Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Kahve iktidarsızlık, Kısırlık, Gastrite sebep olur ve Bayanların Göğsünü Küçültür

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • Kahve iktidarsızlık, Kısırlık, Gastrite sebep olur ve Bayanların Göğsünü Küçültür



    İBRAHİM BEY,
    NESCAFE İÇTİĞİMDE VÜCUDUMUN ÇOK HALSİZLEŞTİĞİNİ HİSSEDİYORUM.BUNUN SEBEBİ NEDİR?ÇÖZÜM OLARAK NEYİ ÖNERİRSİNİZ?
    İYİ ÇALIŞMALAR
    Nescafe midede iltihaplanmaya sebep olur iyi değil
    Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

  • #2
    [

    KAHVE




    Ağaç | 2-9m | 1-9 Aylar | Ka,Na,Ho | Tohumu

    Kahve, Kaffe, Coffea arabica
    Dağ kahvesi Syn: Coffea laurifolia SALİS.
    Arap kahvesi “ vulgaris MOENCH.

    Familyası: Kökboyagillerden, Rötegaewechse, Rubiacea

    Drugları: Kahve tohumu; Coffeae carbo
    Kahve tohumları kurutulur, kavrulur ve öğütüldükten sonra kahvesi yapı-larak içilir, fazla kavrulur ise kahve kömürü elde edilir ve hiç kavrulmaz ise tentürü yapılır.

    Giriş: Günümüzde 70 civarinda kahve çeşidi mevcuttur, fakat bunlardan sadece ikisi yaygın olarak ekilir ve ve hasatı yapılır. Dağ kahvesi veya Arap kahvesi olarak bilinen Coffea arabicanin vatanı Habeşistan (Etyopya) olup buradan dünyanın diğer ülkelerine özelliklede Brezilya, Kolombiya, Hindistan, Endonezya ve Meksika gibi ülkelere yayılmış ve buralarda yetiştirilmektedir. Arap kahvesi 15-30 arasındaki 500-2000m yüksekliğindeki Dağ ve Tepeciklerde ve bu yörelerin denize yakın olan ve yeterince yağış olan bölgelerde yetişir ve de hemen hemen dünyadaki kahve üretiminin %70 bu türdendir.Kongo kahvesi veya Ova kahvesi diye bilinen Coffea canephora pierre ex froehner; bu türün vatanı Kongo olup buradan önce diğer Afrika ülkeleri ve sonra diğer tropik ülkelere yayılmıştır. Kongo kahvesi daha dayanıklı olduğu için Robusta sağlam, iri veya dayanıklı anlamına gelen isimle anılır. Kongo kahvesi takriben dünya kahve üretiminin %30’unu oluşturur. Mısır’da Memlüklüler ve Anadolu’da Selçuklular zamanında yani 1200 yıllarında kahve içilen kıraathanelerin mevcut olduğu ve Avrupa’ya ise ancak ikinci viyana kuşatmasından (1683) itibaren yayılmaya başladığı bilinmektedir.

    Botanik: Kahve yabani olarak yetişecek olursa 5-9m boyunda olabilir, özel olarak ekilen kültür bitkilerinin verimli ve kolay hasatının yapılabilmesi için 2-4m boyunda olması gerekir. Çalı görünümündeki kahve ağacı oldukca sık dallardan meydana gelir ve beyazımsı gül rengin-dedir. Yaprakları 10-20cm uzunluğunda, 5-10cm genişliğinde, kenarları dalgalı, yüzeyi parlak, derimsi, eliptik veya geniş mızrak şeklinde ve koyu yeşil renklidir. Çiçekleri küçük beyazımsı, eflatun renkte, etiptik ince dar ve küçük taç yapraklardan meydana gelir ve yaprak diplerinden çıkan 10-15çiçek bir şemsiyecik oluşturur. Meyveleri mavi bir renk alır. Meyvelerin dış kabuğu mavi iken içerideki bir çift tohumu 7-7,5mm uzunluğunda ve fasulye şeklindedir.

