o.beldibi Nickli öğeden Alıntı
Duyuru
Collapse
No announcement yet.
Reflü nedir?gastroözefageal: mide içeriğinin mideden yemek borusuna geri kaçması
Collapse
X
-
Laden Gülü Forte, GARSİNYA Forte, Gökçek Tonik ve Gökçek İksir, ALERJİ çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Barsak Mantar ve Bakterileri toksik maddeler üretir ve Karaciğer bu toksik maddeleri arıtmaz ise diğer organlara depolanır ve organlarda çeşitli rahatsızlıklar görülmeye başlar. Günümüzde Bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme mantarları çoğaltır ve vücudun asit-baz dengesini bozulur ve oluşan asitik ortamda mikroplar hızlı çoğalırlar.Artı o bu şu diyet değil Peygamber Diyetine göre beslenmek gerekir, yani günde sadece 2 öğün ve ara öğün yok ve her lokmayı en az 30 defa çiğnemek gerekir.Peygamber Diyetinde kişi de 1 gram yağlanma olmaz çünkü bünyemiz yağları yakıcı leptin salgılar.Aksi halde çok yoğun cüruf oluşur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır. -
Gökçek Aloe Vera Jel, Gökçek İksir, Ozon Yağı, damar çayı ve REFLÜ Çayı kullanmanız gerekir.Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlillerinden hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansızdır ve ancak belirtilerinden ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hizlı çoğalırlar.Vücudumuzun bozulan asit baz dengesini Himalaya tuzu ile yeniden düzenlir.Örneğin normal tuz ödeme sebep olurken Himalaya tuzu ödemi önler. TECRÜBELER Sarımsak kokusundan rahatsız olanlar, iksiri aldıktan 5-10 dakika sonra bir miktar süt (en az yarım çay bardağı) içerse bu süt kokuyu emer ve yok eder.gulnaz Nickli öğeden Alıntımeraba ben ileri derecede reflü hastasıyım yemek borum yaralar içinde yemek yiyemiyarum sürekli ağrı var ne yapmam gerekiyo o yaralarım ne kadar sürede ve nasıl geçer beni aydınlatırmısınız lütfen ona göre sipariş vermek istiyorumYorum yap
-
Antibiyotik kullanmıyacaktınız, antibiyotikler bağırsak florasını tahripeder.Gökçek Aloe Vera Jel, Gökçek İksir, Ozon Yağı, romatizma çayı ve reflü Çayı kullanmanız gerekir.Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahillerinden hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansızdır ve ancak belirtilerinden ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Gökçek Tonik mide de gastrit ve ülsere sebep olan haliko bakter pylori ye karşı çok çok etkili iken Gökçek Aloe Vera Jel genelikle bağırsak mantarlarına karşı daha etkilidir.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hizlı çoğalırlar.Vücudumunuzun bozulan asit baz dengesini Himalaya tuzu ile yeniden düzenleeybiliriz.Örneğin normal tuz ödeme sebep olurken Himalaya tuzu ödemi önler.meltem Nickli öğeden Alıntımerhabalar ibrahim bey yaşı28 2 çocuk annesiyim aşırı kansızlık var boy 1 54 kilı 43 idrar yollarında enfeksiyon fibromiyalji yemek borumda iltihab reflü 1 haftadır ara sıra böbreklerimdede ağrı var idrarım çok koyu kırmızımsı kahverengi gibi sol böbreğimde 4 seneönce taş düşürmüştm yine orda bi taş var gibi yani mide için helipak kullandım sonrasında hayatım kabusa döndü her yerimde iltihab var bunlardan nasıl kurtulabilirim sizi çok met ettiler bu konuda lütfen yardım edin bide bu rahatsızlar ürünü kullandığımda daha çok mu olur yoksa normal şekildemiteşekkürlerYorum yap
-
Doktorunuzun verdiği ilaçlar bağırsaklarınızı bozmuş, bronşit, astım ve hemorroidin sebebi kullandığınız ilaçlardır.Gökçek Aloe Vera Jel, Gökçek İksir, Ozon Yağı, damar çayı ve mantar Çayı kullanmanız gerekir.Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Vücudumuzun bozulan asit baz dengesini Himalaya tuzu ile yeniden düzenlir.Örneğin normal tuz ödem, damar sertliği, asidoz vs ye sebep olurken Himalaya tuzu ödemi, asidozu ve damarlarda ki sertliği önler.mehmet47 Nickli öğeden AlıntıBen size Diyarbakır’dan yazıyorum 47 yaşındayım.
Benim Midemde Reflü Hastalığı var, Midem için Doktora gittiğimde defaatle senede bir kez olsun Endoskopi yaptırıyorum. Mide ilaçları(Nexium-Lansor ve Fomadin, şurup olarakta Renni ve gaviskon) veriyor doktor, fakat midemde sorun devam ediyor.) Geçen yıl yazın Astım Bronşit Hastalığına da yakalandım.(Doktora gittim ilaç ve sprey verdiler fakat yol yürürken ve merdiven çıkarken nefes almakta zorlanıyorum “kalptende herhangi bir rahatsızlığım yok çok şükür” hastalığım devam ediyor) Bende ayrıca Hemeroid Hastalığımda var daha önce kolonoskopi yaptırdım kolonoskopide Hemeroid olduğunu tespit ettiler Doktor ilaç olarak kullandığım (Kortos fitil ve kortos merhem, Anestol merhem, Bepanthene merhem kullandım, sıcak suya oturdum ne yaptımsa sorun orada devam ediyor, makatın içindeki şişlikler zaman zaman belirginleşiyor zaman zamanda kayboluyor) fakat benim hastalığımda Hemeroid de, ne kanama var nede meme, sadece zaman zaman şiddetli sancı ve ağrı oluyor özelliklede gece ve sabaha karşı çok sık oluyor. Sancı geldiğinde Tuvalete çıktığımda sancı kesiliyor. Bana önerebileceğiniz Sn. İbrahim Gökçek ne gibi karışımlar önerebilirsiniz. Yazarsanız memnun olurum teşekkürler. Sn. BANA ÖNEREBİLECEĞİNİZ KARIŞIMLARINIZI VE ÖNERİLERİNİZİ BEKLİYORUM.Yorum yap
-
Doktorunuzun verdiği ilaçlar bağırsaklarınızı bozmuş, bronşit, astım ve hemorroidin sebebi kullandığınız ilaçlardır.Gökçek Aloe Vera Jel, Gökçek İksir, Ozon Yağı, damar çayı ve mantar Çayı kullanmanız gerekir.Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik maddeH.DOGAN Nickli öğeden Alıntıflü Hastalığı var, Midem için Doktora gittiğimde defaatle senede bir kez olsun Endoskopi yaptırıyorum. Mide ilaçları(Nexium-Lansor ve Fomadin, şurup olarakta Renni ve gaviskon) veriyor doktor, fakat midemde sorun devam ediyor.) Geçen yıl yazın Astım Bronşit Hastalığına da yakalandım.(Doktora gittim ilaç ve sprey verdiler fakat yol yürürken ve merdiven çıkarken nefes almakta zorlanıyorum “kalptende herhangi bir rahatsızlığım yok çok şükür” hastalığım devam ediyor) Bende ayrıca Hemeroid Hastalığımda var daha önce kolonoskopi yaptırdım kolonoskopide Hemeroid olduğunu tespit ettiler Doktor ilaç olarak kullandığım (Kortos fitil ve kortos merhem, Anestol merhem, Bepanthene merhem kullandım, sıcak suya oturdum ne yaptımsa sorun orada devam ediyor, makatın içindeki şişlikler zaman zaman belirginleşiyor zaman zamanda kayboluyor) fakat benim hastalığımda Hemeroid de, ne kanama var nede meme, sadece zaman zaman şiddetli sancı ve ağrı oluyor özelliklede gece ve sabaha karşı çok sık oluyor. Sancı geldiğinde Tuvalete çıktığımda sancı kesiliyor. Bana önerebileceğiniz Sn. İbrahim Gökçek ne gibi karışımlar önerebilirsiniz. Yazarsanız memnun olurum teşekkürler. Sn. BANA ÖNEREBİLECEĞİNİZ KARIŞIMLARINIZI VE ÖNERİLERİNİZİ BEKLİYORUM.
depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz
dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Vücudumuzun bozulan asit baz dengesini Himalaya tuzu ile yeniden düzenlir.Örneğin normal tuz ödem, damar sertliği, asidoz vs ye sebep olurken Himalaya tuzu ödemi, asidozu ve damarlarda ki sertliği önler.Yorum yap
-
Gökçek Tonik, Gökçek İksir, Ozon Yağı, REFLÜ çayı ve enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleriH.KRAL Nickli öğeden AlıntıHocam merhabalar.Kendim yıllardır mide sorunuyla boğuşan biriyim.Bunda da sınav stresi etkendi tabi.İlkin yaptığım tetkikler neticesinde ülser teşhisi konmuştu.Kullandığım ilaçlar ve yaptığım perhizler sayesinde bu sorunuda atlattım.Derken 2 yıl sonra yine aynı sorunlar nüksetti.Yaptırdığım endoskopikler tetkikler sonucu gastrir ve reflü teşhisi kondu.Kullandığım tıbbi ilaçlar ve bitkisel ilaçlarda bu yarama merhem olmadı malesef.Özellikle ŞİDDETLİ KARIN GURULTUSU sebebiyle bir arkadaş ve aile ortamında fazlaca kalamıyorum,karın gurultusu nedeniyle hayatım kabusa döndü,psikolojim tarumar oldu.Lütfen bana yardımcı olun,ne yapabilirim,ne kullanma mı önerirsiniz,sizden gelecek bilgiyi çok önemseyeceğimi biliniz lütfen.Saygılarımla ...
karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahillerinden hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansızdır ve ancak belirtilerinden ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hizlı çoğalırlar.Vücudumunuzun bozulan asit baz dengesini Himalaya tuzu ile yeniden düzenleeybiliriz.Örneğin normal tuz ödeme sebep olurken Himalaya tuzu ödemi önler.Yorum yap
-
Gökçek Aloe Vera Jel, Gökçek İksir, Ozon Yağı, damar çayı ve reflü Çayı kullanmanız gerekir.Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Vücudumuzun bozulan asit baz dengesini Himalaya tuzu ile yeniden düzenlir.Örneğin normal tuz ödem, damar sertliği, asidoz vs ye sebep olurken Himalaya tuzu ödemi, asidozu ve damarlarda ki sertliği önler.sehmuz Nickli öğeden Alıntıöncelikle selam sıkıntım bundan 3 ay oncesinde baslıyor yurt dışında turkmenıstanda çalıştım orada bir kıl donmesi amaliyatı gecirdim midemde reflu oldugundan amalıyat sorası antıbıyotık kullanam dedıysemde ordakı doktorlar sart diyipkalcadan 1000mg antibiyotik iğne yaptılar 6 kere akabinde bana aksanlarını fazla anlamasamda ıgneler bitimine yaklaşınca bi sefere mahsus anti mantar ilacı kullanmam solendı unuttum sorasında karnımda gruldamalar basladı ısalle beraber o mantar ılacınıaldım bıkere kullandım sıkayetler gectı ve şimdi turkıyedeyım bu sıkayetler devam edıyor makatımda kaşıntı kılo kaybı ve bagırsaklarımda susmayan sesler beni cok rahatsız edıyor pisikolejim bozuldu hangi doktora gittiysem ya pisikolejik ya parazıtdıyolar yanlız tahlıllerdede cıkmıyor bu mantar yada parazıt tahlıllerle cıkarmı cıksada cıkmasada sızın onerilerinize ihtiyacım var artık sızı son durak olarak goruyorum bendeki bupisikolejikmi nedir sifasını sizden bekliyorum saygılar cevabınızı bekliyorumYorum yap
-
Gökçek Aloe Vera Jel, Gökçek İksir, damar çayı ve REFLÜ Çayı kullanmanız gerekir. Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Vücudumuzun bozulan asit baz dengesini Himalaya tuzu ile yeniden düzelir.Örneğin normal tuz ödem, damar sertliği, asidoz vs ye sebep olurken Himalaya tuzu ödemi, asidozu ve damarlarda ki sertliği önler.i.akın Nickli öğeden Alıntıreflü 10 senedir hergün 15 gr lansor15mg alıyorum,kollestrolum ve trigliseridim yüksek,10kg da fazlalığım var önerinziYorum yap
-
Gökçek TONİK, Gökçek İksir, damar çayı ve REFÜ Çayı kullanmanız gerekir. Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Vücudumuzun bozulan asit baz dengesini Himalaya tuzu ile yeniden düzelir. Örneğin normal tuz ödem, damar sertliği, asidoz vs ye sebep olurken Himalaya tuzu ödemi, asidozu ve damarlarda ki sertliği önler.Her Lokma en az 30 defa çiğnenmeli, doğru ÇİĞNEME den yutulan besinler mide başta olmak üzere diğer organlara zarar verir.Hücre merkezlerinde bulunan mitokondirininleri soba veya mini atom sentraline benzetebiliriz.Sobaya kalitesiz kömürü doldurursanız duman içinde kalırsınız ve aşırı artık madde (kül, duman, is) ortaya çıkar.Çiğnenmeyen besinlerde kalitesiz kömür gibi hücreler, hücre araları, bağ dokuları ve bütün organlarda artık madde (cüruf) yoğunlaşmasına sebep olur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.mine Nickli öğeden Alıntımerhabalar bir arkadaşımın reflü problemi var midede ağrı göğüste sıkışma ve ağrı var doktorlar bunu reflüye bağlıyor bunun için bir ürününüz var mı şimdiden teşekkürler Yorum yap
-
Gökçek TONİK, Gökçek İksir, ROMATİZMA çayı ve REFLÜ Çayı kullanmanız gerekir. Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Vücudumuzun bozulan asit baz dengesini Himalaya tuzu ile yeniden düzelir. Örneğin normal tuz ödem, damar sertliği, asidoz vs ye sebep olurken Himalaya tuzu ödemi, asidozu ve damarlarda ki sertliği önler.Her Lokma en az 30 defa çiğnenmeli, doğru ÇİĞNEME den yutulan besinler mide başta olmak üzere diğer organlara zarar verir.Hücre merkezlerinde bulunan mitokondirininleri soba veya mini atom sentraline benzetebiliriz.Sobaya kalitesiz kömürü doldurursanız duman içinde kalırsınız ve aşırı artık madde (kül, duman, is) ortaya çıkar.Çiğnenmeyen besinlerde kalitesiz kömür gibi hücreler, hücre araları, bağ dokuları ve bütün organlarda artık madde (cüruf) yoğunlaşmasına sebep olur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.sahin33 Nickli öğeden Alıntıbenim sırtımda ağrı var bi doktor t7-t9 arasında beyin omirilik sıvısı genişlemis dedi 50 mm biri siringomyeli kavitesi var dedi tabi bir sürü ilaç yuttuk hiç bir gr ağrım geçmedi midemde reflü başladı sürekli midem ve karın bölgem şiş sürekli geğirme ve gaz çıkarma ihtiyacı duyuyorum.bi başka beyin cerrahi uzmanına gittim oda sende fibromiyolj var dedi ilaç verdi içiyom boş depresip ilaç veriyolar çözemeyince bende buna kızıyorum çünkü ruh sağlığım gayet yerinde tek sıkıntım sırtımda geçmeyen ağrı diyorum doktorlar kendi bildiğini okuylar lütfen bana yardımcı olunYorum yap
-
fatma Nickli öğeden AlıntıSayin Ibrahim bey,Ben yaklasik 2 seneden beri mide yanmasi cekiyorum, ve reflu ve mide fitigi ameliyati gecirdim laproskopik cerrahi ameliyat. fakat mide yanmam halen sona ermedi , birde ustune ustelik, midemde kasilmalar olmaya ve bagirsaklarim igne gibi batmaya basladi, genirme olustu bunun gibi bir cok agrilar. tahmin edersinizki bu agrilar bilgisiyar basinda oturan birini nasil yorar. doktorlar gerisinde birsey olmadigini soyluyorlar, neden agridigini bilmiyorlar stresss olabilrmis ama benim stresslik bir durumda yok , kisacasi siz bana ne onerirsiniz? cevabinizi acele ile bekliyorum tsk ediyorum
Gökçek Aloe Vera Jel, Gökçek TONİK, damar çayı ve enfeksiyon Çayıkullanmanız gerekir. Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Vücudumuzun bozulan asit baz dengesini Himalaya tuzu ile yeniden düzelir. Örneğin normal tuz ödem, damar sertliği, asidoz vs ye sebep olurken Himalaya tuzu ödemi, asidozu ve damarlarda ki sertliği önler.Her Lokma en az 30 defa çiğnenmeli, doğru ÇİĞNEME den yutulan besinler mide başta olmak üzere diğer organlara zarar verir.Hücre merkezlerinde bulunan mitokondirininleri soba veya mini atom sentraline benzetebiliriz.Sobaya kalitesiz kömürü doldurursanız duman içinde kalırsınız ve aşırı artık madde (kül, duman, is) ortaya çıkar.Çiğnenmeyen besinlerde kalitesiz kömür gibi hücreler, hücre araları, bağ dokuları ve bütün organlarda artık madde (cüruf) yoğunlaşmasına sebep olur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.
