Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Pelin otu, Wermut, Artemisia absinthium

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • Pelin otu, Wermut, Artemisia absinthium

    PELİN OTU



    Çok Yıllık | 0,5-1,2 m | 7-9 Aylar | Ça,Na,Ho | Otu

    Pelin otu, Wermut, Artemisia absinthium L.
    Mide otu
    Safra otu
    Acı Pelin otu
    Beyaz Pelin otu
    Ak Pelin ot

    Familyası; Bileşikgillerden, Korbblüfengewâchse, Asteraceae (Compositae)

    Drugları; Pelin otu; Absinthii herba
    Pelinin Yaprak, Çiçek ve Sürgünleri kısaca otunun çay, tentürü ve Natürel ilacı yapılır. Uzun süre kullanılması veya fazlası zehirlenmeye sebep olabilir.

    Giriş; Bileşikgillerin alt grubuna ait olan Artemisiagillerin (Pelinotugiller) takriben 360 türü mevcuttur ve dört ana gruba ayrılır. Bunları; Abrotanumgiller (kara Pelingiler), Absinthiumgiller (Acı Pelin otugiller), Dracunculusgiller (Ekstragongiller) ve Seriphidiumgiller diye dörde ayırmak mümkündür. Artemisiagillerden olan Acı pelin, Kara Pelin, Ekstragon, Horasan otu, Sıma otu ve Adi pelin otu aynı familyadan olma-larına rağmen farklı kullanma alanlarına sahip olduklarından ve farklı bileşikleri içerdiklerinden ayrı ayrı incelemekte fayda vardır. Latince Absinthium hoşa gitmeyen anlamına gelir, çok acı olması nedeni ile, çok acı olmasına rağmen az miktarda içilirse kendine has hoş bir tadı vardır. Vatanı Türkiye ve Balkanlar olup buradan Avrupa, Kuzey Afrika ve Doğu Türkistan'a kadar geniş bir alana yayılmıştır. Amerikanın keşfinden sonra Kuzey ve Güney Amerika da yetiştirilmiş ve yabanileşmiştir. Tarihte ilk defa Mısırlıların M.Ö 1600 yılında kullandıkları ve sonra Romalıların ve sonrada İbn-i Sinanın detaylı incelemesi ve tedavi olmuş Avrupalı tıp adamları da genellikle İbn-i Sina dan istifade etmişleridir.

    Botanik; Wermut çok yıllık bir bitki olup takriben 3-10yıl yaşar, 50-120cm boyunda, oldukça çok çatallaşan ve grimsi beyaz renkte bir bitkidir. Yaprakları grimsi gümüş renkli tüycüklerle bezenmiş olup alt yaprakları 5-15cm uzunluğunda bir sap üzerinde ve bunun üzerine dizilen yan yapraklar genellikle üç lopludur. Üst yaprakları sapsız üç loplu olmasına rağmen yan lopların oldukça kısa ve ortadaki lop oval veya geniş mızrak şeklindedir. Çiçekleri; Bitkinin en üst noktasında çiçek saplarına salkım şeklinde dizilmiş başlardan oluşur ve başların boyu aşağı doğru eğiktir. Çiçek başları küre şeklinde 3,5mm çapında kenarları, grimsi veya gümüşi renkli ipeğimsi tüycüklerle donanmıştır ve ortasında sarımsı veya altın sarısı renktedir.

    Yetiştirilmesi; Pelin otu Türkiye'nin Ege, Akdeniz, Marmara ve Karadeniz bölgesinde yabani olarak kendiliğinden yetişir diğer bölgelerde ekilirse yetişir. Bitki taşlı, kumlu, azotlu, çimenlikle, ırmak kenarları, sıcak, güneşli yöreler, Viranelerde kendiliğinden yetişir.
    Hasat Zamanı; Pelin otu çiçek açmaya başlamadan önce sürgün, yaprak ve çiçekleri toplanarak kurutulur ve özel kaplarda muhafaza edilir. Pelin tentürü ilacı yapılacaksa taze olarak işlenir. Malesef şifalı bitkiler toplama, kurutma, paketleme ve depolama işlemleri sırasında çok yanlışlar yapılmaktadır. Bitkinin şifalı kısmı yaprak veya çiçekleri ise asla Güneş altında kurutulmaz ve mutlaka gölgede kurutulmalıdır. Ayrıca örneğin bitki 5 günde kurudu ise, 2 gün daha kurumada bırakmak mahzurludur, çünkü birleşimindeki eterik yağları kaybettiğinden kalitesi düşer. Sadece bitki kökleri Güneş'te kurutulur ve kurur kurumaz hemen paketlenip depolanması gerekir. Şifalı bitkilerin Aktarlar'da açıkta satılması kalitesini kısa sürede düşürür ve etkisini oldukca azaltır.

    Birleşimi; pelin otunun birleşimindeki maddeleri önemine göre şöyle sıralayabiliriz.
    a) Eterik yağ türevleri %0,2-1,5 arasında olup; 1) Monoterpenler (-)-Thujon (α-Thujon) (+)- Izothujon (β-Thujon), Thujylalkol, Pinen, Cadinen, Phellandren, Sabinol, Asetilester, Izovaleryester ve Palmitylester. 2) Sesquiterpenler; α- Bisabololi- β- Carcumen, Artemisin, Pelinlacfon, Sanfonin ve Pseudosantonin Pelin otunun yetiştiği ülkeye ve iklime göre bazen ana madde Thujon yerine C-Epoxyocimen (İtalya), trans-Sabinylasetat (Fransa) ve Chrysanthenyasetat (Fransa) içerir.
    b) Acı maddeler %0,15-0,5 arasında olup en önemlileri Sesquiterpenlacton türevleri; Absinthin %0,25, Artabsin %0,1 ve az miktarda Matricin, Hydroxypelenolit, Ketopelenolit A ve B, Absintholit, Artanolit, Arabsin ve Anabsinthin içerir. Anabsinthin şayet sağlıklı kurutulmazsa absinthin'in dönüşümünden oluşur ve Matricin ise Chamazulene dönüşerek Pelin yağı veya tentürüne mavimsi renk verebilir, fakat genellikle yeşilimsi veya sarımsı kahve renktelidir.
    c) Flavonitler; Rutin, Kompferol ve Quercetinglikozitler ve ayrıca Lipofil (yağ parçalayıcı) Flavon Artemisitin (3,3, 4, 5, 6, 7- Hexamethoxyflvon) içerir.
    d) Steroler; Stigmasterol, β- Sitosterol
    e) Ayrıca; Potasyumnitrat, Mangan, Tanin %5-7, Reçine, Malikasit, Kehribar asit, C ve B2 Vitamini içerir.

    Araştırmalar; İnsanlar ve fareler üzerinde yapılan araştırmalarda pelin otu çayı, tentürü veya Natürel ilacının bütün sindirim sistemine et ettiği ve Mide, Karaciğer Pankreas ve Bağırsak salgılarını artırdığını tespit etmişlerdir.
    1) J. Baumann ve ekibi 1975 yılında karaciğer rahatsızlığı olan 15 hasta üzerinde tedavi denemesi yapmışlardır. Pelin propatları (pelin ilaçları); Damla, çay, tentür v.b alan hastaların onikiparmak bağırsaklarından numunelerde, hastaların normalden çok fazla salgı ürettikleri tespit edilmiştir. Artan salgıların birleşiminde; ∞- Amylozlar, Lipazlar, Bilirabin ve Kolesterdun fazlaca olduğu görülmüştür. (H.H.B.4.362) buradan da karaciğer ve pankreası güçlendirdiği anlaşılır.
    2) Kendi tecrübem; Bekârken hiçbir sindirim rahatsızlığım yoktu ve 57kg geliyordum, evlendikten sonra bir yıl içinde 10kg aldım ve üç yıl sonra mide rahatsızlıklarım başladı ve doktor muayenesinde Gastrit olduğu anlaşıldı, bu rahatsızlığı şifalı bitkilerle tedavi ettim. Beslenmem değişmiş bekârken az yerken evlenince çok yemeye başladım ve yemekten bir gün sonra göğsüme bir bıçak batıyormuş gibi bir ağrı giriyordu. Evlendikten 15yıl sonra ağır yemekten 1-2 saat sonra başa kan hücumu ve yanma, ayaklarda üşüme ve karnımda şişkinlik hasıl oldu bunun neden ileri geldiğini bende anlamadım Doktorumda. 11.07.00 tarihinde Pelin otunu 2. defa incelemeye başladım ve çayını içerek özelliklerini öğrenmek istedim ve gördüm ki pelin otu yemekten sonra ortaya çıkan her türlü hazımsızlık rahatsızlıkları; Şişkinlik, yanma, ekşime, midede bir taş varmış gibi bir his ve kramplara karşı oldukça etkilidir. Bitki oldukça acıdır ve sadece 1\2 (yarım) çay kaşığı (kahve kaşığı değil) pelin otu ile çay demlenir ve bu da günde 3-4 defa içilir.

    Tesir Şekli; İştah açıcı, sindirimi, kolaylaştırıcı, bezeleri uyarıcı, şişkinliği önleyici, safrayı artırıcı, mide ve karaciğeri kuvvetlendirici, tonik (vücudu kuvvetlendirici), parazitleri önleyici (bağırsak kurtları), iltihapları önleyicidir.

    Kullanılması;
    a) Araştırmalara göre mide, karaciğer, pankreas ve onikiparmak bağır-sak salgılarını artırıcı özelliğe sahip olduğu tespit edilmiştir ve bu özellikleri nedeni ile iştahsızlık, hazımsızlık, tıkanma ve şişkinlik gibi sindirim rahatsızlıklarına karşı kullanılır.
    b) Komisyon E 05.12.1984 tarihli, 228nolu Monografi bildirisinde Pelin otunun başta; İştahsızlık, Hazımsızlık ve safra yolları rahatsızlıklarına karşı kullanılmasını tavsiye etmektedir.
    c) Homeopatide; Sara, Kramplar, Çırpınmalar, Misteri, Kabalık, iştah-sızlık, zayıflık, Verem, Mide bağırsak üşütmesi, Basur, Ekzema, Kansızlık, Kaşıntı v.b rahatsızlıklara karşı kullanılır.
    d) Halk Arasında da başta mide ve safra rahatsızlıklarından; yanma, ekşime, şişkinlik, gastrit, mide krampları, safra iltihaplanması, safra kaslarının zafiyeti ve Safra taşı gibi rahatsızlıklarla, mide üşütmesi, mide asidi yetmezliği (hipoasiditet), Mide asidi fazlalığı (Hiperasiditet); kansızlık, deniz tutması, Ağız kokusu, Ateş, bağırsak kurtları, yağlanma (şişmanlık) sara tentürü, karaciğer zafiyetine karşı kullanılır. E. Schneider hormon üreten bezelere etki ettiği ve uyardığını böylece vücudun bulaşıcı hastalıklara (Enfeksiyona) karşı direnç kazandığını, siyatik, Gut, Romatizma, Yağlanma ve şeker hastalığına karşı vücudun direncinin arttığını ifade etmektedir.
    e) Psikolojik rahatsızlıklardan; sara hastalığına karşı etkilidir ayrıca, çırpınma, kekeleme, baş dönmesi gibi rahatsızlıklara karşıda etkilidir.

    Açıklama;
    1) Günümüzde modern yaşam sonucu, sinirsel veya yanlış beslenme nedeni ile insanlar aşırı oranda siyah çay, kahve, Alkol, nikotin, tatlı ve kimyasal ilaç (aspirin) almakta. Hızlı, çabuk, çiğnemeden yemek yemekte ve de stres, üzüntü, sıkıntı, sinirlilik, telaş gibi psikolojik du-rumlarda buna eklenince midede önce ekşime, yanma, aşırı asitlenme (hiperasiditet), şişkinlik ve kramplar gibi rahatsızlıklar ortaya çıkar ve zamanında tedbir alınmaz ise Gastrit (mide mukazasının iltihaplanması) meydana çıkar. Doktorlar asidi azaltmak için çeşitli Natronlu (karbonat) kimyasal ilaçlar vermekteler. Natron (sodyum, hidrojen, karbonat) alındığı sürece asidinötürleştirir. Kimyasal ilaç almayı bıraktığınızda, mide aynı şekilde fazla asit üretmeye devam eder oysa bitkisel ilaçlar rahatsızlığı tamamen iyileştirir. Tabi ki beslenme şeklini değiştirmek gerekir ve yavaş yavaş yemek yenmeli yani yeterince zaman ayrılmalı, çok çiğnenmeli, yemekten önce salata ve meyve yenmeli ve de mümkün oldukça yemek esnasında pozitif sohbetler yapılmalı stresten uzak durulmalıdır. Bazı uzmanlar pelin otu için mide asidini artırdığını bazıları azalttığını bazıları da dengelediğini ifade etmektedirler. Mide asidini artırdığı yapılan araştırmalarla belgelenmiştir, fakat azalttığına yani fazla mide asidini normalleştirdiğine dair iddialarda mevcuttur. Bu da bitkinin sadece safraya değil aynı zamanda hormonlarını düzenleyen bezelere etki etmesi ile açıklanabilir.
    2) Dr. E. Scheider Pelin otunun bezelere özelliklede böbrek üstü beze-lerine etki ettiğini ve böylece vücudun kan dolaşımının düzeldiğini, Romatizma, Gut, Metabolizma bozukluğu, şeker hastalığı, yağlanma (şişmanlık), Ödem ve enfeksiyona (bulaşıcı hastalıklar) kaşı vücudun daha etkili bir direnç kazandığını ifade etmektedir.
    3) Sürekli tatlı yiyenlerin ağız tadı bozulur ve tatlı olan yiyeceklerde dahi tat bulmazlar, belli bir süre acı yiyenler ise yeniden tat alma dokularını uyarırlar ve yediklerinden haz alırlar.

    Çay; Pelin otundan 1\2 Kahve kaşığı (diğer şifalı bitkilerde genellikle 2 kahve kaşığı) demliğe konur ve üzerine 300-400ml kaynar su ilave edilerek, 5-10dakika demlenmesi beklenir ve de süzülerek içilir. Bu çay sabah, öğle ve akşam yemeklerinden sonra içilirse hazmetmede etkili olur. Aç karnına içilirse mideye ağrı gelebilir. Pelin otu çok acı olduğundan günde bir defa demlemek ve onu o gün az az içmek gerekir. Pelin otu, çentiyan kökü, Kantaron otu, acıyonca ve kara pelin otu gibi acı şifalı bitkilerin çayını içerken şeker kullanmamak daha uygundur. Pelin otu çayını 3 hafta içtikten sonra 2-3 hafta ara vermek gerekir, aksi halde birleşimindeki eterik yağ türevi Thujon zehirlenmelere neden olabilir.

    Çay Harmanları;

    Gökçek İştah çayı (Mide asidi artırıcı);
    >20gr Nane yaprağı
    >20gr Çentiyan kökü
    >20gr Kantaron otu
    >20gr Turunç kabuğu
    >15gr Pelin otu
    >5gr Sefa çiçeği

    Gökçek Karaciğer ve safra çayı (Safra taşlarına karşı yardımcı ve kramplara karşı);
    >20gr Pelin otu
    >30gr Oğul ot yaprağı
    >10gr Şahtere otu
    >30gr Nane yaprağı
    >10gr Kantaron otu

    Gökçek iştah çayı (Tıkanma, şişkinlik, iştahsızlık ve Hipoasiditet);
    >20gr Pelin otu
    >20gr Kantaron otu
    >20gr Turunç kabuğu
    >20gr Nane yaprağı
    >10gr Çentiyan kökü
    >10gr Tarçın kabuğu

    Gökçek iştah çayı (Tıkanma, şişkinlik, iştahsızlık ve Hipoasiditet);
    >20gr Pelin otu
    >20gr Kantaron otu
    >20gr Turunç kabuğu
    >10gr Acıyonca yaprağı
    >20gr Çentiyan kökü
    >10gr Tarçın kabuğu

    Gökçek Safra çayı (safra akışı rahatsızlıkları, şişkinlik, tıkanma ve sindirim rahatsızlıkları)
    >20 gr Devedikeni tohumu
    >20 gr Mübarek otu
    >20 gr Nane yaprağı
    >20 gr Pelin otu
    >20 gr Kimyon tohumu
    >10gr Ravent kökü

    Gökçek İştah çayı (iştahsızlık, tıkanma ve şişkinliğe);
    >30gr Zencefil kökü
    >30gr Çentiyan kökü
    >30gr Pelin otu
    >20gr Kantaronotu

    Gökçek İştah çayı (hazımsızlık, şişkinlik ve tıkanma ve iştahsızlık);
    >30gr Melek otu kökü
    >30gr Pelin otu
    >20gr Çentiyan kökü
    >20gr Kantaronotu

    Gökçek safra ve mide krampları çayı;
    >40 gr Kırlangıçotu
    >30 gr Zerdeçal kökü
    >30 gr Pelin otu
    >20 gr Hindiba ot ve kökü

    Gökçek Safra çayı;
    >30gr Hindibaot ve kökü
    >15gr Şahtere otu
    >15gr Pelin otu
    >20gr Nane yaprağı
    >20gr Papatya çiçeği

    Gökçek Şişkinlik çayı
    >20gr Anason tohumu
    >20gr Rezene tohumu
    >20gr Kakule
    >20gr Pelin otu
    >20gr Kimyon tohumu

    Gökçek Diabet çayı
    >20gr Pelin otu
    >20gr Kantaron otu
    >20gr Y. Mersin yaprağı
    >20gr Hindiba otu ve kökü
    >20gr Mübarek ot

    Gökçek karaciğer ve safra çayı (Safra yolları fonksiyon bozukluğu nedeni ile hazımsızlık);
    >30gr hindiba ot ve kökü
    >30gr Kırlangıç otu
    >20gr Pelin otu
    >20gr Mübarek ot

    Gökçek Mide çayı (tıkanma, şişkinlik, hipoasidite ve iştahsızlığa karşı);
    >30 gr Çentiyan kökü
    >30 gr Civanperçemi otu
    >20 gr Kantaron otu
    >20 gr Pelin otu

    Gökçek Karaciğer safra çayı (Hazımsızlık, safra yolu fonksiyon bozukluğuna);
    >30gr Devedikeni tohumu
    >30gr Nane yaprağı
    >20gr Pelin otu
    >20gr Zerdeçal kökü

    Homeopatide; Pelin otunun taze sürgün, yaprak ve çiçeklerinden 50 gram bir şişeye konur ve üzerine %70lik 500ml Alkol (Etanol) ilave edi-lerek arada bir çalkalanır ve güneş ışınlarından uzakta muhafaza edilir. Şişedeki madde 4-6 hafta sonra süzülerek Homeopatide <> adı ile anılan tentür elde edilir. Bu tentürden günde 3-4defa yemekten sonra 10-15 damla 3-4 hafta süreyle alınır. Yukarıdaki çay harmanlarıyla aynı şekilde tentür hazırlanır. Tentürü çayından farklı olarak ayrıca sara, beyin hassasiyeti ve çocukların uyuyamamasına karşıda kullanılır.

    Ekstresi; Pelin otu Alkol ve su karışımı ile ekstraksiyonu yapılarak pelin ekstresi elde edilir ve aynı tentür gibi kullanılır.

    Hastalığın belirtisi (Sendrom); Şayet hastada;
    1) Sara nöbetleri ve nöbet esnasında aniden benzi solar ve bir haykırmayla kendini yere atar.
    2) Sara nöbetleri sık sık oluyorsa.
    3) Aptal bakışlarla arkaya doğru düşerse ve saralılar gibi el kol hareketlerinde bulunursa.
    4) Dilini ısırıyorsa, dili ağzına sığmıyorsa.
    5) Besinler midede ağırlık yapıyorsa ve mide soğuksa.
    6) Sürekli idrar yapmaya zorlanma, idrarının at idrarı gibi kokması.
    7) Gözler kızarmış ve yaşlı is.
    8) Gözü bazen soluk bazen morumsu renkte.
    9) Unutkanlık, titreme, hayaletler görme gibi haller varsa Pelin tentürü uygun demektir.

    Yan Tesirleri; Tarife uyularak çayı içilmeli ve 3 haftadan fazla içilmemeli, hamileler asla içmemelidir. Şayet aşırı dozajda veya uzun süre alınırsa öncelikle bağımlılık yapar, merkez sinir sistemine, beyne, böbreklere zarar verebilir, baş ağrısı, baş dönmesi, bulantı, kusma ve kramplara neden olabilir.
    Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

  • #2
    Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

    Yorum yap


    • #3
      Artemisia vulgaris'ten elde edilen kimyasal bileşenler ve bunların PANC-1 insan pankreas kanseri hücre hattına karşı tasarruf önleyici aktiviteleri

      Eşref M. Omar
      ,
      Dya Fita Dibve
      ,
      Ahmed M. Tavila
      ,
      Sijia Güneş
      ,
      min jo kim
      &
      Suresh Awale

      Sayfalar 4279-4285 | 07 Eylül 2019'da alındı, 25 Kasım 2019'da Kabul edildi, Çevrimiçi yayınlandı: 07 Aralık 2019Soyut
      Artemisia vulgaris'in %70 etanolik özütü, PC 50 12.5 μg/mL ile besin yoksunluğu koşulu altında PANC-1 insan pankreas kanseri hücrelerine karşı tercihli sitotoksisite gösterdi . Bu ekstraktın fitokimyasal bir araştırması, (+)-vulgarik asit ( 1 ) adlı yeni bir bisiklik [4:3:0] seskiterpen ve daha önce bildirilen sekiz bileşik verdi. 1'in yapısal açıklaması HRFABMS ve NMR analizi ile sağlandı. 1'in mutlak konfigürasyonu, EÇG verilerinin hesaplamalı hesaplamaları ile çıkarılmıştır. İzole edilen tüm bileşikler, PANC-1 hücrelerine karşı tercihli sitotoksisite açısından test edildi ve apigenin ( 3 ), PC50 ile en güçlü aktiviteyi gösterdi.30.7 uM.


      grafik özet
      Tam boyutta göster


      anahtar kelimeler:
      Önceki makaleSorunun içindekiler tablosunu görüntüleyinsonraki makale teşekkürler


      Yazarlar, AMO ve AMT'yi destekledikleri için Mısır-Japon Eğitim ortaklığı (EJEP) bursuna teşekkür eder. Açıklama bildirimi


      Yazarlar tarafından herhangi bir potansiyel çıkar çatışması bildirilmemiştir. Ek Bilgiler

      Finansman

      Bu çalışma, Japon Bilimi Teşvik Derneği (JSPS), Japonya, Kakenhi (16K08319) ve SA'ya Kobayashi Uluslararası Burs Vakfı tarafından desteklenmiştir.

      Yorum yap


      • #4
        Artemisia Vulgaris L.'nin (Pelin) Tıp Tarihindeki Önemi ve Fitokimyasal ve Farmakolojik Çalışmalarla Kanıtlanmış Olası Çağdaş Uygulamaları

        Halina Ekiert , 1, * Joanna Pajor , 1 Paweł Klin , 2 Agnieszka Rzepiela , 3 Halina Ślesak , 4 ve Agnieszka Szopa 1, *
        Derek J. McPhee, Akademik Editör
        Yazar bilgileri Makale notları Telif hakkı ve Lisans bilgileri Sorumluluk Reddi
        1 Farmasötik Botanik Bölümü Başkanı ve Bölümü, Tıp Fakültesi, Jagiellonian Üniversitesi, Medyczna 9, 30-688 Kraków, Polonya; lp.ude.ju.tneduts@rojap.keisa
        2 Aile Hekimliği Kliniği, Medizinisches Versorgungszentrum (MVZ) Burgbernheim GmbH, Gruene Baumgasse 2, 91593 Burgbernheim, Almanya; ed.xmg@miehnrebgrub-gab
        3 Eczacılık Müzesi, Tıp Fakültesi, Jagiellonian Üniversitesi, Floriańska 25, 31-019 Krakov, Polonya; lp.ude.ju@aleipezr.akzseinga
        4 Bitki Sitolojisi ve Embriyolojisi Bölümü, Botanik Enstitüsü, Biyoloji Fakültesi, Kraków'daki Jagiellonian Üniversitesi, Gronostajowa 9, 30-387 Kraków, Polonya; lp.ude.ju@kasels.anilah
        * Yazışma: lp.ude.ju@treike.anilah (HE); lp.ude.ju@apozs.a (AS); Tel.: +48-12 620 54 30 (HE); +48-12 620 54 36 (AS); Faks: +48-620 54 40 (HE & AS)
        Git: Soyut

        Artemisia vulgaris L. (pelin) tıp tarihinde büyük öneme sahip bir türdür ve Orta Çağ'da “bitkilerin anası” olarak anılmıştır. Bulunduğu yere bağlı olarak yüksek morfolojik ve fitokimyasal değişkenlik gösteren yaygın otsu bir bitkidir. Bu tür neredeyse tüm dünyada iyi bilinmektedir. Bitkisi - Artemisiae vulgaris herba— uçucu yağ, flavonoidler ve seskiterpenoidler laktonların varlığı ve bunlarla ilişkili biyolojik aktiviteler nedeniyle hammadde olarak kullanılır. Avrupa Farmakopesi bu türü potansiyel bir homeopatik ham madde olarak listelemiştir. Ayrıca, bu tür geleneksel Çin, Hindu ve Avrupa tıbbında gastrointestinal sistemin işleyişini düzenlemek ve çeşitli jinekolojik hastalıkları tedavi etmek için kullanılmıştır. Bu incelemenin genel amacı , A. vulgaris'e odaklanan fitokimyasal ve farmakolojik ve profesyonel bilimsel çalışmaların ilerlemesini analiz etmektir . Şimdiye kadar çok sayıda yazar A. vulgaris'in faydalı özelliklerini doğrulamıştır.antioksidan, hepatoprotektif, antispazmolitik, antinosiseptif, östrojenik, sitotoksik, antibakteriyel ve antifungal etkileri dahil olmak üzere bitki özleri. Ayrıca, bu türün kozmetik üretiminde kullanımı ve gıda endüstrisinde değerli bir baharat olarak rolü birçok çalışmada incelenmiştir. Ayrıca, A. vulgaris'in biyoteknolojik mikro çoğaltması da analiz edilmiştir.

        Anahtar Kelimeler: tıp tarihi, geleneksel tıp, kimyasal bileşim, biyolojik aktivite, kullanım güvenliği
        Git: 1. Giriş

        2015 yılında, Artemisia annua'da (yıllık pelin) bulunan bitki kökenli bir bileşik olan artemisinin keşfi için Nobel Tıp Ödülü'nün verilmesi, araştırmacılara Artemisia cinsinin diğer türlerinin fitokimyasal ve farmakolojik özelliklerini inceleme konusunda ilham verdi . Son zamanlarda, bu türün SARS-CoV-2 virüsüne ve COVID-19 hastalığına karşı aktif olduğu dikkate alınmıştır [ 1 , 2 ].

        Artemisia vulgaris L. (pelin pelin), dünya çapında (Avrupa, Asya, Kuzey ve Güney Amerika ve Afrika) doğal yaşam alanlarında yaygın bir dağılıma sahip olan bu cinsin en bilinen türlerinden biridir. Yüzyıllar boyunca, bu tür esas olarak jinekolojik rahatsızlıkları ve gastrointestinal hastalıkları tedavi etmek için kullanılmıştır [ 3 , 4 , 5 , 6 , 7 ]. Son zamanlarda yapılan araştırmalar, bu türün antioksidan, hipolipidemik, hepatoprotektif, antispazmolitik, analjezik, östrojenik, sitotoksik, antibakteriyel, antifungal, hipotansif ve bronkolitik etkiler sergilediğini kanıtlamıştır [ 8 , 9 , 10 , 11 , 12, 13 , 14 , 15 , 16 , 17 ].

        Bu bitki türünün farklı uygulamaları, özellikle uçucu yağlar, flavonoidler, seskiterpen laktonlar, fenolik asitler, kumarinler ve diğer metabolit gruplarını içeren zengin kimyasal bileşimi nedeniyle mümkün olmuştur.

