Duyuru

Collapse
No announcement yet.

mantar ve tedavisinde kullanılan bitkiler, mantar mikrobu kana karışırsa

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • #16
    erdal Nickli öğeden Alıntı
    BENİM SİKAYETİM :
    MÜTHİŞ BİR GAZ VAR BENDE 2005 YILINDA HORTUM İLE MİDEME BAKILDI AMA ÜLSER'E AİT BİR ŞEY BULUNAMADI...SADECE YOĞUN BİR SAFRA ÇIKTI ŞU AN ŞİKAYETİM ÇOK ARTTI.. GÖĞSÜMDE AĞRI VE YANMA ÇOK ARTTI... AĞZIMA KÖPÜKLER BİLE GELİYOR... GEGİRİRKEN SANKİ MİDEMDEN SU SESLERİ GELİYOR... BÜYÜK TUALETİM GENELDE YUMUŞAK AMA TAM İSHAL DEĞİL... YEMEKLERDEN SONRA KISA SÜRELİ ŞİŞKİNLİK OLUYOR... REFLÜ OLABİLİR DİYE DÜŞÜNÜYORUMM.. SON ZAMANDA KARIN VE KASIK AĞRILARIDA BAŞLADI.. BANA CEVAP VERİRSENİZ SEVİNİRİM...
    Erdal bey
    Sizin probleminiz bağırsak mantarlarıdır ve tedavisi Karahalile Forte, Kordisep Forte, Gökçek ve Gökçek İksir, Mantar çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (Çin tuzu, mısır şurubu, abur cubur, tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Her Lokma en az 30 defa çiğnenmeli, doğru ÇİĞNEME den yutulan besinler mide başta olmak üzere diğer organlara zarar verir.Hücre merkezlerinde bulunan mitokondrinleri soba veya mini atom sentraline benzetebiliriz.Sobaya kalitesiz kömürü doldurursanız duman içinde kalırsınız ve aşırı artık madde (kül, duman, is) ortaya çıkar.Çiğnenmeyen besinlerde kalitesiz kömür gibi hücreler, hücre araları, bağ dokuları ve bütün organlarda artık madde (cüruf) yoğunlaşmasına sebep olur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.

    Yorum yap


    • #17
      Vücudun sinzi düşmanı: Manatarlar

      Vücudun sinsi düşmanı

      Karınlık ve sıcak ortamı seven mantar, vücudumuza gizlice yerleşir. Mantar hastalığına yakalananların karşılaştığı ilk belirtiler ise karın şişkinliği ve tatlıya olan düşkünlüktür.

      Mantarlar ne öldürür, ne de yararı vardır. Çünkü asalak yaşadığı bireyin, yani geçim kaynağının yok olması işine gelmez. Mantarlar asalak yaşarlar. Daha çok ölmüş bitkiler ve hayvanlar mantarların besin maddelerini oluşturur. Ancak besin maddesi olarak hiç de seçici değillerdir. Bu nedenle toprakta olduğu gibi, havada, suda, yiyeceklerimizde, evlerde ve hatta bazıları canlılarda toplu olarak bulunup, çoğalırlar.

      ZARARLI OLANLAR
      İnsan vücudunda eğer bir mantar sürekli yaşamaya ve ondan beslenmeye başlarsa zararlıdır. Bazı mantarlar kimyasal maddeler salgılayarak deri hücrelerini çözerler ve deri içine girerler. Bu olay bağırsak içinde de olabilir. Eğer bağırsakta beslenmeleri yeterli olmazsa, mantarlar bağırsak duvarının derin tabakalarına kadar iner ve kan damarları içine kadar girerler. Burada kan şekeri ile beslenirler. Mantarların kurnazca uyguladıkları bir yöntem, dış görünüşlerini insan immün sisteminin yabancı kabul etmeyeceği bir biçime sokabilmeleridir. Yani mantarlar çok iyi bir kamuflaj ustasıdırlar. Böylece immün sistem mantarları kendi öz hücreleri sanır ve bunlarla mücadele etmez, yani mantarlara ses çıkarmaz. Ayrıca patojen (hastalık yapan) mantarlar mide asidine de dayanıklıdır. Oysa zararsız mantarlar (ekmek mayası, bira mayası ) ve çoğu mikroplar mide asidinde ölürler. Özellikle şekerli besinlerin fazla tüketilmesi bağırsak mantarları için çok uygun bir beslenme ortamı oluşturur. Mantarlar, maya mantarları, küf mantarları ve dermatofitler olmak üzere üç grupta toplanırlar. Her gruptan mantarlar insanlara zarar verebilir ve çeşitli şikayetlere yol açabilir. Örneğin, küf mantarlarından zararsız olanı (roquefort, camembert peynir küfleri) olduğu gibi, ölümcül hastalıklara neden olan zararlı küf mantarları da vardır. Eğer aşırı miktarlarda küf mantarları havaya karışırsa solunumla akciğerlere girerek, ağır enfeksiyona yol açar. Buna örnek 1922 yılında Mısır'da yaşanmış korkunç bir olaydır. Tutanchamun'un gazabı olarak tanımlanan bu olayda mezarı bulmak için piramide giren araştırma ekibinden 27 insan küf mantarı enfeksiyonu sonucu yaşamını yitirmiştir. Yaklaşık her 5 kişiden biri ya belirli bir süre mantar enfeksiyonu geçirmiştir ya da sürekli mantarla yaşamaktadır. Mantarlar sıcak ve ıslaklığı sever. Ayrıca sürekli olarak besin bulabilecekleri ortamı seçerler. İnsan vücudunda bu koşullar mantarlar için optimumdur. Yani vücudumuz mantarlar için sanki cennettir. En çok yerleşme yerleri de bağırsaklar, idrar yolları, deri, saçlar, tırnaklar ve solunum yollarıdır. Patojen maya mantarlarının oksijene gereksinimleri yok. Bu bakımdan ideal yerleşim yerleri ince bağırsaklardır. Burada mantarlar her zaman bol miktarlarda bulunan besin içerisinde yüzerler. İlk önce kendileri en önemli besin maddelerini alırlar. Artıkları asalak oldukları kişiye bırakırlar. Eğer vücut bağışıklık sistemi güçlü değilse mantarlar ince damarlara kadar yayılırlar ve böylece dolaşımla tüm vücuda ve her organa yayılırlar.

