Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Yapışkan Andız Otu, Kanser otu, inula viscosa,

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • #16

    www.scholarsresearchlibrary.com adresinden ulaşabilirsiniz

    Konstantin, Cezayir'den gelen Inula viscosa (L.) Ait. (Asteraceae) Esansiyel Yağlarının Kimyasal Bileşimi ve Antibakteriyel Etkinliği

    Berhail Boudouda H1, Benmerache A1, Chibani S1, Kabouche A1, Abuhamdah S2, Semra Z1,3, Kabouche Z1*

    1Université de Constantine 1, Département de chimie, Laboratoire d’Obtention de Substances
    Thérapeutiques (LOST), 25000 Constantine, Algeria.
    2 Doğal Ürünler Laboratuar Odası 253, kimya bölümü, Ürdün Üniversitesi, Amman
    11942, Ürdün
    3CHUC Benbadis-Constantine, service de Bactériologie, 25000 Constantine, Algeria


    ÖZ
    Ain El-Bey (Güney Konstantin) bölgesinde toplanan I. viscosa (L.) Ait.'in havadaki taze kısımlarının hidrodamıtılmış esansiyel yağları, ana bileşenler olarak (25.3%), izokostik asit (10.1%), kostik asit (8.0%), neo-intermedeol (6.4%) ve karyofilin oksit (5.5%) ile karakterize olmuştur. Hamma-Bouziane (Kuzey Konstantin) bölgesinden toplanan I. viscosa (L.) Ait.'in havadaki taze kısımlarının hidrodamıtılmış esansiyel yağları temelde izokostik asit (25.1%), kostik asit (15.2%), nerolidol (9.6%), linoleik asit (9.1%), neo-intermedeol (7.5%) ve fokienol (7.2%) ile temsil edilmiştir. Mevcut kompozisyonlar dünya çapında yetişen türlere dair rapor edilenlerden oldukça farklıdır. Ain El-Bey'de toplanan bitkinin esansiyel yağı K. pneumoniae (24mm), P. aeruginosa ATCC (21mm), P. aeruginosa HS (21mm), E. coli ATCC (20mm) ve E. coli HS (20mm) büyümesini ciddi oranda inhibe ederken, Hamma Bouziane'de yetişen türün esansiyel yağı P. aeruginosa ATCC (21mm), P. aeruginosa HS (21mm) ve K. pneumoniae (20mm) karşısında iyi antibakteriyel etki göstermektedir.

    Anahtar Kelimeler: Inula viscosa (L.) Ait., Asteraceae, Esansiyel yağ, Antibakteriyel etki


    GİRİŞ
    Inula viscosa (L.) Ait. (Asteraceae) (eş anlamlı isim: Dittrichia viscosa), yerel adıyla magramen, Akdeniz bölgesinde yaygın şekilde dağılmış bir otsu çok yıllık bitkidir. Kuzey Afrika halk hekimliğinde şeker hastalığı ve iltihap tedavisinde kullanılmaktadır [1]. Inula viscosa (L.) Ait'in havada kalan kısımlarının kurutulup toz haline getirilmiş özütlerinde çeşitli biyolojik özellikler ve seskiterpen asitleri rapor edilmiştir [2, 8]. Akdeniz bölgesinde farklı ülkelerde yetişen I. viscosa (L.) Ait'in esansiyel yağlarının bileşimi araştırılmıştır [9, 17]. Asteraceae [18, 28] üzerine yaptığımız çalışmaların devamı olarak burada Hamma-Bouziane (Kuzey Konstantin) ile Ain El-Bey (Güney Konstantin) alanlarında yetişen Cezayir türleri I. viscosa (L.) Ait [29] esansiyel yağlarının GC/MS analizleri ve antibakteriyel etkisi hakkında rapor sunmaktayız.
    MATERYALLER VE YÖNTEMLER
    Bitkisel materyal
    Kasım 2011 tarihinde Hamma-Bouziane (Kuzey Konstantin) ile Ain El-Bey (Güney Konstantin) alanlarında yetişen I. viscosa (L.) Ait.'in havada kalan taze kısımları toplanmıştır. Delil numunesi Mentouri-Üniversitesi, Konstantin-Cezayir herbaryumundadır (LOST Iv ham/11/11 ve LOST Iv ain/11/11, sırasıyla).

    Özütleme
    İngiliz Farmakopesine göre Clevenger tip aparat içinde 3 saat boyunca Hamma-Bouziane (Kuzey Konstantin) ve Ain El-Bey (Güney Konstantin) alanlarında yetişen I. viscosa (L.) Ait'in (200g) havadaki taze kısımlarının hidrodamıtılması, sırasıyla sarı esansiyel yağlardan 8.0 ve 10.0 % (w/w) sağlamıştır.

    Gaz kromatografisi: GC analizi, çapraz bağlı VF5-MS kolonu (30 m × 0.25 mm, film kalınlığı 0.25 µm) ile donatılmış bir Varian CP3800 gaz kromatografında gerçekleştirilmiştir. Fırın sıcaklığı 5 dakikalığına 60°C'de izotermal olarak programlanmıştır ve ardından 5°C/dk'da 275°C'ye arttırılmış ve bu sıcaklıkta 5 dakika tutulmuştur. 1 ml/dk oranında taşıyıcı gaz olarak helyum kullanılmıştır.

    Gaz Kromatografisi-Kütle Spektrometrisi
    GC/MS, bir Saturn 2200 kütle seçici detektör ile gerçekleştirilmiştir. Operasyon koşulları, analitik GC için olanlarla aynıdır. MS operasyon parametreleri şu şekildeydi: 0.1 µ L ham petrol, dietil eter (40%) ile karıştırıldı; iyonizasyon potansiyeli, 70 ev; iyonizasyon akımı, 2 A; iyon kaynağı sıcaklığı, 200ºC; çözünürlük, 1000. tarama süresi, 5 s; tarama kütlesi aralığı, 40–400 u; bölünme oranı, 1:50; çizgisel hız, 30.0 cm/sn. Nispi yüzde miktarları, düzeltme faktörleri kullanılmaksızın zirve noktasından hesaplanmıştır.

    Bileşenlerin tanımlanması: Esansiyel yağ bileşenleri, (normal alkanların homolog serisine referans ile belirlenen) tutma endekslerine dayalı olarak ve literatürde rapor edilen kütlesel spektral fragmantasyon modellerine kıyasla [30, 31] ve esas bileşimler ile tanımlanmıştır.

    Antibakteriyel etki
    Test edilen mikroorganizmalar: Esansiyel yağlar ayrı ayrı bir seri bakteri karşısında kullanılmıştır: Escherichia coli ATCC 25922, Escherichia coli, Staphylococcus aureus ATCC 25923, Staphylococcus aureus, Pseudomonas aeruginosa ATCC 27853, Pseudomonas aeruginosa, Enterobacter aerogenes, Klebsiella pneumoniae, Proteus mirabilis ve Streptococcus a-hemolytic. Referans suşlar (Cezayir ) Pasteur Enstitüsünden alınmıştır. Hastanedeki diğer suşlar (HS) geleneksel yöntemlerle (klinik izolasyon) Konstantin, Benbadis Hastanesi bakteriyoloji laboratuarından elde edilmiştir.

    Hassaslık testleri: Esansiyel yağa bakteriyel suşların hassaslığı, disk difüzyon yöntemi kullanılarak ve Klinik Laboratuar Standartları Ulusal Komitesi (NCCLS) tarafından rapor edilen antibiyogram inhibisyon alanlarının kıyaslanmasıyla incelenmiştir. Taze hazırlanmış esansiyel yağ içeren diskler, antibakteriyel etki analizlerinde kullanılmıştır. İnhibisyon alanlarının çapları ölçülmüş ve NCCLS tarafından öne sürülenlerle kıyaslanmıştır (hassasiyet P≥15 mm). Suşların esansiyel yağlara karşı hassasiyete ayrıca agar seyreltme yöntemiyle değerlendirilmiştir; esansiyel yağın farklı konsantrasyonları Mueller-Hinton agar plakalarına katılmıştır (hassasiyet MIC ≤32 lg/ml). Minimum inhibitör konsantrasyon (MIC), kuluçka sonrası hiçbir koloninin gözlemlenmediği konsantrasyon olarak tanımlanmıştır [32]. Agar plakaları, bakteriyel süspansiyon ile hazırlanmış ve aşılanmıştır. 37 °C'de 18–24 saatlik kuluçka sonrasında inhibisyon alanları ölçülmüş ve ortalaması alınmıştır. Denemeler üç kere yapılmıştır. Esansiyel yağların MIC'leri ayrıca agar seyreltme yöntemiyle belirlenmiştir.

    SONUÇLAR VE TARTIŞMA
    GC/MS analizleri: Ain El- Bey (Güney Konstantin)'de toplanan I. viscosa (L.) Ait.'in havadaki taze kısımlarının sarımsı hidrodamıtılmış esansiyeli, %10 randımanla elde edilmiştir ve ana bileşenler olarak (Tablo 1) nerolidol (25.3%), izokostik asit (10.1%), kostik asit (8.0%), neo-intermedeol (6.4%) ve karyofilin oksit (5.5%) ile, esansiyel yağın %85.2'sini temsil eden 34 bileşimle karakterize edilmektedir. Hamma-Bouziane (Kuzey Konstantin)'de toplanan I. viscosa (L.) Ait. 'in havadaki taze kısımlarının hidrodamıtılması, sarımsı esansiyel yağdan %8 randıman sağlamıştır. Esansiyel yağın %84.5'ini temsil eden 23 bileşim tanımlanmıştır. Tablo 1'de, izokostik asit (25.1%), kostik asit (15.2%), nerolidol (9.6%), linoleik asit (9.1%), neo-intermedeol (7.5%) ve fokienol (7.2%) ile esasen temsil edilen bu yağın yüzdesel kompozisyonu gösterilmektedir. Bu analizlere bakıldığında, Hamma- Bouziane (Kuzey Konstantin)'de toplanan bitkinin esansiyel yağında kostik asit, izokostik asit, linoleik asit, neo- intermedeol ve fokienol daha yüksek yüzdelerde görülürken, Ain El-Bey (Güney Konstantin)'de toplanan bitkilerin esansiyel yağında nerolidol daha fazla görülmektedir. Karyofilin oksit, sadece Ain El-Bey’deki bitkinin esansiyel yağındaki ana bileşen olarak görülmektedir. İzokostik ve kostik asitlerin Inula türünün esansiyel yağının ana bileşenleri olması ilk kez görülmektedir. Bu seskiterpen asitler, Inula viscosa (L.) Ait'in kurutulup toz haline getirilmiş havadaki kısımlarının hidroalkolik özütünden izole edilmişlerdir [7]. Ayrıca sırasıyla İspanya [11] ve Fransa'da [9] yetişen I. viscosa (L.) Ait.'in rapor edilmiş esansiyel yağlarında Fokienol (38.8, 8.6%) ve nerolidol (7.6, 2.6%) tespit edilmiştir. Mevcut kompozisyonlar 12-carboxyeudesma-3,11(13)-diene (28.9 ve 56.8%, sırasıyla) ile esasen temsil edilmekte olan ve iki yöntemle (hidrodamıtma ve buharla damıtma) özütlenen, Sidi Rezine köyünde (Cezayir'in Güneyinde) yetişen Cezayir türü I. viscosa'nın yapraklarının esansiyellerinden rapor edilenlere göre farklılık göstermektedir [15].

