Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Reflü nedir?gastroözefageal: mide içeriğinin mideden yemek borusuna geri kaçması

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • Reflü nedir?gastroözefageal: mide içeriğinin mideden yemek borusuna geri kaçması

    Reflü nedir?gastroözefageal: mide içeriğinin mideden yemek borusuna geri kaçması
    Reflü nedir?gastroözefageal: mide içeriğinin mideden yemek borusuna geri kaçması



    SENGUL Nickli öğeden Alıntı
    ozefagus reflusu icin tavsiyeler bekliyorum
    Birçok bilim adamı reflü şudur, reflü budur diyor ama neden? niçin? böyle bir rahatsızlık var vede tedavisi nasıl olur bu konuda hiç bir bilgi yok. Aşağıdakidaki geniş açıklamayı özetliyecek olursak. Sindirim organalrının yorulması nedeniyle (bulaşıcı hastalıklar, aşırı hayvansal besinler, alkol, sigara vb.) Enzimlarin, bazların ve asitlerin kalitesi düşer. Sindirim salğılarının kaliteisnin düşmesi aşırı sağı salğılamayı gerektirir. Buda Reflüye sebep olur. Tedavisi sindirim organalarının yeniden kaliteli salğı salğılamasını sağlamaktır. Buda curufların vücuttan ayıklanaması ve atılması ile mümkündür.

    Kara Halile
    Forte, Kordisep Forte, Gökçek Aloe Vera Jel ve Gökçek İksir, Mantar çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Barsak Mantar ve Bakterileri toksik maddeler üretir ve Karaciğer bu toksik maddeleri arıtmaz ise diğer organlara depolanır ve organlarda çeşitli rahatsızlıklar görülmeye başlar. Günümüzde Bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme mantarları çoğaltır ve vücudun asit-baz dengesini bozulur ve oluşan asitik ortamda mikroplar hızlı çoğalırlar.Artı o bu şu diyet değil Peygamber Diyetine göre beslenmek gerekir, yani günde sadece 2 öğün ve ara öğün yok ve her lokmayı en az 30 defa çiğnemek gerekir.Peygamber Diyetinde kişi de 1 gram yağlanma olmaz çünkü bünyemiz yağları yakıcı leptin salgılar.Aksi halde çok yoğun cüruf oluşur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.




    Asidoza karşı etkili doğal ürünler

    1. Dahili olarak Gökçek İksiri gerekir. Gökçek Toniklede bağırsak florası rejenerasyon (tahirp olan dokunun onarılması ) olur.

    2. Bazik Tuz veya Karbonat iyi gelir fakat etkileri geçicidir. Akut hallerde kulanılır.

    Asidoz:Helicobacter pylori isimli bakteri asidoz nedeniyle yayıflayan mide ve onikiparmak bağırsağına daha kolay yerleşir.

    Bir çözeltide varlığı ile bir asit veya bir alkalinin eklenmesinden oluşan pH değişmelerini azaltan kimyevi maddelere tampon adı verilir. Vücudun kimyevi tamponları içinde 4 ana tampon sisteminden söz edilebilir: Eritrosit-Hemoglobin tampon sistemi, protein tampon sistemi, fosfat tampon sistemi ve bikarbonat-karbonik asit tampon sistemi. İnsan bünyesinde, kanın pH'sı bir ömür boyu belirli bir denğede tutulmakta olup ortalama pH:7,4'dır. İnsan ömrü boyunca, yaz ve kış, gece ve gündüz demeden kanın pH'sı sabit tutulmaya çalışılmaktadır. pH'da çok az bir oynamanın (asit veya baz (alkali) 02 oranında dahi kayma olunca hayati tehlike olur. Yani pH'sı 7,35'in altı veya 7,45'in üstü olursa hayati tehlike olur. pH'nın korunmasında vücudun tampon sistemleri ve bu arada akciğer ve böbreğin büyük rolü vardır. Akciğer ve böbreklerde asit iyonların dışarı atılır. Bikarbonat-karbonik asit tampon sistemi tampon sistemler içinde adından en fazla bahsedilen bir sistemdir. Bikarbonat-karbonik asit sistemi, zayıf bir asit ve bunun kuvvetli bir bazla meydana getirdiği tuzun karışımından ibaret bir sistem olup, diğer bütün tampon sistemlerin tabi olduğu kanunlar uyarınca çalışır.

    Vücudumuzda 100 trilyon hücredeki metabolik değişimler yani hücrede enerji oluşumu sırasında karbonikasit (H2CO3) çıkar ve ayrıca bazı besinler (et, peynir ve mamüleri) ve içecekler (siyah çay, kahve ve kola) vücudun asit oranını aşırı yükselir. Eritrosit-Hemoglobin tampon sistemi ve sodyumbikarbonat (NaHCO3) karbonikasidi tampon sistemi ile vücudun aist-baz denğesi korunur. Karbonikasit ve laktikasit (sütasidi) su ve karbondiokside dönüşür ve buda böbrekler ve akciğer tarafından dışarı atılır. Dışarı atılamayan asitler mineraller tarafından tuza (asidik tuzlar, bazik tuzlar veya halojenik tuzlar, yemek tuzu değil) dönüştürülür, sonra bağdokularına CURUF şekline yerleşir (depolanır) ileride atılmak için. Bu sürekli depolama hücre ve dokuların beslenmesini engeller. HCO3 + X (metal, ametal helogen, örneğin sodyum, klor, flor, kalsiyum, magnesiyum vb.)------>HCO2X oluşur. Ve bu CURUFTUR ve bu curufa ileride bakteri virüs ve mantarlar yerlaşerek zehirli gazlar, zehirli alkoller ve hormona benzer biyojen aminler üretirler. Vede sayısız hastalıkların merkezi oluşur.

    Kanda ve hücreler arası sıvıda karbonik asit, asetik asit, fosforik asit, sülfirik asit ve sütasidi (laktik asit) yoğunlaşması kalp kaslarına zarar verir ve kalp krizi ortaya çıkar. Ayrıca beyin kanaması, kandolaşımı anormalikleri ve müzmin iyileşmeyen yaralar görülür. Hemoglobin ve sodyumbikarbonat asidin bir kısmını tampon sistemi ile baza çevirir ve asitlenmeyi önler. Tabii vücutta yeterince mineral varsa, yoksa depoluyarak CURUF oluşturur. Bu nedenle derin nesfes alınca daha çok karbondioksit dışarı atılır ve buda vücuttaki asidin azalması demektir. Mide tarafından tuz ve karbonikasidin sodyumbikarbonat ve tuzasidine çevrilmesi ile ortaya çıkar. ( NaCl + H2CO3 ----> NaCO3 + HCl ) Mide derisi bir kaç tabakadan oluşur iç tabakalar bu görevi görür. Tuz asidi midenin içine verilirken sodyumbikarbonat Pankreasa gönderilir.

