Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Hint baklası, Rizinus, Ricinus communis L.

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • Hint baklası, Rizinus, Ricinus communis L.

    HİNT BAKLASI


    Bir Yıllık veya Ağaç | 1-12m | 2-10 Aylar | Yağı | Çok Zehirli

    Hint baklası Rizinus Ricinus communis L.
    Hint yağı
    Dedemene
    Gener gerçek otu
    Hara tohumu
    Hint çiçeği
    Kene tohumu
    Harika ağaç

    Familyası: Sütleğengillerden, Wolfsmilchgewâchse, Euphorbiaceae

    Drugları: Hint yağı; Ricini oleum
    Hint baklası; Ricini semen
    Hint baklasının genellikle yağı sade veya ilaç şeklinde kullanılır. Tohumları (meyvesi) asla kullanılmaz çünkü çok zehirlidir, ölümlere sebep olabilir.

    Botanik: Hint baklası sütleğengillerin bir alt grubu olan Rizininaegani Hintbaklasıgillerden olup bunun 20 alt türü mevcuttur. Hint baklası çok hızlı büyümesi nedeni ile Harika ağaç diye de anılır. Çünkü 6 ayda 3m’yi bulabilir ve tohumlarının keneye benzemesi ile kene tohumu diye de anılır. Hint baklası yetiştiği ülkeye göre şayet ılıman ülkelerde ise bir yıllık ot veya tropikal bir ülkede ise 5-12 yaşına ulaşabilen ve boyu 12m’yi bulan bir ağaç şeklinde de olabilir. Bu nedenle bazı kitaplarda bir ottan ve bazılarında bir ağaçtan bahsedilebilir. Bu kafaları karıştırmamalıdır. Vatanı Doğu Afrika veya Hindistan olduğu yolunda oldukça farklı ifadeler mevcuttur. Bilinen bir tarihi hadise ise MÖ.4000 yıllarından beri Mısırlılar tarafından bu bitkinin kullanılması vatanının Doğu Afrika olduğu yönündeki iddiaları kuvvetlendirmektedir. Yaprakları oldukça uzun saplı (20-40cm), kalkan şeklinde, 10-50cm büyüklüğünde yaprak ortasından kenarlara doğru 5-11adet, fakat genelde 8adet irili ufaklı lopları vardır ve bunlar mızrak şeklindedir. Akdeniz ülkeleri ve tropik ülkelerde yetişen bitkilerin gövde, tohum meyveleri ve yaprak sapları kahverengimsi ve kızıl bir renkte ve de yaprakları kahverengimsi yeşil renktedir. Almanya gibi ılıman ülkelerde yetiştirilen Hint baklası ise genellikle yeşil bir görüntüye sahiptir. Çiçek salkımı 165-50cm uzunluğunda bir sap üzerinde bulunur ve üst kısımdaki dizi çiçekleri kırmızı, alttaki erkek çiçekleri ise sarı renktedir. Meyveleri dikenli bir küçük küre şeklinde her birinin içinde üç adet Hint baklası bulunur. Bu bakla aynen koyunlardaki keneye benzediğinden Kene tohumu diye de anılır. Kene tohumlarının üzeri esmer renkte ve yer yer siyahımsı kızıl, dalgalı ve 1-2cm büyüklüğündedirler.

    Yetiştirilmesi: Nisan’dan Haziran’a kadar Hint baklasının fideleri bahçe veya tarlalara 80cm ara ile ekilir. Türkiye’nin hemen her yerinde yetiş-tirilebilir. Akdeniz, Ege ve Marmara bölgelerinde yabani olarak kendiliğinden yetişir.

    Hasat zamanı: Eylül-ekim aylarında olgunlaşan tohumları sırası geldikçe toplanır ve dövülerek kapsüllerinden çıkarılarak kurutulur.

