Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Kronik yorgunluk sendromu, Yorgunluk, Akut ve Kronik yorgunluk

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • Kronik yorgunluk sendromu, Yorgunluk, Akut ve Kronik yorgunluk


    hakan Nickli öğeden Alıntı
    İBRAHİM BEY ÜRÜNLERİ DÜN KULLANDIM İLK DEFA DEĞİŞİKLİGİ HİSSEDİYORSUN YILLARDIR YORGUNLUK HİSSİ GİTTİ ENERJİ GELDİ KENDİ KENDİME BOKS YAPTIM BÜYÜK BİR ÇALIŞMANIN ÖZVERİNİN AKLIN ÜRÜNÜ KARIŞIMLAR ZATEN SİZİ TVLERDE İZLERKEN DİĞER KİŞİLERDEN FARKLI OLDUGUNUZU ANLADIM SİZİNLE BİRLİKDE ALOVERA VE İKSİRE HAYRAN OLMAMAK ELDE DEĞİL HER TÜRLÜ HASTALIGA UMUT DAĞITIYORSUNUZ HASTALARI SERİNLETİYORSUNUZ BENCE SİZ SON YÜZYILIN DEHASISINIZ ZAMAN İÇİNDE MUTLAKA SIRLARINIZI BİRİLERİNE ÖĞRETİN Kİ MİLLETİMİZ FAYDALANSIN SİZDEN SONRA İKSİRSİZ ALOVERSIZ KALMASIN İNSANLAR. BU YAZIYI OKUYAN BAZILARI ABARTILI YADA İBRAHİM BEYİN ADAMI OLDUGUMU DÜŞÜNECEKLER DÜŞÜNSÜNLER SORUN DEĞİL FAKAT İBRAHİM BEY EN BÜYÜK TIP ÖDÜLÜNÜ HAKEDİYOR HERGÜN HAYRANLARINIZ ARTACAKTIR SAYGILAR
    Hakan bey sağolun, şayet iyileşen bütün hastalar düşüncelerini sizin gibi yazsalar inanın çok büyük yeni bir forum oluşur teşekkürler.Melisa Forte, Sinirli Ot Forte, Gökçek Aloe Vera Jel ve Gökçek İksir, Sinir çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Barsak Mantar ve Bakterileri toksik maddeler üretir ve Karaciğer bu toksik maddeleri arıtmaz ise diğer organlara depolanır ve organlarda çeşitli rahatsızlıklar görülmeye başlar. Günümüzde Bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme mantarları çoğaltır ve vücudun asit-baz dengesini bozulur ve oluşan asitik ortamda mikroplar hızlı çoğalırlar.Aksi halde çok yoğun cüruf oluşur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.

    Son Yüzyıldır Hastayız : Türk Milleti Kronik Yorgunluk Sendromuna Yakalandı

    Sabah Güneş doğmadan kalkmak gerek, çünkü Güneş doğumuna 15-20 dakika kala kortizol ve adrenalin hormonlarının salğılaması artar tansiyon ve kalp atışlarını yükselir ve glikozu üretimi hızlanır, aminoasitleri harekete geçir ve sempatik sinirler organları güne hazırlamak için harekete geçirir (sempatik aktivasyon), şayet kişi Güneş doğduktan sonra kalkarsa gün boyu sürekli yorgun olur ve üzerinde ki uyuşukluğu o gün atamaz. Kişi uyurken gün içinde depolanan asit su ve karbondioksite dönüştürülerek atılır. Fakat kişi Güneş doğduktan sonra kalkmaz ve yatmaya devam eder ise vücut yeniden tempolu çalışmaya başladığından yeniden asit oranı yükselir ve kişide yorgunluk hali daha da ağırlaşarak devam eder. Bu nedenle çok uyuyanlar dinlenmeden yorgun kalkar. Amerika, Avrupa ve Asya'da insanlar Güneş doğmadan kalkar. Eskiden Türkler'de Güneş doğmadan kalkar ve işine koşardı ve bu sayede TÜRKLER eskiden binlerce yıl Dünyaya hükmetmişlerdir. Son 70-80 yıldır kalkamıyoruz uyuştuk, bu nedenle de Ülkemiz geri kaldı, çünkü tembelleştik.

