bitkin Nickli öğeden Alıntı
Mesajı göster
Duyuru
Collapse
No announcement yet.
nodüller, Nodül, Hipotiroid, Hipertirod, Düğümlü Guvatr, Morbus Basedow
Collapse
X
-
Zerdeçal Forte, KOLOREX Forte, Spirulina Forte, Gökçek Aloe Vera Jel ve Gökçek İksir, Tiroid çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Barsak Mantar ve Bakterileri toksik maddeler üretir ve Karaciğer bu toksik maddeleri arıtmaz ise diğer organlara depolanır ve organlarda çeşitli rahatsızlıklar görülmeye başlar. Günümüzde Bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme mantarları çoğaltır ve vücudun asit-baz dengesini bozulur ve oluşan asitik ortamda mikroplar hızlı çoğalırlar.Aksi halde çok yoğun cüruf oluşur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır. -
,sultan Nickli öğeden Alıntımrb 1 adet nodülüm var 6 yıldan beri sabit 5 ml büyüklüğünde , midemde pangastrit,diş etlerimde 20 yıldan beri çekilme ve kanama ,40 yaşındayım menepoz belirtileri,diz kapaklarımdan aşağısı km lerce yol yürümüşçesine son 6 aydır ağrılar,topuklarım,da kış ayları dışında çok kuruma ve çatlamalar,makatımda gece uykudan uyandıran tarif edemeyeceğim bir ağrıyla,zonklamayla uyanıyorum sıcak tampon ve ıkınmayla 20 ,25 dk sonra geçiyor.lütfen cevap yazarsanız çok memnun olurum .Ayrıca tonik,jel vs bunların hepsi berabermi kullanılıyor,ne kadar süre kullanılmalı .Saygılar
Çay ağacı yağı ve ozon yağı ile gargara yapıyorsunuz ve Zerdeçal Forte, KOLOREX Forte, Spirulina Forte, Gökçek TONİK ve Gökçek İksir, Hemoroid çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Barsak Mantar ve Bakterileri toksik maddeler üretir ve Karaciğer bu toksik maddeleri arıtmaz ise diğer organlara depolanır ve organlarda çeşitli rahatsızlıklar görülmeye başlar. Günümüzde Bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme mantarları çoğaltır ve vücudun asit-baz dengesini bozulur ve oluşan asitik ortamda mikroplar hızlı çoğalırlar.Aksi halde çok yoğun cüruf oluşur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.Yorum yap
-
Mrbnecmettin Nickli öğeden Alıntıgökçek iksiri
merhaba,
sayfanızı okudum oldukça mantıklı geldi , bende hipertiroide bağlı basedow graves rahatsızlığı var ve gözlerde hafif ileri çıkma durumu sözkonusu,tıbbi ilaşları kullanıyorum ancak uzman doktorlar bile bu hastalığı tam olarak neden ve sonucuyla bilemiyor bir kaç ay içinde hastalığın nüks edip etmiyeceği belirlenecek diye umuyorum.1 yıldır hap kullanıyorum ve bıktım.birde aylardır ayda bir kere yüksek doz kortizon serum yedim (gözler içinmiş ) pek fayda vermedi. bende ayrıca hafif seyreden hemoroid var. Gökçek iksirinin kullanımını öneriyormusunuz?peynirin hiçbir çeşidimi yenmemeli tuzsuslor yenemezmi? ayrıca bu iksirin fiyatını ve nsl isteyeceğimizi söyleyebilirseniz çok sevinirim.çalışmalarınız ve başarılarınızın devamını dilerim..
