Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Tirmis, Acı bakla, Termiye, Lupinus albus, Delicebakla, Termiye, Yahudi baklası, Gâvur baklası.

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • Tirmis, Acı bakla, Termiye, Lupinus albus, Delicebakla, Termiye, Yahudi baklası, Gâvur baklası.

    Türkiye'de Az Bilinen Bir Akdeniz Çerezi: Tirmis

    Tirmis Akdeniz ülkelerine özgü ıslak bir çerezdir. Türkiye'de ise bazı yöreler dışında pek tanınmamaktadır. Antalya yöresinin yerel lezzetlerindendir, Tirmisçi denilen seyyar satıcılar tarafından hazırlanıp sokaklarda satılmakta, evlerde de yapılmaktadır. Konya ve Isparta'da ise termiye adıyla bilinmektedir. Görünümü mısır tanesine benzeyen tirmis aslında bir tür yabani acı bakladır. Baklagiller sınıfından, Latince ismi Lupinus Albus L. (ya da Lupinus termis) olan bir bitkinin tokumlarından elde edilir. Anavatanı Akdeniz havzasıdır, Eski Mısır ve Antik Roma’da yiyecek olarak tüketilmiştir. Tirmis ülkemizde termiye, acı bakla, delice bakla, gavur baklası, kurt baklası, mısır baklası, yahudi baklası gibi değişik isimlerle anılmaktadır.

    Tirmis Akdeniz ülkelerinin ortak lezzetlerinden birisidir. Mısır’da turmus ya da termis, İspanya’da altramuces, Portekiz’de tremeços denilmekte ve publarda biranın yanında ikram edilmektedir. İtalya, Yunanistan, Suriye, Lübnan, Ürdün ve İsrail'de de tüketilmektedir. Bu ülkelerin çoğunun sokaklarında camekanlı seyyar tezgahlarda tirmis satılmaktadır. İtalya'da geleneksel Christmas atıştırmalığı olarak zeytinle aynı tabakta sunulmaktadır. Zengin bir protein kaynağı olan tirmis bağırsakları çalıştırır, düzenli kullanıldığında hemoroide iyi gelir ve kan şekerini düşürür.

    Günümüzün yağlı ve sağlıksız atıştırmalıklarıyla rekabet edebilecek özelliktedir ve çoğu Avrupa ülkesinde rağbet görür, sevilerek tüketilir. Türkiye'de ise ne yazık ki pek tanınmamış, yerel bir çerez olmanın ötesine geçememiştir. Oysa kendine has bir tadı olan, neredeyse ayçiçeği gibi bağımlılık yaratan, çocukların çok severek yedikleri bir atıştırmalıktır. Tirmis ve tirmisçilik Antalya için sadece bir çerez değil ayrıca önemli bir kültürel unsurdur. Günümüzde tüketim alışkanlıklarının değişmesi, çerez çeşitlerinin artması gibi faktörlerle en iyi bilindiği Antalya'da bile tirmis tüketimi ve bilinilirliği azalmıştır. Tirmisin kaybolan lezzetlerimizden biri olmaması için tirmisi tanıtmaya, evde tirmis yapmaya ve bu özel çerezi yakınlarınızla paylaşmaya ne dersiniz?

    Tirmis Nasıl Yapılır?
    Tirmis aynı adlı bitkinin olgunlaşmış tohumlarından yapılır. Tirmisin çeşitli işlemlerden geçirilerek içinde bulunan ve ona acılık veren bazı alkaloitlerin uzaklaştırılarak yemeye hazır hale getirilmesine tatlandırma denilir. Bu zeytinin tatlandırılmasına benzer bir işlemdir.
    • Bunun için tirmisler yıkanır ve bir gece suda bekletilir.
    • Ertesi gün süzülüp iyice yıkanır ve bol suda tencerenin kapağı açık olarak haşlanır.
    • Kaynatılan tirmisin rengi sarılaşır, dokunarak kontrol edilir hafif yumuşayınca ocağın altı kapatılır.
    • Tirmis soğuduktan sonra suyu süzülür ve su dolu bir kaba alınır.
    • En az bir hafta boyunca günde 3-4 defa suyu değiştirilir.
    • Kokusu ve acılığı tamamen geçene kadar suyunu değiştirmeye devam edilir.
    • Acısı gidince tuzlanarak yenir veya 1 gün biraz kaya tuzu eritilmiş suda bekletilir.
    • Tuzlandıktan ya da tuzlu su içerisinde bekletildikten sonra tirmis tüketime hazır hale gelir.
    • Tatlandırılan tirmis buzdolabında suyun içinde saklanırsa 1 hafta kadar dayanır.
    Tirmis Nasıl Yenir?
    Tirmisin kolayca sıyrılabilen kalın şeffaf bir kabuğu vardır. Bu kabuğu baş parmak ile işaret parmağı arasında sıkarak veya ağızda kolayca çıkararak içindeki sarı, etli kısım yenir. Dikkat Tirmis bazı kişilerde alerjiye neden olabilir. Yer fıstığına alerjisi olanların genellikle tirmise de alerjisi vardır. Tirmis acısı alınmadan tatlandırılmadan yenilmemelidir, zehirleyici olabilir. Fügen Büke Yemekmutfak.com Kurucusu Yaşamın Renkleri

    Acı bakla (Lupinus), baklagiller (Fabaceae) familyasından, 200 kadar türübitki cinsi.
    3000 yıl önce bazı türlerinin tarımına başlanmıştır. Çiçekleri dik salkımlar şeklinde kümelenmiştir, 30-120 cm'e kadar boylanabilir. Yabanıl türlerin çoğu Akdeniz çevresinde ve Kuzey Amerika'da yetişir. Bazı türleri süs yeşil gübre tohumları ise genellikle hayvan yemi olarak kullanılır. Olarak tarlalara ya da süs bitkisi olarak bahçelere ekilir.

    Türkiye hem kültürü yapılan türler ve onların yabani formları, hem de sınırlı amaçlarla kültürü yapılan acı bakla türleri açısından zengindir ve doğal bitki örtüsünde türleri ile bu türlere ait alt türler oldukça yaygındır.
    • Çam acı baklası (Lupinus albicaulis)
    • Beyaz acı bakla (Lupinus albus) Türkiye.
    • Anadolu acı baklası (Lupinus anatolicus) Türkiye.
    • Mavi acı bakla (Lupinus angustifolius) Türkiye.
    • Mahmuzlu acı bakla (Lupinus arbustus)
    • Arktik acı bakla (Lupinus arcticus)
    • Gümüşi acı bakla (Lupinus argenteus)
    • Gümüşi çalı acı baklası (Lupinus albifrons)
    • Sarı çalı acı baklası (Lupinus arboreus)
    • Arizona acı baklası (Lupinus arizonicus)
    • Minyatür acı bakla (Lupinus bicolor)
    • Kum acı baklası (Lupinus brevicaulis)
    • Lupinus chamissonis
    • Lupinus diffusus
    • Lupinus excubitus
    • Yaz acı baklası (Lupinus formosus)
    • Lupinus hispanicus Türkiye.
    • Uzun yapraklı acı bakla (Lupinus longifolius)
    • Sarı acı bakla (Lupinus luteus)
    • Tüylü acı bakla (Lupinus micranthus) Türkiye.
    • Lupinus microcarpus
    • And acı baklası (Lupinus mutabilis)
    • Bodur acı baklası (Lupinus nanus)
    • Nutka acı baklası (Lupinus nootkatensis)
    • Yabani acı bakla (Lupinus perennis)
    • Büyük yapraklı acı bakla (Lupinus polyphyllus)
    • Çöl acı baklası (Lupinus sparsiflorus)
    • Sülfür acı baklası (Lupinus sulphureus)
    • Teksas acı baklası (Lupinus texensis)
    • Tidestrom acı baklası (Lupinus tidestromii)
    • Lupinus variicolor
    • Lupinus varius Türkiye.

    Diğer İsimleri: Delicebakla, Termiye, Yahudi baklası, Gâvur baklası.
    Latince Adı: Lupinus Albus
    Bitki: 1 metreye kadar yükselebilen, el şeklinde parçalı yapraklı, beyaz çiçekli bir bitkidir.
    Yetiştiği Yerler: Avrupa, Balkanlar ve Türkiye'de bilhassa Marmara ve Ege bölgelerinde yabani olarak yetişmekte, ayrıca yetiştirilmektedir..
    Tarihçe: Güney Amerika Kızılderili kabilelerinden Navajo'lar bitkiyi kısırlık için kullanıyorlardı. Ayrıca bitkiyi kullanan kadının kız çocuk doğuracağına inanılıyordu.

    Kullanılışı: Olgun tohumları acı lezzetli ve zehirli bileşikler taşıdıkları için, bunları uzaklaştırmak maksadıyla kaynar suda bir müddet tutulurlar. Gevşeyen kabuklar soyulup bakla yenir veya bu tohumlar lapa haline getirilerek harici olarak deriye sürülebilir. Tohumlar kavrulup, değirmende çekilerek toz haline de getirilebilir.. İçindeki Maddeler: Sabit yağ ve lupinin, spartein gibi alkaloidler taşımaktadır.

    Tıbbî Etkiler: İdrar arttırıcı, kuvvet verici ve barsak parazitlerini düşürücü etkileri bilinmekte ve şeker hastalarında kan şekerini azalttığı idda edilmektedir. Zehirsizleştirilmiş baklalardan 10-20 adet yenilebilir. Bitkilerin gelişmesi için en temel üç elementin toprakta bulunması gerekiyor. Nitrojen, fosfat ve potas. Herhangi birinin eksikliğinde bitki gelişim sorunları yaşar. Toprak analiz edilip çeşitli gübrelerle uygulamalar yapıp düzeltilmeye çalışılmalıdır. Ülkemizde tarıma verilen önem, nedense zevk için yaptığımız bahçelere verilmiyor. Halbuki renk bahçeleri için topraktaki kimyayı bir şekilde dengelememiz lazım.

    Nitrojen eksikliğini yapraklarda görebilirsiniz. Sarı, cılız görüntüsüyle, boy atamamak, gelişememekle de kendini gösterebilir. Bu durumlarda toprağa amonyum sülfat bazlı gübreler, kurutulmuş kan ya da tozlaştırılmış kemik katabilirsiniz.

    Lupinus bir tür baklagil. Yurdumuzda Marmara, Ege bölgelerinde yetiştiği ve yendiği için adı acı bakla, delice bakla, termiye olarak bilinmektedir. İlkbahar sonu, yaz başında açtığı 40 - 50 santimlik dimdik çiçekleri hayli etkileyicidir. Her sene yerinde çıkan bir senelik ya da ufak çalı şeklinde gelişen üç değişik türü vardır. Bir metre kadar yükselebilen bitki Romalılar zamanından beri toprak ıslahında bolca kullanılmıştır. Parmak parmak çok güzel yeşil yaprakları havadaki nitrojeni özümseyerek köklerindeki depolara yerleştirir. Kimi tek senelik olan türler çiçeklerinden sonra kesilip toprakla karıştırılıp çürümeye bırakılır.

    En kaliteli humus yapıcı bitki lupinustur. Çok çabuk büyür ve etkileyicidir. Nitrojeni toprağa geçirdikleri gibi ikinci tür lupinuslar (her sene çıkanları) kök bölgelerinde yararlı bekterileri barındırırlar. Bunların görevi asıl nitrojeni parçalayıp toprağa katmaktır. Her sene çıkan ve yerinde tekrar büyüyen türleri karıştırmayın. Zayıf, kumlu topraklarda bu tür bakterilerin yaşaması, çalışmaları zordur. Bu nedenle doğal ıslah için bolca lupinus dikin.

    Lupinuslar güneşli bölgeleri sever. Hafif serin yaz aylarında, asitli, kumlu, suyu geçirgen topraklarda iyi gelişirler. Hava kirliliği bitkiyi etkilemez. Lupinusların doğada bulunan türünden (L.polyphyllus) sonra mükemmel bahçe bitkisi olan L.Russell türleri üretilmiştir. Bunlar doğal olanlara göre daha büyük, renkli ve ilginçtir. Pembe, mor, mavi, beyaz düz renkliler kadar çift renkli kontrast görüntüleriyle şaşırtıcı pek çok lupinus görebilirsiniz.

    Bitki son 7 - 8 senedir Amerika ve İngiltere’de çok moda oldu. Hatta geçen seneki İngiliz Chelsea bitki fuarında birincilik ödülünü almıştı. Büyük çiçekliler yaz sezonunda tohumları ekilerek ya da ilkbaharda kökten ayırmakla üretilebilir. Kesim çiçeği olarak kullanılabilir ama fazla dayanmaz. Yaz çiçekli bordürlerinde, girişlerde bolca kullanılabilir. Temmuz sonunda çürüyen üst gövdesi daha sonra açacak çiçeklere yer hazırlar. Sakın sökmeyin. Yeni bitkiyi etrafına dikin. Aster ya da kasımpatı böyle durumlar için ideal olabilir.

    Lupinusların düşmanı sümüklüböcek, yaprakaltı tırtıllarıdır. Yenmiş yapraklar, kurumuş gri lekeler gördüğünüzde derhal ilaçlayın. Öncelikle yazlık gübrelemeyi durdurun, etrafını temizleyin. Alüminyum sülfat bazlı ilaçlarla işlem yapın. Üç değişik türü olan lupinusların en ilginci çalı şeklindekidir. Zayıf, kuru olan bitki deniz kenarlarında sorunsuz gelişip kokulu sarıçiçekler açabildiğinden tavsiye ederim. Büyük seralarda fideleri bulabilirsiniz. Değişik tür için ithal tohumları deneyin.