GENEL BİLGİLER:
Düşük tansiyonu olanlar içinGökçek İksir yerine Cemre İksir ve Cemre Tonik yerine Gökçek Tonikkullanmak gerekir.Aloevera jel, iksir, tentür, tonik ve diyeti içmeden önce ılık su katılabilir.
Gökçek İksiri, Gökçek Tonik ve Gökçek Çay harmanları için havale yaptıktan sonra adresinizi tel: 0212 621 21 65-66-97-98 bildiriniz veya eMaille aloeverajel@hotmail.com atabilirsiniz. İbrahim Gökçek'e danışmak için tel: 0212 621 21 65-66-97-98, cep: 0532 605 99 64 den arayabilirsiniz.
Adres: Millet cad. no. 70, kat 2, daire 3, Molla Şeref mah., Fındıkzade, Fatih, İst. (Haseki Fındıkzade tranway durakları arası)
1-) Posta çek hasabı: 553 98 95, İbrahim Gökçek
2-) Gökçek Gıda İlaç San. ve Tic. Ltd. Şti.
Banka Hesabı: Garanti Bankası
Şube No: 437, Hesap No: 629 86 94
Fındıkzade / İst.
İBAN:TR75 0006 2000 4370 0006 2986 94
(IBAN: TR750006200043700006298694)
1Kutu Kapsül 70 tl (Alıç Forte,
1 Litre Gökçek Aloe Vera Jel (Ballı Aloe Vera Şurubu): 70 tl1 Litre Gökçek İksir (Bitki Karışımlı Limon Suyu): 60 tl
100 gr Karışık Bitki Çeşnili Zeytinyağı (Ozon Yağı): 25 tl
300 gram (iki paket) çay: 30 tl
http://www.bitkiara.com
ALIÇ FORTE: www.alicforte.com Beyin, Kalp-Damar Tansiyon, Kolesterol ve Damar Tıkanıklığına karşı kullanılır.Birleşiminde ki Flavonitler Kalbi güçlendirir, koroner kalp yetmezliğini önler ve damarları açar ve yüksek tansiyonu önler.
Ginseng Forte: www.ginsengforte.com Halsizlik, Dermansızlık, Yorgunluk ve Dikkat dağınıklığına karşı kullanılır ve kişiye enerji verir.Birleşiminde ki Ginsenositler bitkisel doping gibi kişiye enerji ve huzur verir
Ginkgo Forte: www.ginkgoforte.com Kulak çınlaması, Hafıza Zafiyeti, Görme Zafiyeti, Kan Dolaşımı Yetersizliğine karşı kullanılır.Birleşiminde ki Ginkgolid B kanı pıhtılaştıran PAF (Trombositleri aktifleştiren faktör) önleyerek kanın pıhtılaştırmasını önler yani bitkisel kan inceltici ve sulandırıcıdır artı yan etkisi yoktur.
Sarı Kantaron Forte: www.sarikantaronforte.com Depresyon, Panik Atak, Stres, Üzüntü, Sıkıntı ve Bunalıma karşı kullanılır. Serotonin, Dopamin, Noradrenalin, GABA ve Glutamat sağlanmasını artırıcıdır.
Keçisedefi Forte: www.kecisedefiforte.com Diyabet (Şeker Hastalığı) ve Pankreas zafiyetine karşı kullanılır ve birleşiminde ki Guanidin bitkisel insülin (Glukokininler) gibi etki yapar.
Gökçek Aloe Vera Jeli vakti müsait olanların günde 5 defa 2 yemek kaşığı yemekten önce alması uygundur. İş nedeniyle vakti olmayanlar günde 3 defa 3 yemek kaşığı, bünyesi güçlü olanlar günde 5 defa 3 yemek kaşığı ve zayıf olanlar 5 defa 1 yemek kaşığı alabilir. Benim tavsiyem günde 5 defa 3-5 yemek kaşığı alınması, böylece tedavi süreci kısalır. Yaşlı, çocuk (4 yaşından küçük) ve ağır hastalar günde 5 defa 1 tatlı kaşığı almalıdır. Bir yaşından büyük bebeklere günde 5 defa 1 çay kaşığı verilebilir. Yaşlı ve bebekler problemsiz içebilir, çünkü bu bir şuruptur. Gökçek Aloe Vera Jel ile Gökçek İksir aynı anda kullanmak isterseniz, JEL yemekten önce iksir yemekten sonra alınmalıdır. İsteyenler Gökçek Aloe Vera Jeli günde 3-5 defa yarım çay bardağı, yani 3-5 defa 30 ml alabilir.Gökçek Aloe Vera Jeli kullanma dan önce çalkamanız gerekir, çünkü iksirin 1/10 unu eterik yağlar ve doymamış yağlardan oluşur.
Gökçek Tonik: Günde 3-5 defa bir su bardağı alınır, şayet kişi zayıfsa Tonik yemekte sonra alınır.
Gökçek Diyet: Günde 3-5 defa bir fincan alınır, Tonikle birlikte alınacaksa yemekten sonra diyet ve yemekten önce tonik alınmalıdır.
