ilgilenmemesi önemli bir ayırıcı belirtidir. Gerçek bir kalp, kanser, mide hastası genel olarak hastalığını düşündüğü kadar başka konuları da düşünür. Ayrıca, hekimin verdiği güvenceler kendisini rahatlatır.
Psikofizyolojik Bozukluklar:
Bu hastalıklarda asıl organik patoloji saptanır. Oldukça belirgin bunaltı da vardır. Ağır hastalık saplantıları ve kuşkularının bulunuşu ile tanıya gidilir.
Somatizasyon ve Konversiyon Bozuklukları:
Genellikle bunaltının az olması, hekim hekim dolaşan özel bir yaşam stili göstermemeleri, psödonörolojik belirtilerin sık görülmesi ile ayırıcı tanıya gidilir.
Hastalığın Klinik Seyri Nasıl?
Genel olarak bir psikiyatriste muayene için gelen hipokondriak hasta yıllardan beri hastalığı bir yaşam biçimi durumuna sokmuş bir kişidir. Toplum ve aile içinde bu hastalar evham hastaları olarak tanınır. Zamanla yakınları hastadan yılarlar ve bıkarlar. Bu da hastanın hastalığa daha çok sarılmasında rol oynar.
Sosyoekonomik durum iyiyse, tedaviye cevap veren anksiyete veya depresif bozukluk varsa, semptomlar birden ortaya çıkmışsa, eşlik eden kişilik bozukluğu yoksa prognoz iyidir.
Tedavi Prensipleri Nedir?
1. Bu hastalar öncelikle çok iyi muayeneden geçirilmeli ve organik bir hastalık konusunda hekimin kuşkusu kalmamalıdır.
2. Hastaya hastalığın açıklanması son derece önemlidir.
3. Hastaya hastalık kuşkusu verecek ilaç yazılmamalıdır.
4. Hastaya hekim hekim dolaştığı takdirde rahatsızlığının uzayabileceği anlatılmalıdır.
5. Hastanın mutlaka çalışmasının, ya da çeşitli uğraşlarının olması gerektiği öğretilmelidir
6. Hastalara, yakınmalarının ve hastalık belirtilerinin artması ile günlük yaşam olayları arasında bağ kurması öğretilir. -
Hasta mısınız hastalık hastası mısınız?
Hipokondriazis, veya hipokondriya, bedende tıbben kanıtlanmış bir hastalık olmadığı halde kişinin...
Hipokondriazis: Hasta mısınız Hastalık Hastası mısınız?
‘Midem ağırıyor. Yoksa kanser mi oldum?’
‘Kendimi hiç iyi hissetmiyorum. Kesin bende bir hastalık var.’
‘Doktor doktor dolaştım ama hastalığımı bulamadılar.’
Hipokondriazis ya da halk diliyle hastalık hastalığı nedir?
Hipokondriazis, veya hipokondriya, bedende tıbben kanıtlanmış bir hastalık olmadığı halde kişinin sürekli hasta olduğu veya olacağı ile ilgili kaygı duymasıdır. Bu durumdaki insan vücut belirtilerini yanlış yorumlar. Bundan dolayı ciddi bir hastalığı olduğu korkusu yada ciddi bir hastalığı olduğu düşüncesini taşır. Örneğin, olağan bir baş ağrısı, beyinde tümör olabileceği endişesini yaratır. Tıbbi kurumlar tarafından kişinin hasta olmadığına dair verilen tüm güvencelere rağmen düşünceler devam eder.Zaman zaman herkes bir hastalığı olduğu düşüncesine kapılabilir ancak hipokondriyak tanısı alabilmek için hasta olmaya dair bu korku ve kaygı hali en az 6 ay sürmelidir. Bu durum çoğu zaman kronik seyreder. Yapılan araştırmalar herhangi bir rahatsızlık için hastaneye başvuranlardan %3’ünün hipokondriazis tanısına sahip olduğunu, %15’inin ise hasta olacaklarına dair tıbbi önemi olmayan endişeler taşıdığını göstermektedir. Genelde erken yetişkinlik döneminde başlamakla birlikte herhangi bir dönemde de ortaya çıkabilir. Kadınlarda ve erkeklerde aynı oranda görüldüğü bilinmektedir.
Hipokondriyak kişiler ne gibi özelliklere sahiptir?
