Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Üzüm, tek başına bir eczane

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • Üzüm, tek başına bir eczane

    ÜZÜM



    Sarmaşık | 10-30m | 5-8 Aylar | Ça,Na | Meyve, Yaprak ve Çekirek yağı

    Üzüm, Weinrebe, Vitis Vinifera

    Familyası: Üzümgillerden, Weingevaihse, Vitaceae

    Drugları: Üzüm meyvesi; Vitis viniferae Fructus
    Üzüm yaprağı; Vitis viniferae Foliam
    Üzüm çekirdek yağı; Vitis viniferae semenoleum
    Üzümün meyvesi taze olarak yenir. Sirkesi pekmezi, şırası, bulaması veya şarabı meyve kabuklarının ise; ilacı yapılmaktadır. Çekirdeklerinin yağı çıkarılır, yapraklarının çayı ne natürel ilacı yapılır.

    Giriş: Üzümün asıl vatanı Anadolu Kafkaslar ve Kırım olup, zamanla bura-dan dünyanın diğer ülkelerine yayılmıştır. Takriben 5000 yıldır üzümden sirke, pekmez veya şarap yapılmaktadır. Üzümün ülkeler ve iklime göre çok çeşitli türleri vardır ve bunun 700 civarında olduğu tahmin edilmektedir. Siyah üzümün meyve kabuğu yaprakları ilaç yapımında kullanıldığından bu tür incelemeyi uygun gördük. İtalyanlar siyah üzümün meyve kabuğundan, Almanlar da siyah üzümün yapraklarında ilaç yapmalarıyla ünlüdür. Bu bitkinin de bir anda değeri artmıştır. Horasanlı Türk Hekimi Ebubekir Râzi (ölümü h.311) bundan 1100 yıl önce sirke şurubunu keşfetmiş ve bu sirke şurubu 1000 yıldır İslâm ülkelerinde kullanılmıştır. Modern tıpla birlikte unutulan sirkenin yerini çeşitli kimyasal ilaçlar almıştır. Amerika Birleşik Devletleri’nde 1995’te sirke ve sirke şurubunun faydaları üzerine bir yığın araştırma yayınlandıktan sonra Avrupa ülkeleri de halk arasında yeniden sirke ve sirke şurubu ile tedavi denemelerine başlanmış ve bu konuda raflar dolduracak kitaplar yazılmıştır. ABD’de elma, Avrupa ve İslâm ülkelerinde üzüm, Çin, Japonya ve diğer Asya ülkelerinde ise pirinç sirkesi kullanılır.

    Botanik: Üzüm asmasının boyu 30 metreyi bulabilir ve kökleri oldukça derinlere gider. Yaprakları 5 loğlu olup, loplar bazen derin, bazen de küçük olur ve başlangıç kısmı kalp şeklindedir. Yaprakların üst yüzeyi koyu, alt yüzeyi ise açık yeşil renkli ve derin beyazımsı damarlara sahiptir. Yaprakların karşısında birer helizon (sarılma ipliği) bulunur ve bu helizon-larla çevresindeki ağaç veya duvarlara sarılarak, bitkinin çevresine tutunmasını sağlar. Çiçekleri topluca bir arada sarımsı yeşil renkte ve oldukça küçüktürler. Kısaca üzüm olarak adlandırılan meyveleri, üzümün türüne göre siyah, morumsu siyah, sarımsı yeşil, sarı, altın sarısı ve es-merimsi sarı renklerde ve de 1-3 cm büyüklüğünde olabilir.

    Yetiştirilmesi: Oldukça çok türü olan üzümün hemen her iklime uygun türleri vardır.

    Hasat zamanı: Üzüm yaprakları yaz boyunca toplanıp çayı veya yemeği yapılabilir, fakat toplanan yaprakların ilaçlanmamış olması gerekir.
    Üzüm salkımı ise eylül ve ekim aylarında toplanır ve taze olarak yenir, suyu çıkarılır, suyuna şıra denir. Şıradan pekmez, pekmezden de bulama yapılır veya şıradan şarap, şaraptan sirke yapılır.
    Meyve suyu çıkarıldıktan sonra geri kalan meyve kabuklarından ilaç ve çekirdeklerinden yağ elde edilir.

    Birleşimi;
    1) Üzüm meyvesinin birleşimindeki maddeleri şöyle sıralayabiliriz;
    a) %15-20 karbonhidrat, çeşitli şeker moleküllerinden oluşur. 0,3 Sabit yağlar, 0,6-1 oranında protein içerir.
    b) Organik asitlerden; Elma asidi (malikasit) ve limonasidi (sitrikasit)
    c) Vitaminlerden;B1,B2(riboflavin),B3(nikotinamid)B5, B6,c,E- vitaminleri ile provitamin A(B-karotin)
    d) Minerallerden; çinko, potasyum, fosfor, demir, bakır, mangan, iyot, sodyum, magnezyum, flor ve kalsiyum içerir.
    2) Meyve kabuğundaki;50g,20g protein,2,44g sabityağ 12,5 C vitamini, 2,5g E vitamini, 1,97g potasyum,0,65g Magnezyum, Rutin ve resveratrol ve provitamin A(B-karotin)içerir.
    3) Üzüm yapraklarında; Flavonitlerden; Quercetin 3-O-β-D-glukronit ve izoguercitrin içerir.
    4) Üzüm çekirdek yağı; Doymamış yağ asitlerinden, Linolasit, Lecitihin, ve E-vitamini içerir.

    Araştırmalar: Üzüm yaprağından elde edilen kapsülle ve üzüm meyve kabuğundan elde edilen kapsülle ayrı ayrı araştırmalar yapılmıştır. Üzüm yaprağından elde edilen ilaçlar genellikle Varis ve toplardamar zafiyetine karşı kullanılırken meyve kabuğundan elde edilen ilaçlar ise genellikle kandaki kolesterol ve trigliseriti düşürmek için ve de damar sertliğine karşı kullanılır.
    1) İtalya’da 17 sağlık merkezinde (hastane, özel hastane ve muayene-hanede) toplam 219 damar sertli (arterioskleroz), Yüksek Kolesterol ve Yüksek Trigiliseridi olan hastalar üzerinde meyve kabuğundan elde edilen kapsülle (R.....) tedavi denemesi yapılmıştır. Bu hastaların sağlıklarında 3-6 ay içinde iyileşme görülmüş ve kanlarındaki kolesterol ve trigliserit oranı düşmüştür. (nhk 4.99.70)
    2) Siyah üzüm yapraklarının ekstresinden elde edilen kapsülle kronik toplardamar zafiyeti olan 260 hasta üzerinde 4 ay süren bir tedavi denemesi yapılmıştır. Bu deney sonunda hastaların kronik toplar-damar zafiyeti’nden (chronic venoz, Insuffizienz) kurtuldukları yani sağlıklarına kavuştukları görülmüştür. (ZP. 5.00.265)
    3) Dr.Gerhard Orth, Leutkirch /Allgau’dan 800 hastası üzerinde 30 yıl süren araştırmasının sonunda; Pankreas zafiyetinin: kas erimesi, yu-karı karın sancı ve şişliği, kalp rahatsızlığı, sara ve şeker hastalığına sebep olduğunu tespit etmiştir.
    4) 1953 yılında tıp dalında Nobel ödülü alan Biyokimyası Sir Adolf Krebs ve Fritz Albert Lipmann, yaptıkları araştırmada Asetik asitin (=sirke asidi, sirkede %5-6 oranda) organlardaki metabolik değişiklikleri sağladığını belgelemişlerdir. (Nhp 3.98.26)
    5) Dr.Schafer (Königstr: zindau) Kimya laboratuvarında sirke inhalas-yonu ile yaptığı deneyde sirke buharının bakterileri (escherichia coli, streptococcus epidermidis, proteus vulgaris ve Beudomonas aeruginosa) tamamen yok ettiği görülmüştür. (Nhk 3.98.26) Tabii ki bu sirke kimya fabrikalarınca hazırlanan sentetik sirke değil, doğal yollarla hazırlanan tabii sirke olmalıdır.
    6) Husyelerimin şişmesi ve Husye kordonlarımın ağrıması üzerine ha-vaalanındaki doktora (Frankfurt) gittim, doğrusu pek ilgilenmedi. Ben sirke şurubu kullandıktan sonra (15.04.01) şişkinlik ve ağrılar geçti. Huseye şişmesi ve kordon ağrısının kanser olma belirtisi olduğunu okudum (Nhp. 4.01.5.76). Fakat tedaviye ara verince tekrar rahat-sızlandım ve sonra Gökçek iksiri ile tedavi oldum.
    7) Sirke içmeye uzun bir süre izin nedeni ile ara vermek zorunda kaldım. 27.07.01 de gececi çalışmaya başlayınca Husyelerimdeki ve kordonlardaki ağrı yeniden başladı. Sirke içmeye 10.08.01 de yeniden başladım. Bugün (13.08.01) ağrılarım hemen hemen yok oldu. Husye şişmesi ve ağrıları ile husye kordonlarındaki ağrılara karşı en iyi ilaç Gökçek İksiridir.
    8) Sol burun deliğinde bir kuruma ve kaşıntı hissettim. Ev doktoru Nisita isimli bir burun merhemi yazdı. Merhemi kullandığım sürece rahatsızlığım geçiyor, kullanmadığım zaman yeniden rahatsızlıklar azıyordu. Sirke kullandığım sürede burnumdaki rahatsızlıkların da yok olduğunu fark ettim. (09.10.01) Fakat tedaviye ara verince tekrar burun delikleri kuruyordu. Gökçek İksirle (ilk verisiyonu Aloxi) yaptığım tedavi ile iyileşti. (07.05.02)
    9) M.Şamil’in (4,5 yaşında) grip nedeniyle bir türlü düşmeyen ateşini düşüremiyordum ve Çocuk oldukça dermansız ve huysuz bir durumda idi. Cumartesi günü saat 16.00 sıralarında baldırlarına sirkeli bez sardım ve 17.00 sıralarında Üniversite Çocuk kliniğine gittiğimizde çocuk tekrar oynamaya ve normal davranmaya başladı ve ateşi düştü. Doktorun verdiği ilaçlara gerek kalmadan sağlığına kavuştu. (Gribe karşı Gökçek İksirinin ilk versiyonu aloxiyi, ateşe karşı sirke kullandım 30.12.2001)

    Tesir şekli:; Meyve kabuğu; damar sertliğini giderici, kolesterol ve trigliseridi düşürücü
    Yaprakları; toplardamarları güçlendiricidir.

    Kullanılması:
    1) Araştırmalara göre;
    a) Meyve kabuğundan elde edilen ilaçlar; damar sertliği, Yüksek Koles-terol ve Yüksek Trigliseridi önleyici özelliğe sahip olduğu yapılan araştırmalarla tespit edilmiştir.
    b) Yapraklarından elde edilen Kapsüller ise kronik toplardamar zafi-yetine (chronic. Venös. Insuffizienz) karşı kullanılır.
    c) Üzüm sirkesi Pankreas zafiyeti ve Bağırsak mantarlarına karşı kullanılır. (Nhk. 3.98.12)
    2) Halk arasında yaygın olarak sirke çok çeşitli maksatla kullanılmaktadır. Bir yandan salata ve çorbalara hazmettirici ve tat verici olarak katılırken, diğer yandan Tedavi amacı ile kullanılmaktadır. Özellikle ABD’lerinde yeniden keşfedilen Sirke şurubu çok yaygın olarak kullanılmaktadır, bilindiği gibi Horasan Türklerinden Hekim Ebubekir Razi ( ölümü Hicri 311) bundan 1100 yıl önce bu tedavi yöntemini keşfetmiştir. Sirkenin enhalasyonla nefes yollarındaki bakterileri yok ettiği ve içildiğinde Bağırsaklardaki zararlı bakterileri ve mantarları zararsız hale getirmek için kullanılır.

    Yan tesirleri:
    a) Üzümün Meyvesini, Meyve kabuğunun ve de Yaprağının bilinen bir yan tesiri yoktur. Aşırı miktarda ve yüksek dozajda Sirke (sade olarak) alınırsa Mide mukozasını (Mide iç derisini) tahriş eder ve hatta Mideyi delebilir. Bir tanıdığım 4-5 ay kadar her gün sabahları aç karnına bir çay bardağı Sirke içmiş ve neticede Mide kanamasından vefat etti. 120 kg gelen bir bayan da sabahları aç karına yarım çay bardağı Sirke içmiş ( PRO 7=TV Kanalı Mart 2001) ve kadın 35 kg’a inmiş fakat bir şey yiyip içemez olmuş. Mide mukozası tamamen erimişti.
    b) Üzüm Şarabının faydalı olduğunu iddia edenler de oldukça çoktur, fakat buna alışanların sonu malum Köprü altları veya duvar dipleridir. Şarap başta Karaciğer ve Sinirleri tahrip eder ve insanı düşünemez ve çalışamaz Ayaş durumuna düşürür. Alkolik olanların çoğu alkolle yetinemeyerek zamanla başka Droglara (sarhoşluk veren) alışırlar. Uzun süre alkol alanların cinsel gücünü kaybettiği ve zamanla boşanmak zorunda kaldıkları bir gerçektir. Şeker hastalarının sirkeyi sade almaları ve bal katmamaları gerekir. Alerji ve üşütme rahatsız-lıklarında limon sirkesi daha etkilidir.

    Açıklama: Sirke 7000 yıldır bilinen ve kullanılan çok önemli bir besin maddesidir. Bundan 1100 yıl önce Horasanlı Türk hekimi Ebubekir Razi’nin Sirke şurubunu keşfetmiş ve bu reçete yıllarca İslam Ülkelerinde kullanılmıştır. 1938’de Penisilin ve sonra da Sulfanomitli antibiyotikleri keşfi ile eskiden antibiyotik olarak kullanılan Sirkenin kullanılması unutul-muştur. 1950’li yıllara kadar çok yaygın olarak kullanılan Sirke yerine Limonun kullanılması ile Sirkenin kullanılması daha da azalmıştır. 1953 yılında Tıp alanında Nobel ödülünü kazanan Biyokimyacılar Sir Adolf Krebs ve Fritz Albert, Sirkenin Karaciğerde metabolik değişimlerle çok önemli rol oynadığını belgelemişlerdir. Bu buluştan sonra Sirkenin değeri anlaşılmış ve sonra da Meyve kabuğunun damar sertliğini önlemesi, Kolesterol ve Trigliseridi düşürmesi ve Yapraklarının Toplardamar zafiyetini önlemesiyle Üzüm çok büyük değer kazanmıştır.
    Midenin salgıladığı sert aside karşı Pankreas alkolik Sodyum bikarbonat salgılar ve onikiparmak bağırsağına günde 1,5 litre salgı gönderir ve böylece Bağırsaklardaki yarı işlenmiş besinin PH-değer hemen hemen nötrala yakın olur. Şayet Pankreas yetince salgı üretmez veya kalitesiz salgıyı üretirse Karnın yukarısında şişkinlik, karında ağrı, yağ hazımsızlığı (yağlı besinler yiyince yağlı dışkı ortaya çıkar) ve sancılar olur. Şişkinlik Diyaframı yukarı kaldırarak Kalbin sıkışmasın neden olur. Hayvansal yağ ve Proteinlerin sindirilmemesi hücrelerin (özellikle mukozanın=sümüksü iç deri) sertleşmesine bu da Besin Alerjisi, Bahar Alerjisi (Saman nezlesi) Diyabet, sinirsel rahatsızlıkla; hantal hareketler kas erimesi v.b. rahat-sızlıklara neden olur. Sirke Pankreası çalıştırır, Bağırsaklardaki patojen (hastalık yapısı) bakterileri ve mantarları yok eder. Protein, Yağ ve Karbonhidratların sindirilmesini sağlar.
    Peygamber Efendimiz Sirke kullanılan evde kıtlık (yokluk=fakirlik) olmaz buyurmuştur. Bundan Sirkenin insanı dinamikleştirdiği ve hareketlendir-diği, sağlık ve canlılık verdiği anlaşılır. Buna göre Üzüm Sirkesi, Elma Sirkesinden daha sağlıklıdır, bunu kendi üzerinde yaklaşık olarak toplam 5 ay süren Sirkeyle Tedavide gözlemledim. Bundan Elma Sirkesi kötü veya kalitece düşük anlamı çıkmaz, çünkü her bünye değişik yapıdadır, bu nedenle benim için Üzüm Sirkesi, bir başkası içinde Elma Sirkesi ve de Güneydoğu Asyalılar için de Pirinç Sirkesi daha cazip olabilir. Sirkeyle yapılan tedavinin kalıcı olması için yemekleri yavaş yemeli ve çok çiğnemelidir. Aksi halde tam olarak Hücre mitokondrinin (hücrelerin mini atom santrali) tarafından yakılamayan Besin maddelerinden dolayı, aşırı miktarda artık madde (Cüruf) ortaya çıkar. Cürufun Ara dokularda yoğunlaşması Kanın yapısını bozar, Böbrek iltihaplanması, Bahar nezlesi, Astım, romatizma, Akne, Sivilce, Damar sertliği v.b. bütün hastalıkların zamanla ortaya çıkmasına neden olur. Yavaş yemek yeme ve lokmaları çok çiğnemekle (en az 30 defa) Cüruf oranı azalır ve Organlar görevini yapabilecek duruma gelirler.
    Bir tanıdığım sabahları aç karnına 4 ay süreyle 1 bardak sirke içmişti ve sonunda mide kanamasından öldü. Almanya’da da bir bayan her gün yarım bardak sirkeyi 4 ay süreyle içmişti oda aşırı zayıflamış ve midesi tahrip olmuştu. Mide mukazası eridiğinden ameliyat etmek mümkün olmamıştır.
    Bana ait bir buluş olan Gökçek İksir ile sirkenin yan tesiri ortadan kal-dırdım. Böylece Gökçek İksir mide ve bağırsakları koruyucu ve güçlendi-ricidir. Gastrit ve hatta ülseri iyileştirici bir konuma getirdim. Gökçek İksir vücuttaki her türlü curufu (artık maddeyi: bakteri, virüs, mantar, veya ölüsü veya ölü hücreler ve de kolesterol, lipid, trigliserid vs) arttırıcıdır.