        A. vulgaris'te esansiyel yağın varlığı, bu türün dünyanın çeşitli bölgelerinde gıda endüstrisinde bir mutfak baharatı olarak önemine katkıda bulunur. Şu anda, bu tür Avrupa'nın yanı sıra Asya ve Kuzey Amerika'da da kozmetik üretiminde giderek daha fazla kullanılmaktadır [ 14 , 18 , 19 , 20 ].

        Brezilya-İran ve Malezyalı ekipler tarafından A. vulgaris hakkında sunulan en son inceleme, bu bitki türünün Güney Amerika-Asya bakış açısından değerini vurguladı [ 21 ].

        Bu inceleme, A. vulgaris'in terapötikler ve gıda endüstrisindeki önemi hakkında Avrupa açısından klasik bilgiler sağlar ve ayrıca bu bitki türlerinin fitoterapide hepatoprotektif, bronkolitik, antelmintik ve sitotoksik bir ajan olarak olası yeni uygulamalarını tartışır. Avrupa, Doğu Asya (özellikle Kore'de) ve Kuzey Amerika'da kozmetik endüstrisinde hammadde olarak.

        Git: 2. Artemisia'nın Dağılımı ve Taksonomik Değerlendirmesi

        Artemisia cinsi , Asteraceae familyasından Anthemidae kabilesinin Artemisiinae alt kabilesine aittir ve 500'den fazla türü içerir. Bu türler, özellikle Avrupa, Doğu Asya, Amerika, Kuzey Afrika ve Avustralya'nın ılıman iklim bölgelerinde olmak üzere tüm dünyaya dağılmıştır [ 22 , 23 , 24 ].

        Bu cinsin bitkileri tek yıllık, iki yıllık ve çok yıllık bitkiler veya küçük çalılar ve yarı çalılardır. Kemotaksonomik açıdan bakıldığında, bu bitkiler uçucu yağlar ve acı maddeler (özellikle seskiterpenoid laktonlar) açısından zengindir. Ayrıca iyi bir flavonoid, kumarin ve fenolik asit kaynağıdır [ 25 ].

        Bu cinsin birkaç temsilcisi Asya'da bulunur - Çin'de yaklaşık 150 tür ve eski SSCB'de yaklaşık 174 tür. Pek çok tür, Japonya ve İran florasının karakteristiğidir (sırasıyla yaklaşık 50 ve 35). Artemisia sp sayısı . Avrupa'da 57 olarak tahmin edilmektedir [ 26 ].

        Polonya'da, doğal yaşam alanlarında A. vulgaris ve Artemisia absinthium dahil olmak üzere 10 farklı tür bulunur [ 27 ]. Bazıları (örneğin, Artemisia petrosa Baung ve Artemisia pontica L.) ülkede sadece küçük alanlara dağılmıştır ve nesli tükenmekte olan bitki türleri listesinde yer almaktadır [ 27 , 28 ].

        Dünya çapında en popüler türlerden biri A. vulgaris'tir (peynir otu). Sunulan çeşitli eşanlamlı Latince isimlerle bilinir.tablo 1. Bu, bu türün tüm kıtalardaki geniş dağılımına ve farklı kökenlere sahip bitkilerin karakteristiği olan kimyasal ve genetik bileşimindeki farklılıklara bağlanabilir. tablo 1

        A. vulgaris L.'nin Latince eşanlamlı isimleri.
        Artemisia vulgaris Burm.f. [yasadışı]
        Artemisia vulgaris Mattf. [yasa dışı]
        Artemisia vulgaris CBClarke
        Artemisia vulgaris var. amerikan Besser
        Artemisia vulgaris f. angustisecta Fiori
        Artemisia vulgaris var. aromatik Sacc.
        Artemisia vulgaris subsp. adaylar (Rydb.) HMHall & Clem.
        Artemisia vulgaris var. adaylar (Rydb.) M.Peck
        Artemisia vulgaris subsp. koarktata (Fors ex Besser) Ameljcz.
        Artemisia vulgaris var. koarktika Besser
        Artemisia vulgaris var. douglasiana H.St.John
        Artemisia vulgaris subsp. flodmanii (Rydb.) HMHall & Clem.
        Artemisia vulgaris var. flodmanii (Rydb.) M.Peck
        Artemisia vulgaris var. gilvescens (Miq.) Nakai
        Artemisia vulgaris var. Glabra Ledeb.
        Artemisia vulgaris var. glandulifera (LFHend.) M.Peck
        Artemisia vulgaris subsp. gnaphalodes (Nutt.) HMHall & Clem.
        Artemisia vulgaris var. gnaphalodes (Nutt.) Kuntze
        Artemisia vulgaris subsp. heterophylla (Nutt.) HMHall & Clem.
        Artemisia vulgaris var. incana Maxim.
        Artemisia vulgaris var. incanescens Fransızca.
        Artemisia vulgaris var. incompta (Nutt.) H.St.John
        Artemisia vulgaris var. indica (Wild.) Hassk.
        Artemisia vulgaris var. kamtschatica Besser
        Artemisia vulgaris var. Kiusiana Makino
        Artemisia vulgaris var. latiloba Ledeb.
        Artemisia vulgaris var. lökofil Turcz. eski Besser
        Artemisia vulgaris var. littoralis Suksd.
        Artemisia vulgaris var. longifolia (Nutt.) M.Peck
        Artemisia vulgaris subsp. longifolia (Nutt.) HMHall & Clem.
        Artemisia vulgaris subsp. ludoviciana (Nutt.) HMHall & Clem.
        Artemisia vulgaris var. ludoviciana (Nutt.) Kuntze
        Artemisia vulgaris var. maximowiczii Nakai
        Artemisia vulgaris var. mexicana (Wild. eski Spreng.) Torr. & A. Gri
        Artemisia vulgaris subsp. mexicana (Wild. ex Spreng.) HMHall & Clem.
        Artemisia vulgaris subsp. michauxiana (Besser) H.St.John
        Artemisia vulgaris var. küçük Ledeb.
        Artemisia vulgaris var. moğolca Fisch. eski Besser
        Artemisia vulgaris f. montana Nakai
        Artemisia vulgaris var. nilagirica CBClarke
        Artemisia vulgaris var. nipponica Nakai
        Artemisia vulgaris f. nipponica Nakai
        Artemisia vulgaris subsp. redolens (A.Gray) HMHall & Clem.
        Artemisia vulgaris var. rubriflora Turcz. eski Besser
        Artemisia vulgaris subsp. selengensis Thell.
        Artemisia vulgaris var. selengensis (Turcz. ex Besser) Maxim.
        Artemisia vulgaris subsp. serrata (Nutt.) HMHall & Clem.
        Artemisia vulgaris var. stolonifera Maxim.
        Artemisia vulgaris var. tatlı diller Bég.
        Artemisia vulgaris var. tenuifolia Turcz. eski DC.
        Artemisia vulgaris subsp. tilesii (Ledeb.) HMHall & Clem.
        Artemisia vulgaris var. umbrosa Turcz. eski Besser
        Artemisia vulgaris subsp. urjanchaica Ameljcz.
        Artemisia vulgaris var. mine çiçeği Kom.
        Artemisia vulgaris var. viridissima Kom.
        Artemisia vulgaris var. bayağı
        Artemisia vulgaris var. wrightii (A.Gray) HMHall & Clem.
        Artemisia vulgaris subsp. wrightii (A.Gray) HMHall & Clem.
        Ayrı bir pencerede aç
        Resmi web sitesi “Bitki Listesi”nde (Küresel Bitki Koruma Stratejisi ve World Flora Online tarafından oluşturulmuştur) bulunan verilere göre, A. vulgaris'in Absinthium spicatum (Wulfen ex Jacq.) Baumg dahil olmak üzere 107 kadar eşanlamlı Latince adı vardır. [ 3 , 29 ], Artemisia affinis Hassk. [ 3 , 29 ], Artemisia opulenta Pamp. [ 3 , 29 , 30 ], Artemisia vulgaris subsp. vulgaris [ 31 ] ve Artemisia vulgaris var. indica (Wild.) Hassk. [3 , 29 , 31 ] (tablo 1). Ayrıca, yine yaygın dağılımından dolayı bu tür, Carline Thistle, Chiu Ts'Ao, pelin, Krizantem otu, Cingulum Sancti Johannis, pelin (İngilizce), Ajenjo, altamis gibi çeşitli yabancı dil isimleriyle bilinir. altamisa (İspanyolca), altamiza, amarella (İtalyanca), armoise, Armoise citronnelle (Fransızca), beiai (Çince), Beifußkraut (Almanca), Nagadamani (Ayurvedik), moxa (Japonya) ve Polinezya tuzağı (Rusça) [ 3 , 4 , 29 , 30 , 31 ].

        Git: 3. Genetik Sorunlar

        Artemisia (Asteraceae, Anthemideae, Artemisiinae), Anthemideae kabilesinin en büyük cinsidir. Aynı zamanda 500'den fazla tür içeren Asteraceae familyasının en geniş cinslerinden biridir [ 32 , 33 ]. Cins, deniz seviyesinden büyük dağlara ve kurak bölgelerden sulak alanlara kadar uzanan türlerle yüksek morfolojik ve fitokimyasal değişkenlik ve ekolojik plastisite sergiler [ 22 ]. Şu anda, aşağıdaki beş ana grup, çoğunlukla çiçek özelliklerine dayalı olarak alt cins düzeyinde ele alınmaktadır: Artemisia , Absinthium (Mill.) Less., Dracunculus (Besser) Rydb., Seriphidium Besser ve Tridentatae(Rydb.) McArthur [ 33 , 34 ].

        Referans [ 32 ]' ye göre , Artemisia'nın iki temel kromozom sayısı vardır, büyük ölçüde baskın olan x = 9 ve daha az genişlemiş x = 8, x = 9 kromozomlu türlerde diploidden dodekaploide ve diploidden hekzaploide değişen ploidi seviyeleri x = 8 kromozomlu olanlarda . X = 9 kromozom sayısı, yalnızca Artemisia cinsinde değil , aynı zamanda Anthemideae kabilesi ve Asteraceae familyasında da en yaygın olanıdır [ 33 ]. Artemisia'da kromozom sayısını belirleyen evrimsel yolpoliploidi (hem otopoliploidi hem de allopoliploidi) ve disploidinin ardışık veya eş zamanlı etkilerinden etkilenir [ 35 ]. İki temel kromozom sayısının varlığı, Artemisia'nın disploid bir cins olduğunu gösterir. Disploidi , cinsin üç ana grubu olan Artemisia , Absinthium ve Dracunculus'ta görülürken , Seriphidium ve Tridentatae sadece bir temel kromozom numarası, x = 9 [ 32 ] gösterir .

        Referansa [ 34 ] göre , disploid-poliploid kompleksleri Artemisia'nın karyolojik evriminde önemli bir rol oynamıştır . Disploidi, kromatinin yeniden düzenlenmesi ve karyotipteki kromatin miktarında herhangi bir değişiklik olmadan bir sentromerin kaybı veya kazanımı yoluyla kromozomal baz sayısındaki değişikliği ifade eder. Artemisia türlerinin yüksek bir yüzdesi poliploidlerdir ve bildirilen sitotipler, dış morfolojileri, anatomileri, doğurganlıkları ve fitokimyasal özellikleri bakımından sitogenetik olarak farklılık gösterir [ 35 ]. Türler arasında, A. vulgaris , 2 n = 2 x = 18'in en yaygın olduğu birkaç sitotip göstererek oldukça çeşitlidir [ 36].

        Çoğu durumda, türler arasında 2C değerlerinde yaklaşık yedi katlık farklılıklar tespit edilmiştir. Bunlar, Artemisia cinsinin yüksek genetik plastisitesini yansıtan poliploidizasyon olaylarıyla doğrudan ilişkilidir [ 33 ] . Bu fenomen, bu cinsin tüm ana gruplarında da görülür. Diploidlerde, kromozom sayısı çoğunlukla 2 n = 18 veya 16'dır, ancak 16x'e kadar olan ploidi seviyeleri rapor edilmiştir. Bilinen en yüksek kromozom sayısı 144'tür ve anöploidi de sıktır [ 37 ].

        Avrupa ve Kuzey Amerika'nın yanı sıra Altay ve Rusya'da, A. vulgaris'in en yaygın olarak gözlemlenen ploidisi 2 n = 16 ( x = 8) [ 38 ] iken, bir buzullaşma dönemine giren yüksek Himalayalardan alınan örnekler , esas olarak 2 n = 18 kromozoma sahip diploidler olduğu bulunmuştur [ 39 ]. Aynı bölgede farklı yüksekliklerde tetraploid (2 n = 36) ve hekzaploid (2 n = 54) örnekleri de bulunmuştur [ 39 ]. Bununla birlikte, dünyanın diğer bölgelerinden gelen biyotipler, 2 n = 16, 18, 24 veya 36 [ 7 ] kromozom sayıları ile rapor edilmiştir.

        Artemisia , Asteraceae familyasının poliploidinin tespit edildiği 530 cinsinden biridir. Hem otopoliploidlerin hem de allopoliploidlerin bildirildiği poliploid serileri ve ploidi seviyesi varyasyonunun iyi bir örneğidir [ 35 ]. Referansa [ 33 ] göre , Artemisia türlerinin yaklaşık %43,5'i yalnızca diploid ve %29,7'si yalnızca poliploid iken, türlerin yaklaşık %26,8'i hem diploid hem de poliploiddir. Poliploidlerin yüksek yüzdesi ve türlerin farklı ekosistemleri kolonileştirme yeteneği ve bunların farklı habitat koşullarına adaptasyonları, bu cinsin peyzaj boyunca başarılı bir şekilde yayılmasını destekleyen ana özellikler olabilir.

        Artemisia'nın kromozomları oldukça küçüktür (2–8 μm). Karyotipleri, hem interkromozomal hem de intrakromozomal asimetri dikkate alındığında simetrik olma eğilimindedir [ 33 , 39 ]. Giemsa C-bantlama ve kromomisin ve bisbenzimid florokrom bantlamanın kullanımı, sistematik çalışma için heterokromatik kromozom segmenti bantlama paternlerinin kullanılmasına ve kromozomlarda az sayıda interkalar C-bantına sahip Artemisia cinsi olarak karakterize edilmesine izin verdi [ 33 , 39 ].

        Heterokromatinin dağılımı taksonlar arasında değişir. A. vulgaris popülasyonu, santromerik veya perisentromerik heterokromatin ile karakterize edilir. Sitogenetik veriler, özellikle heterokromatin ile ilgili olanlar, Artemisia cinsinin evriminde poliploidinin oynadığı rolü anlamada yardımcı olabilir . Diploid ve tetraploid taksonların farklı kromozom yapılarına sahip olduğu belirlendi: Çalışılan tetraploid türler iki tip heterokromatin (AT- ve CG-zengin) gösterirken, diploidler sadece GC-zengin bölgeler gösterdi [40 ] .

        Moleküler filogenetik veriler temel olarak klasik taksonomi ile uyumludur, ancak bazı sorular çözülmemiştir. Artemisia sp.'nin taksonomik sınıflandırması . aşağıdaki nedenlerden dolayı tartışmalı olmuştur: yetersiz teşhis özellikleri, oldukça değişken morfolojik özellikler, taksonlar arasında doğal hibritleşme olasılığı, poliploidi ve isimlendirme mirası [ 35 ].

        Referansa [ 41 ] göre , nükleer ribozomal DNA'nın harici ve dahili kopyalanmış aralayıcıları ve kloroplast genomunun (plastom) genleri arasındaki genler arası ayırıcılar gibi nükleer ve organel genom bölgelerinin dizilimi, araştırmacıların moleküler filogenetik analizler gerçekleştirmesini sağlamıştır. Artemisia'nın . _ Bu cinsin tam plastom dizilerinin, türleri için süper barkodlar olarak kullanılmaya yetecek kadar polimorfik olduğunu bildirdiler. Bu da yeni moleküler belirteçlerin geliştirilmesini kolaylaştıracak ve Asteraceae familyasındaki Artemisia türlerinin filogenomik ilişkilerinin çalışılmasına olanak sağlayacaktır.

        Git: 4. Botanik Özellikler

        A. vulgaris türü, ortaya çıktığı yere bağlı olarak yüksek morfolojik değişkenlik gösterir [ 30 ]. Farklı popülasyonlar arasında yürütülen karşılaştırmalı çalışmalar, bitkinin dallanma (varlığı veya yokluğu ve kapsamı), yaprak şekli ve kök çapındaki değişkenliği ortaya çıkardı [ 7 ]. A. vulgaris'in yüksek değişkenliği, Barney ve DiTommaso tarafından Ithaca'nın (ABD) coğrafi olarak izole edilmiş farklı bölgelerinden toplanan iki popülasyon üzerinde yürütülen çalışma ile doğrulanmıştır. Yazarlar, bir popülasyondaki bitkilerin yoğun tüylü gövdelere ve her biri birkaç derin çentiğe sahip açık yeşil yapraklara sahip olduğunu, oysa şehrin başka bir yerinden toplanan bitkilerin hemen hemen pürüzsüz gövdelere ve birçok derin çentikli koyu yeşil yapraklara sahip olduğunu bulmuşlardır.42 ].

        Artemisia vulgaris 2,5 m uzunluğa kadar yetişen ve 75 cm genişliğe sahip otsu bir bitkidir. Yapraklar ezildiğinde kolayca salınan yoğun bir aroma [ 30 , 43 ] ve baharatlı bir tat [ 44 ] ile karakterize edilir. Bitkinin kalın bir ana kökü ve birçok küçük, lifli yan kökü vardır. Kökler açık kahverengi bir renk alır ve 1 cm uzunluğa ulaşır. Toprağın üst tabakasında 7-18 cm derinlikte kalarak geniş bir yeraltı ağı oluştururlar [ 7 , 30 ]. Bitkinin gövdeleri hafif dalgalı, düz veya dallıdır, alt ucu kahverengidir ve yaşlandıkça odunsu hale gelir, daha yukarılarda yeşil ve üstte mor görünür. Sapların bir kısmı da tüylüdür [ 7, 45 ]. Yapraklar 5-10 cm uzunluğundadır. Öncelikle gövdenin üst kısımlarında yoğun ve dönüşümlü olarak ayarlanırlar. Kısa saplı alt yapraklar segmentlere ayrılır ve tüylü bir şekil alırken, orta ve üst yapraklar daha küçük ve tek veya çift tüylüdür. Yaprakların sırt tarafı koyu yeşil, karın tarafı ise beyazımsı ve tüylüdür [ 7 , 46 ]. Küçük, neredeyse çıplak, sarımsı veya kahverengi-kırmızı çiçekler, sürgünlerin tepesinde çok sayıda mızrak şeklinde brakte bulunan yoğun dallı salkımları oluşturan küçük sepetlere gömülür [46 ] . Bir sepet, çok sayıda erkek organa sahip yaklaşık 15-30 çiçek içerebilir [ 7]. ABD'nin doğu kesiminde yürütülen araştırmalar, çiçek salkımlarının %52 oranında ligulat çiçek ve %48 oranında tübüler çiçek içerdiğini [ 7 ], bunların %25-50'si dişi [ 47 ] olduğunu göstermiştir.

        Avrupa'da Temmuz'dan Eylül'e kadar süren çiçeklenme döneminden sonra A. vulgaris achenes adı verilen meyveler geliştirir. Bu meyvelerin tohumları kahverengidir, 0,12–0,14 mg ağırlığındadır ve dar bir tabana sahiptir. Dikdörtgen ve çıkıntılıdırlar, tepelerinde ince tüylerle kaplıdırlar [ 7 , 48 ].

        Türler, habitata bağlı olarak yılda 200.000'e kadar üretebilen tohumlardan çoğalır [ 49 ], ancak şimdiye kadar bu yalnızca yerel oluşum yerlerinde, yani Asya ve Avrupa'da gözlemlendi. Bu bitkinin bazı biyotipleri üreme tohumları üretmez [ 5 ]. A. vulgaris'in tohumları rüzgar, böcekler ve sinekler yoluyla yayılır [ 47 ]. Bitki genellikle kışın toprakta yaşayabilen kökleri yardımıyla vejetatif olarak çoğalır. Kuzey ABD'de, kök parçaları genellikle yerel seller tarafından uzun mesafelere taşınır [ 7 ].

        A. vulgaris'in yaprakları ve kökleri, güçlü allelopatik özellikler sergiler [ 42 , 50 ]. Bu, taze yapraklarda doğrulanmış olsa da, bu özelliklerden sorumlu olan spesifik bileşiği izole etmek mümkün değildi. Bunlara monoterpenoid grubundan bileşiklerin bir karışımının katkıda bulunduğundan şüphelenilmektedir [ 42 ].

        Git: 5. Doğal Yaşam Alanları ve Yetiştirme

        Çoğu kaynak, A. vulgaris'in Avrupa ve Asya'dan [ 7 , 48 ] kaynaklandığını ve oradan, bu türün muhtemelen 16. yüzyılın başında Kuzey Amerika'ya getirildiğini belirtir [ 7 ].

        Şu anda bitki, Asya'daki Himalayalardan Avrupa'ya ve Kuzey Amerika'nın sıcak bölgelerine kadar dünyanın birçok bölgesinde bol miktarda görülüyor [ 22 , 30 ]. A. vulgaris'in bulunmadığı tek kıta Antarktika'dır [ 7 ].

        Bu tür yaygın olarak bir yabani ot olarak kabul edilir [ 7 , 31 ]. Birçok habitatta bulunabilir, örneğin yol kenarlarında, nehir kenarlarında veya terk edilmiş madenlerde, çalılıklarda, ağaç fidanlıklarında ve farklı bitkilerin büyümesine müdahale ettiği ekilebilir veya diğer tarlalarda bulunabilir [3 , 5 , 7 ] .

        A. vulgaris'in bireysel popülasyonları, geniş bir pH aralığında ve kumlu ve tınlı dahil olmak üzere çeşitli toprak türlerinde yaşamaya iyi adapte olmuştur. Kapsamlı kök sistemi nedeniyle, bu bitki hızla geniş alanları işgal edebilir [ 7 ]. A. vulgaris'in yayılmasını kontrol etmek çok zordur çünkü sadece birkaç etkili yol büyümesini sınırlayabilir [ 5 , 7 ].

        A. vulgaris , düşük gereksinimleri olan bir tür olarak, ardışık bölgeleri kolayca kolonize edebilir ve yerli türlerin yerini alabilir. Böylece yerel ekosistemleri kolayca bozabilir [ 7 , 30 ].

        Bu tür İtalya, Fransa, Brezilya ve Japonya'nın yanı sıra Hindistan ve Sri Lanka'nın dağlık bölgelerinde endüstriyel ölçekte yetiştirilmektedir [ 3 ]. Bu bitkiyi ev bahçelerinde yetiştirmek de mümkündür veya doğal yaşam alanlarından temin edilebilir.

        Bitkinin toprak üstü kısımları her yıl ölür [ 46 ] ve bu nedenle çiçeklenme başlangıcında hasat edilirler. Sürgünlerin tepe kısımları kesilerek parçalar elde edilirken, odunsu gövdeler çıkarılmıştır. Daha sonra bunlar doğal koşullarda havadar kurutma hangarlarında kurutulur [ 18 ]. Kuruduktan sonra bitki baharatlı, acı bir tada ve balzamik bir aromaya sahiptir.

        Köklerin hasat edilmesi için uygun zaman kış başlangıcıdır [ 18 ]. Kurutma hangarlarında 40 °C'de kurutma işlemi gerçekleştirilir. Düzgün hasat edilen ve kurutulan kökler kırılgandır ve açık kahverengi bir renge sahiptir.

        Git: 6. Avrupa'da Resmi Fitoterapide Bitkinin Durumu

        A. vulgaris'in toprak üstü kısımları - Artemisiae vulgaris herba - genellikle farmasötik bir hammadde olarak kullanılırken [ 31 ], kışın başlarında hasat edilen kökler - Artemisiae vulgaris radix - daha az sıklıkla kullanılır [ 18 ]. Bu ham maddelerin her ikisinin de farmakopelerin son baskılarında kendi monografları yoktur; ancak, A. vulgaris herba'nın 1988'de yayınlanan Alman Farmakopesinde bir monografisi vardı [ 51 ]. En son Avrupa Farmakopesi [ 52 ] ve Fransız Farmakopesi'nde [ 53 ], türden yalnızca homeopatik bir ham madde olarak bahsedilmektedir. Tesisin EFSA tarafından yayınlanan bir monografisi olmasına rağmen [18 ], bununla ilgili Avrupa Bilimsel Fitoterapi Kooperatifi (ESCOP) veya Avrupa İlaç Ajansı (EMA) tarafından herhangi bir görüş yayınlanmamıştır.

        Git: 7. Fitokimyasal Özellikler

        A. vulgaris'te seskiterpenoid laktonlar, flavonoidler, kumarinler, fenolik asitler, steroller, poliasetilenler, karotenoidler, vitaminler ve siyanojenik glikozitler dahil olmak üzere çeşitli bileşik grupları ayırt edilebilir . Uçucu yağ, bitkide bulunan bir diğer önemli maddedir. Çeşitli test yöntemleri kullanılarak belirlenen bitkinin kimyasal bileşimindeki yüksek tür içi çeşitlilik ve tutarsızlıklar nedeniyle, A. vulgaris için belirgin bir fitokimyasal profil belirtmek zordur [ 15 ]. Bu türün karakteristik bir özelliği, psilostachyin, psilostachyin C ve vulgarin dahil olmak üzere seskiterpenoid laktonların varlığıdır (Şekil 1) ve ayrıca artemisinin doğrulandı. Ek olarak, kaempferol ve quercetin türevleri olan flavonoidlerin ve eskülin, umbelliferon ve skopoletin gibi kumarin bileşiklerinin varlığı bitkinin ayırt edici bir özelliğidir.Tablo 2).
        İçinde resim, çizim vb. bulunan harici bir dosya. Nesne adı moleküller-25-04415-g001.jpg'dir.
        Şekil 1
        A. vulgaris'e özgü seskiterpenoid laktonların kimyasal yapısı . Tablo 2

        A. vulgaris hava parçalarının kimyasal bileşimi .
        seskiterpenoid laktonlar 1,2,3,4-diepoksi-11(13)-eudesmen-
        12,8-olide; yomogin
        hayır * [ 10 ]
        psilostakiin, psilostakiin C na [ 3 , 54 ]
        bayağı %0,15 kw [ 3 , 30 , 55 ]
        artemisinin %0–2,3 dw. [ 56 , 57 ]
        flavonoidler kuersetin 3-galaktozit,
        kuersetin 3-glukozit,
        kaempferol 3-glukozit,
        kaempferol 3-ramnosid,
        kaempferol 3-rutinosid,
        kaempferol 7-glucoside,
        luteolin 7-glucoside
        ~6 mg/kg kw
        ~11 mg/kg kw
        ~10 mg/kg kw
        ~5 mg/kg kw
        ~5 mg/kg kw
        ~5 mg/kg kw
        ~5 mg/kg kw
        [ 13 ]
        apigenin ~6 mg/kg ağırlıkça [ 3 , 11 , 13 , 58 ]
        krizoeriol ~2,5 mg/kg ağırlık [ 13 ]
        eriodictyol,
        diosmetin,
        isorhamnetin
        ~40 mg/kg kw
        ~5 mg/kg kw
        ~2,5 mg/kg kw
        [ 3 , 13 , 58 ]
        eupafolin,
        homoeriodictyol
        ~5 mg/kg kw
        ~10 mg/kg kw
        [ 13 ]
        hiperosit 0,5 mg/g ağırlık [ 3 , 58 , 59 ]
        jaceosidin ~3 mg/kg ağırlıkça [ 13 ]
        kuersetin ~3 mg/kg ağırlıkça [ 3 , 11 , 30 , 58 ]
        luteolin ~40 mg/kg ağırlıkça [ 3 , 13 , 58 ]
        Rutoside ~7–20 mg/kg canlı ağırlık [ 11 , 13 , 59 ]
        trisin, ~3 mg/kg ağırlıkça [ 13 ]
        viteksin ~4 mg/kg ağırlıkça [ 3 , 58 ]
        kumarinler eskülin, eskületin, umbelliferon na [ 3 , 60 ]
        Fenolik asitler 1,5-di- O -kafeoilkinik asit, 3,5-di- O -kafeoilkinik asit %0,3 kğ
        %0,2 kğ
        [ 61 ]
        5-feruloilkinik asit
        kinik asit
        protokatekuik asit glukozit
        3- O -kafeoilkinik asit
        5- O -kafeoilkinik asit
        4,5- O -di-kafeoilkinik asit
        0,37 mg/g dw
        1,5 mg/g dw
        3,2 mg/g dw
        0,44 mg/g dw
        2,8 mg/g dw
        11 mg/g dw
        [ 59 ]
        kafeik asit na [ 3 , 11 , 61 ]
        steroller sitosterol, stigmasterol [ 3 ]
        Yağ asitleri na 13,3 mg/g sıvı yağ [ 46 ]
        karotenoidler ( E )-β-iyonon na [ 3 , 62 ]
        Siyanojenik glikozitler prunasin na [ 3 , 63 ]
        vitaminler askorbik asit na [ 30 ]
        poliasetilenler na na [ 3 , 60 ]
        Tanenler na na [ 11 ]
        Ayrı bir pencerede aç
        * na—veri yok.

