Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Saçkıran, Saç dökülmesi, Saç incelmesi, Saç zafiyefi, Saç kırılması, Saç problemleri

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • Saçkıran, Saç dökülmesi, Saç incelmesi, Saç zafiyefi, Saç kırılması, Saç problemleri

    Saçkıran, Saç dökülmesi, Saç incelmesi, Saç zafiyefi, Saç kırılması, Saç problemleri


    İkidünyalı Nickli öğeden Alıntı Mesajı göster
    MerhabalarYaşım 33 evli ve bir kız babasıyım sitenizi Allah'n yönlendirmesi ile bulduğuma inanıyorum bildiğiniz gibi Allah derdi verdiği gibi gerek dağlarda depo ettiği bitkiler gerekse doktorlar vesilesiyle insanlara şifa sunuyor hasta olmasaydık acizliğimizin farkına varamaz Rabbimizinde kusursuz olduğunu anlayamaz ona belkide yalvarmazdık yaklaşık 6 yıldan beri vucudumun belli yerlerinde kaşıntılar olmakta belkide 6-7 kez doktora gittim bana krem veriyorlar bu kaşıntılar belirli süre iyileşme gösteriyor yeniden çıkıyorlar bununla beraber bir süre sonra sakalımda sakal kran baş gösterdi önce bir doktora gittim bana ultralan tavsiye etttiler onu kullandım sonuç alamadım daha sonra iğne tedavisi gördüm başka arkadaşlar iğne tedavisinden sonuç almışlardı ben tam alamadım daha sonra berber tanıdığımız vardı orda sakalımı kanatıp sirke ruhu sürdüler çok acı çekmiştim hangisi tam sonuç verdi bilemiyorum ama sağ tarafımda kapanan bölüm bu sefer sola sıçrama yaptı bir süre sonra saçımda yamalar gözkmeye başladı ultralan kullanmaya devam ediyorum orası kapandıktan sonra bu sefer saçımın başk bölümünde yama baş gösterdi


    son ahvali söyleyeyim vucudumda kaşıntılar gitmedi ,saçımda saç kran tabir edilen yarım parmak büyüklüğünde bir yama var buda bir hafta önce başladı bununla beraber eskiden gür olan saçlarım büyük orantıda döküldü ve halen devam etmekte bunlardan dolayı hiç üzülmüyorum çünkü kadere inanan insanlardan birisiyim saçları veren Allah dökmesinide bilir

    bu vesileyle Allahın yaratmış olduğu imkanlardan yayarlanmak için sizlerdne yardım istiyorum tedavi konusunda ufak bir bilgi verirseniz sevinirim sizin uygulayacağınız ilaçlardan ne orantıda bir fayda sağlayabilirim teşekkürler
    Saç kıranın sebebi bağışıklık sisteminin zayıflaması nedeniyle bakteri ve mantarlarla mücadele edemiyecek duruma gelmiş olmasıdır.SAÇLARI BESLEYEN SAÇ KÖKÜ, saç köküne yeterince vitamin mineral, enzim vs. akabilmesi ve bağışıklık sisteminin mikropları yok edebilmesi için kılcal damarların optimum seviyede olması gerekir.ENGİNAR FORTE, SİNİRLİ OT FORTE, Gökçek Aloe Vera JEL ve Gökçek İKSİR kullanmak gerekir ve isteyenler tedavi sürecini hızlandırmak için Artı MANTAR çayı ve ENFEKSİYON Çayı da kullanabilirler. Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Vücudumuzun bozulan asit baz dengesini Himalaya tuzu ile yeniden düzelir. Örneğin normal tuz ödem, damar sertliği, asidoz vs ye sebep olurken Himalaya tuzu ödemi, asidozu ve damarlarda ki sertliği önler.Her Lokma en az 30 defa çiğnenmeli, doğru ÇİĞNEME den yutulan besinler mide başta olmak üzere diğer organlara zarar verir.Hücre merkezlerinde bulunan mitokondirininleri soba veya mini atom sentraline benzetebiliriz.Sobaya kalitesiz kömürü doldurursanız duman içinde kalırsınız ve aşırı artık madde (kül, duman, is) ortaya çıkar.Çiğnenmeyen besinlerde kalitesiz kömür gibi hücreler, hücre araları, bağ dokuları ve bütün organlarda artık madde (cüruf) yoğunlaşmasına sebep olur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.




  • #2
    CaRLioNe Nickli öğeden Alıntı
    Saç Kıran Olan hastalar kesinlikle Endişe yok. Benim 28 yerimde vardı hepsi metal para büyüklügünde. Aynaya bakmaya korkuyordum toplumdan soyutlamıştım iyice kendimi ve 'Saçkıran hastalıgı sonrasında önlem alınmazsa saç birdaha çıkmaz' sözü iyice korkutmuştu beni Ne yapacagımı bilmiyordum tabi ibrahim beyle tanışana kadar... Sayın ibrahim Gökçek bey sayesinde Gökçek ikisiri ve çayı ile bir adet bile kalmadı artık eski saçlarıma kavuştum hemde çok daha gür Artık çekince bile saçlarım dökülmüyor Şuymuş buymuş inanmayın. Gökçek iksiri Kan Çayı bu ikiliden vazgeçmeyin. İbrahim bey'e burdan teşekkürlerimi iletmeyi bir borç bilirim.Hepinize saglıklı günler.Saygılarımla...
    Evet bir tanıdığm Gökçek İksir, kan çayı içti ve biotin hapı aldı vede hariçen sarımsak süremesini söyledim iyi oldu. Saç kıran genelikle mide ve bağırsakların da problem olanlarda görülmektedir. Her ne kadar stres nedeniyle bağışıklık sistemi zayıflamakta ve bu nednele saçkıran olmakta ise de, eğer bağırsak florası optimal olsa bu problemi hemen düzelir. Fakat bağırsaklardaki mantar veya mideki bakteri vücudun vitamin, mineral,enzim vs alımını engeller. Bu nedenle Gökçek İksir bağışıklık sistemini güçlendirken, Gökçek Tonikte mide ve bağırsakları mikroplardan arındırır. Yani ikisini kulanmakta fayda vardır. Tedavi sürcini kısalmak ve kısa sürede iyileşmek için Gökçek İksir ve Gökçek Tonik kulanılmalıdır. Beni Ukranyadan arıyan Ahmet bey saçkıran olduğunu ve doktorunun buna bağırsaklarındaki mantarın sebp olduğunu söylemiş. Evet bu alanda ilk defa bir doktor doğru teşhiste bulunmuş. Kendisine teşekkür ederiz. ENGİNAR FORTE, SİNİRLİ OT FORTE, Gökçek Aloe Vera JEL ve Gökçek İKSİR kullanmak gerekir ve isteyenler tedavi sürecini hızlandırmak için Artı MANTAR çayı ve ENFEKSİYON Çayı da kullanabilirler. Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Vücudumuzun bozulan asit baz dengesini Himalaya tuzu ile yeniden düzelir. Örneğin normal tuz ödem, damar sertliği, asidoz vs ye sebep olurken Himalaya tuzu ödemi, asidozu ve damarlarda ki sertliği önler.Her Lokma en az 30 defa çiğnenmeli, doğru ÇİĞNEME den yutulan besinler mide başta olmak üzere diğer organlara zarar verir.Hücre merkezlerinde bulunan mitokondirininleri soba veya mini atom sentraline benzetebiliriz.Sobaya kalitesiz kömürü doldurursanız duman içinde kalırsınız ve aşırı artık madde (kül, duman, is) ortaya çıkar.Çiğnenmeyen besinlerde kalitesiz kömür gibi hücreler, hücre araları, bağ dokuları ve bütün organlarda artık madde (cüruf) yoğunlaşmasına sebep olur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır. NOT: Düşük Tansiyon Problemi olanların Alıç Forte yerine Biberiye Forte ve Gökçek İksir yerine Cemre İksir kullanmaları gerekir.


    Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

    Yorum yap


    • #3
      Kronik Böbrek yetmezliği, böbrek iltihaplanması


      sehzadem Nickli öğeden Alıntı Mesajı göster
      Kızımın bu kadar ağır sıkıntıları içinde diğer kız çocugumda yaklaşık 4 yıldır süregelen kronik idrar yolları hastalıgı ile de mücadele etmek zorunda kaldım o dönemler.Bu yaşadıgım süreci de anlatmam gerektiğine inanıyorum.
      Yaklaşık 4 yıl boyunca sürekli kültürde e.coli üremekteydi ve yapılan kültür antibiyograma bakılarak sürekli antibiyotik öneriliyordu kızıma.En son yapılan kültürlerde e.coli ye direnç gelişmişti ve sadece amikozit türevi antibiyotiklere duyarlı görülmüştü.Diğer tüm suşlara karşı direnç geliştirmesi bizide korkutmuştu.Bu dönemlerde hem diğer kızımla mücadele ediyor hemde idrar yollarından muzdarip kızımla uğraşıyordum.Bir çok bitkisel destek ürünü denedim.fakat en fazla 2 ay kadar enfeksiyon dönemini erteleyebildik bu anlamda uzun vadeli bir çözüm olmadı.Mesaneden böbreklere bir kaçış yoktu fakat yinede sürekli e .coli ürüyor bunu gayta ile kontamineye bağlıyorlardı ve malum tek çaresi antibiyotik kullanımıydı.Bu dönemlerde diğer kızıma kullanırken ibrahim hocayla görüşerek idrar yolları için de gökçek iksiri ve böbrek mesane çayı kullanmaya başladık.Bu çay içerisinde altınbaşak denilen bit bitkinin oldugunu söyledi ve çok etkili olacağına inandıgını söyledi hoca bize.Tedaviye iksir ve böbrek mesane çayıyla devam ettik bu süreçte yaklaşık 2 ay kadar sonra hastalık tekrar nüksetti moralim çok bozuldu kızımdan dolayı, ibrahim hoca bana bunun son sıçramalar oldugunu inş.düzeleceğini söyledi.biz iksir ve çaya yaklaşık 1 aydaha devam ettik.Yaklaşık 1 yıl önceydi bu.Şükür ki 1 yıldır diğer kızımda idrar yollarından bir daha muzdarip olmadı.Hala tekrarlayabilir korkusu içimde fakat şükürki yaklaşık 1 yıldır kızım antibiyotik iğnelerinden kurtuldu.
      Muhakkaki her bünye aynı maddeyi aynı şekilde tolere etmeyebilir.Fakat bu yaşadıklarımdan sonra mevlaya şükrediyorum.en büyük endişem maddi hırsların insanların gözlerini karartmaları ve bu rüzgara kendilerini kaptırmaları.bu yüzden inş.ibrahim hoca bu yönde kişiliğinden ve kimliğinden taviz vermez ve ihtiyaç sahiplerine yardımlarına mevla rızası için devam eder.
      Kızınızın sağlığına kavuşması beni sevindirdi. Bu mükemmel bir gelişme. Bizim çay harmanlarının birleşimindeki şifalı bitkiler klinik araştırmaları ile etkisi ispatlanmış şifalı bitkilerdir. Güveniniz için teşekkürler.Fakat sizin 2 ay daha Huş Forte, Ayı Üzümü Forte, Spirulina Forte, Gökçek Aloe Vera Jel ve Gökçek İksir, Böbrek çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Barsak Mantar ve Bakterileri toksik maddeler üretir ve Karaciğer bu toksik maddeleri arıtmaz ise diğer organlara depolanır ve organlarda çeşitli rahatsızlıklar görülmeye başlar. Günümüzde Bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme mantarları çoğaltır ve vücudun asit-baz dengesini bozulur ve oluşan asitik ortamda mikroplar hızlı çoğalırlar.Aksi halde çok yoğun cüruf oluşur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.

      Böbreklerin her birinde takriben bir milyon nefron (süzgeç hücreler) bulunur ve bunların birçoğu bir araya gelerek kanallar oluştururlar, bunların oluşturduğu yumaklara glomerül denir. Glomerülün iltihaplanması (glomerülit) virüs hastalığı olup, böbrek hücrelerini tahrip eder. Glomerülit akut ve kronik olmak üzere iki türü mevcuttur. İmmün sisteminin zayıflaması sonucu böbrekler zayıflar ve iltihaplar yayılır. Antikorlar böbreklerdeki virüsları yok etmek için verdiği mücadelede başarısız olursa hücrelerin yapısı bozulur ve zamanla iflas eder. Bu doğal ilaçlarla tedavi edilebilir ve bunların başında Gökçek İksiri gelir. demişsiniz bende böbrek yetmezliği teşhisi tanısı kondu bana(dialize de giriyorum) bu ürünü ben kullansam bana ne kadar faydası olur? hiç örnek iyileşmiş hasta var mı?şimdiden teşekkürler.

