Japanese knotweed ve Kanser hakkında. Bitkisel tedavi ve şifalı bitkiler. Japanese knotweed (Polygonum cuspidatum L.)
Faydalı olduğu kanser türleri: Akciğer, karaciğer ve meme.
Japanese knotweed”in bilimsel adı “polygonum cuspidatum” olup Japonya, Çin ve Kore gibi Doğu Asya ülkelerinin doğal bitkisel örtüsünde yaygın olarak bulunmaktadır. Kuzukulağıgiller familyasından bir bitkidir. Ülkemizde “çobandeğneği” ve “madımak” olarak bilinen bitkiler ile aynı familyadandır. Çiçekleri arıcılar tarafından bal için önemli bir nektar olması nedeni ile tercih edilmektedir. Günümüzde resveratrol isimli maddenin elde edildiği en önemli bitki olup bu konuda üzümün yerine geçmiştir. Resveratrol özellikle üzümde bol miktarda bulunan sağlık için yararlı bir maddedir. Resveratrol kanser, yaşlanma, kalp ve damar hastalığı gibi birçok hastalıkta yaygın olarak kullanılmaktadır. (Resveratrol başlığı altında daha detaylı bilgi verilmektedir.) Japanese knotweed bağırsak hareketini uyaran ve kabızlık tedavisinde kullanılan emodin isimli maddeyi bol miktarda içermektedir. Emodin, aloe vera”da da bulunmaktadır. Japanese knotweed”in kökleri geleneksel Çin ve Japon tıbbında doğal dışkı yumuşatıcı olarak kullanılmaktadır.
Japonya”da farelerde yapılan bir çalışmada, “Japanese knotweed”den elde edilen resveratrol ile fare akciğer kanseri tümörlerinde kan damarı oluşumu ve kanser yayılımının engellendiği gösterilmiştir. Ayrıca kanser hücrelerinin genetik şifresini taşıyan DNA molekülünün yapılmasını da engellemektedir.
Laboratuvar çalışmalarında karaciğer ve meme kanseri hücrelerini öldürmektedir. İçinde bulunan maddelerden bir diğeri olan emodin”in de kanser hücrelerini öldürdüğü gösterilmiştir. Bağışıklık sistemini düzenlemekte, kanser gelişimini engellemektedir. Bu sonuçlar “Japanese knotweed”in kanser tedavisinde tamamlayıcı olarak yararlanılabilecek bitkiler arasına alınmasına neden olmuştur.
Kullanım şekli: Fitoterapi kaynaklarında, kanserden korunma için yüzde 20 resveratrol ile standardize edilmiş japanese knotweed ekstraktlarından 30-50 mg/gün, kanser tedavisi için 300-500 mg/gün kullanılması önerilmektedir.
Dikkat edilmesi gerekenler:
Faydalı olduğu kanser türleri: Akciğer, karaciğer ve meme.
Japanese knotweed”in bilimsel adı “polygonum cuspidatum” olup Japonya, Çin ve Kore gibi Doğu Asya ülkelerinin doğal bitkisel örtüsünde yaygın olarak bulunmaktadır. Kuzukulağıgiller familyasından bir bitkidir. Ülkemizde “çobandeğneği” ve “madımak” olarak bilinen bitkiler ile aynı familyadandır. Çiçekleri arıcılar tarafından bal için önemli bir nektar olması nedeni ile tercih edilmektedir. Günümüzde resveratrol isimli maddenin elde edildiği en önemli bitki olup bu konuda üzümün yerine geçmiştir. Resveratrol özellikle üzümde bol miktarda bulunan sağlık için yararlı bir maddedir. Resveratrol kanser, yaşlanma, kalp ve damar hastalığı gibi birçok hastalıkta yaygın olarak kullanılmaktadır. (Resveratrol başlığı altında daha detaylı bilgi verilmektedir.) Japanese knotweed bağırsak hareketini uyaran ve kabızlık tedavisinde kullanılan emodin isimli maddeyi bol miktarda içermektedir. Emodin, aloe vera”da da bulunmaktadır. Japanese knotweed”in kökleri geleneksel Çin ve Japon tıbbında doğal dışkı yumuşatıcı olarak kullanılmaktadır.
Japonya”da farelerde yapılan bir çalışmada, “Japanese knotweed”den elde edilen resveratrol ile fare akciğer kanseri tümörlerinde kan damarı oluşumu ve kanser yayılımının engellendiği gösterilmiştir. Ayrıca kanser hücrelerinin genetik şifresini taşıyan DNA molekülünün yapılmasını da engellemektedir.
Laboratuvar çalışmalarında karaciğer ve meme kanseri hücrelerini öldürmektedir. İçinde bulunan maddelerden bir diğeri olan emodin”in de kanser hücrelerini öldürdüğü gösterilmiştir. Bağışıklık sistemini düzenlemekte, kanser gelişimini engellemektedir. Bu sonuçlar “Japanese knotweed”in kanser tedavisinde tamamlayıcı olarak yararlanılabilecek bitkiler arasına alınmasına neden olmuştur.
Kullanım şekli: Fitoterapi kaynaklarında, kanserden korunma için yüzde 20 resveratrol ile standardize edilmiş japanese knotweed ekstraktlarından 30-50 mg/gün, kanser tedavisi için 300-500 mg/gün kullanılması önerilmektedir.
Dikkat edilmesi gerekenler:
- İçinde bulunan emodin maddesinin dışkı yumuşatıcı özelliklerinin olması nedeni ile uzun süreli kullanılması bağırsak alışkanlığında bozukluğa ve sıvı-elektrolit dengesizliğine neden olabilir.
- Resveratrol maddesinin dişilik hormonu olan östrojene benzer etkilerinin bulunması nedeni ile hormon reseptörü pozitif meme kanseri olan hastaların kullanmamaları önerilir.


NA’dan RNA’ya genetik bilginin aktarımını, sitokin üretimini ve hücre sağkalımını kontrol eden bir protein kompleksidir.












Yorum yap