Duyuru

Collapse
No announcement yet.

fistür, fisstür, perianal fistür hastalığı nedir, fistür tedavi, fistür nedir, fistür

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • fistür, fisstür, perianal fistür hastalığı nedir, fistür tedavi, fistür nedir, fistür




    yaklaşık olarak 10 gün önce akrabama fistür için gökçek iksir ve basur çayı sipariş ettik.Fistür rahatsızlığından dolayı akıntısı,şiddetli ağrısı olanve yürüyemeyecek durumda olan akrabam benim yanıma gelip çok teşekkür etti.Şu anda eskisi gibi sağlam ve ağrısının yok olduğunu söyledi.Gökçek aktara çok teşekkürler

  • #2
    Mideme'de gastrit, midemde yanama, ağrı, kramp ve reflü nedeniyle ilaç kullanıyordum, fakat yıllardır faydasını görmedim.Fistür'den amaliyat oldum ve 3 ay sonra yine fistür rahatszılığı ortaya çıktı, doktoruma gittim bu normal dedi.Kullandığım ilaçlardan dolayı kemiklerim ağrımaya başlamıştı.Bütün bu rahatsızlıklar için araştırma yaparken ibrahim beyin sitesini gördüm, okudum ve inandırıcı buldum.Kendisine gittim bana iksir, tonik, enfeksiyon ve basur çayı karışımı özel bir çay verdi.İki haftadır bu ürünleri kullanıyorum, gastrit, reflü, şişkinlik ve fistür den kurtuldum.Kemiklerimde ki ağrılar azaldı, fakat tam iyileşmedi, bu rahatsızlığın ileride 3-4 ay sonra geçebileceğini söyledi.Ben kendisine inanıyorum, bugüne kadar yıllardır bir çok ilaç kullandım bir faydasını görmedim, fakat bu ürünlerle hemen iyileştim.

    Yorum yap


    • #3



      mehmeta Nickli öğeden Alıntı Mesajı göster
      mideme'de gastrit, midemde yanama, ağrı, kramp ve reflü nedeniyle ilaç kullanıyordum, fakat yıllardır faydasını görmedim.fistür'den amaliyat oldum ve 3 ay sonra yine fistür rahatszılığı ortaya çıktı, doktoruma gittim bu normal dedi.kullandığım ilaçlardan dolayı kemiklerim ağrımaya başlamıştı.bütün bu rahatsızlıklar için araştırma yaparken ibrahim beyin sitesini gördüm, okudum ve inandırıcı buldum.kendisine gittim bana iksir, tonik, enfeksiyon ve basur çayı karışımı özel bir çay verdi.iki haftadır bu ürünleri kullanıyorum, gastrit, reflü, şişkinlik ve fistür den kurtuldum.kemiklerimde ki ağrılar azaldı, fakat tam iyileşmedi, bu rahatsızlığın ileride 3-4 ay sonra geçebileceğini söyledi.ben kendisine inanıyorum, bugüne kadar yıllardır bir çok ilaç kullandım bir faydasını görmedim, fakat bu ürünlerle hemen iyileştim.[/sıze]
      mehmet bey allah sağlık sıhhat versin biz 2 haftada gastrit, reflü, şişkinlik ve fistür den kurtulmanız mükemmel bir gelişme, fakat sizin 2-3 ay daha Çoban Çantası Forte, Enginar Forte, Spirulina Forte, Gökçek Tonik ve Gökçek İksir, Basur çayı ve Reflü Çayı kullanmanız gerekir.Barsak Mantar ve Bakterileri toksik maddeler üretir ve Karaciğer bu toksik maddeleri arıtmaz ise diğer organlara depolanır ve organlarda çeşitli rahatsızlıklar görülmeye başlar. Günümüzde Bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme mantarları çoğaltır ve vücudun asit-baz dengesini bozulur ve oluşan asitik ortamda mikroplar hızlı çoğalırlar.Aksi halde çok yoğun cüruf oluşur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.
      Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