  • #2
    Vitis vinifera Yaprağı Ekstresinin SARS-CoV-2 ve HSV-1'e Karşı Antiviral Aktivitesi

    Carla Zannella , 1 Rosa Giugliano , 1 Annalisa Chianese , 1 Carmine Buonocore , 2, 3 Giovanni Andrea Vitale , 3 Giuseppina Sanna , 4 Federica Sarno , 5 Aldo Manzin , 4 Angela Nebbioso , 5 Pasquale Termolino , 6 Lucia Massimiliano , 5, 7 Galdiero , 1 Donatella de Pascale , 3, * ve Gianluigi Franci 8,*
    Albrecht von Brunn, Akademik Editör
    Yazar bilgileri Makale notları Telif hakkı ve Lisans bilgileri Sorumluluk Reddi
    1 Deneysel Tıp Anabilim Dalı, Campania Üniversitesi “Luigi Vanvitelli”, 80138 Napoli, İtalya; ti.ainapmacinu@allennaz.alrac (CZ); ti.ainapmacinu@onailguig.asor (RG); ti.ainapmacinu@esenaihc.asilanna (AC); ti.ainapmacinu@oreidlag.onailimissam (MG)
    2 Biyokimya ve Hücre Biyolojisi Enstitüsü (IBBC), Ulusal Araştırma Konseyi (CNR), 80131 Napoli, İtalya; ti.nzs@eroconoub.enimrac
    3 Deniz Biyoteknolojisi Bölümü, Stazione Zoologica Anton Dohrn, Villa Comunale, 80125 Napoli, İtalya; ti.nzs@elativ.aerdnainnavoig
    4 Biyomedikal Bilimler Bölümü, Cagliari Üniversitesi, Cittadella Universitaria, 09042 Cagliari, İtalya; ti.acinu@annas.g (GS); ti.acinu@niznamodla (AM)
    5 Hassas Tıp Bölümü, Campania Üniversitesi “Luigi Vanvitelli”, Vico Luigi De Crecchio 7, 80138 Napoli, İtalya; ti.ainapmacinu@onras.aciredef (FS); ti.ainapmacinu@osoibben.alegna (AN); ti.ainapmacinu@iccutla.aicul (LA)
    6 Biyolojik Bilimler ve Biyolojik Kaynaklar Enstitüsü (IBBR), İtalya Ulusal Araştırma Konseyi (CNR), 80055 Portici, İtalya; ti.rnc.rbbi@onilomret.elauqsap
    7 BIOGEM, 83031 Ariano Irpino, İtalya
    8 Tıp, Cerrahi ve Diş Hekimliği Anabilim Dalı “Scuola Medica Salernitana”, Salerno Üniversitesi, 84081 Baronissi, İtalya
    * Yazışma: ti.nzs@elacsaped.alletanod (DdP); ti.asinu@icnarfg (GF)
    Bu makale, PMC'deki diğer makaleler tarafından alıntılanmıştır .
    Git: Soyut

    Vitis vinifera , önemli biyolojik aktiviteye sahip önemli ve ünlü bir bileşik kaynağını temsil eder. Üzüm posası, kabukları ve tohumları gibi şaraplar ve şaraphane biyoürünleri, bakteri, mantar ve virüsler dahil olmak üzere çok çeşitli insan patojenlerine karşı biyoaktif bileşikler açısından zengindir. Bununla birlikte, asma yapraklarının biyolojik özellikleri hakkında çok az şey bilinmektedir. Bu çalışmanın amacı, Vitis vinifera'nın fenolik bileşimi ve antiviral aktivitesinin değerlendirilmesidir.iki insan virüsüne karşı yaprak özü: Herpes simpleks virüsü tip 1 (HSV-1) ve pandemik ve şu anda yaygın olan şiddetli akut solunum sendromu koronavirüs 2 (SARS-CoV-2). Ekstraktta HPLC-MS/MS analizi ile yaklaşık 40 fenolik bileşik tanımlandı: bunların çoğu kersetin türevleriydi, diğerleri luteolin, kaempferol, apigenin, isorhamnetin, mirisetin, chrysoeriol, biochanin, isookanin ve scutellarein türevlerini içeriyordu. Yaprak özütü, viral yüzeyde zenginleştirilmiş proteinleri 10 μg/mL'lik çok düşük bir konsantrasyonda doğrudan bloke ederek enfeksiyonun erken aşamalarında hem HSV-1 hem de SARS-CoV-2 replikasyonunu inhibe edebildi. Bu sonuçlar çok umut vericidir ve doğal özlerin antiviral ilaçların tasarımında ve gelecekteki aşıların geliştirilmesinde nasıl kullanılabileceğini vurgulamaktadır.

    Anahtar Kelimeler: SARS-CoV-2, HSV-1, antiviral, antimikrobiyal, Vitis vinifera , yaprak özü, doğal özü, flavonoidler, moleküler ağ oluşturma, LC-MS
    Git: 1. Giriş

    Asma, ekonomik değer ve ekili alan açısından dünya çapında en önemli meyve ürünlerinden biridir. Büyük bir miktar şarap üretimine tabi tutulur; ancak üzüm, moleküler biyoloji, genetik ve üreme için bir model haline geldi ve polifenollerin [ 1 , 2 , 3 ] çalışmasından dirençli genler [ 4 ] gibi spesifik gen ailelerinin araştırılmasına kadar farklı alanlarda önemli araştırma ilgisi topladı. .

    Asma, terapötik etkileri ile bilinen biyoaktif bileşikler [ 5 , 6 ] açısından zengin bir bitkidir . Üzüm özü, hepatoprotektif [ 7 ], hipoglisemik [ 8 ], kardiyo-koruyucu [ 9 ], antioksidan [ 10 , 11 ], antibakteriyel [ 11 , 12 , 13 ] ve antiviral aktivitesi [ 11 , 14 ] üzüm kabuğunda, tohumlarında ve sapında bulunan yüksek seviyedeki polifenolik bileşiklerden kaynaklanmaktadır. Uzun yıllardır üzerinde çalışılan anti-kanser etkisi, bu moleküllerin tutarlı antioksidan aktivitesine atfedilebilir.15 , 16 ]. Örneğin, ekstraktlarda en bol bulunan moleküllerden biri olan resveratrol, çeşitli karsinojenez seviyelerinde etki eder [ 17 ]. Üzüm çekirdeği ekstresi, baş ve boyun kutanöz skuamöz hücreli karsinomda epidermal büyüme faktörü reseptörünün (EGFR) [ 18 ] ve meme kanserinde MEPK/ERK1-2 ve MAPK/p38'in ekspresyonunu inhibe ederek, tümör invazivliğini ve ilerlemesini engeller. Quercetin ve kateşinler gibi bazı fenolik bileşikler, östrojenik hormonlara benzerlikleri göz önüne alındığında, meme kanserinde pro- ve anti-östrojenik reseptör tepkisini belirler [ 19 ]. Sharma et al. COX-2 ve prostaglandin reseptörünü (PGE2) bloke eden proantosiyanidinlerin apoptotik aktivitesini gösterdi [ 20]. Bu bağlamda, şarabın iki stilbenoidi, trans-astringin ve trans-piceatannol, siklooksijenazları ve kanser öncesi lezyonları inhibe ederek kanser önleyici bir etki de gösterir [ 21 ]. Son zamanlarda, Di Meo ve ark. iki İtalyan üzüm çeşidinin (Aglianico ve Falanghina) üzüm çekirdeği yarı polar ekstrelerinin anti-kanser aktivitesini değerlendirdi. Her iki çeşidin ekstraktlarının, apoptozu aktive ederek üç farklı mezotelyoma hücre hattının büyümesini ve göçünü engelleyebildiğini bulmuşlardır [ 22 ].

    Antibakteriyel aktivite yaygın olarak bildirilmiştir [ 23 , 24 , 25 , 26 , 27 , 28 ]. Andelkoviç et al. [ 29 ], flavonollerin, fenolik asitlerin ve flavan-3-ollerin, esas olarak Gram pozitif bakterileri inhibe eden, antioksidan ve antibakteriyel aktiviteyi sürdüren üzüm yaprağı ekstraktlarının ana bileşenleri olduğunu gösterdi. Benzer bir etki Rodriguez–Vaquero ve ark. [ 30 ], üç Arjantin şarabının antimikrobiyal potansiyelini analiz etti: Listeria monocytogenes büyümesi kafeik asit, rutin ve kersetin tarafından yüksek oranda azaltıldı. Bunun yerine, Papadopoulou ve ark. [ 31], alkolsüz kırmızı ve beyaz şarap özlerinin , Staphylococcus aureus'a karşı gözlemlenenden daha az güçlü olmasına rağmen, Escherichia coli ve Candida albicans'a karşı da antimikrobiyal potansiyele sahip olduğunu bildirdi .

    Asma ekstraktının sahip olduğu antiviral aktivite, esas olarak hücre zarının bozulmasını indükleme ve konakçı hücreye bağlanma ve füzyon gibi viral yaşam döngüsünün ilk aşamalarını inhibe etme potansiyeli ile ilgili az sayıda çalışma analiz etmiştir [ 32 , 33 , 34 ] , 35 , 36 ]. Matias et al. [ 37 ], standart bir fenolik bileşik olarak kullanılan Portekizli beyaz şarap yapımı yan ürünlerinin ve resveratrolün anti-adenoviral aktivitesini karşılaştırdılar ve çok ilginç bir şekilde, şarap özütü, enfeksiyondan 24 saat sonra adenovirüs-5 replikasyonunu farklı şekilde inhibe edebildi. resveratrol. Diğer çalışmalar, üzüm çekirdeği ekstresinin (GSE) Hepatit C virüsüne (HCV) karşı antiviral potansiyelini bildirdi.38 ]. Hem ham özüt hem de fenolik bileşikler, Real-Time PCR'de gen ekspresyon seviyelerinin azalmasıyla gözlemlendiği gibi, HCV replikasyonunda önemli bir azalmaya neden oldu. Ayrıca, Su ve ark. [ 39 ], GSE'nin Hepatit A virüsüne (HAV) ve insan enterik virüs taşıyıcılarına karşı virüsidal aktivitesini tanımladı: 0.25, 0.50 ve 1 mg/mL GSE ile 37 °C'de tedaviden sonra viral replikasyon önemli ölçüde azaldı. Ayrıca, Vitis vinifera ( V. vinifera ) yapraklarının antiherpetik ve anti-parainfluenza aktiviteleri araştırılmıştır [ 38 ].], farklı polaritedeki fraksiyonların da farklı antiviral potansiyele sahip olduğunu gösterir. Kloroform ekstraktından elde edilen fraksiyonlu içerik, hem Herpes simplex virüs tip 1 (HSV-1) hem de Parainfluenza virüsüne (PIV) karşı daha yüksek inhibisyon kabiliyeti gösterdi. Çok yakın zamanda, Güney İtalya'nın tipik çeşitlerinden elde edilen üzüm kamışı ekstraktlarının fenolik bileşenleri, antioksidan, antibakteriyel ve esas olarak antiherpetik aktivitesini karakterize ettik .], yani Greco, Aglianico ve Fiano. Fenolik verim en yüksek olduğu için pH 13.00'de ekstraksiyonun optimal koşul olduğunu gösteren farklı pH'larda (1-13) çeşitli ekstraktlar hazırladık. Çeşitli pH'larda farklı bolluk profillerine sahip 75 bileşiğin varlığını tanımladık ve ilginç bir şekilde, üzüm kamışlarında ilk kez altı tanesi tanımlandı. Ayrıca, pH 7.00 ve 13.00'deki özütlerin, HSV-1 enfeksiyonunun erken evrelerinin inhibisyonunda oldukça etkili olduğunu kanıtladık. Bu veriler çok umut vericidir ve asma özlerinin, gıda ve insan kullanımına yönelik diğer malzemelerdeki viral kontaminasyonu azaltmak için ucuz ve çevre dostu yenilikçi antiviral ajanlar olarak kullanılabileceğini düşündürmektedir. Bu senaryoda, bir başka önemli biyoaktif bileşik kaynağının,V. vinifera yaprak özütü, iki önemli insan patojenine, yani HSV-1 ve pandemi ve şu anda yaygın olan şiddetli akut solunum sendromu koronavirüs 2'ye (SARS-CoV-2) karşı güçlü bir antiviral potansiyele sahipti. Herpetik enfeksiyon, insanlarda en yaygın bulaşıcı hastalıklardan birini temsil eder. Virüs iki tipte sınıflandırılabilir: HSV-1 ve tip 2 (HSV-2). 50 yaşın altındaki 3,7 milyar insanın (dünya nüfusunun %66,6'sı) HSV-1 ile enfekte olduğu tahmin edilmektedir [ 40 ]; ayrıca Dünya Sağlık Örgütü (WHO), 15-49 yaş arası 491.5 milyon kişinin (%13.2) HSV-2 enfeksiyonuna sahip olduğunu gözlemlemiştir. HSV-1, genellikle ağızdan ağıza temasla ve aynı zamanda genital yolla bulaşan, insanları enfekte eden yaygın bir virüstür [ 41 , 42 ]]. Nadiren keratit, yenidoğan enfeksiyonları ve ensefalit gibi en şiddetli ve ölümcül hastalıkların etken maddesi olabilir. SARS-CoV-2 günümüzde dünya çapında insan sağlığı için hem ekonomik hem de bugüne kadar 3.5 milyon kişiye ulaşan ölümler açısından ciddi bir sorun teşkil etmektedir [ 43 ]. SARS ile ilişkili koronavirüs (SARS-CoV) ve Orta Doğu Solunum Sendromu Coronavirüsünün (MERS) neden olduğu diğer pandemik salgınlardan sorumlu diğer zoonotik virüsleri içeren iyi bilinen bir viral aile olan Coronaviridae ailesine aittir . Hastalıklar çok benzerdir ve insanlarda ateş, öksürük, nefes darlığı, kas ağrısı ve ishal ile karakterize şiddetli akut solunum yolu enfeksiyonlarından oluşur [ 44 ].]. Aşıların bulunmasına rağmen ölümler artmaya devam ediyor. Bu nedenlerle, SARS-CoV-2 ve HSV-1 ile etkileşime girebilecek, özellikle doğal kaynaklı yeni umut verici ilaç adaylarının belirlenmesi esastır.

    Git: 2. Malzemeler ve Yöntemler

    2.1. Bitki Malzemesi

    Yeşil sağlıklı yapraklar Nisan 2019'da Portici'de (Napoli, İtalya) bir V. vinifera klonundan hasat edildi(var. Paulsen 1103, Nazikçe Napoli Üniversitesi “Federico II”den Dr. Clizia Villano tarafından sağlanmıştır). Bitki aşağıdaki tanımlayıcı özelliklere sahiptir: apeks genişler, sublusty, morumsu kenarlarla yeşil-bronzlaşır. Apikal yapraklar, alt sayfanın kenarları boyunca hafif kadife ile kaplıdır ve kırmızımsı yeşildir. 4. ila 6. yaprakçıklar katlanmamış, bütün, yuvarlak, U şeklinde bir petiolar sinüse sahip, tabanı ana damarları takip ediyor, alt sayfanın damarlarında kıllı ve açık bronz yansımalarla yeşil; kaburgalar kırmızımsıdır; yaprak sapı kısa kadifeye sahiptir. Bitki gövdesi kavisli, nervürlü, araknoid ve bir tarafta morumsu kırmızıdır. Otsu sürgün poligonal, budaklarda kısa kadife ve bir tarafında boğum kırmızısı boğumlu; düğümleri kahverengi-mordur. Tendriller menekşe rengi aralıklı, iki uçlu ve üç katlıdır; erkeksi çiçekler vardır. Yapraklar orta büyüklükte, böbrek şeklinde ve bütündür, kısa bir mesafe için ana kaburgaları takip eden taban ile çok açık petiolar sinüse sahiptirler; dalgalı flep mevcut; üst sayfa yeşil, pürüzsüz, tüysüz ve parlaktır; alt taraf açık yeşildir ve kıllı kaburgalara sahiptir; üst sayfanın alt kısmındaki damarlar pembe; dişler orta büyüklükte, mukronat ve dışbükey kenarlıdır, bu da onu oldukça düzenli kılar. Petiole kısa, kıllı ve bir tarafta şarap gibi kırmızıdır. Odunsu dal orta uzunlukta ve sağlamdır, çok dallıdır, yuvarlak bir kesite sahiptir, hemen hemen pürüzsüz bir yüzeye ve tüysüz, kahverengi benekli grimsi bir renge sahiptir; internodlar 12-14 cm'de orta mesafelidir; tomurcuklar küçüktür. Bitki çiçek açar ve yapraklar orta-geç dönemde düşer. Bitki gür bir alışkanlığa, mükemmel canlılığa, hızlı gelişmeye sahiptir, ve ahşabın iyi olgunlaşması; bitki phylloxera ve bazı mantar hastalıklarına karşı dayanıklıdır. Çoğu aşılama tekniği ile son derece uyumludur ve killi-kireçli, hafif taze, orta derecede klorlu topraklara uyum sağlar ve son olarak hafif acımsı toprakları tolere eder. Bu klonun bir fiş örneği Portici'de tutulur ve çoğaltılır. Büyüme koşulları, Campania (İtalya) bölgesinin normal açık alan koşullarıdır. Taze yapraklar buz üzerinde tutuldu ve hemen dondurularak kurutuldu ve havan tokmağı ile toz haline getirildi. Büyüme koşulları, Campania (İtalya) bölgesinin normal açık alan koşullarıdır. Taze yapraklar buz üzerinde tutuldu ve hemen dondurularak kurutuldu ve havan tokmağı ile toz haline getirildi. Büyüme koşulları, Campania (İtalya) bölgesinin normal açık alan koşullarıdır. Taze yapraklar buz üzerinde tutuldu ve hemen dondurularak kurutuldu ve havan tokmağı ile toz haline getirildi. 2.2. Polifenol Ekstraksiyonu

    Polifenoller, bazı değişikliklerle Docimo ve diğerleri, 2016 [ 45 ] tarafından geliştirilen prosedür izlenerek ekstrakte edildi. 25 mg toz haline getirilmiş yaprak numunesinin ekstraksiyonu için, oda sıcaklığında 1 saat süreyle inkübasyon yoluyla, 1.5 mL %75 ( h/h ) metanol/%0.05 ( h/h ) trifloroasetik asit (TFA) içeren bir çözelti kullanıldı. orta hızda sürekli orbital çalkalayıcı. 10 dakika boyunca 19.000 x g'de numune santrifüjünden ve 0.2 mm politetrafloroetilen filtrelerle süzüldükten sonra, özüt bir Vakum Yoğunlaştırıcı (Eppendorf, Hamburg, Almanya) içinde konsantre edildi ve liyofilize edildi. Toz, DMSO:H2 içinde 100 mg/mL'de çözündürüldüO (9:1). Nihai liyofilize tozun kurutulmuş ham bitki materyaline ağırlık oranı, ekstraksiyon verimini hesaplamak için kullanıldı. 2.3. Flavonoidlerin LC-MS Analizi

    Ekstrakt, 5 mg/mL'de MeOH içinde çözündürüldü ve 3 uL'lik bir kısım, donatılmış bir Q-TRAP™ 4500 (AB Sciex, Framingham, MA, ABD) üzerinde yürütülen bir Bilgiye Bağlı edinim (IDA) deneyi ile analiz edildi. ACQUITY UPLC BEH C18 kolonu ile (130 Â, 1.7 µm, 2.1 mm × 50 mm) (Waters, Milford, MA, ABD). Tam MS spektrumları, Gelişmiş MS (EMS) modunda 300-1000 m/z aralığında elde edildi, ardından en yoğun 5 iyon, Gelişmiş Ürün İyonu (EPI) modunda parçalanmaya tabi tutuldu. EPI, -40 eV çarpışma enerjisi (CE) ile 50-1000 m/z aralığında gerçekleştirilmiştir. Hem EMS hem de EPI negatif modda, 10.000 Da/s tarama hızında, kaynak sıcaklığı 200 °C'de, kılcal voltaj 4.5 kV'da ve kümeden ayırma potansiyeli -150 V'ta gerçekleştirildi.

