Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Ashwagandha, Hint Ginsengi, Withania somnifera

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • Ashwagandha, Hint Ginsengi, Withania somnifera

    Ashwagandha nedir?

    Hint Ginsengi olarak da bilinen Ashwagandha, en iyi adaptojenlerden biri olarak birçok hastalığa iyi geliyor.

    Ashwagandha, kadim Ayurveda tıbbında en önemli malzemelerden biri olarak kabul edilen şifalı bir bitkidir. Hint Ginsengi olarak da tanımlanan bitkinin Latince adı Withania somnifera. Domatesin de dahil olduğu Solanaceae ailesine ait. Ashwagandha ismi Hint dilinde ‘at kokulu’ anlamına gelmektedir.

    Ashwagandha bitkisi, çalı formunda büyür, 35-75 cm boylanabilen tüylü bir gövdeye sahiptir. Olgunlaşan minik yuvarlak meyveleri kırmızı ve turuncu renklerdedir. Bitkinin tıbbi olarak kullanılan kısmı ise, uzun yumrulu kökleridir. Sıcak, güneşli ve kuru topraklarda büyüyen Ashwagandha, ülkemizde yetişmemektedir. Daha çok Hindistan, Nepal, Mısır, Kongo, Ürdün ve Afganistan’da yetişen bitki buralardan tüm dünyaya ithal edilmektedir.

    Kadim Hint tıbbı Ayurveda’da yaklaşık 2500 yıldır kullanılan bir bitki olan Ashwagandha, günümüzde Hindistan’da hala doktorlar tarafından önerilmektedir. Ashwagandha bitkisinin faydaları nelerdir?
    • Ashwagandha yüzyıllardır en çok afrodizyak etkisi nedeniyle kullanılmaktadır. Düzenli kullanıldığında kadınlar ve erkekler için cinsel isteği artırıcı özelliği vardır.
    • Sperm sayısını ve sperm kalitesini ve bu sayede doğurganlığı artırır.
    • İyi bir sakinleştiricidir. Depresyon, kaygı ve panik bozukluk gibi durumlarda etkilidir. Sinirleri yatıştırarak kronik uykusuzluk gibi sorunlarla baş edebilmeyi kolaylaştırır.
    • Stres hormonu olan kortizolun salınımını azaltması, aynı zamanda göbek bölgesinde biriken yağ seviyesini de azaltır ve zayıflamaya yardımcı olur.
      Konsantrasyonu artırır.
    • Ashwaganda, iyi bir antienflamatuardır. Vücuttaki iltihap oranının azaltılmasına yardımcı olarak buna bağlı gelişen rahatsızlıkları giderir. Özellikle romatoid artrit tedavisinde etkilidir.
    • İyi bir enerji kaynağıdır. Vücudun esnekliğini ve dayanıklılığını arttırır. Özellikle vücut geliştirenler ve sporcular için iyi bir takviyedir. Kaslardaki oksijen akışını iyileştirerek vücut geliştirmeye yardımcı olur.
    • Anti aging özelliği ile yaşlanma belirtilerinin azaltılmasına yardımcı olur. Saçlara ve cilde parlaklık kazandırır.
    • Beyin için oldukça faydalıdır. Hafıza ve konsantrasyona olumlu etkileri nedeniyle özellikle Hindistan’da yaşlı hastalar üzerinde kullanılmaktadır.
    • Ashwagandha aynı zamanda iyi bir antioksidandır. Vücuttaki toksinlerin atılmasına yardımcı olur ve beyaz kan hücrelerinin sayısını artırır. Vücudu çeşitli enfeksiyonlara ve alerjilere karşı korur.
    • Kan basıncının düzenlenmesine yardımcı olur.
    • Solunum sistemini rahatlatır. Özellikle üst solunum yolları enfeksiyonu ve astım gibi durumlarda oldukça etkilidir.
    • Kemoterapi sırasında karşılaşılan yan etkilerin azaltılmasında yardımcıdır.
    • Osteoartrit ile gelişen kıkırdak hasarına karşı koruma sağlar.
    • Yüksek kan şekerini dengelemeye yardımcı olur ve insülin duyarlılığını artırır.
    • Karaciğer ve pankreas fonksiyonlarını destekler.
    Ashwagandha bitkisinin yan etkileri nelerdir?
    • Ashwagandha’nın bilinen önemli bir yan etkisi yoktur. Ancak yapılan araştırmalar, tiroit hormonlarını uyarabileceği için tiroit rahatsızlığı bulunan kişilerde dikkatli kullanılması gerektiğini ortaya çıkarmıştır.
    • Düzenli olarak kullanılmaya başlandığında hafif uyuşukluğa neden olabilir ancak bu durum genellikle geçicidir.
    • Fazla miktarlarda alındığında karın ağrısı, mide bulantısı ve ishal gibi yan etkilere neden olabilir.
    Ashwagandha bitkisini kimler kullanmamalı?
    • Hamilelikte kullanımı ile ilgili yeterli araştırma bulunmadığından dolayı, bu süreçte kullanmadan önce muhakkak bir uzmana danışılmalıdır.
    • Anti anksiyete ve antidepresan benzeri ilaçlar kullanan kişilerin ashwagandha kullanması önerilmez.



  • #2
    Hint ginsengi faydaları – Ashwagandha tozu nasıl kullanılır?

    Ashwagandha bir diğer adıyla Hint ginsengi bitkisi şifalı bitkilerden biri. Modern bitki uzmanları ashwa¬gandha ekstresini stresle baş etmek ve bağışıklık sistemini güçlendirmek için öneriyor. Peki Hint ginsengi faydaları neler? Ashwagandha tozu nasıl kullanılır?
    İtüzümü ailesine dahil küçük ve odunsu bir bitki olan ashwagandha’nın anavatanı Hindistan, Kuzey Afrika ve Ortadoğu’nun kuru bölgeleridir. Ashwagandha kelimesi Sanskritçe’de "at kokusu" anlamına gelir, bu adın konmasının nedeni bitkinin köklerinin keskin kokusu olabilir. Belki de bitkinin köklerinin bir atın gücünü ve dinçliğini verdiği düşünüldüğünden bu isim konmuştur.

    Ashwagandha geleneksel Hint bitkisel tıbbında 4000 yıldan fazla bir süredir önemli bir rol oynamaktadır. Ayurveda tıbbı uygulayıcıları ve siddha şifacıları ashwagandayı herhangi bir hastalık sırasında ve sonrasında vücudu güçlendirici bir tonik olarak kullanırlardı. Bitkinin bir diğer adı da hint ginsengidir, bu adın koyulmasının nedeni tıpkı Çin’de kullanılan ginseng (Panax ginseng) gibi bir adaptojen olması, bağışıklık sistemini güçlendirmesi ve vücudu strese adapte etmesidir. Canlandırıcı olarak bilinen ginsengin tersine ashwagandha yatıştırıcı etkileriyle bilinir, Latince tür ismindeki somnifera “uyku getiren” anlamına gelir.İtüzümü ailesine dahil küçük ve odunsu bir bitki olan ashwagandha’nın anavatanı Hindistan, Kuzey Afrika ve Ortadoğu’nun kuru bölgeleridir.

    Ashwagandha kelimesi Sanskritçe’de “at kokusu” anlamına gelir, bu adın konmasının nedeni bitkinin köklerinin keskin kokusu olabilir. Belki de bitkinin köklerinin bir atın gücünü ve dinçliğini verdiği düşünüldüğünden bu isim konmuştur. Ashwagandha geleneksel Hint bitkisel tıbbında 4000 yıldan fazla bir süredir önemli bir rol oynamaktadır. Ayurveda tıbbı uygulayıcıları ve siddha şifacıları ashwagandayı herhangi bir hastalık sırasında ve sonrasında vücudu güçlendirici bir tonik olarak kullanırlardı. Bitkinin bir diğer adı da hint ginsengidir, bu adın koyulmasının nedeni tıpkı Çin’de kullanılan ginseng (Panax ginseng) gibi bir adaptojen olması, bağışıklık sistemini güçlendirmesi ve vücudu strese adapte etmesidir. Canlandırıcı olarak bilinen ginsengin tersine ashwagandha yatıştırıcı etkileriyle bilinir, Latince tür ismindeki somnifera “uyku getiren” anlamına gelir.

    Ashwagandha (Hint ginsengi) Faydaları

    Ashwagandha Hint geleneksel tıbbında en çok kullanılan bitkilerden biridir. Bitkisel tıp uygulayıcıları ashwagandhayı genellikle diğer bitkilerle karıştırır, çünkü diğer bitkilerle birlikte kullanıldığında sinerjik bir etki yarattığına inanılır. Yüzyıllardır insanlar ashwagandhayı sinirleri yatıştıran, uykusuzluğa karşı mücadele eden, idrar söktürücü ve iltihap giderici etkileri olan, aynı zamanda enerji, dayanıklılık veren ve ömrü uzatan bir bitki olarak kullanmaktadır. Yaşlılara verilen bir tonik olarak Hindistan’da yaygın bir ev ilacıdır. Kök ve meyvelerden yapılan ilaçlar bunama için kullanılır. Ashwagandha solunum rahatsızlıkları, tümör ve yüksek tansiyon tedavisi için kullanılır. Ayrıca afrodizyak etkisi olduğu düşüncesiyle uzun zamandır kullanılmaktadır.

    Modern bitki uzmanları ashwagandha ekstresini stresle baş etmek ve bağışıklık sistemini güçlendirmek için önermektedir. Bu bitkiden yapılan bazı ilaçlar anksiyete, uykusuzluk ve hatta depresyon tedavisinde reçeteli ilaçlara denk bir etki göstermektedir. Anti-iltihap etkisi kanıtlanmış olan ashwagandha ağrı kesici olarak, özellikle artrit ve romatizma ağrılarında, kullanılmakta ve osteoartiritle ilgili kıkırdak sorunlarına karşı koruma sağlayabilmektedir. Ayrıca kognitif bozukluklar ve Parkinson hastalığı için de alınır.

    Tedavi Amaçlı Kullanımı
    Yenileyici tonik
    İltihap giderici
    Anti-anksiyete

    Bitkinlik tedavisinden anksiyete ve deri rahatsızlıklarına kadar birçok sorun için kullanılan bir bitki şüphe çeker. Ancak modern bilim ashwagandha kökündeki belirli bileşenlerin antioksidan, iltihap giderici, bağışıklık sistemini güçlendirici, sinirleri koruyucu ve anti-stres özellikler gösterdiğini onaylamıştır. Batı’da ashwagandha gibi adaptojenler üzerine sınırlı sayıda araştırma vardır. Ashwagandha, Ayurveda tıbbında her zaman diğer bitkilerle harmanlanarak kullanılmıştır ve çalışmaların çoğu da geleneksel olarak kullanılan formüller üzerine yoğunlaşmıştır.

    Ashwagandha tarih boyunca artrit tedavisinde kullanılmıştır ve anti-artrit özelliklere sahip olduğu da gözlemlenmiştir. Randomize edilmiş 90 diz osteoartriti hastası üzerinde yapılan bir araştırmada ashwagandha, boswellia, zencefil ve zerdeçal içeren bir ekstrenin hastaların acısını dindirme ve işlevleri düzeltmede plaseboya göre daha üstün olduğu görülmüştür. Aynı karışımın romatizmal eklem iltihabı olan hastalarda eklem şişliğini azalttığı görülmüştür. Modern araştırmalar bu bitkinin demir bakımından zengin olduğunu ve kansızlığa iyi geldiğini göstermiştir. 58 çocukla yapılan randomize edilmiş bir çalışmada 60 gün boyunca çocuklara günde 2 gram ashwagandha ya da plasebo verilmiştir. Ashwagandha verilen çocukların kanındaki hemoglobin ve serum albumin miktarının arttığı ve hiç yan etki olmadığı gözlemlenmiştir.

    101 çocukla yapılan benzer bir deneyde 12 ay boyunca çocuk-lara günde 3 gram ashwagandha ya da plasebo verilmiştir. Bitkiyi tüketenlerin hemoglobin ve alyuvar sayılarında artış olmuş, libido ve cinsel performansta da artış gözlemlenmiştir. Tercümesi zor olsa da bu çalışmalar ashwagandhanın kansızlık için kullanışlı bir tonik olduğunu göstermektedir. Kanser tedavisi için ashwagandhaya olan ilgi artmaktadır. Daha önce yapılan çalışmalar bu bitkinin radyasyon tedavisi ve kemoterapinin etkisini arttırdığını ve yan etkileri azalttığını göstermişti. Hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalar ashwagandhanın tümörlerin büyümesini engellediğini ve yaşam süresini uzattığını göstermiştir. Fareler üzerinde yapılan çalışmalar ashwagandhanın kemoterapi ilacı paclitaxel’in bağışıklığı güçlendirici etkisini yükselttiğini göstermiştir. İnsanlar üzerinde daha fazla klinik deney yapılması gerekmektedir.

    Kullanım Şekli

    ÇAY: 1 çay kaşığı toz haline getirilmiş kökü 1 bardak suda 10 dakika kaynatıp süzün. Günde 3 defa 1/3 bardak için.

    KAPSÜLLER: Günde 1 ya da 6 gram kurutulmuş kök alın, dozu 1 ya da 3 parçaya bölün. EKSTRE: % 2,5 anolid içeren standardize edilmiş ekstre alın, günde 2-3 defa 500 mg olmak üzere tüketin.

    TENTÜR: Günde 3 defa 2-4 ml alın.

    Uyarılar: Ashwagandha güvenlidir ve bazen yatıştırma, mide bulantısı ve ishale sebep olsa da vücut tarafından genellikle iyi tolere edilir. Tiroid hormonu aktivitesini arttırdığına yönelik kanıtlar vardır ve tiroid tedavisi görenlerin dikkatli kullanması gerekir. Rahmi uyardığından ashwagandha hamilelikte kullanılmamalıdır. Olası etkileşimlere karşı yatıştırıcı ilaçlarla birlikte kullanmayın.

    ASHWAGANDA TOZU NASIL KULLANILIR?

    1-2 çay kaşığı ashwagandha tozunu 2 bardak süte koyup 15 dakika kaynatın. 1 yemek kaşığı şeker ve 1/8 çay kaşığı kakule ekleyip iyice karıştırın. Ateşten alın. Günde 1 ya da 2 defa canlandırıcı bir içecek olarak için. HİNT GİNSENGİ (ASHWAGANDA)Withania somnifera

    Yorum yap


    • #3
      Diğer İsimleri :
      kış kirazı
      Ashwagandha

      Latince Adı : Withania Somnifera
      Familya : Solanaceae

      Genel Bilgiler

      Ashwagandha, latince Withania SOMNIFERA, Fitoterapistler Hint ginsengi olarak adlandırdığı, Ayurveda yani eski Hint Tıbbının kabul ettiği şifalı bitkidir. Biyoloji sınıflandırılmasında Domates gibi Solanaceae ailesinin üyesidir. Ashwagandha, Sanskritçede ?at kokusu? (ashwa-at, Gandha-koku), muhtemelen atın terli kokusuna benzer bir kokusu olduğundan bu adı almıştır. Latince adı SOMNIFERA türündeki ?uyku indükleyici? anlamına gelir.

      Ashwagandha Bitkisi, yıldız deseni gibi büyüyen, çalı gibi kısa boylu kök gövde ve oval yapraklardan oluşan bir bitkidir. Ortalama 35-75 cm büyüyen tüylü bir gövdesi vardır. Olgun meyveleri turuncu-kırmızı, çiçekli hali yeşildir. Bitkinin tıbbi amaçlar için kullanılan uzun kahverengi yumrulu kökler vardır.

      Ashwagandha sıcak, güneşli, kuru kumlu topraklarda büyür ve çok fazla sulu ortamları sevmez.

      Ashwagandha, özellikle stres ve sakinleştirici bir tonik olarak kullanılan bir adaptogen olarak kabul edilir. Bir adaptogen olduğu için, aynı zamanda tüm vücut üzerinde genel bir yenileme yada tazeleme etkiye sahiptir.

      Ashwagandha Şifa Bitkisi yetişdiği yerler,Hindistanın alt topikal bölgeleri Pencap, Madya Pradeş, Gujarat ve Rajasthan Ayrıca Nepal , Güney Afrika, Kongo, Mısır, Fas, Ürdün ve Afganistan?da yoğun bir şekilde bulunur.

      Ashwagandha Şifa Bitkisi, 2500 yıldır canlandırıcı olarak kullanılmaktadır. Yenileyici güçlendirici dengeleyici ve sinir sistemi rahatlayıcısıdır. Sinir Sistemi aşırı yorgunluğunda ve unutkanlıkta yararlıdır. Cinsel açıdan bir uyarıcıdır.

      Ashwagandha, egzotik Hint bitkisi, depresyon ve anksiyete tedavisinde kullanılan güçlü ilaçlarla kıyaslanabilir olağanüstü stres giderici özellikleri vardır. Sinir sistemi üzerindeki mükemmel bir koruyucu etkilerine ek olarak, ashwagandha, Alzheimer ve Parkinson hastalığı gibi dejeneratif çeşitli için gelecek vaat eden bir tedavi seçeneği olabilir. Ashwagandha yaşlanma ve çeşitli hastalık durumlarında suçlanmıştır. Fakat serbest radikalleri yok eden güçlü antioksidan özelliklere sahiptir. Araştırmalara göre yüzyılların bitkisi hakkında ortaya çıkan kanıtlar yanı sıra,ashwagandha anti-kanserojen faydaları da düşündürmektedir.

      ?Stres, çevresel toksinler ve kötü beslenme ile oluşur, tüm sinir sistemi üzerinde zararlı bir etkisi vardır.?

      Ashwagandha Bilimsel çalışmalarda Kullanıcılarının stres atmasında yeterli etkiye sahip olup, aynı zamanda modern yaşam zararlı etkilerine karşı beyin hücreleri korumak için destekliyoruz.

      Örneğin, anksiyete ve depresyon durumlarında ana sinirsel modellerinde, Ashwagandha?nın bazı sakinleştirici ve antidepresan ilaçlar kadar etkili olduğu kanıtlanmıştır. Özellikle beş gün boyunca ashwagandha oral reçeteli antidepresan ilaç imipramin (Tofranil ®) benzer anti-anksiyete ilaç lorazepam (Ativan ®) ve antidepresan etkisi ile elde edilenlere benzer anksiyete giderici etkileri gösterdi. ( Aynı anda kullanılmadığını özellikle belirtelim!)

      Geçtiğimiz beş yıl içinde Ashwagandha ile ilgili önemli bir çalışma, Toyama Medikal ve Japonyada İlaç Üniversitesi Doğal Tıp Enstitüsü tarafından gerçekleşti. Amaç Ashwagandha?nın beyin üzerindeki faydalarıydı. Enstitünün bilim adamları, insan beyninin ana modellerinde akson ve dendrit olarak adlandırılan sinir hücre bileşenlerinin rejenerasyon oluşumu yollarını arıyorlardı. Bu önemli araştırma bir gün fiziksel travmaya bağlı beyin hasarı oluşan olanların yanı sıra, demans yani bunama ve Alzheimer gibi hastalıklarda sinir hücresi ağlarının yıkımına bağlı bilişsel gerilemede olumlu iyileşmeler gözlemlendi.

      Ashwagandha Bitkisi en güzel özelliği ise stresin yarattığı şişkinlik yani yağlanmanın sebebi olan kortizol hormonun düzenlenmesini sağlamak. Araştırmacılar stres hormonu kortizolün yüksek seviyeleri de dahil olmak üzere stresin olumsuz etkileri üzerinde Ashwagandha bitkisinin standardize ekstresi etkilerini inceledi. Stresin olumsuz etkileri çoğu kortizol seviyeleri yükseltir ile ilişkili olduğu düşünülmektedir. Sonuçlar etkileyici idi. Katılımcılardaki subjektif enerji artışı, yorgunluk azalımı, daha iyi uyku alımları en belirgin özellikti. Katılımcıların % 26 kadar kortizol düzeyinde azalma, açlık kan şekeri düzeyleri bir düşüş ve gelişmiş lipid profili dahil olmak üzere birçok ölçülebilir gelişmeler gösterdi. Bu çalışma ile Ashwagandha bitkisi, psikolojik problemlerin aslında ciddi bir sağlık problemi olduğunu hatırlattı.

      Tıbbi Kullanımı
      Ashwagandha Faydaları Nelerdir?


      - Ashwagandha içindeki kimyasal bileşenler Ginsenge oldukça benzer.Fakat kıyaslandığında stres giderici yeteneklerini üstünlüğünü göstermiştir.
      - Ashwagandha Antienflamatuar maddeler gibi şişlik ve kan temini düzeltilmesine yardımcı olur. Ashwagandha anti-enflamatuar etkiye sahiptir ve genellikle romatoid artrit tedavisi için alınır. Hidrokortizon benzer olan bu bitki, doğal bir steroid. Kullanıcı ağrı gidericide aspirin kadar etkilidir.
      - Bir aylık çalışmada Ashwagandha, Boswellia serrata, Tumeric ve çinko kombinasyonu osteoartrit olan 42 hastaya verildi. Çalışmanın sonunda, sakatlık ve ağrı şiddetinde önemli bir azalma vardı. (Kaynak: Kulkarni RR, et al, J Ethnopharmacol (1991) 33 (1-2) :91-5.)
      - Ashwagandha sakinleştirici özelliği Sinirsel bozuklar tedavisinde yardımcı olabilir. Adoptojendir. Ashwagandha almak, daha iyi daha dinlendirici bir uyku teşvik, zihin sakin olabilir. Sinirleri yatıştırıcı ve fiziksel ve duygusal stresle baş ederek kişinin yeteneğini geliştirir.
      - Ashwagandha Vücut geliştirenler ve sporcular için iyi bir enerji kaynağıdır. Egzersiz sırasında güç ve dayanıklılık artırmaya yardımcı, kaslarda hücrelere daha iyi oksijen akışını teşvik edebilirsiniz. Bu sporcunun normalde mümkün olandan daha fazla yağsız kas kazanmasını sağlayabilir. Aynı zamanda stres hormonlarının etkisini azaltmak ve laktik asit birikmesi azaltabilir.
      - Ashwagandha bitkisi gençleştirici özelliği ile Anti Aging özelliği vardır.
      - Ashwagandha iyileşmeyen yaralar ve yaralanmalarda büyük etkileri vardır. İyileştirici olabilir.
      - Ashwagandha örneğin IT elemanları gibi beyin gücü çalışmalarında, daha iyi fonksiyon ve çalışmak için daha fazla yetenek için beyne besin sağlayarak yardımcı olur.
      - Ashwagandha Zihinsel yeteneğini geliştirir, istinat gücü kazanmada yardımcı olur ve zihinsel konsantrasyonu artırır. Hindistanda, Ashwaganda genellikle bu tür hafıza kaybı gibi serebral hastalıkların tedavisi için yaşlı hastalar için tavsiye edilmektedir. Bazı araştırmalar bu bitkinin kısmen beyne yararı açıklayan, asetilkolin reseptör aktivitesini artırabilirliği düşünülmüştür.
      - Ashwagandha Antioksidandır.Vücutta herhangi bir yabancı işgalinde beyaz kan hücrelerinin sayısını artırır ve çeşitli enfeksiyonlara ve alerjiye karşı antijenleri üretmek için vücut hazırlar. Ashwaganda gibi katalaz, glutatyon ve süperoksit dismutaz gibi antioksidan bakımından zengindir.Bunların hepsi güçlü serbest radikal savaşçılarını ve hücreleri oksidasyona karşı korunmasına yardımcı olur. Bu antioksidanlar anti-aging için bu bitkinin geniş kullanımını açıklayabilir.
      - Ashwagandha Düzenli kullanımında kan basıncını kontrol eder ve düzenler, kalp atışı gibi aynı zamanda kalp ve akciğerler için bir tonik olarak kabul edilmiştir.
      - Ashwagandha çok güçlü bir afrodizyaktır. Cinsel güç ve uzun süreli dayanıklılık artırmada yardımcı olur. Ayrıca sperm sayısı ve sperm kalitesi artırmaya yardımcı olur. Yaşlanma sürecindeki 100'ün üzerinde erkeklerde yapılan aashwagandhalı bir klinik çalışması, erkeklerin% 71.4 cinsel performansı kendi kapasitesinde iyileşme bildirilmiştir. Bu tepkiler bir afrodizyak olarak bitkinin geleneksel kullanımını destekler görünmektedir.
      - Ashwagandha üst solunum yolu enfeksiyonu ve astım koşullarında etkilidir.
      - Ashwagandha kemoterapiye bağlı nötropeni önlemeye yardımcı olabilir ama kanserli hastalarda incelenmemiştir.

      Ashwagandha ve Osteoartrit

      2008'de yapılan çalışmada, bilim adamları, insan kıkırdak üzerine ashwagandha etkilerini test etmiş ve bitki enflamasyon ve osteoartrit ile ilişkili kıkırdak hasarına karşı korunmasına yardımcı olabileceği belirlendi.

      Ashwagandha ve Anksiyete

      2000 yılında yayınlanan bir hayvan tabanlı araştırma, ashwagandha lorazepam (anksiyete bozukluklarının tedavisinde kullanılan bir ilaç) benzer bir anti-anksiyete etkisi olduğu bulundu. Bu bitki aynı zamanda depresyon etkilerini azaltır.

      Anksiyete için Kanada da bir grup bilim adamının yaptığı bir araştırmada, 6 haftadan uzun süre şiddetli anksiyete yaşayan kişiler üzerinde yapılan araştırmada denekler iki gruba bölünerek bir gruba gizlice plasebo ile beraber standart psikoterapik müdahale diğerine ise ashwaganda ve naturapatik tedavi uygulanıyor. Katılımcıların % 93 sekiz hafta ve üzeri deneyde devamlılık gösteriyor. Nihai BAI (Beck Anxiety Inventory) neticelerine göre doğal tedavi uygulan grupda azalma % 56.5, diğer grupta ise %30.5. Ayrıca rapor sonucuna göre gruplar arasında belirgin farklar var ve belirgin olarak zihin sağlığı, konsentrasyon, sosyal fonksiyonlar, dayanma gücü, sosyal fonksiyonlar ve genel olarak hayat kalitesinin artmasında doğal tedavi gören grup daha büyük klinik fayda gördü.

      Teksas Üniversitesi'ndeki araştırmacılar Ashwaganda özleri besin GABA gibi beyin üzerine benzer etkiye sahip olduğunu buldu. Bu kaygıyı azalttığı için iyi bir neden bu olabilir.

      Ashwagandha ve Tip 2 Diyabet

      Ashwagandha 2008 yılında yayımlanan ön, hayvan tabanlı araştırmaya göre, yüksek kan şekeri normale ve insülin duyarlılığını artırmaya yardımcı olabilir.

      Ashwagandha ve Kanser

      2003 yılında yapılan çalışmada, insan tümör hücre hatları üzerinde testler ashwagandha akciğer, meme büyümesini yavaşlatır ve kolon kanseri hücrelerinin ortaya koymaktadır.
      2007 yılında yayınlanan başka bir araştırma, insan hücreleri üzerine yapılan çalışmada ashwagandha bitkisi normal hücrelere zarar vermeden tümör büyümesini inhibe edebileceğini göstermektedir.

      Ashwagandhanın Kadınlar üzerindeki Faydaları

      Ashwagandha Kadınlar üzerinde sadece dört hafta içinde % 90 oranında anksiyete, sinirlilik ve Sinirlilik problemlerini azaltmıştır. Maine İsveç Bitkisel Enstitüsü, Ashwagandha aynı zamanda enerji seviyesini iki katına çıkaracak testler gerçekleştirdi.

      Ashwagandha bileşiklerin sinir sistemini yatıştırır ve böbreküstü bezleri üretim yaparken enerji verir. Benzer çalışmalar Sewell, New Jersey Sağlık Enstitüsü'nde yapılmıştır. Ashwagandha ayrıca kadınlarda göbek yağına sebep olan, stres hormonu kortizol seviyelerini kontrol etmek için yardımcı olmasıdır. Bu tam olarak ne anlama geliyor? Basitçe, daha az kortizol az karın yağ anlamına gelebilir. Düzenli alınan Ashwagandha her gün alınması gerekir ve faydalarını görmeye başlamadan önce genellikle iki ay kadar beklenmelidir.

      Ashwagandha ve Alzheimer Hastalığı

      Hindistan'da Paul Flechsig Beyin Araştırmaları Enstitüsü ve Leipzig Üniversitesi, Ashwagandha'nın beyinde asetilkolin reseptör aktivitesini artırır ve kısmen insanlarda etkilerini artırarak kendi algı ve bellek yollarını açtığını keşfetti. Ashwagandha içindeki flavonoidler ve withanolide sınıfın etken maddelerine değinildi.

      Ayrıca Ashwagandha diğer beyin sinir ve sinapsların kaybının önlenmesi yaşlanmanın beyin hasarlı nöronal devrelerin (beyin yolları) tamirinde önemli bir rol oynayabilir. Diğer araştırmacılar da Ashwagandha insan sinir hücrelerin içinde akson ve dendritler büyümesini uyardığını keşfetmişlerdir.

      Ashwagandha sadece beyin hasarı önlemede değil aynı zamanda hasarın tamir edilemez durumlarında etken maddesi sayesinde Withanolide-A ile olan yeniden nöronal ağları inşa etmek mümkün olmadığı hallerde, nörodejeneratif hastalıkların terapötik tedavisinde önemli bir adaydır.

      Ashwagandha ayrıca sakinleştirici ve bir ruh hali arttırıcı ve aynı zamanda Alzheimer hastalığı veya demans gibi benzer sorunlarda, uyku ve davranış iyileştirilmesinde önemli bir rol oynayabilir.

      Ashwagandha ve Salgıların Üretimi

      Ashwagandha tiroid, karaciğer ve pankreas işlevi de destekler. 20 gün için bir günlük bazda yürütülen sonra, fareler BOH T3 ve T4 tiroid hormonlarının bir artış yaşanmıştır. Aynı çalışmada, Ashwagandha da karaciğerde serbest radikal aktivitesi azalmıştır.Bir başka çalışmada, Ashwagandha ve diğer otlar (Tinospora cordifolia, Eclipta alba, Ocimum kutsal, Picrorrhiza kurroa ve shilajit) bir arada 28 gün boyunca günde bir kez uygulanan Diyabetik sıçanlarda kan şekeri düzeyleri azalmış ve onların pankreas taki serbest radikal aktivitesi azalmıştır. Kan şekerinin azalması insülin üreten hücreleri korur, pankreas serbest radikal süpürücü aktivitesi çok önemli bir gelişmedir. Bu etkinlik vücut için çok önemlidir. (Kaynak:Panda S, Kar A, J Pharm Pharmacol (1998))

      Ashwagandha ve Bağışıklık fonksiyonu

      Kanser tedavisinde potansiyelinin yanı sıra, araştırma Ashwagandha bağışıklık fonksiyonunu artırma yeteneğine sahip olduğunu göstermiştir. Ashwagandha bir günlük doz verildiğinde farelerin bir patojene karşı bir artış fagositoz ve hücre içi makrofaj aktivitesi deneyimli bir çalışmada gösterilmiştir. Fareler üzerinde başka bir çalışmada, Ashwagandha'nın bilinen bir kanserojen ile ilgili olarak makrofajların tümör önleyici yeteneği iyileştirmesini göstermiştir.

      Ashwagandha, immünsupresif ilaçlar ile tedavi edilen farelerde kullanılarak miyelosupresyonu engelledi, ve bağışıklık sistemini uyarıcı etkinlik sağlamanın yanı sıra, hemoglobin miktarı, kırmızı kan hücre sayısı, beyaz kan hücresi sayımı, trombosit sayımı ve vücut ağırlığında önemli bir artış sağlamıştır. (Kaynak: Dhuley JN, Immunopharmacol Immunotoxicol (1998), Dhuley JN, J Ethnopharmacol (1997), Ziauddin M, J Ethnopharmacol (1996) )

      Ashwagandha ve Meme & Kolon Kanseri

      Ashwagandha en belgelenmiş nöroprotektif etkileri yanı sıra, heyecan verici bir son kanıt da kanser hücreleri durdurmak için potansiyele sahip olduğunu göstermektedir. Örneğin, son zamanlarda ashwagandha özü insan göğüs, akciğer ve laboratuar kolon kanseri hücre hattı büyümesini inhibe ettiğini göstermiştir. Bu inhibisyon yaygın kanser kemoterapi ilaç doksorubisin (CAELYX ®, Myocet ®) ile elde karşılaştırılabilir düzeyde olduğunu göstermiştir.

      Aslında, araştırmacılar Etken maddesi withaferin A, inhibe meme ve kolon kanseri hücre büyümesi doksorubisin daha etkili olduğu bildirilmiştir. (Kaynak :Jayaprakasam B, Zhang Y, Seeram NP, Nair MG. Withania SOMNIFERA gelen withanolides insan tümör hücre çizgilerinin büyüme inhibisyonu bırakır. Life Sci. Kasım 2003 )

      Ashwagandha Nasıl Kullanılır?

      Ashwagandha kullanımı, Vücut ağırlığının her bir kg'ı başına 100 mg'a kadar tamamen güvenli bir tek dozda alınabilir. Yani günde 21 gr tüketimi olabilir. Terapötik yani terapi amaçlı doz günde 10 gram altında olduğunu unutmayalım.

      Fazla doz kullanımında Birinci etki, mide-bağırsak yolu üzerindedir.Ham tozu sindirimi biraz zor olduğundan, ishal ve bulantı olabiliyor. Bir deneyde yüzde 25 fazla verilen farelerde Karaciğer, akciğer, damar tıkanıklığı ve inflamasyon ve böbreklerde tübüler tıkanıklığı gibi organları üzerindeki mikroskobik lezyonlar olmuştur. Hala bile oldukça büyük dozaj üzerine insan ve hayvanlarda tamamen güvenlidir.

      Ashwagandha kurutularak saklanabilir. Toz gibi ısıtılan süt veya çay gibi sıcak bir içecek içine karışabilir. Ayrıca kapsüller içine konabilir.

      Ashwagandha çay olarak içilebilir. 300-700 gram bitki kökü, yaprak ve meyvesi 250 ml soğuk suya konup kaynatılır, soğutulup süzülür ve günde üç fincan içilebilir.

      Ashwagandha Bitkisinin Yan Etkileri ve Zararları

      Ashwagandha ile ilgili yapılan 2 klinik deneyde, bitkiyi kullanan ve Plasebo alan kişilerde pek farklılık gözükmemiş. Ancak tiroid uyarımı yapıp ve bazı kişilerde tirotoksikoz yol açabileceğini bir rapor oluşmuştur. Ashwagandha bilinen herhangi bir yan etkiler olmadan bu avantajları başarır. Unutmayın: Bu bitki testlere 2500 yılı aşkın uğramıştır.

      Ashwagandha ilk kullanıma başlayan kişilerde hafif uyuşukluk şikayetleri vardır. Ama geçicidir.

      Ashwagandha bitkisi, büyük dozaj alımında karın, mide bulantısı, kusma ve ishale neden olabilir. Ham toz sindirimi özellikle zayıf sindirime sahip olan kişilerde karın ve gaz bazı ağırlık neden olabilir.

      Ashwagandha Bitkisini Kimler Kullanamaz

      Ashwagandha genellikle güvenli kabul edilir. Çok büyük dozlarda alındığında, düşük olmasına neden olabilir. Bu nedenle, hamile kadınların Ashwagandha kullanımı problem değildir, ama doz unutulduğunda sıkıntı olmaması için kullanmaması en iyi çözümdür.

      Ashwagandha Anti-anksiyete, Anti Depresan ilaçları kullanan kişilerde kullanılmaması gerekir.

      Ashwagandha barbitüratlar (merkezi sinir sistemi baskılayan bir ilaç grubu) ile kullanılmamalıdır.


      Yorum yap


      • #4
        Ashwagandha'nın 12 Kanıtlanmış Sağlık Faydaları

        Bu sayfadaki bir bağlantıdan bir şey satın alırsanız, küçük bir komisyon kazanabiliriz. Bu nasıl çalışır? Ashwagandha, inanılmaz derecede sağlıklı bir şifalı bitkidir. Vücudunuzun stresi yönetmesine yardımcı olabileceği anlamına gelen bir "adaptogen" olarak sınıflandırılır. Ashwagandha ayrıca vücudunuz ve beyniniz için her türlü başka yararları sağlar. Örneğin, kan şekeri seviyelerini düşürebilir, kortizolü azaltabilir, beyin fonksiyonunu artırabilir ve anksiyete ve depresyon semptomlarıyla mücadeleye yardımcı olabilir. İşte ashwagandha'nın bilim tarafından desteklenen 12 faydası.

        1. Bu Eski Bir Şifalı Bitki Ashwagandha, Hindistan'ın doğal şifa prensiplerine dayanan alternatif bir ilaç şekli olan Ayurveda'daki en önemli bitkilerden biridir. Stresi azaltmak, enerji seviyelerini yükseltmek ve konsantrasyonu arttırmak için 3.000 yıldan fazla bir süredir kullanılmaktadır (1 Güvenilir Kaynak). "Ashwagandha", benzersiz kokusunu ve gücünü arttırma yeteneğini ifade eden "atın kokusu" için Sanskritçe'dir. Botanik adı Withania somnifera'dır ve Hint ginsengi ve kışlık vişne gibi başka isimlerle de bilinir. Ashwagandha bitkisi, Hindistan ve Kuzey Afrika’ya özgü sarı çiçekleri olan küçük bir çalıdır. Bitkinin kökünden veya yapraklarından elde edilen özütler veya toz, çeşitli koşulları tedavi etmek için kullanılır. Sağlık yararlarının birçoğu, iltihaplanma ve tümör büyümesiyle mücadele ettiği gösterilen yüksek konsantrasyondaki wittanolitlere bağlanır (1 Güvenilir Kaynak).
        ÖZETAshwagandha, Hint Ayurveda tıbbında öne çıkan bir bitkidir ve sağlık yararları nedeniyle popüler bir ek haline gelmiştir.

        2. Kan Şekeri Düzeylerini Düşürebilir
        Bazı çalışmalarda, ashwagandha'nın kan şekeri seviyesini düşürdüğü gösterilmiştir . Bir test tüpü çalışması, kas hücrelerinde insülin sekresyonunu arttırdığını ve insülin duyarlılığını arttırdığını buldu (2 Güvenilir Kaynak). Ayrıca, birçok insan çalışması hem sağlıklı hem de diyabetli kişilerde kan şekeri seviyesini azaltma yeteneğini doğrulamıştır ( 3 ,4 Güvenilir Kaynak, 5 Güvenilir Kaynak, 6 Güvenilir Kaynak). Ek olarak, şizofreni hastalarında yapılan dört haftalık bir çalışmada, ashwagandha ile tedavi edilenler, açlık kan şekeri seviyelerinde, 13.5 mg / dL'lik aç kan şekeri seviyelerinde, plasebo alanlarda 4.5 mg / dL'lik ortalama bir azalmaya sahipti.5 Güvenilir Kaynak). Dahası, tip 2 diyabetli altı kişiden oluşan küçük bir çalışmada, 30 gün boyunca ashwagandha ile takviye etmek, açlık kan şekeri seviyesini oral diyabet ilacı kadar etkili bir şekilde azaltmıştır (6 Güvenilir Kaynak). ÖZETAshwagandha, insülin sekresyonu ve duyarlılığı üzerindeki etkileri ile kan şekeri seviyesini azaltabilir.

        3. Anti-Kanser Özelliklerine Sahiptir
        Hayvan ve test tüpü çalışmaları, ashwagandha'nın kanser hücrelerinin programlanan ölümü olan apoptozu indüklemeye yardımcı olduğunu bulmuştur (7 Güvenilir Kaynak). Aynı zamanda yeni kanser hücrelerinin büyümesini çeşitli şekillerde engeller (7 Güvenilir Kaynak). İlk olarak, ashwagandha'nın kanser hücrelerinde reaktif oksijen türlerinin (ROS) oluşumunu desteklediğine ve işlevlerini bozduğuna inanılır. İkincisi, kanser hücrelerinin apoptoza daha az dirençli olmasına neden olabilir (8 Güvenilir Kaynak). Hayvan çalışmaları, meme, akciğer, kolon, beyin ve yumurtalık kanseri dahil olmak üzere çeşitli kanser türlerinin tedavisine yardımcı olabileceğini göstermektedir (9 Güvenilir Kaynak, 10 Güvenilir Kaynak, 11 Güvenilir Kaynak, 12 Güvenilir Kaynak, 13 Güvenilir Kaynak). Bir çalışmada, yalnız başına ashwagandha ile tedavi edilen yumurtalık tümörlerine sahip fareler veya bir anti-kanser ilacı ile kombinasyon halinde tümör büyümesinde% 70-80 azalma olmuştur. Tedavi aynı zamanda kanserin diğer organlara yayılmasını da engelledi (13 Güvenilir Kaynak). Bu sonuçları henüz insanlarda doğrulayacak çalışmalar bulunmamasına rağmen, bugüne kadar yapılan araştırmalar cesaret vericidir.
        ÖZETHayvan ve test tüpü çalışmaları, ashwagandha'nın tümör hücrelerinin ölümünü desteklediğini ve çeşitli kanser türlerine karşı etkili olabileceğini göstermiştir.

        4. Kortizol Düzeylerini Düşürebilir
        Kortizol, "stres hormonu" olarak bilinir, çünkü adrenal bezleriniz, strese yanıt olarak ve kan şekeri seviyelerinizin çok düştüğü zaman serbest bırakır. Ne yazık ki, bazı durumlarda kortizol seviyeleri kronik olarak yükselebilir ve bu da yüksek kan şekeri seviyelerine ve karın bölgesinde yağ depolanmasına yol açabilir. Çalışmalar, ashwagandha'nın kortizol seviyelerini azaltmaya yardımcı olabileceğini göstermiştir ( 3 ,14 Güvenilir Kaynak, 15 Güvenilir Kaynak). Kronik stresli erişkinlerde yapılan bir çalışmada, ashwagandha ile takviye edilenler kortizolde kontrol grubuna göre anlamlı olarak daha fazla azalmıştır. En yüksek dozu alanların ortalama% 30 oranında azalması vardı ( 3 ).
        ÖZETAshwagandha takviyeleri, kronik stresli bireylerde kortizol seviyelerinin düşürülmesine yardımcı olabilir.

        5. Stres ve Kaygıyı Azaltmaya Yardımcı Olabilir
        Ashwagandha, stresi azaltma kabiliyetiyle belki de en iyisidir . Araştırmacılar, sinir sistemindeki kimyasal sinyalleşmeyi düzenleyerek sıçanların beyinlerindeki stres yolunu tıkadıklarını bildirdiler (16 Güvenilir Kaynak). Kontrollü bazı insan çalışmaları, stres ve anksiyete bozukluğu olan kişilerde de belirtileri etkili bir şekilde azaltabileceğini göstermiştir.14 Güvenilir Kaynak, 17 Güvenilir Kaynak, 18 Güvenilir Kaynak). Kronik stresli 64 kişiden oluşan 60 günlük bir çalışmada, tamamlayıcı gruptakiler, plasebo grubundaki% 11 ile karşılaştırıldığında, anksiyete ve uykusuzlukta ortalama% 69 oranında bir azalma olduğunu bildirmiştir (14 Güvenilir Kaynak). Başka bir altı haftalık çalışmada, ashwagandha alan kişilerin% 88'i, plasebo alanların% 50'sine kıyasla kaygılarında bir azalma olduğunu bildirmiştir (18 Güvenilir Kaynak).
        ÖZETAshwagandha'nın hem hayvan hem de insan çalışmalarında stresi ve endişeyi azalttığı gösterilmiştir.

        6. Bu depresyon belirtileri azaltabilir
        Her ne kadar tam olarak çalışılmamasına rağmen, birkaç çalışma ashwagandha'nın depresyonun hafifletilmesine yardımcı olabileceğini göstermektedir (14 Güvenilir Kaynak, 18 Güvenilir Kaynak). 64 stresli erişkinte yapılan 60 günlük kontrollü bir çalışmada, günde 600 mg yüksek konsantrasyonlu ashwagandha özütü alan hastalar şiddetli depresyonda% 79 azalma gösterirken, plasebo grubu% 10 artış bildirdi (14 Güvenilir Kaynak). Ancak, bu çalışmadaki katılımcılardan sadece birinin depresyon öyküsü vardı. Bu nedenle, sonuçların uygunluğu belirsizdir.
        ÖZETMevcut sınırlı araştırma ashwagandha'nın depresyonu azaltmaya yardımcı olabileceğini göstermektedir.

        7. Erkeklerde Testosteron Boost ve Verimliliği Artırabilir
        Ashwagandha takviyeleri testosteron düzeyleri ve üreme sağlığı üzerinde güçlü etkileri olabilir (15 Güvenilir Kaynak, 19 Güvenilir Kaynak, 20 Güvenilir Kaynak, 21 Güvenilir Kaynak). 75 infertil erkekte yapılan bir çalışmada, ashwagandha ile tedavi edilen grupta sperm sayısı ve hareket kabiliyeti artmıştır. Dahası, tedavi testosteron seviyelerinde önemli bir artışa yol açtı (21 Güvenilir Kaynak). Araştırmacılar ayrıca, bitkiyi alan grubun kanlarındaki antioksidan seviyelerini arttırdığını da bildirdi. Başka bir çalışmada, stres nedeniyle ashwagandha alan erkekler daha yüksek antioksidan seviyeleri ve daha iyi sperm kalitesi yaşamıştır. Üç aylık tedaviden sonra, erkek eşlerin% 14'ü hamile kalmıştı (15 Güvenilir Kaynak).
        ÖZETAshwagandha, testosteron seviyelerini artırmaya yardımcı olur ve erkeklerde sperm kalitesini ve verimliliğini önemli ölçüde arttırır.

        8. kas kütlesi ve gücünü artırabilir
        Araştırmalar ashwagandha'nın vücut yapısını iyileştirebileceğini ve güçlenebileceğini göstermiştir (4 Güvenilir Kaynak, 20 Güvenilir Kaynak, 22 Güvenilir Kaynak). Ashwagandha için güvenli ve etkili bir dozaj belirleme çalışmasında, günde 750-150 mg pulverize ashwagandha kökü alan sağlıklı erkekler 30 gün sonra kas kuvveti kazanmışlardır (4 Güvenilir Kaynak). Başka bir çalışmada, ashwagandha alanların kas kuvveti ve büyüklüğü bakımından önemli ölçüde daha fazla kazancı oldu. Ayrıca, plasebo grubuna kıyasla, vücut yağ yüzdesindeki düşüşü iki katından fazla arttırmıştır (20 Güvenilir Kaynak).
        ÖZETAshwagandha'nın kas kütlesini arttırdığı, vücut yağını azalttığı ve erkeklerde gücü arttırdığı gösterilmiştir.

        9. Enflamasyonu Azaltabilir
        Bazı hayvan çalışmaları, ashwagandha'nın iltihaplanmayı azaltmaya yardımcı olduğunu göstermiştir (23 Güvenilir Kaynak, 24 Güvenilir Kaynak, 25 Güvenilir Kaynak). İnsanlarda yapılan araştırmalar, enfeksiyonla savaşan ve sağlıklı kalmanıza yardımcı olan immün hücreler olan doğal öldürücü hücrelerin aktivitesini arttırdığını bulmuşlardır (26 Güvenilir Kaynak, 27 Güvenilir Kaynak). Ayrıca C-reaktif protein (CRP) gibi iltihap izlerini azalttığı gösterilmiştir. Bu belirteç artmış kalp hastalığı riski ile bağlantılıdır. Kontrollü bir çalışmada, günlük 250 mg standardize ashwagandha özü alan grup, CRP'de ortalama% 36 ve plasebo grubundaki% 6'lık bir azalmaya sahipti ( 3 ).
        ÖZETAshwagandha'nın doğal öldürücü hücre aktivitesini arttırdığı ve inflamasyon belirteçlerini azalttığı gösterilmiştir.

        10. Kolesterol ve Trigliseridleri Düşürebilir
        Anti-enflamatuar etkilerine ek olarak, ashwagandha, kolesterol ve trigliserit seviyelerini azaltarak kalp sağlığını iyileştirmeye yardımcı olabilir . Hayvan çalışmaları, bu kan yağlarını önemli ölçüde azalttığını buldu. Sıçanlarda yapılan bir çalışmada, toplam kolesterolü% 53'e, trigliseritleri% 45'e kadar düşürdüğü tespit edildi (28 Güvenilir Kaynak). Kontrollü insan çalışmaları daha az çarpıcı sonuçlar bildirmiş olsa da, bu belirteçlerde etkileyici gelişmeler olduğunu gözlemlemişlerdir ( 3 ,4 Güvenilir Kaynak, 5 Güvenilir Kaynak, 6 Güvenilir Kaynak). Kronik stresli erişkinlerde yapılan 60 günlük bir çalışmada, standardize edilmiş ashwagandha ekstraktının en yüksek dozunu alan grup, “kötü” LDL kolesterolünde% 17 ve trigliseritlerde% 11 oranında düşüş yaşamıştır ( 3 ).
        ÖZETAshwagandha, kolesterol ve trigliserit seviyelerini azaltarak kalp hastalığı riskini azaltmaya yardımcı olabilir.