    Yetiştirilmesi: Kahvenin yetişdiği iklim Ekvatorun 25° güneyi ve 25° kuzey paralelleri arasındaki tropik ülkelerde yetişir. Türkiye’nin Alanya bölgesinde yapılan deneme kahve ekimi çalışmaları yeterli neticeyi ver-memiştir, çünkü Kahve +5°C’den aşağıdaki iklimin hakim olduğu böl-gelerde yetişmediği tesbit edilmiştir.

    Hasat zamanı: Kahvenin olgunlaşması 8-10ay gibi uzun bir süre ge-rektirir ve olgunlaşan Meyvelerin kabukları ve etli kısmı soyulduktan sonra tohumları kavrulur veya taze olarak Tentür ve Natürel ilaç yapımında kullanılır. Kahve kuru ve yaş olmak üzere iki farklı teknikle işlendikten sonra 200-250C°’de kavrulur ve öğütülerek bildiğimiz toz kahve elde edilir.

    Birleşimi: Kahve tohumunun birleşimindeki en önemli maddeler;
    a) Purinalkolitler %0,3-2,5 olup bunların başında coffein (=1,3,7-Trimethylxanthin) gelir ve az miktarda Theobromin, Theophyllin, Paraxanthin, liberin ve Metilliberin içerir.
    b) Chlorogenasit (eskiden; kaffeegerbasit) %3-5 oranında bulunur ve bu asit Kaffeeasit ve cihnaasit’ten oluşur.
    c) Trigonellin (coffearin) %0,3-1,3 oranında içerir.
    d) 3mg (%0,000032) Atracylin bu zehirli bir madde olup, Pankreasta kalsium yetersizliğine sebep olduğu ileri sürülmektedir.
    e) Uzun zincirli Alkollere (polimeralkoler) cafestrol ve kahveola sayabiliriz (sabit yağlardan sayabiliriz)
    f) Eter yağları (uçucu yağlar)takriben 300 çeşit maddeden (alt türevden)oluşur ve günümüzde bunlardan 200’ünün özellikleri keşfedilmiştir. Eter yağları kahveye kendine has özel aroma tadını verir. Bunlardan bazıları; Furfurollar, Thiophenler, Thiazoller, Pyroller, Phenoller, Mercaptanlar ve Pyrazinleri sayabiliriz.
    g) Ayrıca %8-13 Proteinler, Karbonhidratlar, E ve B1-Vitaminleri ve sabit yağları %10-15 oranında bulunur.

    Tesir şekli: Sinirleri ve Beyni uyarıcı, damarları büzücü, idrar söktürücü, kalp atışlarını yükseltici, bağırsakların hızlı çalışmasını sağlar.

