Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Omurilik Daralması, Omurilik Felçi, Omurilik Zedelenmesi, Spinal Kanal

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • Omurilik Daralması, Omurilik Felçi, Omurilik Zedelenmesi, Spinal Kanal



    Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

  • #2


    Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

    Yorum yap


    • #3


      Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

      Yorum yap


      • #4
        Omurga Kanalı Darlığı, Vitrin Hastalığı, Claudicatio intermittens, Schaufensterkrankheit




        VİTRİN HASTALIĞI,OMURGA KANALI DARLIĞI


        Lomber Spinal Stenoz - Omurga Kanalı Darlığı' yani 'vitrin hastalığı', yürüyemez hale gelince vitrinlerin önünde durup bel ve bacaklarındaki ağrıların geçmesini bekleyenlerin hastalığı...


        Genellikle bel fıtığı ile karıştırılan bu hastalık ile ilgili Florance Nightingale Hastaneleri Nöroşirürji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Cengiz Kuday, açıklamalarda bulundu.
        Bel ağrısından sonra başlayan, tek vaya iki taraflı bacak ağrıları belirtisiyle ortaya çıkan “Lomber Spinal Stenoz” yani “vitrin hastalığı”, doğuştan olabileceği gibi sonradan da oluşabiliyor.

        En çok ileri yaşlarda görülen bu hastalığın erken teşhisinin önemli olduğuna dikkati çeken Prof. Dr. Cengiz Kuday, “Tek veya iki taraflı bacak ağrılarıyla ortaya çıkan vitrin hastalığının ilerlemesi durumunda, geri dönüşü olmayan bozukluklar ortaya çıkabilir” dedi.

        Bel fıtığı ile vitrin hastalığının karıştırılabileceğini ifade eden Prof. Dr. Kuday, şu bilgileri verdi:
        “Bu hastalar, öne eğilerek yürümeyi tercih ediyor, yokuşu rahat çıkarken, aşağı inmekte zorlanıyorlar. Bu hastalar, belli bir mesafe yürüdükten sonra zorluk çekiyor, oturunca rahatlıyorlar. Biz buna vitrin hastalığı diyoruz. Çünkü kişi yürümeye çıkar, sonra birden bire yorulur, yürüyemez hale gelir. Etraftan da saklamak için bir vitrinin önünde durur biraz dinlenir, sonra tekrar yürüdüğü zaman ağrıları devam eder.”

        Kemiklerdeki dejeneratif değişikliklerin röntgenle tespit edilebileceğini vurgulayan Kuday, asıl teşhisin tomografi ve MR’la konulacağını kaydetti.

        Hastalığın tedavisinin başlangıçta konservatif olduğunu, ilaç tedavisi ve egzersizin başarısız olması durumunda cerrahi tedavi yapılması gerektiğini belirten Kuday, ancak cerrahi tedavinin de hastalığı sadece durdurup, yavaşlatacağını ifade etti.