    Kanın pH-Değeri 7,4?dır, yani hafifi bazik olup bu değer 7,35-7,45 arasında hafif değişebilir. Vücüdumuzdaki bir çok metabolizma hareketleri sonucu (proteinler parçalanınca fosforik asit, sülfirik asit, yağlar ve karbonhidratlar parçalanınca asetik asit va karbonik asit oluşur.) asit oranı yükselir ve bunun beli bir zaman sonra yeniden normal seviyeye gelmesi gerekir. Bazik olan minereallerle (potasyum, sodyum, kalsiyum, magnesyum) gibi) kanın asit-baz denğesini sağlamada önemli rol oynar. Bilindiği gibi tuzun yapısı sodyum ve klorid isimli iki elementten oluşur. Şayet kişi aşırı et, peynir ve mamülleri, tatlılar yer ve siyah çay, sigara ve alhol içerse kandaki pH-değerinin asitlesmesine sebep olur, çünkü bu besinler asitleşmeye neden olurlar.

    Bağırsaklarda pH-Değeri 5-7 arası olması gerkir, yani hafif asidik bir ortam olması gerekir. Bağısakflorasının en önemli faydalı bakterisi olan laktikasitbakterileri (sütasidibakterileri) ancak bu ortamda yaşayabilirler. Bagirsakflorasini oluşturan bakteriler lifli besinleri parcaliyarak yağasitlerine dönüştürürler, bu insan sağliği için cok önemlidir. Bağirsakforasi ayni zamanda B12 ve K2-Vitamini gibi önemli vitaminleride yaparlar. Bu ne demek, bu kişi şayet lifli besinler (sebzeler, meyveler ve kepekli un mamüleri) yemezse avitaminoza (vitaminyetersizliği) ortaya cikar.

    Bağırsakalrdaki zehirli gaz dışarı atılmazsa sindirim salğılarına karışır ve zehirlenmeye neden olur.

    Kalp kaslarının pH'sı 6,9 yani çok hafif asitli ortamdadır, fakat 6,5'in altına düşerse kalp krizi olur.

    Asitleri lenf bezi asidik tuz çevirirken şişer.

    Asidoz nedeniyle mantarlar özeliklede bağırsak mantarları çoğalır.

    Asidozla birlikte amoniak, aflotoksin ve aldehidler çoğalır ve bunlaer başta karaçiğer ve beyine zarar verirler.

    Asidoz nedeniyle küçük kandolaşımı anormalikleri ortaya çıkar ve basur oluşur.

    Tatlı besinler metabolik değişimler sonucu aside dönüşür. Bu asidi atmaya çalışır aramazsa curufa dönüştürerek depolar.

    Fazla yağlar (et ve peynir) asetikaside buda asetik tuzuna dönüşür. Bu nedenle Et mamülerindeki protein ürük aside dönüşür, buda ürikasit tuzuna dönüşerek curuf şeklinde depolanır.

    Asitler asidik tuza dönüşürken aşırı oranda sodyum, potasyum ve kalsiyum gibi mineraller harçanır. Asitleri nötürleştirmekte veya hücre yapımında kulanılması gereken mineraller azalır.

    Hücre asitlenmesi ve curuflanması nedeniyle hücreler sertleşir. Örneğin Eritrozitler sertleşince oksijeni ve besleyici maddeleri hücrelere kadar taşıyamaz çünkü esnekliğini kaybeder.

    Asidoz nedeniyle nefes darlığı ortaya çıkar çünkü eritrozitler oksijen taşımakta ve ve kılcal damarları çemkete zorlanır.

    Asidozla birlikte kanda proteinde varsa kanın akışı yavaşlar çünkü koyulaşır.

    Curuf için harçanan mineraller saç, kemik ve kemikten alındığından, kemiklerin yoğunluğu azalır, tırnaklar kırılır ve saçlar dökülür.

    Curufun sertleşmesi deride şişli,klere yani selülite sebep olur.

    Asidoz nedeniyle iğne şekilinde asit kristalleri oluşur ve bu kristaller kıkırtakları tahripeder ve neticede disklerde beslenemez ve disk fıtığı görülür ve eklemler deforme olur.

    Asit kristalleri sinir hücrelerine batar ve sinirsel ağrılar görülür.

    Asitlenme kolesterolada sebep olur. Asit kandaki kalsiyumu kendine bağlar, kanda kalsiyum bulamazsa damarların iç duvarındaki kalsiyumu alır ve buradada bulamazsa kemiklerden kalsiyum alır. Alınan kalsiyum yerine kolesterol görev alır. Şayet sürekli azalan kalsiyum yerine kolesterol eklenirse damarlar sertleşir. Bu sertleşen damarlar mesela tansiyonun yükselmesi ile birlikte damarın iç duvarında çentikler (küçük yırtılmalar) görülür. Bu yırtıklarda kolesterolla yamanır ve sürekli damarlar sertleşir. Kemiklerde bir miktar kalsiyumun eksilmesi büyük bir problem olmayabilir ama kanın çok hafif asitlenmesi ölüm demektir.

    Kemo terapi gören ağır hastalarda aşırı hücre ölümü görülür, hücre ölümleri kandaki ürikasidi artırır. Bu nedenle eksilen kalsiyumu açil olarak damardan takviyeetmek gerekir.

    Fosforasitli içecekler (limonata) kandaki ve kemikteki kalsiyumu dışlar ve onun yerine geçer. Böylece kemik erimesi görülür.

    Romatizma bir asidoz hastalığıdır. Et ve peynir yiyenlerde aşırı oranda ürikasit görülür. Bunu asidik tuza çevirmek için aşırı oranda X-Elementleri (sodyum, potasyum, kalsiyum, flor, klor, magnesiyum vb..) gerekir. Ürikasiti Ürikasit kristallerine dönüştürerek depolanır. Böbrekler beli miktarda ürükasiti dışarı atar. Şayet protein alımı devam ederse veya çürük diş varsa (buda sürekli protein parçalanmasına neden olur) böbrekler bu kristalleri dışarı atamazsa, ürikasit tuzuna çevirerek depolar ve bu kristallerde dokuya batarak ağrı verir.