        11. Hafıza Dahil, Beyin Fonksiyonunu Geliştirebilir
        Tüp ve hayvan çalışmaları, ashwagandha'nın yaralanma veya hastalığın neden olduğu hafıza ve beyin fonksiyon sorunlarını azaltabileceğini göstermektedir (29 Güvenilir Kaynak, 30 Güvenilir Kaynak, 31 Güvenilir Kaynak, 32 Güvenilir Kaynak). Araştırma, sinir hücrelerini zararlı serbest radikallerden koruyan antioksidan aktiviteyi desteklediğini göstermiştir. Bir çalışmada, ashwagandha ile tedavi edilen epileptik sıçanların neredeyse tamamen uzamsal hafıza bozulmasının tersine döndüğü görülmüştür. Bu büyük olasılıkla oksidatif stresin azalmasından kaynaklanmıştır (32 Güvenilir Kaynak). Ashwagandha, geleneksel olarak Ayurvedik pratikte belleği arttırmak için kullanılmasına rağmen , bu alanda sadece az miktarda insan araştırması var. Kontrollü bir çalışmada, günlük 500 mg standartlaştırılmış ekstrakte alan sağlıklı erkekler, plasebo alan erkeklerle karşılaştırıldığında, reaksiyon sürelerinde ve görev performanslarında önemli gelişmeler olduğunu bildirmiştir (33 Güvenilir Kaynak). 50 yetişkinin sekiz haftalık başka bir çalışması, günde iki kez 300 mg ashwagandha kökü ekstresi almanın genel hafızayı, görev performansını ve dikkatini önemli ölçüde iyileştirdiğini gösterdi (34 Güvenilir Kaynak).
        ÖZETAshwagandha takviyeleri, beyin fonksiyonunu, hafızayı, reaksiyon sürelerini ve görevleri gerçekleştirme yeteneğini geliştirebilir.

        12. Ashwagandha çoğu insan için güvenli ve yaygın olarak kullanılabilir
        Ashwagandha çoğu insan için güvenli bir ektir. Bununla birlikte, hamile ve emziren kadınlar da dahil olmak üzere bazı bireyler almamalıdır. Otoimmün hastalıkları bulunan kişiler, bir doktor tarafından izin verilmedikçe ashwagandha'dan da kaçınmalıdır. Buna romatoid artrit, lupus, Hashimoto tiroiditi ve tip 1 diyabet gibi hastalıkları da dahildir. Ek olarak, bazı insanlarda tiroid hormon düzeylerini potansiyel olarak artırabileceğinden, ashwagandha alırken tiroid hastalığı için ilaç kullananlar dikkatli olmalıdır. Ayrıca kan şekeri ve kan basıncı seviyelerini azaltabilir, bu nedenle eğer alırsanız ilaç dozlarının ayarlanması gerekebilir. Önerilen ashwagandha dozajı, takviye türüne bağlıdır. Ekstraktlar ham ashwagandha kökü veya yaprak tozundan daha etkilidir. Etiket talimatlarını takip etmeyi unutmayın. Standart kök ekstresi genellikle günde bir veya iki kez 450-500 mg kapsül içine alınır. Birkaç ek üretici tarafından sunulmaktadır ve sağlık gıda mağazaları ve vitamin dükkanları dahil çeşitli perakendecilerden temin edilebilir.

        Yorum yap


        • #5
          Yetişkinlerde Stres ve Kaygıyı Azaltmada Yüksek Yoğunluklu Tam Spektrumlu Bir Ashwagandha Kökü Ekstresinin Güvenlik ve Etkinliğinin Prospektif, Randomize, Çift Kör, Plasebo Kontrollü Bir Çalışması

          K. Chandrasekhar , Jyoti Kapoor ,ve Sridhar Anishetty 1
          Yazar bilgileri Telif Hakkı ve Lisans bilgileri Yasal Uyarı
          Bu makale PMC'deki diğer makalelerden alıntılanmıştır .
          Git: soyut

          Bağlam:

          Stres, düşük performans ve olumsuz klinik koşullara yol açabilecek bir zihinsel veya duygusal baskı veya gerginlik halidir. Adaptojenler stresle mücadelede yardımcı olan bitkilerdir. Ayurveda klasik metinleri, hayvan çalışmaları ve klinik çalışmalar Ashwagandha'yı güvenli ve etkili bir adaptojen olarak tanımlamaktadır . Amaçları:

          Bu çalışmanın amacı, yüksek konsantrasyonlu tam spektrumlu bir Ashwagandha kök ekstresi ekstresinin stres ve kaygıyı azaltmada ve stres altındaki yetişkinlerin genel refahını iyileştirmedeki güvenliğini ve etkinliğini değerlendirmekti . Ayarlar ve Tasarım:

          Tek merkez, prospektif, çift kör, randomize, plasebo kontrollü deneme. Malzemeler ve yöntemler:

          İlgili klinik muayeneler ve laboratuvar testleri yapıldıktan sonra, kronik stres öyküsü olan toplam 64 kişi çalışmaya dahil edildi. Bunlar arasında serum kortizol ölçümü ve standart stres değerlendirme anketlerinde puanlarının değerlendirilmesi yer aldı. Plasebo kontrol grubuna veya çalışma ilacı tedavi grubuna randomize edildi ve 60 günlük bir süre boyunca günde iki kez bir kapsül almaları istendi. Çalışma ilacı tedavi grubunda, her bir kapsül Ashwagandha'nın kökünden 300 mg yüksek konsantrasyonlu tam spektrumlu özüt içerdi.bitki. Tedavi süresi boyunca (15. günde, 30. günde ve 45. günde), tedaviye uyumu kontrol etmek ve olumsuz reaksiyonları not etmek için tüm deneklere bir telefon görüşmesi yapıldı. Nihai güvenlik ve etkinlik değerlendirmeleri 60. günde yapıldı. İstatistiksel analiz:

          t testi, Mann Whitney testi. Sonuçlar:

          Yüksek konsantrasyonlu tam spektrumlu Ashwagandha kökü ekstresi verilen tedavi grubuna , plasebo grubuna göre 60. Gündeki tüm stres değerlendirme ölçeklerinde puanlarda önemli bir azalma ( P <0.0001) gösterildi. Serum kortizol seviyeleri , Ashwagandha grubunda, plasebo grubuna göre önemli ölçüde azaldı ( P = 0.0006) . Yan etkiler doğada hafif ve her iki grupta da karşılaştırılabilirdi. Ciddi advers olay bildirilmedi. Sonuç:

          Bu çalışmanın bulguları, yüksek konsantrasyonlu tam spektrumlu bir Ashwagandha kökü ekstraktının bir bireyin strese karşı direncini güvenli ve etkili bir şekilde geliştirdiğini ve böylece kendi kendini değerlendiren yaşam kalitesini geliştirdiğini ortaya koymaktadır .

          Anahtar Sözcükler: Adaptojen , yüksek konsantrasyonlu tam spektrumlu Ashwagandha kökü ekstresi , stres , Withania somnifera
          Git: GİRİŞ

          Stres, harici fiziksel veya zihinsel aşırı yüklenmeden kaynaklanan bir durumdur. Bir insanın, çevresel taleplere tam ve normal cevap verebilme yeteneğine sahip, sıkıntılı, gergin, endişeli veya daha az yetenekli hissetmesini sağlayabilir. Strese uzun süre maruz kalmak, bir kişinin zihinsel ve fizyolojik durumunu dengesiz hale getirebilir, böylece depresyon, yüksek tansiyon, kalp hastalıkları ve metabolik bozukluklar gibi diğer hastalıklara neden olabilir. Zihinsel ya da duygusal faktörlere dayanan bu koşullar, yaygınlıkta hızla artmakta ve büyük küresel hastalıklar olarak ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle, popülasyonun artan bir kesiminin günümüzde stresin üstesinden gelmek için tıbbi yardım istemesi şaşırtıcı değildir.

          Adaptojenler, bireyin stresle başa çıkma yeteneğini geliştiren bitkilerdir. Stres zamanlarındaki bu otlar, vücudun fizyolojik sürecini normalleştirir ve vücudun değişikliklere uyum sağlamasına yardımcı olur. [ 1 ] Yeni bir adaptojen tanımı, bir organizmanın adapte olma yeteneğini artıran bir metabolik düzenleyici sınıfıdır. çevresel faktörlere ve bu gibi faktörlerden zarar görmemesine dikkat edin. ”İdeal olarak, bir adaptojen: a) stres kaynaklı hasarı azaltmak, b) güvenli olmalı ve uygulama sayısı gerekenden fazla olsa bile faydalı bir etki üretmeli, c) yoksun olmalıdır yoksunluk sendromları ve d) gibi olumsuz etkiler normal vücut fonksiyonlarını gereğinden fazla etkilemez. [ 2 ] Ashwagandha yukarıda listelenen özelliklerin tümüne sahip olan bir adaptojendir.

          Botanik olarak Withania somnifera Dunal olarak bilinen Ashwagandha , Solanaceae ailesinin bir üyesidir. Genellikle Hint Ginseng veya Kış Kiraz olarak bilinir. Ashwagandha kelimesinin kelimenin tam anlamıyla anlamı “at kokusu”. Ot iki nedenden ötürü çok adlandırılmıştır. Bunun bir nedeni, bitkinin taze köklerinin at kokusu yaymasıdır. İkinci sebep, bitki özleri tüketen bir insanın, bir atınkine benzer bir güç ve canlılık geliştirebileceğine dair yaygın bir inanç olduğudur. [ 3 ] Ashwagandhainsan vücudu üzerindeki çok zararlı gençleştirici etkileri nedeniyle “kraliyet bitkisi” olarak anılır. İnsan vücudunun çeşitli sistemlerine etki eden çok amaçlı bir bitkidir: nörolojik sistem, bağışıklık sistemi, enerji üretim sistemi, endokrinal sistem ve üreme sistemi.

          Arkaplan literatürü: En yaygın kullanılan ve en çok çalışılan adaptojen olan Withania somnifera için çok geniş bir literatür mevcuttur . [ 1 ] antibakteriyel, antifungal, antienflamatuar, nöroprotektif, bilişsel güçlendirici ve hematopoetik ajan. Ashwagandha , farmakolojik ve tıbbi açıdan önemli olan wittanolitler, sitoindositler ve diğer alkaloidler gibi çeşitli bileşenleri içerir. Bu kimyasallar hücreleri oksidatif hasar ve hastalıklardan korur. [ 4 - 7] Sitoindoside VII ve sitoindoside VIII, anti-stres aktivitesini belirlemek için yapılan testler, bir pil, elde edilen sonuçlar, her iki sitoindosides stres önleyici aktivitesi üreten olduğunu ima etti. [ 8 ] Sitoindoside IX ve X, immünomodülatör ve merkezi sinir sistemi etkileri için farelerde test edildi stres, hafıza ve öğrenme ile ilgili. Stres kaynaklı gastrik ülserlerin insidansında anlamlı bir azalma gözlendi. [ 9 ]

          Geçmişte Ashwagandha'da yapılan çeşitli çalışmalar , adaptojenik ve stres azaltıcı aktivitesi için olumlu sonuçlar göstermiştir. Bununla birlikte, denemelerin çoğu in-vivo veya in-vitro idi . Ashwagandha kökü ekstraktlarının insanlar üzerindeki stres azaltıcı etkileri üzerine sadece sınırlı bir literatür mevcuttur . Öncelikli hedefimiz yüksek konsantrasyonlu tam spektrumlu Ashwagandha kökü ekstraktının stresi ve kaygıyı azaltmadaki etkisini ve stres altındaki yetişkinlerde genel refahı iyileştirmedeki rolünü değerlendirmekti.

          Bu çalışmada kullanılan yüksek konsantrasyonlu tam spektrumlu Ashwagandha kökü özü, Ixoreal Biomed, Hyderabad, Hindistan tarafından sağlanan KSM-66 Ashwagandha özütüdür. Ekstre, yapraklar gibi başka parçalar kullanılmadan sadece Ashwagandha bitkisinin köklerinden çekilir . HPLC ile ölçüldüğü üzere, en az% 5'lik bir etanolit içeriğine standart hale getirilmiştir. Alkol veya herhangi bir sentetik çözücü kullanmadan, 'yeşil kimya' ilkelerine dayanan benzersiz bir özütleme işlemi ile üretilir.

          Git: MALZEMELER VE YÖNTEMLER

          Bu, öncelikle yüksek konsantrasyonlu tam spektrumlu Ashwagandha kökü ekstraktının stres ve kaygıyı azaltmada ve yetişkinlerin genel refahını arttırmada etkinliğini değerlendirmek için tek merkezli, ileriye dönük, çift kör, randomize, plasebo kontrollü bir deneydi. stres. Çalışmaya 60 gün boyunca zihinsel stres şikayeti olan toplam 64 kişi alındı.

          Çalışma, insanlarla ilgili araştırma için Hindistan Tıbbi Araştırma Kılavuzları Konseyine (ICMR-GCP) ve Helsinki Bildirgesine (2008) uygun olarak gerçekleştirildi ve Hindistan'ın Haydarabad kentindeki Asha Hastanesi'nde kurumsal inceleme komitesi tarafından onaylandı. Katılımcılar

          Çalışmaya, aşağıdaki dahil etme ölçütlerini sağlamaları halinde kaydolmuşlardı: (1) 18 ve 54 yaşları arasında, (2) stres dışındaki psikiyatrik koşullardan arınmış (3), Dünya Sağlık Örgütü’nde 15’ten az Beş (WHO-5) [ 10 ] Refah Endeksi ve Algılanan Stres Ölçeği (PSS) [ 11 ] ve (4) puanlarından en az 14 puan İngilizce okuyabilir ve yazabilir. DSÖ-5 refah endeksinde düşük puanlar yüksek stres seviyelerine karşılık gelmektedir.

          Aşağıdaki dışlama kriterlerinden herhangi birini karşıladıklarında denekler dışlandı: (1) herhangi bir kronik fiziksel, hormonal veya psikiyatrik hastalıktan muzdarip olmuşlardı, (2) bazı hormonal doğum kontrol önlemleri kullanıyorlardı, (3) Düzenli olarak herhangi bir ilacı, (4) Ashwagandha , ginseng, ginkgo biloba, Brahmi veya ilgili otlar içeren herhangi bir bitkisel preparat veya formülasyon kullanıyorlardı , (4) hamile veya emzikli, (5) madde bağımlılığı vardı (6) ) anormal laboratuvar veya EKG bulguları vardı. Müdahaleler

          İşe alım süreci, stres hakkında tanıtım dersi veren ve bir dizi stres yönetimi görüşmesinin bir parçası olan ön tarama toplantısı ile başladı. Toplantıya doktorlar, öğrenciler, serbest meslek sahibi kişiler, yöneticiler ve Bilgi Teknolojisi firmalarının çalışanları dahil, nüfusun geniş bir kesiminin katılımıyla katılımcılar katıldı. Bu alt popülasyonlar stres altında çalışır ve kendilerini stres altında algılarlar. Çalışmanın amacı, ön tarama toplantılarına katılanlara daha sonra çalışmanın bir parçası olarak davet edilen katılımcılara açıklanmıştır. Çalışmanın bir parçası olmak için gönüllü olanlara, WHO-5 sağlık anketi verildi, böylece stres düzeyleri değerlendirilebildi. WHO-5 refah endeksinde 15 veya daha düşük puan alan katılımcılar, PSS tarafından ölçülen yüksek stres seviyelerini bildirdiler.

          Araştırma alanındaki 0. Günde deneklerden yazılı izin alındıktan sonra tıbbi geçmişleri kaydedilmiştir. Klinik muayene ve laboratuvar değerlendirmeleri yapıldı. Her konu daha sonra PSS üzerinde değerlendirildi. Nitelikli bir psikiyatrist, primer psikiyatrik bozuklukların kontrolü için denekler üzerinde klinik psikiyatrik muayene yaptı, çünkü klinik deney protokolü psikiyatrik bozukluğu olan hastaları dışlamak istedi. PSS puanı en az 14 olan denekler çalışmaya dahil edildi.

          0. günde sabah serum kortizol düzeyleri ölçüldü. Deneklere ayrıca üç anket uygulandı: PSS anketi, Depresyon Anksiyete Stres Ölçeği (DASS) [ 12 ] anketi ve Genel Sağlık Anketinin 28 maddelik versiyonu [ 13]] (bu yazıda bundan böyle GHQ-28 olarak anılacaktır). Tarama parametrelerinin değerlendirilmesinden sonra, her hastaya bilgisayarlı bir randomizasyon şeması kullanarak 1: 1'lik bir randomizasyon oranıyla çalışma ilacı tedavi grubuna veya plasebo kontrol grubuna rastgele atandı. Deneklere, çalışmanın tamamı boyunca yeterli miktarda kapsül içeren kör bir kit sağlanmıştır. Deneklere, 60 gün boyunca, bir bardak sade su ile yemekten sonra günde iki kez bir kapsül tüketmeleri söylendi. Çalışma ilacı tedavi grubuna, her biri 300 mg yüksek konsantrasyonlu tam spektrumlu Ashwagandha kökü ekstresi içeren kapsüller verildi . Bundan böyle, bu araştırma makalesinde, bu gruba Ashwagandha adı verilecektir.grubudur. Plasebo-kontrol grubuna nötr bir madde içeren kapsüller verildi. İki gruptaki kapsüller aynı boyutta ve formda idi. Tedavi uygunluğunu doğrulamak ve herhangi bir olumsuz olayı kaydetmek için, 15, 30. Gün ve 45. Günde bir takip telefon görüşmesi yapılmıştır. 60. günde, serum kortizolün nihai ölçümleri ve stres skalası yanıtları yapıldı. Çalışma ilacının güvenlik ve yan etkilerine ilişkin veriler 60. Günde de toplanmıştır. verilerin toplanması ve analizi

          0. Gün ve 60. Günde, veriler laboratuvarda fizyolojik önlemlerle ve standart anketlere anket cevaplarıyla toplandı. Uyumluluk ve olumsuz reaksiyonlar hakkında ek veriler bir telefon görüşmesiyle 15, 30. günde ve 45. günde toplandı. Tahlil metodolojisi

          Yüksek konsantrasyonlu tam spektrumlu Ashwagandha kökü ekstraktının stresi azaltmadaki etkinliği, serum kortizolün O ve 60. Gün seviyelerine ve PSS, GHQ-28 ve DASS anketlerindeki puanlara dayanarak değerlendirildi. Özellikle, 0. günde iki grup arasındaki önlemleri ve 60. günde iki grup arasındaki ölçümleri karşılaştırdık. İki gruptaki 60 gündeki önlemlerdeki değişiklikleri de karşılaştırdık. Bu, ilacın stresin çeşitli boyutları üzerindeki etkisini değerlendirmemizi sağladı.

          Ashwagandha ekstraktının güvenliği laboratuvar bulguları ve advers olayların insidansı temelinde değerlendirildi. Denekler tarafından bildirilen tüm advers olaylar kaydedildi. Çalışma ilacı ile potansiyel ilişkileri değerlendirildi. İstatistiksel yöntemler ve analiz

          Çalışmaya 64 denekten oluşan bir örnek alındı. Üç denek çalışma protokolüyle uyumlu değildi. Etkinlik analizi için sadece protokole uygun 61 kişi dahil edildi. Güvenlik analizi için, tedavi amaçlı popülasyondaki 64 deneğin tümünü de düşündük. Bu, tedavi ilacı veya plasebodan en az bir doz alan tüm deneklerden oluşuyordu.

          Etkinlik hem fizyolojik hem de anket önlemlerine göre değerlendirildi. Her bir ölçü için, 0. Gündeki iki grup arasındaki farkı ve 60. Gündeki iki grup arasındaki farkı hesapladık . Bu farkın istatistiksel önemini değerlendirmek için bir t- testi yaptık . Ayrıca, her bir grup içinde, ölçekteki 60 günlük süredeki değişimi hesapladık ve bu değişiklikler arasındaki farkı iki grup arasında ölçtük. Bu farkın istatistiksel önemini değerlendirmek için t testi kullanıldı. Sağlamlık için, parametrik olmayan bir test olan Mann-Whitney testini de kullandık. Tüm bu değerlendirmeler toplu olarak ilacın stresin çeşitli boyutları üzerindeki etkisini değerlendirmemize izin verdi.

          Git: SONUÇLAR

          Konularla ilgili temel bilgiler

          Çalışmaya 41'i (% 64) erkek, 23'ü (% 36) kadın olan toplam 64 denek (her çalışma grubunda 32) dahil edildi [ Tablo 1 ]. Randomizasyon sonrası her grupta 32 denek vardı. Kayıtlı deneklerin hiçbirinde kardiyovasküler, solunum, gastrointestinal, sinir, endokrin, ürogenital sistemler veya alerji / cilt ile ilgili bozukluklar ile ilgili herhangi bir hastalık yoktu. Bir denek depresyon öyküsü bildirdi; Ancak, kayıt sırasında psikiyatrik semptomlardan özgürdü. Deneklerin geri kalanı psikiyatrik hastalıklardan uzaktı. Ashwagandha grubundan iki , plasebo grubundan bir kişi takipten kaybedildi. 60. günde 61 denek çalışmayı tamamladı. tablo 1

          Kayıtlı olan konuların demografik ve temel parametreleri

          Etkinlik analizi

          Algılanan stres ölçeği

          PSS belki de kişinin yaşamındaki stres düzeyine ilişkin kendini algılayışını değerlendirmek için en yaygın kullanılan psikolojik skaladır. Ölçek, on maddeden oluşmakta ve her madde, belirli bir stres sinyali olayının meydana gelme sıklığını veya derecesini ölçmektedir. Her madde için, skor 0 ila 4 arasında değişmektedir ve sıfır ile skoru, karşılık gelen stres sinyal olayının bulunup bulunmadığını göstermektedir. PSS puanı, on maddenin tamamında puan toplanarak elde edilir. Skor, 0 ile 40 arasında değişmekte olup, sıfır skoru, birinin hayatındaki stresin sanal olmadığını göstermektedir. Tablo 2 , verileri ve kilit istatistiksel anlamlılık testlerinin sonuçlarını özetlemektedir. 60 günlük tedavinin tamamlanmasının ardından, plasebo grubunda bazal PSS skorlarında sadece% 5.5'lik bir düşüş vardı, bu oran% 44.0 idi.Ashwagandha grubu. 60 günlük çalışma periyodu boyunca iki grup arasında PSS puanlarındaki azalma farkı istatistiksel olarak anlamlıydı ( P <0.0001). Tablo 2

          Algılanan stres skoru verileri için veri analizi


          Pek çok psikometrik ölçek, oran ölçeği yorumlamaları ve artışların veya azalışların tercümesini değişimlerin yüzdesi olarak ödünç vermez. Buna karşın, bu çalışmada kullanılan tüm psikometrik ölçekler araştırma literatüründe oran ölçeklendirilmiş olarak yorumlanmaktadır. Artışları veya azalışları yüzde değişikliklere çevirmemizi sağlayan bu yazıda kullanılan ölçeklerin en önemli özelliği, en düşük puan değerinin sıfıra sabitlenmesi ve neredeyse sıfır stres sinyal olaylarının olduğu bir duruma karşılık gelmesidir. Bu nedenle, her bir ölçek değeri, öz-değerlendirme stresinin mutlak derecesi olarak yorumlanabilir. Bu, stres literatüründe bu tür ölçekleri kullanan birçok araştırma yayınıyla tutarlıdır. Genel sağlık anketi-28

          GHQ-28 anketinde (Goldberg ve Hillier 1979) 'somatik', 'kaygı ve uykusuzluk', 'sosyal işlev bozukluğu' ve 'şiddetli depresyon' olarak sınıflandırılan strese karşılık gelen dört ayrı madde alt kümesi bulunmaktadır. Her ölçek maddesindeki puan, belirli bir stres sinyali olayının meydana gelme sıklığını veya derecesini ölçer. Her madde alt kümesi için, puan 0 ila 21 arasındadır. Sıfır puan, belirli bir stres sinyali olayları kategorisinin yokluğuna veya bulunmamasına karşılık gelir. 21 puan, bu olayların sıklığına karşılık gelir. Ayrıca, dört madde alt-kümesinin hepsinde toplanan toplam stres ölçüsünü temsil eden bir toplam puan rapor etmek de yaygındır. Tablo 3 , verileri ve kilit istatistiksel anlamlılık testlerinin sonuçlarını özetlemektedir. Ashwagandhadeney grubu ve plasebo kontrol grubu, bu madde alt kümelerinin tümü için başlangıç ​​puanları ve toplam puan açısından benzerdi ( P > 0.05). Bununla birlikte, 60. Güne kadar, iki gruptaki puanlar büyük ölçüde farklılaştı ve ortalama puanlar anlamlı şekilde farklıydı ( her madde alt kümesi ve toplam için P <0.0001). Ayrıca, 60 günlük çalışma süresi boyunca stres ölçüsündeki azalma, Ashwagandha grubunda, plasebo grubuna göre anlamlı şekilde daha yüksekti ( her madde alt kümesi ve toplam için P <0.0001). In Ashwagandhagrubun 60. gününe göre, tüm madde alt gruplarına karşılık gelen puanlarda önemli bir azalma vardı: “Somatik” madde alt kümesi için% 76,1, “Anksiyete ve Uykusuzluk” madde alt kümesi için% 69,7, “% endişe” Sosyal İşlev Bozukluğu ”madde altkümesi,“ Ağır Depresyon ”madde altkümesi için% 79.2. Buna karşılık, plasebo kontrol grubunda, skorlarda karşılık gelen düşüşler çok daha küçüktü: sırasıyla% 4.9,% 11.6,% -3.7 ve% –10.6. Kolayca görülebileceği gibi, fark en az 58 yüzde puan ve 89 yüzde puan kadar yüksek. Tablo 3

          GHQ-28 anket verileri için veri analizi


          Ayrı bir pencerede aç Depresyon anksiyete stres ölçeği

          DASS anketi (Lovibond ve Lovibond 1995) 'depresyon', 'kaygı' ve 'stres' olarak sınıflandırılan strese karşılık gelen üç farklı madde alt grubuna sahiptir. GHQ-28 ölçeğinde olduğu gibi, her ölçek maddesindeki puan, belirli bir stres sinyali olayının meydana gelme sıklığını veya boyutunu ölçer. Her madde alt kümesi için, puan 0 ila 42 arasında değişmekte olup, sıfır stres skoru, karşılık gelen stres sinyali olayları kategorisinin yokluğunu veya bulunmadığını göstermektedir. Ayrıca, her üç madde alt kümesinde toplanan toplam stresin bir ölçütü olan toplam puanı rapor ediyoruz. Tablo 4 , verileri ve kilit istatistiksel anlamlılık testlerinin sonuçlarını özetlemektedir. İki tedavi grubu, bu üç DASS altkümesinin tümü için temel puanlara göre benzerdi ( P> 0.05). 60. Güne kadar, iki gruptaki puanlar önemli ölçüde farklıydı ve ortalama puanlar önemli ölçüde farklıydı ( her madde alt kümesi ve toplam için P <0.0001). Ayrıca, plasebo grubuna göre, 60 günlük tedaviden sonra Ashwagandha grubundaki her üç alt grubun puanlarında daha büyük düşüşler görülmüştür ( her madde alt kümesi ve toplam için P <0.0001). In Ashwagandhagrubun 60. gününe göre tüm kalem alt gruplarına karşılık gelen puanlarda önemli bir azalma oldu: “Depresyon” madde alt kümesi için% 77, “Anksiyete” madde alt kümesi için% 75,6, “Stres” için% 64,2 madde-alt kümesi. Buna karşılık, plasebo-kontrol grubunda, skorlarda karşılık gelen düşüşler çok daha küçüktü: sırasıyla% 5.2, -% 4.3 ve% 10.4. Plasebo grubunda, 'kaygı' alt-alt kümesinde puanda hafif bir artış ve 'depresyon' ve 'stres' madde-alt gruplarında puanlarda küçük bir azalma olmuştur. Tablo 4

          Depresyon-anksiyete stres ölçeği verileri için veri analizi

          Serum kortizol düzeyleri

          Serum kortizol, stresin sıkça kullanılan biyolojik bir belirtecidir. Bu nedenle, tedavinin kortizol seviyesi üzerindeki etkisini değerlendirmek faydalı olabilir. Tablo 5 , verileri ve kilit istatistiksel anlamlılık testlerinin sonuçlarını özetlemektedir. Serum kortizol seviyeleri μg / dL cinsinden ölçülür. Her iki grupta başlangıçta benzer serum kortizol seviyeleri vardı ( P > 0.05). Çalışma süresinin sonunda, iki grubun ortalama serum kortizol seviyeleri oldukça farklıydı ( P = 0,006). 60 günlük tedaviden sonra Ashwagandha'da bazal çizgiden% 27.9 azalma gözlendi.grubudur. Buna karşılık, plasebo kontrol grubunda% 7.9'luk bir azalma gözlendi. 60. günde iki grupta serum kortizol seviyelerinin azalmasındaki fark istatistiksel olarak anlamlıydı ( P = 0.002) [ Tablo 5 ve Şekil 1 ]. Tablo 5

          Serum kortizol * verileri için veri analizi


          Resim, çizim vb. İçeren harici bir dosya. Nesne adı: IJPsyM-34-255-g006.jpg
          Şekil 1
          PSS, GHQ-28, DASS, Serum kortizoldeki taban çizgisinden yüzde değişim Güvenlik analizi

          Laboratuvar değerlendirmeleri

          60 günlük tedaviden sonra, yukarıda belirtilen etkinlik ölçümlerindeki değişikliklerin yanı sıra, laboratuvar parametrelerinde bazal ziyaretten son ziyarete kadar serum globulin ve serum trigliseritlerinin değerleri dışında her iki grupta da önemli bir değişiklik olmamıştır. Bununla birlikte, bu farklılıklar klinik olarak önemsizdi.

          Olumsuz olaylar

          Olumsuz olayların verileri sadece 61 denek için mevcuttu çünkü üç denek izlemekten kaybedildi. Ashwagandha grubunda altı , plasebo grubunda ise beş yan etki bildirilmiştir [ Tablo 6 ]. Ashwagandha grubunda burun tıkanıklığı (rinit), kabızlık, öksürük ve soğuk algınlığı, uyku hali ve iştah azalması görüldü . Plasebo kontrol grubunda ağız kuruluğu, yorgunluk, ateş, baş ağrısı, karın ağrısı ve ishal, muayene sırasında bacaklarda titreme görüldü. Yan etkilerin insidansı her iki grupta da karşılaştırılabilir ve fark istatistiksel olarak anlamlı değildi. Ayrıca, tüm ters olaylar doğada ılımandı ve bilinen hiçbir mekanizma, bu ters olayları çalışma ilacı ile ilişkilendirmedi. Tablo 6

          Olumsuz olaylar


          Git: TARTIŞMA

          Bu çalışma, çok sayıda stres ölçüsü kullandığımız için olağandışıdır. Buna karşılık, diğer birçok çalışma sadece küçük bir ölçü seti kullanmaktadır. Bu çalışma, üç farklı, yaygın olarak kullanılan stres ölçekleri setini ve stresin biyokimyasal bir belirteci olan serum kortizol seviyesini kullanan bireyin stres, depresyon, anksiyete ve genel refah düzeyini değerlendirmiştir. Tüm bu önlemlerin karşısındaki sonuçları özetleyen bir grafik, Şekil 1'de gösterilmektedir . Toplu olarak, bu önlemler sadece stresin odak yönleri ile değil, aynı zamanda stresin bazı öncülleri ve sonuçları ile de ilgilidir. Aşağıda tartıştığımız gibi, sonuçlar yüksek konsantrasyonlu tam spektrumlu Ashwagandha kökü ekstraktının stresle ilgili her iki yönde de önemli bir etkiye sahip olduğunu göstermektedir . Ashwagandha'nın stresin odak noktalarına etkisi

          Bu çalışmada, stresin bazı fokal yönleri (a) GHQ-28'in “Kaygı ve Uykusuzluk” madde alt kümesi, (b) DASS'ın “Stres” madde alt kümesi, (c) “Anksiyete” ile ölçülmüştür. DASS’ın item-subset’i ve (d) PSS’nin tam set seti. Yukarıda sunulan sonuçların gösterdiği gibi, Ashwagandha grup denekleri, bu stres ölçümlerinin dördünde de önemli bir azalma göstermiştir. Ashwagandha grubun denekler bu dört önlemler konusunda sırasıyla% 69.7,% 64.2,% 75.6 ve% 44,0, azalmaları vardı. Buna karşılık, plasebo grubunun deneklerinde sırasıyla% 11,6,% 10,4,% 4,4 ve% 5,5 oranında azalma görülmüştür. Farklılıklar oldukça istatistiksel olarak önemlidir ve Ashwagandha'nın önemli bir etkisi olduğunu gösterir.stresin bu fokal yönlerine göre deneklerin refahını arttırmada. Bu bulgu, Ashwagandha'nın güçlü anti-stres adaptojenik aktivitesinin kanıtını sunmaktadır . Bu sonuçlar önceki in-vivo çalışmaların bulgularıyla tutarlıdır . [ 4 , 9 ] Andrade ve ark . anksiyete hastalarında. [ 14 ] Etkisi Ashwagandha öncülleri ve stresin sonuçları üzerinde

          Bu çalışma aynı zamanda stresin fokal fenomeninin öncüleri veya sonuçları olarak görülebilen stres yönlerini ölçmüştür. Bunlar strese yol açan olaylara ve koşullara veya stresten kaynaklanan olaylara ve koşullara karşılık gelir. Bu çalışmada, bunlar (a) GHQ-28'in “Somatik” madde alt kümesi, (b) GHQ-28'in “Sosyal İşlev Bozukluğu” madde alt kümesi, (c) “Ağır Depresyon” madde altkümesi ile gösterilmiştir. GHQ-28, (d) DASS'ın “Depresyon” maddesi alt kümesi, (e) serum kortizol seviyesi. Ashwagandhagrubun deneklerinde bu beş ölçümde sırasıyla% 76,1,% 68,1,% 79,2,% 77,0,% 27,9 azalma olmuştur. Buna karşılık, plasebo grubunun deneklerinde yalnızca% 4,9,% –3,7,% - 10,6 -% 5,2,% 7,9 azalma görüldü. Bir kez daha, bu farklılıklar son derece istatistiksel olarak anlamlıdır ve Ashwagandha'nın deneklerin durumunu iyileştirmede önemli bir etkisi olduğunu göstermektedir .

          Serum kortizol strese sıkça atıfta bulunulan bir korelasyondur ve bu nedenle bu tartışmada detaylandırmaya değer. Akut stres kalp atım hızını ve arteriyel kan basıncını arttırır, glukoneogenez, glikojenoliz, lipoliz ve hepatik glukoz salgılanmasını uyarır. Bunlar sırayla vücuttaki katekolamin ve kortizol seviyelerini yükseltirler. [ 15 ] Stres, fiziksel ya da zihinsel olarak, kortizol seviyelerini yükselten ACTH salgısının artmasına yol açar; Bazen seviye 20 kat bile artabilir. [ 16 ] Çalışmamızın sonuçları, yüksek konsantrasyonlu tam spektrumlu Ashwagandha kökü ekstraktının stresli koşullarda yükselen serum kortizol seviyelerini azalttığını göstermektedir. Önceki çalışmalarda Auddy ve ark.. stresli hastalarda. [ 17 ]

          Bu iki etki kümesi toplu olarak yüksek konsantrasyonlu tam spektrumlu Ashwagandha kökü ekstraktının sadece stresin odak noktalarını değil aynı zamanda bazı öncülleri, sonuçları ve ilişkili stres semptomlarını da hafiflettiğini göstermektedir. Bunu Ashwagandha'nın hem doğrudan hem de dolaylı olarak yardım etmesi olarak düşünebilirsiniz . Bu nedenle, yüksek konsantrasyonlu tam spektrumlu Ashwagandha kökü ekstraktının, bir kişinin genel refahını iyileştirme yeteneğine sahip olduğunu göstermektedir. Emniyet

          Bu çalışmada kaydedilen advers olayların analizi, yüksek konsantrasyonlu tam spektrumlu Ashwagandhakökü ekstraktının, ciddi advers olay olmadığı için güvenli ve iyi tolere edildiğini gösterir. Gözlenen yan etkiler çoğunlukla doğada hafiftir ve bilinen hiçbir nedensel mekanizma bunları çalışma ilacı ile ilişkilendirmez. Her iki gruptaki yan etkiler benzerdi. Her iki grupta da laboratuvar değerlerinde önemsiz değişiklikler gözlendi. Bu çalışmada güvenliğine ilişkin sonuçları önceki çalışmalarla tutarlıdır Ashwagandha genellikle çıkışları veya yoksunluk semptomlarını damla yol açan herhangi bir advers olay vardı. [ 17 köklerinin] Uzun süreli uygulanması Ashwagandha hayvanda da güvenli olduğu saptanmıştır çalışmaları. [18 ] Ancak, Solanaceae familyasına ait bitkilere alerjisi olanların, bu bitki ile tedavi için kontrendike olduğu konusunda bir uyarı vardır. Sınırlamalar

          Çalışmanın örneklem büyüklüğü, istatistiksel anlamlılık sağlayacak kadar büyük olsa da, çok büyük değildi. Nüfusun daha geniş bir kesiti kullanılarak yürütülen daha büyük bir çalışma yapılmalıdır. Ayrıca, kayıtlı denekler stres altında olmasına rağmen, hiçbirinde psikolojik bir hastalık veya başka bir sistemik hastalık yoktu. Daha geniş bir klinik geçmiş kümesi kullanan çalışmalar aydınlatıcı olacaktır. Ayrıca, Ashwagandha'nın stres direnci üzerindeki uzun vadeli etkilerini daha iyi anlayabilmemiz için daha uzun süreli çalışmalara ihtiyaç vardır .

          Git: SONUÇ

          Bulgular, yüksek konsantrasyonlu tam spektrumlu Ashwagandha kökü ekstraktının, bireyin strese karşı direncini arttırdığını ve böylece kendi kendini değerlendiren yaşam kalitesini geliştirdiğini ortaya koymaktadır . Yüksek konsantrasyonlu tam spektrumlu Ashwagandha kökü özü, stres altındaki yetişkinlerde bir adaptojen olarak güvenle kullanılabilir.

          Git: Dipnotlar


          Destek Kaynağı: Nil





          Çıkar Çatışması: Yok.



          Git: REFERANSLAR

          1. Provino R. Adaptojenlerin stres yönetimindeki rolü. Aust J Med Herbal. 2010; 22 : 41-9. [ Google Akademik ]
          2. Panossian A, Wikman G. Yorgunlukta adaptojenlerin kanıta dayalı etkinliği ve stres koruyucu etkinlikleriyle ilgili moleküler mekanizmalar. Curr Clin Pharmacol. 2009; 4 : 198-219. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          3. Shastry JLN., Dr. Ayurvedokta oushadha niruktamala, Chaukhambha Orientalia. Ist ed. Varanasi, Hindistan: 2001. s. 10. [ Google Akademik ]
          4. Bhattacharya SK, Muruganandam AV. Withania somnifera'nın adaptojenik aktivitesi: Bir sıçan kronik stres modeli kullanılarak yapılan deneysel bir çalışma. Pharmacol Biochem Behav. 2003; 75 : 547-55. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          5. Singh G, Sharma PK, Dudhe R, Singh S. Withania somnifera'nın biyolojik aktiviteleri. Ann Biol Res. 2010; 1 : 56-63. [ Google Akademik ]
          6. Sharma V, Sharma S, Pracheta, Paliwal R. Withania somnifera: Çeşitli insan hastalıklarının tedavisi için gençleştirici bir ayurveda şifalı bitki. Int J PharmTech Res. 2011; 3 : 187-92. [ Google Akademik ]
          7. Kulkarni SK, Dhir A. Withania somnifera: Hintli bir ginseng. Prog Nöro-Psikofarmakol Biyol Psikiyatri. 2008; 32 : 1093-05. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          8. Bhattacharya SK, Goel RK, Kaur R, Ghosal S. Siitoindosidlerin VII ve VIII'in anti-stres aktivitesi, Withania somnifera'dan yeni açillgllglukositler. Fitother Res. 1987; 1 : 32–7. [ Google Akademik ]
          9. Ghosal S, Lal J, Srivastava R, Bhattacharya SK, Upadhyay SN, Jaiswal AK, vd. Withania somnifera'dan iki yeni glikokittanolid olan sitoindosidlerin IX ve X'in immünomodülatör ve CNS etkileri. Fitother Res. 1989; 3 : 201–6. [ Google Akademik ]
          10. Bech P. DSÖ-5 tarafından Psikolojik Genel İyi Oluşların boyutlarının ölçülmesi. QoL Bülten. 2004; 32: 15–6. [ Google Akademik ]
          11. Cohen S, Kamarck T, Mermelstein R. Algılanan stresin global bir ölçüsü. J Sağlık Soc Davranışı. 1983; 24 : 386–96. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          12. Lovibond SH, Lovibond PF. Depresyon anksiyete stres ölçekleri için el kitabı. 2. baskı Sidney: Psikoloji Vakfı; 1995. ISBN 7334-1423-0. [ Google Akademik ]
          13. Goldberg DP, Hillier VF. Genel Sağlık Anketinin ölçekli bir versiyonu. Psychol Med. 1979; 9 : 139-45. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          14. Andrade C, Aswath A, Chaturvedi SK, Srinivas M, Raguram R. Withania somnifera'nın bir etanolik ekstraktının anksiyolitik etkinliğinin çift kör, plasebo kontrollü bir değerlendirmesi. Hint J Psikiyatrisi. 2000; 42 : 295-301. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          15. Chrousos GP. Stres ve stres sisteminin bozuklukları. Doğa incelemeleri. Endokrinoloji. 2009; 5 : 374–81. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          16. Guyton AC, Salon JE. Adrenokortikal Hormonlar Tıbbi Fizyoloji Ders Kitabı. 11th ed. Philadelphia: Saunders; 2006. sf. 944-60. [ Google Akademik ]
          17. Auddy B, Hazra J, Mitra A, Abedon B, Ghosal S. A standart hale getirilmiş bir Withania somnifera özü, kronik stresli insanlarda strese bağlı parametreleri önemli ölçüde azaltır: Çift kör, randomize, plasebo kontrollü bir çalışma. J Nutraceutical Doç. 2008; 11 : 50–6. [ Google Akademik ]
          18. Sharma S, Dahanukar SA, Karandikar SM. Ashwagandha ve shatavari köklerinin uzun süreli uygulamasının sıçanlarda etkileri. Hint İlaçlar. 1985; 29 : 133–9. [ Google Akademik ]

          Yorum yap


          • #6
            Withania somnifera: korunmadan kanser tedavisine

            Dushani L. Palliyaguru , 1 Shivendra V. Singh , 2 ve Thomas W. Kensler 1, 2
            Yazar bilgileri Telif Hakkı ve Lisans bilgileri Yasal Uyarı
            Yayıncının bu makalenin son düzenlenmiş hali Mol Nutr Food Res adresinde bulunmaktadır.
            PMC'de yayınlanan makaleye değinen diğer makalelere bakın.
            Git: soyut

            Kanserojenliği engelleme potansiyeline sahip biyoaktif moleküllerin tanımlanması, araştırma ilgisini çekmeye devam ediyor. Özellikle, diyet kökenli olan moleküller, ağızdan tatbikatın güvenliği, maliyet etkinliği ve uygulanabilirliği nedeniyle en çekicidir. Nutrasötikler, sağlık iddialarını destekleyen katı kanıtlar olsun ya da olmasın, uzun yıllar boyunca insanların genel refahında önemli bir rol oynamıştır. Dünyadaki geleneksel tıp sistemleri, binlerce yıldır tıbbi özelliklere sahip bitkileri kullanmış ve günümüz araştırmacılarına kanser gibi hastalıklara karşı etkilerini değerlendirme fırsatı sağlamıştır. Withania somnifera(WS) Ayurveda'da (Asya'da eski bir ilaç türü) kullanılmış ve son zamanlarda, deneysel modellerde anti-tümörijenik özelliklere sahip olduğu kanıtlanmıştır. WS üzerinde yapılan bilimsel araştırmalar son on yılda patlamış olsa da, etki şekli ve ilgili moleküler hedeflerle ilgili birçok şey bilinmemektedir. Bu derlemede, bitkinin geleneksel kullanımlarını, kemopreventif potansiyelini destekleyen deneysel kanıtları ve WS'nin insanlarda kemopreventif bir ajan olarak değerlendirilebilmesi için aşılması gereken barikatları tartışıyoruz.

            Anahtar Sözcükler: Kanser, Kemoprevensiyon, Nutrasötikler, Withania somnifera , Withaferin A, Ayurveda
            Git: 1. Kemoprevensiyon

            Uyuşturucu keşfi alanında yapılan büyük atılımlara rağmen, araştırmacılar mevcut karmaşık terapötiklerle kanserin karmaşık biyolojisini manipüle etmekte zorlanıyor. Yeni tedavileri keşfetmek ve kanserli hastalara yeterli bakım sağlamak, yükü tamamen ortadan kaldırmak için önemli bir unsur olsa da, önleme, büyük ölçüde göz ardı edilen eşit derecede önemli bir husustur [ 1 ]. Kanserojen sürecin bu kadar uzun olduğu ve bu nedenle çeşitli müdahaleler için hedef alınabileceği fikrinin takdir edilmesiyle, kemoprevans kavramı Michael Sporn tarafından 1976'da öne sürülmüştür [ 2]. Bu amaçla kemoprevans, karsinojenez sürecini tersine çevirmek, bastırmak veya önlemek için doğal, sentetik, biyolojik veya kimyasal ajanların kullanımı olarak tanımlandı. Kanser önlenmesinin hem nüfus düzeyinde hem de yakın zamanda kişiselleştirilmiş veya hassas önleme ile tedaviden daha faydalı olabileceği fikri ile birlikte kemoprevans, aktif araştırma için bir alan haline gelmiştir. Cesaret verici bir şekilde, insan denemelerinde, tamoksifen ve aromataz inhibitörlerinin meme kanserini önlemede etkili olduğu gösterilmiştir [ 3 ] ve retinolün cilt kanserlerinin belirli bir alt kümesini önlemek için etkili bir şekilde kullanıldığı [ 4]]. Kemoprevensiyonu maksimize etmek için fırsatlar mevcut olsa da, umut verici doğal ajanlardan oluşan sağlam bir boru hattının şu anda kanser kemoprevansı için klinik araştırmalar altında olduğunu kabul etmek heyecan vericidir. Prostat kanserinin önlenmesi için brokoli ve kolorektal kanserin önlenmesi için zerdeçal kurucu maddesi gibi lahanalı sebzelerden türetilen sülfotan, halen devam etmekte olan çalışmalara bir kaç örnektir. Gıda temelli kemoprevensiyon, dünya çapında uzun ömürlülük ve yaşam kalitesinin iyileştirilebildiği nispeten ucuz bir strateji olabileceği için özellikle yararlıdır. Bu nedenle, gıda temelli kemoprevensiyon için yeni fırsatların belirlenmesi, kanser yüküyle mücadelede son derece verimli olabilir. Dünyadaki geleneksel tıp sistemleri, yüzyıllarca çeşitli hastalıklara karşı yerli bitkileri kullandı. Araştırmacılar, tıbbi yararları ve bu tür bitkilerin biyoaktif bileşenlerinin etki mekanizmalarını çözmeye yeni başlıyor. Aslında, bu ajanların bazıları, diyet takviyeleri veya nutrasötikler olarak Batı pazarlarına girmiş ve kanser de dahil olmak üzere çeşitli koşullara karşı faydalı kullanımları olduğu belirtilmiştir.

            Git: 2. Withania somnifera (WS): Giriş

            2.1. Güney Asya'da Ayurveda / geleneksel tıpta WS kullanımları

            WS (Ashwagandha; Hint kışı vişne, Hint ginsengi), geleneksel tıpta Güney Asya'nın birçok yerinde binlerce yıldır kullanılan tıbbi bir bitkidir. Çeşitli çiçekli bitkilerin Solanaceae familyasına aittir. Withaniatürleri, dünyadaki daha kuru iklimlerde özellikle geniş bir dağılım göstermektedir. Bilinen 23 Withania türü olmasına rağmen , sadece W. somnifera ve W. coagulans (Rishyagandha) 'nın tıbbi yararları olduğuna inanılmaktadır [ 5 ]. Birkaç benzerlikleri olsa da, WS tesisi çok daha dallıdır ve W. koagulanlara kıyasla daha büyük yapraklara sahiptir . WS, geleneksel tıpta daha yaygın kullanılır, ancak bazı özel preparatlar da kullanılır.W. koagulanlar . Birkaç çalışma W. koagulanların , tip II diyabet için bir tedavi edici olarak önemli etkilerinin olabileceğini ortaya koymuştur [ 6 , 7 ].