        NTV

        Yorum yap


        • #5
          Vitrin hastalığı, yaşlılığın ilk belirtileri olarakkendini göstermektedir. Genellikle 50yaşından sonra reaksiyonları göstermeye başlamaktadır. Daha erken yaşlarda da görülme olasılığı yüksektir. Bel fıtığı hastalığının belirtilerine yakın bir durum sergiler ve çoğu kez bu hastalık ile karıştırabilmektedir. Tıpta “Spinal Stenoz”olarak adlandırılan vaka, erken tedaviedilmediği takdirde ciddi sorunlara yolaçabilmektedir. Kişinin hayatını olumsuzetkileyen ve hareket özgürlüğünü kısıtlayan vaka, bazı hastalıkların sonucunda daortaya çıkabilmektedir. Ani ağrılara vetutulmalara sebebiyet verdiği için kişinin psikolojisini bozabilmektedir. Bu hastalık,yaşlılıkta kendini daha çok gösterse de doğuştan olabilme olasılığı da vardır.
          Halk arasında “Omurga Kanalı Darlığı” olarak nitelendirilen hastalığın en önemli belirtilerini, yürüme esnasında göstermektedir. Yürürken öne doğru meyilli yürüten ve yokuş aşağıya inerken kişiyi zorlandıran ve ani bacak, bel ağrılarına sebebiyet veren bir vakadır. Ağrının nezaman geleceği bilinmez ve bu ağrılar, ağırlık kaldırma ya da kendini yorma eylemleri ileortaya çıkmaz. Durup dururken ağrılar kendini gösterir. İki bacağa birden ani ağrılara neden olduğu için kişi yürümekte güçlük çekmektedir. Vitrin hastalığı denmesinin en önemli nedenlerinde biri ise, kişiye ağrı saplandığında etrafa belli etmemek için olduğu yerde dururve vitrin önünde durur gibi sabitlenir. Belirtiler sona erdiğinde yürümeye devam eder. Çoğu kez vitrinlerin önünde aniden duran ve belirli süre sonra yürümeye devam eden kişilerin bu eylemleri, bu hastalığının yol açtığı reaksiyonlar yüzündendir. Etrafa belli etmemek için buyöntemi tercih etmektedirler. Ağrı kendini gösterdiğinde oturarak ya da öne doğru eğik pozisyon alındığında hasta kendini iyi hisseder ve şikâyetleri aza indirgenmiş olur.
          Bu hastalığın oluşmasının farklı nedenleri bulunmaktadır. Bunlardan en önemli sebebi iseomurgalarda zamanla oluşan dejenerasyonlar’dır. Bu oluşum biçimi daha sıkgörülmektedir. Omurilikte bulunan sinirlerin her hangi bir sebepten daralması ve zedelenmesi ileoluşma ihtimalide oldukça yüksektir. Boğaz enfeksiyonları, kırılma, omurda bulunan eğrilikler, tümör gibi olumsuz sebepler de vitrin hastalığına zemin oluşturabilmektedir.
          Vitrin hastalığı, erken teşhisi gerçekleşmediğinde ya da tedavi edilmediğinde birçok hastalığa davetiye çıkarabilmektedir. Ciddi damar hastalıklarına neden olabilmektedir. Kişi bir daha yürüyemez hale gelebilmektedir. Bacakta ya da omurgalarda bir daha çözüm bulanamayacak bozukluk ve sorunlara zemin oluşturabilmektedir. Ani gelen ağrılarınız var ise ve bu ağrılar, öne eğildiğinizde ya da dinlendiğinizde geçiyor ise ve yokuş aşağı inerken zorlanıyor iseniz vitrin hastalığını yaşıyor olabilirsiniz. Bu şikâyetlerinizi var ise hemen bir hekime başvurmanız gerekmektedir.
          Spinal Stenoz vakasının tedavisi belirli aşamalarda gerçekleştirmektedir. Hastalığın derecesine göre de tedavi uygulanmaktadır. Radyolojik muayene, uzmanların tercih ettiği en etkili yöntemdir. Bu yöntem ile hangi bölümde olduğu ve ne derecede olduğu tespit edilmektedir. Bu hastalığın tedavisinde ameliyatsız çözüm en etkili olandır. Ve gelişen teknoloji ile bu artık mümkün hale gelmiştir. Hasta, uzun ilaç tedavisi dönemine tabi tutulur. Ve egzersizler ile tedavi süreci desteklenir. Yapılan bu yöntemler sonucu hastalıkta gerileme ya da iyileşme olmuyor ise cerrahi müdahaleye, mecburen başvurulur.Yazar:Elif Açıkgöz

          Yorum yap


          • #6
            Vitrin Hastalığının Türleri:
            Kalp Yetmezliği Nedeniyle Nefes Darlığı
            Koroner Kalp Yetmezliği
            Kronik Akçiğer Hastalıkları
            Alerjik Astım Nedeniyle Tıkanma ve Nefes almak için duraklama
            Bacak Damarı Hastalıkları
            Omur Kanalı Darlığı
            Bel Fıtığı
            Kalça Poblemleri
            Sırt Ağrılarına yolaçan Omurga Hastalıkları

            Yorum yap


            • #7
              ANATOMİK VARYASYONLAR
              Normal bir omurga görünümü