    Sidi Rezine kaynaklı hidrodamıtılmış yağ ayrıca linoleik asidin (7.8%) ana varlığıyla karakterize olmaktadır; ve bu, esasen Hamma-Bouziane (9.1%) 'de toplanan mevcut I. viscosa esansiyel yağında mevcuttur.

    Tablo 1. I. viscosa (L.) Ait. esansiyel yağlarının kimyasal kompozisyonu
    No Bileşikler a RI b Kompozisyon yüzdesi c Kompozisyon yüzdesi d
    1 2-Methylpentanene-2-thiol 862 1.5 -
    2 -Terpinene 913 0.1 -
    3 Fenchyl alcohol 1122 0.1 -
    4 Isomenthone 1159 0.3 -
    5 Borneol 1180 1.6 -
    6 Dihydroedulan II 1284 0.1 -
    7 Dihydroedulan I 1286 0.9 -
    8 Bornyl acetate 1289 0.9 -
    9 Theaspirane B 1302 0.1 -
    10 -Ionone 1408 0.5 -
    11 Isocaryophyllene 1421 - 0.1
    12 Aromadendrene 1441 0.4 -
    13 Cabreuva oxide B 1466 0.1 -
    14 -Selinene 1489 - 0.1
    15 -Selinene 1498 0.4 -
    16 -Cadinene 1514 - 0.1
    17 -Cadinene 1523 - 0.1
    18 Nerolidol 1531 25.3 9.6
    19 Selena-3,7(11)-diene 1540 - 0.1
    20 cis-Dracunculifoliol 1541 - 0.9
    21 Spathulenol 1578 0.2 -
    22 -Humulene 1579 - 2.2
    23 Caryophyllene oxide 1583 5.5 0.1
    24 -Copaen-11-ol 1588 0.6 -
    25 Viridiflorol 1590 0.2 -
    26 Fokienol 1596 4.4 7.2
    27 Humulene epoxide II 1604 0.3 0.4
    28 trans-Longipinocarveol 1618 - 0.1
    29 Epiglobulol 1629 0.1 -
    30 -Cadinol 1640 - 0.1
    31 Alloaromadendrene oxide 1641 0.2 -
    32 Cubenol 1647 1.0 -
    33 -Eudesmol 1654 - 0.9
    34 neo-Intermedeol 1658 6.4 7.5
    35 Davanol acetate 1689 2.0 -
    36 cis-Lanceol 1760 - 0.4
    37 6,10,14-Ttrimethyl -
    pentadecan-2-one 1846 1.1
    38 Isocostic acid 1925 10.1 25.1
    39 Costic acid 1930 8.0 15.2
    40 Linoleic acid 2105 3.1 9.1
    41 9-Hexadecenoic acid 2144 1.8 -
    42 Tricosane 2300 1.1 1.0
    43 Tetracosane 2400 2.2 1.9
    43 Pentacosane 2500 2.1 0.4
    44 Hexacosane 2600 2.3 1.9
    Identified compounds Total 85.2 84.5
    aBileşikler RI'lerine göre sıralanmıştır
    bRI (tutma endeksi), VF-5MS sütunu kullanılarak n-alkanlara (C6-C24 ) nispeten ölçülmüştür
    c Ain El-Bey (Güney Konstantin)'de toplanan I. viscosa'nın havadaki taze kısımlarının esansiyel yağı
    dHamma Bouziane (Kuzey Konstantin)'de toplanan I. viscosa'nın havadaki taze kısımlarının esansiyel yağı
    Tablo 2. Inula viscosa (L.) Ait. esansiyel yağlarının antibakteriyel etkisi Mikroorganizma İnhibisyon Alanı (mm) MIC ( g/ml)
    Yağc Yağd Yağc Yağd
    Escherichia coli ATCC 25922 18 16 40 40
    Escherichia coli 20 13 40 80
    Staphylococcus aureus ATCC 43300 21 10 40 80
    Staphylococcus aureus 11 09 80 80
    Streptococcus -hemolitic 15 15 80 80
    Pseudomonas aeruginosa ATCC 27853 21 21 20 20
    Pseudomonas aeruginosa 21 15 20 20
    Enterobacter aerogenes 18 16.5 20 80
    Klebsiella pneumonia 24 20 32 40
    Proteus mirabilis 19 16 - 40
    c Ain El-Bey (Güney Konstantin)'de toplanan I. viscosa'nın havadaki taze kısımlarının esansiyel yağı (128 g/ml)
    dHamma Bouziane (Kuzey Konstantin)'de toplanan I. viscosa'nın havadaki taze kısımlarının esansiyel yağı (128 g/ml)

    Antibakteriyel etki: Ain El-Bey'de toplanan bitkinin esansiyel yağı K. pneumoniae (24mm), P. aeruginosa ATCC (21mm), P. aeruginosa HS (21mm), E. coli ATCC (20mm) ve E. coli HS (20mm) büyümesini ciddi oranda inhibe ederken, Hamma Bouziane'de yetişen türün esansiyel yağı P. aeruginosa ATCC (21mm), P. aeruginosa HS (21mm) ve K. pneumoniae (20mm) karşısında iyi antibakteriyel etki göstermektedir. Birinci yağın daha yüksek sayıda mikroorganizma karşısında daha fazla antibakteriyel etkisi olduğu gözükmektedir. Bu, test edilen yağların bileşimlerindeki fark ile açıklanabilir (Tablo 2).

    SONUÇ

    Ain El-Bey (Güney Konstantin)'de toplanan I. viscosa (L.) Ait.'in havada kalan taze kısımlarının hidrodamıtılmış esansiyel yağları esasen nerolidol, izokostik asit, kostik asit, neo-intermedeol ve karyofilin oksit ile temsil edilmekteydi. Hamma-Bouziane (Kuzey Konstantin) bölgesinden toplanan I. viscosa (L.) Ait.'in havadaki taze kısımlarının hidrodamıtılmış esansiyel yağı; izokostik asit, kostik asit, nerolidol, linoleik asit, neo-intermedeol ve fokienol ana bileşenleri ile karakterize olmaktadır. Bu araştırma kapsamında; karyofilin oksit özellikle Ain El-Bey (Güney Konstantin)'de toplanan bitkinin ana bileşeni iken, izokostik ve kostik asitler ile neo-intermedeol Kuzey ve Güney Konstantin'de yetişen bitkinin mevcut esansiyel yağlarına özgü gözükmektedir. Karyofilin oksidin yüksek sayıda mikroorganizma karşısında ciddi antibakteriyel etkisi olduğu görülmektedir. Bu; toprak yapısı ve çevre etkisi ile açıklanabilecek şekilde, Cezayir bölgesi veya diğer ülkelerden toplanan türlerden elde edilen yağların önceden rapor edilen kompozisyonlarından farklı olan mevcut esansiyel yağların bileşimlerindeki farklardan kaynaklanıyor olabilir.

    Teşekkürler
    Finansal destekleri için ANDRS (Cezayir) ve MESRS-DG/RSDT (Cezayir) ve teknik yardımlarından ötürü Sayın Abaza'ya (Amman Üniversitesi, Ürdün) minnettarız.

    REFERANSLAR

    [1] Bellakhdar J. Pharmacopée marocaine. Ibis press, France, 1997.
    [2] Abu Zarga M.H, Hamed E.M, Sabri S.S, Voelter W, Zeller K.P. Journal of Natural Products (Doğal Ürünler Dergisi), 1998, 61, 798-800.
    [3] Abu Zarga MH, Sabri SS, Hamed E.M, Khanfar MA, Zeller KP, Atta-Ur- Rahman. Natural Product Research (Doğal Ürün Araştırması), 2002, 17(2), 99-102.
    [4] Alarcon De La Lastra C, Lopez A, Motilva V. Planta medica, 1993, 59, 497-501. [5] Maoz M, Meeman I. Journal of Ethnopharmacology (Etnofarmakoloji Dergisi), 2000, 3, 479-482.
    [6] Susplugas C, Balansard G, Julien J. Planta medica, 1979, 36, 223-252. [7] Ulubelen A, Goren S. Phytochemistry (Bitki kimyası), 1986, 26, 1223 1224.
    [8] Zeggwagh N.A, Ouahidi M.L, Lemhadri A, Eddouks M. Journal of Ethnopharmacology (Etnofarmakoloji Dergisi), 2006, 108, 223–227.
    [9] Blanc MC, Bradesi P, Goncalves MJ, Salgueiro L, Casanova J. Flavour and Fragrance Journal (Tat ve Koku Dergisi), 2006, 21, 324–332.
    [10] Cafarchia C, De Laurentis N, Milillo MA, Losacco V, Puccini V. Parasitologia, 2002, 44, 153-156.
    [11] Camacho A, Fernandez A, Fernandez C, Altarejos J, Laurent R. Greuter. Rivista Italiana, 2000, 29, 3–8. [12] Chahboun J, Casabianca , Jeannot V. Rivista Italiana EPPOS, 1998, 701-707.
    [13] Chiarlo B. Chimica Farmatsia, 1968, 107(6), 370–382.
    [14] De Laurentis N, Losacco V, Milillo MA. Delpinoa n.s, 2002, 44, 115–119.
    [15] Haoui I E, Derriche R, Madani L, Oukali Z. Arabian Journal of Chemistry (Arap Kimya Dergisi), 2012, baskıda ve çevrimiçi.
    [16] Perez-Alonso M.J, Velasco-Negueruela A. Flavour and Fragrance Journal (Tat ve Koku Dergisi), 1996, 11, 349–351.
    [17] Rovesti P. 1930. Rivista Italiana essenze e profumi, 1963, 12, 202-6.
    [18] Nacer A, Bernard A, Boustie J, Touzani R Kabouche Z. Chemistry of Natural Compounds (Doğal Bileşiklerin Kimyası), 2007, 42(2), 230-231.
    [19] Benkiki N, Kabouche Z, Bruneau C. Chemistry of Natural Compounds (Doğal Bileşiklerin Kimyası), 2007, 43(5), 612-613.
    [120] Bensouici C, Kabouche A, Kabouche Z. Chemistry of Natural Compounds (Doğal Bileşiklerin Kimyası), 2012, 48(3), 510-511.
    [21] Boutaghane N, Kabouche A, El-Azzouny AM, Kabouche Z. Chemistry of Natural Compounds (Doğal Bileşiklerin Kimyası), 2008, 44(6),817-818.
    [22] Boutaghane N, Kabouche A, Touzani R, Maklad YA, El-Azzouny AM., Bruneau C, Kabouche Z. Natural
    Product Communications, 2011, 6(2), 251-252.
    [23] Gherboudj O, Benkiki N, Seguin E, Tillequin F, Kabouche Z. Chemistry of Natural Compounds (Doğal Bileşiklerin Kimyası), 2012, 48(3),470-471.
    [24] Kabouche A, Kabouche Z, Touzani R, Bruneau C. Chemistry of Natural Coumpounds (Doğal Bileşiklerin Kimyası), 2010, 45(6), 966-967.
    [25] Khalfallah A, Berrehal D, Kabouche A, Kabouche Z. Chemistry of Natural Compounds (Doğal Bileşiklerin Kimyası), 2012, 48(3), 482-483.
    [26] Lakhal H, Kabouche A, Kabouche Z. Chemistry of Natural Coumpounds(Doğal Bileşiklerin Kimyası), 2011, 46(6), 964-965.
    [27] Mokaddem-Daroui H, Touafek O, Kabouche A, Kabouche Z, Calliste CA, Duroux JL. Chemistry of Natural
    Compounds (Doğal Bileşiklerin Kimyası), 2012, 48(3), 498-499.
    [28] Nacer A, Merza J, Kabouche Z, Rhouati S, Boustie J, Richomme P. Biochemical Systematics and Ecology (Biyokimyasal Sistematikler ve Ekoloji),2012, 43, 163-165.
    [29] Quezel P, Santa S. Nouvelle Flore de l′Algérie et des Régions Désertiques Méridionales. C.N.R.S., Paris, France, 1963.
    [30] Adams RP. Identification of Essential Oil Components by Gas Chromatography/Mass Spectrometry (Gaz Kromatografisi/Kütle Spektrometrisi ile Esansiyel Yağ Bileşenlerinin Tanımlanması), Allured Publishing Co. Carol Stream, Illinois, , 2007, 4th Ed.
    [31] Mc Lafferty FW, Stauffer DB. The Important Peak Index of the Registry of New York. Mass Spectral Data (Kütlesel Spektral Veriler). John Wiley & Son, 1991.
    [32] NCCLS. Performance standards for antimicrobial disk susceptibilities tests (antimikrobiyal disk hassaslık testleri için performans standartları); Villionova, PA, USA: Approch Standard (Yaklaşım Standardı) NCCLS: Publication M2-A5, 1993.
    Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