    Midenin zayıflaması veya iltihaplanması nedeniyle kaliteli veya yeterince sodyumbikarbonat üretemez. Buda vücutta asitlenmeyi önleyen en önemli faktör olan sodyumbikarbon yetersizliğine vede neticede asidoza sebep olur. Asidoz sonucu: Kalp ve kandolaşımı rahatsızlıkları, kabızlık, romatizma, gut hastalığı, şeker, yağ hazımsızlığı, kanser ve diğer iltihaplı bir çok hastalık ortaya çıkar.

    Et-, peynir ve etmamüleri vücudumuzdaki H+ (hidrojen) ve C+ (karbon) iyonlarının yükselmesine neden olur. Bunu nötüleştirmek için O2- (oksijen) iyonları gerekir ve O2- iyonlari ile birlikte H2CO3 (karbonikasit) ortaya çıkar. Buda H2O (su) idraryoları ile CO2 (karbondioksit) nefesyolları ile dışarı atılır. Aşırı et-, peynir ve etmamülleri ise H2CO3?nin aşırı yükselmesine sebep, buda kanın asitlenmesi demekdir ve bu büyük tehlikedir. Asitlenmeyi durdurmak için küçük beyin akçiğere O2- alımını yavaşlatmayı emreder, O2-alımının yavaşlaması ile birlikte beslenemeyen hücreler nedeniyle kişi hemen yorulur. Uyumakla yorğunluk geçmez, bu nedenle en fazla haftada iki gun et yenmelidir ve asla peynir yenmemelidir.

    Pankreas zafiyeti: Bir diğer faktör ise bilindiği gibi mide asidi olup onu pankreasın salğıladığı sodyumhidrojenkarbonat?la nöturleştirir. Şayet pankreas zafiyeti söz konusu ise o zamanda kandaki asit ? baz dengesi bozulabilir. Asit-baz denğesinin bozulmasi bir çok hastalığın ortaya çıkmasına sebeb olabilir. Bu hastalıkların başında hertürlü allerji, hertü iltahaplı (enfeksiyon) rahatsızlıkları, kronik yorğunluk, belfıtığı, kas ve eklem rahatsızlıkları, mide-bağırsak rahatsızlıkları ve yüksek tansiyona sebeb olabilir. Bu nedenle bazik ağırlıklı besinlerle beslenmek gerekir ve bunlarin basında sebze ve kepekli ekmek gelir.

    Yanlış beslenme sonucu bağırsaklarda pH-7 civarına (nötür) veya hafif üstüne çikarsa, buda besinmaddelerinin sindirimi sırasında ortaya çıkan amonyumu (NH4+) amonyaka (NH3) dönüşmesi demektir. Amonyak nötür, yani positif veya negatif yüklü olmadığından kolaylıkla hücrelere sızar ve buradan kana karışır. Kandaki amonyak biyojen aminler ve mikropların salğıladığı zehirli gazlar ve zehirli alkoller'de karaçiğer tarafından arıtılır. Bu ise karaciğeri aşırı yorar vede asli görevini yapamaz, yanıi enzimler salğılıyamaz hale gelir. Bu durumun uzun sürmesi bağırsakflorasının bozulmasına vede daha çok artık madde ortaya çıkması demektir ve bu şeytan üçğeni bozulmaz ise bir çok hastalığa neden olur. Amonyak hücreler için tehlikeli bir zehirdir, amonyum ise bağırsakmukazasını temizleyici özeliklere sahiptir.

    Mide-Bağırsak zafiyeti: Bir diğer önemli faktör ise mide aşırı katkı maddesi içeren besinler (konserveler, çikolata, keks vb.), soft içecekler (kola, fanta vb.), özeliklede dikkatsizce kulanılan kimyasal ilaçlar ve bunlarında en tehlikelisi olan ve bağırsak florasını ve mide mukazasını tahrip eden antibiyotiklerdir. Böylece zamanla çok kolay gastrit (mide iltihaplanması, midemukazası iltihaplanması ve bağırsak florasının bozulması ve iltihaplanması tabi azalan faydalı bakterilerin yerine MANTARLARIN yerleşmesi. Bunedenle Mide yeterince intrinsic fakrorü (sialinasitli glukoprotein) salğılıyamaz ve bağırsakalrdaki mantarlarda sürekli mikotoksinler (mantar zehirleri) üretir. Intrinsic faktorü B12-Vitamini, Folikasit, Methionin ve minerallerin bağırsaklar tarafından absorbe (emilme) edilmesini sağlar. Yani nasılki diabet hastaları için insulin ne kadar önemli ise besinlerin sindirilmesi içinde İntrinsic faktorüde o kadar önemlidir. İntrinsic faktorünün yetersizliği vitamin ve mineral yetersizliğine sebep olur. Neticede bir çok hastalık ortaya çıkar ve bunlardan bazıları: Allerji, derihastalıkları, sindirim organlarindaki rahatsızlıklar, vb hastalıklar ortaya çıkar. (Nhp 12.03.1722)

    Doğalilaçlarla asidoz, yani kanın asitlenmesi tedavi edilebilir. Bunların başında
    1-) Gökçek İksiri
    2-) Gökçek Tonik
    3-) Bazik Tuz gelir, fakat bu kalıcı bir tedavi değildir, sadece geçici olarak asidi düşürür.
    Kalıcı tedavi sadece Gökçek İksiri ve Gökçek Tonik ile mümkündür. Su alırken asitli su veya içecek (cola, fanta, gasoz) vede özelikle siyah çay asla içilmemelidir. Özelikle içme sularına karbonikasit (gazlı içeceklerin hepisinde mevcuttur.) katılmaktadır, bu ise sağlıklı değildir. Bunedenle naturel su içilmeli vede birleşiminde hidrojenkarbonat olanlar tercihedilmelidir.

    2-) Asit-baz dengesini en iyi ZYE preparatları veya Gökçek İksiri dengelemede yardımcı olabilir. Bu asidoz?a doğru yönelen pH-değerini normala çevirir vede hertürlü mikrobu (bakteri, mantar, virus ve parazitler,) zararsız halle getirir. Ayrıca aradoku ve muhazadaki (sümüksü iç deri; mide mukazası, bağırsak mukazası gibi) artık maddelerin dışarı atılmasını sağlar ve lenf bezelerini çalıştırır (nezleye bak). Ayrıca stres, aşırı çalışma temposuda vücudun asitlenmesine neden olur ve bu nedenle psikolojik rahatlama (izin yaprak veya meditasyonla) gereklidir.

