Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Doping Nedir, Doğal Doping, Anabolika, Kimyasal Doping Ürünleri, Anabolic

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • Doping Nedir, Doğal Doping, Anabolika, Kimyasal Doping Ürünleri, Anabolic

    Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

  • #2

    Doping nedir?
    Vücuda üstün hareket ve enerji sağlamak için uyarıcı ilaç almak. Spor karşılaşmalarında sporcuların, yarışlarda ise yarış hayvanlarının gücünü ve direncini artırmak için doping yaparlarUyarıcı veya sun’i olarak direnç arttırıcı maddeleri bilerek kullanmak veya hayvana vermek, yani doping yapmak tehlikelidir. Bu gibi ilaçların kullanılması bütün spor dünyasında olduğu gibi Türk sporunda da yasaktır. Sporcular dopingi kendilerine karşılaşmalarda olağanüstü bir güç verdiği için gizli olarak kullanırlar.Bir sporcunun doping yapıp yapmadığı karşılaşmanın hemen sonrasında yapılan idrar ve tükürük tahliliyle anlaşılır. İlaç kullandığı anlaşılan sporcu cezalandırılır. Bir spor karşılaşması sırasında belli şartlara cevap veren bir madde alınmışsa kanunlara aykırı davranılmış olur. Denetimden geçmeyi kabul etmemek ve tamamlayıcı bir ceza niteliğindeki yarışmaya katılma yasağına uymamak da kanuna aykırı davranışlar arasına girer.Dopinge özellikle bisiklet yarışçıları, halterciler, atletler ve futbolcular başvurur. Doping, öldürücü etki yapmasının yanında, fizyolojik yıpranmaya da yol açar. Yarış atlarına yapılan dopingler birçok atın ölümüne sebep olmuştur. At yarışları kurallarına göre doping yasaklanmıştır.Türkiye’de doping kontrolü vazifesi 30.9.1962’de çıkarılan bir kararname ile kurulan komisyona verilmiştir. Yürütme görevi Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğü sağlık kurulunca yapılmaktadır. Türkiye’de günümüzde doping kontrolü yapılacak tesis yalnızca İstanbul Jokey Kulübü’nde bulunmaktadır.Ekonomiye canlılık getirmek ve istihdam hacmini artırmak için, talebi özendirmek gayesiyle resmi makamlarca alınan tedbirlere de doping denilmektedir. Mesela, vergi yükünün hafifletilmesi doping politikasının bir tedbiridir.

    Sözlükte "doping" ne demek?
    1. Bir spor yarışması sırasında, vücuda üstün hareket ve enerji sağlamak için kullanılan uyarıcı ilaç.

    Doping kelimesinin ingilizcesi
    [dope] v. sedate, drug; figure out, discover, deduce (Slang)
    n. doping, usage of drugs as an athlete
    n. doping
    Köken: İngilizce



    Kaynak: http://doping.nedir.com/#ixzz2ZT9g7300

    Yorum yap


    • #3

      Spirulina: Aminoasitler, Omega-3,6,9, kompleks vitaminler, 94 mineral, 2000’den fazla enzim, antioksidanlar ve birçok biyoaktif maddenin doğal deposudur ...

      Ürün Bilgileri
      İnsanlık tarafından kullanımı Kanem İmparatorluğu’na (MÖ.500), Maya’lara (MS.300-900) ve Aztek’lere (MS. 1300-1500) dayanan, ayrıca günümüzde NASA ve Avrupa Uzay Ajansı tarafından astronot gıdası olarak kullanılan, sodalı sularda yetişen, spiral yapıda, mikroskobik, mavi yeşil alg türüdür. 1 kilo Spirulina, 1 ton çeşitli sebzelerin ve meyvelerin besin değerine eşdeğer olarak kabul edilmektedir. Doğada sadece anne sütünde ve Spirulina’da, tüm esansiyel aminoasitler, omega-3,6,9 yağ asitleri ve GLA (Gama Linolenik Asit) dengeli bir şekilde bulunmaktadır.

      Food Safety Research, UNIDO, Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Amerikan Gıda ve İlaç Bakanlığı (FDA), Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Spirulina’yı her yaş grubu için ve ayrıca gebelikte herhangi bir yan etkisi ve/veya etkileşimi olmayan güvenli gıda olarak kabul etmiştir.
      • Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO): "Geleceğin en iyi gıdası”
      • ABD Gıda ve İlaç Bakanlığı (FDA): "En iyi besin takviyesi”
      • Uluslararası Gıda Konferansı (1993): "En iyi doğal besin”