      Yorum yap


      • #4


        muderris Nickli öğeden Alıntı Mesajı göster
        Merhaba. Ben İbrahim Bey'i internetten hastalıklarıma bitkilerden tedavi ararken rastladım. Doğaltedavi.net'teki bütün videolarını seyrettim. Piyasada bir çok şarlatanın olduğu bitkilerle tedavi konusunda İbrahim bey'in bu konunun gerçek uzmanı olduğuna kanaat getirdim. Bende diyabet, kolesterol, trigliserid, fistül, aşırı yorgunluk, aşırı terleme ve şişmanlık gibi hastalıklar vardı. Bir buçuk ay önce gidip İksir, tonik, basur çayı ve diyabet çayı aldım. Bu ürünleri bitirince yine gidip aldım ve bir bıuçuk ay devam ettim. 9 senedir diyabet hastasıyım. Diyabet ilaçlarını kullandığımda çok kötü oluyordum, onun düzenli olarak bu ilaçları kullanmadım. Bu ürünleri kullandığımdan beri diyabetim oratalamada 40 puan aşağı indi. Devamlı ölçüm yapıyorum. Daha önce 210 civarında olan şekerim 178 civarında. Akşama doğru ise 145-150 sınırına iniyor. Tabii 2-3 ay İksir kullanınca bayağı bir düzelme olacağına inanıyorum. Aşırı yorgunluk halim tamamen değişti. Şİmdi sabahları çok dinç kalkıyorum. Genelde sabah 5 gibi kalkıyorum ve uyumuyorum. Akşam okuldan gelince de (Güngören'de bir okulda öğretmenim) kendimi zinde hissediyorum. Eskiden adeta dökülür gibi olurdum. Aşırı terlemem tamamen geçti, elhamdülillah. Eskiden kış mevsiminde bile ter boşanırdı benden. Bu arada ilk bir ayda 4 kilo verdim. Peyniri, siyah çayı, beyaz ekmeği ve tatlıyı kestim. Tabii biraz tatlı ve çok az hamur işi yediğim oldu. Kendimi pek zorlamadan bu 4 kiloyu verdim. İksir ve toniğin vücudumu adeta tamir ettiğini, yağları ve fazlalıkları (cürufu) erittiğini gün be gün hissettim. Fistül problemi yaklaşık 10 senedir beni rahatsız ediyor. Ameliyat olmayı düşünüyordum. Ancak ameliyat olanların internetteki görüşlerini okudum; bazılarının yeniden ameliyat olması gerekiyormuş. Problemleri geçmemiş. Benim problemim şu anda yüzde 98 geçti. İltihaplı ve kanlı akıntılar tamamen kesildi hamdolsun. Şimdi bir tahlil yaptırıp yağ değerlerini de alınca yine bu siteye yazacağım. Öğretmen arkadaşlarıma, tanıdıklarıma ve akrabalarıma bu Mucize İksir ve toniğin, bitkilerle tedavinin olağanüstü faydalarını anlatıyorum. Alıp kullananlar faydalarını görüyorlar. Mide, bağırsak, tümör problemi olanlar faydasını görmeye başladılar. İbrahim Bey'e çok çok teşekkür ediyor, bütün hastalara acil şifalar diliyorum.
        Allah sağlık sıhhat versin çok güzel gelişmeler 6 hafta da: yorğunluk, diabet, fistül, terleme, şişmanlık, kolesterol, lipid gibi bir çok problemde kısmen veya tamamen iyileşme olması mükemmel bir gelişme, fakat sizin 2-3 ay daha
        Çoban Çantası Forte, Enginar Forte, Spirulina Forte, Gökçek Tonik ve Gökçek İksir, Basur çayı ve Reflü Çayı kullanmanız gerekir.Barsak Mantar ve Bakterileri toksik maddeler üretir ve Karaciğer bu toksik maddeleri arıtmaz ise diğer organlara depolanır ve organlarda çeşitli rahatsızlıklar görülmeye başlar. Günümüzde Bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme mantarları çoğaltır ve vücudun asit-baz dengesini bozulur ve oluşan asitik ortamda mikroplar hızlı çoğalırlar.Aksi halde çok yoğun cüruf oluşur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.
        Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

