Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Koenzim Q10 un Faydaları:

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • Koenzim Q10 un Faydaları:

    Koenzim Q10 un Faydaları:
    Son 10 yılda dünyada en popüler besin takviyesi (Ek gıda ürünü) haline gelmiştir. Koenzim Q10’ un temel aktivitesi enerji üretiminde (mitokondri hücrelerinde) rol almasıdır. Enzimlerle birarada çalışarak hücrelerin ihtiyaç duyduğu enerjiyi sağlar ve kasları güçlendirir. Enerji üretimindeki hayati rolü yüzünden her hücrede bulunur. Özellikle kalp hücrelerinde bol bulunur ve kalbin sağlıklı çalışmasında rol oynar. Çalışmalarda, kardiyovasküler (kalp-damar sistemi) ve kas hastalıkları (Muscular Dystrophy- Müsküler Distrofi; Kas erimesi) olan kişilerde koenzim Q10 düzeyinin düşük olduğu bulunmuştur. Bunun yanında koenzim Q10 serbest radikalleri nötralize eden (etkisiz hale getiren) antioksidan olarak da etkilidir ve Anti-ageing(yaşlanma etkilerini azaltıcı) özelliğe sahiptir. Araştırmalar ayrıca koenzim Q10 ‘un diş ve dişeti sağlığı, bağışıklık sisteminin doğru işleyişi ve güçlendirilmesi, yüksek tansiyon (hipertansiyon), diyabet (şeker hastalığı) ve yaşlılıkla ilgili diğer durumlar üzerinde çok olumlu etkileri olduğunu da göstermiştir.
    Faydaları:
    · Yaşlılıketkilerini azaltır. (Antioksidan ve anti-ageing etki)
    · Kalbin sağlıklı çalışmasına yardım eder ve kardiyovasküler hastalıklarda iyileştirici etkiye sahiptir.
    · Angina pektoris:Klinik çalışmalrda günde 150 mg CoQ10 alımının göğüs ağrısı hissetmeksizin egzersiz yapma yeteneğini artırdığı bulunmuştur. Bu çalışma bağımsız araştırmalarla da doğrulanmıştır .
    · Kalp yetersizliği(CHF); hemen hemen insan vücudundaki tüm hücreler CoQ10 içermektedir. Enerjinin üretildiği mitokondri hücreleri en çok, kalp ve karaciğer ise büyük miktarda CoQ10 içermektedir. Araştırmalarda CoQ10’ un kalp yetersizliği (CHF) olan bazı kişilere yardım edebildiği görülmüştür.
    · Mitral yetmezlik(MVP): Günde 60-120 mg CoQ10 alımı, mitral yetmezlik semptomlarının azaltılmasına yardımcı olmaktadır.
    · Kardiyomiyopati(Kalp kası (Miyokard-mycardium) hastalığı):
    · Aritmi (Düzensiz kalp atışı-kalpte ritm bozukluğu-cardiac arrhythmia-heart arrhythmia): Özellikle diyabetiklerdeki (şeker hastaları) prematüre ventriküler kompleks (Zamanından önce ortaya çıkan karıncık kökenli elektiriksel uyarana bağlı, karıncık kasılması)
    · Şeker hastalığı(Diyabet): Koenzim Q10’ un enerji oluşturmadaki rolü, vücudun karbonhidratları nasıl kullanacağı ile de ilişkilidir. Ön araştırmalar Tip 2 diyabetiklere (Diabetes mellitus: İnsülin gerektirmeyen diyabet) kan şekerini düşürmek için CoQ10 önermektedirler.
    · Yüksek tansiyon(Hipertansiyon): CoQ10, kan akışına olan direnci azaltarak kan basıncını ayarlamaktadır.Çeşitli klinik deneyler CoQ10’ un 2-5 aylık bir kullanımdan sonra hipertansiyonlu kişilerin kan basıncını önemli ölçüde düşürdüğünü göstermiştir.
    · Bağışıklıksistemini güçlendirir.
    · Dişeti İltihabı: (Gingivitis- Periodontal hastalıklar) ve pis kokan nefes (halitosis-eğer dişeti iltihabından kaynaklanıyorsa)
    · CMT Sendromu(Charror-Marie-Tooth): Peroneal muskuler atrofi olarak ta anılır (PMA);Ön araştırmalarda CoQ10 alan bazı hastaların daha kolay solunum yaptıkları ve enerjilerinin arttığı gözlenmiştir. Literatüre göre araştırma çalışmalarında günlük 120 mg.lık doz uygulanmıştır. Bazılarında daha az dozla daha iyi sonuç alınabilmiştir.
    · Muskular Distrofi:(Muscular dystrophy: Kas Erimesi veya zayıflaması): Genel olarak kas erimesi hastalığı olarak bilinenDuchenne(Düşen) muskular distrofi (DMD), BeckerDistrofi, Limb-girdledistrofi, Miyotonik (myotonic) distrofi, CMT veWelander hastalığı olanlarda da CoQ10 düzeyi oldukça düşüktür (0,5-0,84 mcg/ml). Ön çalışmalarda 3 ay süreyle günde 100 mg CoQ10 alımının bu tip hastalarda fiziksel performansı ve kas gücünü artırdığı gözlenmiştir. Bununla beraber bu tip hastaların sürekli olarak CoQ10 alımına devam etmeleri de tavsiye edilmektedir.
    · Alzheimer Hastalığı: Bu hastalığı olan kişilerde aynı zamanda mitokondriyal foknsiyonların (hücresel enerji üretimi) bozulduğu da bilinmektedir. Koenzim Q10' un mitokondri üzerindeki etkilerinden dolayı bir grup araştırmacı Alzheimer hastalığı olan çeşitli kişilere CoQ10 ile beraber demir ve B6 vitamini vermişler ve 1,5-2 yıllık bir süre içerisinde bu hastalığın ilerleyişinin durdurulabileceğini rapor etmişlerdir.
    Antioksidan özelliği nedeni ile yağların oksidasyonunu engeller ve ciltte yaşlanmaya bağlı kahverengi lekelerin oluşmasını yavaşlatır.
    Cildin yaşlanmasını geciktirir.
    Enerji düzeyini arttırdığı ve yorgunluğu azalttığı için kilo vermeyi hızlandırır.
    Kalp kasını güçlendirir.
    Diş etlerinin sağlığının korunmasında önemlidir.
    İmmun sistemi yani vücudun "bağışıklık sistemi" dediğimiz korunma sistemini destekler.
    Cildi sıkılaştırır, güçlendirir..


  • #2
    Koenzim Q10 Destek mi, ilaç mı


    Beslenme biliminde değişimler o kadar hızlı ki işin uzmanları bile bunlara ayak uyduramıyor.