      Gökçek İksiri ve şifalı bitkilerden oluşan özel bir çay harmanı etkili olabilir ama, böbreklerinizin durumu ne durumda bu doğal ürünler tedavi edebilirmi bunu pek bilemiyorum. Yani tahribatın durumunu bilelim. Böbreklerinizi üşütmüş olabirlisiniz, prostatınız şişmiş olabilir, bunlar idrarı tutamamanıza sebep olur. Fakat sadece Altınbaşakotu kulanırsanız kaşıntı yapar, çünkü aşırı oranda iltihap çözülmesinme neden olur. Ve çözülen aşırı iltihap aynı hızla idrar yollları ile dışarı atılamadığından kaşıntıya sebep olur. Bu kaşıntı sonucu kabarcıklar oluğur. Bunu önlemek için özel bir çay harmanı gerekir. ben yıllar önce böbreklerimi üşütüm. Üroloji doktoruna gittim, önce teşhis dedi. İyede dayanamıyorum, çok ağrıyor dedim. Oda bekliyeceksin dedi. Ne kadar bekliyeceğim diye sonunca 15 gün sonra gel tahlil sonuçlarına göre ilaç yazarım dedi. Hitler zamanından kalma yaşlı doktor çok inatcı idi ve hiç dinlemeden kapıyı gösterdi. Doktordan çıkınca eczaneye gittim özel bir çay harmanı hazırlttım ve bunu 3-4 gün içince rahatsızlıklarım geçti. Ama yinede üroloji doktoruna gittim problemin ne olduğunu öğrenmek için. Doktor üşütmüşsün sana antibiyotik yazacağım dedi ve günde kaç tane ve nasıl alacağımı anlatırken. Ben ona artık buna gerek yok şimdi böyle bir problemim yok dedim. Doktor neden dedi ve ben ona şifalı bitki çaylarından bahsetim Adam sen bu işi bilmeden böyle rast gele tatbik edersen zehirlenebilirisn dedi. Bende mesela nasıl olacak bu dediğimde bana Yüksük otunu anlatı ve çok zehirli dozajını ayarlıyamazsan zehirlenir ölürsün dedi. Bende ona zaten bunun D4 Tinküründen aşağısının satılmdığını ve iyi bir kalp ilaçı olduğunu söyledim. Baktiki ben konuşuyorum kim doktor sen mi ben mi dedi ve sinirlendi vede kapıyı gösterdi. Doktor beyin morali bozulmuştu haliyle akıl vermek istediği kişi ona akıl verince çok zoruna gitti. Bu enfeksiyon'dan sonra 9-10 idrar için 4-6 defa büyük defi hacet için tuvalette giderdim. Gökçek Böbrek-Mesane çayından sonra normale döndü. Gökçek Böbrek-Mesane çayı ve Gökçek İksiri vücudunuzdaki curufu (schlaken) temizler ve curuf içindeki bakteri, virüs ve mantarlar açıkta akldığından bağışıklık sistemi bu mikropları yokeder. Antibiyotik alırsanız bağırsak florası bozlur ve çok daha ağır rahatszılıklar ileride çıkar.



      Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

      Yorum yap


      • #4

        songul33 Nickli öğeden Alıntı
        Merhaba İbrahim bey Sirke böbreklere zarar vermezmi?
        Gökçek İksiri:
        Evet eskiden kaliteli sirke bulmak mümkün değildi, ama şimdi artık Türkiyedede kaliteli sirke üretiliyor. Fakat sirke tek başına tedavi etmekte yeterli olmayabilir. Şifalı bitkilerden etkisi Üni kliniklerince ispatlanmaış olan şifalı bitklerinde etkisi unutulmamalı. Tabii bunun için tecrübe şart 22 yıl önce böbreklerimi üşütmüştüm, gittiğim Urolog bana tahli sonuçları gelene kadar beklemem gerekir dedi.Ben Eczaneden aldığım A.., isimli şifalı bitkiyi kulandım, aşırı ilfihap çözmesi nedeniyle deride özeliklede çenemde kaşıntı yaptı. Kaşıyınca kabarcıklar oluştu. Bu yanetkisinden kurtulmak için B..., ismili bitki ile çay harmanı yaptım ve yantesiri geçti. Siz herhangi bir hastalık için herhangi bir bitkiyi kulanmaya başlarsanız, problemler yaşarsınız. Bunedenle önce danışmak gerekir.Gökçek iksirinde adı geçen sarımsak, sirke ve limonun etkisi ispatlanmıştır ve Üniversite kliniklerincede etkisi ispatlanan bir veya birkaç şifalı bitki bu iksire ilave edilir veya ayrıca çayharmanı hazırlanarak kulanılır. Bu hastalıktan hastalığa göre değişen bir tedavi yöntemidir.Örneğin yumurtalık kordonundaki kist veya iltihap nedeniyle veya kordonun uzun olması hamile kalamayan bir bayan için bu iksirin haricinde hayıt preparatları gerekir. Hayıttohum ekstraktendan eldeedilen doğal ilaçlar hormon anormaliklerini önler. Yani her hastalığa karşı özel bir tedavi yöntemi gerekir.