    3-) Pankreas zafiyeti nedeniyle Pankreasın yeterince bikarbont (H CO3-) salğılayaması sonucu ortaya çıkan asidoza karşı karbonat hapı (sodyumhidrojenkarbonat = Na HCO3) alınır, fakat bu kalıcı bir tedavi metodu değildir. Mutlak suretle mide ve bağırsakaların regenerasyonu gerekir. Buda anacak ve ancak Gökçek İksiri ile mümkündür.

    Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.

    Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet

  • #2

    ilker Nickli öğeden Alıntı
    mide rahatsızlığı

    Sayın İbrahim GÖKÇEK Bey Allah'ın selamı üzerinize olsun. İnternet te
    gezinme sırasında sizin adresinize ulaştım. İlgimi çekti. Bilinçli olduktan sonra doğal tedavilerden olan bitkisel tedaviye evet diyenlerdenim; benim rahatsızlığım çok ama; benim ve bazı arkadaşlarda olan doktorlarca bizim şikayetimize göre "REFLÜ" tanısı konuldu. Sizin gökçek iksiri olarak tanımladığınız ilacı bizim rahatsızlığmıza faydası ne şekilde olabilir. Nerdeden ve nasıl temin edebiliriz. Maliyeti ve kullanma şekli ve
    süresi ne kadar olacaktır.

    Bu konuda bizlere yardımcı olacağınız inacındayım. Ayrıca bende "SİNÜZİT", "BOYUN FITIĞI", omuz ve bel bölgelerinde "KİREÇLENMELER" mevcuttur. Mide rahatsızlığı asıl konudur. BELİRTİLERİ: Ağıza gelen acıma veya acı su ve zaman zaman göğüs-mide arasında bere gibi acıyor elle dokunamaz. hale geliyor. Fiziki sersemlik, başdönmesi (anlık) gibi belirtiler oluşmaktadır. Cevabınızı bekliyorum. Merkez/DENİZLİ
    Saygılarımızla;
    İlker bey

    Reflüye karşı Gökçek Tonik gereklidir, bunun 5 litresi 50 ytl günde 3 defa bir su bardağı yemekten önce içmek gerekir, yani 500-600 ml. Sinüzit e karşı Gökçek İksiri gereklidir, yemekten sonra günde 3 defa 1 çorba kaşığı almanız gereklidir.Kırkkilit Forte, Kordisep Forte, Gökçek TONİK ve Gökçek İksir, Kemik çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Barsak Mantar ve Bakterileri toksik maddeler üretir ve Karaciğer bu toksik maddeleri arıtmaz ise diğer organlara depolanır ve organlarda çeşitli rahatsızlıklar görülmeye başlar. Günümüzde Bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme mantarları çoğaltır ve vücudun asit-baz dengesini bozulur ve oluşan asitik ortamda mikroplar hızlı çoğalırlar.Artı o bu şu diyet değil Peygamber Diyetine göre beslenmek gerekir, yani günde sadece 2 öğün ve ara öğün yok ve her lokmayı en az 30 defa çiğnemek gerekir.Peygamber Diyetinde kişi de 1 gram yağlanma olmaz çünkü bünyemiz yağları yakıcı leptin salgılar.Aksi halde çok yoğun cüruf oluşur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.

    Yorum yap


    • #3
      alis Nickli öğeden Alıntı
      alis güler
      Email :dragon2061@hotmail.com
      bende ilerlemis reflü var her gün lansor kullanmak zorundayim. bana ne tavsiyede bulunabilirsiniz
      Kara Halile Forte, Kordisep Forte, Gökçek TONİK ve Gökçek İksir, REFLÜ çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Barsak Mantar ve Bakterileri toksik maddeler üretir ve Karaciğer bu toksik maddeleri arıtmaz ise diğer organlara depolanır ve organlarda çeşitli rahatsızlıklar görülmeye başlar. Günümüzde Bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme mantarları çoğaltır ve vücudun asit-baz dengesini bozulur ve oluşan asitik ortamda mikroplar hızlı çoğalırlar.Artı o bu şu diyet değil Peygamber Diyetine göre beslenmek gerekir, yani günde sadece 2 öğün ve ara öğün yok ve her lokmayı en az 30 defa çiğnemek gerekir.Peygamber Diyetinde kişi de 1 gram yağlanma olmaz çünkü bünyemiz yağları yakıcı leptin salgılar.Aksi halde çok yoğun cüruf oluşur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.

      Yorum yap


      • #4
        [/video]

        Serap Nickli öğeden Alıntı
        merhaba,
        sizin gökçek iksirinizden denemek istiyorum ancak tadının kötü ve içiminin zor olduğu söyleniyor.benim reflü ve gastrit sorunum var. ayrıca kabızlık,kollesterol(260),egzema gibi problemlerim var.genel olarak sindirim problemi çekiyorum bu durumda bana faydası olurmu ,sindirim rahatsızlığı yaşamadan kullanabilirmiyim teşekkürler..
        Öncelikle tadı çok güzel sadece biraz ekşimsi acı, Mide ve bağırsak rahatszılıkları olanların Kara Halile Forte, Kordisep Forte, Gökçek TONİK ve Gökçek İksir, KABIZLIK çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Barsak Mantar ve Bakterileri toksik maddeler üretir ve Karaciğer bu toksik maddeleri arıtmaz ise diğer organlara depolanır ve organlarda çeşitli rahatsızlıklar görülmeye başlar. Günümüzde Bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme mantarları çoğaltır ve vücudun asit-baz dengesini bozulur ve oluşan asitik ortamda mikroplar hızlı çoğalırlar.Artı o bu şu diyet değil Peygamber Diyetine göre beslenmek gerekir, yani günde sadece 2 öğün ve ara öğün yok ve her lokmayı en az 30 defa çiğnemek gerekir.Peygamber Diyetinde kişi de 1 gram yağlanma olmaz çünkü bünyemiz yağları yakıcı leptin salgılar.Aksi halde çok yoğun cüruf oluşur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.

        Yorum yap


        • #5
          ​
          İCLAL TAŞ Nickli öğeden Alıntı
          İCLAL TAŞ
          İBRAHİM BEY
          Benim çalışmayan kendini yok eden guatır hastalığım , reflüm ve müzmin demir, çinko eksikliğim var. Şimdi de kollestrol çıktı doktor zocor diye bir ilaç verdi şiddetli baş ağrısı yapması nedeniyle üç gün aldım bıraktım. Sonra internette alternatif tıp ararken sizi buldum.Önerilerinizi bana söylerseniz çok memnun olurum. Saygılarımla
          İclal kumru
          İclal hanım sadece bu iki ürün gereklidir sizin için, Gökçek Tonik: Günde 3 defa yemekten 15-20 dakika önce 150-200 ml, yani günde 500-600 ml alınamalıdır. Veya basitce günde 3 defa bir subardağı alınabilir. Bu nedenle Gökçek Tonik kulanmanız şarttır. Demir ve çinko yetersizlğinin sebebi bağırsak florasındaki tahribattır. Bunu Gökçek Tonik normal duruma döndürür.