            WS kökleri ( Şekil 1 ) Ayurveda, Siddha ve Unani tıbbında 200'den fazla formülasyonda kullanılır. Ashwagandha churna, WS bitkisinin toz kökü, çeşitli hastalıkların tedavisinde sıklıkla kullanılır [ 8 ]. Ayrıca, diğer bileşenlerle de kullanılır. WS, nörolojik durumların tedavisinde kullanılan bir bitkisel toz karışımı olan Saraswati churna'da ana bileşen olarak kullanılır. Ashwagandhadhi lehyam, esas olarak gençleştirme takviyesi, erkek iktidarsızlığı tedavisi ve enerji arttırıcı olarak kullanılan WS içeren bir başka terkiptir [ 9]. Bu kullanımlar oldukça farklı görünseler de, preparatlarda kullanılan diğer bileşenlerle belirli oranların ve etkileşimlerin çok farklı sonuçlar doğurabileceği muhtemeldir. İlginçtir ki, geleneksel ilaç preparatları için sadece bitkinin kökü kullanılır. WS'nin Ayurveda anlaşmalarında kullanımı yakın zamanda, standartlaştırma, fitokimyasal taramaların ve patojen / ağır metal kontaminasyon testlerinin kullanılmasının Ashwagandadhi lehyam'ın etkilerini önemli ölçüde artırabileceği gösterilmiş alternatif tıp araştırmacıları tarafından değerlendirilmiştir [ 9 ].
            Resim, çizim vb. İçeren harici bir dosya. Nesne adı nihms757562f1a.jpg
            Resim, çizim vb. İçeren harici bir dosya. Nesne adı nihms757562f1b.jpg
            Şekil 1
            A) WS'nin kökleri. B) WA'nın Yapısı 2.2. Günümüzde nutraceutical bir WS

            WS şu anda ABD pazarında kurutulmuş toz kapsüller formunda bitkisel bir ek olarak ve alkollü ekstreler olarak satılmaktadır. 1994 tarihli Diyet Sağlık Eğitimi Yasasına (DSHEA) göre, diyet takviyeleri (bir vitamin, bir mineral, bir bitki, bir amino asit, bir konsantre vb.) Diyeti tamamlamayı amaçlayan bir gıda türü olarak tanımlanmıştır, ancak geleneksel yiyecekler olarak temsil edilir [ 10 ]. Ashwagandha takviyeleri çoğunlukla enerji geliştirme ve insan egzersiz performansını arttırmak için önerilmektedir [ 11]. Ayrıca diğer çeşitli koşullara karşı da kullanılır - artrit, kaygı, uykusuzluk ve bronşit. Görünüşe göre ilişkisiz bir hastalık listesine aracılık etmek için tam bir etki mekanizması, belki de Ashwagandha'nın genel anlamda en uygun fizyolojik refahı sağlayan homeostatik koşulları desteklediğinden dolayı bugüne kadar önerilmemiştir. Bu fikir, Ashwagandha'nın bir adaptojen olarak kabul edildiği Ayurvedik uygulayıcıları tarafından da desteklenmekte olup, bunun ayrıca hastalığa karşı doğrudan etkilerinin olabileceğini veya olamayacağını, bunun yerine homeostaziyi ve fizyolojik stabiliteyi yeniden tesis etmede etkileri olduğunu göstermektedir. Bununla birlikte, bu fenomenleri değerlendiren kesin bilimsel çalışmalar mevcut değildir. Piyasadan önce piyasaya sürülmeden önce yapılan klinik denemelerde testten elde edilen muafiyet takviyesi sonucunda, potansiyel hakkında sınırlı raporlar vardır, ABD piyasasında bulunan özel Ashwagandha preparatlarının etkinliği ve yan etkileri. Ashwagandha'nın modern kullanımlarının çoğu geleneksel tıptaki konumundan kaynaklanmakla birlikte, beraberinde getirilen araştırma kanıtlarının bulunmaması, tüm potansiyelinin bir nutrasötik olarak belirlenmesini zorlaştırmaktadır. Atletik performansı arttırmak için kullanılan çeşitli bitkilerin değerlendirilmesinde Ashwagandha kökünün karbonhidrat takviyesi ile egzersiz performansı üzerindeki olumlu etkisini muhtemelen etkileyen yüksek bir nişasta konsantrasyonu içerdiği tespit edildi [ Eşlik eden araştırma delillerinin bulunmaması, tüm potansiyelinin bir nutrasötik olarak belirlenmesini zorlaştırmaktadır. Atletik performansı arttırmak için kullanılan çeşitli bitkilerin değerlendirilmesinde Ashwagandha kökünün karbonhidrat takviyesi ile egzersiz performansı üzerindeki olumlu etkisini muhtemelen etkileyen yüksek bir nişasta konsantrasyonu içerdiği tespit edildi [ Eşlik eden araştırma delillerinin bulunmaması, tüm potansiyelinin bir nutrasötik olarak belirlenmesini zorlaştırmaktadır. Atletik performansı arttırmak için kullanılan çeşitli bitkilerin değerlendirilmesinde Ashwagandha kökünün karbonhidrat takviyesi ile egzersiz performansı üzerindeki olumlu etkisini muhtemelen etkileyen yüksek bir nişasta konsantrasyonu içerdiği tespit edildi [11 ]. Bu nedenle, dikkatli kalite kontrolünün olmaması durumunda, bu tür nutrasötiklerin ilgili biyolojik etkilerini belirlemek zorlaşır. 2.3. Kanseri hedefleme potansiyeli

            Hücre kültürü ve hayvan çalışmalarından elde edilen kanıtların toplanması WS'nin anti-tümörijenik özelliklere sahip olduğunu göstermektedir. 1967'de ilk olarak deneysel olarak kök ekstraktının in vivo olarak kanser insidansını düşürdüğü gösterilmiştir [ 12 ]. O zamandan beri, anti-tümörijenik bir ajan olarak WS'ye olan ilgi arttı. (WA WS bitkisinden withanolide) Bu Withaferin A gerekçe yayın sayısındaki artış görülür, 2002 den daha az 5 ila son on yıl içinde [ 13] 2015'te 50'den fazla kişiye. Araştırmacılar, kanserojen prosesine karşı koymak için WS ve wittanolidleri tarafından modüle edilen moleküler yolakların yüzeyini çizmeye başlıyor. Sadece WS'nin ve wittanolidlerinin kansere karşı terapötik potansiyeli olduğu gösterilmemiştir, bazılarının da kanser önleyici özelliklere sahip olduğu gösterilmiştir [ 14 , 15 ] [ 16 ]. Bu çalışmalar ileriki bölümlerde detaylı olarak ele alınmıştır. Kanserle savaşma özellikleri yalnızca kök özütleriyle değil, Ashwagandha bitkisinin nispeten az kullanılan bir kısmı olan yaprak özleriyle de görülmüştür [ 17 ]. Kanserojenliğe karşı doğrudan korunmaya ek olarak, WS ve özellikle WA'nın hepatoprotektif olduğu gösterilmiştir [ 18 ,19 ]. Ayurveda tıbbı açısından bakıldığında, Ashwagandha'nın kanser tedavisi ve önlenmesinde bazı önemli etkileri vardır. Daha önce de belirtildiği gibi, Ashwagandha'nın rejenerasyon ve gençleşmedeki rolü, insan ömrünü ve kalitesini artırmak için potansiyel olarak çok önemli olabilir. Bu nedenle, genel sağlığın teşviki ve geliştirilmesi fikri kanser gibi kronik hastalıkların önlenmesine yol açabilir. Bununla birlikte, kanser tedavisi olarak tatbik edilen Ashwagandha dozu, muhtemelen sağlığı iyileştiren genel bir tamamlayıcı olarak verilenlerden oldukça farklıdır. Ashwagandha'nın kemopreventif bir ajan olarak kullanımına ilişkin faktörlerin doğru bir şekilde tespit edilebilmesi için bu parametrelerin belirlenmesi için dikkatli bir araştırma yapılması gerekmektedir.

            Git: 3. Withania somnifera'nın Biyoaktivitesi : Withaferin A ve diğer withanolides

            3.1. Ekstraksiyon ve izolasyon

            Ashwagandha'yı bitkinin bütün köklerinden veya yapraklarından çıkarmak için birçok yöntem kullanılır. Geleneksel yöntemler genellikle yoğun kurutmayı ve ardından ince bir toz halinde öğütmeyi içerir. Daha sonra, araştırmanın özütleme verimlerinin geliştirilebileceği çeşitli yollar önerdiği sulu veya organik çözücü bazlı özütleme prosedürleri gerçekleştirilir [ 20 ]. Örneğin, mikrodalga destekli ekstraksiyon, ekstraksiyon süresi, sıcaklık ve solvent oranı değiştirilerek optimize edilebilir. WS'nin alkolle ekstraksiyonu yoluyla izole edilen ana bileşiklerin alkaloitler ve wittanolitler olduğu tespit edilmiştir [ 21]. Sonuçta, ekstraksiyon veya izolasyon metodolojisinin başarısının en iyi belirleyicisi ekstrenin kendisinin belirli bir hastalık sürecine karşı ne kadar iyi performans gösterdiğidir. Bir çalışma, su ekstraksiyonunun, Ashwagandha'nın organik hücre ekstraksiyonu kadar, kanser hücresi ilerlemesini etkilemede de uygulanabilir olduğunu göstermiştir [ 22 ]. Kütle spektrometrik ölçümü ile birleştirilmiş yüksek performanslı sıvı kromatografisi (HPLC) gibi daha sofistike yöntemler, Ashwagandha'dan daha geniş ve tutarlı biyoaktif madde izolasyonu sağlamıştır [ 23]. Öte yandan, ekstraksiyona dayalı olmayan izolasyon yöntemleri de, nadiren de olsa, özellikle bütün bitki parçalarının kurutulduğu ve doğrudan toz olarak kullanıldığı Ayurveda bölgesinde kullanılmaktadır. Bu yöntem, bitki parçalarının bütünlüğünü koruyabilse de, bütün bitkisel ürünlerin kullanılması, patojenler ve ağır metallerle kirlenme olasılığını arttırmakta ve ayrıca bitkide biyoaktif bileşenlerden başka kimyasalların bulunması nedeniyle potansiyelini azaltabilmektedir. Tersine, bitki matrisinin elemanları WA'nın biyolojik etkinliğini artırabilir. Bununla birlikte, farklı bitki kısımlarındaki wittanolid konsantrasyonlarının yüksek değişkenliği ve WS'nin kemotiplerinin varlığı göz önüne alındığında [ 24], standardizasyon tekniklerinin bu izolasyon uygulamalarına dahil edilmesi gerekir. Ayrıca, patojenleri, aflatoksinleri, böcek ilacı kalıntılarını ve ağır metalleri en aza indirmek için Dünya Sağlık Örgütü tarafından yayınlanan kılavuzlara uygun olarak hazırlık yapılması çok önemlidir [ 23 ]. 3.2. Farmakoloji

            WS'nin karakterizasyon çalışmaları, kök, yaprak ve kök ekstraktında bulunan biyoaktif bileşiklerin alkaloitler ve steroidal laktonları içerdiğini belirlemiştir. WS'nin biyoaktif bileşikleri ayrıca bir tür steroidal lakton olan wittanolidler olarak tanımlanmıştır. Şimdiye kadar, 12 alkaloit, 35 wittanolid ve birkaç başka sitoindosid (karbon 27'de bir glikoz molekülü içeren bir wittanolid) tanımlandı [ 25 , 26 ] bitkinin farklı kimyasal yapısını öne sürdü. Çalışmalar, bitki bitkisinde daha fazla miktarda bulunan 12-deoksilfitastramonolid ve Withanolid A'nın aksine WA'nın yapraklarda en fazla bulunduğu WS bitkisinin farklı bölgelerinde farklı olarak bulunan etanolitlerin dağılımının olduğunu göstermiştir [ 27 ]. Gelen bir in vitroMadin-Darby köpek böbrek hücreleri kullanılarak hücresel absorpsiyonu yakından taklit eden model sistemi, WA, diğer wittanolidlerle karşılaştırıldığında çok daha düşük absorpsiyona sahipti [ 28 ]. WA’nın WS kök ekstresi İsviçre Albino dişi farelerine oral yoldan tatbik edildiğinde, Withanolide A'ya kıyasla daha yüksek biyoyararlanıma sahip olduğu da gösterilmiştir [ 23 ]. Withanolides yarı ömrü t Aynı çalışmada değerlendirilmiştir 1/2 Withanolide bir kısa t oysa WA yaklaşık 60 dakika olduğu gösterilmiştir 1/2 45 dakikalık [ 23]. Bu hızlı yarı ömür göz önüne alındığında, doz rejimlerinde günde iki kez (BID) veya günde üç kez WS (TID) göz önüne alınmaya değer olabilir. Bir bütün olarak wittanolitler, çeşitli hastalıklara karşı potansiyel olarak kullanılabilecek çeşitli özelliklere sahip olsa da, wittanolidler üzerinde yürütülen araştırma çalışmalarının çoğu WA içerir. Bu, kısmen, WA'nın Ashwagandha bitkisinden bugüne kadar tespit edilen en güçlü wittanolid olduğu ve şimdiye kadar izole edilmiş ilk withanolidlerden biri olduğu fikrinden kaynaklanmaktadır [ 29 , 30 , 31 ]. WA'nın yapısı Şekil 1'de gösterilmektedir .

            WS'nin metanolitlerinin metabolizması ve biyotransformasyonu için yollar iyi anlaşılmamıştır. WA'nın 14'e 14 alfa-hidroksihitaderin A'nın in vitro mikrobiyal dönüşümü gösterilmiştir [ 32 ]. WA'nın yapısı göz önüne alındığında, hidrolize (epoksit hidrolaz ile) ve diğer indirgeme / oksidasyon reaksiyonlarına girmesi muhtemeldir, bunu takiben glutation, glukuronitler veya sülfatlara konjüge edilir. Bununla birlikte, bu iddiayı destekleyecek deneysel kanıtlar sınırlıdır ve bu nedenle, özellikle de metanolitlerin farmakokinetiği incelendiğinde dikkat edilmesi gereken bir alandır.

            Ashwagandha'nın başlıca yan etkilerinin raporları nispeten azdır ve onu insanlarda kanser kemoprevensiyonu için çekici bir ajan yapar. Akut toksisiteyi değerlendirmek için Wistar sıçanlarına, 14 gün boyunca ölüm veya toksisite belirtileri gözlenmeyen çok büyük bir 2000 mg / kg WS kök ekstresi uygulandı [ 33 ]. Bununla birlikte, Sprague-Dawley sıçanlarının 14 gün boyunca karaciğerde ve böbrek histopatolojisinde 14 gün boyunca WS (doz notu) ile beslendiği başka bir çalışmada [ 34]]. Anlaşılır şekilde, saflaştırılmış wittanolidler, muhtemelen biyolojik etkilerin bir ham bitki özü ile karşılaştırıldığında saflaştırılmış bir bileşik ile güçlendirilmiş olması nedeniyle bazı küçük yan etkiler ile ilişkilendirilmiştir. 16 mg / kg WA'nın 30 gün boyunca periton içine C57BL / 6J farelere verilmesi, vücut ağırlığının kaybı ve serum enzimlerinde değişikliklerle sonuçlanmıştır [ 35 ]. Sprague-Dawley sıçanlarında 15-20 dakika vücut ağırlığına sahip büyük bir dozda WS içeren bir bitkisel uyuşturucu uygulamasının uygulanmasından 15-20 dakika sonra bazı sedasyon, ptozis ve ataksi gözlenmiştir [ 36 ]. Yapısal açıdan bakıldığında, WA'nın kanser hücrelerine karşı sitotoksisitesinin, epoksit grubuna atfedilebileceği varsayılmaktadır [ 30]. Yukarıda belirtilen toksik yan etkilerin, epoksit grubuna veya değiştirilmiş potansiyel olarak önemli başka herhangi bir kimyasal gruba sahip olan yapısal analoglar kullanılarak hafifletilip hafifletilemeyeceğini belirlemek için daha fazla araştırma yapılması gerekmektedir. Bu çalışmalar, WS için in vivo güvenli bir dozaj aralığının mevcut olduğunu ancak uygun modeller kullanılarak klinik öncesi çalışmalarda yapılması gerektiğini göstermektedir. 3.3. Yapılar ve etki mekanizmaları

            Yeni wittanolitler hala araştırmacılar tarafından tanımlanmaktadır [ 37 , 38 ]. Daha önce de belirtildiği gibi, WA ile yapısal özelliklerinin birçoğunun tanımlandığı kapsamlı çalışmalar yapılmıştır. WA'nın a, un-doymamış karbonil grubunun sistein-reaktif doğası iyi bilinmektedir [ 39 ]. WA'nın ayrıca Vimentin [ 40 ], GFAP [ 41 ], IKKβ [ 42 ] ve β-Tubulin [ 43 ] gibi proteinlerin temel sistein kalıntılarına doğrudan bağlandığı gösterilmiştir . WA'nın ayrıca otofaji [ 44 ], proteasomal bozunma [ 45 , 46 ] gibi önemli hücresel sinyalleşme süreçlerini düzenlediği gösterilmiştir.] ve ısı şoku yanıtı [ 47 ]. Bu işlemlerin modülasyonunun doğrudan bağlanmadan kaynaklanıp kaynaklanmadığı açıklanmamıştır. WA'nın ısı şoku indükleyici aktivitesini ve birkaç yapısal analoğu değerlendiren bir çalışma, WA'nın yapısal olarak modifiye edilmesiyle sitoprotektif aktiviteyi arttırırken WA'dan istenmeyen sitotoksisitenin en aza indirilebileceğini göstermiştir [ 48 ]. Bu çalışma aynı zamanda WA molekülünün spesifik biyolojik aktivitelerden sorumlu olabilecek anahtar kimyasal kısımları olduğunu ortaya koydu.

            Git: 4. Withania somnifera ve withanolides tarafından modüle edilmiş kanser yolları

            4.1. Hücre sağkalımı / apoptoz

            WS'nin anti-tümörijenik özellikleri üzerine yapılan çoğu tartışma, kanser hücrelerinde apoptotik yolları aktive etme kabiliyeti ile ilgilidir. Kanser kemoprevensiyonu alanında bile, hücrenin hayatta kalması ve proapoptotik yolakların aktivasyonu, karsinojenez işleminin başarılı bir şekilde tersine çevrilmesinin, esas olarak, bozulmuş hücrelerin erken temizlenmesini veya imha edilmesini gerektirdiği önemli etkileri içerir. Halen, izotiyosiyanat, sulforaphane [ 49 ] ve triterpenoid, CDDO-Im [ 50 ] gibi bilinen birçok kemopreventif ajan bu özelliği sergiler. Apoptozun WS [ 51 ], WA [ 52 , 53 ] ve diğer wittanolidlerle indüksiyonu hakkında in vitro kanıtların bir bolluğu vardır [ 54]. WS tarafından tümör baskılanmasının ilk ipuçlarından bazıları, fibrosarkom HT1080 hücreleri ile deri altından enjekte edilen çıplak farelerde yaprak ekstraktının tümör oluşumunu önleme potansiyelini değerlendiren bir çalışmadan geldi [ 55 ]. Farelerin yaprak özü ile muamele edilmesinin (hücre büyümesi ortamında 0.3 mL 24 ug / mL özüt, sc), tümör boyutunun azalmasına neden olduğu ve kısmen p53'ün yukarı regülasyonu yoluyla aracılık ettiği gözlendi. İlginç bir şekilde, makalenin yazarları bu eylemden sorumlu olan bileşeni tanımlamak için NMR'yi kullandılar. Apoptozun WA tarafından indüklenmesi bazı in vivo olarak kaydedilmiştir.4 mg / kg WA ile muamele, 2 hafta boyunca 5 kez ip, kontrol farelerindeki tümörlere kıyasla artmış apoptozun yanı sıra çıplak farelerde MDA-MB-231 tümör ağırlığını belirgin şekilde düşürdüğü modeller [ 56 ].

            Apoptozun WS ve bunun wittanolitleri tarafından uyarılması için kesin mekanizmalar henüz kurulmamış olsa da, çeşitli yayınlardan elde edilen veriler proliferatif yolların baskılanmasının yanı sıra proopoptotik genlerin ekspresyonunun arttırılmasının olası hedefler olduğunu göstermektedir. Rahim ağzı kanserinin bir ksenograft fare modeli üzerinde yapılan bir çalışmada, 8 mg / kg WA, 6 hafta boyunca ip tedavisinin, kontrollerin yanı sıra p53'ün yüksek ekspresyonunun ve ekspresyonunun azalmış ekspresyonunun yanı sıra, tümör hacminde% 70 azalma sağladığı gösterilmiştir. pro-kaspaz 3 / Bcl2 [ 57 ]. WA'nın Bcl2 gibi anti-apoptotik işlevi olan onkojenik proteinleri küçültme yeteneği başkaları tarafından da bildirilmiştir [ 58 , 59]. Bu olayın in vivo olarak meydana gelip gelmediğitümörün mikro-ortamında, yukarıda belirtilen mekanizmalar vasıtasıyla tümör hücrelerinin büyümesini seçici bir şekilde yavaşlatabildiği ölçüde normal hücrelerin apoptotik fonksiyonunu stabilize edemediği ölçüde açıkça belirlenememiştir. Nihayetinde, WS'yi kemopreventif bir ajan olarak kullanmak için, normal hücrelerin hayatta kalabildiği farmakolojik koşullar, ön-kanserli / kanserli hücrelerin ölüme maruz kalmaları değerlendirilecektir. WA tarafından kanser hücrelerinin seçici olarak öldürülmesi, birçok kişi tarafından öne sürülen bir fikirdir. Kanserli ve kanserli olmayan hücre hatlarını karşılaştırarak, WA'nın sadece kanserli hücre hatlarına sitotoksik olduğu gösterilmiştir [ 60]. Unutulmaması gereken nokta, bu hücre çizgilerinin, farklı ilaç alımına, tutulmaya ve toksisiteye neden olabilecek doğal farklılıklara sahip olmasıdır. Bu nedenle, tümör hücrelerine karşı tümör hücrelerine karşı tümör hücrelerinin WS'ye yanıt vermesi ve bunun wittanolidlerinin mekanik incelemeleri daha fazla araştırma gerektirmektedir. 4.2. Anjiyogenez

            Anjiyogenezin, tümörlerin kendi büyümelerini kolaylaştırmak için sömürdüğü hayati bir süreç olduğu yaygın olarak kabul edilmektedir. Tümör kitlelerine ek olarak, erken evre kanserojen olaylar ayrıca bir kanser önleyici bağlamda zayıflatılabileceğini öne süren anjiyojenezi de kullanabilir. Anjiyogenez, karsinogenezin erken ve geç evrelerinde yeni kan damarı oluşumunda meydana gelen farklılıklar göz önüne alındığında kanser ilerlemesinin bir belirteci olarak sınıflandırılmıştır [ 61 ]. WS ve wittanolidlerinin anjiyogenez üzerindeki rolü araştırılmıştır. Anti-anjiyojenik etkisi ile ilgili ilk rapor, WA, hem güçlü bir angiogenesis önleyicisi olduğu gösterilmiştir, 2004, yayınlanmıştır , in vitro ve in vivo olarak [ 62]. Başka bir çalışmada, WS'nin in vivo VEGF'nin neden olduğu bir neovaskülarizasyon modelinde anjiyogenezi inhibe ettiği gösterilmiştir [ 63 ]. Moleküler yanaşma analizleri ile birlikte yapılan bir inilico çalışmasında , WA'nın doğrudan VEGF'ye bağlanabileceğini ve böylece anjiyogenezi engellediğini göstererek bu bulgunun mekanizmasını destekledi [ 64 ]. Bundan başka , in vitro ve in vivo deney, bu bulgunun fizyolojik önemi doğrulamak için gereklidir. 4.3. Stres yanıt

            Son yıllarda, strese cevap yollarının kanser kemoprevensiyonundaki rolü yakından değerlendirilmiştir [ 65]. WS ve bazı etanolitlerinin, sıcak çarpması yanıtının aracıları olduğu gösterilmiştir. Isı şoku tepkisi, yanlış katlanmış proteinlerin parçalanmasını kolaylaştırmada işlevi verilen hücresel homeostaz için esastır. Isı şoku transkripsiyon faktörü 1 (HSF1) ile birden fazla gen sınıfının transkripsiyonel düzenlenmesi, bu mekanizmanın önemli bir düzenleyici basamağı olarak kabul edilir. WA'nın pankreas kanseri hücrelerinde ATP'ye bağlı bir mekanizma vasıtasıyla chaperone aktivitesini inhibe etmek için HSP90'ı bağladığı gösterilmiştir [ 47WA'nın anti-tümörijenik aktivitesini uyguladığı mekanizmalardan biri olduğu ileri sürüldü. 1-4 µM WA’nın tiol-reaktif olduğu ve ayrıca HSP72’nin protein ekspresyonunu indüklediği gösterilmiştir. 27 [ 39 ]. Bir sonraki analizde, Wijeratne ve ark. [ 48 ], WA’nın ısı şoku indükleyici aktivitesinin modülasyonunun yapısal modifikasyonlarla mümkün olduğunu göstermiştir. WS'nin yaprak veya kök ekstraktlarının ısı şoku tepkisi üzerindeki etkisinin tespit edilmediğine dikkat etmek önemlidir.

            Isı şoku cevabına ek olarak, diğer birkaç stres yanıt yolunun da WS ve onun bazı etanolitlerinden etkilendiği gösterilmiştir. Birkaç rapor, WA'nın, öncelikle reaktif oksijen türlerinin üretilmesi yoluyla aracılık eden güçlü bir oksidatif stres indükleyicisi olduğuna dikkat çekmektedir [ 66 , 67 ]. İlginç bir şekilde, Kaur ve ark. [ 68], WS ekstraktının insan kanser hücrelerinde yüksek glikoz ve hidrojen peroksitin neden olduğu oksidatif hasara karşı herhangi bir koruma sağlamadığını, muhtemelen WA'nın pro-oksidan özelliklerinin oksidatif hasara karşı korunmada yararlı olmayacağını öne sürdü. Bu yaprak ekstraktındaki tam metanolit yüzdeleri açıklanmadı ve gözlemin altında yatan mekanizmanın anlaşılmasını zorlaştırdı. Ayrıca, WA tarafından oksidatif stres indüksiyonunun, hücrelerin ve organizmaların nihayetinde korunmasını sağlamak için akış aşağı sitoprotektif yolakları kolaylaştıran çok erken bir moleküler olay olup olmadığı da bilinmemektedir. WS ve wittanolidlerinin de, çeşitli faz II enzimlerinin ekspresyonunu düzenlediği gösterilmiştir [ 69 , 70] doğrudan veya dolaylı olarak Nrf2 gibi diğer sitoprotektif yolakların, etanolitlerin etkisine aracılık edebileceğini ileri sürmektedir. 4.4. Enflamasyon ve bağışıklık düzenleme

            Araştırmacılar, kanserde iltihaplanma ve bağışıklık fonksiyonunun oynadığı önemli rolleri belirleme eşiğinde. Bazı kanser türlerini (örneğin, hepatit virüsü kaynaklı iltihap ve karaciğer kanseri) önlemek için kronik iltihabın azaltılması ve immünoterapinin kanser için başarılı bir tedavi stratejisi olarak kullanılması, mevcut kanser araştırması alanlarından sonra yaygın olarak aranan iki anahtardır. Bazı gelecekteki kemopreventif ilaçların anti-enflamatuar özelliklere sahip olması ve ayrıca erken evre malignitelere karşı sağlam bir bağışıklık tepkisi sağlama kabiliyeti sergilemeleri arzu edilmektedir. Bağışıklık sistemini harekete geçiren bazı bileşiklerin kanseri önlemek için potansiyel olarak kullanılıp kullanılamayacağı, belki de bağışıklık sisteminin hiperaktivasyonunun istenmeyen bazı zorluklara yol açabileceği nedeniyle detaylı olarak incelenmemiştir. Bununla birlikte, Bağışıklık sisteminin WS tarafından kontrollü aktivasyonu iyi belgelenmiştir. Aslında, WS ile yapılan iki insan çalışmasının immünolojik son noktalarına baktık [71 , 72 ]. Bu çalışmalar, etki mekanizmasının lenfosit ve NK hücre aktivasyonu tarafından yönlendirildiğini göstermektedir. WA'nın anti-enflamatuar özellikleri, NK-kB aktivitesinin inhibisyonuna yol açan, doğrudan IKK-of sisteini 179'u hedef alan niteliktedir [ 42 ]. WA ayrıca bazı deneysel modellerde COX-2 inhibe edici aktivite göstermiştir [ 73 ]. WS ve wittanolidlerin anti-enflamatuar ve immün etkileri, özellikle Ashwagandha'nın geleneksel tıpta bir adaptojen rolü olduğu göz önüne alındığında, daha fazla araştırma yapılmasını garanti eder.

            Git: 5. Withania somnifera / withanolides ile kanser kemoprevensiyonu : Klinik öncesi çalışmalar

            Birkaç in vivo çalışma, WS ve wittanolidlerin kemopreventif potansiyelini kuvvetle ortaya koymaktadır. Bu çalışmaların birçoğu WA ile gerçekleştirilmiş olmasına rağmen, uygun ekstrapolasyon deneyleri ile, bulgular WS'nin bitki özütlerine genişletilebilir ve aynı zamanda insan kemoprevention çalışmalarında WS'nin kullanılması için bir gerekçe de sağlayabilir. Bu çalışmaların bir özeti Tablo 1'de sunulmaktadır . tablo 1

            WA'nın hayvan modellerinde kemopreventif etkinliği
            Baş ve
            boyun
            Hamster
            ♂
            Altın
            Suriye
            DMBA 20 mg / kg,
            14 hafta için po 3X / wk
            sadece
            DMBA'da tümör insidansı =% 100
            (10/10); DMBA + WA =
            % 0 (0/10)
            [ 15 ]
            Baş ve
            boyun
            Hamster
            ♂
            Altın
            Suriye
            DMBA 20 mg / kg,
            14 hafta için po 3X / wk
            sadece
            DMBA'da tümör insidansı =% 100
            (6/6); DMBA + WA =% 0
            (0/6)
            [ 75 ]
            Baş ve
            boyun
            Hamster
            ♂
            Altın
            Suriye
            DMBA 20 mg / kg,
            14 hafta için po3X / ağırlık ;
            WA , 8: 00-12 : 00 veya 24 : 00’de DMBA’nın
            alternatif
            günlerinde uygulanmaktadır .
            8:00 ya da 12:00 'de WA,tümörleri
            tamamen önledi
            ;
            WA
            ile 24: 00'da görülme sıklığında% 50 azalma
            [ 74 ]
            Meme
            bezi
            Fareler ♀ MMTV neu 100 ug WA, ip,
            28 hafta için 3X / wk
            Makroskopik tümör
            boyutunda ve pulmoner
            metastazda azalma
            [ 14 ]
            cilt Fareler ♀ DBA / 2;
            (DMBA +
            TPA)
            20 µg WA, topikal
            uygulama
            1X / gün, 14xk için 5X /
            wk
            Tümör
            oluşumuna karşı % 100 koruma
            [ 16 ]
            WA'nın kemopreventif potansiyelini ortaya çıkaran en eski çalışmalardan bazıları, Altın Suriye Hamster'lerinde DMBA kaynaklı oral kanser modelinde yapıldı. 14 hafta boyunca 20 mg / kg WA'lık oral uygulama bu hayvanlarda oral tümör oluşumunu tamamen önledi [ 15 ]. Bir takip çalışmasında, Manoharan ve ark. [ 74 ], bu kemopreventif kapasitenin, sabah saat 8 ve 12'de WA ile dozlanan hamsterlerin, oral tümör oluşumundan% 100 koruma gösterdiği, 12'de tedavi edilenlerin, oral tümörlerde% 50 insidans gösterdiği bir sirkadiyen paternine bağlı olduğunu gösterdi [ 74 ]. Ayrıca, bu gözlem lipit peroksidasyonundaki ve antioksidan enzim aktivitesindeki günlük değişikliklerle senkronize edildi. Panjamurthy ve diğ. [ 75] ayrıca, sadece DMBA ile tedavi edilen hayvanlara kıyasla WA ve DMBA ile tedavi edilen hayvanlarda belirgin p53 ve Bcl2 protein ekspresyonunun azaldığını göstermiştir.

            Meme karsinogenezinin gelişmesine yatkın olan MMTV-neu fareleri ile yapılan bir çalışmada, 10 ay boyunca 750 mg WS kök ekstresi / kg diyet içeren bir diyette olan farelerde tümör oluşumunda% 33 bir azalma olduğu gösterilmiştir. [ 76 ]. Bu çalışma aslında, daha önce WA kullanılarak yapılan ve daha sonra 100 µg / fare WA'nın (ip, 28 hafta boyunca 3 kez / haftada 3 kez) azalmış makroskopik tümör ağırlıkları ile sonuçlandığını gösteren aynı fare modelinde gerçekleştirilen daha detaylı bir çalışmaya ücretsizdir. ve kontrol farelerine kıyasla azalmış akciğer metastazı [ 14 ]. WA ile muamele edilmiş fareler, glikoliz ekspresyonunda ve TCA döngüsüyle ilgili proteinlerde, ara metabolizmada değişiklikler olduğunu düşündürmüştür. Bu modelden tümör örneklerini kullanan bir takip çalışması [ 14] WA'nın meme kanseri kök hücrelerinin kendini yenilemesini inhibe ettiğini göstermiştir [ 77 ]. Bu gözlem, daha düşük ALDH1 aktivitesiyle birleştirildi; WA'nın, apoptozu arttırmak suretiyle sadece kanser sürecini doğrudan inhibe edemediği, aynı zamanda karsinojenez sırasında kök hücre makinelerini de engelleyebileceği fikrini destekledi. Bu gözlemlerin geniş mekanik detayları Nagalingam ve ark. [ 78 ] tarafından sağlanmıştır, burada bir meme kanseri ksenograft modelinde, WA tedavisinin gecikmiş tümör büyümesi ile sonuçlandığı; hücre çoğalması markörü Ki-67, survivin ve XIAP'ın yanı sıra daha fazla sayıda TUNEL-pozitif apoptotik hücre azalması [ 78]. WA ile tedavi edilen grupta pERK, pRSK, CHOP ve DR-5'in daha yüksek protein ekspresyonu da kontrol grubuna kıyasla gözlendi. İlginç bir şekilde, WA tarafından kanser insidansının azalması, shRNA'nın DR-5'i deviren bir takip grubunda, DR-5 yolunun WA tarafından meme kanserojenezinin önlenmesinde vazgeçilmez rolünü ima ettiği gözlenmedi.

            WA'nın cilt karsinogenezinin önlenmedeki etkinliğini değerlendiren son bir çalışmada tümör oluşumuna karşı% 100 koruma gözlenmiştir [ 16 ]. Kanserojen eğilimli DBA / 2 dişi fareler, 2 hafta boyunca DMBA uygulamasıyla tümörün başlatılmasına tabi tutuldu. Daha sonra, tümör promotörü 12- O 20 ug WA ile birlikte -tetradecanoylphorbol-13-asetat (TPA), 14 hafta boyunca, haftada bir, günde bir kez, fare deri aynı alan üzerinde topikal beş kez uygulanmıştır. TPA + WA grubunda WA, TPA işleminden 30 dakika önce uygulandı. Tümör oluşumine karşı belirgin korumanın yanı sıra WA, kanserojen kaynaklı asetil-CoA karboksilaz (ACC1) düzenlemesini de bloke etti.

            Doğrudan kanser önleme modellerine ek olarak, WA'nın fare ksenogreftleri üzerindeki etkisi değerlendirilmiştir. Bu çalışmaların bazıları Tablo 2'de özetlenmiştir . 4 veya 8 mg / kg WA'nın (ip, 28 gün boyunca günlük) tedavisi, PC-3 tümör büyümesinin inhibe edilmesine ve erkek çıplak farelerde proteasomal kimotripsin benzeri aktivitenin inhibe edilmesine neden olmuştur [ 45 ]. Toplam 4 mg / kg WA doz veren bir yama yerleştirilmesi, sahte kontrol ile karşılaştırıldığında% 60 A549 akciğer kanseri ksenograft büyümesinin inhibisyonuna yol açtı [ 79].]. Klinik öncesi kemoprevention çalışmalarının birçoğunun WA ile yapıldığı, ancak WS ile gerçekleştirilmediği, WS'nin bir kemopreventif ajan olarak nasıl bir performans gösterdiğini bilmeme zorluğunu ortaya koymaktadır. İnsanlarla en alakalı karsinojenez modellerinin kullanılması ve WS ekstraktlarının ve saflaştırılmış wittanolitlerin paralel testlerinin kullanılması, WS'nin koruyucu müstahzarının argümanını daha da güçlendirebilir. Tablo 2

            Kanser ksenograft modellerinde WA'nın anti-tümör aktivitesi
            Prostat Fare ♂ PC-3 tümör
            hücresi
            ksenograft
            4 veya 8 mg / kg,
            28 gün boyunca günlük ip
            WA ile muamele edilmiş
            hayvanlarda % 70'lik tümör hacmiinhibisyonu
            [ 45 ]
            Meme Fareler ♀ MDA-MB-
            231 tümör
            hücresi
            ksenograft
            4 mg / kg,
            2 hafta için ip 5X / hafta
            WA ile azaltılmış tümör ağırlığı [ 56 ]
            Medüller
            tiroid
            Fareler ♂ DRO81–1
            tümör hücresi
            ksenograft
            8 mg / kg,
            6 hafta boyunca günlük ip; WA
            tedavisi tümör enjeksiyonundan
            2 hafta sonra başladı
            WA ile tümör hacminde % 50 azalma [ 88 ]
            boyun Fareler ♀ CaSki tümör
            hücresi
            xenograft
            8 mg / kg WA, ip,
            6 hafta qod
            Tümör hacminde % 70 azalma [ 57 ]
            Akciğer Fareler ♀ A549 tümör
            hücresi
            ksenograft
            Toplam doz = 4
            mg / kg WA, ip veya
            implant
            WA ile % 60 daha düşük tümörhacmi [ 79 ]
            Kolon Fareler ♀ HCT116 hücreli
            tümör
            ksenograft
            2 mg / kg WA, ip
            3X / hafta, 32 gün
            WA ile tümör hacminde % 30 azalma [ 89 ]
            Git: 6. WS kullanarak insan kemoprevansı çalışmalarına klinik öncesi çalışmaların genişletilmesi

            6.1. WS kullanarak geçmiş insan klinik denemeleri

            Şimdiye kadar, insan popülasyonlarında herhangi bir klinik çalışma WS veya WA ile son nokta olarak kanser veya kanser biyobelirteçleri ile yapılmamıştır. Bununla birlikte, WS diğer hastalıklara ve koşullara karşı birkaç klinik denemede test edilmiştir. Bu çalışmaların çoğu, küçük örneklem büyüklükleri dahil ancak bunlarla sınırlı olmamak üzere büyük dezavantajlardan muzdarip olsa da, bileşiklerin karışımlarının kullanılması ve sadece çalışma bireyleri olarak yaşlı bireylerin kullanılması, WS ve WA içeren gelecekteki klinik ve çeviri çalışmaları için öğrenilen bazı önemli dersler vardır.

            Birkaç çalışma, WS'nin lenfosit aktivasyonu ve NK hücre aktivitesi gibi immünolojik son noktalar üzerindeki etkilerini değerlendirmiştir. Mikolai ve arkadaşları tarafından yapılan daha küçük bir çalışmada, [ 71 ] 5 sağlıklı çalışma katılımcısına, 5 gün boyunca günde iki kez, günde iki kez inek sütü ile 6 ml WRE uygulanmıştır [ 71 ]. 96 saat sonra CD4 + ve CD3 + T hücrelerinin ve CD56 + NK hücrelerinin ekspresyonunda önemli artışlar gözlendi. Bhat ve diğ. [ 72] daha fazla sayıda katılımcıyla bir çalışma yaptı, ancak aynı zamanda birkaç farklı şifalı ottan oluşan bir karışım kullandı. Gönüllüler, WS dahil 4 bitki içeren üç fincan normal çay veya doğal bakım çayı içtiler. Sonuçlar, doğal bakım çay tüketiminin NK hücre aktivitesini arttırdığını gösterdi. İkinci kuşak antipsikotik ilaçlar, metabolik sendrom insidansı ile ilişkilidir. Altı ay veya daha uzun süre antipsikotik ilaçlar alan klinik olarak tanı konulan şizofreni hastalarına, 1 ay boyunca günde üç kez 400 mg WS özü (n = 15) olan bir kapsül verildi [ 80 ]. Bir ay sonra elde edilen sonuçlar, plaseboya kıyasla, WS ile muamele edilen grupta serum trigliseritlerinde ve açlık kan glikoz seviyelerinde önemli bir azalma göstermiştir.

            Biswal ve diğ. [ 81] ileriye dönük, açık etiketli, randomize olmayan karşılaştırmalı bir klinik deneyde WS'nin kemoterapiye bağlı yorgunluğu ve yaşam kalitesini azaltma potansiyelini tahmin etti. Kontrol kolundaki hastalar, kemoterapi süresince her 8 saatte bir 2 g WS kökü ekstresi alan tedavi kolu ile karşılaştırıldığında, tahminen daha yüksek tahmini marjinal yorgunluk skoru araçlarına sahipti. Ek olarak, bir sağkalım analizi, WS tedavi grubundaki hastaların% 56 olan kontrol grubuna kıyasla 24 aylık daha iyi bir hayatta kalma oranına sahip olduğunu göstermiştir. Bu bulgu istatistiksel olarak anlamlı olmamasına rağmen, meme kanseri tiplerinde yüksek heterojenliğe bağlı olabilir. Ayrıca, kemoterapi ajanları ve WS arasındaki olası ilaç-ilaç etkileşimi değerlendirilmedi, Gözlenen etkilerin doğrudan olup olmadığını belirlemeyi özellikle zorlaştırır. İlginç bir çeviri çalışmasında, WA'nın kanser epigenetiği içindeki rolü değerlendirildi. İlk önce, DNA metiltransferazlarının (DNMT) kanser hastalarından izole edilen insan istilacı duktal dokusunda aşırı eksprese edildiği gösterilmiştir.82 ]. Araştırmacılar daha sonra MCF7 ve MDA-MB-231 meme kanseri hücrelerinde WA tedavisinin DNMT'nin transkripsiyonunu baskıladığını gösterdi. Bu sonuçlar WA'nın, epigenetik cevabın bir değiştiricisi olduğunu, daha fazla araştırmayı garanti eden bir bulgu olduğunu gösterdi. 6.2. Kanserden korunmak için WS'yi nutrasötik olarak kullanma: Gelecek için zorluklar ve dersler

            WS'yi insanlarda kemoprevensiyona doğru teşvik etmek, çeşitli engellerin aşılmasını gerektirir. Bunlar Tablo 3'te özetlenmiştir . Tarımsal bir bakış açısına göre, WS'nin toplu üretimi çeşitli kaygılarla ilişkilidir. İlk olarak, bitki belirli çevresel koşullar altında büyür ve geleneksel olarak büyümek için zaman ve çaba gerektirir. Bununla birlikte, bu konuda yardımcı olabilecek Ashwagandha'nın in vitro kıllı kök kültürleri gibi yeni teknolojiler ortaya çıkmıştır [ 83 ]. İkincisi, araştırmalar ayrıca her bitki tarafından üretilen alkaloitler ve wittanolitlerin miktarında ve bitkinin farklı kısımlarında tek tip biyoaktivite ile preparat üretimine doğrudan müdahale edebilecek çeşitlilik olduğunu da belirlemiştir [ 24 , 84]. Bu nedenle, her bir preparatta alkaloit ve wittanolid konsantrasyonlarını önceden belirlemek için katı miktar ve standardizasyon yöntemleri kullanılmalıdır. Üçüncüsü, WS tesisi haşere saldırılarına karşı dayanıklı olmasına rağmen, bazı akar ve böcek istilası görülmüştür. Gübrelerin ve böcek ilaçlarının aşırı kullanılmamasını, özellikle de bitki köklerinin kullanıldığı gerçeğini göz önüne alarak, hayati öneme sahip olmalarını sağlamak. Ek olarak, WS ve wittanolidlerini üretmek için yeni yöntemler kullanmak, artan küresel talebin sürdürülebilir bir şekilde karşılanmasına yardımcı olabilir ve kemopreventif potansiyelinin belirlenmesini kolaylaştırabilir. Tablo 3

            İnsan popülasyonlarında kemopreventif bir ajan olarak WS geliştirilmesi için önerilen eylemler
            tarım
            • -
              Toplu üretim
            • -
              Haşere kontrolü
            • -
              Bulaşma
            • -
              WS'nin optimal kemotip varyantlarını belirleme
            • -
              Minimum gübre ve böcek ilacı kullanımını teşvik etme
            • -
              Ağır metal kirliliğinde düşük tarlaları kullanarak WS yetiştirmek
            • -
              Yeni in vitro kök / yaprak kültürü teknolojilerinin geliştirilmesi
            Kalite kontrol
            • -
              çıkarma
            • -
              Niceleme
            • -
              Verimli ekstraksiyon yöntemlerinin dahil edilmesi
            • -
              Tamamen yüzde withitides ve diğer bileşenlerin miktarının belirlenmesi
            Ön klinik
            • -
              Etkili / etkinlik
            • -
              Yan etkiler
            • -
              Kemoprevensiyonda doğrulanmış biyolojik yolakların aktivasyonunu kullanarak hücre ve hayvan modellerinde potansiyelin taranması
            • -
              Güvenli bir dozaj protokolü oluşturmak
            Klinik
            • -
              Nüfus tanımlamak
            • -
              yönetmek
            • -
              monitor
            • -
              Kanser için uygun risk popülasyonlarının, dünyanın dünyanın belli bölgelerinde, WS'nin geleneksel tıpta kullanıldığı tespit edildi.
            • -
              Klinik öncesi çalışmalardan elde edilen bulgulara göre WS ile tedavi
            • -
              1) WA-aracılı yol aktivasyonu biyobelirteçlerinin 2) kanda veya idrarda wittanolidleri gözlemlemek
            • -
              Biyobelirteçlerin modülasyonu veya düşük malignite insidansı için uzun süreli izleme
            Kemoprevensiyon denemelerinin tasarımı, aynı zamanda geleneksel WS kullanımlarından da elde edilen bilgileri içermelidir. Homeostazı destekleyen ve bir enerji arttırıcı olarak bir adaptojen olarak yaygın kullanımı, ilacın potansiyel olarak yararlı etki şekillerini önerebilir. Burada belirtilen araştırma çalışmaları, WS ve wittanolidleri tarafından modüle edilen bu biyolojik yolları anlamaya adamıştır. Bu amaçla, hücre kültüründe ya da uygun şekilde ilgili popülasyon koşullarını taklit eden hayvan modellerinde yapılan klinik öncesi çalışmaların kullanılması gerekir. Yalnızca WA'nın değil, aynı zamanda geniş bir yelpazedeki hayvan karsinojenez modellerinde WS özütlerinin kemopreventif etkinliğinin değerlendirilmesi, WS'nin kanseri önlemek için potansiyel rolünü destekleyecektir.

            Halen, kanseri önleme veya tedavi etme potansiyelleri bakımından halen araştırılmakta olan birçok doğal oluşumlu diyet ajanı olduğu için, bu bileşiklerin etkinlik ve güvenlik temelinde önceliklendirilmesi önem kazanmaktadır. Bu ajanların birçoğu farklı biyolojik yolları hedef alsa ve doğal olarak farklı farmakolojik profillere sahip olabilse de, genel olarak özellikle in vivo olarak ortak modellerde karşılaştırılmaları gerekir.olanlar. Bu bugüne kadar yapılmamıştır. Bununla birlikte, WS'nin önceki bölümde vurgulanan çok çeşitli hastalıklara karşı faydalı olabileceğinin kanıtı, insanlarda kansere karşı kemopreventif bir ajan olarak WS geliştirmeye olan ihtiyacın bir kanıtı olarak hizmet etmektedir. Değişmez bir şekilde, dozaj, zaman seyri ve ayrıca ajanın diğer farmakolojik parametrelerinin dikkate alınması gerekir. Özellikle kemopreventif çalışmalar için, kanserojen sürecin yönlerini engelleyip engelleyemeyeceğini veya engelleyebileceğini belirlemek için uzun süre boyunca toksik olmayan bir WS dozunun uygulanması gerekecektir. Bu nedenle, güvenli bir dozaj penceresinin belirlenmesi, kesin bir uygulama rejiminin geliştirilmesi ve preklinik çalışmalarda biyoyararlanımın anlaşılması, WS'nin kemopreventif bir madde olarak klinik çalışma için teşvik edilmesinin ön şartıdır. Kemopreventif bir ajana verilen yanıtı çalışma katılımcılarına invazif olmayan bir şekilde takip edebilmek, özellikle uzun vadeli çalışmalarda çok önemlidir. WS metabolitlerinin insan kanında, idrarda veya tükürükte tespit edilip edilemeyeceğinin belirlenmesi;85 ]. Sülforaphane bakımından zengin brokoli gibi gıdalar içeren klinik gelişim yolları, WS gibi yeni bitki kaynaklı ajanlar için makul başlangıç ​​noktaları sağlar [ 86 ]. Bitki özleri ile, müdahale rejimine başlamadan önce özü içindeki bileşenlerin dikkatli bir şekilde karakterizasyonu yapılması zorunludur. WA'nın DMBA'nın neden olduğu oral karsinojenezi önlemede iyi performans gösterdiğine dair üretken kanıtlar göz önüne alındığında, baş ve boyun kanseri önleme insan denemelerinde ilk WS'nin test edilmesi faydalı olabilir. Baş boyun kanserlerinin, geleneksel tıpta tesadüfen WS'nin bolca kullanıldığı Hindistan [ 87 ] dahil olmak üzere Güney Asya ülkelerinde oldukça yaygın olması, halk sağlığı ihtiyacını karşılamak için önemli ve uygun bir hedef kitle sunmaktadır.