      ENFEKSİYONLAR
      Sadece belirtilere dayanarak mantar enfeksiyonu tanısı güçtür. En bilinen belirtilerden biri karın şişkinliğidir. Bir parça pasta, çikolata ya da bir porsiyon makarnadan sonra karın şişiyor ve ağrıyorsa, bu mantar enfeksiyonu için tipiktir. Karındaki bu şişme 37 derece sıcaklıkta mantarların şekerden gaz oluşturmasına bağlıdır. Karın o derece şişip, gerilir ki, kişide sanki patlayacakmış gibi duygu olur. Sindirim sistemi dışında ciltte de mantarlar yerleşebilir ve kaşıntılı, kepekli lekeler oluşturur. Ciltte mantar yerleşmeksizin de cilt belirtileri bağırsaktaki mantarların metabolizma ürünlerine bağlı olarak ortaya çıkabilir. Bu belirtiler ilk bakışta nörodermit ile karıştırılabilir. Yıllarca başarısız tedavi edilmiş olan bu tür cilt hastalığının mantar tedavisiyle derhal kaybolduğu görülür.

      PERFORMANSI AZALTIYOR
      Mantar enfeksiyonları sıklıkla şeker hastalarının şikayetlerine benzer şikayetlere yol açar. Kişi kendini yorgun hisseder. Fiziksel ve zihinsel performans azalır. Bunun bir nedeni mantarların bağırsaklarda karbonhidratların büyük bir kısmını harcamaları sonucu vücudun şeker ihtiyacının karşılanamamasıdır. Vücuttaki şeker yetersizliğinin yol açtığı tatlıya karşı istek, kişinin fazla yemesine ve kilo almasına neden olur. Bundan dolayı çoğu mantar hastası fazla kiloludur. Bu kişilerin mantar tedavisinden sonra çoğu zaman normal kilolarına indiği görülür. Mantarlar bağırsağın normal fonksiyonu için gerekli olan bağırsak bakterilerine zarar verdiğinden, bağırsak mantar hastalığında kabızlık ya da sürekli ishal ortaya çıkabilir. Enfeksiyonunun klasik bir belirtisi alkoliklerde ya da sarılıkta olduğu gibi, karaciğerde bozukluktur. Çünkü mantarlar aynı zamanda alkol de üretir. Bağırsaktaki maya mantarları şekeri alkole dönüştürür. Oluşan alkol, özellikle karaciğer için çok toksiktir (zehirlidir). Mantar enfeksiyonu olan birçok kişi eklem ve kas ağrılarından yakınır. Bu şikayetler muhtemelen mantarların çoğalması sırasındaki metabolizma ürünlerine bağlıdır. Bu durumda uygulanan romatizma tedavisinin yararı olmaz. Bağırsakta mantar enfeksiyonu olan birçok kişide sürekli olarak burun ve sinüs mukozasında şişme ve tıkanıklık olur. Bağırsak mukozalarında mantarların yaptığı tahriş, diğer mukozalara da - doğrudan mantar enfeksiyonu olmaksızın- yansır.

      Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.

      Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet
      Geniş bilgi için Şifalı Bitkiler ve Alternatif Tıp ismli kitabımızda mevcuttur.

      Yorum yap


      • #18
        cemal Nickli öğeden Alıntı
        Sayın İbrahim Gökcek,

        Sitenizde yazmış olduklarınızı detaylı ve dikkatle okudum. Size hastalık belirtilerimi anlatayım,

        Hayalarım kaşınıyor, göğsümde de kaşıntı ile birlikte gerilme ve dikenlenme oluyor bazen de göğsümde sivilce gibi şeyler çıkıyor. Sorunun en büyüğü yüzümde ve kafa derimde meydana geliyor. Yüzümde çok fazla kuruma oluyor. Kafa derimde de aynısı oluyor. Yüzüm kurumaya başlayınca sanki yüzümde ufak bir böcek dolaşıyormuş gibi ara ara tatlı bir kaşıntılar oluyor. Bu rahatsızlıktan mı? Bilmiyorum ama akşam saatlerinde burun tıkanması oluyor nefes almamı zorlaştırıyor. Bunun yanında çok fazla gaz da yapıyorum ve gazım çok pis kokuyor. Bu sorunumu gidermem için gökcek tonik mi? Almam gerekiyor. Kullanmam gereken başka doğal ilaçlar varsa bunları da yazarsanız sipariş vermek istiyorum. Bana tam olarak bununla nasıl savaşacağımı kısaca yazarsanız çok memnun olurum.

        18 yaşımda yüzümde sivilceler çıkmaya başladı. 26 yaşındayım ve hala yüzümde sivilceler var. Sivilceleri kurutacak diye 6 aya yakın bir süre antibiyotik kullandım (antibiyotiklerin bu kadar zararlı olduğunu bilmiyordum, doktorumda söylemedi) iki rahatsızlık bir araya gelince yüzüm çok kötü görünüyor bu da beni psikolojik olarak yıkıyor. Ben stres yaptıkça hastalık daha da artıyor.

        Yardımlarınız için şimdiden size çok teşekkür ediyorum
        Evet sizde bağırsak mantarı var ve tedavisi için Karahalile Forte, Kordisep Forte, Gökçek ve Gökçek İksir, Mantar çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (Çin tuzu, mısır şurubu, abur cubur, tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Her Lokma en az 30 defa çiğnenmeli, doğru ÇİĞNEME den yutulan besinler mide başta olmak üzere diğer organlara zarar verir.Hücre merkezlerinde bulunan mitokondrinleri soba veya mini atom sentraline benzetebiliriz.Sobaya kalitesiz kömürü doldurursanız duman içinde kalırsınız ve aşırı artık madde (kül, duman, is) ortaya çıkar.Çiğnenmeyen besinlerde kalitesiz kömür gibi hücreler, hücre araları, bağ dokuları ve bütün organlarda artık madde (cüruf) yoğunlaşmasına sebep olur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.
        Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