      Spirulina’nın mucizevi bir besin maddesi olarak kabul edilmesi, yüksek kaliteli tam protein (esansiyel amino asitlerin tamamını içerir) içermesi (600 - 700 g/kg ham protein), demir, selenyum, magnezyum, kalsiyum gibi 94 kadar mikro ve makro mineral içermesi, vitamin kompleksleri, esansiyel besin maddeleri, antioksidanlar, omega-3,6,9 yağ asitleri, 2000’den fazla enzim ve diğer biyoaktif maddelerin doğal deposu olması gibi nedenlere dayanmaktadır. Yukarıda sayılanlara ilave olarak doğada GLA (Gama Linolenik Asit), DHA (Docosahexaenoicacid), ALA (Alfa Linolenik Asit), SOD (SuperOxide Dismutase), Phycocyanin (>%10), Zeaxanthin gibi ksantofiller, triterpenoidler, yeşil, mavi, turuncu pigmentler (klorofil, fikosiyanin, karotenler), DNA, RNA, fikosiyanobilin, polisakkaritler, sülfolipidler, fitosteroller, aynı anda doğal olarak içeren tek besin kaynağı Spirulina’dır.

      Kullanımı
      Dünya Sağlık Örgütü (WHO) sağlıklı yaşam ve dengeli beslenme için günlük 5 porsiyon meyve ve sebze tüketilmesini önermektedir. Günlük 1 porsiyon Spirulina (6 tablet) tüketilmesi bu ihtiyacı yeterince karşılamaktadır. Ayrıca ağır işlerle uğraşanlar, sporcular, vejeteryanlar, yoğun strese maruz kalanlar, yaşlılar, rahatsızlık çekenler vb. günde 3-5 porsiyon güvenle kullanabilir. Sağlıklı her bireyin Spirulina kullanması, kişinin yaşam kalitesini ve enerjisini arttıracağı gibi, kişinin aynı zamanda hastalıklara yakalanma riskini de azaltacaktır. Spirulina, saflığı ve kalitesinden dolayı birçok dünya ve olimpiyat şampiyonu tarafından yüksek miktarlarda performans arttırmak amacıyla güvenle kullanılmaktadır.

      Spirulina doğası gereği havayı/suyu temizleme özelliğine sahiptir. Spirulina üretimi yapılan yerin havası, kullanılan suyun kalitesi, kültürün özellikleri ve uygulanan işlemler ürün kalitesi üzerindeki en etkili faktörlerdendir. Bu bakımdan çevre/hava kirliliği olan yerlerde üretim yapıldığı taktirde üretilen Spirulina’nın kalitesi önemli derecede düşer.
      Spirulina’nın içerdiği besin değerleri ve antioksidanlar en fazla kurutma ve tabletleme işlemleri sırasında uygulanan ısı ve oksitlenme nedeniyle zarar görmektedir..

      Besin Değerleri (1 porsiyon = 6 tablet = 3 g Spirulina):
      %99.5 saf Spirulina; hindiba inülini, bitkisel magnezyum stearat, doğal silika
      • Toplam Kalori: 10 cal
      • Yağ: 0.15 g
      • Kolesterol: 0 mg
      • Karbonhidrat: <1 g
      • Protein: 2 g


      Vitaminler
      • Vitamin A (Beta Karoten): 9000 IU
      • Vitamin K: 60 mcg
      • Tiyamin (B1): 75 mcg
      • Riboflavin (B2): 140 mcg
      • Niasin (B3): 450 mcg
      • Vitamin B6: 30 mcg
      • Folik asit (B9): 6 mcg
      • Vitamin B12: 9 mcg
      • Biotin (Vitamin H): 0.8 mcg
      • Pantothenik asit (B5): 4.5 mcg
      • İnositol (B8): 1.7 mcg
      • Vitamin E: 45 mcg


      Mineraller
      • Kalsiyum: 14 mg
      • Demir: 9 mg
      • Fosfor: 33 mg
      • İyot: 15 mcg
      • Magnezyum: 23 mg
      • Çinko: 0.09 mg
      • Selenyum: 1 mcg
      • Bakır: 21 mcg
      • Mangan: 0.4 mg
      • Krom: 40 mcg
      • Molibden: 12 mcg
      • Sodyum: 42 mg
      • Potasyum: 60 mg
      • Bor: 90 mcg


      Fitobesinler, Enzimler, Biyoaktif maddeler
      • Beta Karoten: 9 mg
      • Klorofil: 24 mg
      • Fikosiyanin: 360 mg
      • Zeaxantin: 9 mg
      • SuperOksitDismutaz (S.O.D): 2250 IU


      Diğer BiyoAktif Maddeler
      • Karbonhidratlar: Rhamnose, Phosphorylated cyclitols, Glucosamine, Muramic, Cyanophycean Glycogen, Sialic Acid
      • Fitobesinler: Polysaccharides, Glycolipid, Sulfolipids
      • Fitosteroller: β-sitosterols, Stigmasterol, vb.
      • Triterpenoidler: Lanosterol
      • Xanthophylller: Myxoxanthophylls, Zeaxanthin, Cryptoxanthin, Echinenone
      • Karotenler: α-Carotene, β-Carotene, Euglenanone, Lutein,
      • Pigment Fitobesinler: Chlorophyll (Yeşil), Phycocyanin (Mavi), Carotenoid Pigments (Turuncu)
      • Enzimler ve diğerleri: DNA, RNA, fikosiyanobilin, SOD