    Mesela, yeni araştırmalar daha önce pek itibar edilmeyen bazı doğal moleküllerin çok faydalı özellikler taşıdığını ortaya çıkarabiliyor. Bu moleküllerden biri de CoenzymQ10. Birkaç hafta önce Prag’da katıldığım uluslararası bilimsel toplantıda (Uluslararası Koenzim Q10 Sempozyumu) tartıştığımız konuları okuyunca bilimsel değişimlerin ne kadar hızlı olduğunu görüp siz de şaşıracaksınız.

    Uzmanların söylediklerine göre "Q10" nerede ise her derde deva! Özellikle iyi yaşlanmak isteyenlerin bu destek hakkında bilgi edinmeleri öneriliyor. Bu madde araştırmacıların yıllardan beri ilgisini çeken doğal moleküllerden biriydi. Bunun birçok nedeni var.

    En önemlisi yaşam süresinin uzaması. Yaşam süresi uzadıkça kanserlere, kalp damar hastalıklarına, bellek problemlerine, hipertansiyon veya kas güçsüzlüklerine yakalanma riski artıyor. İşte tam bu noktada devreye CoQ10 (Koenzim Q10) giriyor. Çünkü bu molekül yaşlanma yolculuğunda bizi bekleyen sürprizlerin çoğu ile mücadelede vücudumuza önemli avantajlar sağlıyor.

    Belki de bu nedenle son yıllarda batı ülkelerinin çoğunda sağlıklı yaşlanma yolcularının çoğu her sabah kahvaltıdan sonra 100 mg bir CoQ10 kapsülü almadan sokağa çıkmıyor! 40 yaş sonrasını geçenlerin çoğu bu besin desteğini kullanıyor. Peki, nedir bu CoQ10, ne işe yarar, nerelerde bulunur? Ondan nasıl faydalanılır? Yazımızda bu sorulara yanıt vermeye çalışacağız.

    ENERJİYİ ARTIRIYOR

    CoQ10 birçok yiyecekte var. Doğada o kadar yaygın ki bu "Ubiqueuse-evrensel" özelliği onun "Ubiquinone" diye de anılmasına yol açmış. Birçok hayvanda ve bitkide bulunuyor. En fazla da kırmızı ette, balık ve yumurtada rastlanıyor. Yağlı tohumlar, yeşil yapraklı yiyecekler ve meyvelerde de var. Bitkisel besinler içinde bu maddeyi en çok bulunduranlar portakal, çilek, karnıbahar ve susam tohumu.

    CoQ10 hücrelerimiz için vazgeçilmez bir madde. Hücrede, enerji üretiminden antioksidan korumaya kadar pek çok alanda kullanılıyor. Hücrenin enerji üretim merkezleri olarak çalışan mitokondrilerde enerji üretimine katkı sağlıyor. Bunu moleküllere elektron taşıyarak başarıyor. Sonuçta hücresel enerjinin önemli bir kısmını üreten mitokondriler de ATP üretimine katkı sağlıyor ve üretilen ATP’den enerji elde edilmesine yardımcı oluyor. Kısacası hücresel enerji istasyonlarımızın tıkır tıkır işlemesi için bu doğal maddeye çok ihtiyacımız var. Miktarı fazlalaştıkça hücrenin enerji üretimi de artıyor. Enerjisi yeterli olan bir hücre daha genç kalıyor, daha geç yaşlanıyor, daha uzun yaşıyor.

    ANTİOKSİDAN GÜCÜ VAR

    CoQ10’nun güçlü bir antioksidan kapasitesi de var. Hücreleri paslandıran ve yaşlandıran oksitleyici serbest radikallerin zararlarını azaltıyor. Eğer vücudunuzun antioksidan savunmasını güçlendirmek, oksidatif hasarı zararı azaltmak istiyorsanız bunun en kolay ve etkili yolu onu CoQ10 ile desteklemekten geçiyor. Bütün bu süreçlerde CoQ10 tabii ki tek başına yeterli olmuyor. Folik asit, C vitamini ve B vitaminleriyle, selenyumdan, çinkoya birçok farklı mineral ve daha pek çok faktörle iş birliği yapıyor. İşte bu işbirliğinin düzenli işlemesi yaşlanmayı yavaşlatıyor, yaşlılık süresinde ortaya çıkabilecek sağlık sorunlarını azaltıyor. Bu maddenin kanserden koruyucu özelliği olduğu da belirtiliyor. Kanserle savaşı kolaylaştıran enzimlerin tamirini kolaylaştırıyor. Kanserden korunmak isteyen çoğu insanın 30’lu yaşları takiben bu destekten faydalanmak istemesinin sebebi de budur.

    CoQ10’un oluşumu için kolesterol üretim yolundan faydalanılıyor. Kolesterolü azaltan ilaçlar (statinler) kullanıldığında, yani karaciğerde kolesterol yapımı ilaçlarla engellendiğinde, vücuttaki CoQ10 miktarı da azalıyor. Bu konuda ortak bir fikir birliği henüz oluşmuş değil ama genel kanaat kolesterolü düşürmek için statin kullananlarda CoQ10 miktarının azaldığıdır. Bu noktadan hareket ederek statin kullananlarda ortaya çıkan kas ağrıları, yorgunluk ve kas hastalıklarının bundan kaynaklandığını ileri sürenler var. İşte bu nedenle bazı doktorlar, statin kullanan hastaların ek destek olarak CoQ10 kullanmalarını da tavsiye ediyor.

    PAHALI BİR DESTEK

    Madalyonun bir de öbür yüzü var. CoQ10 oldukça pahalı bir madde. Yani onu kullanmaya karar verdiyseniz sıradan vitaminlerden daha fazla para ödemeye hazır olmalısınız. İşte bu nedenle CoQ10 satın alırken çok dikkatli olmak gerekiyor. Güvenilir bir ürün almak bunun için de sormak bilgilenmek zorundasınız. CoQ10 yağda eriyen bir madde olduğu için tok karna alınmasında fayda var. Yıllardır düzenli olarak bu destekten ben de yararlanıyorum. Sabah kahvaltısından sonra 100 miligramlık bir kapsül CoQ10’u bir damla zeytinyağına değdirip bol su ile içiyorum. Bu önemli sağlık desteğinden faydalanmanızı size de öneririm.