    Gradyan , sırasıyla solvent A ve solvent B olarak H20 ve asetonitril kullanılarak 200 uL/dk'lık bir akışta gerçekleştirildi, her ikisi de %0.01 formik asit ile desteklendi . Kabul edilen gradyan şu şekilde ayarlandı: 20 dakikada %5 ila %30 B, 1 dakika boyunca %30 B'de izokratik akış, 5 dakikada %30 ila %100 B ve 3 dakika boyunca %100 B'de izokratik akış. 2.4. Moleküler Ağ Oluşturma ve Spektral Kitaplık Arama

    GNPS [ 47 , 48 ] üzerinde Özelliğe Dayalı Moleküler Ağ Oluşturma (FBMN) iş akışı [ 46 ] ile bir moleküler ağ oluşturulmuştur . İlk olarak, ham MS verileri ProteoWizard tarafından MSconvert aracı aracılığıyla *.wiff'ten *.mzXML uzantısına dönüştürülmüş ve ikinci olarak sinyalleri temizlemek, gürültüyü silmek ve her bileşiğin tepe alanını hesaplamak için MZmine ile işlenmiştir [ 43 ]. Ağ oluşturma tanımı ve parametreleri, GNPS'den otomatik olarak oluşturulmuştur; Burada kısa bir alıntı sunuyoruz. Çıktı dosyaları FBMN analizi için GNPS'ye aktarıldı ve parametreler aşağıdaki verilere göre ayarlandı: öncü iyon kütlesinin toleransı 2 Da'ya ayarlandı ve MS 2'nin toleransıfragman iyonu 0.5 Da'ya ayarlandı. Moleküler ağ, kenarların 3'ten fazla eşleşen tepe noktasına ve 0,7'den yüksek bir kosinüs puanına sahip olacak şekilde ayarlanmasıyla oluşturulmuştur. Bir moleküler ailenin maksimum boyutu 100'e ayarlandı. Öncü iyon değerinde 300'lük bir aralık farkı içinde MS/MS spektrumlarına karşı analoglar arandı. Son olarak, moleküler ağ Cytoscape kullanılarak görselleştirildi. Tam açıklamaya ve GNPS işine şu bağlantıdan genel olarak erişilebilir: https://gnps.ucsd.edu/ProteoSAFe/sta...c9bbb1721b92f7 (erişim tarihi 28 Haziran 2021).

    Tarif edilen bileşiğin nispi bolluğu da hesaplandı. Kısaca, her bir polifenolün bolluğutablo 1alanının yüzdesi, tüm polifenol alanlarının toplamına bölünerek hesaplanmıştır. GİGM'lerin nispi bolluğu aynı şekilde ancak alanlarına göre hesaplanmıştır.
    R e l a t i v e a b n d _ bir n c e =Po l yp h e n o l r e a _ To t bir l po l y _ p e nol l s a r e a s _ _ × 100
    (1)
    tablo 1

    Real-Time PCR'da kullanılan primerler.
    HSV-1 UL27 ileri GCCTTCTTCGCCTTTCGC
    HSV-1 UL27 ters CGCTCGTGCCCCTTCTTCTT
    SARS-CoV-2 S ileri AGGTTGATCACAGGCAGACT
    SARS-CoV-2 S ters GCTGACTGAGGGAAGGAC
    GAPDH ileri CCTTTCATTGAGCTCCAT
    GAPDH ters CGTACATGGGAGCGTC
    Ayrı bir pencerede aç 2.5. Hücre Hatları ve Virüs

    Vero hücre hattı (ATCC CCL-81), HCT-116 (ATCC CCL-247), A549 (ATCC CCL-185), MCF7 (ATCC HTB-22), H9c2 (ATCC CRL-1446), HepG2 (ATCC HB-8065) ) ve Hacat (ATCC PCS-200-011) hücreleri American Type Culture Collection'dan (ATCC, Manassas, Virginia, Amerika Birleşik Devletleri) satın alındı. Vero hücreleri, nemli bir atmosferde %10 Fetal Bovine Serum (FBS), 100 mg/mL streptomisin, 2 mM L-glutamin ve 100 IU/mL penisilin-streptomisin solüsyonu ile takviye edilmiş Eagle's Minimal Essential Medium'da (EMEM) büyütüldü. %5 CO2 ile37 °C'de. HepG2 karsinoma hücreleri, %10 FBS, 100 IU/mL penisilin-streptomisin ve 2 mM L-glutamin ile desteklenmiş 4.5 g/L glikoz içeren RPMI-1640 Ortamında çoğaltılmıştır. Diğer hücre çizgileri, %10 FBS, 2 mM L-glutamin ve 100 IU/mL antibiyotikler ile Dulbecco'nun Modifiye Kartal Ortamı (DMEM) içinde çoğaltılmıştır. Hücre kültürü uygulaması için kullanılan tüm malzemeler Euroclone, Milano, İtalya'dan satın alındı. β-galaktosidazı eksprese etmek için CMV IE-1 promotörü tarafından tahrik edilen bir lacZ genini taşıyan HSV-1 (suşu SC16), Vero hücrelerinin tek katmanları üzerinde çoğaltılmıştır. SARS-CoV-2 (klinik izolat, nazikçe Lazzaro Spallanzani Hastanesi, Roma, İtalya tarafından sağlanmıştır) daha önce bildirildiği gibi Vero hücreleri üzerinde yayılmıştır [ 49 ]. SARS-CoV-2 virüsünü içeren tüm deneysel çalışmalar, bir biyogüvenlik seviyesi 3 (BSL3) muhafaza laboratuvarında gerçekleştirilmiştir. 2.6. Sitotoksisite Testi

    Daha sonra, 4 x 104 hücre/kuyu, 24 oyuklu bir plakaya yerleştirildi ve 48 saat süreyle, 65, 125, 250 ve 500 μg/mL'de V. vinifera özütü ve 24 saat süreyle Vorinostat (SAHA) ile işleme tabi tutuldu. , pozitif kontrol olarak kullanılır. Bu moleküllerin hücre canlılığına karşı aktivitesi, Thiazolyl Blue Tetrazolium Bromide [3-(4,5-dimethylthiazol-2-yl)-2,5-diphenyltetrazolium bromide] (Sigma-Aldrich, St. Louis, MO, ABD) MTT tahlili. Doğal ekstrakt ve SAHA ile muameleden sonra, hücrelere 3 saat boyunca 0,5 mg/mL MTT su çözeltisi ilave edildi. Mor formazan kristalleri, süpernatantın çıkarılmasından sonra, izo-propanol (Carlo Erba Reagents, Cornaredo, İtalya) içinde çözündürüldü ve bir TECAN M-200 okuyucu (Tecan, Männedorf, İsviçre) ile 570 nm dalga boyunda absorbans okundu. ). 2.7. Antiviral Aktivite

    Vero, kültür ortamında 12 oyuklu hücre kültürü plakalarına (her oyuk için 2 x 105 hücre /mL) yerleştirildi. Ertesi gün, yaprak özütü MEM içinde FBS olmadan aşağıdaki konsantrasyonlarda çözüldü: 0.625, 1.25, 2.5, 5, 10, 50, 100 ve 500 ug/mL. Antiviral etki, daha önce tarif edildiği gibi farklı tedavi şemaları takip edilerek ölçülmüştür [ 50 ]. Enfektivite inhibisyonunun yüzdesi, CTRL−'dekilere göre ekstrakt varlığında elde edilen plakların sayısı sayılarak hesaplandı (sadece ekstraktsız virüs). Tüm deneyler üç kopya halinde yapıldı. Greco özütü, HSV-1 ve SARS-CoV-2 antiviral tahlilleri için bir pozitif kontrol olarak kullanıldı [ 11 ]. 2.8. gen ifadesi

    Vero, 12 oyuklu hücre kültürü plakalarına (2 x 105hücreler/mL hücreler) kültür ortamında. Ertesi gün, tek tabaka yukarıda tarif edildiği gibi yaprak özütü ve HSV-1 ve SARS-CoV-2 ile işlendi. 24 saat sonra, toplam RNA, TRIzol reaktifi kullanılarak izole edildi ve 260/280 nm'de absorbans ölçülerek nicelendirildi (NanoDrop 2000, Thermo Fisher Scientific, Waltham, MA, ABD). Toplam 1 ug toplam RNA, 5x Hepsi Bir Arada RT MasterMix (Applied Biological Materials, Richmond, Kanada) ile cDNA'ya ters kopyalandı. Nicel bir polimeraz zincir reaksiyonu, bir CFX Termal Döngüleyici (Bio-Rad, Hercules, CA, ABD) kullanılarak üç kopya halinde gerçekleştirildi. Ardından, BrightGreen 2x qPCR MasterMix-No Dye (Applied Biological Materials) ve 0.1 uM primer kullanılarak 20 uL reaksiyonlarda 2 uL cDNA amplifiye edildi. UL54, UL52 ve UL27 (HSV-1 için) göreli hedef Ct (eşik çevrim) değerleri, ve S proteini (SARS-CoV-2 için) temizlik geni olarak GAPDH'ye normalleştirildi. Yaprak özü ile muamele edilen hücrelerin mRNA seviyeleri, 2 kullanılarak ifade edildi.−ΔΔCt yöntemi [ 51 ]. Primerler Eurofins (Vimodrone, Milan, İtalya) tarafından satın alındı ​​ve dizileritablo 1.

    Git: 3. Sonuçlar ve tartışma

    3.1. V. vinifera Yapraklarının Flavonoid Bileşimi

    Negatif iyonizasyon modu HPLC-MS/MS, flavonoidleri karakterize etmek için güçlü yöntemlerden biridir çünkü hem aglikonlar hem de izomerleri ayırt edebilen glikosidik konjugatlar hakkında bilgi sağlar [ 47 , 52 ]. V. vinifera yapraklarının metabolik profilini araştırmak için HPLC-MS/MS IDA analizi yapıldı .

    Ham MS verilerini dönüştürmek ve analiz etmek için MZmine [ 53 ] ve GNPS [ 54 ] yazılımı kullanıldı ve son olarak Cytoscape, aşağıda gösterilen karmaşık ağı kurdu.Şekil 1. Her düğüm bir öncü iyonu belirtir, düğüm boyutu örnekteki bolluğuyla (toplam öncü yoğunluğu) güçlü bir şekilde ilişkilidir ve iki düğüm arasındaki kenar boyutu doğrudan onların MS/MS spektrum benzerliğine (kosinüs puanı) bağlıdır [ 55 ]. GNPS sonuçlarının analizi, veri manuel kürasyonu ile birlikte, ağda bir büyük flavonoid kümesi ile birlikte digalaktosilmonoasilgliserol (DGMG) lipidlerine ait daha küçük bir kümenin varlığını kanıtladı; GNPS analizi sırasında diğer eşleştirilmemiş düğümler de tanımlanmıştır (Şekil 1).
    Resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı virüslerdir-13-01263-g001.jpg
    Şekil 1
    V. vinifera özütü GNPS analizi ve Citoscape görselleştirmesi yoluyla elde edilen ve 1-O,6-O-Digalloyl-ß-D-glucopyranose ile eşleşen iki eşleştirilmemiş düğümle birlikte flavonoidlerin ve digalaktosilmonoasilgliserol kümelerinin varlığını gösteren Özellik Tabanlı Moleküler Ağ (FBMN) özütü ve Isookanin-7-O-glukozit.

    Her düğümün atanması manuel olarak küratörlüğünü yaptı ve varsayılan tanımlama şurada raporlandı:Tablo 2. Sonuçlar, bileşik 1'in bir kümede olmadığını ve GNPS açıklama aracı tarafından tanen 1-O,6-O-Digalloyl-β-D-glucopyranose olarak tanımlandığını gösterdi. Tablo 2

    V. vinifera moleküler ağından düğümlerin varsayılan atamaları .
    polifenoller
    1 482.96 5.07 1-O,6-O-Digalloil-β-D-glukopiranoz 483; 301; 312; 271; 211 izler
    2 447.22 6.34 Kaempferol-8-C-glukozit 357; 327; 297; 285 izler
    3 789.63 6.63 NI 639; 613; 581; 477; 465; 463 izler
    4 447.16 7.60 Luteolin-8-C-glukozit (Orientin) 357; 339; 327; 299; 298; 297; 285 izler
    5 478.94 8.39 Myricetin-3-O-beta-D-galaktopiranosid 479; 317; 316; 271; 270 %0.1
    6 447.03 8.47 Luteolin-6-C-glukozit (Isoorientin) 357; 339; 327; 299; 298; 297; 285 %16.0
    7 561.36 8.73 NI 449; 447; 357; 327; 301; 297 izler
    8 447.05 8.88 Luteolin-6-C-glukozit (Isoorientin) 357; 327; 299; 297; 285; %4.9
    9 447.00 9.16 Luteolin-4-O-glukozit 447; 327; 285; 284 izler
    10 431.03 9.45 Apigenin-8-C-glukozit (Vitexin) 377; 353; 341; 323; 311; 283; 282; 268 %0.7
    11 431.06 9.85 Apigenin-6-C-glukozit (Isovitexin) 341; 323; 311; 293; 283; 281; 269 %13.2
    12 499.07 10.02 NI 499; 323; 301; 300 %0.1
    13 477.03 10.10 Quercetin-O-glukuronid 477; 301; %44.2
    14 463.07 10.30 Quercetin-3-O-glucoside (Isoquercitrin) 463; 301; 300; 271; 255 %3.3
    15 447.06 10.62 Biochanin A-7-glukozit (Astragaloside) 447; 327; 285; 284 %4.9
    16 461.06 10.81 Chrysoeriol 8-C-glukozit (Scoparin) 371; 341; 326; 313; 299; 298 izler
    17 477.09 10.83 Quercetin 3-O-glukuronid 477; 302; 301; 214 izler
    18 447.00 10.95 Luteolin-7-O-glukozit (Sinarosit) 447; 327; 285; 284 izler
    19 505.57 11.04 Quercetin-3-O-glucose-6″-asetat 505; 301; 300; 271; 255 izler
    20 447.09 11.27 Kaempferol-7-O-glukozit 447; 357; 327; 285; 284; 255; 256; 227 %0.3
    21 505.37 11.29 Quercetin-O-Asetil heksozit 302; 301; 300; 271; 255 izler
    22 462.98 11.31 Quercetin-3-O-galaktozit (Hiperozit) 463; 301; 300; 271 izler
    23 593.15 11.54 Kaempferol-3-O-(6-O-rhamnosil-galaktozit) 285; 284; 257; 255 izler
    24 483.20 11.63 Luteolin-C-heksosit 483; 271 izler
    25 461.05 11.86 Kaempferol 3-O-glukuronid 285; 257; 228 %0.6
    26 447.08 11.94 Kaempferol-3-O-glukozit 447; 327; 284; 285; 255; 256; 227 %2,4
    27 517.06 12.35 NI 517; 355; 341 izler
    28 491.09 12.46 Isorhamnetin-3(7)-O-glukuronopiranosid 491; 315; 300 %8,8
    29 431.01 12.95 Apigenin-7-O-glukozit 431; 283 izler
    31 463.11 13.45 Quercetin-7-O-glukozit 300; 301 izler
    32 475.06 14.34 6-O-Metilskutellarin 285; 284; 255; 256 %0.3
    33 639.15 15.22 Quercetin-O-glukuronid-O-heksozit 463; 301 izler
    34 477.06 16.24 İzorhamnetin-O-glukozit 477; 315; 314 izler
    35 461,37 18.96 4-(3,4-Dihidroksifenil)-5-beta-D-glukopiranoziloksi-7-metoksikumarin 299;284 izler
    36 449.26 19.90 İzookanin-7-O-glukozit 449; 431; 287; 269 izler
    Digalaktosilmonoasilgliseroller
    37 675.35 24.81 GİGM 18:3 415; 397; 277; 235 %97,1
    38 699.34 25.54 GİGM 20:5 653; 415; 397; 323; 255; 235 izler
    39 653.81 25.55 DMGM 16:2 653; 415; 397; 277; 255; 235 %2.9
    Ayrı bir pencerede aç
    GNPS açıklama araçlarıyla birleştirilmiş MS ve MS 2 spektrumlarının ayrıntılı bir analizi, 35 flavonoid konjugatının karakterizasyonuna yol açar (bkz.Tablo 2). Bunların çoğu kuersetin türevleri (8 bileşik), diğerleri luteolin (5 bileşik), kaempferol (4 bileşik), apigenin (3 bileşik), isorhamnetin (2 bileşik), mirisetin, chrysoeriol, biochanin, isookanin ve scutellarein türevlerini içeriyordu. 1 bileşik) (şekil 2). Dört flavonoid tanımlanmadı (NI).
    Resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı virüslerdir-13-01263-g002.jpg
    şekil 2
    V. vinifera'da tanımlanan flavonoid aglikonların yapıları .

    Ayrıca, içinde bulunan her bir bileşiğin nispi bolluğunu hesapladık.Tablo 2Aynı kimyasal sınıf içinde. Sonuçlar, bileşik 13'ün polifenoller arasında en temsilci olduğunu ve toplamın %44'ünden fazlasını oluşturduğunu, ardından sırasıyla %16 ve %13 ile bileşik 6 ve 11'in geldiğini gösterdi. Bileşikler 8 , 14 , 15 , 26 ve 28 her biri %10'dan daha azını oluştururken, diğerleri %1'den az veya eser miktarda bulunur (Tablo 2). GİGM'ler arasında, bileşik 37 , %97 ile en temsili olanıdır, bileşik 38 ise eser miktarda bulunur ve bileşik 39 , kümenin %3'ünü temsil eder. 3.2. Kaempferol ve Luteolin Türevlerinin Tanımlanması

    Bileşik 2 , 20 , 23 , 25 ve 26'nın m/z 285'teki aglikon fragmanı, bunların kaempferol veya luteolinden kaynaklandığını ileri sürdü. Bileşikler 2 , 20 ve 26 , m/z 447 [M - H] -'de bir yalancı moleküler iyon üretti ve MS 2 profili, m/z 357 [M - H'de zirveler sergilediklerinden, tipik heksoz glikozit flavon fragmanları gösterdi. -90] - , 327 [M - H-120] - ve 297 [M - H-150] - . Böylece, MS 2 parçalanma profiline ve RT'ye dayalı olarak, bileşik2 , kaempferol-8-C-glukozit, bileşik 20 , kaempferol-7-O-glukozit ve bileşik 26 , kaempferol-3-O-glukozit [ 52 , 56 , 57 ] olarak atanabilir.

    Bileşik 23 , m/z 593, (ramnosil-hekzosid) parçasının [M − H-308] − nötr kaybı (NL) ile karakterize edilir ve MS 2 modelinin literatürle karşılaştırılmasıyla kimliği şu şekilde atadık: kaempferol-3-O-(6-O-rhamnosil-galaktozid) [ 58 ]. Bileşik 25 , bir glukuronid biriminin [M - H-176] NL'sini gösterdi - ve kaempferol-3-O-glukuronid olarak atandı.