    Araştırmalar:
    1) Prof. Francisco Bolumer ve ekibi Alicante Üniversitesi İspanya, beş Avrupa ülkesinde 3100 Kadın üzerinde yaptıkları araştırma sonucu aşırı kahve içenlerin Hamile olma şanslarını % 40 oranında kaybettiklerini tespit etmişlerdir. Bir bardak kahve 115-130mg coffein içerir, günde bir bardak kahve içenlere oranla 5 bardak kahve içenlerde hamilelik tehlikeye düşmektedir yine eski Yugoslavya’da yapılan bir araştırmaya göre günde bir bardak kahve içen hamilelerin bebekleri 116 gr daha noksan doğmaktadır. (NH.9.97.518)
    2) Çok kahve kemik erimesine neden olur, fakat özellikle Menopoz devresindeki bayanların az kahve içmesi gerekir, şayet fazla kahve içerseler kemik erimesi olarak bildiğimiz osteoporoza yakalanırlar. Coffein ve fenollu bileşikler vücudun kalsiyum almasını azaltır ve zamanla kemiklerin incelerek çabuk kırılabilir bir halle gelmesine yol açabilir. Bir bardak kahve 115-130mg, bir bardak çay 40mg ve bir bardak cola 50 mg coffein içerir. (NH.12.98.754 ve 10.97.584)
    3) Amerikalı Psikologlar kahve ve Kolanın düzenli şekilde alınması (içilmesi) halinde; kişide ellerin terlemesi, huzursuzluk, bas ağrısı, kalp çarpıntısı, yorgunluk, korku, konsantrasyon zafiyeti ve depresyon gibi rahatsızlıklara sebep olduğunu tespit etmişlerdir. (NH.1.98.7)
    4) Hollandalı ilim adamları Wageningen ziraat üniversitesinde yaptıkları araştırma sonucu cafestrol ve kahveolun kolesterolü yükselttiğini tespit etmişlerdir.(ZP.3.96.140)
    5) Almanya’da yıllarca görülmeyen sıcak bir Temmuz (1992) günü Stuttgarta bir tanıdığın arabası ile giderken üste güneşin sıcaklığı altta arabanın soğuk havası nedeni ile hem baş ağrısı hem de ishale yakalandım. Stuttgart’da ki ev sahibi kahvelerinizi nasıl içersiniz diye sorunca ben şayet varsa bir de limon rica edeyim dedim ve kahveyi limonla içtim ve aradan 10-15dakika geçtikten sonra herhangi bir sıkıntım kalmadı. Bu metodu çok kişide başarı ile denedim.
    6) Siyah çay ve kahvenin demir, magnezyum ve kalsiyum mineralleri ile B1-Vitamini (Thyamin) yetmezliğine sebep olduğu tespit edilmiştir. Bilindiği gibi bu minerallerle B1-Vitamini yetersizliği çok farklı ve çeşitli hastalıklara sebep olur ve bunların başında kemik erimesi, kas krampları, deri hastalıkları, dermansızlık, kansızlık ve immun zafiyeti en önemlileridir. (NH. 11.00.48)

    Kullanılması:
    a) Üniversite kliniklerinde tedavi denemekleri ve araştırmalar yapılmıştır. Bu araştırmalara göre faydası yok, fakat zararı çoktur.
    b) Kahve günde bir veya iki fincan içildiğinde yorgunluğu önler, insana sinirsel ve fiziksel güç kazandırır, fakat genellikle önceleri günde 1-2 fincan yeterli gelirken sonraları kişi sürekli fazla kahve içmeye başlar, Buda başta düzensiz kalp atışları, kısa huzursuz uyuma, uyku kalite-sinin düşmesine sebep olur.

    Açıklama: Kahve kalp atışlarını artırır ve hızlandırır, ayrıca aşırı idrar atılmasını sağlar. Kahvenin kavrulması ile elde edilen kahve kömürü mide ve bağırsak rahatsızlıkları, zehirlenmeler ve şişkinliğe karşı kullanılır. Şayet bir kişi zehirlenmişse ona kahve kömürü (coffeae carbo) tableti veya tozu içirilir. Kahvenin birleşimindeki coffein chrogenasitle birleşik vaziyettedir ve midede hemen ayrılır, bu nedenle midesi hassas olanlar kahve özelikle de neskafe diye bilinen granüllü kahve (Avrupa’da işlenen kahveler) mideye zarar verir. Çünkü chlorogenasit mide mukozasını (midenin içderisi) tahriş eder ve aşırı mide asidi üretilmesine sebep olur. Vücudun başta deri hücrelerinin UV-Işınları ile zedelenmesi sonucu, buraları tamir için harekete gecen enzimleri coffein durdurur, yani vücudun kendi kendini yenilemesini engeller. Az içildiğinde baş ağrısı ve migrene (nane ve okaliptus yağı daha etkilidir) karşı iyi gelen kahve, çok miktarda içilmesi halinde damarların genişlemesine ve de buna bağlı olarak kalbin hızlı çalışmasına sebep olur. Neticede beyin yeterince oksijen alamadığından kişi daha çok baş ağrısı ve migren rahatsızlığı çek-meye başlar ve de kalbin hızlı çalışması tansiyonunun da yükselmesine neden olur. Gençlerin kahve içmemeleri tavsiye edilmektedir, zira kahve cinsel organların gelişmesine ve de aşırı içenlerde cinsel isteksizliğe neden olur. Ben kahve yerine kuşburnu, elma veya limon çayını (limon kabuğu ile içilirse daha etkilidir) tavsiye ederim, birçok faydası vardır ve de hiçbir yan tesiri yoktur.