    Yorum yap


    • #17
      Boumerdes (Cezayir)'de Toplanan Inula Viscosa'nın Antimikrobiyel Etkisine Dair Araştırmalara Katkılar
      Nadjiba CHEBOUTI-MEZIOU

      Öz — Çalışmamız, Inula viscosa'nın biyoaktif maddelerinin (toplam polifenol) antimikrobiyal etkinliğinin değerlendirilmesiyle devam eden bir fitokimyasal araştırmadan oluşmaktadır. Kaydedilen toplam polifenol yapraklar için 13.3 mg EAG / 100g toz ve saplar için EAG 8.15mg / 100g tozdur. Bu sonuçlar yapraklardaki polifenol içeriğinin kollara göre yüksek olduğunu göstermektedir. Staphylococcus aureus ve Enterobacter sp. suşları oldukça hassas gözükmektedir, (25 ± 1.00mm, 1.00mm ± 22) Escherichia coli (9.33 ± 0.33mm), Bacillus thuringiensis (9.66 ± 1.33), Pseudomonas aeruginosa (9.66 ± 1.20), Micrococcus sp.(10.66 ± 0.33mm) Aspergillus niger (9.33 ± 0.33mm) hassas iken, Candida albicans oldukça hassastır (15.66 ± 1.76 mm). Bu yaprakların özütünün test edilen farklı suşlar üzerinde antimikrobiyal etkiler bıraktığı bulunmuştur ancak Klebsiella pneumoniae (0 ± 0 mm) ile Salmonella enterica (0 ± 0 mm) istisnadır veya bu suşların direncini gösterecek şekilde bir inhibisyon alanı goshawks diskleri gözlemlenmemiştir. Gözlemlenen çapa göre Inula viscosa'nın sap özütünden elde edilen polifenollerin antimikrobiyal etkinliği test edilen suşlara göre değişmektedir. Bu özütün Staphylococcus aureus (14.33 ± 0.66mm), Enterobacter sp. (12.33 ± 1.45mm), Bacillus thuringiensis (10 .66 ± 1.45mm) Micrococcus sp. (9.33 ± 0.33mm), Klebsiella pnoumoniae (9 .33 ± 0.88mm) ve Candida albicans (8 ± 1mm) üzerinde antimikrobiyal etkisi olduğu görülmektedir, bu da bu bakterilerin hassas olduğu sonucuna varmamıza yol açmıştır; Escherichia coli (± 0 0), Pseudomonas aeruginosa (0 ± 0) Salmonella enterica (0 ± 0) ve Aspergillus Niger (0 ± 0) mikrobiyal etkinlik göstermemektedir. Bitkilerin kaba özütleri doğal biyoaktif moleküllerin potansiyel kaynağı olarak daha çok ilgi çekmeye başlamıştır. Oksitlenmeye karşı gıdaların korunması için ve bulaşıcı hastalıkların tedavisinde bir alternatif olarak muhtemel kullanımları kapsamında araştırma konusudurlar.

      Anahtar Kelimeler— Antimikrobiyal etki, Inula viscosa ve polifenol.

      I. GİRİŞ
      Tıbbi bitkiler hala yeni ilaçların ilk kaynağı olmaya devam etmektedir.
      Gelecekteki ilaçların geliştirilmesi için gerekli olan yeni moleküllerin keşfinde esas ham madde kaynağı olarak görülmektedirler. [1] Bitki kimyasına dair araştırmalar, uzun geçmişlerine rağmen hala taze bir konu olarak kalmaya devam etmektedir. Bunun esas sebebi, bitkilerin geniş çeşitliliğe sahip biyoaktif moleküllerin önemli bir kaynağı olmalarıdır. Bu bitki materyalleri gıda endüstrisinde, kozmetik ve eczacılıkta kullanılabilecek çoklu faydalar sağlayan çok sayıda molekül içermektedir. Bu bileşimler kumarinleri, alkaloidleri, fenolik asitleri, tanenleri, terpenleri ve flavonoidleri içermektedir.

      Nadjiba CHEBOUTI-MEZIOU, Biyoloji Bölümü, Boumerdes Üniversitesi, Cezayir (UMBB) Mensubiyet : Biyo-çeşitlilik, fizikokimyasal geri kazanım ve yazılım teknolojileri laboratuarı

      Polifenollerde çoklu iyileştirici yararlar vardır, özellikle kanser, kalp damar hastalıkları ve lipit peroksidasyonu ile mücadelede çok önemli role sahiptirler. Bu sebeple ilaç üretiminde yaygın kullanıma sahiptirler. Ayrıca yüksek oranda bitki kaybına yol açabilen çeşitli mikrobiyal saldırılara (özellikle mantar) karşı bitkileri koruma özellikleri vardır [2]. İnsanlar geleneksel olarak küçük hastalıklara, soğuk algınlığı ve öksürüklere veya tüberküloz ile sıtma gibi daha ciddi hastalıklara karşı ellerindeki bitkileri kullanarak tedavi uygulamışlardır. Bir bitkiden ziyade diğerinin kullanılmasında geleneksel tıbba yön veren şey şans, din veya hurafeler değildi. Rahatlatıcılığı ve bitkisel ağrı kesicileri takdir etmelerini sağlayan şey tecrübeydi. İnsan sağlığını iyileştirmek, acıların üstesinden gelmek için tıbbi bitkiler ve nasıl kullanılacaklarına dair bilgiler geliştirdiler. [3] Inula viscosa yıllık, otsu, glandüler ve yapışkan olup güçlü kokuya sahiptir. 50 cm ila 1m yüksekliğe ulaşabilir, sapın tepesinde sarı çiçekli çok büyük başlara sahiptir, yapraklar bütün veya dişli, dar, kıvrımlıdır; sap ampleksikolü daha geniştir; uzun piramidal göbekler halinde mızrak şekilli, oldukça geniş çiçek başları vardır. [4] . Çalışmalara göre [5] Inula viscosa'nın havadaki kısımlarında flavonoidler, seskiterpen asitler ve ester triterpenler bulunmaktadır. Köklerde pek çok bileşik bulunur: Çalılık veya bodur ağaçlarla kaplı alanlar, araziler, hafif ıslak kil ve yol kenarları olmak üzere, Akdeniz kenarı boyunca Kuzey Cezayir'de yaygın bulunan bir bitkidir. Cezayir'de bu bitki, sıtma ile mücadelede, bitki çayları veya banyolarda bir ateş düşürücü olarak halk hekimliğinde kullanılmaktadır [5]. Çalışmamızın amacı, bitkinin farklı kısımlarından elde edilen bu polifenolleri, bileşimdeki temel unsurları bitki içeriği olarak hesaplamak ve antimikrobiyal etkiyi değerlendirmektir).

      II. MATERYALLER VE YÖNTEMLER

      A. Kullanılan bitki materyali
      Kullanılan bitki Boumerdes'de Bouarbi ormanındaki Dellys bölgesinde, Nisan başlangıcında toplanmıştır.

      B. Kullanılan yöntemler
      Yaprakların ve sapların kurutulması:
      Bu araştırma toplanılan yapraklarda ve saplarda su içeriğini azaltmak için yapılmıştır ve böylece, mikro organizmaların çoğalması kısıtlanarak oluşabilecek bozulma reaksiyonları önlenmek istenmiştir. Toplanılan parçalar iki hafta ışıktan korunarak açık havada kurutulmuştur.
      Kurutulmuş yaprakların ve sapların öğütülmesi:
      Yapraklar ve saplar, elektrikli bir öğütücü ile ince toz haline getirilmiştir ve elde edilen toz, sıkıca kapatılmış cam kavanozlarda nemden uzakta depolanmıştır. Toplam polifenolün özütlenmesi için kuru materyal temel materyal olarak kullanılacaktır.
      Katı / sıvı özütleme ilkesi:
      Katı / sıvı özütleme, seçici şekilde sıvı aşamasına aktarılma yoluyla çeşitli içeriği olan bir matrisin katı bileşenini özütleyerek ayırma operasyonudur. Bu çalışmada mutlak metanol ile solvent kullanılmıştır zira metanol, fenolik bileşimlerde en iyi özütleme solventidir. [6] Parçaların alınması:
      Kaba polifenol özütünü içeren şişe tartıldıktan sonra steril gölgeli cam hap kutularının içine konulmuş ve kullanıma kadar buzdolabında 4 ° C 'de tutulmuştur.
      Antimikrobiyal etki değerlendirmesi :
      Özütün antimikrobiyal etkisini değerlendirmede kullanılan yöntem, hassasiyet veya steril diskler kullanılarak orta agar dağılım yöntemidir. Bu yöntemle, test özütü uygulanmış bir disk etrafındaki inhibisyon alanı çapı ölçülerek, antimikrobiyal maddenin inhibisyon etkinliği belirlenir. Bu yöntem yaygın şekilde kullanılmaktadır [7].

