Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Mazı, Lebensbaum, Thuja occidentalis

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • Mazı, Lebensbaum, Thuja occidentalis





    MAZI

    Ağaç | 5-20m | 4-5 Aylar | Ho,Na | Otu | Zehirli

    Mazı, Lebensbaum, Thuja occidentalis L.
    Hayat ağacı
    Amerika Hayat ağacı

    Familyası: Selvigillerden, Zypressengewaechse, Cupressaceae

    Drugları: Mazı sürgünleri; Thujae herba (Summitates Thujae)
    Mazı ağacının taze sürgünleri (yaprakları, kozalakları, taze dalları uç kıs-mı) tentür ve natürel ilaç yapımında kullanılır.

    Giriş: Mazının dünyada bilinen ve kullanılan 5 türü mevcuttur, fakat en yaygın olarak kullanılan tür bu Amerika hayat ağacıdır. Bunlardan bazıları; Türk mazısı; Thuja orientalis L. (Platycladus orientalis), Kore mazısı; Thuja koraiensis NAKAI ve Plika mazısı; Thuja Plica’yı sayabiliriz.
    Türk mazısı bir çok bakımdan farklıdır. Bu farkların başında; 1) Gövde ve dalları dikine yükselir. 2) Kozalakları büyük, küre şeklinde ve mavimsi renktedir. Bu nedenle Türk mazısı bazı botanikçiler tarafından ayrı bir grupta (Platycladus) incelenmiş ve adlandırılmıştır. Türk mazısı üzerine yapılan araştırmalar pek yeterli değildir. Bizi daha çok Amerika mazısı ilgilendirmektedir. Bu nedenle burada ona değineceğiz.

    Botanik: Mazı 5-20 m boyunda gövdesi kahverengimsi kırmızı, oldukça kalın geriden ağaç piramit şeklinde dalları yatay veya hafif sarkık yatay olarak dalları ve yaprakları gelişmiştir. Yaprakları pul pul birbiri üzerinde adeta kiremit gibi dizili, 2-4 mm büyüklüğünde yumurta şeklinde, sarımsı yeşil, grimsi yeşil veya mavimsi yeşil renktedir. Yaprakları parmakla ezildiğinde güzel bir koku yayılır. Erkek kozalaklar görülmeyecek kadar küçük, dişi kozalaklar 8-12mm büyüklüğünde, sarımsı yeşil renkte, üzeri pul pul yapraklarla kaplı, oval şekilde önce dük duran kozalaklar olgunlaşınca sarkık bir hal alırlar.

    Yetiştirilmesi: Türkiye’nin hemen her yöresinde yetiştirmek mümkündür.

    Hasat zamanı: Yapraklarını dökmediğinden hemen her mevsimde toplanarak işlemek mümkündür. Fakat en verimli olduğu zaman Nisan ve Mayıs aylarıdır. Nisan ve Mayıs aylarında toplanan sürgünler taze olarak işlenerek tentür veya natürel ilaç yapımında kullanılır.

    Birleşimi: Birleşimindeki maddeleri önemine göre şöyle sıralayabiliriz;
    a) Eter yağ türevleri (uçucu yağ türevleri) %0,5-1,5 oranında olup en önemlileri; %50-60 Thujon (α-Thujon), %9-10 Izothujon (β-Thujon), 8-15 Fenchon, %5-10 Pinen, %2-3 Kampfer, Camphen, Sabinen, Boreol, α-Terpinen, Limonen,α-,β-,γ-Thujaplicin, Occidol ve Occidentalol
    b) Flavonit; Quercitrin (Quercetin-3-rhamosid), kampferol -3-rhamosid, myricetin-3-rhamosid, mearusitrin, proıyanidin, prodelphinidin içerir.
    c) Ayrıca: tanin,c-vitamini, polisalılaritler(%3-5), desoxypodophyllotoxin (ördek otuna bak)

    Tesir şekli: Antibakteriel, antiviral, antimihozit (mantarları yok edici), antiflogistik (iltihapları yok edici), düz kasları harekete geçirici, idrar artırıcı, damarları daraltıcı, kan temizleyici aşırı derecede alındığında zehirleyicidir.

    Araştırmalar: Mazı tentür ile siğil ve iyi huylu kanserli urlar üzerine günde 5-6defa 2-3damla damlatılarak ve günde 3-4defa 10 damla bir miktar su ile alınmak suretiyle tedavisi yapılır.
    1) Vücudunda genellikle el ve yüzünde siğil bulunan 80 hastaya günde 3 defa 10 damla 4-8hafta süreyle verilmiş (1949) ve hastaların %50’ sinin iyileştiği görülmüştür. (HHB.VI.961)
    2) Siğilli 106 hastaya 1985’de 4-8hafta süreyle günde 3 defa 10 damla Mazı tentürü verilmiş ve hastaların büyük bir kısmında iyileşme gö-
    rülmüştür. (Age)
    3) İyi huylu ben gibi deri kanseri (bening epitelyoma) olan 38 hasta üzerinde 1985’de tedavi denemesi yapılmış ve hastalardan 25’inin rahatsızlığı tamamen iyileşmiştir. (HHB.VI.961)
    4) Gohla ve ekibi 1988’de Mazının birleşimindeki Polisakkaritlerin T-hücrelerini ve Interleukin-2’nin çoğalmasını ve harekete geçmesini (aktiflemesi) sağladığı tespit edilmiştir. Interleukin-2 T-lenfositleri ve fagositleri (makrofajları mikropları yok eden hücreler) uyarıcıdır ve İmmün sistemini kuvvetlendiricidir. Bu nedenle Interleukin-2 kanser tedavisinde kullanılır. (PP.290)
    5) Gerhauser ve ekibinin 1992’de yaptığı araştırmalarda Mazının birleşimindeki maddelerden Desoxypodophyllotoxin’in virüsleri öldürücü (antiviral) özelikte olduğu tespit edilmiştir. (TP.194)
    6)Ankara Üniversitesi Eczacılık Fakültesinde yapılan bir dizi araştırma sonucuna göre Kadınlardaki POLİ KİSTİK OVER SENDROMUNA karşı etkili olduğu belgelenmiştir.
    7) Japonya'nın Fukutoku Üniversitesi tarafından yapılan araştırmada LÖSEMİ ve LENFOMA'NIN tedavi edile bileceği belgelenmiştir.
    8) İran Meşhed Üniversitesi tarafından yapılan arştırmlarda Mazı Ekstresinin Diabetes mellitus (DM) iyileştirildiği belgelenmiştir.
    9) Güney Kore Seul Üniversinde yapılan çalışmalarda KELİK ve SAÇ Dökülmesini önlediği belgelenmiştir.
    10) Hindistan Kalküta Üviveristesince yapılan klinik araştırmlarda Rahim ağzı kanserinin Mazı orientalis ile tedavi edilebileceği belgelenmiştir
    11) Güney Kore Yonsan Gu Üniversitesi tarafından yapılan araştırmadada dermatit, gut ve kronik tracheitis gibi çeşitli iltihaplı hastalıkların tedavisinin mümkün dolduğu belgelenmiştir.

    Kullanılması:
    a) Araltırmalara göre Mazıdan elde edilen tentür ve natürel ilaçlar başta siğil, sikozis (makata veya cinsel organlar civarında hasıl olan şiş, kabarcık, meme veya kondilom’a verilen isim), derideki bening iyi huylu kanserli urlara (bening epitelyoma) ve aşırı zehirlenmesine karşı (çiçek hastalığına karşı yapılan aşın neden olduğu zehirlenme gibi) ve de İmmünü (bağışıklık sistemini) kuvvetlendirici olarak kullanılır.
    b) Homeopati’de; Otit, sinüzit nezle, bronşit, astım, ziştit (kist), yumurtalık iltihaplanması, haya iltihaplanması, prostat, ben siğil, polip, myom, yaşlılık lekesi, arpacık, çıban, aşı sonrasında rahatsızlıklar ve üşütme hastalıklarına karşı kullanılır.
    c) Halk arasında; Immün sistemini kuvvetlendirici özelliği nedeni ile bu-laşıcı hastalıklardan; grip, üşütme, bronşit, boğmaca, derideki man-tarlar, romatizma, gut, gözlerin iltihaplanması, kulak ağrısı idrar tu-tamama ve aşırı çay içme sonucu baş ağrısı gibi hallerde kullanılır.

    Çayı: Zehirli olması nedeni ile çayı içilmez fakat çok dikkat edilirse günde 1-2gr demlenirse pek rahatsızlık vermez.

    Homeopati’de: Mazı sürgünlerinden 50gr ince doğrandıktan sonra bir şişeye doldurulur ve üzerine 500ml %70’lik alkol ilave edilir. Şişe güneş ışınlarından uzakta 4-hafta süryle uzak tutulduktan sonra süzülerek Homeopati’de <> ismi ile anılan tentür elde edilir. Bu tentürden günde 3-4defa 10 damla alınır ve 5-6hafta siğil ve iyi huylu şişliklerin üzerine 5-6damla damlatılır ve hafif ovalanır.

    Hastalığın belirtileri (semptom):
    1) Siğil, polip, kondilom, ben, kan birikintisi (hematom) ve sikozis (kabarcık, şişlik, meme vb.) benzeri oluşumlar
    2) İştahsızlık ve az bir şey yiyince hemen doymuş hissi
    3) Bacaklarda aşırı halsizlik (dermansızlık)
    4) Hemen yorulma ve zayıflama, özellikle çay tiryakilerinde
    5) Rüzgara karşı aşırı duyarlılık
    6) Tuza yönelme, et, patates ve soğandan tiksinme
    7) Dil ucunun ağrıması
    8) Kronik gırtlak iltihaplanması (larenjit)
    9) Karında şişkinlik gibi hallerde Mazı tentür gerekir.

    Yan tesirleri: Tarife uyulmadığında ve aşırı miktarda alındığında zehir-lenmeye neden olabilir. Zehirlenme belirtisi; bulantı, iç kanama, kramplar, ishaller, bacakların şişmesi, karaciğer ve böbreklerin zedelenmesi ve nihayet felce neden olur.
    Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

  • #2
    Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

    Yorum yap


    • #3
      İnsan Yetişkin T-Hücreli Lösemi/Lenfoma (VII) Karşı Bitkilerden Umut Veren Kemoterapötik Adayların Taranması: Thuja occidentalis L.

      Daisuke Nakano , 1 Kenji Ishitsuka , 2 Madoka Ishihara , 1 Ryota Tsuchihashi , 1 Masafumi Okawa , 1 * Kazuo Tamura , 3 ve Junei Kinjo 1
      Ana Estévez-Braun, Akademik Editör , Raju Aedla, Akademik Editör , Takashi Watanabe, Akademik Editör , Visweswara Rao Pasupuleti, Akademik Editör , Mikako Fujita, Akademik Editör ve Yukio Nagano, Akademik Editör
      1 Farmasötik Bilimler Fakültesi, Fukuoka Üniversitesi, Fukuoka 814-0180, Japonya; pj.ca.u-akoukuf@onakand (DN); moc.liamg@uf770011pp (MI); pj.ca.u-akoukuf@t-atuoyr (RT); pj.ca.u-akoukuf@nujojnik (JK)
      2 Hematoloji ve Romatoloji Anabilim Dalı, Tıp ve Diş Bilimleri Enstitüsü, Kagoshima Üniversitesi, Kagoshima 890-8544, Japonya; pj.ca.u-amihsogak.mfuk.m@i-ijnek
      3 Tıbbi Onkoloji, Hematoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı, Dahili Tıp Anabilim Dalı, Fukuoka Üniversitesi, Fukuoka 814-0180, Japonya; pj.ca.u-akoukuf@arumatk
      * Yazışma: pj.ca.u-akoukuf@awakom

      Yazar bilgileri Makale notları Telif hakkı ve Lisans bilgileri Sorumluluk Reddi İlişkili Veriler

      Ek Malzemeler
      Git: Soyut


      Bitkilerden yetişkin T hücreli lösemi/lenfomaya karşı yeni kemoterapötik adayların taranması sırasında, Thuja occidentalis (Cupressaceae) özlerinin MT-1 ve MT-2 hücrelerinde güçlü anti-proliferatif aktivite gösterdiğini belirledik. Bu nedenle aktif bileşenleri bu bitkiden izole etmeye çalıştık. Yaprak ve koni özlerinden 32 bileşik ( 1 – 32 ; sekiz lignan, 18 terpenoid ve altı flavonoid) izole ettik ve tanımladık. Yapıları spektroskopik analizle belirlendi. İzole edilmiş bileşiklerin birçoğu, her iki hücre hattının büyümesini engelledi. Lignanlar, diğer bileşik sınıflarından daha güçlü aktivite gösterdi. 1 – 8 bileşiklerinin aktivitelerinin karşılaştırılmasıbir trans-lakton varlığının (C-6 ila C-7 bağlantısı) artan aktivite ile korele olduğunu ortaya çıkardı. Diterpenler orta düzeyde aktivite gösterdi ve C-7 pozisyonunda bir keton parçasının varlığı, bileşikler 12-21'de artan aktivite ile korelasyon gösterdi . Ek olarak, biflavonlar orta düzeyde aktivite gösterdi ve metoksi fonksiyonlarının varlığının bu bileşiklerin aktivitesini etkilediği görüldü. Birkaç lignan, kanser önleyici reaktifin (etoposid) kurşun bileşiğiydi. Sonuç olarak, sadece lignanlar değil aynı zamanda diterpenler ve/veya biflavonlar da yetişkin T hücreli lösemi/lenfoma tedavisi için umut verici adaylar olabilir.

      Anahtar Kelimeler: tarama, yetişkin T hücreli lösemi/lenfoma, Thuja occidentalis
      Git: 1. Giriş


      Yetişkin T-hücreli lösemi/lenfoma (ATL), insan T-hücresi lenfotropik virüs tip I (HTLV-1) ile ilişkili olgun periferik T-lenfositlerin bir malignitesidir. ATL hastalarına diğer malign lenfoma tiplerini tedavi etmek için kullanılan geleneksel kemoterapötik rejimler uygulanmıştır, ancak akut ve lenfoma tipi ATL'nin terapötik sonuçları çok zayıf kalmaktadır [ 1 ]. Bu nedenle, bitki özlerinde ATL tedavisi için yeni kemoterapötik adaylar için bir araştırma yürüttük ve bu bileşikleri iki hücre hattında test ettik. ATL hastalarının periferik kan tümör hücrelerinden MT-1 hücreleri oluşturuldu [ 2 ] ve bir ATL hastasından alınan normal insan kord lenfositleri ve periferik kan tümör hücrelerinin birlikte yetiştirilmesiyle kordon kanı T hücrelerinden MT-2 hücreleri oluşturuldu [ 3].

      Daha önce MT-1 ve MT-2 hücre hatlarında test için 582 özün tarandığını ve aktif bileşenlerin (withanolidler, kardenolidler, aporfin alkaloidler, fenantroindolizidin alkaloidler, kinolon alkaloidler ve kumarinler) izolasyonunu bildirmiştik [ 4 , 5 , 6 , 7 , 8 , 9 , 10 ]. Önceki bir makalede, sitometrik APO2.7-PC5 tahlili ile belirlenen ve PARP bölünmesi [ 6 ] ile kanıtlanan 24,25-dihidrowithanolid D ile apoptoz indüksiyonu, bir konsantrasyona bağlı bir şekilde ve hücre döngüsü deneyleri, kalotropinin MT-1 ve MT-2 hücrelerini G2/M fazında tutukladığını gösterdi [7 ], liriodenin (aporfin alkaloid) ile tedavi edilen MT-1 ve MT-2 hücrelerinde Sub-G1 hücrelerinin birikimi gözlendi, bu da apoptoz indüksiyonunu düşündürdü [ 8 ]. Burada, önceki tarama programımızın [ 5 ] sonuçlarını takiben, Cupressaceae familyasına ait bir bitki olan Thuja occidentalis'ten aktif bileşiklerin izolasyonunu rapor ediyoruz . T. occidentalis Kuzey Amerika'ya özgüdür ve beyaz sedir olarak bilinen süs ağacı olarak yaygın olarak yetiştirilir [ 11 ]. T. occidentalis ile ilgili önceki fitokimyasal çalışmalar, çeşitli diterpenlerin (dehidroabietan, neothujik asitler III ve IV), lignanların [(-)-matairesinol, (-)-thujaplicatin metil eter, (-)-wikstromol,epi -pinoresinol], monoterpenler (α-thujone, β-thujone, fenchone) ve bir seskiterpen alkol [(+)-occidentalol] [ 12 ]. Geleneksel tıpta, T. occidentalis karaciğer hastalıkları, bronşit, sedef hastalığı, enürezis, amenore, sistit, rahim kanseri, ishal ve romatizma tedavisinde kullanılmıştır [ 13 ]. Thujone, GBM hücreleri üzerinde proapoptotik ve antiinvaziv etkiler uygular. α-thujone'un glioblastoma multiforme tedavisi için potansiyelini doğrularlar [ 14 ]. İn vivo çalışmalarda, α/β-thujone neoplazinin gerilemesini teşvik eder ve tümöre anjiyojenik belirteçleri (VEGF, Ang-4 ve CD31) inhibe eder [ 15 ]. Sulu özüt ve polisakkarit fraksiyonuT. occidentalis , proinflamatuar sitokinlerin (TNF-α ve IL-6) üretimini azalttı, COX-2 ve iNOS'un immün boyamasını azalttı ve oksidatif stresi inhibe etti [ 16 ].