    Cilde de iyi geliyor

    Ağız yoluyla veya cilde dışardan CoQ10 uygulamasının cilt yaşlanması ile ilgili belirtileri azaltabileceğinin anlaşılması cilt kremi üreticilerinin bu maddeye ilgisini artırdı. Birçok ünlü marka esas maddesini CoQ10’un oluşturduğu yaşlanma belirtilerini azaltan cilt ürünlerini piyasaya çoktan verdiler. CoQ10’un ağız yoluyla alındığında da cilde faydalı olabileceğini gösteren bulgular var. Ama henüz dört dörtlük bir bilimsel çalışma yapılmış değil. Bizim gözlemlerimiz de CoQ10 desteğinin cilde faydalı olabileceği yönünde. "Anti-aging scere" yani yaşlanma önleyici cilt programına giren hastalarımıza her gün düzenli olarak 100 mg Ubiquinone/Quınone almalarını tavsiye ediyoruz. Bu desteğin Alfa Lipoic Acid ile birlikte kullanılması halinde yararının daha da artacağına inanıyoruz. Alfa Lipoic Acid’i 200 mg civarında almak yeterli. Bu ürünlerden daha iyi yararlanmayı düşünüyorsanız eczacınızla konuşmanız ve onun deneyimlerinden de yararlanmanız faydalı olacaktır.

    Tansiyonu düşürüyor

    CoQ10 düzenli olarak kullanıldığında kan basıncının ayarlanmasını kolaylaştırıyor. Tabii ki bu maddenin tansiyon ilaçlarının yerini tutması söz konusu değil ama besin desteği olarak bu maddeyi kullananlarda kan basıncının ayarı kolaylaşıyor. Diğer taraftan bu desteği düzenli olarak kullananlarda diş eti hastalıklarına daha az rastlandığı, beyin fonksiyonlarının daha iyi korunduğu, bunama ihtimalinin az da olsa azaldığı ileri sürülüyor. İlerlemiş kalp yetmezliği durumunda bu desteğin yararlı olabileceğini düşünenler var. Kısacası bu mükemmel doğal destek iyi yaşlanmak isteyenler için önemli alternatifler sunuyor. İşin güzel tarafı CoQ10’un herhangi bir ciddi yan etkisinin de olmaması. CoQ10 son derece güvenli bir doz aralığına sahip.
    Prof. Dr. Osman MÜFTÜOĞLU

    Yorum yap


    • #3
      Koenzim Q-10 ve Omega-3: Uzun yaşamın sırrı

      Koenzim Q-10 ve Omega-3, birbirinden yararlı iki madde. Aynı zamanda uzun ve sağlıklı bir yaşamın anahtarları.



      Kanseri önleme ve yaşlanmayı geciktirme çalışmalarıyla adından söz ettiren Dr. Richard Passwater, bu iki madde hakkında bilgi verdi...


      Neden Omega-3?
      • Geçtiğimiz yıl yapılan önlenebilir ölüm nedenleri anketine göre, Amerika'da yılda 84 bin ölümün sebebi, Omega-3 yağ asidinin yetersiz alımına bağlandı. Sağlık için vücudun ihtiyaç duyduğu ancak dışarıdan alınması zorunlu olan yağ asitleri olan Omega-3'ün sağlığımıza kattığı yararlar saymakla bitmiyor. Omega-3, ani kardiyak ölüm oranını dokuz kat azaltırken, kardiyovasküler hastalık riskini yüzde 80, kalp durması riskini de yüzde 90 önlüyor.

      • Dr. Passwater, göğüs kanseri riskini yüzde 32 önlediği klinik deneylerle saptanan Omega-3'ün alzheimer hastalığının gelişme ihtimaliniyse, yarı yarıya azalttığını söylüyor. Metabolik sendrom riskini önleyen Omega-3 yağ asitlerinin, herhangi bir nedenden ölüm ihtimalini de üç kat azaltabildiği iddia ediliyor.

      • Vücudumuzdaki tüm hücrelerin kullandığı esansiyel yağ asitlerinden olan Omega-3 kolesterol ve trigliserit seviyesini de dengeliyor.

      • Hamilelik ve emzirme dönemlerinde anneyi diyabete karşı koruyan, bebeğin de beyin ve göz gelişiminin desteklenmesine yardımcı olan Omega-3 yağ asitleri, retina gelişimine de doğrudan etki ediyor.

      • Ayrıca eklemlerde yaşanan ağrı, ödem ve tahribatı azalttığı da bilinen özelliklerinden...

      Neden Koenzim Q-10?
      • Yağda çözünen vitamin benzeri bir bileşik olan Koenzim Q-10, aynı zamanda güçlü bir antioksidan özelliği gösteriyor. Koenzim Q-10, hücrenin enerji üretim merkezleri olarak çalışan mitokondrilerde enerji üretimine de katkı sağlıyor.

      • Bileşiğin bunu moleküllere elektron ve proton taşıyarak başardığını söyleyen Dr. Richard Passwater ayrıca, "Bu sayede enerjisi yeterli olan bir hücre daha genç kalır, daha geç yaşlanır ve daha uzun yaşar" diyor. Koenzim Q-10 kolesterol düşürücü ilaçlar, kalp hastaları, orta yaş üstü bireyler ve sporcular için doktor kontrolünde alındığında çok önemli bir takviye olabiliyor. Zira kalpteki ve beyindeki Koenzim Q-10 seviyeleri, yaşa bağlı olarak hızla azalıyor. Kalp dokusu yüksek miktarda Koenzim Q-10'a ihtiyaç duyuyor. Çünkü diğer dokulardan çok daha fazla enerji kullanan kalp kası, vücudumuzda en yüksek Koenzim Q-10 konsantrasyonuna sahip.

      • Öte yandan düşük Koenzim Q-10 seviyelerinde kas fonksiyon bozukluğu gibi yan etkilerin görülme oranı da artıyor.

      • Dr. Richard Passwater, vücuttaki Koenzim Q-10 seviyelerinin azalması ile serbest radikal hasar ve kardiyovasküler sistem hastalıkları riskinin arttığını belirtiyor.

      • Passwater ayrıca yapılan araştırmalarda kalp hastalarının serum ve kalp dokularında Koenzim Q-10 seviyelerinin ciddi oranda azaldığının gözlemlendiğini de söylüyor.

      • Koenzim Q-10 ayrıca anti-aging uygulamalarda da yer alan en önemli antioksidanlardan biri. Yapılan araştırmalar, bu bileşiğin cilt sağlığını desteklediği, cilt yaşlanmasını ve kırışıklığı azaltabileceği, foto yaşlanmaya karşı koruma sağlayabileceği ve cildin kolajen dokusunu koruyabileceğini gösteriyor.

      Koenzim Q-10 ve Omega-3, hangi besinlerde bulunur?
      Omega-3;
      somon gibi yağlı balıkların yanı sıra, ton balığı, uskumru, sardalya ve hamside bulunur. Ayrıca, keten tohumu yağı, adaçayı yağı, kivi ve semizotu gibi yeşil yapraklı sebzelerde bol miktarda yer alır. Ayrıca doktorunuza danışarak beslenme takviyeleri de kullanabilirsiniz.