            Hızla genişleyen yaşlı bir nüfus ve nispeten az gelişmiş kanser araştırmaları, tedavi ve bakım programları ile daha az gelişmiş ülkelerin önümüzdeki birkaç on yıl içinde kanser tsunamisinin en çok etkilenen ülkesi olması muhtemeldir. Bu nedenle, özellikle gıda veya diğer diyet ajanları yoluyla kanserin önlenmesi, bu salgınla başa çıkmanın en uygun maliyetli ve sürdürülebilir yöntemi olabilir. Kemopreventif potansiyele sahip diyet ajanlarının tanımlanması ve karakterizasyonu bu süreçte çok önemli adımlardır. Ayurveda gibi geleneksel tıp sistemleri bu azgelişmiş toplulukların çoğunda derin köklere sahiptir ve küresel kanser yükünü birincil önleme açısından ele almak için harika bir fırsat sunmaktadır. Geleneksel tıpta uzun süredir devam eden bir geçmişi olan bitki bazlı ajanları araştırmak ve araştırmak, maliyet, uygulama kolaylığı ve kültürel kabul edilebilirlik açısından sıfırdan kanser tedavisi ilaçları geliştirmekten daha etkili olabilir. WS'nin Ayurveda'daki merkezi rolü ve modern kanser araştırması alanındaki ümit verici eylemleri göz önüne alındığında, kanser kemopreventif nutrasötik olarak bir kanser olarak ilerlemeye potansiyeli vardır.

            Git: Teşekkür

            Bu çalışma NIH tarafından finanse edildi, bağış numarası CA197222

            Git: Kısaltmalar

            ALDH1 Aldehit dehidrojenaz
            BCL2 B hücreli lenfoma 2
            CDDO-Im 1- (2-Siyano-3,12,28-trioksooleana-1,9 (11) -dien-28-il) -1 H- imidazol
            PİRZOLA C / EBP homolog protein
            COX siklooksijenaz
            DMBA dimetilbenz [a] antrasenden
            DR-5 Ölüm reseptörü 5
            ERK Hücre dışı sinyal düzenlenmiş kinaz
            GFAP Glial fibril asidik protein
            HSF1 Isı şoku transkripsiyon faktörü 1
            HSP Isı şoku proteini
            IKK Ben kappa b kinaz
            MMTV Murin meme tümörü virüsü
            NFKB Aktif B hücrelerinin nükleer faktör kappa-hafif zincir geliştiricisi
            NK Doğal katil
            NMR Nükleer manyetik rezonans
            Nrf2 Nükleer faktör (eritroid türevi 2) benzeri 2
            RSK ribozomal s6 kinaz
            TPA 12 - O -tetradekanoilphorbol-13-asetat
            VEGF vasküler endotel büyüme faktörü
            WA Withaferin A
            WRE Withania somnifera kökü özü
            WS Withania somnifera
            XIAP X'e bağlı apoptosis proteini inhibitörü
            Git: Dipnotlar


            Yazarlar çıkar çatışması bildirmemişlerdir



            Git: Referans listesi

            1. Geneau R, Stuckler D, Stachenko S, McKee M, Ebrahim S, Basu S, Chockalingham A, Mwatsama M, Jamal R, Alwan A, Beaglehole R. Lancet. 2010; 376 : 1689-1698. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
            2. Sporn MB, Dunlop NM, Newton DL, Smith JM. A vitamini ve sentetik analogları (retinoidler) ile kimyasal karsinojenezin önlenmesi Fed Proc. 1976; 35 : 1332-1338. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
            3. Fisher B, Costantino JP, Wickerham DL, Cecchini RS, Cronin WM, Robidoux A, Bevers TB, Kavanah MT, Atkins JN, Margolese RG, Runowicz CD'si, James JM, Ford LG, Wolmark N. Meme önlenmesi için Tamoksifen Ulusal Cerrahi Adjuvan Göğüs ve Bağırsak Projesi P-1 çalışmasının kanser mevcut durumu. J Natl Cancer Inst. 2005; 97 : 1652-1662. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
            4. Ay TE, Levine N, Cartmel B, Bangert JL, Rodney S, Dong Q, Peng YM, Alberts DS. Retinol'ün orta riskli hastalarda skuamöz hücreli cilt kanserini önlemedeki etkisi randomize, çift kör, kontrollü bir çalışmadır. Güneybatı Deri Kanseri Önleme Çalışma Grubu. Kanser Epidemiol Biyobelirteçleri Önceki. 1997; 6 : 949-956. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
            5. Mirjalili MH, Moyano E, Bonfill M, Cusido RM, Palazon J. Withania somnifera'dan Steroidal laktonlar, yeni tıp için eski bir bitki. Moleküller. 2009; 14 : 2373-22393. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
            6. Ojha S, Alkaabi J, Amir N, Şeyh A, Agil A, Fahim MA, Adem A. Withania koagulans meyve özü, streptozotosin kaynaklı diyabetik sıçanların böbreklerinde oksidatif stres ve iltihaplanmayı azaltır. Oxid Med Celi Longev. 2014; 2014 : 201436. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
            7. Upadhyay BN, Gupta V. Rishyagandha'nın (Withania coagulans) Prameha (Tip II Diabetes Mellitus) Ayu yönetimindeki etkisi üzerine bir klinik çalışma . 2011; 32 : 507-511. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
            8. Baliga MS, Meera S, Vaishnav LK, Rao S, Palatty PL. Ayurveda tıp sistemindeki Rasayana ilaçları, kanser tedavisinde radyolojik koruyucu maddeler olarak mümkün. İntegr Kanser Ther. 2013; 12 : 455-463. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
            9. Rasheed A, Satyanarayana KV, Gulabi PS, Rao MS. Ashwagandhadi lehyam a ayurveda formülasyonunun kimyasal ve farmakolojik standardizasyonu. J Tamamlayıcı Integr Med. 2013; 10 [ PubMed ] [ Google Akademik ]
            10. Abdel-Rahman A, Anyangwe N, Carlacci L, Casper S, Danam RP, Enongen E, Erives G, Kumaş D, Gudi R, Hilmas CJ, Hines F, Howard P, D Levyesi, Lin Y, Moore RJ, Pfeiler E, Thurmond TS, Turujman S, Walker NJ. Gıda ve gıda katkı maddesi olarak kullanılan doğal ürünlerin güvenliği ve düzenlenmesi. Toxicol Sci. 2011; 123 : 333-348. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
            11. Bucci LR. Seçilmiş bitkiler ve insan egzersiz performansı. Am J Clin Nutr. 2000; 72 : 624S - 636S. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
            12. Shohat B, Gitter S, Abraham A, Lavie D. Aferin A'nın (NSC-101088) Kanser Chemother Rep. 1967; 51 : 271-266. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
            13. Vanden Berghe K, Sabbe L, Kaileh M, Haegeman G, Heyninck K. Withaferin A. Biochem Pharmacol. 2012; 84 : 1282-1291. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
            14. Hahm ER, Lee J, Kim SH, Sehrawat A, Arlotti JA, Shiva SS, Bhargava R, Singh SV. Meme kanseri önlenmesinde klinik olarak alakalı bir fare modelinde A ile yapılan metabolik değişiklikler. J Natl Cancer Inst. 2013; 105 : 1111-1122. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
            15. Manoharan S, Panjamurthy K, Menon VP, Balakrishnan S, Takma LM. Withaferin-A'nın hamsterlerde 7,12-dimetilbenz [a] antrasen kaynaklı oral kanserojenezde tümör oluşumu üzerindeki koruyucu etkisi. Indian J Exp Biol. 2009; 47 : 16-23. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
            16. Li W, Zhang C, Du H, Huang V, Güneş B, Harris JP, Richardson Q, Shen X, Jin R, Li G, Kevil CG, Gu X, Shi R, Zhao Y. Withaferin A, bir cilt karsinogenez fare modelinde asetil-coA karboksilaz 1 ve cilt tümör oluşumunun düzenlenmesi. Mol Carcinog. 2015 [ PubMed ] [ Google Akademik ]
            17. Yadav B, Bajaj A, Saxena M, Saxena AK. Çeşitli İnsan Kanseri Hücre Hatlarına Karşı Withania Somnifera'nın Kök, Kök ve Yapraklarının İn Vitro Antikanser Aktivitesi. Indian J Pharm Sci. 2010; 72 : 659-663. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
            18. Jadeja RN, Urrunaga NH, Dash S, Khurana S, Saxena NK. Withaferin-A, Farelerde Asetaminofona Bağlı Karaciğer Hasarını Azaltır. Biochem Pharmacol. 2015; 97 : 122-132. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
            19. Sudhir S, Budhiraja RD. Withaferin-'A 've hidrokortizonun CCL4 ile indüklenen hepatotoksisiteye karşı koruyucu etkisinin karşılaştırılması. Indian J Physiol Pharmacol. 1992; 36 : 127-129. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
            20. Mirzajani F, Ghassempour A, Jalali-Heravi M, Mirjalili MH. Withania somnifera Dunal'dan feryat A'yı çıkarmak için bir mikrodalga destekli yöntemin optimizasyonu. merkezi kompozit tasarım kullanarak. Fitokimya Anal. 2010; 21 : 544-549. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
            21. Kulkarni SK, Singh K, Bishnoi M. Farklı labirentlerdeki yeni antianksiyete ilaçlarının karşılaştırmalı davranış profili. Indian J Exp Biol. 2008; 46 : 633-638. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
            22. Wadhwa R, Singh R, Gao R, Şah N, Widodo N, Nakamoto T, İzhida Y, Terao K, Kaul SC. Ashwagandha yapraklarının su özü, aktif bir bileşenin antikanser aktivite tanımlamasına ve etki mekanizmasına sahiptir. Biri. 2013; 8 : e77189. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
            23. Patil D, Gautam M, Mishra S, Karupothula S, Gairola S, Jadhav S, Pawar S, Patwardhan B. Fareler plazmasındaki yüksek performanslı sıvı kromatografisi-tandem kütle spektrometresi uygulamasının, oral sonra farmakokinetiklere uygulanmasıyla, farelerin plazmasındaki bir witaferin A wittanolid A'nın belirlenmesi Withania somnifera sulu ekstraktının verilmesi. J. Pharm Biomed Anal. 2013; 80 : 203-212. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
            24. Kushwaha S, Roy S, Maity R, Mallick A, Soni VK, Singh PK, Chaurasiya ND, Sangwan RS, Misra-Bhattacharya S, Mandal C. . Aşı. 2012; 30 : 1083-1093. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
            25. Mishra LC, Singh BB, Dagenais S. Withania somnifera'nın (ashwagandha) terapötik kullanımı için bilimsel temel: Bir gözden geçirme. Alternatif Med Rev. 2000; 5 : 334-346. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
            26. Vaishnavi K, Saxena N, Shah N, Singh R, Manjunath K, Uthayakumar M, Kanaujia SP, Kaul SC, Sekar K, Wadhwa R. İki yakından ilişkili withanolides, Withaferin A ve Withanone biyoinformatiği ve deneysel kanıtların farklı faaliyetleri. Biri. 2012; 7 : e44419. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
            27. Gajbhiye NA, Makasana J, Kumar S. Withania somnifera'nın Farklı Bitki Bölümlerinde Üç Önemli Biyoaktif Bileşiğin Birikimi ve LC-ESI-MS-MS (MRM) Yöntemi ile Belirlenmesi. J Chromatogr Sci. 2015 [ PubMed ] [ Google Akademik ]
            28. Devkar ST, Kandhare AD, Sloley BD, Jagtap SD, Lin J, Tam YK, Katyare SS, Bodhankar SL, Hegde MV. Bir absorpsiyon modeli sistemi kullanmanın ana wittanolidlerinin biyoyararlanımının değerlendirilmesi. J Adv Pharm Technol Arş. 2015; 6 : 159-164. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
            29. Yang Z, Garcia A, Xu S, Powell DR, Vertino PM, Singh S, Marcus AI. Withania somnifera kök ekstresi, meme kanseri metastazı ve mezenkimal geçişi için epitelyal inhibe eder. Biri. 2013; 8 : e75069. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
            30. Joshi P, Misra L, Siddique AA, Srivastava M, Kumar S, Darokar MP. Withania somnifera kaynaklı wittanolid türevlerinde epoksit grubu ile sitotoksisite ilişkisi. Steroidler. 2014; 79 : 19-27. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
            31. Antony ML, Lee J, Hahm ER, Kim SH, Marcus AI, Kumari V, Ji X, Yang Z, Vowell CL, Wipf P, Uechi GT, Yates NA, Romero G, Sarkar SN, Singh SV. İnsan meme kanseri hücrelerinde antitümör steroidal lakton ile A büyümesinin durması, sisteinin 303 beta-tübülinin aşağı-düzenlenmesi ve kovalent bağlanması ile ilişkilidir. J Biol Chem. 2014; 289 : 1852-1865 sayılı belgeler. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
            32. Rosazza JP, Nicholas AW, Gustafson ME. Doğal antitümör ajanların mikrobiyal dönüşümleri. 7. Cunninghamella elegans (NRRL 1393) Steroidleri ile 14-alfa-A-hidroksilasyonu-A . 1978; 31 : 671-679. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
            33. Prabu PC, Panchapakesan S, Raj CD. Wistar sıçanlarında Withania somnifera köklerinin hidroalkolik ekstraktının akut ve sub-akut oral toksisite değerlendirmesi. Fitother Res. 2013; 27 : 1169-1178. [ PubMed] [ Google Akademik ]
            34. Arseculeratne SN, Gunatilaka AA, Panabokke RG. Sri Lanka'nın şifalı bitkileri ile ilgili çalışmalar. Bölüm 14 Bazı geleneksel şifalı bitkilerin toksisitesi. J. Ethnopharmacol. 1985; 13 : 323-335. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
            35. Uma DP, Kamath R. Hipertermi ile birleştirilmiş withaferin A'nın fare fibrosarkomu ve melanomu üzerindeki radyo-duyarlılaştırıcı etkisi. J Radiat Res. 2003; 44 : 1-6. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
            36. Dey D, Chaskar S, Athavale N, Chitre D. Akut ve kronik toksisite, sitokrom p450 enzim inhibisyonu ve HERG kanal blokajı inflamasyon için bir polerbal, ayurveda formülasyonu ile çalışır. Biomed Res Int. 2015; 2015 : 971982. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
            37. Pramanick S, Roy A, Ghosh S, Majumder HK, Mukhopadhyay S. Withanolide Z, Withania somnifera'dan yeni bir klorlanmış wittanolid Z. Planta Med. 2008; 74 : 1745-1748. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
            38. Siddique AA, Joshi P, Misra L, Sangwan NS, Darokar MP. Withania somnifera L. Dunal'dan yeni bir sitotoksik steroid olan 5,6-de-epoksi-5-en-7-on-17-hidroksi A. Nat Prod Res. 2014; 28 : 392–398. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
            39. Santagata S, Xu YM, Wijeratne EM, Kontnik R, Rooney C, Perley CC, Kwon H, Clardy J, Kesari S, Whitesell L, Lindquist S, Gunatilaka AA. Protein homeostazını hedef alan antikanser bileşikleri keşfetmek için ısı şoku tepkisini kullanmak. ACS Chem Biol. 2012; 7 : 340-349. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
            40. Bargagna-Mohan P, Hamza A, Kim YE, Khuan Abby HY, Mor-Vaknin N, Wendschlag N, Liu J, Evans RM, Markovitz DM, Zhan CG, Kim KB, Mohan R. Tümör inhibitörü ve antianjiyogenik ajan A, ara filament protein vimentini hedefler. Chem Biol. 2007; 14 : 623-634. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
            41. Bargagna-Mohan P, Paranthan RR, Hamza A, Dimova N, Trucchi B, Srinivasan C, Elliott GI, Zhan CG, Lau DL, Zhu H, Kasahara K, Inagaki M, Cambi F, Mohan R. Withaferin A; filamentler glial fibril asidik protein ve vimentini retinal glioz modelinde gösterir. J Biol Chem. 2010; 285 : 7657-7669. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
            42. Heyninck K, Lahtela-Kakkonen M, Van dV, Haegeman G, Vanden Berghe W. Withaferin A, IKKbeta'da sistein 179'u hedef alarak NF-kappaB aktivasyonunu inhibe eder. Biochem Pharmacol. 2014; 91 : 501–509. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
            43. Antony ML, Lee J, Hahm ER, Kim SH, Marcus AI, Kumari V, Ji X, Yang Z, Vowell CL, Wipf P, Uechi GT, Yates NA, Romero G, Sarkar SN, Singh SV. İnsan meme kanseri hücrelerinde antitümör steroidal lakton ile A büyümesinin durması, sisteinin 303 beta-tübülinin aşağı-düzenlenmesi ve kovalent bağlanması ile ilişkilidir. J Biol Chem. 2014; 289 : 1852-1865 sayılı belgeler. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
            44. Hahm ER, Singh SV. Otofaji, insan meme kanseri hücrelerinde A aracılı ölümcül olanı değiştiremez. Curr Kanser İlaç Hedefleri. 2013; 13 : 640-650. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
            45. Yang H, Shi G, Dou QP. Tümör proteazomu, “Hint kışı vişne” Mol Pharmacol'dan izole edilen doğal antikanser bileşik Withaferin A'nın birincil hedefidir . 2007; 71 : 426–437. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
            46. Yang H, Wang Y, Cheryan VT, Wu W, Cui CQ, Polin LA, Geçiş HI, Dou QP, Rishi AK, Wali A. Withaferin A, mezotelyomada in vitro ve in vivo proteazom aktivitesini inhibe eder. Biri. 2012; 7 : e41214. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
            47. Yu Y, Hamza A, Zhang T, Gu M, Zou P, Newman B, Li Y, Gunatilaka AA, Zhan CG, Sun D. Withaferin A, pankreas kanseri hücrelerinde ısı şok proteinini 90 hedefler. Biochem Pharmacol. 2010; 79 : 542-551. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
            48. Wijeratne EM, Xu YM, Scherz-Shouval R, Marron MT, Rocha GD, Liu MX, Costa-Lotufo LV, Santagata S, Lindquist S, Beyaz L, Gunatilaka AA. Hücresel ısı-şok tepkisi indükleyicileri olarak wittanolidlerin yapı-aktivite ilişkileri. J. Med Chem. 2014; 57 : 2851 - 2863. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
            49. Sharma C, Sadrieh L, Priyani A, Ahmed M, Hassan AH, Hussain A. İnsan rahim ağzı kanseri hücrelerinde apoptosis-indükleyici ve anti-enflamatuar özellikleri ile bağlantılı olarak sülforaphanın anti-kanserojen etkileri. Kanser Epidemiol. 2011; 35 : 272-278. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
            50. Kim EH, Deng CX, Sporn MB, Liby KT. CDDO-imidazolid, BRCA1 ile mutasyona uğramış meme kanseri hücrelerinde DNA hasarı, G2 / M tutuklaması ve apoptozu indükler. Kanser Önleme Res (Phila)2011; 4 : 425-434. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
            51. Malik F, Kumar A, Bhushan S, Mondhe DM, Pal HC, Sharma R, Khajuria A, Singh S, Singh G, Saxena AK, Suri KA, Qazi GN, Singh J. İmmün modülasyon apoptoz indüksiyonu Antitümoural aktivitenin iki tarafı Withania somnifera standart bir bitkisel formülasyonu. Eur J Kanser. 2009; 45 : 1494-1509. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
            52. Srinivasan S, Ranga RS, Burikhanov R, Han SS, Chendil D. Prostat kanseri hücrelerinde A vitamini içeren diyet bileşiği ile Par-4'e bağlı apoptoz. Kanser Arş. 2007; 67 : 246-253. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
            53. Das T, Roy KS, Chakrabarti T, Mukhopadhyay S, Roychoudhury S. Withaferin A, Mad2-Cdc20 kompleksinin kolorektal kanser hücre hatlarında parçalanmasıyla Mil montaj kontrol noktasını modüle eder. Biochem Pharmacol. 2014; 91 : 31-39. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
            54. Mondal S, Mandal C, Sangwan R, Chandra S, Mandal C protein kinazı Mol Kanseri. 2010; 9 : 239. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
            55. Widodo N, Kaur K, Shrestha BG, Takagi Y, Ishii T, Wadhwa R, Kaul SC. Tümör inhibe edici bir faktörün tanımlanması için Ashwagandha'nın yaprak ekstresi ve bunun etkisine ilişkin ilk moleküler içgörü ile kanser hücrelerinin seçici olarak öldürülmesi. Clin Cancer Res. 2007; 13 : 2298-2306. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
            56. Stan SD, Hahm ER, Warin R, Singh SV. Withaferin A, FOXO3a ve Bim'e bağımlı apoptoza neden olur ve insan göğüs kanseri hücrelerinin in vivo büyümesini inhibe eder. Kanser Arş. 2008; 68 : 7661–7669. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
            57. Munagala R, Kausar H, Munjal C, Gupta RC. Withaferin A, HPV onkogenlerinin baskılanması ve insan rahim ağzı kanseri hücrelerinde tümör baskılayıcı proteinlerin düzenlenmesi ile p53'e bağlı apoptozu indükler. Karsinojenez. 2011; 32 : 1697-1705. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
            58. Rah B, Ur RR, Nayak D, Yusuf SK, Mukherjee D, Kumar LD, Goswami A. BCW2'nin PAWR-aracılı baskılanması, 3-azido ile A-3'e (3-AWA) bağlı otofajinin prostat kanserinde apoptozise geçişini teşvik eder hücreler. Otofaji. 2015; 11 : 314-331. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
            59. Mayola E, Galler C, Esposti DD, Martel C, Pervaiz S, Larue L, Debuire B, Lemoin A, Brenner C, Lemaire C Withaferin A, reaktif oksijen türlerinin oluşması ve aşağı regülasyon yoluyla insan melanom hücrelerinde apoptozu tetikler Bcl-2. Apoptoz. 2011; 16 : 1014-1027. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
            60. Nishikawa Y, Okuzaki D, Fukushima K, Mukai S, Ohno S, Ozaki Y, Yabuta N, Nojima H. ​​Withaferin A, Androjenden Bağımsız Prostat Kanser Hücrelerinde Seçici Hücre Ölümüne Neden Oldu, Normal Fibroblast Hücrelerinde Değil. Biri. 2015; 10 : e0134137. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
            61. Sharma RA, Harris AL, Dalgleish AG, Steward WP, ​​O'Byrne KJ. Kanser kemoprevensiyonunda biyobelirteç ve hedef olarak anjiyogenez. Lancet Oncol. 2001; 2 : 726-732. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
            62. Mohan R, Çekiçler HJ, Bargagna-Mohan P, Zhan XH, Herbstritt CJ, Ruiz A, Zhang L, Hanson AD, Conner BP, Rougas J, Pribluda VS. Withaferin A, güçlü bir anjiyogenez inhibitörüdür. Anjiyogenez. 2004; 7 : 115-122. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
            63. Mathur R, Gupta SK, Singh N, Mathur S, Kochupillai V, Velpandian T. Withania somnifera kökü ekstraktlarının hücre döngüsü ve anjiyojenez üzerindeki etkisinin değerlendirilmesi. J. Ethnopharmacol. 2006; 105 : 336–341. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
            64. Saha S, İslam MK, Shilpi JA, Hasan S. VEGF'nin, Withania somnifera'nın anahtar metaboliti olan Withaferin A. tarafından yapılan anjiyogenezi kontrol etmek için Silico Pharmacol. 2013; 1 : 11. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
            65. Calabrese V, Cornelius C, Mancuso C, Pennisi G, Calafato S, Bellia F, Bates TE, Giuffrida Stella AM, Schapira T, Dinkova Kostova AT, Rizzarelli E. Kemoprevans ve beslenme nöroproteksiyonu için yaşlanmada hücresel stres tepkisi , nörodejeneratif hastalıklar ve uzun ömürlülük. Neurochem Res. 2008; 33 : 2444–2471. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
            66. Grogan PT, Kızak KD, Samadi AK, Zhang H, Timmermann BN, Cohen MS. Glioblastomalardaki A vitamini sitotoksisitesi, Akt / mTOR ve MAPK sinyal yollarını değiştirirken oksidatif stres kaynaklı bir ısı şoku tepkisinin uyarılmasını içerir. Yeni İlaçlar Yatırım. 2013; 31 : 545-557. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
            67. Hahm ER, Moura MB, Kelley EE, Van HB, Shiva S, Singh SV. İnsan meme kanseri hücrelerinde Withaferin A kaynaklı apoptoza reaktif oksijen türleri aracılık eder. Biri. 2011; 6 : e23354. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
            68. Kaur K, Rani G, Widodo N, Nagpal A, Taira K, Kaul SC, Wadhwa R. İn vivo ve in vitro olarak yetiştirilen Ashwagandha kaynaklı yaprak ekstraktının anti-proliferatif ve oksidatif aktivitelerinin değerlendirilmesi. Gıda Kimyası Toksikol. 2004; 42 : 2015-2020. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
            69. Kostecka A, Sznarkowska A, Eritici K, Acedo P, Shi Y, Mohammad Sakil HA, Kawiak A, Aslan M, Krolicka A, Wilhelm M, İnga A, Zawacka-Pankau J. JNK-NQO1 ekseni, TAp73'e bağlı tümör oksidatif ve proteasomal stres üzerine baskılama. Hücre Ölüm Dis. 2014; 5 : e1484. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed] [ Google Akademik ]
            70. Reuland DJ, Khademi S, Kale CJ, Irwin DC, McCord JM, Miller BF, Hamilton KL. Faz II enzimlerinin Nrf2'nin fitokimyasal aktivasyonu ile düzenlenmesi, kardiyomiyositleri oksidan strese karşı korur. Ücretsiz Radic Biol Med. 2013; 56 : 102-111. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
            71. Mikolai J, Erlandsen A, Murison A, Kahverengi KA, Gregory WL, Raman-Caplan P, Zwickey HL. Ashwagandha'nın (Withania somnifera) ekstraktının lenfositlerin aktivasyonu üzerindeki in vivo etkileri. J Alternatif Tamamlayıcı Med. 2009; 15 : 423-430. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
            72. Bhat J, Damle A, Vaishnav PP, Albers R, Joshi M, Banerjee G. Ayurveda bitkileriyle takviye edilmiş çay yoluyla doğal öldürücü hücre aktivitesinin in vivo arttırılması. Fitother Res. 2010; 24 : 129–135. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
            73. Min KJ, Choi K, Kwon TK. Withaferin A, mikroglial hücrelerde STAT1 / 3 aktivasyonunun inhibisyonu yoluyla lipopolisakkarit kaynaklı siklooksijenaz-2 ekspresyonunu ve PGE2 üretimini aşağı düzenler. Int Immunopharmacol. 2011; 11 : 1137-1142. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
            74. Manoharan S, Panjamurthy K, Balakrishnan S, Vasudevan K, Vellaichamy L. 7,12-dimetilbenz [a] antrasen ile indüklenen oral karsinogenezde sirkadiyen zamana bağlı wopenferin-A-withaferin-potansiyel potansiyeli. Pharmacol Rep. 2009; 61 : 719-726. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
            75. Panjamurthy K, Manoharan S, Nirmal MR, Vellaichamy L. Withaferin-A'nın 7,12-dimetilbenz (a) antrasen ile indüklenen deneysel oral karsinogenezde p53 ve bcl-2 immüno-ekspresyonu üzerindeki koruyucu rolü. Yeni İlaçlar Yatırım. 2009; 27 : 447-452. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
            76. Khazal KF, Tepe DL, Grubbs CJ. Withania somnifera kökü ekstraktının MMTV / Neu farelerde spontan östrojen reseptörü negatif meme kanseri üzerindeki etkisi. Antikanser Arş. 2014; 34 : 6327-6332. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
            77. Kim SH, Singh SV. Aferin meme kanseri kemoprevansına, kanser kök hücrelerinin kendini yenilemesinin in vivo baskılanması eşlik eder. Kanser Önleme Res (Phila) 2014; 7 : 738-747. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
            78. Nagalingam A, Kuppusamy P, Singh SV, Sharma D, Saxena NK. Meme kanserinde, a witaferin a'nın antitümör özelliklerinin mekanik olarak açıklanması. Kanser Arş. 2014; 74 : 2617-22629. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
            79. Gupta RC, Bansal SS, Aqil F, Jeyabalan J, Cao P, Kausar H, Russell GK, Munagala R, Ravoori S, Vadhanam MV. Kontrollü salımlı sistemik dağıtım - kanser kemoprevensiyonunda yeni bir kavram. Karsinojenez. 2012; 33 : 1608-1615. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
            80. Agnihotri AP, Sontakke SD, Thawani VR, Saoji A, Goswami VS. Withania somnifera'nın şizofreni hastalarında tesadüfî, çift kör, plasebo kontrollü pilot deneme çalışması. Hint J Pharmacol. 2013; 45 : 417-418. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
            81. Biswal BM, Süleyman SA, İsmail HC, Zakaria H, Musa KI. Withania somnifera'nın (Ashwagandha) meme kanseri hastalarında kemoterapinin neden olduğu yorgunluk ve yaşam kalitesi üzerine etkisi. İntegr Kanser Ther. 2013; 12 : 312-322. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
            82. Mirza S, Sharma G, Parshad R, Gupta SD, Pandya P, Ralhan R. Meme kanseri hastalarında DNA metiltransferazlarının ifadesi ve doğal bileşiklerin DNA metiltransferazları ve ilişkili proteinler üzerindeki etkisini analiz etmek. J Meme Kanseri. 2013; 16 : 23–31. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
            83. Sivanandhan G, Arunachalam C, Selvaraj N, Süleyman AA, Lim YP, Ganapathi A. Gracilaria edulis ve Sargassum wightii ile tedavi edildikten sonra Withania somnifera'nın tüylü kök kültüründe wittanolid biyosentezinde yer alan önemli yol genlerinin ifadesi. Plant Physiol Biochem. 2015; 91 : 61-64 [ PubMed ] [ Google Akademik ]
            84. Kaul MK, Kumar A, Ahuja A, Mir BA, Suri KA, Qazi GN. Withania somnifera (L.) Dunal kompleksinde Withaferin A'nın üretim dinamikleri. Nat Prod Res. 2009; 23 : 1304-1311. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
            85. Patial P, Gota V. İnsan plazmasındaki withaferin-A'nın HPLC ile belirlenmesi için hızlı ve hassas yöntem. Bioanalysis. 2011; 3 : 285-289. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
            86. Kensler TW, Egner PA, Agyeman AS, Visvanathan K, Groopman JD, Chen JG, Chen TY, Fahey JW, Talalay P. Keap1-nrf2 sülforaphanın kanserden korunma için bir hedefi işaret etmektedir. En İyi Curr Chem. 2013; 329 : 163-177. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
            87. Rajaraman P, Anderson BO, Basu P, Belinson JL, Cruz AD, Dhillon PK, Gupta P, Jawahar TS, Joshi N, Kailash U, Kapambwe S, Katoch VM, Krishnan S, Panda D, Sankaranarayan R, Selvam JM, Şah KV, Shastri S, Shridhar K, Siddiqi M, Sivaram S, Seth T, Srivastava A, Trimble E, Mehrotra R. Hindistan'da yaygın kanserlerin taranması ve erken teşhisi için öneriler. Lancet Oncol. 2015; 16 : e352-e361. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
            88. Samadi AK, Mukerji R, Şah A, Timmermann BN, Cohen MS. İn vivo medüller tiroid kanserine karşı etkili etkinliği olan yeni bir RET inhibitörü. Ameliyat. 2010; 148 : 1228-1236. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
            89. Choi BY, Kim BW. Withaferin-A, STAT3 Transkripsiyonel Aktivitesini Engelleyerek Kolon Kanseri Hücre Büyümesini Engeller. J Kanser Önleme. 2015; 20 : 185-192. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]

            Yorum yap


            • #7

              Hint Ginsengi Nedir Neye İyi Gelir Halsizliğe Ne İyi Gelir Beyin İçin Ne Faydalıdır



              Withania somnifera'nın (Ashwagandha) Stres ve Stresle İlişkili Nöropsikiyatrik Bozukluklar Anksiyete, Depresyon ve Uykusuzluk Üzerine Etkileri

              Alex B. Speers , 1, 2, # Kadine A. Cabey , 3, # Amala Soumyanath , 1, 2, * ve Kirsten M. Wright 1, 2, 3, *
              Yazar bilgileri Makale notları Telif hakkı ve Lisans bilgileri Sorumluluk Reddi
              1 BENFRA Botanik Diyet Takviyeleri Araştırma Merkezi, Oregon Sağlık ve Bilim Üniversitesi, Portland, Oregon, ABD; 2 Nöroloji Bölümü, Oregon Sağlık ve Bilim Üniversitesi, Portland, Oregon, ABD; 3 Helfgott Araştırma Enstitüsü, Ulusal Doğal Tıp Üniversitesi, Portland, OR, ABD
              * Nöroloji Bölümü, Oregon Sağlık ve Bilim Üniversitesi, Portland, Oregon, ABD'deki bu yazarların adres yazışmaları; Tel/Faks: +1-503-494-6882, +1-503-494-7499; E-postalar: ude.usho@anaymuos ; ude.usho@rikgirw
              # Her iki yazarın da bu makaleye eşit katkıları vardır.
              Git: Soyut

              Arka plan

              Ashwagandha olarak da bilinen Withania somnifera (WS), Ayurveda ve diğer geleneksel tıp sistemlerinde yaygın olarak kullanılmaktadır. WS, bir adaptojen olarak ünü nedeniyle dünya çapında kullanımda bir artış gördü. Bu popülarite, nöropsikiyatrik ve nörodejeneratif bozukluklar için potansiyel bir uygulama da dahil olmak üzere, biyolojik etkilerine ilişkin artan bilimsel çalışmaları ortaya çıkarmıştır. Amaç

              Bu gözden geçirme, WS'nin nöropsikiyatrik etkilerini, özellikle stres, anksiyete, depresyon ve uykusuzluktaki uygulamalarını inceleyen klinik öncesi ve klinik çalışmaların kapsamlı bir özetini sağlamayı amaçlamaktadır. Yöntemler

              WS'nin insan deneyleri ve hayvan çalışmaları raporları öncelikle PubMed, Scopus ve Google Scholar veritabanlarından toplanmıştır. Sonuçlar

              WS kök ve yaprak özleri, hayvan ve insan çalışmalarında kayda değer anti-stres ve anti-anksiyete aktivitesi sergiledi. WS, depresyon ve uykusuzluk semptomlarını da iyileştirdi, ancak bu uygulamaları araştıran daha az çalışma var. WS, bu koşulları ağırlıklı olarak hipotalamik-hipofiz-adrenal ve sempatik-adrenal medüller eksenlerin modülasyonu ve ayrıca GABAerjik ve serotonerjik yollar yoluyla hafifletebilir. Bazı çalışmalar spesifik withanolide bileşenlerini nöropsikiyatrik yararları ile ilişkilendirirken, WS'de henüz tanımlanamayan ek aktif bileşiklerin varlığına dair kanıtlar vardır. Çözüm

              İncelenen çalışmalarda faydalar görülürken, incelenen WS ekstraktlarındaki önemli değişkenlik, nöropsikiyatrik durumların tedavisi için optimum WS preparasyonu veya dozajı konusunda fikir birliğine varılmasını engellemektedir. WS genellikle insan kullanımı için güvenli görünmektedir; ancak, farmasötik müdahalelerle birlikte kullanılıyorsa, WS'yi içeren potansiyel bitki-ilaç etkileşimlerini araştırmak önemli olacaktır. WS'nin aktif bileşiklerinin daha fazla aydınlatılmasına da ihtiyaç vardır.

              Anahtar Kelimeler: Anksiyete, depresyon, uykusuzluk, stres, Ashwagandha, Withania somnifera
              Git: 1. GİRİŞ

              Botanik Withania somnifera (L.) Dunal, Solanaceae familyası, yaygın olarak Hindistan'daki geleneksel tıpta kullanımından türeyen Sanskritçe bir isim olan "Ashwagandha" olarak bilinir. Withania somnifera (WS), Ayurveda tıbbında bir Rasayana bitkisi, yani vücudu gençleştirebilen ve tüm dokuların sağlığını iyileştirebilen [ 1 ] olarak müthiş bir üne sahiptir. Bu nedenle WS, aynı zamanda bir adaptojen olarak da sınıflandırılır: yalnızca belirli bir farmakolojik mekanizma ile değil, aynı zamanda karmaşık tepkiler ortaya çıkararak tüm vücudun homeostazını destekleyen bir ajan [2 ] . WS'nin tanınmış özellikleri arasında konsantrasyon, hafıza ve ruh halini geliştirmenin yanı sıra patojenlere ve hastalığa karşı dayanıklılık sağlama yeteneği yer alır.3 ].

              WS bitkisi, Kanarya Adaları, Akdeniz, Afrika, Çin, Hindistan ve Sri Lanka gibi Güney Asya ülkeleri ve Orta Doğu dahil olmak üzere tropikal ve subtropikal bölgelerin daha kuru kısımlarında bulunan 0,5-2 m yüksekliğinde odunsu bir çalıdır [ 4 ]. Ashwagandha (Sanskritçe), Asgand (Urduca) ve Indian Winter Cherry veya Poison Gooseberry (İngilizce) gibi birçok isimle ve ayrıca adaptojenik etkileri nedeniyle "Hint Ginseng" terimiyle bilinir [4 , 5 ] . Hindistan'da WS, Ayurveda, Unani ve Siddha tıbbında 100'den fazla formülasyonda kullanılmakta ve tıbbi amaçlar için yaygın olarak yetiştirilmektedir [ 6 , 7]. Taze kurutulmuş kökler, baskın tıbbi bileşendir; ancak bitkinin yaprakları, çiçekleri, tohumları ve meyveleri de tedavi amaçlı kullanılmaktadır [ 6 ].

              Geleneksel olarak WS preparatları, artrit, astım, guatr ve ülserlerin yanı sıra anksiyete, uykusuzluk ve nörolojik bozukluklar gibi durumlar için kullanılır. Bu kullanımlar, bitkinin tanınmış adaptojenik, anti-stres ve anti-inflamatuar özellikleriyle bağlantılıdır [ 6 , 7 ]. Çok sayıda WS ticari ürünü artık Hindistan'da ve dünyanın diğer bölgelerinde halkın kullanımına hazır. Amerika Birleşik Devletleri'nde (ABD), WS ürünleri, Gıda ve İlaç İdaresi tarafından "botanik diyet takviyeleri" olarak sınıflandırılır. Ulusal Sağlık Enstitüleri Diyet Takviyeleri Ofisi'ne göre, şu anda ABD pazarında WS içeren 1.300'den fazla ürün var ve kullanımı giderek daha popüler hale geliyor [8 ] . WS 6. sırada yer aldı2017'de ABD'de en çok satan bitki [ 9 ], 2016'da 8. sıradan yükseliyor [ 10 ]. 2019'a kadar WS, ana akım kanallarda ( ör . marketler, eczaneler) 10 milyon doları aşan ve doğal kanallarda ( ör . ek ve özel perakende satış mağazaları) 13 milyon doları aşan satışlarla 5. en popüler besin takviyesiydi. [ 11 ].

              WS'nin halk tarafından yaygın ve artan kullanımı, kullanımını doğrulamak ve optimize etmek için bu botanikin biyolojik özelliklerinin ve aktif fitokimyasallarının daha iyi anlaşılması ihtiyacını vurgulamaktadır. Neyse ki, WS en çok çalışılan şifalı bitkilerden biridir. Tetali ve ark. (2021), WS [ 12 ] 'de bildirilen yaklaşık 140 özelleşmiş bileşiği özetlemektedir . Bunlar arasında en iyi bilinenler, aynı zamanda glikozitler (withanositler) olarak da ortaya çıkan, withanolidler olarak bilinen karmaşık bir steroidal lakton grubudur [ 12 ]. WS yaprağında ve kökünde [ 12 - 14 ], yapraklarda köklerden [ 15]. WS ayrıca dört sitoindosid içerir, bunlardan sitoindosidler IX ve X, withanolid, withaferin A'nın [ 16 ] glikosile edilmiş türevleri iken, sitoindosidler VII ve VIII, uzun zincirli asil steril glukositlerdir [ 17 ]. Belirgin WS kemotipleri, withanolid sübstitüsyon paternlerine dayalı olarak tanınır [ 18 , 19 ]. WS'de çoklu alkaloidler, fenolik bileşikler ve organik asitler de bildirilmiştir [ 12 ]. Withanolide türevleri, biyolojik aktiviteler için ayrı ayrı incelenen en yaygın gruptur [ 12]. Aslında, bazı withanolidler, antioksidan aktivite ile ilişkili biyolojik aktiviteye aracılık etmede ve/veya transkripsiyonel veya transkripsiyon sonrası yanıtları modüle eden diğer elektrofil sensörleri hedeflemede önemli roller oynayabilen tiol reaktivitesi veren elektrofilik bölgeler içerir [20 ] . Bu incelemede belirtilen spesifik WS bileşiklerinin yapıları, Şekil 1'de gösterilmektedir.​11.
              Resim, çizim vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı CN-19-1468_F1.jpg'dir.
              Şekil (1)
              Nöropsikiyatrik bozukluklarla ilgili etkiler için test edilen veya test edilen WS özlerinde bulunan seçilmiş WS bileşikleri.