        Uçucu yağın varlığı, A. vulgaris'in ilginç bir özelliğidir . Hava kısımlarından çıkarılan petrolün büyük bir bölümünü monoterpenoidler (%72) ve seskiterpenoidler (%26) oluşturmaktadır. Uçucu bileşikler arasında en yaygın olarak tanımlananlar şunlardır: 1,8-sineol, sabinen, kafur, kamfen, karyofilen oksit, a-tujon ve β-tujon (Tablo 3Veşekil 2).
        Resim, çizim vb. tutan harici bir dosya. Nesne adı moleküller-25-04415-g002a.jpg'dir.

        şekil 2
        A. vulgaris bitkisinin uçucu yağının karakteristik özelliği olan uçucu bileşiklerin kimyasal yapısı . Tablo 3

        A. vulgaris hava kısımlarından elde edilen uçucu yağın kimyasal bileşimi .
        monoterpenoidler
        artemisia alkol, artemisil asetat, izobornil asetat, ( Z )-β-ocymen, terpinolene 0–2,6 [ 62 ]
        artemisia keton 0–2,89 [ 62 , 64 , 65 ]
        borneol 0,4–9,8 [ 3 , 15 , 17 , 24 , 62 , 64 , 65 , 66 , 67 ]
        doğanil asetat 0–6,29 [ 15 , 16 , 17 , 65 , 67 ]
        kampen 1.8–9.1 [ 15 , 16 , 17 , 46 , 62 , 64 , 65 ]
        kafur 0–47,7 [ 16 , 17 , 18 , 24 , 46 , 62 , 64 , 65 , 66 , 68 , 69 ]
        carvone 0–0,38 [ 65 ]
        trans-karveol, trans-pinokarveol 0–0,77 [ 15 , 64 , 65 ]
        1,8-sineol 2,6–17,6 [ 3 , 16 , 17 , 18 , 24 , 30 , 46 , 62 , 64 , 66 , 70 ]
        cis-chrysantenol, dehidrosabinaketon, metilöjenol, verbenil asetat, p -simen-8-ol, piperiton, p -mentha-1,4-dien-7-ol, sabinaketon, trans-verbenol, kimyon 0–7,0 [ 15 ]
        simen 0–1.14 [ 17 , 62 , 65 ]
        izoborneol 0,3–8,2 [ 17 , 62 , 64 ]
        izobornil 2-metilbutirat, mentol 0–5 [ 46 ]
        iso-3-thujanol 0–1,4 [ 62 , 64 , 65 ]
        limonen 0–0,46 [ 65 ]
        ( E )-β-ocymen 0,5–2,7 [ 62 ]
        3-thujanol [ 17 , 64 ]
        4-terpineol 0–1,4 [ 3 , 15 , 16 , 24 , 62 , 64 , 66 ]
        cis-thujone 0–12,9 [ 46 , 62 ]
        linalol 0–0,4 [ 3 , 62 , 64 , 66 ]
        krizantenil asetat 0–23,6 [ 15 , 46 , 62 ]
        β-mirsen 0,1–8,8 [16,62]
        sabinene 0–0.67 [15,16,17,62,64,65]
        cis-sabinene hydrate, 0–1.08 [62,64,65]
        trans-sabinene hydrate 0–0.55 [15,62,64,65]
        santolina triene 0–0.6 [15,16,17,62,64]
        α-thujone 0–3.18 [15,16,17,24,46,64,71]
        β-thujone 0–1.19 [15,16,17,24,46,64,68,71,72]
        α-fenchen [16,17,64]
        α-pinene 0–0.9 [15,16,46,62,64,65]
        α-terpinene 0–0.4 [62,64]
        α-terpineol 0–1.6 [15,24,62]
        α-thujene 0.2–4.1 [15,16,62]
        β-pinene 0.1–12.9 [15,17,24,46,62,64]
        γ-terpinene 0–0.54 [16,62,64,65]
        thymol 0–0.39 [65]
        Sesquiterpenoids
        aromadendrene 0–0.2 [16,64]
        bicyclogermacrene 0.9–2.2 [16,17,62,64]
        α-cadinol 0–1.99 [3,17,66,67]
        caryophyllene 0–37.45 [24,46,62,67]
        caryophyllene oxide 1.52–5.5 [3,15,16,17,46,62,64,65,66]
        trans-caryophyllene, trans-salvene 2.5–12.2 [46,65]
        caryophylla-4(14),8(15)-diene-5-α-ol, (E)-nerolidol, humulene epoxide II, germacrene d-4-ol, ledol, farnesyl acetate, lanceol acetate, salvial-4(14)-en-1-one, silphiperfol-5-en-3-ol (Z)-
        β-farnesene, α-calacorene, β-chamigrene,
        β-longipinene
        0–0.5 [62,67]
        α-copaen 0–1.0 [15,16,17,62,64]
        cubebene 0–12 [3]
        davanone, silphiperfol-4,7(14)-diene,
        β-burbonen
        0–0.15 [62,64]
        β-elemene 0–8 [17], [64]
        β-eudesmol 0–8.95 [16,46,64,65]
        α-elemene, β-bisabolene 0–8.8 [16,62]
        farnesene 0–0.88 [15,65]
        germacrene D 5.3–15.1 [15,46,62,64]
        α-humulene 0.2–8.8 [16,62,64,65]
        epi-α-muurolol 0.4–1.4 [15,62]
        spathulenol 1–2.5 [15,17,46,62]
        7-α-silphiperfol-5-ene, epi-β-santalene, modhephene, petasiten, presilphiperfol-7-en, silphin-1-ene, valeranone, humulene oksit, α-bisabololen, α-cedrene, α-isocomene
        ,
        α -trans-bergamoten
        0–0,5 [ 16 ]
        diterpenoidler
        fitol 0–2,94 [ 62 , 67 ]
        γ-terpineol 0–1,44 [ 65 ]
        Ayrı bir pencerede aç
        Dünyanın farklı yerlerinde yetişen A. vulgaris bitkilerinden elde edilen uçucu yağların bileşenlerinin nitelik ve niceliklerinde önemli farklılıklar olduğu birçok deneyle ortaya konmuştur (Tablo 4). Tablo 4

        Çeşitli kökenlerden A. vulgaris bitkisinden elde edilen uçucu yağların bileşimindeki farklılıklar .
        Brezilya karyofilen (%37,45)
        germacrene D (%16,17)
        humulen (%13,66)
        borneol (%6,80)
        karyofilen oksit (%5,67)
        [ 67 ]
        Fransa kafur (%1–13)
        1,8-sineol (%1–23)
        terpinen-4-ol (%1–19)
        [ 73 ]
        Almanya sabinen (%16)
        miren (%14)
        1,8-sineol (%10)
        [ 74 ]
        Hindistan α-thujone ve thujone izomeri (β-thujone)
        kafur
        [ 75 ]
        İtalya kafur (%47) [ 76 ]
        kafur (%2–20)
        mirsen (%9–70)
        1,8-sineol (%1–27)
        borneol (%3–18)
        [ 77 ]
        Litvanya (Kuzey kısım) sabinen (%0–8,4)
        β-pinen (%0,1–12,9)
        1,8-sineol (%2,6–17,6)
        cis-tujon (%0–12,9)
        trans-tujon (%0–20,2)
        krizantenil asetat (0– %23,6
        karyofilen (%2,5–12,2)
        germacrene D (%5,3–15,1)
        [ 62 ]
        Fas thujone / isothujone
        kafur
        [ 78 ]
        Vietnam β-karyofillen (%24)
        β-cubebene (%12)
        β-elemen (%6)
        [ 79 ]
        1,8-sineol
        kafur
        α-terpineol
        [ 80 ]
        Ayrı bir pencerede aç
        Bu türün kökü bazen hammadde olarak kullanılsa da, sadece birkaç yayın kimyasal bileşimini tanımlamıştır. Niš'teki Niš Üniversitesi'nden (Sırbistan ve Karadağ) bir grup bilim insanı, yeşil kısımlarından ve kökünden elde edilen uçucu yağın fitokimyasal profilindeki farklılıkları analiz etti. Çalışmada kullanılan bitki materyalleri çiçeklenme döneminde toplanmıştır. Bunlar kurutuldu ve daha sonra bir Clevenger aparatında buhar damıtma işlemine tabi tutuldu. İzole edilen bileşikler, gaz kromatografisi, gaz kromatografisi-kütle spektrometrisi ve 13 kullanılarak tanımlandı.C nükleer manyetik rezonans. Kökten ekstrakte edilen yağdaki ana bileşikler neril 2-metilbutanoat (%13.2), β-eudesmol (%10.4) ve bornil 3-metilbutanoat (%8.45) idi. Ancak hava parçalarından elde edilen yağda bu maddelerin hiçbirisine rastlanmadı. Bitkinin yeraltı kısmı, diğerlerinin yanı sıra , (-)-α-izokomen, (-)-izokomen, silfin-1-en, presilphiperfol-7-ene gibi trisiklik seskiterpenoidler grubuna ait bazı nadir bileşikler de içeriyordu. ve modhefen [ 16 ] (Figür 3).
        İçinde resim, çizim vb. bulunan harici bir dosya. Nesne adı moleküller-25-04415-g003.jpg'dir.
        Figür 3
        A. vulgaris'in kökünün özelliği olan trisiklik seskiterpenoidlerin kimyasal yapısı .

        A. vulgaris'in toprak üstü kısımlarından ekstrakte edilen uçucu yağda trisiklik seskiterpenoidler tespit edilmemiştir. Çalışmada tanımlanan baskın bileşikler 1,8-sineol (%28,9), sabinen (%13,7), β-tujon (%13,5) ve β-karyofillen oksit (%6,5) idi, ancak bunlar bitkinin yeraltı kısımları. Yazarlar, bu bulgulara dayanarak, kök ve hava kısımlarından ekstrakte edilen yağların kimyasal bileşimindeki farklılıkların, bitki türlerinde farklı biyogenetik yolların bir arada var olduğunu gösterebileceği sonucuna varmışlardır [16 ] .

        Git: 8. Tıbbi Kullanım Tarihi

        Yaygın olarak görülmesi nedeniyle A. vulgaris eski Mısır, Yunanistan ve Roma'da iyi biliniyordu. Antik inanışa göre adını, hamile kadınların ve yeni doğum yapmış annelerin koruyucusu olan Yunan tanrıçası Artemis'in adından almıştır. A. vulgaris , adet görme ve hamilelikle ilgili rahatsızlıklar üzerindeki yararlı etkileri nedeniyle, tanrıça İsis, Artemis ve Diana'ya adanan dini ayinlerde büyük önem taşıyordu. Bu türün iyileştirici özellikleri MS 1. yüzyılda Dioscorides tarafından " Materia medica " [ 81 ], Yaşlı Pliny tarafından " Naturalis Historia " [ 82 ] ve Galen tarafından "De simplicium medicamentorum facultatibus ” [ 83 ]. Ayrıca, pelin bitkisinin ısınma ve kurutma etkileri olduğu biliniyordu ve bu nedenle dizüri veya nefrolitiazis gibi ürolojik hastalıkların tedavisi için de önerildi. Ortaçağ tıbbında, " mater herbarum " (bitkilerin anası) olarak adlandırılan A. vulgaris , haricen yaraları tedavi etmek, gut hastalığına karşı ve bacak yorgunluğunu gidermek için ve ayrıca ateşi tedavi etme girişiminde kullanılmıştır [84 ] . Buna ek olarak, bitki "soğuktan kaynaklanan" mide-bağırsak rahatsızlıkları için bir çare olarak popülerlik kazandı [ 85], mide ağrısı, ishal ve bağırsak kolik dahil. Şarapla servis edildiğinde sarılığa, lapa olarak uygulandığında guatra karşı etkili olduğuna inanılıyordu [ 86 ]. Rönesans sırasında, diğerlerinin yanı sıra , J. Gutenberg'in matbaayı icadı sayesinde, holistik tıp Avrupa'da gelişti ve 18. yüzyıla kadar sürdü. O dönemde A. vulgaris'in terapötik spektrumu kadın hastalıklarının yanı sıra dalak ve karaciğer hastalıklarını da kapsayacak şekilde genişletildi. "Genişlemiş ve şişmiş dalak için" [ 87 ], "tıkanmış karaciğere karşı" [ 88 ] ve "alt karın soğukluğu için" [ 89] ek öneriler ortaya çıktı.]. 19. yüzyılda modern tıbbın gelişmesi sırasında pelin tedavisi endikasyonları arasında epilepsi ve nevroz da yer almıştır [ 90 ]. 20. yüzyılda, A. vulgaris'in bileşiminin bilimsel ve laboratuvar analizleri, yüksek alerjik potansiyeli nedeniyle bitkinin tıbbi kullanıma uygun olmadığı ve sadece mutfak uygulamalarında kullanılabileceği ve içindeki yerinin açıklanmasına yol açmıştır. ev mutfaktır, ecza dolabı değil [ 63 ].

        Git: 9. Dünya Çapında Geleneksel Tıp Uygulamaları

        Asya tıbbında, A. vulgaris genellikle gastrointestinal rahatsızlığı hafifletmek ve jinekolojik hastalıkları tedavi etmek için kullanılır [ 5 , 6 ].

        Çin'de A. vulgaris geleneksel olarak kolera ve cüzzam tedavisinde kullanılır. Diğer endikasyonlar arasında balgamda, dışkıda ve kusmukta kan bulunması ve burun kanaması gibi hemorajik durumlar yer alır [ 18 ]. Bu türün esansiyel yağı, "Ai Hao" adı verilen popüler bir bitkisel ilaç olarak kullanılır ve ülser ve ishali iyileştirmek için reçete edilir [ 7 ].

        Geleneksel Çin Tıbbı (TCM) ayrıca "moxa"nın ( A. vulgaris'in kurutulmuş ve toz haline getirilmiş yaprakları ) doğrudan cilt üzerinde veya cilt yakınında yakılmasını veya ortaya çıkan dumanın solunmasını içeren "chi" enerjisinin geçişine izin veren termopunkturu önerir. 91 ]. Bu tedavinin endikasyonları tümörleri içerir, ancak etkinliği şu ana kadar doğrulanmamıştır [ 92 ]. 2009 yılında Referans [ 93] bu bitki türünün yanması sırasında oluşan bileşiklerin zararlılığını araştırdı. Yazarlar, katran, nikotin, karbon monoksit, polisiklik aromatik hidrokarbonlar, amonyak, hidrojen siyanür, poliaromatik aminler, uçucu organik bileşikler, yarı uçucu bileşikler, fenoller gibi sigaralarda yaygın olarak bulunan bileşiklerin varlığı için moxa tarafından yayılan dumanı test ettiler. ve tümü en yüksek kanser riskiyle ilişkili olan karboniller (ör. formaldehit ve aseton). Elde ettikleri sonuçlar, normal dumanın solunmasıyla elde edilenden bir kat daha yüksek konsantrasyonlarda bile, analitlerin yalnızca birkaçının izin verilen standartları aştığını gösterdi. Bunlar, 1-aminonaftalin, 2-aminonaftalin, 3-aminobifenil ve 4-aminobifenil gibi aromatik aminleri içerir. Öyleyse, yazarlar moxa yakmanın bir sağlık riski oluşturmaması gerektiği sonucuna vardılar. Limitlerin aşıldığına dair kanıtlar, yalnızca sonuçların uzun süreli kullanım için ekstrapolasyonundan sonra ortaya çıktı ve bu muhtemelen test edilen bileşiklerin gerçek konsantrasyonunu yansıtmadı [93 ]. TCM'de A. vulgaris en çok bitki özü emdirilmiş pamuk tomurcukları şeklinde veya kuru yapraklarla doldurulmuş ve cildi dağlamak için kullanılan sigaralar şeklinde termopunkturda kullanılır.

        Bu tür aynı zamanda esrarın ikamesi olarak kabul edilir. İçildiğinde, hafif sarhoş edici özellikler ve güçlü rahatlatıcı özellikler sergiler [ 18 ]. Geleneksel Hindu tıbbında (Unani), A. vulgaris'e dayalı birçok müstahzar kullanılır. Örneğin “Arq-e-Afsanteen” karaciğer iltihabı ve tıkanıklığı için önerilen bir müstahzardır. "Dava-ul-Luk" büyümüş karaciğer veya dalak ve nefrolitiyazisin tedavisinde kullanılır. "Qurs-e-Gul" ilacı, kronik ateşte bir karaciğer toniği olarak belirtilirken, dismenore sırasında bitkiden kaynatma alınır [ 94 ]. Ayrıca Ayurveda tıbbında 0.5-2 g'lık tek bir dozda sıvı ekstrakt veya kurutulmuş yeşillikler kullanılır [ 3 ].

        Bu tür, Güney Amerika'nın geleneksel tıbbında da iyi bilinir ve sıklıkla ateş, sıtma ve mide rahatsızlıklarına karşı kullanılır [ 95 , 96 , 97 ].

        Avrupa halk tıbbında, oral uygulamadan sonra A. vulgaris bitkisi mide suyunun salgılanmasını uyarır. Bu nedenle mide-bağırsak nezlesine, safra ve sindirim sıvılarının yetersiz üretimine, gaza ve iştahsızlığa karşı kullanılır. Bitki ayrıca mide-bağırsak sistemi ve safra yolları için gevşetici olarak ve koliği rahatlatmak için kullanılır [ 3 ], gözlemlenen müshil etkisi ise obezite tedavisinde kullanılır. Ayrıca romatizmal ve bacak ağrılarını hafifletmek için harici kullanım için infüzyon olarak ve ayrıca hemoroid için oturma banyoları hazırlamak için kullanılır. A. vulgaris'in diğer geleneksel uygulamaları, uykusuzluk gibi sinir sistemi bozukluklarının tedavisini içerir [ 31], epilepsi, depresyon ve aşırı strese maruz kalma [ 69 ]. Ayrıca, hipertansiyonu hafifletmek ve doğumu ya da düşükleri teşvik etmek için tavsiye edilir [ 98 ].

        Git: 10. Modern Fitoterapi Uygulamaları ve Resmi Avrupa Tıbbındaki Yeri

        Şu anda, A. vulgaris otu yaygın olarak bir ilaç olarak kullanılmamaktadır. Bununla birlikte, aroması ve acı tadı nedeniyle bitki, iştah kaybı, aklorhidri, gastrit ve şişkinlik tedavisinde sindirim sıvılarının salgılanmasını uyarmak için kullanılır [3 , 31 ] . A. vulgaris'in kökleri acı bileşenlerce zengin değildir ve bu nedenle mide salgısını indüklemezler.

        A. vulgaris'in esansiyel yağı, böcek kovucularda ve fumigantlarda kullanılır. Ek olarak, antibakteriyel ve antifungal özellikler sergiler [ 3 , 7 , 18 ].

        1988 yılında Alman Komisyonu tarafından A. vulgaris herba hammaddesinin bir monografisi hazırlandı. Bu belge, bitkinin yalnızca geleneksel, yukarıda belirtilen kullanımlarını listeledi ve A. vulgaris'e dayalı müstahzarların etkinliğinin doğrulanmadığını vurguladı. bu nedenle terapötik kullanımlar için tavsiye edilmezler [ 51 ].

        Avrupa Farmakopesi [ 52 ] ve Fransız Farmakopesi'nin [ 53 ] son ​​baskılarından birinde A. vulgaris , homeopatik bir ham madde olarak listelenmiştir. Uygulaması, düzensiz adet döngülerinin ve menopoz semptomlarının [ 7 ] ve uyurgezerlik, nöbetler, epilepsi ve anksiyete [ 99 ] gibi sinir bozukluklarının tedavisini içerir . Homeopatik ilaçlar, %65 etanolden yapılmış taze kök tentür kullanılarak hazırlanır. Tentür minimum %0.01 ( w / w ) hidroksisinnamik asit türevleri içermelidir ve klorojenik asit eşdeğerleri olarak ölçülmüştür [ 100 ].

        Allopatide pelin esas olarak infüzyon şeklinde kullanılır. Bunlar, bir çay kaşığı (yaklaşık 1,2 g) kuru otun üzerine kaynar su dökülerek ve karışımın üstü kapalı olarak yaklaşık 5 dakika demlenmesiyle hazırlanır. Allopatide kullanılan pelin ilacının başka bir formu, tüm Avrupa'da satılan tentürlerdir [ 3 ].

        A. vulgaris'in bilimsel çalışmalarda belgelenen uygulamaları ve bu türün modern fitoterapide önerilen farmakolojik aktivite profili aşağıdaki bölümlerde sunulmaktadır (Tablo 5). Tablo 5

        A. vulgaris bitkisinin ve kök ekstraktının farmakolojik özellikleri .
        antioksidan Farklı yöntemlerle kanıtlanmıştır: DPPH, lipid peroksidasyonu, protein glikasyonu, ksantin oksidazlar, ABTS, hidroksil süperoksit, nitrik oksit, ferrik indirgeme gücü aktivitesi ve tiyobarbitürik asit reaktif tür deneyleri ile lipid peroksidasyonunun inhibisyonu.
        Askorbik asit ve glutatyon seviyesini arttırmak.
        flavonoidler, flavonoller, fenolik asitler [ 8 , 59 , 101 , 102 , 103 ]
        hipolipemik Normalize serum lipid profili, paraoksonaz-1 aktivitesinde belirgin bir artış ve serum malondialdehit, nitrik oksit, tümör nekroz faktörü-α seviyesinde azalma ve hidroksimetilglutaril-CoA redüktaz aktivitesinde azalma.
        Toplam kolesterolü, trigliseritleri, LDL'yi, VLDL'yi düşürmek ve HDL'yi ve aterojenisite göstergesini artırmak ( A. vulgaris köklerinin sulu özü) *.
        [ 9 , 104 ]
        Hepatoprotektif Hepatik parankimdeki enflamasyonu, hücresel ödemi, apoptotik hücre sayısını ve hiperemiyi sınırlayan profilaktik koruyucu etki. [ 105 ]
        antispazmolitik H1 histamin reseptörlerine karşı düşmanlık. [ 10 , 11 ]
        bronkodilatör Anticholinergic and Ca2+ antagonist mechanisms. Histamine H1 antagonism in the ileum and trachea. yomogin (sesquiterpene lactone), alkaloids, coumarins, flavonoids, saponins, sterols, tannins, terpenoids [10,106]
        Analgesic Mild peripheral anti-nociceptive effect. probably induced by rutoside, hydroxybenzoic acid derivatives, and caffeic acid and its derivatives [11]
        MAO inhibition Inhibition of mouse brain monoamine oxidase (MAO) enzyme. flavonoids: jaceosidine, eupafolin, luteolin, quercetin, apigenine; coumarins: esculetin, esculetin-6-methylether, scopoletin [107]
        Antihypertensive Inhibiting the hypertensive effect of noradrenaline.
        Moxibustion showed lowering the blood pressure compared to antihypertensive drugs by stimulation of acupoint KI 1.
        na **
        Moxibustion—a traditional Chinese method that uses the heat generated by burning herbal preparations containing A. vulgaris to stimulate acupuncture points
        [12,108]
        Estrogenic Antagonism towards the estrogen receptor and activation of gene transcription. Induction of gene transcription by eriodictyol and apigenin.
        Anti-implantation activity and estrogenic activity on female Wistar rats.
        flavonoids [13,109]
        Cytotoxic Inhibition of tumour cell growth in cancer cell lines: MCF7, HeLa, A7R5, 293T, HL-60 and SW-480. phenolic compounds, flavonoids, essential oil [14,110,111]
        Antifungal and antibacterial Inhibitory effect of the oil fraction on the development of Candida albicans.
        Inhibitory effect of the oil fraction on the development of Escherichia coli, Salmonella enteritidis, Pseudomonas aeruginosa, Klebsiella pneumoniae, Staphylococcus aureus, Streptococcus mutans, Candida albicans, and Aspergillus niger.
        probably associated with the presence of essential oils, 1,8-cineole, α-thujone and camphene [15,16,67,102,112,113,114]
        Anti-inflammatory Normalization of serum lipid profile, increase in paraoxonase-1 activity and decrease in serum malondialdehyde, nitric oxide and tumor necrosis factor-α level. Proved by lipoxygenase (LOX) inhibitory activity assay and “Cotton Pellet Granuloma Method”. na [103,104,115]
        Antialergenic Decrease in skin sensitivity and eye sensitivity. na [116]
        Antimalarial Activity angainst Plasmodium yoelii and P. berghei. na [117,118]
        Anthelmintic Trichinella spiralis'e karşı aktivite . na [ 119 ]
        Ayrı bir pencerede aç
        * Listelenen etkinliklerin tümü , hipolipemik etkiler dışında, A. vulgaris bitki özleri için kanıtlanmıştır ; ** na—veri yok.

        Git: 11. Bilimsel Araştırmalarla Onaylanan Ekstraktların Biyolojik Aktiviteleri

        11.1. Antioksidan Etki

        2008 yılında Kahire'den (Mısır) bilim adamları A. vulgaris'in antioksidan aktivitesini ilk kez değerlendirdiler . Bitkinin sulu özünün, IC50 = 11.4 μg/mL'de 2,2-difenil-1-pikrilhidrazil (DPPH) radikallerini ve IC50'de nitrik oksit (NO) radikallerini yakalayabildiğini bulmuşlardır.= deneyin ilk bölümünde 125 mg/mL. Ayrıca toplam fenolleri, flavonoidleri ve flavonolleri sırasıyla 19 ± 0.16 mg/g gallik asit eşdeğeri ve 7.96 ± 0.76 ve 3.4 ± 0.0 mg/g rutosid eşdeğeri olarak tahmin ettiler. Deneyin ikinci bölümünde, ekstrakt ile 100 mg/kg vücut ağırlığı dozunda uygulanan sıçanların kanında askorbik asit ve glutatyon seviyelerinde önemli bir artış ve süperoksit dismutaz aktivitesinde bir artış gözlemlediler. (Siyah Beyaz). Çalışmanın sonuçları, A. vulgaris'in antioksidan aktivite sergilediğini ve bu nedenle oksidatif stresle ilişkili hastalıkları tedavi etmeye yardımcı olabileceğini gösterdi [ 8 ].

        Bazı yeni araştırmalar tüm bitkinin [ 101 ], toprak üstü kısımlarının [ 102 ] ve yaprak özlerinin [ 59 ] ve uçucu yağının [ 120 ] antioksidan aktivitesini belgelemiştir .