  • #2

    ahmet40 Nickli öğeden Alıntı Mesajı göster
    Ben Ahmet 4-5 senedir gitmediğim doktor, kullanmadığım ilaç kalamadı kullandığım ilaçlar bir valiz dolusudur. İlaçların yan etkisinden halsiz ve dermansız kaldım ve böbreklerime sancılar giriyordu, üzerimde ağırlık ve kronik bir yorgunluk vardı. Yapacağım işleri düşünüyordum, fakat hiçbir iş yapacak güçüm yoktu. Akşama kadar yatıyordum ve akşam yine yatıyordum sabaha kadar, günde 19-20 saat yinede yorgundum. Bütün eklem yerlerim ağrıyordu. Devamlı bir yanıma yatamıyordum ağrılardan. Unutkanlık, asabiyet ve depresyon vardı.İbrahim beyin sitesini arkadaşlar görmüşler bana tavsiye ettiler, bende yanına gittim.Dilime baktı sende mantar var dedi.Doktorlar bir şey yok diyorlar dedim, mantarı teşhis olanaksız, sadece belirtilerinden anlaşılır dedi ve bana Gökçek İksir ve Gökçek Tonik önerdi.Gökçek İksir ve Gökçek Toniki kullanmaya başladıktan 2 saat sonra etkisini görmeye başladım. Gökçek İksiri kullanmaya başladıktan sonra önce göğsümde sıkışma oluyordu nefesim açıldı. Şimdi kendimi çok dinç hissediyorum Allah'a şükür ve artık çalışabiliyorum.


    Ahmet bey yanıma geldi ve teşekkür etti, etkisinin hemen 2 saat sonra görülmeye başladığını vede bir hafta içinde yorgunluk ve dermansızlık kalmadığını söyledi vede işine başladığını söyledi ve çok memnun olduğunu anlatı burada bir saat sohbet ettik.Kronik yorgunluğun iki sebebi olabilir.Bir mide ve bağırsaklarda mantar var ise bu mantarlar şekeri (glikoz) toksik maddeye dönüştürür.Kana karışan toksik madde karaciğer ve diğer organlarda tahribat sebep olur ve kişide aşırı yorgunluğa sebep olur.İkincisi ise EBV virüsüdür.Bu virüs de bağışıklık sistemini yorduğundan kişide kronik yorgunluk ortaya çıkar.Sizin yinede 2-3 ay Melisa Forte, Sinirli Ot Forte, Gökçek Aloe Vera Jel ve Gökçek İksir, Sinir çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Barsak Mantar ve Bakterileri toksik maddeler üretir ve Karaciğer bu toksik maddeleri arıtmaz ise diğer organlara depolanır ve organlarda çeşitli rahatsızlıklar görülmeye başlar. Günümüzde Bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme mantarları çoğaltır ve vücudun asit-baz dengesini bozulur ve oluşan asitik ortamda mikroplar hızlı çoğalırlar.Aksi halde çok yoğun cüruf oluşur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.Sabah Güneş doğmadan kalkmak gerek, çünkü saat 6:00 gibi kortizol ve adrenalin hormonlarının artması tansiyon ve kalp atışlarını artırır ve glikozu yapımını hızlandırır, aminoasitleri harekete geçir ve sempatik sinirler organları güne hazırlamak için harekete geçirir (sempatik aktivasyon), şayet kişi Güneş doğduktan sonra kalkarsa gün boyu sürekli yorgun olur ve üzerinde ki uyuşukluğu o gün atamaz.Kişi uyurken gün içinde depolanan asit su ve karbondioksite dönüştürülerek atılır. Fakat kişi saat 6:00 da kalkmaz ve yatmaya devam eder ise vücut yeniden tempolu çalışmaya başladığından yeniden asit oranı yükselir ve kişide yorgunluk hali daha da ağırlaşarak devam eder.Bu nedenle çok uyuyanlar dinlenmeden yorgun kalkar.Amerika, Avrupa ve Asya'da insanlar Güneş doğmadan kalkar.Eskiden Türkler'de Güneş doğmadan kalkar ve işine koşardı ve bu sayede binlerce yıl Dünyaya hükmetmişlerdir.Son 70-80 yıldır kalkamıyoruz uyuştuk, bu nedenle de Ülkemiz geri kaldı, çünkü tembelleştik.
    Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