Gökçek İksir: Vakti müsait olanların günde 5 defa 2 yemek kaşığı yemekten önce alması uygundur. İş nedeniyle vakti olmayanlar günde 3 defa 3 yemek kaşığı, bünyesi güçlü olanlar günde 5 defa 3 yemek kaşığı ve zayıf olanlar 5 defa 1 yemek kaşığı alabilir. Benim tavsiyem size ağır gelmiyorsa günde 5 defa 3-5 yemek kaşığı alın, böylece tedavi süreci kısalır. Yaşlı, çocuk (4 yaşından küçük) ve ağır hastalar günde 5 defa 1 tatlı kaşığı almalıdır. Bir yaşından büyük bebeklere günde 5 defa 1 çay kaşığı verilebilir. Yaşlı ve bebekler için tadı acı bulunursa portakal suyu ile alınabilir. Gökçek İksir ile Gökçek Toniki aynı anda kullanmak isterseniz, tonik yemekten önce iksir yemekten sonra alınmalıdır. Yağ bezi nedeniyle Gökçek İksiri kullananların günde 3 defa yarım çay bardağı, yani 3 defa 30 ml alması gerekir.Gökçek İksirini kullanma dan önce çalkamanız gerekir, çünkü iksirin 1/10 unu eterik yağlar ve doymamış yağlardan oluşur.
Gökçek İksir kademeli olarak artırmak uygun olur, şayet hastaya ağır gelmiyorsa
1.Hafta günde 3 defa 2 yemek kaşığı veya 5 defa 2 yemek kaşığı
2.Hafta günde 3 defa 3 yemek kaşığı veya 5 defa 3 yemek kaşığı
3.Hafta günde 3 defa 4 yemek kaşığı veya 5 defa 4 yemek kaşığı
4.Hafta günde 3 defa 5 yemek kaşığı veya 5 defa 5 yemek kaşığı
5.Hafta ve bundan sonra ki süreç için günde 3 defa veya 5 defa yarım çay bardağı alınabilirse tedavi süreci kısalır.
Gökçek Çay harmanları: Çay harmanların dan 2 çorba kaşığı demliğe konur ve üzerine 1 litre kaynar su ilave ediler gün boyu içilir. Posası son bardağı içtiğinide atılır ve birgün sonra yeniden demlemeniz gerekir.
Himalaya Tuzu: 250 gr Himalaya tuzu bir cam kavanoza konur ve üzerine 750 ml su ilave edilir.Buna sole denir.Himalaya tuzunu bir litre suda % 26 oranında çözülür, fazla çözülmez fazla konan tuz su ilave edince erir.Bu sole yemeklere veya salataya katabilirsiniz.Sofra tuzunun kullanıldığı her yerde kullanılır.http://www.himalayatuzu.com.tr/himalaya-tuzu-nasil-kullanilir.html
Azgın Teke Macunu'nun (Epimediumlu Mcun) Kullanım Önerileri:
Kullanım önerisi: Sperm yetersizliği söz konusu ise günde 2-3 defa yemeklerden önce veya sonra birer çay kaşığı macundan alınabilir.Şayet cinsel güçü artırmak için kullanılacaksa işlev den (seks) önce bir tatlı kaşığı almak yeterlidir.http://www.azginteke.com.tr/
Stevia Şekeri: Artık doğal tatlandırıcı olarak stevia var
http://www.sekerotu.com.tr/
GÖKÇEK Aloeverajel
Gökçek Aloeverajel bağırsaklardaki mantarlara dünyada en etkili üründür.Gökçek Tonik mantara karşı etkili fakat bazı mantar türlerinde problem yaşıyoruz bu nedenle arayışlara girdim ve aloeverajeli üretim.Tonik mide deki bakteriyi problemsiz yok ederken bazen çok nadir bağırsak mantarlarının bazı alt türlerinde yetersiz kalıyor.Bu belki 100 kişide 5 kişidir, fakat çözülmesi gereken bir problemdir diye yıllarca düşündüm ve üretmek şimdi nasip oldu.Aslında bu reçete bende tam 19 yıldır var, fakat tam istediğim gibi mükemmel olmadığının dan arayış içinde idim ve sonunda çok şükür başardım.Eskiden Sovyetlerde ki hasta olan özelikle de kanser hastası bütün parti yöneticileri ve üst bürokratlar ve yakınlarını Fahrettin Amca tedavi etmiş. Fahrettin Amca Çeçen savaşında bütün mal varlığını kaybetmiş ve can güvenliği de olmayınca Türkiye'ye kaçmış ondan da esinlenerek GÖKÇEK ALOEVERAJELİ ürettim.
Bundan tam 19 yıl önce Almanya'nın Frankfurt şehrine konferans vermek için gelen Ahmet ER (Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu'nun eğitimci kadrosundan başkan yardımcısı) ile tanıştım.Ahmet ER ne işle meşgulsünüz diye sorunca şifalı bitkilerle ilgili araştırmalarım yapıyorum kitap yazıyorum deyince çok heycanlandı ve hemen seninle özel görüşmem gerek dedi.Ahmet bey rüyasında peygamberimizi gördüğünü ve peygamberimizin ona aloverayı göstererek ''Ahmet bu bitkide çok şifa var bu bitkiyi insanlara tanıtın ve yayın'' demiş.Ahmet bey rüya üzerine düşünmüş ve anlamını çözememiş.Benim ile tanışınca demek bu rüya senin içinmiş İbrahim bey dedi.Ahmet bey büyük bir sorumluluktan ve ağır bir yük taşıma duygusundan kurtulmuş ve rahatlamıştı.Bana ''Ben bu rüyanın ne anlama geldiğini anlamamış ve bunu düşünüp duruyordum ve bu vebalden kutulamazsam ne olacak diye uyuyamamıştım.Allah'ıma şükürler olsun ki karşıma sen çıktın. İbrahim bey iyi ki geldiniz beni çok büyük ve ağır bir mesuliyetten kurtardınız'' dedi.
Ben o zamanlar Aloe Vera ürünleri satan bir firmanın distribütörlüğünü yaptım.Bu ürünleri kullananlar önce çok seviniyorlar, fakat sonra rahatsızlık yeniden nüksetti diyorlardı.Bu beni o zaman çok üzdü.İnsan kazanmak para kazanmaktan önemli diyerek çok çok iyi para kazanmama rağmen distribütörlüğü bıraktım ve bundan sonra iksir, tonik, tentür, diyet ve çayları üretmeye başladım.O günden bugüne kadar aloe vera neden klinik araştırmalarda çok çok etkili oluyor da ürünleri kullanınca aynı etkiyi yapmıyor diye düşündüm.Lahanayı haşladığınızda nasıl ki birleşimindeki etkin maddeler yok oluyorsa, aloe vera hazırladığınızda da en etkili maddeler yok oluyor.Bu nedenle etkisi azalıyor.Ben hem Berezilyalılar'dan, hem de Fahrettin hocadan aldığım reçetelere klinik araştırmalarla elde edilen bilgileri de ekleyerek mükemmel ve yepyeni bir ürün üretim.Allah'ıma hamdolsun.Tonik midedeki bakteriye karşı çok çok etkili, yani gastrit, ülser, kolit, enterit ve alerji de tonik vazgeçilmez.Gökçek Aloevrajel çok amansız bağırsak mantarları, deri hastalıklarından: akne, ekzem, atopik ekzem ve diabete (şeker hastalığı) karşı ve de hücre yenileyici özlikleri ile mükemmel bir üründür.Klinik araştırmalarda zaten bunu ispatlanmıştır.