        Huş Forte, Ayı Üzümü Forte, Spirulina Forte, Gökçek Aloe Vera Jel ve Gökçek İksir, Böbrek çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Barsak Mantar ve Bakterileri toksik maddeler üretir ve Karaciğer bu toksik maddeleri arıtmaz ise diğer organlara depolanır ve organlarda çeşitli rahatsızlıklar görülmeye başlar. Günümüzde Bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme mantarları çoğaltır ve vücudun asit-baz dengesini bozulur ve oluşan asitik ortamda mikroplar hızlı çoğalırlar.Aksi halde çok yoğun cüruf oluşur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.
        Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

        Yorum yap


        • #5
          hemodiyaliz etkileri

          merhabalar ben yeni üyeyim....
          bir kaç sorum size....
          böbrek yetmezliği tedavisin de en bilinen yöntem olan
          hemodiyalizin
          hastada yarattığı tahripleri en aza nasıl indirebiliriz?
          diyaliz esnasında kullanılan biyo kimya ilaçlarını vücudumuzdan atammaız mümkünmüdür?
          cevaplarsanız sevinirim....
          teşekkürler...
          bir masal yazdım kahramanı olmayan
          bir resim çizdim rengi solmayan

          Yorum yap


          • #6
            Böbreklerinizin ne durumda olduğunu iyi bilmem gerek, ancak o zaman uygun doğal şifalı bitkiler tavsiye edebilir. Bu nedenle telefon numaranızı maile atın ben sizi arar size bilgi veririm. Burada bazı ilaçların ismini vermem reklam olur.
            Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

            Yorum yap


            • #7
              kayra Nickli öğeden Alıntı
              öncelikle ilginize teşekkür ederim
              kronik böbrek yetmezliği .....doğal olaral haftada üç gün diyalize giriyor.....on yıllık kby geçmişi var ama hemodiyalize yeni başladı ilaçların özellikle beyin sıvısını arttırdığı teshisi konuldu daha bir çok da yan etkiis var...ayrıca s,ze özel msj yollanamıyor...sanırım msj kutunuz dolu...konu hakkında yorum yaparsanız sevinirim...
              Huş Forte, Ayı Üzümü Forte, Spirulina Forte, Gökçek Aloe Vera Jel ve Gökçek İksir, Böbrek çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Barsak Mantar ve Bakterileri toksik maddeler üretir ve Karaciğer bu toksik maddeleri arıtmaz ise diğer organlara depolanır ve organlarda çeşitli rahatsızlıklar görülmeye başlar. Günümüzde Bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme mantarları çoğaltır ve vücudun asit-baz dengesini bozulur ve oluşan asitik ortamda mikroplar hızlı çoğalırlar.Aksi halde çok yoğun cüruf oluşur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.
              bir masal yazdım kahramanı olmayan
              bir resim çizdim rengi solmayan

              Yorum yap


              • #8
                Huş Forte, Sinirli Ot Forte, Gökçek Aloe Vera Jel ve Gökçek İksir, Böbrek çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (Çin tuzu, mısır şurubu, abur cubur, tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Her Lokma en az 30 defa çiğnenmeli, doğru ÇİĞNEME den yutulan besinler mide başta olmak üzere diğer organlara zarar verir.Hücre merkezlerinde bulunan mitokondrinleri soba veya mini atom sentraline benzetebiliriz.Sobaya kalitesiz kömürü doldurursanız duman içinde kalırsınız ve aşırı artık madde (kül, duman, is) ortaya çıkar.Çiğnenmeyen besinlerde kalitesiz kömür gibi hücreler, hücre araları, bağ dokuları ve bütün organlarda artık madde (cüruf) yoğunlaşmasına sebep olur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.
                Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                Yorum yap


                • #9
                  Ağabeylerim ben 13 yaşında bir çocuğum. Annem kafamda SAÇKIRAN olduğunun söyledi.İlk önce sarımsak ve tuz uyguladilar ve bir gelişme göremediler. Sonra annem DERMOVATE ilaçı uygulamaya başladı ne zamana kadar bu mantar dan kurtulabilirim teşekkürler...

                  Yorum yap


                  • #10
                    EMİNE36 Nickli öğeden Alıntı
                    meraba
                    ben emine tesadüfen internetteki yazılarınızı okudum ve erkek arkadaşımın saç problemi konusunda bize yardımcı olabileceninizi duşundum! biz ikimizde üniversite öğrencisiyiz ve bu sorun için erkek arkadaşım cok fazla şey kullandı ve sonuç alamayınca artık biraz teplili yaklaşıyo bense kimyasal ilaçlardan çok bitkilerden yanayım ve yazılarınızdan çok etkilendim eğer bize yardımcı olursanız çok seviniriz arkadaşımın problemi saçlarının seyrek olması ve çok çabuk dökülmesi sorunlu ve şekil almayan saçları olduğu için jöle fln kullanması gerekiyo fkt saç dökülmeleri artıyor çok çabuk kabaran ve elektriklenen bir saç yapısı var işte böle sonuç olarak neler yapabileceğimiz kousunda yada kullanıcamız konusunda bize yardımcı olursanız çok sevinirim.
                    şimdiden teşekkürler
                    Saçlardaki problem veya derideki problemlerin sebebi bağırsak florasının bozulmasından dolayıdır. Bağırsak florasının bozulmasu ve bağırsak mukazasının foksiyonunun yitirmesi nedeniyle besinlerdeki vitaminler, mineraller vs...., değerlendirilemez ve kılcal damarlarda yağlanma nedeniyle saç diperli yeterli besleyici maddeyi alamaz. Ve bir çok saçla ilgili problem çıkar. Gökçek İksiri ve Gökçek Tonik kulandığınızda zamanla durumunuz düzelir.ENGİNAR FORTE, SİNİRLİ OT FORTE, Gökçek Aloe Vera JEL ve Gökçek İKSİR, DAMAR çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Her Lokma en az 30 defa çiğnenmeli, doğru ÇİĞNEME den yutulan besinler mide başta olmak üzere diğer organlara zarar verir.Hücre merkezlerinde bulunan mitokondirininleri soba veya mini atom sentraline benzetebiliriz.Sobaya kalitesiz kömürü doldurursanız duman içinde kalırsınız ve aşırı artık madde (kül, duman, is) ortaya çıkar.Çiğnenmeyen besinlerde kalitesiz kömür gibi hücreler, hücre araları, bağ dokuları ve bütün organlarda artık madde (cüruf) yoğunlaşmasına sebep olur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.
                    Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                    Yorum yap


