Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Kayışkıran, Hauhechel, Ononis spinosa

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • Kayışkıran, Hauhechel, Ononis spinosa

    KAYIŞKIRAN



    Çok Yıllık | 0,3-0,6m | 5-9 Aylar | Ca,Ho,Na | Kökü

    Kayışkıran, Hauhechel, Ononis spinosa L.
    Sabankıran
    Öküz deviren
    Öküz otu
    Kayık çiçeği
    İdrar otu
    Yandak
    Yantank
    Taş kökü

    Familyası: Baklagillerden, schmetterlingsblütengewâchse, Fabaceae (Leguminosae)

    Drugları: Kayışkıran kökü; Ononidis radix
    Kayışkıranın sadece kökü çay, tentür ve natürel ilaç yapımında kullanılır. Çok nadiren çiçeklerinin de çayı içilir.

    Giriş: Kayışkıranın Yunancası Ononis olup Eşek otu anlamına, Latince Spinosa ise batıcı anlamına gelir. Türkçe Kayışkıran, Sabankıran, Öküz deviren gibi isimlerle anılır. Çünkü çiftçilerin sabanlarına takılan Kayışkıran kökü sabanı kıracak güçte olması nedeni ile bu adla anılır. Kayışkıranın Sarı çiçekli Kayışkıran; Ononis natrix, Yuvarlak yapraklı Kayışkıran; Ononis rotundifolia, Yabani Kayışkıran; Ononis arvensis ve Dikensiz

    Kayışkıran; Ononis repensi gibi türleri mevcut olup bunlar içinden sadece Dikenli ve Pembe çiçekli olan Ononis spinosa tıbbi maksatla kullanılır.

    Botanik: Kayışkıran 30-60cm boyunda küçük bir çalı görünümünde, yer üstünde kısa bir gövde ve bu gövdeden çıkan oldukça çok daldan oluşur. Köklerinin uzunluğu 50-100cm uzunluğunda bir kazık kök olup çoğu zaman çiftçilerin sabanlarını kırdı ve öküzlerini zora koştuğundan öküz deviren, öküz otu, sabankıran veya kayışkıran gibi isimlerle anılır. Çiçek-leri kısa saplı, yaprak dibinde, taç yaprağı pembe veya pembemsi kırmızı, açıkken dolunay, kapalı iken kelebek şeklinde geriden rozet görünümünde ortada iki kanatlı bir göbek ve adeta saklı gibi duran döllenme tozlukları mevcuttur. Kapsülü 2-3adet tohumdan meydana gelir ve ancak kupa yaprakları uzunluğunda ve yumurta şeklindedir. Yaprakları dallara üçlü olarak dizilmiş vaziyette en yukarıda ise sade bir tane olur ve kenarları kertikli, koyu yeşil renkli, oval şekilde kısa saplıdır.

    Yetiştirilmesi: Kumlu, killi ve kireçli topraklarda, güneşli yörelerde daha gür olarak yetişir ve yetiştirmek için özel bir itinaya gerek yoktur.
    Hasat zamanı: Mart-Nisan veya Ağustos-Eylül aylarında kökleri sökülür, yıkanır, kurutulur ve ince kıyılarak güneş ışınlarından ve nemden uzakta muhafaza edilir. şayet tentürü yapılacak ise taze olarak kullanılır.

    Birleşimi: Birleşimindeki maddeleri önemine göre şöyle sıralayabiliriz;
    a) İzoflavon türevleri; Ononin (Formononetin-7-glikoz), Formononetin, Ononin-6’’-malonat, Biochanin A-7-glikozit, Biochanin A-7-glikozit-6’’-malonat
    b) Eter yağ türevleri (uçucu yağ) %0,02-0,1 arasında olu p en önemlileri; trns-Anethol, Carvon ve Menthol içerir.
    c) Polyzyklik Triterpenlere; α-Onocerin (=Onocol)
    d) Benzofuran türevlerinden; Medicarpin,
    e) Sterollerden; Sitosterol, Izoflavonitlere; Inermin ve Trifolirhizin
    f) Şeker alkollere; D-Ononitol, Inositol ve Pinitol içerir.
    g) Ayrıca reçine, zamk, mineraller ve sitrik asit içerir.

    Tesir şekli: İdrar söktürücü, mesane ve böbrek taşlarını düşürücü, kanı temizleyici, iltihap ve yaraları iyileştirici, bezeleri çalıştırıcı ve hazmettirici özelliklere sahiptir.

    Araştırmalar: JARETZKY ve ekibinin yaptıkları araştırmalara sonunda Kayışkıran kökü şayet Saponin içeriyor ise diüretik (idrar söktürücü), eğer Saponin içermiyorsa etkisiz olduğunu tespit etmişlerdir. (Weiβ). Bazı yazarlarda şayet Kayışkıran kökü kaynatılır ise birleşimindeki eter yağının uçtuğundan etkisini kaybettiğini bu nedenle de asla kaynatılmaması gerektiğini ve sadece haşlanması tavsiye edilmektedir. Bir grup yazarda birleşimindeki İzoflavonitlerin etkili olduğunu ileri sürmektedirler. Fakat günümüze kadar henüz bu konu tam olarak netleşmemiştir ve araştırmalara devam etmektedir.

    Kullanılması:
    a) Komisyon E’nin 76 nolu 23.04.1987 tarihli Monografi bildirisinde iltihaplı idrar yollarını yıkayıcı, böbrek kumlarını yıkayıcı ve atıcı özelliklere sahip olduğu beyan edilmiştir.
    b) Halk arasında başta mesane ve böbrekleri üşütme, iltihaplanması ve taşlarına, lenf bezlerinin şişmesi, romatizma, gut, ödem, deri kaşıntısı ve ekzemaya karşı kullanılır. Taş ve kumları düşürücü özelliğinden dolayı Taş kökü diye de anılır. Fakat bu özelliği bitkinin Saponin içerip içermemesine bağlıdır. Kayışkıran kökü 1-2 hafta süre içildikten sonra 3-4gün ara verilmelidir. Çünkü uzun süre çayının içilmesi etkisinin azalmasına neden olur.

    Çayı: İki kahve kaşığı Kayışkıran kökü demliğe konur ve üzerine 300-400ml kaynar su ilave edilir ve 30dk demlenmesi beklenir. Sonra süzü-lerek içilir. Kayışkıran kökü asla kaynatılmaması gerekir. Eğer kaynatılırsa birleşimindeki eter yağını kaybeder.

    Harman çayları;

    Gökçek Mesane ve böbrek çayı;
    20 g Akhuş yaprağı
    20 g Atkuyruğu otu
    20 g Isırgan otu+kökü
    20 g Kayışkıran kökü
    20 g Ardıç kozalağı

    Gökçek Mesane ve böbrekleri üşütme, taş ve kumlarına çay;
    20 g Akhuş yaprağı
    20 g Altın başak otu
    20 g Orta sifon yaprağı
    20 g Kayışkıran kökü
    20 g Ayı üzümü yaprağı

    Gökçek böbrek ve mesane çayı (taş ve kumları düşürücü);
    20 g Akhuş yaprağı
    20 g Altın başak otu
    20 g Kayışkıran kökü
    25 g Atkuyruğu otu
    15 g Ayrıkkökü

    Gökçek Metabolizma çayı;
    10 g Akhuş yaprağı
    10 g Mate çayı
    10 g Kayışkıran kökü
    10 g Isırgan otu
    10 g Mürver çiçeği
    10 g Hindiba otu+kökü

    Gökçek Böbrek ve mesane çayı
    20 g K.hindiba otu+kökü
    20 g Altın başak otu
    20 g Ardıç kozalağı
    20 g Atkuyruğu otu
    10 g Kasık otu
    10 g Akhuş yaprağı

    Gökçek Böbrek taşlarını düşürücü çay;
    20 g Kayışkıran kökü
    20 g Altın başak otu
    20 g Ptırak kökü
    20 g Kızılkök
    20 g K.hindiba kökü

    Gökçek Böbrek ve mesane çayı (üşütme ve taşlara karşı);
    25 g Ortosifon yaprağı
    15 g Kayışkıran kökü
    30 g Altın başak otu
    20 g Ardıçkozalağı
    10 g Ayrıkkökü

    Gökçek böbrek ve mesane çayı (iltihapı);
    25 g Altınbaşakotu kökü
    25 g Kayışkıran kökü
    25 g Ardıç kozalağı
    15 g Ayrık kökü
    10 g Isırganotu

    Gökçek İdraryolları çayı:
    20g Maydanoz kökü
    20g Ardıç kozalağı
    20g Kayışkıran kökü
    20g Ak huş yaprağı
    10g Meyan kökü
    10g Civanperçemi otu

    Gökçek mesane ve böbrek çayı;
    20 g Akhuş yaprağı
    20 g Ayrık kökü
    20 g Altın başak otu
    20 g Kayışkıran kökü
    20 g Maydanoz kökü

    Homeopati’de: Kayışkıran kökünden 100gr söküldükten sonra yıkanır, ince kıyılır, bir şişeye konur ve üzerine %70’lik 500ml Etanol (alkol) ilave edilir. Şişe güneş ışığından uzakta iki günde bir çalkalamak suretiyle 4-6hafta muhafaza edilir. Daha sonra süzülerek Homeopati’de <> adı ile anılan tentür elde edilir. Bu tentürden günde 3-4defa, 10-15damla 2-3hafta süreyle alınır ve bu sürenin sonunda 3-4gün ara verildikten sonra tekrar 2-3hafta alınabilir. Yukarıdaki çay harmanlarından aynı şekilde tentür karışımı (tentür posyonu) elde edilebilir.