    Yorum yap


    • #3

      SİNAN1 Nickli öğeden Alıntı Mesajı göster
      Merhaba İbrahim bey.Yaklaşık 3.5 aydır ürünlerinizi kullanıyorum.Peynir salam sucuk siyah çay tüketmedim.Et şeker ve hamur işini çok az kullanıyorum.3 şişe iksir 7 şişe tonik bitirdim.Kemik kabızlık ve basur çaylarına devam ediyorum.3 Ayda 14 kilo verdim.Saçlarımdaki kepeklenme ve yağlanma geçti.Artık uykudan yorgun uyanmıyorum.Vucudum dinç.Karnımdaki şişkinlik yok kabızlık yok.İnanılmaz ama artık geçti.Basur ağrımda azalma var, artık basur akıntısıda geçti.Sadece dilimin arka tarafında küçük bir beyazlık var inşalla oda geçer.Teşekkürler İbrahim bey.


      Sinan bey iyileştiğinize çok sevindim.Burada tabii siz kendi doktorunuzsunuz.Gönderdiğim iksir ve tonikleri düzenli alıyorsunuz, beslenmenize dikkat ediyorsun.Bütün hastalar sizinin gibi olsalar tedavi olmaları çok kolaylaşır.Melisa Forte, Sinirli Ot Forte, Gökçek Aloe Vera Jel ve Gökçek İksir, Sinir çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Barsak Mantar ve Bakterileri toksik maddeler üretir ve Karaciğer bu toksik maddeleri arıtmaz ise diğer organlara depolanır ve organlarda çeşitli rahatsızlıklar görülmeye başlar. Günümüzde Bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme mantarları çoğaltır ve vücudun asit-baz dengesini bozulur ve oluşan asitik ortamda mikroplar hızlı çoğalırlar.Aksi halde çok yoğun cüruf oluşur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.Sabah Güneş doğmadan kalkmak gerek, çünkü saat 6:00 gibi kortizol ve adrenalin hormonlarının artması tansiyon ve kalp atışlarını artırır ve glikozu yapımını hızlandırır, aminoasitleri harekete geçir ve sempatik sinirler organları güne hazırlamak için harekete geçirir (sempatik aktivasyon), şayet kişi Güneş doğduktan sonra kalkarsa gün boyu sürekli yorgun olur ve üzerinde ki uyuşukluğu o gün atamaz.Kişi uyurken gün içinde depolanan asit su ve karbondioksite dönüştürülerek atılır. Fakat kişi saat 6:00 da kalkmaz ve yatmaya devam eder ise vücut yeniden tempolu çalışmaya başladığından yeniden asit oranı yükselir ve kişide yorgunluk hali daha da ağırlaşarak devam eder.Bu nedenle çok uyuyanlar dinlenmeden yorgun kalkar.Amerika, Avrupa ve Asya'da insanlar Güneş doğmadan kalkar.Eskiden Türkler'de Güneş doğmadan kalkar ve işine koşardı ve bu sayede binlerce yıl Dünyaya hükmetmişlerdir.Son 70-80 yıldır kalkamıyoruz uyuştuk, bu nedenle de Ülkemiz geri kaldı, çünkü tembelleştik.
      Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

      Yorum yap


      • #4
        slm

        yalasık 14 senedır falan bu rahatsızlıgı cekıyorum bazı doktorlara gırtım ama bır sonuc alamadım umarım burada aradıgımı bulurum arkadaslarım dedıgı gıbı nette arastırma yaptım kronik yorgunluk oldugunu dusunuyorum aynı belırtıler bendede var halsızlık bıtkınlık uykudan kalkınca yorgunluk sınırlılık vs anlatmakla bıtmez banada yardımcı olursanız sevınırım tşk ler..