Gökçek İksiri tiroid bezesindeki sertleşmeelre sebep olan etkenleri (plakları ) çözebilir. Basur problem değil onu kısa sürede iyileştirir. Fakat mide-bağırsak rahatszılıklarınız var mı bunu bilmek isterim. Mide-bağırsak problemleri nedeniyle kişide vitamin ve mineral yetersizliği ortaya çıkar. Buda diğer hastalıkları tetikler. Bu nedenle mide ve bağırsak rahatszılıklarınız var mı? bunu konuda bilgi verebilirseniz tedavi etmek kolay olur. Sizin durumunuz dan çok daha ağır bir durumda olan sevda hanımın raahtszılığını çok şükür tedavi ettik.Zerdeçal Forte, Çoban Çantası Forte, Spirulina Forte, Gökçek Aloe Vera Jel ve Gökçek İksir, Tiroid çayı ve Hemoroid Çayı kullanmanız gerekir.Barsak Mantar ve Bakterileri toksik maddeler üretir ve Karaciğer bu toksik maddeleri arıtmaz ise diğer organlara depolanır ve organlarda çeşitli rahatsızlıklar görülmeye başlar. Günümüzde Bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme mantarları çoğaltır ve vücudun asit-baz dengesini bozulur ve oluşan asitik ortamda mikroplar hızlı çoğalırlar.Aksi halde çok yoğun cüruf oluşur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.Yorum yap
-
Tiroit hastalıkları
tiroit küçük bir organ olup 20-30 gramdır ve gırtlağın hemen altındadır. tiroit sağlı solu iki ana loptan ve ortada ince bir loptan oluşur. Beze ne dışarıdan fark edilir, nede dokununca hissedilebilecek kadar büyüktür, Burada iyotlu tiroit hormonları salgılanır. Bu hormonlar çok hayati olup vücudun enerjisini artırır. Çocukların büyümesi kas, sinir ve bezelerin gelişmesi ve büyüklerdeki metabolik değişimleri sağlar. Kandaki tiroit hormonunun azalması halinde beyin tiroidi uyararak hormon salgılanmasını sağlar. Soğuk, psikolojik ve bedeni zorlamalar hormon salgılanmasını artırır, dinlenme ve sıcakta ise hormon salgılanması azalır.
tiroit (kalkan bezi) hastalıklarını iki ana başlıkta ele alabiliriz. Bunlar hiportiroid (tiroit bezinin yetersiz çalışması) ve hipertroidizmi (tiroit bezinin aşırı çalışması) sayabiliriz. Bir kişinin günlük iyot ihtiyacı 150-200 mikrogramdır, şayet bundan az alınırsa tiroit yeterince hormon salgılayamaz ve hipotirod ortaya çıkar. Tiroidin aşırı T3 ve T4 hormonları salgılaması sonucu ise hipertirod (hipertiroidizm) ortaya çıkar. Ayrıca tiroit bezinin hormon salgılaması beyindeki hipofiz ve hipotalamusla düzenli bir birini uyararak hormon salgılanmasını düzenlerler.
a-) Hiportiroid:
Tiroidin salgıladığı iki önemli hormona T3 (triiyottironin, trijodtironin) ve T4?ün (tiroksin) yeterince salgılanmaması nedeniyle hiportiroid ortaya çıkar. Hiportiroid yani yetersiz hormon salgılanması sonucu vücudun bütün metabolik değişimlerinde azalma görülür ve organların (sindirim, sinir vb.,,) hareketlerinde buna bağlı olarak yavaşlama görülür. Hiportiroid bayanlarda % 2, erkeklerde ise sadece % 0,1 oranında görülür.Hiportiroid genellikle 40-60 yaşları arasındaki yetişkinlerde daha çok görülür ve yeni doğan bebeklerin 3000-4000?inde görülür.
Hiportiroid nasıl oluşur?
Hiportiroid genellikle tiroit bezinin iltihaplanması (tiroidit) nedeniyle ortaya çıkar. Antikorlar tiroit dokularını tahrip eder ve böylece bezeler yeterince hormon salgılayamaz. Hormon salgılamasının azalmasından tiroit ameliyatı ve hiportiroide (tiroidin aşırı çalışması) karşı kullanılan ilaçlar bezenin yetersiz hormon salgılamasına neden olur. Hiportiroidin oluşmasında bir diğer önemli sebepte hipofiz bezesinin yeterince yönlendirme hormonu salgılamaması da aynı şekilde hiportiroide sebep olur.
Hiportiroidin belirtileri:
Hormon yetersizliği sonucu bütün organların çalışması yavaşlar.
1-) Konsantrasyon zafiyeti
2-) Yorgunluk
3-) Üşütme
4-) Kabızlık
5-) Derinin kuru ve soğuk olması
6-) İştahsızlık
7-) Kilo alma
8-) Kalbin büyümesi ve kalp atışlarının yavaşlaması
9-) Saçlar kırılgan ve kuru olur.
10-) Damar sertliği
11-) Sesin derinden ve kısık gelmesi
12-)Adet anormallikler
Teşhis:
Kandaki T3 ve T4 hormonlarının oranı muayene ile ölçülür. Tiroidit (tiroit bezesinin iltihaplanması) halinde dokular antikorlar tarafından tahrip edilip edilmediği muayene ile araştırılır. Bebeklerde hiportiroid olup olmadığının bilinmesi hayat kurtarıcı olabilir.