    Bileşikler 4 , 6 , 8 , 9 ve 18 m/z 285'te aglikon fragmanının varlığı ile karakterize edilir ve bunların tümü m/z 447 [M - H] -'de bir parental iyona sahip izomerlerdir . Bu izomerler, GNPS veri tabanı aracılığıyla tanımlandı ve RT tarafından sırasıyla orientin, izoorientin, luteolin-4-O-glukozit ve ymarosid olarak ayırt edildi. Farklı olarak, bileşik 24 , m/z 483'te ebeveyn iyonu gösterdi ve önceki bir çalışma [ 59 ] ile karşılaştırıldığında genellikle luteolin-C-heksosit olarak atandı. 3.3. Apigenin Türevlerinin Tanımlanması

    Bileşik 10 , 11 ve 29 , m/z 431'de aynı [M - H] - iyonunu sergiledi. Bileşik 10 ve 11 , m/z 311'de tipik bir C-glikozit [M - H-120] - fragmanı gösterdi. ek olarak, bunların MS 2 modeli sırasıyla vitexin ve isovitexin parçalanma profillerine karşılık gelir [ 58 ]. 29 izomeri genellikle apigenin-C-glukozit olarak atanmıştır. 3.4. Quercetin Türevlerinin Tanımlanması

    Bileşik 13 , 14 , 17 , 19 , 21 , 22 , 31 ve 33'ün tümü, m/z 301'de kersetin aglikon varlığı ile karakterize edilir. Bileşik 13 ve 17 , m/z 477 [M - H] 'de ebeveyn iyonu gösterdi. - NL 176 Da [M - H-176] ile - bu, glukuronil parçasının özelliğidir. Bileşik 17 , GNPS atama aracı tarafından quercetin-3-O-glukuronid olarak tanımlanırken, izomeri bileşik 13, geçici olarak quercetin-O-glucuronide [ 60 ] olarak tanımlandı.]. Bileşikler 14 , 22 ve 31 , m/z 463 [M - H] -'de aynı psödomoleküler iyonu gösterdi ve bir glukozit parçasının NL'sini [M - H-162] - gösterdi . GNPS, bileşik 14'ü izokersitrin olarak tayin ederken, bileşikler 22 ve 31 , RT ve MS 2 fragmanlarının önceki çalışmalarla karşılaştırılması yoluyla geçici olarak sırasıyla hiperosid ve kersetin-7-O-glukozit olarak tahsis edildi [ 58 , 61 ]. Bileşik 19 , m/z 505 [M − H] , GNPS tarafından Quercetin-3-O-glucose-6″-asetat olarak tanımlanırken, izomer bileşiği21 jenerik olarak quercetin-O-acetyl hexoside [ 60 ] olarak atanmıştır.

    Bileşik 33 , m/z 639 [M - H] - m/z 463 ve 301'de sırasıyla glukuronil ve heksosil kısımlarının kaybına karşılık gelen fragmanlar gösterdi . Bu nedenle, bu kanıt üzerine ve önceki bir çalışma ile tutarlı olarak [ 62 ], bu bileşiği quercetin-O-glucuronide-O-hexoside olarak atadık. 3.5. Isorhamnetin Türevlerinin Tanımlanması

    Bileşikler 28 ve 34 , sırasıyla bir glukuronil [M - H-176] - ve heksoz [M - H-162] - parçasının NL'sinden sonra izorhamnetin aglikonunun özelliği olan m/z 315'te bir fragman iyonu gösterdi . Literatürle uyumlu olarak, bileşik 28'i izorhamnetin3(7)-O-glukuronopiranosid ve bileşik 34'ü izorhamnetin-O-glukozit [ 63 ] olarak atadık. 3.6. Diğer Flavonoidler Ataması

    Bileşikler 5 , 15 , 16 , 32 , 35 ve 36 , GNPS tarafından mirisetin-3-O-β-D-galaktopiranosid, astragalosid, scoparin, 6-O-metilskutellarin, 4-(3,4-Dihidroksifenil)- olarak tanımlandı. Sırasıyla 5-beta-D-glukopiranoziloksi-7-metoksikumarin ve izokanin-7-0-glukozit.

    Bileşik 3 , 7 , 12 ve 27'ye herhangi bir tanımlama atayamadık . 3.7. GİGM Ataması

    Bileşik 37 , GNPS açıklama aracı ile digalaktosilmonoasilgliserol (DGMG) 18:3 olarak atandı. Karşılaştırıldığında, bileşikler 38 ve 39 geçici olarak sırasıyla DGMG 20:5 ve DGMG 16:2 olarak atanmıştır. 3.8. Antiviral Aktivite

    Yaprak polifenol ekstraktının antiviral bir potansiyele sahip olup olmadığını ve viral enfeksiyonun hangi aşamasında etki edebileceğini değerlendirmek için dört koşulda deneyler yaptık: (a) hücrelere aynı anda ekstrakt ve virüs eklenmesi (“birlikte tedavi” ); (b) önce virüsle inkübe edilen ve ardından hücrelere eklenen ekstrakt (“virüs ön tedavisi”); (c) enfekte hücrelere eklenen ekstrakt ("tedavi sonrası"); ve (d) daha önce ekstrakt ile tedavi edilen ve ardından virüs ile enfekte olan hücreler (“hücre ön tedavisi”). Test edilen ekstrakt konsantrasyonları aralığı, sırasıyla zarflı DNA ve RNA virüsleri için bir virüs modeli olarak kullanılan HSV-1 ve SARS-CoV-2 için 0,625 ila 500 µg/mL idi. Viral inhibisyon yüzdesi, tedavi edilmemiş enfekte kontrole (CTRL−) göre hesaplandı.Figür 3veŞekil 4), doğrudan viral zarf üzerinde tezahür eden erken bir etkiyi gösterir. Ekstrakt, hedef hücrelere eklendikten sonra HSV-1 ve SARS-CoV-2 ile inkübe edildiğinde en etkiliydi (birlikte tedavi,Figür 3bir veŞekil 4A) veya virüsle (virüs ön tedavisi,Figür 3BantŞekil 4B) hücre tek tabakasında enfeksiyondan önce. HSV-1 enfeksiyonundan sonra ekstrakt eklendiğinde hiçbir aktivite kaydedilmedi (tedavi sonrası,Figür 3C veŞekil 4C), hücreler ilk önce ekstrakt ile tedavi edildiğinde ve daha sonra enfekte edildiğinde (hücre ön tedavisi,Figür 3D veŞekil 4D). Ayrıntılı olarak, yaprak özütü, 10 µg/mL'lik bir konsantrasyon elde edilene kadar virüs ön tedavi deneyinde HSV-1 replikasyonunu tamamen inhibe edebildi, ancak virüs daha az verimle olsa da 5 µg/mL'de büyümeye devam etti (Figür 3B). Bunun yerine, V. vinifera özütünün antiviral aktivitesi , 10 µg/mL'de %80 olarak ayarlandığından SARS-CoV-2'ye karşı biraz daha düşüktü. HSV-1 olarak, ekstraktın konsantrasyonu 5 µg/mL'ye düşürüldüğünde ilgili herhangi bir inhibisyon tespit edilmedi.
    Resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı virüslerdir-13-01263-g003.jpg
    Figür 3
    Farklı plak azaltma deneylerinde HSV-1'e karşı yaprak özütünün (μg/mL) antiviral etkisi (% inhibisyon olarak ifade edilir): ( A ) birlikte tedavi; ( B ) virüs ön tedavisi; ( C ) tedavi sonrası; ( D ) hücre ön işlemi. Sunulan sonuçlar üç bağımsız deneyden elde edildi. Veriler ortalama ± SD'dir. İstatistiksel farklılıklar Student t -testi ile analiz edildi, p ≤ 0.05 değeri anlamlı kabul edildi, * p ≤ 0.05.

    Resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı virüslerdir-13-01263-g004.jpg
    Şekil 4
    Farklı plak azaltma deneylerinde SARS-CoV-2'ye karşı yaprak özütünün (μg/mL) antiviral etkisi (% inhibisyon olarak ifade edilir): ( A ) birlikte tedavi; ( B ) virüs ön tedavisi; ( C ) tedavi sonrası; ( D ) hücre ön işlemi. Sunulan sonuçlar üç bağımsız deneyden elde edildi. Veriler ortalama ± SD'dir. İstatistiksel farklılıklar Student t -testi ile analiz edildi, p ≤ 0.05 değeri anlamlı kabul edildi, * p ≤ 0.05.

    Yaprak özütü, HSV-1 ve SARS-CoV-2'ye karşı pozitif kontrol (CTRL+) olarak kullanılan Greco özünden kesinlikle daha güçlü bir antiviral potansiyel gösterdi [ 11 , 64 , 65 , 66 ].

    Bu veriler çok ilginçtir ve yaprak özütünün doğrudan viral partiküller üzerinde etki ederek hücre zarı ile etkileşimi bloke edebileceğini gösterir. Viral inaktivasyon mekanizmasını derinleştirmek için, bağlanma testi gibi başka bir antiviral test yapıldı (Şekil 5veŞekil 6), enfeksiyon sırasında sıcaklığı 4 °C'de değiştirerek.
    Resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı virüslerdir-13-01263-g005.jpg
    Şekil 5
    HSV-1'e karşı yaprak özütünün (μg/mL) erken viral bağlanma deneyi. Antiviral aktivite, inhibisyonun %'si olarak ifade edilir. Sunulan sonuçlar üç bağımsız deneyden elde edildi. Veriler ortalama ± SD'dir. İstatistiksel farklılıklar Student t -testi ile analiz edildi, p ≤ 0.05 değeri anlamlı kabul edildi, * p ≤ 0.05.

    Resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı virüslerdir-13-01263-g006.jpg
    Şekil 6
    SARS-CoV-2'ye karşı yaprak özütünün (μg/mL) erken viral bağlanma testi. Antiviral aktivite, inhibisyonun %'si olarak ifade edilir. Sunulan sonuçlar üç bağımsız deneyden elde edildi. Veriler ortalama ± SD'dir. İstatistiksel farklılıklar Student t -testi ile analiz edildi, p ≤ 0.05 değeri anlamlı kabul edildi, * p ≤ 0.05.

    Ekstraktın virüs-hücre bağlanma olayı üzerindeki inhibitör etkileri, her iki virüsün de konakçı hücreye bağlanmasını engelleyebildiğini ortaya çıkardı. Yaprak özütünün, füzyona tahsis edilen viral glikoprotein içindeki bazı etkileşim alanlarını, yani HSV-1 glikoprotein B ve SARS-CoV- engelleyerek viral zarfın hücre zarı ile bağlanmasını ve sonraki tüm enfeksiyon aşamalarını engellemesi muhtemeldir. 2 başak proteini.

    Plak tahlilleriyle elde edilen verileri doğrulamak için , viral enfeksiyonda yer alan ekspresyon genleri üzerindeki V. vinifera etkisini analiz ettik (Şekil 7veŞekil 8).
    Resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı virüslerdir-13-01263-g007.jpg
    Şekil 7
    Vero hücrelerinde UL27 (glikoprotein B) gen ekspresyon analizi. 0.625, 1.25, 2.5, 5, 10, 50, 100 ve 500 µg/ mL'deki V.vinifera yaprak ekstresi HSV-1 ile 1 saat inkübe edildi ve ardından karışım 1 saat daha Vero hücrelerine eklendi. Enfeksiyondan 2 gün sonra RNA özütlendi ve Real-Time PCR gerçekleştirildi. Göreceli ekspresyon gen seviyesi, CTRL−'ye göre hesaplandı.

    Resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı virüslerdir-13-01263-g008.jpg
    Şekil 8
    Vero hücrelerinde S geni ekspresyon analizi. 0.625, 1.25, 2.5, 5, 10, 50, 100 ve 500 µg/mL'de V.vinifera yaprak ekstresi 1 saat SARS-CoV-2 ile inkübe edildi ve ardından karışım 1 saat daha Vero hücrelerine eklendi. Enfeksiyondan 2 gün sonra RNA ekstrakte edildi ve Real-Time PCR gerçekleştirildi. Göreceli ekspresyon gen seviyeleri, CTRL−'ye göre hesaplandı.

    HSV-1 antiviral etkisi ile ilgili olarak, yapısal glikoprotein B'yi (gB) kodlayan geç bir gen olan UL27 geni, moleküler tahlil (Şekil 7). Kısaca, daha önce belirtildiği gibi bir virüs ön tedavi deneyi yapıldı ve enfeksiyondan 48 saat sonra RNA toplandı. Sonuçlar, ekstraktın, viral gen ekspresyonunun çoğunu bloke ederek HSV-1 replikasyonunu inhibe ettiğini gösterdi, bu da 10 µg/mL'lik bir konsantrasyonda neredeyse yarıya indi. Replikasyonla ilgili sonuçlar literatüre uygundur [ 67 , 68 , 69 , 70 , 71 ], yaprak ekstraktının virüsidal bir etkiye sahip olduğunu ve herpetik enfeksiyonlar için profilaktik bir tedavi olarak kullanılabileceğini gösterir. V. vinifera yaprak özütünün anti-SARS-CoV-2 aktivitesi de spike protein (S) gen ekspresyonu yoluyla araştırıldı (Şekil 8). S proteini, insan anjiyotensin dönüştürücü enzim 2 (hACE2) reseptörü [ 72 , 73 , 74 ] yoluyla konakçı hücreye bağlanmak için gerekli olan viral zarfa yerleştirilen anti-reseptörü temsil eder .

    V. vinifera özütü, SARS-CoV-2 enfeksiyonundan sonra 10 µg/mL'lik bir konsantrasyona ulaşılana kadar S ifadesini güçlü bir şekilde azalttı ve daha düşük konsantrasyonlarda doza bağlı bir şekilde ifade edilmeye devam etti. Hep birlikte, bu veriler, V. vinifera yaprak özütünün, SARS-CoV-2'ye karşı rapor edilen, büyük bir antiviral ve daha önce hiç araştırılmamış aktiviteye sahip olduğunu gösterdi. Bugüne kadar, flavonoidlerin SARS-CoV-2'ye karşı aktivitesi, biyoinformatik yaklaşımlarla silico'da umut verici sonuçlarla analiz edildi [ 46 , 48 , 75 ]]; ek olarak, bu moleküllerin Şiddetli akut solunum sendromu koronavirüsü (SARS-CoV) ve Orta Doğu Solunum Sendromu Coronavirüsü (MERS) gibi diğer koronavirüslere karşı aktivitesi yaygın olarak bildirilmiştir [ 76 ]. Yaprak ekstraktında tanımlanan bazı fenolik bileşiklerin halihazırda klinik deney aşamasında olan kersetin gibi antiviral ajanlar olarak rapor edilmiş olmasına rağmen, bu sonuçlar hep birlikte dikkate değerdir [ 77 ]. Bu çalışma, COVID-19 tedavisinde etkili olan quercetin'in yüksek anti-inflamatuar yeteneğine odaklanmaktadır ve dozu, tedavinin türüne bağlıdır: profilaktik kullanım için 500 mg ve iyileştirici tedavi için 1000 mg. 3.9. Sitotoksisite Değerlendirmesi

    Yaprak ekstraktının toksikolojik aktivitesini tamamlamak için V. vinifera kolon, akciğer, meme, kardiyomiyosit, hepatosit kanser hücreleri ve ölümsüzleştirilmiş insan keratinosit hücre hattında 65 μg/mL'den 500 μg'ye kadar dört farklı konsantrasyonda 48 saat boyunca test edildi. /mL (Şekil 9A-F). V. vinifera [ 78 ] üzümünün, tohumlarının veya kabuğunun bilinen yayınlanmış antikanser etkisi ile ilgili olarak, yaprak özütü hücre kanseri canlılığında herhangi bir önemli değişiklik indüklemedi. Bu farklı tepki, daha önce bildirilen [ 79 ] ile karşılaştırıldığında, farklı ekstraksiyon metodolojileri veya kullanılan V. vinifera çeşitleri ile açıklanabilir . Bu veriler, bu koşullarda, bu karmaşık polifenolik özütün, diğer hücresel mekanizmaları değiştirmeden belirli bir hedef üzerinde seçici olarak nasıl hareket edebildiğini göstermektedir.
    Resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı virüslerdir-13-01263-g009.jpg
    Şekil 9
    ( A – F ) 500, 250, 125 ve 65 μg/mL'de V. vinifera ile 48 saat tedaviden sonra HCT-116, A549, MCF7, kardiyomiyositler, Hep-G2 ve Hacat hücrelerinin MTT testi ile hücre canlılığı değerlendirmesi . SAHA, 24 saat boyunca 5 μM'de kontrol olarak kullanıldı.

    Git: 4. Sonuçlar

    Bitkiler, yüksek tıbbi önemi olan önemli bir doğal ürün kaynağını temsil eder [ 51 ]. Flavonoidler olarak polifenoller, bitkiler aleminde yaygın bileşiklerdir ve antioksidan, antimikrobiyal, antikanser, antienflamatuar ve antiviral özellikler dahil olmak üzere farklı biyolojik aktivitelerle karakterize edilirler. Bu çalışmada, V. vinifera'nın ham ekstraktlarını hazırlamak için sulu metanol çözücü kullanılmıştır.yaprakları ve kimyasal profili, negatif iyonizasyon modunda HPLC-MS ile analiz edildi. Bu analiz, çoğu kuersetin türevleri olan 35 flavonoidin tanımlanmasına ve karakterizasyonuna yol açtı. Diğerleri, luteolin, kaempferol, apigenin, isorhamnetin, mirisetin, chrysoeriol, biochanin, isookanin ve scutellarein türevlerini içeriyordu. Ayrıca, ekstraktın HSV-1 ve SARS-CoV-2'ye karşı antiviral potansiyelini çok ilginç sonuçlarla test ettik ve flavonoidlerin SARS-CoV-2'yi ilk kez inhibe etme kabiliyetini gösterdik. Mevcut pandemik acil durum göz önüne alındığında, sonuçlarımız farmasötik endüstriyel uygulamalar için umut verici bir kaynağı temsil etmektedir.

    Git: Teşekkür

    Yazarlar, PRIN 2017 “Viral replikasyonun erken fazının doğal ve farmakolojik inhibisyonu (VirSudNet)” N° 2017M8R7N9'a minnettardır.

    Git: Yazar Katkıları

    Kavramsallaştırma, GF ve DdP; metodoloji, CZ, RG ve AC; yazılım, CB ve GAV; biçimsel analiz, CB; araştırma, CZ, RG ve AC; kaynaklar, MG, PT ve DdP; veri iyileştirme, GS ve FS; yazı—orijinal taslak hazırlama, CZ ve RG; yazma—inceleme ve düzenleme, GF, DdP, GS ve AM; görselleştirme, CB ve AN; denetim, GF, MG ve DdP; fon alımı, MG, LA ve DdP Tüm yazarlar makalenin yayınlanmış versiyonunu okumuş ve kabul etmiştir.

    Git: Finansman

    CM1406/EPİCHEMBİO; B63D18000560007/Campania Bölgesel Yönetim FASE2: İDEAL; B21C17000030007/Campania Bölgesel Yönetim Teknoloji Platformu Lotta alle Patologie Oncologiche: iCURE.

    Git: Çıkar çatışmaları

    Yazarlar herhangi bir çıkar çatışması beyan etmemektedir.

    Git: Dipnotlar


    Yayıncının Notu: MDPI, yayınlanmış haritalarda ve kurumsal bağlantılarda yargı yetkisi iddiaları konusunda tarafsız kalır.