        Yorum yap


        • #5

          kaya20 Nickli öğeden Alıntı Mesajı göster
          yalasık 14 senedır falan bu rahatsızlıgı cekıyorum bazı doktorlara gırtım ama bır sonuc alamadım umarım burada aradıgımı bulurum arkadaslarım dedıgı gıbı nette arastırma yaptım kronik yorgunluk oldugunu dusunuyorum aynı belırtıler bendede var halsızlık bıtkınlık uykudan kalkınca yorgunluk sınırlılık vs anlatmakla bıtmez banada yardımcı olursanız sevınırım tşk ler..
          Kronik yorğunluğun iki sebebi olabilir.1 Bağırsakalrınızda mantar varsa bu mantarlar yediğiniz besinlerdeki glikozu (şeker) toksik maddeye dönüştürür.Bu nedenle glikoz yetersizliği ortaya çıkar ve artı toksik maddeleri yok etmek için yoğun vitamin harçanır.2. Önemli sebep ise EBV virüsü oalbilir, şayet bu virüs vücuda girmişse o zaman bağışıklık bununla mücadele etmekten yorulu ve kronik yorğunlu ortaya çıkar.Kronik yorgunluğa mantarlar sebep ise Gökçek Tonik, EBV virüsü ise Gökçek İksir kullanmak gerekir.Bence Melisa Forte, Sinirli Ot Forte, Gökçek Aloe Vera Jel ve Gökçek İksir, Sinir çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Barsak Mantar ve Bakterileri toksik maddeler üretir ve Karaciğer bu toksik maddeleri arıtmaz ise diğer organlara depolanır ve organlarda çeşitli rahatsızlıklar görülmeye başlar. Günümüzde Bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme mantarları çoğaltır ve vücudun asit-baz dengesini bozulur ve oluşan asitik ortamda mikroplar hızlı çoğalırlar.Aksi halde çok yoğun cüruf oluşur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.Sabah Güneş doğmadan kalkmak gerek, çünkü saat 6:00 gibi kortizol ve adrenalin hormonlarının artması tansiyon ve kalp atışlarını artırır ve glikozu yapımını hızlandırır, aminoasitleri harekete geçir ve sempatik sinirler organları güne hazırlamak için harekete geçirir (sempatik aktivasyon), şayet kişi Güneş doğduktan sonra kalkarsa gün boyu sürekli yorgun olur ve üzerinde ki uyuşukluğu o gün atamaz.Kişi uyurken gün içinde depolanan asit su ve karbondioksite dönüştürülerek atılır. Fakat kişi saat 6:00 da kalkmaz ve yatmaya devam eder ise vücut yeniden tempolu çalışmaya başladığından yeniden asit oranı yükselir ve kişide yorgunluk hali daha da ağırlaşarak devam eder.Bu nedenle çok uyuyanlar dinlenmeden yorgun kalkar.Amerika, Avrupa ve Asya'da insanlar Güneş doğmadan kalkar.Eskiden Türkler'de Güneş doğmadan kalkar ve işine koşardı ve bu sayede binlerce yıl Dünyaya hükmetmişlerdir.Son 70-80 yıldır kalkamıyoruz uyuştuk, bu nedenle de Ülkemiz geri kaldı, çünkü tembelleştik.
          Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

          Yorum yap


          • #6
            tşk

            arkadasım cevebın icin tşk pekı ben bu ıksırı kulandıgım zaman kesınlıkle ıylesımıyım vede nekadar sure devem etmem gerekır..