Tedavi:
Hiportiroid teşhisi konduktan sonra sentetik ilaçlarla tedaviye başlanır ve ilaçların dozajını doktoru belirler. Şayet hasta hiportiroid nedeniyle komaya girmişse o zaman enjeksiyonla L-Tiroksin (L-Thyroxin) verilir. Bunun oranını doktor belirler ve bu genellikle 800 mikro gramdır. Şifalı bitkilerle tedavi mümkündür ve bunların başında deniz süngeri-, havalı yosun-, mine otu-, boz otu-, ve sıracaotu preparatları veya Gökçek İksiri kullanılır. tiroit bezi hem hiportiroide hemde hipertiroid?de şişer. Şayet şişlik sert, soğuk ve derimsi yumru şeklinde ise bu hiportiroid nedeniyle ortaya çıkar ve genellikle dağlık bölgelerde yaşayan ve iyot eksikliği olan yörelerde görülür. Guatr yumuşak, sıcak, ve kanlı ise buda hiportiroid nedeniyle olur. Ve genellikle denize yakın yörelerde görülür. Bunun sebebi basedow hastalığıdır.
B-) Hipertirod, hipertiroidizm, tiroidin aşırı çalışması:
tiroit bezesinin aşırı çalışmasına kısaca hiportiroid veya hipertiroidizm denir. Hastalığın tipik belirtileri iç huzursuzluk, ateş basması, kalp çarpıntısı, zayıflama (çok iştahlı olmasına rağmen), uyku rahatsızlıkları, dermansızlık ve ishal görülür. Hipertiroidizmin sebebi tiroidin kontrolsüz T3 ve T4 (triiyottironin ve tiroksin) salgılamasıdır. Bazı insanlarda aşırı metabolik değişimler nedeniyle tiroit büyür ve bildiğimiz guatr ortaya çıkar. Hipertiroidizm guatr oluşmadan da oluşur.
Hipertiroidizmin türleri:
a-) Morbus Basedow
Basedow hastalığı genellikle 20-40 yaşları arasında görülür. Vücudun salgıladığı antikor tiroidi sürekli uyarması nedeniyle tiroit aşırı hormon salgılar. Basedow genellikle hafif ve orantılı büyüme vardır. Bu tür hipertiroidizmde hastaların üçte birinde göz rahatsızlıkları görülebilir. Göz rahatsızlıkları gözün hafif tahriş olması, kuruması, çift görme ve ağır hallerde göz dışarı doğru hafif çıkar.
b-) Düğümlü Guatr:
Düğüm guatrı genellikle iyot minerallerin az olduğu dağlık yörelerde görülür. tiroit gelişi güzel büyüdüğü için ve düğüm gibi gözüktüğünden düğüm guatrı denir. Burada tiroidin bazı hücreleri bazı organlarla bağlantılı olarak aşırı hormon salgılarlar ve bu nedenle de düzensiz, yani düğüm gibi şişkinlikler oluşur. Bazen tiroidin şişmesine bezedeki bir nokta sebep olur ve buna otojenik şişkinlik (otojenik adenom) denir. Bu türde göz rahatsızlıkları ortaya çıkmaz.
Subakut tiroit:
Subakut akutla kronik arası bir durumdur, hastalığın seyir ve şiddet bakımından akut durumu geçmiş, fakat henüz kronikleşmemiş durumdur. Subakut tiroidit genellikle bir virüs enfeksiyonundan sonra ortaya çıkar. Aşırı metabolik değişimlerde bu çok nadir görülen bir durumdur. Metabolik değişimlerin yükselmesi, yani tiroidin aşırı hormon salgılaması nadir görülen bir durumdur. Bu rahatsızlığın tipik belirtileri çok yoğun ağrı, ateşlenme ve ağır hastalık duygusudur.
Hipertiroidizm neden ortaya çıkar?
Hastalığın nedeni tam olarak bilinmemektedir. Hastalığın irsi olabileceği gibi çevre faktörlerinden dolayı da olabilir. Çevre kirliliği, besinlerdeki kimyasal maddeler veya sürekli alınan kimyasal ilaçlar veyahut ta iyot yetersizliği olan bir çevrede yaşama gibi faktörler en önemlileridir.