      Koenzim Q-10: En fazla kırmızı et, balık ve yumurta gibi hayvansal ürünlerde ve bazı bitkilerde de bulunuyor. Portakal, çilek, karnıbahar ve susam tohumu ise güçlü Koenzim Q10 kaynaklarından...

      Yorum yap


      • #4
        Kemoterapide Koenzim Q10 etkisi

        Vücutta doğal olarak bulunan bir enzim olan Koenzim Q10, bağışıklığı güçlendirerek kanserle savaşıyor. Ayrıca, kemoterapinin ağır yan etkilerinin azaltılmasına yardımcı oluyor
        Kemoterapi tedavisi uygulanan birçok kanserli hasta; bağışıklık sisteminin çökmesi sonucu ağır bir süreçten geçer. Yapılan araştırmalar; Koenzim Q10'un, bağışıklık fonksiyonunu olumlu etkileyerek kemoterapinin tolere edilmesini sağladığını gösteriyor. Kanserle mücadelede etkin bir savaşçı olan Koenzim Q10; tıp dünyasında kemoterapi ilaçlarına yardımcı olarak kullanılıyor. Kalp ve beyin sağlığı için hayati katkıları olan Koenzim Q10; kanser tedavisinde yeni keşifler ve yeni rollere de öncülük ediyor. Hücresel bir koruyucu olan bu madde; toksik etkileri azaltma potansiyeli sebebiyle onkoloji tedavilerinde kullanılıyor.
        HÜCREYE OKSİJEN TAŞIR
        Vücutta doğal olarak bulunan bir enzim olan Koenzim Q10; hücre içinde oksijenin kullanımını artırarak hücredeki enerjinin yükselmesini ve tüketilmesini sağlar. Ayrıca, karaciğer hücrelerine enerji taşınmasını sağlayarak karaciğere bağlı halsizliğin giderilmesinde yardımcı olur. Bu enzim; nefes darlığı, çarpıntı, çabuk yorulma gibi şikayetlere neden olan kalp yetersizliği vakalarında, kalp kasına olumlu etki eder. Kanser; enflamasyon (iltihap) ile ilişkili serbest radikallerin yarattığı hasarın bir sonucudur. Bu kritik ilişki; bilimadamlarını, kanserin yayılmasını önlemek için serbest radikal hasarını sınırlandırma yollarını aramaya itti. Diğer yandan araştırmacılar; sağlıklı dokularda kemoterapi ilaçlarının yıkıcı etkilerini kontrol etmek için yeni yöntemler denemeye başladı. Daha sonra tıp araştırmacıları, doku koruyucu ve anti-oksidan bir molekül olan Koenzim Q10'un kalp ve beyin sağlığı konusundaki şaşırtıcı etkilerini keşfetti.

        ÖNEMLİ BİR KORUYUCU
        Onkologların, üç yıl öncesine kadar hayvanlarla yürüttüğü çalışmalar; bu enzimin serbest radikal salımına karşı koruyucu olabileceğini gösterdi. Birçok kanser türünde etkili olan Koenzim Q10'un; hem kanserden koruyucu, hem de kanser sırasında tümör karşıtı etkileri olduğu tespit edildi.

        MEME KANSERİNDE DE ETKİLİ
        Japon bilimadamları; Koenzim Q10'un kolon kanserinde tümör sayısını azalttığını ve tümörlerin diğer dokulara sıçramasını önlediğini saptadı. Yapılan çalışmalarda, Koenzim Q10'un Tamoksifen isimli maddeyle beraber verildiği tedavilerde; meme kanseri tümörlerini küçülttüğü de görüldü. Hem hayvanlar, hem de insanlar üzerinde yürütülen bir diğer çalışmada ise; önemli bir bağışıklık artırıcı olarak nitelendirilen Koenzim Q10'un kalpte toksiteyi azalttığı tespit edildi. Yeni araştırmalar; Koenzim Q10'un sağlıklı hücreleri koruma altına aldığını, aynı zamanda kemoterapinin yan etkilerine ve kanser hücrelerinin vücutta yarattığı hasara karşı koruduğunu gösteriyor.

        TIP DÜNYASI 56 YIL ÖNCE KEŞFETTİ
        1957 yılında keşfedilen Koenzim Q10, yarım asrı aşkın bir geçmişe sahip. Hücresel metobolizmayla ilgili bir besin maddesi olan Koenzim Q10'un etkileri ömür boyu sürüyor. Bu enzim; son yıllarda yararlı etkileriyle ön plana çıkıyor.
        BAĞIŞIKLIĞI ARTIRIYOR
        Koenzim Q10; insan sağlığını korumada ve yaşam süresini uzatmada çok etkili bir enzim. Birçok kanser tedavisinde kullanılan Koenzim Q10'un, meme kanserinde çok yönlü bağışıklık artırıcı ve tümör düşürücü etkisi bulunuyor. Koenzim Q10'la ilgili Roma'da yapılan bir araştırmada; bu enzimin tedaviye dirençli kanserlerde, hastaların bağışıklığını artırdığı tespit edildi. Ayrıca, cerrahi müdahale gerektiren cilt kanserlerinde de tedavinin temelini oluşturduğu görüldü. Koenzim Q10; kanser tedavisinin yan etkilerini de azaltıyor. Kemoterapinin hücrelerde yarattığı hasarı en aza indiren bu madde; ayrıca hastaların sitokin değerlerini dengeleyerek tümörün yayılmasını engelliyor.

        KAN BASINCINI DÜŞÜRÜR
        Kalp ve damar sistemi üzerinde sayısız olumlu etkisi bulunan Koenzim Q10; vücutta enflamasyonun (iltihap) azaltılmasında da rol oynar. Yüksek kan basıncını düşürücü etkisiyle hipertansiyonla da mücadele eden bu enzim; ayrıca Parkinson hastalığının zararlarının azaltılmasında da çok önemlidir.

        Yorum yap


        • #5
          Koenzim Q10
          Koenzim Q10 Nedir?

          CoQ10 olarak da bilinen Koenzim Q10 sağlıklı bir vücut için gerekli olan yağda-çözünen bir antioksidandır. İnsan vücudundaki her hücrede bulunmakta ancak yaşla birlikte insan vücudundaki Koenzim Q10 seviyesi düşmektedir.1

          Koenzim Q10 Görevi Nedir?