        Yukarıdaki çalışmalarda çeşitli modern teknikler uygulanmıştır. Oyedemi ve Coopoosamy , lipit peroksidasyonu, protein glikasyonu, ksantin oksidaz ve sTable DPPH radikal yakalama deneylerine dayalı olarak Güney Afrika'dan elde edilen A. vulgaris ekstraktlarının güçlü antioksidan potansiyelini kanıtladı [ 101 ]. Ben Nasr ve ark. Tunus A. vulgaris'in sulu özlerinin antioksidan potansiyelini aşağıdaki in vitro teknikleri kullanarak araştırdı: ABTS (2,2'-azino-bis(3-etilbenzotiazolin-6-sülfonik asit tahlili), DPPH, hidroksil, süperoksit ve NO süpürme deneyleri, ferrik indirgeme gücü aktivite deneyi (toplam antioksidan kapasiteyi belirlemek için) ve tiyobarbitürik asit reaktif türler deneyi (lipit peroksidasyonunun inhibisyonunu belirlemek için) [103 ]. 11.2. Hipolipemik Etki

        A. vulgaris'in kökünden elde edilen bir ekstrakt, bir Hindu ekibi tarafından test edildi. 30 günlük bir süre boyunca yüksek yağlı bir diyetin uygulanmasının hiperlipidemiye neden olduğu fareleri analiz ettiler. Takip eden ayda, kemirgenler standart bir diyet aldı. Ekip, A. vulgaris'inkök ekstresi, önemli bir lipid profili normalleştirici aktivite gösterdi. Toplam kolesterol (TC) 180 mg/dL'ye, trigliseritler (TG) 147,2 mg/dL'ye, düşük yoğunluklu lipoprotein (LDL) kolesterol 126,3 mg/dL'ye ve çok düşük yoğunluklu lipoprotein (VLDL) kolesterol 28,2 mg'a düşürüldü. /dL, yüksek yoğunluklu lipoprotein (HDL) kolesterol ve aterojenite göstergesi (AI) seviyesi kontrol grubuna göre sırasıyla 68 ve 2,63 mg/dL'ye yükselirken (TC = 282,23 mg/dL, TG = 243,2 mg/ dL, LDL kolesterol = 209,16 mg/dL, VLDL kolesterol = 47,56 mg/dL, HDL kolesterol = 34,17 mg/dL ve AI = 8,2 mg/dL) [9 ] .

        A. vulgaris ekstraktının hipolipidemik ve antiinflamatuar etkileri, Çinli bir ekip tarafından hiperkolesterolemik sıçanlarda incelenmiştir. Sıçanları 8 hafta boyunca olein yağında %3 kolesterol içeren yüksek yağlı bir diyetle besleyerek hiperkolesterolemi oluşturdular. Bu, trigliseritler, TC, LDL kolesterol, malondialdehit, NO ve tümör nekroz faktörü-α serum seviyelerinde önemli bir artışa ve karaciğerde hidroksimetilglutaril-CoA redüktaz aktivitesi olan HDL kolesterol serum seviyesinde önemli bir azalmaya yol açtı. ve normal kontrol grubuyla karşılaştırıldığında paraoksonaz-1'in aktivitesi. Sıçanların A. vulgaris ile tedavisi4 hafta boyunca günde 100 mg/kg'lık bir dozda ekstrakt serum lipid profilini normalleştirdi, paraoksonaz-1 aktivitesini önemli ölçüde artırdı ve malondialdehit, NO ve tümör nekroz faktörü-α'nın serum düzeylerini yüksek- yağlı diyetle tedavi edilen hayvanlar. Ayrıca ekstrakt, hem yüksek yağlı diyetle tedavi edilen hayvanlara hem de kontrol hayvanlarına kıyasla hidroksimetilglutaril-CoA redüktaz aktivitesinde bir azalmaya neden oldu [ 104 ]. 11.3. Hepatoprotektif Etki

        2005 yılında Karaçi'deki Pakistan üniversitelerinden iki ekip, fareler üzerinde yapılan in vivo çalışmalarda A. vulgaris bitki özlerinin hepatoprotektif özelliklerini araştırdı. Test kemirgenlerini beş gruba ayırdılar ve bir deney yaptılar. Birinci ve ikinci gruplara salin solüsyonu uygulandı; iki saat sonra, ikinci grup ek olarak 700 mg/kg d -galaktozamin ve 1 ug/kg lipopolisakkarit aldı; bu, karaciğer fonksiyon göstergelerinin (alanin aminotransferaz (ALAT) ve aspartat aminotransferaz (ASPAT) yükselmiş seviyeleri tarafından doğrulandığı üzere karaciğer iltihabına neden oldu). Üçüncü, dördüncü ve beşinci gruplara , A. vulgaris'in toprak üstü kısımlarından hazırlanan farklı profilaktik dozlarda (150 ila 600 mg/kg BW) ham hidrometanol özü verildi.ve bir saat sonra d -galaktozamin ve lipopolisakarit aldı. Her üç grupta da plazmadaki ASPAT ve ALAT aktivitelerinde önemli bir azalma kaydedildi. Bu gruplarda gözlemlenen sonuçlar, ikinci gruba göre hücresel ödem ve apoptotik hücre sayısında azalma ve hepatik parankimde hiperemi olmadığını gösteren karaciğerin histopatolojik incelemesiyle doğrulandı [105 ] . 11.4. Antispazmodik Etki

        Cardiff'te (İngiltere) bir grup araştırmacı , A. vulgaris bitkisinden hazırlanan özleri test etti.Gine domuzlarının gastrointestinal sistemindeki ve solunum yollarındaki düz kaslardaki biyojenik amin reseptörlerine yönelik aktiviteleri için. Kloroform ve metanol özlerinin antagonistik etkileri, 5-hidroksitriptamin, metakolin, histamin ve feniletilamin etkisi altında trakea ve ince bağırsak kasılmaları için konsantrasyon-tepki eğrileri kullanılarak belirlendi. Ekip, her iki ekstraktın da H1 reseptörleri üzerinde antagonistik bir etkiye sahip olduğunu ve düz kasların gevşemesine neden olduğunu buldu. Kloroform fraksiyonundan iki ana bileşik izole edildi - yomogin ve 1,2,3,4-diepoksi-11(13)-eudesmen-12,8-olide - bunlardan ilki ileumdaki H1 reseptörüne karşı önemli bir antagonizma gösterdi. 10 ].

        São Paulo'daki (Brezilya) araştırmacılar , A. vulgaris bitki özlerinin antinosiseptif aktivitesini incelediler ve antispazmodik etkilerini gözlemlediler. 500 veya 1000 mg/kg hidroetanolik ekstrakt ile tedavi edilen farelerde, sırasıyla asetik asit çözeltisinin abdominal kasılmaları %48 veya %59 oranında engellediğini gösterdiler [11 ] . 11.5. Bronkodilatör Etki

        Khan ve Gilani , tavşan jejunum ve kobay trakeasının izole edilmiş doku preparasyonlarında A. vulgaris'in ham ekstraktının antispazmodik, bronkodilatör, trakeorelaksan ve antidiyareik aktivitelerini test ettiler ve ayrıca in vivo hint yağı kaynaklı bronkodilatasyonu analiz ettiler. A. vulgaris ekstraktının , solunum yolu bozukluklarının tedavisi için farmakolojik olarak ümit verici görünen antikolinerjik ve Ca2 + antagonist mekanizmalarının bir kombinasyonunu sergilediğini bulmuşlardır . Yazarlar, alkaloidler, kumarinler, flavonoidler, saponinler, steroller, tanenler ve terpenlerin , A. vulgaris ekstraktının [ 106 ] konsantrasyona bağlı (0.03-10 mg/mL) bronkolitik etkisinden sorumlu bileşikler olduğunu varsaydılar .

        Natividad ve ark. Filipinler A. vulgaris tıbbi bitkisinin, solunum yollarının düz kaslarında ve gastrointestinal sistemdeki seçilmiş biyojenik amin reseptörlerinde antagonistik aktivite sergilediğini kanıtladı. Bitkinin kloroform ve metanol ekstraktları ileum ve trakeada histamin H1 antagonizması göstermiştir. Araştırmacılar, yomogin'in (seskiterpenoid lakton) bu aktivitelerden sorumlu bileşik olduğunu belirtmişlerdir [ 10 ]. 11.6. Analjezik Etki

        São Paulo'dan (Brezilya) bir ekip ayrıca bir fare modeli kullanarak A. vulgaris'in toprak üstü kısımlarından hazırlanan bir hidroalkolik özütün antinosiseptif özelliklerini araştırdı. Araştırmacılar tarafından iki test yapıldı: merkezi analjezik etkiyi ölçmek için bir sıcak plaka testi ve periferik analjezik etkiyi ölçmek için bir kıvranma testi. Hot plate testinde kontrol grubuna sadece su verilirken test grubuna 500 veya 1000 mg/kg A. vulgaris ekstresi verildi. 20 mg/kg BW morfin verilen fareler, pozitif kontrol olarak kabul edildi. Tepki süresi (tepki gecikmesi), kemirgenler 55°C'ye ısıtılmış bir plaka üzerine yerleştirildikten sonra belirlendi. Farelerin tepki vermesi için geçen sürenin , A. vulgaris'in uygulanmasından sonra azalmadığı bulundu.çıkarmak. Kıvranma testinde fareler gruplara ayrıldı ve 100, 250, 500 ve 1000 mg/kg vücut ağırlığı dozlarında su, 20 g/kg canlı ağırlık morfin ve A. vulgaris'in hidroalkolik özü verildi . 30 dakika sonra, kemirgenlere %0.8'lik bir asetik asit çözeltisi uygulandı ve sonraki 10 dakika için kıvranma olayları belirlendi. 100 ve 250 mg/kg BW dozlarında uygulanan ekstre ile atak sayısında azalma gözlenmedi; ancak ekstraktın daha yüksek dozlarında (yani, 500 ve 1000 mg/kg BW) bir düşüş gözlendi. Sonuçlar, A. vulgaris bitkisinin test edilen ekstraktlarının orta derecede periferal antinosiseptif etkiye sahip olduğunu ancak merkezi bir etkiye sahip olmadığını kanıtladı [ 11 ]. 11.7. MAO İnhibitör Etkisi

        Lee ve ark. (Güney Kore) bütün A. vulgaris bitkilerinin %80 sulu etanol özlerinden izole edilmiş flavonoidler (jaceosidin, eupafolin, luteolin, quercetin, apigenin) ve kumarinler (eskületin, eskületin-6-metileter, skopoletin) ve bu bileşiklerin iyi olduğunu belirtti . fare beyni monoamin oksidaz (MAO) enziminin inhibitörleri. Bileşikler, sırasıyla 19.0, 25.0, 18.5, 12.5, 1.0, 31.1, 32.2 ve 45.0 umol IC50 değerlerinde MAO inhibe edici etkiler gösterdi [ 107 ] . 11.8. Antihipertansif Etki

        A. vulgaris'in toprak üstü kısımlarının sulu ve kloroform özleri, bitkinin hemodinamik potansiyelini belirlemek için Filipinler'den iki ekip tarafından test edildi. Sıçanların izole perfüze mezenterine %10'luk bir sulu ekstrakt çözeltisinin uygulanmasının, noradrenalinin neden olduğu hipertansif etkiyi etkili bir şekilde tersine çevirdiğini bulmuşlardır; bununla birlikte, temel kan basıncı değerleri ve kalp hızı değişmeden kaldı [ 12 ].

        Çinli ekip, veritabanlarında (CENTRAL, Pubmed, CBM, CNKI, VIP ve çevrimiçi klinik araştırma kayıt web siteleri) 1980'den 2013'e kadar yayınlanan makalelerin incelemesine dayalı olarak randomize kontrollü çalışmaların sistematik bir incelemesini gerçekleştirdi. Randomize kontrollü deneylerde, yakı ( A. vulgaris içeren bitkisel müstahzarların yakılmasıyla üretilen ısıyı kullanan geleneksel bir Çin yöntemi) gösterdiler.akupunktur noktalarını uyarmak için), akupunktur noktası KI 1'in uyarılmasıyla antihipertansif ilaçlara kıyasla kan basıncını düşürdüğünü gösterdi. Meta-analiz, yakı artı antihipertansif ilaçların (örneğin: Metoprolol, Nifedipin, Enalapril) sistolik kan basıncı (KİS (ağırlıklı KİS (ağırlıklı kitle imha silahı) (WMD) ortalama fark): -4,91 [-7,54, -2,28]) ancak diyastolik kan basıncı üzerinde üstün bir etkisi yok (KİS: -6,38 [-17,17, 4,41]) [ 108 ]. 11.9. östrojenik etki

        A. vulgaris'in toprak üstü kısımlarında bulunan flavonoidler, östrojenik aktivite açısından ABD ve Güney Kore'den üç bilimsel kuruluş tarafından ortaklaşa değerlendirildi. Deneyde, insan estrojen reseptörünün cDNA'sına sahip bir ekspresyon plazmidi ve a-galaktosidaz genine sahip bir raportör plazmidi içeren Saccharomyces cerevisiae mantarları kullanıldı. Polar ekstrede (etil asetat ile ekstraksiyon) 17-β-estradiole göre %5 olan östrojenik etki gözlenirken, daha az polar etanolik ekstrakt hiçbir aktivite göstermedi. Bitkinin bireysel flavonoidleri test edildikten sonra, raportör genin transkripsiyonunun eriodictyol ve apigenin tarafından önemli ölçüde indüklendiği gözlemlendi. Aktivitenin konsantrasyona bağlı olduğu da bulundu [ 12].

        Shaik ve ark. (Hindistan), dişi Wistar fareleri üzerinde A. vulgaris'ten elde edilen yaprak özlerinin güçlü anti-implantasyon ve östrojenik aktivitelerini doğrulamıştır [ 109 ]. 11.10. Sitotoksik Etki

        A. vulgaris'in toprak üstü kısımlarından hazırlanan metanolik ekstrakt, insan kanser hücre dizileri (MCF7—östrojene bağlı meme adenokarsinoma hücre dizisi, A549—küçük hücreli dışı akciğer kanseri hücre dizisi, HeLa) üzerindeki sitotoksik etkilerini analiz etmek için Türk ekipler tarafından test edildi. —serviks kanseri hücre dizisi) ve normal hücre dizileri (A7R5—vasküler düz kas hücre dizisi, 293T—SV40 büyük T antijeni ile transforme edilmiş insan embriyonik böbrek hücre dizisi). Sitotoksik aktivite, gerçek zamanlı elektriksel empedans ölçümleriyle değerlendirildi. MCF7 (IC 50 = 190 ng/mL), HeLa (IC 50 = 284 ng/mL), A7R5 (IC 50 = 382 ng/mL) ve 293T'ye (IC 50) karşı istatistiksel olarak anlamlı bir inhibitör etki gözlendi= 317 ng/mL), oysa A549 ( IC50 = 778 ng/mL) hücreleri üzerinde zayıf bir etki bulunmuştur [ 14 ]. Salih ve ark. Suudi Arabistan'dan A. vulgaris'in tomurcuklarından ve yapraklarından çıkarılan uçucu yağın toksisitesini değerlendirdi.bitki ve kanser hücreleri üzerindeki büyümeyi inhibe edici etkilerini karakterize etti. Sonuçlar, HL-60 lösemik hücre hattında esansiyel yağ kaynaklı apoptoza, Bcl-2/Bax/Bid-bağımlı tarafından başlatılan kaspaz-3, -9 ve -8'i içeren kaspaz bağımlı yolakların aracılık ettiğini gösterdi. mitokondriyal membran potansiyelinin kaybı, kaspaz kaskadını aktive etmek için sitokrom c'nin sitoplazmaya salınmasına yol açar. Sonuçlar, çalışılan esansiyel yağların, farklı kanser hücre hatlarında apoptozu indüklemede kanserli olmayan hücrelere göre daha etkili olduğunu gösterdi. Yazarlar, bu gözlemlere dayanarak, A. vulgaris'in yeni antikanser ajanlar için umut vaat eden bir kaynak olabileceğini öne sürdüler [ 111 ].

        2020'deki son çalışma, Sırp bir ekip tarafından A. vulgaris bitkisinin metanolik özleri üzerinde gerçekleştirildi. Araştırmacılar, ekstrelerin genotoksik ve sitotoksik aktivitelerini hem ayrı ayrı hem de bilinen bir mutajenle (mitomisin C) birlikte tedavi ederek kanıtladılar. İnsan periferik kan lenfositlerinde mikronükleus frekansını ölçmek için sitokinez-blok mikronükleus testini ve kontrol olarak kullanılan SW-480 insan kolon kanseri hücrelerinde ve insan periodontal bağ kök hücrelerinde proliferasyon testi olarak MTT testini kullandılar. Sitokinez bloğu mikronükleus testinin sonuçları, her iki özütün de A. vulgaris ile tedavi edilen periferik kan lenfositlerindeki mikronükleus frekansını önemli ölçüde artırdığını gösterdi.en düşük konsantrasyon (10 μg/mL) dışında test edilen tüm konsantrasyonlarda (10, 50, 100 ve 250 μg/mL) ekstrakte edin. Ekstraktlar, yalnızca uzun süreli maruziyetten sonra mitomisin C ile birlikte tedavide sitotoksik aktiviteyi indükledi ve insan periodontal bağ kök hücrelerinin yaşayabilirliğini önemli ölçüde etkilemedi. Araştırmacılar, bu aktivitelerin bitkide bulunan flavonoidler ve diğer fenolik bileşikler tarafından indüklendiğini belirtmişlerdir [ 110 ]. 11.11. Antifungal ve Antibakteriyel Aktiviteler

        Romanya'dan araştırmacılar, A. vulgaris bitkisinden elde edilen esansiyel yağın ticari bir müstahzarının Candida albicans'a karşı antifungal etkinliğini araştırdılar . İn vitro deneyde disk difüzyon yöntemi kullanıldı. Gözlenen inhibisyon bölgesi 12.5 mm olarak ölçüldü. Nistatin ile gerçekleştirilen pozitif kontrolün alanı 15,0 mm olarak ölçülürken, boş bir kağıt diskle gerçekleştirilen negatif kontrolün alanı 6,0 mm olarak ölçüldü. Böylece sonuçlar, bitkinin uçucu yağının C. albicans'a karşı antifungal aktivitesini doğrulamıştır [ 15 ].

        2006 yılında Blagojević ve ark. Sırbistan ve Karadağ'dan da A. vulgaris esansiyel yağının çeşitli mikroorganizmalar üzerindeki etkileri incelenmiştir . Yağ, tesisin havai ve yeraltı kısımlarından buhar damıtma ile izole edildi. 10 ve 30 kat dilüsyonlardan sonra, kağıt filtreler üzerinde patojen gelişiminin engellendiği bölge incelenmiştir. Havadan çıkarılan yağ, çeşitli bakterilere ( Escherichia coli , Salmonella enteritidis , Pseudomonas aeruginosa , Klebsiella pneumoniae ve Staphylococcus aureus ) ve mantarlara ( C. albicans ve Aspergillus niger ) karşı inhibitör aktivite sergiledi.), yüksek 1,8-sineol ve β-thujone seviyelerine atfedildi. Öte yandan, bitkinin yeraltı kısımlarından çıkarılan yağ, düşük 1,8-sineol seviyesi ve köklerde β-tujon eksikliği nedeniyle, listelenen patojenlere karşı sadece düşük bir aktivite sergiledi [16 ] .

        Başka bir deneyde, A. vulgaris'in sulu yaprak ekstraktının, Streptococcus mutans'ın C ve D serotiplerine karşı antibakteriyel aktivite gösterdiği bulunmuştur [ 3 ].

        Son zamanlarda yapılan bazı araştırmalar, A. vulgaris'in uçucu yağının [ 67 , 112 ] yanı sıra tüm bitki ve yaprak özlerinin [ 102 , 113 , 121 ] antimikrobiyal aktivitesini de belgelemiştir . 11.12. Anti-inflamatuar Aktivite

        Pakistan'dan El-Tantawy, A. vulgaris ekstraktının anti-enflamatuar ve hipolipidemik etkilerini hiperkolesterolemik sıçanlarda test etti. Sıçanlarda 8 hafta boyunca olein yağında %3 kolesterol içeren yüksek yağlı bir diyetle beslenerek hiperkolesterolemi oluşturuldu. Bu sıçanların 4 hafta boyunca günde 100 mg/kg dozda A. vulgaris özütü ile tedavisi, serum lipid profilini normalleştirdi, paraoksonaz-1 aktivitesini önemli ölçüde artırdı ve malondialdehit, NO ve tümör nekroz faktörünün serum seviyelerini düşürdü . -α, yalnızca yüksek yağlı diyet alan hayvanlarla karşılaştırıldığında. Ayrıca ekstrakt, hem yüksek yağlı diyetle tedavi edilen hayvanlara hem de kontrol hayvanlarına kıyasla hidroksimetilglutaril-CoA redüktaz aktivitesinde önemli bir azalmaya neden oldu [ 104].

        Afsar ve ark. Hindistan'dan A. vulgaris yapraklarının bir metanolik ekstraktının anti-enflamatuar aktivitesini pamuk pelet granülom yöntemi kullanarak inceledi. A. vulgaris ekstresi, kasık bölgelerine cerrahi olarak pamuk topaklarının yerleştirilmesinden sonra sırasıyla 200 ve 400 mg/kg BW dozlarında sıçanlara (150-250 g BW) uygulandı. Çalışma, "pamuk pelet granülom yöntemi" yönergeleri izlenerek gerçekleştirildi. Ekstrakt, hem 200 hem de 400 mg/kg'da anti-inflamatuar aktivite gösterirken, sonuçlar kontrolle karşılaştırıldığında 400 mg/kg'da daha anlamlıydı [ 115 ].

        Tunus A. vulgaris bitkilerinin özleri üzerinde gerçekleştirilen en son çalışma, lipoksijenaz inhibisyon analizine dayalı olarak orta dereceli anti-enflamatuar aktivitelerini kanıtladı [ 103 ]. 11.13. Antialerjik Etki

        Olsen ve ark. Danimarka'dan iki yıldan uzun süredir mevsimsel rinokonjonktivit ve sadece iki klinik olarak önemli alerjisi olan 25 hasta üzerinde A. vulgaris özleri ile immünoterapinin özgüllüğünü ve etkinliğini inceledi - ya A. vulgaris ve Betula verrucosa ya da A. vulgaris ve Phleum pratense . Yirmi hasta iki yıllık spesifik immünoterapiyi tamamladı. Dokuz hasta A. vulgaris özleri ile ve 11 hasta B. verrucosa veya P. pratense özleri ile tedavi edildi . A. vulgaris ile tedaviyi cilt ve göz hassasiyetinde önemli bir azalma izledi.A. vulgaris , ancak B. verrucosa veya P. pratense için değil. İlaç tüketiminde veya semptom skorlarında anlamlı bir azalma gözlenmedi. B. verrucosa veya P. pratense ile tedavi edilen hastalar, A. vulgaris'e değil, bu organizmalara karşı cilt ve göz hassasiyetinde önemli bir azalma yaşadılar ve ilaç tüketiminde ve B. verrucosa veya P. pratense sezonunda ancak A. vulgaris sezonunda değil . Tedavi hem etkili hem de spesifikti, açıklanamayan bir istisna dışında her iki hasta grubu da ( A. vulgaris ve B. verrucosa)veya P. pratense ) A. vulgaris'e karşı cilt hassasiyetinde azalma yaşadı [ 116 ]. 11.14. Sıtmaya Karşı Etkinlik

        Kodippili ve ark. Sri Lanka'dan A. vulgaris ekstraktının antimalarial (hem antiparazitik hem de anti-hastalık) aktivitesini araştırdı . Plasmodium yoelii'de ekstraktın antiparazitik aktivitesini in vivo olarak üç dozda (250, 500 ve 1000 mg/kg) değerlendirdiler.Negatif kontrol olarak damıtılmış su ve pozitif kontrol olarak Coartem kullanan kemirgen sıtma modeli. 4 günlük baskılayıcı tahlilde, ekstraktın 500 ve 1000 mg/kg'da oral uygulaması, parazitemiyi sırasıyla %65.16 ve %51.46 oranında önemli ölçüde önledi. Ekstrenin antinosiseptif aktivitesi, ağrının giderilmesinde merkezi, supraspinal aracılı bir tepkiyi gösteren sıcak plaka testi kullanılarak analiz edildi. Ekstraktın anti-hastalık aktivitesi, 500 mg/kg dozla tedavi edilen enfekte olmuş farelerin sağkalımının artmasıyla daha da desteklendi. A. vulgarisekstrakt, 14 günlük bir süre boyunca (subkronik toksisite testi) fareler tarafından iyi tolere edildi ve hiçbir açık toksisite veya stres belirtisi görülmedi. Hepatotoksisite (serum glutamik-oksaloasetik transaminaz ve serum glutamik-pirüvik transaminaz seviyeleri açısından değerlendirildi), renotoksisite (serum üre ve kreatinin açısından) ve hematotoksisite (toplam RBC, WBC ve diferansiyel lökosit sayıları açısından) da dışlandı. Yazarlar bu bulgulara dayanarak, A. vulgaris yaprak ekstraktının oral olarak aktif ve toksik olmadığı ve A. vulgaris'in ucuz bir sıtma önleyici bitki kaynağı olma potansiyeline sahip bir yabani ot olduğu sonucuna varmışlardır [ 117 ].

        Aynı merkezden Sri Lanka'dan başka bir ekip, A. vulgaris'in etanolik yaprak ekstraktını , falciparum sıtmasına benzer patogenezi ortaya çıkaran Plasmodium berghei ANKA murin sıtma modelinde antiparazitik aktivite açısından inceledi. 500, 750 ve 1000 mg/kg dozlarındaki ekstrakt, 4 günlük baskılayıcı tahlilde sırasıyla %79.3, %79.6 ve %87.3 oranında parazitemiyi önemli ölçüde önledi. Ekstrenin yüksek dozda kronik olarak uygulanması, toksisite ve stresin yanı sıra hepatotoksisite, renotoksisite ve hematotoksisitenin açık belirtilerini ortadan kaldırdı. Bu nedenle yazarlar, A. vulgaris'in ham ekstraktının oral olarak uygulanmasının toksik olmadığını ve antimalarial (antiparazitik) etkilere neden olduğunu iddia ettiler [ 118 ]. 11.15. Anthelmintik Etkinlik

        Caner ve ark. Türkiye'den A. vulgaris ve A. absinthium ekstraktlarının sıçanlarda trichinelloza ( Trichinella spiralis ) karşı antelmintik etkilere neden olduğunu kanıtladı. Trikinoskopi ve suni sindirim sonuçları, hastalığın enteral (yetişkin) fazında, A. vulgaris ve A. absinthium'un toprak üstü kısımlarından hazırlanan 300 mg/kg metanol ekstraktlarının olduğunu göstermiştir.sıçanların larva oranını sırasıyla dilde %75,6 ve %63,5, diyaframda %53,4 ve %37,7, kuadrisepste %67,8 ve %46,2 ve biceps-triceps kaslarında %66,7 ve %60,5 azaltmıştır. Ayrıca, parenteral (kapsüllü larva) faz sırasında, her iki bitki ekstraktının 600 mg/kg dozu, larva oranını dilde %66.4 ve %59.9, diyaframda %57.4 ve %50.0, diyaframda %47.6 ve %43.7 oranında azaltmıştır. sıçanların kuadriseps kaslarında sırasıyla %60.2 ve %46.4 biseps-triceps kaslarında. Ek olarak, antikor analizi, A. vulgaris özütünün, antikor yanıtını önemli ölçüde azaltabildiğini göstermiştir [ 119 ]. 11.16. Böcek öldürücü aktivite

        A. vulgaris'in böcek öldürücü aktivitesi, Hindistan'daki Tiruchirappalli'den bir Hindu ekibi tarafından incelenmiştir. Aedes aegypti'nin (Mısır sivrisineği, dang virüsü vektörü) larvalarını A. vulgaris bitkisinden çıkarılan uçucu yağın çeşitli konsantrasyonlarına maruz bıraktılar . 10 ppm'lik düşük bir konsantrasyonda bile insektisidal aktivite 24 saat sonra gözlemlenirken, en iyi sonuçlar yağ çözeltisine 8 saat maruz kaldıktan sonra larva ölüm oranının %100 olduğu 500 ppm'lik bir konsantrasyonda görüldü. Böylece çalışma, A. vulgaris'in esansiyel yağının potansiyel bir insektisit işlevi görebileceğini gösterdi [ 17 ].