Hipokondriyak, veya halk arasında hastalık hastası olarak bilinen kişiler sözde rahatsızlıklarını tedavi ettirmek için doktor doktor dolaşırlar. Birçok muayene ve labaratuar testleri sonucunda herhangi bir rahatsızlık çıkmaması durumunda bile ikna olmazlar, sonuçlara şüphe ile yaklaşırlar. Hastalık çıkmaması durumunda kısa süreli bir rahatlama yaşayabilecekleri gibi genellikle kaygı ve korkuları yatışmaz. Tedavi arama sürecine devam ederler, ve çoğu zaman bundan yakınmazlar, hatta bundan hoşnut bir görünümleri bile olabilir.Hipokondriyak kişi fiziksel olarak sağlıklı göründüğü halde sık sık bedeninin çeşitli yerlerine dokunur, bastırır; vücudunu kontrol eder, nabzını yoklar, ateşini ölçer. Kendi kendine tanı koyar. Sürekli hastalık düşündüklerinden başka konularla ilgilenmezler, ailelerinin sıkıntılarına dahi ilgisiz kalabilirler. Doktorlarla konuşmak isterler; tıp kitaplarını, ilaç tanıtım yazılarını okurlar, internetten hastalıklara dair araştırma yaparlar. Hastanelerin acil servislerine sıklıkla başvururlar. Hasta oldukları inancıyla ağır işlerden kaçınırlar, dinlenme ve yatma eğilimi gösterebilirler. Yattıkça hastalık düşünceleri artar. Vücutlarından gelen sinyallere aşırı dikkat ederler. Onlar için mideden gelen bir gaz sancısı bağırsak kanserine işaret edebilir, veya bir diş eti kanaması akciğerden gelen bir kandır.
Hasta olacağından endişelenen her kişi hipokondriyak tanısı alır mı?
Hipokondriyak durumlar bir yelpaze olarak düşünülebilir. Kimi bireyler bazen hasta olmak ile ilgili bu korku ve kaygılarının aşırı olduğunun farkındadır. Fakat bu korkusunun anlamsız olduğunu bilse de kendini endişelenmekten alıkoyamaz. Bazı bireyler ise çoğu zaman ciddi bir hastalığı olacağına dair korku ve endişesinin aşırı ya da anlamsız olduğunu kabul etmez. Hatta zaman zaman asla tedavi edilemeyecek bir hastalığı olduğuna öyle inanırlar ki doktora bile gitmezler, bunu doktorun ağzından duymak istemezler. Bu kişilerin hipokondriazis durumuna ilişkin farkındalıkları yok denecek kadar azdır.
Hipokondirazis başlı başına bir psikiyatrik tanı olabildiği gibi depresyon ve kaygı bozukluğu benzeri rahatsızlıklara ek problem olarak da ortaya çıkabilir. Bu durumlar tedavi edildiğinde hipokondriyak belirtiler de düzelebilir. Öte yandan hipokondriazisin getirdiği zor hayat depresyon ya da kaygı bozukluğuna da neden olabilir.
Hipokondriazis nasıl oluşur?
Hipokondriazis bireysel biyolojik yatkınlık faktörleri ve bazı gelişimsel faktörlerin etkisinde ortaya çıkar. Kültürel inanışlar, çocukluk döneminde kendisinde veya ailesindeki hastalık deneyimleri, hasta olmanın getirdiği avantajlar veya yakın çevrede başka bir hipokondriyakın olması kişide de hipokondriazis gelişmesinde etkili unsurlardır. Ayrıca hipokondriyakların fiziksel sıkıntılara toleranslarının da düşük olduğu bilinmektedir. Bu düşük tolerans fiziksel hislerin yanlış yorumlanmasıyla birleşince hipokondriazis oluşabilir. Hipokondriyak kişiler, kendilerinde bulunan tıbbi ama önemsiz bulguları dahi ciddiyetle karşılarlar. Örneğin, bilek burkulması gibi basit, fiziksel incinmeyi kemik kanseri olduğuna yorar. Bilek burkulması ciddi kaygıyla karşılanır ve kemik kanseri olduğunu doğruyalayn bir işaret muamelesi görür.
Öte yandan hasta olma hali kişiyi pekçok istenmeyen görevden, sorumluluktan kurtarabildiği için hipokondriazis bu anlamda kazançlı bir hal alabilir. Kişinin hasta olma halinden elde ettiği ikincil kazançlar bu problemin sürmesinde etkili olup, iyileşmesine geciktirici etki yapabilir.