    Git: Referanslar

    1. Rinaldi A., Villano C., Lanzillo C., Tamburrino A., Jr., Jourdes M., Teissedre PL, Moio L., Frusciante L., Carputo D., Aversano R. Metabolik ve RNA profili oluşturma, proantosiyanidin birikimini açıklar Aglianico üzümünde. Gıda Kimyası 2017; 233 :52-59. doi: 10.1016/j.foodchem.2017.04.093. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
    2. Gratl V., Sturm S., Zini E., Letschka T., Stefanini M., Vezzulli S., Stuppner H. Kuzey İtalya'daki 17 yeni tür de dahil olmak üzere umut verici dirençli asma melezlerinde kapsamlı polifenolik profil oluşturma. J. Sci. Gıda Tarımı. 2021; 101 :2380–2388. doi: 10.1002/jsfa.10861. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
    3. Sikuten I., Stambuk P., Andabaka Z., Tomaz I., Markovic Z., Stupic D., Maletic E., Kontic JK, Preiner D. Grapevine as a Rich Source of Polyphenolic Compounds. Moleküller. 2020; 25 :5604. doi: 10.3390/moleküller25235604. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
    4. Ju YL, Yue XF, Min Z., Wang XH, Fang YL, Zhang JX VvNAC17, strese duyarlı yeni bir asma ( Vitis vinifera L.) NAC transkripsiyon faktörü, absisik aside duyarlılığı artırır ve tuzluluğu, donmayı ve Transgenik Arabidopsis'te kuraklık toleransı. Bitki. Fizyol. Biyokimya. 2020; 146 :98-111. doi: 10.1016/j.plaphy.2019.11.002. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
    5. Batiha GE, Beshbishy AM, Ikram M., Mulla ZS, El-Hack MEA, Taha AE, Algammal AM, Elewa YHA Başlıca Doğal Polifenolik Flavonoidin Farmakolojik Aktivitesi, Biyokimyasal Özellikleri ve Farmakokinetiği: Quercetin. yiyecekler. 2020; 9 :374. doi: 10.3390/foods9030374. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
    6. Duan J., Zhan JC, Wang GZ, Zhao XC, Huang WD, Zhou GB Kırmızı şarap bileşeni ellagik asit, otofajiyi indükler ve in vitro ve in vivo olarak akciğer kanseri karşıtı aktivite sergiler. J. Hücre Mol. Med. 2019; 23 :143–154. doi: 10.1111/jcmm.13899. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
    7. Saadaoui N., Weslati A., Barkaoui T., Khemiri I., Gadacha W., Souli A., Mokni M., Harbi M., Ben-Attia M. İki çeşit asma yaprağı ekstresinin mide koruyucu etkisi ( Vitis vinifera L.) sıçanlarda etanolün neden olduğu oksidatif strese karşı Tunus'un kuzeyinde yetiştirilen doğal yabani ve çeşit. Biyobelirteçler. 2020; 25 :48-61. doi: 10.1080/1354750X.2019.1691266. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
    8. Fujita K., Aoki Y., Suzuki S. Asmadan oluşturulan yeni hücre kültürünün antidiyabetik etkileri, Vitis vinifera cv. Koshu. sitoteknoloji. 2018; 70 :993–999. doi: 10.1007/s10616-018-0203-y. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
    9. Kim HY, Hong MH, Yoon JJ, Kim DS, Na SW, Jang YJ, Lee YJ, Kang DG, Lee HS Spontan Hipertansif Sıçanlarda HMGB1-TLR4-NFkappaB Sinyali Yoluyla Vitis labrusca Yaprakları Ekstraktının Kardiyovasküler Disfonksiyon Üzerindeki Koruyucu Etkisi. Besinler. 2020; 12:10 . [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
    10. Li L., Zhang M., Zhang S., Cui Y., Sun B. Model Şarap Solüsyonlarından Etil Bağlantılı Antosiyanin-Flavanol Pigmentlerinin Hazırlanması ve Antioksidan Aktivitesi. Moleküller. 2018; 23 :1066. doi: 10.3390/moleküller23051066. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
    11. Squillaci G., Zannella C., Carbone V., Minasi P., Folliero V., Stelitano D., Cara FL, Galdiero M., Franci G., Morana A. Campania'nın Tipik Çeşitlerinden (Güney İtalya) Üzüm Bastonları ) Yüksek Değerli Biyoaktif Bileşiklerin Kaynağı Olarak: Fenolik Profil, Antioksidan ve Antimikrobiyal Aktiviteler. Moleküller. 2021; 26 :2746. doi: 10.3390/moleküller26092746. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
    12. Aliano-Gonzalez MJ, Richard T., Cantos-Villar E. Asma Kamışı Ekstraktları: Ham Bitki Malzemesi, Ekstraksiyon Yöntemleri, Sayım ve Uygulamalar. Biyomoleküller. 2020; 10 :1195. doi: 10.3390/biom10081195. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
    13. Sanchez MC, Ribeiro-Vidal H., Esteban-Fernandez A., Bartolome B., Figuero E., Moreno-Arribas MV, Sanz M., Herrera D. Kırmızı şarabın antimikrobiyal aktivitesi ve oenolojik ekstraktlar periodontal patojenlere karşı onaylanmış oral biyofilm modeli. BMC Tamamlayıcı. Alternatif Med. 2019; 19 :145. doi: 10.1186/s12906-019-2533-5. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
    14. Lee JW, Kim YI, Im CN, Kim SW, Kim SJ, Min S., Joo YH, Yim SV, Chung N. Üzüm Çekirdeği Proantosiyanidin, AP-1 ve NF-kappaB'nin Bastırılmasıyla Musin Sentezini ve Viral Replikasyonu Engeller p38 MAPKs/JNK Solunum Sinsityal Virüsüyle Enfekte A549 Hücrelerinde Sinyal Yolları. J. Agric. Gıda Kimyası 2017; 65 :4472–4483. doi: 10.1021/acs.jafc.7b00923. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
    15. Zhang XY, Li WG, Wu YJ, Zheng TZ, Li W., Qu SY, Liu NF Üzüm tohumlarından elde edilen proantosiyanidin, immünomodülatör mekanizma yoluyla doksorubisinin anti-tümör aktivitesini güçlendirir. Int. İmmünofarmakol. 2005; 5 :1247–1257. doi: 10.1016/j.intimp.2005.03.004. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
    16. Lin YS, Chen SF, Liu CL, Nieh S. Üzüm çekirdeği prosiyanidinlerinin ağız kanseri hücrelerinde p53 ile ilişkili hücre ölümü üzerindeki kemoadjuvan potansiyeli. J. Oral Pathol. Med. 2012; 41 :322–331. doi: 10.1111/j.1600-0714.2011.01103.x. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
    17. Zykova TA, Zhu F., Zhai X., Ma WY, Ermakova SP, Lee KW, Bode AM, Dong Z. Resveratrol, karsinojenezi engellemek için doğrudan COX-2'yi hedefler. Mol. Kanserojen. 2008; 47 :797-805. doi: 10.1002/mc.20437. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
    18. Sun Q., Prasad R., Rosenthal E., Katiyar SK Üzüm çekirdeği proantosiyanidinleri, EGFR ekspresyonunu ve epitelyal-mezenkimal geçişi hedefleyerek baş ve boyun kutanöz skuamöz hücreli karsinom hücrelerinin istilacı potansiyelini inhibe eder. BMC Tamamlayıcı. Alternatif. Med. 2011; 11 :134. doi: 10.1186/1472-6882-11-134. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
    19. Schlachterman A., Valle F., Wall KM, Azios NG, Castillo L., Morell L., Washington AV, Cubano LA, Dharmawardhane SF Kombine resveratrol, kersetin ve kateşin tedavisi, çıplak bir fare modelinde meme tümörü büyümesini azaltır. Tercüme Onkol. 2008; 1 :19-27. doi: 10.1593/tlo.07100. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
    20. Cai W., Chen G., Luo Q., Liu J., Guo X., Zhang T., Ma F., Yuan L., Li B., Cai J. PMP22 Gastrik Kendini Yenilemeyi ve Kemo Direnci Düzenler Kanser hücreleri. Mol. Kanser Var. 2017; 16 :1187–1198. doi: 10.1158/1535-7163.MCT-16-0750. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
    21. Borai IH, Ezz MK, Rizk MZ, Aly HF, El-Sherbiny M., Matloub AA, Fouad GI AlCl3 kaynaklı Alzheimer hastalığında üzüm yaprağı polifenollerinin belirli biyokimyasal ve nörolojik belirteçler üzerindeki terapötik etkisi. Biyomedikal. Eczacı. 2017; 93 :837-851. doi: 10.1016/j.biopha.2017.07.038. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
    22. Di Meo F., Aversano R., Diretto G., Demurtas OC, Villano C., Cozzolino S., Filosa S., Carputo D., Crispi S. Üzüm çekirdeği yarı kutuplu özlerinin insanda anti-kanser aktivitesi mezotelyoma hücre hatları. J. Fonksiyon. yiyecekler. 2019; 61 :103515. doi: 10.1016/j.jff.2019.103515. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
    23. Radulescu C., Buruleanu LC, Nicolescu CM, Olteanu RL, Bumbac M., Holban GC, Simal-Gandara J. Organik ve Konvansiyonel Bağlardan Üzüm ( Vitis vinifera L.) Tohumlarının ve Derilerinin Fitokimyasal Profilleri, Antioksidan ve Antibakteriyel Aktiviteleri . Bitkiler. 2020; 9 :1470. doi: 10.3390/bitkiler9111470. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
    24. Al-Mousawi AH, Al-Kaabi SJ, Albaghdadi AJH, Almulla AF, Raheem A., Algon AAA Kara Üzüm Çekirdeği Ekstresinin ( Vitis vinifera ) Metisiline Dirençli Staphylococcus aureus ve Staphylococcus haemolyticus'un Biyofilm Oluşumu Üzerinde Etkisi. Curr Mikrobiyol. 2020; 77 :238–245. doi: 10.1007/s00284-019-01827-0. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
    25. Pavic V., Kujundzic T., Kopic M., Jukic V., Braun U., Schwander F., Drenjancevic M. Yaprak Dökülmesinin Blaufrankisch ve Merlot Çeşitlerinin Üzüm Derisi Ekstraktlarının Fenolik Konsantrasyonları, Antioksidan ve Antibakteriyel Aktiviteleri Üzerindeki Etkileri ( Vitis vinifera L.) Moleküller. 2019; 24 :2444. doi: 10.3390/moleküller24132444. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
    26. Olejar KJ, Ricci A., Swift S., Zujovic Z., Gordon KC, Fedrizzi B., Versari A., Kilmartin PA Serin İklimden Antioksidan ve Antimikrobiyal Ekstrakt Karakterizasyonu, Beyaz Üzüm Marc. Antioksidanlar. 2019; 8 :232. doi: 10.3390/antiox8070232. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
    27. Santella B., Folliero V., Pirofalo GM, Serretiello E., Zannella C., Moccia G., Santoro E., Sanna G., Motta O., De Caro F., et al. Sepsis-Kan Dolaşımı Enfeksiyonlarının Retrospektif Kohort Çalışması. Antibiyotikler. 2020; 9 :851. doi: 10.3390/antibiyotikler9120851. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
    28. Zannella C., Shinde S., Vitiello M., Falanga A., Galdiero E., Fahmi A., Santella B., Nucci L., Gasparro R., Galdiero M., et al. Ağız Hastalıklarında İndolisidin Kaplı Gümüş Nanopartiküllerin Antibakteriyel Aktivitesi. Uygulama bilim 2020; 10 :1837. doi: 10.3390/app10051837. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
    29. Andelkovic M., Radovanovic B., Andelkovic AM, Radovanovic V. Kırmızı Çeşitlerden Merlot ve Vranac ( Vitis vinifera L.) Bitki Besinlerinden Sağlıklı ve Enfekte Asma Yaprağı Ekstraktlarının Fenolik Bileşikleri ve Biyoaktivitesi Hum. Nutr. 2015; 70 :317-323. doi: 10.1007/s11130-015-0496-3. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
    30. Rodríguez Vaquero MJ, Alberto MR, Manca de Nadra MC Şaraplardan fenolik bileşiklerin Listeria monocytogenes büyümesi üzerindeki etkisi. Gıda Kontrolü. 2007; 18 :587–593. doi: 10.1016/j.foodcont.2006.02.005. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
    31. Papadopoulou C., Soulti K., Roussis I. Kırmızı ve Beyaz Şarap Fenolik Ekstraktlarının Staphylococcus aureus, Escherichia coli ve Candida albicans Suşlarına Karşı Potansiyel Antimikrobiyal Aktivitesi . Gıda Teknolojisi. Biyoteknoloji. 2005; 43 :41-46. [ Google Akademik ]
    32. Lin SC, Ho CT, Chuo WH, Li S., Wang TT, Lin CC Resveratrol ile MERS-CoV enfeksiyonunun etkili inhibisyonu. BMC Enfeksiyonu. Dis. 2017; 17 :144. doi: 10.1186/s12879-017-2253-8. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
    33. Yang T., Li S., Zhang X., Pang X., Lin Q., Cao J. Resveratrol, sirtuins ve virüsler. Rev. Med. Virol. 2015; 25 :431–445. doi: 10.1002/rmv.1858. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
    34. Friedman M. Şarapların ve şaraphane yan ürünlerinin flavonoid içeriğine göre antibakteriyel, antiviral ve antifungal özellikleri. J. Agric. Gıda Kimyası 2014; 62 :6025–6042. doi: 10.1021/jf501266s. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
    35. Vazquez-Calvo A., Jimenez de Oya N., Martin-Acebes MA, Garcia-Moruno E., Saiz JC Doğal Polifenoller Delphinidin ve Epigallocatechin Gallate'in Flavivirüsler Batı Nil Virüsü, Zika Virüsü ve Dang Virüsü'ne Karşı Antiviral Özellikleri . Ön. Mikrobiyol. 2017; 8 :1314. doi: 10.3389/fmicb.2017.01314. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
    36. Madeddu S., Marongiu A., Sanna G., Zannella C., Falconieri D., Porcedda S., Manzin A., Piras A. Bovine Viral Diarrhea Virus (BVDV): Bazı Aromatiklerin Antiviral Özellikleri Üzerine Bir Ön Çalışma ve Şifalı Bitkiler. Patojenler. 2021; 10 :403. doi: 10.3390/patojenler10040403. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
    37. Matias AA, Serra AT, Silva AC, Perdigao R., Ferreira TB, Marcelino I., Silva S., Coelho AV, Alves PM, Duarte CM Doğal anti-adenoviral ajanların potansiyel bir kaynağı olarak Portekiz şarapçılık kalıntıları. Int. J. Gıda Bilimi. Nutr. 2010; 61 :357–368. doi: 10.3109/09637480903430990. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
    38. Sharaf M., El-Deeb N., Eladawi H. Yeni Bir Anti-hepatit C virüsü Ajanı Olarak Üzüm Çekirdeği Ekstraktının Potansiyeli. J. Med. bilim 2012; 12 :107. doi: 10.3923/jms.2012.107.113. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
    39. Su X., D'Souza DH İnsan enterik virüslerinin kontrolü için üzüm çekirdeği ekstresi. Uygulama Çevre. Mikrobiyol. 2011; 77 :3982–3987. doi: 10.1128/AEM.00193-11. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
    40. Dünya Sağlık Örgütü . Dünya Nüfusunun Büyük Bir Kısmı Herpes Enfeksiyonu İle Yaşıyor. Dünya Sağlık Örgütü; Cenevre, İsviçre: 2020. [ Google Akademik ]
    41. Dünya Sağlık Örgütü . Küresel olarak, 50 Yaş Altı Nüfusun Tahmini Üçte İkisine Herpes Simplex Virüsü Tip 1 Bulaşmıştır. Dünya Sağlık Örgütü; Cenevre, İsviçre: 2015. [ Google Akademik ]
    42. Stelitano D., Franci G., Chianese A., Galdiero S., Morelli G., Galdiero M. Amino Asitler, Peptitler ve Proteinler: Cilt 43. Cilt 43. Royal Society of Chemistry; Londra, İngiltere: 2019. HSV membran glikoproteinleri, viral girişteki işlevleri ve aşı çalışmalarında kullanımları; s. 14–43. [ Google Akademik ]
    43. Dünya Sağlık Örgütü . DSÖ Coronavirus (COVID-19) Panosu. Dünya Sağlık Örgütü; Cenevre, İsviçre: 2021. [ Google Akademik ]
    44. Martines RB, Ritter JM, Matkovic E., Gary J., Bollweg BC, Bullock H., Goldsmith CS, Silva-Flannery L., Seixas JN, Reagan-Steiner S., et al. Ölümcül Koronavirüs Hastalığı ile İlişkili SARS-CoV-2 Patolojisi ve Patogenezi, Amerika Birleşik Devletleri. Acil. Bulaş. Dis. 2020; 26 :2005–2015. doi: 10.3201/eid2609.202095. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
    45. Docimo T., Francese G., Ruggiero A., Batelli G., De Palma M., Bassolino L., Toppino L., Rotino GL, Mennella G., Tucci M. Patlıcan Meyvesinde Fenilpropanoidler Birikimi: Biyosentetik Karakterizasyonu Bir MYB Transkripsiyon Faktörü ile Genler ve Düzenleme. Ön. Bitki. bilim 2015; 6 :1233. doi: 10.3389/fpls.2015.01233. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
    46. ​​Pandey P., Khan F., Rana AK, Srivastava Y. COVID-19 spike protein inhibitörleri olarak flavonoidlerin potansiyelini aydınlatmaya yönelik bir ilaç yeniden kullanım yaklaşımı. Biyoarayüz Arş. Uygulama Kimya 2021; 11 :8482–8501. [ Google Akademik ]
    47. Sukovic D., Knezevic B., Gasic U., Sredojevic M., Ciric I., Todic S., Mutic J., Tesic Z. Asma Çeşitleri Vranac'ın Yaprak, Üzüm ve Şarabının Fenolik Profilleri ( Vitis vinifera L. ) Karadağ'dan. yiyecekler. 2020; 9 :138. doi: 10.3390/foods9020138. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
    48. Mouffouk C., Mouffouk S., Mouffouk S., Hambaba L., Haba H. SARS-CoV-2 proteazlarını (3CL(pro) ve PL(pro)) hedef alan potansiyel antiviral ilaçlar olarak flavonoller, spike protein, RNA- bağımlı RNA polimeraz (RdRp) ve anjiyotensin dönüştürücü enzim II reseptörü (ACE2) Eur. J. Pharmacol. 2021; 891 :173759. doi: 10.1016/j.ejphar.2020.173759. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
    49. Yao X., Ye F., Zhang M., Cui C., Huang B., Niu P., Liu X., Zhao L., Dong E., Song C., et al. Şiddetli Akut Solunum Sendromu Coronavirüs 2 (SARS-CoV-2) Tedavisi için Hidroksiklorokinin Optimize Dozaj Tasarımının İn Vitro Antiviral Aktivitesi ve Projeksiyonu Kliniği . Bulaş. Dis. 2020; 71 :732–739. doi: 10.1093/cid/ciaa237. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
    50. Singh M., Zannella C., Folliero V., Di Girolamo R., Bajardi F., Chianese A., Altucci L., Damasco A., Del Sorbo MR, Imperatore C., et al. Yeşil 2D Malzemelerin Gram Pozitif ve Negatif Bakteriler ve Zarflı Virüsler Üzerindeki Eylemleriyle Mücadele. Ön. Biyomüh. Biyoteknoloji. 2020; 8 :569967. doi: 10.3389/fbioe.2020.569967. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
    51. Ferhi S., Santaniello S., Zerizer S., Cruciani S., Fadda A., Sanna D., Dore A., Maioli M., D'Hallewin G. Üzüm Yapraklarından Toplam Fenoller Hücre Proliferasyonunu Önler ve Apoptozu Modüle eder -MCF-7 ve HepG2 İnsan Kanser Hücre Hatlarında İlgili Gen Ekspresyonu. Moleküller. 2019; 24 :612. doi: 10.3390/moleküller24030612. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
    52. Hassan WHB, Abdelaziz S., Al Yousef HM Suudi Arabistan'da Büyüyen Parkinsonea aculeata L.'nin Sulu Fraksiyonunun Kimyasal Bileşimi ve Biyolojik Aktiviteleri. Arap. J. Chem. 2019; 12 :377–387. doi: 10.1016/j.arabjc.2018.08.003. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
    53. Pluskal T., Castillo S., Villar-Briones A., Oresic M. MZmine 2: Kütle spektrometrisi tabanlı moleküler profil verilerinin işlenmesi, görselleştirilmesi ve analizi için modüler çerçeve. BMC Biyoinform. 2010; 11 :395. doi: 10.1186/1471-2105-11-395. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
    54. Wang M., Carver JJ, Phelan VV, Sanchez LM, Garg N., Peng Y., Nguyen DD, Watrous J., Kapono CA, Luzzatto-Knaan T., et al. Küresel Doğal Ürünler Sosyal Moleküler Ağ ile kütle spektrometrisi verilerinin paylaşılması ve topluluk küratörlüğü. Nat. Biyoteknoloji. 2016; 34 :828-837. doi: 10.1038/nbt.3597. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
    55. Vitale GA, Sciarretta M., Cassiano C., Buonocore C., Festa C., Mazzella V., Nunez Pons L., D'Auria MV, de Pascale D. Molecular Network and Culture Media Variation, Kompleks Metabolik Profili Ortaya Çıkarıyor Pantoea'da bkz. eucrina D2 Asitli Deniz Süngeri ile İlişkili. Int. J. Mol. bilim 2020; 21 :6307. doi: 10.3390/ijms21176307. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
    56. Brito A., Ramirez JE, Areche C., Sepulveda B., Simirgiotis MJ HPLC-UV-MS fenolik bileşiklerin profilleri ve Kuzey Şili'de tüketilen üç narenciye türünden meyvelerin antioksidan aktivitesi. Moleküller. 2014; 19 :17400-17421. doi: 10.3390/moleküller191117400. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
    57. Geng P., Sun J., Zhang M., Li X., Harnly JM, Chen P. UPLC-PDA-ESI/HRMS(n) kullanılarak buğday ( Triticum aestivum L.) tohumundaki C-glikosil flavonların kapsamlı karakterizasyonu ) ve kütle kusur filtreleme. J. Kütle Spektromu. 2016; 51 :914-930. doi: 10.1002/jms.3803. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
    58. Elsadig Karar M., Kuhnert N. UPLC-ESI-Q-TOF-MS/MS Crataegus monogyna ve Crataegus laevigata (Alıç) Yapraklarından, Meyvelerinden ve Bitkisel Türetilmiş Damlalarından (Crataegutt Tropfen) Fenoliklerin Karakterizasyonu J. Chem. Biol. orada. 2016; 1 :102. doi: 10.4172/2572-0406.1000102. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
    59. Spinola V., Llorent-Martinez EJ, Castilho PC Madeira kuzukulağının antioksidan polifenolleri (Rumex maderensis): İn vitro simüle edilmiş gastrointestinal sindirimde nasıl hayatta kalırlar? Gıda Kimyası 2018; 259 :105–112. doi: 10.1016/j.foodchem.2018.03.112. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
    60. Dueñas M., Mingo-Chornet H., Pérez-Alonso J., Di Paola R., Gonzalez-paramas AM, Santos Buelga C. Kuersetin glukuronidlerin hazırlanması ve HPLC-DAD-ESI/MS ile karakterizasyonu. Avro. Gıda Araş. Teknoloji. 2008; 227 :1069-1076. doi: 10.1007/s00217-008-0821-2. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
    61. Chen G., Li X., Saleri F., Guo M. Rhamnus davurica'daki Flavonoidlerin Analizi ve Antiproliferatif Aktiviteleri. Moleküller. 2016; 21 :1275. doi: 10.3390/moleküller21101275. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
    62. Roriz CL, Barros L., Carvalho AM, Santos-Buelga C., Ferreira IC İnfüzyonların hazırlanması için ticarileştirilmiş Cymbopogon citratus ve Pterospartum tridentatum veya Gomphrena globosa karışımlarında sinerjik antioksidan etkilerin bilimsel olarak doğrulanması. Gıda Kimyası 2015; 185 :16–24. doi: 10.1016/j.foodchem.2015.03.136. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
    63. Marczak Ł., Znajdek-Awiżeń P., Bylka W. Axyris amaranthoides'ten İzobarik ve İzomerik Flavonoid Konjugatlarını Ayırmak için Kütle Spektrometrik Tekniklerinin Kullanımı. Moleküller. 2016; 21 :1229. doi: 10.3390/moleküller21091229. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
    64. Dünya Sağlık Örgütü . Coronavirus Hastalığı (COVID-19) Pandemisi. Dünya Sağlık Örgütü; Cenevre, İsviçre: 2020. [ Google Akademik ]
    65. Chianese A., Santella B., Ambrosino A., Stelitano D., Rinaldi L., Galdiero M., Zannella C., Franci G. Epigenetik Modülatörlerle Kombinasyon Terapötik Yaklaşımlarda Onkolitik Virüsler: Geçmiş, Şimdi ve Gelecek Perspektifler . Kanserler. 2021; 13 :2761. doi: 10.3390/kanserler13112761. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
    66. Falanga A., Del Genio V., Kaufman EA, Zannella C., Franci G., Weck M., Galdiero S. Janus-Benzeri Dendrimerlerin Herpes Simplex Virüsünün Glikoproteinlerinden Türetilen Peptitler ile Mühendisliği Tip 1: Çok Yönlü Bir Şeye Doğru ve Roman Antiviral Platformu. Int. J. Mol. bilim 2021; 22 :6488. doi: 10.3390/ijms22126488. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
    67. Monda V., Valenzano A., Monda M. Hormon Replasman Tedavisi Kullanan Kadınlarda Otonom Sinir Sistemi Aktivitesi ve Dinlenme Enerji Harcamalarındaki Değişiklikler. Biol. Med. 2016; 8 :1. [ Google Akademik ]
    68. Schiattarella A., Riemma G., La Verde M., Franci G., Chianese A., Fasulo D., Fichera M., Gallo P., De Franciscis P. Polikistik over sendromu ve probiyotikler: Doğal bir yaklaşım İltihaplı hastalık. Kör. Kadın Sağlığı Rev. 2021; 17 :14–20. doi: 10.2174/1573404816999200601162506. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
    69. Russo M., Moccia S., Spagnuolo C., Tedesco I., Russo GL Koronavirüs enfeksiyonuna karşı flavonoidlerin rolleri. Kimya Biol. Etkileşime girmek. 2020; 328 :109211. doi: 10.1016/j.cbi.2020.109211. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
    70. Urmenyi FG, Saraiva GD, Casanova LM, Matos AD, de Magalhaes Camargo LM, Romanos MT, Costa SS Anti-HSV-1 ve HSV-2 Flavonoidler ve Kalanchoe daigremontiana Tıbbi Bitkisinden Yeni Kaempferol Triglycoside. Kimya Biyodiverler. 2016; 13 :1707-1714. doi: 10.1002/cbdv.201600127. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
    71. Abdallah HM, El-Halawany AM, Sirwi A., El-Araby AM, Mohamed GA, Ibrahim SRM, Koshak AE, Asfour HZ, Awan ZA Bazı Doğal Ürün İzolatlarının In yoluyla SARS-COV-2 Ana Proteaz İnhibitörleri Olarak Yeniden Amaçlanması Vitro Hücresiz ve Hücre Bazlı Antiviral Değerlendirmeler ve Moleküler Modelleme Yaklaşımları. İlaç. 2021; 14 :213. doi: 10.3390/ph14030213. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
    72. Conceicao C., Thakur N., Human S., Kelly JT, Logan L., Bialy D., Bhat S., Stevenson-Leggett P., Zagrajek AK, Hollinghurst P., et al. SARS-CoV-2 Spike proteini, memeli ACE2 proteinleri için geniş bir tropizme sahiptir. PLoS Biol. 2020; 18 :e3001016. doi: 10.1371/journal.pbio.3001016. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
    73. Hoffmann M., Kleine-Weber H., Schroeder S., Kruger N., Herrler T., Erichsen S., Schiergens TS, Herrler G., Wu NH, Nitsche A., et al. SARS-CoV-2 Hücre Girişi ACE2 ve TMPRSS2'ye Bağlıdır ve Klinik Olarak Kanıtlanmış Proteaz İnhibitörü Tarafından Engellenir. Hücre. 2020; 181 :271–280.e8. doi: 10.1016/j.cell.2020.02.052. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
    74. Zhao P., Praissman JL, Grant OC, Cai Y., Xiao T., Rosenbalm KE, Aoki K., Kellman BP, Bridger R., Barouch DH, et al. Glikosile SARS-CoV-2 Spike ve İnsan ACE2 Reseptörünün Virüs-Reseptör Etkileşimleri. Hücre Konak Mikrobu. 2020; 28 :586-601.e6. doi: 10.1016/j.chom.2020.08.004. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
    75. Jain AS, Sushma P., Dharmashekar C., Beelagi MS, Prasad SK, Shivamallu C., Prasad A., Syed A., Marraiki N., Prasad KS Spike glikoprotein üzerinde etkili antiviral ajanlar olarak flavonoidlerin siliko değerlendirmesi SARS-CoV-2. Suudi J. Biol. bilim 2021; 28 :1040–1051. doi: 10.1016/j.sjbs.2020.11.049. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
    76. Taban AK, Suntar İ. Koronavirüs Enfeksiyonlarına Karşı Potansiyel Antiviral Stratejiler Olarak Flavonoidlere Genel Bir Bakış. Gazi Med. J. 2020 doi: 10.12996/gmj.2020.117. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
    77. Quercetin'in COVID-19'un Profilaksisi ve Tedavisine Etkisi. [(28 Haziran 2021'de erişildi)];Çevrimiçi olarak erişilebilir: https://clinicaltrials.gov/ct2/show/ NCT04377789
    78. Grace Nirmala J., Evangeline Celsia S., Swaminathan A., Narendhirakannan RT, Chatterjee S. A431 cilt kanseri hücrelerinde Vitis vinifera kabuğu ve tohum özleri tarafından indüklenen sitotoksisite ve apoptotik hücre ölümü . sitoteknoloji. 2018; 70 :537-554. doi: 10.1007/s10616-017-0125-0. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
    79. Abed A., Harb J., Khasib S., Saad B. Filistin'in kurak ve ılıman bölgelerinden toplanan iki üzüm çeşidinin yapraklarının sitotoksik, antioksidan ve antimikrobiyal aktivitelerinin in vitro değerlendirilmesi. QSci. Bağlamak. 2015; 2015 : 4. [ Google Akademik ]

