iştahsızlık, nasıl kilo alırım?, kilo alamama, yetişkinlerde iştahsızlık iştahsızlık
ÇOBAN ÇANTASI FORTE, SİNİRLİ OT FORTE, Gökçek Aloe Vera Jel ve Gökçek TENTÜR kullanmak gerekir ve isteyenler tedavi sürecini hızlandırmak için Artı İŞTAH çayı ve enfeksiyon Çayı da kullanabilirler. Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Vücudumuzun bozulan asit baz dengesini Himalaya tuzu ile yeniden düzelir. Örneğin normal tuz ödem, damar sertliği, asidoz vs ye sebep olurken Himalaya tuzu ödemi, asidozu ve damarlarda ki sertliği önler.Her Lokma en az 30 defa çiğnenmeli, doğru ÇİĞNEME den yutulan besinler mide başta olmak üzere diğer organlara zarar verir.Hücre merkezlerinde bulunan mitokondirininleri soba veya mini atom sentraline benzetebiliriz.Sobaya kalitesiz kömürü doldurursanız duman içinde kalırsınız ve aşırı artık madde (kül, duman, is) ortaya çıkar.Çiğnenmeyen besinlerde kalitesiz kömür gibi hücreler, hücre araları, bağ dokuları ve bütün organlarda artık madde (cüruf) yoğunlaşmasına sebep olur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.


İştahsızlık ve anoreksi (anorexia, cılız):
a-) İştahsızlığa psikolojik etkenler burada rol oynadığı gibi sindirim salğılarının kaliteside önemli bir etkendir. Besin alamaya başladıkta sonra sindirim slğılarıda harekette geçer ve sindirimde çok önemli fraksiyonlar görürler. İştahsızlık geçici ise buna akut iştahsızlık denir ve bu durum haftalarca devamederse bunada anoreksidenir. Şayet sinirsel anoreksi (anoreksi nervosa) varsaki bu genelikle genç kızlarda görülür ve burada aynı zamanda psikolojik bir rahatsızlıkta vardır vede ağır bir hastalıktır.
Küçük çocuklarda ve çocuklarda görülen kronik iştahsızlık genelikle çocuklar üzerinde uygulanan psikolojik baskı nedeniyle ortya çıkar. Anne ve baba çocuğun ne yiyip ne yemiyeceğine karışması çocuğun iştahının yok olmasına neden olur. Bazende çocuklar anne veya babasından ilgi görmek için yemek yemeyebilir. Yetişkinlerde stres, depresyon ve sinirsel nedenlerden dolayı iştahlarını kaybederler.
b-) Sinirsel anoreksi (anoreksi nervosa, cılız):
Sinirsel anoreksi % 95 oranında kadınlarda ve özeliklede ergenlik çağında görülür. Hastalığın 25 yaşından sonra görülmesi çok nadiren görülen bir durumdur, fakat bu yaştan sonra sinirsel anaoreksiye yakalananlarda ölüm oranı % 8-12 gibi büyük bir orandır. Bhastalık fakir ülkelerde görülmemekte ve bilinmemektedir ve genelikle gelişmiş ülkelerde çok gaygın olan bir hastalıktır.b u nedenle bayanların zayıflamak veya güzel olmak için gösterdikleri aşırı çaba nedeniyle zamanla bu rahatsızlığa yakalanırlar ve isteselerdeartık yemek yiyemezler.
Besin almak istemeyen şahıs kendini besinlere karşı şartlandırır ve normal olması gereken ağırlığın / 25-50 altında olabilir. Günlerce düzenli besin alamayan hasta açlıktan ölebilir. Yeterince besin alamama nedeniyle kişide metabolizma bozuklukları, vitamin ve mineral yetersizliği görülebilir. Yeterince oksijen dokularaulaşmadığından: parmaklar, eller, ayaklar, burunucu ve çene morumsu kırmızı bir renk alır. Sinirsel anoreksi (cılız) olan bayanlarda adet hali görülmez ve deri hastalıkları ortaya çıkar.
Cılızlar (sinirsel anoreksi) sürekli spor yapmak isteseler, örneğin saatlerce koşsalar yemek yemek için iştah açıcı ve kabızlığa karşı müshil yapıcı ilaçlar kulanırlar. Bu tür hastaların % 50 ?sinde depresyon görülebilir ve hatta toplum içine çıkamazlar. Bu durumdaki cılızlarda intiharlar dahi görülebilir.
Cılızlarda (sinirsel anoreksi) görülen en belirgin özeliklerden biride kadınlık rollünü kabul etmeme duygusudur.Kadınlığın kendi şahsi yaşantısını, kişiliğini tahrip edeceğini düşünmektir. Yemek yediğinde annne olacağını, yemek yediğinde kişiliğini bulacağını zihninde kabullenme nedeniyle besine karşı bir tiksinti uyanır.
Cılızlar (sinirsel anoreksi) annelikle başarının birlikte olmasının mümkün olmayacağına inanırlar ve anneliğin belirtileri olan göğüs ve kalça gibi kadınlara has özeliklerden kaçmak isterler. Şuuraltına yerleşen bu şartlanmas nedeniyle zamanla seyrek adet görme vede adet kesilmesi gibi anaormalikler ortaya çıkar.
Sinirsel anaoreksinin tedavisi:
Sinirsel anoreksiden (cılızlık) şüphelenildiğinde, hastanın yemek yemesi, yemek vakitlerinde yiyeceklere karşı olan tutumu gözlenir ve protokol tutulur. Başka hastalıkların olup olmadığı uzman doktorlarca yapılan muayenelerle teşhis konur. Bu rahatsızlığın arkasında genelikle psikolojik rahatsızlık olduğundan hastanın psikologlar tarafından tedavisi gerekir. Psikolojik tedavinin yanında psikolojik rahatsızlıkların ana sebebi olan serotonin hormonu düzenli şekilde salğılanması ve salğılanan serotoninin vücutta kalması içinçentiyankökü preparatları veya Gökçek İksiri alınması gerekir.
Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.
Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet
f_cakmak Nickli öğeden Alıntı
meltem86 Nickli öğeden Alıntı
hatice32 Nickli öğeden Alıntı
hatice32 Nickli öğeden Alıntı