      Git: 2. Sonuçlar ve Tartışma

      2.1. Cupressaceae Bitkilerinin MT-1 ve MT-2 Hücrelerine Karşı Antiproliferatif Aktivitelerinin Taranması


      tablo 1MT-1 ve MT-2 hücrelerindeki aktivitelerine dayalı olarak çeşitli Cupressaceae bitki ekstraktlarının anti-proliferatif aktivitelerini özetler. Potansiyeldeki varyasyona rağmen, 10 ekstrakttan dokuzu anti-proliferatif aktivite sergilemiştir. Bir ön testte, MT-1 ve MT-2 hücrelerinde en güçlü anti-proliferatif aktivite, yaprak özütü ve ardından T. occidentalis'in koni özütü ile sergilendi ; bu nedenle, aktif bileşikleri bu ekstraktlardan izole etmeye çalıştık. Ek olarak, T. occidentalis'in konilerinden bir ekstrakt izole etmeye çalıştık . tablo 1


      Test edilen bitki özlerinin anti-proliferatif aktiviteleri.
      Kekikgiller biyota oryantal Yapraklar >100 >100
      kaynaklanıyor >100 >100
      Juniperus chinensis var. kaizuka Hort Yapraklar 43.4 61.1
      kaynaklanıyor 18.1 10.8
      Ardıç rijida Yapraklar 14.0 13.2
      kaynaklanıyor >100 >100
      Mazı occidentalis Yapraklar 1.65 1.38
      kaynaklanıyor 5.51 4.21
      koniler 1.74 0,50
      Thujopsis dolabrata Hava araçları parçaları 2.40 0.76
      Ayrı bir pencerede aç
      Sunulan veriler, üç bağımsız deneyin ortalamasıdır. 2.2. T. occidentalis Ekstraktlarından Bileşiklerin İzolasyonu


      T. occidentalis'in yapraklarının özütlenmesi , geri akış altında MeOH ile gerçekleştirildi ve özüt, başlangıçta n -heksan ile %80 MeOH arasında paylaştırıldı. n - heksan katmanı ve %80 MeOH katmanı, bileşikleri izole etmek için kolonlara tabi tutuldu. Tersine, T. occidentalis'in konilerinin ekstraksiyonu, geri akış altında MeOH ile yapıldı ve ekstraktlar, bileşikleri izole etmek için kolonlara tabi tutuldu.

      Ekstraktlar , yapraklardan 3 – 9 , 11 – 18 , 20 – 27 ve 29 – 32 bileşikleri elde etmek için birkaç kromatografik saflaştırma aşamasına tabi tutuldu ; 1 – 3 , 6 , 9 – 10 , 19 – 20 ve 27 – 29 bileşikleri konilerden çıkarıldı (Şekil 1). Bileşikler 1-32 daha önce tanımlanmıştı ve bu bileşiklerin fiziksel verileri bildirilenlere uygundur [ 17 , 18 , 19 , 20 , 21 , 22 , 23 , 24 , 25 , 26 , 27 , 28 , 29 , 30 , 31 , 32 , 33 , 34 , 35 , 36 , 37 , 38 , 39 ,40 ].
      Bir resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı moleküller-26-07619-g001.jpg
      Şekil 1
      T. occidentalis'ten elde edilen bileşikler . 2.3. Anti-Proliferatif Aktivitenin Belirlenmesi


      1 – 32 arasındaki bileşiklerin anti-proliferatif etkileri aşağıda listelenmiştir:Tablo 2. Ayrıca pozitif kontrol olarak doksorubisin (klinik olarak kullanılan antineoplastik ilaç) ve etoposid (podofillotoksinin yarı sentetik türevi) kullanıldı. Tablo 2


      1 – 32 bileşiklerinin anti-proliferatif aktivitesi , doksorubisin ve etoposid standartları (EC 50 ).
      1 0.115 0.134
      2 0.970 1.3
      3 0.0058 0.0033
      4 0.20 0.12
      5 43.7 16.5
      6 0.750 0.675
      7 9.46 7.98
      8 0.611 0.175
      9 >476 >476
      10 109 118
      11 63.9 125
      12 174 200
      13 >314 >314
      14 121 64.9
      15 >301 172
      16 142 133
      17 >301 >301
      18 109.5 30.49
      19 25.8 19.2
      20 17.7 22.3
      21 103 125
      22 119 30.0
      23 74.6 140.9
      24 228 109
      25 88.1 135.8
      26 5.26 2.45
      27 7.07 5.78
      28 >172 >172
      29 >172 >172
      30 8.97 9,78
      31 >234 >234
      32 >169 >169
      doksorubisin 0.015 0.013
      etoposid 0.051 0.065
      Ayrı bir pencerede aç
      İzole edilen lignanların neredeyse tamamı ( 1 – 8 ) her iki tümör hücre hattının büyümesini inhibe etti. Ancak bileşik 3 hariç tüm bileşikler pozitif kontrolden daha zayıf antiproliferatif aktiviteye sahipti . Bileşik 1 ve 3'teki trans-lakton parçası, bir trans-lakton parçasına sahip olmayan bileşikler 2 ve 4 ile karşılaştırıldığında çoğalma önleyici aktivitelerini arttırdı . Bileşik 1 ve 2'de 7a konumunda bir hidroksil grubunun varlığı, bileşikler 3 ve 4 ile karşılaştırıldığında bu bileşiklerin aktivitesini azalttığı görülmüştür.. Ayrıca, bileşik 5'te C-7 pozisyonunda bir keton parçasının mevcudiyeti, bu kısımdan yoksun olan bileşik 4'e kıyasla azalmış aktivite ile ilişkilendirildi . Bileşik 3 ve 6'nın karşılaştırılması , C-6'nın C-7'ye bağlanmasının aktiviteyi arttırdığını gösterdi (şekil 2).
      Bir resmi, illüstrasyonu vb. tutan harici bir dosya. Nesne adı moleküller-26-07619-g002.jpg
      şekil 2
      Lignanların yapı-aktivite ilişkileri.

      Bileşikler 6 , 7 ve 8 ile karşılaştırıldığında , sübstitüentlerin (OH ve OAc) varlığı aktiviteleri etkiledi.

      İzole edilmiş terpenoid bileşiklerin birçoğu, hücre hatlarının çoğalmasını engelledi. Bileşik 16'da C-8 pozisyonunda bir çift bağın mevcudiyeti, bu pozisyonda bir çift bağa sahip olmayan bileşik 13 ile karşılaştırıldığında aktivitesini arttırdığı görülmüştür . Bileşik 15 ve 16 ile karşılaştırıldığında , C-7 konumunda bir keton parçasının varlığı aktiviteyi arttırdı. Benzer şekilde, bileşikler 18 , 19 ve 20 ile karşılaştırıldığında , sübstitüentler (OH ve keton) aktivitelerini etkiledi (Figür 3).
      Resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı moleküller-26-07619-g003.jpg
      Figür 3
      Diterpenoidlerin yapı-aktivite ilişkileri.

      İzole flavonoidlerin birçoğu ( 25 – 30 ), hücre hatlarının çoğalmasını engelledi. Bileşik 25 , 26 , 27 , 28 ve 29'un karşılaştırılması, bileşiklerin aktivitesini etkilediği görülen bir veya iki metoksi grubunun varlığını gösterdi.

      Bileşik 3'ün MT-1 ve MT-2 hücre büyümesine karşı EC50 değeri , bileşik 3'ün diğer bileşiklerle karşılaştırıldığında en yüksek aktiviteye sahip olduğunu gösterdi. Bileşikler 19 ve 20 , mevcut çalışmada orta düzeyde aktivite gösterdi. Önceki çalışmalarda, bileşik 19 , LOVO hücrelerinde [ 32 ] sitotoksik aktivite gösterdi ve bileşik 20 , Hela hücrelerinde ve A549 hücrelerinde [ 41 ] sitotoksik aktivite gösterdi. Ek olarak, her iki bileşik de Herpes Simplex Virüs tip 2'ye (HSV-2) karşı inhibisyon göstermiştir [ 42 ]. Bileşik 26 ve 27ılımlı aktiviteye sahipti; bu biflavonlar medulloblastom, lösemi, osteosarkom, kolon, akciğer, boyun, prostat, meme, servikal, yumurtalık ve böbrek kanserlerinde anti-kanser özellikleri göstermiştir [ 43 ]. Bileşik 27 , Daoy ve D283 hücre hatlarının büyümesini inhibe etti ve Daoy hücrelerinde G2/M hücre döngüsü durmasını indükledi. Ayrıca bileşik 27 , Axin2 ve siklin D1 dahil olmak üzere Wnt hedef genlerinin ekspresyonunu azalttı ve MB hücrelerinin hayatta kalmasını engelledi [ 44 ].

      2.4. Apoptoz Analizi

      Ekstrakte edilen bileşiklerin apoptozu indükleme yeteneğini analiz ettik. Lignanlar dışında en aktif olan bileşik 3 ve en aktif olan bileşik 26 için aşağıdaki deneyler çalışılmıştır . Anneksin V-pozitif hücreler, deoksipodofillotoksin ( 3 ) ve izoginkgetin'in ( 26 ) apoptoz üzerindeki etkilerini araştırmak için kullanıldı . Deoksipodofilotoksin ( 3 ) ve izoginkgetin ( 26 ) ile 72 saatlik tedaviden sonra anneksin V-pozitif hücrelerin oranı aşağıdaki tabloda gösterilmiştir.Şekil 4veŞekil 5, sırasıyla. Sağ üst (geç apoptotik/ölü hücreler) ve sağ alt (erken apoptotik hücreler) kadranlarında bulunan apoptotik hücrelerin dağılımı, deoksipodofilotoksin ( 3 ) ve izoginkgetin ( 26 ) ile tedavi edilen hücrelerde arttı. Deoksipodofilotoksin ( 3 ) konsantrasyonu 2 nM'den 10 nM'ye değiştirildi, erken apoptotik hücreler %23.20'den %70.32'ye yükseltildi, izoginkgetin konsantrasyonu ( 26 ) 1.4 uM'den 35 uM'ye değiştirildi, erken apoptotik hücreler %24.35'ten 55.35'e yükseltildi %. MT-2 durumunda da benzer bir eğilim vardı. Bu nedenle, deoksipodofilotoksin ( 3 ) ve izoginkgetin ( 26 ) MT-1 ve MT-2 hücrelerinde önemli ölçüde apoptozu indükledi.
      Bir resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı moleküller-26-07619-g004.jpg
      Şekil 4
      Deoksipodofilotoksin ( 3 ), MT-1 ve MT-2 hücrelerinde hücre apoptozunu indükledi.

      Resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı moleküller-26-07619-g005.jpg
      Şekil 5
      İzoginkgetin ( 26 ), MT-1 ve MT-2 hücrelerinde hücre apoptozunu indükledi.

      Git: 3. Malzemeler ve Yöntemler

      3.1. Genel Deneysel Prosedürler


      ' H-NMR ( 600 MHz) ve 13C -NMR (150 MHz) spektrumları , oda sıcaklığında bir JNM-ECZ600R spektrometresi (JEOL, Tokyo, Japonya) kullanılarak CDCl3 veya DMSO- d6 içinde ölçüldü ve kimyasal kaymalar dahili standart olarak tetrametilsilan (TMS) ile bir δ (ppm) ölçeği olarak verilmiştir. FAB-MS, bir JEOL JMS-HX110 kütle spektrometresi kullanılarak ölçüldü ve bir gliserol matrisinde elde edildi. HPLC, 1525 ikili pompa ve 2489 UV/Vis detektörü (Waters, Massachusetts, ABD) ile donatılmış bir Waters makinesi kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Ayırma, bir Cosmosil 5C 18 kullanılarak gerçekleştirildi.MS-II kolonu (20.0 mm × 250 mm, ODS, 5 µm; Nacalai Tesque, Kyoto, Japonya). Apoptoz analizleri, bir Muse Cell Analyzer (Merck KGaA, Darmstadt, Almanya) kullanılarak gerçekleştirilmiştir. 3.2. Bitki malzemeleri


      Bu çalışmada kullanılan bitki materyalleri Japonya'nın Fukuoka şehrinde bulunan Fukuoka Üniversitesi'nin tıbbi bitki bahçesinden alınmıştır. Fiş örnekleri Fukuoka Üniversitesi, Fukuoka, Japonya'nın Farmakognozi Laboratuvarı'na (FUN-0270) yatırıldı. 3.3. Ekstraksiyon ve İzolasyon