      Yağ Asitleri (Toplam 48mg/gram)
      Omega 6 Ailesi
      • GLA (Gama Linolenik Asit) : 30 mg
      • Esansiyel Linoleik Asit: 33 mg
      • Dihomogamma Linolenik Asit: 1.59 mg

      Omega 3 Ailesi
      • DHA (Docosahexaenoic): 0.0435 mg
      • ALA (Alfa Linolenik Asit): 0.0435 mg

      Omega 9 Ailesi
      • Palmitoleik Asit: 5.94 mg
      • Oleik Asit: 0.51 mg
      • Erüsik Asit: 72 mcg

      Diğer Yağ Asitleri
      • Palmitik Asit: 61 mg
      • Myristik Asit: 0.4 mg
      • Stearik Asit: 2.5 mg
      • Araşidonik Asit: 0.2 mg
      • Behemik Asit: 144 mcg
      • Lignoserik Asit: 72 mcg


      Aminoasitler
      Esansiyel Aminoasitler
      • İsoleusin: 97.8 mg
      • Leusin:.7 mg
      • Lizin: 78.6 mg
      • Metionin: 39.9 mg
      • Fenilalanin: 78.3 mg
      • Threonin: 84.3 mg
      • Triptofan: 25.5 mg
      • Valin: 112.2 mg

      Esansiyel Olmayan Aminoasitler
      • Alanin: 139.8 mg
      • Arjinin: 142.8 mg
      • Aspartik Asit: 218.4 mg
      • Sistin: 16.8 mg
      • Glutamik Asit: 253.2 mg
      • Glisin: 95.7 mg
      • Histidin: 45 mg
      • Prolin: 74.1 mg
      • Serin: 79.5 mg
      • Tirozin: 71.4 mg

      Yasal Uyarı: Yukarıda tanıtımı yapılan ürün ilaç değildir. Bitkisel gıda desteğidir. Yukarıda verilen bilgiler doktor tavsiyesi veya uygulayacağı tedavinin yerine geçmez.Ürünlerle ilgili her türlü sorumluluk üretici ve ithalatçı firmalara aittir.
      Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

      Yorum yap


      • #4
        Spirulina platensis
        NASA astronotlara besin tableti yapılması amacıyla Spirulina üzerinde yapılan ilk çalışmalara öncülük etmiştir. Bu anlamda çalışmalarını Alabama Üniversitesi ile birlikte sürdürmüştür. Ayrıca geçtiğimiz yıl Birleşmiş Milletler (BM), Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve Dünya Tarım Örgütü (FAO) tarafından Spirulina’nın çocuklar ve yetişkinler için güvenli, faydalı bir besin olduğu kabul edilmiş, tüketimi önerilmiştir. Ref1)

        Spirulina, balık eti (% 15-20), soya fasülyesi (% 35), süt tozu (% 35), yer fıstığı (% 25), taze yumurta (% 12) veya tahıllar (% 8-14) gibi doğal besinlerin çok daha üzerinde, % 60-70 protein içeriğine sahiptir. Ref: (2)(3)
        Spirulina’nın içerdiği besleyici elementler, vitaminler ve mineraller doğal olduklarından, sentetik yolla elde edilenlerden farklı olarak insan vücudunda birikime neden olmaz ve atılır. Ref: (2)(3)

        Spirulina’ nın sahip olduğu yüksek proteine ek olarak, %20 karbonhidrat, %5yağ, % 7 mineraller ve % 3-6 arasında su (nem) vardır.Bundan dolayı Spirulina, et veya süt ürünlerinden elde edilen proteinlerin tersine, düşük yağlı, düşük kalorili ve kolesterolsüz bir protein kaynağıdır. Ref: (2)(3)

        Spirulina’nın doğal ve zengin vitamin içeriği, insan besini olarak kullanılmasında diğer bir önemli nedenidir. Ref: (2)(3)

        Spirulina’nın vejeteryanlar için önemi, vitamin B12 bakımından yüksek değerde olmasından kaynaklanmaktadır (US-RDA’nın tavsiye ettiği dozun % 533’ü). Spirulina vitamin B12 açısından dünyanın en zengin doğal kaynağıdır. Ref: (2)(3)

        Güçlü antioksidan Spirulina, böbrek taşını oluşturan kalsiyum oksalatı ortamdan uzaklaştırmaktadır. Bu nedenle sürekli böbrek taşı üreten bünyelerde rahatlıkla kullanılabileceği ifade edilmiştir. Ref: (4)