        Yorum yap


        • #5

          Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

          Yorum yap


          • #6
            Perianal(Makat) Fistülü

            Cilt ve bağırsak arasında normalde olmaması gereken bir bağlantının (kanalın) oluşmasına fistül denir. Makat içindeki bağırsak bölümü (birincil ağız) ile deri arasında (ikincil ağız) normal dışı bir bağlantının oluşmasına ise makat fistülü veya tıbbi deyimi ile perianal fistül denir. Nerede ise vakaların tümünde, geçmişte olan bir apse sonucunda oluşan perianal fistül, apsenin geliştiği salgı bezi ile apsenin boşaldığı cildi birbirine bağlayan tünel gibi küçük bir kanaldır.Perianal fistüller için sınıflama sistemi, günümüzde de yaygın olarak kullanılmaktadır. Başlıca 4 tipte fistül vardır. Ekstra-sfinkterik fistül: Makat fistüllerinin % 1’ini oluşturur. Perine adı verilen makat derisinden levator ani kasına (leğen kemiği tabanını saran kas) ve oradan da rektum adı verilen bağırsağa uzanır.İnter-sfinkterikfistül: Makat fistüllerinin % 70’ini oluşturur. İç makat kası (internal anal sfinkter) ile intersfinkterik boşluğa (iç ve dış makat kası arası) ve oradan da perine adı verilen makat derisine uzanır. Diğer olası fistül seyir doğrultusu: Deride ağız yoktur, yüksekte kör sonlanan bir ağızTrans-sfinkterik fistül: Makat fistüllerinin % 25’ini oluşturur. İç makat kası (internal anal sfinkter) ile dış makat kası (eksternal anal sfinkter) arasında alçakta seyredip iskio-rektal çukura açılır ve oradan da perine adı verilen makat derisine uzanır.Diğer olası fistül seyir doğrultusu: Yüksekte makat derisine açılan bir ağız, yüksekte kör sonlanan bir ağızdır.Supra-sfinkterik fistül: Makat fistüllerinin % 5’ini oluşturur. İntersfinkterik boşluktan yukarında pubo-rektal kas (leğen kemiği tabanındaki kas) aracılığı ile iskio-rektal boşluğa ve oradan da perine adı verilen makat derisine uzanır.Diğer olası fistül seyir doğrultusu: Yüksekte makat derisine açılan bir ağız, yüksekte kör sonlanan bir ağız

            Teşhis:
            Fistülü tanısı sıklıkla Genel Cerrah muayenesi ile konulur. Öncelikle, komplike vakalarda, kolonoskopi tetkiki ile, Crohn hastalığı gibi iltihabi bağırsak hastalıklarını dışlamak gerekir. Bundan sonra ise ilaçlı (kontrastlı) Manyetik rezonans görüntüleme (MRG) ile veya endorektal ultrason (ERUS) ile fistül yolunun (trakt) seyri araştırılır. Endorektal ultrason (ERUS) bir endokopist tarafından endoskop’un ucuna takılmış olan mini bir ultrason cihazı (ERUS) ile veya bir Radyoloji Uzmanı tarafınan rektal prob adı verilen ultrason ucu ile makattan girilerek yapılabilir. Buradaki mantık fistülün seyri sırasında dışı tutma kası (eksternal anal sfinkter) veya leğen kemiğinin taban kasları ile ilişkisini anlamak ve ameliyat öncesindeki planlamayı detaylı yaparak ameliyata hazırlanmaktır. Goodsall tarafından tanımlanan kurala göre makat fistüllleri, dış ağızdan makatı yatay olarak kesip makat içindeki dişli çizgiye (dentate line) uzanır. Bu çizginin arkasında yer alan fistüller, arkada orta hatta doğru uzanırlar ve atnalı şeklinde komplike fistülleri oluştururlar. Makat köşesinden (anal verge) 3 cm mesafede olan fistüller burada istisna oluşturur.Yukarıda belirtilen tarihçeden de anlaşılabileceği gibi, 2,500 yıldan beri bilinmekte olan perianal fistül hastalığının tedavisi ameliyat sonrası nüks (% 2-10 oranında) veya tekrarlama oranlarının yüksek olması ve ameliyat sırasında eksternal sfinkter adı verilen dışkı tutma kasının yaralanma olasılığıdır ki bu durum dışkı tutamama (% 0-20 oranında) ile sonuçlanır ve düzeltilebilmesi çok güç bir durumdur.

            Sebep:
            Mide barsak sisteminin en son bölümünü oluşturan makat bölgesinin etrafında iki adet kas tabakası yer alır. Dış kas tabakası veya eksternal anal sfinkter dışkıyı tutma işlevini sağlayan çizgili veya istemli kas liflerinden oluşur. İç kas tabakası veya internal sfinkter ise, düz veya istemsiz kas liflerinden oluşur ve kişi bu lifleri kontrol edemez. Her iki kas lifinin dışkı tutma (kontinens) üzerinde ciddi etkileri vardır. Makat kanalının deri ile birleştiği yere açılan bezler mevcuttur. Bu bezlerin görevi, makatın kayganlığını sağlamak ve dışkılama işlevini kolaylaştırmaktır. Bu bezler iltihaplanırsa barsak ile cilt arasında bir tünel gelişir ki buna fistül denir. Sıklıkla abse sonrası oluşur.Makat bölgesinde içinde iltihap dolu bir kesecik oluşmasıdır. Makat veya tıbbi deyimi ile anüs çevresinde ağrı, üşüme, titreme ve ateş şikayeti olan hastalarda makatta apse veya altta yatan makat fistülü hastalığı olabilir. Makatta apse makat bölgesindeki salgı bezlerinin tıkanması ve iltihaplanması ile gelişir. Kalın barsak iltihapları, aşırı ishal gibi durumlar makatta apse gelişmesine neden olabilirler.