          CoQ10 vücutta iki hayati fonksiyonu yerine getirir:

          • Vücut genelinde enerji üretimi için hayati önem taşır,2
          • Güçlü antioksidan koruma sağlar.3

          Koenzim Q10 vücutta enerji yapı taşı olarak bilinen ATP (Adenozin Trifosfat) üretiminde büyük rol oynar. Koenzim Q10, en fazla enerjiyi kullanan organlar olan kalp, karaciğer, böbrekler, pankreas ve beyin ile bağışıklık sisteminde yüksek miktarlarda bulunmaktadır. Vücutta Koenzim Q10 eksiklikleri kendini enerji düşüklükleriyle belli etmektedir. Koenzim Q10 miktarı fazlalaştıkça hücrenin enerji üretimi de artmaktadır bu da hücrenin daha genç kalmasına ve daha uzun yaşamasına yardımcı olmaktadır.4

          Koenzim Q10 güçlü bir antioksidandır.5 Hücrelerin yapısını bozan ve yaşlanmaya neden olan oksitleyici serbest radikallerin zararlarına karşı vücudu korumaktadır. Antioksidan özelliği sayesinde bağışıklık sistemini güçlendirerek, cildimizi serbest radikallerin neden olduğu yaşlanma etkilerine karşı korur.6

          Koenzim Q10'nun Kullanım Alanları Nelerdir?

          1- Hücrelerimizde enerji üretimine destek olur.
          Koenzim Q10 vücutta enerji yapı taşı olarak bilinen ATP (Adenozin Trifosfat) üretiminde büyük rol oynar2. Koenzim Q10, en fazla enerjiyi kullanan organlar olan kalp, karaciğer, böbrekler, pankreas ve beyin ile bağışıklık sisteminde yüksek miktarlarda bulunmaktadır. Vücutta Koenzim Q10 eksiklikleri kendini enerji düşüklükleriyle belli etmektedir. Koenzim Q10 miktarı fazlalaştıkça hücrenin enerji üretimi de artmaktadır bu da hücrenin daha genç kalmasına ve daha uzun yaşamasına yardımcı olmaktadır.4

          2- Statin türevi ilaçlarla birlikte Koenzim Q10 takviyesi kullanılmalıdır.
          Yaşam için gerekli maddelerden biri olan kolesterolün kanda fazla miktarda bulunması kan damarlarının sertleşmesine, daralmasına ve kalp-damar rahatsızlıklarına yol açmaktadır. Bu noktada kolesterol düşürücü olarak statin türevi ilaçların kullanımı tercih edilmektedir. Ancak statinler vücutta sadece kolesterolü düşürmekle kalmayıp vücutta enerji üretiminde etkili olan ve antioksidan özelliğe sahip CoQ10 düzeylerini düşürmektedirler. Yapılan çalışmalar 8 hafta statin kullanımının vücutta aktif form CoQ10 seviyesini % 57 oranında azalttığını göstermektedir.8

          3- Statin türevi ilaç kullanımına bağlı gelişen kas ağrılarının azaltılmasına yardımcı olur
          Vücutta Koenzim Q10 seviyesinde düşme, statin kullananlarda çok sık olarak karşılaşılan kas ağrılarına, yorgunluğuna ve hassasiyetine neden olmaktadır. Amerikalı Bilim adamları tarafından yapılan çalışmada düzenli Koenzim Q10 kullanımının kaslarda hücresel enerji ihtiyacını karşılayarak, statin kullanımına bağlı olarak gelişen kas ağrıları şikayetini %40 oranında azalttığı tespit edilmiştir.9

          4- Kan basıncının ayarlanmasına destek olur.10
          Yakın bir zamanda yapılan bir çalışmada Koenzim Q10'un yüksek kan basıncında düşüşlere, düşük kan basıncında da yükselmelere yardımcı olabileceği bulunmuştur. Koenzim Q10 tansiyonun dengelenmesine yardımcı olur.

          5- Cildi yaşlanma etkilerine karşı korumaya yardımcı olur.
          Hava kirliliği, stres, sigara ve güneşin yaydığı zararlı ışınlar, serbest radikallerin oluşmasına bunlar da zamanla tüm vücut öğelerinde olduğu gibi cilt hücrelerinde de yaşlanmaya neden olur. Yaşlanmanın yavaşlatılabilmesi ve cilt hücrelerinin sağlığını koruyabilmesi için ise doğal bir antioksidan desteğine ihtiyaç vardır. CoQ10 serbest radikal hasarlarına karşı cildimizi koruyarak hücresel yaşlanmaya karşı etkili olmaktadır. Yapılan klinik çalışmalara göre, düzenli CoQ10 alımı, kırışıklık alanında %33, kırışıklık hacminde % 38'lik iyileşmeye yardımcı olduğu tespit edilmiştir.6

          6- Egzersiz performansının arttırılmasına yardımcı olur.
          Yoğun egzersiz sırasında oksijen üretimindeki hızlı artışın neden olduğu oksidatif stres kaslarda ağrı, kas hasarı ile kendini göstermekte bu da kişinin egzersiz performansının düşmesi ve erken yorulmasıyla sonuçlanmaktadır. Vücut hücrelerinin enerji üretim mekanizmasında kilit görev olan Koenzim Q10 sporcularda fiziksel performansı arttırır, antioksidan özelliği sayesinde de kaslarda oksijen alımını arttırarak kas yorgunluğunu azaltıp kasların düzenli çalışmasını destekler. Sporcular üzerinde yapılan klinik çalışmalar düzenli Koenzim Q10 alımının egzersiz performansını % 94 oranında arttırdığını göstermektedir.11

          7- Antioksidan etki göstererek serbest radikallerin neden olduğu zararlı etkilere karşı koruyucu etki gösterir.
          Koenzim Q10 güçlü bir antioksidandır. Hücrelerin yapısını bozan ve yaşlanmaya neden olan oksitleyici serbest radikallerin zararlarına karşı vücudu korumaktadır. Antioksidan özelliği sayesinde mitokondriyal rahatsızlıklarda,12 Alzheimer,13 Parkinson14 gibi nörolojik hastalıklarda etkili olduğunu gösteren çalışmalar bulunmaktadır.

          CoEnz QH nedir?

          Standart formdaki CoQ10'in bir diğer adı ubikinondur. Vücut gerek enerji ihtiyacını karşılamak gerekse antioksidan koruma sağlamak amacıyla standart CoQ10 ürünlerini aktif formu olan QH forma çevirmektedir. Ancak 40 yaşından sonra, çevresel toksinler, stres ve statin türevi ilaçların kullanımı bu dönüşümü engeller. Kişi gerek yiyeceklerle gerekse dışardan, standart formdaki (ubikinon) CoQ10 ürününü alsa bile vücut bunu aktif formu olan QH forma dönüştüremez. Dönüşüm gerçekleşmediği için vücut alınan standart formdaki (ubikinon) CoQ10 ürününü kullanamaz. CoEnz QH ise aktif formda bir CoQ10 ürünü olduğu için vücut herhangi bir dönüştürme işlemine gerek duymadan CoQ10 ihtiyacını karşılar.