        Yorum yap


        • #19
          serkan Nickli öğeden Alıntı
          Bağırsak sorunu

          İyi günler hocam.Ben son 1 yıldır bağırsaklarımdan şikayetçiyim.Çok sık miktarda ve afedersiniz,aşırı kötü kokulu olarak çıkıyor.Bilhassa akşamları başlıyor ve sabaha kadar devam ediyor.Ayrıca sosyal hayatta,insan içinde bağırsaklarımdan aşırı şekilde guruldamalar şeklinde kendini gösteriyor.Ayrıca ayaklarım aşırı terliyor hocam.Bu da ayak kokusuna yol açıyor.Şikayetlerimin artması üzerine,internette biraz araştırma yapmaya karar verdim ve tevafuk bu ya,sizin sitenizi keşfettim.Önerdiğiniz çözümleri okuyunca,şikayetimin çözümünü sizde bulabileceğime inandım.Sanırım sorunumun kaynağı bağırsak mantarlarından kaynaklanıyor. Hocam,acaba bu önerdiğiniz tonik ve iksiri kullanırsam,ve dengeli beslenmeye özen gösterirsem,şikayetlerimden kurtulabilir miyim?Bir de bu ürünleri almak istesem,nasıl temin edeceğim hakkında bilgi verirseniz sevinirim.Çalışmalarınızda başarılar diliyorum hocam.Allah yardımcınız olsun.
          Evet
          Karahalile Forte, Sinirli Ot Forte, Gökçek ve Gökçek İksir, Mantar çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (Çin tuzu, mısır şurubu, abur cubur, tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Her Lokma en az 30 defa çiğnenmeli, doğru ÇİĞNEME den yutulan besinler mide başta olmak üzere diğer organlara zarar verir.Hücre merkezlerinde bulunan mitokondrinleri soba veya mini atom sentraline benzetebiliriz.Sobaya kalitesiz kömürü doldurursanız duman içinde kalırsınız ve aşırı artık madde (kül, duman, is) ortaya çıkar.Çiğnenmeyen besinlerde kalitesiz kömür gibi hücreler, hücre araları, bağ dokuları ve bütün organlarda artık madde (cüruf) yoğunlaşmasına sebep olur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.
          Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

          Yorum yap


          • #20
            sakine gül Nickli öğeden Alıntı
            Mantarlar
            Merhaba,bende iki yılı aşkındır ayaklarımda ve özel bölgemde mantar rahatsızlığı var ,hangi doktora gittimse iyileşemedim. Kronik faranjitim var devamlı antibiyotik kullandığım için mantar rahatsızlığına yakalandığımı söylediler, gökçek iksiri iyi gelir mi ne kadar kullanmalıyım bana bilgi verirseniz sevinirim.
            Mrb
            Kasıklarda ve vajina çevresindeki mantar bakteri karışımının oluşturduğu problem genelikle akne inverse ismi ile anılır. Buna karşı Gökçek İksir artı mantar çayı iyi gelir. Tabii doğru beslenmekte önmelidir. Tatlı ve hamurlu yiyecekler mantarları azdırır.
            Karahalile Forte, Ada Çayı Forte, Gökçek ve Gökçek İksir, Faranjit çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (Çin tuzu, mısır şurubu, abur cubur, tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Her Lokma en az 30 defa çiğnenmeli, doğru ÇİĞNEME den yutulan besinler mide başta olmak üzere diğer organlara zarar verir.Hücre merkezlerinde bulunan mitokondrinleri soba veya mini atom sentraline benzetebiliriz.Sobaya kalitesiz kömürü doldurursanız duman içinde kalırsınız ve aşırı artık madde (kül, duman, is) ortaya çıkar.Çiğnenmeyen besinlerde kalitesiz kömür gibi hücreler, hücre araları, bağ dokuları ve bütün organlarda artık madde (cüruf) yoğunlaşmasına sebep olur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.
            Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

            Yorum yap


            • #21
              ilhan hacioglu Nickli öğeden Alıntı
              MİDE VE BAĞIRSAK ŞİKAYETLERİ

              SAYIN İBRAHİM BEY
              SİTENİZİ BİRAZ İNCELEDİM VE BENİMDE BAZI SAĞLIK PROBLEMLERİM VAR MESELA 25 YILDAN FAZLA BİR ZAMANDIR MİDE VE BAĞIRSAK ŞİKAYETLERİM VAR,SÖYLEMESİ AYIP BÜYÜK ABDEST (ÇOK PİS) KOKUYOR,SABAHLARI AÇKARNINA 1 TANE LANZEDİN (LANSOPROZOL) İÇERİKLİ BİR İLAÇ ALIYORUM VE ÇOK YEMEZSEM ACI EKŞİ YEMEZSEM FAZLA BİR ŞİKAYETİM YOK

              AMA ÇOK YEMEK YERSEM VE ACI,EKŞİ ÇOK YERSEM SANKİ MİDEM AĞZIMA GELİYOR.BUNUN DIŞINDA YAKLAŞIK 20 KG FAZLAM VAR. SİZİN İLACINIZ BU KONUDA BANA YARDIMCI OLABİLİRMİ VE NE KADAR SÜRE KULLANMALIYIM VE NE KADAR PARA ÖDEMEM GEREKİYOR.
              SELAMLAR
              İLHAN HOCAOĞLU
              İlhan bey
              midenizde bakteri bağırsaklarınızda mantar bunun tedavisi Karahalile Forte, Sinirli Ot Forte, Gökçek Tonik ve Gökçek İksir, Mantar çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (Çin tuzu, mısır şurubu, abur cubur, tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Her Lokma en az 30 defa çiğnenmeli, doğru ÇİĞNEME den yutulan besinler mide başta olmak üzere diğer organlara zarar verir.Hücre merkezlerinde bulunan mitokondrinleri soba veya mini atom sentraline benzetebiliriz.Sobaya kalitesiz kömürü doldurursanız duman içinde kalırsınız ve aşırı artık madde (kül, duman, is) ortaya çıkar.Çiğnenmeyen besinlerde kalitesiz kömür gibi hücreler, hücre araları, bağ dokuları ve bütün organlarda artık madde (cüruf) yoğunlaşmasına sebep olur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.
              Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

              Yorum yap


              • #22
                Zeki Tabakcı Nickli öğeden Alıntı
                mantar
                Merhaba. Sitenizi inceledim derdime derman olabilirsiniz diye düşünüyorum. benim sağ işaret parmağımda iki tane 3-4 yıllık siğil var ve ayağamda mantar oluşuyor devamlı olarak bunlara karşı bir çözümünüz olurmu acaba. birde aşağıda sizinde belirttiğiniz birçok şikayet bende var heralde bendede bağırsak mantarı var diye düşünüyorum bunlara ne önerirsiniz ve maliyeti nedir. Teşekkürler...