        Spirulina, kuru ağırlığının yaklaşık % 1’ini oluşturan GLA (Gamma-linolenic asit) bakımından zengin bir doğal kaynaktır. Spirulina eşekotu yağından 3 kat daha fazla GLA içermektedir. Ref: (3) (6)

        Spirulina, krem, yumuşak preperatlar, solüsyonlar ve süspansiyonlar halinde farklı şekillerde harici olarak da uygulanabilen doğal bir kaynaktır. Ref: (2)(3)

        Spirulina’da bulunan fikosiyaninin genel anlamda bağışıklık sistemini desteklediğini ve çeşitli hastalıklara karşı koruma sağladığı belirtilmiştir. Ref: (7)

        Spirulina yüksek düzeylerde Beta-karoten, Demir ve Çinko içermekle birlikte Selenyum, Mangan, Bakır, Krom, vitamin C ve E içermektedir. Ref5)

        Spirulina , bağırsak fonksiyonlarını ve sindirim hızını arttırmaktadır. Spirulina, E.coli ve Candida gibi zararlıları durdurucu, Lactobacillus ve Bifidobacteria gibi yararlı mikropları harekete geçirmektedir. Ref: (7)

        Yaklaşık 10 gram Spirulina’daki Beta-karotende, 6 tane pişmemiş havuçtaki kadar vitamin A vardır. Ref8)

        Spirulina önemli miktarda vitamin E içermektedir. Vitamin E, bağışıklık sistemi için gereklidir ve kuvvetli bir antioksidantdır. Spirulina’daki Kalsiyum miktarı ile sütteki Kalsiyum miktarı birbirine eşdeğerdir. Spirulina pirinçten daha fazla Potasyum içerir. Ref (9)

        Spirulina, ıspanaktan %5000 daha fazla demir içerir. Ref: (10)

        Yaşlı insanlar için enerji destekleyicidir. Japonya’da 50 yaşın üzerindeki insanların %73’ü Spirulina yemektedir. Spirulina iştah açıcı değildir. Vücudu uyuşturan ilaç içermez. Yemekten 1 saat önce alınan Spirulina iştahın azalmasına ve daha az yemek yenmesine yardımcı olmaktadır. 10 gram Spirulina sadece 36 kalori içermektedir. Ref: (11)

        Bu mikroalg (Spirulina) phycocyanin ve allophycocyanin içerir. Ref: (12)

        Spirulina'nın protein (55% -70%), karbonhidrat (15% -25%), temel yağ asitleri, vitaminler, mineraller ve karoten, klorofil ve phycocyanin gibi pigmentleri içerir. Gıda ve kozmetik alanında kullanılır. Spirulinanın toksik etkisi olmadığı görülmüştür. Ref13)

        Çocukluktan yetişkinliğe geçerken gençlerde sıkça karşılaşılan sorunlardan biri akne ve sivilce sorunudur. Bu sorunlar hormonal değişiklikler ve dengesiz beslenmeden kaynaklanmaktadır. Spirulina içerdiği vitamin, mineral ve klorofil pigmentleri ile akne ve sivilcelerin oluşmasını engellemeye yardımcı olabilmektedir. Ref14)

        Anti-aging işlevi olan Fikosiyanin, Protein (Tyrosine), E vitamini veya Tokoferol, Klorofil pigmentleri ve Selenyum Spirulina’nın yapısında doğal olarak bulunmaktadır. Ref14)

        Deri nefes alan ve yaşayan bir organdır. Yaşam içerisinde birçok çevresel faktörlere, sentetik maddeye maruz kalır. Bu zararlı etkileri ortadan kaldırmak için rahatlıkla Spirulina kullanılabilir. Spirulina cildi temizler ve besler. Ayrıca diğer bir önemi haricen kullanılan Spirulina içerisindeki doğal vitamin ve mineralleri absorbsiyon ile cilde nüfus ederek kan dolaşımına katılmasıdır. Avrupa’daki bu yöntemi kullanan en ünlü öğretici Sebastian Kneipp özellikle sindirim sorunu yaşayan kişilerde bu yöntemi uygulamıştır. Ref14)
        Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