    Yan tesirleri: Bilinen bir yan tesiri yoktur.
    Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

  • #2
    Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

    Yorum yap


    • #3
      Ononis spinosa'dan elde edilen Sulu Kök Ekstresi, Üropatojenik Escherichia coli'ye karşı Anti-yapışkan Aktivite Gösterir

      Melanie Deipenbrock1, Jandirk Sendker1, Andreas Hensel1
      Bağlantılar genişletmekSoyut

      Ononis spinosa'dan elde edilen özler , geleneksel olarak diüretik ve anti-inflamatuar aktivite nedeniyle idrar yolu enfeksiyonlarında kullanılır. Üropatojenik Escherichia coli'nin virülansı üzerindeki potansiyel bir etki şimdiye kadar araştırılmamıştır. Aşağıdaki çalışma, sulu bir O. spinosa ekstraktının üropatojenik E. coli ve üropatojenik E. coli konak hücre etkileşimi üzerindeki etkisini araştırmayı amaçladı . Köklerinden Bir sıcak su özütü O spinosa ( O spinosa ekstresi) LC-QTOF-MS ile karakterize edildi. O. spinosa ekstraktının üropatojenik E. coli'nin proliferasyonu üzerindeki etkisiUTI89 ve insan T24 mesane hücrelerine karşı hücre canlılığı araştırıldı. O. spinosa özütünün yapışma önleyici aktivitesi, floresan etiketli UTI89'un T24 mesane hücrelerine yapışmasını değerlendiren akış sitometrisi ile değerlendirildi. Üropatojenik E. coli'nin T24 hücrelerine içselleştirilmesi, bir istila tahlili ile izlendi. O. spinosa özütü, izoflavonlar, izoflavanonlar, likoagrositler, pterokarpanlar, tartarik asit türevleri ve saponinlerin varlığı ile karakterize edildi. O. spinosa özütü, üropatojenik E. coli (125 - 1000 µg/mL) proliferasyonu üzerinde hiçbir etkiye sahip değildi ve T24 hücrelerinin hücre canlılığını etkilemedi. T24 hücrelerine bakteriyel yapışma önemli ölçüde (p > 0.001) tarafından inhibe edildi.O. spinosa , birlikte kuluçka sırasında konsantrasyona bağlı bir şekilde (125 - 1000 µg/mL) özütü. Üropatojenik E. coli veya T24 hücrelerinin O. spinosa özü ile ön inkübasyonu, bakteriyel yapışmayı azalttı, ancak bu, koinkübasyon sırasında olduğundan daha düşük bir ölçüde. Sonuç olarak, azaltılmış bakteriyel yapışma aynı zamanda üropatojenik E. coli üropatojenik E. coli'nin konakçı hücreye daha az içselleştirilmesine yol açar . O. spinosa özütü, FimH aracılı üropatojenik E. coli'nin konakçı hücrelere yapışması ile etkileşime girmez . Bu verilerden, O. spinosa ekstraktlarının idrar yolu enfeksiyonları için geleneksel kullanımı mantıklı görünmektedir.

      Yorum yap


      • #4
        Ononis spinosa L. Bitkisinin Metanolik Ekstresi Birincil İnsan Hücrelerine Sitotoksisitesi Olmayan Bir Mantar Önleyici Ajandır

        Dejan Stojković , 1 Maria Inês Dias , 2 Danijela Drakulić , 3 Lillian Barros , 2, * Milena Stevanović , 3, 4, 5 Isabel CFR Ferreira , 2 ve Marina D. Soković 1, *
        Yazar bilgileri Makale notları Telif hakkı ve Lisans bilgileri Sorumluluk Reddi
        Bu makale, PMC'deki diğer makaleler tarafından alıntılanmıştır .
        Git: Soyut


        Ononis spinosa L., geleneksel olarak halk ilacı olarak kullanılan bir bitkidir. Ononidis Radix'in kimyasal bileşenleri ve sağlığa yararlı özellikleri ile ilgili çok sayıda çalışma bulunmaktadır. Aşağıdaki çalışma, O. spinosa L. bitkisinden elde edilen metanolik özütün kimyasal bileşimini ve antifungal potansiyelini araştırmak için tasarlanmıştır . O. spinosa'nın fenolik bileşiklerine ilişkin kimyasal analizler , kütle spektrometrisi (LC-DAD-ESI/MSn) ile sıvı kromatografisi ile gerçekleştirilmiştir. Ekstraktın antifungal aktivitesi, antibiyofilm özellikleri ve antifungal etki şeklinin yanı sıra sitotoksisite değerlendirildi. Kimyasal analizler , kaempherol- O ile O. spinosa'da flavonoidler, izoflavonoidler ve fenolik asitlerin varlığını ortaya koydu.-heksozit-pentosit en bol bulunan bileşiktir (5.1 mg/g ekstrakt). Metanolik özüt, 0.02 mg/mL'de özüt önleyici etkiye en duyarlı olan Penicillium aurantiogriseum ile test edilen tüm mikro mantarlara karşı etkindi ; ve Candida suşları tarafından oluşturulan biyofilmleri etkili bir şekilde inhibe etti . Minimum fungisit konsantrasyonları, ergosterol varlığında yükseldi ve hücresel bileşenlerin sızıntısı tespit edildi. Ekstrakt, insan dişeti fibroblast (HGF-1) hücrelerine sitotoksisite göstermedi. Bu çalışma, O. spinosa bitki özütünün tıbbi potansiyeli hakkında genel bilgilere önemli ölçüde katkıda bulunur ve daha önce ortaya çıkarılmamış özellikleri aydınlatır. O. spinoza hava parçaları, insan hücreleri için toksik olmayan mantar önleyici müstahzarların geliştirilmesi için ilginç bir aday gibi görünmektedir.

        Anahtar Kelimeler: O. spinosa , metanolik ekstrakt, toprak üstü kısımlar, fenolik bileşikler, antifungal, antibiyofilm, sitotoksisite
        Git: 1. Giriş


        Doğal moleküllerin muazzam yapısal çeşitliliği ve biyolojik aktivitesi, referans kütüphanelerinde bulunan herhangi b sentetik ilaçla rakipsizdir. Bu nedenle, doğadan türetilen bu ayrıcalıklı platformlar, mantar önleyiciler de dahil olmak üzere yeni terapötik adayların tasarımı için önemli iskeleler olarak hizmet eder.

        Bir milyardan fazla insan çeşitli mantar enfeksiyonlarından muzdariptir ve 1.5 milyondan fazlası ölümcül sonuçlara yol açar [ 1 ]. Halihazırda mevcut olan çeşitli antifungallere rağmen, 21. yüzyılda bile ölüm oranlarını yüksek tutarak bu enfeksiyonların tedavisi zordur [ 1 ]. Dahası, serbest yüzen hücrelere kıyasla konakçı bağışıklık sistemine ve geleneksel antifungal tedaviye direnç gösterdikleri için fungal biyofilmlerin tedavisi zordur [ 2 ].

        Ononis spinosa L. (Fabaceae), etomedicinal bir bitki olan dikenli tırmık [ 3 ], neredeyse tüm Avrupa, Batı Asya ve Kuzey Afrika'da yaygındır [ 4 , 5 ]. Avrupa Farmakopesi O. spinosa kurutulmuş köklerini “Ononidis Radix” olarak kaydetmiştir. O. spinosa'nın köklerinin idrar söktürücü ve iltihap önleyici ajan olarak ve ayrıca kaşıntı, yara, yanık ve dermatit (egzama) gibi çeşitli cilt koşullarında kullanıldığı bilinmektedir [ 6 , 7 , 8 , 9 ]. O. spinosa bitki örneklerinin yakılmasından sonra elde edilen küllerin daha önce farklı Candida'lara karşı aktif olduğu gösterilmişti.türler [ 3 ]. O. spinosa'nın önceki fitokimyasal araştırması, flavonoid türevlerinin, sterollerin ve terpen bileşiklerinin varlığını ortaya çıkardı [ 10 , 11 , 12 ]. Ononis cinsine ait bitkiler üzerinde daha önce yapılan antifungal araştırmalar, Ononis türlerinden elde edilen ekstraktların antibakteriyel ve antifungal etkilere sahip olduğunu göstermiştir [ 13 , 14 ].

        Şifalı bitki olarak O. spinosa araştırmalarının çoğunun köklerinden elde edilen fitokimyasalların ve sağlığa yararlı özelliklerinin analizine odaklandığını ve O. spinosa toprak üstü kısımlarının etno-tıbbi kullanımının literatürde sınırlı olarak tanımlandığını akılda tutarak, Bu çalışmanın amacı, O. spinosa'nın hava kısımlarında bulunan fenolik bileşikleri belirlemek ve geniş bir yelpazedeki mantar patojenlerine ve kirleticilere karşı metanolik ekstraktın potansiyel antifungal özelliklerini araştırmaktı. Buna ek olarak, biyofilm oluşumunu metanolik ekstresi etkileri Candida albicans , C. tropicalis ve C. kruseianaliz edilmiştir. Ayrıca, ekstraktın aktivitesi için potansiyel hedefler olarak ergosterol ve sitoplazmik membranın analizi ve metanolik ekstraktın birincil insan dişeti fibroblast hücreleri üzerindeki sitotoksik etkisi bu çalışmanın hedeflerinden biri olarak belirlendi.