        Yapraklardan elde edilen uçucu yağın ve yaprak ekstraktları ile hazırlanan nanopartiküllerin aktivitesi Lavor ve ark. Brezilya ve Balasubramani ve ark. Hindistan'dan [ 122 , 123 ].

        Ayrıca, diğer ekipler, farklı ham maddelerin başka bir böcek türü olan Culex quinquefasciatus [ 124 ] ve bazı depolanmış ürün böcekler [ 125 ] üzerindeki etkisini belgelemiştir (Tablo 6). Tablo 6

        A. vulgaris'ten farklı ham maddelerin böcek öldürücü etkinliği — örnekler.
        Aedes aegypti (Mısır sivrisineği) denge ateşi
        virüsü vektörü
        yapraklardan uçucu yağ [ 122 , 123 ]
        bitkiden elde edilen uçucu yağ [ 17 ]
        yaprak özü ile nanopartiküller [ 123 ]
        Culex quinquefasciatus Say. (Culex fatigans) (arbo virüsü) kuş sıtma vektörü, wuchereria bancrofti vektörü özler bırakır [ 124 ]
        kök özleri
        kök özleri
        Tribolium castaneum (Herbst) depolanmış ürün böcek zararlıları yapraklardan uçucu yağ [ 126 ]
        hava parçalarından uçucu yağ [ 125 ]
        Callosobruchus maculatus (F.) depolanmış ürün böcekleri hava parçalarından uçucu yağ [ 125 ]
        Rhyzopertha Dominika depolanmış ürün böcekleri hava parçalarından uçucu yağ [ 125 ]
        Ayrı bir pencerede aç
        Git: 12. Kozmetolojide Uygulamalar

        Avrupa kozmetik hammaddeleri veritabanı olan CosIng (Cosmetic Ingredients veritabanı) faaliyet profiline dayanarak, A. vulgaris'in cilt bakım maddeleri, nemlendiriciler, cilt koruyucular ve kokular dahil olmak üzere sekiz biçimde kullanılmasını önerir . Kozmetikte kullanılan orijinal formları bakteri ( Bacillus sp., Lactobacillus sp.) veya mantar ( Saccharomyces sp.) (Tablo 7). Tablo 7

        A. vulgaris'in CosIng veritabanı tarafından önerildiği gibi kozmetolojideki uygulamaları .
        Artemisia vulgaris özü cilt bakımı
        Artemisia vulgaris bitki özü parfümleme
        Artemisia vulgaris yağı parfüm, cilt bakım
        Bacillus/ Artemisia vulgaris ekstresi/ferment filtratı cilt bakımı
        hidrolize Artemisia vulgaris yaprağı nemlendirici, cilt bakımı
        Lactobacillus/Chrysanthemum zawadskii çiçeği/ Gleditsia japonica meyvesi/ Mazı orientalis yaprağı/ Morus alba kabuğu/ Panax ginseng kökü/ Artemisia vulgaris özü ferment filtratı cilt bakımı
        Bacillus/Cinnamomum cassia kabuğu/ Momordica charantia/Opuntia humifusa meyvesi/ Aloevera/Artemisia vulgaris/Camellia sinensis/Nelum bonucifera yaprağı/ Pueraria thunbergiana kök fermenti süzüntü antioksidan, cilt koruyucu
        Saccharomyces / Aloe barbadensis yaprağı/ Artemisia vulgaris yaprağı/ Prunus mume meyve fermenti filtratı cilt bakımı
        Ayrı bir pencerede aç
        Fermentasyon sırasında Bacillus sp. peptitler, viskoz bileşikler (polisakkarit yapılı), antioksidanlar ve fibrin gibi değerli fizyolojik olarak aktif maddeler üretir.

        A. vulgaris ve Bacillus sp.'nin bir kombinasyonu . matriks metaloproteinaz-1 ve -9 enzimlerinin (kollajenden ayrıştırılmış) üretimini inhibe ederek ve hücre yenilenmesini ve kolajen sentezini artırarak fermantasyonun etkilerini artırdığı ve yaşlanma karşıtı ve kırışık önleyici etkileri artırdığı gösterilmiştir [127 ] .

        Kozmetik üretiminde alerjik reaksiyona neden olan polen içermeyen hammaddeler olan bitki ve uçucu yağ özleri kullanılmaktadır.

        A. vulgaris özleri içeren kozmetik ürünler Avrupa, Asya ve Amerika pazarlarında mevcuttur. Tür, Hanyul , Missha , Isntree , I'm From , Round lab , VelyVely , Dr. Jart+ ve Tonymoly gibi Güney Koreli şirketler için özellikle ilgi çekicidir . Cilt bakımına yönelik A. vulgaris bitkisinin özlerini kullanarak kozmetik (esas olarak krem ​​şeklinde) üretirler . Rusya'da PervoeReshenie , Etude House , Natura Siberica ve Fitocosmetic kullanımıA. vulgaris , örneğin diş macunları, balsamlar ve kremlerin üretiminde. Bitki özleri, Soleil Toujours , AoSkincare ve TruBaby gibi Amerikan kozmetik şirketleri tarafından satılan ürünlerde de bulunur .

        Git: 13. Gıda Endüstrisindeki Uygulamalar

        A. vulgaris'in toprak üstü kısımlarından elde edilen uçucu yağ, antiseptik, antioksidan ve antimikrobiyal aktiviteler sergilediği için gıda endüstrisinde faydalıdır. Ek olarak, yağın larva öldürücü, nematisidal ve böcek öldürücü etkileri vardır [ 46 ].

        A. vulgaris türü, bitkinin aroması ve acı tadı ve köklerinin tatlı ve baharatlı tadı nedeniyle baharat olarak oldukça değerlidir. Çiçeklenmeden hemen önce toplanan yapraklar ve tomurcuklar, Asya'da pirinç yemeklerine ve çaya çeşni vermek için acı bir katkı maddesi olarak kullanılır [ 14 , 18 ]. Bu tür ayrıca et, kümes hayvanları, balık ve salatalara katkı maddesi olarak, votka ve bitki şaraplarının üretiminde [ 18 ] ve tatlı ve tuzlu keklerin hazırlanmasında (özellikle Japonya'da) kullanılır. Şerbetçiotu kullanılmaya başlanmadan önce A. vulgaris birayı tatlandırmak için kullanılıyordu [ 18 ].

        Daha önceki popülaritesine rağmen, A. vulgaris Polonya'da nispeten nadiren baharat olarak kullanılmaktadır. Şu anda, diğerlerinin yanı sıra , koyun eti, karaciğer, lahana, ıspanak ve mantar yemeklerinin yanı sıra çorbalar için bir baharat maddesi olarak daha popüler hale getirilmesi için girişimlerde bulunulmaktadır .

        Ek olarak, A. vulgaris tentürü, duyusal (aromatik) bir katkı maddesi olarak hayvan yemlerinde yaygın olarak kullanılmaktadır [ 128 ].

        EFSA, bir insektisit olarak A. vulgaris'in ekilebilir alanlarda, meyve bahçeleri ve bağlardaki bitkileri korumak ve sebze yetiştirmek için tasarlandığını bildirmektedir. Bitki, Ae gibi böcekleri hedefler. aegypti (Mısır sivrisineği), Musca domestica (karasinek) ve Tribolium castaneum (kırmızı un böceği). Diğer müstahzarlara kıyasla hem insanlara hem de çevreye daha az zararlı olduğu için bitkinin bu amaçla kullanılmasına ilgi artmaktadır [ 18 , 46 , 129 ].

        Git: 14. Kullanım Güvenliği

        A. vulgaris bitki özlerinin terapötik dozlarda kullanılmasının yan etkilere neden olması muhtemel değildir; ancak bitki, ABD Gıda ve İlaç İdaresi (FDA) tarafından onaylandığı üzere alerjiye neden olabilir. Poleni, IgE antikorları ile ilgili tip I (acil) alerjik reaksiyona neden olan alerjenik glikoproteinler içerir. Ek olarak, polen yuttuktan sonra hastalarda anafilaktik şok gözlenmiştir [ 3 , 130 ]. Türün ayrıca kuzey Avrupa, Kuzey Amerika ve Asya'nın bir bölümünde saman nezlesi ve alerjik astımın ana nedeni olduğu düşünülmektedir [ 18 , 131 ].

        Bir kişinin A. vulgaris'in herhangi bir bileşenine veya Asteraceae familyasından herhangi bir bitkiye karşı alerjisi varsa , bunlarla temastan kaçınmalıdır. Bitkinin diğer bitkilerden elde edilen polenlerin yanı sıra huş ağacı, lahana, çimenler, fındıklar, bal, Avrupa zeytininin polenleri ve tatlı biber ve ayrıca arı sütü, ayçiçeği gibi gıda maddeleriyle de çapraz reaksiyonları gözlemlenmiştir. kivi, şeftali, mango, elma, kereviz ve havuç [ 18 , 132 ].

        Anafilaktik şoka ek olarak, A. vulgaris poleni bir alerjen olarak solunum güçlüğü, bronkospazm, hava yolu aşırı duyarlılığı, astım krizi, mevsimsel rinit ve konjunktivite neden olabilir. Dermatit ve ürtiker gibi alerjik deri reaksiyonları da meydana gelebilir [ 92 , 131 , 133 , 134 ].

        A. vulgaris yüksek dozlarda tüketildiğinde düşük [ 51 , 92 ], mide bulantısı, kusma ve sinir sistemi hasarına neden olabilir . Ayrıca, hipertansiyon vakaları da bildirilmiştir [ 18 ].

        EFSA, A. vulgaris bitkisinin esansiyel yağındaki α-thujone, β-thujone, kafur ve 1,8-sineol gibi bileşenlerin, gıda veya diyet takviyeleri ile alındığında insan sağlığı üzerinde potansiyel olarak olumsuz etkileri olduğunu listeler. [ 135 ]; bununla birlikte, çoğu araştırmanın yalnızca daha konsantre bir yağla ilgilendiğini ve daha az konsantre bir ekstraktla ilgilenmediğini vurgulamaktadır [ 18 ].

        A. vulgaris'in kan şekerini yükseltebileceğinden diyabet hastalarında dikkatli kullanılması gerektiği unutulmamalıdır . Tür ayrıca sıtmanın önlenmesi için önerilmemektedir ve in vitro çalışmalar protozoisidal aktivite göstermemiştir. Ek olarak, doğu Afrika'ya seyahat ederken A. vulgaris'i profilaktik ajan olarak kullanan hastalarda sıtmaya yakalanmanın engellenmediği bildirilmiştir [ 18 ].

        EFSA ayrıca , bir hayvan yemi katkı maddesi olarak yaklaşık %1,7 kuru madde içeriğine sahip olan A. vulgaris'in hidroetanolik tentürünün kullanımının güvenliğini açıklayan bir belge yayınlamıştır . Karar, izole edilmiş fenolik bileşiklerin toksik olmamasına rağmen, kuru madde fraksiyonunun %74'e varan kısmının belirsiz kalması nedeniyle bu tentürün güvenlik profilinin belirlenemediğini vurgulamaktadır. Tentürün ciltte veya gözlerde tahrişe neden olup olmayacağı da bilinmemektedir. Belge, A. vulgaris ve özlerinin, yemdekine benzer işlevleri yerine getirdikleri gıdalarda aromatik maddeler olarak yaygın olarak kullanıldığı için daha fazla araştırmaya gerek olmadığını bildiren bir ifade ile özetlenmiştir [ 128 ].

        Tokyo Bilim Üniversitesi (Tokyo), Fiziksel ve Kimyasal Araştırma Enstitüsü (RIKEN) (Wakō), Nagoya Üniversitesi Tıp Fakültesi (Nagoya) ve Aichi Kanser Merkezi Araştırma Enstitüsü (Nagoya) olmak üzere dört Japon merkezinden bilim adamları prunasini izole etti. A. vulgaris'ten (Şekil 4). 300 mg aseton özü kullandılar ve 25 mg prunasin elde ettiler [ 63 ]. Prunasin, yumuşatılmış bitki dokusunda veya bağırsak mikroflorasının etkisi altında β-3-glukosidazlar tarafından enzimatik hidroliz sırasında toksik hidrojen siyanür (HCN) salan siyanojenik bir glikozittir. İnsan vücudunda HCN, sitokrom oksidazlarla birleşir ve dokulara oksijen erişimini engeller, böylece vücut hipoksisine yol açar [ 136 ]. Bununla birlikte, A. vulgaris'teki prunasin içeriği ve bunun insan vücudu üzerindeki etkisi hakkında daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır.
        İçinde resim, çizim vb. bulunan harici bir dosya. Nesne adı moleküller-25-04415-g004.jpg'dir.
        Şekil 4
        A. vulgaris'ten izole edilen bir siyanojenik glikozit olan prunasinin kimyasal yapısı .

        Git: 15. Mikro Çoğaltma Üzerine Biyoteknolojik Araştırma

        Aşırı kullanım ve antropojenik faaliyetlere maruz kalma , A. vulgaris'in kimyasal bileşiminde değişikliğe neden olabilir . Ek olarak, tür nadiren çimlenme için toprak mikroflorası ile simbiyoz gerektiren tohumlardan çoğalır. Bitki için alternatif bir üreme yolu, in vitro hızlı çoğaltma için kullanılan bir teknik olan mikro çoğaltmadır. Döl bitkinin genetik olarak kararlı olduğu ve metabolitlerinin kimyasal bileşimde ana bitkininkiyle aynı olduğu koşulları sağlar [ 69 ].

        Karnataka'daki (Hindistan) Mysore Üniversitesi'nde Sudershana ve ark. [ 44 ], 2010 yılında A. vulgaris'in mikro çoğalması üzerindeki farklı fitohormon konsantrasyonlarının etkisini araştırdılar. Genç yaprak eksplantları ve 1 mg/l 6-benzilaminopurin (BAP) ve 3 mg/l ile zenginleştirilmiş Murashige-Skoog (MS) ortamı kullandılar. L 1-naftilasetik asit, kallus büyümesini tetiklemek için optimal olduğu kanıtlanmıştır. Kallus daha sonra sürgün gelişimi için optimal olduğu bulunan 1 mg/L BAP ve 3.0 mg/L giberellik asit (GA3) içeren bir ortama aktarıldı. 0.5–1 mg/L'de indolylasetik asit (IAA) ilavesi kök gelişimini indüklemiştir [ 44 ].

        2013 yılında, aynı bilim insanı grubu, A. vulgaris'i kapsüllenmiş somatik embriyolardan (somatik tohumlar olarak adlandırılır) yeniden üretmek için bir protokol geliştirdi. Kapsülleme, 75 mM kalsiyum klorür çözeltisi içinde 30 dakika kürlenen %2 aljinat çözeltisi ile yapıldığında bitki gelişiminin en iyi olduğu gözlemlendi. A. vulgaris'in kapsüllenmiş embriyolarının 4 °C, 20 °C ve 22 °C'de 4 ay saklanabileceği kanıtlanmıştır . Bu embriyolar, 1.5 mg/L GA3 , 0.5 mg/L IAA ve 40 mg/L askorbik asit içeren MS ortamında 22 °C'de mikro bitkilere dönüşümde en yüksek verimliliği (%90) gösterdi [ 137 ].

        A. vulgaris'in mikro çoğaltması için etkili bir protokolTamil Nadu'daki (Hindistan) Bharathidasan Üniversitesi'nden bilim adamları tarafından Pisa, (İtalya)'daki Universita di Pisa ile işbirliği içinde geliştirilmiştir. Yöntem, 0,44 ila 8,88 μM konsantrasyonlarda BAP ilavesiyle MS ortamı üzerinde in vitro sıvı kültürlemeyi içeriyordu. 100 mL'lik şişelerde BAP konsantrasyonu 4.44 μM olduğunda eksplantlardan sürgün oluşum sıklığı %99.9 olarak belirlenmiştir. En yüksek sürgün sayısı (85,5), 4,44 μM BAP ile 500 mL'lik şişelerde 30 günlük kültürden sonra elde edildi. Şişe kapasitesindeki artışla birlikte sürgün çoğalmasında artış ve BAP konsantrasyonunun 4.44 μM'nin üzerine çıkmasıyla çoğalmada azalma gözlendi. Çalışmanın bir sonraki aşamasında, bireysel sürgünler izole edildi ve 8.56 μM IAA içeren MS ortamında köklendirildi. Elde edilen fideler standart laboratuvar koşullarında ortama alıştırıldı.64 ].

        Git: 16. Sonuçlar

        Avrupa tıp tarihinde önemli bir rol oynayan bir tür olan Artemisia vulgaris , Orta Çağ'da "otların anası" olarak anılır ve diğerlerinin yanı sıra jinekolojik ve ürolojik rahatsızlıklar ile gastrointestinal sistem hastalıklarının tedavisinde kullanılır. bugün küresel allopatik tıpta farmakope türleri. Ancak hem Avrupa'da hem de Çin ve Hindistan başta olmak üzere Asya ülkelerinde geleneksel tıpta önemli bir yer tutmaktadır.

        Şu anda, A. vulgaris çok sayıda fitokimyasal ve farmakolojik çalışmanın konusudur. Fitokimyasal çalışmalar, bu bitkinin seskiterpenoid laktonlar, flavonoidler ve kumarinlerden oluşan toprak üstü kısımlarının zengin bileşimini ve niteliksel olarak değişken bileşenlerden oluşan uçucu bir yağı kanıtlamıştır. Buna karşılık, farmakolojik araştırmalar, A. vulgaris'in ham maddelerinin çok değerli, önceden bilinmeyen biyolojik aktivitelerine dair kanıtlar sağlamıştır.antioksidan, hipolipemik, hepatoprotektif, antispazmodik, analjezik, antihipertansif, östrojenik, sitotoksik, antibakteriyel ve antifungal etkiler dahil. Kimyasal bileşimindeki yüksek değişkenlik nedeniyle, bu tür aynı zamanda biyoteknolojik araştırmalara da tabidir ve burada mikro çoğaltma yöntemleri kullanılarak yüksek verimli bitkilerin genotipik olarak çoğaltılması için girişimlerde bulunulmaktadır. Bu araştırmanın büyük bir kısmı Avrupa dışındaki araştırma merkezleri tarafından yürütülmektedir. Bunun nedeni, türün dört kıtaya (Avrupa, Asya, Kuzey Amerika ve Güney Amerika) yaygın olarak dağılmış olmasıdır ve bu türe Avrupa dışında biraz daha fazla ilgi vardır.

        Başta Çin ve Japonya olmak üzere Doğu Asya ülkelerinde ve Avrupa'da bu tür baharat olarak bilinir. Avrupa'da baharat olarak bu türe olan ilgi kesinlikle Asya'daki kadar güçlü değil; bununla birlikte, kozmetik endüstrisinde giderek daha fazla kullanılmaktadır.

        A. vulgaris hammaddesinin şimdiye kadar kanıtlanmış biyolojik aktiviteleri, çağdaş tıp dünyasının ortaçağ “otların anasına” olan ilgisinin yeniden canlanması için umutları artırdı.

        Git: Yazar Katkıları

        Veri toplama: HE, JP, PK, AR, H.Ś., AS; çalışmanın tasarımı: HE; verilerin analizi ve yorumlanması: HE, JP, PK, AR, H.Ś., AS; taslağın hazırlanması: HE, JP, PK, AR, H.Ś., AS; Makalenin kritik revizyonu: HE, AS Tüm yazarlar makaleyi okudu ve son halini onayladı. Tüm yazarlar makalenin yayınlanan versiyonunu okudu ve kabul etti.

        Git: Finansman

        Bu araştırma büyük rakamlarla finanse edildi: Polonya Bilim ve Yüksek Öğretim Bakanlığı tarafından desteklenen N42/DBS/000010 ve N42/DBS/000136.

        Git: Çıkar çatışmaları

        Yazarlar herhangi bir çıkar çatışması beyan etmemektedir.