          Gökçek İksir: Günde 3 defa yemekten sonra 2 çorba kaşığı alınınır. Mide ve bağırsaklardaki problem diğer hastalıkları tetikler. Bu nedenle midnizde problem var mı? diyeceğim evet var çünkü reflü var. Artı tiroid bezesinmdeki anormalik ve kolsterola karşı Gökçek İksir gereklidir.Kara Halile Forte, Kordisep Forte, Gökçek TONİK ve Gökçek İksir, Reflü çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Barsak Mantar ve Bakterileri toksik maddeler üretir ve Karaciğer bu toksik maddeleri arıtmaz ise diğer organlara depolanır ve organlarda çeşitli rahatsızlıklar görülmeye başlar. Günümüzde Bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme mantarları çoğaltır ve vücudun asit-baz dengesini bozulur ve oluşan asitik ortamda mikroplar hızlı çoğalırlar.Artı o bu şu diyet değil Peygamber Diyetine göre beslenmek gerekir, yani günde sadece 2 öğün ve ara öğün yok ve her lokmayı en az 30 defa çiğnemek gerekir.Peygamber Diyetinde kişi de 1 gram yağlanma olmaz çünkü bünyemiz yağları yakıcı leptin salgılar.Aksi halde çok yoğun cüruf oluşur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.
          Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

          Yorum yap


          • #6


            cenkay bozkurt Nickli öğeden Alıntı
            İYİ GÜNLER
            BEN REFLÜ HASTASIYIM YARAM VAR BAZEN KAN GELİYOR NE TAVSİYE EDERSİNİZ
            Mrb
            Reflüye karşı Kara Halile Forte, Kordisep Forte, Gökçek TONİK ve Gökçek İksir, Reflü çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Barsak Mantar ve Bakterileri toksik maddeler üretir ve Karaciğer bu toksik maddeleri arıtmaz ise diğer organlara depolanır ve organlarda çeşitli rahatsızlıklar görülmeye başlar. Günümüzde Bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme mantarları çoğaltır ve vücudun asit-baz dengesini bozulur ve oluşan asitik ortamda mikroplar hızlı çoğalırlar.Artı o bu şu diyet değil Peygamber Diyetine göre beslenmek gerekir, yani günde sadece 2 öğün ve ara öğün yok ve her lokmayı en az 30 defa çiğnemek gerekir.Peygamber Diyetinde kişi de 1 gram yağlanma olmaz çünkü bünyemiz yağları yakıcı leptin salgılar.Aksi halde çok yoğun cüruf oluşur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.
            Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

            Yorum yap


            • #7


              bugra taşkent Nickli öğeden Alıntı
              merhabalar ibrahim bey öncelikle hazırlamış olduğunuz site için teşekkür ederim . benim sorunum reflü hastalığı ile ilgili bu hastalık bende 3 ay kadar önce başladı önceleri gögsümdeki agrı hissini gögüs agrısıyla ilgili sanmıştım ama daha sonra laboratuarda yapılan bir kan testinde h.pylori diye bir bakteri çıktı ve şikayetlerime göre reflü teşhisi konuldu. ama tıp da bunu tam anlamıyla tedevisi mümkün olmadığı söyleniyor sadece yediklerime içtiklerime dikkat etmem gerekiyormuş denildi ve en az 3 ay ilaç tedavisi uygulamam gerektigini söylediler. ama ilaçlar bir hafta da bitiyor sabah akşam kullanıldığı için ve her defasında ilaç yazdırmam gerekiyor. ama durumum geregi yüzdesi de beni biraz yıpratıyor. acaba bu reflü hastalıgının bitkisel tedavisi mümkünmüdür eger ümkünse ne kadar zaman kullanmam gerekir ve bana ne kadara maal olur bilgilendirirseniz sevirim. iyi çalışmlar dilerim.
              Mrb
              Evet mümkün Kara Halile Forte, Kordisep Forte, Gökçek TONİK ve Gökçek İksir, Reflü çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Barsak Mantar ve Bakterileri toksik maddeler üretir ve Karaciğer bu toksik maddeleri arıtmaz ise diğer organlara depolanır ve organlarda çeşitli rahatsızlıklar görülmeye başlar. Günümüzde Bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme mantarları çoğaltır ve vücudun asit-baz dengesini bozulur ve oluşan asitik ortamda mikroplar hızlı çoğalırlar.Artı o bu şu diyet değil Peygamber Diyetine göre beslenmek gerekir, yani günde sadece 2 öğün ve ara öğün yok ve her lokmayı en az 30 defa çiğnemek gerekir.Peygamber Diyetinde kişi de 1 gram yağlanma olmaz çünkü bünyemiz yağları yakıcı leptin salgılar.Aksi halde çok yoğun cüruf oluşur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.
              Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