        Git: 2. Sonuçlar ve Tartışma

        2.1. Fenolik Bileşiklerin Kimyasal Bileşimi
        O. spinosa ekstraktlarındaki fenolik bileşiklerin Diyot Dizisi Dedektörü ve Elektrosprey Kütle Spektrometrisi (HPLC-DAD-ESI/MSn) analizleri ile birleştirilmiş Yüksek Performanslı Sıvı Kromatografisinden elde edilen kromatografik veriler aşağıda sunulmuştur.tablo 1 ve Şekil 1. Ekstrede yedi flavonoid, beş fenolik asit ve dört izoflavonoid sayan 16 bileşik belirledik. Standart kafeik asit, kuersetin-3- O -glukozit ve kaemferol-3- O - glukozit bileşiklerine karşılık gelen kromatografik özellikler , sırasıyla Pik 3 , 9 ve 13'ün pozitif tanımlanması için kullanıldı . Bileşiklerin en bol bulunan sınıfı, en yüksek sayıda geçici olarak tanımlanmış bileşiklere ve aynı zamanda en yüksek miktara (12.2 ± 0.1 mg/g özüt) sahip flavonoidlerdi. Pikleri 7 ([M - H] - de m / z 609), 10 ([M - H] -de m / z 579) ve 12 ([M - H] - de m / z 447), belirli bir MS, vermişti 2 de fragmanı m / z 324 u (iki hexosyl birimleri kaybına analog 285 (kaempherol aglikon), ), 294 u (bir heksosil ve bir pentosil birimi) ve 162 u (bir heksosil birimi). Bu Merkezleri ( 7 , 10 ve 12 ) geçici olarak kaempherol- olarak tespit edildi O -dihexoside, kaempherol- O -hexoside-pentoside ve kaempherol- O -hexoside (tepe oranla farklı bir tutma süresi ile13 ), sırasıyla. Kromatografik özelliklere uygun olarak, pikleri 6 ve 11 kersetin türevleri glikosile olduğu bulunmuştur, ve bunlar daha fazla olarak tespit edilmiştir quercetin- O -hexoside-pentoside ve acetylquercetin- O -hexoside sırasıyla. Yazarların bildiği kadarıyla , bu tip flavonoidlerin tanımlanmasına ilişkin O. spinosa hakkında daha önce herhangi bir rapor bulunmamaktadır . Bununla birlikte, bu tip bileşikler daha önce O. arvensis [ 15 ] ve O. angustissima L. [ 16 ] hava kısımları gibi diğer Ononis çeşitlerinde tanımlanmıştır .
        Bir resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı farmasötikler-13-00078-g001.jpg
        Şekil 1
        Tutma süresi (Rt), görünür bölgede maksimum absorpsiyon dalga boyları ( λmax ), kütle spektral verileri ve Ononis spinosa L.'de bulunan fenolik bileşiklerin geçici tanımlaması , 280 nm ( A ) ve 370 nm ( B )'de kaydedilir. tablo 1


        Tutma süresi (Rt), görünür bölgede maksimum absorpsiyon dalga boyları ( λmax ), kütle spektral verileri ve Ononis spinosa L' de bulunan fenolik bileşiklerin geçici tanımlaması.
        1 5.31 310 341 179(100),135(5) Kafeik asit heksosit A tr
        2 6.55 287 355 193(100),179(5),149(5) Ferulik asit heksosit B 0.078 ± 0.001
        3 9.93 310 179 135(100) Kafeik asit A 0,020 ± 0,001
        4 13.66 328 473 311(100),293(92),267(5),179(5),149(8),135(5) cis Chicoric asit A 0,81 ± 0,02
        5 14.17 328 473 311(100),293(90),267(5),179(5),149(10),135(5) trans Chicoric asit A 0,76 ± 0,01
        6 15.96 348 595 301(100) Quercetin- O -heksozit-pentosit C 0.824 ± 0.001
        7 16.43 341 609 285(100) Kaempherol- O- diheksosit C 0,732 ± 0,002
        8 17.11 305 459 297(100) Spinonin- O -heksozit E tr
        9 18.5 328 463 301(100) Quercetin-3- O -glukozit D 0,61 ± 0,01
        10 19.07 346 579 285(100) Kaempherol- O -heksozit-pentosit C 5,1 ± 0,2
        11 20.58 348 505 463(70),301(100) Asetilkuersetin- O -heksozit D 0,566 ± 0,002
        12 21.18 337 447 285(100) Kaempherol- O -heksozit D 0,58 ± 0,01
        13 22.37 340 447 285(100) Kaempherol-3- O glukosit D 0,71 ± 0,02
        14 25.34 262/291 489 281(100) Pseudobaptigenin- O -heksozit E 0.134 ± 0.003
        15 26.56 261/310 475 267(100) Formononetin türevi F 1.28 ± 0.02
        16 31.18 260/310 515 471(15),429(5),267(100) Formononetin- O -malonil-heksosit F tr
        toplam fenolik asitler 1,66 ± 0,03
        Toplam izoflavonoidler 1,41 ± 0,02
        Toplam flavonoidler 9,1 ± 0,1
        Toplam fenolik bileşikler 12.2 ± 0.1
        Ayrı bir pencerede aç
        Tr—izler. Standart kalibrasyon eğrileri: A —kafeik asit ( y = 388345 x + 406369, R² = 0,9939), B —ferulik asit ( y = 633126 x − 185462, R² = 0,999), C —kersetin-3- O -rutinosit ( y = 13.343 x + 76.751, R² = 0,9998), D -quercetin-3- O glukosit ( y = 34843 x - 160.173, R² = 0,9998), E -naringenin ( y = 18433 x + 78.903,R² = 0,9998), F —hesperetin ( y = 34156 x + 268027, R² = 0.9999).

        Fenolik asitler grubu ile ilgili olarak, tepe noktaları 1 ([M - H] - de m / z 341) ve 2 ([M - H] - de m / z 355) geçici olarak sırasıyla kafeik asit hexoside ve ferulik asit hexoside olarak tespit edilmiştir, karakteristik Ultraviyole-Görünür (UV-Vis) spektrumuna, parçalanma modeline ve daha önce Barros ve ark., [ 17 ] tarafından bildirilen bilgilere dayanmaktadır . Pikleri 4 ve 5 ([M - H] - de m / z 473) geçici olarak tespit edildi cis ve transsırasıyla, daha önce Chen ve diğerleri, [ 18 ] tarafından rapor edilen kromatografik bilgilere dayalı olarak şikorik asit izomerleri . Daha önce belirtildiği gibi, bildiğimiz kadarıyla O. spinosa'daki fenolik asitlerin bileşimi hakkında hiçbir çalışma yoktur . Bununla birlikte, bu tip bileşikler O. angustissima L.'nin hava kısımlarında zaten rapor edilmiştir [ 16 ].

        Son olarak, O. spinosa'da bulunan izoflavonoid grupları , diğer iki fenolik bileşik grubuna kıyasla daha az boldu. Bununla birlikte, bu grup O. spinosa'da kapsamlı bir şekilde incelenmiştir [ 19 , 20 , 21 , 22 ]. Pikleri 8 ([M - H] - de m / z 459), 14 ([M - H] - de m / z 489), 15 ([M - H] - de m / z 459) ve 16 ([M − H] − enm / z 515), geçici spinonin- olarak tanımlandı O -hexoside, pseudobaptigenin- O -hexoside, türev ve formononetin- formononetin O -malonyl-hexoside sırasıyla kromatografik özelliğine göre, aynı zamanda bunların fragmentasyon örneği, burada olmuştur daha önce Gambe ve ark. [ 5 ]. Bu bileşiklerden ikisi incelenen örnekte eser miktarlarda bulunmasına rağmen (pik 8 ve 16), belirli kanser türlerinin proliferasyonunu ve hatta bazı nörodejeneratif hastalıklara karşı etkileri nedeniyle, başta baklagillerde olmak üzere halihazırda yoğun bir şekilde çalışılmış olan izoflavonoidlerin insan sağlığıyla olan ilişkisini vurgulamak önemlidir [ 23 , 24 ].

        2.2. O. spinosa Metanolik Ekstresinin Antifungal Aktivitesi
        O. spinosa'nın hava kısımlarından elde edilen metanolik ekstraktın antifungal aktivitesi şu şekilde sunulmuştur:Tablo 2. Ekstraktın aktivitesi, insan, hayvan ve bitki patojenlerinin yanı sıra gıda kirletici türleri de dahil olmak üzere çok çeşitli patojenik ve kirletici mantarlara karşı test edilmiştir.

        Tablo 2
        O. spinosa metanolik özütünün antifungal aktiviteleri (MIC (minimum inhibitör konsantrasyon) ve MFC (minimum fungisit konsantrasyon) mg/mL).
        A. fumigatus
        (ATCC 9197)
        mikrofon 0.08 b 0.20 bir 0.15 b
        MFC 0.08 b 0,50 b 0.20 bir
        A. çok renkli
        (ATCC 11730)
        mikrofon 0,62 gün 0.20 bir 0.10 bir
        MFC 1.25 gün 0,50 b 0.20 bir
        A. nijer
        (ATCC 6275)
        mikrofon 0,62 gün 0.20 bir 0.15 b
        MFC 1.25 gün 0,50 b 0.20 bir
        A. ochraceus
        (ATCC 12066)
        mikrofon 2.50 e 1.50 e 0.15 b
        MFC 2.50 e 2.00 e 0.20 bir
        Trichoderma viride
        (IAM 5061)
        mikrofon 0,62 gün 1.00 gün 0.15 b
        MFC 1.25 gün 1.00 c 0.20 bir
        Penicillium funiculosum
        (ATCC 36839)
        mikrofon 0,62 gün 0.20 bir 0.20 c
        MFC 1.25 gün 0,50 b 0.25 b
        P. aurantiogriseum
        (gıda izolatı)
        mikrofon 0.02 bir 0.20 bir 0.10 bir
        MFC 0.04 bir 0.30 bir 0.20 bir
        P. okrokloron
        (ATCC 9122)
        mikrofon 5.00 f 1.00 gün 0.20 c
        MFC 10.00 f 1.50 gün 0.25 b
        Candida albicans
        (ATCC 10231)
        mikrofon 0,62 gün 0.50 c 0.15 b
        MFC 1.25 gün 1.00 c 0.30 c
        C. krusei
        (klinik izolat)
        mikrofon 0,62 gün 0.50 c 0,25 gün
        MFC 1.25 gün 1.00 c 0,50 gün
        C. tropikalis
        (ATCC 750)
        mikrofon 0.31 c 0.30 b 0,25 gün
        MFC 0,62 c 0,50 b 0,50 gün
        Her sütunda farklı harfler, test edilen her mantar türü için MIC'ler ve MFC'ler arasındaki anlamlı fark anlamına gelir ( p < 0.05).