                Mide ağrısı ve ağız kokusu, Aşırı yorğunluk, dermansızlık konsentre olamama, Unutkanlık, isterksizlik, Aşırı tatlı yeme isteği, Kaskarın titremsi ve aşırı aclık duygusu, Nefes darlığı, burun tıkanması, kulak iltihaplanması, Ense ağrısı, Eklem ağrısı ve şişmesi, Deride sivilce, saçların yağlanması, deride kuruma, Küf gibi pis bir koku, Mesane iltihaplanması, Prostat iltihaplanması
                Zeki bey sizde bağırsak mantarı olduğu kesin Karahalile Forte, Sinirli Ot Forte, Gökçek Tonik ve Gökçek İksir, Mantar çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (Çin tuzu, mısır şurubu, abur cubur, tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Her Lokma en az 30 defa çiğnenmeli, doğru ÇİĞNEME den yutulan besinler mide başta olmak üzere diğer organlara zarar verir.Hücre merkezlerinde bulunan mitokondrinleri soba veya mini atom sentraline benzetebiliriz.Sobaya kalitesiz kömürü doldurursanız duman içinde kalırsınız ve aşırı artık madde (kül, duman, is) ortaya çıkar.Çiğnenmeyen besinlerde kalitesiz kömür gibi hücreler, hücre araları, bağ dokuları ve bütün organlarda artık madde (cüruf) yoğunlaşmasına sebep olur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.
                Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                Yorum yap


                • #23
                  ÖMER FARUK BAŞKALE Nickli öğeden Alıntı
                  mantarlar ılgılı
                  merhaba ibrahim bey mantalarlar la ılgılı bır kac sorum olcak. benım kuyruk sokumum da tahmınım mantar var kasıntı var cunkı kasıdıktan sorada kabuk baglıo doktorada gıtmedım. ayrıca son bır bırbucuk aydır el parmaklarımda ufak ufak hafıf beyazımsı lekelr olusma ya basladı tam beyaz degıl ama. acaba buda mantar olabılır mı yoksa vıtılıgo baslangıcı mı dıye suphelenıorum. bu konuda bılgılendırırsenız cok sevınırım ıyı gunler
                  Evet o da mantar ve sizin Karahalile Forte, Sinirli Ot Forte, Gökçek Tonik ve Gökçek İksir, Mantar çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (Çin tuzu, mısır şurubu, abur cubur, tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Her Lokma en az 30 defa çiğnenmeli, doğru ÇİĞNEME den yutulan besinler mide başta olmak üzere diğer organlara zarar verir.Hücre merkezlerinde bulunan mitokondrinleri soba veya mini atom sentraline benzetebiliriz.Sobaya kalitesiz kömürü doldurursanız duman içinde kalırsınız ve aşırı artık madde (kül, duman, is) ortaya çıkar.Çiğnenmeyen besinlerde kalitesiz kömür gibi hücreler, hücre araları, bağ dokuları ve bütün organlarda artık madde (cüruf) yoğunlaşmasına sebep olur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.
                  Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                  Yorum yap


                  • #24
                    Bünyamin SÖZER Nickli öğeden Alıntı
                    mantar, egzema hakkında bilgi

                    Sn.İbrahim Bey,

                    İnternet sitenizi inceledim. Fazla uzatmadan derdimi anlatacağım. 29 yaşındayım. Saç diplerimde aşırı yağlanma var. Kaşıntı, kepeklenme ve hatta yaralar oluşuyor. Uzun yıllardır çekiyorum bunu. Deri Hastalıkları Uzmanı na gittim. Saçlar için Beklazon losyon yazdı. Kullandım. Bittikçe tekrar aldım. Ama nafile. Uzun süre kullanmama rağmen bir sonuç alamadım. Şu an başımın ön tarafında alnımın bitiminde saçların başlangıç yerinde, sağ ve sol kulak üstlerinde ve arkalarında ve de ensemde yaralar mevcut. Banyo da zeytinyağlı sabun kullanıyorum. Hergün saçımı yıkamama rağmen 1 gün içinde sanki hiç yıkamamışım gibi oluyor. Kulak içlerinde de kabuklanma olmaya başladı. Ayrıca kaşlarımda ve sırt bölgesinde. Özellikle sırt bölgesindekiler kaşıntı yapıyor. Psoderm ve Psovate krem kullanıyorum. Bir nebze azaltıyor. Sonra tekrar devam... Ama ben BIKTIM. Tamamen kurtulmak istiyorum. Sizin diğer bitki uzmanlarından farklı olduğunuzu düşünüyorum. Bu sorunun içten geldiğini karaciğerden felan) bende tahmin edebiliyorum az çok. Ama ben bilirkişi değilim. Tek bildiğim artık bu yaralardan, kaşıntıdan, yağlanmadan kurtulmak istediğim. İnanın berbere gitmek istemiyorum utanıyorum artık... Zeytinyağlı, kükürtlü, defneli sabun....kudret narı...beklazon...psoderm..hepsini denedim... Çare olmadı...Lütfen yardımcı olun..

                    Kolay gelsin, iyi günler...
                    Derideki problemlerin sebebi bağırsak florasının bozulmasıdır. Bağırsaklar besinlerdeki vitamin, mineralar ve enzimleri değerlendiremezse problemler çıkar. Mide ve bağırsaklar tedavi edilince diğer problemler kendiliğinden yok olur. Bu probleme karşı
                    Hamamelis Forte, Kordisep Forte, Gökçek Aloe Vera Jel ve Gökçek İksir, Mantar çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (Çin tuzu, mısır şurubu, abur cubur, tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Her Lokma en az 30 defa çiğnenmeli, doğru ÇİĞNEME den yutulan besinler mide başta olmak üzere diğer organlara zarar verir.Hücre merkezlerinde bulunan mitokondrinleri soba veya mini atom sentraline benzetebiliriz.Sobaya kalitesiz kömürü doldurursanız duman içinde kalırsınız ve aşırı artık madde (kül, duman, is) ortaya çıkar.Çiğnenmeyen besinlerde kalitesiz kömür gibi hücreler, hücre araları, bağ dokuları ve bütün organlarda artık madde (cüruf) yoğunlaşmasına sebep olur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.
                    Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                    Yorum yap


                    • #25
                      Adnan kaya Nickli öğeden Alıntı
                      ADNAN KAYA--ANTAKYA
                      Sayın İbrahim Gökçek!
                      --gökçek iksiri siparişini verdim ,size rahatsızlığımdan bahsetmiştim ,bağırsak ve mide rahatsızlığı-bulantı ,kalın bağırsağımdaki beni sürekli rahatsız eden büyük abdest hissi ve içeride aşırı gaz -şişkinlik ve ağrı .bazen kanama oluyor tuvaletimi yaptıktan sonra beyaz sümüksü bir madde geliyor ,kolit-İç basur olabileceğimi düşünüyorum .
                      --Gökçek iksiri bu rahatsızlığı giderirmi,? basur tedavisi için sizin bana tavsiye edeceğiniz ilaç nedir?
                      --sabahları kalktığımda kendimi çok yorgun hissediyorum ,gün içerisinde de aynı ayak bileklerime sırtıma ve gözlerime ağrı oluyor ben bunları hiç yaşamamıştım .vücut dengem bozuldu .spor yapamıyorum ,koştuğum zaman karnım ağrıyor,eğilip kalkmak sallantı bana rahatsızlık veriyor.
                      --beni en çok etkileyen sabah kalktığımda tuvaletimi rahat yapamamam ,kabız ve ishal değilim ne olduğunu ben de bilmiyorum ,bu hastalıktan kurtulma şansım varmı ?hayatımın herşeyini etkiliyor ,