              Anatomik olarak normal omurga önden ve arkadan izlendiğinde düz bir hat şeklindedir, yandan bakınca üst ucu küçük bir 'S' harfine benzer. Boyun omurları(7 adettir) başın ağırlığını taşır ve hareketlerini kontrol eder; sırt omurları(12 adettir) göğüs kafesini oluşturan güçlü bir taşıyıcı ve destekleyicidir; bel omurları(5 adettir) üst gövdenin ağırlığını kalçaya taşırlar ve gövde hareketlerini kontrol ederler; sakral omurlar(5 adettir) yetişkinlerde kuyruk sokumu kemiği(3-5 adettir) ile bir bütün halinde tam ve rijittir ve pelvis(kalça) kemiklerinin ana çatısını oluşturarak bu bağlantıyla gövde ağırlığının bacaklara taşınmasını sağlarlar. İki ucu serbest ve doğal yapısı gereği her yöne hareket edebilen bu kemik yapı bağlar kaslar, eklemler ve disklerle korunur, fonksiyonlarını yerine getirir. Bu yapıların özellikleri ve yetenekleri aynı zamanda omurganın hareket sınırlarını da belirlerler. Fonksiyonel özelliği yanında, içinden geçen ve omurilik kanalı denen kanalı oluşturarak merkezi sinir sisteminin önemli bir bölümü olan Medulla Spinalis(omur ilik)'i taşır ve yüksek koruma oluşturur. Bu nedenledirki omurganın ve kemiklerinin problemleri omuriliği etkiler ve sıklıkla nörolojik(sinirsel) belirtiler de verirler.

              Bu yapının anatomik varyasyonları, doğuştan edinilmiş özellikler olabileceği gibi daha sonra geçirilen kazalar ve hastalıkların yetersiz tedavileri nedeniyle kalan sekeller(yetersiz yanıtın izleri)inin neden olduğu anatomik varyasyonlarda olabilir. Bunlar cerrahi bir yaklaşım gerektirmiyen olgularda dalışa engel olmazlar. Cerrahi sonrası kontroller sırasında dalışa dönüş organize edilebilir.

              OMURGANIN YAPISAL DEĞİŞİKLİKLERİ
              Doğrudan omurgayı oluşturan yapıların eksikliği veya yapısal ve fonksiyonel yetersizliği nedeniyle oluşurlar. Genellikle kalıcı deformasyonlara neden olur.

              a. Skolyoz: Omurgayı oluşturan kemiklerin sağa ve/veya sola bükülmesidir, sıklıkla rotasyonda eşlik eder. Bağ dokularında ve kassal yapılarda kısalıklar ve zayıflıklar gözlenir; ileri düzeyde gelişen açısal değişiklikler kemik yapıyı ve intervertebral diskleride bozar ve şekilsel değişikliklerine neden olur.



              Fonksiyonel skolyoz fizyoterapi ve egzersiz programlarıyla kontrol altına alınabilir ve eğitim desteği ile ilerlemesine engel olunabilirsede; açısal değişikliği 30˚'nin üstünde olan eğrilikler için yararsız kabul edilmektedir. Bu açısal değerlerin üstünde ortopedik cerrahiye yönelmekte yarar vardır.

              Unutmamak gereken en önemli sorun yaş ve endokrin değişiklikler(menapoz, hamilelik, vs) skolyozda ilerlemelere neden olacaktır. Kemik yapının ileri derecede deformasyonu göğüs kafesi ve karın boşluğundaki organlarıda baskılayarak zarar verebilir.

              Dalış sırasında kullanılan donanımın ağırlığı ve tespit ekipmanının asimetrik ayarı yük taşımada da asimetriye neden olacağından yerçekimi hattını değiştirir ve taşıma kuvvetinin artmasına neden olur.

              b. Kifoz(kamburluk): Genellikle fonksiyonel yani edinsel kaynaklıdır, nadiren kemiğin yapısal sorunları neden olur ve bu durumda çok ağır seyreder. Edinsel kifoz donanımı kuşanırken sorun yaratabilir ama ayarlanabilir kayışlarla bu çözümlenebilir; asıl sorun akçiğerin kapasitesinde kayıplara neden olmasıdır: akçiğerin üst ve ön-üst loblarının havalandırması bozulur.