Aloeverajel aloe vera, bal ve 19 çeşit bitkiden oluşan özel bir karışım.Bu güne kadar bağırsaklarında mantar olanların asla tatlı yememeleri ve hatta tatlı meyve bile yememelerini söyledim.Fakat ben kendim içinde bal olan bir şurup üretim.Bu çelişki değil mi diye soranlar oluyor.Evet çelişki gibi gözüküyor doğru.Bağırsak mantarları glikoz yani şekerle beslenir ve şekerin her türü mantarın hızla yayılmasına sebep olur.Peki ben yıllarca tatlı yemeyin derken neden mantara karşı bir şurup üretim.Evet çok ilginç bir buluş yaptım.Burada mantarı fare olarak düşünün balı peynir ve 19 şifalı bitkiyi de fare kapanı olarak düşünün.Evet aynı teknikle mantarı balla beslenmek isterken diğer şifalı bitkiler mantarları yok ediyor.Yani mantara karşı bir tuzak kurdum ve çok şükür çok çok etkili olduğunu gördüm.Aloe vera ile ilgili klinik araştırmalar yapılmış ve zaten etkisi belgelenmiştir.Bizim burada farkımız kimyasal ilaç kullanmadan doğal bazı yöntemlerle bu GÖKÇEK Aloeverajelini üretmiş olmamızdır.
Bağırsaklara mantar yerleşmişse, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmak mümkün değildir.Çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahillerinden hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansızdır ve ancak belirtilerinden ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Tonik mide de gastrit ve ülsere sebep olan haliko bakter pylori ye karşı çok çok etkili iken Gökçek Aloe Vera Jel genelikle bağırsak mantarlarına karşı daha etkilidir.Bu nedenle bağırsakların da mantar olanların ilk 6 hafta dan sonra Tonik yerine Aloe Vera Jeli kullanmaları daha uygun olur.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Vücudumunuzun bozulan asit baz dengesini Himalaya tuzu ile yeniden düzenleeybiliriz.Örneğin normal tuz ödeme sebep olurken Himalaya tuzu ödemi önler. TECRÜBELER Sarımsak kokusundan rahatsız olanlar, iksiri aldıktan 5-10 dakika sonra bir miktar süt (en az yarım çay bardağı) içerse bu süt kokuyu emer ve yok eder. Gökçek Tonik, Gökçek İksir, Ozon Yağı, damar çayı ve enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.
KAPSÜLER:
1. ALIÇ BİTKİSİ HAKKINDA BİLGİ
Araştırmalar: Alıç ekstresi ile binlerce klinik veya muayenehanede binlerce kalp zafiyeti olan hasta üzerinde tedavi denemeleri yapılmış ve çok güzel sonuçlar elde edilmiştir.
Kullanılması:
a) Araştırmalara göre; Alıç ekstresi (Alıç yaprak ve çiçek ekstresi) başta; koroner yetmezliği, kalp çarpıntısı, güç kaybı (kalbin beslenememesi nedeni ile), göğüs sıkışması, kalp atışlarında anormallik (aritmi=kalp ritim bozuklukları), nefes darlığı, hemen yorulma, vücudun su toplaması (ödem) ve gece nefes darlığı gibi rahatsızlıklara karşı kullanılır. Bütün bu rahatsızlıklar kalp zafiyeti sonucu ortaya çıkarlar.
b) Komisyon E'nin 19.07.1994 tarih ve 133nolu monografi bildirisinde Alıç yaprak ve çiçek çayının ve ekstresinin NYA I.ve II.derecedeki kalp zafiyetine karşı kullanılabileceği beyan edilmiştir.
c) Homeopati'de; Alıç tentürü Alıç meyvelerinden hazırlanır. Başta; yorgunluk, dökülmüş gibi dermansızlık, iştahsızlık, korkulu ve tahriş edici hal, ağır baş ağrısı, baş dönmesi, uyuyamama ve korkulu rüyalar görmeye karşı kullanılır.
d) Halk arasında; Kalp ve damar rahatsızlıkları, yüksek ve alçak tansiyona karşı kullanılır.
ALIÇ FORTE İÇERİSİNDE;
Alıç, Sarı Kantaron, Altınbaşak Otu, Zeytin yaprağı, Oğul otu, Ginkgo, At kestanesi, Sarı yonca, Karabuğday, Lavanta, Zencefil, Ölmez diken, Çakır dikeni, Üzerlik, Ginseng, Zerdeçal, Atkuyruğu Otu, Dulavrat Otu, Sinirli Ot bulunmaktadır.
2. GİNKGO BİTKİSİ HAKKINDA BİLGİ
Araştırmalar: 1929'dan 1965'e kadar süren araştırmalar sonunda Schwabe firması bitkinin yapraklarından bir hesap özeti elde etmiştir ve bugüne kadar yüzlerce araştırma yapılmıştır. Bu araştırmalardan Ginkgo ekstresinin beyindeki kan dolaşımını artırdığı ve düzenlediği, böylece birçok hastalığı önlediği tespit edilmiştir.
1) Çeşitli kliniklerde 36 araştırma yapılmış ve toplam 10815 hasta üze-rinde tedavi denemesi yapılmıştır. Bu tedavi denemelerinde Ginkgo ekstresinin beyin fonksiyonlarının çalışmasını artırdığı ve böylece başta bunama (Dement) gibi birçok hastalığı iyileştirdiği tespit edilmiştir. (RP.53)
2) Toplam 292 kontrol doktorunun gözetiminde kulak çınlaması (tinnitus) ve baş dönmesi rahatsızlığı olan 1357 hasta üzerinde Ginkgo ekstresi ile tedavi denemesi yapılmıştır. Bu tedaviyi gözetleyen doktor ve hastaların bu natürel ilaç hakkındaki beyanları %80 oranında çok iyi ve iyi olmuştur. (Nhp.1.00.1795)
3) Arrigo (1986) 80, Dieli ve ekibi (1981) 40, Gessner ve ekibi (1984) 57, Halama ve ekibi (1988) 40, Hofferberth (1989) 36, İsrael ve ekibi (1987) 80, Piloux ve ekibi (1983) 12, Taillandier ve ekibi (1986) 166 ve Weitbrecht ve Jansen 40 beyin fonksiyon rahatsızlıkları olan hastalar üzerinde 14 hafta süren tedavi denemeleri yapmışlar ve hastaların durumunda büyük oranda iyileşme görülmüştür. (PP.65)
4)99 ve 103 kulak çınlaması, 35 ve 70 baş dönmesi, 80 ani sağırlık, 29 şeker hastalığı nedeniyle görme bozukluğu, 60 atardamar tıkanması (Fontaine), 166 beyin fonksiyonu zafiyeti, 40 bunama, 209 çok yönlü enfeksiyon nedeniyle bunama gibi rahatsızlıkları olan hastalar üzerinde Ginkgo ilacı ile 3-6ay süren tedavi denmeleri yapılmış ve hastaların rahatsızlıklarının büyük oranda iyileştiği görülmüştür. (H.H.B.V.280-4)Kullanılması:
a)Araştırmalara göre beyin damarlarının daralması, sertleşmesi ve yağ-lanması nedeni ile kişide beyin fonksiyon zafiyetini ortaya çıkarır. Bu da çok çeşitli hastalıklara neden olur ve bunların başında; hafif beyin kanaması, unutkanlık, konsantrasyon zafiyeti, anlama zafiyeti, hafıza zafiyeti, güç zafiyeti, baş dönmesi, hemen yorulma, işin sonunu getirememe, uyku rahatsızlıkları, beyinde oksijen azlığı (hipoksi), beynin beslenme zafiyeti, dermansızlık, depresyon, baş ağrısı, iç huzursuzluk, kulak çınlaması, ani sağırlık, korku hissi, bunama (dement), beynin su toplaması (ödem), beyan damarlarının tıkanması, beyinde kan dolaşımı yetersizliği, fortaine (bacak atardamarlarının tıkanması) ve görme bozuklukları gibi rahatsızlıklara karşı kullanılır.