                      --lütfen beni bu konuda bilgilendirin

                      Saygılar
                      Adnan
                      Adanan bey vücudu arıtmak için Gökçek İksir, mide ve bağırsak rahatszılıklarına karşı Karahalile Forte, Kordisep Forte, Gökçek Aloe Vera Jel ve Gökçek İksir, Mantar çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (Çin tuzu, mısır şurubu, abur cubur, tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Her Lokma en az 30 defa çiğnenmeli, doğru ÇİĞNEME den yutulan besinler mide başta olmak üzere diğer organlara zarar verir.Hücre merkezlerinde bulunan mitokondrinleri soba veya mini atom sentraline benzetebiliriz.Sobaya kalitesiz kömürü doldurursanız duman içinde kalırsınız ve aşırı artık madde (kül, duman, is) ortaya çıkar.Çiğnenmeyen besinlerde kalitesiz kömür gibi hücreler, hücre araları, bağ dokuları ve bütün organlarda artık madde (cüruf) yoğunlaşmasına sebep olur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.
                      Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                      Yorum yap


                      • #26
                        Kollarımda ve gögüs bölgemde koyu ve acık renkli lekeler var.doktorlar mantar dediverdi ilaclar bir müddet geçirdi fakat tekrar yenilendi yani kullandıgım ilaçlar pek etkili olmadı.
                        sitenizde gördüğüm tedaviyi uygulamayı düşünüyorum bana yardımcı olabilir misiniz?

                        Yorum yap


                        • #27
                          harbyy Nickli öğeden Alıntı Mesajı göster
                          Kollarımda ve gögüs bölgemde koyu ve acık renkli lekeler var.doktorlar mantar dediverdi ilaclar bir müddet geçirdi fakat tekrar yenilendi yani kullandıgım ilaçlar pek etkili olmadı.sitenizde gördüğüm tedaviyi uygulamayı düşünüyorum bana yardımcı olabilir misiniz?
                          Bu lekelere bağırsaklardaki mantarlar sebep oluyorsa Karahalile Forte, Kordisep Forte, Gökçek Aloe Vera Jel ve Gökçek İksir, Mantar çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (Çin tuzu, mısır şurubu, abur cubur, tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Her Lokma en az 30 defa çiğnenmeli, doğru ÇİĞNEME den yutulan besinler mide başta olmak üzere diğer organlara zarar verir.Hücre merkezlerinde bulunan mitokondrinleri soba veya mini atom sentraline benzetebiliriz.Sobaya kalitesiz kömürü doldurursanız duman içinde kalırsınız ve aşırı artık madde (kül, duman, is) ortaya çıkar.Çiğnenmeyen besinlerde kalitesiz kömür gibi hücreler, hücre araları, bağ dokuları ve bütün organlarda artık madde (cüruf) yoğunlaşmasına sebep olur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.
                          Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                          Yorum yap


                          • #28
                            oguz sahin Nickli öğeden Alıntı
                            gökçek iksiri hakkında

                            Merhabalar,
                            Sizden internet siztenizden haberdar oldum ve bazı problemlerinden dolayı sizden yardım rica ediyorum.Problemlerim şudur; Burnumdan akıntı pek olmamsına karşı genizden bir akıntı olmakta ve çürük balık tadı almaktayım bazen, ağzımın içi çamur gibi oluyor acı tad alıyorum ve koku yapıyor. Sabahları kahvaltı yapmama rağmen 1 saat sonra midem kazınıyor. Bana tavsiye edeceğiniz iksir yada bitkilerden çözüm bulmam mümkün müdür.
                            Şayet mümkünse bitki ve iksirinizden alamk istiyorum.
                            Çok teşekkür ederim.
                            Hayırlı günler..
                            Mantarlara, özeliklede bağırsak mantarlarına Karahalile Forte, Kordisep Forte, Gökçek Aloe Vera Jel ve Gökçek İksir, Mantar çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (Çin tuzu, mısır şurubu, abur cubur, tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Her Lokma en az 30 defa çiğnenmeli, doğru ÇİĞNEME den yutulan besinler mide başta olmak üzere diğer organlara zarar verir.Hücre merkezlerinde bulunan mitokondrinleri soba veya mini atom sentraline benzetebiliriz.Sobaya kalitesiz kömürü doldurursanız duman içinde kalırsınız ve aşırı artık madde (kül, duman, is) ortaya çıkar.Çiğnenmeyen besinlerde kalitesiz kömür gibi hücreler, hücre araları, bağ dokuları ve bütün organlarda artık madde (cüruf) yoğunlaşmasına sebep olur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.
                            Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                            Yorum yap


                            • #29
                              mantar mıkrobu kana karışırsaa..

                              benim öğrenmek istedıgım sey,,bu gokcek ıksır bıze yardım edecek mı? babamın 2haftadır ayakları şişiyordu...doktora gıttı ve ayagındakı mantar mıkrobunun kana karıstıgını soyledıler..şimdi iğne oluyor yuksek dozda ve kandakı o mıkrobu kırmaya calısıyorlar..ben de arastrma yapayım dedım..bu iksirlerın babama bı yararı olurmu?cewabımı maılıme de atın lutfen acıl..tesekkurler

                              Yorum yap


                              • #30
                                nurchin5 Nickli öğeden Alıntı Mesajı göster
                                benim öğrenmek istedıgım sey,,bu gokcek ıksır bıze yardım edecek mı? babamın 2haftadır ayakları şişiyordu...doktora gıttı ve ayagındakı mantar mıkrobunun kana karıstıgını soyledıler..şimdi iğne oluyor yuksek dozda ve kandakı o mıkrobu kırmaya calısıyorlar..ben de arastrma yapayım dedım..bu iksirlerın babama bı yararı olurmu?cewabımı maılıme de atın lutfen acıl..tesekkurler
                                Bağırsaklarda mantar olursa bu mantarlar ağızdan anüse kadar vede bütün solunum yollarını kaplayabilir.Bağırsaklrdaki mantarlar koltualtı ve kasıklarda da akne inverseye vede ayak parmakalarında pişiklere sebep olur.bantarın bekirtileri var,fakat teşhisi çok zordur.Antibiyotik kullanana herkeste mantar olur.

                                Mantarlara, özeliklede bağırsak mantarlarına karşı etkili doğal ürünler: 1. Gökçek İksiri mutlak gereklidir, çünkü vücuttaki curufu temizler ve bağışıklık sistemini güçlendirir.2. Gökçek İksiri ve Gökçek Tonik en etkili ürünlerdir.