                    • #11
                      m.molla Nickli öğeden Alıntı
                      Ben bu iksiri almak istiyorum bu konuda bana ayrıntılı bilgi verebilrseniz sevinirim. Antalya'da yaşıyorum, saç derimde uzun senelerdir devam eden bir kaşıntı ve pullanma var bunun sonunda yakında kafamda saç kalmamasından korkuyorum. Doktora gitmeme ve ilaçlar ve şampuanlar kullanmama ragmen rahatsızlığım sadece geçici olarak duruyor ve sonra daha kötü bir şekilde devam ediyor. Bu iksiri nasil temin edebilirim ve fiyatı ne kadar? Şimdiden teşekkur ederim.
                      Kulandığınız kimyasal ilaçlar problemi dahada kötüleştirir, çünkü kimyasal ilaçlar bağırsakl florasını tahirp eder. Buda vitaminsiz ve mineralsiz akmanız demektir ve problemler çoğalır. Mantarlar artar azar ve problemler çoğalır. ENGİNAR FORTE, SİNİRLİ OT FORTE, Gökçek Aloe Vera JEL ve Gökçek İKSİR, DAMAR çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Her Lokma en az 30 defa çiğnenmeli, doğru ÇİĞNEME den yutulan besinler mide başta olmak üzere diğer organlara zarar verir.Hücre merkezlerinde bulunan mitokondirininleri soba veya mini atom sentraline benzetebiliriz.Sobaya kalitesiz kömürü doldurursanız duman içinde kalırsınız ve aşırı artık madde (kül, duman, is) ortaya çıkar.Çiğnenmeyen besinlerde kalitesiz kömür gibi hücreler, hücre araları, bağ dokuları ve bütün organlarda artık madde (cüruf) yoğunlaşmasına sebep olur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.
                      Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                      Yorum yap


                      • #12
                        NALANK Nickli öğeden Alıntı
                        merhaba gökçek bey ben size Türkiyeden yazıyorum nasılsınız inşallah iyisinizdir.benim problemim saç dökülmesi ve yüzümde bulunan kahverengi lekeler. aşırı derecede saç dökülmesi yaşıyorum abartmıyorum inanın kel oldum bana yardımcı olursanız çok sevinirim .eşim bile dalga geçiyor
                        benimle. yüzümdeki kahverengi lekeler için birtakım kremler kullandım ama faydasını göremedim 32 yaşındayım biraz erken yaşlılık var bende kırışıklıklar ağrılar bu yaşta buldu beni .bana yardımcı olursanız çok sevinirim şimdiden çok teşekkür ederim allah razı olsun sizden . daha öncede ben size oğlumun rahatsızlığı için yazmıştım ismini verdiğiniz ilaç şifa oldu oğluma evvel allahın izniyle sebebi sizsiniz hala dua ediyorum sizin için .çalışmalarınızda başarılar dilerim allah kolaylık versin .hayırlı haberlerinizi bekliyorum.kendim için
                        Merhaba Nalan Hanım

                        saç dökülmesinin sebebi bağırsakalrın çalışmamasıdır, bağırsakalar besinlerdeki vitaminleri, mineralleri değerlendirirse problem olmaz. Peynir yememeniz, siyah çay içmemeniz eve et ve et maülerine uzun süre aravermelisiniz. Gökçek İksiri alırken, bağırsakları çalıştırması içinde hergün Gökçek Tonik içmelisiniz artı biotin hapı iyi gelir.ENGİNAR FORTE, SİNİRLİ OT FORTE, Gökçek Aloe Vera JEL ve Gökçek İKSİR, DAMAR çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Her Lokma en az 30 defa çiğnenmeli, doğru ÇİĞNEME den yutulan besinler mide başta olmak üzere diğer organlara zarar verir.Hücre merkezlerinde bulunan mitokondirininleri soba veya mini atom sentraline benzetebiliriz.Sobaya kalitesiz kömürü doldurursanız duman içinde kalırsınız ve aşırı artık madde (kül, duman, is) ortaya çıkar.Çiğnenmeyen besinlerde kalitesiz kömür gibi hücreler, hücre araları, bağ dokuları ve bütün organlarda artık madde (cüruf) yoğunlaşmasına sebep olur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.
                        Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                        Yorum yap


                        • #13


                          Saç problemleri:
                          Peygamber efendimiz sohbetine katılan bir zatın saç ve sakalının dağınık olduğunu görür ve ona ??Tarağın yokmu??? der ve ona kendi tarağını verir, saç ve sakalına bakmasını söyler. Peygamber efendimizin temizlik ve bakımlı olmaya çok önem verdiği bilinmektedir. Her insanın başında 100-150.000 saç bulunur. Sarışınlarda daha çok saç bulunur. Sarışın saçlar daha ince iken siyah saçlar sarışın saçlara göre daha kalıncadır. Saçlar ayda ortalama 1 sm büyür. Bir saç kılının kalınlığı 0,07 mm olup, 10 sm uzunluğundaki bir kıl 0,7 mg ağırlıktadır. Bütün saçların ağırlığı 10 sm olsa toplam saçların ağırlığı 1 kg gelir. Saçları oluşturan kılların her biri birkaç tabakadan oluşur. Kılın dış yüzeyi köknar kozalağının dış yüzeyindeki pul gibi kabuklara benzer pullardan oluşur. Her kılın etrafı pul gibi tabakalardan oluşur ve bına curticuda denir. Kılın ortasında 5 µm (mikrometere) kalınlığında 100 µm uzunluğunda ve iğ şeklindeki hücrelerden oluşur ve hücereler arasında lipo-proteinlar bulunur.

                          Saç dökülmesi:
                          Günde ortalama 100 tane saç kılının dökülmesi normaldır. Sayet saçlar sıksa, saçı seyrelenler için ise günde 100 saç kılının dökülmesi normal değildir. Saç köklerinin % 85?i aktifse bu normaldir. Saçların kalınlığıda kişiden kişiye değişir. Siyak saçlıların saçları kalınken, sarı saçlıların saçları daha incedir. Saç dökülmesinin erken teşhisi çok çok önemlidir, büylece buna karşı tetbirler alınabilir.

                          Saç transplantasyonu:
                          Günümüzde saç trasplantasyonu, yani saç ektirme normal bir durum olmaya başlamıştır. Saç ektirenlerin derilerinde bir hisisizlik ve banyodan sonra yanma gibi anormal duygular olmaktadır. Bunedenle saç transplantasyonu yaptıranların çoğu bunu yaptırdıklarına pişman olmaktadırlar. Saçların dolu ve gür olması kişiyi genç ve güçlü göstermekte, bu nedenle saçları dökülenler bu probleme çeşitli çözümler aramaktadırlar. Şimdilik saç ektirmek birçok problemide beraberinde getirmektedir.

