arkadaşlar ve sayın uzmanlar ben 23 yasındayım ne kadar yemek yersem yiyeyim kilo alamıyorum buda beni pisikolojik olarak etkiliyor bütün arkadaşlarım kilo almamı istiyor ama alamıyorum bana kilo almanın basit bir yöntemini söylermisiniz lütfen yoksa kafayı yiyecem mümkünse bu konuda bana yardımcı olun çok sevinirim ben biraz acayip bi insanım cevap ve önerilerinizi bekliyorum lütfen çünkü çok kafama takıyorum bu konuyu beni heryönümle etkiliyor
Duyuru
Collapse
No announcement yet.
anoreksi, zayıflık, iştahsızlık, aşırı zayıfım, manken hastalığı
Collapse
X
-
anoreksi, zayıflık, iştahsızlık, aşırı zayıfım, manken hastalığı
arkadaşlar ve sayın uzmanlar ben 23 yasındayım ne kadar yemek yersem yiyeyim kilo alamıyorum buda beni pisikolojik olarak etkiliyor bütün arkadaşlarım kilo almamı istiyor ama alamıyorum bana kilo almanın basit bir yöntemini söylermisiniz lütfen yoksa kafayı yiyecem mümkünse bu konuda bana yardımcı olun çok sevinirim ben biraz acayip bi insanım cevap ve önerilerinizi bekliyorum lütfen çünkü çok kafama takıyorum bu konuyu beni heryönümle etkiliyor -
Zayıflığın erkeklerde ve bayanlarda
Zayıflığın erkeklerde ve bayanlarda farklı sebepleri vardır. Erkeklerde görülen zayıflığın sebebi genelikle bağırsak florasının bozulmasıdır. Bağırsak florasının düzelmesi ile besinlerdeki vitaminler, mineraller ve aminoasit gibi besleyici maddeler daha iyi değerlendirilir. Buda Gökçek İksiri ve Gökçek Tonik ile mümkündür. Gökçek İksiri vücuttaki curufu temizler ve Gökçek Tonik bağırsak florası düzenler ve bağışıklık sistemini güçlendirerek hastalığa sebep olan patolojik bakteri, virüs ve mantarları yokeder.
Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.
Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet
Geniş bilgi için Şifalı Bitkiler ve Alternatif Tıp ismli kitabımızda mevcuttur. -
İştahsızlık ve anoreksi

İştahsızlık ve anoreksi (anorexia, cılız):
a-) İştahsızlığa psikolojik etkenler burada rol oynadığı gibi sindirim salğılarının kaliteside önemli bir etkendir. Besin alamaya başladıkta sonra sindirim slğılarıda harekette geçer ve sindirimde çok önemli fraksiyonlar görürler. İştahsızlık geçici ise buna akut iştahsızlık denir ve bu durum haftalarca devamederse bunada anoreksidenir. Şayet sinirsel anoreksi (anoreksi nervosa) varsaki bu genelikle genç kızlarda görülür ve burada aynı zamanda psikolojik bir rahatsızlıkta vardır vede ağır bir hastalıktır.
Küçük çocuklarda ve çocuklarda görülen kronik iştahsızlık genelikle çocuklar üzerinde uygulanan psikolojik baskı nedeniyle ortya çıkar. Anne ve baba çocuğun ne yiyip ne yemiyeceğine karışması çocuğun iştahının yok olmasına neden olur. Bazende çocuklar anne veya babasından ilgi görmek için yemek yemeyebilir. Yetişkinlerde stres, depresyon ve sinirsel nedenlerden dolayı iştahlarını kaybederler.
b-) Sinirsel anoreksi (anoreksi nervosa, cılız):
Sinirsel anoreksi % 95 oranında kadınlarda ve özeliklede ergenlik çağında görülür. Hastalığın 25 yaşından sonra görülmesi çok nadiren görülen bir durumdur, fakat bu yaştan sonra sinirsel anaoreksiye yakalananlarda ölüm oranı % 8-12 gibi büyük bir orandır. Bhastalık fakir ülkelerde görülmemekte ve bilinmemektedir ve genelikle gelişmiş ülkelerde çok gaygın olan bir hastalıktır.b u nedenle bayanların zayıflamak veya güzel olmak için gösterdikleri aşırı çaba nedeniyle zamanla bu rahatsızlığa yakalanırlar ve isteselerdeartık yemek yiyemezler.