İştahsızlık ve anoreksi (anorexia, cılız):
a-) İştahsızlığa psikolojik etkenler burada rol oynadığı gibi sindirim salğılarının kaliteside önemli bir etkendir. Besin alamaya başladıkta sonra sindirim slğılarıda harekette geçer ve sindirimde çok önemli fraksiyonlar görürler. İştahsızlık geçici ise buna akut iştahsızlık denir ve bu durum haftalarca devamederse bunada anoreksidenir. Şayet sinirsel anoreksi (anoreksi nervosa) varsaki bu genelikle genç kızlarda görülür ve burada aynı zamanda psikolojik bir rahatsızlıkta vardır vede ağır bir hastalıktır.
Küçük çocuklarda ve çocuklarda görülen kronik iştahsızlık genelikle çocuklar üzerinde uygulanan psikolojik baskı nedeniyle ortya çıkar. Anne ve baba çocuğun ne yiyip ne yemiyeceğine karışması çocuğun iştahının yok olmasına neden olur. Bazende çocuklar anne veya babasından ilgi görmek için yemek yemeyebilir. Yetişkinlerde stres, depresyon ve sinirsel nedenlerden dolayı iştahlarını kaybederler.
b-) Sinirsel anoreksi (anoreksi nervosa, cılız):
Sinirsel anoreksi % 95 oranında kadınlarda ve özeliklede ergenlik çağında görülür. Hastalığın 25 yaşından sonra görülmesi çok nadiren görülen bir durumdur, fakat bu yaştan sonra sinirsel anaoreksiye yakalananlarda ölüm oranı % 8-12 gibi büyük bir orandır. Bhastalık fakir ülkelerde görülmemekte ve bilinmemektedir ve genelikle gelişmiş ülkelerde çok gaygın olan bir hastalıktır.b u nedenle bayanların zayıflamak veya güzel olmak için gösterdikleri aşırı çaba nedeniyle zamanla bu rahatsızlığa yakalanırlar ve isteselerdeartık yemek yiyemezler.
Besin almak istemeyen şahıs kendini besinlere karşı şartlandırır ve normal olması gereken ağırlığın / 25-50 altında olabilir. Günlerce düzenli besin alamayan hasta açlıktan ölebilir. Yeterince besin alamama nedeniyle kişide metabolizma bozuklukları, vitamin ve mineral yetersizliği görülebilir. Yeterince oksijen dokularaulaşmadığından: parmaklar, eller, ayaklar, burunucu ve çene morumsu kırmızı bir renk alır. Sinirsel anoreksi (cılız) olan bayanlarda adet hali görülmez ve deri hastalıkları ortaya çıkar.
Cılızlar (sinirsel anoreksi) sürekli spor yapmak isteseler, örneğin saatlerce koşsalar yemek yemek için iştah açıcı ve kabızlığa karşı müshil yapıcı ilaçlar kulanırlar. Bu tür hastaların % 50 ?sinde depresyon görülebilir ve hatta toplum içine çıkamazlar. Bu durumdaki cılızlarda intiharlar dahi görülebilir.
Cılızlarda (sinirsel anoreksi) görülen en belirgin özeliklerden biride kadınlık rollünü kabul etmeme duygusudur.Kadınlığın kendi şahsi yaşantısını, kişiliğini tahrip edeceğini düşünmektir. Yemek yediğinde annne olacağını, yemek yediğinde kişiliğini bulacağını zihninde kabullenme nedeniyle besine karşı bir tiksinti uyanır.
Cılızlar (sinirsel anoreksi) annelikle başarının birlikte olmasının mümkün olmayacağına inanırlar ve anneliğin belirtileri olan göğüs ve kalça gibi kadınlara has özeliklerden kaçmak isterler. Şuuraltına yerleşen bu şartlanmas nedeniyle zamanla seyrek adet görme vede adet kesilmesi gibi anaormalikler ortaya çıkar.
Sinirsel anaoreksinin tedavisi:
Sinirsel anoreksiden (cılızlık) şüphelenildiğinde, hastanın yemek yemesi, yemek vakitlerinde yiyeceklere karşı olan tutumu gözlenir ve protokol tutulur. Başka hastalıkların olup olmadığı uzman doktorlarca yapılan muayenelerle teşhis konur. Bu rahatsızlığın arkasında genelikle psikolojik rahatsızlık olduğundan hastanın psikologlar tarafından tedavisi gerekir. Psikolojik tedavinin yanında psikolojik rahatsızlıkların ana sebebi olan serotonin hormonu düzenli şekilde salğılanması ve salğılanan serotoninin vücutta kalması içinçentiyankökü preparatları veya Gökçek İksiri alınması gerekir.
Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.
Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet


Yorum yap