3. GİNSENG PANAX BİTKİSİ HAKKINDA BİLGİ
Kullanılması:
a)Araştırmalara göre başta güç kaybı, güçsüzlük (verimsizlik, iş yapma yeteneğinin azalması), konsantrasyon zafiyeti, yorgunluk ve dermansızlık, bedensel ve ruhsal dengesizlik ve uyumsuzluklara karşı kullanılır.Araştırmalar:
1)1968-1990yılları arasında toplam 37 klinik araştırma yapılmış ve bu araştırmalara 238 sporcu, 527 metabolizma hastası, 943 yaşlı ve 159 Menopoz rahatsızlığı olan toplam 2562 kişi üzerine tedavi denemesi yapılmıştır. Tedavi sonucu 1572 kişinin genel sağlığında iyileşme, 846 kişinin fiziki kabiliyetlerinde iyileşme görülmüştür. Bu klinik araştırmaların 10'unda zihinsel kabiliyetin arttığı, 11'inde metabolizmanın daha iyi çalıştığı tespit edilmiştir.
2) L.D'Angelo, R.Grimaldi, M.Caravaggi, M.Marcoli, E.Perucca, S. Lecchini, G.M.Frigo ve A.Crema 1986'da yaşları 20-24 arasında olan 32 erkek öğrenciye 12 hafta süreyle günde 3 defa 100mg Ginseng ekstresi verilmiştir. Bu tedavi denemesi sonunda öğrencilerin zihinsel güçlerinin arttığı gözlenmiştir. (H.H.B.VI.28)
3) C.Siegl, H.J.Siegl ve ekibi 1979'da yaş ortalaması 71,5 olan 10'u erkek 50'ai kadın toplam 60 huzurevi sakini üzerine Ginseng ekstresi (3x350mg Ginseng tozu) ile tedavi denemsi yapılmıştır. Bu yaşlı insanlara Ginsengin psikolojik, psikofizik durumları ve psikosozial davranışlarına etkileri araştırılmıştır. Ginseng ilacı alanlarda genel durumlarının iyileştiği, günlük işlerinde daha az hata yaptıkları, konsantrasyon ve hatırlama hafızalarının iyileştiği görülmüştür. (Age)
4) E.Dörling, A.M.Kirchdorfer, K.H.Rückert ve ekibi 1980'de yaşları 22-80 arası olan 30 erkek ve 30 kadın üzerinde 12 hafta süreyle günde 3 defa 200mg Ginseng ekstresi ile tedavi denemesi yapmışlardır. Bu tedavi denemesinde deneklerin psikofiziksel drurumları (genel durum, ahenk, konsantrasyon, hafıza ve uyku durumları) üzerinde durulmuştur. Ginseng ekstresi alanların plasebo (etkisiz ilaç deney için) alanlara göre genel durumlarının iyileştiği görülmüştür. (Age)
5) Dr.Dilzegros ve ekibi Kudüs'te Ginseng ekstresi ile nefes yolları 15 hasta üzerinde tedavi denemesi yapmışlardır. Bu tedavi süresi sonunda hastaların sağlık durumunda iyileşme görülmüştür. (ZP.6.97. 355 ve 1.94.349)
4.KEÇİSEDEFİ BİTKİSİ HAKKINDA BİLGİ
Araştırmalar:
1)COLLIP 1923'de bazı şifalı bitkilerden elde edilen maddelerin aynı insülin gibi etki ettiğini fakat daha az etkili olduğunu tespit etmişlerdir. Bu maddelere glukokininler adını vermişlerdir. Daha sonraki yapılan araştırmalarda Gaunidin türevlerinin de (Keçisedefi otunda bulunur) aynı Glukokininler gibi olduğu görülmüş ve aynı değerde sayılmıştır. (LBH.II.78)
2) Müller ve Reinvein Galeginin'in aynı adrenalin gibi bir etkiye sahip olduğunu kandaki şekeri Hydroxygalenin'in düşürdüğünü yaptıkları deneylerle ispatlamışlardır. (II.79)
3) Bir grup Rus ilim adamı da 1974'de Keçisedefi otu ekstresi ile yaptıkları araştırmalarla Hiperglisemi (kandaki yüksek şeker) düşürücü olduğunu ispatlamışlardır. (TP.240)
4) Keçisedefi otunun birleşimindeki Krom'unda aynı şekilde kandaki şeker oranını düşürdüğünü tespit etmişlerdir. (TP.240)Kullanılması:
a)Araştırmalara göre kandaki şekeri düşürmek için kullanılır.
5.SARI KANTARON BİTKİSİ HAKKINDA BİLGİ
Araştırmalar;Kılıçotunun birleşimindeki Naphthodianthoron türevlerinden Hypericin ve Pseudohypericinin Monoaminooxidasan salgılanmasını azalttığı ve böylece depresyonu önlediği iddia edilmekteydi. Son yıllarda yapılan araştırmalarda ise Phloroglucin türevlerinden Hyperforinin biogenen Aminlerden Serotonin, Noradrenalin, Dopamin ve aminoasitlerden GABA (8-Aminobutrikasit) ve Glutamat'ın salgılanmasını artırdığı, depresyonu, korku ve huzursuzluk gibi rahatsızlıkları önlediği tespit edilmiştir. Kılıç otundan elde edilen ekstre, hap, draje ve kapsüllerinden günde 1500 mg etki içeren madde (Hypericin ve Hyperforin) alınması halinde etkisi de ona göre büyük olmaktadır. Bu güne kadar 28 büyük klinik araştırma yapılmıştır 2000 hata üzerinde tedavi yapılmıştır. İşte bunlardan bazıları;
1) Dr.H.Woelk Gieβen Justus-Liebig üniversitesinin kliniğinde 134 hasta üzerinde tedavi denemesi yapmış ve hastalarının %75 oranında iyi-leştiği tespit edilmiştir. Bu rahatsızlıkların başında donukluk, cesa-retsizlik, iç huzursuzluk, baş ağrısı, uykusuzluk ve depresyonu saya-biliriz.(G.M 9.95.14, Nhp 9.94.1275)
2) Schrader ve ekibi korku, depresyon ve uyku rahatsızlıkları olan 163 hasta üzerinde günde 3x1 draje (Kılıç otu ekstresinden elde edilen draje) olmak üzere 6 hafta süren tedavide hastaların büyük oranda iyileştikleri görülmüştür. (Nhk.3.98.77)
3) Dr.H.P.Volz Psikiyatri kliniği (Jena) Kılıç otu ekstresinden elde edilen draje ile toplam 2356 hasta üzerinde tedavi yapmıştır. Başta depresyon, romatizma ve benzeri rahatsızlıklarda ağrı kesici, kanserli urları tedavi ederken ortaya çıkan sinirsel rahatsızlıklara karşı kullanılır. (Nhp.7.98.1138)
4) Darmstadt Psikiyatri Kliniği tarafından depresyon rahatsızlığı olan 209 hasta üzerinde tedavi denemesi yapılmıştır. Bu hastalardan 102'sine kimyasal ilaç Imipramin ve 107'sine Kılıç otu ekstresinden elde edilen draje verilmiştir. Bitkisel ilaç alanları da kimyasal ilaç alanlara göre daha etkili neticeler alınmıştır ve yan tesiri görülmemiştir. (ZP.1.97.50)
5) Ayrıca İngiltere'de depresyonlu hastalar üzerinde 18 ayrı klinik araş-tırma yapılmış ve aynı neticeler elde edilmiştir. Bu araştırmaların haricinde Hamala 1991'de 50, Schmidt 1993'de 65, Sommer 1994'de 105, Vorbach 1994'de 135, Hübner 1994'de 40, Harrer 1993'de 102, Hânsgen 1994'de 72, Quandt 1993'de 88, Reh 1992'de 50, Bergmann 1993'De 80, Wheatley 1997'de 165 ve Schrader 1997'de 159 hasta üzerinde ayrı ayrı mekan ve kliniklerde araştırma yapmışlardır. (ZP 6.98.309.ZP.2.99.77,Nhp 8.98.1227) Çocuklar üzerinde oldukça olumlu bir araştırma yapılmıştır ve çok faydalı olduğu görülmüştür.(ZP.3.02.112)
Kullanılması:
a)Araştırmalara göre Kılıç otu hapı veya ekstresi başta depresyon, korku, sinirsel kriz, stres, saldırganlık, iç huzursuzluk, korku, istem dışı anormallikler (Psiko vegetativ) ile isateksizlik, bitkinlik, ümitsizlik, uyku rahatsızlıkları, sinirlilik, konsantrasyon zafiyeti, aşırı duyarlılık ve hareketsizlik gibi rahatsızlıklara karşı kullanılır.