            Yorum yap


            • #7
              settar Nickli Üyeden Alıntı
              1. Gökçek iksiri
              2. Gökçek tonik
              3. Gökçek çay kürleri
              hatırlatmak gerekirse hastalığım antibiotik ilaçlardan sonra oldukça ağır mantar enfeksiyonu oldum bağırsak ve ağız florası tamamen yok olmuştu. Teşhis penicilium ve candia albicans mantarları idi. Ve bunların enfeksiyonları
              bunların sonucunda ;
              karaciğer yetersizliği, dilde yanma, ince bağırsak ve kalın bağırsak krampf ve ağrılar, depresion ve uykusuzluk, gece terlemeleri, sürekli idrar yapma, idrarın renginde sürekli değişiklikler (koyu kahverengi ve yeşil) , allerji, saçda sürekli kepeklenme, besin allerjisi. anormallikler . Daha ne kadar hasta olabilirsinizki!!!!!
              organizma bir bütündür ve hiç bir organ tek başına çalışması mümkün değildir.biri hastalandığı zaman diğer organlar bundan nasibini alır. Bağırsak da başlayan hastalık bütün organları istila eder. Bu nedenle ibrahim beyin tabiriyle sistematik tedavi gereklidir.ancak sistematik tedavin yanı sıra sabır da lazımdır. hastanelerde hastalara ilaç tedavisi uygulanırken ,diğer tarafdan kimyasal ilaçların yan etkilerinden dolayı yeni hastalıklar meydana geldiğini unutmamalıyız?.bilmek gerekir ki bütün hastalıklar bağırsak dan başladı ve tüm vücuda yayıldı.
              ibrahim beyin tavsiyesi üzerine kendisine ait olan doğal tedavi yöntemlerini tam bir sene uyguladım. Kimyasal ilaçlar hemen etkisini gösterip beni üç hafta içerisinde komaya yatırdı, oysaki doğal tedavi aşamalarından sonra kalıcı iyileşmeler ortaya çıktığı için gayet memnunum. Bunlardan bazı örnekler:
              bağırsakda ki mantar istilasından doalyı toxic maddeler ortaya çıkarak bağırsak ve böbrek yoluyla dışarıya atıldı. Bu çok önemli çünkü bağırsak direk karaciğere bağlı olduğundan dışarıya atılmayan toksik maddeler karaciğerde birkmektedir. Ve bu toksik artıkları karaciğer dışarı atmak zorunda olduğundan böylece karaciğer yetersizliği ortaya çıkabilir ve hatta bende ortaya çıkdı . Ancak bunun önlemini hemen aldık ve, karaciğer yetersizliğini gökçek çay kurlarıyla tedavi ettim ve şuan sağ kaburga bölgesinde ağrılar yok denecek kadar az, ve en önemlisi karaciğerde biriken safra galebesi kalmadı. Yeşil olan idrarın rengi artık normal.karaciğerde biriken safranın rengi yeşildir, bu ise bağırsak yoluyla değil idrar yoluyla dışırı atılmalıdır. Ancak normal hali ince bağırsağa direk gitmesi ve orada besinlerin safra ile beraber pişirilmesidir. Aksi takdirde vücud da birikip kandaki miktarı yükselir ve rahatsızlıklar meydana getirir. tedavi süreci içinde testisler de, koltuk altı yağ bezlerinde yani (lenf bezlerinde ) değişik ağrılar meydana geldi . Bur durumdan çok korktum ancak bir hafta sonra geçti . Çayları içmenin yanı sıra dilimde de mantar var olduğunun bildiğim için gargara yaptım ve dilimdeki ağrılar azaldı. Gökçek çay kürleri bağırsak da başlayan ve tüm vücuda yayılan rahatsızlıkları gidermesinde organlara büyük yardımları oldu. Evet çayların yan etkileri oldu ancak yan etki olmadan tedavi olunmuyormuş -bunu öğrendim.tonik den sonra midemde bir hafta süreyle ağrılar meydana geldi , ibrahim bey bunun iyi bir işaret olduğunu söyledi ve gerçek den iki hafta sonra midemdeki ağrılar azaldı.bütün bu olanlardan sonar doktora gittim ve genel kan muayenesi yaptırdım sonuç dan gayet memnun kaldım.
              Daha da iyisi altı senedir çocuğumuz olmuyordu . Muhterem prof dr. Gittik (Heidelberg ) bize herşeyin kader olduğunu söyledi ve evlatlık almamızı tavsiye etti ancak ben kararsızdım. Taki ibrahim beyin tavsiye ettiği bitki haplarını eşim uzun süre kullandı ----Allaha şükür şuan hamile----ve bende doğal tedavi olduğumdan bendeki problemler ortadan kalkmıştı.
              önemli bir konuda şudur:
              iyileştik den sonra tedavi ye kendinizi iyide hissetseniz en az üç ay kadar devam etmek gereklidir. Aksi halde rezidiv olarak hastalık tekrar geriye dönme ihtimali olabilir. Nihayetin de ben ibrahim beyin tavsiyesi üzerine tedaviye devam etmeye başladım .
              saygılarımla
              Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