          Neden CoEnz QH?

          Özellikle 40 yaşından itibaren vücudumuzun standart CoQ10'i QH forma dönüştürebilme yeteneği azalmaktadır. Bu nedenle standart formdaki CoQ10 alınsa bile yeterli olmaz ve bu nedenle etki net olarak görülmez. CoEnz QH ise aktif formda olduğu için vücut herhangi bir dönüştürme işlemine gerek duymadan CoQ10 ihtiyacını karşılar. Ayrıca 2009 yılında yapılan bir çalışmada CoEnzQH'in standart CoQ10''a göre 4 kat daha etkili olduğunu göstermiştir.7

          REFERANSLAR
          1. Kalen (1989). Lipids,24,579-584
          2. Ernster L, Dallner G:. Biochem Biophys Acta 1271: 195-204, 1995
          3. Weber C, Jakobsen TS, Mortensen SA, et al. Int J Vitam Nutr Res 1994;64:311-5.
          4. Sampath Kumar C, J., Govind S., Sharath K. Int. J. Pharm & Ind. Res. Vol 1,Issue 2, 100-104.
          5. Bentinger M, Brismar K, Dallner G.Mitochondrion. 2007 Jun;7 Suppl:S41-50.
          6. Y.Ashida., S. Kuwazuru, M. Nakashima , K. Watabe . Food Style 21, 2004.6(Vo8.,No.6), Page 1-4.
          7. M. Evans, J.Baisley, S. Barss, N. Guthrie. Journal of Functional Foods ; Volume 1, Issue 1, January 2009, Pages 65-73.
          8. Mabuchi H, Higashikata T, Kawashiri M, Katsuda S, Mizuno M, Nohara A, Inazu A, Koizumi J, Kobayashi J.J. Atheroscler Thromb. 2005;12(2):111-9.
          9. Caso G, Kelly P, McNurlan MA, Lawson WE..Am J Cardiol. 2007 May 15;99(10):1409-12.
          10. Rosenfeldt FL, Haas SJ, Krum H, Hadj A, Ng K, Leong JY, Watts GF. J Human Hypertension 21: 297-306, 2007
          11. Ylikoski T, Piirainen J, Hanninen O, Penttinen J. Mol. Aspects Med.; 1997;18 Suppl:S283-290.
          12. Spindler M, Beal MF, Henchcliffe C. Neuropsychiatr Dis Treat. 2009;5:597-610.
          13. Isobe C, Abe T, Terayama Y. Dement Geriatr Cogn Disord. 2009;28(5):449-54.
          14. Hargreaves IP, Lane A, Sleiman PM. Neurosci Lett. 2008 Dec 5;447(1):17-9.

          Yorum yap


          • #6
            KOENZİM Q10 NEDİR?

            Koenzim Q10 yağda eridiğinden tüm hücre zarlarında ve yağları taşıyan proteinlerin yapısında bulunur. Hücre içinde enerjinin oluşturulmasında koenzim Q’ ya ihtiyaç vardır. Koenzim Q 10’nun antioksidan özelliği vardır. Koenzim Q 10 ‘nun vücudumuzda yapılabilmesi için B6 vitamine ihtiyaç vardır. Koenzim Q10 vücudumuzda yapıldığı gibi bazı gıdalarla da alınır. Kırmızı et, tavuk eti, balık, soya fasülyesi, soya yağı, ceviz, badem, sebze ve meyvelerde Koenzim Q 10 vardır. Yapılan klinik çalışmalarda koenzim Q10’un damarların içini saran endotel isimli zarın iyi görev yapmasını sağladığı gösterilmiştir. Endotel iyi görev yapmazsa damar sertliği oluşmaktadır. İlave olarak alınan koenzim Q10 ilaçlarının dokularda koenzim Q10’nu artırdığı şüpheli olsa da kan düzeylerinde artış olmaktadır. Kolesterol düşürücü ilaç alanlarda kalp ve iskelet kasında konzim Q10 düzeyinde azalma olduğu saptanmıştır.
            Koenzim Q10’un faydalı olduğu durumlar şunlardır:
            Hipertansiyonlu hastalarda tansiyon ilaçlarıyla birlikte 120 mg/gün dozunda alındığında faydalı olduğu gösterildi, ancak uzun sürede nasıl etki yaptığı bilinmiyor.
            Kardiyomyopati denilen kalp hastalığında faydalıdır
            Mitokondrial diabet denen bir tür şeker hastalığında faydalı olduğu saptanmıştır..
            Anti-aging (yaşlanmayı geciktirici) olarak etkisi bulunamadı.
            Parkinson hastalarında 1200mg/gün dozunda faydalı olduğu klinik çalışmalarla gösterilmiştir.
            Sperm sayısını ve hareketini artırdığı gösterilmiştir
            Damar sertliğini önlediği tam ortaya konamamıştır.
            Kalp yetmezliğinde faydalı olduğu iddia edildiyse de ileri klinik çalışmalara gerek vardır.
            Atletik performansı artırmadığı saptanmıştır.
            Coumadin kullananlarda etkileşimi olabilir. Bu ilaçları alanlar koenzim Q 10 alırken dikkatli almalıdırlar.
            Kan Yağlarını Düşüren Ürünler:
            Kan yağlarını düşüren bazı besin destek ürünleri vardır. Bunlar aşağıda verilmiştir:
            a) Balık Yağı: Kandaki yağları düşüren balık ve balık yağı eskiden beri dikkat çekicidir. Özellikle yağlı balıklar kandaki trigliserid denen yağı azaltırlar. Balık yağının trigliserid düşürmesi yanı sıra LDL kolesterolün küçük parçacıklı kısmında da azalma yaptığı bilinmektedir. Balık yağı ayrıca tansiyon, damar duvarı, ritm bozukluğu üzerine de faydalı etkiler sağlar. Balık yağı alanlarda yan etki olarak E vitaminde azalma olabilir, bu nedenle ilave E vitamini alabilir. Balık yağı alanlarda bulantı, gaz, ishal, ağızda balık kokusu olabilir. Bu nedenle balık haftada en az 2 kez yenmelidir. Balık yağı sadece hipertrigliseridemisi olan kişiler almalıdır.
            b) Soya: Soya içinde bulunan fitoöstrojenler ile faydalı olur. Özellikle isoflovan faydalı olmaktadır. İsoflovan östrojen hormonu benzeri etkiye sahiptir. Ancak eskiden bilindiği gibi soya proteininin kan yağları üzerine çok etkisi olmadığı saptanmıştır. Soya proteini damarlar üzerinde faydalı etkiye sahiptir. Ancak diğer proteinler yerine soya proteini almak faydalı olmaz.
            c) Polikozanol: Şeker kamışından elde edilen bir ilaçtır. Günde 10-20 mg alındığında LDL kolestetrolü % 25 azaltır ve iyi kolesterolü denen HDL kolesterolü % 15 artırdığı iddia edilmiştir. Bununla birlikte yapılan bir bilimsel çalışmada kandaki yağlara etkisi gösterilemedi. Bu nedenle kolesterol düşürücü olarak kullanılmasını önermiyoruz.
            d) Sarımsak İlaçları: Sarımsak ilaçlarının kolesterol üzerine etkisi yoktur.
            e) Bitki Sterolleri: Bunlar kolesterolün bağırsaktan emilimini azaltırlar. Bununla birlikte emilim azalıdığında karaciğerden kolesterol yapımı da artmaktadır. Bazen margarinlerin içine konmaktadır. Margarinlerde genellikle sitostanol ve campestanol sterolleri bulunur. Bunların kanda A ve E vitamini azalttıkları saptanmıştır. Kolesterol düşürmek için bu tür margarin yenmesini önermiyoruz.
            f) Zeytin Yağı: Zeytin yağı LDL kolesterolü azaltır, HDL kolesterolü artırır yani çok faydalıdır. Yemeklerde sızma zeytin yağı kullanılmalıdır.
            g) Posa: Psillium, pektin, guar gum ve yulaf gibi posalar kolesterolü azaltır.
            h) Ceviz, Badem: Ceviz LDL kolestrolü azaltmada faydalı olur. Ancak trigliserid yüksek ise almamalıdır.
            i) Yeşil Çay: Yeşil çay içen kolesterol hastalarında faydalı etkiler sağlanmıştır.
            KAYNAK:
            1. Prof Dr Metin Özatya, Vitamin, Mineral, Besin Desteği, Gürer yayınları, 2008