              Postür ve solunum egzersizleri çok etkilidir; fiziktedavi uygulamaları sıklıkla yararlıdır. Kemiğin hastalıklarına bağlı gelişen omurganın kemik elemanlarının çökmeleri dalış için risk olabilir; bu bölgenin dolaşımınıda etkiler.

              c. Hiperlordoz: Omurgadaki çukurlukların aşırı artması olarak bilinir ve etyolojisi kifozdaki gibidir, birlikte görülmesi çok sıktır. Omurganın taşıma açılarını ciddi olarak değiştirir. Omurga eklemlerinin arkada birbirine yaklaşmasına ve sinir çıkış kanallarının daralmasına neden olabilir.

              Boyun omurlarının aşırı lordozu; omurların kafa kaidesiyle eklemleme açısınıda etkiler ve harekat kısıtlılığına neden olabilir.

              Boyun lordozunun artışı bu bölgedeki kasların spazma uğramasına ve kısalmasına neden olur ve ilerleyen zaman içinde ense kökünden başlayan gerilim baş ağrılarına neden olacaktır

              Postür egzersizleri çok etkilidir; postür, solunum egzersizleri ve fiziktedavi uygulamaları ile kombine uygulanması yararlıdır.

              Bel omurlarının aşırı lordozu taşıma açısını aşırı etkileyeceğinden bel ağrılarına ve ilerleyen zaman içinde altsırta yayılan ağrılara ve kalça çevresi kaslarının kısalık ve zayıflıklarına neden olur.

              Fiziktedavi uygulamaları postür, kas güçlendirici ve germe egzersizleri ile kombine kullanılırsa daha çok yarar sağlanabilir.

              d. Omurgayı biçimlendiren ön-arka(kifoz ve lordoz) eğriliklerinin kaybı: Kinezyolojik ve fizyolojik kabul edilen bu eğriliklerin kaybolarak tamamen düzleşmesi de omurga yapılarının birbiriyle olan ilişkisini dolayısıyla kinezyolojik hareket açıklıklarını ve ağırlık merkezinin durumunu değiştireceğinden ciddi sorunlara sebep olacaktır.

              Fiziktedavi uygulamaları postür, kas güçlendirici ve germe egzersizleri ile kombine kullanılırsa daha çok yarar sağlanabilir.

              e. Listezis(iki omurga kemiğinin birbiri üzerinde öne arkaya kayması): Aşırı lordozun neden olabileceği gibi trafik kazası yada düşme gibi travmalarla da gelişebilir.

              Kaymanın şiddeti cerrahiyide gündeme getiren ciddi sorunlar yaratabilir.

              f. Spinal stenoz(omurga kanalının darlığı): doğumsal bir değişiklik olduğu ileri sürülmektedir. Bel omurlarının en dar yeri 3.- 4. omur seviyesindedir. Ömür boyu fark edilmeyebilir. Daha sonra meydana gelecek değişikliklerle (zorlanmalar, faset artrozları, hafif kaymalar, hiperlordoz vs) birlikte belirti verir hale gelecektir.

              İleri düzeydeki darlıklar hastanın bütün yaşam şeklini etkiler, cerrahi düşünülebilir. Fiziktedavi uygulamaları postür, kas güçlendirici ve germe egzersizleri ile kombine kullanılırsa yarar sağlanabilir.



              g. Erken osteoporoz(kemiğin sertliğini sağlayan kalsiyumun kemikten uzaklaşması): Genellikle endokrin sistem problemi olarak karşımıza çıkmakla birlikte nadirende olsa travma, endokrin sistemi baskılayan hastalıklar veya uzun süren immobilizasyonun(yatağa bağımlı kalmak) da neden olduğu bilinmektedir.

              OMURGANIN FİZİKSEL EKSİKLİKLERİ

              Omurgayı oluşturan yapıların(kemik yapının, bağ dokularının ve kasların) yetersiz oluşması veya tamamen oluşmaması olarak adlandırılır ve tamamen doğumsaldır. Aparatlarla desteklenen bir rehabilitasyon programı ile sorun asgariye çekilebilirsede bu özel bir dururumdur genellikle cerrahi gerektirir ve ancak tedavinin başarısı dalışa izin çıkarabilir.