      III. SONUÇLAR VE TARTIŞMA

      A. Kurutulmuş kaba özüt randımanı
      Metanol ile maserasyon yöntemiyle, toz haline getirilmiş Inula viscosa'dan (saplar ve yapraklar) fenolik bileşikler özütlendikten sonra, bitki tozunun 10g'sine nispeten buharlaşma öncesindeki ve sonrasındaki özüt kütlesine dayalı olarak kaba polifenol özütü randımanı hesaplanmıştır. Buharlaşma ile elde edilen özüt, koyu kahverengi jelatinimsi bir sıvı görünümdedir.

      TABLO I
      INULA VISCOSA SAP VE YAPRAKLARININ POLİFENOL RANDIMANI
      Boş şişe (g) 157.930 179.506
      Şişe + özüt (g) 161.671 177.778
      Özüt (g) 3.741 1.828
      Randıman % 37.41 17.28
      İki özütteki polifenol içeriği kıyaslandığında, en yüksek değerin yapraklarda (37.41℅) ve daha sonra saplarda (17.28℅) olduğu görülmektedir. Farklı randımanlar arasındaki kıyaslama, özütlenen fenolik bileşimlerin zenginliğini vurgulamaktadır. Elde edilen sonuçlara göre yapraklardaki metanol özütü (37.41℅) saplara göre daha yüksektir (17.28℅)

      Resim 2: Inula viscosa kurutulmuş kaba özütlerinde randıman (%)
      Bu araştırmanın sonuçları, Inula viscosa özütlerinin fenolik bileşikler açısından zengin olduğunu göstermektedir. Bu durumda randıman nispi değildir; özütlemenin yapıldığı yöntem ve koşullara göre değişmektedir. Bu fark, bitki materyalinin doğasından kaynaklanıyor olabilir [8]. Hasat dönemi, şekli ve toplanılan organa göre değişmektedir. Çevresel iklim ve toprak faktörleriyle yakından ilişkilidir. Depolama ve paketleme yöntemi de performansı etkilemektedir [9]. Ayrıca bazı yazarlar da toplam polifenol içeriğinin, flavonoid ve antioksidan kapasitesinin özütleme yönteminden etkilendiğini belirtmektedir [10].

      B. Fenolik bileşiklerin antimikrobiyal etkisinin değerlendirilmesi:
      Inula viscosa'nın yaprak ve saplarından elde edilen özütlerin antimikrobiyal etkisinin değerlendirilmesi, inhibisyon alanlarının (açık alan) çapının ölçülmesiyle yapılmaktadır.
      Bu sonuçlara bakıldığında Staphylococcus aureus ve Enterobacter sp. suşları aşırı hassas (25 ± 1.00 mm, 1.00 mm ± 22) Escherichia coli (9.33 ± 0.33 mm), Bacillus thuringiensis (9.66 ± 1.33) Pseudomonas aeruginosa (9.66 ± 1.20), Micrococcus sp.(10.66 ± 0.33mm) Aspergelgillus niger (9.33 ± 0.33mm) hassas iken, Candida albicans oldukça hassastır (15.66 ± 1.76 mm). Yapraklardan elde edilen özüt, test edilen farklı suşlar üzerinde antimikrobiyal etki sahibi iken Klebsiella pneumoniae (0 ± 0 mm) ve Salmonella enterica (0 ± 0 mm) istisnayı teşkil etmektedir veya bu suşların direncini gösteren inhibisyon alanı ghoshawks diskleri gözlemlenmemiştir.

      TABLO II
      INULA VISCOSE YAPRAKLARINDAN ELDE EDİLEN POLİFENOL ÖZÜTÜNÜN ANTİMİKROBİYAL ETKİ SONUÇLARI
      Mikrobiyal
      suş
      Ortalama
      (mm)
      Alan
      (mm2)
      İnhibisyon
      katsayısı
      Escherichia coli 9 .33±0,33 136.7
      3
      1.36
      Bacillus
      thuringiensis
      9.66±1,33 146.5
      7
      1.46
      Pseudomonas
      aeruginosa
      9.66±1,20 146.5
      7
      1.46
      Micrococcus sp. 10.66±0.33 178.4
      9
      1.78
      Salmonelle
      enterica
      0±0 0 0
      Staphylococcus
      aereeus
      25±1.00 981.4
      7
      9.81
      Klebsiella
      pneumonias
      0±0 0 0
      Enterobacter
      sp.
      22±1.00 760.2
      6
      7.60
      Aspergillus
      niger
      9.33±0.33 136.7
      3
      1.36
      Candida
      albicans
      15.66±1.7
      6
      385.2
      1
      3.85
      TABLO III
      INULA VISCOSE SAPLARINDAN ELDE EDİLEN POLİFENOL ÖZÜTÜNÜN ANTİMİKROBİYAL ETKİ SONUÇLARI
      Mikrobiyal
      suş
      Ortalama
      (mm)
      Alan
      (mm2)
      İnhibisyon
      katsayısı
      Escherichia coli 0±0 0 0
      Bacillus thuringiensis 0.66±1.45 178.49 1.78
      Pseudomonas aeruginosa 0±0 0 0
      Micrococcus sp. 9.33±0.33 136.73 1.36
      Salmonelle enterica 0±0 0 0
      Staphylococcus aureus 14.33±0.66 322.56 322
      Enterobacter sp. 12.33±1.45 238.88 238
      Klebsiella pneumoniae 9.33±0.88 136.73 1.36
      Aspergillus niger 0±0 0 0
      Candida albicans 8±1 100.53 1.00
      Gözlemlenen çapa bağlı olarak saplardan özütlenen polifenollerin antimikrobiyal etkisi, test edilen suşa göre değişmektedir. Bu özütün Staphylococcus aureus means (14.33 ± 0.66mm), Enterobacter sp.(12.33 ± 1.45mm), Bacillus thuringiensis (10.66 ± 1.45mm); Micrococcus sp.(9.33 ± 0.33mm), Klebsiella pnoumoniae (9 .33 ± 0.88mm) ve Candida albicans (8 ± 1mm) üzerinde antimikrobiyal etkisi olduğu görülmekte iken, Escherichia coli (0 ± 0) Pseudomonas aeruginosa (0 ± 0) Salmonella enterica (0 ± 0) ve Aspergillus niger (0 ± 0) suşları dirençlidir (Resim 3). Ancak sonuçlar, polifenollerin özütleri ile suşların hassasiyetini gösteren, Staphylococcus aureus, Escherichia coli ve Psendomonas aeroginosa üzerine yapılan çalışma ile benzerdir [11]. 1998'deki diğer yerlerde, %90 değerlendirilen bir bakteriyal hassasiyet not edilmiştir [12]. Bu sonuçların ışığında, antibakteriyel ve antifungal etkilerin, bitkinin havada kalan kısımlarını teşkil eden polifenollerin etkisi sayesinde elde edildiğini söyleyebiliriz.

      Flavonoidler gibi polifenollerin [13 ve 14] ciddi antibakteriyel özelliğe sahip maddeler oldukları raporlanmıştır [13 ve 14]. Dolayısıyla bu çalışmanın sonuçları, Gram+ bakterilerinin gram- bakterilerinden daha hassas olduğunu onaylayan yazarın [15] çalışmasıyla tutarlılık göstermektedir. Bu sonuçlara göre, özüt veya konsantrasyon olduğuna bakılmaksızın, Gram- bakterileri güçlü dirence sahiptir. Direnç şaşırtıcı değildir; bu, çoğu biyosidi geçirmeyen dış membranlarının doğasıyla ilişkili bir durumdur [16].

      Resim 3: Yaprakların ve sapların antimikrobiyal etkisinin kıyaslanması
      IV. RESULT
      Çalışmanın tamamlanması itibariyle, Inula viscose 'nin, saplarda ve yapraklarda bulunan polifenoller gibi tıbbi maddelerin pek çoğunu geliştiren tıbbi bir bitki olduğu görülmektedir. Bitkinin diğer organlarında polifenollerin özütlenmesi ve bu çalışmanın diğer biyolojik yönlerden tamamlanması arzu edilmektedir.
      REFERANSLAR
      [1] N. Maurice “De l’herboristerie d’autant à la phytothérapie moléculaire du XXieme siècle”. Ed. Lavoisier. Paris, 12 p. 1997.
      [2] J. Brunton, “Pharmacognosie : Phytochimie, Plantes Médicinales”. 3ème
      édition Lavoisier Techniques & Documentation (Teknikler ve Dokümantasyon), Paris, Pp. 263-491.
      1999.
      [3] P. Iserin “Encyclopedia des plantes médicinales ”. Larousse. 321 p.
      2001.
      [4] P. Quezel and S. Santa. “Nouvelle flore de l’Algérie et des régions désertiques Méridionales. Centre national de la recherche scientifique ”,. Tome 2. Pp. 218-940. 1963.
      [5] S. Benayache, F. Banayache, I.H. Dendough, and M. Jay. “Les Flavonoïdes de Inula viscosa L. Plantes médicinales et phytotherapie”,.Tome 25, n° 4. Pp. 170-176. 1991.
      [6] P. Ribereau-Gayon. “Les composes phénoliques des végétaux”,. Ed.
      Dunaud, Paris. 254 p. 1964.
      [7] D. Cavalloj, H. Chardon, Chidias, C. Choutet et P. Courvalinp. “Communiqué de la comité Française de l’Antibiogramme”. 2eme Ed. Société Française de Microbiologie, Pp. 65-145. 2006.
      [8] J. Smadja. “In Essential oils and aromas green. Extraction and application (Esansiyel yağlar ve aromalar: yeşil özütleme ve uygulama)”, (Ed. F. Chemat), Har Krishan Bhalla and sons, Dehradun, Pp. 122-146. 2009.
      [9] H.H. Lee, L.L. Yang, C.C. Wang, S.Y. Hu, S.F. Chang, and Y.H. Lee. “Differential effects of natural polyphenols on neuronal survival in primary cultured central neurons against glutamate- and glucose deprivation-induced neuronal death “. Brain Research ("Glutamat ve glukoz yoksunluğuyla tetiklenen nöronal ölüm karşısında primer kültürlenmiş merkezi nöronlarda nöronal hayatta kalma üzerine doğal polifenollerin farklı tesirleri". Beyin Araştırması) : Pp. 103–113.
      2003.
      http://dx.doi.org/10.1016/S0006-8993(03)03197-4
      [10] S. Athamena, I. Chalghem, A. Kassah-Laouar , S. Laroui et S. Khebri. “ activite anti-oxydante et antimicrobienne d’extraits de Cuminum cyminum L.“, Lebanese Science Journal, Vol. 11, n° 1.1, 2010.
      [11] Y. Hamdi Pacha, M. Benazzouz, H Belkhiri, Z., M. Chari Serakta et L.
      Bensgni “Effet cicatrisant de Lawsonia inermis L. (Henné) cas des