        Git: Referanslar

        1. Haq FU, Roman M., Ahmad K., Rahman SU, Shah SMA, Suleman N., Ullah S., Ahmad I., Ullah W. Artemisia annua : Trials need for COVID-19. Phyther. Res. 2020 doi: 10.1002/ptr.6733. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        2. Efferth T., Zacchino S., Georgiev MI, Liu L., Wagner H., Panossian A. Artemisinin Nobel Ödülü fitoterapiyi gündeme getiriyor. Bitki Tıbbı Uluslararası J. Phyther. fitofarm. 2015; 22 :1–4. doi: 10.1016/j.phymed.2015.10.003. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        3. Wichtl M. Bitkisel İlaçlar ve Fitofarmasötikler: Bilimsel Temelde Uygulama El Kitabı. 3. baskı Eczane; Marburg, Almanya: 2004. [ Google Scholar ]
        4. Bitki Listesi. [(10 Mart 2020'de erişildi)];Çevrimiçi olarak erişilebilir: http://www.theplantlist.org
        5. Holm L., Doll J., Holm E., Pnacho J., Herberger J. World Weeds: Natural Histories and Distribution. John Wiley ve Oğulları; New York, NY, ABD: 1997. [ Google Scholar ]
        6. Chevallier A. Şifalı Bitkiler Ansiklopedisi: 500'den Fazla Önemli Şifalı Bitki ve Kullanımları İçin Pratik Bir Referans Kılavuzu. DK Yayıncılık; New York, NY, ABD: 1996. [ Google Scholar ]
        7. Barney JN, DiTommaso A. Kanada otlarının biyolojisi. 118. Artemisia vulgaris L. Can. J. Bitki. bilim 2003; 83 :205–215. doi: 10.4141/P01-098. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        8. Temraz A., El-Tantawy WH Artemisia vulgaris ekstraktının antioksidan aktivitesinin karakterizasyonu . Pak. J. Ecz. bilim 2008; 21 :321–326. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        9. Khan KA Artemisia vulgaris kökünün diyete bağlı hiperlipidemik hayvan modelinde preklinik bir antihiperlipidemik değerlendirmesi. Int. J. Pharmacol. Res. 2015; 5 :110–114. [ Google Akademik ]
        10. Natividad GM, Broadley KJ, Kariuki B., Kidd EJ, Ford WR, Simons C. Artemisia vulgaris ekstraktlarının ve izole edilmiş seskiterpen laktonların kobay ileum ve trakeanın kasılmasına aracılık eden reseptörlere karşı etkileri . J. Ethnopharmacol. 2011; 137 :808–816. doi: 10.1016/j.jep.2011.06.042. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        11. Pires JM, Mendes FR, Negri G., Duarte-almeida JM, Carlini EA Achillea millefolium L. ve Artemisia vulgaris L.'nin Antinosiseptif Periferik Etkisi: Analjezik İlaçların Marka İsimleri ile popüler olarak bilinen her iki bitki. Phyther. Res. 2009; 219 :212–219. doi: 10.1002/ptr.2589. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        12. Tigno XT, de Guzman F., Flora AM, Theresa V. Artemisia vulgaris L. Clin'in fitokimyasal analizi ve hemodinamik eylemleri . hemorheol. mikro sirk. 2000; 23 :167–175. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        13. Lee SJ, Chung HY, Maier CGA, Wood AR, Dixon RA, Mabry TJ Artemisia vulgaris L.J. Agric'ten Estrojenik Flavonoidler. Gıda Kimyası 1998; 46 :3325–3329. doi: 10.1021/jf9801264. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        14. Erel B., Aydın F., Ballar P. Altı Artemisia L. türünün in vitro sitotoksik özellikleri. Türkçe J. Pharm. bilim 2011; 8 :247–251. [ Google Akademik ]
        15. Obistioiu D., Cristina RT, Schmerold I., Chizzola R., Stolze K., Nichita I., Chiurciu V. GC-MS ile kimyasal karakterizasyon ve Artemisia dracunculus , Artemisia'dan hazırlanan uçucu fraksiyonların Candida albicans'a karşı in vitro aktivitesi abrotanum , Artemisia absinthium ve Artemisia vulgaris . kimya Cent. J.2014 ; 8 :6. doi: 10.1186/1752-153X-8-6. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        16. Blagojević P., Radulović N., Palić R., Stojanović G. Sırbistan'da yabani olarak büyüyen Artemisia absinthium ve Artemisia vulgaris'in uçucu yağlarının kimyasal bileşimi . J. Agric. Gıda Kimyası 2006; 54 :4780–4789. doi: 10.1021/jf060123o. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        17. Govindaraj S., Ranjitha Kumari BD Artemisia vulgaris L. Stem Essential Oil'in Aedes Aegypti'ye karşı Kompozisyonu ve Larvicidal Aktivitesi . Ürdün J. Biol. bilim 2013; 6 :11–16. doi: 10.12816/0000252. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        18. Avrupa Gıda Güvenliği Kurumu . Artemisia Vulgaris Temel Madde Uygulaması. EFSA Destekleyici Yayınlar; Parma, İtalya: 2013. [ Google Akademik ]
        19. Avrupa Komisyonu CosIng-Kozmetik Veritabanı. [(8 Mart 2020'de erişildi)];Çevrimiçi olarak erişilebilir: https://ec.europa.eu/growth/sectors/cosmetics/cosing_en
        20. Anwar S., Asif N., Naqvi SAH, Malik S. Diyabetik retinopati gelişiminde yer alan çoklu risk faktörlerinin değerlendirilmesi. Pakistan J.Med. bilim 2019; 35 :156–160. doi: 10.12669/pjms.35.1.279. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        21. Abiri R., Silva ALM, de Mesquita LSS, de Mesquita JWC, Atabaki N., de Almeida EB, Shaharuddin NA, Malik S. Artemisia vulgaris'in daha iyi anlaşılmasına doğru: Botanik, fitokimya, farmakolojik ve biyoteknolojik potansiyel. Gıda Res. Int. 2018; 109 :403–415. doi: 10.1016/j.foodres.2018.03.072. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        22. Abad MJ, Bedoya LM, Apaza L., Bermejo P. Artemisia L. cinsi: Biyoaktif uçucu yağların gözden geçirilmesi. moleküller. 2012; 17 :2542–2566. doi: 10.3390/moleküller17032542. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        23. Tan RX, Zheng WF, Tang HQ Artemisia Cinsinden Biyolojik Olarak Aktif Maddeler. Bitki Med. 1998; 64 :295–302. doi: 10.1055/s-2006-957438. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        24. Bora KS, Sharma A. Artemisia cinsi : Kapsamlı bir inceleme. eczane Biol. 2011; 49 :101–109. doi: 10.3109/13880209.2010.497815. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        25. Hegnauer R. Chemotaxonomie der Pflanzen. Baharcı; Basel, İsviçre: 1962. [ Google Scholar ]
        26. Tutin TG, Heywood VH, Burges NA, Valentine DH Flora Europaea: Cilt 4. Plantaginaceae to Composite (ve Rubiaceae) Cilt 4 Cambridge University Press; Cambridge, Birleşik Krallık: 1976. [ Google Scholar ]
        27. Szafer W., Kulczyński S., Pawłowski B. Rośliny Polskie. cilt I-III. Panstwowe Wydawnictwo Naukowe; Warszawa, Polonya: 1986. [ Google Scholar ]
        28. Zarzycki K., Kaźmierczakowa R., Mirek Z. Polska Czerwona Księga Roślin. Paprotniki ve rośliny kwiatowe. Instytut Ochrony Przyrody PAN; Krakov, Polonya: 2014. Wyd. III. [ Google Akademik ]
        29. Missouri Botanik Bahçesi. [(7 Mart 2020'de erişildi)];Çevrimiçi olarak erişilebilir: www.tropicos.org
        30. Weston LA, Barney JN, DiTommaso A. New York Eyaletindeki üç istilacı çok yıllık bitkinin biyolojisi ve ekolojisine ilişkin bir inceleme: Japon ilmekotu ( Polygonum cuspidatum ), pelin ( Artemisia vulgaris ) ve soluk kırlangıçotu ( Vincetoxicum rossicum ) Bitkisi. Toprak. 2005; 277 :53–69. doi: 10.1007/s11104-005-3102-x. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        31. van Wyk B.-E., Wink M. Dünyanın Şifalı Bitkileri. Kereste Presi; Portland, OR, ABD: 2004. [ Google Scholar ]
        32. Vallès J., McArthur DE Artemisia Sistematiği ve Filogenisi: Sitogenetik ve Moleküler İçgörüler. İçinde: McArthur ED, Fairbanks DJ'i, editörler. Çalılık Ekosistem Genetiği ve Biyoçeşitlilik: Bildiriler Kitabı. Tarım Bakanlığı, Orman Hizmetleri, Rocky Mountain Araştırma İstasyonu; Ogden, UT, ABD: 2001. sayfa 13–15. [ Google Akademik ]
        33. Oliva M., Vallès J. Artemisia (Asteraceae) Can cinsinin bazı taksonlarında karyolojik çalışmalar . J.Bot. 1994; 72 :1126–1135. [ Google Akademik ]
        34. Tabur S., Civelek Ş., Öney S., Ergün Ş.BY Türkiye'den bazı Artemisia (Asteraceae) türlerinin kromozom sayıları ve karyomorfolojisi . Türk. J.Bot. 2012; 36 :235–246. [ Google Akademik ]
        35. Vallès J., Garcia S., Hidalgo O., Martín J., Pellicer J., Sanz M., Garnatje T. Advances in Botanical Research. Cilt 60. Academic Press Inc.; Cambridge, MA, ABD: 2011. Artemisia (Asteraceae) s. 349–419'da uygulamalı perspektifler dahil olmak üzere biyoloji, genom evrimi, biyoteknolojik sorunlar ve araştırma . [ Google Akademik ]
        36. Gupta RC, Goyal H., Singh V. Batı Himalayalar'daki Artemisia (Anthemidae, Asteraceae) cinsinin sitolojisi . Biyoloji. 2014; 69 :1134–1141. doi: 10.2478/s11756-014-0413-5. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        37. Pellicer J., Garcia S., Garnatje T., Hidalgo O., Korobkov AA, Dariimaa S., Vallès J. Asya Artemisia L. (Asteraceae) türlerinde kromozom sayıları : Diploidlerden ilk rapora kadar en yüksek poliploid cins içinde. Bot. J. Linn. Sos. 2007; 153 :301–310. doi: 10.1111/j.1095-8339.2007.00611.x. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        38. Korobkov AA, Kotseruba VV, Probatova NS Güney Sibirya, Altay bölgesinden bazı Artemisia L. türlerinin kromozom sayıları . Bot. Pasifik. 2014; 3 :61–66. doi: 10.17581/bp.2014.03107. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        39. Koul MLH Poliploidlerin Sitogenetiği I. Poliploid Artemisia vulgaris'in Sitolojisi . Sitoloji. 1964; 29 :407–414. doi: 10.1508/cytologia.29.407. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        40. Xirau JV, Siljak-Yakovlev S. Artemisia L. (Asteraceae) cinsinde sitogenetik çalışmalar : İberya'ya özgü endemik türler Artemisia roastieri Besser dahil olmak üzere beş taksonun florokrom bantlı karyotipleri. Olabilmek. J.Bot. 1997; 75 :595–606. doi: 10.1139/b97-066. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        41. Kim GB, Lim CE, Kim JS, Kim K., Lee JH, Yu HJ, Mun JH Doğu Asya'daki Artemisia'nın (Asteraceae) karşılaştırmalı kloroplast genom analizi : Evrimsel sapmaya ve filogenomik çıkarımlara ilişkin görüşler. BMC Genomik. 2020; 21 :415. doi: 10.1186/s12864-020-06812-7. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        42. Barney JN, Hay AG, Weston LA Pelin otundan ( Artemisia vulgaris ) allelopatik uçucuların izolasyonu ve karakterizasyonu J. Chem. ekol. 2005; 31 :247–265. doi: 10.1007/s10886-005-1339-8. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        43. The Herb Society of America Artemisia —Temel Gerçekler. [(7 Mart 2020'de erişildi)]; 2014 Çevrimiçi olarak erişilebilir: https://www.herbsociety.org/file_dow...3-7fc8da4105f1
        44. Borzabad RK, Sudarshana MS, Niranjan MH Artemisia vulgaris L.–A Şifalı Bitkinin Yaprak Eksplantlarından İn vitro Bitki Rejenerasyonu . Mod. Uygulama bilim 2010; 4 :130–134. doi: 10.5539/mas.v4n9p130. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        45. Uva RH, Neal JC, Kuzeydoğu DiTomaso JM Weeds. Cornell Üniversite Yayınları; Ithaca, NY, ABD: 1997. [ Google Scholar ]
        46. ​​Anwar F., Ahmad N., Alkharfy KM, Gilani AH Gıda Muhafazasında Uçucu Yağlar, Lezzet ve Güvenlik. Akademik Basın; Londra, Birleşik Krallık: 2016. Pelin ( Artemisia vulgaris ) yağları; s. 573–579. [ Google Akademik ]
        47. Garnock-Jones PJ Artemisia vulgaris L. (Asteraceae, Anthemideae) Bot'ta Floret uzmanlığı, tohum üretimi ve cinsiyeti . J. Linn. Sos. 1986; 92 :285–302. doi: 10.1111/j.1095-8339.1986.tb01433.x. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        48. Gleason HA, Cronquist A. Kuzeydoğu Amerika Birleşik Devletleri ve Bitişik Kanada Vasküler Bitkileri Kılavuzu. 2. baskı New York Botanik Bahçesi; New York, NY, ABD: 1991. [ Google Scholar ]
        49. Pawłowski F., Kapeluszny T., Kolasa A., Lecyk Z. Bazı kaba yabani ot türlerinin doğurganlığı. Ann. Üniv. Mariae Curie-Slodowska. 1968; 22 :221–223. [ Google Akademik ]
        50. Hale M. Artemisia vulgaris rizomlarının allelopatik potansiyeli . Bitki. Fizyol. 1982; 69 :S126. [ Google Akademik ]
        51. Bundesinstitut für Arzneimittel und Medizinproducts . İçinde: Alman Komisyonu E Monografisi. Blaumenthal MT, Hall R., Rister B., editörler. Amerikan Botanik Konseyi; Austin, TX, ABD: 1988. [ Google Scholar ]
        52. Avrupa Tıp Kalite Müdürlüğü . Avrupa Farmakopesi 10.0. Avrupa Konseyi; Strasbourg, Fransa: 2020. [ Google Scholar ]
        53. Française Pharmacopee . İçinde: Pharmacopee Française. 11. baskı Noculak A., editör. Cilt 37 Georg Olms Verlag; Hildesheim, Fransa: 2020. [ Google Scholar ]
        54. Marco JA, Sanz TJ, Del Hierro P. Artemisia vulgaris'ten iki eudesmane asit . Pitokimya. 1991; 30 :2403–2404. doi: 10.1016/0031-9422(91)83661-4. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        55. Geissmax TA, Ellestad A. Vulgarin, Artemisia vulgaris L.J. Org'dan bir Seskiterpen Lakton. kimya 1961; 27 :1855–1859. doi: 10.1021/jo01052a092. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        56. Numonov S., Sharopov F., Salimov A., Sukhrobov P., Atolikshoeva S., Safarzoda R., Habasi M., Aisa H. Tacikistan (Orta Asya) İlaçlarından Seçilmiş Artemisia Türlerinde Artemisinin İçeriğinin Değerlendirilmesi . 2019; 6:23 . doi: 10.3390/medicines6010023. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        57. Nganthoi M., Sanatombi K. Artemisinin içeriği ve Manipur'daki Artemisia türlerinin DNA profili. Güney Afr. J.Bot. 2019; 125 :9–15. doi: 10.1016/j.sajb.2019.06.027. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        58. Lee KH, Jung MY, Kim SY Askorbik Asidin Sütlerde Işığa Bağlı Riboflavin Bozulması ve Renk Değişimleri Üzerindeki Etkileri. J. Agric. Gıda Kimyası 1998; 46 :407–410. doi: 10.1021/jf9707086. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        59. Melguizo-Melguizo D., Diaz-de-Cerio E., Quirantes-Piné R., Švarc-Gajić J., Segura-Carretero A. Antioksidan fenolik bileşiklerin kaynağı olarak Artemisia vulgaris yapraklarının potansiyeli . J. İşlev. yiyecekler. 2020; 5 :192–200. doi: 10.1016/j.jff.2014.05.019. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        60. Artemisia ' Vulgares ' grubundan Wallnofer B., Hofner O., Greger H. Poliasetilenler . fitokimya. 1989; 28 :2687–2691. doi: 10.1016/S0031-9422(00)98068-3. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        61. Carnat A., Heitz A., Fraisse D., Carnat AP, Lamaison JL Artemisia vulgaris kaynaklı majör dikaffeoilkinik asitler . Fitoterapi. 2000; 71 :587–589. doi: 10.1016/S0367-326X(00)00163-5. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        62. Judžentien A., Buzelyte J. Kuzey Litvanya'dan Artemisia vulgaris L. (peynir otu) uçucu yağlarının kimyasal bileşimi . Chemija. 2006; 17 :12–15. [ Google Akademik ]
        63. Mizushina Y., Takahashi N., Ogawa A., Tsurugaya K., Koshino H., Takemura M., Yoshida S., Matsukage A., Sugawara F., Sakaguchi K. Siyanojenik glukozit, prunasin (D-mandelonitril) -β-D-glucoside), DNA polimeraz β J'nin yeni bir inhibitörüdür . Biochem. 1999; 126 :430–436. doi: 10.1093/oxfordjournals.jbchem.a022468. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        64. Govindaraj S., Kumari BDR, Cioni PL, Flamini G. Artemisia vulgaris'in kitle yayılımı ve uçucu yağ analizi . J. Biosci. Biyomüh. 2008; 105 :176–183. doi: 10.1263/jbb.105.176. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        65. Madhav K., Kunal M., Zafar H., Ujjwal B., Gaurav N. Artemisia vulgaris'in uçucu yağlarının ve metanolik özlerinin antioksidan analizi . Int. J. Agric. bilim 2018; 10 :5710–5713. [ Google Akademik ]
        66. El-Sahhar KF, Nassar RM, Farag HM Artemisia vulgaris L. (Asteraceae) II'nin morfolojik ve anatomik çalışmaları . Anatomik özellikler ve uçucu yağ. Avusturya J. Temel Uygulama bilim 2015; 5 :56–68. [ Google Akademik ]
        67. Malik S., de Mesquita L., Silva C., de Mesquita J., de Sá Rocha E., Bose J., Abiri R., de Maria Silva Figueiredo P., Costa-Júnior L. Kimyasal Profil ve Biyolojik Brezilya'da yetiştirilen Artemisia vulgaris L.'den Uçucu Yağ Faaliyetleri . İlaçlar. 2019; 12:49 . doi: 10.3390/ph12020049. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        68. Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi [(1 Mart 2020'de erişildi)]; Botanik Özet Raporu. Çevrimiçi olarak erişilebilir: https://www.efsa.europa.eu/
        69. Koul B., Taak P. Artemisia Cinsi: Geleneksel Kullanımlar, Fitokimyasal Bileşenler, Farmakolojik Özellikler ve Germplazm Koruma Üzerine Bir İnceleme. J. Glikomik Lipidomik. 2017; 7 :142. doi: 10.4172/2153-0637.1000142. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        70. Duke JA, Bogenshutz-Godwin MJ, DuCellier MJ, Duke PA Şifalı Bitkiler El Kitabı. 2. baskı CRC Basın; Boca Raton, FL, ABD: 2002. [ Google Scholar ]
        71. Pelkonen O., Abass K., Wiesner J. Thujone ve thujone içeren bitkisel tıbbi ve botanik ürünler: Toksikolojik değerlendirme. Regl. Toksikol. Eczane. 2013; 65 :100–107. doi: 10.1016/j.yrtph.2012.11.002. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        72. Avrupa Birliği Yem Katkı Maddeleri Referans Laboratuvarı 1831/2003 Sayılı Yönetmeliğe (EC) Göre Bir Yem Katkı Maddesinin İzin Başvurusu İle Bağlantılı Olarak Sunulan Analitik Yöntemlere İlişkin Değerlendirme Raporu. [(1 Mart 2020'de erişildi)];Çevrimiçi olarak erişilebilir: https://ec.europa.eu/jrc/sites/jrcsh...yme_hiphos.pdf
        73. Jerkovic I., Mastelic J., Milos M., Juteau F., Masotti V., Viano J. Fransa ve Hırvatistan'ın Akdeniz bölgesinden kaynaklanan Artemisia vulgaris L. uçucu yağlarının kimyasal değişkenliği. Lezzet Kokusu J.2003 ; 18 :436–440. doi: 10.1002/ffj.1246. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        74. Michaelis K., Vostrowsky O., Paulini H., Zintl R., Knobloch K. Artemisia vulgaris L. Z. Naturforsch'un Çiçeklerinden Elde Edilen Uçucu Yağ Bileşenleri Üzerine . C Biyosci. 1982; 37 :152–158. doi: 10.1515/znc-1982-3-403. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        75. Misra LN σ-Thujone, Nilgiri tepelerinde yabani olarak yetişen Artemisia vulgaris'ten elde edilen uçucu yağın ana bileşeni . J. Nat. Üretim 1986; 3 :941. doi: 10.1021/np50047a038. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        76. Mucciarelli M., Caramiello R., Maffei M., Chialva F. Kuzey-Batı İtalya'da kendiliğinden büyüyen bazı Artemisia türlerinden uçucu yağlar . Lezzet Kokusu J.1995 ; 10 :25–32. doi: 10.1002/ffj.2730100105. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        77. Nano MG, Bicchini C., Frattini C., Gallino M. Artemisia vulgaris'ten bazı yağların bileşimi üzerine . Plante Med. 1976; 30 :209–215. doi: 10.1055/s-0028-1097719. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        78. Näf-Müller R., Pickenhagen W., Willhalm B. Artemisia vulgaris'te Yeni Düzensiz Monoterpenler . Helv. Chim. Açta. 1981; 64 :1424–1430. doi: 10.1002/hlca.19810640519. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        79. Dũng NX, Nam VV, Huóng HT, Leclercq PA Artemisia vulgaris L. var. Maxim'i belirtin. Vietnam'dan. J. Essent. Petrol Res. 1992; 4 :433–434. doi: 10.1080/10412905.1992.9698101. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        80. Thi Phuong Thao N., Thi Thuy N., Minh Hoi T., Huy Thai T., Muselli A., Bighelli A., Castola V., Vietnam'dan Casanova J. Artemisia vulgaris L.: Kimyasal değişkenlik ve bileşimi bitkinin vejetatif ömrü boyunca yağ. J. Essent. Petrol Res. 2004; 16 :358–361. doi: 10.1080/10412905.2004.9698742. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        81. Des Berendes J. Pedanios Dioskurides aus Anazarbos Arzneimittellehre in fünf Büchern. Übersetzt und mit Erklärungen Versehen. Ferdinand Enke; Stuttgart, Almanya: 1902. Band III. [ Google Akademik ]
        82. König R., Winkler G., Plinius Secundus D.A.C. Doğal Lateinisch-Deutsch. 32 Bänden'de 37 Bücher (ve Kayıt). Artemis & Winkler; München, Almanya: 1977. [ Google Scholar ]
        83. Karl Gottlob Kühn . Claudi Galeni Opera Omnia, Bd. 11, Leipzig 1826. Olms-Verlag; Hildesheim, Almanya: 1965. [ Google Scholar ]
        84. Stoll U. Das “Lorscher Arzneibuch“ (Codex Bambergis Medicinalis 1) Franz Steiner Verlag; Stuttgart, Almanya: 1902. [ Google Akademik ]
        85. Wölfel H. Das Arzneidrogenbuch XIII. Fassung'da Yaklaşık Anlar. Jahrhunderts aus der Universitätsbibliothek Erlangen: Metin. und Beitrag zur Pflanzen- und Drogenkunde des Mittelalters ile ilgili yorumlar. Mathematich-Naturwissenschaftliche Tezi; Berlin, Almanya: 1939. [ Google Scholar ]
        86. Choulant (Hrsg.) JL Macer Floridus, De viribus Herbarum 'una cum Walafridi Strabonis, Othonis Cremonensis et Ioannis Folcz' 'Carminibus Similis Argumenti Secundum Codices Manuscriptos et Veteres Editione Srecensuit, Supplevit et Adnotatione Criticains Truxit Ludovicus Choulan'. Leopold Voss; Leipzig, Almanya: 1832. [ Google Scholar ]
        87. Wonnecke von Kaub J., Schöffer P. Gart der Gesundheit, Mainz 1485, Kap. 1. Konrad Kölbl; München, Almanya: 1996. [ Google Scholar ]
        88. Lonitzer A., ​​Uffenbach P. Kräuter-Buch und Künstliche Conterfeyungen der Bäumen, Stauden, Hecken, Kräuter. Verlag Bartholomae; Ulm, Almanya: 1703. [ Google Scholar ]
        89. Brunfels O. Contrafayt Kreüterbuch (mit naturgetreuen Abb. Hans Weidnitz) , 2 Teile.; Basel, İsviçre, 1532
        90. Madaus G. Lehrbuch der Biologischen Heilmittel, Band I. Georg Olms Verlag; Hildesheim, Almanya: 1976. [ Google Akademik ]
        91. Tusaie KR, Fitzpatric JJ Gelişmiş Uygulama Psikiyatri Hemşireliği. 2. baskı Springer Yayın Şirketi; Berlin, Almanya: 2017. [ Google Akademik ]
        92. Ulbricht CE Doğal Standardı, Bitki ve Ek Kılavuz. Elsevier; Amsterdam, Hollanda: 2010. An. Kanıta Dayalı Referans. [ Google Akademik ]
        93. Wheeler J., Coppock B., Chen C. Geleneksel Çin tıbbında moxa'nın ( Artemisia vulgaris ) yakılması bir sağlık tehlikesi oluşturur mu? akupunktur. Med. 2009; 27 :16–20. doi: 10.1136/aim.2009.000422. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        94. Khare CP Hint Bitkisel Çözümleri. Baharcı; Berlin, Almanya: 2004. [ Google Scholar ]
        95. Rodrigues E. Brezilya Amazon'undaki Jaú Ulusal Parkı'nda (JNP) ilaç olarak kullanılan bitki ve hayvanlar. Phyther. Res. 2006; 20 :378–391. doi: 10.1002/ptr.1866. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        96. de Albuquerque UP, Monteiro JM, Ramos MA, de Amorim ELC Brezilya'nın kuzeydoğusundaki bir halk pazarından şifalı ve sihirli bitkiler. J. Ethnopharmacol. 2007; 110 :76–91. doi: 10.1016/j.jep.2006.09.010. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        97. Milliken W. Brezilya, Roraima'daki Sıtma ve sıtma önleyici bitkiler. Trop. Doktor. 1997; 27 (Ek S1):20–25. doi: 10.1177/00494755970270S108. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        98. Filipinler'in Quisumbing E. Şifalı Bitkileri. Basım Bürosu; Manila, Filipinler: 1978. [ Google Akademik ]
        99. Lockie A. Homeopati Ansiklopedisi. DK Yayıncılık; New York, NY, ABD: 2006. [ Google Scholar ]
        100. Homeopatik Hazırlıklar için Agence Nationale de sécurité du Médicamen Pelin Artemisia vulgaris 2004, 3–5. [(15 Mart 2020'de erişildi)];Çevrimiçi olarak erişilebilir: https://ansm.sante.fr/var/ansm_site/...da7e998774.pdf
        101. Oyedemi S., Coopoosamy R. Artemisia vulgaris L. Int. J. Pharmacol. 2015; 2 :1–9. doi: 10.3923/ijp.2015.561.569. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        102. Baykan Erel Ş., Reznicek G., Şenol SG, Karabay Yavaşoğulu N.Ü., Konyalioğlu S. Batı Anadolu'dan Artemisia L. türlerinin antimikrobiyal ve antioksidan özellikleri . Türk. J. Biol. 2012; 75 :75–84. doi: 10.3906/biy-0912-27. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        103. Ben Nasr S., Aazza S., Mnif W., Miguel M. Tunus'tan Pituranthos chloranthus ve Artemisia vulgaris'in in-vitro antioksidan ve anti-inflamatuar aktiviteleri . Int. J. Uygulama eczane bilim Res. 2020; 11 :605–614. doi: 10.13040/IJPSR.0975-8232.11(2).605-14. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        104. El-Tantawy WH Hiperkolesterolemik sıçanlarda Artemisia vulgaris ekstraktının biyokimyasal etkileri, hipolipidemik ve antiinflamatuar aktiviteleri . J. Clin. biyokimya Nutr. 2015; 57 :33–38. doi: 10.3164/jcbn.14-141. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        105. Gilani AH, Yaeesh S., Jamal Q., Ghayur MN Artemisia vulgaris'in sulu-metanol ekstraktının hepatoprotektif aktivitesi . Phyther. Res. 2005; 19 :170–172. doi: 10.1002/ptr.1632. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        106. Khan AU, Gilani AH Artemisia vulgaris'in antispazmodik ve bronkodilatör aktivitelerine, muskarinik reseptörlerin ikili blokajı ve kalsiyum girişi aracılık eder. J. Ethnopharmacol. 2009; 126 :480–486. doi: 10.1016/j.jep.2009.09.010. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        107. Lee S.-J., Chung H.-Y., Lee I.-K., Oh S.-U., Yoo I.-D. Artemisia vulgaris L.'nin (Mugwort) Tüm Parçalarından Fare Beyni Monoamin Oksidaz (MAO) Üzerinde İnhibe Edici Aktiviteye Sahip Fenolikler Food Sci. Biyoteknoloji 2000; 9 :179–182. [ Google Akademik ]
        108. Yang X., Xiong X., Yang G., Wang J. Esansiyel Hipertansiyon Tedavisinde Artemisia vulgaris (Moxa) Tarafından Akupunktur Noktası KI 1'in Stimülasyonunun Etkinliği : Randomize Kontrollü Çalışmaların Sistematik Bir İncelemesi. bariz. Tabanlı Tamamlayıcı Altern. Med. 2014; 2014 :187484. doi: 10.1155/2014/187484. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        109. Shaik A., Kanhere RS, Cuddapah R., Nelson KS, Vara PR, Sibyala S. Dişi Wistar sıçanlarında Artemisia vulgaris yapraklarının antifertilite aktivitesi . Çene. J. Nat. Med. 2014; 12 :180–185. doi: 10.1016/S1875-5364(14)60030-3. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        110. Jakovljević MR, Grujičić D., Vukajlović JT, Marković A., Milutinović M., Stanković M., Vuković N., Vukić M., Milošević-Djordjević O. Artemisia'nın metanol ekstrelerinin genotoksik ve sitotoksik aktivitelerinin in vitro çalışması vulgaris L. ve Artemisia alba Turra. Güney Afr. J.Bot. 2020; 132 :117–126. doi: 10.1016/j.sajb.2020.04.016. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        111. Saleh AM, Aljada A., Rizvi SAA, Nasr A., ​​Alaskar AS, Williams JD Artemisia vulgaris L. esansiyel yağının in vitro sitotoksisitesine, HL-60 lösemik hücre hattında bir mitokondri bağımlı apoptoz aracılık eder. BMC Tamamlayıcı. Altern. Med. 2014; 14 :226. doi: 10.1186/1472-6882-14-226. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        112. Raj Singh B., Singh V., Karan Singh R., Toppo S., Haque N., Ebibeni N. Artemisia vulgaris uçucu yağının antimikrobiyal etkisi. Nat. Üretim Hintli J. 2011; 5 :1–7. [ Google Akademik ]
        113. Hiremath SK, Kolume DG, Muddapur UM Artemisia vulgaris Linn'in antimikrobiyal aktivitesi. (Damanaka) Uluslararası J. Res. Ayurveda Ecz. 2011; 2 :1674–1675. [ Google Akademik ]
        114. Singh R., Verma P., Singh G. Artemisia absinthium'un farklı özlerindeki toplam fenolik, flavonoidler ve tanen içerikleri . J. İnterkült. Etnofarmakol. 2012; 1 :101. doi: 10.5455/jice.20120525014326. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        115. Afsar SK, Rajesh Kumar K., Venu Gopal J., Raveesha P. Wistar albino sıçanlarında Artemisia vulgaris yapraklarının pamuk topak granülom yöntemiyle anti-enflamatuar aktivitesinin değerlendirilmesi . J. Ecz. Res. 2013; 7 :463–467. doi: 10.1016/j.jopr.2013.04.056. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        116. Olsen OT, Frolund L., Heinig J., Jacobsen L., Svendsen UG Artemisia vulgaris veya Phleum pratense/Betula verrucosa ile immünoterapinin etkinliğini ve özgüllüğünü araştıran çift kör, randomize bir çalışma . Allergol. immünopatol. (Madr). 1995; 23 :73–78. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        117. Kodippili K., Ratnasooriya WD, Premakumara S., Udagama PV Bir kemirgen sıtma modelinde Artemisia vulgaris yaprak ekstraktının sıtma önleyici etkinliğinin araştırılması . Int. J. Yeşil Ecz. 2011; 5 :1–7. doi: 10.22377/IJGP.V5I4.213. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        118. Bamunuarachchi GS, Ratnasooriya WD, Premakumara S., Udagama PV Bir Plasmodium berghei murin sıtma modelinde Artemisia vulgaris L. etanolik yaprak ekstraktının antimalarial özellikleri . J. Vektör Kaynaklı Dis. 2013; 50 :278–284. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        119. Caner A., ​​Döşkaya M., Deǧirmenci A., Can H., Baykan Ş., Üner A., ​​Başdemir G., Zeybek U., Gürüz Y. Batıda büyüyen Artemisia vulgaris ve Artemisia absinthium'un etkilerinin karşılaştırılması Sıçanlarda trichinelloza ( Trichinella spiralis ) karşı Anadolu. Tecrübe. parazitol. 2008; 119 :173–179. doi: 10.1016/j.exppara.2008.01.012. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        120. Teixeira B., Marques A., Ramos C., Neng NR, Nogueira JMF, Saraiva JA, Nunes ML Ticari uçucu yağların kimyasal bileşimi ve antibakteriyel ve antioksidan özellikleri. End. Bitkileri Prod. 2013; 43 :587–595. doi: 10.1016/j.indcrop.2012.07.069. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        121. Singh BR, Singh V., Singh RK, Toppo S., Haque N., Ebibeni N. Taze ve kurutulmuş bitkiden ekstrakte edilen Artemisia vulgaris esansiyel yağlarının antimikrobiyal etkisinin karşılaştırmalı değerlendirmesi. Med. Bitkiler. 2012; 4 :76–82. doi: 10.5958/j.0975-4261.4.2.003. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        122. Lavor PL, Santiago GMP, Da Silva Gois RW, De Sousa LM, Bezerra GDP, Romero NR, Arriaga Â.MC, Lemos TLG, Alves PB, Gomes PCS Kuzeydoğu Brezilya'dan gelen uçucu yağların Aedes aegypti'sine karşı larva öldürücü aktivite. Nat. Üretim komün. 2012; 7 :1391–1392. doi: 10.1177/1934578X1200701038. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        123. Balasubramani S., Sabapathi G., Moola AK, Solomon RV, Venuvanalingam P., Bollipo Diana RK Artemisia vulgaris'ten Yaprak Esansiyel Yağının Değerlendirilmesi ve Dang Humması Vektörü Aedes aegypti-An Deneysel ve Moleküler Yerleştirmeye Karşı Larvicidal ve Repellent Activity Soruşturma. AC Omega. 2018; 3 :15657–15665. doi: 10.1021/acsomega.8b01597. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        124. Ilahi I., Ullah F. Artemisia vulgaris Linn'in Farklı Parçalarının Larvicidal Faaliyetleri . Culex quinquefasciatus Say'a karşı . (Diptera: Culicidae) Uluslararası. J. Innov. Uygulama Damızlık. 2013; 2 :189–195. [ Google Akademik ]
        125. Sharifian I., Hashemi SM, Darvishzadeh A. Pelin esansiyel yağının ( Artemisia vulgaris L.) üç ana depolanmış ürün böceğine karşı fumigant toksisitesi. Ark. fitopatol. Bitki. Prot. 2013; 46 :445–450. doi: 10.1080/03235408.2012.743389. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        126. Wang J., Zhu F., Zhou XM, Niu CY, Lei CL Artemisia vulgaris'ten Tribolium castaneum'a ( Herbst) (Coleoptera: Tenebrionidae) J. Stored Prod. Res. 2006; 42 :339–347. doi: 10.1016/j.jspr.2005.06.001. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        127. Seul Park Y., He Nam G., Jo Jo K., Won Kawk H., Yoo J.-G., Dong Jang J., Moon Kang S., Yong Kim S., Min Kim Y. Yeterlilik Artemisia vulgaris Fermente Solvent Fraksiyonunun Yaşlanma Karşıtı ve Kırışıklık Karşıtı Etkileri . Kore Sok. Biyoteknoloji Biyomüh. J.2019 ; 34 :199–206. doi: 10.7841/ksbbj.2019.34.3.199. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        128. Bampidis V., Azimonti G., de Lourdes Bastos M., Christensen H., Kouba M., Kos Durjava M., López-Alonso M., López Puente S., Marcon F., Mayo B., ve diğerleri . Artemisia vulgaris L.'den (Mugwort tentürü) elde edilen bir tentürün tüm hayvan türleri için yemlerde duyusal bir katkı maddesi olarak kullanıldığında güvenliği ve etkinliği. EFSA J.2019 ; 17 :5879. doi: 10.2903/j.efsa.2019.5879. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        129. Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi EFSA Destekleyici Yayınları. [(1 Nisan 2020'de erişildi)]; 2014 Cilt 11 Çevrimiçi olarak erişilebilir: https://efsa.onlinelibrary.wiley.com/toc/23978325/2014/11/1 [ Google Scholar ]
        130. Gıda ve İlaç İdaresi Polenler-Yaban Otları ve Bahçe Bitkileri 2011. [(erişim tarihi: 17 Mart 2020)];Çevrimiçi olarak erişilebilir: https://www.fda.gov/media/81288/download
        131. Ipsen H., Formgren H., Løswenstein H., Ingemann L. Pelin ( Artemisia vulgaris ) Polen Ekstraktının İmmünokimyasal ve Biyolojik Karakterizasyonu. Alerji. 1985; 40 :289–294. doi: 10.1111/j.1398-9995.1985.tb00234.x. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        132. Yong WL, Soo YC, Eun KL, Jung HS, Park JW, Hong CS Compositae familyasından polenlerin çapraz alerjenitesi: Artemisia vulgaris , Dendranthema grandiflorum ve Taraxacum officinale . Ann. Alerji Astım Immunol. 2007; 99 :526–533. doi: 10.1016/s1081-1206(10)60382-1. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        133. Wrangsjö K., Ros AM, Wahlberg JE Yaz mevsiminde alevlenen dermatiti olan hastalarda Compositae bitkilerine karşı temas alerjisi. Kontakt dermatit. 1990; 22 :148–154. doi: 10.1111/j.1600-0536.1990.tb01550.x. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        134. Haw S., Cho H.-R., Lee M.-H. Pelin ile ilişkili alerjik kontakt dermatit ( Artemisia vulgaris ) Kontakt Dermatit. 2010; 62 :61–63. doi: 10.1111/j.1600-0536.2009.01672.x. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        135. Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi Gıda ve gıda takviyelerinde kullanıldığında insan sağlığı için muhtemel endişe yaratabilecek doğal olarak oluşan maddeler içerdiği bildirilen botaniklerin özeti. EFSA J.2012; 10 doi: 10.2903/j.efsa.2012.2663. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        136. Dergi TE Gıda Katkı Maddeleri, Tatlandırıcılar, İşleme Yardımcıları ve Gıda ile Temas Eden Malzemeler (AFC) Bilimsel Panelinin tatlandırıcılardaki hidrosiyanik asit ve tatlandırıcı özelliklere sahip diğer gıda bileşenlerine ilişkin Görüşü. EFSA J.2004 ; 2 :1–28. doi: 10.2903/j.efsa.2004.105. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        137. Sudarshana MS Artemisia vulgaris L. IOSR J. Pharm. Biol. bilim 2013; 6 :11–15. doi: 10.9790/3008-0661115. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]