            Yorum yap


            • #7
              Kalp Hastalığı ve Koenzim Q10
              Kalp Hastalığı ve Koenzim Q10

              - Kronik kalp yetmezliği ve Koenzim Q10
              - Hipertansiyon ve Koenzim Q10
              - Mitral kapak prolapsusu ve Koenzim Q10
              - Kardiyomiyopati (kalp dokusu) ve Koenzim Q10
              - Koroner arter hastalığı ve Koenzim Q10
              - Angina pektoris

              Kronik kalp yetmezliği genel ve kalbe özgü oksidatif stresle karakterizedir. Bu kronik oksidan hasar miyokart fonksiyonunun bozulmasına ve sonuç olarak kalp yetmezliğinin klinik olarak çıkmasına katkıda bulunur. Kronik kalp yetmezliği olan hastalarda antioksidan parametrelerdeki anlamlı bir korelasyon düşüklük artmış oksidatif stresin hastalıkla olan ilişkisini göstermektedir. Oksidatif stresdeki artışa kontraktil dizfonksiyon, artmış fatal aritmi insidansı ve ani ölümler eşlik edebilir.

              Koenzim Q10 Nedir?
              - Hücresel doğal bir antioksidandır.

              - Mitokondrial membranların lipit fazlarında elektron taşıyıcı olarak fonksiyon gören ve oksidatif fosforilasyon için son derece önemli bir Kofaktörüdür.

              - Koenzim Q10 hücreleri serbest radikallerin zararına karşı korur ve hücre zarında koruyucu bir görev alır.

              - Koenzim Q10 'un geriye dönüşümlü oksidasyonu ve redüksiyonu flavoproteinler ile sitokromlar arasında elektron taşıyıcısı olarak fonksiyon görmesinin temelini oluşturur.

              - Koenzim Q10 hücrelerin enerji üretiminde önemlidir.

              - Koenzim Q10 redüksiyonu ve oksidasyonu için ihtiyaç duyduğu düşük potansiyeli nedeniyle son derece önemli bir molekül olarak solunum zincirinde ve ATP sentezinde yer alır.

              - Koenzim Q10 Lipoproteinlerle taşınır ve molekülün yaklaşık %60'ı düşük dansiteli lipoproteinler(LDL), %25'i yüksek dansiteli lipoproteinler (HDL) ve %15'i de diğer lipoproteinler içinde yer alır. Yapılan in vitro çalışmalarda izole edilen LDL' lerin oksidatif strese maruz bırakılmalarından sonra azalan ilk antioksidanın CoQ10H2 olduğu gösterilmiştir. Koenzim antioksidan fonksiyonu nedeniyle aterogenez lipit peroksidasyonu sürecinde LDL'yi önemli derecede koruyabileceği belirtilmiştir.

              - Kronik kalp yetmezliği, angina pektoris, koroner arter hastalığı, kardiyomiyopati, hipertansiyon, mitral kapak prolapsusu ve koroner revasükülarizasyondan sonra Koenzim Q10 düzeylerinde düşüklük çeşitli çalışmalarda gösterilmiştir. Ayrıca Koenzim Q10 ATP sentezinden de sorumlu olduğundan ikemi-reperfüzyon sırasında oluşan oksidatif strestende hücreleri korur.

              - Dilate kardiyomiyopatili hastaların kalp doku örnekleriyle yapılan bir araştırmada kontrol grubundaki doku örnekleriyle karşılaştırıldığında Koenzim Q10 düşüklüğü tespit edilmiştir.

              - Dilate kardiyomiyopatide Koenzim Q10 eksikliğinin düzeltilebileceği ve bu antioksidanın terapotik etkisinin bazal plazma ve miyokart doku örnekleriyle ilişkili olduğu ve geleneksel kronik kalp yetmezliği tedavisinde etkili olabileceği belirtilmektedir.

              Diyet ve Koenzim Q10 Önemi
              Koenzim Q10 diyetle yetersiz alınabildiği gibi vücutta sentezlenemiyor olabilir. Diyetle yetersiz yağ alımı, dengesiz ve vejeteryan diyet yağ malabsorbsiyonunun önemli katkısı vardır. Bununla birlikte endojen sentez yetersizliğinin iki farklı sebebi vardır;
              1) Folik asit, B6, B2, pantotonik asit, piasin, fenilanin yetersiz alımıdır.
              2) Endojen sentezindeki azalmadır.