Mantar olup olmadı aşağıdaki rahatsızlıklardan biri veya bir kaçı varsa veya dilden anlaşılabilir.http://bitkiara.com/gallery2/v/hastalikteshisidil/
Bu rahatsızlıklardan biri veya bir kaçı varsa bağırsaklarınızda mantar var demektir veya dile bakılır.
1-) Şişkinlik, kabızlık, ishal, karında şişkinlik
2-) Makatta kaşıntı ve kızarıklık
3-) Mide ağrısı ve ağız kokusu,
4-) Dişte ve dile beyazımsı, sarımsı veya kahverengi pas gibi tabaka varsa mantar var demektir, hiç bir tabaka çokta aşırı kızarmışsa çok yoğun mantar var demektir.
5-) Aşırı yorğunluk, dermansızlık konsantre olamama, unutkanlık, isteksizlik
6-) Aşırı tatlı yeme isteği ve aşırı açlık duygusu
7-) Kasların titremsi ve kas ağrısı
8-) Nefes darlığı, burun tıkanması, kulak iltihaplanması, sinüzit, faranjit, bronşit
9-) Ense, omuz, sırt ve bel ağrısı
10-) Eklem ağrısı ve şişmesi, dokularda ağrı (fibromiyalji), sle
11-) Deride sivilce, saçların yağlanması, deride kuruma, akne inverse, sedef, ekzem
12-) Küf gibi pis bir koku ve bayanlarda beyazımsı veya sarı akıntılar
13-) Adet halinde aşırı ağrılar mantar enfeksiyonu nedeniyle
14-) Kolit, ülseratif kolit, morbus kron, ibs ve enterit gibi iltihaplı rahatsızlıklar
15-) Kronik böbrek yetmezliği, mesane iltihaplanması, instersistiyel sistit, cinsel isteksizlik, prostatit, vajinit
16-) Mikotoksinler migren, baş ağrısı, depresyon ve panik atakı tetikler
17-) Diabet, kolesterol ve yüksek tansiyonu tetikler
18-) Kurdeşen, kaşıntı, polen alerjisi, besin alerjisi, alerjik astım, atopik ekzem
19-) Skleroderma, otiszm, alzeimer, Parkinson, ms (multiple skleroz)
Gökçek Diyet Kuralları A: Kilolu ve hastalıklı kişilerin dikkat etmesi gereken kurallar. Obez ve hastalıklı kişilerde genelikle mide ve bağırsak problemleri olur. Bağırsaklar besinlerdeki mineral, vitamin ve enzimleri değerlendiremediğinden kişi sürekli fazla yemek yeme zorunda kalır ve kilo alır ve de hastalıklar sürekli çoğalır azalmaz. Bu tür rahatsızlıklar'da Gökçek İksir ve Gökçek Tonik kullanmaları gerekir.
1-) Peynir asla yenememeli, çünkü asidoza sebep olur. Asidozu nötürleştirmk için aşırı mineraller harcanır ve curuf oluşur ve vücudun zayıf noktasına depolanır. Her kişinin bünyesinde değişik noktalarında zayıf dokular vardır. Bu nedenle curuf kişiden kişiye değişik noktalarda yoğunlaşır ve bu curuf içine mikroplar yerleşerek toksik maddeler üretirler. Cüruf nedeniyle kişide vitamin, mineral, enzim ve protein eksikliği oluşur ve bağışıklık sistemi zayıfladığından mikroplar azar, çünkü curuf içindeki mikroplara bağışıklık sistemi etki edemez.
2-) Et ve et mamüleri de aisdoza sebep olur, özelikle de et artıklarından yapılan ve aşırı kimyasal katkı maddeleri içeren sucuk, salam ve sosis iyi değildir, diyet süresince hayvansal ürün yememek gerek. Diyet'ten sonrada sade ve temiz et haftada bir defa yenebilir.
3-) Bakliyat, tahil ve özelikle un mamüleri (ekmek, makarna, mantı, pasta, çikolata vs) hemen hemen nişastadan oluşur, yani nişasta polisakkarid demektir. Poli sakkarid parçalandığında dissakkarid ortaya çıkar ve disakkarid de parçalanınca Glikoz ortaya çıkar. Glikoz bildiğimiz şekerdir. Kandaki fazla şeker yağa dönüştürülerek depolanır. Yani ha et yemeşsiniz ha ekmek her ikisi de yağalanmaya şişmanlığa sebep olur.Çok çiğnemek şartı ile doğal besinler (kepekli ekmek doğal pirinç) yenebilir.
4-) Akşam altıdan sonra yenen yemek sindirilmez, midede ve bağırsaklarda uzun süre kalır mide ve bağırsaklar genişler,sarkar vede deforme olur.. Mide ve bağırsaklar çalışma temposunu bu saat'ten sonra minimum seviyeye indirir. Bu nedenle mecbur kalırsanız yoğurt veya meyve yiyebilirsiniz.
5-) Salataya mutlaka zeytinyağı, sirke ve limonsuyu katımlalıdır ve meyveler yemekten önce yenmeli, böylece bağırsakların peristalik harelketi forma girer. Kabızlık, ishal ve hazımsızlık görülmez. Zeytin yağı katılmadan yenen salata kısa sürede mide ve bağırsakalarda kalır ve dışarı atılır, zeytin yağlı sakata uzun süre mide ve bağırsakalarda kalır ve kişiye doymuşluk hissi verir. Et ve peynir yiyenler bu nedenle kendilerini domyamış hissederler.
6-) ÇOK ÇİĞNEMEK YARI SİNDİRMEKTİR, AZ ÇİĞNEMEK HASTALIKLARA DAVETİYE ÇIKARMAKTIR.Çok yavaş yemek yemeli böylece dilcik çevresin de bir kas oluşur ve besinler tam hazmedilme den bu kas tarafından bırakılmaz, artı besinlere ağız tükrüğün'den yeterince Ptiyalin enzim ismi ile anılan enzim karışır ve buda besinlerdeki mineral ve vitaminlerin değerlendirilmesinde rol oynar.
7-) Siyah çay ve kahve bağırsakları kurutur ve mideyi tahriş eder. Bu nedenle çok kolay gastrite yakalanma rizikosu ve bağırsaklar'da da kuruma nedeniyle pompa gibi çalışan vilüs kanaları fonksiyonlarını yerine getiremez ve kişide vitamin, mineral ve enzim yetersizliği görülür.
8-) Tatlılar özeliklede kola ve fanta gibi içeceklerde aşırı şeker bulunması nedeniyle bağırsaklar'da mantarlar azar. Mantarlar zehirli alkoller, zehirli gazlar ve biyojen aminler (örneğin histamin) üretir ve bu da alerji, kemik erimesi, deri hastalıkları sindirim rahatszılıkları, depresyon vs gibi hastalıklara sebep olurlar.