  • #2
    Bahri Dağdaş Bitkisel Araştırma Dergisi
    Journal of Bahri Dagdas Crop Research 9 (1): 89-101, 2020
    e-ISSN: 2687-3753, https://dergipark.org.tr/tr/pub/bdbad
    Derleme – Review
    Fonksiyonel Bir Gıda: Acı Bakla (Termiye)
    Mustafa YORGANCILAR, Duygu BAŞARI, Emine ATALAY, Münüre TANUR ERKOYUNCU,Selçuk Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Tarla Bitkileri Bölümü, Konya

    Öz
    Acı Bakla tohumları birkaç bin yıldır insan ve hayvan beslenmesinde, tedavisinde, son zamanlarda biyolojik pestisit, bitki gelişim teşvik edicisi ve peyzajda süs bitkisi olarak kullanılmaktadır. Gün geçtikçe fonksiyonel gıda özelliği artan Acı Bakla, yüksek ve benzersiz protein özelliği ve içeriği, zengin mineral ve vitamin kapsamı, zengin oleik asit miktarı, antioksidan kapasitesi, lif ve diğer özellikli bileşenleri bakımından dikkat çekmektedir. Ülkemizde özellikle kısıtlı alanda üretimi yapılan Acı Bakla, çoğunlukla çerezlik olarak tüketilmektedir. Ancak marjinal alanlarda yetişebilmesi, yüksek protein düşük nişasta içeriği sayesinde son yıllarda alternatif ürün olarak kullanım imkanları oluşmuştur. Bu çalışmamızda, Acı Bakla bitkisinin dünyadaki ve ülkemizdeki öneminden, alternatif kullanım alanlarından bahsedilmiştir. Gıda, yem, sağlık, organik tarım ve süs bitkileri başlıkları altında Acı Baklnın farklı kullanılma imkânlarına değinilmiştir. Anahtar Kelimeler: Fonksiyonel gıda, Acı Bakla, yem, sağlık, süs bitkisi

    A Functional Food: Lupin
    Abstract
    Lupin seeds have been used as human and animal nutrition, treatment, biological pesticide, plant growth promoter and ornamental plant in landscape for several thousand years. The functional food properties of lupin increases day by day, high and unique protein property and content, rich mineral and vitamin content, rich oleic acid content, antioxidant capacity, fiber and other specific components are remarkable. In our country, especially produced in a limited area, lupine is mostly consumed as snack. However, due to its ability to grow in marginal areas, high protein and low starch content, it has been possible to use as an alternative product in recent years. In this study, the importance of lupen plant in the world and in our country and alternative usage areas are mentioned. Under the topics of food, feed, health, organic griculture and ornamental plants, the possibilities of different usage of lupin are mentioned. Keywords: Functional food, lupin feeding, health ornamental plant

    1. Giriş
    Acı Bakla (Lupinus albus L.) tohumları birkaç bin yıldır insan beslenmesinde ve tedavisinde kullanılmaktadır. Bununla birlikte, son 20 yılda, Acı Baklnın oldukça yeni özellikleri keşfedilmiş ve fonksiyonel gıda olarak çeşitli kullanım alanları oluşmaya başlamıştır. Benzersiz özellikler taşıyan proteinleri, istenen oranlarda omega-6 / omega-3’e sahip yağ asitleri, oligosakkaritler, antioksidanlar ve karbonhidratlar gibi lif ve bu bitkiye has diğer bileşenler Acı Baklai değerli kılmaktadır. Acı Bakla bileşenlerinin etkileri, diyabet, hipertansiyon, obezite, kardiyovasküler hastalıklar, lipit konsantrasyonu, glisemi, iştah, insülin direnci ve kolorektal kanser dahil olmak üzere insan vücudunun fizyolojik durumu ile ilgilidir. Tohumlar, et, yumurta proteini ve sosis yerine glütensiz un, bakteri ve mantar fermente ürünler, erişte ve makarna ürünleri üretimi için kullanılır, ayrıca pişirilir, kavrulur ve öğütülür ve üretimde tahıl unu ile karıştırılır (Prusinski, 2017). Yorgancılar ve ark. / 9 (1): 89-101, 2020

    Ülkemizde Acı Bakla; acı bakla, delice bakla, gavur baklası, kurt baklası, mısır baklası, yahudi baklası, yaygın olarak da termiye gibi değişik isimlerle bilinmektedir (Yorgancılar, 1996; Hakkı ve ark., 2007). Yüksek protein oranı ve diğer baklagillerin yetişmediği marjinal alanlarda yetişebilme kabiliyetine sahip Acı Bakla (Lupinus sp.), Leguminosae familyasının önemli cinslerinden birini oluşturan bir baklagil bitkisidir (Baytop, 1994; Orak, 1994; Tanur Erkoyuncu ve ark., 2015). Acı Bakla tohumunun protein içeriği (%33-47) diğer baklagillerden daha yüksektir ve soya proteini içeriğine yakındır (Dervas ve ark., 1999). Diğer baklagiller %50'ye kadar nişasta içerirken Acı Baklnın nişasta içeriği (%0-5) oldukça düşüktür (Schuster- Gajzágó, 2004). Acı Bakla genel olarak %5-20 yağ, %30-40 lif ve başta antioksidanlar olmak üzere sağlığa yararlı diğer önemli kaynakların büyük bir kısmını içerir (Gorecka ve ark., 2000). Acı Bakla Türkiye’de toplam 6.348 da alanda ekilmekte olup, üretimi 663 tondur. Bu üretimin yaklaşık %45’lik kısmı Konya İli Doğanhisar İlçesi ve köylerinde yapılmaktadır. Doğanhisar ve bağlı köylerde Acı Bakla tarımı toplam 3.440 da alanda yapılmakta olup dane verimi 108 kg /da, üretimi ise 372 tondur (TÜİK, 2018). Acı Baklnın her ne kadar farklı türleri olsa da ülkemizde yetiştiriciliği yapılan L. albus türüdür. Dünyada ise en çok yetiştirilen türü L. angustifolius olup bunu L. albus türü takip etmektedir. Dünya Acı Bakla üretimi 2017 verilerine göre yaklaşık toplam 1 610 969 ton olup bu miktar 930 717 ha alanda üretilmektedir. Bu alanda en büyük pay 450 200 ha’lık alan ile Avusturalya’ya aittir. Bu rakam Dünya’da toplam baklagil üretiminin yaklaşık %0.8’ine karşılık gelmektedir (FAO, 2017). Acı Baklaler; Almanya, Polonya, Portekiz, Macaristan, Danimarka, Hollanda, Fransa, İtalya, İspanya, Güney Afrika, Yeni Zelanda, Güney Amerika ve Amerika Birleşik Devletleri’nin güney eyaletlerinde geniş çapta üretilmekte ve farklı şekillerde kullanılmaktadır. Genellikle soya, bakla, nohut, mercimek ve diğer baklagil tohumlarının yetişmediği alanlarda Acı Baklaler iyi adaptasyon göstermişlerdir (Blanco, 1990). Yüksek protein oranına sahip olması nedeniyle gıda sektöründe soya yerine tercih edilmeye başlanmıştır. Acı Bakla dünyada ekmek, bisküvi, kek, makarna, şekerleme, soya sosu gibi ürünlerde hammadde olarak soya alternatifi, antioksidan içeriği yüksek kaliteli bitkisel yağ, glutensiz un, emilsüfiyer madde ve süte alternatif ürünler olarak kullanılmaktadır. Bünyesinde bulunan lupanin, spartein ve anagyrine gibi alkaloitler aynı zamanda ilaç sanayinde deönemli bir yere sahiptir (Bilgiçli ve ark., 2012; Yorgancılar ve Bilgiçli, 2014). Günümüzde üretilen Acı Bakla çeşitleri daha önceki yıllarda üretilen Acı Bakla çeşitlerine göre genetik olarak çok daha üstün kompozisyonda ve alkaloit içeriği de azaltılmıştır. Bu yeni Acı Bakla çeşitlerinin alkaloit içeriği %0.01’in altında olacak şekilde ıslah edilerek azaltılmış ve tatlı Acı Bakla olarak adlandırılmıştır (Leeson ve Summer, 1997). Acı Bakla tohumu (L. angustifolius)’nun yaklaşık %38’i nişasta olmayan polisakkaritlerden (NSP), bunun da yaklaşık %89’u suda çözünemeyen moleküllerden oluşur (Smits ve Annison, 1996). Acı Bakla tohumları çok az miktarda da nişasta (%0.4) içermektedir (Steenfeldt ve ark., 2003). Ülkemizde Acı Bakla genellikle Konya, Isparta Burdur ve Antalya çivarlarında geleneksel yöntemlerle acılığı giderilerek çerezlik olarak tüketilir. Tek yıllık otsu gövdesinden yeşil gübre ve yem bitkisi, tohumlarından da insan ve hayvan beslenmesinde yararlanılmaktadır. (Baytop, 2007). Bu derlemede son zamanlarda fonksiyonel bir gıda olarak kabul edilen Acı Baklnın kullanım olanaklarına değinilmiş, dünyada ve ülkemizdeki alternatif ürünlere katkı olarak kullanılmasından bahsedilmiştir. Gıda, yem, sağlık, organik tarımda ve süs bitkisi olarak Acı Baklnın kullanımı alt başlıklar altında incelenmiştir. Yorgancılar ve ark. / 9 (1): 89-101, 2020

    2. Gıda Sektöründe Kullanımı
    Son zamanlarda, Acı Bakla tohumu (L. albus L.) ürünleri, beslenme ve sağlık yararları nedeniyle fonksiyonel bir gıda olarak ortaya çıkmıştır (Sandoval-Muniz ve ark., 2018). Acı Bakla yüksek besinsel içeriği ve sağlık üzerindeki potansiyel faydaları ile önemli bir baklagildir. Yeni Acı Bakla çeşitlerinde alkaloit içeriği %0.01’in altında olacak şekilde ıslah edilerek azaltılmış ve tatlı Acı Bakla olarak adlandırılmıştır. Tatlı Acı Bakla çeşitlerinin tohumları kuru maddede yaklaşık %28-45 ham protein ile %5-11 arasında ham yağ içermektedir. Amino asit profile ise nispeten dengelidir. Ancak lisin (%3.73-6.41) ve metiyonin (0.39- 1.43) amino asit bakımından diğer baklagil tohumlarında olduğu gibi fakirdir. Acı Bakla tohumlarında depolanan ana karbonhidrat selüloz, hemiselüloz ve β-galaktanlardır. Acı Bakla tohumları yaklaşık olarak %40 nişasta olmayan polisakkaritler (NSP) ve az miktarda da nişasta içermektedir (Tüzün, 2013). Dünyada ekmek, bisküvi, kek, makarna, şekerleme, soya sosu gibi ürünlerde soyaalternatifi hammadde olarak, antioksidan içeriği yüksek kaliteli bitkisel yağ, glutensiz un, süte alternatif ürünlerin yapımında kullanılmasına rağmen Türkiye’de genellikle çerezlik olarak faydalanılmaktadır (Kayserilioğlu, 1990; Mülayim ve Acar, 2008). Acı Bakla tohumu bünyesinde %5-20 oranında yağ içermekte olup, bu yağ oleik ve linoleik asitlerce zengindir (Yorgancılar ve Bilgiçli, 2014). Bunun yanı sıra gıda sektöründe yeni ürünlerde alternatif kullanım imkânlarının bulunduğu ifade edilebilir. Acı Bakla ve Acı Bakladen elde edilecek yan ürünlerin gıda sanayinde kullanılması ile pek çok gıda maddesinin besinsel ve fonksiyonel özelliklerinin geliştirilmesinde önemli katkı sağlanacaktır. Acı Bakla bitkisinin tatlı formlarına ait, bulgur üretimi üzerine yapılan çalışmada, tatlı Acı Baklnın bulgur (Şekil 1) üretimi açısından daha üstün teknolojik ve duyusal özellikler sergilediği belirlenmiştir (Yorgancılar ve Bilgiçli, 2010). Bu bulgurun çölyak hastalarının tüketimine sunulması sağlık açısından önemli bir konudur (Yorgancılar ve Bilgiçli, 2013). Glutensiz kek üretiminde Acı Bakla ununun kullanılması, kekin toplam protein, yağ, Ca, Fe, Mn, P ve Zn içeriğini önemli miktarda arttırdığını belirlemiştir (Bilgiçli ve Levent, 2014). Glutensiz ekmek üretimi üzerine yaptığı araştırmasında farklı oranlarda Acı Bakla unu (%0, 10, 20 ve 30) kullanmıştır. Glutensiz ekmek formülasyonunda Acı Bakla unu oranının artması ile ekmeklerin ağırlık, hacim, ekmek içi ve kabuk rengi sarılık değerleriyle birlikte su, protein, selüloz, yağ, mineral madde (Ca, Cu, Mn, P, Fe ve Zn) ve esansiyel amino asit miktarlarının arttığını belirlemiştir (Yarpuz, 2011). Şekil 1. Lupinus albus türlerine ait tatlı ve tatlandırılmış form Acı Baklalerden yapılan bulgur, düğü ve un Yorgancılar ve ark. / 9 (1): 89-101, 2020

    Glutensiz bisküvi formülasyonunda, farklı oranlarda karabuğday ve Acı Bakla unları ile farklı emülgatör çeşidi kullanımının, bisküvinin bazı özelliklerine etkisi araştırılmış, Acı Bakla ununun sarı renginin son ürün üzerinde de baskın etki gösterdiği ve ürünün özellikle protein, yağ, selüloz, Ca, Mn ve P miktarlarını arttırdığı belirlenmiştir (Yıldız, 2012). Özcan ve Çoban (2018) tarafından glisemiks indeks değeri düşük cips üretimi çalışması yapılmıştır. Acı Baklnın cips üretimine fiziksel özellik açışından uygun olduğu görülmüştür. Acı Bakla katkılı cipsin farklı baharatlarla sıcak yağda ve kuru ısıda işlenmesi sonucu glisemik indeksi düşük bir gıda üretimine ve cips endüstrisinde ürün yelpazesinin genişlemesine öncülük yapacağı ifade edilmiştir (Şekil 2). Şekil 2. Glisemik indeks değeri düşük Acı Bakla cipsi Geleneksel bir gıda olan tarhanada Acı Bakla unu bileşenlerden biri olarak kullanılmıştır. Ayrıca Acı Bakla fermente edilen yoğurt tarhana yapımında kullanılmıştır (Ertaş ve ark., 2014; Cevik ve Ertaş, 2019). Tavuk göğüs etlerinden üretilen sosislere Acı Bakla katkısı yapılarak Acı Baklnın sosis kalitesi üzerine etkisi araştırılmıştır. Acı Bakla katkısının sosislerde rengin korunması ve stabilitesi üzerine olumlu etkileri olduğu belirlenmiş ve Acı Baklnın sosis üretiminde kullanılabileceği ifade edilmiştir (Tiske İnan, 2014). Acı Baklnın farklı tüketim şekillerinden biri de tohumlarının kavrulup öğütülmesi ile kahve yapılmasıdır (Yorgancılar ve Bilgiçli, 2019). Ancak bu durum, yaygın bir tüketim şekli olmayıp üzerinde çalışmalar devam etmektedir. Doğrudan tüketiminin yerine kahvelere katkı olarak katılmasının damak tadı bakımından daha uygun olacağı düşünülmüştür (Şekil 3). Şekil 3. Acı Baklnın kahve olarak kullanımı Sporcunun yağsız kas kitlesini arttırmak istediği zamanlarda, düşük karbonhidrat yüksek protein diyet tercih etmesi gerektiği bilinmektedir (İlhan ve Şekir, 2016). Yüksek protein ve düşük karbonhidrat içeriğine sahip olan Acı Baklnın, bu bağlamda sporcu diyetlerinde proteinli bar olarak kullanım potansiyeli bulunmaktadır (Adıgüzel, 2018). Genel olarak, yüksek protein içeriğine sahip Acı Bakla bitkisi, alternatif ürünlere katkı olarak veya farklı şekilde kullanım imkanlarının geliştirilmesi ön plana çıkmaktadır. Acı Baklnın teknolojisinin geliştirilmesi sayesinde kullanım şekilleri gün geçtikçe daha da artacaktır. Yorgancılar ve ark. / 9 (1): 89-101, 2020