        Yorum yap


        • #5
          GC-MS ile kimyasal karakterizasyon ve Artemisia dracunculus , Artemisia abrotanum , Artemisia absinthium ve Artemisia vulgaris'ten hazırlanan uçucu fraksiyonların Candida albicans'a karşı in vitro aktivitesi

          Diana Obistioiu , 1 Romeo T Cristina , 1 Ivo Schmerold , 2 Remigius Chizzola , 3 Klaus Stolze , 2 Ileana Nichita , 1 ve Viorica Chiurciu 4
          Yazar bilgileri Makale notları Telif hakkı ve Lisans bilgileri Sorumluluk Reddi
          Git: Soyut

          Arka plan


          Çok sayıda esansiyel yağın Candida albicans'a karşı önemli aktiviteye sahip olduğu bildirilmektedir . Ancak farklı kimyasal bileşim, aktivitelerinin derecesini etkiler. Bu çalışmanın amacı , Artemisia dracunculus , A. abrotanum , A. absinthium ve A. vulgaris'ten ( Asteraceae ) elde edilen uçucu yağların Candida albicans'a karşı kimyasal bileşimini ve aktivitesini araştırmaktı . Çalışmanın amacı, C. albicans'a karşı etkisi olan yeni kimyasal bileşikleri belirlemekti .

          Uçucu yağlar, yer üstünde havayla kurutulmuş bitki materyalinden diklorometanla (daha iyi, daha fazla ayrılmış bileşikler elde etmek için geliştirdiğimiz yeni bir prosedür) hidrodistilasyon veya ekstraksiyon yoluyla elde edildi ve GC-MS ile analiz edildi. Ayrıca aynı türden ticari uçucu yağlar da test edilmiştir. Candida albicans inhibisyon çalışmaları, kağıt disk difüzyon yöntemi ile gerçekleştirilmiştir. Sonuçlar


          Uçucu yağlar ortak bileşenleri paylaştı ancak bileşimde farklılıklar gösterdi ve değişken antifungal aktivite gösterdi. Davanon ve türevleri, silphiperfolan iskeletli bileşikler, estragol, davanone yağı, β-tujon, sabinil asetat, herniarin, cis-krizantenil asetat, 1,8-sineol ve terpineol Artemisia uçucularının ana bileşenleriydi . Sonuçlar


          Test edilen uçucu fraksiyonlar arasında A. abrotanum'dan davanone veya silphiperfolan türevleri içerenler en yüksek antifungal aktiviteyi gösterdi. İn vitro testler, Artemisia yağlarının yeni anti-kandida ilaçları geliştirmek için daha fazla araştırma için umut verici adaylar olduğunu ortaya çıkardı.

          Anahtar Kelimeler: Artemisia , Uçucu yağlar, GC-MS, Antifungal aktivite, Candida albicans
          Git: Arka plan


          Artemisia cinsi, Asteraceae ( Compositae ) familyasının en büyük ve en geniş dağılımlı cinslerinden birine aittir . Çeşitli ve ekonomik açıdan önemli bir cins olup 500'den fazla türü vardır. Bu cins içindeki bitkilerin çoğu ilaç, gıda maddesi, süs bitkisi veya toprak dengeleyici olarak büyük öneme sahiptir, bazıları alerjen veya zehirlidir ve bazıları tarlalarda yetişen yabani otlardır [ 1 - 4 ].

          A. absinthium'un Candida albicans'a karşı antimikotik aktivitesi birkaç in vitro çalışmada rapor edilmiştir [ 5 , 6 ] ancak böyle bir aktivite bulamayan araştırmalar da vardır [ 7 - 10 ].

          Bu çalışmaları birbirinden ayırabilecek koşullar, incelemeye alınan bitki müstahzarlarıdır. Artemisia bitkilerinin başarılı antifungal aktivitesinin en yüksek yüzdesi uçucu yağlarla elde edilmiştir; ham ekstraktlar genellikle daha az aktivite göstermiştir [ 5-10 ] .

          Artemisia bitkilerinin potansiyel antifungal aktivitesi hakkında daha fazla bilgi, doğal antimikotik ajanlar olarak kandidiyazisin klinik tedavisinde gelecekteki olası kullanımlarına yol açan araştırmaları teşvik edebilir.

          Git: Sonuçlar ve tartışma


          Bu çalışmada, havada kurutulmuş bitkilerden elde edilen yedi yağ preparatının ve 4 farklı Artemisia türünün ticari uçucu yağ numunelerinin kimyasal bileşimi ve in vitro antifungal gücü araştırılmıştır. Kimyasal bileşimleri GC-MS ile değerlendirildi. Antifungal aktivite, disk difüzyon yöntemi testi ile belirlendi. Testler, emprenye edilmiş disklerin antimikrobiyal duyarlılık testi için CLSI standart kurallarına uygun olarak disk difüzyon yöntemi kullanılarak yapıldı [ 11 ]. Kimyasal bileşim


          İncelenen uçucu fraksiyonlar büyük bir kimyasal çeşitlilik göstermiştir. Dört Artemisia türünün hepsinde belirgin uçucu desenler vardı ve Tabloda gösterildiği gibi, aynı türün iki farklı özü, damıtılmış yağı ve CH2CI2 özütü arasındaki bileşimde de farklılıklar vardı.1. tablo 1


          Araştırılan Artemisia türünden uçucuların GS - MS kimyasal bileşimi
          1.
          969
          4-Metil-pent-2-enolid
          15,7 (1,7869)
          1,7 (0,1379)
          -
          1,8 (0,046)
          -
          -
          -
          2.
          991
          1-Octen-3ol
          -
          -
          -
          -
          -
          -
          4,2 (0,253)
          3.
          1037
          1,8-sineol
          -
          -
          -
          -
          -
          -
          18 (1.077)
          4.
          1043
          Z -β-Ocimene
          -
          -
          1,3 (0,103)
          -
          -
          -
          -
          5.
          1044
          lavanta lakton
          2,6 (0,3017)
          -
          -
          -
          -
          -
          -
          6.
          1053
          E -β-Ocimene
          -
          -
          1,6 (0,124)
          -
          -
          -
          -
          7.
          1069
          cis -Arbuskülon
          0,7 (0,0885)
          -
          -
          -
          -
          -
          -
          8.
          1077
          trans -Arbuskülon
          0,6 (0,0738)
          -
          -
          -
          -
          -
          -
          9.
          1100
          trans -Sabinene hidrat
          -
          -
          -
          -
          -
          3,5 (0,079)
          -
          10.
          1114
          feniletil alkol
          -
          -
          -
          -
          -
          1,8 (0,042)
          2,1 (0,129)
          11.
          1122
          β-Thujon
          -
          -
          -
          -
          14,7 (0,380)
          -
          -
          12.
          1129
          1-terpineol
          1,6 (0,1817)
          -
          -
          -
          -
          -
          -
          13.
          1132
          allo Ocimene
          -
          -
          0,3 (0,028)
          -
          -
          -
          -
          14.
          1141
          izo -3-Thujanol
          -
          -
          -
          -
          2,2 (0,059)
          -
          -
          15.
          1147
          cis -β-Terpineol
          1,2 (0,1402)
          0,8 (0,0700)
          -
          -
          -
          -
          -
          16.
          1152
          kafur
          -
          -
          -
          -
          -
          -
          5,6 (0,337)
          17.
          1173
          Borneol
          -
          -
          -
          -
          -
          5,4 (0,122)
          13,2 (0,792)
          18.
          1183
          terpinen-4-ol
          -
          -
          -
          -
          -
          18,2 (0,407)
          13,5 (0,801)
          19.
          1189
          p -Cymen-8-ol
          -
          -
          -
          -
          -
          -
          1,9 (0,113)
          20.
          1195
          α-terpineol
          -
          -
          -
          -
          -
          10 (0,223)
          6,6 (0,394)
          21.
          1202
          Estragol
          0,9 (0,1123)
          0,8 (0,0702)
          84.1 (6.406)
          -
          5 (0,126)
          -

          22.
          1211
          trans -Piperitol
          1,2 (0,1454)
          -
          -
          -
          -
          -
          -
          23.
          1221
          trans -Karveol
          -
          -
          -
          -
          -
          1,9 (0,043)
          -
          24.
          1226
          Nerol
          -
          -
          -
          -
          11,5 (0,297)
          -
          -
          25.
          1227
          nordavanon,
          3 (0,3414)
          5,4 (0,4275)
          -
          8,3 (0,206)
          -
          -
          -
          26.
          1252
          sardunya
          -
          -
          -
          -
          2,6 (0,069)
          -
          -
          27.
          1253
          Chavicol
          -

          0,4 (0,031)
          1 (0,023)
          -
          -
          -
          28.
          1257
          piperiton
          0,5 (0,0616)
          -
          -
          -
          -
          -
          -
          29.
          1260
          cis -krizantenilasetat
          -
          -
          -
          -
          2,5 (0,065)
          -
          15 (0,897)
          30.
          1292
          kimyonol
          -
          -
          -
          -

          7,2 (0,163)
          1,7 (0,105)
          31.
          1299
          BilinmeyenABS




          29,1 (0,750)


          32.
          1331
          1.4- p -Menthadien-7-ol
          -
          -
          -
          -

          3,6 (0,082)
          1,7 (0,105)
          33.
          1354
          Öjenol
          -

          1,4 (0,107)
          1,4 (0,036)
          0,9 (0,023)
          3,8 (0,086)
          3 (0,175)
          34.
          1367
          Bilinmeyen ABR1

          5,2 (0,4115)
          -
          -
          -
          -
          -
          35.
          1386
          E -Metilsinamat
          -
          -
          0,9 (0,068)
          -
          -
          -
          -
          36.
          1399
          metilöjenol
          -

          2,2 (0,173)
          1,4 (0,035)
          1,5 (0,040)
          -
          -
          37.
          1401
          Bilinmeyen ABR2
          1,3 (0,1540)






          38.
          1422
          Bilinmeyen ABR3

          20,7 (1,6363)

          4,3 (0,106)



          39.
          1466
          γ-Dekalakton
          -
          -
          0,2 (0,015)
          -
          -
          -
          -
          40.
          1483
          Germacrene D
          -
          -
          0,2 (0,015)
          -
          -
          0,5 (0,011)
          1,6 (0,091)
          41.
          1484
          davanon eter
          0,9 (0,1016)
          -
          -
          -
          -
          -

          42.
          1486
          Farnesen
          -
          -
          -
          -
          -
          -
          1(0,062)
          43.
          1491
          β-Selinen
          -
          -
          -
          -
          -
          -
          1,2 (0,076)
          44.
          1500
          Bisiklogermakren
          -
          -
          0,1 (0,012)
          -
          -
          -
          -
          45.
          1504
          Davana eter*
          3,2 (0,3591)
          -
          -
          -
          -
          -
          -
          46.
          1518
          Arteduglasia oksit C
          1,7 (0,1932)
          1,1 (0,0869)

          1,7 (0,042)



          47.
          1520
          δ-Cadinene
          -
          -
          -
          -
          -
          -
          1,5 (0,093)
          48.
          1522
          Davana eter*
          1,4 (0,1581)
          -
          -
          -
          -
          -
          -
          49.
          1531
          Arteduglasia oksit A
          2,2 (0,2575)
          1,8 (0,1486)
          -
          3,4 (0,084)
          -
          -
          -
          50.
          1554
          Arteduglasia oksit D
          1 (0,1201)
          0,6 (0,0534)
          -
          1 (0,023)
          -
          -
          -
          51.
          1476
          Arteduglasia oksit B
          1,3 (0,1469)
          1 (0,0858)
          -
          1,6 (0,040)
          -
          -
          -
          52.
          1580
          cis -Davanon
          5,2 (0,5989)
          7,4 (0,5896)
          0,6 (0,048)
          9,1 (0,225)
          -
          -
          -
          53.
          1589
          spatülenol
          -
          -
          -
          -
          6,5 (0,168)
          12,1 (0,271)
          7,1 (0,425)
          54.
          1585
          karyofilen oksit
          -
          -
          -
          -
          2,8 (0,072)
          8,5 (0,191)
          2,7 (0,163)
          55.
          1598
          Bilinmeyen ABR4
          -
          2 (0,1582)
          -
          -
          -
          -
          -
          56.
          1599
          Bilinmeyen ABR5
          1,3 (0,1570)
          -
          -
          -
          -
          -
          -
          57.
          1641
          BilinmiyorABR6
          2,7 (0,3121)
          -
          -
          -
          -
          -
          -
          58.
          1655
          Bisabololoksit B
          -
          -
          -
          -
          3,3 (0,086)
          -
          -
          59.
          1656
          epi-α Muurolol
          -
          -
          -
          -
          -
          11,8 (0,265)
          -
          60.
          1684
          α-Bisabolol
          -
          -
          -

          11 (0,285)
          -
          -
          61.
          1685
          Bilinmeyen ABR7
          12,4 (1,4113)
          17,2 (1,3599)
          0,5 (0,041)
          20,5 (0,506)
          -
          -
          -
          62.
          1688
          Bilinmeyen ABR8
          4 (0,4598)
          -
          -
          -
          -
          -
          -
          63.
          1711
          Bilinmeyen ABR9
          8,7 (0,9892)
          -
          -
          3,4 (0,085)
          -
          -
          -
          64.
          1719
          fıtık,
          -
          -
          4,3 (0,329)
          10 (0,246)
          5,8 (0,150)
          -
          -
          65.
          1754
          Davanon Türevi
          22,5 (2,5593)
          33,3 (2,6535)
          -
          18,2 (0,450)
          -
          -
          -
          66.
          1936
          BilinmeyenDRA
          -
          -
          0,3 (0,029)
          7 (0,174)
          -
          -
          -
          67.
          1963
          heksadekanoik asit
          -
          -
          -
          -
          -
          11,2 (0,249)
          -
          68. 2107 fitol-izomer 1,2 (0,1451) - 1,1 (0,087) (0,138) - - -
          Ayrı bir pencerede aç
          * kesin izomer belirlenmedi, RI tutma indeksi.

          Tanımlanamayan bileşiklerin kütle spektrumları.

          RI 1367 BilinmiyorABR1: 41 (50), 43 (72), 44 (13), 45 (14), 53 (15), 55 (100), 56 (13), 57 (30), 67 (32), 68 (13), 69 (37), 71 (41), 74 (11), 81 (19), 83 (14), 84 (11), 85 (11), 93 (37), 95 (25), 111 (34), 123 (10), 169 (46).

          RI 1299 BilinmiyorABS: 41 (39), 43 (68), 44 (8), 53 (16), 55 (22), 57 (14), 59 (100), 67 (49), 68 (19), 69 (9), 71 (34), 77 (11), 79 (32), 81 (45), 82 (55), 83 (12), 89 (11), 93 (7), 94 (7), 109 (10), 152 (11).

          RI 11401 BilinmiyorABR2: 55 (100), 41 (70), 43 (100), 44 (25), 53 (16), 56 (14), 57 (55), 59 (26), 67 (31), 69 (44), 71 (34), 77 (12), 81 (29), 83 (26), 85 (19), 91 (18), 93 (96), 95 (15), 97 (20), 111 (68), 125 (15), 126 (26).

          RI 1422 BilinmiyorABR3: 41 (32), 43 (62), 53 (13), 55 (83), 57 (10), 67 (24), 68 (14), 69 (28), 71 (100), 72 (14), 77 (10), 81 (24), 83 (16), 91 (14), 93 (74), 95 (9), 100 (19), 110 (11), 111 (94), 125 (18), 195 (11).

          RI 1598 BilinmiyorABR4: 41(9), 42(3), 43(10), 44(3), 53(4), 55(13), 57(6), 67(5), 68(3), 69 (5), 71(4), 79(2), 81(4), 83(5), 85(100), 86(5), 93(9), 107(2), 111(3), 114 (12), 156 (4).

          RI 1599 BilinmiyorABR5: 41 (38), 43 (100), 44 (14), 55 (30), 57 (25), 69 (22), 71 (17), 77 (14), 79 (20), 81 (32), 83 (22), 85 (20), 91 (15), 93 (18), 95 (17), 109 (45), 149 (14), 161 (15), 207 (46), 219 (21), 234 (15).

          RI 1641 BilinmiyorABR6: 41 (52), 43 (68),44 (13), 53 (18), 55 (100), 56 (13), 57 (29), 67 (27), 68 (18), 69 (37), 71 (23), 79 (12), 81 (27), 83 (32), 84 (17), 85 (12), 91 (12), 93 (72), 95 (24), 109 (13), 111 (73).

          RI 1685 BilinmiyorABR7: 41 (38), 43 (40), 53 (9), 55 (53), 57 (10), 67 (15), 68 (10), 69 (43), 71 (18), 77 (6), 81 (17), 83 (20), 91 (9), 93 (64), 94 (7), 95 (8), 97 (9), 111 (100), 112 (12), 125 (19), 140 (13).

          RI 1688 BilinmiyorABR8: 41 (62), 43 (100), 53 (15), 55 (82), 57 (23), 67 (31), 68 (28), 69 (43), 70 (16), 71 (77), 72 (19), 79 (12), 81 (31), 82 (15), 83 (20), 91 (13), 93 (93), 94 (14), 95 (24), 110 (15), 111 (76), 113 (13), 125 (20).

          RI 1711 BilinmiyorABR9: 43 (100), 93 (66), 55 (55), 111 (55), 113 (51), 85 (39), 41 (35), 69 (30), 67 (26), 95 (25), 81 (24), 125 (20), 57 (20), 71 (19), 97 (17), 96 (17), 109 (14), 83 (14), 68 (14), 138 (11), 53 (11), 236 (5).

          RI 1754 Davanon türevi: 41 (45). 43 (100), 53 (17), 55 (74), 57 (24), 67 (32), 68 (14), 69 (45), 71 (36), 79 (18), 81 (48), 82 (12), 83 (23), 91 (12), 93 (87), 95 (20), 96 (29), 97 (48), 109 (20), 111 (90), 112 (12), 113 (15), 125 (69), 236 (36).

          RI 136 BilinmeyenDRA: 41 (40), 43 (12), 53 (22), 55 (23), 57 (17), 66 (23), 67 (28), 69 (25), 77 (12), 79 (18), 81 (84), 82 (9), 83 (12), 95 (21), 96 (74), 98 (14), 110 (17), 113 (13), 151 (100), 152 (37), 22.

          A. abrotanum, tümü tanımlanamayan seskiterpen davanone ve türevlerinin yanı sıra artedoglasia oksitler AD ile karakterize edildi. 1-terpineol veya trans -piperitol gibi monoterpenler ve fenilpropanoid estragol sadece bu türde küçük miktarlarda mevcuttu. Damıtılmış yağda bulunan tüm ana bileşikler, CH2CI2 ekstraktında da mevcuttu . Davanone türevleri aynı zamanda artedoglasia oksitleri de içeren mikrodiostilatlardaki ana bileşiklerdi.

          A. dracunculus'un damıtılmış yağındaki ana bileşik, yağın yaklaşık %80'ini oluşturan estragol idi. Ancak CH2CI2 ekstraktında bu bileşik tanımlanamadı . Küçük miktarlarda fenilpropanoidler chavicol ve metileeugenol bulunabilir. Bu ekstraktlar aynı zamanda bazı davanone ve türevlerini de içermektedir. Hem damıtılmış yağ hem de ekstrakt, kumarin türevi herniarini içeriyordu. Mikrodistilatta, ana bileşikler estragol (%79.5), ardından Z -β-ocimene (%8.8) ve E -β-ocimene (%7.2) idi.

          A. absinthium'dan sadece bir CH2CI2 özütü elde edildi . Kromatogramdaki ana pik tanımlanamadı. Ayrıca ekstrakt, ana bileşikler olarak β-tujon ve nerol ve diğer bileşenler olarak estragol, spathulenol ve a-bisabolol içeriyordu. Fıtık da bu ekstrede mevcuttu. Mikrodistilat, β-tujon (%78.1), sabinen (%4.4) ve mirsen (%4.4) varlığı ile karakterize edildi.

          A. vulgaris'teki ana uçucular terpinen-4-ol ve borneol idi. İki uçucu preparasyon arasındaki göze çarpan bir fark , CH2CI2 ekstraktından elde edilen yağdaki ana bileşik olan 1,8-sineolün damıtılmış yağda bulunmamasıydı.