      Numuneler toz haline getirildi ve bileşikler, önceki bir yazıda [ 4 ] açıklanan prosedüre göre özümlendi. T. occidentalis'in (4860 g) yapraklarının ekstraksiyonu, geri akış altında MeOH ile gerçekleştirildi. Öz (72.6 g) başlangıçta n -heksan ve %80 MeOH kullanılarak bölündü. n -heksan fazı, fraksiyon (fr.) LH1, LH2 elde etmek için %85 MeOH, %90 MeOH, %95 MeOH, %100 MeOH ve MeOH:aseton (4:1) kullanılarak bir Diaion HP-20 kolonuna tabi tutuldu . , LH3, LH4 ve LH5 sırasıyla. Fr. LH1, fr'yi elde etmek için heksan:aseton (9:1) kullanılarak bir silika jel kolonuna tabi tutuldu. LH1-1. Fr. LH1-1, fr'yi elde etmek için heksan:EtOAc (3:1 ve 2:1) kullanılarak bir silika jel kolonuna tabi tutuldu. LH1-1-1 ve bileşik 13(1.9 mg). Fr. LH1-1-1, bileşik 17'yi (22.0 mg) elde etmek için %55 MeCN kullanılarak HPLC saflaştırmasına tabi tutuldu . Fr. LH2, fr'yi elde etmek için heksan:aseton (30:1, 10:1 ve 5:1) kullanılarak bir silika jel kolonuna tabi tutuldu. LH2-1, LH2-2 ve LH2-3. Fr. LH2-1, fr'yi elde etmek için heksan kullanılarak bir silika jel kolonuna tabi tutuldu. LH2-1-1 ve LH2-1-2. Fr. LH2-1-1, fr'yi elde etmek için heksan:aseton (11:1) kullanılarak bir silika jel kolonuna tabi tutuldu. LH2-1-1-1. Fr. LH2-1-1-1, bileşik 21 (13.2 mg) ve bileşik 22 (46.4 mg) elde etmek için %80 MeCN kullanılarak HPLC saflaştırmasına tabi tutuldu . Fr. LH2-1-2, bileşik 14'ü elde etmek için %60 MeOH kullanılarak bir ODS kolonuna tabi tutuldu.(517.0 mg). Fr. LH2-2, fr'yi elde etmek için heksan:aseton (10:1) kullanılarak bir silika jel kolonuna tabi tutuldu. LH2-2-1. Fr. LH2-2-1, bileşik 15 (10.9 mg) elde etmek için %90 MeCN kullanılarak HPLC saflaştırmasına tabi tutuldu . Fr. LH2-3, fr'yi elde etmek için heksan:aseton (4:1 ve 3:1) kullanılarak bir silika jel kolonuna tabi tutuldu. Sırasıyla LH2-3-1 ve LH2-3-2. Fr. LH2-3-1, fr'yi elde etmek için CHCl3 : MeOH (30:1) kullanılarak bir silika jel kolonuna tabi tutuldu . LH2-3-1-1. Fr. LH2-3-1-1, bileşik 20'yi (20.5 mg) elde etmek için %60 MeCN kullanılarak HPLC saflaştırmasına tabi tutuldu . Fr. LH2-3-2, fr'yi elde etmek için CHCl3 : MeOH (25:1) kullanılarak bir silika jel kolonuna tabi tutuldu . LH2-3-2-1. Fr. LH2-3-2-1, bileşik elde etmek için %50 MeCN kullanılarak HPLC saflaştırmasına tabi tutuldu16 (18,0 mg). Fr. LH3, fr'yi elde etmek için heksan:aseton (95:1) kullanılarak bir silika jel kolonuna tabi tutuldu. LH3-1. Fr. LH3-1, bileşik 18'i (19.8 mg) elde etmek için %80 MeCN kullanılarak HPLC saflaştırmasına tabi tutuldu . Fr. LH4, heksan:EtOAC (10:1) ve CHCl3 :MeOH: H20 ( 17: 3 :0.3) kullanılarak bir silika jel kolonuna tabi tutularak fr elde edildi. Sırasıyla LH4-1 ve LH4-2. Fr. LH4-1, fr'yi elde etmek için heksan:aseton (50:1) kullanılarak bir silika jel kolonuna tabi tutuldu. LH4-1-1. Fr. LH4-1-1, bileşik 11 (13.6 mg) elde etmek için %85 MeCN kullanılarak HPLC saflaştırmasına tabi tutuldu . Fr. LH4-2, bileşik 32'yi elde etmek için aseton kullanılarak bir silika jel kolonuna tabi tutuldu.(18,0 mg). Fr. LH5, fr'yi elde etmek için heksan:EtOAc (5:1) kullanılarak bir silika jel kolonuna tabi tutuldu. LH5-1. Fr. LH5-1, fr'yi elde etmek için heksan:aseton (10:1) kullanılarak bir silika jel kolonuna tabi tutuldu. LH5-1-1. Fr. LH5-1-1, bileşik 31'i (26.3 mg) elde etmek için MeOH kullanılarak HPLC saflaştırmasına tabi tutuldu .

      %80 MeOH fazı, fr'yi elde etmek için MeOH, MeOH:aseton (3:2) ve aseton kullanılarak bir Diaion HP-20 kolonuna tabi tutuldu. LM1, LM2, LM3 ve LM4. Fr. LM1, %80 MeOH, %90 MeOH ve aseton kullanılarak bir MCI jel kolonuna tabi tutularak fr elde edildi. Sırasıyla LM1-1, LM1-2 ve LM1-3. Fr. LM1-1, fr'yi elde etmek için heksan:aseton (5:1) kullanılarak bir silika jel kolonuna tabi tutuldu. LM1-1-1. Fr. LM1-1-1, fr'yi elde etmek için heksan:EtOAc (2:1) kullanılarak bir silika jel kolonuna tabi tutuldu. LM1-1-1-1. Fr. LM1-1-1-1, fr'yi elde etmek için CHCl3 : MeOH (100:1) kullanılarak bir silika jel kolonuna tabi tutuldu . LM1-1-1-1-1. Fr. LM1-1-1-1-1, bileşik 9'u elde etmek için %40 MeCN kullanılarak HPLC saflaştırmasına tabi tutuldu(2,5 mg). Fr. LM1-2, fr'yi elde etmek için heksan:aseton (6:1, 5:1, 3:1, 2:1 ve aseton) kullanılarak bir silika jel kolonuna tabi tutuldu. Sırasıyla LM1-2-1, LM1-2-2, LM1-2-3, LM1-2-4 ve LM1-2-5. Fr. LM1-2-1, bileşik 24'ü (6.2 mg) elde etmek için CHCl3 : MeOH (84:1) kullanılarak bir silika jel kolonuna tabi tutuldu . Fr. LM1-2-2, fr'yi elde etmek için heksan:aseton (13:2) kullanılarak bir silika jel kolonuna tabi tutuldu. LM1-2-2-1. Fr. LM1-2-2-1, bileşik 12'yi (22.0 mg) elde etmek için %77 MeOH kullanılarak bir ODS kolonuna tabi tutuldu . Fr. LM1-2-3, bileşik 7'yi elde etmek için CHCl3 ve CHCl3 : MeOH ( 100:1) kullanılarak bir silika jel kolonuna tabi tutuldu.(6.7 mg) ve fr. Sırasıyla LM1-2-3-1. Fr. LM1-2-3-1, bileşik 8'i (5.7 mg) elde etmek için %50 MeCN kullanılarak HPLC saflaştırmasına tabi tutuldu . Fr. LM1-2-4, fr'yi elde etmek için heksan:aseton (2:1) kullanılarak bir silika jel kolonuna tabi tutuldu. LM1-2-4-1. Fr. LM1-2-4-1, fr'yi elde etmek için CHCI3 kullanılarak bir silika jel kolonuna tabi tutuldu . LM1-2-4-1-1. Fr. LM1-2-4-1-1, bileşik 23'ü (4.1 mg) elde etmek için %40 MeCN kullanılarak HPLC saflaştırmasına tabi tutuldu . Fr. LM1-2-5, fr'yi elde etmek için CHCl3 : MeOH: H20 ( 9:1:0.1) kullanılarak bir silika jel kolonuna tabi tutuldu . LM1-2-5-1. Fr. LM1-2-5-1, bileşik 25'i elde etmek için %30 MeCN kullanılarak bir ODS kolonuna tabi tutuldu(9,2 mg). Fr. LM1-3, bileşik 27 (45.7 mg) ve bileşik 26'yı (6.5 mg) elde etmek için %50 MeCN kullanılarak HPLC saflaştırmasına tabi tutuldu . Fr. LM2, fr'yi elde etmek için heksan:EtOAC (3:2) kullanılarak bir silika jel kolonuna tabi tutuldu. LM2-1. Fr. LM2-1, bileşik 6 (23.9 mg), bileşik 3 (730 mg) ve fr'yi elde etmek için heksan:aseton (3:1 ve 5:2) kullanılarak bir silika jel kolonuna tabi tutuldu. LM2-1-1. Fr. LM2-1-1, bileşik 4 (2.7 mg) ve bileşik 5'i (4.3 mg) elde etmek için %35 MeCN kullanılarak HPLC saflaştırmasına tabi tutuldu . Fr. LM3, fr'yi elde etmek için heksan:EtOAc (1:1) kullanılarak bir silika jel kolonuna tabi tutuldu. LM3-1. Fr. LM3-1 , CHCl3 kullanılarak bir silika jel kolonuna tabi tutuldu:MeOH (80:1) elde etmek için fr. LM3-1-1. Fr. LM3-1-1, bileşik 29'u (2.2 mg) elde etmek için %50 MeCN kullanılarak HPLC saflaştırmasına tabi tutuldu . Fr. LM4, fr'yi elde etmek için CHCl3 : MeOH (15:1) kullanılarak bir silika jel kolonuna tabi tutuldu . LM4-1. Fr. LM4-1, bileşik 30'u (4.6 mg) elde etmek için %45 MeCN kullanılarak HPLC saflaştırmasına tabi tutuldu .

      T. occidentalis'in (688 g) konilerinin özütlenmesi , geri akış altında MeOH ile gerçekleştirildi. Ekstrakt (72.6 g), fr'yi elde etmek için %80 MeOH, %100 MeOH ve aseton kullanılarak bir Diaion HP-20 kolonuna tabi tutuldu. Sırasıyla C1, C2 ve C3. Fr. Cl, fr'yi elde etmek için CHCl3 : MeOH: H20 ( 9:1:0.1) kullanılarak bir silika jel kolonuna tabi tutuldu . C1-1. Fr. Cl-1, fr'yi elde etmek için heksan:aseton (8:1, 7:1 ve 2:1) kullanılarak bir silika jel kolonuna tabi tutuldu. Sırasıyla C1-1-1, C-1-1-2 ve C1-1-3. Fr. C1-1-1, bileşik 9'u (3.2 mg) elde etmek için %50 MeCN kullanılarak HPLC saflaştırmasına tabi tutuldu . Fr. C1-1-2 , CHCl3 kullanılarak bir silika jel kolonuna tabi tutuldu:MeOH (80:1) elde etmek için fr. C1-1-2-1. Fr. C1-1-2-1, bileşik 10 (14.0 mg) ve bileşik 19 (3.0 mg) elde etmek için %50 MeCN kullanılarak HPLC saflaştırmasına tabi tutuldu . Fr. C1-1-3, fr'yi elde etmek için heksan:EtOAc (2:3) kullanılarak bir silika jel kolonuna tabi tutuldu. C1-1-3-1. Fr. C1-1-3-1, bileşik 2'yi (2.8 mg) elde etmek için %30 MeCN kullanılarak HPLC saflaştırmasına tabi tutuldu . Fr. C2, CHCl3 kullanılarak bir silika jel kolonuna tabi tutuldu:MeOH (20:1) elde etmek için fr. C2-1. Fr. C2-1, fr'yi elde etmek için heksan:aseton (8:1, 6:1 ve 4:1) kullanılarak bir silika jel kolonuna tabi tutuldu. Sırasıyla C2-1-1, C2-1-2 ve C2-1-3. Fr. C2-1-1, fr'yi elde etmek için heksan:EtOAc (7:2) kullanılarak bir silika jel kolonuna tabi tutuldu. C2-1-1-1. Fr. C2-1-1-1, bileşik 20'yi (9.2 mg) elde etmek için %60 MeCN kullanılarak HPLC saflaştırmasına tabi tutuldu . Fr. C2-1-2, fr'yi elde etmek için CHCl3 : MeOH (40:1) kullanılarak bir silika jel kolonuna tabi tutuldu . C2-1-2-1. Fr. C2-1-2-1, bileşik 1 (10.5 mg) elde etmek için %55 MeCN kullanılarak HPLC saflaştırmasına tabi tutuldu . Fr. C2-1-3, fr'yi elde etmek için heksan:EtOAc (2:1) kullanılarak bir silika jel kolonuna tabi tutuldu. C2-1-3-1. Fr. C2-1-3-1, bileşik elde etmek için %40 MeCN kullanılarak HPLC saflaştırmasına tabi tutuldu3 (63.0 mg) ve bileşik 6 (16,2 mg). Fr. C3, fr'yi elde etmek için heksan:EtOAc (1:1) kullanılarak bir silika jel kolonuna tabi tutuldu. C3-1. Fr. C3-1, fr'yi elde etmek için CHCl3 : MeOH (25:1) kullanılarak bir silika jel kolonuna tabi tutuldu . C3-1-1 ve C3-1-2. Fr. C3-1-1, bileşik 29 (3.1 mg) ve bileşik 28 (2.0 mg) elde etmek için %60 MeCN kullanılarak HPLC saflaştırmasına tabi tutuldu . Fr. C3-1-2, bileşik 27'yi (5.3 mg) elde etmek için %45 MeCN kullanılarak HPLC saflaştırmasına tabi tutuldu . 3.4. Bileşiklerin Tanımlanması


      1 – 32 arasındaki bileşikler , podofillotoksin ( 1 ) [ 17 ], pikropodofilotoksin ( 2 ) [ 17 ], deoksipodofilotoksin ( 3 ) [ 18 ], deoksipikropodofillotoksin ( 4 ) [ 19 ], pikropodofillon ( 5 ) [ 20 ], (−) olarak tanımlandı. -yatein ( 6 ) [ 21 ], podorhizol ( 7 ) [ 22 ], podorhizol asetat ( 8 ) [ 23 ], oplopanon ( 9 ) [ 24 ], oplodiol ( 10 ) [25 ], fitol ( 11 ) [ 26 ], 7a-hidroksisandarakopimarik asit ( 12 ) [ 18 ], 7-okso- epi -pimara-15-en-18-oik asit ( 13 ) [ 27 , 28 ], izopimarik asit ( 14 ) [ 29 ], makrofipen C ( 15 ) [ 30 ], 7-okso- epi -pimara-8,15-dien-19-oik asit ( 16 ) [ 28 ], 7-okso- epi -pimara-15- ene-18-oik asit metil ester ( 17 ) [ 28 ], 4- epi - dehidroabietinol ( 18 ) [31 ], 8,11,13-abietatrien-7α, 18-diol ( 19 ) [ 32 ], 7-oksodehidroabietinol ( 20 ) [ 33 ], ferruginol ( 21 ) [ 34 ], (+)-totarol ( 22 ) [ 35 ], E -komünik asit ( 23 ) [ 18 ], (+)-kupresik asit ( 24 ) [ 36 ], amentoflavon ( 25 ) [ 37 ], isoginkgetin ( 26 ) [ 37 ], ginkgetin ( 27 ) [ 37 ] , 7,4',4'"-trimetil-amentoflavon ( 28 ) [ 38], 7,4′,7″- trimetil-amentoflavon ( 29 ) [ 38 ], hinokiflavone ( 30 ) [ 37 ], β-sitosterol ( 31 ) [ 39 ] ve β-sitosterol glikozit ( 32 ) [ 40 ], sırasıyla, fiziksel verilerinin literatürde bildirilenlerle karşılaştırılmasına dayanmaktadır ( Tablolar S1–S5 ). 3.5. Hücre kültürü


      İki HTLV-1 ile enfekte T-hücre hattı, MT-1 ve MT-2, Japonya Nankoku'daki Kochi Üniversitesi'nden Dr Isao Miyoshi tarafından sağlandı. Kültür koşulları daha önce tarif edildiği gibiydi [ 5 ]. Hücreler, L - glutamin ve %15 fetal sığır serumu (Biowest, Nuaille, Fransa) ve %1 kanamisin içeren sodyum bikarbonat içeren RPMI-1640 ortamında kültürlendi . Hücreler, nemlendirilmiş %5 C02 /%95 hava içinde 37 °C'de kültürlendi . 3.6. MT-1 ve MT-2 Hücrelerine Karşı Anti-Proliferatif Etkilerin Ölçümü


      Canlılık, MTT tahlili kullanılarak belirlendi. MT-1 ve MT-2 hücreleri, fetal sığır serumu (%15) içeren RPMI-1640 ortamında tutuldu. Hücre süspansiyonunun 50 μL'lik bir alikotu (kuyu başına 5000 hücre) ve 50 μL test numunesi çözeltisi veya süspansiyonu, düz tabanlı mikrotitre kuyucuklarına kaplandı (ekstrakt nihai konsantrasyonu: 100, 10, 1, 0.1 μg/mL ve kontrol; bileşik nihai konsantrasyon: 10 pg/mL ile 100 μg/mL arasında ve kontrol) ve %5 CO2 içeren nemli bir atmosferde 37 °C'de 72 saat inkübe edildi. Yetiştirmeden sonra, mikrotitre kuyucuklarına 10 uL 3-(4,5)-dimetil-2-tiyazoil-2,5-difenil-2H-tetrazolyum bromür (MTT reaktifi) çözeltisi ilave edildi. 37 °C'de 4 saat inkübasyondan sonra, MTT-formazan ürününü çözündürmek için 100 µL izopropanol ilave edildi. 450 nm'de absorbans bir mikroplaka okuyucu ile ölçüldü. 3.7. Apoptoz Analizi


      Apoptoz tespiti, üreticinin protokolüne göre The Muse Annexin V & Dead Cell Assay Kit (Merck, Darmstadt, Almanya) kullanılarak yapıldı. 72 saat boyunca bileşik 3 ve 26'nın varlığında veya yokluğunda inkübe edilen MT-1 ve MT-2 hücreleri, santrifüjleme yoluyla toplandı ( 4 °C'de 10 dakika boyunca 310 x g ), 100 uL RPMI 1640 ortamı içinde süspanse edildi ve inkübe edildi 20 dakika boyunca oda sıcaklığında 100 μL Annexin V reaktifi ile. Hücreler, bir Muse Cell Analyzer (Merck, Darmstadt, Almanya) ile ölçüldü.