        Yorum yap


        • #5
          Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

          Yorum yap


          • #6

            Bir bakışta doping etkili ilaçlar
            Doping denen ilaçlar nelerdir, nasıl alınır, etkileri nedir, nasıl tespit edilir?
            12 Ağustos 2004— Süreyya Ayhan’ın 2004 Atina Olimpiyatları’ndan çekilmesinin ardından Türkiye’de de doping tartışmaları alevlendi. Uluslararası Olimpiyat Komitesi Başkanı Jacques Rogge’nin oyunlar tarihinin en sıkı doping kontrollerinin Atina’da yapılacağını açıklaması, doping kavramını olimpiyatlar öncesi gündeme getirdi.
            Atina’da şimdiye dek yapılmamış oranda doping testi gerçekleştirilecek. Doping kontrolüne getirilen yenilikler arasında numunelerin dondurularak saklanması da bulunuyor, bu şekilde numuneler gelecek zamanlarda da teste tabi tutulabilecek. Doping denen ilaçlar nelerdir, nasıl alınır, etkileri nedir, nasıl tespit edilir?
            UYARICILAR
            Amphetamin, efedrin, kokain, ecstasy, salbutamol.
            Sinir sistemine müdahale ederek, zihinsel ve fiziksel uyarıcı etki veriyorlar. Üst sınırda performansı daha uzun süreli kılıyor. Ağrı ve acı hissini düşürür, sporcunun geç yorulmasını sağlıyor. Kilo vermeye yardımcı oluyor.
            YAN ETKİLERİ: Kan basıncını yükseltir, sinirlilik veya ankziyete verir, iştahsızlık, hızlı ve düzensiz nabız, baş ve göğüs ağrısı ve kalp çarpıntısı yapar.
            TESPİTİ: Alındıktan kısa bir süre sonra testlerde çıkma olasığı çok yüksektir.

            NARKOTİK AĞRI KESİCİLER (ANALJEZİK)
            Morfin, Metadone, Eroin, Petidin.
            Ağrı kesicilerin son derece güçlü versiyonu olan analjezikler, ağrı duyma sınırını yükseltiyorlar. Böylece sporcu ağrı hissetmeden daha uzun ve sert antremanlar yapabilir. Spor müsabakası sırasında duyulan ağrıyı azaltıyor, direnci yükseliyor. Sporcu antreman esnasındaki zorlukları hissetmiyor. Hastalık veya sakatlıktan kaynaklanan acı hissini düşürüyor. Güreş, boks, judo gibi sporlarda özgüveni artırarak, sporcunun daha kuvvetli hissetmesini sağlıyor.
            YAN ETKİLERİ: Bağımlılık yaratıyor. Konsentrasyon eksikliği, denge bozulması, uyku, halsizlik, kan basıncının düşmesi, baş ağırısı ve kusma, kabızlık, göz kararması ve kimi durumlarda koma.
            TESPİTİ: Alındıktan üç ay sonrasına kadar anlaşılıyor.

            ANABOLİK HORMONLAR
            Nandrolone, Tetrahidrogestrinone (THG), Stanozolol, Androstenedione, DHEA.
            Doğal veya yapay testosterone hormonları, kas yapıcı veya güçlendirici. Kasları güçlendiriyor, büyütüyor, dayanıklılığı artırıyor, kişisel yarışmacılık ve hırs duygusunu perçinleyici işlev görüyor. Bu tür hormonların yarışmadan uzun bir süre önce alınmaya başlanması gerekiyor.
            YAN ETKİLERİ: Genel: Saldırganlık, huzursuzluk, sivilce, kolestrol, karaciğer bozuklukları, spazm, glukoz seviyesinde yükselme, burun kanaması, tendon zedelenmeleri.
            Erkeklerde; karaciğerde hasar bırakıyor, göğüslerin aşırı büyümesi ve akabinde sarkması, erken kellik, yumurtalıkların küçülmesi ve sertleşmesi, iktidarsızlık, aşırı sinirlilik hali ve yüksek cinsel istek.
            Kadınlarda; Başta yüzde olmak üzere aşırı kıllanma, sesin kalınlaşması, düzensiz aybaşı, sinirlilik hali.
            TESPİTİ: Vücutta 6 aya kadar kalabilen steroitler idrar testinde kolaylıkla tespit edilebiliyor.

            DİYÜRETİK (İDRAR SÖKTÜRÜCÜ)
            Acetazolamide, Klorthalidone, Triamterene.
            Başta idrar olmak üzere sıvıların daha çabuk vücudu terketmesini sağlıyor. Kilo vermeyi hızlandırıyor; özellikle güreş, boks gibi kilolara göre yarışma kategorileri olan spor dallarında, kilo dilimini tutturak için kullanılıyor. Ayrıca, son aylarda artan bir şekilde diğer dopinglerin vücuttan çıkarılmasını hızlandırmak için kullanılıyor. İdrar üretiminin artması ve sıklaşması, bir takım kimasalların vücudu normalden daha erken terketmesine olanak veriyor.
            YAN ETKİLERİ: Susuzluk, görme bozuklukları, kramp, düşük kan şekeri, kalp ritim bozuklukları, baş ağrısı, karaciğerde hasar ve geçici sağırlık.
            TESPİTİ: İdrardan çok kolay görülüyor.