              WS'nin çeşitli biyolojik etkileri , beyin bozukluklarındaki potansiyel uygulaması da dahil olmak üzere geniş çapta araştırılmış ve gözden geçirilmiştir [ 21-23 ]. WS kökü ve WS yaprağının nörofarmakolojik etkileri preklinik ve klinik modellerde incelenmiştir [ 24 - 26 ] ve son zamanlarda yapılan iki inceleme, WS'nin Alzheimer hastalığı, Huntington hastalığı ve Parkinson hastalığı dahil olmak üzere nörodejeneratif bozukluklardaki etkinliğine ilişkin kanıtları özetlemiştir [ 4 , 27]. Bununla birlikte, Ashwagandha ürünlerinin en yaygın kullanımlarından biri stresi azaltmaktır. Stresin beyinde fonksiyonel ve yapısal değişikliklere neden olabileceği ve anksiyete, depresyon ve uykusuzluk dahil olmak üzere çoğu nöropsikiyatrik bozukluğun gelişiminde rol oynadığı artık iyi bir şekilde kabul edilmektedir [ 28-30 ] . Stresin bu bozukluklara katkıda bulunduğu mekanizmalar, Hipotalamik-Hipofiz-Adrenal (HPA) ekseninin hiperaktivitesini ve bağışıklık sisteminin düzensizliğini içerir [ 31 , 32 ]. Stres ve nöropsikiyatrik bozukluklar arasındaki köklü ilişki göz önüne alındığında, WS'nin anti-stres aktivitesinin, depresyon, anksiyete ve uykusuzluk için potansiyel sağlık yararlarında önemli bir rol oynaması muhtemeldir.tam tersi

              WS üzerine çok sayıda çalışma, insanlarda stres, ruh hali ve uykusuzluk üzerindeki etkilerini incelemiştir (Tablo​11) ve hayvan modelleri (Tablo 2 - 5 ). Bu makale, WS'nin bu nöropsikiyatrik etkilerine odaklanan ayrıntılı ve kapsamlı bir derleme sunmaktadır. Spesifik olarak, WS'nin stres ve stresle ilişkili en yaygın üç nöropsikiyatrik bozukluk üzerindeki etkilerine dair klinik öncesi ve klinik kanıtlar sunar: anksiyete, depresyon ve uykusuzluk. Bu bozuklukların patofizyolojisi, WS'nin etkileri ile ilgili olarak tartışılacaktır; ancak okuyucu, bu konuların daha kapsamlı tartışmaları için önceki incelemelere yönlendirilir [ 32 - 35]. Stres, diğer yaygın bozuklukların üçünde de rol oynadığından, önce WS'nin anti-stres etkisine ilişkin kanıtları gözden geçireceğiz ve ardından WS'nin anksiyete, depresyon ve uykusuzlukta kullanımına ilişkin kanıtları tartışacağız. tablo 1

              Ashwagandha'nın (Withania somnifera, WS) insan denemelerinde stres, uykusuzluk, kaygı ve depresyon üzerindeki etkileri.
              KSM-66; Parti No: KSM/19/S013; Ixoreal Biomed Inc) Sulu kök ekstresi kapsülleri >5% withanolide içeriği 300 mg günde iki kez süt veya su ile
              8 hafta
              Nişasta 80 yetişkin (18-50 yaş) (iki kollu çalışma: 40 sağlıklı ve 40 uykusuzluk, erkek/kadın oranı NR) ▼SOL, ▼WASO, ▲TST, ▲TIB, ▲SE, ▼PSQI, ▼HAM-A (yalnızca uykusuzluk), ▼MARS derecesi, ▲uyku kalitesi Güvenlik: fizik muayene ve laboratuvar testleri (kan basıncı, vücut ağırlığı, rutin kan testi) Geliştirilmiş uyku ve kaygı [ 63 ]
              KSM-66 Ashwagandha Kök ekstresi
              (Ixoreal Biomed Inc.) Sulu kök ekstresi kapsülleri
              NR 300 mg günde iki kez su ile
              12 hafta
              Nişasta 50 sağlıklı yaşlı yetişkin (60-85 yaş, erkek/kadın oranı NR) ▲WHOQOL-Bref puanı, ▼uykululuk ölçeği puanı, ▼MARS derecesi, ▼uyku kalitesi derecesi
              Yüksek PGAET derecesi, yüksek PGATT derecesi
              Değerlendirilmemiş ▲QoL, ▲uyku kalitesi, ▲zihinsel uyanıklık [ 64 ]
              KSM-66 Ashwagandha kökü ekstresi,
              (Ixoreal Biomed Inc.) Sulu kök ekstresi kapsülleri, Seri No: KSM/VG/18/1085
              NR 125 mg günde iki kez VEYA
              300 mg günde iki kez
              8 hafta
              125 mg nişasta PSS skoru ≥20 olan ve başka psikiyatrik durumu olmayan 60 yetişkin (18-55 yaş, erkek: kadın oranı NR) ▼PSS puanı, ▼HAM-A puanı (yalnızca 600 mg doz), ▼uyku kalitesi derecesi ▼serum kortizol ▼stres, ▼kaygı [ 60 ]
              KSM-66,
              (Ixoreal Biomed Inc.)
              Sulu kök ekstresi kapsülleri, Seri No: KSM/14/270
              >5% withanolides 300 mg günde iki kez süt veya su ile
              10 hafta
              nişasta tozu Uykusuzluk çeken 60 yetişkin (18-60 yaş; WS grubu için 31:9 erkek kadın, plasebo grubu için 16:4) ▼SOL, ▼WASO, ▲TST, ▲TIB, ▲SE, ▼MARS derecesi, ▲uyku kalitesi derecesi, ▼PSQI puanı, ▼HAM-A puanı Değerlendirilmemiş ▼uykusuzluk, ▼kaygı [ 65 ]
              KSM-66 Ashwagandha; (Ixoreal Biomed) Kök ekstresi kapsülleri %5 withanolides 300 mg günde iki kez su ile
              8 hafta
              "İnert dolgu maddesi" Kronik, rutin iş stresi (PSS skoru ≥20, BMI 25 - 39,9 kg/m 2 ) olan 52 kilolu ila obez yetişkin (18-60 yaş; 38 erkek, 14 kadın) ▼PSS puanı, ▲OHQ puanı, ▼TFEQ puanı
              ▼FCQ-T puanı
              ▼serum kortizol, ▼vücut ağırlığı, ▼VKİ ▼stres, ▲sağlık, ▼yemek istekleri [ 58 ]
              KSM-66 Ashwagandha özü (Ixoreal Biomed) "Alkol veya sentetik çözücüler kullanılmadan" hazırlanmış kök özü kapsülleri ≥5% withanolide içeriği 300 mg günde iki kez su ile yemekten sonra
              8.5 hafta (60 gün)
              “Nötr madde” 64 stresli yetişkin (18-54 yaş; 41 erkek, 23 kadın; DSÖ-5 esenlik puanı <5; PSS puanı en az 14) ▼PSS puanı, ▼GHQ puanı, ▼DASS puanı ▼serum kortizol ▼stres [ 57 ]
              Sensoril®, (Natreon Inc.)
              Sulu ekstrakt kapsülleri
              ≥%8 Withanolid glikozitler (withanositler ve sitoindositler), ≥%32 taşıyıcı oligosakkaritler, ≤2%Withaferin A 1 hafta boyunca günde iki kez 250 mg, ardından 11 hafta 12 hafta
              boyunca günde iki kez 500 mg
              “Aktif olmayan bileşenler” Şizofreni veya şizoafektif bozukluğu (MINI ve PANSS skoru ≥60) ve yakın zamanda semptom alevlenmesi olan 66 yetişkin (18-75 yaş, WS grubu için 21:13 erkek ve kadın, plasebo grubu için 14:20). Stabil antipsikotik dozda. ▼PANSS puanı,
              ▼PSS puanı, ▼PANSS tek maddelik depresyon ve kaygılı/depresyon puanları
              ▼hsCRP, S100B (nsd), serum IL-6'da anlamlı fark yok ▼şizofrenide stres, depresyon ve anksiyete belirtileri [ 66 ]
              [ 59 ]
              WS Malzemesi Verildi Standardizasyon/ Kimyasal Bileşim Dozaj Kontrol konular Davranışsal Sonuçlar Biyolojik Sonuçlar Yazarların Sonuçları Ref.
              Sensoril®; (Natreon Inc., New Jersey)
              Sulu ekstrakt kapsülleri
              "Kritik biyoaktif withanolid glikozitlerin ve taşıyıcı oligosakkaritlerin minimum konsantrasyonu, ancak yalnızca eser miktarda Withaferin A" 1 hafta boyunca günde iki kez 250 mg, ardından 11 hafta 12 hafta
              boyunca günde iki kez 500 mg
              “Aktif olmayan bileşenler” Şizofreni veya şizoafektif bozukluğu (MINI ve PANSS puanı ≥60) olan 66 yetişkin (18-75 yaş, WS grubu için 21:13 erkek ve kadın, plasebo grubu için 14:20) ▼PANSS puanı,
              ▼PSS puanı
              ▼hsCRP, S100B (nsd), serum IL-6'da anlamlı fark yok ▼şizofrenide stres [ 59 ]
              Sensoril® (Natreon Inc.) veya Essentra®; (NutraGenesis)
              Bir withaferin A'nın sulu kök ve yaprak özü kapsülleri ve buna karşılık gelen withanolid glikozit baskın genetik olarak tekdüze kemotip
              %11,90 withanolide glikozitler, %1,05 withaferin A, %40,25 oligosakkaritler, %0,05 alkaloidler, %3,44 polisakkaritler 125 mg günlük
              VEYA
              125 mg günde iki kez VEYA
              250 mg günde iki kez öğle ve akşam yemeklerinden önce alınır
              8.5 hafta (60 gün)
              Yardımcı plasebo Orta ila şiddetli kaygısı olan (mHAM-A puanı 24-42) 130 yetişkin (18-60 yaş; 95 erkek, 38 kadın) ▼mHAM-A puanı ▼serum kortizol, ▼CRP, ▼FBG, ▼TC, ▼TG, ▼LDL-C, ▼VLDL-C, ▲HDL-C, ▲Hemoglobin, ▼nabız hızı, ▼sistolik ve diyastolik kan basıncı ▼stres, ▼kaygı [ 62 ]
              Shoden; (Arjuna Natural private Ltd.)
              Yaprak ve kök ekstresi kapsülleri
              21 mg withanolide glikozitler Günde 120 mg su ile akşam yemekten 2 saat önce
              6 hafta
              Pirinç tozu Dinlendirici olmayan uykusu olan (RSQ-W skoru ≤50) 150 yetişkin (18-65 yaş; 72 erkek, 78 kadın) ▲RSQ-W toplam puanı, ▲WHOQOL-Bref puanı, ▼SOL, ▲SE, ▲TST, ▼WASO, ▼ortalama uyanma süresi Hematolojik güvenlik belirteçleri (nsd) geliştirilmiş uyku kalitesi [ 67 ]
              Shoden; (Arjuna Natural Ltd.)
              Etanol kapsülleri:su (70:30) özü
              %35 withanolide glikozitler 240 mg günde bir kez akşam yemeğinden sonra 250 mL su ile
              8.5 hafta (60 gün)
              kavrulmuş pirinç tozu HAM-A skorları 6-17 olan 60 sağlıklı yetişkin (18-65 yaş; 37 erkek, 23 kadın) ▼HAM-A skoru, ▼DASS-21 (anlamlıya yakın) ▼serum kortizol, ▼serum DHEA-S, ▲serum testosteron (yalnızca erkekler) ▼kaygı, ▼stres [ 61 ]
              Etanolik bitki özü tabletleri NR / NR 250 mg günde iki kez
              6 hafta
              plasebo 39 yetişkin (41,3 + 13,8 yaş; %61,5 erkek) YAB, karma anksiyete ve depresyon, panik bozukluğu ve anksiyete ile uyum bozukluğu Küresel Derecelendirme Ölçeği puanı (nsd), ▼HAS puanı Değerlendirilmemiş “Anksiyolitik potansiyel”; Güvenli ve iyi tolere edilir [ 68 ]
              kurutulmuş kök granülleri NR 4 g günde üç kez sütle
              8.5 hafta (60 gün)
              Buğday unu granülleri YAB olan 86 katılımcı (16-60 yaş, erkek: kadın oranı NR) HARS puanı (▼ kaygılı ruh hali; diğer kaygı puanları gruplar arasında nsd) Değerlendirilmemiş ▼kaygı; potansiyel plasebo etkisi [ 69 ]
              Iran WS (%70 etanol)
              Yardımcı madde olarak laktoz içeren etanolik kök ekstresi kapsülleri
              Değerlendirilmemiş 1 gr günlük
              6 hafta
              Laktoz 40 yetişkin (39,29 + 10,10 yaş; WS grubu için 11:7 erkek:kız; plasebo grubu için 40,50 + 7,76; 11:11 erkek:kadın) SSRI'larda GAD ▼HAM-A puanı Değerlendirilmemiş ▼SSRI'larla kombinasyon halinde YAB'de kaygı [ 70 ]
              Ayrı bir pencerede aç
              ▼= plaseboya kıyasla anlamlı düşüş; ▲= plaseboya kıyasla anlamlı artış; BAÖ = Beck Kaygı Envanteri; BDÖ = Beck Depresyon Envanteri; BD-NOS = Bipolar bozukluk, başka türlü tanımlanmamış; BMI = Vücut Kitle İndeksi; CGI = Klinik Global İzlenimler ölçeği; CRP = C-reaktif protein; DASS = Depresyon Anksiyete Stres Ölçeği; DASS-21 = Depresyon Kaygı Stres Ölçeği-21; DHEA-S = Dehidroepiandrosteron sülfat; AKŞ = Açlık Kan Şekeri; FCQ-T = Yiyecek İstekleri Anketi – Özellik; FQ = Yorgunluk Anketi; YAB = Genel Anksiyete Bozukluğu; GHQ = Genel Sağlık Anketi; HAM-A/HARS = Hamilton Anksiyete Derecelendirme Ölçeği; HDL-C = Yüksek yoğunluklu lipoprotein kolesterol; IL-6 = İnterlökin 6; LDL-C = Düşük yoğunluklu lipoprotein kolesterol; MADRS = Montgomery-Asberg Depresyon Derecelendirme Ölçeği; MARS = Yükselirken Zihinsel Uyanıklık; mHAM-A = değiştirilmiş Hamilton Anksiyete Derecelendirme Ölçeği; MINI = Mini-Uluslararası Nöropsikiyatrik Görüşme; MYMOP = Kendi Tıbbi Sonuç Profilinizi Ölçün; NR = Raporlanmadı; NOS = Başka türlü belirtilmemiş; OHQ = Oxford Mutluluk Anketi; nsd = Önemli olmayan azalma; PANSS = Pozitif ve Negatif Sendrom Ölçeği; PGAET = Hekimin Tedaviye Yönelik Küresel Etkililik Değerlendirmesi; PGATT = Hastanın Tedaviye Tolerabiliteye İlişkin Küresel Değerlendirmesi; PSS = Algılanan Stres Ölçeği; PSQI = Pittsburgh Uyku Kalitesi İndeksi; RSQ-W = Restoratif Uyku Anketi-Haftalık; S100B = S100 Kalsiyum bağlayıcı protein B; SE = Uyku etkinliği; SF-36 = Kısa Form-36; SOL = Uyku Başlangıç ​​Gecikmesi; SSRI = Seçici serotonin geri alım inhibitörü; SST = Ayar Değiştirme Testi; STDT = Stratejik Hedef Tespit Testi; TBT = Toplam Yatak Süresi; TC = Toplam Kolesterol; TG = Trigliseritler; TIB = Yatakta Toplam Süre; TFEQ = Üç Faktörlü Yeme Anketi; TST = Toplam Uyku Süresi; VLDL-C = Çok düşük yoğunluklu lipoprotein kolesterol; WASO = Uyku Başladıktan Sonra Uyan; WHOQOL-Bref = DSÖ Yaşam Kalitesi-BREF; YMRS = Young Mani Derecelendirme Ölçeği; QoL = Yaşam Kalitesi 1.1. Araştırma Yöntemleri

              Literatür, PubMed, Scopus ve Google Scholar veritabanları kullanılarak ve ayrıca alınan ilk makalelerde belirtilen makalelerden toplandı. Arama terimleri aşağıdaki kelimelerin kombinasyonlarını içeriyordu: ashwagandha, ashwaganda, Withania somnifera, Hint ginsengi, zehirli bektaşi üzümü, kış kirazı, stres, adaptojen, adaptojenik, uykusuzluk, uyku, anksiyete, anti-anksiyete, depresyon, anti-depresan, farmakokinetik, güvenlik, sitokrom P-450, etkileşim, hayvan, fare, sıçan, kemirgen , preklinik, klinik, withaferin A, withanolide, kortizol, sitokinler, enflamasyon, inflamatuar, serotonin, oksidatif stres, antioksidan, GABA ve bağışıklık. Yalnızca WS ve türevlerinin çalışılan tek ajan olduğu çalışmalar dahil edildi. WS'yi çok bitkili veya çok alanlı bir müdahalenin parçası olarak içeren tüm çalışmalar, WS'nin etkilerini kullanılan diğer müdahalelerden ayırt edememe nedeniyle hariç tutuldu.

              Git: 2. STRES KARŞITI ETKİLER

              2.1. Hayvan Çalışmaları

              Tabloda özetlendiği gibi​22WS, en yaygını Zorunlu Yüzme Testi (FST) olan çeşitli stres hayvan modellerinde anti-stres aktivitesi göstermiştir [ 17 , 36-42 ] . FST başlangıçta depresyon benzeri bir davranış modeli olarak geliştirildi ve bir kemirgenin suyla dolu kaçınılmaz bir tanka yerleştirilmesini içeriyordu [ 43 ]. Bir stres modeli olarak kullanıldığında, bir ilacın bir hayvanın aktif olarak yüzerek geçirdiği süreyi artırma yeteneği, stresle başa çıkma yeteneğini düşündürür [ 44 ]. Burada incelenen çalışmalarda, WS sürekli olarak FST'de yüzme süresini artırdı [ 38-42 ] ( Tablo​22). Diğer stres yaratma yöntemleri arasında uyku yoksunluğu [ 45 ] , hayvanları soğuğa maruz bırakma [ 40 ] , hipoksi [ 46 ] ve/veya tek başına veya kombinasyon halinde [ 41 , 42 , 49 , 50 ] veya hayvanların ayaklarına elektrik şoku uygulamak [ 51 - 54 ]. Bu çalışmalarda WS, davranış değişiklikleri ( örn ., hafıza bozukluğu [ 45 , 46) dahil olmak üzere çeşitli stres kaynaklı değişiklikleri hafifletmiştir., 52 , 53 , 55 ]), biyokimyasal değişiklikler ( örn ., artan glukokortikoidler [ 38 , 39 , 41 , 42 , 46 - 48 , 50 , 54 , 56 ]) ve fiziksel değişiklikler ( örn . gastrik ülserler [ 17 , 38 ) , 40 , 52 ]). Tablo 2

              Ashwagandha'nın ( Withania somnifera , WS) anti-stres etkileri hayvan çalışmalarında.
              Kök tozu (KSM-66), ≥%5 withanolide standardize edilmiş 21 gün boyunca 2,5, 5 veya 10 g/gün po At (egzersiz, ayrılık ve gürültü kaynaklı stres) ▲periferik toplam eritrosit sayısı, toplam lökosit sayısı, hemoglobin, lenfosit yüzdesi, serotonin, GSH ve SOD aktivitesi, HDL ve LDL kolesterolde stres kaynaklı azalma ▼periferik kortizol, epinefrin,
              TBAR'lar, kan şekeri, ALT, AST'de stres kaynaklı artış , kreatinin, trigliseritler, IL-6
              [ 56 ]
              %0,23 (a/a) izovittanon içeren su-etanol (7:3) kök ekstresi 500 mg/kg po, 6 hafta boyunca haftada 6 gün Sıçan (SPS) ▲kısa ve uzun süreli bellek (RAWM)
              ▲hipokampal oksidatif stres biyobelirteçleri (▼GSSG, ▲GSH/GSSG, ▲GPx aktivitesi, katalaz ve SOD)
              [ 55 ]
              Withanolide içermeyen kök ekstresi 12 gün boyunca 3.3, 10, 33.3 ve 100 mg/kg po Sıçan (FSS) ▼stres kaynaklı kilo kaybı
              ▼stres kaynaklı rektal sıcaklıkta artış
              ▼geçici hipertermik tepki (FSS)
              ▼anksiyete benzeri veya depresyon benzeri davranış (MBT)
              ▼stres kaynaklı adrenal ağırlık artışı
              ▼stres kaynaklı plazma kortizol ve kan şekeri
              [ 54 ]
              Metanolik kök ekstresi, toplam %2,7 (a/a) withanolide standardize edilmiş 11 gün boyunca 10, 20 ve 40 mg/kg/gün po veya tek doz olarak Sıçan (FSS, HPT, TST) ▼stres kaynaklı kilo kaybı
              ▼geçici hipertermik tepki (FSS)
              ▲tepki süresi (HPT)
              ▼depresyon benzeri davranış (TST)
              [ 51 ]
              Sulu metanolik (75:25) kök ekstresi, NR Hipoksiden 21 gün önce ve hipoksi sırasında 7 gün boyunca 200 mg/kg po Sıçan (hipobarik hipoksi) ▼kortikosteron *^ , NO ^ , AChE aktivitesi ^ , ROS ^ , lipid peroksidasyonu ^ , sinaptofizin ^ , nNOS ^ , L tipi kalsiyum kanalları ^ , hipokampusun CA3 bölgesindeki piknotik hücreler ^ , Bax ^
              ▲stres ACh ^ , GSH ^ , SOD aktivitesi ^ , BDNF ^ , NCAM ^ , Bcl-2 ^'
              de kaynaklı azalma ▼stres kaynaklı hafıza bozukluğu (MWM)
              [ 46 ]
              Sulu yaprak özü (ASH-WEX), NR Akut uyku yoksunluğundan 15 gün önce 140 mg/kg/v, po Sıçan (akut uyku yoksunluğu) ▼stres kaynaklı öğrenme ve hafıza bozuklukları
              ▼stres kaynaklı motor disfonksiyon
              ▼anksiyete benzeri davranış (▼bakım aktivitesi)
              Sinaptik plastisitenin modüle edilmiş belirteçleri (▼hipokampal PSA-NCAM ve NCAM, ▲piriform kortekste PSA-NCAM)^ ▼
              mortalin ^, ▲Akt-1 fosforilasyonu^
              [ 45 ]
              Etanolik kök ekstresi, NR Değerlendirmeden 7 gün önce 23 mg/kg po Fare (FST, CRS) ▲yüzme süresi (FST)
              ▼WBC sayısı, kan şekeri, plazma kortizol ve serum trigliserit düzeylerinde (CRS) stres kaynaklı artış
              [ 41 ]
              Alkollü kök ekstresi, NR FST: 7 gün boyunca 100 mg/kg po
              CRS: 10 gün boyunca 100 mg/kg po
              Sıçan (FST, CRS) ▲yüzme süresi (FST)
              ▼kan şekeri, toplam kolesterol, trigliseritler, serum kortikosteron, RBC sayısı, WBC sayısı, nötrofiller, lenfositler ve eozinofillerde (FST, CRS) stres kaynaklı artış ▼monositlerde ve karaciğer ağırlığında stres kaynaklı
              artış ve adrenal ağırlık (CRS)
              ▲dalak ağırlığında (CRS) strese bağlı azalma
              [ 42 ]
              Kök ekstresi, NR 30 gün boyunca 40 mg/kg/bwt po Fare (RST) ▼kortikosteron* ve hipokampal nNOS-pozitif nöronlarda stres kaynaklı artış
              ▲ChAT reaktivitesinde ^ ve serotoninde stres kaynaklı azalma ^
              [ 47 ]
              Ekstraktın Doğası, Standardizasyon Dozaj modeli Sonuçlar Ref.
              Su: metanol 40:60 yaprak ve kök ekstresi (“Sensoril®”), toplam %10 withanolide standardize edilmiş 7 veya 30 gün boyunca 50 ve 100 mg/kg po Fare (FST) ▲ATP, AEC, TAN ve ATP/ADP oranında (7- ve 30 günlük FST) stres kaynaklı azalma [ 36 ]
              Kök (hazırlık belirsiz), NR 14 gün boyunca 25, 50, 100 ve 200 mg/kg po Fare (RST) ▲T lenfosit sayısı (CD3+, CD4+ ve CD8+ popülasyonları)*, IL-2*, IFN-γ*, polimorfonükleer lökosit sayısı* ve organ ağırlıklarında (timus, dalak, aksiller lenf düğümleri) stres kaynaklı azalma ▼
              stres- serum kortizolünde indüklenen artış
              [ 48 ]
              Sulu etanolik (1:1) kök ekstraktından izole edilmiş, %28-30 withanolid glikozitlere standardize edilmiş glikowithanolid açısından zengin fraksiyon (sitoindosidler VII-X ve withaferin içerir) 21 gün boyunca 25 ve 50 mg/kg po, değerlendirmeden 1 saat önce uygulandı Sıçan (FSS) ▼stres kaynaklı hiperglisemi, bozulmuş glukoz tolerans testi ve gastrik ülserler (FSS)
              ▼depresyon benzeri davranış (FST, LHT)
              ▼stres kaynaklı hafıza bozukluğu (EPM, PAT), cinsel davranış inhibisyonu (FSS) ve immünsüpresyon (FSS) )
              [ 52 ]
              İzole fraksiyon ve saf bileşik (1-oxo-5β, 6β-epoxy-witha-2-ene-27-ethoxy-olide), sulu kök ekstraktından ekstrakte edilmiş Fraksiyon: 20 mg/kg/v po, değerlendirmeden 30 dakika önce uygulandı
              Bileşik: 2,5 mg/kg/v po, değerlendirmeden 30 dakika önce uygulandı
              Sıçan (CHR) ▼serum kortikosteron, CPK, LDH'de (fraksiyon, bileşik) stres kaynaklı artış
              ▼LPO'da (bileşik) stres kaynaklı artış
              ▲23˚C rektal sıcaklığa ulaşmak için geçen süre (fraksiyon, bileşik)
              ▼37˚'ye ulaşmak için geçen iyileşme süresi C rektal sıcaklık (fraksiyon, bileşik)
              [ 50 ]
              Su:sade yağ:bal (60:7,5:32,5) ve %50 metanollü kök ekstraktından oluşan geleneksel kök ekstraktı, NR Geleneksel ekstrakt: 250 mg/kg
              Metanolik ekstrakt: 250 mg/kg
              Sıçan (FSS) ▼depresyon benzeri davranış (FST, metanolik ekstrakt)
              ▼stres kaynaklı hafıza bozukluğu (PAT, her iki ekstrakt)
              [ 53 ]
              Hidroalkolik (30:70) kök ekstraktından ve bir kök ekstraktından izole edilen withanolide içermeyen sulu fraksiyon (BF), NR Withanolide içermeyen fraksiyon: 12.5, 25, 50 ve 100 mg/kg po, değerlendirmeden 2 saat önce uygulanır
              Kök ekstresi: 125 mg/kg po, değerlendirmeden 2 saat önce uygulanır
              Sıçan (FST) ▼serum GPT, GOT, ALP, trigliseritler ve hepatik LPO'da (fraksiyon, ekstre) stres kaynaklı artış
              ▲hepatik glikojende (fraksiyon, ekstre) stres kaynaklı azalma
              [ 37 ]
              Sulu kök ekstraktı ve sulu kök ekstraktından izole edilmiş bileşik (Bileşik X), NR Kök ekstresi: 360 mg/kg/v, değerlendirmeden 30 dakika önce uygulanır
              Bileşik: 20 mg/kg/v, değerlendirmeden 30 dakika önce uygulanır
              Sıçan (CHR) ▲23˚C rektal sıcaklığa ulaşmak için geçen süre (ekstrakt, bileşik)
              ▼37˚C rektal sıcaklığa ulaşmak için geçen iyileşme süresi (ekstrakt, bileşik)
              [ 49 ]
              Hidroalkolik (30:70) kök ekstraktından ve ticari bir kök ekstraktından izole edilen withanolide içermeyen sulu fraksiyon (BF), NR Fraksiyon: 12.5, 25, 50, 100 mg/kg po, 15 gün
              Kök ekstraktı: 125 mg/kg po, 15 gün
              Sıçan (HST, FST, RST, RTT) ▲hipoksi kaynaklı konvülsiyon süresi (HST, fraksiyon, ekstrakt)
              ▲yüzme süresi (FST, fraksiyon, ekstrakt)
              ▼stres kaynaklı gastrik ülserler (FST, RST, fraksiyon, ekstrakt)
              ▲yorgunluk önleyici aktivite (RTT, fraksiyon, ekstrakt)
              ▼ stres kaynaklı hipotermi (FST, fraksiyon, ekstrakt)
              ▼stres kaynaklı otoanaljezi, adrenal ağırlıkta artış (RST, fraksiyon, ekstrakt)
              ▲askorbik asit, kortizol ve kolesterolün (RST, fraksiyon, ekstrakt) adrenal içeriğinde stres kaynaklı azalma )
              [ 38 ]
              Ekstraktın Doğası, Standardizasyon Dozaj modeli Sonuçlar Ref.
              Toz kök, NR 7 gün boyunca 100 mg/kg po Sıçan (FST) ▲yüzme süresi
              ▼plazma kortikosteron seviyesinde, fagositik indekste ve avidite indeksinde stres kaynaklı artış
              [ 39 ]
              Sitoindosidler VII ve VIII PTZ: 20 mg/kg ip, değerlendirmeden 30 dakika önce
              FST: 20 ve 50 mg/kg ip, değerlendirmeden 30 dakika önce
              OST, TCT: 50 mg/kg po, 4 gün
              RST: 50 ve 100 mg/kg po 4 gün; 100 mg/kg ip, morfin uygulamasından 30 dakika önce
              Morfin toksisitesi: 50 mg/kg po, 4 gün
              Fare (FST, OST, TCT)
              Sıçan (PTZ, RST)
              ▼depresyon benzeri davranış (FST)
              ▼stres kaynaklı otoanaljezi, gastrik ülserler (RST)
              ▼morfin kaynaklı hipotermi (RST)
              ▼morfin toksisitesi (OST, TCT)
              ▼anksiyete benzeri davranış (PTZ kaynaklı)
              ▼idrarda tribulin aktivitesi (RST)
              ▲askorbik asit, kortikosteronun adrenal içeriğinde stres kaynaklı azalma
              [ 17 ]
              Yağı alınmış tohumlardan alkollü ekstrakt, NR 100 mg/kg ip, değerlendirmeden 30 dakika veya 1 saat önce uygulanır Fare (FST, MIL)
              Sıçan (CST, RST, ASA)
              ▲yüzme süresi (FST)
              ▲adrenallerdeki askorbik asit ve kortizol içeriğinde stres kaynaklı azalma (FST)
              ▼stres kaynaklı mide ülserleri (CST, RST, ASA)
              ▼süt kaynaklı lökositoz (MIL)
              [ 40 ]
              Ayrı bir pencerede aç
              *Çevresel; ^CNS; ▲ – Artırıldı; ▼ – Azaltıldı; ACh = Asetilkolin; AChE = Asetilkolinesteraz; ADP = Adenosin difosfat; AEC = Adenilat enerji yükü; ALP = Alkalin fosfataz; ALT/GPT = Alanin aminotransaminaz; ASA = Aspirin uygulaması; AST/GOT = Aspartat aminotransferaz; ATP = Adenosin trifosfat; Bax = Bcl-2 ile ilişkili X proteini; BDNF = Beyin kaynaklı nörotrofik faktör; ChAT = Kolin asetil transferaz; CHR = Soğuk-Hipoksi-Bağlama testi; CRS = Soğuk tutma stres testi; CST = Soğuk stres testi; EPM = Yükseltilmiş artı labirent testi; FSS = Ayak şoku stres testi; FST = Zorunlu yüzme testi; GPx = Glutatyon peroksidaz; GSH = İndirgenmiş glutatyon; GSSG = Oksitlenmiş glutatyon; HDL = Yüksek yoğunluklu lipoprotein; HPT = Sıcak plaka testi; HST = Hipoksi stres testi; IFN-y = İnterferon gama; IL-2 = İnterlökin 2; IL-6 = İnterlökin 6; LDL = Düşük yoğunluklu lipoprotein; LHT = Öğrenilmiş çaresizlik testi; LPO = Lipid peroksidasyonu; MIL = Süt kaynaklı lökositoz; MWM = Morris Su Labirenti testi; NCAM = Nöral hücre adezyon molekülü; nNOS = Nitrik oksit sentaz; NO = Nitrik oksit; NR = Raporlanmadı; OST = Aşırı kalabalık stres testi; PAT = Pasif kaçınma testi; PTZ = Pentilentetrazol uygulaması; RAWM = Radyal kollu su labirenti; RBC = Kırmızı kan hücresi; ROS = Reaktif oksijen türleri; RST = Kısıtlama stres testi; RTT = Rotarod testi; ROS = Reaktif oksijen türleri; SOD = süperoksit dismutaz; SPS = Tek uzun süreli stres; TAN = Toplam adenin nükleotidi; TBAR'lar = Tiyobarbitürik asit reaktif maddeleri; TCT = Dokunsal stres testi; TST = Kuyruk süspansiyon testi; WBC = Beyaz kan hücresi. MWM = Morris Su Labirenti testi; NCAM = Nöral hücre adezyon molekülü; nNOS = Nitrik oksit sentaz; NO = Nitrik oksit; NR = Raporlanmadı; OST = Aşırı kalabalık stres testi; PAT = Pasif kaçınma testi; PTZ = Pentilentetrazol uygulaması; RAWM = Radyal kollu su labirenti; RBC = Kırmızı kan hücresi; ROS = Reaktif oksijen türleri; RST = Kısıtlama stres testi; RTT = Rotarod testi; ROS = Reaktif oksijen türleri; SOD = süperoksit dismutaz; SPS = Tek uzun süreli stres; TAN = Toplam adenin nükleotidi; TBAR'lar = Tiyobarbitürik asit reaktif maddeleri; TCT = Dokunsal stres testi; TST = Kuyruk süspansiyon testi; WBC = Beyaz kan hücresi. MWM = Morris Su Labirenti testi; NCAM = Nöral hücre adezyon molekülü; nNOS = Nitrik oksit sentaz; NO = Nitrik oksit; NR = Raporlanmadı; OST = Aşırı kalabalık stres testi; PAT = Pasif kaçınma testi; PTZ = Pentilentetrazol uygulaması; RAWM = Radyal kollu su labirenti; RBC = Kırmızı kan hücresi; ROS = Reaktif oksijen türleri; RST = Kısıtlama stres testi; RTT = Rotarod testi; ROS = Reaktif oksijen türleri; SOD = süperoksit dismutaz; SPS = Tek uzun süreli stres; TAN = Toplam adenin nükleotidi; TBAR'lar = Tiyobarbitürik asit reaktif maddeleri; TCT = Dokunsal stres testi; TST = Kuyruk süspansiyon testi; WBC = Beyaz kan hücresi. RAWM = Radyal kollu su labirenti; RBC = Kırmızı kan hücresi; ROS = Reaktif oksijen türleri; RST = Kısıtlama stres testi; RTT = Rotarod testi; ROS = Reaktif oksijen türleri; SOD = süperoksit dismutaz; SPS = Tek uzun süreli stres; TAN = Toplam adenin nükleotidi; TBAR'lar = Tiyobarbitürik asit reaktif maddeleri; TCT = Dokunsal stres testi; TST = Kuyruk süspansiyon testi; WBC = Beyaz kan hücresi. RAWM = Radyal kollu su labirenti; RBC = Kırmızı kan hücresi; ROS = Reaktif oksijen türleri; RST = Kısıtlama stres testi; RTT = Rotarod testi; ROS = Reaktif oksijen türleri; SOD = süperoksit dismutaz; SPS = Tek uzun süreli stres; TAN = Toplam adenin nükleotidi; TBAR'lar = Tiyobarbitürik asit reaktif maddeleri; TCT = Dokunsal stres testi; TST = Kuyruk süspansiyon testi; WBC = Beyaz kan hücresi.

              İncelenen ekstraktların çoğu WS [ 37-39 , 41 , 42 , 46-49 , 51 , 53-56 ] kökünden elde edilmiştir . Bir yaprak ekstresi [ 45 ] , bir yaprak ve kök ekstresi [ 36 ] ve yağı alınmış tohumlardan yapılan bir ekstrakt [ 40 ] için de anti-stres etkileri görülmüştür . Ekstraksiyon yöntemleri ve test preparasyonları değişkendir ve alkollü ekstraktları [ 40-42 , 51 ], sulu ekstraktları [ 45 , 49 , 50] içerir .], hidroalkolik ekstreler [ 36 - 38 , 46 , 52 , 53 , 55 ], su, ghee ve baldan yapılan geleneksel bir ekstrakt [ 53 ], withanolid içermeyen bir fraksiyon [ 37 , 38 ], glikovitanolid açısından zengin bir [ 52 ] fraksiyonu ve sitoindosidler VII ve VIII [ 17 ], 1-okso-5β, 6β-epoksi-witha-2-en-27-etoksi-olit [64 ] ve Bileşik X [ 49 ] adlı bir madde dahil olmak üzere birkaç izole bileşik ]. 2.2. İnsan Çalışmaları

              Altı çalışma, 18-75 yaşları arasındaki yetişkinlerde anti-stres aktivitesi için WS kullanımını değerlendirdi [ 57 - 62 ] (Tablo​11). Çalışma popülasyonları, sağlıklı [ 61 ], stresli [ 57 , 60 ], fazla kilolu veya obez, kronik iş stresi yaşayan [ 58 ], anksiyete teşhisi konmuş [ 62 ] ve şizofreni veya şizoaffektif bozukluk teşhisi konmuş [ 59 ] katılımcıları içermiştir . Her çalışmadaki katılımcı sayısı 52 ila 130 katılımcı arasında değişmektedir.

              Her çalışma, WS'yi ticari olarak temin edilebilen müstahzarların kapsülleri olarak uyguladı (Tablo​11). Üç çalışma, alkol veya sentetik çözücüler olmadan yapılan sulu bir WS kök özütü olarak tanımlanan KSM-66 Ashwagandha®'nın etkilerini değerlendirdi [ 57 , 58 , 60 ]. KSM-66'nın "sulu" bir ekstrakt olarak literatürdeki tanımının , daha fazla lipofilik molekülü ekstrakte edebilen sütü içeren (vegan versiyonu hariç) geleneksel bir işlemin kullanımını açıklayan ürün web sitesinden [ 71 ] farklı olduğunu belirtmekte fayda var. yağ içeriği nedeniyle. Diğer iki çalışma, ≥%10 withanolid glikozitlere [ 59 , 62 ] standardize edilmiş, WS yaprağı ve kökünün sulu bir özütü olan Sensoril® kullanmıştır ; ve bir çalışma, %35 withanolide glikozitlere standardize edilmiş WS'nin bir hidroalkolik (70:30) kök ve yaprak özütü olan Shoden® kullanmıştır [61 ]. Ayrıca, Auddy ve ark. (2008), yiyecek ve içecek pazarı için yaratılan bir Sensoril® versiyonu olan Essentra®'yı dahil etmiştir [ 62 ]. WS ekstraktının günlük dozu 240 mg ile 1000 mg arasında değişmekteydi ve çalışmalardan ikisinde müdahale grubunda birden fazla doz kullanıldı [ 60 , 62 ]. Tedavi süresi değişkendi, 8.5 hafta süren üç çalışma [ 57 , 61 , 62 ], 8 hafta süren iki çalışma [ 58 , 60 ] ve 12 hafta süren bir çalışma [ 59 ].

              Stres , serum kortizol seviyeleri ve üç anket aracılığıyla değerlendirildi: Depresyon Anksiyete Stres Ölçeği (DASS), Algılanan Stres Ölçeği (PSS) ve Genel Sağlık Anketi-28 (GHQ-28 ) . DASS, depresyon, anksiyete ve stres semptomlarını ölçen ve 42- (DASS) ve 21 maddelik (DASS-21) versiyonları bulunan bir kişisel bildirim anketidir. PSS, bir önceki ay içinde bir yanıtlayıcı tarafından algılanan stres düzeyini değerlendirmek için kullanılan bir öz-bildirim anketidir [ 58 ]. GHQ-28, farklı stres kategorilerine tekabül eden dört alt kümeye (somatik, anksiyete ve uykusuzluk, sosyal işlev bozukluğu ve şiddetli depresyon) sahip 28 maddelik bir ankettir [57 ] . PSS'nin [ 57 - 60] versiyonlarını kullanan dört çalışma], iki çalışmada DASS [ 57 , 61 ] ve bir çalışmada GHQ-28 [ 57 ] kullanılmıştır. Altı çalışmadan beşi serum kortizol düzeylerini ölçmüştür [ 57 , 58 , 60-62 ] .

              WS takviyesi, PSS, DASS ve GHQ-28 puanlarındaki istatistiksel olarak anlamlı düşüşlerin yanı sıra plaseboya kıyasla serum kortizol düzeylerinin azalmasıyla kanıtlandığı gibi, insan denemelerinin çoğunda stres belirteçlerini ve semptomları iyileştirdi (Tablo​11). Lopresti ve ark. (2019), DASS-21 puanlarında anlamlı olmayan bir düşüş gördü [ 61 ]. 2.3. Anti-Stres Etkileri İçin Önerilen Mekanizmalar

              WS'nin anti-stres etkisi, glukokortikoidlerin azaltılması ve bağışıklık modülasyonu (aşağıda tarif edilmiştir) dahil olmak üzere çeşitli mekanizmalara atfedilmiştir. WS'nin anti-stres etkisi ile ilişkili olabilecek mekanizmalara ilişkin daha kapsamlı bir genel bakış, Şekil 1'de gösterilmektedir.​22.
              Resim, çizim vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı CN-19-1468_F2.jpg'dir.
              İncir. 2)
              WS'nin stres, kaygı, depresyon ve uykusuzluk üzerinde olumlu faydalar sağladığı potansiyel mekanizmalar. ( Bu şeklin daha yüksek çözünürlüklü/renkli versiyonu makalenin elektronik kopyasında mevcuttur ). 2.3.1. Glukokortikoid Azaltma

              WS'nin anti-stres aktivitesi en yaygın olarak sırasıyla glukokortikoidler kortizol ve kortikosteron (insanlarda ve kemirgenlerde başlıca stres hormonları) üzerindeki etkilerine atfedilir [72 ] . Kortizol ve kortikosteron, stres dönemlerinde yükselir ve stres kaynaklı HPA eksen disfonksiyonunda merkezi bir rol oynar. Tabloda açıklandığı gibi​22WS kökünün çeşitli müstahzarları, periferik kortizol ve kortikosteron düzeylerinde stres kaynaklı artışı hafifletti [ 38 , 39 , 41 , 42 , 46-48 , 50 , 54 , 56 ] . WS'nin adrenal kortizol içeriğindeki stres kaynaklı düşüşü tersine çevirdiği de bulundu [ 38 , 40 ]. Periferik kortizol ve kortikosteron üzerindeki etkilerine ek olarak, Baitharu ve ark. (2013), WS'nin hidroalkolik bir kök ekstraktının, hipobarik-hipoksi kaynaklı stresin olduğu bir sıçan modelinde hipokampal kortikosteron düzeylerini düşürdüğünü bulmuşlardır [ 46 ]. 2.3.2. Bağışıklık Modülasyonu

              WS, anti-stres etkilerini bağışıklık sistemini modüle ederek de gösterebilir . İncelenen çalışmalarda, WS'nin immün belirteçler üzerindeki etkisi, kullanılan hayvan modeline bağlıydı. Egzersiz, ayrılık ve gürültü kaynaklı stresin at modelinde, proinflamatuar sitokin IL-6 artarken beyaz küre sayısı ve lenfosit yüzdesi azaldı [56 ] . Bir WS kök tozu, bu etkileri tersine çevirerek bağışıklık uyarıcı ve iltihap önleyici etkiler gösterdi. Benzer etkiler, bir WS kök preparasyonunun periferik T-lenfosit sayımlarında (CD3+, CD4+ ve CD8+ popülasyonları), IL-2, INF-y ve polimorfonükleer lökosit sayılarında stres kaynaklı düşüşleri zayıflattığı bir kısıtlama stresi sıçan modelinde görülmüştür. sayar [ 48]. Bununla birlikte, soğuk tutma stresi ve zorunlu yüzme kaynaklı stresin kemirgen modellerinde, stres beyaz küre sayısını, nötrofilleri, lenfositleri ve eozinofilleri arttırmıştır [ 41 , 42 ]. Bu etkiler, WS tarafından tersine çevrildi ve bu, immün modüle edici aktiviteyi düşündürdü [ 41 , 42 ]. İncir.​22anti-stres etkileri ile ilgili olabilecek WS'nin kanıtlanmış tüm mekanizmalarını açıklar.

              Git: 3. ANKSİYETE ETKİLERİ

              3.1. Hayvan Çalışmaları

              Bugüne kadar yapılan hayvan çalışmaları, WS'nin stres [ 17 , 54 , 73-75 ], uyku yoksunluğu [ 45 , 76 , 77 ], sosyal izolasyon [ 78 ] dahil olmak üzere çeşitli hayvan hastalık modellerinde anksiyete benzeri davranışları azaltma yeteneğini göstermiştir. ] ve nöroinflamasyon [ 79 ] (Tablo​33). Anksiyete benzeri davranış en yaygın olarak yükseltilmiş artı labirent [ 74 , 75 , 77 , 80 , 81 ] kullanılarak değerlendirildi: kemirgenlerin kolları açık ve kapalı olarak yükseltilmiş artı şekilli bir labirente yerleştirildiği, girişlerin arttığı ve/ veya açık kollarda geçirilen zaman, anti-anksiyete davranışını yansıtır [ 82 ]. Yükseltilmiş artı labirent testi, kemirgenlerde anti-anksiyete aktivitesi için farmasötik ajanları değerlendirmek üzere doğrulanmıştır [ 82 ]. Mermer gömme oranının artmasının kaygı benzeri davranışa işaret ettiği söylenen mermer gömme testi, yaygın olarak kullanılan başka bir testti [ 54 , 73 , 83] .]. Ancak bu testin bir kaygı ölçüsü olarak geçerliliği sorgulanabilir [ 84 , 85 ]. Kemirgen çalışmalarında anksiyete benzeri davranışı değerlendirmek için kullanılan diğer ölçütler arasında açık alan testi [ 75 ], sosyal etkileşim testi [ 81 ], yenilikle bastırılmış besleme gecikme testi [ 81 ] ve pentilentetrazol kaynaklı dışkılama ve işeme [ 17 ] yer almaktadır. Benzo[a]pirene bağlı nörotoksisitenin bir zebra balığı modeli, kaygı benzeri davranışı değerlendirmek için aydınlık/karanlık tercih testini ve yeni tank dalış testini kullanmıştır [ 86 ]. Tablo 3

              Hayvan çalışmalarında Ashwagandha'nın ( Withania somnifera , WS) anti-anksiyete etkileri.
              Sulu yaprak özü (ASH-WEX), NR 8 hafta boyunca 140 mg/kg/gün po Sıçan (LPS kaynaklı nöroinflamasyon) ▼kaygı benzeri
              davranış (EPM)
              ▼ proinflamatuar sitokinler
              (TNFa, IL-1β, IL-6)*^
              ▼reaktif glioz ve nöroinflamasyon
              (Iba-1, GFAP, NOX2, iNOS,
              COX2, MCP-1, HSP70)^
              ▼inflamatuar yollar (NFκB, p38) , JNK)^
              [ 79 ]
              Sulu yaprak özü (ASH-WEX), NR Akut uyku yoksunluğundan 15 gün önce 140 mg/kg/v, po Sıçan (akut uyku yoksunluğu) ▼kaygı benzeri
              davranış (EPM)
              ▼reaktif gliozis (GFAP), ▼OX-18
              ▼proinflamatuar sitokinler (TNFa, IL-6)^
              ▼hücre hayatta kalma proteinleri (NFκB, AP-1)
              ▼apoptoz (▲Bcl-xL, ▼Sitokrom c)
              [ 76 ]
              Sulu yaprak özü (ASH-WEX), NR Akut uyku yoksunluğundan 15 gün önce 140 mg/kg/v, po Sıçan (akut uyku yoksunluğu) ▼anksiyete benzeri
              davranış (▼kendini düzeltme faaliyeti)
              ▼stresin neden olduğu
              öğrenme ve hafıza bozuklukları
              ▼stresin neden olduğu motor işlev bozukluğu
              Sinaptik plastisitenin modüle edilmiş belirteçleri (▼hipokampal PSA-NCAM ve NCAM, piriform kortekste ▲PSA-NCAM)^
              ▼mortalin^, ▲Akt-1 fosforilasyonu^
              [ 45 ]
              Kuru yaprak tozu, NR 12 hafta boyunca 1 mg/g/bwt po Sıçan (yüksek yağlı diyete bağlı obezite) ▼kaygı benzeri davranış (EPM) ▼ proinflamatuar sitokinler (TNFa, IL-1β, IL-6)*^ ▼
              reaktif glioz ve nöroinflamasyon (GFAP, Iba1, PPARγ, iNOS, MCP-1, COX2)^ ▼
              NFκB yolu^
              ▼apoptoz (▼AP-1) , ▲Bcl-xL, ▼KÖTÜ)^
              [ 88 ]
              Sulu yaprak özü, NR %0,3 konsantrasyon (2,8 mg/L su), 72 saat su bazlı uygulama Zebrafish (benzo[a]pyrene-induced neurotoxicity) ▼anxiety-like behavior (LDPT, NTDT) ▼pyknotic cells in periventricular gray zone
              ▼oxidative stress (▼lipid peroxidation
              ▼protein carbonylation, ▲catalase activity, ▲GSH)^
              [86]
              Withanolide-free root extract 3.3, 10, 33.3, and 100 mg/kg p.o. for 12 days Rat (stress) ▼anxiety-like or depression-like behavior (MBT) ▼stress-induced weight loss
              ▼stress-induced increase in rectal temperature
              ▼transient hyperthermic response
              ▼stress-induced increase in adrenal weight
              ▼stress-induced increase in plasma cortisol and blood glucose
              [54]
              Root extract, 2.7% (w/w) withanolides 10, 20, and 40 mg/kg/day p.o. for 12 days, or as a single dose Mouse (acute stress) ▼anxiety-like behavior (MBT) ▼stress-induced changes in weight, basal core temperature, and hyperthermic response [73]
              Hydro-alcoholic root extract, standardized to 2% (w/w) withanolides 300 mg/kg/bwt p.o. for 30 days Rat (ischemic stroke) ▼anxiety-like behavior (EPM)
              ▲cognitive function (MWM)
              ▲locomotor function (NDS, NBW, RTT)
              ▲acetylcholinesterase activity^
              ▼lipid peroxidation^
              ▲antioxidant activity^
              ▼infarct volume
              ▼stroke-induced histopathological changes
              [87]
              Nature of Extract, Standardization Dosage Model Behavioral
              Effects
              Biological Effects Refs.
              Methanolic (MEWS) and aqueous
              root extracts (AEWS), NR
              10, 25, 50, and 100 mg/kg i.p., 30 mins prior to assessment Mouse
              (obsessive-compulsive
              behavior)
              ▼obsessive compulsive behavior (MBT)
              ▲anti-OCD action of subtherapeutic dose of fluoxetine at subtherapeutic dose (50 mg/kg) of WS (MBT)
              Not reported [83]
              Several root extracts, using various solvents (alcohol, water, hydro-alcohol (50:50)), ratios
              (1:6, 1:8, 1:10),
              and methods
              (hot continuous percolation (10 hrs) and maceration
              (10 hrs)), NR
              100 or 200 mg/kg p.o., 30 mins prior to assessment Mouse (acute stress) ▼anxiety-like behavior (EPM) for water and hydro-alcoholic extracts prepared by maceration and for hydro-alcoholic extract prepared by hot continuous percolation Not reported [74]
              Withaferin A and Hydroalcoholic (4:1) root extract, NR Withaferin A:
              10-50 mg/kg i.p., 1-2 hrs prior to assessment
              Root extract:
              100-500 mg/kg p.o., 1-2 hrs prior to assessment
              Rat (acute stress) ▼anxiety-like behavior (EPM, OFT) Not reported [75]
              Ethanolic root extract, NR 50, 100, 200, or 500 mg/kg p.o., one hr prior to assessment Rat (acute ethanol-induced anxiolysis and withdrawal from chronic ethanol consumption) ▼anxiety-like behavior (EPM)
              ▲anti-anxiety action of a subtherapeutic dose of ethanol at subtherapeutic dose
              (50 mg/kg) of WS (EPM)
              Not reported [80]
              Root extract, NR 50, 100, 200, or 500 mg/kg p.o. on days 38-42 of social isolation and 1 hr prior to assessment Rat (social
              isolation)
              ▼anxiety-like behavior (EPM)
              ▲anti-anxiety action of diazepam
              at subtherapeutic dose
              (50 mg/kg) of WS (EPM)
              ▼depression-like behavior (FST)
              Not assessed [78]
              Root extract, NR 100 and 200 mg/kg p.o. for 5 days, beginning 3 days prior to sleep deprivation Mouse
              (sleep deprivation)
              ▼anxiety-like behavior (EPM)
              ▲locomotor activity
              ▼sleep deprivation-induced weight loss
              ▼oxidative stress
              (▼lipid peroxidation, ▼nitrite activity, ▲catalase activity, ▲GSH)^
              [77]
              Glycowithanolide-rich fraction
              (WSG, containing sitoindosides
              VII-X and withaferin) isolated from aqueous
              root extract,
              standardized
              to 1.13% total
              steroid content
              20 and 50 mg/kg p.o. for 5 days Rat (anxiety and depression) ▼depression-like behavior (LHT, FST)
              ▼anxiety-like behavior (EPM, SIT, NSFLT)
              ▼PTZ-induced increase in rat brain tribulin activity (PTZ) [81]
              Nature of Extract, Standardization Dosage Model Behavioral
              Effects
              Biological Effects Refs.
              Sitoindosides VII and VIII PTZ: 20 mg/kg i.p., 30 mins prior to assessment
              FST: 20 and 50 mg/kg i.p.,
              30 mins prior to assessment
              OST, TCT: 50 mg/kg p.o. for
              4 days prior to assessment
              RST: 50 and 100 mg/kg p.o. for 4 days prior to restraint;
              100 mg/kg i.p., 30 mins before morphine administration
              Morphine toxicity:
              50 mg/kg p.o. for 4 days
              Mouse, rat (stress) ▼anxiety-like
              behavior
              (PTZ-induced)
              ▼depression-like behavior (FST)
              ▼stress-induced autoanalgesia, gastric ulcers (RST)
              ▼morphine-induced hypothermia (RST)
              ▼morphine toxicity (OST, TCT)
              ▼tribulin activity in urine (RST)
              ▲stress-induced decrease in adrenal content of ascorbic acid, corticosterone
              [17]
              Ayrı bir pencerede aç
              *Çevresel; ^CNS; ▲ – Artırıldı; ▼ – Azaltıldı; AP-1 = Aktivatör protein 1; Bcl-xL = ekstra büyük B hücreli lenfoma; BAD = Bcl-2 ile ilişkili hücre ölümü agonisti; COX-2 = Siklooksijenaz 2; EPM = Yükseltilmiş artı labirent testi; FST = Zorunlu yüzme testi; GFAP = Glial fibriler asidik protein; GSH = İndirgenmiş glutatyon; HSP70 = Isı şoku proteini 70; Iba1 = İyonize kalsiyum bağlama adaptör molekülü 1; IL-1β = İnterlökin 1 beta; IL-6 = İnterlökin 6; iNOS = Uyarılabilir nitrik oksit sentaz; JNK = c-Jun N-terminal kinaz; LDPT = Açık/koyu tercih testi; LHT = Öğrenilmiş çaresizlik testi; LPS = Lipopolisakarit; MBT = Mermer gömme testi; MCP-1 = Monosit kemoatraktan proteini; MWM = Morris su labirenti testi; NBW = Dar ışın yürüme testi; NDS = Nörolojik eksiklik puanı; NFκB = Nükleer faktör kappa B; NOX2 = NADPH oksidaz 2; NSFLT = Yenilik tarafından bastırılmış besleme gecikme testi; NTDT = Yeni tank dalış testi; OFT = Açık alan testi; OST = Aşırı kalabalık stres testi; PPARγ = Peroksizom proliferatörü ile aktive edilen reseptör gama; PTZ = pentilentetrazol uygulaması; RST = Kısıtlama stres testi; RTT = Rotarod testi; SIT = Sosyal etkileşim testi; TCT = Dokunsal stres testi; TNFa = Tümör nekroz faktörü alfa.