    Homeopati’de: Kavrulmamış kahve tohumlarından 50gr ezilerek bir şişeye konur ve üzerine %70’lik 500ml Etanol (etil alkol) ilave edilir ve güneşten uzakta 4-6hafta bekletildikten sonra süzülerek Homeopati’de <>adı verilen tentür elde edilir ve bu tentürden günde 3-4defa 10-15damla alınır. Bu tentür baş ağrısı, migren, uyuyamama, geceleri dü-şüncelerden uyuyamama, sinirsel kalp rahatsızlıkları, aşırı duyarlılık, gülme ve ağlama değişken hal gösterme, telaşlı yeme ve içme gibi ra-hatsızlıklara karşı kullanılır. Kahve tentürü ile kahvenin verdiği rahat-sızlıkları böylece tedavi edilebilir.

    Yan tesirleri: Yan tesirleri oldukça çoktur, şayet günde 2 bardaktan fazla ve uzun süre içilirse ki bunların başında; titreme, el titremesi, kalp çarpıntısı, uyuyamama, başın ateş gibi yanması, bas ağrısı, migren, depresyon, korku gibi rahatsızlıklar gelir. Ham kahvede bulunan Küf mantarı (ochra toxin A), Kahve kurutulur iken tamamen yok edilmediğinde bağırsaklara yerleşerek zehir(Aflotoksin) üretir buda başta böbrek kanserine, gözbebeği bozukluklarına sebep olur. Ben şahsen Limon, Çörek, Kuşburnu, Elma preparatları veya Gökçek iksirini tavsiye ederim.
    Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

    Yorum yap


    • #3

      Kahve içen bayanların göğüsleri küçülüyor

      İsveç Lund Helena Jernstroem Üniversitesi 300 bayan üzerine yaptıkları ilmi bir arştırma sonuçuna göre çok kahve içen bayanların göğüslerinin küçüldüğü belgelenmiştir.Günde 3 defa bir bardak kahve göğüsleri oldukca küçültebiliyor.

      Kaffee lässt Busen schrumpfen

      Das ist definitiv ein Alptraum für Frauen. Einer schwedischen Studie zufolge kann sich der Konsum von Kaffee erheblich auf das Brustwachstum auswirken. Soll heißen: Zu viel von dem beliebten schwarzen Heißgetränk und die Oberweite schrumpft. Klingt unglaubwürdig, aber zu diesem Ergebnis kam die Schwedin Helena Jernstroem von der Universität Lund nach einer wisschenschaftlichen Studie mit 300 Frauen.

      Und dabei geht es gar nicht um unglaubliche Mengen an Kaffee. Bereits drei Tassen Kaffee pro Tag reichen der Studie zufolge aus, um den Busen zumindest bei einigen Frauen schrumpfen zu lassen. Ein völliges Verschwinden der Brust jedoch ist glücklicherweise ausgeschlossen.

      İsveç Lund Helena Jernstroem Üniversitesi 300 bayan üzerine yaptıkları ilmi bir arştırma sonuçuna göre çok kahve içen bayanların göğüslerinin küçüldüğü belgelenmiştir.Günde 3 defa bir bardak kahve göğüsleri oldukca küçültebiliyor.
      Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

      Yorum yap


      • #4

        Kahvenin faydaları ve zararları
        Kahvenin içenler üzerinde alışkanlık yaptığı, araştırmalarla kanıtlandı. Amerika’da yapılan yeni bir araştırmanın sonucuna göre ise; bir bardak kahve baş ağrısına, karaciğere ve mide rahatsızlıklarına karşı faydalı oluyor. Daily Mail gazetesinde çıkan haberde, kahvenin zararları ve faydaları anlatılıyor. İşte kahvenin zararları ve faydaları..