      brûlures de 3ème degré“. Revue Méd. Pharm. Afr., 11-12: Pp. 151-155.
      1997.
      [12] S.S. Ali, N. Kasoju, A. Luthra, A. Singh, H. Sharana, A. Basava, Sahu, and U. Bora, “Indian médicinal herbs as sources of antioxydants (Antioksidan kaynakları olarak Hint şifalı bitkileri)“.Food Res Int, 41: Pp.1-15. 2008. http://dx.doi.org/10.1016/j.foodres.2007.10.001
      [13] B. Shan, Y.Z. Cai, J.D. Brooks and H. Corke “The in vitro antibacterial activity of dietary spice and medicinal herb extracts (Şifalı bitki özütleri ile diyetetik baharatların in vitro antibakteriyel etkinliği). “, International J Food Microbiology, Pp. 112-117. 2007. http://dx.doi.org/10.1016/j.ijfoodmicro.2007.03.003
      [14] T. Askun, G. Tumen, , F. Satil, and M. Ates “In vitro activity of methanol extracts of plants used as spices against Mycobacterium tuberculosis and other bacteria (Mikobakteriym tüberküloz ve diğer bakteriler karşısında baharat olarak kullanılan bitkilerin metanol özütlerinin in vitro etkinliği)“, Food Chem 116: Pp. 289-294. 2009. http://dx.doi.org/10.1016/j.foodchem.2009.02.048
      [15] Z. Mohammedi : “Etude du pouvoir antimicrobien et antioxydant des huiles essentielles et flavonoïdes de quelques plantes de la région de Tlemcen “, , Thèse de magister, Univ. Abou Bekr Belkaid Tlemcen.
      2006.
      [16] J.L. Fauchere, et J. L. Avril. “Bactériologie générale et médicale“. Ed.
      Ellipses.Tome 1 Paris, 214 p. 2002.
      Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

      Yorum yap


      • #18
        Dittrichia viscosa L., lipit ekstraktını bırakır: Antifungal ve antienflamatuar özelliklere sahip keşfedilmemiş esansiyel yağ asitleri ve tokoferoller kaynağı

        Yazar bağlantıları açık bindirme paneliWafa Rhimi a bIssam Ben Salem bRoberta Iatta cHedia Chaabane dMouldi Saidi bAbdennacer Boulila dClaudia Cafarchia c
        Daha fazla göster
        https://doi.org/10.1016/j.indcrop.2018.01.032Hak ve içerik alın Önemli

        D. viscosa'nın lipitleri , zengin esansiyel yağ asidi kaynağı olarak düşünülebilir . • D. viscosa'da lipid ekstraktının yaprakları bırakılarak ilginç tokoferoliçerikleri bulunmuştur . • Azol duyarlılığı düşük mayalara karşı mükemmel bir aktivite gözlemlenmiştir. • İyi bir anti-enflamatuar etki gözlendi. • Biz Lipidler kullanabilirsiniz D. viscosa dirençli azoller kontrol etmek Candida ve Malassezia sp. soyut

        Dittrichia viscosa L., biyoaktif bileşikler bakımından zengin, yeterince kullanılmayan türler olarak kabul edilir. Fitokimyasal bileşenlere ve bunların biyoaktivitelerine odaklanan önceki araştırmalar sıklıkla gerçekleştirilmiştir, ancak D. viscosa'nın yağ asidi bileşimi hakkındaki veriler lipid özütünü (LLE) bırakır ve bunların antifungal ve antienflamatuar aktiviteleri azdır.

        Bu çalışmada, D. viscosa LLE'nin yağ asitleri profili ve tokoferollerinin bileşimi, gaz kromatografisi (GC-FID), gaz kromatografisi-kütle spektrometrisi (GC-MS) ve yüksek performanslı sıvı kromatografisi (HPLC) kullanılarak değerlendirildi. Antifungal aktivite, Candida spp'nin minimum inhibitör konsantrasyonunu (MIC) ve minimal fungisit konsantrasyonunu (MFC) ölçerek belirlendi . ve Malassezia spp. suşları ve elastaz inhibitör aktivitesini ölçerek anti-enflamatuar etki.

        Linoleik ve linolenik asitler en bol bulunan esansiyel yağ asitleriyken, a-tokoferol ve cop-tokoferol en baskın tokoferollerdir. LLE, düşük azol duyarlılığı olan mayalara karşı mükemmel antifungal aktivite (yani, Malassezia spp. Ve Candida krusei ) ve 10 mg LLE kullanılarak elastaz aktivitesinin inhibisyonunun% 72.9'una ulaşan iyi bir anti-enflamatuar etki göstermiştir.

        Sonuçlar, D. viscosa yapraklarının lipid özütünün, esansiyel yağ asitlerinin (linoleik ve linolenik asitler) ve tokoferollerin (α-tokoferol ve δ-tokoferol) istisnai bir kaynağı olarak değerlendirilebileceğini ve bu ekstrenin önemli değerini ortaya koyduğunu göstermektedir Candida ve Malassezia enfeksiyonlarının yanı sıra inflamatuar hastalıkları kontrol altına almak için yeni bir kaynak olarak.

        Yorum yap


        • #19
          Dittrichia viscosa L. leaves lipid extract: An unexploited source of essential fatty acids and tocopherols with antifungal and anti-inflammatory properties

          Author links open overlay panelWafaRhimiabIssamBen SalembRobertaIattacHediaChaabanedMouldiSaidibAbdennacerBouliladClaudiaCafarchiac
          Show more
          https://doi.org/10.1016/j.indcrop.2018.01.032Get rights and content Highlights

          • Lipids of D. viscosa can be considered as rich source of essential fatty acid. • Interesting contents of tocopherols were found in D. viscosa leaves lipid extract. • An excellent activity against yeasts with low azoles susceptibilities was observed. • A good anti-inflammatory effect was observed. • We can use Lipids of D. viscosa to control azoles resistant Candida and Malassezia sp. Abstract

          Dittrichia viscosa L. is considered underexploited species rich on bioactive compounds. Previous investigations focused on phytochemical constituents and their bioactivities have been frequently carried out but the data on fatty acid composition of D. viscosa leaves lipid extract (LLE) and on their antifungal and anti-inflammatory activities are scant.

          In this study, the fatty acids profile and tocopherols composition of D. viscosa LLE were assessed by using gas chromatography (GC-FID), gas chromatography-mass spectrometry (GC–MS) and by high-performance liquid chromatography (HPLC). The antifungal activity was determined by measuring the minimal inhibitory concentration (MIC) and minimal fungicidal concentration (MFC) of Candida spp. and Malassezia spp. strains and the anti-inflammatory effect by measuring the elastase inhibitory activity.

          The linoleic and linolenic acids were the most abundant essential fatty acids while α-tocopherol and δ-tocopherol were the most dominant tocopherols. LLE showed excellent antifungal activity against yeasts with low azole susceptibilities (i.e., Malassezia spp. and Candida krusei) and a good anti-inflammatory effect reaching a 72.9% of inhibition of elastase activity using 10 mg of LLE.

          The results show that lipid extract of D. viscosa leaves could be considered as an exceptional source of essential fatty acids (i.e., linoleic and the linolenic acids) and tocopherols (α-tocophérol and δ-tocophérol) and suggests the important value of this extract as new source to control Candida and Malassezia infections as well as inflammatory diseases.

          Yorum yap


          • #20
            YAPIŞKAN ANDIZ OTU, ZİMERİT (Inula viscosa Syn: Dittrichia viscosa)

            Son birkaç yıldır eş dost ve okurlarımız kanser hastası olan yakını için “bu bitkinin adı nedir?” diyerek bize danışıyor. Bitkinin fotoğrafını çekip gönderen de, bitkinin kuru veya tazesini bulup getiren de oluyor. Konu, Manisa Akhisar’lı Hasan Alemdar ve Lütfü Acet amcaların kendilerinin iyileşmesine vesile olan bitkiyi, 20 küsur yıldır, çevreden toplayıp ücretsiz olarak göndermeleri ile gündeme geldi. Medyada da “20 günde kanseri iyileştiren ot” diye yer bulunca haberin yayılması zor olmadı. Haberler sonrası sağlık müdürlüğü yetkililerince, Hasan ve Lütfü amca “Ücretsiz dahi olsa ruhsatsız bu işi yapamazsınız!” diye uyarılmış. Hâlbuki yetkililer, bitkinin etkinliğini, ilgili üniversiteler ve kurum kuruluşlarla araştırma yoluna gitselerdi insanlık adına hayırlı bir yol olmaz mıydı? Yani hemen yasaklamak yok saymak yerine, meseleyi anlamaya çalışmak sanırım bir daha Dr. Ziya Özel örneği yaşamamak adına ülkemiz adına da daha hayırlı olacaktır.
            Yazımızda Hasan ve Lütfü amcaların fark etmemizi sağladıkları bir anduzotu (Inula sp.) türü olan Inula viscosa’yı anlatacağız. Türkçe’de, yapraklarının reçinemsi yapısından dolayı yapışkan anduzotu, halk arasında bitlere karşı kullanılması sebebiyle bitotu, ölülerin kefenlenmesinde kafur yerine kullanılması sebebiyle kefenotu (Sındırgı, Balıkesir), zimerit, sümenit, akıllı sarıot, zimbit ve zinebit isimleriyle bilinir. Yazımızda diğer anduzotlarıyla karıştırılması sebebiyle “zimerit”adını kullandık.


            Bitkilerin yetiştiği alandaki durumu; bitkinin kendi hali (kokusu, dokusu, rengi vb.); etrafındaki çiçeğin, taşın, toprağın, börtü böceğin hali de diğer canlılar gibi bitkilerin kâinatta var olma sebebi hakkında ipucu mahiyetinde bilgiler veriyor. Zimeritotunun yetiştiği doğal alanlarında[1] da bu durumu gözlemleyebilirsiniz. Kaldırım taşlarının arasında, asfalt kenarları, tuzlu, çorak ve kurak alanlarda, orta refüjlerde[2], yol kenarlarındaki yamaçlık taşlık alanlarda etrafındaki bitkilerin hepsinin kuruduğu dönemlerde adeta o güzelim sarı çiçekleri ve parlak yeşil yaprakları ile “ben yaşam kaynağıyım, ve güçlüyüm” diye fark edilir. Hele bir de sıcaklıkların yoğun olduğu rüzgârlı bir havadaysanız yapraklarından yayılan kâfurumsu kokusu ile de durup bakmadan geçemezsiniz. Bitkiyi tanımasanız da etrafındaki her bitki kuruduğu için kokunun kaynağı olarak hemen zimeritle tanışabilirsiniz. Doğal ortamına yakın yerlerde kardeş türü olan Inula graveolens’i de gözlemleyebilirsiniz. Inula graveolens kokusu itibariyle Inula viscosa’yayakın olmakla birlikte daha hoş tatlı kokuludur.