        O. spinosa'nın antifungal aktivitesi, 0,02 mg/mL minimum inhibitör konsantrasyonu (MIC) ve 0,04 mg/mL minimum fungisit konsantrasyonu (MFC) ile gıdadan izole edilen Penicillium aurantiogriseum türlerine karşı en belirgin olanıydı . Öte yandan, O. spinosa metanolik ekstraktının etkisine en dayanıklı tür , MIC 5,00 mg/mL ve MFC 10 mg/mL ile topraktan ve elmalardan sıklıkla izole edilen bir tür olan Penicillium okrokloron olmuştur . Test edilen ekstraktın antifungal aktivitesi Penicillium aurantiogriseum'a karşı en belirgin olanıydı, bunu Aspergillus fumigatus , Candida tropikalis , A. versicolor ,A. niger , Trichoderma viride , P. funiculosum , C. albicans , C. krusei , A. ochraceus ve P. okrokloron . Bildiğimiz kadarıyla bu, O. spinosa bitkisinden elde edilen metanolik ekstraktın antifungal aktivitesini bildiren ilk çalışmadır .

        Aktivitesi O spinosa ticari fungisitler aktivitesi ile karşılaştırılabilir olmuştur. En umut verici etki, ticari mantar önleyici ilaçlar olan ketokonazol ve bifonazolün, O. spinosa'nın mantar önleyici etkisine kıyasla daha zayıf aktivite gösterdiği A. fumigatus ve P. aurantiogriseum üzerinde elde edildi . Test edilen mikrofungus türlerinin çoğu, test edilen ticari pozitif kontrollerin (ketokonazol ve bifonazol) aktivite aralığında olan MIC'ler ve MFC'ler ile ilgili benzer sonuçlar vermiştir.

        Önceki literatür verileri , geleneksel olarak etno-tıpta kullanılan O. spinosa'nın köklerinden elde edilen ekstraktın antifungal potansiyelini göstermiştir [ 25 ]. Bu çalışmada elde edilen sonuçlar, havadaki bitki kısımlarından elde edilen O. spinosa metanolik ekstraktının antifungal özelliklere de sahip olduğunu göstermektedir. Deliorman Orhan ve arkadaşları tarafından [ 25 ] yapılan bir çalışma, Ononidis Radix'ten yapılan infüzyonun aşağıdaki mantar türlerine karşı aktif olduğunu göstermiştir: Candida albicans (MIC 0.016 mg/mL; MFC 0.064 mg/mL), C.tropicis (MIC 0.016 mg/mL; MFC 0,064 mg/mL), C. parapsilopsis (MIC 0,008 mg/mL; MFC 0,016 mg/mL), Trichophyton rubrum(MIC 0,016 mg/mL; MFC aktif değil), Epidermophyton floccosum (MIC 0,066 mg/mL; MFC aktif değil) ve Microsporum gypseum (MIC 0,032 mg/mL; MFC aktif değil) [ 25 ]. Deliorman Orhan ve arkadaşlarının makalesinde [ 25 ] O. spinosa kök infüzyonunun antifungal etkisi analiz edilmiş olsa da, elde edilen sonuçlar bizimkilerle karşılaştırılabilir. Ayrıca, O. spinosa bitkisinden [ 3 ] elde edilen küllerin etanolik ve su çözeltileri, antikandidal aktivite gösterdi. Mantar öldürücü konsantrasyonlar, etanolik kül çözeltisi için 1.25 µg/mL ( C. albicans'a doğru ) ila 40 µg/mL ( C. glabrata'ya doğru ) arasındaydı; ve 1,25 µg/mL'den itibarenC. albicans ve sulu kül çözeltisi için C. glabrata'ya karşı aktif değildir [ 3 ].

        Halihazırda, bazı sentetik antifungaller bazı yan etkilerle ilişkilidir ve insanlarda bazı mantar enfeksiyonları için hala etkili bir tedavi yoktur [ 26 ]. Yani, insan ve hayvan derisi, tırnaklar ve mukoza zarları ile sınırlı en yaygın mantar enfeksiyonlarını temsil eden antropofilik ve zoofilik mantarların neden olduğu enfeksiyonların topikal terapötiklerle tedavi edilmesinin sıklıkla zor olduğu ve bazı durumlarda uzun süre gerektirebileceği ortaya konmuştur. sistemik antifungallerle süreli tedavi [ 27 ]. Ayrıca, tarım endüstrisinde fitopatojenik mantarların büyümesini önlemek için kullanılan fungisitler, daha fazla besin zinciri yoluyla insan ve hayvanların yanı sıra çevre üzerinde de zararlı etkilere sahip olabilir [ 28].]. Bu çalışmada elde edilen sonuçlar, O. spinosa'nın hava kısımlarının , doğal mantar önleyicilerin gelişimi için iyi bir temel sağlayabileceğini göstermiştir . Bu nedenle, bu çalışma, hem insanların hem de hayvanların tedavisinde olduğu kadar tarım endüstrisindeki uygulamalarda da sentetik mantar önleyici müstahzarların kullanımından kaynaklanan sorunları çözmeye yönelik birçok girişimden birini sunmaktadır. 2.3. O. spinosa'nın Antibiyofilm Aktivitesi


        Bu çalışmada antibiofilm aktivitede O. spinosa metanolik ekstresi test edilmiştir C. albicans , C. krusei ve C. tropicalis (Tablo 3). Bu türler, belirli sinyal molekülleri tarafından yüzeylere bağlanan yapılandırılmış topluluklar oluşturabilir [ 26 ]. Bu çalışmanın sonuçları, O. spinosa'nın (Tablo 3). Bildiğimiz kadarıyla bunlar, bitkinin toprak üstü kısımlarından elde edilen O. spinosa ekstraktının antibiyofilm aktivitesine ilişkin ilk sonuçlardır . Ayrıca, O. spinosa ekstraktının biyofilmlere yönelik MIC ve MFC değerleri, mikrodilüsyon testinde test edilen serbest yüzen hücreler için elde edilen MIC ve MFC değerlerine kıyasla daha yüksekti (Tablo 2). C. krusei biyofilmi, O. spinosa'nın antibiyofilm aktivitesine daha duyarlıydı . Önemli olarak, C. krusei'nin biyofilmine yönelik O. spinosa özütü (MIC 2.5 mg/mL ve MFC 5 mg/mL) için elde edilen sonuçlar, ticari antifungal ilaç flukonazol (MIC 2 mg/mL ve MFC 3 mg/mL) için elde edilenlerle karşılaştırılabilir. mL), benzer antibiyofilm konsantrasyonları aralığını gösterir. Ayrıca C. albicans biyofilminde elde edilen O. spinosa ekstraktının (5.00 mg/mL) MİK değeri, flukonazolün (8 mg/mL) MİK değerine göre daha düşüktü. Bu sonuçlar, O. spinosa'nın çok umut verici antibiyofilm etkisini göstermektedir . Tablo 3


        Aktivitesi O spinosa özü ve biyofilm (plak) karşı referans bileşiği flukonazol oluşumu Candida suşları (MIC ve MFC, mg / ml).
        C. albicans
        (ATCC 10231)
        5.00 b 10.00 b 8.00 c 9.00 c
        C. krusei
        (klinik izolat)
        2.50 bir 5.00 bir 2.00 bir 3.00 bir
        C. tropikalis
        (ATCC 750)
        5.00 b 10.00 b 3.00 b 6.00 b
        Her sütunda farklı harfler, test edilen her mantar türü için MIC'ler ve MFC'ler arasındaki anlamlı fark anlamına gelir ( p < 0.05).

        2.4. Antifungal Eylem Modlarına İlişkin Görüşler
        Ergosterol, mantar hücre zarlarında bulunan önemli moleküllerden biridir. Mantarın hayatta kalması için hayati bir molekül olduğu için, biyosentezinde yer alan enzimler sıklıkla etkili antifungallerin aktivitesi için hedefler sunar [ 29 ]. Burada, ekstraktın antifungal etkisini bozma yoluyla elde edip etmediğini belirlemek için harici olarak eklenen artan konsantrasyonlarda ergosterol (25–100 µg/mL) ve O. spinosa ekstraktının seri seyreltmeleri varlığında C. albicans'ın hayatta kalmasını inceledik. ergosterol biyosentetik yolunun Sunulan sonuçlarşekil 2artan dış ergosterol konsantrasyonları ile MFC değerlerinin arttığını ortaya koydu. Bu, ergosterol biyosentetik yolunun O. spinosa özünde sunulan bileşikler tarafından bozulduğu sonucuna götürmektedir .
        Bir resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı farmasötikler-13-00078-g002.jpg
        Ayrı bir pencerede aç
        şekil 2
        Farklı ergosterol konsantrasyonlarının varlığında C. albicans'a karşı O. spinosa metanolik ekstraktının minimum fungisit konsantrasyonları (MFC) . Kontrol numunesi ile 25 µg/mL ergosterol eklenmiş numune arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark yokken, kontrol a , 25 a µg/mL ve 50 b µg/mL ve 100 c µg/mL ergosterol eklenmiş numune arasında spastik olarak anlamlı fark vardı ( p < 0.05), a, b, c örnekleri arasında istatistiksel olarak anlamlı fark.