            PEPTİD VE GLİKOPROTEİN HORMONLARI
            Büyüme hormonu, Eritropoietin (EPO), Kortikotrofin, İnsan Koriyonik Gonadotropini (HCG), İnsülinler.
            Sporcular,vücut tarafından üretilen bu hormonların yapay benzerlerini alıyorlar. Eritropoietin Kırmızı kan hücrelerinin üretimini artırmak amacıyla kullanılıyor. Kanın oksijen taşıma yeteneğini yükseltiyor. Bunun sonucunda sporcu daha uzun süreli ve daha sert antremanlar yapabiliyor. Kortikotrofin ağrı hissini kontrol altına almak için kullanılıyor. Sakatlıkların ve aşırı antremandan kaynaklanan ağrıların daha çabuk iyileşmesini sağlıyor. Nekahat dönemini kısaltıyor. İnsan Koriyonik Gonadotropini (HCG) Kadınlarda döllenmeyi müteakip 5-6 gün içerisinde ortaya çıkan doğal bir güçlendirici ve direnç artırıcı etki yapıyor. Hormon erkekler tarafından kullanıldığında kas yapısını güçlendiriyor ve genişletiyor.
            YAN ETKİLERİ: Büyüme hormonunun aşırı salgılanması erişkinlerde akromegali adı verilen tablonun ortaya çıkmasına neden oluyor. Akromegalide el ve ayaklarda büyüme, alt çenenin ve dilin büyümesi, hipertansiyon, aşırı terleme, ödem ve baş ağrısı gibi bulgulara rastlanıyor. Ayrıca, Eritropoietin kullanımı kanın pıhtılaşması ile ölümle sonuçlanabilecek damar tıkanıklığı ve kalp krizine yol açıyor.
            TESPİTİ: EPO için yeni bir test geliştirildi, ancak testin kimi zaman doğru sonuç vermediği oluyor. HGH için ise yeni geliştirilen test ilk olarak Atina 2004’te denenecek.

            KAN DOPİNGİ
            Kan dopingi, alyuvarlar ve yapay oksijen taşıyıcılarının sporcunun kanına uygulanmasıdır. Kan dopinginde sporcuya kendi veya bir başka sporcudan alınan kan veriliyor. Sporcunun kendi kanı kullanılacaksa, antreman döneminde 800- 1200 cc arasında kan kişiden alınarak uygun koşullarda saklanıyor. Kanı alınan kişide, yeni alyuvar oluşumunun gerçekleşmesi için 5-6 hafta beklendikten sonra, yarışmadan kısa bir süre önce bu kan sporcuya geri veriliyor.
            Kan dopingindeki amaç, kandaki hemoglobin miktarını yapay olarak artırmak. Kan sporcudan alındıktan sonra, hemoglobin seviyesinin normal düzeye ulaşması bekleniyor ve alınan kan tekrar sporcuya verilerek, kişinin kanındaki hemoglobin toplamda normal seviyenin üzerine çıkarılıyor.
            Kan dopingi kanın oksijen taşıma yeteneği yükseltiyor ve vücudun dayanıklılığı artıyor. Doping kas geliştirme ile desteklenmelidir.
            YAN ETKİLERİ: Viral ve bakteryel enfesiyonlar, damar içi pıhtılaşma ve tıkanıklık, kan uyuşmazlığı, alerji ve kalp krizi riski oluyor.
            TESPİTİ: Bu dopingi tespit edecek test henüz geliştirilmedi.

            FARMOLOJİK VE KİMYASAL MÜDAHALELER
            İdrar üzerinde yapılan, idrarın bütünlüğünü bozmaya yönelik ve dopingi saklayıcı tüm müdahaleler de doping sayılıyor. Sporcular kullandıkları dopingi kanlarından temizlemek ve çıkartmak için kullanıyorlar. Bir başkasının idrarını gönderme, epitestosterone veya bromantan kullanımı.
            YAN ETKİLERİ: Yok
            TESPİTİ: Normal şartlarda epitestosterone testlerde kolaylıkla çıkıyor. Fiziksel müdahalelerin tespiti ise oldukça zor.
            Ayrıntılı bilgi için www. spor.hekimi.com
            Kaynak: Doç Dr. Rüştü Güner, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi, Spor Hekimliği Anabilim Dalı.

            Yorum yap


            • #7
              Doping Nedir
              Doping sporcunun yarışma sırasında fiziksel ve zihinsel performansını arttırmak amacı ile “Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC) tarafından yasaklanmış madde veya yöntemlerin sporcu tarafından bilinçli veya bilinçsiz olarak kullanımı” olarak tanımlanmaktadır. Doping hem haksız rekabete zemin hazırlaması hem de sporcu sağlığını kısa ve uzun süreli olarak bozar ve hatta olası ölüm risklerinin oluşmasına neden olmasından dolayı spor etiğine aykırıdır. Bu nedenlerle doping WADA Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC) FIFA UEFA FIBA IAAF FIG gibi uluslararası spor organizasyonları tarafından yasaklanmıştır.


              Doping maddelerinin zararları nelerdir?