    Birleşimi: Tohumların birleşimindeki maddeleri önemine göre şöyle sıralayabiliriz;
    a) Birleşiminde %45-55 oranında Yağ içerir ve bu yağın %70-80’i ise Trigliserit, doymamış Hint yağı asitlerinden meydana gelir. Triricinolein diye anılan bu ağ gliserin ve buna bağlı değişik oranlardaki üç yağ asidinden oluşur. Bu yağ asitleri de %85-90 oranında, 12-Hydroxy-9,10 Cis-oktadcenasit ve 12-Hydroxyoleikasit’ten oluşur. Ayrıca az miktarda oleik asit, Binolenasit, Kolmitinasit ve Stearinasitten meydana gelir.
    b) Alkaloitler; bunların başında çok zehirli olan Pyridinalkaloit türevleri %0,2, ricinin (1,2-dihydro-4-methoxy-1-methyl-2-oxonicotinasitnitril) ve de çok az miktarda N-demethylricinin içerir.
    c) %20 oranında Protein türevleri içerir ve bunun bir alt türevi olan Lectin türevleri; Ricin oldukça çok zehirlidir.
    d) Ayrıca terpenler, Polyacetylenler, Steroler, yağ asitleri ve Fenolü bileşikler içerir.

    Tesir şekli: Müshil yapıcı ve bağırsakları harekete geçirici (peristaltik) özelliklere sahiptir.

    Kullanılması:
    a)
    Araştırmalara göre Rizol başta kronik yorgunluk, bağırsak mantarları, ekzema, nörodermatoz, sedef hastalığı, deri ve tırnak mantarları, vajina mantarı, şişkinlik, bağırsak bakterileri, mantarlar, sinüzit, kulak-burun-boğazdaki iltihaplar, bağırsak kokuşması, parazitler ve kabızlığa karşı kullanılır. Şayet bir mantar bakteri ve bronşit olduğu tespit edilmişse bu nedenle ortaya çıkan hiperaktivite, hipoaktivite, korku ve depresyon gibi rahatsızlıklara karşı kullanılır.
    b) Halk arasında Hint yağı akut ve kronik kabızlığa karşı kullanılır fakat mutlaka işlenmesi gerekir. Aksi halde zehirlenmelere sebep olur. Çocuklara bir kahve kaşığı ve büyüklere bir yemek kaşığı verilir. En erken 2-3saat içinde etkisini gösterir.


    Açıklama: Günümüzde Hint yağı endüstride motor yağı, fren yağı yapımında, kozmetik endüstrisinde ve makyaj malzemeleri sabun, duvar boyası, krem ve dudak boyaları yapımında kullanılır. Hint yağı kabızlığa karşı alındıktan sonra bağırsaklarda gliserin ve rizinolasitlere parçalanır ve ricinolasitler prostaglandin E2 hormonun Safranın ve pankreas salgılarını artmasını sağlayarak sindirim sistemini harekete geçirir. Hint yağı işlenmeden kullanılır ise ölümlere sebep olur çünkü çok zehirli olan Ricinin içerir. Hint baklası soğuk baskı ile elde edildikten sonra su buharı ile damıtılır (destilasyon) ve böylece zehirli maddelerden arınır. Bir gün (Ağustos 1994) Hint baklasının fotoğrafını çekmek için (Frankfurt) Üniversitenin botanik bahçesine gittim ve fotoğraf çektikten sonra tohumlardan 15-20 tane yanıma aldım ve bunlardan 5-6 tanesini yedim eve geldikten sonra yani takriben 30dk sonra sanki ayaklarımla yere basamıyormuş gibi kendimi hafif hissetmeye başladım ve arkasından bulantı, baş dönmesi gibi haller hasıl olunca hemen kimyon çayı yapıp içtim ve arkasında soğuk duş aldım çünkü ateşim yükselmişti. Allah’tan fazla yemediğimden durumu ucuz atlattım. Şayet herhangi bir zehirlenme olur ise hemen tıbbi kömür alınmalıdır. Sinameki veya Sarısabır Hint yağına göre daha etkilidirler. Mesela Sinameki çayı içtikten sonra hemen etki ederdi. Kabızlığı önler. Oysa Hint yağının etkisi 2-8saat sürebilir. Bu nedenle kabızlıktan olayı karnı ağrıyanlara Sinameki çayı tavsiye edilir.