      Git: 4. Sonuçlar


      Sonuç olarak, Cupressaceae bitkileri araştırmalarımızın bir parçası olarak, T. occidentalis ekstraktları, MT-1 ve MT-2 hücre hatlarına karşı güçlü inhibitör etkiler göstermiştir. Ekstrakttan 32 bileşik (sekiz lignan, 18 terpenoid ve altı flavonoid) izole ettik ve yapı-aktivite ilişkilerini inceledik. İzole edilen lignanların neredeyse tamamı, her iki tümör hücre hattının büyümesini inhibe etti. Birkaç diterpen bileşiği, bazılarının daha önce kanser hücrelerinde sitotoksisite sergilediği bildirilen orta düzeyde aktiviteye sahipti. Ayrıca, birkaç flavonoid orta düzeyde aktivite gösterdi; bu biflavonların bazılarının bazı kanserlerde anti-kanser özellikleri gösterdiği ve hücre döngüsü durmasını indükleyebildiği ve PC-12 hücrelerinde amiloid-β peptid 42 sitotoksisitesine karşı inhibe edici aktiviteler gösterdiği bildirilmiştir [ 45 ].]. Diğer Cupressaceae bitkilerinin biflavonu ve bileşenlerini araştırmaya devam ediyoruz. Ayrıca deoksipodofillotoksin ( 3 ) ve izoginkgetinin ( 26 ) apoptozu arttırdığını gösterdik. Bu nedenle, sadece lignanlar değil aynı zamanda diterpenler ve/veya biflavonlar da ATL tedavisi için umut verici adaylar olabilir.

      Git: Teşekkür


      Edanz'dan Georgia Lenihan-Geels'e ( https://jp.edanz.com/ac , en son 15 Aralık 2021'de erişildi) bu yazının bir taslağını düzenlediği için teşekkür ederiz.

      Git: Ek Malzemeler


      Aşağıdakiler çevrimiçi olarak mevcuttur, bileşiklerin 13 C-NMR verilerini içerir (Tablo S1: 13 C-NMR spektroskopik (CDCl3 ) bileşikler 1 – 8. Tablo S2: 13 bileşikler 9 – 11'in C-NMR spektroskopik (CDCl3 ) Tablo S3: 13 C-NMR spektroskopik (CDCl3 ) 12 – 24. Tablo S4: 13 C-NMR spektroskopik (DMSO- d6 ) 25 – 30. Tablo S5: 13 C-NMR spektroskopik (CDCl3 )) bileşikler 31 ve 32. )
      Ek veri dosyası için buraya tıklayın. (283K, sıkıştırılmış)
      Git: Yazar Katkıları


      Kavramsallaştırma, JK, KI ve KT; metodoloji, JK ve DN; biçimsel analiz, DN, MI ve RT; araştırma, DN ve MI; kaynaklar, MO; veri iyileştirme, DN ve MI; yazma—orijinal taslak hazırlama, DN; yazma—inceleme ve düzenleme, JK, MO, RT ve KI; görselleştirme, DN ve MI; süpervizyon, JK, MO ve KI; proje yönetimi, JK Tüm yazarlar makalenin yayınlanmış halini okumuş ve kabul etmiştir.

      Git: Finansman


      Bu çalışma, Japonya Bilimi Teşvik Derneği JSPS KAKENHI Hibe Numarası JP19K16403 tarafından desteklenmiştir.

      Git: Kurumsal İnceleme Kurulu Açıklaması


      Uygulanamaz.

      Git: Bilgilendirilmiş Onam Beyanı


      Uygulanamaz.

      Git: Çıkar çatışmaları


      Yazarlar herhangi bir çıkar çatışması beyan etmemektedir.

      Git: Örnek Kullanılabilirliği


      Bileşiklerin örnekleri yazarlardan temin edilemez.

      Git: Dipnotlar




      Yayıncının Notu: MDPI, yayınlanmış haritalarda ve kurumsal bağlantılarda yargı yetkisi iddiaları konusunda tarafsız kalır.



      Git: Referanslar

      1. Ishitsuka K., Tamura K. Yetişkin T hücreli lösemi/lenfoma tedavisi: Geçmiş, şimdi ve gelecek. Avro. J. Hematol. 2008; 80 :185–196. doi: 10.1111/j.1600-0609.2007.01016.x. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      2. Miyoshi I., Kubonishi I., Sumida M., Hiraki S., Tsubota T., Kimura I., Miyamoto K., Sato J. Yetişkin T hücreli lösemiden türetilen yeni bir T hücre dizisi. GANN Jpn. J. Kanser Araş. 1980; 71 :155–156. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
      3. Miyoshi I., Kubonishi I., Yoshimoto S., Akagi T., Ohtsuki Y., Shiraishi Y., Nagata K., Hinuma Y. Normal insan kordonunun birlikte yetiştirilmesiyle elde edilen bir kordon T hücre hattındaki C tipi virüs parçacıkları lökositler ve insan lösemik T hücreleri. Doğa. 1981; 294 :770-771. doi: 10.1038/294770a0. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      4. Kinjo J., Nakano D., Fujioka T., Okabe H. Bitki özlerinden umut verici kemoterapötik adayların taranması. J. Nat. Med. 2016; 70 :335–360. doi: 10.1007/s11418-016-0992-2. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      5. Nakano D., Ishitsuka K., Hatsuse T., Tsuchihashi R., Okawa M., Okabe H., Tamura K., Kinjo J. Bitkilerden insan yetişkin T hücreli lösemi/lenfomaya karşı umut verici kemoterapötik adayların taranması: Vitanolidlerle aktif ilkeler yapı-aktivite ilişkileri. J. Nat. Med. 2011; 65 :559–567. doi: 10.1007/s11418-011-0543-9. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      6. Nakano D., Ishitsuka K., Katsuya H., Kunami N., Nogami R., Yoshimura Y., Matsuda M., Kamikawa M., Tsuchihashi R., Okawa M., et al. İnsan yetişkin T hücreli lösemi/lenfomaya karşı bitkilerden gelecek vaat eden kemoterapötik adayların taranması (II): ATL hücre hatlarına karşı antiproliferaktif ilkenin (24,25-dihidrowithanolid D) apoptozu ve solanlı bitkilerden izole edilen withanolidlerle yapı-aktivite ilişkileri. J. Nat. Med. 2012; 66 :415–420. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
      7. Nakano D., Ishitsuka K., Takashima M., Arima R., Satou A., Tsuchihashi R., Okawa MT, Tamura K., Kinjo J. İnsan yetişkin T hücreli lösemiye karşı bitkilerden gelecek vaat eden kemoterapötik adayların taranması /lenfoma (VI): Asclepias curassavica kaynaklı Cardenolides . Biol. Eczacılık Boğa. 2020; 43 :1609-1614. doi: 10.1248/bpb.b20-00465. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      8. Nakano D., Ishitsuka K., Kamikawa M., Matsuda M., Tsuchihashi R., Okawa M., Okabe H., Tamura K., Kinjo J. İnsan yetişkin T hücresine karşı bitkilerden gelecek vaat eden kemoterapötik adayların taranması lösemi/lenfoma (III) J. Nat. Med. 2013; 67 :894–903. doi: 10.1007/s11418-013-0747-2. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      9. Nakano D., Ishitsuka K., Mizuki I., Tsuchihashi R., Okawa M., Okabe H., Tamura K., Kinjo J. İnsan yetişkin T hücreli lösemi/lenfomaya karşı bitkilerden gelecek vaat eden kemoterapötik adayların taranması ( IV): Tylophora tanakae yapraklarından elde edilen fenanthroindolizidin alkaloidleri. J. Nat. Med. 2015; 69 :397-401. doi: 10.1007/s11418-015-0906-8. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      10. Nakano D., Ishitsuka K., Matsuda N., Kouguchi A., Tsuchihashi R., Okawa M., Okabe H., Tamura K., Kinjo J. İnsan yetişkin T-hücresine karşı bitkilerden gelecek vaat eden kemoterapötik adayların taranması lösemi/lenfoma (V): Boenninghausenia japonica ve Ruta graveolens kaynaklı kumarinler ve alkaloidler . J. Nat. Med. 2017; 71 :170–180. doi: 10.1007/s11418-016-1046-5. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      11. Alves LDS, Figueiredo CBM, Silva CCAR, Marques GS, Ferreira PA, Soares MFR, Silva RMF, Rolim-Neto PJ Thuja occidentalis L. (Cupressaceae): Botanik, fitokimyasal, farmakolojik ve toksikolojik yönlerin gözden geçirilmesi. Int. J. Ecz. bilim Araş. 2014; 5 :1163–1177. [ Google Akademik ]
      12. Chang LC, Song LL, Park EJ, Luyengi L., Lee KJ, Farnsworth NR, Pezzuto JM, Kinghorn AD Thuja occidentalis'in biyoaktif bileşenleri . J. Nat. Ürün 2000; 63 :1235–1238. doi: 10.1021/np0001575. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      13. Sonia C., Alina C., Neli KO, Ioan D., Anca H., Coralia C. Thuja occidentalis L. (Cupressaceae): Etnobotanik, fitokimya ve biyolojik aktivite. Moleküller. 2020; 25 :5416. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
      14. Pudełek M., Catapano J., Kochanowski P., Mrowiec K., Janik-Olchawa N., Czyz J., Ryszawy D. Thuja occidentalis L. esansiyel yağının ana bileşiği olan monoterpen α-thujone'un terapötik potansiyeli , in vitro olarak malign glioblastoma multiforme hücrelerine karşı. Fitoterapi. 2019; 134 :172-181. doi: 10.1016/j.fitote.2019.02.020. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      15. Torres A., Vargas Y., Uribe D., Carrasco C., Torres C., Rocha R., Oyarzun C., Martin RS, Quezada C. α/β-'nin pro-apoptotik ve anti-anjiyogenik özellikleri Thuja occidentalis'ten glioblastoma hücreleri üzerindeki thujone fraksiyonu . J. Neurooncol. 2016; 128 :9–19. doi: 10.1007/s11060-016-2076-2. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      16. Silva IS, Nicolau LAD, Sousa FBM, de Araújo S., Oliveira AP, Araújo TSL, Souza LKM, Martins CS, Aquino PEA, Carvalho LL, et al. Thuja occidentalis Linn'in sulu özütünün ve polisakkarit fraksiyonunun anti-inflamatuar potansiyelinin değerlendirilmesi . farelerde. Int. J. Biol. Makromol. 2017; 105 :1105-1116. doi: 10.1016/j.ijbiomac.2017.07.142. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      17. Zhao L., Tian X., Fan PC, Zhan YJ, Shen DW, Jin Y. Yüksek performanslı sıvı kromatografisi/tandem kütle spektrometrisi ile podofillotoksin ve esterlerinin diastereoizomerlerinin ayrılması, belirlenmesi ve tanımlanması. J. Kromatogr. A. 2008; 1210 :168–177. doi: 10.1016/j.chroma.2008.09.057. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      18. Muto N., Tomokuni T., Haramoto M., Takemoto H., Nakanishi T., Inatomi Y., Murata H., Inada A. İnsan promyelositik lösemi HL-60 hücrelerine yönelik apoptoz ve farklılaşma indükleyici maddelerin izolasyonu Juniperus taxifolia'nın yapraklarından . Biosci. Biyoteknoloji. Biyokimya. 2008; 72 :477-484. doi: 10.1271/bbb.70570. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      19. San Feliciano A., Medarde M., Lopes JL, Puebla P., Miguel del Corral JM, Juniperus thurifera'dan Barrero AF Lignans . Fitokimya. 1989; 28 :2863–2866. doi: 10.1016/S0031-9422(00)98111-1. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      20. Lei M., Hu RJ, Wang YG Asidik koşullar altında NaIO 4 /TEMPO/NaBr sistemi kullanılarak alkollerin aldehitlere ve ketonlara hafif ve seçici oksidasyonu . Dörtyüzlü. 2006; 62 :8928–8932. doi: 10.1016/j.tet.2006.07.022. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      21. Tomioka K., Ishiguro T., Koga K. Stereoselektif reaksiyonlar. X. optik olarak saf antitümör lignanların toplam sentezi, bursran. Kimya Eczacılık Boğa. 1985; 33 :4333-4337. doi: 10.1248/cpb.33.4333. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      22. Giordano T., Marcelo FA, Fernando C. morita-baylis-hillman eklentilerinden b-piperonil-y-butirolaktonların diastereoselektif sentezi. (±)-yatein, (±)-podorhizol ve (±)-epi-podorhizol'ün yüksek verimli sentezi. J. Braz. Kimya Soc. 2010; 21 :2327–2339. [ Google Akademik ]
      23. San Feliciano A., Miguel del Corral JM, Gordaliza M., Juniperus sabina'dan Castro A. Lignans . Fitokimya. 1990; 29 :1335-1338. doi: 10.1016/0031-9422(90)85460-W. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      24. Su WC, Fang JM, Cheng YS Sesquiterpenes Cryptomeria japonica'nın yapraklarından . Fitokimya. 1995; 39 :603–607. [ Google Akademik ]
      25. Jung KY, Kim DS, Oh SR, Lee IS, Lee JJ, Lee HK, Shin DH, Kim EH, Cheong CJ Manolya fargesii'nin çiçek tomurcuklarından seskiterpen bileşenleri . Kemer Eczacılık Araş. 1997; 20 :363–367. doi: 10.1007/BF02976201. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      26. Goodman RA, Oldfield E., Allerhand A. Klorofilin doğal bolluktaki karbon-13 nükleer manyetik rezonans spektrumundaki atamalar ve saf fitolde segmental hareketin incelenmesi. J. Am. Kimya Soc. 1973; 95 :7553–7558. doi: 10.1021/ja00804a003. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      27. Werner H., Palaniappan K. Ent -pimaranes, ent -kauranes, heliangolides ve üç Helianthus türünün diğer bileşenleri. Fitokimya. 1984; 23 :1453–1459. [ Google Akademik ]
      28. Urones JG, Marcos IS, Ferreras JF, Barcala PB Nepta tuberosa subsp. Reticulata (II) Fitokimya. 1988; 27 :523–526. doi: 10.1016/0031-9422(88)83133-9. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      29. Sakar MK, Er N., Ercil D., Olmo ED, San Feliciano A. (-)-desoxypodophyllotoxin ve diterpenoids from juniperus nana willd . çilek. Acta. Eczacılık Türk. 2002; 44 :213–219. [ Google Akademik ]
      30. Xu J., Sun Y., Wang M., Ren Q., Li S., Wang H., Sun X., Jin D.-Q., Sun H., Ohizumi Y., et al. Callicarpa macrophylla'nın yapraklarından biyoaktif diterpenoidler . J. Nat. Ürün 2015; 78 :1563–1569. doi: 10.1021/acs.jnatprod.5b00018. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      31. Fraga MF, Hernandez MG, Artega JM, Suarez S. Mucor plumbeus tarafından diterpen dehidroabietanol ve teideadiolün mikrobiyolojik dönüşümü . Fitokimya. 2003; 63 :663–668. doi: 10.1016/S0031-9422(03)00291-7. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      32. Yang XW, Feng L., Li SM, Liu XH, Li YL, Wu L., Shen YH, Tian JM, Zhang X., Liu XR, et al. Abiesadines AY'nin izolasyonu, yapısı ve biyoaktiviteleri, Abies georgei Orr'dan 25 yeni diterpen . Bioorg. Med. Kimya 2010; 18 :744–754. doi: 10.1016/j.bmc.2009.11.055. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      33. Tanaka R., Ohtsu H., Matsunaga S. Abietane diterpen asitleri ve Larix kaempferi'nin yapraklarından diğer bileşenler . Fitokimya. 1997; 46 :1051-1057. doi: 10.1016/S0031-9422(97)84396-8. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      34. Ryu YB, Jeong HJ, Kim JH, Kim YM, Park JY, Kim D., Naguyen TTH, Park SJ, Chang JS, Park KH, et al. SARS-CoV 3CL pro inhibisyonu gösteren Torreya nucifera kaynaklı biflavonoidler. Bioorg. Med. Kimya 2010; 18 :7940-7947. doi: 10.1016/j.bmc.2010.09.035. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      35. Marcos LS, Cubillo MA, Moro RF, Diez D., Basabe P., Sanz F., Urones JG Synthesis of (+)-totarol. Dörtyüzlü Lett. 2003; 44 :8831–8835. doi: 10.1016/j.tetlet.2003.09.193. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      36. Cupressus gigantea'nın gövdelerinden ve yapraklarından Liu CM, Zhou HB, Zhang WD terpenoidleri . Çene. J. Nat. Med. 2010; 8 :405–410. doi: 10.3724/SP.J.1009.2010.0405. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      37. Markham KR, Sheppard C., Geiger H. 13 C Bazı doğal olarak oluşan amentoflavon ve hinokiflavon biyoflavonoidlerin NMR çalışmaları. Fitokimya. 1987; 26 :3335–3337. doi: 10.1016/S0031-9422(00)82499-1. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      38. Fonseca FN, Ferreira AJS, Sartorelli P., Lopes NP, Floh EIS, Handro W., Kato MJ Araucaria angustifolia'nın farklılaşma ve gelişiminin farklı aşamalarında fenilpropanoid türevleri ve biflavonlar . Fitokimya. 2000; 55 :575–580. doi: 10.1016/S0031-9422(00)00239-9. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      39. Nono RN, Barboni L., Teponno RB, Quassinti L., Bramucci M., Vitali LA, Petrelli D., Lupidi G., Tapondjou AL Dissotis köklerinden elde edilen ekstraktların antimikrobiyal, antioksidan, antienflamatuar aktiviteleri ve fito- bileşenleri thollonii Cogn.(Melastomataceae) S. Afr. J. Bot. 2014; 93 :19-26. doi: 10.1016/j.sajb.2014.03.009. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      40. Shaheen F., Muhanmmad A., Rubeena S., Irfanullah, Sarah B. Spektral atamalar ve referans verileri. Magn. Rezonans. Kimya 2001; 39 :399–405. [ Google Akademik ]
      41. Moujir LM, Seca AML, Araujo L., Silva AMS, Barreto MC Yeni bir doğal spiro heterosiklik bileşik ve Juniperus brevifolia yapraklarından ikincil metabolitlerin sitotoksik aktivitesi. Fitoterapi. 2011; 82 :225–229. doi: 10.1016/j.fitote.2010.10.001. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      42. Lee SAG, Liliana ABG, Miguel AG Abietik ve dehidroabietik asit türevlerinin in vitro Anti HHV-1 ve HHV-2 aktivitesi. Farmakoloji çevrimiçi. 2012; 1 :36-42. [ Google Akademik ]
      43. Muhammed A., Azhar R., Ghulam H., Muhammed AS, Muhammed KZ, Haseeb A., Iqra S., Ammara R., Maleeha M., Sevki A., et al. Ginkgetin: Çok yönlü farmakolojik aktivitelere sahip doğal bir biflavon. Gıda. Kimya Toksikol. 2020; 145 :111642. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
      44. Ye ZN, Yu MY, Kong LM, Wang WH, Yang YF, Liu JQ, Qiu MH, Li Y. Yeni bir wnt inhibitörü olan Biflavone ginkgetin, medulloblastomun büyümesini baskılar. Nat. Ürün Bioprospect. 2015; 5 :91-97. doi: 10.1007/s13659-015-0056-4. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      45. Sasaki H., Kitoh Y., Tsukada M., Miki K., Koyama K., Juliawaty LD, Hakim EH, Takahashi K., Kinoshita K. PC-12'de amiloid-b peptid 42 sitotoksisitesine karşı biyoflavonoidlerin inhibe edici aktiviteleri hücreler. Biyoorganik Med. Kimya Lett. 2015; 25 :2831–2833. doi: 10.1016/j.bmcl.2015.04.106. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]