              Yorum yap


              • #8
                efeyle Nickli öğeden Alıntı Mesajı göster
                ben manisadan sizlere yazıyorum.6 ay öncesinde midemde yanma ve karnımda şişlik nedeniyle ilaç kullanmaya başladım ayrıca reflü denilen dilimin üstüne siyaha çeviren mide asiti ağzıma geliyordu.6 aylık zaman müddetince kullandığım ilaç beni geçici olarak rahatlatmasına rağmen tam bir iyileşme sağlanamadı.sabahları kalktığımda yine dilimin üstü simsiyahtı.çok rahatsız oldum ve manisa celal bayar hastanesine gitmeye karar verdim.2 saatlik yolu tepip gittiğimde bana bugün muayene yok sonra gel dediler.oradan bir hemşire 100 ytl yatırırsan muayene olabilirsin dedi geri elim boş dönmeyeyim diye bunuda kabul ettim ama üniversite hastanesinde tek gastroentorolog varmış ve o da bugünlük 2 hasta al fazla alma demiş.yani beni kabul etmedi.sinirlerim haşat olmuş bir şekilde kula ya geri döndüm.akşamına internette gezinirken bağırsak ve mide rahatsızlığı diye yazdım ve googleden arattırdım.böylece gökçek iksirle tanıştım.7 gündür kullanıyorum ve kendi vücudumda meydana gelen değişiklikler aynen şöyle:
                1:mide yanması geçti
                2:karında şişkinlik geçti
                3:farenjit(ayda en az iki kere bende olur ve antibiyotik kullanırdım.antibiyotiklerin vücuduma ne kadar zarar verdiğini yine gökçek beyin sitesinden öğrendim ve ilaç kullanmayı bıraktım.)geçti.
                4:reflü(ağıza acı su gelme dili tamamen yakma)geçti.
                5:her yemekten sonra karnım guruldar ve sanki işlem tüm besinler sindirilene kadar sürerdi ve bende bunu hissederdim.geçti.
                bunların haricinde yemeklerden sonra bana bir uyku basardı ki kendimi yorgun hissederdim.bununda geçtiğini rahatlıkla söyleyebilirim.şu an öyle dinç ve hırslı uyanıyorum ki yataktan.allaha çok şükür iyiyim.ibrahim gökçek beyfendiden allah razı olsun.hiçbir yan etkisi olmayan tamamen bitkilerden oluşan bir tedavi şekli geliştirmiş.çevremde bulunan herkese bunu tavsiye ettim.hatta sipariş vermelerine aracı oldum.buraya yazma amacımda daha çok kişiye ulaşması ve onlarında şifa bulmaları içindir.en az 3 ay daha kullanmayı düşünüyorum vücudumun tamamen arınması için.fakat şu dinçliği çok uzun zamandır arıyordum şükürler olsun şu an çok rahat nefes alıyorum ve erkenden kalkıp mesaiye başlıyorum.gönül rahatlığı ile kullanabilirsiniz.bu konuda tamamen samimiyim.kullanmaya devam edeceğim için ileriki günlerde yine vücutta meydana gelen olumlu değişiklikleri yazmaya devam edeceğim.saygılarımla...


                Efe bey teşekkürler, siz Gökçek İksir ve Gökçek Toniki kullanmaya başladıktan sonra Manisa/Kuladan yoğun siparişler almaya başladık sağolun.Sağlığınıza bu kadar kısa sürede kavuşmanzıda bizi çok sevindirdi, fakat siz yinede 1 ay Gökçek Tonik ve 3-4 ay Gökçek İksir kullanın.Bağırsakların 350 metrekare alan kapladığını ve nokta kadar bir yerede milyarlarca bakteri ve mantarın olabileceğini unutmayın.Kara Halile Forte, Kordisep Forte, Gökçek TONİK ve Gökçek İksir, Mantar çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Barsak Mantar ve Bakterileri toksik maddeler üretir ve Karaciğer bu toksik maddeleri arıtmaz ise diğer organlara depolanır ve organlarda çeşitli rahatsızlıklar görülmeye başlar. Günümüzde Bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme mantarları çoğaltır ve vücudun asit-baz dengesini bozulur ve oluşan asitik ortamda mikroplar hızlı çoğalırlar.Artı o bu şu diyet değil Peygamber Diyetine göre beslenmek gerekir, yani günde sadece 2 öğün ve ara öğün yok ve her lokmayı en az 30 defa çiğnemek gerekir.Peygamber Diyetinde kişi de 1 gram yağlanma olmaz çünkü bünyemiz yağları yakıcı leptin salgılar.Aksi halde çok yoğun cüruf oluşur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.
                Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                Yorum yap


                • #9


                  fatih68 Nickli öğeden Alıntı Mesajı göster
                  bu gökçek iksir ve gökcek tonik le reflü hastalıgımdan kurtulmam ıcın kac gun kullanmam gerekir

                  Gökğüs ağrısına karşı Kara Halile Forte, Kordisep Forte, Gökçek TONİK ve Gökçek İksir, Reflü çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Barsak Mantar ve Bakterileri toksik maddeler üretir ve Karaciğer bu toksik maddeleri arıtmaz ise diğer organlara depolanır ve organlarda çeşitli rahatsızlıklar görülmeye başlar. Günümüzde Bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme mantarları çoğaltır ve vücudun asit-baz dengesini bozulur ve oluşan asitik ortamda mikroplar hızlı çoğalırlar.Artı o bu şu diyet değil Peygamber Diyetine göre beslenmek gerekir, yani günde sadece 2 öğün ve ara öğün yok ve her lokmayı en az 30 defa çiğnemek gerekir.Peygamber Diyetinde kişi de 1 gram yağlanma olmaz çünkü bünyemiz yağları yakıcı leptin salgılar.Aksi halde çok yoğun cüruf oluşur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.
                  Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                  Yorum yap


                  • #10
                    SEDAT AKÇAY Nickli öğeden Alıntı
                    Dogal Tedavi´una Hoşgeldiniz
                    2 yıldır safraya bağlı reflü rahatsızlığım var kullanmadığım ilaç kalmadı. Kesin tedavisi varmı varsa bilgi verirseniz sevinirim.
                    Kara Halile Forte, Kordisep Forte, Gökçek TONİK ve Gökçek İksir, Reflü çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Barsak Mantar ve Bakterileri toksik maddeler üretir ve Karaciğer bu toksik maddeleri arıtmaz ise diğer organlara depolanır ve organlarda çeşitli rahatsızlıklar görülmeye başlar. Günümüzde Bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme mantarları çoğaltır ve vücudun asit-baz dengesini bozulur ve oluşan asitik ortamda mikroplar hızlı çoğalırlar.Artı o bu şu diyet değil Peygamber Diyetine göre beslenmek gerekir, yani günde sadece 2 öğün ve ara öğün yok ve her lokmayı en az 30 defa çiğnemek gerekir.Peygamber Diyetinde kişi de 1 gram yağlanma olmaz çünkü bünyemiz yağları yakıcı leptin salgılar.Aksi halde çok yoğun cüruf oluşur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.
                    Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                    Yorum yap