    Yan tesirleri: Hint baklasının tohumlarının çok zehirli olması ve zehir-lenmelere neden olması nedeni ile asla yenmemelidir. Çocuklar için 5-6, büyükler için 10-15 Hint baklası öldürücü olabilir. Zehirlenmelerde hemen hastaneye götürülmeli ve midesi yıkanmalı ve de aktif kömür verilmelidir. Aktif kömür zehri emerek kısmen de olsa zararsız hale getirir.
    Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

  • #2
    Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

    Yorum yap


    • #3
      Hint yağının hamilelik döneminde doğum eyleminin başlamasına etkisinin değerlendirilmesi

      Sedighe Azhari, Sohaylla Pirdadeh , Marzieh Lotfalizadeh , Mohammad T Shakeri

      Amaç: Hint yağının term hamile kadınlarda doğum eylemine başlama üzerindeki etkisini belirlemek.

      Yöntemler: Bu randomize kontrollü klinik çalışmayı Ağustos 2003'ten Mart 2004'e kadar 47 gebe kadın üzerinde İran'daki Mashhad Tıp Bilimleri Üniversitesi'nde gerçekleştirdik.

      Bulgular: Hint yağı grubunda, kontrol grubuna kıyasla doğum eylemine başlama oranında önemli bir artış vardı (% 4,3'e karşı% 54,2, p <0,001). Ayrıca, hint yağı grubundaki ortalama fil puanı 2,50 +/- 1,29'dan 6,79 +/- 3,20'ye yükseldi (p <0,001).

      Sonuç: Hint yağı kullandıktan sonraki ilk 24 saat içinde doğuma başlama olasılığı artar, ancak etkinliğini ve güvenliğini artırmak için daha fazla çalışma yapılması önerilir.


      https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/16830021/
      Doğum indüksiyonuna doğal bir alternatif olarak hint yağı: Geriye dönük tanımlayıcı bir çalışma

      Andrea L DeMaria, Beth Sundstrom, Grace E Moxley, Kendall Banks, Ashlan Bishop, Lesley Rathbun
      DOI: 10.1016 / j.wombi.2017.08.001 Öz

      Amaç: Bağımsız doğum merkezi doğum eylemi indüksiyon protokolünün bir parçası olarak hint yağı kokteyli tüketen kadınlar arasındaki doğum sonuçlarını tanımlamak.

      Yöntemler: Ocak 2008 ve Mayıs 2015 tarihleri ​​arasında bir doğum merkezinde doğumu başlatmak için hint yağı kokteyli (n = 323) alan tüm kadınların analizi için doğum günlüklerinden ve elektronik tıbbi kayıtlardan kimliksizleştirilmiş veriler SPSS Statistics 22.0'a girildi. Amerika Birleşik Devletleri. Tanımlayıcı istatistikler, güvenlik ve doğum sonuçlarındaki eğilimler için analiz edildi.

      Bulgular: Doğumu teşvik etmek için hint yağı kokteyli kullanan kadınların 293'ü (% 90.7) doğum merkezinde veya hastanede vajinal doğum yaptı. Maternal yan etkilerin görülme sıklığı (örneğin bulantı, kusma, aşırı ishal)% 7'den azdı ve her türlü yan etki doğumların% 15'inden azında rapor edildi. Bağımsız bir örneklem t-testi, hamile kadınların, hint yağı kokteyli kullandıktan sonra doğum merkezinde vajinal doğum yapma olasılığının nullipar olanlara göre (p <.010), gebelik yaşı (p = .26), kadının yaşı ( p = .23) ve vücut kitle indeksi (p = .28) anlamlı olarak ilişkili değildi.

      Sonuçlar: Çalışmadaki doğum eylemini başlatmak için hint yağı kokteyli tüketen kadınların yaklaşık% 91'i, çok az veya hiç maternal veya fetal komplikasyon olmaksızın vajinal doğum yapabilmiştir. Bulgular, hint yağı da dahil olmak üzere doğal doğum indüksiyon metodolojilerinin güvenliğini ve etkililiğini, prospektif bir çalışmada veya klinik çalışmada yaygın olarak kullanılan doğum indüksiyon teknikleriyle karşılaştırmak için daha fazla araştırmaya ihtiyaç olduğunu göstermektedir.

      Anahtar Kelimeler: Hint yağı; Doğum indüksiyonu; Emek desteği; Obstetrik komplikasyonlar; Hasta eğitimi.