    Yorum yap


    • #3
      Emel hanım Üzüm çekirdeği Alzheimer hastalığını iyileştirir demek doğru değildir. Ben bu konuda her ay almanca 6-7 ilmi derğiyi takip ediyorum. Alzheimer karşı bugüne kadar etkili bir doğal ürün bulunamadı. Sadece Prof. Dr Wutke hayıt dan elde edilen bir ilaçla bu hastaların iyileştiğini tesbit etmiştir. Bunun hariçinde başkacabir kinik araştırması yoktur. Burada 1000 yıllık eski bilgilere yermek istemiyorum. Çünkü onların klinik araştırmaları yoktur. Örneğin Gökçek Lahana Turşu suyu bu konuda Dr. Cheney ve ekibi yıllarca araştırma yapmışlar ve Lahaan Suyunun etkisini ispatlamışlardır. Lütfen klinik araştırmalarına dayanmıyan söylenditiye dayanan bilgileri buraya etklemeyin.




      Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

      Yorum yap


      • #4
        Çekirdekli üzüm suyu dertlere deva

        Çekirdekli üzüm suyu dertlere deva
        ADANA (İHA) - Adana'da, büyüme ve kansızlık sorunu bulunan 6 yaşındaki Orhan Yücel ile 26 yaşındaki Hilal Dönmez, çekirdekli üzüm suyuyla şifa buldu.

        Adana'da yaşayan Alper Yücel, ilköğretim 1. sınıfa giden 6 yaşındaki oğlu Orhan Yücel'in doğuştan kansızlık ve yavaş büyüme sorunu bulunduğunu belirterek, "Doğumundan bu yana Orhan'ı hastane hastane gezdirdik. Orhan'ın en büyük problemi bronşit astım olmasıydı. Ancak astımın yanı sıra iştahsızlık ve kansızlık sorunu yaşıyordu. İştahı olmadığı için iyi beslenemiyor, bu nedenle de büyüme sorunu yaşıyordu.

        İştahının açılması ve kansızlığını gidermek için gitmediğimiz doktor kalmadı. Yıllar sonra bir arkadaşımın tavsiyesiyle oğluma çekirdekli üzüm suyunu içirmeye başladım. Üzüm suyunu içmeye başlayan oğlumun birden iştahı açıldı. Beslenme sorunu ortadan kalkınca ne kansızlık sorunu ne de büyüme problemi kaldı. Şimdi doktorlar Orhan'ın normal büyüme seviyesinde olduğunu söylüyor" dedi.

        Artık büyümeye başladığını ve buna çok sevindiğini ifade eden Orhan Yücel de günde iki bardak üzüm suyu içtiğini söyledi. 26 yaşındaki 2 çocuk annesi Hilal Dönmez ise kansızlık, hemoroit ve kolundaki uyuşukluk sorunu için doktor doktor gezdiğini, ancak bir türlü rahatsızlıklarından kurtulamadığını belirtti. Doktorların kendisinde, B2 vitamin eksikliği olduğunu ve ilaç verdiğini anlatan Dönmez, "Rahatsızlığımı ilaç kullanarak da atlatamadım. Rahatsızlığıma çekirdekli üzüm suyunun çare olacağını öğrenince üzüm suyu içmeye başladım. Günde 2-3 bardak çekirdekli üzüm suyu tükettim. Bir süre sonra ne kansızlık ne de kolumdaki uyuşma kaldı. Hatta hemoroit rahatsızlığım vardı o da geçti. Şimdi düzenli olarak üzüm suyu içiyorum. Çocuklarıma da üzüm suyu içirmeye başladım" diye konuştu.

        Bu arada, Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Gıda Bölümü tarafından yapılan bir araştırmada, içerisinde bulunan glikoz ve früktoz gibi basit şekerler sayesinde üzümün güçlü bir enerji kaynağı olduğu, içerdiği vitaminler, mineraller, aminoasitler ve antioksidan fenolik bileşikler nedeniyle sağlıklı ve dengeli beslenmede mutlaka tüketilmesi gereken gıdalardan birisi olduğu belirtildi.

        Üzümün bağışıklık sistemini kuvvetlendirdiği, böbrek ve karaciğerin işlevini artırdığını, karaciğer hastalıkları ve kansızlığın tedavisinde yardımcı olduğu kaydedilen araştırmada, üzüm suyunun aynı zamanda kanın temizlenmesine, vücutta yağların erimesine, vücutta biriken zararlı maddelerin dışarı atılmasına, yağlı bileşiklerin kılcal damarlarda birikmesini engelleyerek ve kanı sulandırarak kalp damar sisteminin düzenli çalışmasına yardımcı olduğu vurgulandı.

        Adana'da, gıda maddeleri ürettiği tesisinde kurduğu özel bir işletmede, kırmızı üzümü çekirdeğiyle birlikte öğüterek tortullu içecek halinde piyasaya süren Hasan Tepgeç ise bilim adamlarından üzüm çekirdeğinin insan sağlığı üzerindeki olumlu etkilerini öğrenince çekirdekli üzüm suyu üretimine başladığını belirterek, "Üzümün yararlarını çok geç öğrendik. Özellikle de üzüm çekirdeğinin insan sağlığı üzerindeki olumlu etkisini bilim adamlarından duyunca çok şaşırdık ve halkımızın sağlığına katkı ve yeni bir yatırım alanı yaratmak için bu işe girdik. Piyasaya sürdüğümüz ürünlerimizin gördüğü talebin sırrı üzümün çekirdeğinde gizli" diye konuştu.

        Yorum yap


        • #5
          slm

          verdiginiz bilgiler icin cok tesekkürler..üzüm suyunun saglikli oldugunu ben de duydum...hatta suyunu sikarak icmeye basladim...fakat bir doktor arkadasim..yaptigin iyi ama üzümde cok seker var..dikkat et dedi...kandaki sekeri yükseltirmis..tabii benim de hevesim yarida kaldi...bu konuda bir bilginiz var ise ve aciklarsaniz memnun olurum..saygilar.allaha emanet olun..

          Yorum yap


          • #6
            üşük ve yüksek dereceli servikal intraepitelyal neoplazide MicroRNA-551b ekspresyon profili


            A. Lukic, M. Di Properzio, E. Carico, C. De Vitis, S. Giglio, G. Bordi, D. Caserta, R. Mancini


            Cerrahi ve Tıp Bilimleri ve Translasyonel Tıp Anabilim Dalı, Sapienza Roma Üniversitesi, Sant'Andrea Hastanesi, Roma, İtalya. matilde.diproperzio@gmail.com


            AMAÇ: Düşük ve yüksek dereceli servikal intraepitelyal neoplazili (CIN) hastalarda microRNA (miR)-551b ekspresyonunu değerlendirmek ve yüksek riskli Human Papillomavirus (HR-HPV) enfeksiyonu ile ilişkili prognostik biyobelirteçlerle bir ilişki bulmak.

            HASTALAR VE YÖNTEMLER: Parafine gömülmüş 50 servikal numunede (10 normal skuamöz epitel, 18 kondilom, 8 CIN1 ve 14 CIN2-3) miR-551b'nin ekspresyon seviyesi kantitatif Gerçek zamanlı polimeraz zincir reaksiyonu (qRT-PCR) kullanılarak belirlendi. ). χ2 testi, farklı tanı gruplarında miR-551b ekspresyonunu karşılaştırdı. MiR-551b ekspresyon seviyelerini servikal doku histolojik bulguları ile ilişkilendirmek için Sıralı Lojistik Regresyon ve Probit korelasyonu yapılmıştır. Ayrıca histopatolojik bulgulara göre p16 ve Ki-67'nin immünohistokimyasal dağılımı da değerlendirildi.

            BULGULAR: miR-551b ekspresyon profilinin dağılımı, diğer histolojik tanı gruplarına (kondilom ve negatif) kıyasla CIN1-3 örneklerinde anlamlı derecede düşüktü. Ekspresyon seviyeleri, negatiften CIN2-3'e kadar servikal patolojik derece ile ters orantılıydı. miR-551b ekspresyon seviyesindeki %1'lik bir artış, negatif ila CIN2-3 aralığında minör bir histolojik dereceli tanı olasılığında %19'luk bir artış ve negatif bir histolojik dereceli tanı olasılığında %13'lük bir artış üretti. miR-551b ekspresyonu < 0.02 olan (cut-off olarak kabul edilen) olgulardan p16 ve Ki-67 ekspresyonu ile CIN2-3 tanısı arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulundu.

            SONUÇLAR: Verilerimiz, miR-551b ekspresyonu ile lezyonların histolojik derecelendirmesi arasında, servikal displazinin farklı evrelerinde bir tümör baskılayıcı fonksiyon olduğunu düşündüren anlamlı bir ters korelasyon gösterdi.
            https://www.europeanreview.org/article/15496
            Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

            Yorum yap


            • #7
              slm cevabiniz icin cok tesekkürler..