Besin almak istemeyen şahıs kendini besinlere karşı şartlandırır ve normal olması gereken ağırlığın / 25-50 altında olabilir. Günlerce düzenli besin alamayan hasta açlıktan ölebilir. Yeterince besin alamama nedeniyle kişide metabolizma bozuklukları, vitamin ve mineral yetersizliği görülebilir. Yeterince oksijen dokularaulaşmadığından: parmaklar, eller, ayaklar, burunucu ve çene morumsu kırmızı bir renk alır. Sinirsel anoreksi (cılız) olan bayanlarda adet hali görülmez ve deri hastalıkları ortaya çıkar.
Cılızlar (sinirsel anoreksi) sürekli spor yapmak isteseler, örneğin saatlerce koşsalar yemek yemek için iştah açıcı ve kabızlığa karşı müshil yapıcı ilaçlar kulanırlar. Bu tür hastaların % 50 ?sinde depresyon görülebilir ve hatta toplum içine çıkamazlar. Bu durumdaki cılızlarda intiharlar dahi görülebilir.
Cılızlarda (sinirsel anoreksi) görülen en belirgin özeliklerden biride kadınlık rollünü kabul etmeme duygusudur.Kadınlığın kendi şahsi yaşantısını, kişiliğini tahrip edeceğini düşünmektir. Yemek yediğinde annne olacağını, yemek yediğinde kişiliğini bulacağını zihninde kabullenme nedeniyle besine karşı bir tiksinti uyanır.
Cılızlar (sinirsel anoreksi) annelikle başarının birlikte olmasının mümkün olmayacağına inanırlar ve anneliğin belirtileri olan göğüs ve kalça gibi kadınlara has özeliklerden kaçmak isterler. Şuuraltına yerleşen bu şartlanmas nedeniyle zamanla seyrek adet görme vede adet kesilmesi gibi anaormalikler ortaya çıkar.
Sinirsel anaoreksinin tedavisi:
Sinirsel anoreksiden (cılızlık) şüphelenildiğinde, hastanın yemek yemesi, yemek vakitlerinde yiyeceklere karşı olan tutumu gözlenir ve protokol tutulur. Başka hastalıkların olup olmadığı uzman doktorlarca yapılan muayenelerle teşhis konur. Bu rahatsızlığın arkasında genelikle psikolojik rahatsızlık olduğundan hastanın psikologlar tarafından tedavisi gerekir. Psikolojik tedavinin yanında psikolojik rahatsızlıkların ana sebebi olan serotonin hormonu düzenli şekilde salğılanması ve salğılanan serotoninin vücutta kalması içinçentiyankökü preparatları veya Gökçek İksiri alınması gerekir.
Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.
Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek DiyetYorum yap
-
Zayıfım, aşırı zayıf
Mide ve bağırsak problemlerine karşı Gökçek Tonik daha etkilidir, fakat bağışıklık sistemini güçlendirmek ve kilo almak için Gökçek İksirinide aynı anda albilirisniz. Gökçek Diyet - Ana SayfaVon: sinan tanık
An: gokcekaktar@hotmail.com
Gesendet: Donnerstag, 22. März 2007 00:30
Betreff: gokcek iksiri
merhaba ben sinan tanık ankarada yaşıyorum. gökçek iksirinin bağırsaktaki soruları giderdiğini ve kilo almaya yardımcı olabileceğini duydum doğrumu?
normalden zayıfım ve sürekli bağırsak sorunu çekiyorum? çok fazla kola kahve içerim. bu sorularıma yanıt alabilirsem sipariş vermek istiyorum.
teşekkürler.
slm,
Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.
Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet
Geniş bilgi için Şifalı Bitkiler ve Alternatif Tıp ismli kitabımızda mevcuttur.Yorum yap
-
trigliserid yükselmesi, kanda yağ oranın artması
From: gturk
To: gokcekaktar@hotmail.com
Sent: 27 Kasım 2008 Perşembe 01:43
Subject: merhaba
merhabalar ben 22 yaşında bir üniversite öğrencisiyim kanımdaki trigliserid oranı 280 mg buna bağlı olarak yüzümde yağlı yediğim zamanlar burnumun iki yanı ve kaşımın arasında yağ bezesi çıkıo bazen zamanla geçiyor bazen uzun süre kalıyor. Doktor diyet yapıp hazır gıda ve yağlı yiyecekelrden uzak durmamı söyledi ama öğrenci olmam yüzünden pek uyamıyorum diyete. Yani kısacası yüzümde lipomlar var ve yüzümde devamlı bir kızarıklık. sipariş vermek istiyorum hangi ürünü tavsiye ediyorsunuz?