        ZARARLARI
        Kalp
        Aşırı kahve tüketimi kalbin ritmini olumsuz yönde etkiliyor. Kahvenin içerdiği kafein fazla tüketildiğinde, kalpte ritim bozuklukları meydana gelebiliyor. Düzensiz kalp atışları kalp çarpıntısına ya da taşikardi gibi rahatsızlıklara neden olabiliyor. Doktorlar özellikle kalp hastalarının sınırlı miktarda kahve içmelerini tavsiye ediyor.
        Tansiyon
        2003 yılında Edinburgh Üniversitesi uzmanlarının yaptığı bir araştırmayla, kahvenin tansiyona olan etkisiyle ilgili görüşler yeni bir ivme kazandı. Düzenli olarak günde dörtbeş bardak kahve içenler üzerinde yapılan araştırmalarda kandaki basınç, yani tansiyon hızla yükseldi. Yapılan testlerde, yüksek miktarda kahve tüketiminin tansiyonu hızla yükselttiği görüldü.
        Mide
        Kahve, ülser gibi mide rahatsızlıklarına neden olmasa da, bu hastalıkların varlığında kötüleşmesini tetikliyor. Kahve, midenin asit salgılamasını uyarıyor.
        Şeker hastalığı
        Bu sene açıklanan iki raporda; kafeinin Tip 2 şeker hastalığı üzerindeki etkileriyle ilgili olarak farklı görüşlere yer verildi. Amerika’da yapılan araştırmalarda, yemek zamanlarında yükselen kan şekeriyle birlikte tüketilen kahvenin şeker hastalığını olumsuz yönde etkilediği ortaya çıktı. İngiltere ise, yapılan bu araştırmanın yetersiz olduğunu ve Tip 2 şeker hastalığının kahveden olumsuz yönde etkilenmediğini açıkladı. Uzmanlar kahvenin içindeki kafeinin değil, minerallerin şeker hastalığına karşı koruyucu bir etkisi olduğunu savunuyorlar.
        Su kaybı
        Uzmanların bir kısmı kahvenin vücutta sıvı kaybına neden olduğunu savunurken, bir kısmı da bu kaybın önemsiz derecede az olduğunu savunuyorlar.
        Migren
        Kahve uzun zamanlardan beri migreni tetikleyen uyarıcıların başında sayılıyor. Kahvenin bileşenlerinin beyinde bulunan kan hücrelerini tetikleyerek migrene neden olduğu, araştırmalarda görülüyor.
        Vitamin ve mineral kaybı
        Kafein, vücudun demir ve diğer besinleri emmesini engelliyor. Ayrıca, kalsiyumun idrar ile vücuttan atılmasına neden oluyor. Bu da osteoporoz (kemik erimesi) riskini artırıyor.
        Doğurganlık
        Kafeinin doğurganlığı olumsuz yönde etkilediği biliniyor. Günde üç fincan veya daha fazla kahve içmek, kadının doğurganlık oranını azaltıyor. Çünkü aşırı miktarda kafein tüketimi yumurtlamayı olumsuz etkiliyor. Bu konuda çarpıcı bir başka sonuç ise, Brezilya’dan geliyor. Brezilya’da bulunan Sao Paulo Üniversitesi uzmanlarının yaptığı araştırmalarda, her gün düzenli olarak kahve içen erkeklerin içmeyenlere oranla daha güçlü spermleri olduğu kanıtlandı. Kafeinin spermin üzerinde uyarıcı etkisi olduğunu savunan uzmanlar, bunun merkezi sinir sisteminde de aynı etkiyi gösterdiğini iddia ediyorlar.
        Hamilelik
        Kafeinin anne karnındaki bebeğe zararlı olduğu biliniyor. Uzmanlar, hamile kadınların günlük kafein tüketme sınırlarının 300 mg olduğunu belirtiyorlar.
        Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