Hipertiroidizmin belirtileri:
1-) Sinirlilik, uyuyamama, iç huzursuzluk, duygu dengesizlikleri, ağlamaklı, saldırgan ve aşırı heyecanlı
2-) Ellerin titremesi
3-) Hemen yorulma
4-) Kalp çarpıntısı, nabız?ın aniden düşmesi ve düzensiz nabız
5-) Kas zafiyeti
6-) Kas ağrıları ve kontrol edilmeyen kas titremesi
7-) Sıkça tuvalette gitme ve su gibi feces
8-) Adet anormallikleri
9-) Ateş basması, sıcağa karşı aşırı duyarlılık ve aşırı terleme
10-) Bazı durumlarda göz ağrısı
11-) Sıcak ve nemli deri, saç dökülmesi, kuru ve kırılgan saç
12-) Çok yemesine rağmen zayıflama
Hipertiroidizmin teşhisi:
Metabolik değişimler olur olmaz, yani vücut fazla kalori yakmaya başlayınca , hemen tiroide bir şişme yani guatr olup olmadığı gözlemlenmelidir. Kanın muayenesi ile kandaki hormonun durumu tespit edilmeli, antikor ve iltihapların durumu tespit edilmelidir. Ultrasonla yapılacak muayenelerde tiroidin büyüyüp büyümediği anlaşılır. tiroit rahatsızlıklarının bir çoğu Sintigrafi (izotop muayenesi) ile teşhis edilir.
Hipertiroidizmin tedavisi:
Hapla tedavi hastalığa göre bir hafta sürebildiği gibi haftalarca da sürebilir. Tedavi süresince rahatsızlığın düzelip düzelmeyeceği belli aralıklarla kontrol edilir. Tedavi süresi hastadan hastaya farklıdır, bu nedenle birinde kısa sürede tedavi mümkünken ,diğerinde uzun süre gerekebilir. Hap alımını bıraktıktan sonra iyodun kandaki konsantresi ölçülür. Danmalamlar perklorat içerir ve perklorat iyot alımını önler. Böylece dolaylı olarak hipertiroidizm önlenir. Hipertiroidizm sonucu bezenin şişmesi (guatr) nedeniyle nefes alma ve yeme yemede zorlanma oluyorsa ameliyat gerekebilir. Radyoaktif iyotla tedavi radyoaktif iyot aşırı hormon salgılanmasını frenler. Bazıları lenfom (lenf bezi kanseri) ve lösemiye sebep olabileceğini söyleseler de, şimdiye kadar, böyle bir durum görülmemiştir. Doğal ilaçlardan ZYE-, kurt otu-, süpürgeotu preparatları, Gökçek Tonik veya Gökçek iksirini iyi gelir.
Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.
Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek DiyetYorum yap
-
Merhaba İbrahim Hocam
Ben 39 yaşındayım 1 yıl önce kötü huylu nödül sebebiyle tiroid ameliyatı oldum. Daha sonra radyo aktif iyot tedavisi için hastanede kaldım. Tedaviden 1 hafta - 10 gün sonra filmler çekildi ve tahliller yapıldı her şey normaldi. 15 gün önce kulak arkalarımın 3 cm yakınında toplam 4 tane nohut büyüklüğünde şişlik oluştu. Daha sonra boynumun sol yanında başka bir şişlik oluştu. Şişliklere baskı yaptığımda ağrı yapıyor. Hocam sizce ne yapmalıyım? Herhangi bir bitkisel tedavisi var mı?Yorum yap
-
ZERDEÇAL Forte, Boswellia Forte, Cocos Forte, Gökçek Aloe Vera Jel, Gökçek İksir, TİROİD Çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir. Barsak Mantar ve Bakterileri toksik maddeler üretir ve Karaciğer bu toksik maddeleri arıtmaz ise diğer organlara depolanır ve organlarda çeşitli rahatsızlıklar görülmeye başlar. Günümüzde Bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir. Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme mantarları çoğaltır ve vücudun asit-baz dengesini bozulur ve oluşan asitik ortamda mikroplar hızlı çoğalır. Aksi halde çok yoğun cüruf oluşur. Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.tuncaysoke Nickli öğeden AlıntıMerhaba İbrahim Hocam
Ben 39 yaşındayım 1 yıl önce kötü huylu nödül sebebiyle tiroid ameliyatı oldum. Daha sonra radyo aktif iyot tedavisi için hastanede kaldım. Tedaviden 1 hafta - 10 gün sonra filmler çekildi ve tahliller yapıldı her şey normaldi. 15 gün önce kulak arkalarımın 3 cm yakınında toplam 4 tane nohut büyüklüğünde şişlik oluştu. Daha sonra boynumun sol yanında başka bir şişlik oluştu. Şişliklere baskı yaptığımda ağrı yapıyor. Hocam sizce ne yapmalıyım? Herhangi bir bitkisel tedavisi var mı?Yorum yap

Yorum yap