              Kök özleri [ 48 , 54 , 73 , 74 , 77 , 78 , 80 , 81 , 83 , 87 ], yaprak özleri [ 76 , 79 , 86 , 88 ] ve WS'den izole edilmiş bileşikler için anti-anksiyete etkileri gözlendi . withaferin A [ 75 ] ve sitoindosidler VII-X'in bir karışımı [ 17 , 81]. Yaprak veya kökten üretilen ve çeşitli çözücüler (su, etanol, metanol, hidroalkolik), çözücü oranları ve ekstraksiyon yöntemleri ile üretilen WS özlerinin tümü anti-anksiyete etkileri üretti (Tablo​33), çoklu biyoaktif bileşiklerin olasılığını düşündürmektedir. Ek olarak, WS özleri, iyi bilinen anti-anksiyete ilaçlarının etkilerini güçlendirdi. Bir WS kökü ekstraktının subterapötik bir dozu, bir sıçan sosyal izolasyon modelinde subterapötik bir diazepam dozunun anti-anksiyete etkisini güçlendirdi [ 78 ]. Bir sıçan alkol yoksunluğu modelinde, WS'nin etanolik kök ekstraktının subterapötik bir dozu, subterapötik bir etanol dozunun anti-anksiyete etkisini güçlendirdi [ 80 ]. Dikkat çekici bir şekilde, bir Obsesif-Kompulsif Bozukluk (OKB) fare modelinde, bir metanolik ve sulu kök ekstraktının subterapötik dozları, fluoksetinin subterapötik bir dozda anti-OKB etkisini güçlendirdi; OKB ajanı, yazarlar şu sonuca varmıştır [ 83]. 3.2. İnsan Çalışmaları

              WS'nin anti-anksiyete etkisi, 18-75 yaş arası yetişkinler üzerinde yapılan on insan denemesinde değerlendirildi (Tablo​11). Çalışma popülasyonları, sağlıklı [ 61 ], stresli [ 57 , 60 ], genel anksiyete bozukluğu veya ilgili bir durum [ 62 , 68-70 ], uykusuzluk [ 63 , 65 ] veya şizofreni veya şizoafektif bozukluk [ 66 ]. Örnek boyutları 39 katılımcı [ 68 ] ile 130 katılımcı [ 62 ] arasında değişmekteydi ve çalışmaların çoğu 60 ila 80 katılımcıyı [ 57 , 60 , 61 , 63 , 65 , 66].

              Denemelerin çoğu, 6-12 haftalık bir süre boyunca piyasada bulunan WS (KSM-66®, Sensoril®, Essentra® veya Shoden®) preparatlarını kullandı (Tablo​11). Bu formülasyonlar Bölüm 2.2'de açıklanmaktadır. Üç çalışma, %70 etanolik kök ekstresi [ 70 ], etanolik ekstrakt [ 68 ] ve kurutulmuş kök [ 69 ] dahil herhangi bir standardizasyon bildirmeden çeşitli WS preparatları kullanmıştır . Kurutulmuş kök granüllerinin kullanıldığı Khyati ve Anup (2013) hariç tüm çalışmalarda kapsül veya tablet olarak WS uygulanmıştır. Günlük WS dozları, kapsül veya tablet kullanan çalışmalarda 125-1000 mg'dan 12 g kurutulmuş kök granüllerine kadar oldukça değişkendi (Tablo​11). Müdahale grubunda birden fazla dozu karşılaştıran sadece iki çalışma [ 60 , 62 ].

              Çalışmaların çoğu, kaygıyı, klinik deneylerde kaygıyı ölçmek için en sık kullanılan araç olan Hamilton Anksiyete Derecelendirme Ölçeğinin (HAM-A veya HARS) bazı varyasyonlarını kullanarak değerlendirdi [89 ] . HAM-A, yanıtlayan tarafından algılanan kaygının şiddetini değerlendirmek için kullanılan, kendi kendine bildirilen bir ankettir. Diğer araçlar, daha önce açıklanan Depresyon Anksiyete Stres Ölçeğini (DASS) [ 57 ] ve Pozitif ve Negatif Sendrom Ölçeği'ni (PANSS) [ 66 ] içermektedir. PANSS, şizofreni hastalarını değerlendirmek için kullanılan onaylanmış bir araçtır [ 90 , 91 ]. Lopresti ve ark. (2019) hem HAM-A'yı hem de DASS'ı kullandı [ 61 ].

              Çalışmaların çoğunda WS takviyesinden sonra kaygıda bir iyileşme gözlemlendi ve kaygı puanlarındaki değişikliklerle ölçüldü (Tablo​11). Kendileri yüksek stres bildiren yetişkinler üzerinde yapılan bir çalışmada, Lopresti ve ark. (2019), 60 gün boyunca günlük 240 mg Shoden® uygulamasının, plaseboya kıyasla HAM-A (DASS değil) puanlarını önemli ölçüde azalttığını bulmuştur [ 61 ]. Genel anksiyete bozukluğu olanlarda, Khyati ve Anup (2013), 12 g kurutulmuş WS kökü preparatı veya plasebo uygulamasının, ölçülen tüm kaygı puanlarını temel değerlerden düşürdüğünü buldu [ 69]. Müdahale grubundaki tüm kaygı puanlarında plasebo grubuna kıyasla daha büyük düşüşler kaydedilmesine rağmen, HARS tarafından belirlendiği üzere, etki büyüklüğü yalnızca endişeli ruh hali için gruplar arasında önemli ölçüde farklılık gösterdi. Diğer kaygı skoru alt gruplarındaki değişiklikler, potansiyel bir plasebo etkisi düşündürecek şekilde, gruplar arasında önemli ölçüde farklılık göstermedi [ 69 ]. Son olarak, Salve ve ark. (2019), KSM-66® sulu kök ekstraktının günlük 600 mg dozla HAM-A skorunda önemli bir düşüş ürettiğini, ancak 250 mg ile olmadığını buldu [60 ] .

              İki makale, Cooley ve ark. (2009) ve Chengappa ve diğerleri. (2013), literatür taramamız sırasında bulunan Tablodan çıkarılmıştır.​11[ 92 , 93 ]. Cooley ve ark. (2009), psikoterapiyi kontrol olarak kullanarak anksiyeteyi tedavi etmek için WS kullanımını içeren naturopatik bakımın kullanımını değerlendirdi [ 92 ]. Bu çalışma, müdahalenin WS takviyesine ek olarak birçok bileşeni içermesi ve bu bileşenlerin tamamının kontrole dahil edilmemesi nedeniyle, WS'nin kaygı üzerindeki etkisini tespit etmeyi zorlaştırdığı için hariç tutuldu. Chengappa ve ark. (2013), bipolar bozuklukta standartlaştırılmış bir WS özütünün bilişsel etkilerini değerlendirmek için randomize, çift kör, plasebo kontrollü bir çalışma yürütmüştür [ 93 ]. Araştırmacılar semptomların başlangıçta iyi kontrol edildiğini kaydettiler ( örn.., ötimik) ve HAM-A ile ölçüldüğü üzere, tedavi grupları arasında kaygı açısından önemli bir fark yoktu. Sonuç olarak bu çalışmada WS'nin kaygı üzerindeki etkisine ilişkin herhangi bir yorum yapılamamaktadır. 3.3. Anti-Anksiyete Etkileri İçin Önerilen Mekanizmalar

              WS'nin anti-anksiyete etkilerinin altında yatan mekanizmaları araştıran araştırmalar, öncelikle GABA reseptör sistemi (aşağıda açıklanmıştır) ve antioksidan ve anti-inflamatuar aktivitelere odaklanmıştır. İncir.​22WS'nin anti-anksiyete etkilerinde rol oynayabilecek ek mekanizmalarını göstermektedir. 3.3.1. Gama-Aminobütirik Asit (GABA) İle İlgili Aktivite

              GABA, merkezi sinir sistemindeki en önemli inhibitör nörotransmitterdir ve GABAerjik nörotransmisyonun, anksiyetenin düzenlenmesinde anahtar rol oynadığı düşünülmektedir [ 94 ]. GABA tip A (GABA A ) reseptörleri, GABAerjik aktiviteyi uyaran ve anksiyete bozukluklarının tedavisinde yaygın olarak kullanılan GABA agonist ilaçları için birincil etki bölgesidir [ 95 , 96 ]. WS'de bulunan bileşiklerin , WS'nin anti-anksiyete etkisini kısmen açıklayabilen GABA A reseptörleri ile etkileşime girdiğini ve modüle ettiğini öne süren önemli klinik öncesi kanıtlar vardır .

              WS'nin doğrudan GABA-mimetik aktivitesinin kanıtı ilk olarak Mehta ve arkadaşları tarafından gösterildi. (1991), WS'nin metanolik bir kök ekstraktının, GABA'nın yokluğunda memeli omurilik nöronlarında klorür iyonu akışını arttırdığını ve ayrıca GABA A reseptörü agonistlerine benzer bir şekilde GABA bağlanmasını inhibe ettiğini bulmuşlardır [ 97 ] . Reseptör bağlama deneyleri, WS metanolik kök ekstraktlarındaki bileşenlerin GABA A reseptörleri için yüksek afinite gösterdiğini, GABA B , glutamaterjik ve opioid reseptörleri için önemli ölçüde daha az afinite gösterdiğini göstermiştir [ 98 , 99 ]. WS'nin GABA A'sıreseptöre özgü aktivite, çeşitli hayvan çalışmaları ile desteklenmektedir. Sıçanlarda ventral tegmental alan dopaminerjik nöronlar üzerinde morfin ve etanolün uyarıcı etkileri, bir GABA A aracılığıyla WS'nin metanolik bir kök ekstresi ile baskılanmıştır, ancak bir GABA B aracılı mekanizma tarafından baskılanmamıştır [ 100 ]. Pentilentetrazol (PTZ) ile indüklenen nöbetlerin bir fare modelinde, tanımlanmamış bir WS kökü ekstraktının alt etkili dozu farelerde nöbet eşiğini, bir GABA reseptörü agonisti olan GABA'nın alt terapötik dozları ve bir GABA olan diazepam ile kombinasyon halinde artırdı. Bir reseptör modülatörü [ 101 ]. Daha önceki bir fare çalışmasında Kulkarni ve ark.(1993), pentobarbital (bir GABA A reseptörü agonisti ) ile kombinasyon halinde WS'nin (bitki kısmı belirtilmemiş) metanolik ekstraktının, herhangi bir ajanın tek başına kullanılmasına kıyasla PTZ kaynaklı toksisitelere karşı daha fazla koruma ürettiğini bulmuşlardır [ 102 ]. Ek olarak, koruyucu olmayan bir WS dozunun GABA ile kombinasyonu, ekstraktın koruyucu etkilerini güçlendirdi. Bir fare uyku bozukluğu modelinde, seçici bir GABA A agonisti (muscimol), tanımlanmamış bir WS kök ekstraktının hipnotik etkisini güçlendirirken, bir GABA A reseptörü antagonisti (pikrotoksin) etkiyi tersine çevirdi [ 103 ]. GABA Areseptör antagonistleri (pikrotoksin, bikukülin), WS'nin metanolik ve sulu kök ekstraktlarının farelerde gonadotropin salgılayan hormon nöronlarında depolarizasyonu indükleme veya fare substantia gelatinosa nöronlarında ve sıçan beynindeki GABA A kanallarında içe doğru iyon akımlarını artırma yeteneklerini bloke etti [96, 104 , 105 ] . ].

              WS'de bulunan hangi bileşik veya bileşiklerin GABA A reseptör aktivitesinden sorumlu olduğunu belirleme girişimleri zor olmuştur. Candelario ve ark. (2015), WS'nin sulu bir kök ekstraktının , sıçan beynindeki GABA A kanallarında GABA A reseptör agonist aktivitesi gösterirken , WS'de bulunan ana bileşiklerden ikisi olan ne withaferin A ne de withanolide A'nın GABA A reseptörleri üzerinde herhangi bir doğrudan etkisinin olmadığını bulmuşlardır. 104 ]. Benzer şekilde, Schliebs ve ark. (1997), bir eşmolar withaferin A ve sitoindosid VII-X karışımının intraperitoneal enjeksiyonunun , bir sıçan modelinde GABA A reseptörleri üzerinde hiçbir etkisinin olmadığını bulmuşlardır [ 106 ]. Sonaret al. (2019), withanolidler ve ferulik asit esterler dahil olmak üzere WS'nin metanolik özünden dokuz bileşik izole etti. Bir ex vivo modelde bu bileşiklerin hiçbiri için (10 uM'de) doğrudan GABA-mimetik aktivite bulamadılar [ 95 ]. Bununla birlikte, iki bileşik (withanolide B ve docosanyl ferulate) , izole edildikleri metanolik ekstrakt ve diğer bilinen GABA A allosterik modülatörlerine benzer bir farmakolojik profil ile inhibitör postsinaptik akımları artırarak GABA A reseptör fonksiyonunu modüle etti [ 95 ]. İlginç bir şekilde, withanolide A dahil olmak üzere birçok bileşik, GABA A reseptör fonksiyonu üzerinde ters etki yaparak aktivitesini azaltmıştır [ 95]. Withanolid etkileşimlerinin GABA A reseptörleri ile yapı-aktivite ilişkilerini, GABA A reseptör kompleksindeki olası etkileşim bölgelerini ve GABA A reseptörlerinin belirli alt popülasyonlarının WS bileşiklerine daha duyarlı olup olmadığını belirlemek için daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır. Not olarak, Candelario ve ark. (2015), WS'nin aynı zamanda güçlü bir GABA ρ1 reseptör agonisti olduğunu ve bu reseptörlerin WS'ye GABA A reseptörlerinden 27 kat daha duyarlı olduğunu bulmuşlardır [ 104 ]. GABA ρ1 reseptörleri, GABA A'nın bir alt sınıfıdır.GABA'ya karşı daha fazla duyarlılık, daha düşük bir desensitizasyon oranı ve bikukülline karşı duyarsızlık dahil olmak üzere benzersiz farmakolojik özelliklere sahip reseptörler: bir GABA A antagonisti [ 104 ]. 3.3.2. Antioksidan ve Antiinflamatuar Aktivite

              Beyin, oksidatif strese benzersiz bir şekilde duyarlıdır [ 107 ] ve araştırmalar, anksiyete bozukluklarının, artan oksidatif hasarla birlikte azalmış antioksidan savunmalarla belirginleştiğini göstermektedir [ 108 ]. Oksidatif stresin anksiyete bozukluklarına benzer şekilde ilişkili olan nöroinflamasyonun hem nedeni hem de sonucu olarak anksiyeteye katkıda bulunduğu öne sürülen birkaç mekanizma vardır [109 ] . Periferik inflamasyonun da beyindeki nöroinflamasyona ve oksidatif strese doğrudan katkıda bulunduğu düşünülmektedir [ 109 ]. Anksiyetenin patogenezinde hem oksidatif stres hem de inflamasyon suçlanmış olsa da, her ikisi için de kesin bir neden-sonuç ilişkisi henüz kurulmamıştır [ 108- 110 ].

              WS'nin anti-anksiyete etkilerini araştıran hayvan çalışmaları (Tablo​33), anksiyete benzeri davranış ile WS uygulamasından sonra düzelen oksidatif stres ve inflamatuar belirteçlerin düzensizliği arasında bir ilişki olduğunu göstermiştir. WS'nin tanımlanmamış bir kök ekstresi [ 77 , 86 ] ve sulu bir yaprak ekstresi [ 77 , 86 ] beyindeki katalaz aktivitesini ve indirgenmiş glutatyon (GSH) seviyelerini arttırırken, bir fare modelinde lipit peroksidasyonunu azaltma yeteneği gösterdi. sırasıyla akut uyku yoksunluğu ve benzo[a]piren kaynaklı nörotoksisitenin bir zebra balığı modeli. Ek olarak, WS, fare modelinde nitrit aktivitesini azaltırken, zebra balığı modelinde protein karbonilasyonunu azaltır [ 77 , 86] .]. Bir sıçan iskemik inme modelinde, WS'nin standardize edilmiş bir hidroalkolik kök ekstresi de beyinde lipid peroksidasyonunu azaltmış ve antioksidan aktiviteyi arttırmıştır [ 87 ].

              Nöroinflamasyon ve uyku yoksunluğu hayvan modellerinde, WS'nin sulu bir yaprak özütü (ASH-WEX), TNFa ve IL-6 dahil olmak üzere proinflamatuar sitokinleri hem periferik hem de merkezi olarak azaltmıştır [76 , 79 ] . ASH-WEX ayrıca reaktif gliozis ( örn ., GFAP) ve nöroinflamasyonun ( örn ., NOX2, iNOS, COX2) belirteçlerini azaltırken , birkaç enflamatuar yolu modüle eder ve apoptozu azaltır [ 76 , 79 ]. Benzer şekilde, yüksek yağlı diyetle indüklenen obezitenin olduğu bir sıçan modelinde, WS'nin kuru yaprak tozu, periferik ve merkezi olarak proinflamatuar sitokin düzeylerini düşürdü, reaktif gliozis ve nöroinflamasyon belirteçlerini azalttı, NFκB yolunu modüle etti ve apoptozu azalttı [ 88 ] .

              Git: 4. ANTİ-DEPRESSAN ETKİLER

              4.1. Hayvan Çalışmaları

              WS, çeşitli hayvan modellerinde anti-depresan aktivite açısından değerlendirilmiştir (Tablo​44). Depresyonu değerlendirmede en sık kullanılan yöntem, potansiyel antidepresan aktivitesi olan ajanlar için yaygın bir tarama testi olan Zorla Yüzme Testi (FST) idi; ancak, bu kullanım için FST'nin geçerliliği yakın zamanda sorgulanmıştır [ 111-113 ]. Daha önce açıklandığı gibi FST, bir kemirgenin suyla dolu kaçınılmaz bir tanka yerleştirilmesini içerir; bir ilacın bir hayvanın hareketsiz kaldığı süreyi azaltma yeteneği, anti-depresan özelliklerin göstergesi olarak kabul edilir [ 43 , 114 ]. FST ayrıca başa çıkma yeteneği, öğrenme kapasitesi, dayanıklılık veya stresi tetikleme yöntemi dahil olmak üzere depresyon dışı son noktaları değerlendirmek için kullanılır [ 111]. Diğer bir yaygın depresyon testi modeli, Öğrenilmiş Çaresizlik Testi'dir (LHT). LHT, çalışma hayvanlarını elektrik şoklarına farklı maruz kalma ile üç gruba ayırmayı içerir [ 115 , 116]. Birinci grup şoklara maruz kalmaz. İkinci bir grup, hayvanın bir manivelaya basmak gibi fiziksel bir mekanizmayla kontrol edebileceği şoklara maruz kalır. Üçüncü bir grup, birinci gruptaki hayvanların faaliyetleriyle tetiklenen şoklara maruz kalır. Bu şoklar kontrol edilemez ve kaçınılmazdır, bu nedenle hayvanlar, depresyon benzeri davranışların bir işareti olarak kabul edilen öğrenilmiş çaresizlik geliştirir. Depresyonu modellemek için kullanılan üçüncü bir yöntem Kuyruk Askıya Alma Testiydi. Burada fareler kuyruklarından asılır ve araştırmacılar farelerin hareketsiz hale gelene kadar geçen süreyi ölçer, bu da depresyon benzeri davranış olarak yorumlanır [ 51 ]. WS'nin etkileri , yalnızca bu davranışsal umutsuzluk testlerine maruz bırakılan kemirgenlerde test edildi [ 81 , 117-119 ]] veya testten önce strese [ 17 , 51 , 52 , 54 ], sosyal izolasyona [ 78 ] veya klonidin veya reserpin gibi ilaçlara [ 120 ] maruz kalan hayvanlarda. Tablo 4

              Hayvan çalışmalarında Ashwagandha'nın ( Withania somnifera , WS) anti-depresan etkileri.
              Sulu metanolik (40:60) kök ve yaprak özü (AME), AME'den (WF) withanolid açısından zengin fraksiyon, AME'den flavonoid açısından zengin fraksiyon (FF), WF'den izole edilmiş bileşik (Withanoside X), Enterik kaplı versiyonlar (EC) -AME, EC-WF, EC-FF, EC-WX) AME, WF,
              FF: 60mg/kg po
              Withanoside
              X: 10mg/kg po
              EC-AME: 20mg/kg po
              EC-WF: 15mg/kg po
              EC-Withanoside
              X: 2,5mg/kg po
              Tüm WS tedavileri 4 saat önce verildi değerlendirmeye
              Sıçan (reserpin) ▼depresyon benzeri davranış (FST) Değerlendirilmemiş [ 120 ]
              Withanolide içermeyen kök ekstresi 12 gün boyunca 3.3, 10, 33.3 ve 100 mg/kg po Sıçan (stres) ▼depresyon benzeri veya kaygı benzeri davranış (MBT) ▼stres kaynaklı kilo kaybı
              ▼stres kaynaklı rektal sıcaklıkta artış
              ▼geçici hipertermik tepki
              ▼stres kaynaklı adrenal ağırlık artışı
              ▼stres kaynaklı plazma kortizol ve kan şekerinde artış
              [ 54 ]
              Methanolic root extract, standardized to 2.7% (w/w) total withanolides 10, 20, and 40 mg/kg/day p.o. for 11 days, or as a single dose Rat (stress) ▼depression-like behavior (TST)
              ▲reaction time (HPT)
              ▼stress-induced weight loss
              ▼transient hyperthermic response (FSS)
              [51]
              Traditional root extract (Ashwagandha ghrutha) consisting of root:ghee:water (1:4:16) 20 and 40 mg/kg, given 1 hr prior to assessment (acute) or for 7 days (chronic); Route of administration NR Mouse ▼ depression-like behavior (TST, 40 mg/kg acute or 20 and 40 mg/kg chronic WS dosing; FST, 20 and 40 mg/kg chronic WS dosing)
              ▲ antidepressant activity of low-dose imipramine (FST, TST, 10 mg/kg each, acute or chronic dosing)
              ▼reserpine-induced catatonia and sedation (ART) alone (20 and 40 mg/kg WS) and in combination with low-dose imipramine 10 mg/kg each) all at chronic dosing
              ▼reserpine-induced ptosis (ART), alone (20 and 40 mg/kg) and in combination with low-dose imipramine (10 mg/kg each) all at chronic dosing [117]
              Powder, NR 50, 100 and 150 mg/kg p.o. for 2 weeks Rat ▼depression-like behavior (LHT, FST)
              ▲antidepressant activity of low-dose imipramine (LHT, FST, 16 mg/kg imipramine, 50 mg/kg WS)
              Not assessed [118]
              Root extract, NR 50, 100, 200, or 500 mg/kg p.o. on days 38-42 of social isolation and 1 hr prior to assessment Rat (social isolation) ▼depression-like behavior (FST)
              ▼anxiety-like behavior (EPM)
              ▲anti-anxiety action of diazepam at subtherapeutic dose (50 mg/kg) of
              WS (EPM)
              Not assessed [78]
              Root extract, NR 25, 37.5, 50, 100 and 200 mg/kg i.p., 30mins before assessment Mouse
              (untreated,
              clonidine, reserpine)
              ▼depression-like behavior
              (FST; 50 to 200 mg/kg WS)
              ▲imipramine and fluoxetine
              antidepressant activity at subtherapeutic dose (37.5 mg/kg) of WS (FST)
              ▼reserpine- and clonidine-induced depression-like behavior
              (FST; 100 mg/kg WS)
              Not assessed [119]
              Nature of Extract, Standardization Dosage Model Behavioral Effects Biological Effects Refs.
              Glycowithanolide-rich fraction (containing sitoindosides VII-X and withaferin) isolated from aqueous ethanolic (1:1) root extract, standardized to 28-30% withanolide glycosides 25 and 50 mg/kg p.o. for 21 days, administered 1 hr before assessment Rat (chronic stress) ▼depression-like behavior (FST, LHT)
              ▼stress-induced memory impairment (EPM, PAT), sexual behavior
              inhibition (FSS)
              ▼stress-induced hyperglycemia, perturbed glucose tolerance test, and gastric ulcers (FSS)
              ▼stress-induced immunosuppression (FSS)
              [52]
              Glycowithanolide-rich fraction (WSG, containing sitoindosides VII-X and withaferin) isolated from aqueous root extract, standardized to 1.13% total steroid content 20 and 50 mg/kg p.o. for 5 days Rat ▼depression-like behavior (LHT, FST)
              ▼anxiety-like behavior (EPM, SIT, NSFLT)
              ▼PTZ-induced increase in rat brain tribulin activity (PTZ) [81]
              Sitoindosides VII and VIII PTZ, FST: 20 mg/kg i.p., 30 mins prior to assessment
              FST: 20 and 50 mg/kg i.p., 30 mins prior to assessment
              OST, TCT: 50 mg/kg p.o. for 4 days
              RST: 50 and 100 mg/kg p.o. for 4 days; 100 mg/kg i.p., 30 mins before morphine administration
              Morphine toxicity:
              50 mg/kg p.o. for 4 days
              Mouse, rat (stress) ▼depression-like behavior (FST)
              ▼anxiety-like behavior (PTZ-induced)
              ▼stres kaynaklı otoanaljezi, gastrik ülserler (RST)
              ▼morfin kaynaklı hipotermi (RST)
              ▼morfin toksisitesi (OST, TCT)
              ▼idrarda tribulin aktivitesi (RST)
              ▲askorbik asit, kortikosteronun adrenal içeriğinde stres kaynaklı azalma
              [ 17 ]
              Ayrı bir pencerede aç
              ▲ – Artırıldı; ▼ – Azaltıldı; ART = Anti-reserpin testi; EPM = Yükseltilmiş artı labirent testi; FSS = Ayak şoku stres testi; FST = Zorunlu yüzme testi; HPT = Sıcak plaka testi; LHT = Öğrenilmiş çaresizlik testi; NR = Raporlanmadı; NSFLT = Yenilik tarafından bastırılmış besleme gecikme testi; OST = Aşırı kalabalık stres testi; PAT = Pasif kaçınma testi; PTZ = pentilentetrazol uygulaması; RST = Kısıtlama stres testi; SIT = Sosyal etkileşim testi; TCT = Dokunsal stres testi; TST = Kuyruk süspansiyon testi.

              WS kök özleri [ 51 , 52 , 54 , 78 , 81 , 117 , 119 ], yaprak ve kök özleri [ 120 ] ve 27-O-beta-D-glukopiranosilpubesenolid dahil WS'den izole edilmiş bileşikler için anti-depresan etkiler gözlendi -3-O-beta-D-glukopiranosit (withanoside X) [ 120 ] ve sitoindosidler VII-X [ 17 , 52 , 81 ] (Tablo​44). Sulu [ 81 ], metanolik [ 51 ] ve hidroalkolik ekstraktlar [ 52 , 120 ], WS'nin su ve ghee [ 117 ] ile yapılan geleneksel bir kök ekstraktı ile birlikte hepsi anti-depresan aktivite gösterdi. Ek olarak, WS, iyi bilinen anti-depresan ilaçların etkilerini artırdı. Fare ve sıçan depresyon modellerinde, WS, imipraminin (bir trisiklik antidepresan) [ 117-119] ve seçici bir serotonin geri alım inhibitörü olan fluoksetin [119 ] antidepresan aktivitesini güçlendirmiştir . 4.2. İnsan Çalışmaları

              WS, stresli [ 57 ], sağlıklı [ 61 ] veya şizofreni ya da şizoafektif bozukluk [ 66 ] tanısı konmuş 18-75 yaşlarındaki yetişkinlerle yapılan üç çalışmada anti-depresan etkiler açısından değerlendirildi (Tablo​11). Tüm çalışmalar 60 ila 66 katılımcıyı içermektedir. Her çalışma, ticari olarak temin edilebilen WS preparatlarının kapsüllerini uygulamıştır: KSM-66 Ashwagandha® [ 57 ], Sensoril® [ 62 , 66 ] ve Shoden® [ 61 ] (daha önce tarif edilmiştir). Günlük WS dozları, 8.5 haftalık [ 57 , 61 ] veya 12 haftalık [ 66 ] bir süre için 240-1000 mg arasında değişmekteydi. İki çalışma depresyonu Depresyon Anksiyete Stres Ölçeği (DASS) [ 57 , 61 ] (daha önce tarif edilmiştir) kullanılarak değerlendirdi. Chandrasekhar ve ark.(2012) ayrıca "şiddetli depresyon" olarak kategorize edilen strese karşılık gelen bir madde alt kümesini içeren Genel Sağlık Anketi-28'i (GHQ-28) kullandı [57 ] . Gannon ve ark. (2019), Pozitif ve Negatif Sendrom Ölçeği (PANSS) (daha önce açıklanmıştır) [ 66 ] kullanılarak depresyonu değerlendirmiştir.

              Chandrasekhar ve ark. (2012), DASS puanlarında ve GHQ-28'in "şiddetli depresyon" alt kümesinde önemli bir düşüşün kanıtladığı gibi, WS takviyesinden sonra depresyonda iyileşme gördü [ 57 ] . Gannon ve ark. (2019), katılımcılar, depresyonda bir iyileşmeye işaret eden, önemli ölçüde artan PANSS puanları gördüler [ 66 ]. Lopresti ve ark. (2019), katılımcılar arasında DASS-21 puanında bir düşüş gözlemledi, ancak değişiklik istatistiksel olarak anlamlı değildi [ 61 ]. Bu çalışmaların sonuçları, WS ile takviyenin depresif belirtiler için faydalı olabileceğini düşündürmektedir (Tablo​11), ancak önemli sınırlamalar vardır. Çalışmaların hiçbiri majör depresif bozukluk veya mevsimsel afektif bozukluk tanısı konan hastaları değerlendirmedi; bu, depresyon için WS üzerine mevcut insan araştırmasında önemli bir boşluğu temsil ediyor. 4.3. Anti-Depresan Etkiler İçin Önerilen Mekanizmalar

              İncelenen çalışmalarda gösterilen WS'nin anti-depresan etkisi, hem antioksidan hem de serotonerjik aktivitelerine atfedilmiştir (aşağıda detaylandırılmıştır), ancak muhtemelen başka mekanizmalar da söz konusudur (Şekil 1).​22). 4.3.1. Antioksidan Aktivite

              WS'nin antioksidan aktivitesi, WS'nin anti-depresan aktivitesini uygulayabileceği bir mekanizmadır. Sırasında

              depresyonun karmaşık patofizyolojisi henüz tam olarak anlaşılamamıştır, oksidatif stres, depresyon da dahil olmak üzere birçok psikiyatrik bozuklukla ilişkilendirilmiştir [ 108 , 121 ]. Beyin, reaktif oksijen türlerinin (ROS) üretiminin artmasına ve ROS ile ilişkili peroksidasyona duyarlı lipidlerin mevcudiyetinin artmasına yol açabilen yüksek oksijen tüketimi nedeniyle oksidatif strese eğilimlidir [121 ] . Depresif bozuklukların oksidatif stres hipotezi, oksidatif stresin, proinflamatuar ve proapoptotik mediatörlerin aktivasyonu ile birlikte, depresif semptomlara yol açan ardışık bir dizi olayda kritik bir adım olduğunu önermektedir [121] .]. Daha önce tartışıldığı gibi, WS, çeşitli hayvan modellerinde hem antioksidan hem de anti-enflamatuar aktiviteler göstermiştir, bu da onu anti-depresan aktivite araştırması için iyi bir aday haline getirmektedir. 4.3.2. Serotonerjik Aktivite

              WS'nin anti-depresan etkilerinde rol oynayabilecek serotonerjik aktiviteye sahip olabileceğine dair hayvan çalışmalarından elde edilen kanıtlar vardır. Atların egzersiz, ayrılık ve gürültü kaynaklı strese maruz bırakıldığı bir stres at modelinde, Priyanka ve ark. (2020), 21 gün boyunca bir kök WS tozunun uygulanmasının, serum serotonin seviyelerinde stres kaynaklı bir düşüşe karşı koruduğunu bulmuştur [ 56 ]. Benzer şekilde, bir kısıtlama stresi fare modelinde, WS'nin tanımlanmamış bir kök ekstresi, hipokampal serotonin düzeylerinde stres kaynaklı bir azalmaya karşı koruma sağlamıştır [ 47 ]. Withanolide A, Chaenorhabditis elegans'ın vahşi tip ve mutant suşlarında serotonin reseptörlerinin ve taşıyıcılarının mRNA ekspresyonunu teşvik etti [ 122]. Ayrıca, moleküler yerleştirme çalışmaları, withanolid A'nın insan ve C. elegans serotonin reseptörlerine ve serotonin taşıyıcılarına, serotonin ve Seçici Serotonin Geri Alım İnhibitörü (SSRI) fluoksetinden daha yüksek afinite ile bağlandığını göstermiştir [ 122 ]. Ne yazık ki, sınırlı sayıda mevcut insan çalışması, olası bir mekanizma olarak WS uygulamasına yanıt olarak nörotransmiter seviyelerini ölçmedi ve bu da daha fazla araştırmayı garanti ediyor.

              Git: 5. UYKUYU TEŞVİK EDEN ETKİLER

              5.1. Hayvan Çalışmaları

              Hayvan çalışmaları, Tabloda açıklandığı gibi, WS'nin uykuyu teşvik edici etkilerini göstermiştir.​55. Wang ve ark. (2020) , WS'nin hidroalkolik bir kök özütü [ 123 ] dahil olmak üzere yedi bitki özünü uykuyu teşvik edici özellikleri açısından taramak için bir Drosophila uyku yoksunluğu modeli kullandı . WS, uyanma süresi boyunca sinek aktivitesini etkilemezken toplam uyku süresini artırdı ve uyku gecikmesini azalttı [ 123 ]. Kaushik ve ark. (2017), withaferin A ve withanone dahil olmak üzere withanolidlerde yüksek WS'nin alkollü yaprak ekstresinin farelerde uykuyu tetiklemede etkisiz olduğunu bulmuşlardır [ 124 ]. Bununla birlikte, trietilen glikol içeren sulu yaprak özleri, farelerde 30 mg/fare [ 124]. Ayrıca, izole edilmiş trietilen glikol (ayrıca 30 mg/fare) uygulanan fareler, hızlı olmayan göz hareketi uykusunda benzer etkiler yaşadı, bu da bu molekülün WS'nin hipnotik etkilerinde rol oynayabileceğini düşündürdü. Kumar ve Kalonia (2007), uykusuz farelerde WS'nin tanımlanmamış bir kök ekstraktının uykuyu teşvik edici aktivitelerini araştırdılar; burada farelere, su üzerinde asılı bir ızgara yöntemi kullanılarak 24 saatlik uyku yoksunluğundan önce intraperitoneal WS enjeksiyonu yapıldı [ 77 ]. WS, toplam uyku süresini ve yavaş dalga uykusunu önemli ölçüde artırırken, uyku gecikmesini, REM uykusunu ve toplam uyanma süresini azaltır [ 103 ]. Tablo 5

              Hayvan çalışmalarında Ashwagandha'nın ( Withania somnifera , WS) uykuyu artırıcı etkileri.
              Hidroalkolik kök ekstresi, ≥2,5% withanolides Eclosion'dan iki gün sonra deneyin sonuna kadar verilen sinek yemine 1 mg/ml eklendi Drosophila (uyku yoksunluğu) ▲tam uyku
              ▼uyku gecikmesi
              [ 123 ]
              Alkollü yaprak ekstresi ve sulu yaprak ekstreleri Alkollü ekstrakt: uykudan önce 200 mg/kg po
              Sulu ekstrakt ve siklodekstrin destekli sulu ekstrakt: uykudan önce 30 mg/fare po
              Trietilen glikol: uykudan önce 10, 20 ve 30 mg/fare po
              Fare (uyku indüksiyonu) Su özleri ve trietilen glikol ▲NREM uyku [ 124 ]
              Kök ekstresi, NR 100 mg/kg ip, değerlendirmeden 30 dakika önce Sıçan (uyku yoksunluğu) ▼uyku gecikmesi
              ▲yavaş dalga uykusu süresi
              ▲toplam uyku süresi
              ▼tamamen uyanma
              [ 103 ]
              Ayrı bir pencerede aç
              ▲ – Artırıldı; ▼ – Azaltıldı; NR = Raporlanmadı; NREM = Hızlı olmayan göz hareketi.

              Uykuyu teşvik edici etkilerine ek olarak, WS ekstrelerinin uyku yoksunluğu ile ilişkili olumsuz etkileri de azalttığı gösterilmiştir. İyi tanımlanmış bir WS su ekstraktı (ASH-WEX) farelere 15 gün boyunca ağızdan verildi, ardından fareler 12 saat uykusuz bırakıldı [45 ] . WS uygulanan sıçanlar, tedavi edilmemiş uykusuz bırakılmış sıçanlara kıyasla daha iyi öğrenme ve hafıza gösterdi ve motor fonksiyonlarını korudu [ 45 ]. Uyku yoksunluğuna sahip bir fare modelinde, tedavi edilmemiş uykusuz farelere kıyasla, tanımlanmamış bir WS kök ekstresi ile ön tedavi, uyku yoksunluğunun neden olduğu kilo kaybına karşı koruma sağlamış, lokomotor kusurları iyileştirmiş ve anksiyete benzeri davranışı azaltmıştır [77 ] . 5.2. İnsan Çalışmaları

              Beş insan çalışması, 18-85 yaş arası yetişkinlerde uykusuzluk üzerindeki etkileri için WS'yi araştırmıştır (Tablo​11). Çalışma popülasyonları, sağlıklı [ 63 , 64 ], stresli [ 60 ], uykusuzluk teşhisi konmuş [ 65 ] veya dinlendirici olmayan uyku yaşayan [ 67 ] katılımcıları içermiştir. Bu çalışmalardan dördü 50 ila 80 katılımcıyı içerirken, Deshpande ve ark. (2020) 150 katılımcıyı değerlendirdi [ 67 ].

              Tüm çalışmalarda, kapsül formunda uygulanan, ticari olarak temin edilebilen bir WS preparasyonu kullanıldı. Çalışmaların dördü KSM-66 Ashwagandha® [ 60 , 63-65 ] kullanırken , Deshpande ve ark. (2020) Shoden® kullandı [ 67 ]. WS, 6 hafta [ 67 ], 8 hafta [ 60 , 63 ], 10 hafta [ 65 ] veya 12 hafta [ 64 ] boyunca günlük 120-600 mg dozunda uygulandı . Salve ve ark. (2019) çoklu dozajları değerlendirdi [ 60 ].

              Uykudaki değişiklikleri değerlendirmek için çeşitli sonuç ölçütleri kullanıldı ve çalışmaların çoğu birden fazla uyku ölçütünü değerlendirdi (Tablo​11). En sık kullanılan araç, uyku kalitesi derecelendirmesiydi, yedi puanlık bir Likert ölçeğiydi ve daha yüksek derecelendirmeler daha kötü uyku kalitesini gösteriyordu [ 60 , 63 - 65 ]. Langade ve ark. (2019) ve Langade ve diğerleri. (2021) ayrıca uyku kalitesini değerlendirmek için Pittsburgh Uyku Kalitesi İndeksini (PSQI) kullandı [ 63 , 65 ]. Sabah uyanıklığını değerlendirmek için üç noktalı bir ölçek olan yükselen değerlendirmede zihinsel uyanıklık üç çalışmada kullanıldı [ 63 - 65]. Üç çalışmada objektif uyku aktigrafisi kullanıldı: uyku gecikmesi, uyku etkinliği, toplam uyku süresi ve uyku başlangıcından sonra uyanma gibi çeşitli uyku parametrelerini değerlendirmek için non-invaziv, giyilebilir bir sensör kullanıldı [63 , 65 , 67 ] . Kelgan ve ark. (2020), gündüz aktiviteleri sırasında uykuya dalma olasılığını değerlendirmek için 4 maddelik bir anket olan Uykululuk Ölçeği'ni dahil etmiştir [ 64 ]. Deshpande ve ark. (2020), dinlendirici uykunun oluşup oluşmadığını değerlendirmek için 9 maddelik bir anket olan Restorative Sleep Questionnaire – Weekly'i (RSQ-W) dahil etmiştir [ 67 ].

              Genel olarak, WS takviyesi, çeşitli çalışma popülasyonlarında ve yaş gruplarında çeşitli uykusuzluk ölçümlerini iyileştirmiştir (Tablo​11). Uyku bozuklukları yaşayan kişileri içeren az sayıda insan denemesi ve dozlardaki ve sonuç ölçütlerindeki değişkenlik nedeniyle, uykuyu iyileştirmek için gereken minimum doz yalnızca bu çalışmalara dayanarak belirlenemez. WS'nin uykusuzluğu iyileştirmedeki etkinliğini belirlemek için hedef popülasyonda ek çalışmalara ihtiyaç vardır. 5.3. Uykuyu Teşvik Eden Etkiler İçin Önerilen Mekanizmalar

              WS'nin uyku üzerindeki olumlu etkilerini gösterebileceği olası bir mekanizma, GABAerjik nörotransmisyonu aktive etmektir. Kumar ve Kalonia (2008), farelerde WS'nin uykuyu destekleyen aktivitesinin, pikrotoksin (bir GABA antagonisti) tarafından önemli ölçüde tersine çevrildiğini ve muscimol (bir GABA agonisti) tarafından güçlendirildiğini ve GABA'nın mekanik bir rolünü desteklediğini bulmuşlardır [103 ] . Ayrıca WS'nin beyin üzerinde kronomodülatör etkileri olduğu kanıtlanmıştır. Jagota ve Kowshik (2017), WS'nin hidroalkolik bir yaprak ekstraktının , orta ve yaşlı sıçanların suprakiazmatik çekirdeğindeki birkaç saat genindeki ( örn ., rBmall, rPer1, rCry1, rPer2 ) yaşa bağlı değişiklikleri geri yüklediğini gösterdi [ 125]. Sonraki bir çalışmada Kukkemane ve Jagota (2020), yaşlı farelerde, WS'nin hidroalkolik yaprak ekstraktının SIRT1'in (bir saat modülatörü) ve bir saat tarafından kontrol edilen bir transkripsiyon faktörü olan NRF2'nin günlük ritimlerini ve fazlarını geri kazandırdığını buldu. birkaç endojen antioksidan enzimi düzenler [ 126 ]. Şekil 1'de gösterildiği gibi, diğer mekanizmaların da WS'nin uykuyu teşvik edici etkilerine katkıda bulunması muhtemeldir.​22.

              Git: 6. TARTIŞMA

              WS, Ayurveda tıbbında bir rasayana veya gençleştirici bitki olarak öne çıkması [ 1 , 19 ] ve Batı ülkelerinde adaptojenik bir botanik takviyesi olarak popülaritesi nedeniyle kapsamlı bir şekilde araştırılmıştır [ 11 ]. WS'nin bir rasayana veya adaptojen olarak sınıflandırılması, stres üzerindeki bilinen etkileriyle ilgilidir. "Stres" terimi genellikle organizmaya karşı bir tepki gerektiren bir meydan okuma olarak anlaşılır. Stresörler fizyolojik ( örn ., patojenler veya elverişsiz bir fiziksel ortam) veya psikolojik ( örn ., korku, endişe veya sosyal rahatsızlık) olabilir [ 127 ]. Stres "iyi" ( örneğin , yararlı bir sonuca götüren zorlu bir durum), "katlanılabilir" (örneğin , bireyin stres kaynağının üstesinden gelmek veya ona uyum sağlamak için yeterli esnekliğe sahip olduğu durumlarda) veya "toksik" ( örneğin , stres yanıtının yetersiz olduğu, hastalığa yol açtığı durumlarda) [ 128 ]. Rasayanalar veya Ashwagandha gibi adaptojenler, potansiyel olarak toksik stres faktörlerine karşı direnci artırmak için kullanılır ve stresin tolere edilebilir hale gelmesine izin verir.

              Stresin vücut üzerindeki etkileri çok çeşitlidir. Stres merkezi olarak başlatılabilirken, psikolojik strese verilen yanıt hem fizyolojik değişiklikleri hem de nöropsikiyatrik semptomları içerebilir. Sempatik ve parasempatik sinir sistemleri (nörotransmitterler), HPA ekseni (stres hormonları), inflamasyon (sitokinler), kardiyak fonksiyon ve glikoz ve lipid metabolizması ile ilgili belirteçlerin tümü, stresin fizyolojik etkilerini incelemek için objektif biyobelirteçler olarak kullanılmıştır [129] . ]. Ayrıca stres, anksiyete [ 130 ], depresyon [ 131 ] ve uykusuzluk [ 132] dahil olmak üzere birçok nöropsikiyatrik bozukluğun gelişiminde rol oynamıştır.]. Stresin bu bozukluklara katkıda bulunabileceği mekanizmalar, HPA ve sempatik-adrenal-medüller (SAM) eksenlerinin hiperaktivitesini ve bağışıklık sisteminin düzensizliğini içerir [ 31 , 32 ]. Bu derleme, Ashwagandha'nın stres üzerindeki etkilerini ve stresle ilişkili üç yaygın nöropsikiyatrik bozukluk üzerindeki etkilerini araştıran preklinik ve klinik çalışmaları özetlemeyi amaçladı: anksiyete, depresyon ve uykusuzluk. 6.1. WS'nin Stresi ve Stresle İlişkili Nöropsikiyatrik Bozuklukları İyileştirme Yeteneğine İlişkin Kanıtlar

              6.1.1. Preklinik Kanıt

              Tablolarda özetlendiği gibi​22-​55, WS, nöropsikiyatrik bozuklukların hayvan modellerinde geniş çapta değerlendirilmiştir ve çoğu çalışma, WS'nin kaygı ve stres üzerindeki etkilerine odaklanmaktadır. Çeşitli WS preparatlarının ve bileşiklerinin, bu modellerde stresle ilişkili biyolojik ve davranışsal anormallikleri hafiflettiği, anksiyete ve depresyon benzeri davranışları azalttığı ve uyku başlangıcını ve süresini iyileştirdiği gösterilmiştir.

              Hayvan modellerinin bir avantajı, beyindeki biyolojik değişikliklerin ölçülebilmesi ve insanlarda kolayca ölçülemeyen etki mekanizmaları hakkında fikir vermesidir. Klinik öncesi çalışmalardan elde edilen kanıtlar, WS'nin stres ve stresle ilişkili nöropsikiyatrik bozukluklar üzerindeki etkileri için anti-apoptotik aktivite, HPA ve SAM eksenlerinin azaltılmış aktivasyonu, antioksidan ve antienflamatuar etkiler, GABAerjik aktivite, bağışıklık modülasyonu dahil olmak üzere çoklu potansiyel mekanizmalar önermektedir. , serotonerjik aktivite ve uyku üzerindeki kronomodülatör etkiler (Şek.​22). WS'nin özellikle GABA ve serotonerjik yollar üzerindeki etkisi dikkate değerdir, çünkü GABA aktivasyonunun HPA ekseni aktivasyonunu azalttığı [ 130 ] gösterilirken, ilişkili serotonin yollarının stresi azalttığı [ 131 ] ve depresyona katkıda bulunduğu görülmüştür. Bu nedenle, GABAerjik ve serotonerjik yolakların WS tarafından modülasyonu, aynı anda anksiyete, stres ve depresyonu azaltma yeteneğinin temelini oluşturabilir. Ek olarak, WS'nin NFκB aktivasyonunu ve IL-1β seviyelerini azaltma yeteneği dikkate değerdir çünkü bu belirteçler, kemirgenlerde stres kaynaklı anksiyete ve depresyon ile ilişkili olan NLRP3 inflamatuar aktivasyonu ile ilişkilidir [133 ] . Xia ve diğerleri tarafından yapılan bir çalışma .(2021), withaferin A'nın bir fulminan hepatit fare modelinde NLRP3 inflamatuar aktivasyonunu inhibe ettiğini bulmuştur [ 134 ]. WS'nin bu potansiyel mekanizmaları, gelecekteki çalışmalarda daha fazla araştırma gerektirir. 6.1.2. Klinik kanıt

              Bu inceleme, WS'nin nöropsikiyatrik etkilerini inceleyen 14 klinik çalışmaya odaklanmıştır (Tablo​11). Hayvan çalışmalarında olduğu gibi, kaygı ve stres en sık çalışılan durumlardı ve özellikle uyku ve depresyona yönelik daha az çalışma vardı, ancak birkaç çalışma bu koşullardan birden fazlasını değerlendirdi. WS'nin etkileri, çoğu durumda, standartlaştırılmış, doğrulanmış davranış anketleri ve nesnel biyolojik ölçümler kullanılarak değerlendirildi, örn .., HPA aktivasyonu (serum kortizol), SAM aktivasyonu (nabız hızı, kan basıncı) veya inflamasyon (CRP, inflamatuar sitokinler). Bu klinik çalışmaların sonuçları, WS'nin iki ay veya daha fazla süreyle uygulandığında stresi ve kaygıyı azaltma ve uyku kalitesini artırma becerisine geniş destek sağlar. WS'nin depresyon üzerindeki etkisine dair sınırlı klinik kanıt vardır. Majör depresif bozukluk veya mevsimsel afektif bozukluk gibi spesifik depresif durumlara sahip bireylerde WS'nin olası faydalarını belirlemek için daha ileri çalışmalara ihtiyaç vardır. Bu klinik çalışmalarda değerlendirilen sınırlı sayıdaki kan biyobelirteçlerine ek olarak, inflamatuar sitokinlerin ve nörotransmitter düzeylerinin daha kapsamlı bir değerlendirmesi, WS'nin gözlemlenen klinik sonlanım noktalarına ulaştığı mekanizmalara ilişkin anlayışımıza katkıda bulunacaktır.