              Yorum yap


              • #8
                merhaba

                merhaba .. ben 27 yasında bi gencim takribi 5 yıldır rahatsızım .. çarpıntı , hava açlıgı ,geçmeyen agız yaraları, tukenmişilik ,sisli görme, eklem agrilari gibi şikayetlerim var .. gitmedigim doktor kalmadı .. depresyon tanısı koydular ama aldıgım hiç bi ilaç fayda etmedi .. karaciger enzimlerim yüksek çıkıyor.. gittim her doktor bişiyin yok diyor .. bense aksine ölü gibiyim ve kışları daha kotu oluyorum ...bu karışımlarınızın bana faydası olucaagını düşünüyormusunuz? .. gençligimin en iyi yılları neredeyse yatalak geçiyo ... lütfen yardım edin .. bu karşımlarla iyileşme gösterebilirmiyim? ... şimdiden vericeginiz yanıt için teşekkür ederim ibrahim bey..

                Yorum yap


                • #9

                  endzone Nickli öğeden Alıntı Mesajı göster
                  merhaba .. ben 27 yasında bi gencim takribi 5 yıldır rahatsızım .. çarpıntı , hava açlıgı ,geçmeyen agız yaraları, tukenmişilik ,sisli görme, eklem agrilari gibi şikayetlerim var .. gitmedigim doktor kalmadı .. depresyon tanısı koydular ama aldıgım hiç bi ilaç fayda etmedi .. karaciger enzimlerim yüksek çıkıyor.. gittim her doktor bişiyin yok diyor .. bense aksine ölü gibiyim ve kışları daha kotu oluyorum ...bu karışımlarınızın bana faydası olucaagını düşünüyormusunuz? .. gençligimin en iyi yılları neredeyse yatalak geçiyo ... lütfen yardım edin .. bu karşımlarla iyileşme gösterebilirmiyim? ... şimdiden vericeginiz yanıt için teşekkür ederim ibrahim bey..
                  Ama yogunluk Melisa Forte, Sinirli Ot Forte, Gökçek Aloe Vera Jel ve Gökçek İksir, Sinir çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir. Barsak Mantar ve Bakterileri toksik maddeler üretir ve Karaciğer bu toksik maddeleri arıtmaz ise diğer organlara depolanır ve organlarda çeşitli rahatsızlıklar görülmeye başlar. Günümüzde Bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme mantarları çoğaltır ve vücudun asit-baz dengesini bozulur ve oluşan asitik ortamda mikroplar hızlı çoğalırlar.Aksi halde çok yoğun cüruf oluşur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.Sabah Güneş doğmadan kalkmak gerek, çünkü saat 6:00 gibi kortizol ve adrenalin hormonlarının artması tansiyon ve kalp atışlarını artırır ve glikozu yapımını hızlandırır, aminoasitleri harekete geçir ve sempatik sinirler organları güne hazırlamak için harekete geçirir (sempatik aktivasyon), şayet kişi Güneş doğduktan sonra kalkarsa gün boyu sürekli yorgun olur ve üzerinde ki uyuşukluğu o gün atamaz.Kişi uyurken gün içinde depolanan asit su ve karbondioksite dönüştürülerek atılır. Fakat kişi saat 6:00 da kalkmaz ve yatmaya devam eder ise vücut yeniden tempolu çalışmaya başladığından yeniden asit oranı yükselir ve kişide yorgunluk hali daha da ağırlaşarak devam eder.Bu nedenle çok uyuyanlar dinlenmeden yorgun kalkar.Amerika, Avrupa ve Asya'da insanlar Güneş doğmadan kalkar.Eskiden Türkler'de Güneş doğmadan kalkar ve işine koşardı ve bu sayede binlerce yıl Dünyaya hükmetmişlerdir.Son 70-80 yıldır kalkamıyoruz uyuştuk, bu nedenle de Ülkemiz geri kaldı, çünkü tembelleştik.
                  Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                  Yorum yap