              Doping maddelerinin hemen hepsi vücutta kısa ya da uzun süreli yan etkilere neden olurlar. özellikle sporcular tarafından en çok kullanılan erkeklik hormonu benzeri maddelerin kalp krizi iyi ve kötü huylu tümör oluşumu karaciğer fonksiyon bozukluğu kısırlık gibi rahatsızlıklara neden olduğu bilinmektedir. Bu maddeleri kullanan sporculardan bazılarının sportif yaşamları sırasında ya da sporu bıraktıktan sonra bu maddelerin kullanımı nedeniyle oluşan hastalıklar yüzünden öldüğü bilinmektedir.


              Yasaklı madde sınıfları nelerdir?

              IOC tarafından bildirilen yasaklı maddeler 5 ana grup altında toplanmaktadır:
              1-Uyarıcılar (Amfetamin efedrin v.b.)
              2-Narkotik Analjezikler (Morfin v.b.)
              3-Anabolik Ajanlar (Testosteron v.b.)
              4-Diüretikler (Furosemid v.b)
              5-Peptid hormonlar ve benzerleri (Eritropoietin büyüme hormonü v.b.)


              Ayrıca çeşitli kısıtlamalara girmiş bulunan ilaç sınıfları nelerdir?

              IOC tarafından bildirilen ve sporcular tarafından kullanımı kısıtlı olan maddeler 5 ana grup altında toplanır:
              1- Alkol
              2- Marihuana
              3- Lokal anesikler
              4- Kortikosteroidler
              5- beta-blokörler


              UYARICILAR

              Uyarıcılar merkezi sinir sistemi üzerine doğrudan etkiyle uyarım yapan maddelerdir. Metabolizma hızına beyin omurilik ve kalp üzerine uyarıcı etkileri vardır.Uyarıcılar sınıflaması içinde yer alan efedrin psödoefedrin fenilpropanolamin gibi maddeler grip ilaçlarında da bulunabilirler. Birçok sporcu içinde yasaklı madde olduğunu bilmeden aldığı ilaçlar yüzünden ceza almıştır. Karşılaşma öncesi ilaç kullanmadan önce mutlaka ilacın yasaklı madde içerip içermediği kontrol edilmelidir.


              UYARICILARIN YAN ETKILERI

              Uyarıcıların yan etkileri doza süreye ve kullanım sıklığına bağlıdır. Düşük dozlarda bile yan etkiler görülebilir yüksek dozlarda olumsuz etkiler daha da belirgindir. Kalp ve diğer hayati organların düzenli çalışması bozulabilir. Uzun süre ve sıcak ortam gibi ciddi koşullarda spor yapıldığında yan etkiler şiddetlenir. Uzun süre kullanımda aynı etkiyi alabilmek için dozu artırmak gereklidir. çünkü bu tür maddelere zaman içinde tolerans gelişir.

              NARKOTİK ANALJEZİKLER

              Narkotik analjezik ilaçlar hangileridir ve etkileri nelerdir?
              Bu grup ilaçlar morfin ve morfinin kimyasal ve farmakolojik benzerleri olup öncelikle ağrı kesici olarak kullanılmaktadır. Ağrıyı hissetmemek için kullanılan narkotiklerin pek çoğu solunum depresyonuna neden olup fiziksel ve psikolojik bağımlılık gibi oldukça tehlikeli yan etkileri bulunmaktadır.
              Sporcu bir rahatsızlıktan dolayı ağrı kesiciye gereksinim duyarsa ne yapmalıdır?
              Hafif ya da orta derecedeki ağrıların tedavisinde kullanılabilecek çeşitli doping sınıfına girmeyen ağrı kesiciler bulunmaktadır. Sporcu bu konuyu spor hekimine danışarak çözebilir.


              ANABOLIK – ANDROJENIK STEROIDLER

              Anabolik-androjenik steroidler sporcular tarafından ençok kullanılan doping maddelerindendir vücutta üretilen doğal bir steroid olan testosteron hormonuna benzer etkilere sahip sentetik maddelerdedir. Doğal testosteron “anabolik” (kas yapıcı) ve “androjenik” (erkeğe özgü hal ve davranış) etki sağlar.
              Kas gücü ve kas kitlesini artırmak amacıyla kuvvet ve sürat sporlarında kullanılır. Diğer doping maddeleri yarışmadan kısa bir süre önce kullanılırken anabolik steroidlerin etkili olabilmesi için karşılaşmadan aylarca önce ve normal tedavi dozlarının 10-100 katı dozlarda kullanılması gereklidir.