    3. Yem Sektöründe Kullanımı
    Kaliteli kaba yem, çayır ve meralar ile yem bitkileri tarımı olmak üzere iki önemli kaynaktan üretilmektedir. Bu kaynaklardan doğal çayır ve meralarımız, erken ve aşırı otlatmalar nedeni ile verim güçlerini kaybetmişlerdir (Ekici, 2010). Tarımsal üretim içerisinde çok önemli bir yere sahip olan yem bitkileri tarımı ise, hayvansal üretimin sigortası konumunda olup sürekli ve güvenli kaba yem üretiminin en önemli yoludur. (Açıkgöz ve ark., 2005). Ülkemizde yem bitkisi olarak genelde yonca, fiğ, korunga, üçgül, mısır, sorgum, sudan otu ve yemlik pancar’ın tarımı yapılmakta olup, bakla, yem bezelyesi ve buna ilave olarak Acı Bakla bu amaçla ilgi duyulan bitkiler gurubunu oluşturmaktadır. (Okuyucu ve Okuyucu, 2008). Acı Baklnın tek yıllık otsu gövdesi; çiçeklenme öncesi yeşil yem veya hasat olgunluğundan 3–4 hafta önce hasat ederek silaj olarak aynı zamanda tohumları da hayvan beslenmesinde kullanılmaktadır. Tahıllardan 2-3 kat daha fazla proteine sahip olan Acı Bakla aynı zamanda zengin bir vitamin, mineral, kalsiyum ve demir deposudur (Baytop, 1994). Acı Bakla tohumlarının ham protein içeriği genellikle (kuru maddede) %28-45 arasında değişmektedir (Tüzün, 2013). Acı Baklalerin hayvan beslenmesinde kullanılmalarında; alkaloit oranları düşük, tatlı olarak adlandırılan, ak Acı Bakla (L. albus L.), sarı Acı Bakla (L. luteus L.) ve mavi Acı Bakla (L. angustifolius L.) gibi orijinini Akdeniz ülkelerinden alan türler önemli rol oynamaktadır (Şekil 4) (Okuyucu ve Okuyucu, 2008). Şekil 4. Yem bitkisi olarak kullanılan L. angustifolius ve L. luteus (Anonim, 2019a) Acı Baklnın hayvan beslemede kullanımını sınırlayan en önemli etken ihtiva etmiş olduğu quinolizidin grubu alkaloit ve glikozitlerdir. Acı Acı Bakla daneleri alkaloit olarak lupinin, lupanin, spartein, hidroksilupanin ile angustifolin ve glikozit olarak da lupinil ve vernin içerirler. Söz konusu alkaloitler hayvanlar tarafından yüksek seviyede tüketildiklerinde “lupinose” denilen bir hastalığa sebep olurlar. Acı Bakla türleri arasında, alkaloit muhtevaları açısından büyük varyasyonlar söz konusudur. Ak Acı Baklnın toplam alkaloit miktarının %1.7 olduğu bildirilmişse de (Erkek ve Kırkpınar, 1988), L. luteus ve L. albus varyetelerinin toplam alkaloit muhtevaları çok daha düşük olup, sırasıyla %0.11 ve %0.09 olarak belirlenmiştir (Szelenyi- Galantai ve ark., 1988). Acı Bakla tohumlarında ve diğer baklagil tohumlarının büyük çoğunluğunda yüksek seviyede oligosakkaritler bulunmaktadır ve bu bileşikler hem insanlarda hem de hayvanlarda sindirim sisteminde gaz oluşumuna sebep olmaktadır (Cazes ve ark., 1982; Gross, 1988). Steenfeldt ve ark. (2003), mavi Acı Bakla (L. angustifolius) içeren broyler rasyonlarına eksojen enzim ilavesinin sindirilebilirlik ve performans üzerine etkilerini araştırdıkları çalışmada, kontrol rasyonundaki soya küspesi yerine 200 g/kg mavi Acı Bakla ilavesiyle ağırlık artışının ve yemden yararlanma katsayısının olumsuz etkilendiğini bildirmişlerdir. Yorgancılar ve ark. / 9 (1): 89-101, 2020 Protein bakımından zengin olan Acı Baklnın etlik piliç beslenmesinde piliç yemlerinde alternatif olarak kullanılabileceğini belirtmiştir (Tüzün, 2013). Brenes ve ark. (2002), buğday-soya küspesi ağırlıklı etlik piliç rasyonlarına Acı Baklai artan seviyelerde (%15, 35 ve 45) ilave ederek bir çalışma yapmışlardır. Sonuç olarak; buğday-soya küspesi ağırlıklı rasyonu tüketen hayvanların performansları, %35 ve %45 seviyelerinde Acı Bakla içeren rasyonları tüketen hayvanların performanslarına göre daha iyi olmuştur. Bunun aksine %15 Acı Bakla içeren rasyonu tüketenlerin canlı ağırlık artışı Acı Bakla içermeyen gruba göre daha iyi olmuştur. Balık yemlerinde Acı Bakla alternatif ürün niteliği taşıdığı belirtilmiştir (Yiğit ve Koca, 2011). Farklı seviyelerde haşlanmış ak Acı Bakla (L. albus) içeren besi rasyonlarının Japon bıldırcınlarında besi performansı ve karkas karakterleri üzerine olan etkilerini belirlemek amacıyla bir çalışma yapmıştır (Yıldız ve Yazgan, 2000). Farklı muamelelere tabi tutulan ak Acı Baklalerin (L. albus) bıldırcınlarda büyüme performansı üzerine etkisini belirlemek amacıyla bir deneme yapmıştır (Arslan ve Şeker, 2001). Yapılan başka bir çalışmada Acı Bakla içeren broyler yemlerinde ksilanaz, pentozanaz ve hemiselülaz aktivitesi içeren enzim karışımının metabolik enerji değerini arttırdığını bildirmişlerdir (Annison ve ark., 1996).

    4. Sağlık Sektöründe Kullanımı
    Acı Bakla tohumları, önemli miktarda polifenoller, karotenoidler, fitosteroller, tokoferoller, alkaloidler ve antioksidan, antimikrobiyal, anti-kanserojen ve antienflamatuar aktivitelere sahip peptitler içerir. Polifenoller arasında genistein ve türevleri (izoflavonlar) steroidal olmayan fitoöstrojenik potansiyelleri nedeniyle büyük önem taşımaktadır (Khan ve ark., 2015). Acı Bakla tohumları alkaloit olarak lupinin, lupanin, spartein, hidroksilupanin ile angustifolin ve glikozit olarak da lupinil ve vernin ihtiva ederler (Tüzün, 2013). İçerdiği bu fonksiyonel bileşikler sayesinde Acı Bakla, hem sağlık açısından hem de farmakolojik olarak değer taşımaktadır. Acı Bakla öğütülmüş tahıllara oranla dört kat daha fazla protein içermektedir. Bu yüksek orandaki protein içeriği ve amino asit kompozisyonu, yaralanmış dokuların iyileşmesine yardımcı olması yönüyle önem taşımaktadır. Proteinlerin yapı taşı olan amino asitler vücuttaki hücrelerin, kasların ve kemiklerin oluşumunda rol ynamaktadır (Kayserilioğlu, 1990). Acı Bakla tohumundan elde edilen ekstraktın; kolajen, jelatin, fibronektin, laminin ve proteoglikan gibi hücre dışı matris bileşenlerinin bozulmasına neden olan enzimleri inhibe ederek aktivitesini önlediği, kollajen ve elastinin parçalanmasını azaltmasının yanı sıra üretimini de teşvik ettiği bildirilmiştir (Anonim, 2019b). Ayrıca, yüksek oranda içerdiği arginin amino asidi sayesinde kandaki şeker ve kolesterol seviyelerinin düşürülmesine yardımcı olmaktadır (Yorgancılar, 2012). Acı Bakla güçlü bir protein kaynağı olduğu kadar, iyi bir antioksidan olma özelliği de taşımaktadır. Antioksidanlarca zengin Acı Baklnın gıda maddesi olarak tüketimi kanser, diyabet, kalp-damar hastalıkları gibi çeşitli rahatsızlıkların oluşma riskini azaltmaya yardımcı olmaktadır (Okuyucu ve ark., 2004; Yorgancılar, 2012; Halliwell ve Gutteridge, 2015; Kirecci ve ark., 2018). Acı Bakla tohumları oldukça güçlü lif kaynağı olarak kabul edilmektedir. 100 gram Acı Bakla yaklaşık olarak 19 gram kadar lif içermektedir. Yüksek protein ve lif içeriği nedeniyle Acı Baklanın diyetlerde kullanımı iştahı azaltarak tokluk hissinin uzun sürmesini sağlayıcı etkisi olacağı ifade edilmiştir (Hodgson ve Lee, 2008). Kilo almaya neden olan sağlıksız atıştırmalık yerine tüketildiğinde iştahı bastıramaya destek olmaktadır (Kayserilioğlu, 1990). Obesiteyi kontrol etmedeki rolünün yanı sıra lif ve protein içeriğinin yüksek oluşu aynı zamanda vücut kitle indeksindeki artışla ilişkili olan diyabeti de kontrol etmeye yardımcı olduğu belirtilmektedir (Khan ve ark., 2015). Acı Bakla, kan glikoz seviyesini kontrol etmek ve Yorgancılar ve ark. / 9 (1): 89-101, 2020 böylece tip II diyabet gelişme riskini azaltmak için bir nutrasötik olarak vaat eden eşsiz protein gamma-konglutin nedeniyle dikkat çekmektedir (Mane ve ark., 2018). Tapadia ve ark. (2019), Acı Bakladabulunan hidrolizatlar ile uyarılan insülin sekresyonu için yeni bir mekanizma ortaya koymuşlardır. Bu nedenle, lupin hidrolizatların tip 2 diyabette nutrasötik tedavi potansiyeli olabileceğini belirtmişlerdir. Acı Baklnın yüksek tansiyon, insülin direnci ve yüksek kan kolesterolü gibi metabolik sorunların aşılmasında olumlu etkileri gözlenmiştir (Arnoldi, 2005). Lif sadece sindirim sistemine destek olmakla kalmamakta, aynı zamanda kandaki kötü kolesterol yağlarının oluşumunu engellemekte ve böylece de kolesterol seviyesinin düşmesine yardımcı olmaktadır (Yorgancılar, 2012). Bu durum, kalp krizi ve felç riskini azaltmak için etkili bir durumdur (Akalın ve ark., 2009). Mineral açısından zengin bir içeriğe sahiptir. Haşlanmış 100 g kabuksuz Acı Bakla tohumlarının kuru ağırlıkça; 561 mg fosfor, 23 mg potasyum, 379 mg kalsiyum, 82 mg magnezyum, 67 mg sodyum, 3.7 mg bor, 0.8 mg bakır, 4.5 mg demir, 111 mg mangan ve 6 mg çinko içerdiği belirlenmiştir (Yorgancılar ve ark., 2009). Magnezyum ve potasyum içeriği sayesinde kalp damar sağlığını teşvik etmektedir. Magnezyum vücuttaki oksijenin taşınmasına yardımcı olur ve kan damarlarını kan akışı için genişletir. Potasyum ise kan basıncının düzenlenmesine destek olarak, kalp atışını kontrol altında tutmaktadır. Tüm bunlar bir araya gelince, Acı Baklnın kalp-damar sağlığı korumak için yarar sağlamaktadır (Akalın ve ark., 2009). Acı Bakla çinko açısından zengin bir baklagil olarak kabul edilmektedir. Çinko ise bilindiği gibi güçlü bir bağışıklık sistemi için olmazsa olmazdır. Bu durumda, vücut enfeksiyonlarla rahatlıkla savaşabilmekte ve hastalıklara karşı koyabilmektedir. Çinkonun bilinen bir diğer faydası ise tırnaklarda meydana gelen beyaz lekeleri önleyebilme yeteneğidir (Kayserilioğlu, 1990). İrritabl bağırsak sendromu ve kabızlık gibi bağırsak komplikasyonlarına yardımcı olmaktadır. Bunun yanı sıra Acı Bakla bağırsak hareketliliğine destek olabilmektedir. Acı Bakla probiyotik olduğundan çoğu zaman, bağırsak sağlığını geliştirmek için faydalı olarak bilinmektedir. Böylece, bağırsak problemlerini azaltmak için etkili hale gelmektedir (Akalın ve ark., 2009). Bununla birlikte; Acı Bakla, fıstık alerjisi olan kişilerde çapraz reaktivite ile ortaya çıkabilecek veya daha önce gıda alerjisi olmayan kişilerde de novo ortaya çıkabilen anafilaksiye neden olma potansiyeline sahip olabileceği ifade edilmiştir. Bu nedenle etiketleme sırasında ürün içeriğinde belirtilmesinin ve etiketlenmeyen ekmek gibi bazı ürünlerde de uyarı yapılmasının yararlı olabileceği önerilmiştir (Smith ve ark., 2004; Rojas- Hijazo ve ark., 2006). Acı Bakla tohumları lupinin, lupanin, spartein, hidroksilupanin ile angustifolin ve glikozit olarak da lupinil ve vernin ihtiva ederler (Tüzün, 2013). Söz konusu bu maddelerin meme, prostat, deri, karaciğer ve kolon kanseri gibi birçok kanser hücrelerinde sitotoksisite gösterdiği, bu etkiden dolayı antikarsinogenik olarak potansiyel taşıdığı ifade edilmiştir. (Khan ve ark., 2015). Bununla birlikte alkaloitlerin hayvanlarda fazla tüketildiklerinde lupinose denilen bir hastalığa sebep olduğu da tespit edilmiştir (Tüzün, 2013). Acı Baklnın içeriğinde bulunan fitokimyasallar ve bunların sağlıkla ilişkisi hakkında önemli düzeyde literatür bilgisi olsa da, bu fitokimyasalların biyoyarayışlılığı, metabolizma içindeki değişimleri ve ekstrakt standardizasyonu gibi konularla ile ilgili hala yoğun klinik çalışmalar gerekmektedir. Yorgancılar ve ark. / 9 (1): 89-101, 2020

    5. Organik Tarımda Kullanımı
    Dünya genelinde artan nüfusa karşı yeterli besin kaynaklarının arttırılması çalışmalarında farklı yöntemler uygulanmaktadır. Buna karşılık doğal ve sağlıklı beslenme amacıyla kimyasal içeriklerden uzak durulmaktadır. Bu amaçla yapılan, organik tarım uygulamalarında biyo-insektisit (biyolojik kökenli böcek öldürücü) olarak kullanılacak Acı Bakla (Lupinus sp.) tohumlarından elde edilen ekstraktın toprak ematodlarına (Yıldız, 2011) ve böceklere uygulanması öldürücü etki yapmaktadır. Çalışmalar sonucunda doğal bir kaynaktan elde edilen etkili biyo-insektisit sayesinde organik tarım yapan çiftçilerin doğaya zarar vermeden, ürün üzerinde zirai ilaç kalıntı riski olmadan ürünlere zarar veren zararlılardan kurtulması mümkün olmaktadır (Yorgancılar, 2013). Rotary evaporatör yardımıyla 42 °C’de düşük basınçta metanolün uçurulması ve saf suyla seyreltilip farklı konsantrasyonlarda çözeltiler hazırlanmasıyla oluşan biyo-insektisit niteliğindeki Acı Bakla tohumu ekstraktı, çeşitli dozlarda Brukus (Callosobruchus maculatus F.) ergini bulunan tohumlara uygulanmış ve kontak etki sonucu belirli bir zaman sonunda böceklerin hemen hemen tamamını öldürdüğü görülmüştür (Elmalı ve Cetin, 2018). Tatlandırma işlemleri sırasında haşlama işlemi sonrası süzülen acı suyun biyolojik mücadele kapsamında böcek öldürmede ilaç olarak da kullanılması gibi özelliğinden dolayı Acı Baklnın organik tarımda da kullanılma potansiyelinin olduğunu göstermektedir (Erarslan, 2011). L. luteus ekstraktının bakteri hücrelerinin canlılığı üzerindeki etkisini görmek için kullanılmıştır. Anti-bakteriyel konsantrasyonlarda test edilen ekstraktın sitotoksisite göstermediği belirlenmiştir (Buszewski ve ark., 2019). Fasulye bitkisinin 3 cm boyundaki fidelerindeki kırmızı örümcek larvalarında karşı biyo-insektisit olarak Acı Bakla bitkisi suyunun kullanımda etkili olduğu gözlemlenmiştir. Acı Bakla tohum ekstraktı marul, havuç, pancar ve lahanada yapraklara püskürtülmüş, lahana dışında diğer bitkilerde büyümede olumlu etki yapmıştır (Van der Watt ve Pretorius, 2011). Bu da organik tarımda büyümeyi teşvik edici madde (biyo-stimilatör) olarak kullanımına olanak tanımaktadır.