              Yorum yap


              • #8
                &quot;Üzüm çekirdeği&quot; mucizesi

                "Üzüm çekirdeği" mucizesi
                Üzüm Çekirdeği Avrupa'da ilaç niyetine satılıyor. Mucizevî çekirdek ödemden, nezleye kadar bir çok hastalığın tedavisinde kullanılıyor. Üzümün çok faydalı olduğu bilinir. Özelliklede zihin açıcı yönü ile sınavlardan önce kuru üzüm tavsiye edilir. Ama birçoğumuz üzümü yerken çekirdeğinden muzdarip oluruz. Onu tüketmez, atarız. Hatta marketlerde en çok çekirdeksiz üzümler rağbet görür. Halbuki üzümün çekirdeği bugün birçok Avrupa ülkesinde ilaç niyetine, tabletler halinde satılıyor.

                Yavaş yavaş Türkiye'de de yaygınlaşmaya başlayan üzüm çekirdeği, yakında bütün eczanelerdeki yerini alacak gibi. Bu çekirdeğin en önemli faydası kan damarı onarıcısı olması. Kan damarları insan için hayati önem taşıyor. Başınızdan ayak uçlarınıza kadar her doku kanla beslenir. İncecik kılcal damarlardan, geniş atardamarlara kadar, karmaşık kan damarları ağı sizin yaşam hattımızdır. Eğer kan damarları yaşlanır, hastalanır, zayıflar, incelir ve kan sızdırırsa, sağlığınız tehlikede demektir.

                Eğer oksijeni taşıyan kan düzgün bir biçimde akmıyorsa kalp kasınız hasar görebilir. İşte üzüm çekirdeği, zayıflamış kan damarlarını güçlendirip normal sağlıklarına döndürebilen, dolaşım bozukluklarının düzeltebilen ve önleyebilen bir yapıya sahip. Özelliği ise tamamen doğal olması... Çekirdek, damar hastalıklarını tedavi ediyor. Zayıflamış kan damarlarının yapısını güçlendiriyor. Ayrıca üzüm çekirdeği bilinen en güçlü antioksidan... Yapılan bazı testlerde, E vitamininden 50 kat daha güçlü olduğu ortaya çıkmış. İlk Fransa'da keşfedildi Üzüm çekirdeği 40 yıldır Avrupa'da, özellikle üzüm bağlarının çokluğu ile bilinen Fransa'da etkili bir biçimde kullanılıyor.

                Anti-Aging etkisi Üzüm çekirdeği damarları yenilediği için ayrıca anti-aging etkisine sahip. Yenilenen damarlar yaşlılığı geciktiriyor. Böylelikle cildinizdeki yaşlanma belirtileri azalıyor. Uluslararası sertifikalı Organik Üzüm Çekirdeği Ekstraktinin içerdiği Proantosiyanidin, bilinen en güçlü etkisi antioksidant. Üzüm çekirdeğinin antioksidant etkisi vitamin E'den 50, vitamin C'den 20 kat daha fazla.

                Antioksidantlar, vucudumuzdaki kimyasal reaksiyonlar sonucu oluşan veya dışarıdan sigara, alkol, kirli hava v.s. ile alınan zararlı maddeleri etkisiz hale getiriyor

                Uzmanlara göre vücudun antioksidant üretimi 25 yaşından sonra yavaşlamaktadır. Bu yavaşlamanın yol açtığı deformasyonları yok etmek için bilinen en kuvvetli antioksidant ise organik üzüm çekirdeği ekstraktıdı olduğu belirtiliyor.

                Çekirdek, bağ dokularını güçlendirerek cilt sarkmasına engel oluyor. Cildin elastik, yumuşak ve düzgün olmasını sağlıyor.

                Üzüm çekirdeğinde tavsiye edilen miktar günde 150 ile 300 miligram. Damar sağlığını korumak için gerekli doz ise günde 5-10 gram. Üzüm çekirdeğinin insanlar üzerinde her hangi bir yan etkisi görülmemiş.

                Prof. Peter Rohdewald tarafından laboratuar fareleri, Hint domuzları ve köpekler üzerinde yapılan araştırmada doğal çekirdeğin, toksik, mutajenik, karsinojenik olmadığı tespit edilmiş.

                Kimler kullanmalı?-Kan damarlarının yardıma ihtiyaç duyduğunu düşünenler.
                - Cildindeki kırışıklıklar günden güne fazlalaşanlar
                - Cildi cansız ve solgun görünenler
                - Cinsel yaşantısında kendini yetersiz hissedenler
                - Kalple ilgili sorunları olanlar
                - Ani kalp krizi riski olanlar
                - Görme gücünde yaşlanmaya bağlı bozulma olanlar
                - Şişlikler ve ödem alerjilerinde
                - Yüksek tansiyonda
                - Kolayca kanama ve morarma eğilimi olanlar
                - Daha önce kanamaya bağlı felç geçirenler
                - Şeker hastalığı olanlar
                - Varis ve hemoroit gibi soruları olanlar


                Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.

                Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet

                Yorum yap


                • #9
                  Üzüm Çekirdeği Ekstraktı

                  Üzüm çekirdeği içeriğindeki proanthocyanidinler ile anti-ageing (hücre yenileyici), metabolizmaya destek ve anti-oksidan olarak bilinir. Diğer bir etkin olan resveratroller ise kan dolaşımını düzenleyici, kolesterol düşürücü, kalbi rahatlatıcı olarak bilinmektedir. Üzerine çok fazla bilimsel çalışma yapılmasıyla birlikte geleneksel tedavilerde de birçok hastalığa karşı kullanım alanı bulmaktadır.

                  Hindistan da Jamia Hamdart üniversitesinde yapılan çalışmalarda;

                  Üzüm çekirdeği ekstraktının, oksidatif stres ve sıçan derisindeki tümör gelişimi üzerindeki etkileri incelenmiş. İncelenen sonuçlar neticesinde uygun doz üzüm çekirdeği kullanıldığında doza bağlı olarak oksidatif strese karşı anti-oksidan görev yaptığı, lipid peroksidasyonunu ve xanthine oksidaz aktivitesini düşürdüğü belirtilmiştir. Dolayısıyla oksidatif strese bağlı kanserleşmeninde böylece önüne geçilmektedir. Ayrıca merkezi gıda teknolojileri enstitüsünün yaptığı araştırmalarda ethanolde elde edilen sıvı ekstraktınçok daha etkili olduğu belirtilmiştir.

                  Ankara Gazi üniversitesinde diyabetli fareler üzerinde yapılan çalışmalarda;

                  Üzüm çekirdeği ekstraktının anti-diyabetik ve antioksidan etkileri incelenmiş. Üzüm çekirdeği ekstraktının uygun dozda kullanıldığı da hipoglisemik (şeker düşürücü) ve anti- hiperglisemik (şeker yükselmesini önleyici) etki göstermiştir. Glikoz oksidaz metoduna göre kandaki şeker seviyesini düşürdüğü belirlenmiştir. Bununla birlikte karaciğeri koruduğu da gözlenmiştir. Detoksifikasyon ve anti-oksidan olarak diyabet hastalarında ve birçok hastalıktan korunmada tavsiye edilmektedir. Özelliklede içeriğindeki proanthocyanidin etkin maddesi pankreas salgılarını düzenleyerek hiperglisemi durumunda glisemik indeksi düzenlemektedir.

                  Ankara üniversitesinde ise üzüm çekirdeği ekstarktının karaciğer hasarları üzerindeki etkileri incelenmiş. Aspartat trans amilaz, alanin transferaz ve glutathione gibi bazı karaciğer enzimleri üzerinde yapılan ölçümlerde dikkate alınarak sonuçlar incelenmiş ve karaciğeri serbest radikal hasarı gibi tahribat yaratan birçok sebepten koruduğu ortaya çıkarılmıştır. Karaciğeri koruma amaçlı vekaraciğer hastalıklarında özellikle kanserli durumlarda çok büyük destek teşkil etmektedir.
                  İsviçre ve Brezilya da üzüm çekirdeği ekstraktının etkin maddesi olan proanthocyanidin in DNA yı deoksiribo nükleik hasardan koruduğu üzerine çalışmalar yapılmış. Antioksidan gücü sayesinde atherosclerosis (damar tıkanıklığı) ve kalp-damar hastalıklarını önlediği belirtilmiştir. DNA nın hasara uğramasıyla bedensel hücrelerin mutasyona uğramasında da DNA yı hasardan koruyucu anti-mutagenic aktivite gösterdiği belirtilmiştir. (6) Hindistan da Madras üniversitesinde ise üzüm çekirdeği ekstresinin oksidatif DNA hasarını önlediği gibi hücre yenileyici ve anti-ageing özellikleri olduğu belirtilmektedir. (8) Yine DNA hasarına karşı merkezi sinir sistemini koruyucu ve onarıcı etkileri de bilinmektedir.

                  İspanya da Madrid üniversitesinde

                  Üzüm çekirdeği ekstraktının sindirim ve bağırsak problemlerini önlemede etkili olduğu üzerine çalışmalar yapılmış. Sindirim problemleri üzerinde kullanılabileceği belirtilmiştir. Bağırsak hastalıklarında ve kanser türlerinde de kullanılmaktadır.(7) Amerika da yapılan başka bir çalışmada bunu desteklemektedir. Oksidatif stressin sebep olduğu mide hasarlarında içeriğindeki proanthocyanidin ile mide mukozasını koruduğu bilinmektedir.

                  Amerika da Alabama üniversitesinde üzüm çekirdeği ekstresinin beyin üzerindeki etkileri incelenmiş. Proteomics analizi yapıldığında beyin proteinlerini düzenlediği, beyin hastalıklarında kullanılabileceği açıklanmıştır. Alzheimer gibi durumlarda da önerilmektedir.

                  Arabistan da ve Japonya da üzüm çekirdeği ekstresinin kardiyovasküler sistem üzerindeki etkileri incelenmiş. İçeriğindeki proanthocyanidin etkin maddesinin kalp-damar sağlığını koruduğu özellikle serbest radikal hasarı ile ortaya çıkan doku yıpranmasının önüne geçilebildiği belirtilmiştir. Ayrıcakolesterole bağlı damar tıkanıklığını önlemede ve tedavisinde de kullanılmaktadır. Dokuların hasar görmesini önleyerek, hasar görerek normal bölünen hücrelerin anormalleşmesi ve kanser oluşumunun önüne geçilebilmesi için metabolizmaya güçlü bir destek oluşturmaktadır.


                  Faydalı olduğu düşünülen hastalıklar:

                  Damar sertiğini önleme ve damarları koruma etkisi vardır. Basur, hemoroid ve varis gibi toplardamar yetersizliklerinde kullanılır.

                  Şişlikler ve alerjik ödemlerde faydalıdır.

                  Damarların korunmasının yanında kolesterolün düşürülmesi konusunda destek sağlayarak kalbi korur. Kalp krizi riskini azaltır.

                  İyi kolesterolün yükselmesine kötü kolesterolün azalmasına katkıda bulunur.

                  Karaciğer hastalıkları ve kanın kendini yenilemesinde etkilidir.

                  Her türlü akciğer hastalıklarında olumlu etkileri bilinmektedir.

                  Yüksek tansiyonu önler. Şeker hastalığı olanlarda faydalıdır.

                  Sedef ve egzama gibi deri rahatsızlıklarında etkilidir.

                  Dişetinde kanama sorunu olanlar için faydalıdır.

                  Alerjik hastalıklarda kullanılabilir.

                  Görme gücünde yaşlanmaya bağlı bozulmayı azaltır

                  Antı-agıng olarak yaşlanma etkilerinden korurken, cilt dokusunun elastikliğini korur ve kırışıklıkları da önler. Yaşlanma etkilerini azaltır.

                  Yorum yap


                  • #10
                    Üzüm Çekirdeği Faydaları

                    Üzüm Çekirdeğinin Faydaları. Üzüm çekirdeği özü bitkiler tarafından üretilen kimyasallar olan çeşitli fitokimyasallar yönünden oldukça zengindir. Üzüm suyu özünün antioksidan bileşenleri, özellikle serbest radikallerin verdiği hasarın yok edilmesinde rol oynarlar. Serbest radikalleri etkisiz hale getirme gücü bakımından pysnojenol’lerin, E vitamininden 50, C vitamininden ise 20 kat daha kuvvetli olduğu saptanmıştır.
                    Çam kabuğu ekstresi ve üzüm çekirdeği ekstresi OPC’nin birincil kaynaklarıdır. Üzüm çekirdeği ekstresi daha ucuz olmasının yanı sıra çam kabuğunda bulunmayan bir antioksidan içerir.
                    Hücre mutasyonunu yavaşlatmaya yardımcı olması ve kolajenin sağlıklı ve esnek kalmasını sağlaması nedeniyle Avrupalı bilim adamları tarafından ‘gençlik besini‘ olarak niteleniyor.
                    Üzüm çekirdeğinin sağlık yönünden taşıdığı değer 1947 yılında Fransız tıp profesörü ve kimyacı Jack Masquelier tarafından keşfedilmiştir. 1950′de üzüm çekirdeği Resivit adıyla Fransa’da satılan ilk damar koruyucu ilaç olarak 50 yılı aşkın bir süredir Fransız doktorlar tarafından reçete edilmektedir.
                    Dr. Masquelier üzüm çekirdeğini göz kamaşması, gece körlüğü, maküler dejenerasyon, varis, diş eti kanaması, saman nezlesi gibi rahatsızlıkların tedavisinde kullanmıştır.
                    Üzüm çekirdeği son derece geniş farmakolojik aktivite gösteren ve serbest radikalleri etkisiz hale getiren oligomeric proanthocyanidin (%92-95) içerir.
                    Antioksidan Nedir?

                    Serbest Radikaller ve Antioksidanlar : Antioksidanlar serbest radikalleri etkisizleştirir. İnsan vücudunda serbest radikal (oksidan) denilen maddelerle onların zarar verici etkisini gideren antioksidanlar bulunur. Otuzlu yaşlara doğru denge antioksidan aleyhine bozulmaya başlar ve bunun sonucunda kanser gibi önemli hastalıklara zemin hazırlanır.
                    Antioksidanlar vücuttaki oksidasyonu engellerler. Yaşlanma ve kanser gibi olayların temelinde oksidasyon vardır. Üzüm çekirdeği DNA yı oksidatif zararlardan korur, yaşlanmaya ve kanser oluşumuna karşı mücadele eder.
                    Serbest radikaller vücudumuzda kimyasal reaksiyonlar sonucu oluştuğu gibi sigara, kirli hava gibi faktörlerle dışardan da gelebilir.
                    Üzüm Çekirdeği Faydaları Nelerdir ?

                    • Üzüm çekirdeğindeki maddeler damar sertliğine karşı önemli etkilere sahiptir. Arterlerin bütünlüğünü korumaya yardımcı olur ve dolaşımı rahatlatır. Kan ve lenf dolaşımını düzenler. Periferal dolaşımı önemli bir şekilde iyileştirir.
                    • Araştırmalar, OPC’nin damarları sağlamlaştırarak ve esnekliklerini yeniden kazandırarak, tekrar derinin içine çekilmelerini sağladığını göstermektedir.
                    • Damar duvarındaki kollajen ve elastin adlı iki protein, damar duvarının elastikliğini ve geçirgenliğini büyük oranda belirler. OPC, bu iki yapı-taşı proteine bağlanarak, onların yıkıcı enzimler tarafından bozulmalarını önler, onların birleşmelerine ve olgunlaşmalarına yardım eder.
                    • 1981 yılında 50 varis hastası üzerinde yapılan çift-kör kontrollü bir deneyde, bir ay boyunca alınan günlük 150 miligram OPC’nin, ağrı, yanma, karıncalanma ve atardamarların şişme derecesini azaltmada kullanılan Diosmine adlı ilaçtan daha hızlı ve uzun süreli etkili olduğunu göstermiştir. Fransa’da varis hastası olan 92 kişi üzerinde yapılan bir çalışmada ise; 4 hafta boyunca günde 300 miligram OPC alımının, ağrıyı, karıncalanmayı, geceleyin ortaya çıkan bacak kramplarını ve şişkinliği %50′ den daha fazla oranda azalttığını göstermiştir.
                    • Üzüm çekirdeğindeki proantosiyanidinlerin beyin ve karaciğer hasarı üzerinde beta karoten, C vitamini ve E vitamini gibi antioksidanlardan daha güçlü koruyucu etki gösterdiği saptanmıştır.
                    • Klinik araştırmalar, üzüm çekirdeğinin toplardamar yetersizliğinin, retina hasarlarının ve bazı cilt hastalıklarının tedavisinde olumlu etkiler sağladığını göstermektedir.
                    • Üzüm çekirdeği özü, özellikle Fransa ve İtalya’daki doktorlar tarafından beyne ve kalbe giden kan akımını düzenlemek için, varis, diş etlerinde kanama, glokom, hemoroid, fazla adet kanaması ve damar sertliğine yönelik öneriliyor.
                    • California-Davis Üniversitesi tarafından 2006 yılında yapılan çalışmada üzüm çekirdeği ekstresinin kan basıncını azaltmada etkili olduğu tespit edilmiştir.
                    • OPC, kalp krizi ve felç yönünden risk taşıyan kan pıhtılaşmasına karşı da olumlu etkiler göstermektedir. Arizona Üniversitesi’nden Dr.Ronald Watson, OPC’nin trombosit kümelenmesini normale döndürdüğünü belirtmektedir. Dr.Watson yaptığı deneylerde, sigara içen insanlarda trombosit kümelenmesini tespit etmiş ve bu kişilerin OPC alımından 20 dakika sonra trombositlerinin normale döndüğünü saptamıştır.
                    • ‘Metabolism’ 2009 Aralık sayısında yer alan klinik çalışmanın sonucuna göre üzüm çekirdeği ekstresi metabolik sendromlu hastalarda yüksek tansiyonun düşürülmesinde plasebo tedavisinden daha etkili olmuştur.
                    • Üzüm çekirdeği kronik venöz yetmezlik gibi sorunlarda olumlu etkiler sağlayabilir. Yaralanma ya da ameliyat sonrası görülen şişliği azaltabilir. 10 ila 30 gün süresince dolaşım için günlük 150-300 mg, şişlik içinse 200-400mg alımı öneriliyor.
                    • Avrupa’da yapılan araştırmalar, üzüm çekirdeğinin vücut içerisinde histamin salgısını önlendiğini ve saman nezlesi gibi alerjik reaksiyonlarda etkili olduğunu göstermektedir.
                    • Fransa’da 100 denek üzerinde yapılan araştırmada 5 hafta süresince günlük 200 miligram üzüm çekirdeği alımının, parlak ışıklara maruz kaldıktan sonra görme keskinliğine yeniden kavuşma hızının arttığı saptanmıştır.
                    • Üzüm çekirdeğinin yüksek antioksidan aktivitesi, meme, prostat, akciğer, kolon ve mide gibi bazı kanser türlerini önlemeye yardımcı olabilir. Laboratuar çalışmaları üzüm çekirdeği ekstresinin çeşitli kanser hücrelerinin büyümesini engellediğini göstermektedir.
                    • 2010 yılında ‘Neoplasia’ adlı dergide yer alan bir çalışmada kolon ve bağırsak kanseri olan farelere altı hafta boyunca üzüm çekirdeği ekstresi verilmiş ve polip sayısı %40 azalmıştır. Boyutu 2 mm daha büyük poliplerin sayısı %71 azalmıştır.
                    •Journal of Medicinal Food adlı dergide yayınlanan bir bilimsel çalışmada, kırmızı üzüm çekirdeği ekstresinin deney hayvanlarının cildinde, UV ile oluşturulan oksidatif strese karşı koruyucu etki gösterdiği tespit edilmiştir.
                    • Alabama Üniversitesi Dermatoloji Bölümünce yaplan ve sonuçları ‘Pharmaceutical Research’ 2010 yılı Haziran sayısında yayınlanan araştırmada, üzüm çekirdeğindeki proantosiyanidin’lerin UV ışınla oluşturulan deri tümörü gelişimine karşı koruyucu etki gösterdiği saptanmıştır.
                    • ‘Frontiers in Bioscience’, 2011 Haziran sayısında yayınlanan çalışmaya göre kombine edilmiş üzüm çekirdeği ekstresi ile resveratrol’un insan kolon kanser hücrelerini öldürmede etkinliğinin olduğu tespit edilmiştir.
                    • C-reaktif protein düzeyleri, hem kalp hastalıkları hem de diyabet riskiyle ilgili bir iltihaplanma ölçüsüdür. İnflamasyon arttıkça kalp hastalığı riski artar. İngiltere’de yapılan ve sonuçları ‘Diabetes Medicine’ 2009 Mayıs sayısında yayınlanan araştırmaya göre 4 hafta boyunca günlük 600 mg üzüm çekirdeği ekstresi alımı C-reaktif proteininde önemli bir azalma sağlamıştır.
                    Üzüm Çekirdeği Nasıl Kullanılır?