              Kolestrol Düşürücüler ve Koenzim
              Kolestrol düzeylerini düşürmede kullanılan statin grubu ilaçların Koenzim Q10 sentezini engellediği bildirilmiştir. Bu nedenle özellikle statin grubu ilaçları kullanan hastalarda Koenzim Q10 düzeylerini değerlendirirken dikkatli olunması gerektiği belirtilmektedir. Yapılan çalışmalarda kronik kalp yetmezliği olan hastalıklarda Koenzim Q10 düzeyleri anlamlı derecede düşük bulunmuştur.

              Koenzim Q10 Yararları Nelerdir?
              - Kuvvetli bir antioksidandır.
              - Hücresel enerji üretimi için gereklidir ve yaşlanmayı geciktirir.
              - Kalbin düzenli çalışması için gereklidir.
              - Vücut ağırlığının kontrolüne yardım eder ve zarları korur.
              - Vücutta her bir hücrenin optimum çalışması için gereklidir.
              - Kalp kaslarında bulunarak kalp için gerekli olan enerjinin üretilmesini sağlar.

              Oksidatif Stres Nedir?
              Sağlıklı bireylerde normal metabolizma sonucunda oluşan reaktif oksijen radikalleri vücudun savunma mekanizması olan antioksidan sistemle uzaklaştırılır. Sağlıkta, oluşan Q2 radikalleri ile antioksidan savunma mekanizması tam bir denge halinde çalışır. Bu denge radikallerin lehine bozulmasıyle ortaya çıkan duruma ise oksidatif stres denir.

              Kaynaklar
              - Halliwell B. The role of oxygen radicals in human disease; with particular reference to the vascular system. Haemostasis 1993; 23 (Suppl 1): 118-26

              - Gutteridge J.M.C. Lipid peroxidation and antioxidants as biomarkers of tissue damage. Clin Chem. 1995;41 : 1819-28

              - Mc Murray J., Mc Lay J., Chopra M., Bridges A., Belch J.J.F. Evidence for enhanced free radical activity in chronic congestive heart failure secondary to coronary artery disease. Am. J. Cardiol. 1990; 65: 1261-2

              - Belch J.J.F., Bridges A.B., Scott N., Chopra M. Oxygen free radicals and congestive heart failure. Br. Heart J. 1991; 65: 245-8

              - Mak S., Newton G.E. The oxidative stress hypothesisi of congestive heart failure. Chest 2001; 120: 2035-2046

              - Chromosystems diagnostics by HPLC instruction manual for HPLC analysis of Coenzyme Q10 in plasma/serum and whole blood.

              - Chromosystems diagnostics by HPLC instruction manual for HPLC analysis of Glutathione in whole blood

              - Hu M-L. Measurements of protein thiol groups and glutathione in plasma. Methods. Enzymol. 1994; 233: 380-5.

              - Lagendjik J., Ubbink J.B., Hayward-Vermaak W.J. Measurements of the ratio between the reduced and oxidized forms of coenzyme Q10 in human plasma as a marker of oxidative stress. J. Lipid Res. 1996; 37: 67-75

              - Tang p.H., Miles M.V., DeGrauw A., Hershey A., Pesce A. HPLC analysis of reduced and oxidized Coenzyme Q10 in human plasma. Clin. Chem. 2001; 47: 256-265

              - Singh R.B., Niaz M.A., Rastogi S.S., Int. J. Tissue React. 1990; 12: 173-8

              - Mazoli U., Rossi E., Littarau G.P., Frustaci A., Lippa S., Oradei A., Aureli V. Coenzyme Q10 in dilated cardiomyopathy. Free Radic. Biol. Med. 2002; 32: 132-8

              - Kadota K., Yui Y., Hattori R., Murohara Y., Kawai C. Decrease seulphydryl groups of serum albumin in coronary artery disease. Jpn. Circ.J 1991; 55: 934-41.

              - Lesfensky E.J., Damber I.M., Horwitz L.D. Myocardial sulphydryl pool alterations occur during reperfusion after brief and prolonged myocardial ischemia in vivo. Circ. Res. 1991; 68: 605-13

              Yorum yap


              • #8
                Koenzim nedir?

                Bir enzimi aktif hale getiren, enzimin protein olmayan organik bileşenidir.Koenzim, organik ya da inorganik, çoğunlukla fosfat içeren ve protein kısmına göre çok daha küçük moleküllü kısmıdır.Enzimde faaliyet gösteren ve esas işi yapan bu kısımdır. Koenzim kısmı, genellikle protein kısmından ayrılabilir. Yapılan analizlerde birçok vitamini bünyesinde bulundurduğu saptanmıştır. Tüm vitaminler vücut hücrelerinde koenzimlerin parçası olarak işlev görürler.Enzimde faaliyet gösteren ve esas işi yapan bu kısımdır. Koenzim kısmı, genellikle protein kısmından ayrılabilir. Yapılan analizlerde birçok vitamini bünyesinde bulundurduğu saptanmıştır. Bazı vitaminler vücut hücrelerinde koenzimlerin parçası olarak işlev görürler.Bazı enzimlerin saf protein molekülleri olup, yapısında aminoasitten başka bir grup bulunmadığını (basit enzim), bazılarının ise aktivite gösterebilmesi için kofaktör adını verdiğimiz inorganik metal iyonlarına veya koenzim denilen kompleks organik moleküllere ihtiyaç duyar. Koenzim ve kofaktörler reaksiyon esnasında geçici olarak bağlandığı halde, bazı bazı enzimlerde bu gruplar devamlı olarak kovalent bağları ile bağlı olarak bulunurlar.Koenzim Q10’un faydalı olduğu durumlar şunlardır:Hipertansiyonlu hastalarda tansiyon ilaçlarıyla birlikte 120 mg/gün dozunda alındığında faydalı olduğu gösterildi, ancak uzun sürede nasıl etki yaptığı bilinmiyor.
                Kardiyomyopati denilen kalp hastalığında faydalıdır
                Mitokondrial diabet denen bir tür şeker hastalığında faydalı olduğu saptanmıştır..
                Anti-aging (yaşlanmayı geciktirici) olarak etkisi bulunamadı.
                Parkinson hastalarında 1200mg/gün dozunda faydalı olduğu klinik çalışmalarla gösterilmiştir.
                Sperm sayısını ve hareketini artırdığı gösterilmiştir
                Damar sertliğini önlediği tam ortaya konamamıştır.
                Kalp yetmezliğinde faydalı olduğu iddia edildiyse de ileri klinik çalışmalara gerek vardır.
                Atletik performansı artırmadığı saptanmıştır.
                Coumadin kullananlarda etkileşimi olabilir. Bu ilaçları alanlar koenzim Q 10 alırken dikkatli almalıdırlar.


                Kaynak: Koenzim Nedir? Koenzim Anlamı ve Hakkında Bilgi

                Yorum yap

                Hazırlanıyor...
                X