    6. Süs Bitkisi Olarak Kullanımı
    Acı Bakla bitkisi çok farklı çiçek renklerine sahip olması sebebiyle çiçekçilikte, bahçe süslemede ve peyzaj alanlarında kullanılmaktadır. Özellikle süs bitkisi olarak kullanılan Acı Bakla türleri (L. hartwegii, L .perennis ve L. polyphyllus) vardır (Şekil 5). Didur ve ark. (2019), bahçe kompozisyonlarında en yüksek çiçeklenme süresinin çok yıllık Acı Bakla bitkilerinde gözlendiği ve farklı nesneleri yeşillendirmek için en umut verici olan Acı Bakla türlerinin L. perennis L. ve L. polyphyllus Lindl olduğunu belirtmişlerdir. Şekil 5. L. herbeceous (Anonim, 2019c), L. polyphyllus (Anonim, 2019d). Yorgancılar ve ark. / 9 (1): 89-101, 2020 Bitki genetik kaynaklarından önemli bir grubu oluşturan L. varius üzerinde yapılançalışmalarla bu türün kısa ömürlü mevsimlik çiçek olarak kullanılmaya uygun olduğunu ve seralarda kesme çiçek olarak yetiştirilmek için ise potansiyel ürün niteliği taşıdığı saptanmıştır (Karagüzel ve ark., 2001). L. pilosus morfolojik ve coğrafi kökenini Clements ve ark. (1996) tarafından incelenmiştir. Avrupa ve Avustralya'dan süs türleri (pembe, mor veya beyaz çiçekli) kuvvetli erken büyüme ve çiçeklenme gösterenler aynı grupta yer almıştır. Suriye'den bir grup kısa, geç çiçek açan ve kaba tohumu türünde düzgün tohumlanmış bir L. pilosus türü keşfedilmiştir. Acı Bakla türü olan L. texsensis Teksas’ta eyalet çiçeği kraliyet bahçelerinde ve yol kenarlarında mavi-menekşe, pembe-beyaz renkleri ile süs bitkisi olarak kullanılmıştır (Parsons ve Davis, 1993; Parsons ve ark., 1994).

    7. Sonuç ve Öneriler
    Yerel bir lezzet olan Acı Baklnın mineral içeriği ve bu zengin içeriğe ilave olarak yüksek proteini oranı ile de soyaya rakip günlük alınması gereken mineral maddelerin önemli bir kısmını tek başına karşılama potansiyelinde olduğu görülmüştür. Bu durum Acı Baklnın Türkiye ve bölgede ıslah yoluyla geliştirilmesi ve ekiminin yaygınlaştırılması çalışmalarının önemini ortaya koymaktadır.

    • Meyveleri çerezlik olarak tüketilmektedir.
    • Bol yapraklı, fazla miktarda ve nitelikli proteini ile önemli bir hayvan yemidir.
    • Birkaç türün tohumları kahve olarak kullanılmaktadır.
    • Bazı türler süs, ilaç veya kozmetik bitkisi olarak yetiştirilmektedir.
    • Bulgur olarak değerlendirilebilir.
    • Gıdalara katkı amaçlı girebilme potansiyeli vardır.
    • Tohumlarının diyet ürünlerinde kullanılabilme potansiyeli vardır.
    • Tohumlarının tatlandırılması aşamasında süzülen acı suyun biyolojik mücadele kapsamında böcek öldürmede ilaç olarak da kullanılma potansiyeli vardır.
    Acı Bakla fakir ve kumlu topraklarda yetişebilmektedir ve yeşil gübre amacıyla toprakların ıslahında kullanılabilmektedir. Köklerinde bulunan nodozite bakterileri sayesinde havanın serbest azotunu bitkiye ve toprağa yarayışlı hale dönüştürürler. Yüksek orandaki protein içeriği ve özel amino asit kompozisyonu, yaralanmış dokuların iyileşmesine yardımcı olması yönüyle de sağlıkta önemli bir yere sahiptir. İçerdiği arginin sayesinde kandaki şeker ve kolesterol seviyelerinin düşürülmesine yardımcı olmaktadır. Antioksidanlarca zengin gıda maddesi olarak tüketimi kanser, diyabet, kalp-damar hastalıkları gibi çeşitli rahatsızlıkların oluşma riskini azaltmaya yardımcı olmaktadır. Yüksek protein ve lif içeriği nedeniyle diyetlerde iştah azaltıcı ve tokluk hissi sağlayıcı etkisi olacağı ifade edilmiştir. Vücut kitle indeksindeki artışla ilişkili olan diyabeti de kontrol etmeye yardımcı olduğu belirtilmektedir. Yüksek tansiyon, insülin direnci ve yüksek kan kolesterolü gibi metabolik sorunların aşılmasında olumlu etkileri gözlenmiştir. Kabızlık gibi bağırsak komplikasyonlarına yardımcı olmaktadır. Tohumlarında bulunan alkaloit ve glikozitlerin meme, prostat, deri, karaciğer ve kolon kanseri gibi birçok kanser hücrelerinde sitotoksisite gösterdiği, bu etkiden dolayı antikarsinogenik olarak potansiyel taşıdığı ifade edilmiştir. Sonuç olarak Acı Baklnın alternatif kullanım alanlarının geliştirilmesi açısından ilgi çalışmalar genişletilerek devam etmelidir. Acı Baklnın içeriğinde bulunan fitokimyasallar ve bunların sağlıkla ilişkisi hakkında önemli düzeyde literatür bilgisi olsa da, bu fitokimyasalların biyo yarayışlılığı, metabolizma içindeki değişimleri ve ekstrakt standardizasyonu gibi konularla ile ilgili hala yoğun klinik çalışmalar gerekmektedir.
    Yorgancılar ve ark. / 9 (1): 89-101, 2020

    Kaynaklar
    Açıkgöz, E., Hatipoğlu, R., Altınok, S., Sancak, C., Tan, A., Uraz, D. (2005) . Yem bitkileri üretimi ve sorunları. Türkiye Ziraat Mühendisliği VI. Teknik Tarım Kongresi, 3-7 Ocak, Ankara, s. 503-518.Adıgüzel, Y. T. (2018). Organik kökenli yüksek proteinli sporcu takviye gıdasının hazırlanması (Bar). BİGGATA Projesi. Teknopark Girişimci Destek Programı, Erzurum. Akalın, H. Ş., Toparlı, R., Gözaydın, N., Zülfikar, H., Argunşah, M., Demir, N., Aksu, B. T., Gültekin, B. (2009). Türkçe Sözlük (10. Baskı). Türk Dil Kurumu Yayınları Ankara, s. 1960. Annison, G., Hughes, R. J., Choct, M. (1996). Effects of enzyme supplementation on the nutritive value of dehuled lupins. British Poultry Science, 37:157.
    Anonim, (2019a). https://www.tarbigem.com.tr/urunler/yem-bitkileri, Erişim tarihi: 27.12.2019.
    Anonim, (2019b). https://www.ceramiracle.com/blogs/lupin-seed-extract/lupin-seed-extract. Erişim tarihi: 22.12.2019.
    Anonim, (2019c). www.amazon.in/Creative-Farmer-Flower-Seeds-Herbaceous/dp/B078RJ31NM, Erişim tarihi: 27.12.2019.
    Anonim, (2019d). https://www.amusingplanet.com/2013/0...ekapo-new.html, Erişim tarihi: 27.12.2019.
    Arnoldi, A. (2005). Optimized processes for preparing healthy and added value food ingredients from lupin kernels, the European Protein-rich Grain Legume, Aracne, Rome.
    Arslan, C., Şeker, E. (2001). Farklı muamelelere tabi tutulan beyaz Acı Baklalerin bıldırcınlarda besi performansı üzerine etkisi. S.Ü. Fen Bilimleri Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, Konya. Baytop, T. (1994). Türkçe Bitki Adları Sözlüğü. Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu, Türk Dil Kurumu Yayınları No: 578, Ankara.
    Baytop, T. (2007). Türkiye Bitki Adları Sözlüğü. Türk Dil Kurumu Yayınları Ankara, s. 93, 265. Bilgiçli, N., Levent, H. (2014). Utilization of lupin (Lupinus albus L.) flour and bran with Xylanase enzyme in cookie production. Agricultural Research Cominication Centre, Legume Res. 37(3): 264-271. Bilgiçli, N., Yorgancılar, M., Acar, R., Atalay, E., Tanur, M. (2012). Acı Bakla’in (Acı Bakla=Lupinus albus L.) Sağlık ve Beslenme Açısından Önemi ve Gıda Sektöründe Kullanımı. III. Geleneksel Gıdalar Sempozyumu, Bildiri Kitabı: 454- 457, 10-12 Mayıs Konya.
    Blanco, G. O. (1990). Genetic variability of tarwi (Lupinus mutabilis sweet) agricultural and nutritional aspects of lupines. Lima, Cuzco, 34-49.
    Brenes, A., Marguartdt, R. R., Guenter, W., Viveros, A. (2002). Effect of enzyme additional on the performance and gastrointestinal tract size of chickens fed lupin seed and their fraction. Poultry Science 81:670-678.
    Buszewski, B., Rafinska, K., Cvetanovic, A., Walczak, J., Krakowska, A., Rudnicka, J., Zekovic, Z. (2019). Phytochemical analysis and biological activity of lupinus luteus seeds extracts obtained by supercritical fluid extraction. Phytochemistry Letters, 30, 338-348.
    Cazes, J. P., Levillet, M., Seroux, M. (1982). The Use of the Lupin in Feedstuffs for Lambs, Rabbits, Fattenings Pigs and Piglets. Proceeding IIrd International Lupin Conferance. Torremolinos, 281-285.
    Cevik, A., Ertas, N. (2019). Effect of quinoa, buckwheat and lupine on nutritional properties and consumer preferences of tarhana. Quality Assurance and Safety of Crops & Foods, 11 (2), 145-155.
    Clements, J. C., Buirchell, B. J., Cowling, W. A. (1996). Relationship between morphological variation and geographical origin or selection history in Lupinus pilosus. Plant Breeding, 115 (1), 16-22.
    Dervas, G., Doxastakisk, G., Hadjisavva-Zinoviadi, S., Triantafillakos, N. (1999). Lupin flour addition to wheat flour doughs and effect on rheological properties. Food Chemistry, 66 (1), 67-73.
    Didur, I. M., Prokopchuk, V. M., Pantsyreva, H. V. (2019). Investigation of biomorphological and decorati ve characteristics of ornamental species of the Genus Lupinus L. Ukrainian Journal of Ecology, 9 (3), 287- 290.
    Ekici, H. (2010). Tekirdağ ili kaba yem üretimi, kapasitesi ve hayvan beslemedeki önemi. Yüksek lisans tezi, Zootekni Anabilim Dalı, Namık Kemal Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Tekirdağ. 44 s.
    Elmalı, F. N., Çetin, H. (2018). Determination of acaricidal and insecticidal effects of lupin (Lupinus albus L.) seed extract on tetranychus cinnabarinus, callosobruchus maculatus and plodia interpunctella. 4th International Conference on Environmental Science and Technology (ICOEST), Abstract Book of the International Conference on Environmental Science and Technology. September 19-23, 2018, Kiev-Ukraine, 24p. ISBN 978-605-67955-4-1.
    Erarslan, N. (2011). Acı Baklnın fiziksel-kimyasal özellikleri ve hububat ürünlerinde kullanımı. Yüksek Lisans Tezi, Selçuk Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, Konya, 1-44.
    Erkek, R., Kırkpınar, F. (1988). Kasaplık piliçlerin beslenmesinde protein kaynağı olarak Acı Bakladen faydalanma olanakları. Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dergisi, Sayı:25, Cilt:3.
    Ertas, N., Bilgicli, N., Ozcan, S., Sari, S. (2014). Influence of lupin (Lupinus albus L.) yoghurt on mineral content and functional properties of tarhana. Quality Assurance and Safety of Crops & Foods, 6 (4), 395-401. FAO, (2017). Food Agriculture Organization Statistics.
    Gorecka, D., Lampart-Szczapa, E., Jazitz, W., Sokolowska, B. (2000) Composition of fractional and functional properties of dietary fiber of lupines (L. luteus and L. albus). Molecular Nutrition & Food Research, 44 (4), 229-232.
    Gross, R. 1988. Lupins in human nutrition. In Proc Vth Int. Lupin Conf., Poznan, Poland pp. 51-63.
    Hakkı, E. E., Yorgancılar, M., Atalay, E., Uyar, S., Babaoğlu, M. (2007). Basit Tekrarlı Diziler Arası
    Polimorfizm (BTDAP=ISSR) tekniği ile yerli Acı Bakla genotiplerinde (Lupinus albus L.) genetik varyasyonun belirlenmesi. Bitkisel Araştırma Dergisi, 2, 1-5.
    Halliwell, B. ve Gutteridge, J. M. (2015). Free radicals in biology and medicine. Oxford University Press, USA.
    Hodgson, J., Lee, Y. (2008). Potential for benefit of lupin on obesity and cardiovascular disease risk in humans.
    International Lupin Association. IN J. A. Palta and J. B. Berger (eds). 2008 ‘Lupins for Health and Wealth’
    Proceedings of the 12th International Lupin Conference, 14-18 Sept. 2008, Fremantle, Western Australia. International Lupin Association, Canterbury, New Zealand. ISBN 0-86476-153-8.
    İlhan, O., Şekir, U. (2016). Sporcuların protein tüketimi nasıl olmalı? Türkiye Klinikleri J Sports Med-Special Topics. 2016;2(3):8-15.
    Karagüzel, O., Baktır, I., Çakmakçı, S., Ortaçeşme, V., Aydınoğlu, B., Atik, M. (2001). Gün uzunluğu ekim tarihleri ve paclobutrazolun gazipaşa yöresi doğal acıbaklalarının (Lupinus varius L.) büyüme ve çiçeklenmelerine etkileri üzerinde araştırmalar. (Sonuç Raporu) TÜBİTAK Proje No. TARP –1814, 65 s.
    Kayserilioğlu, R. (1990). Konya yöresinde Acı Bakla (Acıbakla-Termiye) üretimi. TC Bayındırlık ve İskan Müdürlüğü, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü, IV. Bölge Müdürlüğü, Etüd ve Plan şubesi Notları, Konya, 1-13.
    Khan, M. K., Kampanit, W., Nasar-Abbas, S. M., Huma, Z. e., Jayasena, V. (2015). Phytochemical composition and bioactivities of lupin: a Review. Int J Food Sci Technol, 50: 2004-2012.
    Kirecci, O. A., Erman, F., Ozsahin, A. D., Erman, O., Kaya, T., Yilmaz, O. (2018). Influences of Physalis peruviana L. and Lupinus albus L. fruits extracts on the levels of some biochemical parameters in brain and muscle tissues of Type II diabetic rats. Progress in Nutrition, 20 (2), 279-289.
    Leeson, S., Summers, J. D. (1997). Ingredient evaluation and diet formulation. In: Commercial Poultry Nutrition (2nd ed.). Eds. Leeson, S. and Summers, J. D. University Books, Guelph, Canada. pp. 40.
    Mane, S. P., Johnson, S. K., Duranti, M., Pareek, V. K., Utikar, R. P. (2018). Lupin seed gamma-conglutin: Extraction and purification methods - A Review. Trends in Food Science & Technology, 73, 1-11.
    Mülayim, M., Acar, R. (2008). Konya’nın yöresel değeri ak acıbakla (Acı Bakla= L. albus) bitkisi ve kullanımı. Konya Ticaret Borsası Dergisi, 11(30): 44-49.
    Okuyucu, B. R., Okuyucu, F. (2008). Kimi Acı Bakla türlerinin (Lupinus L. species) içerik maddeleri, yem değeri ve hayvan beslemede kullanılma olanakları. Hayvansal Üretim 49(2): 60-67.
    Okuyucu, F., Kır, B., Akdemir, H., Baygın, M. Okuyucu, B. R. (2004). Ödemiş koşullarında bazı ak acı (Lupinus albus L.), sarı tatlı (Lupinus luteus L.) ve mavi tatlı (Lupinus angustifolius L.) Acı Bakla çeşitlerinin verim ve yem içerikleri üzerine bir araştırma. Ege Üniv., Ziraat Fak. Dergisi, 41 (3):89-98.
    Orak, A. T. (1994). Farklı sıra arası mesafelerinin acıbakla (Lupinus sp.) ekotiplerinin bazı verim ve verim unsurlarına etkisi. Tekirdağ Üniversitesi, Ziraat Fakültesi Yayınları, 216, Araştırma Yayın No: 83, Tekirdağ.
    Özcan, M. M., Çoban, D. İ. (2018). Production of Lupine (Lupinus albus L.) added chips production and determination of quality of final product. International Conference on Raw Materials To Processed Foods, Antalya, Turkey, 194.
    Parsons, J. M., Davis, T. D. (1993). Abbott pink bluebonnet (Lupinus texensis Hook). Hortscience, 28 (1), 65- 66.
    Parsons, J. M., Davis, T. D., George, S. W., Mackay, W. A. (1994). Barbara bush bluebonnet (Lupinus texensis Hook). Hortscience, 29 (10), 1202-1202.
    Prusinski, J. (2017). White lupin (Lupinus albus L.) nutritional and health values in human nutrition a Review. Czech Journal of Food Sciences, 35 (2), 95-105.
    Rojas-Hijazo, B., Garcés, M. M., Caballero, M. L., Alloza, P., Moneo, I. (2006). Unsuspected lupin allergens hidden in food. International Archives of Allergy and Immunology,141(1), 47-50.
    Sandoval-Muniz, R. D., Vargas-Guerrero, B., Guzman, T. J., Garcia-Lopez, P. M., Martinez-Ayala, A. L.,
    Dominguez-Rosales, J. A., Gurrola-Diaz, C. M. (2018). Lupin gamma conglutin protein: Effect on Slc2a2,
    Gck and Pdx-1 gene expression and GLUT2 levels in diabetic rats. Revista Brasileira De Farmacognosia-Brazilian Journal of Pharmacognosy, 28 (6), 716-723.
    Schuster-Gajzágó, I. (2004). Lupin and chickpea, encyclopedia of food and agricultural sciences, engineering and technology resources (cultivated plants, primarily as food sources, 1. Grains and Cereals. Encyclopedia of Life Support System (EOLSS). Developed Under the Auspices Of the UNESCO, Eolss Publishers, Oxford, Vol. 1.
    Smith, W. B., Gillis, D., Kette, F. E. (2004). Lupin: A new hidden food allergen. Medical Journal of Australia, 181(4):219-220.
    Smits, C. H. M., Annison, G. (1996). Non-starch polysaccharides in broiler nutrition towards a physiologically valid approach to their determination. World’s Poult. Sci. J. 52: 203-221.
    Steenfeldt, S., Gonzalez, E., Bach Knudsent, K. E. (2003). Effects of Inclusion with blue lupins in broiler diets and enzyme supplementation on production performance, Digestibility and dietary AME content. Animal Feed Science and Technology. 110:185-200.
    Szelenyi- Galantai, M., Jecsai, J., Juhasz, B. (1988). Replacement of extracted soya protein by various sweet lupin species in pig feed. Acta Agronomica Hungarica. 37: 101- 109.
    Tanur Erkoyuncu, M., Yorgancılar, M., Atalay, E., 2015. Farklı demir dozlarının Acı Bakla bitkisinde fide döneminde fotosentetik verime etkisi. 11. Tarla Bitkileri Kongresi Cilt 1, s: 434-437 7-10 Eylül 2015 Çanakkale.
    Tapadia, M., Carlessi, R., Johnson, S., Utikar, R., Newsholme, P. (2019). Lupin seed hydrolysate promotes G-protein-Coupled receptor, intracellular Ca2+ and enhanced Glycolytic Metabolism-Mediated Insulin Secretion from BRIN-BD11 pancreatic beta cells. Molecular and Cellular Endocrinology, 480, 83-96.
    Tiske İnan, S. S. (2014). Farklı oranlarda lupin, ruşeym ve tofu ilavesinin tavuk sosislerinin depolanma sürecinde bazı fizikokimyasal, duyusal ve tekstürel özelliklerinin belirlenmesi. S. Ü. Fen Bilimleri Enstitüsü, Doktora Tezi, Konya. TÜİK, (2018). Türkiye İstatistik Kurumu.
    Tüzün, A. E. (2013). Alternatif bir protein kaynağı Acı Baklnın (Lupinus L.) etlik piliçlerin beslenmesinde kullanımı. Hayvansal Üretim 54(1): 50-54.
    Van der Watt, E., Pretorius, J. (2011). In vitro and In vivo bio-stimulatory properties of a Lupinus albus L. seed suspension. Crop and Pasture Science, 62 (3), 189-197.
    Yarpuz, D. (2011). Glutensiz ekmek üretimi üzerine araştırmalar. Yüksek Lisans Tezi, Selçuk Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, Konya.
    Yigit, N. O., Koca, S. B. (2011). The use of enzyme in fish feeds (Balık yemlerinde enzim kullanımı). Turkish. J. Fish. Sci., 5: 205-212.
    Yıldız, A. Ö., Yazgan, O. (2000). Farklı seviyelerde ak Acı Bakla (Lupinus albus L.) ihtiva eden besi rasyonlarının japon bıldırcınlarında (Coturnix coturnix japonica) besi performansı ve karkas karakterlerine etkisi. International Animal Nutrition Congress, 4-6 Eylül, Syf. 443-448, Isparta.
    Yıldız, M. (2012). Karabuğday (Fagopyrum esculentum Moench.) ve Acı Bakla (Lu