      Telif Hakkı © 2017 Australian College of Ebe. Elsevier Ltd. tarafından yayınlanmıştır. Tüm hakları saklıdır.

      https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/28838804/

      Yorum yap


      • #4
        Ricinus communis'in tohum kekinden elde edilen 2S albüminden biyolojik olarak ilham alan sentetik küçük bir peptit olan RcAlb-PepII, Klebsiella pneumoniae ve Candida parapsilosis'e karşı güçlü bir antimikrobiyal ajandır.

        Lucas P Dias 1, Pedro FN Souza 2, Jose TA Oliveira 3, İlka M Vasconcelos 2, Nadine MS Araújo 2, Mauricio FV Tilburg 4, Maria IF Guedes 4, Rômulo F Carneiro 5, José LS Lopes 6, Daniele OB Sousa 2
        üyelikler yıkılmak üyelikler

        • 1Biyokimya ve Moleküler Biyoloji Bölümü, Federal Ceara Üniversitesi (UFC), Fortaleza, Brezilya. Elektronik adres: lpinheirodias@gmail.com.
        • 2Biyokimya ve Moleküler Biyoloji Bölümü, Federal Ceara Üniversitesi (UFC), Fortaleza, Brezilya.
        • 3Biyokimya ve Moleküler Biyoloji Bölümü, Federal Ceara Üniversitesi (UFC), Fortaleza, Brezilya. Elektronik adres: jtaolive@ufc.br.
        • 4Biyoteknoloji Bölümü, State University of Ceara (UECE), Fortaleza, Brezilya.
        • 5Balıkçılık Mühendisliği Bölümü, Federal Ceara Üniversitesi (UFC), Fortaleza, Brezilya.
        • 6Uygulamalı Fizik Bölümü, Sao Paulo Üniversitesi (IF-USP), Sao Paulo, Brezilya.
        ücretsiz makale Soyut

        Antimikrobiyal peptitler (AMP'ler), tüm canlı organizmaların doğuştan gelen bağışıklık sisteminin önemli bileşenleridir. Virüsler, bakteriler ve mantarlar gibi istilacı patojenlere karşı ilk savunma hattına katılırlar. Antibiyotiğe dirençli bakteri suşlarının ortaya çıkması nedeniyle bulaşıcı hastalıkları tedavi etmede artan zorluklar göz önüne alındığında, AMP'ler insanlarda ve hayvanlarda bulaşıcı hastalıkları kontrol etme konusunda büyük bir potansiyele sahiptir. Bu çalışmada, iki küçük peptit, RcAlb-PepI ve RcAlb-PepII, Ricinus communis'in tohum kekinden bir 2S albümin olan Rc-2S-Alb'nin birincil yapısına dayalı olarak tasarlanmış ve antimikrobiyal aktiviteleri değerlendirilmiştir. RcAlb-PepII, Klebsiella pneumoniae ve Candida parapsilosis'in büyümesini güçlü bir şekilde inhibe etti ve hücre yüzeylerinde morfolojik değişiklikleri indükledi. C. RcAlb-PepII'ye maruz bırakılan parapsilosis, daha yüksek hücre zarı geçirgenliği ve yüksek reaktif oksijen türü içeriği sergilemiştir. RcAlb-PepII ayrıca C. parapsilosis ve K. pneumonia hücrelerinde biyofilm oluşumunu bozdu ve azalttı. Deneysel olarak, RcAlb-PepII hemolitik değildi ve memeli hücrelerine karşı düşük toksisiteye sahipti. Bunlar, RcAlb-PepII'nin amaçlanan kullanımı için güvenli ve görünüşte etkili olduğunu ve K. pneumoniae ve C. parapsilosis hücrelerini öldürme veya inhibe etme kabiliyetine sahip bir antimikrobiyal maddenin gelecekte geliştirilmesi için büyük potansiyele sahip olduğunu öne süren avantajlı özelliklerdir. RcAlb-PepII hemolitik değildi ve memeli hücrelerine karşı düşük toksisiteye sahipti. Bunlar, RcAlb-PepII'nin amaçlanan kullanımı için güvenli ve görünüşte etkili olduğunu ve K. pneumoniae ve C. parapsilosis hücrelerini öldürme veya inhibe etme kabiliyetine sahip bir antimikrobiyal maddenin gelecekte geliştirilmesi için büyük potansiyele sahip olduğunu düşündüren avantajlı özelliklerdir. RcAlb-PepII hemolitik değildi ve memeli hücrelerine karşı düşük toksisiteye sahipti. Bunlar, RcAlb-PepII'nin amaçlanan kullanımı için güvenli ve görünüşte etkili olduğunu ve K. pneumoniae ve C. parapsilosis hücrelerini öldürme veya inhibe etme kabiliyetine sahip bir antimikrobiyal maddenin gelecekte geliştirilmesi için büyük potansiyele sahip olduğunu düşündüren avantajlı özelliklerdir.