                    • #11
                      aliderya Nickli öğeden Alıntı Mesajı göster
                      kızım şuan 8 yaşında,41 kg. 141 cm.boyunda.doğduğunda 8 ay boyunca dizanteri tedavisi gördü tahlillerinde mikrop çıkmadı fakat kanamalı dışkısı vardı 8 ay sonunda ben emzirmeyi bıraktım ishali kesildi.fakat oldukca fazla antibiyotik kullandı bu sürede. 3 yıl boyunca yemek yemede sorun yaşadı çok zayıftı,boyu uzamadı 4 yaşından beri sürekli kilo alıyor, doymuyor,ve bel bölgesi yağlandı.doktorlar gelişiminin fazla olduğunu söylüyor ama biz yemesine engel olamıyoruz sürekli kabızlık yaşıyor.iksir ve toniğinizi okudum kızıma faydası olurmu.
                      Sinirli Ot Forte, Kırkkilit Forte, Gökçek Aloe Vera Jel ve Gökçek İksir, Kemik çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Barsak Mantar ve Bakterileri toksik maddeler üretir ve Karaciğer bu toksik maddeleri arıtmaz ise diğer organlara depolanır ve organlarda çeşitli rahatsızlıklar görülmeye başlar. Günümüzde Bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme mantarları çoğaltır ve vücudun asit-baz dengesini bozulur ve oluşan asitik ortamda mikroplar hızlı çoğalırlar.Artı o bu şu diyet değil Peygamber Diyetine göre beslenmek gerekir, yani günde sadece 2 öğün ve ara öğün yok ve her lokmayı en az 30 defa çiğnemek gerekir.Peygamber Diyetinde kişi de 1 gram yağlanma olmaz çünkü bünyemiz yağları yakıcı leptin salgılar.Aksi halde çok yoğun cüruf oluşur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.
                      Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                      Yorum yap


                      • #12
                        funda polat Nickli öğeden Alıntı

                        Merhaba, ben reflü hastasıyım gökçek tonik hakkında yazdıklarınızı okudum ve reflüye karşı kullanıldığını yazmışsınız ayrıca reflü çayı yazmasına rağmen hakkında bilgi edinemedim acilen almak istiyorum ve acilen cevap bekliyorum benim reflüye karşı gökçek tonik mi yoksa reflü çayı mı kullanmam gerekir? Ayrıca bu çaylar reflüyü tamamen tedavi edici mi? Yoksa içmeyi bırakınca yeniden mi başlıyo kesin tedavisi var mı?acil cevap bekliyorum bu derdime deva bulursanız minnettar kalıcam tek umudum bu kaldı. iyigünler
                        Kara Halile Forte, Kordisep Forte, Gökçek TONİK ve Gökçek İksir, Reflü çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Barsak Mantar ve Bakterileri toksik maddeler üretir ve Karaciğer bu toksik maddeleri arıtmaz ise diğer organlara depolanır ve organlarda çeşitli rahatsızlıklar görülmeye başlar. Günümüzde Bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme mantarları çoğaltır ve vücudun asit-baz dengesini bozulur ve oluşan asitik ortamda mikroplar hızlı çoğalırlar.Artı o bu şu diyet değil Peygamber Diyetine göre beslenmek gerekir, yani günde sadece 2 öğün ve ara öğün yok ve her lokmayı en az 30 defa çiğnemek gerekir.Peygamber Diyetinde kişi de 1 gram yağlanma olmaz çünkü bünyemiz yağları yakıcı leptin salgılar.Aksi halde çok yoğun cüruf oluşur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.
                        Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                        Yorum yap


                        • #13
                          umutsuz Nickli öğeden Alıntı Mesajı göster
                          sayın gökçek;12 yıldır mide şikayetim var.3 yıl önce reflü teşhisi kondu.ama asıl şikayetim GÖĞÜS AĞRISI.kardiyolojik bir sebep bulunamadı.reflü kaynaklı denildi.bu göğüs ağrısı benim sosyal hayatımı bitirdi.doktorlara hiç güvenm kalmadı(kendi doktorum hariç).ailemi gece yarıları uyandırıyorum,komşular,arkadaşlar beni acillere götürmekten usandılar..ben bu göğüs ağrısından artık usandım...eğer bu ağrımla ilgili bir çözümünüz varsa Allah rızası için beni bilgilendirin.hemen tedaviye başlayalım.çünkü gerçekten hayata küsmüş bir haldeyim.üst komşum geğirti seslerimi duyduğunu bile söyledi.lütfen yardım...saygılar sunarım..
                          Bakteri ve mantarların üretmiş olduğu toksik maddeler mideyi yukarı dıoğru sıkıştırır, sıkışan mide akçiğeri sıkıştırır.Akçiğerde kalbi sıkıştırır.Göğsünüzde ağrıların olması bundandır.Kara Halile Forte, Kordisep Forte, Gökçek TONİK ve Gökçek İksir, Reflü çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Barsak Mantar ve Bakterileri toksik maddeler üretir ve Karaciğer bu toksik maddeleri arıtmaz ise diğer organlara depolanır ve organlarda çeşitli rahatsızlıklar görülmeye başlar. Günümüzde Bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme mantarları çoğaltır ve vücudun asit-baz dengesini bozulur ve oluşan asitik ortamda mikroplar hızlı çoğalırlar.Artı o bu şu diyet değil Peygamber Diyetine göre beslenmek gerekir, yani günde sadece 2 öğün ve ara öğün yok ve her lokmayı en az 30 defa çiğnemek gerekir.Peygamber Diyetinde kişi de 1 gram yağlanma olmaz çünkü bünyemiz yağları yakıcı leptin salgılar.Aksi halde çok yoğun cüruf oluşur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.
                          Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                          Yorum yap


                          • #14
                            İbrahim bey bende olan hastalıklar çok inşallah okur ve yardımcı olursunuz(1991 Yılı hergün alkol alımından dolayı Pankreatit atak oldu Amilaz 1000 Lipaz 4000 seviyelerini çıktı ve bir haftalık bir diyet sonucu normal seviyelere geriledi. Uzun yıllar hem görüntüleme ve kan tahlillerinle takip edildi bir anormallik yaşanmadı. Bunu öncesinde de olan ve bu süreçler içinde devamlı devam eden Bağırsak ağrısı ve İshal hiç geçmedi tetkiklerde de hiç bir şey bulamadılar Kolonoskopi dahil 1995 yıllarında aşırı derecede mide ve göğüs ağrısı ile birlikte yanma hiç geçmedi ve bir sürü tetkik yapıldı Endoskopi de az derecede Reflü olduğu söylendi yüksek yatmam tavsiye edildi genelde sabah yanmalar daha çok oluyordu asit düşürücü ilaçlarla fayda etmese de idare ettik 2001 yılında kalp krizi ve sonucu üç damar bypas oldum fakat o yanmaların haricinde aynı sorunlar devam ediyordu mide Endoskopimi ve sindirim organları ile ilgili tahlilleri yaptırdım normal bu arada 2004 yılında iki kalp damarlarıma 4 stent uygulandı İshal Karın ağrısı gaz hep devam ettiği için aylık periyotlar halinde Pankreas tetkiklerimi düzenli yaptırdım her şey normal ve bu arda değiştirmediğim doktor kalmadı artık kendim doktorculuk oynamaya başladım Ekonomik imkanlar bozulunca SSK doktorlarına gitmeye başladım tetkikleri kendim istiyordum artık (2004 yılında Endoskopi yaptırdım