    Yorum yap


    • #3
      Fonksiyonel Bir Gıda: Lüpen (Termiye)

      Mustafa YORGANCILAR Duygu BAŞARI Emine ATALAY Münüre TANUR ERKOYUNCU

      Selçuk Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Tarla Bitkileri Bölümü, Konya

      Öz

      Lüpen tohumları birkaç bin yıldır insan ve hayvan beslenmesinde, tedavisinde, son zamanlarda biyolojik pestisit, bitki gelişim teşvik edicisi ve peyzajda süs bitkisi olarak kullanılmaktadır. Gün geçtikçe fonksiyonel gıda özelliği artan lüpen, yüksek ve benzersiz protein özelliği ve içeriği, zengin mineral ve vitamin kapsamı, zengin oleik asit miktarı, antioksidan kapasitesi, lif ve diğer özellikli bileşenleri bakımından dikkat çekmektedir.

      Ülkemizde özellikle kısıtlı alanda üretimi yapılan lüpen, çoğunlukla çerezlik olarak tüketilmektedir. Ancak marjinal alanlarda yetişebilmesi, yüksek protein düşük nişasta içeriği sayesinde son yıllarda alternatif ürün olarak kullanım imkanları oluşmuştur. Bu çalışmamızda, lüpen bitkisinin dünyadaki ve ülkemizdeki öneminden, alternatif kullanım alanlarından bahsedilmiştir. Gıda, yem, sağlık, organik tarım ve süs bitkileri başlıkları altında lüpenin farklı kullanılma imkânlarına değinilmiştir.

      Anahtar Kelimeler: Fonksiyonel gıda, lüpen, yem, sağlık, süs bitkisi

      A Functional Food: Lupin

      Abstract Lupin seeds have been used as human and animal nutrition, treatment, biological pesticide, plant growth promoter and ornamental plant in landscape for several thousand years. The functional food properties of lupin increases day by day, high and unique protein property and content, rich mineral and vitamin content, rich oleic acid content, antioxidant capacity, fiber and other specific components are remarkable. In our country, especially produced in a limited area, lupine is mostly consumed as snack. However, due to its ability to grow in marginal areas, high protein and low starch content, it has been possible to use as an alternative product in recent years. In this study, the importance of lupen plant in the world and in our country and alternative usage areas are mentioned. Under the topics of food, feed, health, organic agriculture and ornamental plants, the possibilities of different usage of lupin are mentioned. Keywords: Functional food, lupin feeding, health ornamental plant

      1. Giriş

      Lüpen (Lupinus albus L.) tohumları birkaç bin yıldır insan beslenmesinde ve tedavisinde kullanılmaktadır. Bununla birlikte, son 20 yılda, lüpenin oldukça yeni özellikleri keşfedilmiş ve fonksiyonel gıda olarak çeşitli kullanım alanları oluşmaya başlamıştır. Benzersiz özellikler taşıyan proteinleri, istenen oranlarda omega-6 / omega-3’e sahip yağ asitleri, oligosakkaritler, antioksidanlar ve karbonhidratlar gibi lif ve bu bitkiye has diğer bileşenler lüpeni değerli kılmaktadır. Lüpen bileşenlerinin etkileri, diyabet, hipertansiyon, obezite, kardiyovasküler hastalıklar, lipit konsantrasyonu, glisemi, iştah, insülin direnci ve kolorektal kanser dahil olmak üzere insan vücudunun fizyolojik durumu ile ilgilidir. Tohumlar, et, yumurta proteini ve sosis yerine glütensiz un, bakteri ve mantar fermente ürünler, erişte ve makarna ürünleri üretimi için kullanılır, ayrıca pişirilir, kavrulur ve öğütülür ve üretimde tahıl unu ile karıştırılır (Prusinski, 2017).

      Ülkemizde lüpen; acı bakla, delice bakla, gavur baklası, kurt baklası, mısır baklası, yahudi baklası, yaygın olarak da termiye gibi değişik isimlerle bilinmektedir (Yorgancılar, 1996; Hakkı ve ark., 2007). Yüksek protein oranı ve diğer baklagillerin yetişmediği marjinal alanlarda yetişebilme kabiliyetine sahip lüpen (Lupinus sp.), Leguminosae familyasının önemli cinslerinden birini oluşturan bir baklagil bitkisidir (Baytop, 1994; Orak, 1994; Tanur Erkoyuncu ve ark., 2015). Lüpen tohumunun protein içeriği (%33-47) diğer baklagillerden daha yüksektir ve soya proteini içeriğine yakındır (Dervas ve ark., 1999). Diğer baklagiller %50'ye kadar nişasta içerirken lüpenin nişasta içeriği (%0-5) oldukça düşüktür (SchusterGajzágó, 2004). Lüpen genel olarak %5-20 yağ, %30-40 lif ve başta antioksidanlar olmak üzere sağlığa yararlı diğer önemli kaynakların büyük bir kısmını içerir (Gorecka ve ark., 2000).

      Lüpen Türkiye’de toplam 6.348 da alanda ekilmekte olup, üretimi 663 tondur. Bu üretimin yaklaşık %45’lik kısmı Konya İli Doğanhisar İlçesi ve köylerinde yapılmaktadır. Doğanhisar ve bağlı köylerde lüpen tarımı toplam 3.440 da alanda yapılmakta olup dane verimi 108 kg /da, üretimi ise 372 tondur (TÜİK, 2018). Lüpenin her ne kadar farklı türleri olsa da ülkemizde yetiştiriciliği yapılan L. albus türüdür. Dünyada ise en çok yetiştirilen türü L. angustifolius olup bunu L. albus türü takip etmektedir.

      Dünya lüpen üretimi 2017 verilerine göre yaklaşık toplam 1 610 969 ton olup bu miktar 930 717 ha alanda üretilmektedir. Bu alanda en büyük pay 450 200 ha’lık alan ile Avusturalya’ya aittir. Bu rakam Dünya’da toplam baklagil üretiminin yaklaşık %0.8’ine karşılık gelmektedir (FAO, 2017). Lüpenler; Almanya, Polonya, Portekiz, Macaristan, Danimarka, Hollanda, Fransa, İtalya, İspanya, Güney Afrika, Yeni Zelanda, Güney Amerika ve Amerika Birleşik Devletleri’nin güney eyaletlerinde geniş çapta üretilmekte ve farklı şekillerde kullanılmaktadır. Genellikle soya, bakla, nohut, mercimek ve diğer baklagil tohumlarının yetişmediği alanlarda lüpenler iyi adaptasyon göstermişlerdir (Blanco, 1990). Yüksek protein oranına sahip olması nedeniyle gıda sektöründe soya yerine tercih edilmeye başlanmıştır.

      Lüpen dünyada ekmek, bisküvi, kek, makarna, şekerleme, soya sosu gibi ürünlerde hammadde olarak soya alternatifi, antioksidan içeriği yüksek kaliteli bitkisel yağ, glutensiz un, emilsüfiyer madde ve süte alternatif ürünler olarak kullanılmaktadır. Bünyesinde bulunan lupanin, spartein ve anagyrine gibi alkaloitler aynı zamanda ilaç sanayinde de önemli bir yere sahiptir (Bilgiçli ve ark., 2012; Yorgancılar ve Bilgiçli, 2014).

      Günümüzde üretilen lüpen çeşitleri daha önceki yıllarda üretilen lüpen çeşitlerine göre genetik olarak çok daha üstün kompozisyonda ve alkaloit içeriği de azaltılmıştır. Bu yeni lüpen çeşitlerinin alkaloit içeriği %0.01’in altında olacak şekilde ıslah edilerek azaltılmış ve tatlı lüpen olarak adlandırılmıştır (Leeson ve Summer, 1997). Lüpen tohumu (L. angustifolius)’nun yaklaşık %38’i nişasta olmayan polisakkaritlerden (NSP), bunun da yaklaşık %89’u suda çözünemeyen moleküllerden oluşur (Smits ve Annison, 1996). Lüpen tohumları çok az miktarda da nişasta (%0.4) içermektedir (Steenfeldt ve ark., 2003).

      Ülkemizde lüpen genellikle Konya, Isparta Burdur ve Antalya civarlarında geleneksel yöntemlerle acılığı giderilerek çerezlik olarak tüketilir. Tek yıllık otsu gövdesinden yeşil gübre ve yem bitkisi, tohumlarından da insan ve hayvan beslenmesinde yararlanılmaktadır (Baytop, 2007).
      Bu derlemede son zamanlarda fonksiyonel bir gıda olarak kabul edilen lüpenin kullanım olanaklarına değinilmiş, dünyada ve ülkemizdeki alternatif ürünlere katkı olarak kullanılmasından bahsedilmiştir. Gıda, yem, sağlık, organik tarımda ve süs bitkisi olarak lüpenin kullanımı alt başlıklar altında incelenmiştir.