                                Mantarlar, mycosis, mikozis, mikoz

                                Mantar ormanda yetişen zehirli veya zehirsiz, yenen veya yenmeyen mantarlar alka gelmemelidir. Bizim burada anlatmaya çalıştığımız mantar virüsler, bakteriler ve parazitler kadar tehlikeli ve hatta bazen dahada tehlikeli olan deri, nefesyolları, ve bağırsak mantarlarından bahsedeceğiz.
                                Mantarlar önce eksojenik (harici) ve endojenik (dahili) mantarlar olmak üzere iki gruba ayırılır. Eksojenik mantarlar deri, tırnak ve ayak mantarları diye üç grupta incelenir. Endojenik mantarlar iki grupta incelenir ve bunlar küf mantarları (aspergillus, …) vede maya mantarı candida albicans, …) Küf mantarı olmadan maya mantarı yaşıyamaz.



                                Küf mantarı ve maya mantarlarının vücuda yerlaşmesi bağırsak florasının tahribatına nedeniyledir.
                                Son yıllarda Almanyada sürekli candida albicansın ne kadar tehlikeli olduğundan bahsediliyor, fakat bu mantarın neden bu kadar çok yayılabildiği ve nasıl olupta bir çok hastalığa sebep olduğu konusunda pek birşey yazılmıyor. İşte burada bu konu matarların yayılmasına antibiyotitik ilaçlar (bakterileri öldürürcü) ve antimikozit (mantarları yokedici) ilaçlar ve kortizonlu ilaçlar en önemli etkenler olduğunu göreceğiz.
                                Küf mantarı hem faydalı hende zararlıdır.
                                a-) Faydaları:
                                1-) Tabiattaki artık maddeleri çürütür
                                ve toprağa dönüştürür.



                                2-) Hayvan ve bitli artıkları ve ölüsünü vede insanın artılkarını toprağa dönüştürtür.
                                3-) İmalat sanayinde üretim aracı olarak kulanılır.
                                4-) Vitamiler, enzimler ve antibiyotikler üretümünde kulanılır.

                                b-) Zararları:
                                1-) Odun, tekstil, kağıt ve besinleri tahripederek milyarlarca zarara sebep olur.
                                2-) Bitki hastalıklarının baş sorumlusu olup, meyve ve sebzeleri tahripeder ve milyarlarca zarara sebep olur.
                                3-) İnsan ve hayvanlarda enfeksiyon ve allerji başta olmak üzere birçok hastalığa sebep olur.
                                4-) Küf mantarlarının üretikleri zehirler (mikotoksinler) kanser başta olmak üzere birçok hastalığa sebep olurlar.

                                Mantar türleri:
                                Mantarlar likenlerle birlikte yaşarlar. Likenler fotosentezle karbonhidratları üretirler ve mantarlarda su ve mineralleri likenlere sunarlar. Böylece problemsiz birlikte yaşarlar. Antibiyotik ilaçların %25’inin küf mantarından eldeedilir. Bunedenle antibiyotik ilaçlar küf mantarlarının gelişmesi ve yayılması için ideal ortam oluştururlar.
                                a-) Maya mantarları: Candida albicans ve kryptokokken en önemlileridir.
                                b-) Küf mantarları: Aspergillus türleri, penicillum, mucor, botrytis, fusarium, alternaria ve cladosporium türleri en önemlileridir.

                                Mantarların yayılışı:
                                1-) Besinlerle küf mantarları yayılır.
                                2-) Kimyasal ilaçlar küf mantarlarının yayılmasına sebep olurlar, örneğin penisillin küf mantarından eldeedilmiştir.
                                3-) Ağır metaller: Bakır ve civa gibi küf mantarlarının yayılmasına sebep olur örneğin eskiden bakır kaplarla yenen yemeklerden dolatı sıksık zehirlenmeler olmuştur.
                                4-) Küf mantarını tenefüs ederek zehirlenme

                                Küf mantarı nerede bulunur?
                                Ahırları, hayvan bulunan evler, hyvan yemleri, tahıl ambarları, nemli veya yaş odalar, ev tozu, eski koltuklar, eski döşeme, tam olarak kurumamış yeni binalar, ağaç mobilya ve lamimnat gibi tahta döşemelerde kulanılan kimyasal ilaçlar, mutfak, besin depolanan kelerler, klimalar, nemli havanınaolduğu mekenlar, süsbitkileri, bitki artıkları, sabunlar ve kozmetik maddeler, diş macunları, kimyasal ilaçlardan: antibiyotikler, antialarjikler, antihistaminikler, kortizon ve mide-bağırsak ilaçları küf mantarları içerirler. Ayrıca kimyasal meteotlarla hazırlanan ilaçlar örneğin B12-Vitamini, penisilin vb. Küf mantarlarından eldeedilir. Buda fayda yerine zarar verir. Bu nedenle doğal yollarla vitaminalınması ve antibiyotikler yerine Gökçek İksiri alınması daha uygundur.

                                Mantar hastalıkları:
                                Deri, tırnak ve ayakta görülen mantar türleri genelikle mukozada mantar olduğuna işarettir. Küf mantarları nefesyolları ve sindirim sistemine, özeliklede mide-bağısak mukozasına yerleşirler. Nefesyollarına yerleşmişse allerji, astım, allerjik bronşit ve mide-bağırsak mukozasına yerleşmişse besinallerjisi, migren, depresyon, hormon anormalikleri vede mide-bağırsak rahatsızlıklarına sebep olurlar.

                                Mikotoksinler (mantar zehirleri):
                                Kronik bronşit, astım, psödo-krup, bronş karzinomu, ishal, kabızlık, bulantı, besinallerjisi, kronik bağırsak ilt. (enterit), kalın bağırsakilt. (kolit), kalın bağırsak ülseri, psodö-allerji, allerji, allerjik astım, kronik bronşit, enfeksiyon ve çoçuklarda hiperaktifitete neden olur. Buna karşı kulanılan kortizonlu ilaçlar küf mantarının yayılmasına neden olduğundan hastalık dahada karmaşı bir hal alır ve daha başka hastalıklarda ortaya çıkar. Mikotoksinler organizmayı taripeder, mutajenik (genetik değişim yaratan), kanserojen (kanser yapıcı), ve teratojenik (organ ve dokuların özürlü olmasına sebep olan) etkilere sahiptir.