            Zimerit, papatyagiller (Asteraceae) ailesinden çok yıllık 2 metreye kadar boylanabilen, Temmuz’dan Aralık’a kadar sarı renkli çiçekler açan, çok yıllık yarı çalımsı bir bitkidir.

            Çiçekleri tek balına veya birleşik salkım şeklinde olup radyal (ışınsal) simetriye sahiptir.

            Yaprakları mızraksı veya ters mızraksı olup yaprak yüzeyinin yapışkan olmasını sağlayan kısa saplı salgı tüyleri ile kaplıdır. Yaprak kenarları testere dişi şeklinde tırtıklırdır.

            Akdeniz, Ege, Marmara ve Karadeniz’in batı kıyılarında doğal olarak yetişir. Antalya, Balıkesir, Manisa, Çanakkale, Kastamonu, Hatay, Zonguldak, Muğla ve İçel yaygın yetiştiği illerimiz arasındadır.
            İsrail, Avustralya, İtalya, İspanya ve Portekiz’de kültürü yapılmaktadır. İsrail’de bir firma sadece bu bitkiyi üretmekte ve bu bitkiden ürünler geliştirmektedir.
            Nasıl yetiştirilir?

            Akdeniz ikliminin hissedildiği bölgelerde yayılış gösterdiği için bu bölgelerde yetiştiricilik yapılması uygun olur.

            Tam güneş isteyen bir bitki olduğundan açık alanlara dikilmelidir.

            Tohum, kök ayırma ve çelikle çoğaltılabilir.

            Tohum ekim zamanı olarak Mart ortası uygundur.

            Ülkemizde kültür çalışmaları yapılmadığı için verim vb bilgilere sahip değiliz. Burhaniye’de bulunan Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Çiftçi Eğitim Merkezi’mizde bu bitkinin kültür çalışmalarını paylaşacağız.

            Inula viscosa ile hangi ürün grupları yetiştirilebilir?

            Bitkinin tıbbi kullanımının dışında belli başlı özellikleri ile aşağıdaki alanlarda değerlendirilebilir ve bu alanlarda ar-ge çalışmaları yapılarak ürün geliştirilebilir:
            • Köklerinden sarı boya elde edildiğinden boyamacılıkta kullanılabilir.
            • Tarımda fungusit, nematosit ve insektisit özellikleri sebebiyle doğal pestisit olarak kullanılabilir.
            • Bal arılarını çekici olduğundan arıcılıkta kullanılabilir. Bazı ülkelerde Inula viscosa balı üretilmektedir.
            • Temmuz başından Aralık ortalarına kadar çiçeklenmeye devam ettiği, toprak yüzeyinde dolgun bir görüntü oluşturduğu ve su isteği az olduğu için peyzaj bitkisi olarak değerlendirilebilir.
            • Hoş kokulu bir uçucu yağ içerdiğinden tütsü yapımında ve parfümeride kullanılabilir.
            • Çölleşen toprakların iyileştirilmesinde kullanılabilir.
            • Saç bitleri için ürün geliştirilmiş; ülkemizde de yerli kaynaktan saç bitlerine karşı ürün geliştirilebilir.
            • Antimikrobiyal, antifungal ve antibakteriyel özellikleri sebebiyle gıda, kozmetik vb. alanlarda doğal koruyucu ve doğal deodorant şeklinde ürün geliştirilebilir.

            Tıbbi kullanımı

            Drog olarak çiçekli herbası ve çiçekleri (Inula viscosae herba cum flos) tedavide kullanılır.

            Uçucu yağ (izobornil asetat, bornil asetat, karvakrol), flavonoitler (apigenin, hispidulin, ramnositrin, genkvanin) içerir.

            Plinius mide krampları ve kronik öksürükte önermiştir.

            Geleneksel olarak Fas’ta diyabet, hipertansyion ve böbrek hastalıklarında; İsrail’de diyabette; İspanya’da gastro-duedonal hastalıkların tedavisinde kullanılır.

            Anadolu’da halk arasında yaprakları yara üzerine konularak yara tedavisinde kullanılır.

            İçerdiği 1,3-dikafeoylkinik asitin serbest radikalleri doğrudan süpürücü etkili olduğu; kafeik, ferulik ve askorbik asitten daha güçlü antioksidan olduğu rapor edilmiştir. Yine bu maddenin yaşlanmaya bağlı ve rutin dejeneratif hastalıkların tedavisinde potansiyel madde olarak kullanılabildiği bildirilmiştir.

            Uçucu yağı gram pozitif, gram negatif bakterilere ve mayalara karşı da güçlü bir bitkinlik göstermiştir.

            Sulu ekstresi insulin salınımından bağımsız olarak hipoglisemik etki gösterdiği belirtilmiştir.

            Orta derecede antiviral ve antiherpetik etki gösterdiği gözlenmiştir.

            Bileşimindeki flavonoitler sayesinde kanser üzerine etkisinin umut verici olduğu rapor edilmiştir.

            Kas gevşetici, iltihap giderici, ateş düşürücü, iltihap azaltıcı ve antiseptik özellikleri ile de kullanılmaktadır.

            Osteoartrit, anemi, bronşit, kronik öksürük ve tüberküloz tedavisinde de kullanılmaktadır.


            Son söz:

            Bitkinin doğal yayılış alanları genellikle yol kenarları olduğundan olası yol genişletme vb çalışmalarda nesli tehlikesi olabileceğini düşünüyoruz. Bitkinin etkinliği de dikkate alındığında kültüre alınması için çalışmalar yapılmalıdır. İlgili üniversite, araştırma merkezleri, enstitüler ve kurum kuruluşlarla tarım, ilaç, kozmetik vb alanlarda kullanımı ile ilgili ar-ge çalışmaları yapılarak ülkemize ve insanlığa kazandırılmalıdır.

            NazımTanrıkulu

            Balıkesir Büyükşehir Belediyesi

            Kırsal Hizmetler Daire Başkanlığı

            Çiftçi Eğitim Merkezi

            Kaynakça:
            1. Baytop, T. Türkiye’de Bitkilerle Tedavi; Geçmişte ve Bugün. Nobel Tıp Kitabevleri, İstanbul, 1999
            2. Topakçı, N. ve ark. Inula viscosa Yaprak Ekstraktının Pamuk Kırmızı Örümceği (Tetranycus cinnabarinus) a Karşı Bazı Etkileri Üzerine Araştırmalar. Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dergisi, Antalya , 2005
            3. Gökbulut, A. Türkiye’de Yetişen Inula L. Türleri Üzerinde Farmakognozik Araştırmalar (Doktora Tezi). Ankara Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, 2011
            4. Tan, A. Nematisit Etkili Bitkiler ve Bitki Ekstraktları. Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dergisi, 2011

            Yorum yap


            • #21
              Kanser Otu Ve İnula Viscosa Hakkında Bilgiler
              İnula Viscosa Hakkında Yabancı Kaynaklardan Alınan Bigiler

              GİRİŞ
              Topikal ilaç olarak uygulama için doğal olarak oluşan kimyasal bileşiklerin kullanımı ile ilgili araştırmalar kısmen, sentetik aktif maddeler içeren bu tür ürünlerle ilgili muhtemel sağlık riskleri konusunda halkın endişesini arttırmak için motive edilmiştir.
              Sonuç olarak, doğal bileşikler temelinde güvenli ve etkili terapötik ajanlar geliştirmeye yönelik çabalar devam etmektedir.

              Poseidon'daki araştırma, aşağıdakileri gerçekleştirmek için bir keşif programı içerir: (1) halihazırda insan kullanımında olan, endüstriyel veya farmasötik uygulamalara uygun alternatif biyolojik eylemlere sahip olabilecek mevcut doğal bileşikleri tanımlamak; (2) deniz ve karasal flora ve fauna kaynaklı doğal ürünleri tanımlamak.

              I. MENTHOL PROPİLEN GLYCOL KARBONAT
              Mentol, nane nişastasından elde edilen doğal bir üründür. Mentol ve çeşitli izomerleri ve izopulegol, N-etil-p-mentan-3-karboksamid ve p-mentan-3,8-diol gibi analoglar ticarette soğutma maddeleri olarak kullanılır. Bu bileşikler, kozmetik, parfüm, kişisel bakım ürünleri, ağız hijyen ürünleri, şekerleme, sigara, öksürük damlaları, burun içe çekme maddeleri ve benzeri gibi çeşitli ürünlere bir soğuma hissi kazandırmaktadır. Bazı yumuşatıcı ve anti-inflamatuar etkiye sahip olduğu bilinmesine rağmen, etkileri genellikle hafiftir veya çok yüksek konsantrasyonlara ihtiyaç duyar. Mentolün kuvvetli kokusu bu materyalleri bu uygulamalar için kullanmayı zorlaştırdı. Bu nedenle az nane kokusu, ancak yüksek soğutma etkisi olan analogların geliştirilmesinde çok çaba ve önemli başarılar olmuştu. Bu bileşiklerden biri mentol propilenglikol karbonattır (MPC).

              Poseidon bilim adamları tarafından MPC üzerine yapılan son araştırmalar, TPA ile indüklenen enflamatuar yanıtın ve anjiyojenezin inhibisyonunun önemli inhibisyonunu ortaya koymuştur. Karşılaştırma yaparak, mentol, aynı test koşulları altında kayda değer bir anti-inflamatuar etki göstermedi.

              İncir. 1. Mentol (sol) ve MPC (sağ) yapısının karşılaştırılması

              MPC, ABD FEMA (Lezzet ve Üreticiler Birliği) listesinde 3806 sayısı ve JECFA (Gıda Katkı Maddeleri Ortak FAO / WHO Uzman Komitesi) listesinde 444 numaralı olarak bilinen bir GRAS'dır (genelde US FDA tarafından güvenli olarak kabul edilmektedir). 1999'da mentol ve MPC de dahil olmak üzere türevleri üzerine yapılan en son JECFA değerlendirmesi bu bileşiğin gıda ve kozmetikteki bir bileşen olarak güvenliğini tazeledi.

              Anti-İnflamatuar Ajan olarak MPC

              İncir. 2. TPA'nın yol açtığı ödemin (kulak kalınlaşması) farenin kulağı üzerindeki MPC'nin topikal uygulanmasının engellenmesi

              Fare kulak ödemi modeli, bir maddenin anti-inflamatuar etkisini belgeleyen standart bir hayvan test prosedürüdür. Bu testte, farelerde, her farenin bir kulağının hem iç hem dış yüzeyine aseton (2.5μg / kulak) içindeki 10ul TPA'nın (Tetradecnoylphorbol acetate) topik uygulanması yoluyla ödem endüklendi. Aseton ile% 10'luk bir konsantrasyona seyreltilmiş her test bileşiği, 2.5 mg / kulak verecek şekilde TPA uygulamasından hemen sonra iltihaplı fare kulağına topikal olarak uygulandı. Referans ilaç olan indometasin (0.5 mg / kulak), pozitif bir kontrol olarak uygulandı. Her kulak kalınlığı tedavi öncesi ve inflamasyonun indüksiyonundan 4 saat sonra bir mikrometre (Mitutoyo Co.) kullanılarak ölçüldü. Anti-inflamatuar etki, kontrol grubuna göre kulak kalınlığında azalma olarak ifade edildi.