              Cerrahi sonrası erken dönem fizyoterapi ve rehabilitasyon mutlak suretle yapılmalıdır.

              Yorum yap


              • #8
                Omur Arası Kayması Nedir?, Servikal Disk Hastalığı, İntervertebral Disk Kayması

                f.ibis Nickli öğeden Alıntı
                merhaba hocam; ben ''intervertebral disk'' hastasıydım, size yazmıştım: belimdeki kılıf laçka olmuş , omurlarımda deformasyon vardı.Siz bana kemik çayı tavsiye ettiniz.İyi de yaptınız ) Ama benim mesanem biraz aktif .Yani günde 5-6 defa tuvalete gidiyorum.Kemik çayının içindeki yakı ve at kuyruğu diüretik; bu beni korkuttu.Zaten 6 kez tuvalete gidiyorum.Bende hem kemik erimesi var, hem bel omurum hasta ama mesanem aktif olduğu için sizin ürünlerinizden faydalanamıyorum.Bana diüretilk olmayan bitkiler söyleyin, onları karıştırıp içeyim.Zira ilaçtan fayda yok. selamlar...
                Fermudiye hanım bağırsak mantarları mesaneye yerleşmiş bu nedenle mesaneniz hasaslaşmış tedavi ederiz inş. Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahillerinden hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansızdır ve ancak belirtilerinden ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Tonik mide de gastrit ve ülsere sebep olan haliko bakter pylori ye karşı çok çok etkili iken Gökçek Aloe Vera Jel genelikle bağırsak mantarlarına karşı daha etkilidir.Bu nedenle bağırsakların da mantar olanların ilk 6 hafta dan sonra Tonik yerine Aloe Vera Jeli kullanmaları daha uygun olur.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hizlı çoğalırlar.Vücudumunuzun bozulan asit baz dengesini Himalaya tuzu ile yeniden düzenleeybiliriz.Örneğin normal tuz ödeme sebep olurken Himalaya tuzu ödemi önler. TECRÜBELER Sarımsak kokusundan rahatsız olanlar, iksiri aldıktan 5-10 dakika sonra bir miktar süt (en az yarım çay bardağı) içerse bu süt kokuyu emer ve yok eder.Gökçek Tonik, Gökçek İksir, Ozon Yağı, damar çayı ve KEMİK Çayı kullanmanız gerekir.

                Yorum yap


                • #9

                  Intervertebral Disc Hernia (İntervertabral Disk Fıtığı)

                  Omurlar arasındaki diskin herhangi bir etken nedeniyle omuriliğe yaptığı baskıdır.

                  Hastalığın nedeni nedir?
                  Omurlar arasında yer alan diskin deformasyonu nedeniyle, normal pozisyonunun veya yapısının bozulmasına bağlı olarak omuriliğe yaptığı baskı sunucu oluşur. Disk fıtığının oluşumundaki en büyük etken omurlar üzerine gelen şiddetli darbelerdir.


                  Hastalığın gelişimi nasıldır?


                  öncelikle travmalar ikincil olarak da yaşın ilerlemesi ile kapsulada oluşan deformasyonlar kapsulanın zarar görmesine veya yırtılmasına yol açar. Bunun sonucunda diskin merkezinde yer alan çekirdek yer degıstirir ve bu da omurlar arasında sıskinlik ve baskıya yol açar.


                  Omurlar arasındaki deformasyon degısik şekillerde olabilir. Disk bir çıkıntı şeklinde omurların arasında yukarı veya aşağı şekilde yer degıstirebileceği gibi omurilik kanalına doğru yayılarak da fıtıklaşabilir.


                  Oluşan basıncın şiddetine bağlı olarak sinirler ileri derecede etkilendiğinde veya omurilikte hasar şekillendiğinde hastalık olumlu bir gelişme göstermeyebilir.


                  Hangi ırklarda daha çok görülür?