9-) Yani bol sebze ve az meyve yerseniz hızlı zayıflarsınız, hızlı zayıflama sırasında deri, kas ve dokulardaki cüruf atılmaz. Bu nedenle zayıflayan kişinin güzelliği bozulur ve çirkinleşir. Tanıdığım bir bayan çok kısa sürede zayıflamıştı fakat çok çirkinleşmişti derileri, kasları sarkmış güzü buruşmuştu. Ben arkadaşın hanımını böyle görünce adeta hayalet görmüş gibi oldum. Bir Alman bayan ise yine hızlı zayıflamış kol-, baldır ve karın kasları aşırı sarkmıştı, sarkık kısımları ameliyatla aldılar, fakat yine de çirkinleşmesini önleyemediler. Yağlar erirken aynı zamanda cürufun da erimesi için Gökçek İksir kullanmak şarttır, yoksa zayıflayacağım diye çirkinleşebilirsiniz. Bu nedenle zayıflarken yağlar erir ve cürufu erimezse kişide çirkinleşme olur. Gökçek İKSİRİ ile hem vücudunuzun direnci düşmez, hem de zayıflarken çirkinleşme ve sarkma gibi problemler olmaz, çünkü vücudumuzun çöpcüsü olan lenf sistemini çalıştırır. Çöpcü çöpü toplarsa vücut'ta curuf problemi olmaz. Diyetten sonra yine eski beslenme tarzına dönülmemeli, diyet iki günlük iş değildir, hayat boyu dikkat edilmesiz gereken bir yaşam kuralıdır.
Bazıları neden cam şişe değilde pet kullanıyorsunuz diyorlar, bu pet tarım bakanlığınca gıda da kullanılması uygun görülmüştür.Artı Gökçek Tonik çok yoğun probiyotiklerden lactobasilus ve bifido bakterileri içerir.Günümüzde bir çok yoğurda bu bakteriler katılmaktadır.Bizim üründe bu binlerce kat daha fazladır.Bu faydalı bakteriler laktozu laktik aside dönüştürürken yan ürün olarak karbondioksit çıkar buda şişeyi patlatır.Yani cam olursa şişeler yolda patlar.Yorum yap
-
Reflüyü tekikleyen sebeplerin başında kişinin yemek yerken ve yemekten sonra aşırı sıvı tükemesi nedeniyle mide asidinin kalitesinin düşmesi nedeniyle ortaya çıkan gazın şişkinlik yapmasıdır. Mide asidinin kalitesi bozulursa besinlerde ki bakteriler ölmez ve besinler sindirilemediği için gaz meydana gelir ve bu nednele asit yukarı doğru taşar. Enginar Forte, Boswellia Forte, Spirulina Forte, Karbonat Forte, Gökçek Tonik ve Gökçek İksir, Mantar çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Barsak Mantar ve Bakterileri toksik maddeler üretir ve Karaciğer bu toksik maddeleri arıtmaz ise diğer organlara depolanır ve organlarda çeşitli rahatsızlıklar görülmeye başlar. Günümüzde Bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme mantarları çoğaltır ve vücudun asit-baz dengesini bozulur ve oluşan asitik ortamda mikroplar hızlı çoğalırlar.Aksi halde çok yoğun cüruf oluşur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.n_bilen Nickli öğeden Alıntıslm
ben berlinde yasiyorum ben 8 yildir reflü oldugumu ögrendim her türlü kontrolum yapildi bagirsaklara bakildi, mideme bakildi temiz cikti her hangi zararli bi bakteri bulunamadi.kan testlerimde temiz cikti,lakin bende asiri derecede bir nefes kokusu olusuyor yediklerime dikkat ediyorum sogan sarimsak benzeri kolkulu soslari hic yemediggim halde bu koku bazen odadaki herkesin farkettigi kadar yogun oluyor...ilac tedaviside sonuc vermedi. lütven bu konuda bana yardimci olun nasil ve ne ile gecirebilirim bu durumu? cevabinizi bekliycem.
saygilarla nur.Yorum yap
-
Bağırsaklarınız Mantar dolu şekerli besinler ve nişastalı besinleri zehirli gazlar ve zehirli alkollere dönüştürüyor. Boswellia Forte, Enginar Forte, Gökçek TONİK ve Gökçek İksir, Reflü çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Barsak Mantar ve Bakterileri toksik maddeler üretir ve Karaciğer bu toksik maddeleri arıtmaz ise diğer organlara depolanır ve organlarda çeşitli rahatsızlıklar görülmeye başlar. Günümüzde Bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme mantarları çoğaltır ve vücudun asit-baz dengesini bozulur ve oluşan asitik ortamda mikroplar hızlı çoğalırlar.Artı o, bu, şu diyet değil Peygamber Diyetine göre beslenmek gerekir.Peygamber Diyetinde kişi de 1 gram yağlanma olmaz çünkü bünyemiz yağları yakıcı leptin salgılar.Aksi halde çok yoğun cüruf oluşur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.e.deniz Nickli öğeden Alıntımide ve bağırsak rahatsızlığı hakkında
Ben yıllardır mide ve bağırsaklarımda sıkıntılar yaşıyorum.Midede gaz sancıları, reflü hibi şikayetlerm ve teşhislerim var. Kalbinin alt köşesine doğru gaz sancılarım oluyor. WC'em çok düzensiz. Genelde dışkım bazen çok sulu ve parlak bazende koyu kahverengi curuf gibi bazen yediğim yemekleri görebiliyorum. (özellikle ıspanak yediğim zaman) nohut, kurufasulye ve pilav yediğimde midem patlayacak gibi şişiyor. makatımda büyük abdestimden 10 dakika sonra başlayan bir yanma ve kaşıntı oluyor. Bazen o kadar rahatsız ediyorki ağlayasım geliyor. Daha önceki kolonoskopimde (5 yıl önce) spastik kolon teşhisi kondu ve 1 adet nospesifik kolit tespit edildi. Yakılarak alındı. Midemde yapılan endoskopide (3 sene önce yapılan işlem)Reflü teşhisi kondu ve yemek borusunun mide girişinde ufak bir tahriş görülmüştü (3 sene önce yapılan işlem) artık bu işlemleri yapmaya korkuyorum.
Dilimde dil pası (beyaz renk) var. Arka kısma doğru hafif sarımtırak, dilimin bana göre sağ tarafında diş izleri oluyor. Dilimin altında sağlı sollu morluklar var.
Daha önce 1 kür gökçek iksir ve tonik kullandım fakat kısa sürede etkisini görmedim. Bana hangi ürünlerinizi tavsiye edersiniz. Cevabınızı merakla bekliyorum.
Saygılarımla
Erdal DENİZYorum yap
-
Bebeklerde Reflü Tedavisi, Bebeklerde Reflü Sorunu, Bebek Reflüsüne Çözüm
Reflü İçin Bitkisel Çaylar, Reflü Çayları, Reflü Tedavisinde Doğal Çözüm,
Reflü Çayları, Reflü İçin Bitkisel Çaylar, Bebeklerde Reflü Tedavisi, Bebeklerde Reflü Sorunu,
Midenin Çalışma Sistemi, Reflüye Bitkisel Çözüm, Ramazan'da Reflü Vakaları
Reflü Tehlikesi, Reflüye Doğal Çözüm, Reflü Tedavisinde Doğal Çözüm, Reflü İçin Şifalı Bitkiler
Türk Usulü Oruç Tutmak, Oruç Tutanlar Dikkat Reflü Olabilirsiniz, Ramazanda Reflüye Olmayalım
Yorum yap

Yorum yap