      Yorum yap


      • #4
        Tıbbi açıdan önemli Thuja occidentalis'ten elde edilen ham ekstraktların antibakteriyel aktivitesi

        Jehan Bakht1, Zobia Zafar1, Cevad Ahmed1, Şehla Han1
        Bağlantılar genişletmek
        • PMID: 32276908
        Soyut

        Mevcut araştırma, KPK Pakistan, Peşaver Tarım Üniversitesi Biyoteknoloji ve Genetik Mühendisliği Enstitüsü'nde gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmada, Thuja occidentalis'ten elde edilen ham metanolik ekstraktlar, beş farklı bakteri suşuna (Bacillus subtilis, Escherichia coli, Klebsiella pneumonia, Xanthomonas sp. ve Staphylococcus aureus) karşı antimikrobiyal aktiviteleri için iki farklı konsantrasyonda (10 ve 20 mg/ml) test edilmiştir. disk difüzyon deneyi. Sonuçlar, Klebsiella pneumoniae'nin sırasıyla %37 ve %57 inhibisyon bölgesini ölçen hem düşük hem de yüksek konsantrasyonlarda yapraklardan ham ekstre edilmiş numuneye en duyarlı olduğunu ve Xanthomonas ve Staphylococcus aureus'un her iki durumda da yapraklardan ham ekstre edilmiş numunelere karşı daha dirençli olduğunu göstermiştir. konsantrasyonlar. Benzer şekilde, Klebsiella pneumoniae, her iki konsantrasyonda da E. coli tarafından takip edilen yüksek konsantrasyonda tohumlardan elde edilen ham numunelere karşı en duyarlıydı. Staphylococcus aureus ise düşük ve yüksek konsantrasyonlarda ham ekstrakte edilen örneklere karşı daha dirençli bulunmuştur. Bu sonuçlar, Thuja occidentalis'in yaprak ve tohumlarından hazırlanan ekstraktların çeşitli bakteriyel enfeksiyonların tedavisinde doğal ilaç olarak kullanılabileceğini göstermiştir. benzer makaleler

        Yorum yap


        • #5
          Thuja occidentalis L. ve aktif bileşiği α-thujone: Osteoporoza neden olmadan polikistik over sendromunun tedavisinde umut verici etkiler

          Esra Küpeli Akkol1, Mert İlhan2, Mürşide Ayşe Demirel3, Hikmet Keleş4, İbrahim Tümen5, İpek Suntar2
          • Gazi Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmakognozi Anabilim Dalı, Etiler 06330, Ankara, Türkiye. Elektronik adres: esrak@gazi.edu.tr.
          • 2Gazi Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmakognozi Anabilim Dalı, Etiler 06330, Ankara, Türkiye.
          • 3Laboratuvar Hayvanları Yetiştiriciliği ve Deneysel Araştırmalar Merkezi, Eczacılık Fakültesi, Gazi Üniversitesi, Etiler 06330, Ankara, Türkiye.
          • 4AfyonKocatepe Üniversitesi Veteriner Fakültesi Patoloji Anabilim Dalı, 03200 Afyonkarahisar, Türkiye.
          • 5Bartın Üniversitesi, Orman Fakültesi, Orman Ürünleri Kimyası Bölümü, 74100 Bartın, Türkiye.
          • MID: 25818694
          • DOI: 10.1016/j.jep.2015.03.029
          Soyut

          Etnofarmakolojik uygunluk: Mazı occidentalis L. (Cupressaceae) halk hekimliğinde romatizma, amenore, sistit ve rahim kanserlerinin tedavisi için ve düşük ve kontraseptif olarak kullanılmıştır.

          Çalışmanın amacı : Bu çalışma, polikistik over sendromu (PCOS) tedavisinde T. occidentalis yağı ve α-thujone'un faydalı olup olmayacağını belirlemeyi amaçlamıştır.

          Gereç ve yöntem: Letrozol ile indüklenen PCOS'lu sıçanlara 21 gün boyunca T. occidentalis yağı ve α-thujone uygulandı. 21 günün sonunda sıçanlar sakrifiye edildi ve kalp ponksiyonu ile kan örnekleri alındı. Serum gonadotropin, steroid, kan lipid, leptin ve glukoz düzeyleri ile antioksidan parametre değerleri ölçüldü.

          Sonuçlar: Sonuçlar , T. occidentalis ve α-thujone uygulanan gruplarda östradiol ve progesteron düzeylerinin önemli ölçüde arttığını, luteinize edici hormon (LH) ve testosteron düzeylerinin ise azaldığını gösterdi. Plazma düşük yoğunluklu lipoprotein-kolesterol (LDL-C), leptin ve glukoz konsantrasyonları da kontrol grubu ile karşılaştırıldığında T. occidentalis ve α-thujone gruplarında önemli ölçüde azaldı. Histopatolojik bulgular, T. occidentalis ve α-thujone gruplarının iyi bir iyileşme gösterdiğini gösterdi. Fitokimyasal analizlere göre T. occidentalis yağında 25 bileşik tespit edilmiştir. Yağın ana bileşenleri, monoterpen ketonları a- ve β-thujone, fenkon ve sabinenin yanı sıra diterpenler beyeren ve rimuendi.

          Sonuç: T. occidentalis uçucu yağı ve aktif bileşeni α-thujone, osteoporoza neden olmadan PKOS tedavisinde kullanılabilir.

          Yorum yap


          • #6
            Thuja orientalis L'nin Prooksidan-Antioksidan Dengesi ve Antioksidan Özellikleri: Diabetes Mellitus İçin Potansiyel Bir Terapötik Yaklaşım

            Daryoush H Alamdari1, Malihe Aghasizadeh-Sharbaf1, Maryam Mohadjerani2, Gordon Bir Eğreltiotu3, Emir Avan4
            • Cerrahi Onkoloji Araştırma Merkezi, İmam Rıza Hastanesi, Tıp Fakültesi, Meşhed Tıp Bilimleri Üniversitesi, Meşhed, İran.
            • 2Mazandaran Üniversitesi, Temel Bilimler Fakültesi, Moleküler ve Hücre Biyolojisi Bölümü, Babolsar, İran.
            • 3Brighton & Sussex Tıp Okulu, Tıp Eğitimi Bölümü, Falmer, Brighton, Sussex BN1 9PH, Birleşik Krallık.
            • 4Metabolik sendrom Araştırma Merkezi, Meşhed Tıp Bilimleri Üniversitesi, Meşhed, İran.
            Soyut

            Arkaplan: Diabetes mellitus (DM), artan küresel prevalansı olan önemli bir sağlık sorunudur. Genellikle oksidatif strese katkıda bulunan pro-oksidan mekanizmalar ve antioksidan savunmalar arasındaki bir dengesizlik ile ilişkilidir ve bu, endotel disfonksiyonu, ateroskleroz, insülin direnci ve bozulmuş pankreas β-hücre fonksiyonuna karşı artan bir duyarlılığa yol açar.

            Amaç: Thuja orientalis L'nin prooksidan-antioksidan dengesini (PAB) ve anti-hemolitik etkisini PAB testi ve hematolojik belirteçlerin analizini kullanarak değerlendirdik.

            Yöntemler: Thuja orientalis'in antioksidan ve anti-hemolitik aktivitesi, PAB testi kullanılarak ve RBC hemolizinin inhibisyonu, hidrojen peroksit hemoliz testi kullanılarak değerlendirildi. Anti-hemoliz yüzdesi, ölçümlerin (AB)/Bx100 oranından hesaplandı.

            Sonuçlar: Sonuçlarımız , Thuja orientalis L.'nin antioksidan etkisinin suda sırasıyla etil-asetat, etanol ve metanol ekstraktından daha fazla olduğunu gösterdi. Suda sırasıyla etil asetat, metanol ve etanol ekstraktından daha yüksek olan anti-hemolitik etkisini de gözlemledik. Özellikle verilerimiz, H2O2 ile indüklenen RBC hemolizinin doza bağlı bir şekilde inhibe edildiğini gösterdi.

            Sonuç: Thuja orientalis L. ekstraktlarının insan serumu ve RBC'de antioksidan ve anti-hemolitik etkisini gösterdik, serbest radikalleri azaltma potansiyel özelliğini gösterdik ve daha büyük numune boyutunda ve in vivo modellerde fonksiyonel rolünü değerlendirmek için daha ileri araştırmaları destekleyerek, potansiyel antioksidan ajan.

            Anahtar Kelimeler: Antioksidan; Şeker Hastalığı (DM); PAB tahlili; Mazı orientalis L; anti-hemolitik; terapötik yaklaşımlar..

            Yorum yap


            • #7
              Thuja orientalis'in sıcak su ekstraktının saç büyümesini teşvik edici aktivitesi

              Nan-nan Zhang , # 1 Dong Ki Parkı , # 1, 2 ve Hye-Jin Parkı 1
              Yazar bilgileri Makale notları Telif hakkı ve Lisans bilgileri Sorumluluk Reddi
              Bu makale, PMC'deki diğer makaleler tarafından alıntılanmıştır .
              Git: Soyut

              Arka fon


              Mazı orientalis geleneksel olarak Doğu Asya'da kellik ve saç dökülmesinden muzdarip hastaları tedavi etmek için kullanılmıştır. Bu çalışma, T'nin saç büyümesini teşvik edici aktivitesini araştırmayı amaçladı . orientalis sıcak su özütü ve altında yatan etki mekanizması.

              yöntemler

              T.'den sonra _ orientalis özü, telojenik C57BL/6 N farelerinin traş edilmiş sırt derisine topikal olarak uygulandı, saç folikülü döngüsünün indüksiyonunu incelemek için histomorfometrik analiz kullanıldı. T etkisini belirlemek için . orientalis ekstraktı üzerinde telojenden anajene geçiş, β-katenin ve Sonic hedgehog'un (Shh) saç köklerindeki protein ekspresyon seviyeleri immünohistokimya ile belirlendi.

              Sonuçlar

              T olduğunu gözlemledik . orientalis özü, telojenik C57BL/6 N farelerde anagen fazı indükleyerek saç büyümesini destekledi. Spesifik olarak, histomorfometrik analiz verileri, T'nin topikal uygulamasının olduğunu gösterir . orientalis özütü, kontrol veya %1 minoksidil ile tedavi edilen grubun aksine, daha erken bir anagen fazını indükledi ve olgun anagen fazını uzattı. Ayrıca T kıl foliküllerinin hem sayısında hem de boyutunda artışlar gözlemledik . orientalis özü ile tedavi edilen grup. Ayrıca, immünohistokimyasal analiz, T'nin saç foliküllerinde β-katenin ve Shh proteinlerinin daha erken indüksiyonunu ortaya koymaktadır . oryantalizmkontrol veya %1 minoksidil ile tedavi edilen grupla karşılaştırıldığında, ekstrakt ile tedavi edilen grup. Çözüm


              Bu sonuçlar , T. orientalis özü, dinlenme halindeki saç foliküllerinde anajen fazı indükleyerek saç büyümesini destekler ve bu nedenle potansiyel bir saç büyümesini teşvik edici ajan olabilir.

              Anahtar Kelimeler: Anagen, β-katenin, Saç kökleri, Saç büyümesi, Sonik kirpi (Şşş), Mazı orientalis
              Git: Arka fon


              Saç dökülmesi insanlarda duygusal olarak rahatsız edici bir hastalıktır. Hastalıklar, beslenme yetersizliği, yaşlanma, hormon dengesizliği ve stresin hem erkeklerde hem de kadınlarda saç dökülmesine neden olabileceği bilinmektedir [ 1 , 2 ]. Bugüne kadar, saç dökülmesi veya alopesiden mustarip hasta sayısı önemli ölçüde artmıştır [ 3 ]. 2 saç dökülmesi ilacı, finasterid ve minoksidil, Gıda ve İlaç İdaresi tarafından onaylanmış olmasına rağmen, öngörülemeyen etkinlikleri ve yan etkileri nedeniyle etkinlikleri sınırlı ve geçicidir. Bu nedenle, daha fazla ve daha iyi tedavi seçenekleri geliştirmek acildir.