                  Dacshund, Buldog, Beagle, Cocker, poodle ve pekingese, Shih Tzus ırkı köpeklerde hastalığa karşı doğmasal olarak yatkınlık söz konusudur.


                  Irksal yatkınlığı olan bu köpekler dışında German shepherd Dog, Great Dane ve Boxer ırkı köpeklerde de görülme oranı yüksektir ve genellikle 5 yaş civarında ortaya çıkar.


                  Hastalığın belirtileri nelerdir?


                  Görülebilecek en önemli bulgu sırt bölgesinde ağrının varlığı ve buna bağlı olarak sırtın kambur tutulmasıdır.


                  cögunlukla yerden kalkmak istemez ve yatar. Yürüyüşü gergin, tutuk ve isteksiz olabilir. Merdiven inmek veya çıkmak, koltuk veya kanapeden atlamak çok tereddütlü yapılır.


                  İlerlemiş olaylarda sinirlerde oluşan baskının şiddeti ile arka bacaklar tamamen kullanılamayabilir ve felçler görülebilir. Böyle bir durumda arka bacaklarda hissizlik ve patella refleksinin olmaması buna karşın anal reflekslerin olması dikkat çekici ve ayırıcı bir bulgudur.


                  Hastalıktan nasıl korunulabilir?


                  özellikle kalıtsal yatkınlığı olan ırktaki köpeklerde düzenli yapılacak röntgen kontrolleri hastalığın erken teşhisi için faydalıdır.


                  Ayrıca aşırı egzersizlerden, omurlar üzerine darbe gelmesinden sakınmak, ters hareketlerden ve düşmelerden korumak genel olarak alınabilecek önlemlerdir.


                  Sonuç ;


                  özellikle ataksi ve felç gibi sinirsel belirtiler görülmeden veya ilerlemeden teşhis edilmesi hastalığın seyri yönünden önemlidir.


                  Yapılacak operatif müdaheleler ile fıtığın giderilmesi mümkün olabileceği gibi hasta normal fonksiyonlarını da kavuşabilir.


                  Ancak sinir dejenerasyonları şekillendikten sonra hastalık geri dönüşümümsüzdür ve kalıcı arazlara neden olabilir.

                  Yorum yap


                  • #10
                    Bu konuda ki videomuz







                    igokcek Nickli öğeden Alıntı
                    Metin bey

                    Bel fıtığına karşı Gökçek İksiri artı Gökçek Kemik çayı iyi gelir, şayet çok geç kalınmadı ise tabii doğru hareket etmesini öğrenmesiz gerekir. Yani omurlara zarar vermeden hareket etmesini öğrenmelisiniz bunun içinde fizyoterapislerden ders almanız gerekir. Bel Fıtığı ilerlemişse o zmanda somon balığı ile tedavi mümkündür.

                    Yakinenen tanıdğımım Metin bey bel ağrısından artık doğru dürüst yürüymez ve çalışamaz olmuştu. Frankfurt havalanında çalışan Metin beyin durumu çok perişandı, sürekli uçaklara bavul indirip bindirmekten bel fıtığı olmuştu. Ben ona gel ben seni tedavi ederim dediysemde pek inanmadı. Ve benim doktorum çok iyi bir uzman diyerek nazikce reddeti. Fakat ağrılardan doktoru ona çelik korse yazmıştı ve çelik korsede takınca bir tarafı terlerken diğer tarafı donuyor ve sonra teri soğuyunca daha kötü oluyormuş. Bana artık bir de senin tedavi yöntemini denemek istiyorum dedi.

                    20 cm eninde 20 cm uzunluğunda, yani kara şeklinde 1 cm kalınlığında bir somoın balığı aldırdım. Balığı ağrıyan L 4-5 omurlarının üzerine kodum ve belini plastik floiye ile sardım. İki çift kalın spor elbiseler giydirdim ve 24 saat üzşütmemesini söyledim. Birgün sonra geldiğimde kırmızı somon balığı beyaz bir renk almıştı onu çıkardık arkadaş duş aldı ve iyileşmişti. Ben ona 2-3 ay dikkat etmesini çünkü balıktaki fosforun omurlara tarafından emildiğini omurlardaki kalsiyumun azaldığı ve fosforun çoğaldığını bu nedenle ağır kaldırmamasını ve 2-3 ay Gökçek İksir ve kemik çayı içmesini söyledim. Kemik çayı ve Gökçek İksir Omurları ve diski güçlendirir. Metin bey iyileşti.