              Mentol ve izomerleri, fare ödem testi kullanılarak anti-inflamatuar etkiler için test edildiğinde, önemli bir etki gözlemedik. Bununla birlikte, MPC aynı testte test edildiğinde, TPA ile indüklenen fare kulak ödeminde çarpıcı bir inhibisyon bulundu. Bu etki MPC'nin (bu çalışmada HR-008 olarak anılacaktır)% 2 ve% 10'luk topikal uygulama ile daha da test edilmiştir. Veriler Şekil 2'de sunulmaktadır. Çalışma, etanolde% 2'lik bir MPC çözeltisinin uygulanmasıyla kulak kalınlığının yaklaşık% 30'unda bir azalma ve% 10'luk bir MPC çözeltisi kullanılarak% 50'lik bir azalma gösterdiğini gösterdi.

              Anti-anjiyojenik Bir Arac Olarak
              MPC MPC'nin etkisi, arut eksplantlarının üç boyutlu matris jellerinde Kruger ve Figg (Kruger EA ve Figg, WD Prosedürü bağlamında proline göre değiştirilmesi ile incelenmiştir. Karboksamidotriazol ve UCN-01'in ek bir Vivo Sıçan Aortik Ring Anjiyogenez Tahlili'nde kullanılması. Clinical Cancer Research, 7: 1867-1872, 2001).

              Şekil 3 ve 4'te gösterilen fotoğraflar MPC'nin standart sıçan aortik halkası deneyinde önemli anti-anjiyogenik aktivite gösterdiğini göstermektedir.

              ÖZET
              Bu raporda açıklanan bulgular, bir GRAS gıda maddesi olan mentol propilenglikol karbonatın (MPC), klinik olarak anti-inflamatuvar ve anti-androjenik bir ajan olarak kullanılabilecek etkili bir toksik olmayan biyokimyasal olduğunu göstermektedir. Bu gözlemler, anjiyogenez ve iltihap içeren çeşitli tıbbi koşullarda MPC'yi kullanmak için yeni pazar fırsatları sunmaktadır.
              Bu çalışmalar hakkında daha ayrıntılı bilgi için, lütfen MPC'nin biyolojik etkilerinin kısa açıklamasını indirin.

              II. Inula viscosa özütü

              Inula viscosa
              Bitkinin genel tanımı ve kullanımları
              Inula viscosa (Ait.) L. (Compositae, synit Dittrichia viscosa ), Akdeniz havzasında vahşi doğada yetişen, sağlam, uzun ömürlü bir çalıdır. Kafes kokusunu dağıtan aromatik bir bitkidir. Bitkinin yaprakları ve sapları, yaprakların yüzeyinde büyüyen glandülar tüylerden salgılanan yapışkan bir reçine ile kaplanır. İsrail'de yetişen, normal aralığının en güneydeki enleminde bulunan Inula viscosa'nın yerel varyantının, Avrupa'daki akrabalarına kıyasla daha yüksek biyolojik etkinliğe sahip olduğuna inanılıyor. İsrail'de bu tür sıcak iklim, daha uzun güneş ışığı maruziyeti ve reçinenin bir kısmını yıkayabilen yağış eksikliği ile karşı karşıyadır. Sıcak yaz boyunca patojenik saldırılara maruz kalma süresinin, yerel bitkinin savunma amaçlı fitokimyasal üretimine seçici olarak katkıda bulunduğu düşünülmektedir. Yaprağın artmış UV koruması, yaprak yüzeyindeki reçinenin serbest bırakılmasıyla mümkün olur.

              Inula viscosa'nın geleneksel tıbbi kullanımları
              "Şifalı Bitkiler Kralı" olarak nitelendirilen İsrail, Filistin ve Ürdün'teki Arap köylüler, çeşitli rahatsızlıkları hafifletmek veya iyileştirmek için Inula viscosa kullandılar. 10. yüzyılda Kudüs'te uygulayan Arap doktor El Tamimi, Inula viscosa'dan yapılan ve bala eklenen "Raesen" içeceğinin "kralların içeceği" olduğunu yazdı . Romatizmanın, soğuk algınlığının, Ve hatta bir afrodizyak gibi davrandı. Geleneksel tıp uygulamaları röportajlar ve birinci elden kanıt içeren “Otlar Kılıfı” 1, İbranice yazılmış bir kitapta, belgelenir İnula Viskon en çok kullanımlar. Eski zamanlardan beri , Inula viscosa aşağıdakilerin tedavisinde yaygın olarak kullanılmaktadır:
              Yaralar Taze yaprakların veya kuru yapraklardan yapılmış tozun açık veya kanayan yaralar veya yanıklar üzerine uygulanması kanamanın durdurulmasına ve etkili bir antiseptik ve anti-inflamatuar ajan olarak görev yapmasına neden olur. Inula viscosa kullanan tedavi, modern ilaçlar üzerinde köylüler tarafından tercih edilir, çünkü daha hızlı yara iyileşmesi sağlar.
              Kuru ve kaba cilt Kurutuldu toz Inula viscosa yaprak yağı ile karıştırılır ve vücudun etkilenmiş bölgelerine dıştan uygulanır.
              Artrit ve romatizma Yaklaşık 200 gram İnula viscosa yaprakları kaynatılır
              5 dakika süreyle su;
              Filtrelenmiş özüt artritik kişinin kendisini
              30 dakika boyunca batırdığı bir sıcak su dolu bir banyoda döküldü . Romatizma için,
              Inula viscosa'nın kurutulmuş yapraklarından yapılmış bir toz zeytin yağı ile karıştırılır ve etkilenen bölgede uygulanır
              .
              Hemoroid Hemoroit tedavisi, Inula viscosa yaprakları buharda pişirmek ve buharlar üzerinde oturmaktan oluşur . Bir yapıştırılmış zeytinyağlı zemin yaprağı da hazırlanır ve topikal merhem olarak uygulanır.
              Bronşit ve solunum
              yolu enfeksiyonları
              Ekstrakt, kaynar suya ve tüketilen tonik suya eklenir.
              Yüksek tansiyon
              ve şeker hastalığı
              Inula viscosa yaprakları suda kaynatılır ve tonik tüketilir.
              Biyokimyasal sürmelerine temel İnula Viskon en şifalı özellikleri
              biyolojik aktivitesinin geniş İnula viscosa özlerinin bilimsel literatürde tarif edilmiştir. Bunların arasında Inula viscosa'nın özellikleri şunlardır:

              bir mikrobik inhibitör. Inula viscosa, gıda ürünlerinin korunmasında, kalıp ve küfe karşı kaplamaların korunmasında, fungal çürümeye karşı ahşap korumada, batık deniz yapılarında kirlenmeyi önlemede ve insanların büyüme dermatofitlerine ve Candida'ya karşı korunmasında potansiyel uygulamalara sahiptir albicans;
              bir anti-inflamatuar ajan;
              bir anti-oksidan; Ve
              bir anti-ülser ajanı
              Bu etkilerin bazılarının, olağandışı bitki tarafından üretilen biyokimyasal maddelerin çeşitli bileşenleri arasındaki sinerji nedeniyle ortaya çıktığı varsayılmaktadır. Çeşitli kromatografik teknikler Inula viscosa özütlerinin aşağıdakilerin yüksek bir içeriğine sahip olduğunu göstermektedir:
              Biyoflavonoidler, güçlü bir anti oksidan;
              Tomentozin (seskin terpenik laktonlar), güçlü bir antiseptik, mikrobiyal ve mantar önleyicidir;
              Saponinler, anti-kanser etkilerine sahip olduğu bilinen doğal olarak oluşan köpüklü bir madde;
              Doğal olarak oluşan kimyasalların kolesterol düşürücü bir grubu olan steroller; Ve
              Karotenoidler

              Anti-inflamatuar özellikleri İnula viscosa
              en iyi bilinen bitkisel şifalı bitkiler aksine, İnula viscosa on yıl öncesine kadar tıp literatüründe duyulmamış oldu. O zamandan bu yana, Inula Viscosa'nın ve ekstraktlarının geniş spektrumlu tıbbi etkinliği hakkında 60'ın üzerinde bilimsel makale yayınlandı . Inula viscosa ile ilgili birçok patent geçtiğimiz yıllarda açıklandı ve yeni bitki biyoteknoloji şirketleri, bitkinin potansiyel ve geniş kapsamlı terapötik özelliklerine odaklanarak Inula viscosa'nın özlerinin laboratuvar testlerini gerçekleştirdi .

              Inula viscosa'nın antienflamatuar ve yara iyileştirici özellikleri birkaç yayınta açıklanmış ve aşağıda özetlenmiştir:

              İspanya'da Valencia Üniversitesi Farmakoloji Bölümü bilim adamları tarafından 2001 yılında yayınlanan bir çalışmada inuviscolide, bulunan seskiterpen laktonların biri olduğunu gösterdi İnula viscosa çalışma incelemek için tasarlandı bitkinin ana anti-inflamatuar agent.3 olarak hareket Seskiterpen asit ilisik asidin ve inüviscolidin, hücre degranülasyonu, lökotrien biyosentezleri, nörojenik tahrik ve glukokortikoid benzeri etkileşimler üzerindeki anti-inflamatuar etkileri. İnvviscolide, lökotrien sentezini ve inflamatuar mediatörlerin PLA (2) ile indüklenen mastosit salınımını engelleyerek hareket etmiştir.

              2001 araştırmasında, İsviçre dişi fareler, forbol esterler veya etil fenilpropiyonat (EPP) ile indüklenen kulak ödemini ve fosfolipaz A (2) (PLA (2)) veya serotonin ile indüklenen pençe ödemi ölçmek için kullanıldı. Kulak modellerinde topikal olarak uygulanan bir doz uygulanmış ve pençeler üzerinde subkutan veya intraperitoneal enjeksiyon yapılmıştır. Sıçan peritoneal nötrofiller üzerinde, lökotriyen B (4) (LTB (4)) oluşumunun kantitatif analizi, yüksek performanslı sıvı kromatografisi (HPLC) ile gerçekleştirildi. Lakton inuviscolide, PLA (2) ile indüklenen ödemi (ID (50): 98 uM / kg) düşürdü. Glukokortikoid yanıtın düzenleyicileri, serotonin kaynaklı ödem üzerindeki etkisini değiştirmedi. İlicik asit, in vivo etkilerden küçük gösterdi, ancak 12-O-tetradekanoilflorbol 13-asetat (TPA) üzerinde inuviscolide'den biraz daha kuvvetli idi. Akut ödem testi (KİMLİK (50): her kulak için 0.650 mikromol). Inuviscolide, bozulmamış hücrelerde 94 mikroM IC (50) değeri ile LTB (4) üretimini azalttı.