                          Saçları tarama ve kurutma:
                          Tarak ve fırçalar çok önemlidir, metal tarklar keskinse kılın dış yüzeyini tahripeder. Bu nedenle doğru tarak ve fırça seçmek önemlidir. Doğal fırçalar saçların tahrip olmasını önler. Saçları kuruturken önce havlu ile iyice kurulanmalı ve çok kuvvetli olmayan bir ayarda el seşuarı (saç kurutma aleti) ile saçlar kurutulur. Saçları yıkadıktan sonra aşırı sıcağa karşı doğal losyonlar kulanılır. Saçlar düğümlenince zorlamamak gerekir ve bir miktar losyonla çok kolay taranır.

                          Saçları boyama, gölgeleme ve mejlemek:
                          Saçları boyatma, gölge yaptırma veya mejlemenin çeşitli devreleri vardır.
                          1. Devre Boyama: Yıkanabilen hafif boyama, buna gölge?de denir. Bu metot, yeni saç boyasını denemek için idealdir, çünkü boya sadece kılın dış yüzeyindeki pulsu deriye yapışır. Gölge saçın anayapısını bozmaz ve ancak üç yıkamaya kadar dayanabilir. Gölge saçtaki beyazları örtmez.

                          2. Devre Boyama: Buna yoğun boyama veya yoğun gölgelemede denir. Bu boyar madde boyamadan önce karıştırılır ve saçlara sürülür. Buradaki boyama yıkanınca çıkmaz ve yavaş yavaş soluklaşır. Bu boya maddesine hidrojen peroksit (oksijenli su) katılabilir ve buda saçları hafif açık renkli yapar. Bu renk saçın kendi doğal rengini örter ve saça yeni bir görünüm verir.

                          3. Devre Boyama: Bu metoda kolerasyon denir ve bu boyamada boya saçta kalır. Onu yıkamakla çıkarmak mümkün değildir. Bu boya genelikle oksitleyici madde olan hidrojen peroksit içerir. Buda saç pegmanları tahrip ederek yerine geçer. Kolarasyona amonyakda içirir . Bu amonyak saçların dış yüzeyindeki pulumsu deriden içeri girerek, burada saçın yapısını bozar. Kolarasyonda saça özelikle iyi bakmak gerekir, aksi halde saç kötüleşir ve kırılganlaşır.

                          Frisur, saç tuvaleti:
                          Bayanların saçlarına verdikleri şekile frisur veya saç tuvaleti denir. Günümüzde moda olan saç tipi omuzlara kadar uzanan parlak ve düz saç şeklidir. Bu tür saç tuvaletide özel bir bakım ister. Saçları yıkadıktan sonra veya nemli saçlara rüzğarda dağılmaması için stiling (jöle veya saç spray) sürülür ve taranır.

                          Saç kepeği:
                          İnsan derisi sürekli yenilenir, sertleşen deri hücresi atılır ve yerine yeni hücreler göreve başlar. Deri hücreleri 4 haftada bir yenilenir. Şayet bazı faktörler bu hücre yenilenmesini hızlandırırsa ortaya kepek çıkar. Kepek sayıları 1000?e varan baş derisi hücrelerinin birbirine yapışması ile ortya çıkar. Kepeğin saçlar ve gömlek üzerindeki görünümü ise belidir.

                          Kepeklenmenin sebepleri: Stres, hormon anormalikleri, yanlış beslenme, yanlış şampuan kulanma vb. faktörlerdir. Birleşiminde izopropilalkol içeren şampuan, jöle (stiling) ve saç sprayleri baş derisini kurutur. Böylece deri hücreleri aşırı çoğalır ve kepek oluşur.

                          Kepek ve mantarlar:
                          Baş derisinin kepeklenmesi mantarlar için, özeliklede maya mantarları için ideal bir beslenme alanı oluşturur. Mantarların derinin üst tabakasına yerleşmesi iltihaplanmaya sebep olur ve buda kaşıntıya, kaşıntıda mantarlar daha geniş bir alana yayılır. Mantarların yayılması stres, alkol kulanımı, beyaz unlu ve şekerli besinler nedeniyle immün sistemi zayıflar. Böylece mikroplarla mücadele zorlaşır.

                          Kepeğe karşı kulanılan şampuanlar:
                          Kepeğe karşı sürekli antikepek şampunı kulanmak iyi değildir, çünkü antikepek şampunı mantar ve bakterileri öldürücü özel bir antiseptik (mikropları öldürücü) içerir. Bu ise zamanla baş derisini tahrişeder. Antikepek şampuanları kepeği önlemez, sadece kaşıntıyı hafifletir. Öko-testin Almanyada yaptığı araştırmalarda bu tür şampuanların 30?a varan zararlı madde içerdikleri tesbitedilmiştir. Bu nedenle en ideali Gökçek İksiri,Aloe Vera, Noni, ısırganotu, akhuş, biberiye ve jojoba gibi şifalı bitkilerden eldeedilen şampuanlar kulanılmalıdır. Antikepek şampuanları en fazla 4 hafta kulanılmalıdır, şayet herhangi bir düzelme görülmzse o zaman doktora görünmek gerekir. Kafa derisi tahriş olmuşsa, uzun süre bebek şampuanı kulanmak iyi gelir.

                          Kepeğe karşı tetbirler:
                          1-) Saçları sıcak yıkama ve kurutma iyi değildir.
                          2-) Baş derisini kurutucu şampuan kulanılmamalıdır.
                          3-) Baş derisini sıcak şekilde tutacak şapka ve terlik kulanılmamalıdır.
                          4-) Çok sert taranmamalı
                          5-) Yağlı besinlerden uzak durulmalı
                          6-) Tarak veya fırçayı hergün yıkamak gerekir.
                          7-) Siyah çay ve kahve yerine şifalı bitki çayları içilmelidir.