            Belirtiler:
            Perianal apse genellikle makatta şiddetli ağrı ve şişlik ile kendini gösterir. Bu şikayetler dışkılama alışkanlığı ile ilgili değildir ve ateş olabilir. Buna ek olarak, makat çevresinde kaşıntı ve iltihabi akıntı şikayetleri halsizlik eşlik edebilir. Kendiliğinden veya cerrahi yöntemle apse boşaltılabilir ve böylece ağrı ve basınç hafifler. Makatta fistül gelişen hastalarda sıklıkla kanlı veya sarı renkli cerahat akıntısı şikayeti olup, bu hastalarda genellikle ateş, halsizlik ve ağrı olmaz. Bu şikayetlerin ortaya çıkması ise tekrar apse oluşumuna işaret eder. Makat apseleri her zaman fistüle dönüşmez. Makat fistülü makat apsesi vakalarının yaklaşık % 40-50’sinde gelişir ve eğer oluşacaksa engellemenin imkanı yoktur. Hangi apsenin fistülleşeceği konusunda bir tahminde mümkün değildir. Eğer makat yanından akıntı 2-3 ay kadar devam ederse perianal fistül tanısı konur.Makat apsesi, makatın yanındaki cilde yapılan bir kesi ile cerahatın dışarıya boşaltılması (drenaj işlemi) ile tedavi edilir. Bazen bu işlem sırasında cerahat rahatlıkla boşalabilsin diye cildin küçük bir kısmı da çıkartılır. Büyük ve derin apseler mutlaka ameliyathane koşullarında ve genel anestezi altında boşaltılırken, yüzeyel olan apseler bazen lokal anestezi ile yani o bölge uyuşturularak yapılabilir. Şeker (diyabet) hastaları, Crohn hastalığı varlığı, kanser tedavisi gören hastalar, organ nakli yapılmış olan hastalarda apse gelişmesi durumunda bu tedavinin mutlaka hastaneye yatırılarak yapılmalıdır. Ağrı kesicilere rağmen geçmeyen ağrı, tedavi sonrasında ağrının artması, ateş, titreme, idrar yapmada zorluk, aşırı kabızlık veya ishal, bulantı ve kusma varsa mutlaka doktora başvurulmalıdır.

            Fistül tedavisi:
            Tedavideki ana ilke bağırsak (birincil ağız) ile deri arasında (ikincil ağız) gelişmiş olan tüneli ortadan kaldırmaktadır. Genellikle tünelin iç ve dış ağızlarını birleştiren bir kesi (fistülotomi) yapılması tercih edilir. Bu işlem sırasında makat bölgesini kontrol eden kasların bir kısmı da kesilir. Fistülün dışkıyı kontrol eden kas (eksternal sfinkter veya istemli kas) ile fazla ilişkisinin olduğu belirlenirse, bu durumda iki aşamalı onarım tercih edilerek işlem ikinci bir ameliyat ile pekiştirilebilir. Dışkıyı tutmaya yarayan dış kas liflerini kesmek gereği varsa, bu halde seton işlemi kullanılır. Seton işlemi tünelin iç ve dış ağızlarının bir ip, naylon veya lastik ile birleştirilmesi ile gerçekleştirilir. Bu işlem ile tünel devalı açık kalarak dışarıya sürekli boşalır ve böylelikle dışkıyı tutmaya yarayan dış kas liflerinin yaralanmaması avantajını getirir. Daha komplike vakalarda mukoza kaydırma yöntemi gibi tekniklere başvurulması gerekebilir.