              Son derece farklılaşmış ve ölü keratinositlerden oluşan karmaşık bir mini organ olan saç, fiziksel koruma, duyusal, termoregülasyon ve cinsel çekicilikte çeşitli roller oynar. Saç büyümesinin döngüsel süreci aşağıdaki 3 aşamaya ayrılır: anagen (büyüme aşaması), katagen (gerileme aşaması) ve telojen (dinlenme aşaması) [ 4 ]. Saç büyüme döngüsünün düzensizliğinin, örneğin androgenetik alopesi gibi belirli durumların patogenezi ile ilişkili olduğu gösterilmiştir. Saç folikülü büyümesinin iki kilit düzenleyicisi, Sonic hedgehog (Shh) ve β-katenin'in, telojenden anajene geçişin indüklenmesinde rol oynadığı bilinmektedir ve herhangi bir proteinin seviyesi düşük olduğunda, saç büyümesi ciddi şekilde zarar görür. 5 , 6 ].

              Mazı orientalis , selvi ailesi Cupressaceae'de bulunan, yaprak dökmeyen iğne yapraklı ağaçların ayrı bir cinsidir ve Çin, Japonya ve Kore'de yaygın olarak dağıtılmaktadır. Geleneksel olarak doğu tıbbında saç büyümesini teşvik etmek için kullanılmıştır. T iken _ occidentalis'in (Western T. orientalis ) testosteronun dihidrotestosterona (DHT) periferik dönüşümünü baskılayan güçlü bir 5α-redüktaz inhibitörü içerdiği bulundu , T. orientalis , androjenle ilişkili hastalıkların tedavisinde 5α-redüktaz inhibitörleri olarak kullanılabilir [ 7]. Testosteronu DHT'ye dönüştüren bir enzim olan 5α-redüktazın, genetik olarak duyarlı bireylerde androgenetik alopesiyi tetiklediği öne sürülmüştür [ 1 ]. Folikülleri sürekli DHT'ye maruz kalan genetik olarak yatkın bir kişi, daha kısa bir anagen fazına (yani saç büyüme fazına) sahiptir [ 2 ]. Artan DHT ve 5α-redüktaz seviyeleri saçsız kafa derisi derisine neden olur [ 2 ]. Bugüne kadar, T'nin saç teşvik edici etkisinden sorumlu mekanizma . oryantalizm bilinmiyor. Bu çalışmada, T'nin saç büyümesini teşvik edici aktivitelerini araştırdık . orientalis , telojenik C57BL/6 N farelerde özü ve altta yatan etki mekanizması.

              Git: yöntemler

              Malzemeler


              ImmunoCruz Boyama Sistemi Kiti (Santa Cruz Biotechnology, Santa Cruz, California, ABD) ve DAB Chromogen Kit (Vector Laboratories, Burlingame, California, ABD) belirtilen kaynaklardan satın alındı. Bu çalışmada kullanılan antikorlar ve reaktifler aşağıdaki gibidir: anti-β-katenin (Cell Signaling Technology, Danvers, MA, ABD), anti-Sonic kirpi (Shh) (Abnova, Taipei, Tayvan), hematoksilin (BBC Biochemical, Mount Vernon , Washington, ABD), eozin (Shimakyu's Pure Chemicals, Osaka, Japonya), dimetil sülfoksit (DMSO) ve propilen glikol (Sigma-aldrich, California, ABD) ve minoksidil (Hyundai Pharm, Seul, Güney Kore). T.'nin hazırlanması _ orientalis sıcak su özü


              Kimliği doğrulanmış bir fiş örneği T. orientalis yaprakları (Kucari 1108) Konkuk Üniversitesi (Seul, Kore) Biyobilim ve Biyoteknoloji Koleji'nin Herbaryumunda saklandı. Yapraklar bir öğütücü ile ince bir toz haline getirildi ve 4 kez sıcak su ile 4 saat boyunca ekstrakte edildi. Sıcak su özütü daha sonra soğutuldu, Advantech No. 2 filtre kağıdından (Osaka, Japonya) süzüldü ve kuruyana kadar buharlaşmasına izin verildi. Kalıntılar oda sıcaklığında tekrar sıcak su ile ekstrakte edildi ve süzüldü. Ekstrakt, döner bir buharlaştırıcıda vakum altında 40°C'de kurutuldu ve ardından kullanılıncaya kadar -20°C'de saklandı. T. _ orientalis özü, hayvan deneyleri için suda çözülmüştür [ 8 ]. deney hayvanları


              Orient Bio Inc.'den (Seul, Güney Kore) satın alınan erkek C57BL/6 N fareleri (5 haftalık, 18-20 g), Konkuk Üniversitesi Laboratuvar Hayvanları Araştırma Merkezi içindeki kontrollü bir bariyer tesisinde bakıldı. Fareler, 12 saatlik aydınlık/karanlık döngüsü koşulu altında kafeslere yerleştirildi ve standart fare yemi ve su üzerinde tutuldu. Oda sıcaklığı ve nem sırasıyla 23 ± 2°C ve %35-60 idi. Fareler 7 gün boyunca yeni ortamlarına adapte edildikten sonra, 6 ila 9 haftalık C57BL/6 N farelerinin saç döngüsünün telojen aşamasında olduğu gösterildiğinden, 6 haftalık fareler kullanılarak deneyler yapıldı. 9 , 10]. Tüm hayvan prosedürleri, Ulusal Sağlık Enstitülerinin Laboratuar Hayvanlarının Bakımı ve Kullanımı Kılavuzu'nun yanı sıra Hayvan Refahı Yasası'nın yönergelerine göre yapıldı. Tüm deneyler, Konkuk Üniversitesi'ndeki (Seul, Kore) Kurumsal Hayvan Bakım ve Kullanım Komitesi (IACUC) yönergelerine uygun olarak yapıldı. Ku11069 protokolü, bu çalışma için Konkuk Üniversitesi Tıp merkezi IACUC tarafından onaylandı.

              T ile deneysel çalışmalar . oryantal özü
              3 randomize gruptaki ( n = 10) otuz hayvan, T'nin saç geliştirme aktivitesini incelemek için kullanıldı . Orientlis özü. 12 cm2'lik bir alan ( yatay uzunluk, 3 cm; boyuna uzunluk, 4 cm) saç, 6 haftalıkken bir hayvan kesme makinesi ile C57BL/6 N farelerinin dorsal kısmından tıraş edildi, bu sırada fare saç folikülleri senkronize edildi. telojen aşamasında. Grup 1'deki hayvanlara eşit hacimde propilen glikol (%96.5, v/v) ve DMSO (%3.5, v/v) içeren distile su (200 µl) verilirken, grup 2 ve 3'teki hayvanlar T . tarif edilen aynı karışımın eşit hacmi ile sırasıyla orientalis özü ve %1 minoksidil (200 µl). T. orientalis özü veya aracı 21 gün boyunca aynı vuruşlarla bir şırınga pistonu kullanılarak sırt derisine topikal olarak uygulandı. Hayvanlar belirli bir süre izolasyonda tutuldu ve daha sonra ayrı kafeslere geri yerleştirildi. 0, 7, 14 ve 21 günlerde, deri örnekleri elde etmek için fareler öldürüldü. Görünür saç büyümesi 0, 7, 10, 14, 17 ve 21. günlerde kaydedildi.

              Saç uzunluğu belirleme


              14 ve 21. günlerde kurban edilen farelerin traşlı dorsal merkez kısımlarındaki temsili alanlardan yeniden büyüyen tüyler koparıldı. Ortalama saç uzunluğunu fare başına 30 saç telinden hesapladık. histolojik hazırlık


              Farelerin dorsal derisi, 4°C'de 24 saat boyunca %10 nötr tamponlu formalin ile sabitlendi ve PBS (pH 7.4) ile yıkandı. Sabit numuneler, artan bir dizi dereceli etanol ile dehidre edildi, ksilende temizlendi ve parafin bloklarına gömüldü. Daha sonra, numuneler boyuna veya enine 5 um kalınlığında bölümlere kesildi ve jelatin kaplı cam slaytlara monte edildi. kantitatif histomorfometri


              Deri biyopsileri, rutin histoloji için %10 nötr formalin ile sabitlendi, parafine gömüldü ve hematoksilen-eozin boyaması için işlendi. Bireysel saç folikülleri, Chase [ 11 ] sınıflandırmasına dayalı olarak belirli saç döngüsü aşamalarıyla (telojen veya anagen I–VI) sınırlandırılmıştır . 7, 14 ve 21. günlerde tanımlanan her döngü aşamasındaki saç foliküllerinin yüzdesi hesaplandı. Hematoksilen-eozin boyama


              T'nin topikal uygulamasından sonra histolojik değişikliği gözlemlemek . orientalis özü, kesitler hematoksilen ve eozin ile boyandı. Kısaca, kesitler ksilen ile deparafinize edildi, azalan bir dizi dereceli etanol içinde hidratlandı ve 2 dakika hematoksilen ile boyandı, ardından 2 dakika yıkandı ve 5 saniye eozin boyaması yapıldı. Saç folikülü sayımı


              Slaytların temsili alanlarından 100 x sabit büyütmede dijital fotomikrograflar alındı. Tüm görüntüler 1500 um genişliğinde sabit bir alanda kırpılmıştır. Daha sonra derin alt kesimdeki kıl köklerini manuel olarak saydık ( n = 30/fare). immünohistokimya


              Dorsal deriler, daha önce tarif edildiği gibi anti-β-katenin ve anti-Shh antikorları ile boyandı [ 12 ]. İmmünohistokimyasal analiz, üreticinin talimatlarına göre ImmunoCruz Boyama Sistemi Kiti ve DAB Kromojen Kiti kullanılarak yapıldı. istatistiksel analiz


              Deneysel veriler ortalama ± standart sapma (SD) olarak ifade edildi. Farklılıkların önemi Student's t -testi veya One-way ANOVA/Dunnett's t -testi kullanılarak analiz edildi . İstatistiksel analiz için SPSS, versiyon 12 (SPSS Inc., Chicago, IL, USA) kullandık.

              Git: Sonuçlar

              T'nin sıcak su özütü . orientalis , telojenik C57BL/6 N farelerde saç büyümesini destekler


              T'nin saç büyüme aktivitesini ölçmek için . orientalis özütü in vivo , telojenik C57BL/6 N fareleri, T'nin topikal uygulamasından 1 gün önce traş edildi . oryantal özü. Telojen fazındaki farelerin ten rengi pembeydi ve anagen başlangıcı ile birlikte koyulaştı [ 13 ]. Kıl foliküllerinin aktif büyümesi ve siyah pigmentasyon, C57BL/6 N farelerinde anagen faz [ 14 ] sırasında meydana geldiğinden , T. orientalis özütü cilt rengi gözlemlenerek değerlendirildi. T'de daha fazla kararmış cilt alanı gözlendi . oryantalizmekstrakt ile tedavi edilen grup, kontrol veya %1 minoksidil grubuna kıyasla 10 günde (Şekil  1a). 14 gün sonra, T olduğunu gözlemledik . orientalis özü, saç büyümesini kontrol grubundan veya %1 minoksidil grubundan daha belirgin şekilde destekledi (Şekil  1a). 17 günde, dorsal cilt kılları T 'de tamamen iyileşti . orientalis özü ile tedavi edilen fareler (Şekil  1a), kontrol grubunda dorsal cilt bölgesinin sadece %50'si kıllarla kaplıyken (Şekil  1a). Bu sonuçlar , T. orientalis özü, saç köklerinin erken telojenden anajene dönüşümünü indükler.
              Resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı 1472-6882-13-9-1.jpg
              Şekil 1
              Mazı orientalis özütünün saç büyümesini teşvik edici etkileri . ( a ) Telogen uyumlu, 6 haftalık C57BL/6 N fareleri traş edildi ve kontrol ( n = 10; A–F), T ile topikal olarak uygulandı . orientalis özü (5,05 mg/cm2 / gün; n = 10; G–L) veya %1 minoksidil ( n = 10; M–R). Depilasyondan 0, 7, 10, 14, 17 ve 21 gün sonra sırt derileri fotoğraflandı. Gösterilen görüntü, 10 farenin temsili bir resmidir. Çubuklar, 100 um. ( b ) T ile tedaviden sonra farklı zaman aralıklarında saç uzunlukları . oryantalizmAyıkla. Gösterilen veriler, 3 bağımsız deneyin ortalama ± standart sapmasını (SD) temsil eder. Çoklu grup ortalamalarının karşılaştırmaları, Tek Yönlü ANOVA, ardından Dunnett's t -testi kullanılarak yapıldı ( *** p < 0,001, kontrole karşı; ### p < 0,001, %1 minoksidil).

              T olup olmadığını belirlemek için . orientalis özü saç büyümesini indükler, hem 14 hem de 21 günde her farenin sırt deri merkezinden 30 tüy kopardık. Sonuçlarımız gösteriyor ki T. orientalis özü, kontrol grubuna kıyasla saç büyümesini önemli ölçüde uyardı ve saç uzunluğunun T. orientalis özü ile tedavi edilen fareler, 14 günde kontrol veya %1 minoksidil ile tedavi edilen gruptan önemli ölçüde daha uzundu (p < 0.001) (Şekil  1b). T'nin Etkileri . fare saç köklerinin gelişimi ve yapısı üzerine orientalis özü


              Saç foliküllerinin sayısı ve boyutundaki artış, saç büyümesinin telojen fazdan anajen faza geçişinin bir göstergesi olarak kabul edilmiştir [ 15 ]. Saç siklusunda saç foliküllerinin ilerlemesini araştırmak için hematoksilen-eozin boyaması yapıldı, çünkü anagen faz sırasında derin subcutiste saç foliküllerinin boyutunda ve sayısında bir artış gözlemlenebilir [ 15 ]. Temsili boylamsal kesitlerde T 'de saç folikülü sayısı arttı . orientalis özü ile tedavi edilen grup, kontrol grubuyla karşılaştırıldığında (Şekil  2a). Saç geliştirme etkilerini ölçmek için histomorfometrik analiz gerçekleştirdik. Bireysel saç folikülleri Chase'in protokolüne göre sınıflandırıldı [ 16 ]. 7. günde, saç köklerinin çoğu T. orientalis özü ile tedavi edilen grup anagen evre II-III'e ilerlerken, kontrol grubundaki çoğunluk telojen evresinde kaldı (Şekil  2b). 14. günde ise saç kökleri T. orientalis özü ile tedavi edilen grup anagen V-VI'da, minoksidil ile tedavi edilen grup ve kontrol grupları sırasıyla anagen V ve III'teydi. 21. günde, saç kökleri her iki T. orientalis özütü ve %1 minoksidil ile tedavi edilen gruplar anagen VI'dayken, kontrol grubu anagen V'de kaldı. Bu sonuçlar, T'nin topikal uygulamasını göstermektedir . orientalis özütü, kontrol grubu veya %1 minoksidil ile tedavi edilen grupla karşılaştırıldığında, daha erken bir anagen fazını indükleyebilir ve olgun anagen fazını uzatabilir (Şekil  2b).
              Resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı 1472-6882-13-9-2.jpg
              şekil 2
              T. orientalis özü ile tedavi edilen telojen uyumlu C57BL/6 N farelerde saç folikülü büyümesi . T'nin etkisi . telogen farelerde saç folikülleri üzerindeki orientalis özütü (5.05 mg/cm2 / gün), hematoksilen-eozin (H&E) boyaması kullanılarak analiz edildi. ( a ) Sırt derilerinin (0, 7, 14 ve 21 gün) uzunlamasına bölümleri boyandı ve gösterilen görüntü, 10 farenin temsili bir resmidir. Çubuklar, 100 um. A–D, kontrol; E–H , T. oryantal özü; I–L, %1 minoksidil. ( b ) Kantitatif histomorfometrik analiz. Y ekseni, saç döngüsü skor değeri; Xeksen, saç köklerinin saç döngüsündeki ilerlemesi, histomorfometri ile değerlendirilir: telo, telojen; ana I–VI, anagen I ila VI; sol , saç döngüsü skor değerleri. Değerler ortalama ± standart sapmadır (SD) ( n = 30 saç kökü/fare; * p < 0.05, vs. %1 minoksidil).