Cevabınızı bekliyorum,teşekkürler.
Gökçek İksir, lipom çayı ve bikarbonat kullanmalısınız.Şayet mide ve bağırsaklarda problem varsa Gökçek Tonikte gerekir.Yorum yap
-
Trigliserid ve romatizma şikayetleri hk.
Öncelikle Merhabalar;
Benim sorunum Trigliserid yüksekliğine bağlı olduğunu düşündüğüm (başka bir nedenden de kaynaklanıyor olabilir) şikayetlerdir. Bir diğer sıkıntım ise yıllardır eklemlerimdeki ağrılar. Bu ağrının hikayesi şu şekildedir. Şu an 35 yaşındayım. 20 yaşında askerlik görevinde bulunduğum bir dönemde İskenderunda boğazımda bir şiş meydana geldi ve bu şişliğin mikrobik olduğu söylendi birkaç ilaç ile iyileşti. Fakat bundan 1 sene sonra tüm eklemlerimde birden ağrı meydana geldi. Bazen dayanılmayacak derecede ağrıyordu sürekli olarak. Asker dönüşü doktor kontrolü ile ateşli eklem romatizması teşhisi kondu bana. Tedavi olarak ta en az 5 sene süreyle aylık Penisilin tedavisi önerildi. Ben 6.5 yıl boyunca ayda bir (kışın 21 günde bir çünkü ağrılar şiddetleniyordu 21 günde) iğne oldum. tedavinin sonunda yapılan testte romatizmanın geçmiş olduğu görüldü. Kan değerlerim normaldi. yaklaşık olarak 6 yıl sonra tekrar kontrol amaçlı test yaptırdım ve değerler gene temiz çıktı. Fakat bu süre zarfında bendeki eklem ağrıları hiçbir zaman tam olarak geçmedi. Yaşam kalitemi sürekli etkiliyordu. Halen de eklemlerim ağrımaktadır.Eklemlerim yanında kaslarım da ağrımaktadır. Eklemlerdeki ağrı ile ilgili hikayem bu şekildedir. Yeni yaptırılan testte Ürik Asit değeri 7.7 olarak ölçülmüştür. Eklem ağrılarımla ilgili şikayet bu şekildedir.
Diğer şikayet ettiğim konu ise yaklaşık 2 sene önce başlayan ve hala devam eden Beyin bölgesinde yanma... Bu yanma Beyin bölgesinde olmaktadır. Özellikle sinirlendiğimde ve yorgunluk anında çok fazla rahatsız edecek şekilde artmaktadır ve bu durum halen devam etmektedir. Bu şikayet üzerine gittiğim beyin Cerrahı doktorlardan 3 tanesi de bende depresyon olduğunu söylediler ve depresyon hapı verdiler. Bu dönemde kendilerine Beyim MR ını da gösterdim. MR da bir bulgu olmadığını söylediler. Bir süre kullandım bu hapları ama bana sadece uyku verdiler , kafamdaki yanma şikayetim geçmedi. Özellikle iş dönüşü eve gelip dinlendiğimde kafamdaki yanmanın azaldığını hatta hep kaybolduğunu gözlemledim. Bu şikayetlerle ilgili gittiğim bir doktor bana Trigliserid yüksekliğinden olabileceğini ve tahlil yapılması gerektiğini söyledi. Ben de gereken tahlili yaptırdım ve Trigliseridim 465 çıktı. Kollesterolüm de 230 çıktı. Kollesterol ve Trigliserid düşürücü olarak Lipofen hap kullanmamı önerdi ve ben bu hapları yaklaşık 2 sene kullandım. 6 ayda bir test yapıldı ve gözle görülür bir düşüş oldu. Bu arada yediklerime de dikkat ettim tabi. İş olarak yaklaşık 10 yıldır hareketsiz bir iş yaşantım var. Özel bir Tv kanalında yayıncı olarak masabaşı olarak çalışmaktayım. Yeni yapılan Trigliserid testinde (Biruni Lab. da yapıldı bu test) değer 558 çıktı.