        Anahtar Kelimeler: Candida parapsilosis; Klebsiella pneumoniae; RcAlb-PepII; Sentetik antimikrobiyal peptit.

        Telif Hakkı © 2019 Elsevier BV Tüm hakları saklıdır.

        Yorum yap


        • #5
          Nuevo Leon, Meksika bitkilerinin anti-fungal ve Anti-Mikobakteriyel aktivitesi

          Blanca Alicia Alanis Garza 1, Joel Lopez Arroyo 1, Gloria González González 2, Elvira Garza Gonzalez 2, Elvira Garza Gonzalez 2, Noemí Waksman de Torres 1, Ricardo Salazar Aranda 1
          üyelikler yıkılmak üyelikler

          • 1Departamento de Química Analítica, Facultad de Medicina, Universidad Autónoma de Nuevo León. Madero s/n Albay Mitras Centro. Monterrey, NL Meksika.
          • 2Mikrobiyoloji Bölümü, Tıp Fakültesi, Universidad Autónoma de Nuevo León. Madero s/n Albay Mitras Centro. Monterrey, NL Meksika.
          • PMID: 28603107
          Soyut

          Şiddetli mantar enfeksiyonları, özellikle Candida türlerinin neden olduğu enfeksiyonlar, son yıllarda artmıştır ve son derece yüksek bir morbidite ve mortalite oranı ile ilişkilidir. Bitkiler, potansiyel olarak biyoaktif bileşiklerin önemli bir kaynağı olduğundan, bu çalışmada 10 bitkinin (Acacia rijidula, Buddleja cordata, Cephalanthus occidentalis, Juglans nigra, Parkinsonia aculeata, Parthenium hysterophorus, Quercus canbyi, Ricinus communis, Salvia) metanol ekstraktlarının antifungal aktivitesi coccinea ve Teucrium bicolor) değerlendirildi. Aktivite, farklı Candida türlerinin (C. albicans, C. parapsilosis, C. tropicalis, C. krusei ve C. glabrata) bazı klinik izolatları kullanılarak CLSI M27-A protokolünde açıklanan mikro seyreltme testine göre değerlendirildi. Tüm ekstraktlar < 31 MİK değerleri gösterdi. Kullanılan suşlardan en az birine karşı 25μg/mL, ki bu ham ekstreler olduğu için çok ilginç. Acacia rijidula (0.93-3.75μg/mL) ve Quercus canbyi (0.93-7.5μg/mL) tüm vakalarda MİK değerleri <8μg/mL olan 7 suşa karşı antifungal aktivite göstermiştir. Ayrıca alıntıların Mycobacterium tuberculosis'e (H37rv suşu) karşı aktivitesi değerlendirildi. Sadece Salvia coccinea ve Teucrium bicolor, MABA yöntemiyle 125μg/mL MİK değerleri göstermiştir.