Hipokondriazis bir bireyin yaşamını nasıl etkiler?
Oldukça olumsuz etkiler. Hipokondriyak kişi tüm zamanını ve parasını gereksiz yere doktorlarda harcayabilir. Tüm konsantrasyonu ve dikkati hasta olmakta yoğunlaştığı için çevresinde olup biteni farketmez. Çevresindeki kişilerin ihtiyaçlarını, duygularını anlayamaz. Odağı hep kendinde ve kendi bedenindedir. Bu da kişilerarası ilişkilerde bozulmalara yol açar. Ayrıca tedavi arayışı öyle çok zaman alır ki birey işine, okuluna devam edemez hale gelebilir.
Hipokondriazis tedavi edilebilir mi?
Öncelikle şunu belirtmekte fayda var. Hipokondriyak kişiler çoğu zaman tedavi için bir psikiyatra ya da psikologa başvurmazlar. Ellerinde tıbbi dosyaları doktor doktor dolaşırlar. Genelde, bu durumu farkeden diğer doktorlar tarafından ruh sağlığı uzmanlarına yönlendirilirler. Ruh sağlığı alanında çalışan bir uzmana geldiklerinde ise çoğu kez hastalık yıllardan beri süregelen bir yaşam biçimi halini almış, kronikleşmiş olur. Bir psikiyatrın ya da klinik psikologun tedaviye başlamadan önce bu rahatsızlığın organik bir sebebinin olmadığından öncelikle emin olması gerekir.Hipokondriazis tedavisi ile ilgili yapılan çalışmalar oldukça azdır. Ancak bu kişilerin psikoterapiden ve ilaç tedavisinden yararlanabildikleri bilinmektedir. Özellikle bilişsel-davranışçı ve bilişsel-eğitici yaklaşımlar kişilerin kaygılarını farketmelerinde, anlamalarında ve değiştirmelerinde etkilidir.
Hipokondriazis tanısı almış örnek bir vaka anlatabilir misiniz?
38 yaşında radyoloji teknisyeni Ahmet Bey karnına birden giren şiddetli sancılar nedeniyle bir sindirim sistemi uzmanına başvuruyor. Uzmanın yaptığı muayenelerde birşey bulunamaması nedeniyle doktor kendisini kentteki en iyi tanı ve tedavi merkezine inceleme için yatırıyor. Yoğun fiziksel taramadan ve labaratuar testlerinden geçtikten sonra da beden sağlığıyla ilgili herhangi birşey bulunamıyor. Fakat Ahmet Bey tüm sonuçların negatif çıkmasını sevinçten çok hayal kırıklığı ile karşılıyor; çünkü inancı kendinde ciddi bir hastalık olduğu ve doktorların bunu bulamadığı yönündedir. Son birkaç aydır karın bölgesindeki semptomları daha da fazla hissettiğini ve kolon kanseri olabileceğini düşünüyor. İşine zamanında giden, başarılı bir teknisyen olmasına rağmen son günlerde çalışma hayatını önemli derecede aksatıyor. Hasta olduğu düşüncesiyle neredeyse tüm boş vaktini evde yatarak geçiriyor. Ahmet Bey’in bu durumundan karısı da şikayet ediyor ve evliliklerinin tehlikeye girdiğini düşünüyor. Ahmet Bey’in kendiyle ve bedeniyle genelde hep meşgul olduğunu fakat son 6-7 aydır kolon kanseri olduğu düşüncesine ciddi anlamda saplandığını aktarıyor. Bir sağlık teknisyeni olan Ahmet Bey kendisine uyguladığı üroloji incelemesinde farkettiği, yaşamını çok etkilemeyen bir idrar yolu anomalisini (farklılığını) anlatırken önemli bir keşif yapmışcasına heyecan duygusuna kapılıyor. Adeta bu bulgudan hoşnut şekilde, anomalinin kolon kanserine işaret ettiğine inanıyor. Ahmet Bey, yattığı merkezdeki doktor tarafından hipokondriazis öntanısı ile incelenmek üzere psikiyatriste yönlendirilmiştir.
Müge Yılmaz
Klinik Psikolog
Veritas Psikiyatri ve Beyinbilimleri
Etiketler :hipokondriazis, hipokondriya, nanemolla, hastalık şüphesi, hastalık korkusu
Klinik Psikolog Müge Yılmaz
Psikolog, Veritas Psikiyatri ve Beyinbilimleri Psikoterapisti.Yorum yap

Yorum yap