        Yorum yap


        • #5


          Kahvenin Olumsuz Etkileri
          Kahve, dünya genelinde her gün milyarlarca fincan tüketilen ve çokça da sevilen bir içecek. Üstelik, sağlık üzerinde bir takım olumlu etkileri olduğu da kanıtlanmış durumda.
          Kahve Tiryakiliği
          Ancak, hemen her şey gibi kahvenin de fazla tüketimi yani aşırı kahve tiryakiliği bir takım olumsuzluklar yaratabiliyor. İşte kahvenin zararlarından bir kaçı:
          Kahve ve Kafein
          - Kahve, kafein içerdiği için çok fazla tüketimi ile kafein bağımlılığı oluşabilir.
          - Çok miktarda kafein alımı kalp ritmini düzensizleştirebilir. Kalp çarpıntısı gibi kalp hastalıklarından şikayetçi olanlar kahve tüketiminde dikkatli olmalılar.

          Kahve ve Ağrılar
          - Migren gibi kronik ağrılarda tetikleyici olabilir.

          Kahve ve Besin Sindirimi
          - Fazla kahve tüketimi vücudun demir ve kalsiyum emilim kapasitesini düşürebiliyor.

          Kahve ve Hastalıklar
          - Yüksek tansiyon konusunda da aşırı kahve tüketimi olumsuz etkiler doğurabiliyor.
          - Gastrit ya da ülser gibi mide sorunları olan kişilerin fazla kahve içmesi durumunda bu hastalıklar daha olumsuz hale gelebiliyor.
          - Kahve tüketimi bazı insanlarda kolestrolü artırabilir.

          Kahve ve Hamilelik
          - Bebek planlayan ya da hamile olan insanların kahve tüketimlerini çok makul seviyelerde tutmaları gerekiyor. Kesin olarak kanıtlanmamış çalışmalara göre, kahve tüketimi gebelik sürecini olumsuz etkileyebiliyor. Örneğin, yeni yapılan bir araştırmanın bulgularına göre, günden 2 fincandan fazla kahve tüketilmesi düşük yapma olasılığını 2 kata kadar artırabilmetkedir.
          Kahve ve Kan Şekeri
          - Kahve, karaciğerde glikojen salgılanmasını sağlayarak “hypoglycemia” (düşük kan şekeri) yaratabilir. Bu da halsizlik, sinirlilik, terleme ve kalp çarpıntısı gibi yan etkiler yaratabilir.
          - Kahvenin aşırı şekerli içilmesi ya da az şekerle içiliyor olsa bile fazla miktarda kahve tüketiliyorsa, böylelikle fazla miktarda şeker tüketilmesine bağlı olarak kan şekeriyle ve kiloyla ilgili sorunlar yaşanması olası.

          Kahve ve Kanser
          - Aşırı kavrulan kahve çekirdeklerinin kansorejen etkiler gösterbildiği hakkında bir takım çalışmalar bulunmaktadır.
          Kahve ve Çocuklar
          - Yapılan araştırmalar kafeinin çocuklar üzerinde olumsuz etkilere sahip olabileceğini göstermektedir. Bu nedenle, özellikle bebeklerin ve küçük yaştaki çocukların kahve tüketmemesi sağlıkları açısından yararlı olacaktır.
          Tüm bu zararlar gözünüzü korkutmasın. Sonuçta, eğer günde bir kaç fincan gibi makul oranlarda kahve tüketiyorsanız ve çok özel bir sağlık sorununuz bulunmuyorsa kahve korkulacak bir içecek kesinlikle değil.
          Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