          Yorum yap


          • #6
            Mantar ribozomlarına karşı üç ribozomu etkisiz hale getiren proteinin enzimatik özgüllüğü ve antifungal aktivite ile korelasyonu

            Sang-Wook Parkı 1, Nuh M Stevens , Jorge M Vivanco
            üyelikler yıkılmak üyelik

            • 1Bahçe Bitkileri ve Peyzaj Mimarlığı Bölümü, Colorado Eyalet Üniversitesi, Fort Collins, CO 80523, ABD.
            Soyut

            Ribozom etkisizleştirici proteinler (RIP'ler), büyük ribozomal RNA'nın yüksek düzeyde korunmuş sarsin/risin (S/R) döngüsünden belirli bir adenin bazını bölen ve böylece translokasyon adımında protein sentezini durduran enzimlerdir. Bu çalışmada, RIP'lerin antifungal aktivitesini bitki savunma proteinleri olarak incelemek için üç RIP kullandık. RAT'ın (Ricinus communis L.'den risinin katalitik A-zinciri), saporin-S6'nın (Saponaria officinalis L.'den) ve ME'nin (Mirabilis expansa R&P'den RIP) çeşitli patojenlerden izole edilen bozulmamış ribozomal substratlara karşı katalitik aktivitesini ölçtük. mantarlar. Ayrıca bu üç RIP'nin Rhizoctonia solani Kuhn, Alternaria solani Sorauer, Trichoderma reesei Simmons ve Candida albicans Berkhout'tan mantar ribozomlarına karşı enzimatik özgüllüğünü belirledik, ve verileri antifungal aktivite ile ilişkilendirdi. RAT, saporine en duyarlı olan C. albicans'tan izole edilen ribozomlar dışında, test edilen tüm mantar ribozomlarına karşı en güçlü toksisiteyi gösterdi. RAT ve saporin, test edilen tüm mantar türlerinden alınan ribozomlara karşı ME'den daha yüksek enzimatik aktivite gösterdi, ancak saptanabilir antifungal aktivite göstermedi. Buna karşılık ME, mantar büyümesine karşı önemli ölçüde inhibe edici aktivite gösterdi. RIP'lerin N-hidroksisüksinimit-floresein etiketlemesi ve floresan mikroskobu kullanılarak, ME'nin mantar hücrelerinin yüzeyine hedeflendiğini ve hücrelere aktarıldığını belirledik. Böylece ME, ribozom depurinasyonuna ve müteakip mantar ölümlerine neden oldu. Bunun aksine, saporin, antifungal aktivite eksikliği ile bağlantılı olarak mantar hücreleri ile etkileşime girmedi. RAT, saporine en duyarlı olan C. albicans'tan izole edilen ribozomlar dışında, test edilen tüm mantar ribozomlarına karşı en güçlü toksisiteyi gösterdi. RAT ve saporin, test edilen tüm mantar türlerinden alınan ribozomlara karşı ME'den daha yüksek enzimatik aktivite gösterdi, ancak saptanabilir antifungal aktivite göstermedi. Buna karşılık ME, mantar büyümesine karşı önemli ölçüde inhibe edici aktivite gösterdi. RIP'lerin N-hidroksisüksinimit-floresein etiketlemesi ve floresan mikroskobu kullanılarak, ME'nin mantar hücrelerinin yüzeyine hedeflendiğini ve hücrelere aktarıldığını belirledik. Böylece ME, ribozom depurinasyonuna ve müteakip mantar ölümlerine neden oldu. Bunun aksine, saporin, antifungal aktivite eksikliği ile bağlantılı olarak mantar hücreleri ile etkileşime girmedi. RAT, saporine en duyarlı olan C. albicans'tan izole edilen ribozomlar dışında, test edilen tüm mantar ribozomlarına karşı en güçlü toksisiteyi gösterdi. RAT ve saporin, test edilen tüm mantar türlerinden alınan ribozomlara karşı ME'den daha yüksek enzimatik aktivite gösterdi, ancak saptanabilir antifungal aktivite göstermedi. Buna karşılık ME, mantar büyümesine karşı önemli ölçüde inhibe edici aktivite gösterdi. RIP'lerin N-hidroksisüksinimit-floresein etiketlemesi ve floresan mikroskobu kullanılarak, ME'nin mantar hücrelerinin yüzeyine hedeflendiğini ve hücrelere aktarıldığını belirledik. Böylece ME, ribozom