              1999'da Valensiya Üniversitesi tarafından daha önce yapılan araştırmalar, Inula Viscosa'nın çeşitli cilt hastalıklarına karşı bir ilaç olarak belgelenmiş kullanımına güçlü bir temel oluşturmaya çalıştı.4 Flavonoidler (ramnositrin (1), 7-O-metileromadendrin (3) ve 3-0-asetilpadmatin (4)) in inviscolide , Ilicik asit ve bir digalactosyl-diacylglycerol, inugalactolipid A (6), Inula viscosa'nın topik anti-enflamatuar özellikleri olarak tanımlanan ve karakterize edilen CH2C12 özütünden izole edildi . Bütün bu bileşiklerin farelerde 12-0-tetradekanoilforbol-13-asetata bağlı kulak ödemine karşı etkili olduğu kanıtlanmıştır. Bununla birlikte, araşidonik asitle indüklenen ödem karşısında etkinlik yoktu. İlicik asit ve inugalaktolipid, çoklu doz mürin kronik dermatit modelinde belirgin etkiler göstermiştir.

              Inula viscosa'nın bir antipiretik ve antiseptik etkinliği Cenova Üniversitesi Tıp ve Cerrahi Fakültesi bilim adamları tarafından incelendi. Laboratuvar koşullarında hiperprettik yapılmış tavşanlar üzerindeki farmakolojik test, tatmin edici bir antipiretik sonuç verdi. İkisi 1,4-dimetil-azulen (yaklaşık% 50 ve chamazulene (% 32) olarak tanımlanan yedi azulenlerin yüksek kaynama noktalı bir fraksiyonundan gaz kromatografisi ile ayrılması, bitkiye verilen antiflojistik eylemi doğrulamıştır. Çözücü Ekstraksiyon, ince tabaka kromatografisi ve gaz kromatografisi, ökaliptol, bitki taze yapraklarından elde edilen uçucu yağların bir bölümünde tanımlandı ve Inula viscosa'nın balzamik ve antiseptik özelliklerini destekledi .

              Anti-enflamatuar etki Inula viscosa özü
              biyolojik aktivitesini teyit etmek için Inula viscosa , bir anti-inflamatuar ajan olarak özü, bir çalışma fare kulak ödemi deneyi kullanılarak yürütülmüştür. Bu yöntemde, iltihabı tetiklemek için fare kulağının hem iç hem dış yüzeyine asetonda (2.5 ug / kulak) 10 ul TPA (tetradekanoilforbol asetat) uygulanmıştır. Her kulağın kalınlığı tedavi öncesi ve ödem başlatıldıktan dört saat sonra bir mikrometre ile ölçüldü. İnülasyon önlemede Inula viscosa özütünün çeşitli konsantrasyonlarda topik uygulanmasının etkisi de ölçülmüştür (Şekil 4'e bakınız). Çeşitli konsantrasyonda nula viscosa ekstraktı uygulayarak kulak kalınlığının azaltılması Aşağıdaki grafikte (Şekil 5) veriler,% 2 gibi düşük bir konsantrasyonda Inula viscosa ekstraktının iltihabı azaltmada% 60 kadar yeterli olduğunu göstermektedir. Buna kıyasla, standart referans olarak indometasin,% 95 inhibisyon üretir. Bununla birlikte, indometazin dermatolojik kullanım için uygun değildir.

              İncir. 5. Anti-inflamatuar etki, kontrol grubunun yüzdesi olarak

              KAYNAKÇA:
              1. Nissim Krisspil, Otlar Torbası (orijinal İbranice'den tercüme edildi), Kudüs: Kana yayınevleri (1982).

              2. Stephen Spiteri, "Yerel bitki Inula viscosa'nın farmakognozisi " [Malta: Malta Üniversitesi, Eczacılık Bölümü, 1998, erişilen 20 Mart 2004]; Http://www.cis.um.edu.mt/~phcy/symp9...enSpiteri.html adresinde bulunabilir

              3. Victoriano Hernandez, Maria del Carmen Recio, Salvador Manez, Jose Maria Prieto, Rosa Maria Giner, Jose Luis Rios, " Inula viscosa'dan izole edilmiş seskiterpenoid bileşiklerin in vivo antienflamatuar aktivitesine mekanistik bir yaklaşım " Planta Medica (Kasım 2001): 67 (8), 726-731.

              4. S. Manez, MC Recio, I. Gil, C. Gomez, RM Giner, PG Waterman, JL Rios, " Inula viscosa'dan diasilgliserol ve diğer anti-enflamatuvar bileşenlerden oluşan bir glikosil analoğu ", J Nat Prod . (Nisan 1999): 62 (4), 601-604.

              5. L. Lauro, C. Rolih, “Gözlemler ve bir ekstraktı araştırma Inula viscosa ,” (İtalyan maddesi), Koza Soc Ital Biol sper. (Eylül 1990): 66 (9), 829-834.




              Yorum yap


              • #22
                Dittrichia viscosa L., lipit ekstraktını bırakır: Antifungal ve antienflamatuar özelliklere sahip keşfedilmemiş esansiyel yağ asitleri ve tokoferoller kaynağı

                Yazar bağlantıları açık bindirme paneliWafa Rhimi a bIssam Ben Salem bRoberta Iatta cHedia Chaabane dMouldi Saidi bAbdennacer Boulila dClaudia Cafarchia c
                Daha fazla göster
                https://doi.org/10.1016/j.indcrop.2018.01.032Hak ve içerik alın Önemli

                • Lipidleri , zengin esansiyel yağ asidi kaynağı olarak kabul edilebilir .D. viscosa'nın • Yaprakların lipit özünde ilginç tokoferol içerikleri bulundu .D. viscosa'dabırakılarak • Azol duyarlılığı düşük mayalara karşı mükemmel bir aktivite gözlemlenmiştir. • İyi bir anti-enflamatuar etki gözlendi. • Candida Malassezia soyut

                Dittrichia viscosa L., biyoaktif bileşikler bakımından zengin, yeterince kullanılmayan türler olarak kabul edilir. Fitokimyasal bileşenlere ve bunların biyoaktivitelerine odaklanan önceki araştırmalar sıklıkla gerçekleştirilmiştir, ancak D. viscosa'nın yağ asidi bileşimi hakkındaki veriler lipid özütünü (LLE) bırakır ve bunların antifungal ve antienflamatuar aktiviteleri azdır.

                Bu çalışmada yağ asitleri profili ve tokoferollerin bileşimi D. viscosa LLE'nin gaz kromatografisi (GC-FID), gaz kromatografisi-kütle spektrometrisi (GC-MS) ve yüksek performanslı sıvı kromatografisi (HPLC) kullanılarak değerlendirildi. Antifungal aktivite, Candida spp'nin minimum inhibitör konsantrasyonunu (MIC) ve minimal fungisit konsantrasyonunu (MFC) ölçerek belirlendi . ve Malassezia spp. suşları ve elastaz inhibitör aktivitesini ölçerek anti-enflamatuar etki.

                Linoleik ve linolenik asitler en bol bulunan esansiyel yağ asitleriyken, a-tokoferol ve cop-tokoferol en baskın tokoferollerdir. LLE, düşük azol duyarlılığı olan mayalara karşı mükemmel antifungal aktivite (yani, Malassezia spp. Ve Candida krusei ) ve 10 mg LLE kullanılarak elastaz aktivitesinin inhibisyonunun% 72.9'una ulaşan iyi bir anti-enflamatuar etki göstermiştir.

                Sonuçlar, D. viscosa yapraklarının lipid özütünün, esansiyel yağ asitlerinin (linoleik ve linolenik asitler) ve tokoferollerin (α-tokoferol ve δ-tokoferol) istisnai bir kaynağı olarak değerlendirilebileceğini ve bu ekstrenin önemli değerini ortaya koyduğunu göstermektedir Candida ve Malassezia enfeksiyonlarının yanı sıra inflamatuar hastalıkları kontrol altına almak için yeni bir kaynak olarak.

                Yorum yap


                • #23
                  Ham Dittrichia viscosa (L.) Greuter Yaprağı Ekstraktlarının Kimyasal Bileşimi, Antibakteriyel ve Antifungal Aktiviteleri .

                  Rhimi W 1, 2 , Ben Salem I 3 , Immediato D 4 , Saidi M 5 , Boulila bir 6 , Cafarchia Cı 7 .

                  Özet;
                  Dittrichia viscosa (L.) Greuter'ın dermatofitlere karşı antifungal etkinliği ile ilgili az miktarda veri , Malassezia spp. ve Metanolik, etanolik ve bütanolik ekstraktların antimikrobiyal aktivitesi üzerine yapılan birkaç karşılaştırmalı çalışma ile bağlantılı Aspergillus spp. D. viscosa'nınmetanol, bütanol ve etanol (% 80 ve% 100) ekstraktlarının toplam yoğunlaştırılmış tanen (TCT), fenol (TPC), flavonoid (TFC) ve caffeoylquinic asit (CQC) içeriği değerlendirildi ve bunların bakteri öldürücü ve mantar öldürücü aktiviteler değerlendirildi. Antibakteriyel, Anti- Candida ve Anti- Malasseziaaktiviteler disk difüzyon yöntemi kullanılarak değerlendirilirken, anti- Microsporum canis ve anti- Aspergillus fumigatus aktiviteleri, ekstraktların vejetatif büyüme, sporülasyon ve çimlenme üzerindeki toksisite etkisini inceleyerek değerlendirildi. Metanolik ekstrakt en yüksek TPC ve CQC içeriğini içeriyordu. Fotodiyot dizisi ve elektrosprey iyonizasyon kütle spektrometrik tespiti (LC / PDA / ESI-MS) analizi ile sıvı kromatografisi ile belirlenen esas olarak caffeoilkinik asit türevleri gibi çeşitli fitokimyasallar içerir. Tüm ekstraktlar bakterilere ve Candida spp.'ye karşı mükemmel bir inhibitör etki gösterirken, metanolik ekstrakt Malassezia spp'ye karşı en yüksek antifungal aktiviteyi sergilemiştir . , M. canisve A. fumigatus suşları. Sonuçlar açıkça bütün ekstraktların, özellikle de metanolik ekstraktın, hayati tehlike arz eden enfeksiyonların (yani Malassezia ) veya zorunlu tedavileri gerektiren enfeksiyonların (yani, M. canis veya A. fumigatus) tedavisinde mükemmel antimikrobiyal ilaçlar olabileceğini açıkça göstermiştir .

                  Yorum yap


                  • #24
                    Yapışkan Andız Otu (Kanser Otu) Nedir Klinik Araştırmaları,Kanser Otunun Faydaları Nelerdir.

                    Yorum yap

                    Hazırlanıyor...
                    X