          Yorum yap


          • #6


            Fazla Kahve Göze Zarar
            ABD'li bilim insanları 30 yıl süren araştırma verilerine göre günde iki fincandan fazla kahve içenlerde göz tansiyonu riskinin yüzde 66'ya kadar arttığı sonucuna vardı.Günde iki fincandan fazla kahve tüketiminin göz tansiyonu riskini yüzde 66 artırdığı kanıtlandı. 30 yıl süren araştırmanın verilerine göre, kahve tiryakiliği 50 yaşından sonra körlüğe bile götürüyor. Amerika'da yapılan araştırmanın sonuçları dünyanın en saygın bilimsel yayınlarından biri olan Araştırmacı Oftalmoloji ve Görsel Bilim Dergisi'nde yayınlandı. Brigham Kadın Hastanesi ve Harvard Üniversitesi Glokom Merkezi'nden uzmanlar her biri en az 40 yaşında olan 78 bin kadın ve 41 bin erkeği, 30 yıl boyunca izledi. Bu kişilerin göz muayaneleri düzenli olarak yapıldı. Glokomları yoktu. Kafeinli içeceklerle ilgili anketler defalarca tekrarlandı. Bilgiler takip edildi. Her iki yılda bir katılımcılara beslenme alışkanlıkları, kafeinli ve kafeinsiz çay, kahve, alkolsüz içecekler ve çikolata tüketimleri soruldu. Günde iki fincandan fazla kafeinli içecek içenlerin, içmeyenlere oranla glokom riskinin yüzde 66 oranında artmış olduğu sonucuna varıldı. Kahvenin 50 yaşından sonra özellikle göz içi basıncını aşırı artırdığı ve körlüğe kadar gidebilen risk ortaya çıkardığı açıklandı. Özellikle kadınların glokom öyküsü daha güçlüydü. Araştırmacılar her gün en az 125 miligram kahve tüketimiyle ilgili eksfoliyasyon sendromunun (göz tansiyonu) ve 500 gramdan daha fazla kahve tüketimi ile artan glokom riskinin belirtilerinin başladığını buldu. Bu çalışmada glokom riski ile ağır kahve tüketimi arasında pozitif bir ilişki gözlemlendi.

            YARISI HASTALIĞINI BİLMİYOR
            Prof. Dr. Ömer Kamil Doğan (Kudret Göz Hastanesi): Kafein etkiliyor, tetikleyici oluyor. Ailesinde glokom olanlarda, glokom ortaya çıkma riski daha fazla artıyor. Biz de hastalarımıza günde bir fincandan fazla kahve içmelerini tavsiye etmeyiz. Bu araştırma doğru bir yayındır. Glokom riski olanlarda bir seferde bir bardaktan fazla su içmesini bile istemeyiz. 'Her saat başı bir bardak su için' diyoruz. Volüm arttığı zaman göz içi basıncına da etki yapıyor. Kahve de aynı şekilde daha fazla etkiliyor.

            Prof.Dr. Halil Bahçecioğlu (Florence Nightingale Hastaneleri Göz Hastalıkları Bölüm Başkanı) : Kafein içeren içeceklerin günde üç fincan içildiğinde göz tansiyonuna yönelik bir tehlikesi olduğunu biz de biliyoruz ancak bu çalışma bunun doğruluğunu da göstermiştir. Bir göz hekimi olarak 40 yaş üzerinde günde iki fincandan fazla kahve içen kişilerin göz tansiyonlarını kontrol ettirmeleri gerektiğini söyleyebilirim. Glokom çok sinsi bir hastalıktır. Hiçbir belirti verm e z . 4 0 yaş üzeri kadın erkek fark etmeden herkeste görülebilir. Kişide hiçbir şikâyet yapmadığı için de körlüğe kadar gidebilir. Türkiye'de, 700 bin-1 milyon glokom hastası vardır. Bu 1 milyon kişinin ancak yarısı glokom olduğunu biliyor. Bu yüzden diğer yarısı glokom nedeniyle körlükle karşı karşıya kalıyor. Kafein bütün vücuttaki damarlara yaptığı değişiklikten dolayı gözde madde birikimine sebep veriyor. Bu da gözün süzgeçini tıkayarak glokoma sebep oluyor.

            Yorum yap


            • #7

              Yorum yap

              Hazırlanıyor...
              X