        O. spinosa ekstraktının C. albicans üzerindeki etkisi, hücre zarı geçirgenliği düzeyinde ayrıca analiz edildi. Ekstraktın 2 x MIC konsantrasyonunun varlığında sitoplazmik zarın bozulmasının meydana gelip gelmediğini değerlendirmek için bir zar geçirgenlik tahlili yapıldı. Elde edilen sonuçlar, O. spinosa ekstraktının hücre zarı geçirgenliği üzerindeki zamana bağlı etkisini ortaya koydu (Figür 3). Yani, 260 nm ve 280 nm'deki optik yoğunluklar, 30 dakikalık inkübasyondan sonra hızla arttı ve 90 dakika sonra maksimum değerlere ulaştı, bu da hücre içi bileşenlerin C. albicans hücrelerinden hücre dışı bölmeye salındığını gösterir . Sonuçlar, mantar hücre zarının, O. spinosa mantar önleyici etkisinin hedeflerinden birini temsil ettiğine işaret etti .
        Resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı farmasötikler-13-00078-g003.jpg
        Ayrı bir pencerede aç
        Figür 3
        2 x MIC'de (minimum inhibitör konsantrasyon) O. spinosa metanolik özü ile muamele edilmiş C. albicans'ta 260 ve 280 nm'de absorbans ile kaydedilen hücresel bileşenlerin sızıntısı . Kontrol ve işlenmiş numuneler arasında önemli bir fark olmuştur ( p < 0.05).

        Genel olarak, bu çalışmada elde edilen sonuçlar, O. spinosa ekstraktının antifungal etki modu hakkında ön bilgiler sundu . Sonuçlara dayanarak ekstraktın antifungal aktivitesini ergosterol biyosentezini bozarak ve hücre zarı geçirgenliğini modüle ederek gösterdiği sonucuna varılabilir. Bu çalışma , bitkinin toprak üstü kısımlarından elde edilen O. spinosa metanolik özütünün olası etki biçimlerini araştıran ilk raporlardan birini temsil etmektedir .

        Mantar patojenleri, konak hücreler de dahil olmak üzere çevreye adapte olmalarını ve hayatta kalmalarını sağlayan ökaryotik korunmuş sinyal yollarına sahiptir [ 29 ]. İnsan hücreleriyle ilişkili olarak fungal ökaryotik yapının küçük farklılıkları, mantar önleyici ilaç gelişimi için çekicidir [ 30 ]. Halihazırda kullanılan antifungal ilaçların en önemli hedefleri, ergosterol biyosentetik yolunda yer alan enzimlerdir [ 29 ]. Literatür verilerine dayanarak, ergosterol biyosentetik yolunu hedeflemenin, başlıca antifungallerin en yaygın etki şekli olduğu sonucuna varılabilir. Ergosterol yolunun halihazırda kullanımda olan mantar önleyici maddeler tarafından zaten başarılı bir şekilde hedef alındığını akılda tutarak [ 29]], ergosterol biyosentetik yolundaki hedeflere karşı etkili olduğu bulunan doğal ürünlerin etkili olma olasılığı daha yüksektir. Ergosterol biyosentetik yolunu hedeflemenin yanı sıra, bazı antifungal ürünlerin, doymamış yağ asitleri açısından zengin mantar hücre zarlarına nüfuz etme ve bozma gücüne sahip olduğu kanıtlanmıştır, bu da zar bileşenlerinin yeniden düzenlenmesine, hücre canlılığının kaybına ve nihayetinde hücre ölümüne yol açar [ 31]. ]. Burada, O. spinosa ekstraktının, test edilen ekstraktın ek hedefi olarak hücre zarına işaret eden göstergelerden biri olan C. albicans hücrelerinden hücre içi içeriğin sızmasına neden olduğunu gösterdik . Sonuçlarımız ayrıca, O. spinosa özütününfarklı mekanizmalarla hareket eden bileşiklerin karmaşık karışımıdır. Ekstrakt, farklı hedefleri etkileyen farklı mekanizmalar tarafından hareket ettiğinden, ekstraktlara karşı mantar direnci geliştirme şansının çok düşük olduğunu belirtmek ilginçtir. Bu kılan O. Spinosa gelecek uygulama için güçlü bir aday çıkarmak.

        2.5. O. spinosa Metanolik Ekstraktının Birincil İnsan Dişeti Fibroblast Hücreleri Üzerindeki Sitotoksisitesinin Değerlendirilmesi
        Şu anda, in vitro toksisite değerlendirmesi için çok çeşitli ölümsüzleştirilmiş ve birincil hücreler ve doku modelleri mevcuttur. İlaç sitotoksisitesinin değerlendirilmesi, biyomedikal araştırmalarda önemli bir adımdır ve ilaç seçimini kapsayan birincil bir hususu temsil eder. Ek olarak, yeni antifungal ilaçların geliştirilmesindeki ilk adım, kültürde insan hücreleri üzerinde toksisite çalışmalarını içerir. Ekstraktın birincil insan hücreleri üzerindeki olası sitotoksik etkisini test etmek için insan dişeti fibroblast (HGF-1) hücrelerini kullandık.

        400 ug/mL'ye kadar konsantrasyonda HGF-1 hücreleri üzerinde O. spinosa metanolik özütünün sitotoksisitesi gözlenmedi; toksisite sınırı olarak kabul edilen bir konsantrasyon (Şekil 4A). Yani resimde görüldüğü gibiŞekil 4A, O. spinosa ekstraktının farklı konsantrasyonları ile muamele edilmiş HGF-1 hücreleri ile muamele edilmemiş kontrol hücreleri arasında nispi büyüme hızında istatistiksel bir fark ( p < 0.05) yoktu . Ek olarak, kontrol HGF-1 hücrelerinin ve 400 µg/mL O. spinosa özütü ile muamele edilmiş HGF-1 hücrelerinin morfolojisini analiz ettik (Şekil 4M.Ö). Elde edilen sonuçlar, hücrelerin ekstrakt ile muamele edilmesinin hücre morfolojisinde değişikliklere neden olmadığını ortaya koydu (Şekil 4C) tedavi edilmemiş fibroblast hücrelerinin morfolojisi ile karşılaştırıldığında (Şekil 4B). Bu nedenle, O. spinosa'nın büyüme hızı ve hücresel morfoloji ile ilgili olarak birincil insan dişeti fibroblast hücreleri üzerinde hiçbir etkisi olmadığını gösterdik .
        Resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı farmasötikler-13-00078-g004.jpg
        Ayrı bir pencerede aç
        Şekil 4
        ( A ) Farklı konsantrasyonlarda O. spinosa özütü ile tedavi edilen insan dişeti fibroblast (HGF-1) hücrelerinin nispi büyüme oranı (%) tedaviler arasında istatistiksel bir fark göstermez ( p < 0.05); ( B ) muamele edilmemiş kontrol hücrelerinin temsili faz kontrast görüntüsü ve ( C ) O. spinosa özütü (400 ug/mL) ile muamele edilmiş hücrelerin temsili faz kontrast resmi .

        Git: 3. Malzemeler ve Yöntemler
        3.1. Standartlar ve Reaktifler
        Asetonitril (%99.9), Fisher Scientific'ten (Lizbon, Portekiz) yüksek performanslı sıvı kromatografisi (HPLC) derecesindeydi. Fenolik bileşik standartları (kafeik asit, ferulik asit, hesperetin, naringenin, kuersetin-3- O - glukozit ve kuersetin-3- O - rutinosid) Extrasynthèse'den (Genay, Fransa) alınmıştır. Formik asit, Sigma-Aldrich'ten (St. Louis, MO, ABD) satın alındı. Diğer tüm genel laboratuvar reaktifleri Panreac Química SLU'dan (Barselona, ​​İspanya) elde edilmiştir. Su, bir Milli-Q su arıtma sisteminde (TGI Pure Water Systems, Greenville, SC, ABD) arıtıldı.

        3.2. O. spinosa'nın Toplanması ve Ekstraksiyonu
        Vahşi büyüyen O. spinosa'nın hava kısımları Temmuz 2018'de Vranje'de (Sırbistan) toplandı ve kimliği doğrulandı. Numuneler kurutuldu, hazırlandı ve daha önce Ćirić ve diğerleri, [ 32 ] tarafından tarif edildiği gibi metanol ile art arda özü çıkarıldı .

        3.3. Fenolik Bileşiklerin Analizi
        Fenolik profil, LC-DAD-ESI/MSn (Dionex Ultimate 3000 UPLC, Thermo Scientific, San Jose, CA, ABD) ile belirlendi ve daha önce Bessada ve diğerleri, [ 33 ] tarafından tarif edildiği gibi ayrıldı ve tanımlandı . Elde edilen özler, etanol:su (80:20, v/v ) karışımı ile 20 mg/mL'lik bir konsantrasyonda yeniden çözündürüldü . Bir DAD (tercih edilen dalga boyları olarak 280, 330 ve 370 nm) ve bir kütle spektrometresi (MS) kullanılarak bir çift çevrimiçi saptama gerçekleştirilmiştir. MS tespiti, bir ESI kaynağı ile donatılmış bir Lineer Ion Trap LTQ XL kütle spektrometresi (Thermo Finnigan, San Jose, CA, ABD) kullanılarak negatif modda gerçekleştirildi.