      2. Gıda Sektöründe Kullanımı

      Son zamanlarda, lüpen tohumu (L. albus L.) ürünleri, beslenme ve sağlık yararları nedeniyle fonksiyonel bir gıda olarak ortaya çıkmıştır (Sandoval-Muniz ve ark., 2018). Lüpen yüksek besinsel içeriği ve sağlık üzerindeki potansiyel faydaları ile önemli bir baklagildir. Yeni lüpen çeşitlerinde alkaloit içeriği %0.01’in altında olacak şekilde ıslah edilerek azaltılmış ve tatlı lüpen olarak adlandırılmıştır. Tatlı lüpen çeşitlerinin tohumları kuru maddede yaklaşık %28-45 ham protein ile %5-11 arasında ham yağ içermektedir. Amino asit profile ise nispeten dengelidir. Ancak lisin (%3.73-6.41) ve metiyonin (0.39- 1.43) amino asit bakımından diğer baklagil tohumlarında olduğu gibi fakirdir. Lüpen tohumlarında depolanan ana karbonhidrat selüloz, hemiselüloz ve β-galaktanlardır. Lüpen tohumları yaklaşık olarak %40 nişasta olmayan polisakkaritler (NSP) ve az miktarda da nişasta içermektedir (Tüzün, 2013).
      Dünyada ekmek, bisküvi, kek, makarna, şekerleme, soya sosu gibi ürünlerde soya alternatifi hammadde olarak, antioksidan içeriği yüksek kaliteli bitkisel yağ, glutensiz un, süte alternatif ürünlerin yapımında kullanılmasına rağmen Türkiye’de genellikle çerezlik olarak faydalanılmaktadır (Kayserilioğlu, 1990; Mülayim ve Acar, 2008). Lüpen tohumu bünyesinde %5-20 oranında yağ içermekte olup, bu yağ oleik ve linoleik asitlerce zengindir (Yorgancılar ve Bilgiçli, 2014).
      Bunun yanı sıra gıda sektöründe yeni ürünlerde alternatif kullanım imkânlarının bulunduğu ifade edilebilir. Lüpen ve lüpenden elde edilecek yan ürünlerin gıda sanayinde kullanılması ile pek çok gıda maddesinin besinsel ve fonksiyonel özelliklerinin geliştirilmesinde önemli katkı sağlanacaktır.
      Lüpen bitkisinin tatlı formlarına ait, bulgur üretimi üzerine yapılan çalışmada, tatlı lüpenin bulgur (Şekil 1) üretimi açısından daha üstün teknolojik ve duyusal özellikler sergilediği belirlenmiştir (Yorgancılar ve Bilgiçli, 2010). Bu bulgurun çölyak hastalarının tüketimine sunulması sağlık açısından önemli bir konudur (Yorgancılar ve Bilgiçli, 2013).
      Glutensiz kek üretiminde lüpen ununun kullanılması, kekin toplam protein, yağ, Ca, Fe, Mn, P ve Zn içeriğini önemli miktarda arttırdığını belirlemiştir (Bilgiçli ve Levent, 2014). Glutensiz ekmek üretimi üzerine yaptığı araştırmasında farklı oranlarda lüpen unu (%0, 10, 20 ve 30) kullanmıştır. Glutensiz ekmek formülasyonunda lüpen unu oranının artması ile ekmeklerin ağırlık, hacim, ekmek içi ve kabuk rengi sarılık değerleriyle birlikte su, protein, selüloz, yağ, mineral madde (Ca, Cu, Mn, P, Fe ve Zn) ve esansiyel amino asit miktarlarının arttığını belirlemiştir (Yarpuz, 2011).


      Şekil 1. Lupinus albus türlerine ait tatlı ve tatlandırılmış form lüpenlerden yapılan bulgur, düğü ve un

      Glutensiz bisküvi formülasyonunda, farklı oranlarda karabuğday ve lüpen unları ile farklı emülgatör çeşidi kullanımının, bisküvinin bazı özelliklerine etkisi araştırılmış, lüpen ununun sarı renginin son ürün üzerinde de baskın etki gösterdiği ve ürünün özellikle protein, yağ, selüloz, Ca, Mn ve P miktarlarını arttırdığı belirlenmiştir (Yıldız, 2012). Özcan ve Çoban (2018) tarafından glisemiks indeks değeri düşük cips üretimi çalışması yapılmıştır. Lüpenin cips üretimine fiziksel özellik açışından uygun olduğu görülmüştür. Lüpen katkılı cipsin farklı baharatlarla sıcak yağda ve kuru ısıda işlenmesi sonucu glisemik indeksi düşük bir gıda üretimine ve cips endüstrisinde ürün yelpazesinin genişlemesine öncülük yapacağı ifade edilmiştir (Şekil 2).


      Şekil 2. Glisemik indeks değeri düşük lüpen cipsi

      Geleneksel bir gıda olan tarhanada lüpen unu bileşenlerden biri olarak kullanılmıştır. Ayrıca lüpen fermente edilen yoğurt tarhana yapımında kullanılmıştır (Ertaş ve ark., 2014; Cevik ve Ertaş, 2019). Tavuk göğüs etlerinden üretilen sosislere lüpen katkısı yapılarak lüpenin sosis kalitesi üzerine etkisi araştırılmıştır. Lüpen katkısının sosislerde rengin korunması ve stabilitesi üzerine olumlu etkileri olduğu belirlenmiş ve lüpenin sosis üretiminde kullanılabileceği ifade edilmiştir (Tiske İnan, 2014). Lüpenin farklı tüketim şekillerinden biri de tohumlarının kavrulup öğütülmesi ile kahve yapılmasıdır (Yorgancılar ve Bilgiçli, 2019). Ancak bu durum, yaygın bir tüketim şekli olmayıp üzerinde çalışmalar devam etmektedir. Doğrudan tüketiminin yerine kahvelere katkı olarak katılmasının damak tadı bakımından daha uygun olacağı düşünülmüştür (Şekil 3).



      Sporcunun yağsız kas kitlesini arttırmak istediği zamanlarda, düşük karbonhidrat yüksek protein diyet tercih etmesi gerektiği bilinmektedir (İlhan ve Şekir, 2016). Yüksek protein ve düşük karbonhidrat içeriğine sahip olan lüpenin, bu bağlamda sporcu diyetlerinde proteinli bar olarak kullanım potansiyeli bulunmaktadır (Adıgüzel, 2018). Genel olarak, yüksek protein içeriğine sahip lüpen bitkisi, alternatif ürünlere katkı olarak veya farklı şekilde kullanım imkanlarının geliştirilmesi ön plana çıkmaktadır. Lüpenin teknolojisinin geliştirilmesi sayesinde kullanım şekilleri gün geçtikçe daha da artacaktır.

      3. Yem Sektöründe Kullanımı

      Kaliteli kaba yem, çayır ve meralar ile yem bitkileri tarımı olmak üzere iki önemli kaynaktan üretilmektedir. Bu kaynaklardan doğal çayır ve meralarımız, erken ve aşırı otlatmalar nedeni ile verim güçlerini kaybetmişlerdir (Ekici, 2010). Tarımsal üretim içerisinde çok önemli bir yere sahip olan yem bitkileri tarımı ise, hayvansal üretimin sigortası konumunda olup sürekli ve güvenli kaba yem üretiminin en önemli yoludur (Açıkgöz ve ark., 2005). Ülkemizde yem bitkisi olarak genelde yonca, fiğ, korunga, üçgül, mısır, sorgum, sudan otu ve yemlik pancar’ın tarımı yapılmakta olup, bakla, yem bezelyesi ve buna ilave olarak lüpen bu amaçla ilgi duyulan bitkiler gurubunu oluşturmaktadır (Okuyucu ve Okuyucu, 2008). Lüpenin tek yıllık otsu gövdesi; çiçeklenme öncesi yeşil yem veya hasat olgunluğundan 3–4 hafta önce hasat ederek silaj olarak aynı zamanda tohumları da hayvan beslenmesinde kullanılmaktadır. Tahıllardan 2-3 kat daha fazla proteine sahip olan lüpen aynı zamanda zengin bir vitamin, mineral, kalsiyum ve demir deposudur (Baytop, 1994). Lüpen tohumlarının ham protein içeriği genellikle (kuru maddede) %28-45 arasında değişmektedir (Tüzün, 2013). Lüpenlerin hayvan beslenmesinde kullanılmalarında; alkaloit oranları düşük, tatlı olarak adlandırılan, ak lüpen (L. albus L.), sarı lüpen (L. luteus L.) ve mavi lüpen (L. angustifolius L.) gibi orijinini Akdeniz ülkelerinden alan türler önemli rol oynamaktadır (Şekil 4) (Okuyucu ve Okuyucu, 2008).



      Şekil 4. Yem bitkisi olarak kullanılan L. angustifolius ve L. luteus (Anonim, 2019a)

      Lüpenin hayvan beslemede kullanımını sınırlayan en önemli etken ihtiva etmiş olduğu quinolizidin grubu alkaloit ve glikozitlerdir. Acı lüpen daneleri alkaloit olarak lupinin, lupanin, spartein, hidroksilupanin ile angustifolin ve glikozit olarak da lupinil ve vernin içerirler. Söz konusu alkaloitler hayvanlar tarafından yüksek seviyede tüketildiklerinde “lupinose” denilen bir hastalığa sebep olurlar. Lüpen türleri arasında, alkaloit muhtevaları açısından büyük varyasyonlar söz konusudur. Ak lüpenin toplam alkaloit miktarının %1.7 olduğu bildirilmişse de (Erkek ve Kırkpınar, 1988), L. luteus ve L. albus varyetelerinin toplam alkaloit muhtevaları çok daha düşük olup, sırasıyla %0.11 ve %0.09 olarak belirlenmiştir (Szelenyi- Galantai ve ark., 1988). Lüpen tohumlarında ve diğer baklagil tohumlarının büyük çoğunluğunda yüksek seviyede oligosakkaritler bulunmaktadır ve bu bileşikler hem insanlarda hem de hayvanlarda sindirim sisteminde gaz oluşumuna sebep olmaktadır (Cazes ve ark., 1982; Gross, 1988). Steenfeldt ve ark. (2003), mavi lüpen (L. angustifolius) içeren broyler rasyonlarına eksojen enzim ilavesinin sindirilebilirlik ve performans üzerine etkilerini araştırdıkları çalışmada, kontrol rasyonundaki soya küspesi yerine 200 g/kg mavi lüpen ilavesiyle ağırlık artışının ve yemden yararlanma katsayısının olumsuz etkilendiğini bildirmişlerdir.

      Protein bakımından zengin olan lüpenin etlik piliç beslenmesinde piliç yemlerinde alternatif olarak kullanılabileceğini belirtmiştir (Tüzün, 2013). Brenes ve ark. (2002), buğday-soya küspesi ağırlıklı etlik piliç rasyonlarına lüpeni artan seviyelerde (%15, 35 ve 45) ilave ederek bir çalışma yapmışlardır. Sonuç olarak; buğday-soya küspesi ağırlıklı rasyonu tüketen hayvanların performansları, %35 ve %45 seviyelerinde lüpen içeren rasyonları tüketen hayvanların performanslarına göre daha iyi olmuştur. Bunun aksine %15 lüpen içeren rasyonu tüketenlerin canlı ağırlık artışı lüpen içermeyen gruba göre daha iyi olmuştur. Balık yemlerinde lüpen alternatif ürün niteliği taşıdığı belirtilmiştir (Yiğit ve Koca, 2011). Farklı seviyelerde haşlanmış ak lüpen (L. albus) içeren besi rasyonlarının Japon bıldırcınlarında besi performansı ve karkas karakterleri üzerine olan etkilerini belirlemek amacıyla bir çalışma yapmıştır (Yıldız ve Yazgan, 2000). Farklı muamelelere tabi tutulan ak lüpenlerin (L. albus) bıldırcınlarda büyüme performansı üzerine etkisini belirlemek amacıyla bir deneme yapmıştır (Arslan ve Şeker, 2001). Yapılan başka bir çalışmada lüpen içeren broyler yemlerinde ksilanaz, pentozanaz ve hemiselülaz aktivitesi içeren enzim karışımının metabolik enerji değerini arttırdığını bildirmişlerdir (Annison ve ark., 1996).