            Cerrahi yöntemler
            • Seton tekniği: Yüksek yerleşimli veya eksternal anal sfinkteri (dışkıyı tutma kası) içine alan bir fistül varlığında seton tekniği tercih edilir. Bu teknikte fistülün bağırsaktaki (iç) ve derideki (dış) ağızları arasından bir ip veya lastik geçirilirek bağlanır. Seton tekniğini Hipokrat ilk olarak ‘at kılı’ ile gerçekleştirmiştir. Zaman içinde bu ip veya lastik daraltılarak, eksternal anal sfinkteri (dışkıyı tutma kası) kademeli olarak fistül boyunu kademeli olarak kesmesi beklenir. Seton tekniğinde, nedbe oranı azdır, ancak % 2-20 oranında dışkı veya gazı tutamama (inkontinens) gelişebilir. Bu yöntem sonrası perianal fistül nüksü % 0-10 arasında görülür.• Fistülotomi veya fistülektomi tekniği: Fistülotomi veya fistülektomi tekniği, aynı zamanda lay-open veya açığa bırakma tekniği olarakta adlandırılır. Fistülün bağırsaktaki ve derideki ağızlarını bularak aradaki dokuların kesilmesi ve fistülün kazınması prensibine dayanır. Bu teknik dışkı veya gazı tutamama (inkontinens) komplikasyonuna yol açabileceğinden, eksternal anal sfinkteri (dışkıyı tutma kası) içine alan fistüller için uygun değildir. Fistülotomi tekniğinde % 2-20 oranında dışkı veya gazı tutamama (inkontinens) gelişebilir. Bu yöntem sonrası perianal fistül nüksü % 2-10 arasında görülür.• Fibrin yapıştırıcı tekniği: Fibrin yapıştırıcı adlı yapışan geri dönüşümlü bir maddenin fistülün içine enjektör ile verilmesi prensibine dayanır. Hastaya fazla bir yük getirmez ve dışkı veya gazı tutamama (inkontinens) sorununa yol açmaz. Perianal fistül tedavisinde fibrin yapıştırıcı uygulaması ile başarı oranı % 40-60 arasında değişmektedir. • Tıkaç tekniği: Fistülün plug veya tıkaç ile tıkanması pensibine dayanır. Bu teknikte kullanılan tıkaç, domuzların ince bağırsağından yapılan steril ve geri dönüşümlü bir maddedir. Fistülün derideki (dış) ağzından içeriye tıkaç maddesi verilir ve daha sonra derideki ağızı dikilerek kapatılır ve böylelikle fistülün doğal yolla iyileşmesi hedeflenir. Perianal fistül tedavisinde tıkaç tekniği ile başarı oranı % 60-80 arasında değişmektedir.
            • Flep tekniği: Perianal fistül tedavisinde endorektal ilerletme flebi tekniği, fistülün iç ağzının bulunarak bu ağzın etrafındaki bölümdeki bir bağırsak bölümünün kaldırılması, fistülün iç ağzının kapatılması ve sonra daha önceden kaldırılmış olan bağırsak bölümünün fistül iç ağzının üzerine kaydırılması veya dikilmesidir. Endorektal ilerletme flebi tekniğinde % 20 oranında dışkı veya gazı tutamama (inkontinens) ve % 20 oranında nüks görülür.

            Takip
            Hastaların işe çoğunlukla işlemin ertesi günü dönebildikleri, ama bazı kişilerde bu sürenin birkaç güne uzayabildiği bilinmektedir. Bu dönem zarfında hastalara oturma banyosu denilen tedavi uygulanır. Bu işlem hastanın ılık suyun içine 15 dakika gibi bir süre ile günde 3-5 kez oturması prensibine dayanır. Hastaya bu dönemde baklagillerden (bakla, bezelye, fasülye, nohut, mercimek vb.) zengin posa yani lif bırakan bir diyet şekli önerilir. Bu durumda hastaların aktif günlük yaşantılarını komforlu bir şekilde devam ettirebilmeleri ve çamaşırlarının kirlenmesini önlemek için bir süre ped kullanmaları gerekebilir.

            Yorum yap


            • #7
              mustiaydemir Nickli öğeden Alıntı Mesajı göster
              yaklaşık olarak 10 gün önce akrabama fistür için gökçek iksir ve basur çayı sipariş ettik.Fistür rahatsızlığından dolayı akıntısı,şiddetli ağrısı olanve yürüyemeyecek durumda olan akrabam benim yanıma gelip çok teşekkür etti.Şu anda eskisi gibi sağlam ve ağrısının yok olduğunu söyledi.Gökçek aktara çok teşekkürler
              Mustafa bey 10 günde iyileşmeniz güzel, fakat kesin iyileşmeniz zaman alır ve 2-3 ay Çoban Çantası Forte, Enginar Forte, Spirulina Forte, Gökçek Tonik ve Gökçek İksir, Basur çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Barsak Mantar ve Bakterileri toksik maddeler üretir ve Karaciğer bu toksik maddeleri arıtmaz ise diğer organlara depolanır ve organlarda çeşitli rahatsızlıklar görülmeye başlar. Günümüzde Bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme mantarları çoğaltır ve vücudun asit-baz dengesini bozulur ve oluşan asitik ortamda mikroplar hızlı çoğalırlar.Aksi halde çok yoğun cüruf oluşur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.
              Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

              Yorum yap

              Hazırlanıyor...
              X