        Tanımlama, kromatografik davranışlarına ve UV-vis ve kütle spektrumlarına göre, mevcut olduğunda standart bileşiklerle ve literatürde bildirilen veriler geçici bir tanımlama vererek karşılaştırılarak yapıldı. Veri toplama, Xcalibur ® veri sistemi (Thermo Finnigan, San Jose, CA, ABD) ile gerçekleştirilmiştir. Kantitatif bir analiz gerçekleştirmek için UV-vis sinyaline dayalı olarak mevcut her fenolik standart için bir kalibrasyon eğrisi oluşturulmuştur. Kendileri için ticari bir standart bulunmayan tanımlanmış fenolik bileşiklerin miktar tayini, mevcut en benzer standardın kalibrasyon eğrisi aracılığıyla gerçekleştirilmiştir: kafeik asit ( y = 388345 x + 406369, R² = 0.9939), ferulik asit ( y= 633126 x − 185462, R² = 0.999), hesperetin ( y = 34156 x + 268027, R² = 0.9999), naringenin ( y = 18433 x + 78903, R² = 0.9988), kuersetin-3- O -glukozit ( y = 34843 x − 160173, R² = 0.9988) ve kersetin-3- O - rutinosit ( y = 13343 x + 76751, R² = 0.9988). Sonuçlar mg/g ekstrakt olarak ifade edildi.

        3.4. Antifungal Aktivite Testi
        O. spinosa metanolik özütünün antifungal aktivitesi şu mantarlara karşı test edildi: Aspergillus fumigatus (ATCC 1022), A. niger (ATCC 6275), A. versicolor (ATCC 11730), A. ochraceus (ATCC 12066 ), P. funiculosum (ATCC 8725 ), P. okrokloron (ATCC 9112), P. aurantiogriseum (gıda izolatı), Trichoderma viride (IAM 5061), Candida albicans (ATCC 10231), C. tropikalis (ATCC 750) ve C. krusei(klinik izolat). Bu çalışmada kullanılan tüm mikroorganizmalar Mikoloji Laboratuvarı, Biyolojik Araştırma Enstitüsü “Siniša Stanković”—Sırbistan Cumhuriyeti Ulusal Enstitüsü, Belgrad Üniversitesi, Sırbistan'da depolanmıştır.

        Antifungal aktiviteyi araştırmak için daha önce Soković ve diğerleri ve Clinical and Laboratory Standards Institute [ 34 , 35 ] tarafından tarif edildiği gibi modifiye bir mikrodilüsyon tekniği kullanıldı . Kısaca, MIC'ler ve MFC'ler, 96 oyuklu mikrotitre plakaları kullanılarak bir seri seyreltme tekniği ile belirlendi. O. spinosa özütü, %5 dimetil-sülfoksit-DMSO içinde çözüldü. Ticari mantar öldürücüler bifonazol ve ketokonazol (Srbolek, Belgrad, Sırbistan) pozitif kontroller olarak (1-3500 μg/mL DMSO), negatif kontrol olarak su içinde %5 dimetil-sülfoksit kullanıldı.

        3.5. Candida Suşları Üzerinde Biyofilm İnhibisyon Testi
        Etkisi O. spinosa biyofilm oluşumunu metanolik ekstresi C. albicans , Candida krusei ve C. tropicalis , daha önce Popovic ve arkadaşları tarafından tarif edildiği gibi belirlenmiştir. [ 36 ]. O. spinosa özü%5 dimetil-sülfoksit-DMSO içinde çözüldü. Biyofilm azalmasının belirlenmesi ve ayrıca bir plaka okuyucu kullanılarak 570 nm'de lekenin UV absorbansının ölçülmesi için kristal menekşe ile boyama işlemi kullanıldı. MIC, ilk biyofilmin daha fazla büyümesini engelleyen minimum mantar önleyici madde konsantrasyonu olarak tanımlandı ve minimum mantar öldürücü konsantrasyon (MFC), mantar büyümesi göstermeyen (boş kuyucuk) konsantrasyon olarak tanımlandı. Pozitif kontrol olarak flukonazol (%5 DMSO içinde çözülmüş), negatif kontrol olarak su içinde %5 DMSO kullanıldı.

        3.6. Antifungal Eylem moduna ilişkin içgörüler: Ergosterol Bağlanma ve Membran Geçirgenlik Testleri
        Candida albicans suşu üzerinde tahliller yapıldı . Ekstraktların seri dilüsyonları, ergosterol (25–100 µg/mL) [ 3 ] eklenerek mikrodilüsyon yönteminde olduğu gibi mikrotitre plakalarında yapıldı . 37 °C'de 24 saatlik inkübasyondan sonra, mantar önleyici aktivite tahlili için açıklandığı gibi MFC'ler belirlendi.

        O. spinosa özütünün membran geçirgenliği üzerindeki etkisi, daha önce Stojković ve diğerleri tarafından tarif edildiği gibi değerlendirildi. [ 37 ]. Suş, farklı zaman periyotları için 2 x MIC'de O. spinosa özütü ile inkübe edildi : 15, 30, 45, 60 ve 90 dakika. 10 mM PBS (pH 7.4) ile inkübe edilen C. albicans kontrol olarak kullanıldı. Optik yoğunluk, oda sıcaklığında (25 °C) 260 nm ve 280 nm'de (Aglient 8453 spektrofotometre) ölçülmüştür.

        3.7. O. spinosa Metanolik Ekstresinin Sitotoksik Aktivitesinin Araştırılması
        O. spinosa metanolik özütünün sitotoksik etkisi, insan dişeti fibroblast hücreleri HGF-1 (ATCC ® CRL-2014™) üzerinde , bazı modifikasyonlarla Feoktistova ve diğerleri, [ 38 ] tarafından tarif edildiği gibi kristal mor tahlili kullanılarak belirlendi . O. spinosa'nın özü, 8 mg/mL'lik bir nihai konsantrasyona kadar PBS içinde çözündürüldü. HGF-1 hücreleri, fibroblast bazal ortamda (ATCC yetiştirildi ® PCS-201-030 TM CO, 37 ° C 'de) 2 inkübatör. Kırk sekiz saat sonra tedaviden önce, HGF-1 hücreleri, 4 x 10 bir tohumlama yoğunluğunda bir 96-çukurlu mikro-titre yapışkan plakada tohumlanmıştır 3kuyu başına hücreler. 48 saat sonra ortam çıkarıldı ve hücreler sonraki 48 saat boyunca üç kopyalı kuyucuklarda çeşitli ekstrakt konsantrasyonları ile işleme tabi tutuldu. Daha sonra ortam çıkarıldı; hücreler iki kez PBS ile yıkandı ve oda sıcaklığında 20 dakika boyunca %0.4 kristal viyole boyama solüsyonu ile boyandı. Daha sonra kristal viyole boyama solüsyonu çıkarıldı; hücreler bir musluk suyu akışında yıkandı ve oda sıcaklığında havada kurumaya bırakıldı. Metanol içinde çözülen boyanın absorbansı 570 nm'de bir plaka okuyucuda ölçülmüştür. Sonuçlar bağıl büyüme oranı (%) olarak ifade edildi.

        3.8. İstatistiksel analiz
        Tüm analizler üç kopya halinde gerçekleştirildi; her replikat ayrıca üç kez ölçülmüştür. Veriler, uygulanabilir olduğunda ortalama standart sapma olarak ifade edildi. İstatistiksel anlamlılık farklılıklarının tespit edildiği durumlarda, bağımlı değişkenler Tukey'in dürüstçe anlamlı fark (HSD) testi kullanılarak karşılaştırıldı.

        Git: 4. Sonuçlar
        Mevcut çalışma, O. spinosa bitkisinin hava kısımlarının hafife alınan biyolojik potansiyelini ortaya çıkardı . Metanolik özüt, fenolik asitlerin, flavonoidlerin ve izoflavonoidlerin mevcudiyeti ile gösterilen iyi bir fenolik bileşik kaynağıydı. Flavonoidler, tanımlanan bileşiklerin en baskın sınıfıydı, bunu fenolik asitler ve izoflavonoidler izledi. İlk kez, O. spinosa'nın metanolik ekstraktında fenolik asitlerin varlığını , araştırılan türlerde daha önce bildirilmeyen tanımlanmış flavonoid türleri ile birlikte bildirdik. Bu, O. spinosa bitkisinden elde edilen metanolik ekstraktın antifungal ve antibiyofilm aktivitelerini bildiren ilk çalışmadır .. Sonuçlara dayanarak ekstraktın antifungal aktivitesini ergosterol biyosentezini bozarak ve hücre zarı geçirgenliğini modüle ederek gösterdiği sonucuna varılabilir. Son olarak, ekstrakt HGF-1 hücreleri için toksik değildi, bu da onu daha fazla antifungal ilaç gelişimi için iyi bir aday yapıyor.

        Git: Yazar Katkıları
        DS araştırmayı tasarladı ve tasarladı, tüm analizlere dahil edildi ve makalenin taslak versiyonunu hazırladı; LB, kimyasal analizler, veri iyileştirme ve metodoloji gerçekleştirdi, son makaleyi gözden geçirdi ve düzenledi; DD, in vitro sitotoksisite üzerine deneyler yaptı, sonuçları yorumladı ve el yazmasının taslak versiyonunu düzenledi; MID, kimyasal bileşim ile ilgili analizleri yapmış ve elde edilen sonuçları yorumlamış ve tartışmıştır; MS hücre hattı üzerindeki deneyleri denetledi, el yazmasının son taslağını düzenledi; ICFRF finansman sağladı, projeyi denetledi, nihai metni gözden geçirdi ve düzenledi; MDS tüm projeyi denetledi ve nihai taslağı düzenledi. Tüm yazarlar, makalenin yayınlanan versiyonunu okudu ve kabul etti.