                    Antalyaya izine gittiğinde hanımı yeni bir çamaşır makinesi aldırmış. Damadı ve yegenleri çamaşır makinesi çok ağır diye mızmızlanınca o tek başına çamaşır makinesinin altına girmiş ve tabii yine aynı yerden belini incitmiş ve bel fıtığına yakalanmış. İzinden döndüğünde yine perişandı ne oldu dedim. Hiç sorma 55 yaşında delikanlılık tasladık belimizi incittik. Bana bir daha yardım etsen memeun olurum dedi. Ve tabii aynı işlemi yeniden yaptık. Metin bey yine iyileşti. Tabii bu sefer akılandı.



                    Bel fıtığı, disk hernisi:

                    Disk iki kısımdan oluşur. Diskin ortasındaki kısım jelatin gibi yumşak ve etrafındaki anulus fibrosus halka şeklinde bunu sarmıştır. Disk genç insanlarda bir mukoglukosakkaridtürevi olan glikosaminoglikanlardan olaşur.Bu madde suyu kendine çeker ve bağlar, böylece elastik bir yapıya sahip olur. Diskte damar ve sinir yoktur, yani onun beslenmesi farklıdır. Hareket etikce omurlardan ihtiyacı olan sıvıyı alır. Kişi yaşlandıkca glikosaminoglikan yerine bir polisakkarid-protein kompleksi olan dermatan sulfat oluşur. Dermatan sulfat suyu kendine daha az çeker ve bağlar. Bu nedenlede diskin ortsındaki nukleus pulposus kısmı büzülür.


                    Disk hernisi (bel fıtığı ) nedir?
                    Bel fıtığı genelikle belde (lomber bölgesi) ve az olarakta boyunda görülürse bunada boyun fıtığı denir. Bel fıtığı genelikle 30-50 yaşları arasında görülür, belde sıkca görülmasinin sebebi buraya aşırı ağırlığın yüklenmesidir. Diskin ortasındaki jelatinimsi kısmdan kopan parçalara sequester denir ve bunlar genelikle sinirleri sıkıştırararak ağrıyasebep olurlar.

                    Disk sarkması (prolapsus):
                    Diskin basınca dayanamıyarak bir kısmınn spinal (omur) kanala doğru sarkması nedenyle spinal kanaldan geçen sinir demetleri sıkışır. Buda zamanla iltihaplanmalara ve ağrılara sebep olur. Diskin normal kalınlığı 4-6 mm?dir, şayet disk kendi tabii yapısını korursaki, bu genelikle mümkün değildir.

                    Diskin sarkmadan önce çıkıntı yapması (protrusion):
                    Disk etrafındaki kısmın gevşemesi nedeniyle ortasındeki jelatinimsi tbaka üzerinde aşırı basınç biner ve buna dayanamayan jelatin hafif çıkıntı yapar. Bu çıkıntı sinirlri sıkıştırır ve buda sinirsel ağrılara sebep olur. Diskin sarkması (prolapsus) veya diskin çıkıntı yapmasının (protrusion) birçok sebebi olabilir. Bunların başında yaşlanma aradoku zafiyeti ve kazalar belfıtığının oluşmasında en büyük etkenlerdir.