              Ayrıca topikal uygulama T. orientalis özü ayrıca farelerde 7 ve 14. günlerde kontrol grubuna kıyasla saç foliküllerinin sayısını önemli ölçüde artırdı (Şekil  3a). 7 ve 14. günlerde T'nin derin dermal bölgelerindeki saç köklerinin sayısı . orientalis özü ile tedavi edilen grup, kontrol grubundan daha büyüktü (p < 0.001) (Şekil  3b).
              Resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı 1472-6882-13-9-3.jpg
              Figür 3
              T. orientalis özü ile tedavi edilen telojen uyumlu C57BL / 6 N farelerde saç folikülü büyümesi . T'nin etkisi . telogen farelerin saç folikülleri üzerindeki orientalis özütü (5,05 mg/cm2 / gün), hematoksilen-eozin (H&E) boyaması kullanılarak analiz edildi. ( a ) Sırt derilerinin (0, 7, 14 ve 21 gün) enine kesitleri boyandı ve deri kesitlerinin temsili fotomikrografları gösterildi. Çubuklar, 100 um. A–D, kontrol; E–H , T. oryantal özü; I–L, %1 minoksidil. ( b ) Derin subcutisteki saç kökü sayısı. Değerler ortalama ± standart sapmadır (SD) (n = 10/fare; ** p < 0.01 ve *** P < 0.001, kontrole karşı). Anagen fazın T tarafından uyarılması . telojenik C57BL/6 farelerinde orientalis özütü


              T'de anagen fazların indüksiyonunun altında yatan mekanizmayı aydınlatmak . orientalis özü ile tedavi edilen grupta, anti-β-katenin ve anti-sonik hedgehog (Shh) antikorları kullanarak immünohistokimya analizini gerçekleştirdik. Daha önce, hem β-katenin hem de Shh proteinlerinin sadece embriyolarda değil yetişkinlerde de kılların gelişimi ve bakımı için gerekli olduğu bildirilmişti [ 17 ]. Birkaç çalışma ayrıca β-katenin ve Shh'nin saç büyüme döngüsünün telojenden anajen faza geçişini [ 11 ] ve β-katenin'in geçici aktivasyonunun anagen fazı [ 18 ] indüklediğini göstermiştir. Burada, T'deki β-katenin protein seviyesinin olduğunu gösteriyoruz .14 günde orientalis özü ile tedavi edilen grup, kontrol veya minoksidil ile tedavi edilen gruptan daha yüksekti (Şekil  4). Ayrıca, Shh'nin iç kök kılıfı ve dış kök kılıfı, yağ bezi, saç folikülleri ve epidermiste ifade edildiği bilinmektedir [ 6 , 15 ]. Shh'nin protein seviyesinin 14. günde T'de de daha yüksek olduğunu gözlemledik . orientalis özü ile tedavi edilen grup, kontrol grubuyla karşılaştırıldığında (Şekil  5).
              Resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı 1472-6882-13-9-4.jpg
              Şekil 4
              T. orientalis özütünün topikal uygulanmasından sonra β - katenin protein ekspresyonunun indüksiyonu . Sırt derilerinin uzunlamasına bölümlerinde (7, 14 ve 21 gün) β-katenin (oklar) protein ekspresyonunu izlemek için immünohistokimyasal analiz kullanıldı. Çubuklar, 100 um. A – C , kontrol; D – F , T . oryantal özü; G – I , %1 minoksidil.

              Resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı 1472-6882-13-9-5.jpg
              Şekil 5
              T. orientalis özütünün topikal uygulanmasından sonra Sonic dikenli protein ( Sh ) protein ekspresyonunun uyarılması . Sırt derisinin uzunlamasına bölümlerinde (7, 14 ve 21 gün) Sonic dikenli proteinin (Shh) (oklar) protein ekspresyonunu izlemek için immünohistokimyasal analiz kullanıldı. Çubuklar, 100 um. A – C , kontrol; D – F , T . oryantal özü; G – I , %1 minoksidil. T.orientalis ekstraktının kromatogramı


              HPLC kromatogramı, Mazı orientalis yapraklarının sıcak su ekstraktında kaempferol ve izokersetin bulunduğunu gösterdi . Bir polifenolik flavonoid olan kaempferol veya izokersetin'in antioksidanlara [ 19 - 21 ], antienflamatuar [ 22 ] ve karsinojenezin başlatılması, desteklenmesi ve ilerlemesi ile ilişkili hücresel olaylarda inhibitör aktiviteye sahip olduğu bildirilmiştir [ 23 , 24 ]. İki bileşenin bu aktiviteleri, Thuja orientalis ekstraktının saç teşvik edici aktivitesine katkıda bulunabilir (Şekil  6).
              Resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı 1472-6882-13-9-6.jpg
              Şekil 6
              a ) Thuja orientalis'in sıcak su ekstraktının ve b ) kaempferol ve izokersetin standardının yüksek performanslı sıvı kromatografisi ( HPLC ) kromatogramı .

              Git: Tartışma


              Saç dökülmesi bozuklukları, yaşamı tehdit etmese de, etkilenen hastaları savunmasız hale getiren duygusal olarak rahatsız edici hastalıklardır. Minoksidilin, telojen evresindeki saç foliküllerini anajen evreye geçişe teşvik ederek androjenik alopesi hastalarında saç büyümesini teşvik etmede etkili olduğu bildirilmiş olsa da, ilaç ayrıca kaşıntı, kuruluk, pullanma, lokal tahriş ve dermatit [ 26]. İstenmeyen yan etkiler ve saç dökülmesi veya saç seyrelmesi tedavisindeki düşük etkinliği nedeniyle, geleneksel ilaçların terapötik kullanımları sınırlandırılmıştır. Öte yandan, minimum yan etki veya toksisite ile saç geliştirme aktivitelerini gösterebilen bitkisel ilaçlara artan ilgi gösterilmiştir. Uzak Doğu Asya'da hastalıkları tedavi etmek veya saç dökülmesini önlemek için çeşitli geleneksel bitkisel ilaçlar yaygın olarak kullanılmaktadır. Örneğin , T. orientalis Linn gut, romatizma, ishal ve kronik nefes borusu iltihabını tedavi etmek için kullanılmıştır [ 27-29 ] . Son zamanlarda , T. oryantalizmandrojenle ilişkili hastalıkları tedavi etmek için sadece 5α-redüktaz inhibitörleri olarak hareket etmekle kalmayıp, aynı zamanda antioksidan ve anti-elastaz aktiviteleri [ 30 ] ve ayrıca anti-inflamatuar fonksiyonlar gibi biyolojik aktivitelere de sahip olduğu gösterilmiştir [ 29 ]. Bununla birlikte, hiçbir çalışma T'nin saç büyümesini teşvik edici aktivitesinin mekanizmasına bakmamıştır . orientalis sıcak su özü. Bu mevcut çalışmada, T'nin saç büyümesini teşvik edici aktivitesini araştırdık . oryantalizmstabil telojen fazında 6 haftalık C57BL/6 N fareleri kullanarak ekstrakte edin. C57BL/6 N fareleri, saç büyümesini teşvik eden ajanların taranması için yararlıdır, çünkü gövde pigmentasyonları, yalnızca anajen sırasında pigment üreten foliküler melanositlerine bağlıdır [ 31 ]. C57BL/6 N'nin traş edilmiş sırt derileri, T ile topikal olarak uygulandı . 7, 10, 14, 17 ve 21 gün boyunca orientalis özütü. 14 gün sonra T. orientalis özütü, telojenik C57BL/6 N farelerde saç büyümesini önemli ölçüde indüklerken, kontrol grubunda çok az görünür saç büyümesi gözlemlendi (Şekil  1a). Saç büyümesini teşvik edici etkiyi daha fazla araştırmak için, her farenin orta alanından rastgele 30 saç topladık ve saç uzunluğunu ölçtük. Saç uzunluğunun T olduğunu bulduk . orientalis özü ile tedavi edilen grup, kontrol grubundan önemli ölçüde daha uzundu (Şekil  1b). Ayrıca, histomorfometrik analiz verileri, T'nin topikal uygulamasının olduğunu göstermektedir . orientalis özütü, kontrol grubu veya %1 minoksidil ile tedavi edilen grupla karşılaştırıldığında, anagen fazın daha erken indüklenmesine neden oldu (Şekil  2a).

              Saç büyümesinde çeşitli hormonların, büyüme faktörlerinin ve gelişimle ilgili moleküllerin rol oynadığı bilinmektedir [ 13 ]. Ek olarak, anajen fazda olan saç foliküllerinde de çeşitli aktivatörlerin yüksek seviyeleri gözlenmiştir [ 32 ]. Bu aktivatörler arasında, β-katenin ve Sonic hedgehog (Shh), saç folikülü büyümesi ve döngüsünün kilit düzenleyicileridir. Her iki proteinin de saç foliküllerinin telojen fazdan anajen faza geçişini indüklediği bildirilmiştir [ 14 , 33 ] ve ayrıca kıl folikülleri katagen faza girdiğinde Shh protein seviyesinin de önemli ölçüde azaldığı bulunmuştur [ 6 ]. T yeteneğinin altında yatan moleküler mekanizmayı aydınlatmak .orientalis özütünü anagen kıl foliküllerini uyarmak için kullandık, 7, 14 ve 21. günlerde traşlı sırt derisindeki β-katenin ve Shh protein seviyelerini inceledik. İmmünohistokimyasal analiz sonuçlarımız, β-katenin ve Shh ekspresyon seviyelerinin T'de yukarı doğru düzenlendiğini göstermektedir . orientalis özü ile tedavi edilen grup, kontrol veya %1 minoksidil ile tedavi edilen gruba kıyasla 14 günde (Şekiller)  4ve ​ve5).5). İlginç bir şekilde, bazı çalışmalar daha önce sürekli β-katenin sinyalinin kıl folikülü tümörlerine neden olabileceğini öne sürmüştü [ 17 ]. Bununla birlikte 21 günde, β-katenin ve Shh protein seviyelerinin T'de kademeli olarak azaldığını gözlemledik . orientalis özü ve minoksidil ile tedavi edilen gruplar (Şekiller  4ve ​ve5),5) , belirten T. orientalis özü, saç foliküllerinin anagen fazını sürekli olarak indüklemedi. HPLC kromatogramı, Mazı orientalis ekstraktında kaempferol ve izokersetin bulunduğunu gösterdi . Bununla birlikte, Thuja orientalis'in sıcak su ekstraktındaki diğer bileşenlerin saç teşvik edici aktivite gösterme olasılığını göz ardı edemeyiz. Mazı orientalis özündeki diğer biyoaktif bileşenler için daha fazla kimyasal tarama analizi , saç geliştirme aktivitesinin ayrıntılı mekanizmasını anlamaya yardımcı olacaktır.

              T 'deki hangi bileşenlerin araştırılması için daha ayrıntılı klinik deneyler ve çalışmalar gerekli olacaktır . orientalis özü, bütün T olduğundan, etkinliğine katkıda bulunur . Patojenik alopesiye karşı biyolojik aktivitesini kanıtlamak için burada tek tek bileşenlerden ziyade orientalis özü kullanılmıştır.

              Git: Çözüm


              Sonuç olarak, raporumuz T'nin sıcak su ekstraktını gösteren ilk rapordur . orientalis , telojenik C57BL/6 N farelerinde anajeni indükleyerek saç büyümesini destekledi. T . _ orientalis özü ile tedavi edilen farelerde, anagen fazların indüksiyonu için bir kanıt olarak hizmet eden saç foliküllerinin sayısında ve boyutunda bir artış gözlemledik. İmmünohistokimyasal analizi kullanarak, T'de β-katenin ve Shh proteinlerinin daha erken indüklendiğini gözlemledik . orientalis özü ile tedavi edilen grup, kontrol veya %1 minoksidil ile tedavi edilen grupla karşılaştırıldığında. Birlikte ele alındığında, bu sonuçlar T. oryantalizmözü, saç foliküllerinin anagen fazını indükleyerek saç büyümesini destekler ve bu nedenle potansiyel bir saç teşvik edici ajan olabilir.

              Git: rekabet eden çıkarlar


              Yazarlar çıkar çatışması olmadığını beyan etmişlerdir.

              Git: Yazar katkıları


              NZ moleküler analiz ve immünohistokimyayı gerçekleştirdi. DKP, çalışmanın tasarımına katılmış ve istatistiksel analizleri gerçekleştirmiştir. HJP moleküler analizi gerçekleştirdi, çalışmayı tasarladı, tasarımına ve koordinasyonuna katıldı ve makalenin taslağının hazırlanmasına yardımcı oldu. Tüm yazarlar son makaleyi okudu ve onayladı.

              Git: yayın öncesi geçmişi


              Bu makalenin yayın öncesi geçmişine buradan erişilebilir:

              http://www.biomedcentral.com/1472-6882/13/9/prepub

              Git: Teşekkür


              Bu makale, Kore, Seul'deki Konkuk Üniversitesi SMART Araştırma Profesörü Programı tarafından desteklenmiştir. Biz yazarlar herhangi bir çıkar çatışması beyan etmiyoruz. HPLC analizini gerçekleştiren Dr. Yoong Ho lim'e ve Hücre Aktivasyon Araştırma Enstitüsü'nden (Seul, Kore) Jeong-Won Choi'ye hematoksilen-eozin boyama ve immünohistokimya konusunda bize yardımcı oldukları için teşekkür ederiz.