        Git: Finansman
        Bu çalışma Sırbistan Cumhuriyeti Eğitim, Bilim ve Teknolojik Geliştirme Bakanlığı (451-03-68/2020-14/200007 ve 451-03-68/2020-14/200042) tarafından desteklenmiştir. Yazarlar, CIMO'ya mali destek için (UIDB/00690/2020) PT2020 Programı kapsamında Bilim ve Teknoloji Vakfı'na (FCT, Portekiz) ve FEDER'e; MI Dias ve L. Barros için kurumsal bilimsel istihdam programı sözleşmesi yoluyla FCT, PI tarafından ulusal finansman; 0377_Iberphenol_6_E ve TRANSCoLAB 0612_TRANS_CO_LAB_2_P projesi aracılığıyla mali destek için FEDER-Interreg España-Portekiz programına.

        Git: Çıkar çatışmaları


        Yazarlar herhangi bir çıkar çatışması beyan etmemektedir.
        it: Referanslar

        1. Bongomin F., Gago S., Oladele RO, Denning DW Küresel ve Çok Uluslu Mantar Hastalıklarının Yaygınlığı—Tahmin Kesinliği. J. Mantarlar. 2017; 3 : 57. doi: 10.3390/jof3040057. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        2. Donlan MR, Costerton WJ Biofilms: Klinik olarak ilgili mikroorganizmaların hayatta kalma mekanizmaları. klinik. Mikrobiyol. Rev. 2002; 15 :167–193. doi: 10.1128/CMR.15.2.167-193.2002. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        3. Altuner EM, Çeter T., Lşlek C. Halk ilaçları olarak cilt enfeksiyonlarının tedavisinde kullanılan Ononis spinosa L. ASH'nin antifungal aktivitesinin araştırılması . Mikrobiyoloji Bul. 2010; 44 :633-639. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        4. Diklić N. Rod Ononis L. İçinde: Josifović M., editör. Flora SR Srbije. 1. baskı. Cilt 4. Srpska Akademija nauke i umetnosti; Belgrad, Srbija: 1992. s. 392–396. [ Google Akademik ]
        5. Gampe N., Darcsi A., Kursinszki L., Béni S. Ononis spinosa L. kökünden izole edilen homopipekolik asit izoflavonoid ester türevlerinin ayrılması ve karakterizasyonu . J. Kromatogr. B. 2018; 1091 :21–28. doi: 10.1016/j.jchromb.2018.05.023. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        6. Leporatti ML, Ivancheva S. Bulgaristan ve İtalya'nın geleneksel tıbbında kullanılan şifalı bitkilerin ön karşılaştırmalı analizi. J. Etnofarmakol. 2003; 87 :123–142. doi: 10.1016/S0378-8741(03)00047-3. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        7. Mamedov N., Gardner Z., Craker LE Seçilmiş cilt koşullarının tedavisi için Rusya ve Orta Asya'da kullanılan şifalı bitkiler. J. Otlar Baharat Med. Bitkiler. 2005; 11 :191–222. doi: 10.1300/J044v11n01_07. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        8. Altanlar N., Saltan Çitoğlu G., Sever Yılmaz B. Halk hekimliğinde kullanılan bazı bitkilerin antilisterial aktivitesi. Eczacılık Biol. 2006; 44 :91-94. doi: 10.1080/13880200600591907. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        9. Çakılcıoğlu U., Türkoğlu I. Sivrice'de (Elazığ-Türkiye) tıbbi bitkilerin etnobotanik araştırması J. Ethnopharmacol. 2010; 132 :165–175. doi: 10.1016/j.jep.2010.08.017. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        10. Benedec D., Vlase L., Oniga I., Toiu A., Tamas M., Tiperciuc B. Glycyrrhiza sp. ve Ononis spinosa . Farmacia. 2012; 60 :615–620. [ Google Akademik ]
        11. Daruhazi AE, Szarka S., Hethelyi E., Simandi B., Gyurjan I., Laszlo M., Szoke E. Ononidis spinosae Radix'te terpenoidlerin GC-MS tanımlaması ve GC-FID nicelemesi. Kromatografi. 2008; 68 :71-76. doi: 10.1365/s10337-008-0679-2. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        12. Jimenez-Gonzales L., Alvarez-Corral M., Munoz-Dorado M., Rodriguez-Garcia I. Pterocarpans: Mantar önleyici aktiviteye ve diğer biyolojik özelliklere sahip ilginç doğal ürünler. Bitki kimyası. Rev. 2008; 7 :125-154. doi: 10.1007/s11101-007-9059-z. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        13. Jaradat NA, Al-Masri M., Zaid AN, Hussein F., Al-Rimawi F., Mokh AA, Mokh JA, Ghonaim S. Geleneksel bir Filistin şifalı bitkisinin fitokimyasal, antimikrobiyal ve antioksidan ön taraması, Ononis pubescens L . Eur. J. Integr. Med. 2017; 14 :46-51. doi: 10.1016/j.eujim.2017.08.012. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        14. Dénes T., Bartha SG, Kerényi M., Varga E., Balázs VL, Csepregi R., Papp N. Ononis arvensis L. Acta Biol'ün histolojik ve antimikrobiyal çalışması . Asılı. 2017; 68 :321-333. doi: 10.1556/018.68.2017.3.9. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        15. Tunde D., Papp N., Marton K., Kaszas A., Felinger A., ​​Varga E., Boros B. Ononis arvensis L. ve Rhinanthus serotinus'un (Schönh. ex Halácsy & Heinr. Braun) Oborny'nin Polifenol İçeriği Transilvanya Etnomedicine'de kullanılır. Int. J. Pharmacogn. Bitki kimyası. 2015; 30 :2051–2058. [ Google Akademik ]
        16. Mezrag A., Malafronte N., Bouheroum M., Travaglino C., Russo D., Milella L., Severino L., De Tommasi N., Braca A., Dal Piaz F. Ononis üzerinde fitokimyasal ve antioksidan aktivite çalışmaları angustissima L. hava parçaları: İki yeni flavonoidin izolasyonu. Nat. Ürün Araş. 2017; 31 :507–514. doi: 10.1080/14786419.2016.1195381. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        17. Barros L., Dueñas M., Pinela J., Carvalho AM, Buelga CS, Ferreira ICFR Dört Domateste Fenolik Bileşiklerin ( Lycopersicon esculentum L.) Kuzeydoğu Portekiz Ev Bahçelerinde Çiftçi Çeşitlerinin Karakterizasyonu ve Nicelenmesi . Bitki Besinleri Hum. Nutr. 2012; 67 :229–234. doi: 10.1007/s11130-012-0307-z. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        18. Chen H., Zhang Q., Wang X., Yang J., Wang Q. Salvia miltiorrhiza'nın hava kısımlarındaki fenolik bileşiklerin HPLC-DAD ve ESI/ MSn ile kalitatif analizi ve eş zamanlı ölçümü . Bitki kimyası. Anal. 2011; 22 :247–257. doi: 10.1002/pca.1272. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        19. Addotey JN, Lengers I., Jose J., Gampe N., Béni S., Petereit F., Hensel A. Ononis spinosa L. kök ekstraktından insan hiyalüronidaz-1 ve norneolignan klitorienolakton B üzerinde inhibe edici etkileri olan izoflavonoidler . Fitoterapi. 2018; 130 :169-174. doi: 10.1016/j.fitote.2018.08.013. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        20. Öz BE, İşcan GS, Akkol EK, Süntar İ., Acıkara Ö.B. Ononidis Radix'ten yara iyileştirici ajanlar olarak izoflavonoidler. J. Etnofarmakol. 2018; 211 :384-393. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        21. Gampe N., Darcsi A., Lohner S., Béni S., Kursinszki L. HPLC-QTOF-MS, HPLC-MS/ ile Spiny restharrow ( Ononis spinosa L.) kökündeki izoflavonoid glikozitlerin karakterizasyonu ve tanımlanması MS ve NMR. J. Ecz. Biyomedya. 2016; 123 :74-81. doi: 10.1016/j.jpba.2016.01.058. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        22. Pietta P., Calatroni A., Zio C. Ononis spinosa'dan flavonoidlerin yüksek performanslı sıvı kromatografik analizi L. J. Chromatogr. A. 1983; 280 :172–175. doi: 10.1016/S0021-9673(00)91555-3. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        23. McCue P., Shetty K. Soya izoflavonoidlerinin sağlığa faydaları ve iyileştirme stratejileri: Bir inceleme. Kritik. Rev. Gıda Bilimi. 2004; 44 :361–367. doi: 10.1080/10408690490509591. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        24. Zaheer K., Humayoun Akhtar M. Diyet izoflavonlarının güncellenmiş bir incelemesi: Beslenme, işleme, biyoyararlanım ve insan sağlığı üzerindeki etkileri. Kritik. Rev. Gıda Bilimi. 2017; 57 :1280–1293. doi: 10.1080/10408398.2014.989958. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        25. Deliorman Orhan D., Özçelik B., Hoşbaş S., Vural M. Türkiye'de halk ilaçları olarak kullanılan bazı bitkilerin dermatofitlere ve maya benzeri mantarlara karşı antioksidan, antibakteriyel, antimikobakteriyel ve antifungal aktivitelerinin değerlendirilmesi. Türk. J. Biol. 2012; 36 :672–686. [ Google Akademik ]
        26. Smiljković M., Kostić M., Stojković D., Glamočlija J., Soković M. Flavonoidler, Candida albicans enfeksiyonlarını azaltmada sentetik azollerle rekabet edebilir mi? In vitro çalışmalara dayalı karşılaştırmalı bir inceleme. Kör. Med. Kimya 2019; 26 :2536–2554. doi: 10.2174/0929867325666180629133218. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        27. Ernst E., Pittler MH, Stevinson C., White A. Tamamlayıcı ve Alternatif Tıp için Masaüstü Kılavuzu. Mosby; Edinburgh, Birleşik Krallık: 2001. [ Google Akademik ]
        28. Aleksić M., Stanisavljević D., Smiljković M., Vasiljević P., Stevanović M., Soković M., Stojković D. Primethanil: Kiraz domates üzerinde Aspergillus çürümesine karşı etkili fungisit ve insan hücre hatlarında sitotoksik ajan arasında. Anne. Uygulama Biol. 2019; 175 :228–235. doi: 10.1111/aab.12532. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        29. Nicola AM, Albuquerque P., Paes HC, Fernandes L., Costa FF, Kioshima ES, Abadio AKR, Bocca AL, Felipe MS Antifungal ilaçlar: Araştırma ve geliştirmede yeni görüşler. farmakol. terapi. 2019; 195 :21–38. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        30. Chauhan N., Calderone R. Tıbbi Olarak Önemli Mantarlarda Potansiyel İlaç Hedefleri Olarak İki Bileşenli Sinyal İletim Proteinleri. Bulaş. bağışık. 2008; 76 :4795–4803. doi: 10.1128/IAI.00834-08. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        31. Tariq S., Wani S., Rasool W., Shafi K., Bhat MA, Prabhakar A., ​​Shalla AH, Aksine MA Uçucu yağların antibakteriyel, antifungal ve antiviral potansiyelinin ve bunların ilaca karşı kimyasal bileşenlerinin kapsamlı bir incelemesi -dirençli mikrobiyal patojenler. Mikrop. Patog. 2019; 134 :103580. doi: 10.1016/j.micpath.2019.103580. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        32. Ćirić A., Kruljević I., Stojković D., Fernandes Â., Barros L., Calhelha RC, Ferreira ICFR, Soković M., Glamočlija J. Yenilebilir mantarlar üzerinde karşılaştırmalı araştırma Macrolepiota mastoidea , M. rhacodes ve M. procera : Çeşitli biyolojik aktivitelere sahip fonksiyonel gıdalar. Gıda Fonksiyonu. 2019; 10 :7678–7686. doi: 10.1039/C9FO01900F. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        33. Bessada SMF, Barreira JCM, Barros L., Ferreira ICFR, Oliveira MBPP Coleostephus myconis (L.) Rchb.f.'nin fenolik profili ve antioksidan aktivitesi: Yetersiz yararlanılmış ve oldukça yaygın bir tür. Sanayi Mahsul Prod. 2016; 89 :45-51. doi: 10.1016/j.indcrop.2016.04.065. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        34. Soković M., Van Griensven LJLD Uçucu yağların ve bileşenlerinin ekili düğme mantarının üç ana patojenine karşı antimikrobiyal aktivitesi, Agaricus bisporus . Avro. J. Bitki Patol. 2006; 116 :211–224. doi: 10.1007/s10658-006-9053-0. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        35. CLSI . Klinik ve Laboratuvar Standartları Enstitüsü Seyreltme Yöntemleri Aerobik Olarak Büyüyen Bakteriler için Antimikrobiyal Duyarlılık Testleri. 8. baskı. Klinik ve Laboratuvar Standartları Enstitüsü; Wayne, PA, ABD: 2009. CLSI Yayını M07-A8. [ Google Akademik ]
        36. Popović V., Stojković D., Nikolić M., Heyerick A., Petrović S., Soković M., Niketić M. Üç Laserpitium L. türünün özleri ve bunların temel bileşenleri laserpitine ve seskiterpen laktonları mikrobiyal büyümeyi ve biyofilm oluşumunu engeller oral Candida izolatları tarafından. Gıda Fonksiyonu. 2015; 6 :1205–1211. doi: 10.1039/C5FO00066A. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        37. Stojković DS, Živković J., Soković M., Glamočlija J., Ferreira ICFR, Janković T., Maksimović Z. Bir gıda sistemine dahil edilmiş Veronica montana L. özütünün ve protokatechuik asidin antibakteriyel aktivitesi . Gıda Kimyası Toksikol. 2013; 55 :209–213. doi: 10.1016/j.fct.2013.01.005. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        38. Feoktistova M., Geserick P., Leverkus M. Kültürlenmiş Hücrelerin Canlılığının Belirlenmesi için Kristal Menekşe Deneyi. Soğuk Bahar Harb. protokol 2016; 4 :087379. doi: 10.1101/pdb.prot087379. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]