              Bu klinik çalışmaların güçlü yönleri, hepsinin çift kör ve plasebo kontrollü olarak bildirilmiş olmasıdır. Ancak, plasebo ve körleme ve randomizasyon yöntemlerinin kesin doğası her zaman bildirilmemiştir (Tablo​11). Ayrıca çoğu çalışma, halihazırda stres, anksiyete, uykusuzluk veya depresyon semptomları yaşayan katılımcılarda WS'yi inceledi ve böylece araştırmanın klinik önemini artırdı. Bununla birlikte, bu çalışmalarda katılımcıların yaşı ve cinsiyeti iyi kontrol edilmemiştir. Sadece üç çalışma WS'yi nispeten dar bir yaş aralığında (25 yaş) ve orta yaşlı veya daha yaşlı erişkinlerde inceledi [ 64 , 68 , 70 ]. Diğer araştırmalar, geniş bir yaş aralığını ( örneğin , 18 ila 75) kapsayan katılımcıları işe aldı. Yaşın biliş [ 135 ], ruh hali [ 136 ] ve uyku [ 137] üzerindeki bilinen etkileri dikkate alındığında], WS'yi daha yakından tanımlanmış yaş gruplarında değerlendirmek bilgilendirici olacaktır. Ek olarak, pediatrik popülasyonlarda nöropsikiyatrik durumlar için WS'nin etkilerini değerlendiren hiçbir çalışma yoktur. Sadece üç çalışma [ 59 , 66 , 67 ] benzer sayıda erkek ve kadın katılımcı içermiştir. Çalışmaların çoğunda erkek katılımcıların ağırlığı vardı ve dört çalışma [ 60 , 63 , 64 , 69 ] katılımcı cinsiyeti hakkında bilgi sağlamadı. Cinsiyetin nöroendokrin stres tepkilerini etkilediği bilindiğinden [ 138 ] ve stresle ilişkili nöropsikiyatrik bozuklukların kadınlarda erkeklerden daha yüksek prevalansa sahip olduğu [ 139], WS'yi her cinsiyette ayrı ayrı değerlendirmek veya plasebo ve test gruplarında kadın ve erkeklerin eşit temsilini sağlamak daha uygun olacaktır.

              Klinik öncesi ve klinik çalışmalardan elde edilen kanıtlar genellikle WS'nin stres ve stresle ilişkili nöropsikiyatrik bozukluklar için potansiyel bir terapötik rolünü desteklerken, özellikle WS'de bulunan aktif bileşiklerin doğası, test edilen WS preparatlarının değişkenliği ile ilgili önemli sorular cevapsız kalmaktadır. ve WS ürünlerinin güvenliği. 6.2. WS'nin Aktif Bileşikleri

              6.2.1. WS'de Aktif Bileşiklerin Tanımlanması

              Withanolides'in WS'nin ana nörolojik olarak aktif bileşikleri olduğu rapor edilmektedir [ 7 , 12 , 140 ]; bununla birlikte, WS'deki widanolidlerin yalnızca az bir kısmı nörolojik etkileri açısından değerlendirilmiştir ve sonuçlar karışıktır. Örneğin, withanone [ 141 ], withanolide A [ 142 ], sominone [ 142 ] ve withanoside IV [ 142 ] bilişsel olarak bozulmuş kemirgenlerde hafızayı iyileştirmiştir. Tersine, withaferin A, withanolide A, diğer üç withanolid ve sitoindosid VII-X, WS ekstrelerinde görülen GABAerjik aktiviteye sahip görünmüyordu [ 95 , 104 ]. Aksine, uzun zincirli bir ferulik asit yağ asidi aktifti [95 ].

              Literatürde bulunan çalışmalardan sadece birkaçı, saf WS bileşiklerini nöropsikiyatrik etkileri açısından test etmiştir. Bir withanolid türevi (1-oxo-5β, 6β-epoxy-witha-2-ene-27-ethoxy-olide) anti-stres etkiler gösterirken [ 50 ], withaferin A sıçan stres modelinde anksiyete benzeri davranışı azalttı [ 75 ] ve bir anti-depresan bileşik (withanoside X) biyoanaliz kılavuzlu fraksiyonlama yoluyla tanımlandı [ 120 ]. %28-30 withanolid glikozitler, sitoindosidler VII-X ve withaferin içeren zenginleştirilmiş bir WS özütü, sıçanlarda stresle ilişkili son noktaları ve depresyon ve anksiyete ile ilişkili davranışı azaltmıştır [ 52 , 81]. İlginç bir şekilde, withanolid içermeyen fraksiyonlar dayanıklılığı artırdı ve stresin neden olduğu birkaç fizyolojik değişikliği tersine çevirdi [ 37 ] ve stresli farelerde anti-anksiyete ve anti-depresan etkiler gösterdi [ 54 ], bu da diğer bileşik gruplarının rolü olduğunu düşündürdü. Örneğin, withanolid olmayan sitoindosidler VII ve VIII, kemirgenlerde stresi ve depresif semptomları azaltmıştır [ 17 ]; ve flavonoid açısından zengin bir fraksiyonun sıçanlarda depresyon benzeri davranışı azalttığı bulunmuştur [ 120 ]. WS yapraklarından elde edilen bir bileşik olan trietilen glikolün farelerde [ 124 ] uykuya neden olduğu ve farelerde kaygı ve depresyon benzeri davranışları azalttığı bulunmuştur [ 54], kullanılan konsantrasyonlar ana WS ekstraktına kıyasla yüksek olmasına rağmen. WS'nin oligosakkaritleri, sulu kök ekstraktlarında bol miktarda bulunmasına rağmen [ 59 , 62 ], biyolojik etkiler açısından bağımsız olarak değerlendirilmemiştir. İlginç bir şekilde, nörotransmiter GABA, WS yapraklarının in vitro kültürleri tarafından üretildi [ 143 ], bu da onun ekili WS bitkilerinde de mevcut olabileceğini ve muhtemelen ekstraktların bildirilen GABAerjik etkilerine katkıda bulunabileceğini düşündürdü.

              Özetle, widanolidleri WS'nin nöropsikiyatrik etkilerine bağlayan sınırlı sayıda çalışma vardır ve diğer bileşikler bu etkilerde rol oynayabilir. WS bileşiklerinin nöropsikiyatrik bozukluklarla ilgili spesifik etki mekanizmalarına ilişkin kanıtlar daha da sınırlıdır. Aktif ana ekstraktlardaki içeriklerine eşdeğer dozlarda saf bileşikleri veya bileşik gruplarını karşılaştıran gelecekteki çalışmalar, WS'nin fonksiyonel etkilerine ve etki mekanizmalarına katkılarını değerlendirmek için bilgilendirici olacaktır. Bileşenler arasında sinerjistik veya aditif etkiler [ 144 ] olasılığı da göz önünde bulundurulmalıdır [ 144 ] çünkü bunlar, tek bileşikler test edildiğinde kaybolabilir ve yanlış bir biyolojik aktivite eksikliği izlenimi verebilir. 6.2.2. Ürün Değişkenliğini Test Edin

              Burada gözden geçirilen klinik çalışmaların ve preklinik çalışmaların önemli bir özelliği, test edilen WS preparasyonu tipindeki kimyasal varyasyondur. Klinik çalışmaların çoğu (Tablo​11) sulu bir kök özü (KSM-66®), sulu bir kök ve yaprak özü (Sensoril®, Essentra®) ve yaprak ve kökün bir hidroetanolik özü (Shoden®) içeren ticari Ashwagandha ürünleri kullandı. İki çalışmada ticari olmayan etanolik WS özleri ve bir çalışmada kurutulmuş WS kökü granülleri kullanıldı. Kullanılan bitki kısmını rapor etmeyen çalışmalar için bu bilgi, aynı ürünü kullanan ve bu ayrıntıların sağlandığı diğer çalışmalardan çıkarılmıştır. Bu varsayıma dayanarak, test edilen tüm ürünler, bazı ticari ürünlerde ayrıca WS yaprak özü olmasına rağmen, WS kökü türevlerini içermektedir. Test edilen ürünler, ölçülen veya standardizasyon için kullanılan bileşik gruplarında (withanolids, withanosides, sitoindosides veya oligosaccharides) ve ayrıca bu bileşiklerin içeriğinde (%5 ila %35) değişiklik gösterdi.60 , 64 , 68 - 70 ]. Ürünler, bazı durumlarda, tam olarak açıklanmayan yardımcı maddeler içeriyor gibi göründü ve kullanılan plasebonun test WS ürününün aktif olmayan bileşenlerinden oluştuğu her durumda doğrulanmadı. Gözden geçirilen çalışmalar genel olarak anksiyete, depresyon ve uyku belirteçleri üzerinde WS'nin benzer faydalarını bulsa da, test ürünlerindeki çeşitlilik çalışmaları doğrudan karşılaştırmayı veya en iyi ekstraksiyon yöntemi, dozaj veya gerekli aktif bileşenlerin sayısı ile ilgili herhangi bir sonuca varmayı zorlaştırıyor. Klinik fayda için.

              Benzer şekilde, klinik öncesi modellerde çok çeşitli WS preparatları test edilmiştir (Tablolar​22-​55). Test edilen özlerin çoğu WS kökünden elde edilirken, üç çalışma WS yaprağı özlerinin anti-anksiyete etkilerini bildirdi (Tablo​33). Çalışmalarda test edilen ekstraktların hazırlanışı da değişkenlik göstermiştir. Ekstraksiyon çözücüleri arasında su, metanol, etanol veya bu çözücülerin karışımları bulunurken, iki durumda, yağ ve su [ 117 ] veya su, yağ ve bal karışımı kullanılan geleneksel ekstraksiyonlar kullanıldı [ 53 ]. İnsan denemelerinde kullanılan ticari ürünler (KSM-66®; Sensoril®) üzerinde iki çalışma [ 36 , 56 ] yapılmıştır; ancak ürünlerin açıklamaları farklıydı. Bir at çalışmasında, KSM-66® bir "kök tozu" [ 56 ] olarak tanımlanırken, klinik araştırmalar onu sulu kök ekstresi kapsülleri olarak adlandırır (Tablo​11). İlginç bir şekilde, KSM-66®'nın "sulu" bir ekstrakt olarak literatürdeki açıklaması, süt içeren geleneksel bir işlemin kullanımını açıklayan ürün web sitesinden farklıdır [ 71 ]. Sensoril®, fare çalışmasında bir metanol:su (40:60) ekstresi [ 36 ] olarak tanımlanırken , klinik çalışmalarda (Tablo​11) hepsi bu ürüne sulu bir ekstrakt içerdiğini belirtmektedir. Yazarların Natreon Inc.'deki temsilcilerle iletişimleri, klinik çalışmalarda kullanılan Sensoril® ürününün sulu bir özüt olduğunu doğrulamıştır. Test edilen ekstraktlardaki spesifik bileşiklerin veya bileşik gruplarının içeriği, bulunan klinik öncesi çalışmaların yarısından daha azında rapor edildi. Bu çalışmalardan birkaçı, bireysel bileşiklerin ( örneğin izowithanon, withaferin ve sitoindosidler) içeriğini tarif etmektedir [ 55 , 81 ]. Buna karşılık, diğer çalışmalar, glikovitanolid açısından zengin bir fraksiyonda withanolidler gibi bileşik gruplarının içeriğinin yüzdesini %0,23 ila > %10, withanolid glikozitler %28-30 ve toplam steroidler %1,13 olarak bildirmiştir [ 52 , 81]. Ürün bileşimi için raporlamadaki değişkenliği daha da vurgulayan Chengappa ve ark. (2018) ve Gannon ve diğerleri. (2019) (farklı sonuçları değerlendirmek için aynı çalışma popülasyonunu kullanan iki çalışma), farklı düzeylerde ayrıntı kullanarak Sensoril® bileşimini tanımlamıştır [ 59 , 66 ].

              Dikkate değer bir nokta, klinik ve preklinik çalışmalarda kullanılan ekstraktların preparasyonundaki ve kimyasal profillerindeki geniş varyasyona rağmen, çoğunun biyolojik aktivite göstermesidir, bu da aktif bileşiklerin sulu ve polar organik solventlerde veya bir aktif bileşikler herhangi bir çözücü içinde ekstrakte edilir. Bir istisna, %100 etanol ile yapılan WS kök özlerinin anti-anksiyete etkinliği göstermemesi [ 74 ] ve %100 alkollü yaprak özünün uykuya neden olmaması [ 124 ], oysa aynı bitki materyallerinden elde edilen sulu özlerin aktif olmasıdır. İlginç bir şekilde, ayrı bir çalışma, etanolik bir WS kök ekstraktının [ 80 ] anti-anksiyete etkilerini göstermiştir ; bu, dozdaki veya başlangıç ​​WS bitki materyalindeki farklılıklardan kaynaklanmış olabilir.

              Bu örnekler, botanik materyallerdeki doğal kimyasal varyasyonun çoklu ekstraksiyon yöntemlerinin kullanılmasıyla daha da güçlendirildiği, belirli bir botanik üzerinde gerçekleştirilen karşılaştırma çalışmalarında yaygın olarak karşılaşılan bir zorluğu göstermektedir. Sorun, test malzemesi hakkında bilgi eksikliği ve hatta yanlış bilgilendirme ve test edilen malzemeler hakkında kimyasal bilgilerin olmaması nedeniyle daha da artabilir. Sonuç olarak, veriler en iyi ihtimalle test edilen ürüne özel olarak kabul edilebilir ve diğer ürünlere yapılan ekstrapolasyonlar ancak kimyasal benzerliğin kanıtlanması durumunda mümkündür. Bu sorunlar, artık biyolojik verilerle birlikte kimyasal analiz bilgileri gerektiren birçok doğal ürün dergisi tarafından ele alınmaktadır.12 , 145 ]. 6.3. Farmakolojik Özellikler

              6.3.1. WS Bileşiklerinin Biyoyararlanımı

              Genellikle in vitro biyoanalizler veya in vivo parenteral uygulama yoluyla tanımlanan farazi aktif bileşiklerin in vivo oral biyoyararlanımının, Plazma Farmakokinetiğinin (PK) ve doku dağılımının (özellikle hedef organlara) değerlendirilmesi arzu edilir . WS bileşiklerinin PK ve beyin biyoyararlanımı hakkında nispeten az sayıda çalışma yapılmıştır. Withaferin A ve withanolide A'nın plazma biyoyararlanımı ve PK'si, farelerde bir WS kökü sulu ekstraktının intragastrik uygulanmasından sonra kaydedildi [ 146 ]. Withaferin A'nın plazma biyoyararlanımı, WS kökü içeren bir poliherbal formülasyonun oral uygulamasından sonra sıçanlarda da gösterilmiştir [ 147]. Withanolide A'nın plazma PK'si, aynı zamanda geniş doku dağılımı da gösteren, bileşiğin ağızdan uygulanmasını takiben farelerde kurulmuştur; özellikle beyin seviyeleri akciğer, böbrek, karaciğer, kalp ve dalaktakinden oldukça düşüktü [ 148 ]. Bir WS ekstraktının intraperitoneal olarak uygulanmasının ardından fare beyninde dört ana withanamid tespit edildi [ 149 ]. %4.5 withaferin A'ya (AshwaMAX®) standardize edilmiş bir WS kök ekstraktının oral biyoyararlanımı ileri evre yüksek dereceli osteosarkomlu 13 hastada değerlendirildi [150 ] . Hastalar 72 mg withaferin A'ya karşılık gelen 1600 mg AshwaMAX® tüketmiştir. Sonraki 24 saatte toplanan plazma örneklerinde Withaferin A saptanmamıştır [ 150]. İnsanlarda WS bileşiklerinin başka hiçbir biyoyararlanım çalışması bulunmadı. 6.3.2. Emniyet

              WS'nin geleneksel bir ilaç ve besin takviyesi olarak yaygın kullanımı ve güncel bilimsel literatür, genel güvenliğini desteklemektedir. Tandon ve Yadav (2020), çok çeşitli koşullar için WS'nin kök preparatlarını kullanan klinik çalışmaların bir incelemesinde, ciddi olumsuz olaylar veya hayati belirtiler, hematolojik ve biyokimyasal parametrelerde değişiklik olmaksızın makul güvenlik sonuçlarının görüldüğünü kaydetti [ 5 ] . Bazı çalışmalarda somnolans, baş dönmesi, baş dönmesi ve sersemlik gibi hafif ila orta şiddette geçici advers olaylar rapor edilirken, yetişkinleri ve çocukları içeren diğer çalışmalarda herhangi bir advers olay bildirilmemiştir [5 ] . Benzer şekilde, Alam ve ark.(2012), WS'nin tüm yaş gruplarında ve her iki cinsiyette, hatta hamilelik sırasında bile, bildirilen herhangi bir yan etki olmaksızın kullanıldığını bildirmiştir [ 7 ]. KSM-66® Ashwagandha kök ekstraktının (Ixoreal Biomed, Inc.) güvenliği randomize, plasebo kontrollü bir çalışmada değerlendirildi [ 151]. 18-45 yaşları arasındaki seksen sağlıklı katılımcı (her cinsiyetten 40), 8 hafta boyunca günde iki kez 300 mg KSM-66® veya eşleşen bir plasebo alacak şekilde 1:1 oranında randomize edildi. Güvenliği değerlendirmek için araştırmacılar hayati belirtileri ve çeşitli hematolojik ve biyokimyasal belirteçleri (hemoglobin, nötrofil yüzdesi, trombosit sayısı, alkalin fosfataz, Aspartat Aminotransferaz (AST), Alanin Aminotransaminaz (ALT), tiroid hormon paneli) değerlendirdi. Güvenlik parametrelerinin hiçbirinde plaseboya kıyasla önemli bir değişiklik gözlenmedi ve hiçbir yan etki bildirilmedi. Burada incelenen klinik çalışmaların hiçbirinde ciddi yan etki bildirilmemiştir. Bir çalışma [ 64] bir WS kökü ekstraktının tolere edilebilirliğini Hastanın Tedaviye Genel Tolerabilite Değerlendirmesini kullanarak resmi olarak ölçtü ve bunun yüksek bir tolere edilebilirlik puanına sahip olduğunu buldu.

              WS ekstraktlarının hayvan toksisite çalışmalarında da güvenli olduğu gösterilmiştir. WS'nin bir hidroalkolik kök ekstraktının akut ve subakut toksisitesi, dişi Wistar sıçanlarında araştırıldı [ 152 ]. 2000 mg/kg'a kadar akut dozlarda davranışsal toksisite belirtileri veya büyük patolojik değişiklikler gözlenmedi. Benzer şekilde, 28 gün boyunca günde 500, 1000 veya 2000 mg/kg ekstrakt verilen sıçanlarda hiçbir subakut toksisite belirtisi gözlenmedi. Ayrı bir çalışmada, 28 gün boyunca günde 500, 1000 ve 2000 mg/kg dozlarda sıçanlarda doğum öncesi gelişimsel toksisiteyi değerlendirmek için WS'nin hidroalkolik kök ekstresi kullanıldı [ 153]. Hamile sıçanlarda veya fetüslerde hiçbir toksisite, büyük patolojik değişiklik veya ölüm belirtisi gözlenmedi. Diğer ekstraksiyon yöntemleri ve bitki parçaları kullanılarak hazırlanan WS ekstraktlarının güvenliğini incelemek için daha ileri çalışmalara ihtiyaç vardır.

              Bu çalışmalar, WS'nin önemli toksisiteye neden olmadığını öne sürerken, bitki-ilaç etkileşimlerinden kaynaklanan olumsuz olayların olasılığı göz önünde bulundurulmalıdır [ 154 ]. WS ve imipramin [ 117-119 ], diazepam [ 78 ] ve fluoksetin [ 119 ] ilaçları arasındaki kemirgen çalışmalarında görülen aditif etkilerle kanıtlandığı gibi, WS ve bazı ilaç grupları arasında farmakodinamik etkileşimler mevcut olabilir . Kemirgenlerde bazı WS ekstraktlarında görülen GABA-mimetik ve serotonerjik aktiviteler, WS'nin benzer mekanizmalarla çalışan ilaçlarla birlikte uygulanmasında dikkatli olunmasını önerir. Farmakokinetik etkileşimler, bitkiler ilaç taşıyıcılarının veya ilaç metabolize edici enzimlerin aktivitesini değiştirdiğinde de ortaya çıkabilir [ 155]. Ekstraktlar için 100 μg/mL'den veya aktif bileşenler için 100 μM'den düşük bir IC50'nin, istenmeyen bitki-ilaç etkileşimlerine yol açabilecek güçlü inhibisyon olarak sınıflandırılması gerektiği öne sürülmüştür [ 156 , 157 ] . WS'nin çeşitli kök ekstraktları, insan karaciğer mikrozomlarında (HLM) sitokrom P450 izoenzimleri CYP3A4, CYP2D6, CYP1A2 ve CYP2C9 için 100 μg/mL'den yüksek IC50 değerlerine sahipti . Aynı zamanda, withaferin A ve withanolide A, bu enzimleri 50 uM'ye kadar olan dozlarda inhibe etmedi [ 158 , 159 ]. WS'nin sulu bir özü, insan rekombinant CYP3A4'ü 1000 µg/mL [ 160 ] kadar yüksek dozlarda inhibe etmemiştir. WS kökünün metanol ve etilasetat özleri IC'ye sahiptiHLM'de CYP2B6 için sırasıyla 79 ve 58 μg/mL'lik 50 değer varken, sulu ve etanolik ekstraktlar 200 μg/mL'ye kadar inhibitör değildi [161 ] . Ekstraktların hiçbiri HLM'de β-esteraz bağımlı rifampisin metabolizmasını inhibe etmedi veya HepG2 hücrelerinde CYP2B6 veya CYP3A4'ün mRNA'sını indüklemedi. Withanone ile ilgili ayrıntılı bir biyofarmasötik çalışmada, bileşiğin sıçan ve insan karaciğer mikrozomlarında CYP2C9/11 için >100 uM IC50 değerlerine ve diğer CYP izoenzimleri için 28,5 ile 80 µM arasında IC50 değerlerine sahip olduğu bulunmuştur (en düşük değer, 28,5 µM için en düşük değerdir). İnsan karaciğer mikrozomlarında CYP3A4) [ 162 ].

              Bu bulguların klinik anlamı, WS'nin düzenli kullanımı sırasında elde edilen bu bileşiklerin sistemik konsantrasyonlarına bağlı olacaktır. WS kullanımının bu önemli yönünü tam olarak değerlendirmek için daha ileri çalışmalara ihtiyaç vardır. 6.4. Klinik Hususlar

              WS genellikle güvenli olarak kabul edilirken ve hayvan ve sınırlı insan denemelerinde anti-anksiyete, anti-depresan ve uyku teşvik edici özelliklere sahip gibi görünse de, kullanılan ürünlerde, ürün standardizasyon seviyesinde ve seçilen dozlarda önemli ölçüde heterojenlik vardı. (Masa​11). Ek olarak, daha önce diazepam [ 78 , 101 ], imipramin [ 117 - 119 ] ve fluoksetin [ 83 , 119 ] için tarif edilenlerin ötesinde WS için hangi bitki-bitki ve bitki-ilaç etkileşimlerinin mevcut olabileceği bilinmemektedir .] ve daha spesifik olarak mevcut insan denemelerinde kullanılmış olan ürünler için. Kullanılan ürünlerdeki önemli değişkenlik ve etkileşim çalışmalarının eksikliği nedeniyle, şu anda WS'nin hem bağımsız bir müdahale olarak hem de halihazırda stresle ilişkili nöropsikiyatrik için kullanılmakta olanlara ek bir tedavi olarak kullanımı için kesin klinik önerilerde bulunamıyoruz. koşullar. WS'yi stresle ilişkili nöropsikiyatrik durumların klinik yönetimine güvenli bir şekilde entegre etmek için yeterli kesin kanıt sağlamak için sağlıklı katılımcılar yerine anksiyete, depresyon ve uykusuzluk teşhisi konan popülasyonlarda standartlaştırılmış ürünler ve dozlar kullanan ek titiz çalışmalara ihtiyaç vardır.

              Git: ÇÖZÜM

              Ashwagandha kökünden ve/veya yaprağından yapılan özler, çok sayıda hayvan modelinde ve klinik çalışmada olağanüstü anti-stres ve anti-anksiyete aktivitesi göstermiştir. WS'nin depresyon ve uyku üzerindeki etkilerini inceleyen daha az çalışma vardır, ancak daha önce olduğu gibi burada da pozitif aktivite gözlenmiştir. WS'nin, sıklıkla komorbiditeler olarak ortaya çıkan tüm bu durumları potansiyel olarak iyileştirme yeteneği önemlidir. Allopatik tıpta bir polifarmasi yaklaşımının kullanılabildiği durumlarda, WS bu koşulların her birini aynı anda ele almak için tek bir tedavi önerebilir. WS, tümü birbirine bağlı olan GABAerjik ve serotonerjik yolakları olduğu kadar HPA ve SAM eksenlerini modüle ederek bu pan-durum etkisini gösteriyor gibi görünmektedir. Bununla birlikte, bilgideki kritik boşluklar devam etmektedir. Bu bozuklukların herhangi birini veya tümünü ele almak için optimum ekstraksiyon yöntemi ve dozajı ve WS'ye yanıt veren koşulların ciddiyeti henüz belirlenmemiştir. Biyolojik aktivitenin kimyasal içerikle ilişkisi, Ashwagandha için öncelikli bir araştırma alanıdır. Withanolid türevlerinin WS'nin aktif bileşikleri olduğu yaygın olarak belirtilirken, bu grubun birçok bileşiğinden sadece birkaçı nöropsikiyatrik etkileri açısından özel olarak test edilmiştir. Ek withanolidlerin test edilmesi, bunların aditif veya sinerjistik etkilerinin incelenmesi ve yapı-aktivite ilişkilerinin tümü garanti altına alınmıştır. Standardize edilmiş aktif ekstraktların çoğunun %70-95 oranında karakterize edilmemiş materyaller içermesi, ilave, tanımlanamayan aktif bileşiklerin olasılığını vurgulamaktadır. Örneğin köklerde bulunan oligosakkaritler, büyük ölçüde göz ardı edilmiştir ve WS'nin aktivitesini, belki de bağırsak seviyesinde modüle edebilir. Hayvan modellerinde ve insanlarda WS bileşiklerinin farmakokinetik özelliklerini ve biyolojik dağılımını inceleyen çok sayıda çalışma da vardır. Son olarak, WS'nin genel halk tarafından artan kullanımıyla, bitki-ilaç etkileşimleri potansiyeli dikkat gerektirmektedir. Bununla birlikte, şimdiye kadar yapılan araştırmalar, WS'nin kendi başına iyi bir güvenlik profiline sahip olduğunu ve bu geleneksel bitkinin strese ve stresle ilişkili nöropsikiyatrik rahatsızlıklara karşı dayanıklılık sağlama potansiyeline katkıda bulunduğunu göstermektedir. WS'nin genel halk tarafından artan kullanımı ile bitki-ilaç etkileşimleri potansiyeli dikkat gerektirmektedir. Bununla birlikte, şimdiye kadar yapılan araştırmalar, WS'nin kendi başına iyi bir güvenlik profiline sahip olduğunu ve bu geleneksel bitkinin strese ve stresle ilişkili nöropsikiyatrik rahatsızlıklara karşı dayanıklılık sağlama potansiyeline katkıda bulunduğunu göstermektedir. WS'nin genel halk tarafından artan kullanımı ile bitki-ilaç etkileşimleri potansiyeli dikkat gerektirmektedir. Bununla birlikte, şimdiye kadar yapılan araştırmalar, WS'nin kendi başına iyi bir güvenlik profiline sahip olduğunu ve bu geleneksel bitkinin strese ve stresle ilişkili nöropsikiyatrik rahatsızlıklara karşı dayanıklılık sağlama potansiyeline katkıda bulunduğunu göstermektedir.

              Git: TEŞEKKÜRLER

              hiçbiri ilan etti.

              Git: KISALTMALAR LİSTESİ

              ACh asetilkolin
              AChE asetilkolinesteraz
              ADP adenozin difosfat
              AEC Adenilat enerji yükü
              ALP Alkalin fosfataz
              ALT/GPT alanin aminotransaminaz
              AP-1 Aktivatör proteini 1
              SANAT Anti-reserpin testi
              OLARAK aspirin yönetimi
              AST/GOT aspartat aminotransferaz
              ATP Adenozin trifosfat
              KÖTÜ Bcl-2 ile ilişkili hücre ölümü agonisti
              BAİ Beck Kaygı Envanteri
              Bax Bcl-2 ile ilişkili X proteini
              Bcl-xL B hücreli lenfoma ekstra büyük
              BDE Beck Depresyon Envanteri
              BDNF Beyinden türetilen nörotrofik faktör
              BD-NOS Bipolar bozukluk, başka türlü tanımlanmamış
              BMI Vücut kitle indeksi
              CGI Klinik Küresel İzlenimler ölçeği
              Sohbet kolin asetil transferaz
              CHR Soğuk-Hipoksi-Bağlama testi
              CRP C-reaktif protein
              CRS Soğuk kısıtlama stres testi
              CST Soğuk stres testi
              COX-2 Siklooksijenaz 2
              DASS Depresyon Anksiyete Stres Ölçeği
              DASS-21 Depresyon Kaygı Stres Ölçeği-21
              DHEA-S Dehidroepiandrosteron sülfat
              EPM Yükseltilmiş artı labirent testi
              FBG Açlık Kan Şekeri
              FCQ-T Yiyecek İstekleri Anketi - Özellik
              ÖSS Ayak şoku stres testi
              FST zorunlu yüzme testi
              SSS Yorgunluk Anketi
              YAB Genel Anksiyete Bozukluğu
              GFAP Glial fibriler asidik protein
              GSA Genel Sağlık Anketi
              GPx Glutatyon peroksidazı
              GSH Azaltılmış glutatyon
              GSSG oksitlenmiş glutatyon
              HAM-A/HARS Hamilton Kaygı Derecelendirme Ölçeği
              HDL Yüksek yoğunluklu lipoprotein
              HDL-C Yüksek yoğunluklu lipoprotein kolesterol
              HPA Hipotalamik-hipofiz-adrenal
              HPT Sıcak plaka testi
              HSP70 Isı şoku proteini 70
              HST hipoksi stres testi
              Iba1 İyonize kalsiyum bağlama adaptör molekülü 1
              IFN-γ interferon gama
              IL-1β İnterlökin 1 beta
              IL-2 İnterlökin 2
              IL-6 İnterlökin 6
              iNOS İndüklenebilir nitrik oksit sentaz
              JNK c-Jun N-terminal kinaz
              LDL Düşük yoğunluklu lipoprotein
              LDL-K Düşük yoğunluklu lipoprotein kolesterol
              LDPT Açık/koyu tercih testi
              LHT öğrenilmiş çaresizlik testi
              LPO lipid peroksidasyonu
              LPS lipopolisakarit
              MADRİS Montgomery-Asberg Depresyon Derecelendirme Ölçeği
              MARS Artan Zihinsel Uyanıklık
              MBT Mermer gömme testi
              MCP-1 Monosit kemoatraktan protein
              mHAM-A değiştirilmiş Hamilton Anksiyete Derecelendirme Ölçeği
              MIL Süt kaynaklı lökositoz
              MİNİ Mini-Uluslararası Nöropsikiyatrik Görüşme
              MWM Morris Su Labirenti testi
              MYMOP Tıbbi Sonuç Profilinizi Kendiniz Ölçün
              NBW Dar ışın yürüme testi
              NCAM Nöral hücre adezyon molekülü
              NDS nörolojik defisit skoru
              NFκB Nükleer faktör kappa B
              nNOS nitrik oksit sentaz
              HAYIR Nitrik oksit
              hayır Aksi belirtilmedi
              NOX2 NADPH oksidaz 2
              NR Rapor edilmemiş
              NREM Hızlı olmayan göz hareketi
              nsd önemli olmayan azalma
              NSFLT Yeniliği bastırılmış besleme gecikme testi
              NTDT Yeni tank dalış testi
              SIKLIK Açık alan testi
              OHQ Oxford Mutluluk Anketi
              OST Aşırı kalabalık stres testi
              PANSS Pozitif ve Negatif Sendrom Ölçeği
              PAT Pasif kaçınma testi
              PGAET Hekimin Terapinin Etkinliğine İlişkin Küresel Değerlendirmesi
              PGATT Hastanın Tedaviye Tolerabilitesine İlişkin Global Değerlendirmesi
              PPARγ Peroksizom proliferatörü ile aktive edilen reseptör gama
              PSS Algılanan Stres Ölçeği
              PSQI Pittsburgh Uyku Kalitesi İndeksi
              PTZ Pentilentetrazol uygulaması
              ham Radyal kol su labirenti
              kırmızı kan hücresi kırmızı kan hücresi
              ROS Reaktif oksijen türleri
              RST Kısıtlama stres testi
              RSQ-W Restoratif Uyku Anketi-Haftalık
              RTT rotarod testi
              ROS Reaktif oksijen türleri
              S100B S100 Kalsiyum bağlayıcı protein B
              SAM Sempatik-adrenal-medüller
              GD Uyku verimliliği
              SF-36 Kısa Form-36
              OTURMAK Sosyal etkileşim testi
              SOD süperoksit dismutaz
              SOL Uyku Başlangıç ​​Gecikmesi
              SPS Tek uzun süreli stres
              SSRI Seçici serotonin geri alım inhibitörü
              SST Vites Değiştirme Testini Ayarla
              STDT Stratejik Hedef Tespit Testi
              bronzluk Toplam adenin nükleotidi
              TBAR'lar Tiyobarbitürik asit reaktif maddeler
              TBT Toplam Yatak Süresi
              TC Toplam kolesterol
              TCT Dokunsal stres testi
              TG trigliseritler
              TİB Yatakta Toplam Süre
              TFEQ Üç Faktör Yeme Anketi
              TST Toplam Uyku Süresi
              TNFa Tümör nekroz faktörü alfa
              WASO Uyku Başladıktan Sonra Uyanma
              WBC Beyaz kan hücresi
              WHOQOL-Bref DSÖ Yaşam Kalitesi-BREF
              YMRS Young Mani Derecelendirme Ölçeği
              yaşam kalitesi Yaşam kalitesi
              Git: YAYIN İZNİ

              Uygulanamaz.

              Git: FİNANSMAN

              Hiçbiri.

              Git: ÇIKAR ÇATIŞMASI

              Bu çalışma Ulusal Sağlık Enstitüleri tarafından desteklenmiştir [T32AT002688; U19AT010829; KL2TR002370; R61AT009628]. Yazarların herhangi bir çıkar çatışması yoktur. Mevcut el yazması daha önce yayınlanmamıştır ve başka bir yerde yayınlanmak üzere değerlendirilmemektedir.