                          Saçların aklaşması:
                          Saçların beyazlaşmasının sebebi melanin üretiminin yavaşlaması sonucu ortaya çıkar. Melaninin azalması nedeniyle pigman oluşmaz. Pigman renk verici maddedir. Melaninin azalması ile pigman yerine hava kesecikleri (oksijen kesesi) oluşur, böylece saçlar beyazlaşır. Melanin azalmasının sebebi ise vitamin-B kompleksinden biri veya bir kaçının azalması veya yetersizliği nedeniyle olur. B-Vitamini yetersizliğinin sebebi ise stres, depresyon, sinirlilik ve benzeri psikolojik rahatsızlıklar, beyaz un mamüleri, aşırı şekerli besinler ve aşırı hayvansal besinleri sayabiliriz. Hayvansal besinler yağlanmaya neden olur ve buda vitaminlerin absorbesini zorlaştırır. B-Vitamin yetersizliği önlenirse saçların beyazlaşmasıda yavaşlıyabilir. Bazı iş adamları ve kadınları işlerine aşırı konsentre olduklarından yani stresli yaşadıklarından saçların beyazlaşması doğaldır.

                          Perma:
                          Perma çok çeşitli şekillerde yapılmakta ve ayrıca çokta bakım gerektirmektedir. Perma saçın iç yapısını bozar ve yeni bir yapı oluşmasına sebep olur. Saçlar sağlam bağlanmaz ve iyi bakılmzsa kırılgan ve küt bir şekil alır. Bu nedenle permayı yapan kişinin bilgi ve becerisi çok önemlidir. Uzaman olmayan kişiler tarafından yapıln perma saçların kırılgan olmasına vede uclarının çatallaşarak ayrılmasına sebep olur. Perma ve saç boyama aynı gün yapılması uygun değildir. Perma ile boyama arasında bir haftalık bir zaman olması daha uygundur.

                          Perma bakımı:
                          1-) Saçları yıkadıktan sonra bakımı yapılır.
                          2-) Saçların haftada bir kür bakımı yapılmalı
                          3-) Doğru şampuan seçilmesi gerekir.
                          4-) Saçlar yıkandıktan sonra fırça ile taranmalı veya büyük dişli tarakla taranmalıdır.
                          5-) Saçları kuruturken veya kıvırırken aşırı sıcak iyi gelmez, bunun yerine hafif doğal jöle sürülebilir.

                          Saçın pulsu dış yüzeyi:
                          Saçların dış yüzeyi köknar veya çam kozalağının dışındaki pullar gibi pullardan oluşur. Yani her kılın dış yüzeyi pulpul tabakalardan oluşur ve kılın içini örter ve korur. Aşırı sıcaklar, aşırı sıcak kurulama, kimyasal ilaçlar kulanma, perma ve boyama gibi etkenlerden dolayı saçın dış yüzeyini oluşturan pulsu tabaka tahrip olur. Böylece saçlar parlaklığını kaybeder ve krılgan bir hal alır. Özeliklede yaz aylarında güneş ve deniz suyuna karşı korunmak gerekir. Saçlara sürülen jöle veya saç spray ile yatılmamalı, çünkü gece saçlar kırılabilir. Akşamları saçlardaki jöle veya spray taranmalı veya yıkanmalıdır.

                          Saç bakımı:
                          1-) Düzensiz saçlara:
                          Aloe vera şampoanı saçları besler. Karmaşık ve düzensiz saçlar için hamamelis suyu iyi gelir. Hamamelisin birleşimindeki flavonitler, taninler ve acı maddeler baş derisinin gözeneklerini büzerek, fazla yağ ve kepek üretimini önler. Akhuş ekstraktıda aynı şekilde etkilidir. Bu nedenle 20 ml akhuş ekstraktı, 100 ml hamamelis suyu ile karıştırıldıktan sonra buna 8-10 damla oğulotu ekstresi katılır. Bu iksir püskürtmeli bir şişeye konur ve 3 hafta süreyle sabah ve akşamları bu iksirle saçlar ovalanır. İksirin bozulmaması için buzdolabında kalması gerekir.

                          2-) Tahriş olan saçlara:
                          Aloe vera şampoanı saçları korur. Sürekli değişik şampuanlar, spayler, jöle kulanma, yanlış beslenme veya bakımsızlık nedeniyle baş derisi kaşınır ve iltihaplanır. Atkuyruğuotundan 100 gram ve 15 gram kekik 500 ml kaynar suda haşlanır. Çay soğuduktan sonra süzülür ve buna 2 yemek kaşığı sirke ilave edilir. Saçlar yıkandıktan sonra bu iksirden saçlara sürülür ve saçlar ovalandıktan sonra taranır. İksirin bozulmaması için buzdolabında kalması gerekir. Kekik dezenfekte edici eterik yağlar içerir. Atkuyruğuotu ise yüksek oranda silisik asit içerir. Silisik asit başın derisindeki kandolaşımını artırır ve deri gözenekleri büzülür.

                          3-) Kepeğe karşı:
                          Aloe vera şampoanı kepekleri yokeder. Baş derisi aşırı hızlı bölünerek çoğalma nedeniyle kepek oluşur. Bunu normale döndürmek için deri gözeneklerini büzücü sirke (elma-, veya üzüm sirkesi) ve kandolaşımını artırıcı biberiye eteryağı kulanılır. Bir şişe sirkenin içine 1-2 dal biberiye konur ve bir hafta bekledikten sonra kulanılır. Saçları yıkadıktan sonra biberiyeli sirke ile saçlar ovalanır. Biberiye bulunamazsa, 10-15 damla biberiye yağı 200 ml sirkeye katılır ve çalkalandıktan sonra bundan 2-3 yemek kaşığı önceden yıkanmış saçlara sürülür ve ovalanır. Kepeğe karşı ısırgan, akhuş veya biberiye şampuanları kulanılmalıdır.

                          4-) Yağlı saçlara:
                          Aloe vera şampoanı yağları yokeder. Yeşil çay saçların nemini ayarlayıcıdır ve limon ise saçlardaki yağları yokedicidir. Bir yemek kaşığı yeşil çay demliğe konur ve üzerine 150 ml kaynarsu ilave edildikten sonra 10 dakika beklenir ve süzülür. Deme 50 ml limonsuyu katılır ve bu karışımla saçlar yıkanır. Saçlar başka şampuan veya sabunla yıkanmaz, öylece kurutulur. Buna haftada iki defa 3 hafta devamedilir.