      4. Sağlık Sektöründe Kullanımı


      Lüpen tohumları, önemli miktarda polifenoller, karotenoidler, fitosteroller, tokoferoller, alkaloidler ve antioksidan, antimikrobiyal, anti-kanserojen ve antienflamatuar aktivitelere sahip peptitler içerir. Polifenoller arasında genistein ve türevleri (izoflavonlar) steroidal olmayan fitoöstrojenik potansiyelleri nedeniyle büyük önem taşımaktadır (Khan ve ark., 2015). Lüpen tohumları alkaloit olarak lupinin, lupanin, spartein, hidroksilupanin ile angustifolin ve glikozit olarak da lupinil ve vernin ihtiva ederler (Tüzün, 2013). İçerdiği bu fonksiyonel bileşikler sayesinde lüpen, hem sağlık açısından hem de farmakolojik olarak değer taşımaktadır. Lüpen öğütülmüş tahıllara oranla dört kat daha fazla protein içermektedir. Bu yüksek orandaki protein içeriği ve amino asit kompozisyonu, yaralanmış dokuların iyileşmesine yardımcı olması yönüyle önem taşımaktadır. Proteinlerin yapı taşı olan amino asitler vücuttaki hücrelerin, kasların ve kemiklerin oluşumunda rol oynamaktadır (Kayserilioğlu, 1990). Lüpen tohumundan elde edilen ekstraktın; kolajen, jelatin, fibronektin, laminin ve proteoglikan gibi hücre dışı matris bileşenlerinin bozulmasına neden olan enzimleri inhibe ederek aktivitesini önlediği, kollajen ve elastinin parçalanmasını azaltmasının yanı sıra üretimini de teşvik ettiği bildirilmiştir (Anonim, 2019b). Ayrıca, yüksek oranda içerdiği arginin amino asidi sayesinde kandaki şeker ve kolesterol seviyelerinin düşürülmesine yardımcı olmaktadır (Yorgancılar, 2012). Lüpen güçlü bir protein kaynağı olduğu kadar, iyi bir antioksidan olma özelliği de taşımaktadır. Antioksidanlarca zengin lüpenin gıda maddesi olarak tüketimi kanser, diyabet, kalp-damar hastalıkları gibi çeşitli rahatsızlıkların oluşma riskini azaltmaya yardımcı olmaktadır (Okuyucu ve ark., 2004; Yorgancılar, 2012; Halliwell ve Gutteridge, 2015; Kirecci ve ark., 2018). Lüpen tohumları oldukça güçlü lif kaynağı olarak kabul edilmektedir. 100 gram lüpen yaklaşık olarak 19 gram kadar lif içermektedir. Yüksek protein ve lif içeriği nedeniyle lüpenin diyetlerde kullanımı iştahı azaltarak tokluk hissinin uzun sürmesini sağlayıcı etkisi olacağı ifade edilmiştir (Hodgson ve Lee, 2008). Kilo almaya neden olan sağlıksız atıştırmalık yerine tüketildiğinde iştahı bastıramaya destek olmaktadır (Kayserilioğlu, 1990). Obesiteyi kontrol etmedeki rolünün yanı sıra lif ve protein içeriğinin yüksek oluşu aynı zamanda vücut kitle indeksindeki artışla ilişkili olan diyabeti de kontrol etmeye yardımcı olduğu belirtilmektedir (Khan ve ark., 2015). Lüpen, kan glikoz seviyesini kontrol etmek ve böylece tip II diyabet gelişme riskini azaltmak için bir nutrasötik olarak vaat eden eşsiz protein gamma-konglutin nedeniyle dikkat çekmektedir (Mane ve ark., 2018). Tapadia ve ark. (2019), lüpende bulunan hidrolizatlar ile uyarılan insülin sekresyonu için yeni bir mekanizma ortaya koymuşlardır. Bu nedenle, lupin hidrolizatların tip 2 diyabette nutrasötik tedavi potansiyeli olabileceğini belirtmişlerdir. Lüpenin yüksek tansiyon, insülin direnci ve yüksek kan kolesterolü gibi metabolik sorunların aşılmasında olumlu etkileri gözlenmiştir (Arnoldi, 2005). Lif sadece sindirim sistemine destek olmakla kalmamakta, aynı zamanda kandaki kötü kolesterol yağlarının oluşumunu engellemekte ve böylece de kolesterol seviyesinin düşmesine yardımcı olmaktadır (Yorgancılar, 2012). Bu durum, kalp krizi ve felç riskini azaltmak için etkili bir durumdur (Akalın ve ark., 2009). Mineral açısından zengin bir içeriğe sahiptir. Haşlanmış 100 g kabuksuz lüpen tohumlarının kuru ağırlıkça; 561 mg fosfor, 23 mg potasyum, 379 mg kalsiyum, 82 mg magnezyum, 67 mg sodyum, 3.7 mg bor, 0.8 mg bakır, 4.5 mg demir, 111 mg mangan ve 6 mg çinko içerdiği belirlenmiştir (Yorgancılar ve ark., 2009). Magnezyum ve potasyum içeriği sayesinde kalp damar sağlığını teşvik etmektedir. Magnezyum vücuttaki oksijenin taşınmasına yardımcı olur ve kan damarlarını kan akışı için genişletir. Potasyum ise kan basıncının düzenlenmesine destek olarak, kalp atışını kontrol altında tutmaktadır. Tüm bunlar bir araya gelince, lüpenin kalp-damar sağlığı korumak için yarar sağlamaktadır (Akalın ve ark., 2009). Lüpen çinko açısından zengin bir baklagil olarak kabul edilmektedir. Çinko ise bilindiği gibi güçlü bir bağışıklık sistemi için olmazsa olmazdır. Bu durumda, vücut enfeksiyonlarla rahatlıkla savaşabilmekte ve hastalıklara karşı koyabilmektedir. Çinkonun bilinen bir diğer faydası ise tırnaklarda meydana gelen beyaz lekeleri önleyebilme yeteneğidir (Kayserilioğlu, 1990). İrritabl bağırsak sendromu ve kabızlık gibi bağırsak komplikasyonlarına yardımcı olmaktadır. Bunun yanı sıra lüpen bağırsak hareketliliğine destek olabilmektedir. Lüpen probiyotik olduğundan çoğu zaman, bağırsak sağlığını geliştirmek için faydalı olarak bilinmektedir. Böylece, bağırsak problemlerini azaltmak için etkili hale gelmektedir (Akalın ve ark., 2009). Bununla birlikte; lüpen, fıstık alerjisi olan kişilerde çapraz reaktivite ile ortaya çıkabilecek veya daha önce gıda alerjisi olmayan kişilerde de novo ortaya çıkabilen anafilaksiye neden olma potansiyeline sahip olabileceği ifade edilmiştir. Bu nedenle etiketleme sırasında ürün içeriğinde belirtilmesinin ve etiketlenmeyen ekmek gibi bazı ürünlerde de uyarı yapılmasının yararlı olabileceği önerilmiştir (Smith ve ark., 2004; RojasHijazo ve ark., 2006). Lüpen tohumları lupinin, lupanin, spartein, hidroksilupanin ile angustifolin ve glikozit olarak da lupinil ve vernin ihtiva ederler (Tüzün, 2013). Söz konusu bu maddelerin meme, prostat, deri, karaciğer ve kolon kanseri gibi birçok kanser hücrelerinde sitotoksisite gösterdiği, bu etkiden dolayı antikarsinogenik olarak potansiyel taşıdığı ifade edilmiştir (Khan ve ark., 2015). Bununla birlikte alkaloitlerin hayvanlarda fazla tüketildiklerinde lupinose denilen bir hastalığa sebep olduğu da tespit edilmiştir (Tüzün, 2013). Lüpenin içeriğinde bulunan fitokimyasallar ve bunların sağlıkla ilişkisi hakkında önemli düzeyde literatür bilgisi olsa da, bu fitokimyasalların biyoyarayışlılığı, metabolizma içindeki değişimleri ve ekstrakt standardizasyonu gibi konularla ile ilgili hala yoğun klinik çalışmalar gerekmektedir.

      5. Organik Tarımda Kullanımı

      Dünya genelinde artan nüfusa karşı yeterli besin kaynaklarının arttırılması çalışmalarında farklı yöntemler uygulanmaktadır. Buna karşılık doğal ve sağlıklı beslenme amacıyla kimyasal içeriklerden uzak durulmaktadır. Bu amaçla yapılan, organik tarım uygulamalarında biyo-insektisit (biyolojik kökenli böcek öldürücü) olarak kullanılacak lüpen (Lupinus sp.) tohumlarından elde edilen ekstraktın toprak nematodlarına (Yıldız, 2011) ve böceklere uygulanması öldürücü etki yapmaktadır. Çalışmalar sonucunda doğal bir kaynaktan elde edilen etkili biyo-insektisit sayesinde organik tarım yapan çiftçilerin doğaya zarar vermeden, ürün üzerinde zirai ilaç kalıntı riski olmadan ürünlere zarar veren zararlılardan kurtulması mümkün olmaktadır (Yorgancılar, 2013). Rotary evaporatör yardımıyla 42 °C’de düşük basınçta metanolün uçurulması ve saf suyla seyreltilip farklı konsantrasyonlarda çözeltiler hazırlanmasıyla oluşan biyo-insektisit niteliğindeki lüpen tohumu ekstraktı, çeşitli dozlarda Brukus (Callosobruchus maculatus F.) ergini bulunan tohumlara uygulanmış ve kontak etki sonucu belirli bir zaman sonunda böceklerin hemen hemen tamamını öldürdüğü görülmüştür (Elmalı ve Cetin, 2018). Tatlandırma işlemleri sırasında haşlama işlemi sonrası süzülen acı suyun biyolojik mücadele kapsamında böcek öldürmede ilaç olarak da kullanılması gibi özelliğinden dolayı lüpenin organik tarımda da kullanılma potansiyelinin olduğunu göstermektedir (Erarslan, 2011). L. luteus ekstraktının bakteri hücrelerinin canlılığı üzerindeki etkisini görmek için kullanılmıştır. Anti-bakteriyel konsantrasyonlarda test edilen ekstraktın sitotoksisite göstermediği belirlenmiştir (Buszewski ve ark., 2019). Fasulye bitkisinin 3 cm boyundaki fidelerindeki kırmızı örümcek larvalarında karşı biyo-insektisit olarak lüpen bitkisi suyunun kullanımda etkili olduğu gözlemlenmiştir. Lüpen tohum ekstraktı marul, havuç, pancar ve lahanada yapraklara püskürtülmüş, lahana dışında diğer bitkilerde büyümede olumlu etki yapmıştır (Van der Watt ve Pretorius, 2011). Bu da organik tarımda büyümeyi teşvik edici madde (biyo-stimilatör) olarak kullanımına olanak tanımaktadır.

      6. Süs Bitkisi Olarak Kullanımı

      Lüpen bitkisi çok farklı çiçek renklerine sahip olması sebebiyle çiçekçilikte, bahçe süslemede ve peyzaj alanlarında kullanılmaktadır. Özellikle süs bitkisi olarak kullanılan lüpen türleri (L. hartwegii, L .perennis ve L. polyphyllus) vardır (Şekil 5). Didur ve ark. (2019), bahçe kompozisyonlarında en yüksek çiçeklenme süresinin çok yıllık lüpen bitkilerinde gözlendiği ve farklı nesneleri yeşillendirmek için en umut verici olan lüpen türlerinin L. perennis L. ve L. polyphyllus Lindl olduğunu belirtmişlerdir.



      Şekil 5. L. herbeceous (Anonim, 2019c), L. polyphyllus (Anonim, 2019d)

      Bitki genetik kaynaklarından önemli bir grubu oluşturan L. varius üzerinde yapılan çalışmalarla bu türün kısa ömürlü mevsimlik çiçek olarak kullanılmaya uygun olduğunu ve seralarda kesme çiçek olarak yetiştirilmek için ise potansiyel ürün niteliği taşıdığı saptanmıştır (Karagüzel ve ark., 2001). L. pilosus morfolojik ve coğrafi kökenini Clements ve ark. (1996) tarafından incelenmiştir. Avrupa ve Avustralya'dan süs türleri (pembe, mor veya beyaz çiçekli) kuvvetli erken büyüme ve çiçeklenme gösterenler aynı grupta yer almıştır. Suriye'den bir grup kısa, geç çiçek açan ve kaba tohumu türünde düzgün tohumlanmış bir L. pilosus türü keşfedilmiştir. Lüpen türü olan L. texsensis Teksas’ta eyalet çiçeği kraliyet bahçelerinde ve yol kenarlarında mavi-menekşe, pembe-beyaz renkleri ile süs bitkisi olarak kullanılmıştır (Parsons ve Davis, 1993; Parsons ve ark., 1994). 7. Sonuç ve Öneriler Yerel bir lezzet olan lüpenin mineral içeriği ve bu zengin içeriğe ilave olarak yüksek proteini oranı ile de soyaya rakip günlük alınması gereken mineral maddelerin önemli bir kısmını tek başına karşılama potansiyelinde olduğu görülmüştür. Bu durum lüpenin Türkiye ve bölgede ıslah yoluyla geliştirilmesi ve ekiminin yaygınlaştırılması çalışmalarının önemini ortaya koymaktadır.  Meyveleri çerezlik olarak tüketilmektedir.  Bol yapraklı, fazla miktarda ve nitelikli proteini ile önemli bir hayvan yemidir.  Birkaç türün tohumları kahve olarak kullanılmaktadır.  Bazı türler süs, ilaç veya kozmetik bitkisi olarak yetiştirilmektedir.  Bulgur olarak değerlendirilebilir.  Gıdalara katkı amaçlı girebilme potansiyeli vardır.  Tohumlarının diyet ürünlerinde kullanılabilme potansiyeli vardır.  Tohumlarının tatlandırılması aşamasında süzülen acı suyun biyolojik mücadele kapsamında böcek öldürmede ilaç olarak da kullanılma potansiyeli vardır. Lüpen fakir ve kumlu topraklarda yetişebilmektedir ve yeşil gübre amacıyla toprakların ıslahında kullanılabilmektedir. Köklerinde bulunan nodozite bakterileri sayesinde havanın serbest azotunu bitkiye ve toprağa yarayışlı hale dönüştürürler. Yüksek orandaki protein içeriği ve özel amino asit kompozisyonu, yaralanmış dokuların iyileşmesine yardımcı olması yönüyle de sağlıkta önemli bir yere sahiptir. İçerdiği arginin sayesinde kandaki şeker ve kolesterol seviyelerinin düşürülmesine yardımcı olmaktadır. Antioksidanlarca zengin gıda maddesi olarak tüketimi kanser, diyabet, kalp-damar hastalıkları gibi çeşitli rahatsızlıkların oluşma riskini azaltmaya yardımcı olmaktadır. Yüksek protein ve lif içeriği nedeniyle diyetlerde iştah azaltıcı ve tokluk hissi sağlayıcı etkisi olacağı ifade edilmiştir. Vücut kitle indeksindeki artışla ilişkili olan diyabeti de kontrol etmeye yardımcı olduğu belirtilmektedir. Yüksek tansiyon, insülin direnci ve yüksek kan kolesterolü gibi metabolik sorunların aşılmasında olumlu etkileri gözlenmiştir. Kabızlık gibi bağırsak komplikasyonlarına yardımcı olmaktadır. Tohumlarında bulunan alkaloit ve glikozitlerin meme, prostat, deri, karaciğer ve kolon kanseri gibi birçok kanser hücrelerinde sitotoksisite gösterdiği, bu etkiden dolayı antikarsinogenik olarak potansiyel taşıdığı ifade edilmiştir. Sonuç olarak lüpenin alternatif kullanım alanlarının geliştirilmesi açısından ilgi çalışmalar genişletilerek devam etmelidir. Lüpenin içeriğinde bulunan fitokimyasallar ve bunların sağlıkla ilişkisi hakkında önemli düzeyde literatür bilgisi olsa da, bu fitokimyasalların biyo yarayışlılığı, metabolizma içindeki değişimleri ve ekstrakt standardizasyonu gibi konularla ile ilgili hala yoğun klinik çalışmalar gerekmektedir.