              Git: Referanslar
              • Finn DA, Beadles-Bohling AS, Beckley EH, Ford MM, Gililland KR, Gorin-Meyer RE, Wiren KM. 5alfa redüktaz inhibitörü finasteride yeni bir bakış. CNS İlaç İncelemeleri. 2006; 12 (1):53–76. doi: 10.1111/j.1527-3458.2006.00053.x. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
              • Naito A, Sato T, Matsumoto T, Takeyama K, Yoshino T, Kato S, Ohdera M. Dihidrotestosteron, androjen reseptörü yoluyla murin saç büyümesini engeller. Br J Dermatol. 2008; 159 (2):300–305. doi: 10.1111/j.1365-2133.2008.08671.x. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
              • Paik JH, Yoon JB, Sim WY, Kim BS, Kim NI. Koreli erkek ve kadınlarda androgenetik alopesi prevalansı ve türleri. Br J Dermatol. 2001; 145 (1):95–99. doi: 10.1046/j.1365-2133.2001.04289.x. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
              • Tiede S, Kloepper JE, Whiting DA, Paus R. 'foliküler trokanter': daha fazla karakterizasyona ihtiyaç duyan insan saç folikülü çıkıntı bölgesinin bir epitel bölmesi. Br J Dermatol. 2007; 157 (5):1013–1016. doi: 10.1111/j.1365-2133.2007.08138.x. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
              • Wang X, Zhao L, Han T, Chen S, Wang J. Polygonum multiflorum Thunb'un aktif bir bileşeni olan 2,3,5,4′-tetrahidroksistilben-2-O-beta-d-glukozitin deneysel kolit üzerindeki koruyucu etkileri farelerde. Eur J Pharmacol. 2008; 578 (2–3):339–348. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
              • Oro AE, Higgins K. Kirpi sinyal alımının saç döngüsü düzenlemesi. Dev Biol. 2003; 255 (2):238–248. doi: 10.1016/S0012-1606(02)00042-8. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
              • Park WS, Lee CH, Lee BG, Chang IS. Thujae occidentalis meni özütü, B6CBAF1/j hibrit farenin 5alfa-redüktaz ve androkronogenetik alopesisini inhibe etti. J Dermatol Sci. 2003; 31 (2):91–98. doi: 10.1016/S0923-1811(02)00146-9. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
              • Park HJ, Han ES, Park DK, Lee C, Lee KW. Çimlenmiş kahverengi pirinç üzerinde yetiştirilen bir Phellinus linteus özütü, inflamatuar sitokinleri, kemokinleri ve aracıları baskılayarak ve antioksidan aktiviteyi yukarı doğru düzenleyerek RAW264.7 makrofajlarındaki inflamasyon belirteçlerini inhibe eder. J Med Gıda. 2010; 13 (6):1468–1477. doi: 10.1089/jmf.2010.1131. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
              • Paus R, Maurer M, Slominski A, Czarnetzki BM. Murin saç büyümesinde mast hücresi tutulumu. Dev Biol. 1994; 163 (1):230–240. doi: 10.1006/dbio.1994.1139. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
              • Paus R, Stenn KS, Bağlantı RE. Siklosporin A uygulaması ile telojen fare derisinde anagen saç büyümesinin indüklenmesi. Laboratuvar Yatırım. 1989; 60 (3):365–369. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
              • Muller-Rover S, Handjiski B, van der Veen C, Eichmuller S, Foitzik K, McKay IA, Stenn KS, Paus R. Farklı saç döngüsü aşamalarında murin saç foliküllerinin doğru sınıflandırılması için kapsamlı bir kılavuz. J Araştırma Dermatol. 2001; 117 (1):3–15. doi: 10.1046/j.0022-202x.2001.01377.x. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
              • Park HJ, Zhang N, Park DK. Polygonum multiflorum özütünün topikal uygulaması, C57BL/6 farelerinde Shh ve β-katenin ekspresyonunu yukarı regüle ederek, dinlenme halindeki saç foliküllerinin saç büyümesini indükler. J Etnofarmakol. 2011; 135 (2):369–375. doi: 10.1016/j.jep.2011.03.028. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
              • Paus R, Foitzik K. “Saç döngüsü saati” arayışında: rehberli bir tur. Farklılaşma. 2004; 72 (9–10):489–511. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
              • Peters EM, Botchkarev VA, Muller-Rover S, Moll I, Rice FL, Paus R. Farelerde kıl folikülü ve sırt derisi innervasyonunun gelişimsel zamanlaması. J Comp Neurol. 2002; 448 (1):28–52. doi: 10.1002/cne.10212. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
              • Datta K, Singh AT, Mukherjee A, Bhat B, Ramesh B, Burman AC. Saç büyümesini teşvik edici aktivite potansiyeline sahip Eclipta alba özü. J Etnofarmakol. 2009; 124 (3):450–456. doi: 10.1016/j.jep.2009.05.023. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
              • HB'yi kovala. Saçın büyümesi. Physiol Rev 1954; 34 (1):113–126. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
              • Lo Celso C, Prowse DM, Watt FM. Yetişkin fare epidermisinde beta-katenin sinyallemesinin geçici aktivasyonu, yeni saç foliküllerini indüklemek için yeterlidir, ancak saç folikülü tümörlerini korumak için sürekli aktivasyon gereklidir. Gelişim. 2004; 131 (8):1787–1799. doi: 10.1242/dev.01052. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
              • Van Mater D, Kolligs FT, Dlugosz AA, Fearon ER. Kutanöz keratinositlerde beta-katenin sinyallemesinin geçici aktivasyonu, farelerde saç döngüsünün aktif büyüme fazını tetiklemek için yeterlidir. Genler Dev. 2003; 17 (10):1219–1224. doi: 10.1101/gad.1076103. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
              • Rice-Evans CA, Miller NJ, Paganga G. Flavonoidlerin ve fenolik asitlerin yapı-antioksidan aktivite ilişkileri. Serbest Radic Biol Med. 1996; 20 (7):933-956. doi: 10.1016/0891-5849(95)02227-9. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
              • Hou L, Zhou B, Yang L, Liu ZL. Flavonoller ve bunların glikozitleri tarafından insan düşük yoğunluklu lipoprotein oksidasyonunun inhibisyonu. Chem Phys Lipidleri. 2004; 129 (2):209–219. doi: 10.1016/j.chemphyslip.2004.02.001. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
              • Liang YC, Huang YT, Tsai SH, Lin-Shiau SY, Chen CF, Lin JK. Fare makrofajlarında apigenin ve ilgili flavonoidler tarafından indüklenebilir siklooksijenaz ve indüklenebilir nitrik oksit sentazın baskılanması. Karsinojenez. 1999; 20 (10):1945–1952. doi: 10.1093/carcin/20.10.1945. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
              • Hamalainen M, Nieminen R, Vuorela P, Heinonen M, Moilanen E. Flavonoidlerin anti-inflamatuar etkileri: genistein, kaempferol, kersetin ve daidzein, STAT-1 ve NF-kappaB aktivasyonlarını inhibe ederken, flavon, isorhamnetin, naringenin ve pelargonidin inhibe eder aktive makrofajlarda iNOS ekspresyonu ve NO üretimi üzerindeki inhibitör etkileri ile birlikte sadece NF-kappaB aktivasyonu. Arabulucular Inflamm. 2007; 2007 :45673. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
              • Nguyen TT, Tran E, Ong CK, Lee SK, Do PT, Huynh TT, Nguyen TH, Lee JJ, Tan Y, Ong CS. et al. A549 akciğer kanseri hücrelerinde kaempferol ile indüklenen büyüme inhibisyonu ve apoptoz, MEK-MAPK aktivasyonu ile sağlanır. J Hücre Fizyol. 2003; 197 (1):110–121. doi: 10.1002/jcp.10340. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
              • Yang CS, Landau JM, Huang MT, Newmark HL. Diyet polifenolik bileşikler tarafından karsinojenezin inhibisyonu. Annu Rev Nutr. 2001; 21 :381–406. doi: 10.1146/annurev.nutr.21.1.381. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
              • Gregoriou S, Papafragkaki D, Kontochristopoulos G, Rallis E, Kalogeromitros D, Rigopoulos D. Sitokinler ve alopesi areatadaki diğer aracılar. Mediat Inflamm. 2010; 2010 :928030. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
              • DeVillez RL. Topikal minoksidilin terapötik kullanımı. Dermatol Kliniği. 1990; 8 (2):367–375. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
              • Morokuma Y, Yamazaki M, Maeda T, Yoshino I, Ishizuka M, Tanaka T, Ito Y, Tsuboi R. 5-aminolevulinik asit ve demir iyonunun bir kombinasyonu ile saç büyümesini uyarıcı etki. Int J Dermatol. 2008; 47 (12):1298-1303. doi: 10.1111/j.1365-4632.2008.03783.x. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
              • Pearson W, Orth MW, Lindinger MI. Diyetle nutrasötik alan atlarda eklem içi interlökin-1 enjeksiyonu yoluyla indüklenen inflamatuar yanıtların değerlendirilmesi ve uzun süreli nutrasötik uygulamanın klinik etkilerinin değerlendirilmesi. J Vet Res. 2009; 70 (7):848-861. doi: 10.2460/ajvr.70.7.848. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
              • Choi Y, Ay A, Kim YC. Biota orientalis kaynaklı bir pinusolid türevi, 15-metoksipinusolidik asit, mikroglial hücrelerde indüklenebilir nitrik oksit sentazı inhibe eder: potansiyel bir anti-inflamatuar etki için çıkarım. Int İmmünofarmakol. 2008; 8 (4):548–555. doi: 10.1016/j.intimp.2007.12.010. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
              • Jiang Z, Xu J, Long M, Tu Z, Yang G, He G. 2, 3, 5, 4′-tetrahidroksistilben-2-0-beta-D-glukozit (THSG), MAP kinaz aktivasyonu ile B16 hücrelerinde melanogenezi indükler ve tirozinaz yukarı regülasyonu. Hayat Bilimi. 2009; 85 (9–10):345–350. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
              • Plonka PM, Michalczyk D, Popik M, Handjiski B, Slominski A, Paus R. Splenik eumelanin, C57BL/6 farelerinde saç eumelaninden farklıdır. Acta Biochimica Polonica. 2005; 52 (2):433–441. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
              • Gat U, DasGupta R, Degenstein L, Fuchs E. De Novo saç folikülü morfogenezi ve deride kesik bir beta-katenin ifade eden farelerde saç tümörleri. Hücre. 1998; 95 (5):605-614. doi: 10.1016/S0092-8674(00)81631-1. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
              • Peters EM, Kuhlmei A, Tobin DJ, Muller-Rover S, Klapp BF, Arck PC. Strese maruz kalma, peptiderjik innervasyonu modüle eder ve murin derisindeki mast hücrelerini degranüle eder. Beyin Davranışı ve Bağışıklık. 2005; 19 (3):252-262. doi: 10.1016/j.bbi.2004.08.005. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]

              Yorum yap


              • #8
                Thuja orientalis'ten anti-inflamatuar aktiviteye sahip yeni bir labdane diterpenoid

                Tae Hee Kim1, Hua Li , Qian Wu , Hwa Jin Lee , Jae Ha Ryu
                Bağlantılar yıkılmak Üyelik
                • 1Hücre Kaderi Kontrolü Araştırma Merkezi ve Eczacılık Fakültesi, Sookmyung Kadın Üniversitesi, Yongsan-Gu, Seul 140-742, Kore Cumhuriyeti.
                Soyut


                ETONOPARMAKOLOJİK UYGUNLUK: Mazı orientalis (L) ENDL (Cupressaceae), Kuzeydoğu Asya'da dağıtılan, yaprak dökmeyen bir ağaç dikimidir. Bu bitki, dermatit, gut ve kronik tracheitis gibi çeşitli iltihaplı hastalıkların tedavisinde geleneksel bir ilaç olarak kullanılmıştır.

                Çalışmanın amacı: Thuja orientalis'in antiinflamatuar aktivitelerinden sorumlu aktif prensipleri izole etmek ve lipopolisakkarit (LPS) ile uyarılan makrofajlardaki etki mekanizmalarını ortaya çıkarmak.

                Materyaller ve yöntemler: Thuja orientalis'in metanolik yaprakları ve gövde ekstraktları art arda EtOAc, n-BuOH ve kalan sulu fraksiyonlara ayrıldı. LPS ile indüklenen nitrik oksit (NO) üretimi üzerinde önemli inhibitör aktivite sergileyen EtOAc çözünür fraksiyonu, yedi diterpenoid verecek şekilde art arda aktivite rehberli kromatografi izledi. Aktif bileşenlerin anti-inflamatuar özellikleri, hücre kültürü sisteminde RT-PCR, Western blot ve raportör gen tahlili ile değerlendirildi.

                Sonuçlar: EtOAc özütlerinden yeni bir labdan diterpen, 15-nor-14-oksolabda-8(17),13(16)-dien-19-oik asit (1) ve bilinen altı diterpenoid (2-7) izole edildi Mazı orientalis. İzole edilen 1-7 bileşikleri, RAW264.7 makrofaj hücrelerinde LPS ile indüklenen NO üretiminin inhibe edici aktivitesi için değerlendirildi. Bileşik 1, LPS ile indüklenen NO üretiminin (IC501: 3.56uM) inhibisyonu için izole edilmiş bileşikler arasında en güçlüydü. Bileşik 1, proinflamatuar mediatörlerin üretimini azalttı ve iNOS ve COX-2'nin inflamatuar enzimlerinin ekspresyonunu bastırdı. Ek olarak, bileşik 1, inhibitör-kBa bozulmasının inhibisyonu yoluyla NF-KB'nin LPS ile indüklenen transkripsiyonel aktivitesini zayıflattı ve hücre dışı sinyal regüle kinazın (ERK) aktivitesini bastırdı.

                Sonuçlar: Bu çalışma, Thuja orientalis kaynaklı yeni bir labdan diterpenin, NF-KB aktivitesinin ve ERK fosforilasyonunun baskılanması yoluyla inflamatuar yanıtları inhibe ettiğini göstermektedir. Bu bileşik, anti-inflamatuar ilaçların geliştirilmesi için değerli bir aday olabilir.

                Telif Hakkı © 2013 Elsevier Ireland Ltd. Tüm hakları saklıdır.

                Yorum yap


                • #9
                  Biyoaktif ilke olarak thujone ile rahim ağzı kanseri hücrelerinde Thuja occidentalis homeopatik ilaç tarafından apoptotik ve otofajik ölüm birliği

                  Asmita Dostu1, suarita das2, Soumalee Basu2, Rita Kundu3
                  • 1Botanik Bölümü, Kalküta Üniversitesi, Kalküta, Batı Bengal 700019, Hindistan.
                  • 2Mikrobiyoloji Bölümü, Kalküta Üniversitesi, Kalküta, Batı Bengal 700019, Hindistan.
                  • 3Botanik Bölümü, Kalküta Üniversitesi, Kalküta, Batı Bengal 700019, Hindistan. Elektronik adres: rkbot@caluniv.ac.in.
                  • PMID: 35752587
                  • DOI: 10.1016/j.joim.2022.06.004
                  Soyut

                  Amaç:"Çok hedefli" ilaçlar, çok faktörlü hastalık-serviks kanserinin ilaca direnciyle mücadelede verimli olabilir. Bu çalışma, Thuja homeopatik anne tentürü (MT) ve biyoaktif bileşeninin, HPV aracılı siğiller için dünya çapında beğeni topladığı için insan papilloma virüsü (HPV)-16 ile enfekte olmuş SiHa rahim ağzı kanseri hücreleriyle mücadele edip edemeyeceğini ortaya çıkarmayı amaçladı.

                  Yöntemler: Thuja MT, SiHa hücrelerinde çoğalma önleyici ve göç önleyici özellikleri için araştırıldı, ardından 2',7'-diklorodihidrofloresan diasetat (DCFDA) boyaması ile reaktif oksijen türlerinin (ROS) oluşumunun mikroskobik olarak belirlenmesi ve mitokondriyal zar potansiyelinde (MtMP) kayıp. rodamin 123 (Rh123) boyaması. Apoptoz ve otofaji indüksiyonları, akridin portakalı/etidyum bromür (AO/EB) boyaması ve işaretleyici proteinlerin immünoblot analizleri ile incelenmiştir. Gaz kromatografisi-kütle spektrometrisi ile tespit edilen Thuja MT'nin biyoaktif bileşeni, moleküler yerleştirme ve oral ilaç oluşturma yetkinliği ile hücresel hedeflerinin in silico tahmini ile birlikte antiproliferatif ve antimigratory özellikleri için incelenmiştir.

                  Sonuçlar: Thuja MT, % 50 inhibitör konsantrasyonda (IC50) SiHa hücrelerinde önemli antiproliferatif ve antimigratory potansiyel gösterdi.) 17.3 µL/mL. DCFDA floresansındaki artış ve Rh123 floresansındaki kayıp, Thuja MT'nin sırasıyla ROS patlaması ve MtMP'deki kayıp yoluyla etki ettiğini kanıtlamaktadır. Mikroskop altında AO/EB lekeli hücreler ve immünoblot analizleri, ikili yol-apoptoz ve otofaji yoluyla Mazı kaynaklı hücresel ölümü destekledi. İmmünoblotlar, kaspaz-3 ve poli(adenosin difosfat-riboz) polimeraz-1 (PARP-1)'in, Beclin-1, mikrotübül ile ilişkili protein 1 hafif zincir 3B (LC3B)-II ve p62 proteinlerinin yukarı regülasyonu ile birlikte bölünmesini gösterdi. Bu nedenle, apoptotik kaskad, PARP-1 bölünmesi tarafından desteklenen kaspaz-3'e bağlı bir yolu takip ederken, otofajik ölüm Beclin-1'e bağımlıydı ve LC3BII ve p62 proteinlerinin birikmesine aracılık etti. Thuja MT'nin biyoaktif prensibi olarak tespit edilen Thujone, bir IC'de daha fazla anti-proliferatif ve anti-göç potansiyeli gösterdi.50 / 77 µg/mL, gastrointestinal absorpsiyon ve sıfır toksisite ile kan-beyin bariyeri geçirgenliği ile mükemmel oral ilaç yeterliliği ile birlikte. Moleküler yerleştirme, rapamisin, fosfoinositid 3-kinaz ve protein kinaz B'nin memeli hedefi için en güçlü afiniteye sahip thujone'u, ardından B hücreli lenfoma 2, murin çift dakika 2 ve yukarı akış tetikleyicileri olarak hareket edebilen adenosin monofosfatla aktive olan protein kinazı gösterir. apoptotik-otofajik karışma.

                  Sonuç: Mazı ilacının ve tujonun HPV ile enfekte olmuş rahim ağzı kanseri için güçlü "çoklu hedefli" antikanser potansiyeli, HPV enfeksiyonları için terapötik etkinliğini doğrulamıştır.

                  Yorum yap

                  Hazırlanıyor...
                  X