                          5-) Kuru saçlara:
                          Aloe vera şampoanı saçları besleyicidir. Zeytinyağı, bademyağı ve jojobayağın?dan (veya hintyağı) 30?ar gram karıştırılır. Akşamaları saçlar bu yağdan 1-2 yemek kaşığı alınarak ovalanır ve sabahları saçlar yıkanır. Buna haftada iki defa 3-4 hafta devamedilir. Saçlarda yumşama görülürse yeniden tekrarlamaya gerek yoktur. Şayet saçların kuruluğu devam ediyorsa iki hafta bekledikten sonra aynı kür tekrarlanır.

                          Saç kıran genelikle mide ve bağırsakların da problem olanlarda görülmektedir. Her ne kadar stres nedeniyle bağışıklık sistemi zayıflamakta ve bu nednele saçkıran olmakta ise de, eğer bağırsak florası optimal olsa bu problemi hemen düzelir. Fakat bağırsaklardaki mantar veya mideki bakteri vücudun vitamin, mineral,enzim vs alımını engeller. Bu nedenle Gökçek İksir bağışıklık sistemini güçlendirken, Gökçek Tonikte mide ve bağırsakları mikroplardan arındırır. Yani ikisini kulanmakta fayda vardır. Tedavi sürcini kısalmak ve kısa sürede iyileşmek için Gökçek İksir ve Gökçek Tonik kulanılmalıdır. Beni Ukranyadan arıyan Ahmet bey saçkıran olduğunu ve doktorunun buna bağırsakalrındaki mantarın sebp olduğunu söylemiş. Evet bu alanda ilk defa bir doktor doğru teşhiste bulunmuş. Kendisine teşekkür ederiz.

                          Her türlü saç problemi bağırsakalrı tedavi edince düzelir, çünkü bağırsakalar besinlerdeki vitaminleri, mineraller, aminoasitler, glukozları vs besleyici maddeleri yeterince alır ve kulanabilirse saç problemi olmaz. Bunun içinde bağırsak florası çok çok önmelidir. Buda sarımsak, ZYEpreparatları,
                          Gökçek Tonik veya Gökçek iksiri ile tedavi edilebilir.


                          Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.

                          Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet

                          Yorum yap


                          • #14
                            musa Nickli öğeden Alıntı
                            mantar..

                            Sayın İbrahim bey..
                            ekyeki fotoda gönderdigim gibi 2 sene önce yogun stres yaşadım.Önce saç derilerimde kırmızı kırmızı benek noktalar çıktı hemen doktora gittim egzama dedi bluecap türü şampuan verdi hiç bir işe yaramadıgı gibi saçlarımı da götürdü daha sonra başka bir doktora gittim dogru teşhis koydu trikofiton verrucosum cinsi bir mantar çok dayanıklı itraspor türü mantar ilaçları verdi 3 aydır tedavi görüyorum fakat saçlarımın yerine gelmesi için bir faydası olacak gibi gözükmüyor.Bu arada mantar da yok olacaga benzemiyor arka taraflarda da saç dökülmesi pul pul şeklinde ...
                            Musa bey
                            Mide ve Bağırsaklarınızda problem var mı bunu bilmem gerek diyeceksiniz ki ne ilgisi var. Yediğiniz besinleri bu organalar değerlendirir. Şayet sindirim sisteminizde problem varsa vücudunuzun ihtiyacı olan vitamin ve mineral karşılanmaz ve problem büyür. Her türlü deri hastalıkları ve mantarın sebebi bağırsak ve midededeki problemlere dayanır. Derideki mantarı bağırsaakları tedavi ederek önlemek mümkündür.Enginar Forte, Sinirli Ot Forte, Gökçek Aloe Vera Jel ve Gökçek İksir, Mantar çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (Çin tuzu, mısır şurubu, abur cubur, tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Her Lokma en az 30 defa çiğnenmeli, doğru ÇİĞNEME den yutulan besinler mide başta olmak üzere diğer organlara zarar verir.Hücre merkezlerinde bulunan mitokondrinleri soba veya mini atom sentraline benzetebiliriz.Sobaya kalitesiz kömürü doldurursanız duman içinde kalırsınız ve aşırı artık madde (kül, duman, is) ortaya çıkar.Çiğnenmeyen besinlerde kalitesiz kömür gibi hücreler, hücre araları, bağ dokuları ve bütün organlarda artık madde (cüruf) yoğunlaşmasına sebep olur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.
                            Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                            Yorum yap


                            • #15
                              çikoo Nickli öğeden Alıntı
                              --------------------------------------------------------------------------------

                              ibrahim bey merhaba,
                              Eşimin saçları hem çok ince telli , hem de seyrek. aynı zamanda dökülmede var. Saç telini kalınlaştırmada veya saç çıkarmada kullanılan bir tedavi yöntemi var mı? Bu ne şekilde mümkün ?Teşekkürler.
                              Saç dökülmesinin en önemli faktörü saçları besleyen hücrelerin, yani saç kökününm yeterince vitamin, mineral vs besleyici madde alamaması veya hormon anormalikleridir. Damarları Gökçek İksiri temizler ve hormon anormaliklerine karşı biotin hapı iyi gelir. Kimyasal ilçalar özeliklede antibiyotikler nedeniyle bağırsak florası bozulmuş ve faydalı bakteriler azalıp zararlı bakteri ve mantarlar yerleşmiş ise Enginar Forte, Sinirli Ot Forte, Gökçek Aloe Vera Jel ve Gökçek İksir, Mantar çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (Çin tuzu, mısır şurubu, abur cubur, tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Her Lokma en az 30 defa çiğnenmeli, doğru ÇİĞNEME den yutulan besinler mide başta olmak üzere diğer organlara zarar verir.Hücre merkezlerinde bulunan mitokondrinleri soba veya mini atom sentraline benzetebiliriz.Sobaya kalitesiz kömürü doldurursanız duman içinde kalırsınız ve aşırı artık madde (kül, duman, is) ortaya çıkar.Çiğnenmeyen besinlerde kalitesiz kömür gibi hücreler, hücre araları, bağ dokuları ve bütün organlarda artık madde (cüruf) yoğunlaşmasına sebep olur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.

                              Yorum yap

                              Hazırlanıyor...
                              X