                  • #10
                    İbrahim bey çok sağol babam aldığı kemo terapi ilaçları nedeniyle çok bitkin kalmıştı.Tuvalette bile gidemiyordu.Gökçek İksir ve kanser çayı ile bir ayda kendine geldi.Şimdi artık yavaş yavaş kısa yürüyüşler yapıyor.ÇOK SAĞOLUN HAKKINIZI ÖDÜYEMEYİZ.

                    Yorum yap


                    • #11
                      Esra979 Nickli öğeden Alıntı Mesajı göster
                      İbrahim bey çok sağol babam aldığı kemo terapi ilaçları nedeniyle çok bitkin kalmıştı.Tuvalette bile gidemiyordu.Gökçek İksir ve kanser çayı ile bir ayda kendine geldi.Şimdi artık yavaş yavaş kısa yürüyüşler yapıyor.ÇOK SAĞOLUN HAKKINIZI ÖDÜYEMEYİZ.


                      Yoğurt Otu Forte, Sinirli Ot Forte, Gökçek Aloe Vera Jel ve Gökçek İksir, Kanser çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (Çin tuzu, mısır şurubu, abur cubur, tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Her Lokma en az 30 defa çiğnenmeli, doğru ÇİĞNEME den yutulan besinler mide başta olmak üzere diğer organlara zarar verir.Hücre merkezlerinde bulunan mitokondrinleri soba veya mini atom sentraline benzetebiliriz.Sobaya kalitesiz kömürü doldurursanız duman içinde kalırsınız ve aşırı artık madde (kül, duman, is) ortaya çıkar.Çiğnenmeyen besinlerde kalitesiz kömür gibi hücreler, hücre araları, bağ dokuları ve bütün organlarda artık madde (cüruf) yoğunlaşmasına sebep olur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.

                      Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                      Yorum yap


                      • #12
                        yorgunluk

                        bende kronik yorgunluk var 12 yaşımdan beri çekiyorum, demir eksikliği dediler 9 yıldır ilaç kullanıyorum ama bir türlü kendime gelemiyorum, son bir yıldır ani unutkanlık be boyun kireçlenmesi çekiyorum, roacutane adlı bir ilaç kullandım, o günden beri güneşe ne zaman çıksam yüzüm kapkara oluyor lekeleniyor bunun bir çaresi yok mu

                        Yorum yap


                        • #13
                          Pelin_21 Nickli öğeden Alıntı Mesajı göster
                          bende kronik yorgunluk var 12 yaşımdan beri çekiyorum, demir eksikliği dediler 9 yıldır ilaç kullanıyorum ama bir türlü kendime gelemiyorum, son bir yıldır ani unutkanlık be boyun kireçlenmesi çekiyorum, roacutane adlı bir ilaç kullandım, o günden beri güneşe ne zaman çıksam yüzüm kapkara oluyor lekeleniyor bunun bir çaresi yok mu
                          Kırkkilit Forte, Sinirli Ot Forte, Gökçek Aloe Vera Jel ve Gökçek İksir, Kemik çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (Çin tuzu, mısır şurubu, abur cubur, tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Her Lokma en az 30 defa çiğnenmeli, doğru ÇİĞNEME den yutulan besinler mide başta olmak üzere diğer organlara zarar verir.Hücre merkezlerinde bulunan mitokondrinleri soba veya mini atom sentraline benzetebiliriz.Sobaya kalitesiz kömürü doldurursanız duman içinde kalırsınız ve aşırı artık madde (kül, duman, is) ortaya çıkar.Çiğnenmeyen besinlerde kalitesiz kömür gibi hücreler, hücre araları, bağ dokuları ve bütün organlarda artık madde (cüruf) yoğunlaşmasına sebep olur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.
                          Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                          Yorum yap