              ANABOLIK – ANDROJENIK STEROIDLERIN YAN ETKILERI

              Sportif performansı artırabilmek için anabolik steroidlerin yüksek doz ve uzun süreler kullanılması gereklidir. Kısa süreli ve düşük dozlarda bile yan etkiler oluşabilmektedir. Anabolik steroidler hemen hemen vücuttaki tüm organlarda yan etkiler oluşturabilir. Anabolik ajanlar normal hormon fonksiyonunu etkiler. Anabolik steroidler karaciğer hastalığı riskini artırır kan basıncını yükseltir yüksek yoğunluklu lipidlerin düzeyini yükselterek kardiyovasküler olay riskinin artmasına neden olur. Bu etkilerinin yanı sıra psikolojik etkileri de bulunmaktadır.
              Anabolik ajanların kadınlarda kullanımları sonucu oluşan etkiler:
              -Erkeksi karakterlerin oluşması
              - Artan agresiflik ruh halinde dalgalanmalar depresyon
              - Anormal menstrual sikluslar ve mensturasyonun fonsiyon görmesinin bakılanması
              - Yüz ve vücutta fazla tüylenme
              - Klitorisin genişlemesi
              - Sesin kalınlaşması
              Anabolik ajanların erkeklerde kullanımları sonucu oluşan etkiler:
              - Akne
              - Artan agresiflik ruh halinde dalgalanmalar depresyon
              - Testislerin boyutlarının küçülmesi
              - Azalmış sperm üretimi
              - Karaciğer ve böbrek fonksiyonlarında azalma
              - Göğüslerde büyüme
              - Vaktinden evvel oluşan kellik
              - Prostat bezinin genişlemesi
              Bu etkiler uzun kullanımda kalıcı olabilir.
              Anabolik ajanların büyüme çağındaki çocuklarda kullanımının etkileri
              - Vücut ve yüzde oluşan akneler
              - Kemiklerdeki kıkırdak dokusunun erken sertleşmesi sonucu boyda uzamanın ve büyümenin durması.


              Diüretik nedir?

              Diüretikler böbrek üzerinde etkili olan ve fazla miktarlarda suyun vücuttan atılmasına neden olan bir ilaç grubudur. Bunlar genellikle sporcular tarafından belirli ağırlık sınıflarına girebilmek için (örneğin güreş boks v.b) geçici ağırlık kaybı ve diğer bileşikler ile ilaçların vücuttan atılmalarını sağlayarak doping testlerinden kaçmak amacıyla kullanılmaktadır.


              Diüretikler neden yasaklıdır?

              Diüretikler kullanımları sonucu ortaya çıkabilecek sağlık risklerine ek olarak idrar numunelerinin seyretilmesi veya daha düşük ağırlık sınıflarında yarışmak amacıyla kilo kaybında kullanılabildiği için yasaklanmıştır. Ayrıca diüretiklerin kullanımı hakça bir yarışmada sporun ruhuna aykırı olduğu için de yasaktır.
              Diüretikler vücuda nasıl zararlı olabilir?
              Diüretiklerin kullanımı dehidratasyona kas zayıflamasına kramplara kan basıncının düşmesine ve elektrolit dengesizliğiyle oluşan kalp düzensizliklerine neden olabilir. Diüretikler sporcuların sıcaklığı tolere etme yeteneklerini etkileyebilirler.


              PEPTİD HORMONLAR

              Peptid hormonlar doğal hormonlardır ve diğer hormonların salınımını kontrol ederler. Büyümeyi artıran ve ağrıyı azaltan etkileri vardır. Analoglar sentetiktir ve peptid hormonlara benzer etkide bulunurlar.
              Doping kontrolleri nasıl yapılır?Doping Kontrolleri Ulusal ve Uluslararası Dopingle Mücadele Kuruluşları tarafından organize edilmekte ve yönetilmektedir. Dünyadaki Dopingle Mücadele çalışmaları Dünya Anti-Doping Ajansı (World Anti-Doping Agency – WADA) tarafından konulan kurallarla organize edilmektedir.
              Ulusal ve Uluslararası Dopingle Mücadele Kuruluşları doping kontrollerini kabul edilen uluslararası standartlara uygun yapmak zorundadır. Bu standartlar Dünya Anti-Doping Ajansı ve/veya Uluslararasi Spor Federasyonları tarafından yayınlanmaktadır. Sporcudan idrar ve/veya kan örneği alan görevliler (Bağımsız Doping Kontrol Görevlileri) bu standartlara uymak zorundadır. Sporcu ve doping kontrolü sırasında ona eşlik eden diğer görevlilerin de (antrenör yönetici doktor vs) doping kontrol örnek alma standartlarını bilmeleri gerekir. Standartlara aykırı bir işlemin yapılması durumunda sporcunun ve / veya ona eşlik eden görevlinin doping kontrol işlemine itiraz etme yetkisi vardır. Itiraz yetkili Ulusal ve Uluslararası Dopingle Mücadele Kuruluşları tarafından değerlendirilip gerekli işlemler yapılır.

              Yorum yap


              • #8
                Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                Yorum yap

                Hazırlanıyor...
                X