Trigliserid yüksekliğine sebep olabileceği düşünülen kandaki diğer testler de yapıldı. Bu testlerde dikkatimizi çeken Ürik Asit değerininin 7.7 çıkmış olması. bu değerle ilgil olarak yaptığım araştırmalarda, bu değerin yüksek oluşu eklemlerdeki sıvıda kristalleştirme yaptığı ve bunun da ağrıya sebep olduğu şeklindeydi. Bu durum acaba düşündüğüm gibi midir? Sizden bu hikayemle ilgili olarak öneri beklemekteyim. Hayat kalitemi yükseltmek için, bu sıkıntıları nasıl aşabilirim?
Test sonuçlarım:
tarih:13.04.200
ONAY TARİHİ TEST ADI TEST DURUM TEST SONUCU
Albümin .................................................. ........................ 5.1
Direkt Bilirubin .................................................. ............. 0.29
Indirekt Bilirubin .................................................. .......... 0.66
Üre azotu kan (BUN) .................................................. .. 16
Demir (serum) .................................................. .......... 113
Demir bağlama kapasitesi ........................................ 352
Doymamis Demir Baglama Kapasitesi .................... 239
Glukoz .................................................. ........................ 101
Kalsiyum (Ca) .................................................. ................ 9.6
HDL kolesterol .................................................. ............ 33
Kolesterol .................................................. .................. 225
Kreatinin .................................................. ....................... 1.10
Laktik Dehidrogenaz (LDH) ....................................... 314
Magnezyum .................................................. .................. 2.36
Potasyum .................................................. ....................... 4.4
Sodyum (Na) (serum ve vücut sıvılarında, herbiri) ...141
Total Protein(Kan) .................................................. ......... 7.6
Ürik asit .................................................. .......................... 7.7
Ayrı ayrı işlerinizde başarılar diliyorum.
SaygılarımlaYorum yap
-
Antalya'dan tanıdığım Mehmet beyin kolesterol ve tirgliseridi yükselmiş ve doktoru ona bir hap önermiş.Mehmet bey bu hapı kullanmaya başladıktan 3 ay sonra kolersterol ve trigliserid de biraz düşmüş fakat poposunda ki kaslar eridiğinden sandelyeye oturamıyor kemikleri batıyordu.Yani mutlaka yuşak koltuk veya yumk yastıklara oturması gerekiyordu.Bana bir kolesterol ve trigliseride karşı her hangi bir ütrünün olup olmadığını sordu.Ona Gökçek İksir, Gökçek Tonik ve kolesterol çayı gönderdim.Evet tam 6 hafta sonra kolesterol ve tiriliseridi normal seviyeye inmiş ve iyi huylu kolesteroluda (HDL) yükeslmişti.
Mide 1-1,5 l Karaciğer 1,5-2 l, pankreas 700-800 ml ve ince bağırsaklar 3-4 litre sindirim salğısı salğılar.Sindirim salğıları yağları yağ asidine, proteinları, aminoasitler ve karbonatları disakkaridlere dönüştürürler.Sindirim salğılarının kalitesi düşerse besiler tam sindirilmeden kalınbağırsağa geçer.Kalın bağırsaktaki zararlı bakteri ve mantarlar aminoasitlere dönüşmesi gerekirken biyojen aminler dönüşür, örneğin histamin veya penisilin gibi hormonsu toksik maddeler üretirler.Yine karbonhidratlar disakkaritlere dönüşmesi gerekirken zararlı bakteri ve mantarlar amonyak, etan, metan ve bütan gibi zehirli gazlar ve metanol, etanol bütanol gibi zehirli alkoller üretirler.
Mantar ve zararlı bakterilerin üretiği toksik maddeler karaciğer tarafından arıtılmaya açlışılır, karaciğer bu toksik maddeleri arıtamazsa vücudun zayıf noktalarına bu toksik maddeler depolanır.Depolanan bu toksik maddelere önce ölü hücreler ve ölü bakteriler yapışır, sonra canlı bakteri ve vi,rüslerde yerleşerek toksik madde üreten merkezler oluşur.Bu merkezlere curuf denir.Gökçek İksir curufu ertir ve içine saklanan bakteri, virüs ve mantarlar açıkta kalır, açıkta kalan bakteri ve vi,rüsleri bağışıklık sistemi yokedebilir.Gökçek Tonik ise mide ve bağırsaklarda ki bakteri ve mantarları yokeder.Kolesterol çayı ise direkt kolesterola etki eder.Bu ürünleri kullandığınızda rahatszılıklardan kurtulursunuz.Yorum yap
-
İbrahim Bey;
Kolesterol ve Trigliserid için önerdiğiniz iksir, tonic ve koleterol çayını kullanacağım inşallah.