                          • #14
                            ilyas_anka Nickli öğeden Alıntı Mesajı göster
                            Uzun senelerdir göğsüm daralır rahat nefes alamam, hatta defalarca tahlil yaptırdım herhangi bir bulguya rastlanmadı. Ayrıca mide nedeni ile yıllarca gece ağrısı ile kalkıyordum, kalp çarpıntısı oluyordu, şiddetli yorgunluk halsizlik ve uyku hali de sürekli oluyordu.ibrahim Bey den temin ettiğim iksir, tonik ve daha sonra bu tedaviye eklediğimiz enfeksiyon çayı ile bu rahatsızlıklarımı hemen hemen iyileşti, İbrahim beye buradan cok teşekkür ediyorum, benimle telefon irtibatına geçmek isteyen olursa no:505 523 88 11
                            İlyas bey mide ve bağırsaklardaki zararlı bakteri ve mantarların üretmiş olduğu toksik maddeler, karaciğer tarafından arıtılamzsa bir çok hastalığı tetikler.Bu nedenle bağırsak florası için iksir, tonik ve enfeksiyon çayı çok önemlidir.Allah şifalar versin.Melisa Forte, Sinirli Ot Forte, Gökçek Aloe Vera Jel ve Gökçek İksir, Sinir çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (Çin tuzu, mısır şurubu, abur cubur, tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Her Lokma en az 30 defa çiğnenmeli, doğru ÇİĞNEME den yutulan besinler mide başta olmak üzere diğer organlara zarar verir.Hücre merkezlerinde bulunan mitokondrinleri soba veya mini atom sentraline benzetebiliriz.Sobaya kalitesiz kömürü doldurursanız duman içinde kalırsınız ve aşırı artık madde (kül, duman, is) ortaya çıkar.Çiğnenmeyen besinlerde kalitesiz kömür gibi hücreler, hücre araları, bağ dokuları ve bütün organlarda artık madde (cüruf) yoğunlaşmasına sebep olur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.
                            Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                            Yorum yap


                            • #15
                              Çok dinç ve enerjik oluyorum

                              Sayin Ibrahim Gokcek Bey,

                              Allah teala sizden razi ve memnun olsun,yillardir ben mide ve bagirsak sorunlari ile mucadele ediyorum yapmadigim hic bir sey kalmadi ve aksine her gecen gun kilo problemlerim artti ve spor da faide etmiyordu hep yorgun ve hep bitkindim,taki sizinle tanisamama kadar,sizinle bir tevavuk uzerine tanistik ve sizin iksirden icmeye basladim,ilk gun midemde ve bagirsaklarimda cok farkli rahatlamalar oldu ve ilk gunlerde okadar cok guzel uyudumki inan az uyku ile cok dinc ve enerjik oluyorum daha sonralari inan uyku ihtiyacim yari yariya indi ve daha sihatli oldu.yemek yeme konusunda da okadar cok degistiki hayatim,onceleri her 10 dk da bir birseyler yemek isterdim ve tatli yeme krizlerim gelirdi ve cikolataya saldirirdim ama hamd olsun ki bu krizlerim gecti tekrar soyluyorum rabbim senden memnun ve razi oldun unun dunyaya yayilsin ki insanlik Allahin sana bu verdigi ilmi insanlara aktarmanda kolayliklar saglasin.konuya doneyim,aksam yemeklerim de tavsiyen uzere cok hafif olmaya basladi ve cok rahat bir hayata kavustum,bu tecrubemi herkese komsularima ve cevremde ki insanlara soyledim ve soyluyorum.

                              haa birde benim bir hollandali arkadasa senin numarani da verdim arkadasin hanimin da bagirsak kanseri var insallah senin iksir ve ilaclarin ona sifa verir ve kurtulur

                              rabbim islerinizde kolayliklar versin ve bol basarilar ihsan etsin

                              selam ve hurmetlerimle

                              Suleyman Arslan
                              s.s.arslan@live.nl

                              Yorum yap

                              Hazırlanıyor...
                              X