      Kaynaklar

      Açıkgöz, E., Hatipoğlu, R., Altınok, S., Sancak, C., Tan, A., Uraz, D. (2005) . Yem bitkileri üretimi ve sorunları. Türkiye Ziraat Mühendisliği VI. Teknik Tarım Kongresi, 3-7 Ocak, Ankara, s. 503-518. Adıgüzel, Y. T. (2018). Organik kökenli yüksek proteinli sporcu takviye gıdasının hazırlanması (Bar). BİGGATA Projesi. Teknopark Girişimci Destek Programı, Erzurum. Akalın, H. Ş., Toparlı, R., Gözaydın, N., Zülfikar, H., Argunşah, M., Demir, N., Aksu, B. T., Gültekin, B. (2009). Türkçe Sözlük (10. Baskı). Türk Dil Kurumu Yayınları Ankara, s. 1960. Annison, G., Hughes, R. J., Choct, M. (1996). Effects of enzyme supplementation on the nutritive value of dehuled lupins. British Poultry Science, 37:157. Anonim, (2019a). https://www.tarbigem.com.tr/urunler/yem-bitkileri, Erişim tarihi: 27.12.2019. Anonim, (2019b). https://www.ceramiracle.com/blogs/lu...n-seed-extract. Erişim tarihi: 22.12.2019. Anonim, (2019c). http://www.amazon.in/Creative-Farmer.../dp/B078RJ31NM, Erişim tarihi: 27.12.2019. Anonim, (2019d). https://www.amusingplanet.com/2013/0...ekapo-new.html, Erişim tarihi: 27.12.2019. Arnoldi, A. (2005). Optimized processes for preparing healthy and added value food ingredients from lupin kernels, the European Protein-rich Grain Legume, Aracne, Rome. Arslan, C., Şeker, E. (2001). Farklı muamelelere tabi tutulan beyaz lüpenlerin bıldırcınlarda besi performansı üzerine etkisi. S.Ü. Fen Bilimleri Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, Konya. Baytop, T. (1994). Türkçe Bitki Adları Sözlüğü. Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu, Türk Dil Kurumu Yayınları No: 578, Ankara. Baytop, T. (2007). Türkiye Bitki Adları Sözlüğü. Türk Dil Kurumu Yayınları Ankara, s. 93, 265. Bilgiçli, N., Levent, H. (2014). Utilization of lupin (Lupinus albus L.) flour and bran with Xylanase enzyme in cookie production. Agricultural Research Cominication Centre, Legume Res. 37(3): 264-271. Bilgiçli, N., Yorgancılar, M., Acar, R., Atalay, E., Tanur, M. (2012). Lüpen’in (Lüpen=Lupinus albus L.) Sağlık ve Beslenme Açısından Önemi ve Gıda Sektöründe Kullanımı. III. Geleneksel Gıdalar Sempozyumu, Bildiri Kitabı: 454- 457, 10-12 Mayıs Konya. Blanco, G. O. (1990). Genetic variability of tarwi (Lupinus mutabilis sweet) agricultural and nutritional aspects of lupines. Lima, Cuzco, 34-49. Brenes, A., Marguartdt, R. R., Guenter, W., Viveros, A. (2002). Effect of enzyme additional on the performance and gastrointestinal tract size of chickens fed lupin seed and their fraction. Poultry Science 81:670-678. Buszewski, B., Rafinska, K., Cvetanovic, A., Walczak, J., Krakowska, A., Rudnicka, J., Zekovic, Z. (2019). Phytochemical analysis and biological activity of lupinus luteus seeds extracts obtained by supercritical fluid extraction. Phytochemistry Letters, 30, 338-348. Cazes, J. P., Levillet, M., Seroux, M. (1982). The Use of the Lupin in Feedstuffs for Lambs, Rabbits, Fattenings Pigs and Piglets. Proceeding IIrd International Lupin Conferance. Torremolinos, 281-285. Cevik, A., Ertas, N. (2019). Effect of quinoa, buckwheat and lupine on nutritional properties and consumer preferences of tarhana. Quality Assurance and Safety of Crops & Foods, 11 (2), 145-155. Clements, J. C., Buirchell, B. J., Cowling, W. A. (1996). Relationship between morphological variation and geographical origin or selection history in Lupinus pilosus. Plant Breeding, 115 (1), 16-22. Dervas, G., Doxastakisk, G., Hadjisavva-Zinoviadi, S., Triantafillakos, N. (1999). Lupin flour addition to wheat flour doughs and effect on rheological properties. Food Chemistry, 66 (1), 67-73. Didur, I. M., Prokopchuk, V. M., Pantsyreva, H. V. (2019). Investigation of biomorphological and decorative characteristics of ornamental species of the Genus Lupinus L. Ukrainian Journal of Ecology, 9 (3), 287- 290. Ekici, H. (2010). Tekirdağ ili kaba yem üretimi, kapasitesi ve hayvan beslemedeki önemi. Yüksek lisans tezi, Zootekni Anabilim Dalı, Namık Kemal Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Tekirdağ. 44 s. Elmalı, F. N., Çetin, H. (2018). Determination of acaricidal and insecticidal effects of lupin (Lupinus albus L.) seed extract on tetranychus cinnabarinus, callosobruchus maculatus and plodia interpunctella. 4th International Conference on Environmental Science and Technology (ICOEST), Abstract Book of the
      International Conference on Environmental Science and Technology. September 19-23, 2018, KievUkraine, 24p. ISBN 978-605-67955-4-1. Erarslan, N. (2011). Lüpenin fiziksel-kimyasal özellikleri ve hububat ürünlerinde kullanımı. Yüksek Lisans Tezi, Selçuk Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, Konya, 1-44. Erkek, R., Kırkpınar, F. (1988). Kasaplık piliçlerin beslenmesinde protein kaynağı olarak lüpenden faydalanma olanakları. Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dergisi, Sayı:25, Cilt:3. Ertas, N., Bilgicli, N., Ozcan, S., Sari, S. (2014). Influence of lupin (Lupinus albus L.) yoghurt on mineral content and functional properties of tarhana. Quality Assurance and Safety of Crops & Foods, 6 (4), 395- 401. FAO, (2017). Food Agriculture Organization Statistics. Gorecka, D., Lampart-Szczapa, E., Jazitz, W., Sokolowska, B. (2000) Composition of fractional and functional properties of dietary fiber of lupines (L. luteus and L. albus). Molecular Nutrition & Food Research, 44 (4), 229-232. Gross, R. 1988. Lupins in human nutrition. In Proc Vth Int. Lupin Conf., Poznan, Poland pp. 51-63. Hakkı, E. E., Yorgancılar, M., Atalay, E., Uyar, S., Babaoğlu, M. (2007). Basit Tekrarlı Diziler Arası Polimorfizm (BTDAP=ISSR) tekniği ile yerli lüpen genotiplerinde (Lupinus albus L.) genetik varyasyonun belirlenmesi. Bitkisel Araştırma Dergisi, 2, 1-5. Halliwell, B. ve Gutteridge, J. M. (2015). Free radicals in biology and medicine. Oxford University Press, USA. Hodgson, J., Lee, Y. (2008). Potential for benefit of lupin on obesity and cardiovascular disease risk in humans. International Lupin Association. IN J. A. Palta and J. B. Berger (eds). 2008 ‘Lupins for Health and Wealth’ Proceedings of the 12th International Lupin Conference, 14-18 Sept. 2008, Fremantle, Western Australia. International Lupin Association, Canterbury, New Zealand. ISBN 0-86476-153-8. İlhan, O., Şekir, U. (2016). Sporcuların protein tüketimi nasıl olmalı? Türkiye Klinikleri J Sports Med-Special Topics. 2016;2(3):8-15. Karagüzel, O., Baktır, I., Çakmakçı, S., Ortaçeşme, V., Aydınoğlu, B., Atik, M. (2001). Gün uzunluğu ekim tarihleri ve paclobutrazolun gazipaşa yöresi doğal acıbaklalarının (Lupinus varius L.) büyüme ve çiçeklenmelerine etkileri üzerinde araştırmalar. (Sonuç Raporu) TÜBİTAK Proje No. TARP –1814, 65 s. Kayserilioğlu, R. (1990). Konya yöresinde lüpen (Acıbakla-Termiye) üretimi. TC Bayındırlık ve İskan Müdürlüğü, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü, IV. Bölge Müdürlüğü, Etüd ve Plan şubesi Notları, Konya, 1-13. Khan, M. K., Kampanit, W., Nasar-Abbas, S. M., Huma, Z. e., Jayasena, V. (2015). Phytochemical composition and bioactivities of lupin: a Review. Int J Food Sci Technol, 50: 2004-2012. Kirecci, O. A., Erman, F., Ozsahin, A. D., Erman, O., Kaya, T., Yilmaz, O. (2018). Influences of Physalis peruviana L. and Lupinus albus L. fruits extracts on the levels of some biochemical parameters in brain and muscle tissues of Type II diabetic rats. Progress in Nutrition, 20 (2), 279-289. Leeson, S., Summers, J. D. (1997). Ingredient evaluation and diet formulation. In: Commercial Poultry Nutrition (2nd ed.). Eds. Leeson, S. and Summers, J. D. University Books, Guelph, Canada. pp. 40. Mane, S. P., Johnson, S. K., Duranti, M., Pareek, V. K., Utikar, R. P. (2018). Lupin seed gamma-conglutin: Extraction and purification methods - A Review. Trends in Food Science & Technology, 73, 1-11. Mülayim, M., Acar, R. (2008). Konya’nın yöresel değeri ak acıbakla (Lüpen= L. albus) bitkisi ve kullanımı. Konya Ticaret Borsası Dergisi, 11(30): 44-49. Okuyucu, B. R., Okuyucu, F. (2008). Kimi lüpen türlerinin (Lupinus L. species) içerik maddeleri, yem değeri ve hayvan beslemede kullanılma olanakları. Hayvansal Üretim 49(2): 60-67. Okuyucu, F., Kır, B., Akdemir, H., Baygın, M. Okuyucu, B. R. (2004). Ödemiş koşullarında bazı ak acı (Lupinus albus L.), sarı tatlı (Lupinus luteus L.) ve mavi tatlı (Lupinus angustifolius L.) lüpen çeşitlerinin verim ve yem içerikleri üzerine bir araştırma. Ege Üniv., Ziraat Fak. Dergisi, 41 (3):89-98. Orak, A. T. (1994). Farklı sıra arası mesafelerinin acıbakla (Lupinus sp.) ekotiplerinin bazı verim ve verim unsurlarına etkisi. Tekirdağ Üniversitesi, Ziraat Fakültesi Yayınları, 216, Araştırma Yayın No: 83, Tekirdağ. Özcan, M. M., Çoban, D. İ. (2018). Production of Lupine (Lupinus albus L.) added chips production and determination of quality of final product. International Conference on Raw Materials To Processed Foods, Antalya, Turkey, 194.
      Parsons, J. M., Davis, T. D. (1993). Abbott pink bluebonnet (Lupinus texensis Hook). Hortscience, 28 (1), 65- 66. Parsons, J. M., Davis, T. D., George, S. W., Mackay, W. A. (1994). Barbara bush bluebonnet (Lupinus texensis Hook). Hortscience, 29 (10), 1202-1202. Prusinski, J. (2017). White lupin (Lupinus albus L.) nutritional and health values in human nutrition a Review. Czech Journal of Food Sciences, 35 (2), 95-105. Rojas-Hijazo, B., Garcés, M. M., Caballero, M. L., Alloza, P., Moneo, I. (2006). Unsuspected lupin allergens hidden in food. International Archives of Allergy and Immunology,141(1), 47-50. Sandoval-Muniz, R. D., Vargas-Guerrero, B., Guzman, T. J., Garcia-Lopez, P. M., Martinez-Ayala, A. L., Dominguez-Rosales, J. A., Gurrola-Diaz, C. M. (2018). Lupin gamma conglutin protein: Effect on Slc2a2, Gck and Pdx-1 gene expression and GLUT2 levels in diabetic rats. Revista Brasileira De FarmacognosiaBrazilian Journal of Pharmacognosy, 28 (6), 716-723. Schuster-Gajzágó, I. (2004). Lupin and chickpea, encyclopedia of food and agricultural sciences, engineering and technology resources (cultivated plants, primarily as food sources, 1. Grains and Cereals. Encyclopedia of Life Support System (EOLSS). Developed Under the Auspices Of the UNESCO, Eolss Publishers, Oxford, Vol. 1. Smith, W. B., Gillis, D., Kette, F. E. (2004). Lupin: A new hidden food allergen. Medical Journal of Australia, 181(4):219-220. Smits, C. H. M., Annison, G. (1996). Non-starch polysaccharides in broiler nutrition towards a physiologically valid approach to their determination. World’s Poult. Sci. J. 52: 203-221. Steenfeldt, S., Gonzalez, E., Bach Knudsent, K. E. (2003). Effects of Inclusion with blue lupins in broiler diets and enzyme supplementation on production performance, Digestibility and dietary AME content. Animal Feed Science and Technology. 110:185-200. Szelenyi- Galantai, M., Jecsai, J., Juhasz, B. (1988). Replacement of extracted soya protein by various sweet lupin species in pig feed. Acta Agronomica Hungarica. 37: 101- 109. Tanur Erkoyuncu, M., Yorgancılar, M., Atalay, E., 2015. Farklı demir dozlarının lüpen bitkisinde fide döneminde fotosentetik verime etkisi. 11. Tarla Bitkileri Kongresi Cilt 1, s: 434-437 7-10 Eylül 2015 Çanakkale. Tapadia, M., Carlessi, R., Johnson, S., Utikar, R., Newsholme, P. (2019). Lupin seed hydrolysate promotes Gprotein-Coupled receptor, intracellular Ca2+ and enhanced Glycolytic Metabolism-Mediated Insulin Secretion from BRIN-BD11 pancreatic beta cells. Molecular and Cellular Endocrinology, 480, 83-96. Tiske İnan, S. S. (2014). Farklı oranlarda lupin, ruşeym ve tofu ilavesinin tavuk sosislerinin depolanma sürecinde bazı fizikokimyasal, duyusal ve tekstürel özelliklerinin belirlenmesi. S. Ü. Fen Bilimleri Enstitüsü, Doktora Tezi, Konya. TÜİK, (2018). Türkiye İstatistik Kurumu. Tüzün, A. E. (2013). Alternatif bir protein kaynağı lüpenin (Lupinus L.) etlik piliçlerin beslenmesinde kullanımı. Hayvansal Üretim 54(1): 50-54. Van der Watt, E., Pretorius, J. (2011). In vitro and In vivo bio-stimulatory properties of a Lupinus albus L. seed suspension. Crop and Pasture Science, 62 (3), 189-197. Yarpuz, D. (2011). Glutensiz ekmek üretimi üzerine araştırmalar. Yüksek Lisans Tezi, Selçuk Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, Konya. Yigit, N. O., Koca, S. B. (2011). The use of enzyme in fish feeds (Balık yemlerinde enzim kullanımı). Turkish. J. Fish. Sci., 5: 205-212. Yıldız, A. Ö., Yazgan, O. (2000). Farklı seviyelerde ak lüpen (Lupinus albus L.) ihtiva eden besi rasyonlarının japon bıldırcınlarında (Coturnix coturnix japonica) besi performansı ve karkas karakterlerine etkisi. International Animal Nutrition Congress, 4-6 Eylül, Syf. 443-448, Isparta. Yıldız, M. (2012). Karabuğday (Fagopyrum esculentum Moench.) ve lüpen (Lupinus albus L) unlarının glutensiz bisküvi üretiminde kullanımı üzerine araştırma.Yüksek Lisans Tezi, Selçuk Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, Konya, 1-113 Yıldız, S. (2011). Rotational and nematicidal effect of lupine (Lupinus albus L.: Leguminosae). African Journal of Biotechnology, 10 (61), 13252-13255. Yorgancılar M., Bilgicli N. (2014). Chemical and nutritional changes in bitter and sweet lupin seeds (Lupinus albus L.) during bulgur production. Journal Food Science Technology, 51(7): 1384-1389.
      Yorgancılar, M. (1996). Doğanhisar’da lüpen ziraati. Selçuk Üniversitesi, Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü Lisans Semineri, Konya. Yorgancılar, M. (2012). Doğanhisar tarımında acı baklanın yeri. (Kara, Z., Dağ, B., Yorgancılar, M.) Başta acıbakla olmak üzere doğanhisar ilçesinde üretilen tarımsal ürünlerin potansiyellerinin tespiti. Mevlana Kalkınma Ajansı, TR52-11- TD01/112 Nolu Proje. Yorgancılar, M. (2013). Lüpen (Lupinus albus) tohum ekstraktının bio-insectisit (biyolojik kökenli böcek ilacı) olarak kullanılması. Patent Belge No:TR201305777B Yorgancılar, M., Atalay, E., Babaoğlu, M. (2009). Acılığı giderilmiş lüpen tohumlarının (Lüpen= Lupinus albus L.) mineral içeriği. Selçuk Tarım ve Gıda Bilimleri Dergisi, 23 (50), 10-15. Yorgancilar, M., Bilgicli, N. (2010). Alternative usage of lupin (Lupinus albus L.) seeds. Journal of Food Agriculture & Environment, 8 (3-4), 167-169. Yorgancılar, M., Bilgiçli, N. (2013). Çölyak hastaları için lüpen bulguru ve üretim yöntemi. Patent Belge No: TR201306436B. Yorgancılar, M., Bilgiçli, N., 2019. Lüpen (Lupinus albus L.) tohumlarından kahve yapımı. Yayınlanmamış araştırma.

      Yorum yap

      Hazırlanıyor...
      X