                    Bel fıtığının belirtileri (semptom):
                    Bel fıtığı bazen kendini beli etmeden yavaş yavaş ilerleyebilir, bazende omurlardan çıkan sinirleri veya omur içinden geçen sinir demetini sıkıştırtırarrak rahatsızlıklara sebep olur.
                    1-) Sinir köklerinin sıkışmasıyla ortaya çıkan rahatsızlıklar: Kol veya bacaklardaçok yoğun bir ağrı, karıncalanma veya uyuşukluk gibi durumlar ortaya çıkar. Siyatik olarak bilinen rahatsızlıkta belden ayaklara kadar uzanana sinir sıkışması sonucu oluşur.
                    2-) Omuriliğinin sıkışması sonucu ortaya çıkan rahatsızlıklar:
                    Omuriliğinin sıkışması sonucu kol ve bacaklardaki rahatsızlıkların yanında mesane, makat ve cinsel organlarda uyuşukluk hissedilir. Budurumda mutlaka doktora gidilmelidir.
                    3-) Sinir demetinin (cauda equina) sıkışması sonucu ortaya çıkan rahatsızlıklar. Buna kısaca cauda sendromuda denir: Sinir demetinin sıkışması sonucu mesane ve son bağırsak (rektum) artık konturol edilemez. Cinsel organlarda ve bacaklarda felç görülebilir. Bu durumda mutlaka doktora baş vurulmalıdır.

                    Bel fıtığının teşhisi:
                    Hastalığın geçmişinin (anamnez) doktor tarafında iyi bilinmesi gerekir, böylece doktor hastalığın hangi aşamada olduğu tesbitedilir, fakat bazen buda yeterli gelmeyebilir. Bu nedenle komputertomografi, röntgen veya MR?ın çekilmesi gerekebilir. Ancak bu şekilde hastalığın hangi devrede olduğu anlaşılır ve ona uygun bir tedavi uygulanır.

                    Ne gibi tetbirler alınabilir?
                    Omurgada problem çıkması omuz, sırt ve bel kaslarının durumuna çok bağlıdır, çünkü kaslar sağlam güçlü oldukca omurlara düşen yükte azalır.
                    1-) İş yerinde band veya masa başında çalışırken beli fazla zorlamadan çalışma imkanı ayarlanmalıdır.
                    2-) Fazla kilolar omurlar için çok büyük ağırlık oluşturur, bunedenlefazla kilolardan kaçınılmalıdır.
                    3-) Sandelyeye oturunca doğru oturmak gerek aşırı öne, yanlara veya arkaya sarkmak bele zarar verebilir.
                    4-) Ağır yükleri ya yalınız kaldırmamalı veya parça parça kaldırmalıdır.
                    5-) Ağır yükü kaldırırken kesinlikle bacakları düz tutarak eğilip kalkılmalıdır.
                    6-) Taşına yükün tek taraflı taşınmaması gerekir.
                    7-) Yükün mümkün oldukca vücuda yapışık taşınması daha uygundur.

                    Bel fıtığını tedavisi:
                    Bel fıtığı felç veya mesana rahatsızlığına sebep olmuyorsa öncelikle ilaçlarda veya masjlarda tedavi denemesi yapılır. Şayet ağrılar artar ve felç olma tehlikesi belirince o zaman mutlaka amaliyat gerekir. Diskten kopan jelatin zamanla kuruyarak büzülür ve buda ağrıların iyileşmesine veya azmasına sebep olur. Bu durumun düzelmemesi halinde doktora gitmek gerekir.
                    Hastanın amaliyat olması veya olmaması uzman doktorlarının vereceği karara bağlıdır.
                    1-) Ağır felç veya felç olma durumunun arması halinde mutlaka amaliyat gerekir.
                    2-) Sinir demetinin (cauda equina) sıkışması halinde mutlaka amaliyat gerekir.
                    3-) Ağrılar azalıyor felç olma durumu artıyorsa amaliyat gerekir.
                    4-) Omurilik üzerinde basınç (sıkışma) oluyorsa amaliyat gerekir.
                    Amaliyat gerektirmeyen durumlarda ise Gökçek İksiri, Gökçek Tonik, ısırgan-, harpa-, söğüt-, ayrıkkökü-, civanpercemi-, ve atkuyruğuotu preparatları ile tedavi yapılabilir. Ayrıca balıkla tedavide yapılabilir, fakat balıkla tedavi için işin uzmanı olmak gerekir.

                    Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır. Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.
                    Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                    Yorum yap


                    • #11


                      Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                      Yorum yap


                      • #12


                        Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                        Yorum yap

                        Hazırlanıyor...
                        X