                    Üzüm çekirdeği kullanımı taze olarak tüketimi dışında birkaç şekilde de alınabilir.
                    Üzum Çekirdeği Tozu
                    1 tatlı kaşığı üzüm çekirdegi tozu bal ya da yoğurtla karıştırılıp alınabilir. Açıkta satılan öğütülmüş üzüm çekirdeği kullanmaktan kaçınılmalıdır. Havayla temas etmesi üzüm çekirdeği tozunun sterilize özelliğini kaybetmesine neden olabilir. Günde bir avuç kuru üzüm yenilerek de üzüm çekirdeği alınabilir.
                    Üzüm Çekirdeği Ekstresi
                    Üzüm çekirdeği özü kapsül, tablet ve sıvı ekstre olarak satılmaktadır. %40 ila %80 proantosiyanidinler ya da %95 OPC içeren ürünler tercih edilmeli.
                    Genel antioksidan aktivite için günlük 50 mg-200 mg,
                    Kronik venöz yetmezlik için 150 mg-300 mg,
                    Ödem için 200 mg-400mg (10 ila 30 gün)
                    Üzüm çekirdeğinin bu tür kullanımı dışında kozmetik alanında kullanılan şekilleri de vardır. (üzüm çekirdeği kremi, şampuan, sabun gibi.)
                    Üzüm Çekirdeğinin Zararları Varmıdır?

                    Bilinen bir yan etkisi yoktur. Ancak herhangi bir rahatsızlık için ilaç tedavisi gören kişilerin doktorlarına danışarak kullanmaları daha doğru olur.

                    Yorum yap


                    • #11
                      Üzüm Çekirdeği EkstresiHazırlayan: Gıda Yük. Müh. Deniz ARDALI, Gıda ve Çevre Kontrol Şube Müdürlüğü

                      Bu yazıyı PDF şeklinde bilgisayarınıza indirmek için tıklayınız

                      Biz sıcak iklim insanları içimiz kıpır kıpır, havaların ısınması ile birlikte açan gelincikler ve yeşeren doğa ile baharın ve sonrasında yazı karşılama hazırlığı içindeyiz. Öte yandan yaz demek birçok meyve ve sebzenin de sofraları şenlendirmesi demek.Bu meyvelerden biri tarihte asırlardır baş köşede yeri olan, bereketin sembolü, tadı da adı gibi meşhur, şairlerin şiirlerinde atıfta bulundukları üzümden başkası değil. Üzümün bu kadar meşhur ve tercih edilir olması elbette ki tesadüflere dayanmıyor. Meyvesi gibi, üzümün çekirdeği de insanlığın hizmetine sunulan ayrı bir ürün. Üzüm çekirdeğinin keşfi ve yararları üzerine söylenecek çok fazla söz var. Üzüm çekirdeğinin keşif öyküsü şöyle;
                      Üzüm çekirdeğinin yararlı etkileri 1947 yılında Bordeaux Üniversitesi'nden emekli Fransız tıp profesörü ve kimyacı Jack Masquelier tarafından keşfedilmiş. Çekirdek ilk olarak hamileliğinden dolayı aşırı ödemi olan fakülte dekanının eşine, dekan tarafından verilmiş.
                      Dr.Masquelier o günü şöyle anlatıyor;
                      "Kadın, şişmiş bacakları ile o kadar yorgun görünüyordu ki, güçlükle yürüyebiliyordu. Yüzünden, çektiği acıları okumak mümkündü. Ne yapabilirim de bu kadının acılarını dindirebilirim diye düşündüm. Sonra dekanın eşine üzüm çekirdeği verdiğini gördüm. Dekanın eşi 48 saat içinde iyileşti. O halde, ben üzüm çekirdeğinde özel bir şeyler olabileceğini düşündüm"
                      1950'de üzüm çekirdeği Resivit olarak bilinen ve Fransa'da satılan ilk damar koruyucu ilaç olmuş. Dr.Masquelier ve meslektaşları, üzüm çekirdeğinin varis üzerindeki etkisini doğrulayan dokuz deney yapmışlar. Bununla birlikte çekirdek, göz kamaşması, gece körlüğü, maküler dejenerasyon gibi göz sorunlarının, arterit, saman nezlesi, alerji ve burun kanamalarını tedavisinde de kullanılmış. "Eğer düzenli olarak üzüm çekirdeği alırsanız, damar duvarlarınız güçlenecektir" diyor Dr.Masquelier. Diş eti kanaması olanlar da kullanmalı. Peki üzüm çekirdeğine ihtiyacınız olup olmadığını nasıl öğreneceksiniz? Dr.Masquelier'in konu ile ilgili görüşleri şu şekilde:
                      "Sabahları dişlerinizi fırçalarsınız ve diş etlerinizin kanadığını görürsünüz. Ya da göz korneasında bir kan lekesi fark edersiniz. Veya geceleri kendinizi yorgun hissedersiniz, baldırlarınız şişer, ödem olduğunu fark edersiniz. Bu durumda damar zayıflığından muzdaripsinizdir ve üzüm çekirdeği tüm bu patolojik mekanizmalarla mücadele eder".
                      1995 yılında İtalya'da yapılan bir araştırmada 150 miligramlık üzüm çekirdeğinin ağrıyı, yanma karıncalanma hissini ve atardamarların şişme derecesini azaltmada, yaygın olarak kullanılan bir eczacılık ilacından daha hızlı ve uzun sureli etki gösterdiği bulunmuş. 1985 yılında da Fransa'da 92 hasta üzerinde yapılan kontrollü deneyde, 28 gün boyunca 300 miligram üzüm çekirdeği almanın, ağrı, karıncalanma, geceleri oluşan bacak krampları ve şişkinliği yüzde 50'den daha fazla azalttığı gösterilmiş.
                      Üzüm çekirdeğinin diğer bir faydası ise gözlere. Gece görüşünde önemli olan parlak ışıkların neden olduğu göz kamaşmasını geçirmeye yardımcı oluyor.
                      Göz Bozuklukları
                      Yine Fransa'da 100 denek üzerinde yapılan iki ayrı araştırmada 5 hafta boyunca günde 200 miligram üzüm çekirdeği almakla, parlak ışıklara maruz kaldıktan sonra görme keskinliğine yeniden kavuşma hızının arttığı ortaya çıkmış. Ayrıca testlerde üzüm çekirdeği ürününün, bilgisayar ekranı karşısında çalışmanın neden olduğu göz gerilimini geçirdiği ve miyopisi olanlarda retinanın işlevini ve duyarlılığını düzelttiği görülmüş.
                      Yüksek Tansiyon
                      Üzüm çekirdeğinin tansiyonu ve onun sonuçlarını düzenlemeye yardımcı olabileceği de belirtiliyor. Araştırmaların gösterdiğine göre, yüksek tansiyonlu insanlar genellikle çok geçirgen olan, zayıf kılcal damarlara sahipler. Bu da onların kılcal damar kanaması geçirme ve göz retinasındaki kan damarlarının yırtılma olasılıklarını artırıyor. Dr.Miklos Gabor'un yaptığı araştırmada üzüm çekirdeği yüksek tansiyonlu deneklerde kılcal damarları güçlendirmiş.
                      Kozmetik Dünyası
                      Üzüm tanelerinin hücreleri koruyan zengin maddeler içerdiğini keşfeden kozmetik dünyası, içinde üzüm özü bulunan yüz ve vücut kremleri, dudak koruyucuları ile hem cildimizi koruyan hem de güzelliğimizi besleyen ürünler üretiyor. Üzümde ve üzüm çekirdeği yağında bulunan polyphenoller, yani cildi kuvvetlendiren güçlü nem tutucular, cildi besliyor. Ayrıca üzüm polyphenolleri güçlü serbest radikallere karşı etkili bir koruma sağlıyor. Bu özellikleriyle üzüm, kozmetik alanında da kullanılan başlıca maddelerden. Güneş ışınları, sigara, stres ve diğer negatif çevre etkileri, cildimizin daha çabuk yaşlanmasına sebep oluyor. Bu olumsuz dış çevre faktörleri nedeniyle, cildimiz kırışmaya başlıyor ve esnekliğini kaybediyor. İşte kozmetik ürünlerinin içinde bulunan üzüm özleri ya da suyu, bu olumsuz etkilere karşı cildin güçlenmesini sağlıyor. Ayrıca hafif meyve asitleri ve üzüm çekirdeği yağı da cildimizi koruyan etmenler arasında bulunuyor.
                      Sonuç olarak bu kadar şeyi üzüm çekirdeği nasıl yapıyor dersek, ekstrenin içeriğinde şunlar bulunuyor;
                      • Proanthocyanidin
                      • Turunç Bio-flavonoidleri (%40 Hesperidin: Turunçgillerde bulunan bir bioflavonoid ve vitamin C ailesinin önemli bir parçası)

                      Kozmetik amaçlı kullanılmak isteniyor ise; bağ dokularını güçlendirerek cilt sarkmasına engel olmak, cildin elastik, yumuşak ve düzgün olmasını sağlamak ve buna benzer güzellik ürünü olarak üzüm çekirdeğinin tavsiye edilen miktarı, günde 150 ile 300 miligramdır.
                      Damar sağlığını korumak için gerekli doz ise günde 5-10 gram. En güzel tarafı da üzüm çekirdeğinin insanlar üzerinde her hangi bir yan etkisi görülmemiş olması. Yine de her ihtimale karşı hamilelik, emzirme gibi durumlarda kullanımına ara verilebilir.
                      Kimler kullanmalı?
                      Kan damarları için yardıma ihtiyaç duyduğunu düşünenler
                      Cildindeki kırışıklıklar günden güne fazlalaşanlar
                      Cildi cansız ve solgun görünenler
                      Cinsel yaşantısında kendini yetersiz hissedenler
                      Kalple ilgili sorunları olanlar
                      Ani kalp krizi riski olanlar
                      Görme gücünde yaşlanmaya bağlı bozulma olanlar
                      Şişlikler ve allerjik ödemlerde
                      Yüksek tansiyonu olanlar
                      Kolayca kanama ve morarma eğilimi olanlar
                      Daha önce kanamaya bağlı felç geçirenler
                      Şeker hastalığı olanlar
                      Varis ve hemoroid gibi soruları olanlarÜzüm çekirdeği bu hastalıkların bir çoğunda damarları tedavi edici özelliği sayesinde başarılı oluyor.

                      Yorum yap


                      • #12
                        Üzüm Çekirdeği Yağı
                        Üzüm çekirdeği , E vitamininden 20 kat, C vitamininden 50 kat daha güçlü olan, en önemli cilt koruyucusu proanthocyanidin (bitki flavonoidleri) yönünden en zengin bitkidir. Üzüm Çekirdeği yağının en temel faydası kılcal kan damarlarına yaptığı etkidir. Üzüm çekirdeği yağında %64 oranında bulunan Omega 6 ve Omega 3 yağ asitleri damar iç çeperlerini koruyucu etkiye sahiptir. Bu koruyucu etkiden dolayı kılcal damar dolaşım sisteminin sağlıklı işleyişini sağlayarak, kalp ritmini de düzenlemeye yardımcı olmaktadır. Üzüm çekirdeği yağı yapısında doğal olarak bulunan E vitamininde etkisi ile yüksek tansiyonlu deneklerde kılcal damarları güçlendirdiği keşfedilmiştir. Üzüm çekirdeği yağı keşfedilmiş en yüksek miktarda resveratrol içeren maddedir. Yapılan klinik çalışmalarda resveratrol'un kan pıhtılaşmalarının ve LDL (kötü kolestrol) oluşmasını engelleyerek kalp krizi ve felç riskini azalttığı görülmüştür. Ayrıca kanser hücrelerinin oluşumun bloke edilmesine yardımcı olduğu ve habis hücreleri tekrar normale döndürmeye yardımcı olduğu da görülmüştür. Illinois Üniversitesinde yapılan bir deneyde üzerinde deri kanseri geliştirilmiş farelere resveratrol verildi. 18 hafta sonunda resveratrol verilmiş farelerdeki cilt tümörü %98 oranında daha az geliştiği saptanmıştır. İnsan lösemi hücreleri ile yapılan klinik deneylerde, resveratrol'un kanserli hücreleri baskıladığı ve habis hücreleri normale dönüştürebildiği bulunmuştur. Üzüm çekirdeği yağı damarları yenilediği için ayrıca anti-aging (Yaşlanma etkilerini geçiktirici) etkisine sahiptir. Yenilenen damarlar, yaşlılığı geciktirir. Yapılan araştırmalarda, diyetlerine belli oranda üzüm çekirdeği yağı eklenen deneklerin kandaki HDL(iyi huylu kolesterol) seviyeleri yükselirken, LDL(Kötü huylu kolesterol) seviyelerinin de düştüğü gözlemlenmiştir. Üzüm çekirdeği yağı bilinen en güçlü etkisi antioksidanttır. Üzüm çekirdeğinin antioksidant etkisi vitamin E'den 50, vitamin C'den 20 kat daha fazladır. Antioksidanlar, vücudumuzdaki kimyasal reaksiyonlar sonucu oluşan veya dışarıdan sigara, alkol, kirli hava v.s. ile alınan zararlı maddeleri etkisiz hale getiren maddelerdir. Uzmanlara göre vücudun antioksidan üretimi 25 yaşından sonra yavaşlamaktadır. Bu yavaşlamanın yol açtığı deformasyonları yok etmek için bilinen en kuvvetli antioksidan olan üzüm çekirdeği ekstraktıdı kullanmak gerektiği bilinmektedir. Üzüm çekirdeği yağı, bağ dokularını güçlendirerek cilt sarkmasına engel olur. Cildin elastik, yumuşak ve düzgün olmasını sağlar. Fransa’da plastik cerrahi alanında estetik operasyon sonrası rehabilitasyon sürecinde, üzüm çekirdeği yağının kullanıldığı bilinmektedir. Kılcal kan damarlarındaki akışı düzenleyerek varis oluşumunu engeller. Kolesterol seviyesini düşürerek kalp sağlığının korunmasına yardımcı olur. Gözleri besleyen kılcal kan damarlarını genişlettiğinden dolayı özellikle geceleri daha çok görülen göz kamaşması hastalığına iyi gelmektedir. Üzüm çekirdeği yağı, akışkan bir yağ olması ve esansiyel yağ asitlerince çok zengin olması nedeniyle mükemmel bir masaj yağıdır ve bu nedenle Aromaterapi’de tercih edilir. Deriye kolayca nüfuz eder ve nemlendirir. Yağların direkt olarak nemlendirme özellikleri yoktur, ancak cilt üzerinde ince bir film tabakası oluşturup deri yüzeyinden buharlaşmayla sıvı kaybını yavaşlattıkları için dolaylı olarak cildi nemlendirirler. Origo Üzüm çekirdeği yağı hiç bir rafinasyon ve kimyasal işlem kullanılmadan soğuk pres üretim tekniği ile el değmeden üretilip şişelenmiştir.

                        İçerik : %100 Kara Üzüm Çekirdeği Yağı (Karışım yağ ve taşıyıcı yağ içermez.)
                        Uyarı: Kan pıhtılaşmasını geciktirdiğinden dolayı cerrahi veya diş işlemlerinden en az iki hafta önce bu besin desteğini almayı kesmeniz tavsiye edilir. Üzüm çekirdeği yağı besin desteği takviyesidir. Tarım ve köy işleri bakanlığının izni ile üretilmektedir.

                        ÜZÜM ÇEKİRDEĞİ YAĞININ FAYDALARI
                        • Kalp Hastalığı riskini azaltır.
                        • Üzüm çekirdeği yağı yaşlanma etkilerini geciktirir. Yaşlanma etkilerini geciktiren kozmetik kremlerinin temel ana maddesidir.
                        • Zayıflamış kan damarlarını güçlendirerek, dolaşım bozukluklarının düzeltilmesine yardımcı olur.
                        • Düzenli olarak üzüm çekirdeği yağı tüketmek kalp-damar hastalıklarından sizi korur.
                        • Üzüm çekirdeği yağı LDL Kolesterol ve Trigliserit seviyesini düşürür.
                        • Üzüm çekirdeği yağı, Yüksek tansiyonu düşürür.
                        • Ateroskleroz (damar sertleşmesi) riskini azaltır.
                        • Üzüm çekirdeği yağı kalp rahatsızlığı ve felce karşı korumaya yardım eder.
                        • Üzüm çekirdeği yağı her çeşit kanser riskiniz azaltır.
                        • Alzheimer hastalığının ilerlemesini yavaşlatmaya yardımcı olur.
                        • Deri hastalıkları ve Cilt kanseri tedavisinde sıklıkla kullanılır.
                        • Bademcik, boğaz enfeksiyonlarında, romatizma ve eklem ağrılarının azaltılmasında faydalıdır.
                        • Tümörlerin büyümesini durdurmaya yardım eder.
                        • Görüş kaybına neden olan maküler dejenerasyondan korur.
                        • Üzüm çekirdeği yağı vücudu sigara içmenin verdiği zararlara karşı korur
                        • Üzüm çekirdeği yağı masaj yapıldığında şişlikler ve ödem alerjilerin iyileştirici etkisi vardır
                        • Varis bulunan cilde masaj yaparak haricen kullanılır
                        • Üzüm çekirdeği yağı kılcal kan damarlarını genişlettiğinden dolayı beyne daha çok oksijen ve besin girmesini sağlar.
                        • Kronik yorgunluğu giderir.
                        • Dikkat eksikliğinde tavsiye edilir.
                        • Masaj yağı olarak kullanıldığından cildin sıkılığını kaybetmesini önler.Kırışıklıkları minimize eder.
                        • Yara izlerinin daha çabuk iyileşmesine yardımcı olur.

                        Yorum yap


                        • #13
                          Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                          Yorum yap


                          • #14
                            Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                            Yorum yap


                            • #15
                              Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                              Yorum yap

                              Hazırlanıyor...
                              X