              Git: REFERANSLAR

              1. Balasubramani SP, Venkatasubramanian P., Kukkupuni SK, Patwardhan B. Ayurveda'dan bitki bazlı Rasayana ilaçları. Çene. J. Entegre Med. 2011; 17 (2):88–94. doi: 10.1007/s11655-011-0659-5. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              2. Panossian AG, Efferth T, Shikov AN, et al. 2021.
              3. Doshi GM, Une HD, Shanbhag PP Rasayanlar ve rasayan olmayan bitkiler: Geleceğin immün ilacı - Hedefler. Eczacılık. Rev. 2013; 7 (14):92–96. doi: 10.4103/0973-7847.120506. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              4. Dar NJ MuzamilAhmad. Nörodejeneratif hastalıklar ve Withania somnifera (L.): Bir güncelleme. J. Ethnopharmacol. 2020; 256 :112769. doi: 10.1016/j.jep.2020.112769. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              5. Tandon N., Yadav SS Withania somnifera (Linn.) Dunal root'un insan hastalıklarında güvenliği ve klinik etkinliği . J. Ethnopharmacol. 2020; 255 :112768. doi: 10.1016/j.jep.2020.112768. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              6. Dar NJ, Hamid A., Ahmad M. Hint Ginsengi Withania somnifera'nın farmakolojik incelemesi. Hücre. Mol. Hayat Bilimi 2015; 72 (23):4445–4460. doi: 10.1007/s00018-015-2012-1. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              7. Alam N., Hossain M., Khalil MI, Moniruzzaman M., Sulaiman SA, Gan SH Withania somnifera'nın biyolojik özelliklerini ve sağlık yararlarındaki potansiyel rolünü aydınlatmada son gelişmeler. fitokimya Rev. 2012; 11 (1):97–112. doi: 10.1007/s11101-011-9221-5. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
              8. Takviyeler NOoD NIH Diyet takviyesi etiketleri veritabanı ofisi. 2021.
              9. Smith S., Kawa K., Eckl V., Morton C., Stredney R. ABD'de Bitkisel Takviye Satışları 2017'de %8,5 Artarak 8 Milyar Dolara Ulaştı: Ayurveda'nın devam eden popülaritesi ile desteklenen 15 yılı aşkın süredir en güçlü satış büyümesi şifalı bitkiler ve genel sağlık ve beslenme yararları olan yeni botanik formülasyonları. Bitkisel Gram. 2018;(119):62–71. [ Google Akademik ]
              10. Smith T., Kawa K., Eckl V., Morton C., Stredney R. ABD'de bitkisel takviye satışları 2016'da %7,7 arttı: tüketici tercihleri, genel sağlık yararları olan bileşenlere doğru kayıyor, adaptojenlerin ve sindirim sağlığı ürünlerinin büyümesini sağlıyor . Bitkisel Gram. 2017;(115):56–65. [ Google Akademik ]
              11. Smith T., Georgia M., Eckl V., Morton Reynolds C. ABD bitkisel takviye satışları 2019'da %8,6 arttı. HerbalGram. 2020; 127 :54–69. [ Google Akademik ]
              12. Tetali SD, Acharya S., Ankari AB, Nanakram V., Raghavendra AS Metabolomics of Withania somnifera (L.) dunal: Gelişmeler ve uygulamalar. J. Ethnopharmacol. 2021; 267 :113469. doi: 10.1016/j.jep.2020.113469. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              13. Chatterjee S., Srivastava S., Khalid A., et al. Withania somnifera yaprak ve kök özlerinin kapsamlı metabolik parmak izi . fitokimya. 2010; 71 (10):1085–1094. doi: 10.1016/j.phytochem.2010.04.001. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              14. Trivedi MK, Panda P., Sethi KK, Jana S. LC/MS, GC/MS ve NMR Spektroskopisi Kullanılarak Withania somnifera Köklerinde Hidroalkolik Ekstraktta Metabolit Profili Oluşturma . kimya Biyodalgıçlar. 2017; 14 (3) doi: 10.1002/cbdv.201600280. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              15. Kaul SC, Ishida Y., Tamura K., et al. Aktif içeriklerle zenginleştirilmiş ashwagandha yaprakları ve özleri üretmek için yeni yöntemler. PLoS Bir. 2016; 11 (12):e0166945. doi: 10.1371/journal.pone.0166945. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              16. Ghosal S., Lal J., Srivastava R., et al. Withania somnifera'dan iki yeni glikovitanolid olan sitoindosid IX ve X'in immünomodülatör ve CNS etkileri . fitoter. Res. 1989; 3 (5):201–206. doi: 10.1002/ptr.2650030510. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
              17. Bhattacharya SK, Goel RK, Kaur R., Ghosal S. Sitoindosid VII ve VIII'in anti-stres aktivitesi, Withania somnifera'dan yeni acylsterylglucosides. fitoter. Res. 1987; 1 (1):32–37. doi: 10.1002/ptr.2650010108. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
              18. Bhatia A., Bharti SK, Tewari SK, Sidhu OP, Roy R. GC-MS ve NMR spektroskopisi kullanılarak Withania somnifera (L.) Dunal meyvelerindeki kemotip varyasyonlarını incelemek için metabolik profil oluşturma. fitokimya. 2013; 93 :105–115. doi: 10.1016/j.phytochem.2013.03.013. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              19. Mukherjee PK, Banerjee S., Biswas S., Das B., Kar A., ​​Katiyar CK Withania somnifera (L.) Dunal - Ayurveda'dan eski bir Rasayana'nın modern perspektifleri. J. Ethnopharmacol. 2021; 264 :113157. doi: 10.1016/j.jep.2020.113157. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              20. Wijeratne EM, Xu YM, Scherz-Shouval R., et al. Hücresel ısı şoku tepkisinin indükleyicileri olarak withanolides için yapı-aktivite ilişkileri. J.Med. kimya 2014; 57 (7):2851–2863. doi: 10.1021/jm401279n. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              21. Mandlik DS, Namdeo AG Ashwagandha'nın sağlıkla ilgili iddialarını, güvenlik ve toksisite yönlerini vurgulayan farmakolojik değerlendirmesi. Diyet. ek 2020 [ PubMed ] [ Google Akademik ]
              22. Singh N., Bhalla M., de Jager P., Gilca M. Ashwagandha'ya genel bakış: Ayurveda'nın bir Rasayana'sı (canlandırıcı). Afr. J. Gelenek. Tamamlayıcı. Altern. Med. 2011; 8 (5) Ek:208–213. doi: 10.4314/ajtcam.v8i5S.9. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              23. Mishra LC, Singh BB, Dagenais S. Withania somnifera'nın (ashwagandha) terapötik kullanımına ilişkin bilimsel temel : bir gözden geçirme. Altern. Med. Rev. 2000; 5 (4):334–346. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
              24. Yenisetti SC, Manjunath MJ, Muralidhara C. Withania somnifera - hint ginseng'in nörofarmakolojik özellikleri : klinik deneyler ve patentlere vurgu yaparak deneysel kanıtlara genel bir bakış. Son Patentler CNS Drug Discover. 2016; 10 (2):204–215. doi: 10.2174/1574889810666160615014106. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              25. Kuboyama T., Tohda C., Komatsu K. Ashwagandha'nın ( Withania somnifera'nın kökleri ) nörodejeneratif hastalıklar üzerindeki etkileri. Biol. eczane Boğa. 2014; 37 (6):892–897. doi: 10.1248/bpb.b14-00022. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              26. Durg S., Dhadde SB, Vandal R., Shivakumar BS, Charan CS Withania somnifera (Ashwagandha) kemirgenlerde beyin oksidatif stresinin neden olduğu nörodavranışsal bozukluklarda: sistematik bir inceleme ve meta-analiz. J. Ecz. Eczane. 2015; 67 (7):879–899. doi: 10.1111/jphp.12398. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              27. Zahiruddin S., Basist P., Parveen A., et al. Beyin bozukluklarında Ashwagandha: Son gelişmelerin gözden geçirilmesi. J. Ethnopharmacol. 2020:257. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
              28. Musazzi L., Tornese P., Sala N., Popoli M. Akut stres protokolleri bize TSSB ve stresle ilişkili nöropsikiyatrik bozukluklar hakkında neler söyleyebilir? Ön. Eczane. 2018; 9 (HAZİRAN):758. doi: 10.3389/fphar.2018.00758. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              29. Basta M., Chrousos GP, Vela-Bueno A., Vgontzas AN Kronik uykusuzluk ve stres sistemi. Uyku Med. klinik 2007; 2 (2):279–291. doi: 10.1016/j.jsmc.2007.04.002. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              30. Yaribeygi H., Panahi Y., Sahraei H., Johnston TP, Sahebkar A. Stresin vücut fonksiyonu üzerindeki etkisi: Bir inceleme. EXCLI J.2017; 16 :1057–1072. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
              31. Yang L., Zhao Y., Wang Y., et al. Psikolojik stresin depresyon üzerindeki etkileri. Curr. Nörofarmakol. 2015; 13 (4):494–504. doi: 10.2174/1570159X1304150831150507. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              32. Patriquin MA, Mathew SJ Yaygın anksiyete bozukluğu ve kronik stresin nörobiyolojik mekanizmaları. Kronik Stres (Bin Meşe) 2017; 1 :1. doi: 10.1177/2470547017703993. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              33. Levenson JC, Kay DB, Buysse DJ Uykusuzluğun patofizyolojisi. Göğüs. 2015; 147 (4):1179–1192. doi: 10.1378/chest.14-1617. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              34. Ménard C., Hodes GE, Russo SJ Depresyonun patogenezi: İnsan ve kemirgen çalışmalarından elde edilen görüşler. Sinirbilim. 2016; 321 :138–162. doi: 10.1016/j.neuroscience.2015.05.053. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              35. Tsigos C, Kyrou I, Kassi E, Chrousos GP. 2000.
              36. Bhattacharyya S., Pal D., Banerjee D., Majumder UK, Ghosal S. Withania somnifera ve Panax ginseng'in farelerin yüzme stresinin neden olduğu bozulmuş enerji durumu üzerindeki karşılaştırmalı etkisi . Eczacılık çevrimiçi. 2009; 2 :421–432. [ Google Akademik ]
              37. Singh B., Chandan BK, Gupta DK Withania somnifera Dun köklerinden yeni bir withanolid içermeyen sulu fraksiyonun adaptojenik aktivitesi . (Bölüm II). fitoter. Res. 2003; 17 (5):531–536. doi: 10.1002/ptr.1189. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              38. Singh B., Saxena AK, Chandan BK, Gupta DK, Bhutani KK, Anand KK Withania somnifera Dun köklerinden yeni, withanolide içermeyen sulu fraksiyonun adaptojenik aktivitesi . fitoter. Res. 2001; 15 (4):311–318. doi: 10.1002/ptr.858. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              39. Archana R., Namasivayam A. Withania somnifera'nın antistresör etkisi. J. Ethnopharmacol. 1999; 64 (1):91–93. doi: 10.1016/S0378-8741(98)00107-X. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              40. Singh N., Nath R., Lata A., Singh SP, Kohli RP, Bhargava KP Withania somnifera (ashwagandha), stres sırasında hayatta kalmayı artıran gençleştirici bir bitkisel ilaç (bir adaptojen). eczane Biol. 1982; 20 (1):29–35. [ Google Akademik ]
              41. Anju. Withania somnifera'nın stres kaynaklı farelerde adaptojenik ve anti-stres aktivitesi . Res. J. Ecz. Biol. kimya bilim 2011; 2 (4):676–684. [ Google Akademik ]
              42. Puri S., Kumar B., Debnath J., et al. Holoptelea integrifolia ve Withania somnifera'nın adaptojenik aktivitesinin karşılaştırmalı farmakolojik değerlendirmesi . Uluslararası İlaç Geliştirme ve Araştırma Dergisi. 2011; 3 (1):84–98. [ Google Akademik ]
              43. Can A., Dao DT, Arad M., Terrillion CE, Piantadosi SC, Gould TD Fare zorla yüzme testi. J.Vis. Tecrübe. 2012;(59):e3638. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
              44. Commons KG, Cholanians AB, Babb JA, Ehlinger DG Kemirgen zorunlu yüzme testi, depresyon benzeri davranışları değil, stresle başa çıkma stratejisini ölçer. ACS Kimya Nörobilim. 2017; 8 (5):955–960. doi: 10.1021/acschemneuro.7b00042. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              45. Manchanda S., Mishra R., Singh R., Kaur T., Kaur G. Uykusuz farelerde potansiyel bir nöroprotektif ajan olarak withania somnifera'nın sulu yaprak özü : mekanik bir çalışma. Mol. Nörobiyol. 2017; 54 (4):3050–3061. doi: 10.1007/s12035-016-9883-5. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              46. ​​Baitharu I., Jain V., Deep SN, et al. Withania somnifera kökü ekstresi, sıçanlarda hipobarik hipoksi kaynaklı hafıza bozukluğunu iyileştirir. J. Ethnopharmacol. 2013; 145 (2):431–441. doi: 10.1016/j.jep.2012.10.063. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              47. Bhatnagar M., Sharma D., Salvi M. Withania somnifera dunal'ın nöroprotektif etkileri : Olası bir mekanizma. nörokimya Res. 2009; 34 (11):1975–1983. doi: 10.1007/s11064-009-9987-7. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              48. Khan B., Ahmad SF, Bani S., et al. Stresli farelerde T lenfositlerinin ve Th-1 sitokinlerinin Withania somnifera tarafından büyütülmesi ve çoğalması. Int. İmmünofarmakol. 2006; 6 (9):1394–1403. doi: 10.1016/j.intimp.2006.04.001. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              49. Kaur P., Mathur S., Sharma M., Tiwari M., Srivastava KK, Chandra R. Withania somnifera'nın (ashwagandha) antistres aktivitesine sahip biyolojik olarak aktif bir bileşeni . Hintli J. Clin. biyokimya 2001; 16 (2):195–198. doi: 10.1007/BF02864860. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              50. Kaur P., Sharma M., Mathur S., et al. Withania somnifera'nın köklerinden izole edilen 1-oxo-5beta, 6beta-epoxy-witha-2-ene-27-ethoxy-olide'in Wistar sıçanlarında stres indeksleri üzerindeki etkisi. J. Altern. Tamamlayıcı. Med. 2003; 9 (6):897–907. doi: 10.1089/107555303771952244. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              51. Dey A., Chatterjee SS, Kumar V. Stresli farelerde bir Withania somnifera ekstraktının analjezik aktivitesi. Doğu eczane Tecrübe. Med. 2016; 16 (4):295–302. doi: 10.1007/s13596-016-0245-7. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
              52. Bhattacharya SK, Muruganandam AV Withania somnifera'nın adaptojenik aktivitesi : bir sıçan kronik stres modeli kullanan deneysel bir çalışma. Eczane. biyokimya Davranış 2003; 75 (3):547–555. doi: 10.1016/S0091-3057(03)00110-2. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              53. Ramanathan M., Srinivasan J., Saravanababu C., Viswanad B., Suresh B. Stresli farelerde metanolik ve sulu Withania somnifera kök özlerinin karşılaştırmalı davranışsal etkinliği. Indian J. Pharm. bilim 2003; 65 (6):601–604. [ Google Akademik ]
              54. Dey A., Chatterjee SS, Kumar V. Stresli farelerde withanolid içermeyen Ashwagandha ( Withania somnifera (L.) Dunal) kök ekstraktının trietilen glikol benzeri etkileri. Ayu. 2018; 39 (4):230–238. doi: 10.4103/ayu.AYU_219_16. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              55. Alzoubi KH, Al Hilo AS, Al-Balas QA, El-Salem K., El-Elimat T., Alali FQ Withania somnifera kök tozu, travma sonrası stres bozukluğunun neden olduğu hafıza bozukluğuna karşı korur. Mol. Biol. 2019 ; 46 (5):4709–4715. doi: 10.1007/s11033-019-04915-3. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              56. Priyanka G., Anil Kumar B., Lakshman M., Manvitha V., Kala Kumar B. Ashwagandha kökü ekstraktının adaptojenik ve immünomodülatör aktivitesi: bir at modelinde deneysel bir çalışma. Ön. Veteriner. bilim 2020; 7 :541112. doi: 10.3389/fvets.2020.541112. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              57. Chandrasekhar K., Kapoor J., Anishetty S. Yetişkinlerde stres ve kaygıyı azaltmada yüksek konsantrasyonlu tam spektrumlu bir ashwagandha kökü ekstraktının güvenlik ve etkinliğine ilişkin prospektif, randomize, çift kör, plasebo kontrollü bir çalışma. Hintli J. Psychol. Med. 2012; 34 (3):255–262. doi: 10.4103/0253-7176.106022. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              58. Choudhary D., Bhattacharyya S., Joshi K. Ashwagandha kök ekstresi ile tedavi yoluyla kronik stres altındaki yetişkinlerde vücut ağırlığı yönetimi: çift kör, randomize, plasebo kontrollü bir çalışma. J. Kanıt. Tabanlı Tamamlayıcı Altern. Med. 2017; 22 (1):96–106. doi: 10.1177/2156587216641830. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              59. Chengappa KNR, Brar JS, Gannon JM, Schlicht PJ. 2018.
              60. Salve J., Pate S., Debnath K., Langade D. Sağlıklı yetişkinlerde ashwagandha kökü ekstraktının adaptojenik ve anksiyolitik etkileri: çift kör, randomize, plasebo kontrollü bir klinik çalışma. Curius. 2019; 11 (12):e6466. doi: 10.7759/cureus.6466. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              61. Lopresti AL, Smith SJ, Malvi H., Kodgule R. Bir ashwagandha ( Withania somnifera ) ekstraktının stres giderici ve farmakolojik etkileri üzerine bir araştırma : Randomize, çift kör, plasebo kontrollü bir çalışma. Tıp (Baltimore) 2019; 98 (37):e17186. doi: 10.1097/MD.0000000000017186. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              62. Auddy B., Hazra J., Mitra A., Abedon B., Ghosal S. Standardize edilmiş bir withania somnifera ekstresi, kronik olarak stres altındaki insanlarda stresle ilişkili parametreleri önemli ölçüde azaltır: çift kör, randomize, plasebo kontrollü bir çalışma. Amerikan Nötraceutical Derneği Dergisi. 2008; 11 (1):50–56. [ Google Akademik ]
              63. Langade D., Thakare V., Kanchi S., Kelgane S. Sağlıklı gönüllülerde ve uykusuzluk hastalarında ashwagandha kökü ekstraktının uyku üzerindeki farmakolojik etkisinin klinik değerlendirmesi: Çift kör, randomize, paralel grup, plasebo kontrollü çalışmak. J. Ethnopharmacol. 2021; 264 :113276. doi: 10.1016/j.jep.2020.113276. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              64. Kelgane SB, Salve J., Sampara P., Debnath K. Ashwagandha kökü ekstraktının yaşlılarda genel sağlık ve uykunun iyileştirilmesi için etkinliği ve tolere edilebilirliği: prospektif, randomize, çift kör, plasebo kontrollü bir çalışma. Curius. 2020; 12 (2):e7083. doi: 10.7759/cureus.7083. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              65. Langade D., Kanchi S., Salve J., Debnath K., Ambegaokar D. Uykusuzluk ve anksiyetede ashwagandha ( withania somnifera ) kök ekstraktının etkinliği ve güvenliği: çift kör, randomize, plasebo kontrollü bir çalışma. Curius. 2019; 11 (9):e5797. doi: 10.7759/cureus.5797. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              66. Gannon JM, Brar J., Rai A., Chengappa KNR Standartlaştırılmış bir Withania somnifera (Ashwagandha) ekstraktının, randomize, plasebo kontrollü bir klinik araştırmaya katılan şizofreni hastalarında depresyon ve anksiyete belirtileri üzerindeki etkileri. Ann. klinik Psikiyatri. 2019; 31 (2):123–129. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
              67. Deshpande A., Irani N., Balkrishnan R., Benny IR Ashwagandha ( Withania somnifera ) ekstraktının sağlıklı yetişkinlerde uyku kalitesi üzerindeki etkilerini değerlendirmek için randomize, çift kör, plasebo kontrollü bir çalışma . Uyku Med. 2020; 72 :28–36. doi: 10.1016/j.sleep.2020.03.012. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              68. Andrade C., Aswath A., Chaturvedi SK, Srinivasa M., Raguram R. Withania somnifera'nın etanolik bir ekstraktının anksiyolitik etkinliğinin çift kör, plasebo kontrollü bir değerlendirmesi. Hint J. Psikiyatri. 2000; 42 (3):295–301. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
              69. Khyati S., Anup T. Ashwagandha'nın yaygın anksiyete bozukluğu üzerinde randomize, çift kör, plasebo kontrollü bir çalışması. Uluslararası Ayurvedik Tıp Dergisi. 2013; 1 (5):1–7. [ Google Akademik ]
              70. Fuladi S., Emami SA, Mohammadpour AH, Karimani A., Manteghi AA, Sahebkar A. Yaygın anksiyete bozukluğu olan hastalarda Withania somnifera kök ekstresi etkinliğinin değerlendirilmesi: Randomize, çift kör, plasebo kontrollü bir çalışma. Curr. klinik Eczane. 2020 doi: 10.2174/1574884715666200413120413. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              71. Ixoreal. KSM-66 Ashwagandha > 2021; 2021.
              72. Buckingham JC Glukokortikoidler: çoklu görev örnekleri. Br. J. Pharmacol. 2006; 147 (Ek 1):S258–S268. doi: 10.1038/sj.bjp.0706456. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              73. Dey A., Chatterjee SS, Kumar V. Bir Withania somnifera ekstraktının stresli farelerde değiştirilmiş mermer gömme davranışı üzerindeki düşük doz etkileri . J. İnterkült. Etnofarmakol. 2016; 5 (3):274–277. doi: 10.5455/jice.20160414104917. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              74. Jain H., Parial S., Jarald E., Daud A., Ahmad S. Ashwagandha'nın geleneksel ekstraksiyon yöntemleriyle ekstraksiyonu ve anti-stres aktivitesinin değerlendirilmesi. Uluslararası Yeşil Eczacılık Dergisi. 2010; 4 (3):183–185. doi: 10.4103/0973-8258.69178. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
              75. Khan ZA, Ghosh AR Withaferin A'nın stres kaynaklı nörodavranışsal değişikliklere karşı koruyucu etkilerinde olası nitrik oksit modülasyonu. J.Med. Bitkiler Arş. 2010; 4 (6):490–495. [ Google Akademik ]
              76. Kaur T., Singh H., Mishra R., et al. Akut uykusuz dişi Wistar sıçanlarında potansiyel bir anksiyolitik ve immünomodülatör ajan olarak Withania somnifera . Mol. Hücre. biyokimya 2017; 427 (1-2):91–101. doi: 10.1007/s11010-016-2900-1. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              77. Kumar A., ​​Kalonia H. Withania somnifera Dunal'ın uykusu bozuk farelerde davranışsal ve biyokimyasal değişiklikler üzerindeki koruyucu etkisi (Su üzerinde asılı ızgara yöntemi). Hintli J. Uzm. Biol. 2007; 45 (6):524–528. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
              78. Gupta GL, Rana AC Withania somnifera dunal kök ekstraktının farelerde uzun süreli sosyal izolasyon kaynaklı davranışa karşı koruyucu etkisi. Hintli J. Physiol. Eczane. 2007; 51 (4):345–353. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
              79. Gupta M., Kaur G. Withania somnifera, Sistemik Lipopolisakkarid Kaynaklı Nöroinflamasyona Karşı Potansiyel Bir Anksiyolitik ve Antiinflamatuar Aday Olarak. Nöromoleküler Med. 2018; 20 (3):343–362. doi: 10.1007/s12017-018-8497-7. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              80. Gupta GL, Rana AC Withania somnifera Dunal'ın sıçanlarda etanol kaynaklı anksiyoliz ve yoksunluk kaygısında etkisi. Hintli J. Uzm. Biol. 2008; 46 (6):470–475. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
              81. Bhattacharya SK, Bhattacharya A., Sairam K., Ghosal S. Withania somnifera glikowithanolidlerin anksiyolitik-antidepresan aktivitesi: deneysel bir çalışma. Bitki ilacı. 2000; 7 (6):463–469. doi: 10.1016/S0944-7113(00)80030-6. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              82. Walf AA, Frye CA Kemirgenlerde kaygıyla ilişkili davranışın bir tahlili olarak yükseltilmiş artı labirentin kullanımı. Nat. protokol 2007; 2 (2):322–328. doi: 10.1038/nprot.2007.44. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              83. Kaurav BPS, Wanjari MM, Chandekar A., ​​Chauhan NS, Upmanyu N. Farelerde obsesif kompulsif bozukluk üzerinde Withania somnifera'nın etkisi. Asya Pak. J. Trop. Med. 2012; 5 (5):380–384. doi: 10.1016/S1995-7645(12)60063-7. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              84. de Brouwer G., Fick A., Harvey BH, Wolmarans W. Anksiyete ve obsesif-kompulsif bozuklukla ilgili preklinik bir tarama paradigması olarak mermer gömmeye yönelik eleştirel bir araştırma: İleriye giden yolu haritalamak. Biliş. Etkilemek. Davranış Nörobilim. 2019; 19 (1):1–39. doi: 10.3758/s13415-018-00653-4. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              85. Thomas A., Burant A., Bui N., Graham D., Yuva-Paylor LA, Paylor R. Mermer gömme, yeniliğin neden olduğu kaygıdan daha çok tekrarlayıcı ve perseveratif bir davranışı yansıtır. Psikofarmakoloji (Berl.) 2009; 204 (2):361–373. doi: 10.1007/s00213-009-1466-y. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              86. Mohanty R., Das SK, Singh NR, Patri M. Withania somnifera Leaf Extract, Zebrafish'te (Danio rerio) Beyin Antioksidan Durumunu İyileştirerek Benzo[a]pirene Bağlı Davranışsal ve Nöromorfolojik Değişiklikleri İyileştirir. Zebra balığı. 2016; 13 (3):188–196. doi: 10.1089/zeb.2015.1215. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              87. Sood A, Kumar A, Dhawan DK, Sandhir R. Withania somnifera'nın deneysel felç modelinde davranışsal, biyokimyasal ve histolojik değişiklikleri hafifletme eğilimi. 2016. [ PubMed ]
              88. Kaur T., Kaur G. Withania somnifera , yüksek yağlı diyete bağlı anksiyete ve nöroinflamasyonu iyileştirmek için potansiyel bir aday olarak. J. Nöroinflamasyon. 2017; 14 (1):201. doi: 10.1186/s12974-017-0975-6. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              89. Matza LS, Morlock R., Sexton C., Malley K., Feltner D. Hafif, orta ve şiddetli yaygın anksiyete bozukluğu için HAM-A eşiklerinin belirlenmesi. Int. J. Yöntemler Psikiyatr. Res. 2010; 19 (4):223–232. doi: 10.1002/mpr.323. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              90. Kay SR, Fiszbein A., Opler LA Şizofreni için pozitif ve negatif sendrom ölçeği (PANSS). Şizofreni Boğa. 1987; 13 (2):261–276. doi: 10.1093/schbul/13.2.261. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              91. Kay SR, Opler LA, Lindenmayer JP Şizofrenler için pozitif ve negatif sendrom ölçeğinin güvenilirliği ve geçerliliği. Psikiyatri Arş. 1988; 23 (1):99–110. doi: 10.1016/0165-1781(88)90038-8. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              92. Cooley K., Szczurko O., Perri D., et al. Anksiyete için naturopatik bakım: randomize kontrollü bir çalışma ISRCTN78958974. PLoS Bir. 2009; 4 (8):e6628. doi: 10.1371/journal.pone.0006628. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              93. Chengappa KN, Bowie CR, Schlicht PJ, Fleet D., Brar JS, Jindal R. Bipolar bozuklukta bilişsel işlev bozukluğu için Withania somnifera ekstresinin randomize, plasebo kontrollü ek çalışması . J. Clin. Psikiyatri. 2013; 74 (11):1076–1083. doi: 10.4088/JCP.13m08413. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              94. Nuss P. Anksiyete bozuklukları ve GABA nörotransmisyonu: bir modülasyon bozukluğu. Nöropsikiyatri Dis. Davranmak. 2015; 11 :165–175. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
              95. Sonar VP, Fois B., Distinto S., et al. Ferulik Asit Esterleri ve Withanolides: Withania somnifera GABA A Reseptör Modülatörlerinin Arayışında . J. Nat. Üretim 2019; 82 (5):1250–1257. doi: 10.1021/acs.jnatprod.8b01023. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              96. Bhattarai JP, Ah Park S., Han SK Withania somnifera ACTS'nin metanolik ekstresi, farelerde gonadotropin salan hormon (GnRH) nöronlarındaki GABAA reseptörleri üzerinde. fitoter. Res. 2010; 24 (8):1147–1150. doi: 10.1002/ptr.3088. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              97. Mehta AK, Binkley P., Gandhi SS, Ticku MK Withania somnifera kökü ekstraktının GABAA reseptör kompleksi üzerindeki farmakolojik etkileri. Hintli J. Med. Res. 1991; 94 (AĞUSTOS):312–315. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
              98. Orru A., Marchese G., Casu G., et al. Withania somnifera kökü ekstresi, morfin ile tedavi edilen farelerde analjeziyi uzatır ve hiperaljeziyi baskılar. Bitki ilacı. 2014; 21 (5):745–752. doi: 10.1016/j.phymed.2013.10.021. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              99. Ruiu S., Longoni R., Spina L., et al. Withania somnifera, morfin kaynaklı şartlandırılmış yer tercihinin edinilmesini ve ifade edilmesini engeller. Davranış Eczane. 2013; 24 (2):133–143. doi: 10.1097/FBP.0b013e32835f3d15. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              100. Bassareo V., Talani G., Frau R., et al. Withania somnifera tarafından mezolimbik dopamin nöronlarının morfin ve etanol aracılı uyarılmasının inhibisyonu . Ön. Nörobilim. 2019; 13 (HAZİRAN):545. doi: 10.3389/fnins.2019.00545. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              101. Kulkarni SK, Akula KK, Dhir A. Farelerde pentilentetrazol nöbet eşiğine karşı Withania somnifera Dunal kökü ekstraktının etkisi : GABAerjik sistemin olası katılımı. Hintli J. Uzm. Biol. 2008; 46 (6):465–469. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
              102. Kulkarni SK, Sharma A., Verma A., Ticku MK Withania somnifera kök ekstraktının GABA reseptör aracılı antikonvülsan etkisi. Hint Uyuşturucu. 1993; 30 (7):305–312. [ Google Akademik ]
              103. Kumar A., ​​Kalonia H. Withania somnifera'nın uykusu bozuk farelerde uyku-uyanıklık döngüsü üzerindeki etkisi: olası gabaerjik mekanizma. Indian J. Pharm. bilim 2008; 70 (6):806–810. doi: 10.4103/0250-474X.49130. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              104. Candelario M., Cuellar E., Reyes-Ruiz JM, et al. Withania somnifera'nın memeli iyonotropik GABAA ve GABAρ reseptörleri üzerindeki GABAerjik aktivitesine ilişkin doğrudan kanıt . J. Ethnopharmacol. 2015; 171 :264–272. doi: 10.1016/j.jep.2015.05.058. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              105. Yin H., Cho DH, Park SJ, Han SK Withania somnifera'nın farelerde trigeminal subnucleus caudalis'in substantia gelatinosa nöronları üzerindeki GABA-mimetik etkileri . Am. J. Chin. Med. 2013; 41 (5):1043–1051. doi: 10.1142/S0192415X13500705. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              106. Schliebs R., Liebmann A., Bhattacharya SK, Kumar A., ​​Ghosal S., Bigl V. Withania somnifera (Hint Ginseng) ve Shilajit'ten tanımlanmış ekstraktların sistemik uygulaması, sıçan beyninde kolinerjik etkiler, ancak glutamaterjik ve GABAerjik belirteçleri etkilemez . nörokimya Int. 1997; 30 (2):181–190. doi: 10.1016/S0197-0186(96)00025-3. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              107. Cobley JN, Fiorello ML, Bailey DM 13 beynin oksidatif strese duyarlı olmasının nedenleri. Redox Biol. 2018; 15 :490–503. doi: 10.1016/j.redox.2018.01.008. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              108. Fedoce ADG, Ferreira F., Bota RG, Bonet-Costa V., Sun PY, Davies KJA Anksiyete bozukluğunda oksidatif stresin rolü: sebep mi sonuç mu? Serbest Radikal. Res. 2018; 52 (7):737–750. doi: 10.1080/10715762.2018.1475733. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              109. Salim S., Chugh G., Asghar M. Anksiyete iltihabı. Av. Protein Kimyası Yapı. Biol. 2012; 88 :1–25. doi: 10.1016/B978-0-12-398314-5.00001-5. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              110. Bouayed J., Rammal H., Soulimani R. Oksidatif stres ve kaygı: ilişki ve hücresel yollar. Oksit. Med. Hücre. Longev. 2009; 2 (2):63–67. doi: 10.4161/oxim.2.2.7944. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              111. Molendijk ML, de Kloet ER Zorla yüzme stresiyle başa çıkma: Mevcut en son teknoloji. Davranış Beyin Res. 2019; 364 :1–10. doi: 10.1016/j.bbr.2019.02.005. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              112. Reardon S. Depresyon araştırmacıları, popüler fare yüzme testlerini yeniden değerlendiriyor. Doğa. 2019; 571 (7766):456–457. doi: 10.1038/d41586-019-02133-2. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              113. Shanker J. Fare yüzme testini depresyon için vekil olarak kullanmayı bırakın. Doğa. 2019; 572 (7771):586. doi: 10.1038/d41586-019-02548-x. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              114. Castagné V., Moser P., Roux S., Porsolt RD Kemirgen depresyon modelleri: sıçanlarda ve farelerde zorunlu yüzme ve kuyruğu askıya alma davranışsal umutsuzluk testleri. 2010. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
              115. Vollmayr B., Gass P. Öğrenilmiş çaresizlik: bir bilişsel depresyon modelinin benzersiz özellikleri ve öteleme değeri. Hücre Dokusu Res. 2013; 354 (1):171–178. doi: 10.1007/s00441-013-1654-2. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              116. Czéh B., Fuchs E., Wiborg O., Simon M. Majör depresyonun hayvan modelleri ve bunların klinik sonuçları. Prog. Nöropsikofarmakol. Biol. Psikiyatri. 2016; 64 :293–310. doi: 10.1016/j.pnpbp.2015.04.004. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              117. Jayanthi MK, Prathima C., Huralikuppi JC, Suresha RN, Dhar M. Withania somnifera yağının (Ashwagandha Ghrutha) deneysel farelerde anti-depresan etkileri . Int. J. Pharma Bio Sci. 2012; 3 (1):33–P42. [ Google Akademik ]
              118. Maiti T., Adhikari A., Panda A. Ashwagandha ve Bramhi ile birlikte Imipramine ek maddesinin antidepresan etkisinin değerlendirilmesi üzerine bir çalışma. Uluslararası Ayurveda Tıbbı Dergisi. 2012; 3 (1):40–47. doi: 10.47552/ijam.v3i1.155. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
              119. Shah PC, Trivedi NA, Bhatt JD, Hemavathi KG Withania somnifera'nın farelerde zorunlu yüzme testi kaynaklı hareketsizlik ve bunun çeşitli ilaçlarla etkileşimi üzerindeki etkisi. Hintli J. Physiol. Eczane. 2006; 50 (4):409–415. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
              120. Antony B., Anu Aravind AP, Benny M., Gupta NK, Joseph B., Sebastian A. Ashwagandha'dan ( Withania somnifera ) anti-depresan molekülün biyoaktivite rehberli fraksiyonasyonu ve saflaştırılması. Curr. Biyoakt. kompd. 2020; 16 (5):681–686. doi: 10.2174/1573407215666190308155305. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
              121. Bhatt S., Nagappa AN, Patil CR Depresyonda oksidatif stresin rolü. İlaç Keşfi Bugün. 2020; 25 (7):1270–1276. doi: 10.1016/j.drudis.2020.05.001. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              122. Naß J., Abdelfatah S., Efferth T. Withanolide A. Phytomedicine tarafından Chaenorhabditis elegans serotonin-reseptör nakavt suşlarında stres direncinin indüksiyonu ve yaşam süresinin uzatılması . 2021; 84 :153482. doi: 10.1016/j.phymed.2021.153482. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              123. Wang YY, Ma WW, Peng IF Bir Drosophila modeli ile uykuya yardımcı ilaç adaylarının taranması. PLoS Bir. 2020:15. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
              124. Kaushik MK, Kaul SC, Wadhwa R., Yanagisawa M., Urade Y. Ashwagandha'nın ( Withania somnifera ) yapraklarının aktif bir bileşeni olan trietilen glikol uyku indüksiyonundan sorumludur. PLoS Bir. 2017; 12 (2):e0172508. doi: 10.1371/journal.pone.0172508. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              125. Jagota A., Kowshik K. Ashwagandha'nın beyin yaşlanması ve saat işlev bozukluğundaki terapötik etkileri. 2017. [ Google Akademik ]
              126. Kukkemane K., Jagota A. Withania somnifera'nın hidro-alkolik yaprak ekstraktının, erkek Wistar farelerinin SCN'sindeki Sirt1, Nrf2 ve Rev-erba'nın günlük ritimlerindeki yaşa bağlı değişiklikler üzerindeki terapötik etkileri. Biyogerontoloji. 2020; 21 (5):593–607. doi: 10.1007/s10522-020-09875-x. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              127. McEwen BS, Stellar E. Stres ve birey. Hastalığa yol açan mekanizmalar. Ark. Stajyer. Med. 1993; 153 (18):2093–2101. doi: 10.1001/archinte.1993.00410180039004. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              128. McEwen BS Kronik Stresin Nörobiyolojik ve Sistemik Etkileri. Kronik Stres (Bin Meşe) 2017; 1 :1. doi: 10.1177/2470547017692328. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              129. Wiley JF, Gruenewald TL, Karlamangla AS, Seeman TE Modelleme çoklu sistem fizyolojik düzensizliği. psikozm. Med. 2016; 78 (3):290–301. doi: 10.1097/PSY.0000000000000288. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              130. Tafet GE, Nemeroff CB Anksiyete bozukluklarının farmakolojik tedavisi: HPA ekseninin rolü. Ön. Psikiyatri. 2020; 11 :443. doi: 10.3389/fpsyt.2020.00443. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              131. Tafet GE, Nemeroff CB Stres ve depresyon arasındaki bağlantılar: Psikonöroendokrinolojik, genetik ve çevresel etkileşimler. J. Nöropsikiyatri Kliniği. Nörobilim. 2016; 28 (2):77–88. doi: 10.1176/appi.neuropsych.15030053. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              132. Han KS, Kim L., Shim I. Stres ve uyku bozukluğu. Tecrübe. Nörobiyol. 2012; 21 (4):141–150. doi: 10.5607/en.2012.21.4.141. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              133. Wang YL, Han QQ, Gong WQ ve ark. Mikroglial aktivasyon, yetişkin farelerde kronik hafif stres kaynaklı depresif ve kaygı benzeri davranışa aracılık eder. J. Nöroinflamasyon. 2018; 15 (1):21. doi: 10.1186/s12974-018-1054-3. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              134. Xia Y., Wang P., Yan N., Gonzalez FJ, Yan T. Withaferin A, makrofaj ve NLRP3'ü hedef alarak fulminan hepatiti hafifletir. Hücre Ölüm Dis. 2021; 12 (2):174. doi: 10.1038/s41419-020-03243-w. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              135. Murman DL Yaşın Biliş Üzerindeki Etkisi. Semin. Duymak. 2015; 36 (3):111–121. doi: 10.1055/s-0035-1555115. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              136. CDC . NACD. Amerika'da ruh sağlığı ve yaşlanma durumu: veriler bize ne söylüyor? Amerika'da Ruh Sağlığı ve Yaşlanmanın Durumu; 2008.s. 1. [ Google Akademik ]
              137. Feinberg I., Carlson VR İnsanda yaşın bir fonksiyonu olarak uyku değişkenleri. Ark. Genel Psikiyatri. 1968; 18 :239–250. doi: 10.1001/archpsyc.1968.01740020111014. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
              138. Rincón-Cortés M., Herman JP, Lupien S., Maguire J., Shansky RM Stres: Influence of sex, üreme durumu ve cinsiyet. Nörobiyol. Stres. 2019; 10 :100155. doi: 10.1016/j.ynstr.2019.100155. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              139. Bangasser DA, Valentino RJ Strese bağlı psikiyatrik bozukluklarda cinsiyet farklılıkları: nörobiyolojik bakış açıları. Ön. Nöroendokrinol. 2014; 35 (3):303–319. doi: 10.1016/j.yfrne.2014.03.008. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              140. Khan SA, Khan SB, Shah Z., Asiri AM Withanolides: Alzheimer hastalığının tedavisinde biyolojik olarak aktif bileşenler. Med. kimya 2016; 12 (3):238–256. doi: 10.2174/1573406411666151030112314. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              141. Pandey A., Bani S., Dutt P., Kumar Satti N., Avtar Suri K., Nabi Qazi G. Withania somnifera'dan bir bileşik olan Withanone'nin çok işlevli nöroprotektif etkisi, bilişsel işlev bozukluğunu hafifletmede kök salmaktadır. Sitokin. 2018; 102 :211–221. doi: 10.1016/j.cyto.2017.10.019. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              142. Kuboyama T., Tohda C., Komatsu K. Withanoside IV ve aktif metaboliti sominon, Abeta(25-35) kaynaklı nörodejenerasyonu zayıflatır. Avro. J. Neurosci. 2006; 23 (6):1417–1426. doi: 10.1111/j.1460-9568.2006.04664.x. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              143. Thirugnanasambantham P., Senthil K., Oh TJ, Choi HK In vitro ve sahada kültürlenmiş Withania somnifera'nın yaprak dokuları arasındaki karşılaştırmalı kemometrik profiller . Int. J. Ecz. eczane bilim 2015; 7 (11):66–71. [ Google Akademik ]
              144. Caesar LK, Cech NB Doğal ürün özlerinde sinerji ve antagonizma: 1 + 1 2'ye eşit olmadığında . Nat. Üretim 2019 ; 36 (6):869–888. doi: 10.1039/C9NP00011A. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              145. Alcazar Magana A., Wright K., Vaswani A., et al. Botanik özlerin karakterizasyonu için kütle spektral parmak izi analizinin öncü iyon (MS1) ölçümüyle entegrasyonu: Centella asiatica (L.) özlerine uygulama. Kentsel. Fitokim Anal. 2020; 31 (6):722–738. doi: 10.1002/pca.2936. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              146. Patil D., Gautam M., Mishra S., et al. Yüksek performanslı sıvı kromatografi-tandem kütle spektrometrisi kullanılarak fare plazmasında withaferin A ve withanolide A'nın belirlenmesi: Withania somnifera sulu ekstraktının oral uygulamasından sonra farmakokinetik uygulaması. J. Ecz. Biyomed. Anal. 2013; 80 :203–212. doi: 10.1016/j.jpba.2013.03.001. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              147. Muhasaparur Ganesan R., Settu DK, Murkunde Y., Duraipandian C. Anksiyete yönetimi için Withania somnifera (L.) Dunal ile poliherbal kombinasyonun farmakolojik ve farmakokinetik etkisi . J. Ethnopharmacol. 2021; 265 :113337. doi: 10.1016/j.jep.2020.113337. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              148. Singh SK, Valicherla GR, Joshi P., et al. Sıçanlarda Withanolide A'nın geçirgenliğinin, plazma proteinlerine bağlanmasının, kanın bölünmesinin, farmakokinetiğinin ve doku dağılımının belirlenmesi: Bir nöroprotektif steroidal lakton. İlaç Dev. Res. 2018; 79 (7):339–351. doi: 10.1002/ddr.21463. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              149. Vareed SK, Bauer AK, Nair KM, Liu Y., Jayaprakasam B., Nair MG Withania somnifera meyve özünde bulunan biyoaktif withanamides'in kan-beyin bariyeri geçirgenliği . fitoter. Res. 2014; 28 (8):1260–1264. doi: 10.1002/ptr.5118. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              150. Pires N., Gota V., Gulia A., Hingorani L., Agarwal M., Puri A. Withaferin-A'nın ileri evre yüksek dereceli osteosarkomda güvenliği ve farmakokinetiği: Bir faz I denemesi. J. Ayurveda Bütünleyici. Med. 2020; 11 (1):68–72. doi: 10.1016/j.jaim.2018.12.008. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              151. Verma N., Gupta SK, Tiwari S., Mishra AK Ashwagandha kök ekstraktının güvenliği: sağlıklı gönüllülerde randomize, plasebo kontrollü bir çalışma. Tamamlayıcı. orada. Med. 2021; 57 :102642. doi: 10.1016/j.ctim.2020.102642. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              152. Prabu PC, Panchapakesan S., Raj CD Wistar sıçanlarında Withania somnifera köklerinin hidroalkolik ekstraktının akut ve subakut oral toksisite değerlendirmesi . fitoter. Res. 2013; 27 (8):1169–1178. doi: 10.1002/ptr.4854. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              153. Prabu PC, Panchapakesan S. Wistar farelerinde Withania somnifera kök ekstraktının doğum öncesi gelişimsel toksisite değerlendirmesi . İlaç Kimyası Toksikol. 2015; 38 (1):50–56. doi: 10.3109/01480545.2014.900073. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              154. Borse SP, Singh DP, Nivsarkar M. Etkileşimlere özel olarak odaklanarak bitki-ilaç etkileşimi çalışmalarının önemini anlamak: bütünleştirici tıp için bir ön koşul. Porto Biomed. J.2019 ; 4 (2):e15. doi: 10.1016/j.pbj.0000000000000015. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              155. Feltrin C., Oliveira Simões CM Akış taşıyıcıları ve metabolik enzimleri içeren doğal ürün-ilaç etkileşimlerinin mekanizmalarının gözden geçirilmesi. kimya Biol. Etkileşime girmek. 2019; 314 :108825. doi: 10.1016/j.cbi.2019.108825. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              156. Pan Y., Abd-Rashid BA, Ismail Z., et al. Andrographis panikulata, Centella asiatica ve Orthosiphon stamineus'un sitokrom P450 2C19 (CYP2C19) üzerindeki in vitro düzenleyici etkileri. J. Ethnopharmacol. 2011; 133 (2):881–887. doi: 10.1016/j.jep.2010.11.026. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              157. Obach RS İnsan sitokrom P450 enzimlerinin, depresyon tedavisinde kullanılan bitkisel bir preparat olan St. John's Wort bileşenleri tarafından inhibisyonu. J. Pharmacol. Tecrübe. orada. 2000; 294 (1):88–95. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
              158. Savai J., Varghese A., Pandita N., Chintamaneni M. İnsan Karaciğer Mikrozomlarında Withania somnifera ve Centella asiatica'nın CYP3A4 ve CYP2D6 Etkileşimlerinin İncelenmesi . fitoter. Res. 2015; 29 (5):785–790. doi: 10.1002/ptr.5308. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              159. Savai J., Varghese A., Pandita N., Chintamaneni M. insan karaciğer mikrozomlarında Withania somnifera ve Centella asiatica'nın CYP1A2 ve 2C9 inhibisyon potansiyelinin in vitro değerlendirmesi. İlaç Metab. Pers. orada. 2015; 30 (2):137–141. doi: 10.1515/dmdi-2014-0035. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              160. Patil D., Gautam M., Gairola S., Jadhav S., Patwardhan B. Botanik immünomodülatörlerin insan CYP3A4 inhibisyonu üzerindeki etkisi: kanser tedavisinde yardımcı maddeler olarak eşzamanlı kullanım için çıkarımlar. bütünleşik Kanser Ter. 2014; 13 (2):167–175. doi: 10.1177/1534735413503551. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              161. Kumar S., Bouic PJ, Rosenkranz B. Withania somnifera (L.) dunal'ın insan karaciğer mikrozomları ve HepG2 hücrelerinde CYP2B6, 3A4 ve β-esteraz etkileşimlerinin araştırılması . J. Ethnopharmacol. 2021; 270 :113766. doi: 10.1016/j.jep.2020.113766. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              162. Singh SK, Valicherla GR, Bikkasani AK, et al. Doğrulanmış UPLC yöntemi kullanılarak Withanone'nin plazma protein bağlanması, kan bölünmesi, geçirgenliği, CYP fenotiplemesi ve CYP inhibisyon çalışmalarının aydınlatılması: Nöroprotektif bitki Ashwagandha'nın aktif bir bileşeni. J. Ethnopharmacol. 2021; 270 :113819. doi: 10.1016/j.jep.2021.113819. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]

              Yorum yap


              • #8
                Ashwagandha'nın (Withania somnifera'nın kökleri) nörodejeneratif hastalıklar üzerindeki etkileri

                Tomoharu Kuboyama 1, Chihiro Tohda , Katsuko Komatsu
                üyelikler yıkılmak üyelik

                • 1Nöromedikal Bilim Bölümü, Doğal Tıp Enstitüsü, Toyama Üniversitesi.
                ücretsiz makale Soyut

                Nörodejeneratif hastalıklar genellikle merkezi sinir sistemi (CNS) nöronal ağlarının geri dönüşümsüz yıkımına neden olarak kalıcı fonksiyonel bozukluklara neden olur. Nörodejeneratif hastalıklara karşı etkili ilaçlar şu anda eksiktir. Ashwagandha (Withania somnifera Dunal'ın kökleri) geleneksel Hint tıbbında (Ayurveda) genel halsizlik, tüketim, sinir yorgunluğu, uykusuzluk ve hafıza kaybı için kullanılır. Bu derlemede, Ashwagandha ekstrelerinin ve ilgili bileşiklerin, Alzheimer hastalığı ve omurilik yaralanması gibi nörodejeneratif hastalıkların in vitro ve in vivo modelleri üzerindeki çeşitli etkilerini ve mekanizmalarını özetliyoruz.

                Yorum yap


                • #9
                  Bellek ve Bilişsel İşlevlerin Geliştirilmesinde Ashwagandha (Withania somnifera (L.) Dunal) Kök Ekstresinin Etkinliği ve Güvenliği

                  Dnyanraj Choudhary 1, Sauvik Bhattacharyya 2, Sehar Bose 2
                  üyelikler yıkılmak üyelikler

                  • 1bir Hint Kızıl Haç Topluluğu , Kızıl Haç Evi , Pune , Hindistan.
                  • 2b Farmasötik Teknoloji Departmanı, NSHM Knowledge Campus, Kalküta, Hindistan.
                  Soyut

                  Amaç: Bilişsel gerileme genellikle yaşlanma süreciyle ilişkilendirilir. Ashwagandha (Withania somnifera (L.) Dunal), geleneksel Ayurveda tıp sisteminde hafızayı geliştirmek ve bilişi geliştirmek için uzun süredir kullanılmaktadır.

                  Amaç: Bu pilot çalışma, ashwagandha'nın (Withania somnifera (L.) Dunal) hafif bilişsel bozukluğu (MCI) olan erişkinlerde hafıza ve bilişsel işlevleri geliştirmedeki etkinliğini ve güvenliğini değerlendirmek için tasarlanmıştır.

                  Yöntemler: 50 yetişkin üzerinde prospektif, randomize, çift kör, plasebo kontrollü bir çalışma yürütüldü. Denekler, sekiz hafta boyunca ya ashwagandha kökü özütü (günde iki kez 300 mg) ya da plasebo ile tedavi edildi.

                  Sonuçlar: Sekiz haftalık çalışmanın ardından, ashwagandha tedavi grubu, mantıksal bellek I (p = 0.007), sözel eşleştirilmiş ilişkilendirmeler I (p = 0,042), yüzler I (p = 0,020), aile resimleri I (p = 0,006), mantıksal bellek II (p = 0,006), sözlü eşler II (p = 0,031), yüzler II (p = 0,014) ve aile resimler II (p = 0.006). Eriksen Flanker görevi (p = 0.002), Wisconsin Card Sort testi (p = 0.014), İz Sürme testi bölümündeki puanların gösterdiği gibi, tedavi grubu ayrıca yürütme işlevinde, sürekli dikkatte ve bilgi işleme hızında önemli ölçüde daha fazla gelişme gösterdi. A (p = 0.006) ve Mackworth Saat testi (p = 0.009).

                  Sonuçlar: Ashwagandha, HBB'li kişilerde hem anlık hem de genel hafızayı geliştirmenin yanı sıra yürütücü işlevi, dikkati ve bilgi işleme hızını iyileştirmede etkili olabilir.

                  Anahtar Kelimeler: Withania somnifera (L.) Dunal; ashwagandha; bilişsellik; etki; hafıza; emniyet.

                  Yorum yap


                  • #10
                    Erkek kısırlığında Withania somnifera (Hint ginsengi): Kanıta dayalı sistematik bir inceleme ve meta-analiz

                    Sharanbasappa Durg 1, Shivakumar Badamaranahalli Shivaram 2, Sachin Bavajı 3
                    üyelikler yıkılmak üyelikler

                    • 1Bağımsız Araştırmacı, Bidar 585402, Karnataka, Hindistan. Elektronik adres: sharanabasappadurg@yahoo.com.
                    • 2Bağımsız Araştırmacı, Bengaluru 560040, Karnataka, Hindistan.
                    • 3Bağımsız Araştırmacı, Bidar 585401, Karnataka, Hindistan.
                    Soyut

                    Arka plan: Yaygın olarak Hint ginsengi olarak bilinen Withania somnifera Dunal, iktidarsızlık ve kısırlık tedavisi için anti-stres ajanı, afrodizyak olarak eski zamanlardan beri kullanılmaktadır.

                    Amaç: İnfertil erkeklerde W. somnifera tedavisinin etkinlik ve güvenilirliğini değerlendirmek.

                    Çalışma tasarımı: Sistematik incelemeler ve Meta-Analizler (PRISMA) kılavuzları için Tercih Edilen Raporlama Öğeleri kullanılarak kanıta dayalı bir sistematik inceleme ve meta-analiz.

                    Yöntemler: Yayınlanmış literatür PubMed/MEDLINE, EMBASE, Scopus, the Cochrane Library ve DHARA'da tarandı. Gri literatür, DSÖ Uluslararası Klinik Araştırmalar Kayıt Platformu (http://apps.who.int/trialsearch/) ve ABD Ulusal Sağlık Enstitüleri'nden (https://clinicaltrials.gov/) değerlendirildi.

                    Sonuçlar: Dört klinik çalışma (5 yayından oluşan: gözlemsel, n = 4; randomize kontrollü çalışma [RCT], n = 1) çalışmaya dahil edildi. Yalnızca bir RKÇ dahil edildiğinden, RKÇ'nin meta-analizi yapılmadı; bununla birlikte, sistematik olarak gözden geçirilen veriler, 90 günlük W. somnifera tedavisinden sonra oligospermik erkeklerde sperm konsantrasyonunda (%167), semen hacminde (%59) ve sperm hareketliliğinde (%57) istatistiksel olarak (başlangıç ​​düzeyine göre p ≤ .002) artış göstermiştir. ayrıca serum testosteron (%17) ve lüteinize edici hormon (%34) seviyeleri. Gözlemsel (tedavi öncesi) çalışmaların meta-analizi, W. somnifera tedavisinin semen parametrelerini önemli ölçüde iyileştirdiğini göstermiştir (semen hacmi: ortalama fark [MD], 0,28 ml; %95 güven aralığı [CI], 0,12 - 0,43; p = . 0004; sperm konsantrasyonu: MD, 13,57 milyon/ml, %95 GA, 11,12 ila 16,01, p < ,00001; sperm hareketliliği: MD, %8.50; %95 GA, 7,36 ila 9,63; p < .00001) normozoospermik erkeklerde %14 gebelik sonucu başarı oranı ile. Meta-analiz bulguları ayrıca seminal plazmada serum hormonal profilinde, oksidatif biyobelirteçlerde ve antioksidan vitaminlerde önemli bir iyileşme olduğunu kanıtladı. W. somnifera tedavisi alan kısır erkeklerde hiçbir yan etki bildirilmemiştir.

                    Sonuç: Az sayıda uygun çalışma nedeniyle, mevcut veriler umut verici olsa da, W. somnifera'nın erkek kısırlığında yararlarına dair yeni ve yeterince sağlam kanıtlar sağlamak için çok sınırlıdır. Erkek faktörü kısırlığının tedavisinde W. somnifera'nın klinik kullanımını daha da güçlendirmek için daha büyük örneklem boyutuna sahip yüksek kaliteli ek RKÇ'ler garanti edilmektedir. Gelecekteki araştırmaların ayrıca W. somnifera'nın moleküler mekanizma(lar)ını ve erkek kısırlığında aktif ilkelerini aydınlatması gerekmektedir.

                    Anahtar Kelimeler: Hint ginsengi; Erkek kısırlığı; Oksidatif stres; gebelik oranı; Sistematik inceleme.

                    Telif hakkı © 2017 Elsevier GmbH. Her hakkı saklıdır.

                    Yorum yap


                    • #11
                      Withania somnifera - kansere bağlı enflamasyonda birden fazla yolu hedefleyen sihirli bir bitki

                      Praveen Kumar 1, Rohit Sharma 2, Neha Garg 3
                      üyelikler yıkılmak üyelikler

                      • 1Tıbbi Kimya Bölümü, Ayurveda Fakültesi, Tıp Bilimleri Enstitüsü, Banaras Hindu Üniversitesi, Varanasi, Uttar Pradesh 221005, Hindistan; Rasa Shastra & Bhaishajya Kalpana Bölümü, Ayurveda Fakültesi, Tıp Bilimleri Enstitüsü, Banaras Hindu Üniversitesi, Varanasi, Uttar Pradesh 221005, Hindistan.
                      • 2Rasa Shastra & Bhaishajya Kalpana Bölümü, Ayurveda Fakültesi, Tıp Bilimleri Enstitüsü, Banaras Hindu Üniversitesi, Varanasi, Uttar Pradesh 221005, Hindistan.
                      • 3Tıbbi Kimya Bölümü, Ayurveda Fakültesi, Tıp Bilimleri Enstitüsü, Banaras Hindu Üniversitesi, Varanasi, Uttar Pradesh 221005, Hindistan. Elektronik adres: nehagarg@bhu.ac.in.
                      Soyut

                      Arkaplan: Deregüle inflamatuar yanıtların kanserin başlamasında ve ilerlemesinde çok önemli bir rol oynadığı bilinmektedir. Tümör mikroçevresi, tümör büyümesine, metastaza ve ilaç direncine daha fazla yardımcı olan çeşitli enflamatuar reaksiyonların varlığı ile ilişkilidir. Withania somnifera'nın kanser hücrelerinin çoğalmasını engellediği ve inflamatuar yanıtları azalttığı bilinmektedir.

                      Amaç: Enflamasyonu en aza indirmek için kanser tedavileri genellikle immünomodülatör ilaçları içerir. Bununla birlikte, hem sitotoksik kanser ilaçlarının hem de sentetik immünomodülatör ajanların yan etkileri göz önüne alındığında, gelişmiş kanser tedavisi için yeni anti-inflamatuar ajanların geliştirilmesine ihtiyaç vardır. Bir dizi rapor, W. somnifera'dan türetilen biyoaktif fitokimyasalların kanserde anti-inflamatuar özellikler sergilediğini göstermektedir. W. somnifera aracılı anti-enflamasyonda yer alan altta yatan moleküler mekanizmalara daha derin bir bakış eksiktir ve bu, bu büyülü bitkinin kanserdeki potansiyelini tam olarak anlamak için gereklidir. Bu nedenle, bu derlemede, W. somnifera'nın kanserle ilişkili enflamasyonda mekanik olarak anlaşılmasını açıklayan çeşitli raporları özetliyoruz.

                      Çalışma tasarımı ve metodolojisi: Kanserle ilişkili inflamasyonda W. somnifera'nın etkilediği moleküler yolaklar hakkında bilgi toplamak için, Withania, kanser inflamasyonu ve Withaferin A anahtar kelimeleri kullanılarak 'PubMed' ve 'Science Direct' veritabanları arandı. Seçilmiş literatür analiz edildi kanserde inflamasyonun rolü, anti-inflamatuar ilaçların kullanımı ve yan etkileri, kanserde immünomodülatör bir ajan olarak W. somnifera, çeşitli preklinik modellerde W. somnifera tarafından modüle edilen moleküler yollar ve W. somnifera'nın bir ilaç olarak kullanıldığı klinik deneyler. anti-inflamatuar ajan.

                      Bulgular: Literatür araştırması sonucunda hem W. somnifera ekstraktlarının hem de Withaferin-A'nın çeşitli preklinik kanser modellerinde anti inflamatuar aktiviteler sergilediğini bulduk. W. somnifera, kanserle ilişkili enflamasyonu azaltmak için NF-kB, JAK-STAT ve AP1 gibi bir dizi sinyal yolunu modüle eder. W. somnifera'nın anti inflamatuar özellikleri, kanserlerde ilaç direncinin tedavisinde etkili olabilir. Preklinik çalışmalarda kansere bağlı enflamasyona karşı umut verici etkilerine dayanarak, W. somnifera türevli ürünler klinik deneylerde test edilmektedir.

                      Sonuç: Birkaç preklinik çalışma, W. somnifera'nın çeşitli kanserlerde anti-inflamatuar potansiyeli olduğunu göstermiştir. Birkaç klinik çalışma W. somnifera'nın çeşitli hastalıklardaki rolünü araştırırken, kansere bağlı iltihaplanmadaki rolüne odaklanan çalışmalar eksiktir. Ek olarak, anti-enflamatuar etkileri, kemo dirençte kritik bir rol oynadığı tahmin edilen yaşlanmayla ilişkili salgı fenotipinin (SASP) hedeflenmesini sağlar. Withania'nın kanser hücresi proliferasyonunu hedeflemesinin yanı sıra anti-inflamatuar etkileri, kanser yönetiminde çifte avantaj sağlar. Bu nedenle, kanser tedavisindeki avantajlarını doğrulamak için bir ilaç olarak W. somnifera kullanılarak kanserle ilişkili enflamasyonu hedefleyen klinik deneyler yapılmalıdır.

                      Anahtar Kelimeler: Siklooksijenaz-2 (COX-2); Aktive edilmiş B hücrelerinin (NF-kB) nükleer faktör kappa-hafif zincir arttırıcısı; Tümör iltihabı, Sitokinler; Withaferin A; Withania somnifera.

                      Telif Hakkı © 2022. Elsevier GmbH tarafından yayınlanmıştır.

                      Yorum yap

                      Hazırlanıyor...
                      X