Bunun yanında dün yazısını okuduğum bir hastanın "yumuşak doku romatizması" şikayeti benimkilerle uyuşuyor sanki. O hastaya önerdiğiniz romatizma çayını, kolesterol tedavisinin akainde kullanmam uygun olur mu sizce? Sanırım hepsini birden kullanmak uygun olmayabilir.
Bir de diğer şikayetim olan 2 kulaktaki tiz ses uzun süredir var. Bunun içinde ayrı bir tedavi önerir misiniz? Tedavi sıralaması nasıl olmalıdır?
Son şikayetim de Kafadaki yanma şikayeti. Bu da beni oldukça rahatsız ediyor.
Tüm bu şikayetlerim için uygulanması gereken tedavinin sıralamasını yaparsanız sevinirim. Galiba hepsini birden aynı anda tedavi edecek bir karışım yok. Bu konudaki öneri ve yardımlarınızı bekliyorum.
Saygılarımla.Yorum yap
-
Bugün İbrahim bey'i ofisinde ziyaret ettim ve problemlerimi yüzyüze görüştüm kendisi ile. Sağolsun benim sıkıntılarımı dinledi ve benim için 1 Tentür(Sarımsak kokusundan etrafı rahatsız etmemek için seçtim), 1 set Tonic ve 2 çay aldım. Bunlardan biri eklam ağrılarım için diğeri de Kolesterol için. Kullanmaya başladım ve inşallah Allahın izniyle iyi gelecekler bana. İnanıyorum ve İbrahim Bey'e güveniyorum.
Tedavi süresince yaşadıklarımı ara ara burada sizlerle paylaşmak isterim.
Herkese acil şifalar dilerim.
SaygılarımlaYorum yap
-
Sizin için Gökçek Tentür ve stres çayı uygun olur, eşiniz için Gökçek İksir, Gökçek Tonik ve bronşit çayı ile iyileşir.hocam ben 70 boyunda 52 kilo ağırlığındayım.zayıfım ve çabuk strese giren bir tipim..benim eşimde 70 boy ve 90 kilo ağırlığında vede bronşit tanısı konulmuş.bana ne önerirsiniz eşime ne önerirsiniz açık açık anlatırsanız bahtiyar olurum...parayı hesaba yatırdıktan sonramı elimize ulaşır yoksa kapıda teslim alıp öylemi ödeyeceğiz..şimdiden teşekkürlerMahmut TaşcıYorum yap
-
3-4 set tonik kullanmanız gerekir, henüz bir set kullandınız...merhaba biz sizden zayıflamak için aromatik 3 şişelahana suyu ve ardıç karışımlı çay aldık bunlardan lahana suyu bitti ve 6-7 kg verdim.Bunun bukadar kullanılması yeterlimi yada ne kadar daha kullanmamız gerekli rica etsem bize bilgi verirmisinizMeldaYorum yap
-
Zayıflık için İbrahim Bey'den iştah çayı alıp içsin. Tavsiye edebilirim, ben kullanıyorum çünkü.rose_33 Nickli öğeden Alıntı Mesajı göstermerhaba ibrahim bey. sizden bi konuda yardım isteyecektim. erkek arkadaşım çok zayıf ve kilo alması gerekiyor. ama ne yaptıysa olmadı benimde aklıma sizin tedavi yöntemleriniz geldi. ne tavsiye edersiniz bize? şimdiden teşekkür ederim iyi çalışmalar..Yorum yap
-
Zayıf olanlar için Tentür kullanımı
Selam İbrahim bey. Zayıf olanlar Gökçek tentürü TEK BAŞINA kullandığında, yemekten önce mi sonra mı içmeliler?
Foruma baktım ama biraz kafam karıştı.
Yaklaşık 3 ay gökçek iksir ve tonik beraber kullandım. Zayıf olduğum için yemekten önce iksir, sonra tonik içtim.
Şimdi SADECE tentür kullanmaya başlıyorum. O yüzden merak ettim.
Kolay gelsin.Yorum yap

Yorum yap