                                Mikotoksinler, mantar zehirleri:
                                Küf mantarının zehirlerini yani mikotoksinleri üretmesi besin maddeleri ve hayvan yemleri ile mümkündür. Nemli ekmek hemen küflenirken , kuru ekmek asla küflenmez. Küf mantarı 0-40 derece arasında her zaman mikotoksin salgılıyabilir. Küf mantarının mikotoksin üretimi durdurulamaz, fakat besinler hazırlanırken dikat edilirse küf mantarının yayılması önlenir. En tehlikeli çavdar mahmuzu mantarıdır. Bu mantar ishal, kusma, bulantı, başağrısı, organların ölmesi, sinirlerin tahrip olması, kaslaerda karıncalanma, kramplar, sara vb. Rahatsızlıklara sebep olur.

                                Küf mantarının en önemlileri:
                                1-) Aspergillus flavus
                                2-) Aspergillus fumigatus
                                3-) Aspergitus niger
                                Bunlar çok tehlikeli mikotoksik maddeler olan: Aflotoksin B1, G1, M1, Patulin, Ocratoksin A, Kojiasidi (Cojiasidi) ve Penisilinasidi üretürler. Bu mikotoksinler: Tansiyon düşürücü, mutajen, teratojen, kanserojenje, nefrotoksik etkiye sahiptirler. Küf mantarlarının üretiği bazı zehirler ise östrojen (dişilik hormonu) gibi etkiye sahiptirler.

                                Mikotoksikozlar (Mikotoksinlerin sebep olabileceği hastalıklar):
                                İshal, kusma, mide ağrısı, ağız ve yutakta yanma, kas krampları, nefes alış-verişlerini felçe uğratma, nabız zafiyeti, titreme, üşüme, eklem ağrıları, bazı uzuvlarda uyuşukluk, nefes darlığı, sara, hafıza kayıbı, koma, romatizma, MS (multiple skleroz), Parkinson hastalığı, Lupuserythematodes (kılcal damarlardaki patalojik değişiklikler, kronik yorğunluk, hormon anormalikleri vb hastalıklar

                                Mikotoksikoz türleri:
                                a-) Eksojenik (harici) nedenlerle ortaya çıkan mikotoksikozlar:
                                1-) Küf mantarının yayılması, örneğin: Orman, tahıltarlaları ve binalar
                                2-) Kimyasal ilaçlar ve ağır metaller, örneğin haşerelere karşı kulanılan ilaçlar.
                                b-) Endojenik (dahili) mikotoksikozlar:
                                1-) Mikotoksin içeren ilaçlar
                                2-) Antimikozitikalar (mantarlara karşı kulanılan ilçlar)
                                3-) Küf mantarlarının üretiği besinler

                                Bunlardan eksojenik mikotoksikozları tedavi etmek kolaydır. , fakat endojenik mikotoksikozlar çok problem yaratabilir. Endojenik mikotoksikozlar primeri (birinci) ve sekodori (ikinci) olmak üzere iki gruba ayrılır. Primer mikotoksikozlar direkt olarak küf mantarları tarafından sebep olunan rahatsızlıklar olurken sekondori mikotoksikozlar ayrıca bağırsakların, özeliklede ince bağırsağın tashrip olması nedeniyle daha kompleks bir durum ortaya çıkar.

                                Mantarların semptomu (belitileri)
                                1-) Maya mantarları şeker ve karbonhidratlarla beslenir ve bunlarda ürettiği zehirli gazlar şişkinlik yapar.
                                2-) Nefes darlığı ve kalprahatsızlıkları: Karındaki gaz diyaframı yukarı doğru kalrdırır. Sıkışan akciğer nedeniyle defes darlığı ve sıkışan kalp nedeniylede kalp rahatsızlıkları görülür.
                                3-) Dişeti ve dilde beyaz tabakalar oluşur fırcalamave yıkama ile gecsede yenide oluşur.
                                4-) Deride kaşıntıya sebep olur.
                                5-) Bağırsak mantarlarının aşırı şeker tüketmesi nedeniyle kişinin kanında şeker yetersizliği görülür. Vücudun şeker ihtiyacı giderilemediğinden kişi sürekli şekerli maddeler yer. Sürekli yemek yeme nedeniyle kişi kilo alır ama kilo veremez, bu nedenlede diyetler işe yaramaz.Bazı kişilerde aşırı şişmalığa sebep olur.
                                6-) Bağısaklardaki mantarlar faydalı bakterileri yavaş yavaş yokederek yerini alı. Bu nedenlede kişide kabızlık, ishal vb. Rahatsızlıklar ortaya çıkar.Bu mantarlar sonra idrar yollarına geçer.
                                7-) Kişi alkol içmediği halde ağzı alkol kokuyorsa buna bağırsak mantarlarınaın sebe olduğu alkol üretimindendir.
                                8-) Kronik mesane ve vajina iltihaplanması:Antibiyotik ilaçlar bakterileri öldürürken mantarların yayılmasına neden olur. Böylece daha tehlikeli ve sıksık iltiplanmalar görülür.
                                9-) Eklem ve kas ağrıları: Mnatarların salğıladığı mikotoksinlereklem ve kaslarda yoğunkaşarak ağrılara sebep olur. Bu ağrıların romatizmadanmı mikotoksinlerdenmi olduğu analşılamaz.
                                10-) Yorğun dermansız ve konsentre olamama: Vücut sürekli mantarlar ve zehirleri (mikotoksiler) ile uğraşmaktan kendini regenerasyon (yenilem) yapamaz ve kişi genelikle yorğu olur ve konsentre olamaz.
                                11-) Cinsel isteksizlik: Kişide enerji yetersizliği olduğundan, buda cinsel isteksizliğe sebep olur. Ayrıca mantarların salgıladığı mikotoksinler hormon beneri etkiye sebep olduğundan kadınlarda kısırlığa dahi sebep olabilir.
                                Mantarlar doğum konturol hapları ile dahada çok yayılırlar ,çünkü bu onların besinin oluşturur.
                                Mantarlar her insanda başka rahatsızlıklara sebep olabilir. Bu nedenle bu mantarın rahasızlığı şu değil denemez.