        Yorum yap


        • #5
          Bazı Ononis taksonlarının yara iyileşmesi ve antiinflamatuar aktivitesi

          Burçin Ergene Öz1, Gülçin Saltan İşcan2, Esra Küpeli Akkol2, İpek Süntar2, Hikmet Keleş3, Özlem Bahadır Acıkara4
          Bağlantılar genişletmekSoyut

          Ononis türleri müshil, idrar söktürücü, analjezik, antiinflamatuar, antiviral, sitotoksik ve antifungal etkilerinin yanı sıra cilt hastalıklarına karşı yara iyileştirme aktivitelerinde kullanılmaktadır. Bu bilgiler ışığında Ononis spinosa L. subsp. leiosperma (Boiss.) Sirj., Ononis variegata L., Ononis viscosa L. subsp. brevifolia (DC) Nym. ve Ononis natrix L. subsp. natrix L., yara iyileşmesi, anti-inflamatuar ve antioksidan aktiviteleri açısından test edilmiştir. Yara iyileştirme aktivitesi için lineer insizyon ve dairesel eksizyon yara modelleri ve hidroksipirolin tahmin testi kullanıldı. Kronik inflamasyon FCA kaynaklı artrit ve akut inflamasyon karagenan kaynaklı arka pençe ödeminin değerlendirilmesi için, TPA ile indüklenen kulak ödemi ve asetik asit ile indüklenen kılcal geçirgenlik testleri yapıldı. 2,2-difenil-1-pikrilhidrazil (DPPH) radikal temizleme deneyi, 2,2-azino-bis-(3-etilbenztiazolin-6-sülfonik asit) (ABTS) temizleme etkinliği deneyi, indirgeme gücü deneyi ve hidroksil radikali (OH)-) özütlerin antioksidan aktivitelerini belirlemek için süpürme deneyi kullanıldı. Sonuçlar, O. spinosa subsp. leiosperma kökleri etil asetat özü, lineer kesi yara modelinde %42.6 gerilme mukavemeti değeri ve dairesel eksizyon yara modelinde 12. günde yara alanında %60.1 azalma ile dikkat çekici yara iyileştirme aktivitesi sergiledi. O. spinosa subsp. tarafından tedavi edilen dokunun hidroksiprolin içeriği. leiosperma köklerinin etil asetat ekstraktının 41.3μg/mg olduğu bulundu. Asetik asit kaynaklı kılcal geçirgenlik artışı, test sonuçlarında O. spinosa subsp. leiosperma kökleri etil asetat özü ve O. spinosa subsp. leiosperma kökleri metanol özütü, iltihabı sırasıyla %40.4 ve %35.4 değerleri ile inhibe etti. O. spinosa subsp. leiosperma kökleri etil asetat özütü 21.2-27 gösterdi.

          Yorum yap


          • #6
            Ononis spinosa L. ekstraktının sıçanlarda etanol ile indüklenen mide ülseri üzerindeki etkisi

            Abbas Manal Ahmed1, Kandil Yaser İbrahim2 3, Abbas Manal Muhammed1
            Bağlantılar genişletmek
            • PMID: 33825407
            Ücretsiz makaleSoyut

            Amaç: Ononis spinosa L.'den (O. spinosa) elde edilen ekstraktın sıçanlarda etanol ile indüklenen mide ülseri üzerindeki etkinliğini araştırmak.

            Yöntemler: O. spinosa'dan elde edilen ekstrenin fitokimyasal bileşenleri, sıvı kromatografi-kütle spektrometrisi kullanılarak analiz edildi. Sıçanlar 4 eşit gruba ayrıldı; oral araç alınan ülser kontrolü; pozitif kontrol 40 mg/kg esomeprazol (standart ilaç) ile uygulandı ve 2 gruba sırasıyla 0,5 ve 1 g/kg O. spinosa ekstresi verildi. Tüm gruplara oral olarak mutlak etanol (5 mL/kg) ile mide ülseri oluşturuldu. Ülser indeksi ölçümü, siklooksijenaz-2 (COX-2) ekspresyonu ve mide mukozasında toplam glutatyon düzeyinin tespiti yapıldı.

            Sonuçlar: O. spinosa ekstraktının 0,5 ve 1 g/kg dozlarında oral yoldan verilmesi, ülser indekslerini sırasıyla %80.39 ve %98.71 düşürürken, esomeprazol (40 mg/kg) ile %67.89'dur. Histolojik olarak, ekstre ile tedavi mukozada nekroz ve kanamayı ve submukozada inflamatuar hücreler tarafından ödem ve infiltrasyonu azalttı. İmmünohistokimyasal teknik kullanılarak, hem ekstrakt hem de esomeprazol ile tedavi edilen hayvanların mukozalarında COX-2 ekspresyonunun arttığı gösterildi. O. spinosa ve esomeprazol, kontrole kıyasla midede toplam glutatyon seviyesini arttırdı. Ononin, özütün ana bileşiğiydi ve bunu trifolirhizin, mirisitrin, gentisik asit, sikloartenol ve kersetin izledi.

            Sonuç: Bu çalışma, O. spinosa'dan elde edilen ekstraktın, mide mukozasını etanol hasarından en az 2 mekanizma ile, yani COX-2'nin indüksiyonu ve midede oksidatif stresi azaltarak koruyabildiğini göstermiştir.

            Yorum yap

            Hazırlanıyor...
            X