                            Bulgular
                            Özfagus=Normal
                            Kardiya=Doğal
                            Fundus= Doğal
                            Korpus =Doğal
                            Antrum=Hiperemik
                            Pilor=Doğal
                            Bulbus=Minimal Hiperemik
                            Duod 2 Kıta=Plilerde Minimal silinme
                            Edoskopik Tanı=1-Antral Gastrit
                            2-Duodenit
                            Ref-5

                            Biyopsi-duedenumdan guluten açısından antrumda Üreaz testi erken pozatif Bulgular hafif derecede gluten entorapatisi ve ya diğer malabsorbsiyon nedenleri (Tropikal sprue infeksiyon vb) ile uyumlu olabilir bu sonuç itibarıile Glutensiz diyete başladım gaz harici hiçbir sıkıntım kalmadı tabi ki asitli hiçbir içecek ve yiyecek yememek kaydı ile 08/2009 kalbim durmuş şoklan mış uzun bir yoğun bakım sonucu ritim cihazı (CRT) üç elektrotlu defiblatör cihazı deri altına takıldıktan sonra daha önceden kullandığım kalp ilaçlarında değişiklikler oldu 3 haftadır 1991 yılına geriye dönüş oldu dayanılmaz göğüs kafesinin tam ortası midenin birleştiği noktadan başlayan yangın sancı tüm göğüsümü kaplıyor hemen kalp şüphesi ile doktoruma gittim gastrolojiye git dedi gittim hemen

                            Endoskopi Sonuç=Her şey doğal
                            Tanı= GRADE A”REFLÜ ÖZOFAJİT

                            ilaca devam çözüm yok gastrolog sen yinede kalp tetkiklerini yaptır diyor kardiyoloğa gidiyorum ya diyor daha üç ay önce gerekenleri yaptık seni yıpratmayalım diyor ısrarla hadi efor testi yaptık sonuç çok iyi gastrolog diğer sindirim sistemleri için kan tahlilleri yaptı

                            Biyokimya Sonuç Referans değer
                            Glukoz (akş) 109 70-106
                            ALT(SGPT) 13 0-45
                            AST(SGOT) 22 0-35
                            ALKALEN FOSFATAZ 65 30-120
                            GGT 14 0-55
                            LDH 164 0-247
                            AMİLAZ 102 28-100
                            TOTAL BİLİRUBİN 0,68 0,3-1,2
                            DİREKT BİLİRUBİN 00,8 00-02
                            İNDREKT BİLİRUBİN 0,6 0,3-1,0
                            Demir(FE) 49 70-180

                            Hormon

                            Tsh 1,23 0,27-4,2
                            Serbest t4 1,54 0,93-1,7

                            Seroloji

                            Crp nefelemetrik veya türbidmetrik 1,9 0,00-0,800

                            Hematoloji normal değerler içinde

                            Gastrolog bu değerlerle Safrakesesinden Pankrastan Karaciğerden şüphelenemeyiz değerler normal sen yine kalbine baktır dedi 4aralık 09 akşam yanma ve sancı arttı kardiyologu aradım o gece hastaneye yatış yaptı testler yapıldı serumla 40 mg losek yapıldı rahatladım sabah anjiyo oldum her şey normal ve açık çıktı gastroloğa söyledim iyi olmuş kafadan çıkardık dedi omoprozol içerikli ilaç iyi geliyorsa ona devam et dedi iyi gelen bir şey yok yemek yemeden aç durursam her şey iyi yatarsam hele uykudan uyandırıyor felaket sancı artık her yerden çare arıyorum internette sizi buldum başkaları da var fakat inandırıcı gelmedi bu kadar detaylı anlattım ki sitenizdeki açıklamalara bakarak bana yardımcı olacağınıza inandım inşallah okumaya üşenmezsinizde bana yardımcı olursanız duacı olurum Saygılar Hüdai Şahin
                            Hüdai bey bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız.Antibiyotikler mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Alıç Forte, Kordisep Forte, Gökçek TONİK ve Gökçek İksir, Reflü çayı ve Damar Çayı kullanmanız gerekir.Barsak Mantar ve Bakterileri toksik maddeler üretir ve Karaciğer bu toksik maddeleri arıtmaz ise diğer organlara depolanır ve organlarda çeşitli rahatsızlıklar görülmeye başlar. Günümüzde Bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme mantarları çoğaltır ve vücudun asit-baz dengesini bozulur ve oluşan asitik ortamda mikroplar hızlı çoğalırlar.Artı o bu şu diyet değil Peygamber Diyetine göre beslenmek gerekir, yani günde sadece 2 öğün ve ara öğün yok ve her lokmayı en az 30 defa çiğnemek gerekir.Peygamber Diyetinde kişi de 1 gram yağlanma olmaz çünkü bünyemiz yağları yakıcı leptin salgılar.Aksi halde çok yoğun cüruf oluşur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.
                            Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                            Yorum yap


                            • #15
                              kıvanç polatkan Nickli öğeden Alıntı
                              merhabalar 26 yaşındayım reflü ameliyatı oldum ve ardından sorunlar başladı mide bakterisi sorunu yaşıyorum ör bazen yemeğimi yer yemez tuvalete cıkıyorum ve devamlı ishal oluyorum ilaç tedavisi de uyguladım ama pek işe yaramadı sizce tam olarak ne yapmalıyım bitkisel açıdan şimdiden teşekkürler.kıvanç polatkan, kwancpolatkan@hotmail.com
                              Kıvanç bey bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız.Antibiyotikler mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kara Halile Forte, Kordisep Forte, Gökçek TONİK ve Gökçek İksir, Reflü çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Barsak Mantar ve Bakterileri toksik maddeler üretir ve Karaciğer bu toksik maddeleri arıtmaz ise diğer organlara depolanır ve organlarda çeşitli rahatsızlıklar görülmeye başlar. Günümüzde Bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme mantarları çoğaltır ve vücudun asit-baz dengesini bozulur ve oluşan asitik ortamda mikroplar hızlı çoğalırlar.Artı o bu şu diyet değil Peygamber Diyetine göre beslenmek gerekir, yani günde sadece 2 öğün ve ara öğün yok ve her lokmayı en az 30 defa çiğnemek gerekir.Peygamber Diyetinde kişi de 1 gram yağlanma olmaz çünkü bünyemiz yağları yakıcı leptin salgılar.Aksi halde çok yoğun cüruf oluşur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.
                              Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                              Yorum yap

                              Hazırlanıyor...
                              X