                                Kendini teşhisetme:
                                1-) Ağız kokusu, dişte ve dilde beyazımsı veya sarımsı beyaz pas gibi bir tabaka
                                2-) Mide ağrısı, gastrit, mide ekşimesi, nedeni bilinmeyen karın ağrıları
                                3-) Şişkinlik, kabızlık, ishal, hazımsızlık, enterit, kolit, ülseratif kolit
                                4-) Makatta kaşıntı, kızarıklık ve sümüksü defi-hacet (dışkı)
                                5-) Aşırı yorğunluk, dermansızlık konsentre olamama, unutkanlık, isterksizlik
                                6-) Aşırı tatlı yeme isteği (tatlı ve hamurlu mantarları azdırır) ve aşırı aclık duygusu
                                7-) Adet halinde aşırı ağrılar mantar enfeksiyonu nedeniyle
                                8-) Nefes darlığı, kalp sıkışması, burun tıkanması, kulak iltihaplanması
                                9-) Kas ve eklem ağrıları ve kasların titremsi
                                10-) Ense, omuz ve sırt ağrısı, eklem ağrısı ve şişmesi
                                11-) Deride sivilce, saçların yağlanması, deride kuruma ve küf gibi pis bir koku
                                12-) Mesane iltihaplanması, prostat iltihaplanması ve cinsel isteksizlik
                                13-) Şişmanlığa sebep olur, çünkü glikozu tahrip eder ve kişi sürekli fazla yemek zorunda kalır ve diyetle zayıflaması mümkün değildir.
                                14-) Nihayet besin alerjisi, polen alerjisi, vb. alerji türleri, kaşıntı ve kurdeşene sebep olur.
                                Bunlar dan birkaçı görülürse mantar olbilir.


                                Bağırsaklar da ki mantarlar çoğalırsa kaşıntı alerji ve kurdeşen gibi bir çok rahatsızlık ortaya çıkar.Şayet dilinizin üzerinde ve ortasında veya gerisinde beyazımsı veya sarımsı bir tabaka varsa bağırsaklarınızda mantar var demektir.Bağırsaklarda ki mantarlar ve de midede ki halikobakter pylori toksik maddeler üretir. Zehirli gazlar, zehirli alkoller ve biyojen aminler gibi. Biyojen aminlerden histamin alerjinin sebebidir. Histamin ve kortizon her zaman dengeli üretilir.Mantarlar ve bakteriler tarafından üretilen fazladan histamin alerjiye sebep olur.Alerjiyi önlmek için antihistamikler veya kortizonlu ilaçlar kulanılır ki, bu sivri sinekleri tek tek öldürmek gibidir.Bağırsak mantarları ve gastrite sebep olan halikobakter pylori yokedilirse o zaman bataklık kurutulmuş olur.Gökçek Tonik ve Gökçek İksir bataklığı kurutacak tek üründür.Bağırsaklardaki zararlı bakteri ve mantarlar zehirli gazlar, zehirli alkoller ve hormona benzer biyojen aminler (örneğin alerjiye sebep olan histamin) üretirler.Mantar ve bakterilerin üretiği toksik maddeler kana karışır, karaciğer ve böbrekler bu toksik maddeleri yoketmek için yoğun bir tempo ile çalışırlar ve bu arada bu organlarda da tahribat olur.Tertemiz ırmağa kanalizasyon karışsa ne olur:Tabii ki felaket olur.Aynı şekilde mantar ve bakterilerin üretiği toksik maddelerde aynı felakete sebep olurlar.Ve hastalıkların % 95'inin sebebi mide ve bağırsaklardaki bu mantar ve bakterilerin üretiği toksik maddeler nedeniyle olur.Karaciğer ve böbrekler toksik maddeleri arıtırken hem yavaş yavaş tahrip olur, hem foksiyonları azalır, hemde yağlanır ve curuf bağlar.Vede sayısız hastalıkların merkezi oluşur.

                                Küf mantarı nasıl teşhis edilir?
                                Defi-hacet testi: Defi-hacetinin (dışkı) değişik noktalarından alınan numuneler laboratuara gönderilir ve inceleme sonucunda mantar bulunursa tedaviye başlanır. Çoğu zaman defi-hacet testi yeterli olmamakta ve kişideki mantarlar teşhis edilememektedir. Bu nedenle şüpheli durumlarda kan testi yapılmalıdır. Hemagglutinasion test, yani kanda İmmünglobulin Tip M (İgM) kanda bir hafta gibi kısa süreli devriye görevi yapar, şayet İgM kanda varsa mantarda var demektir. İmmünfloreszenz testi: Burada kanda İmmünglobulin Tip G (İgG) olup olmadığına bakılır, şayet varsa vücutta bir aydır mantarlara karşı mücadele olduğunu gösterir.Fakat genelkile bağırsak mantarları bağırsak mukazasına yapıştığından çoğu zaman teşhisi çok zordur.Bu nedenle belirtileri ile mantar olup olmadığı daha kolay anlaşılır.

                                Küf mantarının tedavisi:
                                1-) Besinlerin bozulmadan atılması gerekir, bozulunca tehlikelidir.
                                2-) Evin temiz tutulması ve küf mantarından korunması
                                3-) Kimyasal ilaçlar, özelliklede küf mantarının yayılmasına sebep olabilecek penisilin ve kortizonlu ilaçlardan uzak durulmalıdır.
                                4-) Spor yapılmalı
                                5-) Hijyene dikkat edilmeli
                                6-) Mantarları azdıran ekmek, mantı, makarna, tatlı yiyecekler ve tatlı içeceklerden uzak durulmalıdır. Talı yiyecek ve içecekler vede hamurlu yiyecekler mantarın ana besinlerini oluşturur.Tatlı yiyeckler sadece baklava çikolata değil, kavun, karpuz ve üzüm gibi tatlı meyvelerde mantarları besler.Bu nedenle dikkatli belenmek gerekir.
                                Küf mantarına karşı en etkili doğal ilaç Gökçek Tonik ve Gökçek İksiri kullanılır.

                                Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.

                                Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet


                                Alerji ve şişkinliğin sebebi bağırsak mantarlarıdır: Sibel hanım tam 10 yıl yakalandığı amansız hastalıklar ki bunların başında özelliklede meyve, fındık, fıstık vb yiyeceklere karışı alerji, iltihaplı hastalıklar ağrılar vb,. Frankfurt ve çevresindeki kliniklerde gitmediği uzman doktor kalmaz. Fakat doktorlar hastalığına teşhis koyamazlar, kız kardeşi bana bunun ne olabileceğini sordu. Bende şayet yemekten sonra şişkinlik oluyorsa, alerjisi varsa ve kalbinde sıkışma gibi haller oluyorsa mutlaka bağırsak mantarı vardır ve bunu teşhis etmek çok zordur dedim. Sibel hanım doktoruna bağırsak mantarı olup olmadığının teşhis edilmesini istemiş, doktorları buna biz karar veririz derlerse de bayanın diretmesi karşısında bir düzine araştırmadan sonra bağırsaklarında 45 cm lik bir kısmın tamamen tahrip olduğunu ve hemen ameliyat olması gerektiğini söylemişler ve ameliyat etmişlerdir. .
                                Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                                Yorum yap

                                Hazırlanıyor...
                                X