depurinasyonuna ve müteakip mantar ölümlerine neden oldu. Bunun aksine, saporin, antifungal aktivite eksikliği ile bağlantılı olarak mantar hücreleri ile etkileşime girmedi. saporine en duyarlı olan C. albicans'tan izole edilen ribozomlar hariç. RAT ve saporin, test edilen tüm mantar türlerinden alınan ribozomlara karşı ME'den daha yüksek enzimatik aktivite gösterdi, ancak saptanabilir antifungal aktivite göstermedi. Buna karşılık ME, mantar büyümesine karşı önemli ölçüde inhibe edici aktivite gösterdi. RIP'lerin N-hidroksisüksinimit-floresein etiketlemesi ve floresan mikroskobu kullanılarak, ME'nin mantar hücrelerinin yüzeyine hedeflendiğini ve hücrelere aktarıldığını belirledik. Böylece ME, ribozom depurinasyonuna ve müteakip mantar ölümlerine neden oldu. Bunun aksine, saporin, antifungal aktivite eksikliği ile bağlantılı olarak mantar hücreleri ile etkileşime girmedi. saporine en duyarlı olan C. albicans'tan izole edilen ribozomlar hariç. RAT ve saporin, test edilen tüm mantar türlerinden alınan ribozomlara karşı ME'den daha yüksek enzimatik aktivite gösterdi, ancak saptanabilir antifungal aktivite göstermedi. Buna karşılık ME, mantar büyümesine karşı önemli ölçüde inhibe edici aktivite gösterdi. RIP'lerin N-hidroksisüksinimit-floresein etiketlemesi ve floresan mikroskobu kullanılarak, ME'nin mantar hücrelerinin yüzeyine hedeflendiğini ve hücrelere aktarıldığını belirledik. Böylece ME, ribozom depurinasyonuna ve müteakip mantar ölümlerine neden oldu. Bunun aksine, saporin, antifungal aktivite eksikliği ile bağlantılı olarak mantar hücreleri ile etkileşime girmedi. RAT ve saporin, test edilen tüm mantar türlerinden alınan ribozomlara karşı ME'den daha yüksek enzimatik aktivite gösterdi, ancak saptanabilir antifungal aktivite göstermedi. Buna karşılık ME, mantar büyümesine karşı önemli ölçüde inhibe edici aktivite gösterdi. RIP'lerin N-hidroksisüksinimit-floresein etiketlemesi ve floresan mikroskobu kullanılarak, ME'nin mantar hücrelerinin yüzeyine hedeflendiğini ve hücrelere aktarıldığını belirledik. Böylece ME, ribozom depurinasyonuna ve müteakip mantar ölümlerine neden oldu. Bunun aksine, saporin, antifungal aktivite eksikliği ile bağlantılı olarak mantar hücreleri ile etkileşime girmedi. RAT ve saporin, test edilen tüm mantar türlerinden alınan ribozomlara karşı ME'den daha yüksek enzimatik aktivite gösterdi, ancak saptanabilir antifungal aktivite göstermedi. Buna karşılık ME, mantar büyümesine karşı önemli ölçüde inhibe edici aktivite gösterdi. RIP'lerin N-hidroksisüksinimit-floresein etiketlemesi ve floresan mikroskobu kullanılarak, ME'nin mantar hücrelerinin yüzeyine hedeflendiğini ve hücrelere aktarıldığını belirledik. Böylece ME, ribozom depurinasyonuna ve müteakip mantar ölümlerine neden oldu. Bunun aksine, saporin, antifungal aktivite eksikliği ile bağlantılı olarak mantar hücreleri ile etkileşime girmedi. ME'nin mantar hücrelerinin yüzeyine hedeflendiğini ve hücrelere aktarıldığını belirledik. Böylece ME, ribozom depurinasyonuna ve müteakip mantar ölümlerine neden oldu. Bunun aksine, saporin, antifungal aktivite eksikliği ile bağlantılı olarak mantar hücreleri ile etkileşime girmedi. ME'nin mantar hücrelerinin yüzeyine hedeflendiğini ve hücrelere aktarıldığını belirledik. Böylece ME, ribozom depurinasyonuna ve müteakip mantar ölümlerine neden oldu. Bunun aksine, saporin, antifungal aktivite eksikliği ile bağlantılı olarak mantar hücreleri ile etkileşime girmedi.

            Yorum yap

            Hazırlanıyor...
            X