          Ticari Artemisia uçucu yağ örneklerinin bileşimi Tablo'da gösterilmektedir. 2. A. abrotanum yağlarının kendi preparatlarının aksine , ticari numunede seskiterpen silphiperfolen türevleri hakimdi ve kayda değer miktarlarda 1,8-sineol (%21,7, 168 mg/ml), borneol (%8,2, 64 mg/ ml) ve p -simen (%6.9, 54 mg/ml). A. dracunculus numunesi, ana bileşik olarak estragole ve botanik bahçesinden kendi materyalinin mikrodistilasyon parmak izine benzer ocimene izomerlerine sahipti. Ticari A. absinthium örneğinde ana bileşikler olarak β-tujon (%41, 358 mg/g), sabinil asetat (%22, 153 mg/g) ve a-tujon (%13, 113 mg/ml) vardı. Son olarak, satın alınan A. vulgarisuçucu yağ α-tujon (%65, 531 mg/g), kafur (%14, 110 mg/g) ve β-tujon (%10, 79 mg/g) açısından zengindi. Tablo 2


          Ticari Artemisia uçucu yağlarının bileşimi ( mg / ml )
          1
          800
          Oktan
          -
          0,1 (0,8)
          01. (0.9)

          2
          927
          üç tekerlekli bisiklet
          0,08 (0,6)


          0,1 (0,8)
          3
          932
          α-Thujene
          -


          0,03 (0,3)
          4
          939
          α-Pinene
          0,1 (1,1)
          1,4 (11,9)
          0,3 (2,9)
          0,1 (1,0)
          5
          953
          kampen
          2,7 (18,5)
          0,05 (0,5)
          0,1 (1,2)
          2,2 (18,0)
          6
          978
          Sabinen
          0,1 (0,9)
          0,07 (0,6)
          2 (16.1)
          1,8 (15,2)
          7
          982
          β-Pinen
          0,3 (2,3)
          0,1 (1,5)
          0,3 (2,6)
          0,2 (1,6)
          8
          993
          Myrcene

          0,1 (0,9)
          6.4 (6.5)

          9
          1008
          α-Phellandrene


          0,2 (1,6)

          10
          1021
          α-terpinen
          0,9 (6,4)



          11
          1030
          p -Simen
          7,8 (53,5)

          0,1 (1,4)
          0,7 (6,3)
          12
          1034
          limonen

          4 (33,8)
          0,4 (3,4)

          13
          1037
          1,8-sineol
          24,5 (167,9)

          1,5 (12,3)
          0,6 (5,1)
          14
          1042
          Z -β-Ocimene

          8,3 (69,5)


          15
          1053
          E -β-Ocimene

          7,8 (65,5)


          16
          1064
          γ-Terpinen
          0,4 (3,1)

          0,1 (1,0)

          17
          1073
          cis -Sabinene hidrat
          0,3 (2,0)


          0,02 (0,2)
          18
          1092
          terpinolen
          0,1 (0,7)



          19
          1093
          Fenkon

          0,3 (3,0)


          20
          1102
          linalool


          2 (16.4)

          21
          1102
          trans -Sabinene hidrat
          0,3 (2,4)


          0,07 (0,6)
          22
          1110
          α-Thujone


          13. (112.5)
          65,5 (530,5)
          23
          1122
          β-Thujon


          44 (357,6)
          9 (73,2)
          24
          1126
          Dehidro sabinaketon



          1,5 (12,8)
          25
          1132
          allo -Ocimene

          0,1 (1,0)


          26
          1136
          Z -Epoksiyosimen


          1,5 (12,9)

          27
          1146
          trans -sabinol


          3 (24.2)

          28
          1146
          trans -Pinocarveol



          0,5 (4,1)
          29
          1146
          neo - allo -Ocimene

          0,07 (0,6)


          30
          1152
          kafur
          3,5 (24,2)

          0.8 (7.2)
          13.6 (110.4)
          31
          1165
          Sabina ketone



          0.3 (2.4)
          32
          1171
          Isoborneol


          0.8 (6.6)

          33
          1173
          Borneol
          9.3 (63.8)


          0.4 (3.9)
          34
          1183
          Terpinen-4-ol
          1.8 (12.7)

          0.3 (2.9)
          0.5 (4.4)
          35
          1195
          α-Terpineol
          0.2 (1.5)



          36
          1201
          Myrtenal
          0.37 (2.6)


          0.4 (3.2)
          37
          1202
          Estragol

          75 (626.1)


          38
          1235
          Isobornylformate
          0.1 (1.3)



          39
          1240
          Fenchyl acetate

          0.1 (0.8)


          40
          1247
          trans-Chrysanthenyl acetate
          1 (7.2)



          41
          1248
          Cuminal



          0.1 (1.0)
          42
          1257
          Piperitone



          0.2 (1.6)
          43
          1266
          Verbenyl acetate



          0.4 (3.4)
          44
          1291
          Bornyl acetate
          0.7 (5.2)


          0.07 (0.6)
          45
          1291
          Anethol

          1.5 (12.7)


          46
          1292
          Lavandulyl acetate


          0.4 (3.7)

          47
          1296
          Sabinyl acetate


          23.7 (193.2)

          48
          1334
          Silphiperfol-5-ene
          0.7 (5.3)



          49
          1346
          Silphiperfolen-Isomer
          0.5 (3.9)



          50
          1353
          7 β-H-Silphiperfol-5-ene
          0.6 (4.4)



          51
          1367
          Silphiperfol-4, 7(14)-diene
          0.3 (2.6)



          52
          1369
          Silphiperfolen-Isomer
          0.7 (5.0)



          53
          1384
          α-Copaene


          0.1 (1.4)
          0.07 (0.6)
          54
          1408
          Z-Methyl-isoeugenol

          0.2 (2.2)


          55
          1425
          Linalyl isobutyrate


          0.2 (1.7)

          56
          1429
          β-Karyofilen
          0,7 (5,3)
          0,05 (0,5)
          1,4 (11,8)

          57
          1464
          α-Humulen
          1,8 (1,3)

          0,1 (1,1)

          58
          1483
          Germacrene D
          3,4 (23,5)
          0,05 (0,5)


          59
          1497
          Farnesen

          0,04 (0,4)


          60
          1500
          Bisiklogermakren

          0,05 (0,5)
          0,3 (2,4)

          61
          1507
          Farnesen



          0,03 (0,3)
          62
          1512
          Lavandulil izovalerat


          0,7 (5,9)

          63
          1513
          Bilinmeyen
          5,7 (39,4)



          64
          1531
          β-Sesquiphellandrene

          0,05 (0,5)


          65
          1531
          Bilinmeyen
          1,7 (12,1)
          0,1 (0,9)


          66
          1548
          Siphiperfol-5-en-3-one B
          2,7 (19,1)



          67
          1558
          Silphiperfol-5-en-3-on B-izomeri
          5.1 (35.2)



          68
          1583
          Silphiperfol-5-en-3-one A
          18,9 (129,5)



          69
          1589
          spatülenol




          70 1595 Bilinmeyen 3 (20.1)
          Ayrı bir pencerede aç Test mikroorganizmaları


          Ticari yağlarla yapılan antikandidal test Tablo'da sunulmaktadır. 3. Dört yağın tümü, en etkili olan A. abrotanum olmak üzere antikandidal aktivite gösterdi, ardından A. absinthium , A. dracunculus ve A. vulgaris geldi . Tablo 3


          Ticari Artemisia esansiyel yağlarının Candida albicans ( ATCC 10231 ) üzerindeki inhibitör in vitro etkileri
          A. dracunculus
          15,5 ± 2,1
          A. abrotanum
          20,0 ± 1,4
          a. absinthium
          17,0 ± 1,4
          A. vulgaris
          12,5 ± 0,7
          Nistatin (pozitif kontrol)
          15.0 ± 0
          Boş filtre kağıdı (negatif kontrol) 6.0 ± 0
          Ayrı bir pencerede aç
          Araştırılan dört Artemisia türü, farklı uçucu modeller ortaya çıkardı. Yayınlanan verilerle yapılan bir karşılaştırma, bir ve aynı tür içinde bile yağ bileşiminin farklı kemotipleri temsil edecek şekilde geniş ölçüde değişebileceğini gösterdi. Örneğin, Küba'dan A. abrotanum'da ana yağ bileşikleri olarak trans-sabinil asetat ve a-terpineol vardı [ 12 ]. Sırbistan'da toplanan aynı türler ana olarak silphiperfol-5-en-3-one A (%14,6), ascaridole (%13,1), 1,8-cineole (%10,5), α-bisabolol oksit A ​​asetat (%8,7) sergilemiştir. yağ bileşenleri [ 13 ]. Benzer şekilde, Kuzeybatı İtalya'dan gelen bir yağ, ana bileşikler olarak 1,8-sineol (%34.7), bisabolol oksit (%18.4) ve askaridole (%16.0) sahipti [ 14]. Kırım'dan gelen petroldeki baskın bileşenler 1,8-sineol ve kafurdu [ 15 ]. Bir Alman A. abrotanum ana yağ bileşiği olarak 1,8-sineol göstermiştir [ 16 ]. Polonya'da yetiştirilen bitki, piperiton (%17,5), davanone (%16,8), 1,8-cineole (%12,5) ve silphiperfol-5-en-3-ol A (%6,3) bakımından zengindi. Bu bitkiler aynı zamanda minör bileşikler olarak artedoglasia oksitleri de içermektedir [ 17 ].

          A. dracunculus'un mevcut yağı ve literatürde bildirilen yağlarda fenilpropanoidler hakimdi. Polonyalı bir yağ örneği elemisin (%48,8), sabinen (%18,9), izoelemisin (%13,3) ve öjenol (%7,6) [17], farklı Fin Fransız tarhun cis - ve trans -ocimenes, estragol ve herniarin [ 18 ] içeriyordu ve Kırım örnekleri sabinen ve elemicine [ 19 ]. Kanada A. dracunculus esansiyel yağı esas olarak metil öjenol (%35.8), öjenol (%16.2) ve terpinolenden (%19.1) oluşuyordu [ 20 ].

          Literatüre [ 21 ] göre, A. absinthium L.'nin uçucu yağ bileşimi . Avrupa'nın farklı coğrafi bölgelerinden elde edilmiş ve incelenmiştir Absithii herba (bitki) en az 4 kemotipe ayrılabilir: thujones bakımından zengin yağ (Yunanistan, İspanya, Ukrayna, Fransa, İtalya), sabinen asetat bakımından zengin yağ (Ermenistan, Letonya, Belçika) , Litvanya), epoksisimen bakımından zengin petrol (Rusya) ve yağ monoterpenleri sabinen ve mirsenin baskın olduğu bir kemotip (Estonya, İskoçya, Moldova, Macaristan). Bu kısmen, 19 A. absinthium örneğinin yer aldığı eski bir çalışmaya [ 22 ] uygundur.İtalya, Fransa, Romanya ve Sibirya'dan dört kemotipe ayrıldı: sabinil asetat açısından zengin yağ, epoksiosimenler açısından zengin yağ, krizantenil asetat açısından zengin yağ ve tujon açısından zengin yağ. Kuzeybatı İtalya'da da epoksi-osimen açısından zengin bir petrol bulundu [ 14 ]. Kanada'dan t-sabinylacetate, thujone ve myrcene açısından zengin bir yağ rapor edilmiştir [ 20 ]. Ayrıca bir Türk A. absinthium yağı, başlıca bileşikler olarak chamazulene ve nuciferol esterlere sahiptir [ 23 ].

          Atıf yapılan literatür [ 5 , 15 ], thujone açısından zengin bir A. absinthium yağını ve A. vulgaris'in toprak üstü kısımlarında yüksek oranlarda 1,8-sineol, sabinen, thujone ve karyofilen oksit içeren bir yağ tanımlamıştır.

          Kafur, 1,8 cineole veya β-thujone açısından zengin A. vulgaris'ten elde edilen esansiyel yağlar tarif edilmiştir [ 14 , 24 - 26 ]. Bu yağlar krizantenil asetat, borneol, metilenöjenol, a-terpineol, t-verbenol veya β karyofilen de içerir, ancak mevcut büyük değişkenlik nedeniyle farklı kemotipleri belirtmek zordur. Bu çalışmadaki A. vulgaris uçucu fraksiyonu, ana bileşikler olarak terpinen-4-ol, borneol, cis-krizantenil asetat ve spathulenol içermektedir .

          Bu çalışmada, dört Artemisia türünden izole edilen tüm uçucu fraksiyonlar, Candida albicans'a karşı bir miktar aktivite göstermiştir . En yüksek aktivite , Nystatin tarafından üretilenden daha büyük bir inhibisyon bölgesinin gözlemlenebildiği A. abrotanum için bulundu . Ancak bu fraksiyonların, araştırılan diğer türlerden elde edilen fraksiyonlardan daha yüksek miktarlarda potansiyel olarak aktif bileşikler içerdiği dikkate alınmalıdır. Bununla birlikte, mevcut uçucu fraksiyonlarda GC-MS tarafından tanımlanan ana bileşiklerin antimikotik aktivitesini doğrulayan raporlar vardır.

          İsveç'te yetişen A. abrotanum'dan bir ekstraktın yanı sıra davanone bileşeni C. albicans'a karşı etkili olmuştur [ 27 ]. Ayrıca, davanone bakımından zengin Artemisia pallens'ten elde edilen davana yağı ve bu yağdan elde edilen davana fraksiyonu, Candida albicans'a karşı aktiftir [ 28 ]. Ancak başka bir çalışmada, davanone tek bileşik olarak C. albicans'a karşı sadece çok zayıf in vitro aktivite göstermiştir [ 29 ]. Candida albicans'ın, %95'ten fazla estragol (= metilchavicol) içeren Ocimum selloi esansiyel yağına karşı çok duyarlı olduğu kanıtlanmıştır [ 30]. Bununla birlikte, başka bir test serisinde, tek madde olarak estragol etkisiz olmuştur [ 31 ].

          Bu çalışmada, 1,8-sineol, borneol, terpinen-4-ol, spathulenol, β-thujone ve α-bisabolol, çalışılan A. absinthium ve A. vulgaris'in tüm uçucu fraksiyonlarında ana bileşiklerdi . Bu bileşikleri içeren yağlar çeşitli bitkilerde bulunabilir ve bazılarının C. albicans'ın büyümesini engellediği rapor edilmiştir . Laserpitium zernyi'den a-pinen ve a-bisabolol açısından zengin bir uçucu yağ, iki C. albicans suşuna karşı düşük aktivite göstermiştir [ 32 ]. Ana bileşik olarak %48 kafur içeren A. annua yağı, C. albicans'a karşı aktifti [ 33 ]. Bir adaçayı ( Salvia officinalis) α-tujone (%29.5), kafur (%22.5) ve 1,8-sineol (%12.2) ana bileşikleri ile Karadağ'dan gelen yağ, C. albicans'a karşı önemli aktiviteye sahipti [ 34 ].

          Ana bileşik olarak 1,8-sineol içeren adaçayı, mersin ve defne yağları , aynı zamanda %85 oranında 1,8-sineol içeriğine sahip bir Okaliptüs yağı olan C. albicans'a [ 35 ] karşı bir miktar aktivite göstermiştir [ 36 ]. Bununla birlikte, muhtemelen 1,8 sineol içeren Eucalyptus occidentalis'ten elde edilen bir Mısır yağının, C. albicans'ın büyümesi üzerinde hiçbir etkisi olmamıştır [ 37 ].

          Ek olarak, Treculia obovoidea'nın dallarından izole edilen 7-metoksikumarin (herniarin), çeşitli Candida türlerine karşı bir miktar aktivite göstermiştir [ 38 ]. Artemisia türlerinin antifungal aktivitesi hakkındaki raporlar tutarsız olsa da, bu çalışmanın sonuçları Artemisia esansiyel yağlarının antimikotik etkiler sergilediğini ve Candida'nın direnç geliştirdiği gelecekteki allopatik tedavilerde yerini almak için iyi adaylar olabileceğini doğrulamaktadır . Bu çalışmanın koşulları altında, A. abrotanum'dan elde edilen uçucu fraksiyonların yanı sıra bu bitkiden elde edilen ticari yağ, Candida albicans üzerinde en güçlü etkiye sahipti.bileşimleri farklılık gösterse de sırasıyla davanon türevleri veya silphiperfolen türevleri ve ana bileşikler olarak 1,8-sineol içerirler. Yağların ve uçucu müstahzarların etkinliğindeki etkinlik ve sıradaki farklılıklar büyük olasılıkla bileşimdeki farklılıklardan kaynaklanmaktadır. Bu nedenle, 1,8-sineol, terpinen-4-ol, borneol, kafur ve spatulenol karışımı içeren kendi A. vulgaris müstahzarları, tujonlar ve kafur içeren ticari yağdan daha aktifti. A. absinthium diklorometan ekstraktının daha düşük aktivitesi, aynı türden ticari numuneyle karşılaştırıldığında bu preparasyondaki toplam aktif bileşik konsantrasyonunun daha düşük olmasından kaynaklanıyor olabilir. deneysel araştırma

          Bitki materyali


          A. abrotanum , A. dracunculus ve A. absinthium hava parçaları Avusturya, Viyana Veterinerlik Üniversitesi Botanik Bahçesi'nde toplandı. A. vulgaris hava parçaları Romanya'nın Timisoara (Bencecul de Sus) çevresinde toplanmıştır. Tüm bitkiler 2010 yılının Haziran-Eylül döneminde çiçek açarken toplanmıştır. Toplanan bitkilerin belge örnekleri, Viyana Üniversitesi Herbaryumunda (WU-Generale, http://http:\\herbarium.univie.ac.at ) saklandı. Ticari uçucu yağlar


          Ek olarak, Artemisia absinthium (ABD), A. dracunculus (İran) ve A. vulgaris'ten (Marokko) elde edilen diğer ticari uçucu yağlar Baccara Rose'dan (Dagmar Köhler, 47665 Sonsbeck, Almanya) elde edildi. Artemisia abrotanum, Ayus GmbH, 77815 Bühl/Moos, Almanya'dan geldi. Test mikroorganizmaları


          Candida albicans izolatları (ATCC 10231), Banat's University of Ziraat Bilimleri ve Veterinerlik Timisoara Mikrobiyoloji Bölümü'nün kültür koleksiyonundan elde edildi.

          Git: Yöntemler


          Uçucu yağların hazırlanması, Avrupa Farmakopesine [ 39 ] göre değiştirilmiş bir standart prosedür kullanılarak yapıldı. İşlemler aynı zaman diliminde yapıldı. Bitki materyali (15 g), sabit bir hızda 4 saat boyunca 150 ml damıtılmış su kullanılarak hidrodistilasyona tabi tutuldu. Ortalama 18,5 mg uçucu yağ elde edilmiştir.

          Ek olarak diklorometan ( CH2CI2 ) ile ekstraksiyon ve ardından hidrodistilasyon gerçekleştirildi. 100 g taze bitki materyali (yapraklar veya çiçekler), ardışık aşamalarda 100 ml CH2CI2 ile 5 kez özümlendi . Nihai özler birleştirildi ve çözücü, bir Rotavapor kullanılarak vakumla çıkarıldı. Ortalama verim, 2 g ham ekstraktı; havuzlanan ekstrakt yukarıda bahsedildiği gibi 3 saat hidrodistilatlandı ve analize kadar 4°C'de saklandı. 2 gr özütten ortalama 30 mg yağ verimi elde edildi. Daha ileri analizler için çeşitli müstahzarlardan elde edilen uçucu yağ birleştirildi.

          Botanik bahçesinden toplanan bitkilerin yaprakları da, uçucu yağ parmak izlerinin araştırılmasına izin veren nazik bir damıtma yöntemi olan Eppendorf'tan (Hamburg, Almanya) otomatik mikrodistiller MicroDistiller kullanılarak mikrodistilasyona tabi tutuldu. Prosedür şu şekildeydi: 0,2 ila 0,3 g ince öğütülmüş kurutulmuş bitki materyali ve 10 ml damıtılmış su, numune şişesine dolduruldu. 1 ml su, 0.5 g NaCl ve 300 µl n -heksan içeren toplama şişesi, numune şişesine bir kapiler ile bağlandı. Numune şişesine uygulanan ısıtma programı 108°C'de 15 dakika, ardından 112°C'de 45 dakikadır. Toplama şişesi -2°C'de tutuldu, burada uçucular 0.3 ml n -heksan içinde tutuldu . Uçucu yağların analizi


          Uçucu maddelerin analizi, bir Hewlett-Packard 5973 kütle seçici detektöre bağlı bir Hewlett-Packard 6890 GC kullanılarak yapıldı. Analiz için bir Zebron ZB-5MS, kılcal kolon (27 m x 250 um iç çap, 0.25 um film kalınlığı) kullanıldı. Taşıyıcı gaz, sabit akış modunda 1.3 ml/dak'da helyumdu. Enjektör sıcaklığı 250°C, enjeksiyon hacmi 1 ul ve bölünme oranı 1:20 idi. 60°C'lik başlangıç ​​fırın sıcaklığı 1 dakika tutuldu, ardından 5°C/dk hızla 220°C'ye ve ardından 15°C/dk hızla 280°C'ye yükseltildi ve son olarak 1 dakika boyunca izotermal tutuldu. MSD'ye transfer hattı 280°C'ye ayarlandı ve tarama koşulları şöyleydi: M/Z 40–300, 1,75 tarama/sn.

          Analizden önce 900 ul uçucu fraksiyon dahili standart olarak 100 ul bifenil (heksan içinde 2.0 mg/ml) ile karıştırıldı. Esansiyel yağların bileşenleri, ilgili alıkonma süreleri ve kütle spektrumları, Registry of Mass Spectral Data ve literatür alıntıları [ 40 , 41 ] ile karşılaştırılarak tanımlandı . Fraksiyonlardaki ayrı ayrı bileşiklerin miktarı, MSD sinyalinden Toplam İyon Akımı kullanılarak ve dahili standart bifenil ile aynı tepki varsayılarak hesaplandı.

          106 hücre/ml içeren aşı, besiyerine yayıldı (Penisilin (40 birim/ml) ve streptomisin (2 mg/ml ortam) eklenmiş Sabouraud). Antifungal aktivite testi, sterilize edilmiş 6 mm çaplı filtre kağıdı diskleri kullanılarak disk difüzyon yöntemiyle gerçekleştirildi. Her uçucu yağ preparasyonundan 50 ul'lik bir miktar teste tabi tutuldu ve testler üç kopya halinde yapıldı. Aşılanan plakalar, 35°C'de 24 saat süreyle inkübe edildi. Nystatin 100 birim/disk (Himedia Laboratories Ltd., Hindistan) standart biyo diskleri pozitif kontrol olarak ve boş steril filtre kağıtları negatif kontrol olarak kullanıldı.

          İnkübasyondan sonra, her uçucu yağ için inhibisyon bölgesinin çapı milimetre cinsinden ölçüldü (diskin 6 mm çapı dahil). Sonuçlar, üç belirlemenin ortalama değerleri olarak ifade edilir ± SD In vitro antifungal aktivite


          Deney protokolleri Timisoara Veteriner Fakültesi Hayvan Etik Kurulu tarafından onaylandı ve buna göre yürütüldü. 7 Artemisia preparatının tamamı , Candida albicans'a (ATCC 10231) karşı disk difüzyon testine tabi tutuldu . Gözlenen inhibisyon bölgeleri, uçucu yağlar ve uçucu yağlar için 23,5 mm ila 13 mm arasında değişmiştir. Nistatin için 20,5 mm ve negatif kontrol için 6 mm (biyo-diskin çapı) bir inhibisyon bölgesi belirlendi (Tablo 4). Tablo 4


          Uçucu fraksiyonların Candida albicans ( ATCC 10231 ) üzerindeki inhibitör in vitro etkileri
          A. dracunculus (yağ)
          15,5 ± 1,52
          A. dracunculus (CH 2 Cl 2 )
          13.0 ± 2.08
          A. abrotanum (yağ)
          23,5 ± 1,52
          A. abrotanum ( CH2CI2 ) _
          21,5 ± 3,51
          A. absinthium (CH 2 Cl 2 )
          13,0 ± 1,15
          A. vulgaris (yağ)
          16,6 ± 1,57
          A. vulgaris (CH 2 Cl 2 )
          17.0 ± 1.15
          Nistatin (pozitif kontrol)
          20,5 ± 4,04
          Boş filtre kağıdı (negatif kontrol) 6.0 ± 0
          Ayrı bir pencerede aç
          En yüksek antifungal aktivite A. abrotanum'da (her ikisi de uçucu fraksiyonlar) gözlemlendi , ardından A. vulgaris , A. dracunculus ve A. absinthium geldi .

          Git: Sonuçlar


          Tüm uçucu fraksiyonlar inhibisyona neden olduğundan, farklı miktarlarda bulunan bileşiklerin C. albicans'a karşı değişen in vitro aktiviteden sorumlu olduğu sonucuna vardık , ancak karmaşık karışımların bu etkisini belirli bir bileşene atfetmek zordur. Yağdaki bileşiklerin muhtemelen sinerjistik ve antagonistik etkileri de dikkate alınmalıdır, çünkü tekli yağ bileşenlerine kıyasla tam uçucu yağlarda sıklıkla daha güçlü antifungal aktivite gözlemlenebilir [ 42]. Çalışmalarımız, ekstraktlardan veya bitki materyalinden başlayarak uçucu fraksiyonların hazırlanmasına yönelik farklı prosedürlerin farklı kimyasal bileşimlerle sonuçlandığını göstermiştir. Bu fenomen, Artemisia'nın antimikotik etkileri için yayınlanan çelişkili sonuçlara katkıda bulunabilir . Bu çalışmanın koşulları altında, Artemisia bitkilerinden elde edilen uçucu fraksiyonlar, in vitro antifungal aktivite sergiler . Sonuçlarımız, çalışılan Artemisia türünden yeni fitoterapötik ürünlerin geliştirilmesi için yollar açabilir .

          Git: Kısaltmalar


          C. albicans: Candida albicans ; GC-MS: Gaz kromatografisi–kütle spektrometrisi.

          Git: Rekabet eden çıkarlar


          Yazarlar, rekabet eden çıkarları olmadığını beyan eder.

          Git: Yazar katkıları


          Çalışmayı OD, SI ve CRT tasarladı. OD, SI ve CR yazının hazırlanmasını koordine etti. Uçucu yağların hazırlanmasını OD ve SK gerçekleştirdi. CR, GC/MS analizi gerçekleştirdi. NI ve OD, in vitro testleri gerçekleştirdi. CV istatistiksel analizleri gerçekleştirdi. Tüm yazarlar veri analizine katkıda bulundu, son makaleyi okudu ve onayladı.

          Git: teşekkürler


          Çalışma, POSDRU/6/1.5/S/21 Projesi, ID 6540, “Burslu Doktora Öğrencileri Araştırmalarını Destekleme Pilot Programı” hibesi ile mümkün olmuştur.

          Git: Referanslar
          • Hayat MQ, Ashraf M, Khan MA, Jabeen S. Artemisia L cinsinden Ethnobotany . ( Asteraceae ) Pakistan'da. Ethnobot Res Uygulaması 2009; 7 :147–162. [ Google Akademik ]
          • Hayat MQ, Ashraf M, Khan MA, Yasmin G, Shaheen N, Jabeen S. Artemisia Cinsinin ( Asteraceae ) palinolojik çalışması ve sistematik sonuçları. Pak J Bot. 2010; 42 (2):751–763. [ Google Akademik ]
          • Pareto G. Artemisie. Ricerca ed aplikasyonu. Agric. ek 1985; 2 :1–261. [ Google Akademik ]
          • Tan RX, Zheng WF, Tang HQ. Artemisia cinsinden biyolojik olarak aktif maddeler . Bitki Med. 1998; 64 :295–302. doi: 10.1055/s-2006-957438. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          • Blagojevic P, Radulovic N, Palic R, Stojanovic G. Sırbistan'da yabani olarak büyüyen Artemisia absinthium ve Artemisia vulgaris'in uçucu yağlarının kimyasal bileşimi. J Tarım Gıda Kimyası 2006; 54 :4780–4789. doi: 10.1021/jf060123o. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          • Juteau F, Jerkoviç I, Masotti V, Milos M, Mastelic JM, Bessiere JM, Viano J. Hırvatistan ve Fransa'dan Artemisia absinthium esansiyel yağının bileşimi ve antimikrobiyal aktivitesi . Bitki Med. 2003; 69 :158–161. doi: 10.1055/s-2003-37714. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          • Bayat M, Kousha A, Azizi Saraji A, Seyed Reza Rohani R, Nissiani M. Lökorrhoea hastalığı ile ilgili iki mikroorganizma ( Candida albicans ve Gardnerella vaginalis ) üzerindeki bazı standart esans türlerinin in vitro olarak incelenmesi. Dünya Uygulaması bilim J.2008 ; 5 (4):418–421. [ Google Akademik ]
          • Correa-Royero J, Tangarife V, Durán C, Stashenko E, Mesa-Arango A. Uçucu yağların ve tıbbi ve aromatik bitki özlerinin Candida krusei ve Aspergillus fumigatus'a karşı in vitro antifungal aktivitesi ve sitotoksik etkisi. Rahip Sütyen. Farmacon. 2010; 20 (5):734–741. doi: 10.1590/S0102-695X2010005000021. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          • Erdoğan OT. Halk hekimliğinde kullanılan bazı bitki ekstraktlarının antibakteriyel aktiviteleri. Eczacı Biol. 2002; 40 :269–273. doi: 10.1076/phbi.40.4.269.8474. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          • Fernández-Calienes Valdés A, Mendiola Martínez J, Scull Lizama R, Vermeersch M, Cos P, Maes L. Küba şifalı bitkileri Simarouba glauca DC , Melaleuca leucadendron L ve Artemisia absinthium L' nin in vitro anti-mikrobiyal aktivitesi . Mem. Enst. Oswaldo. 2008; 103 (6):615–618. doi: 10.1590/S0074-02762008000600019. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          • CLSI (Klinik ve Laboratuvar Standartları Enstitüsü) CLSI belgesi M44-A2. Saniye. Pennsylavnia: Klinik ve Laboratuvar Standartları Enstitüsü, 940 West Valley Road, Suite 1400, Wayne; 2009. Mayaların antifungal disk difüzyon duyarlılık testi yöntemi; onaylanmış kılavuz; sayfa 19087–1819. [ Google Akademik ]
          • Pino JA, Marbot R, Martı MP. Küba'da Yetiştirilen Artemisia abrotanum L.'nin yaprak yağı . J Uçucu Yağ Res. 2011; 23 :119–120. doi: 10.1080/10412905.2011.9700438. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          • Raduloviç N, Blagojeviç PD, Zlatkoviç BK, Paliç RM. Sırbistan'dan Artemisia abrotanum L.'nin (Asteraceae) toprak üstü kısımlarının uçucu bileşenlerinin bir GC/MS profili . S Afr J Chem. 2009; 62 :30–32. [ Google Akademik ]
          • Mucciarelli M, Caramiello R, Maffei M, Chialva F. Kuzeybatı İtalya'da kendiliğinden büyüyen bazı Artemisia türlerinden uçucu yağlar . Lezzet Kokusu J. 1995; 10 :25–32. doi: 10.1002/ffj.2730100105. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          • Judzentiene A, Tomi F, Casanova J. Litvanya'dan Artemisia absinthium L.'nin uçucu yağlarının CC, GC (RI), GC-MS ve 13C NMR ile analizi. Nat Ürün Komün. 2009; 4 :1113–1118. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          • Vostrowsky O, Michaelis K, Ihm H, Knobloch K. Das ätherische Öl von Artemisia abrotanum L. Z. Lebensmitt. Unters. forsch. 1984; 179 :125–128. doi: 10.1007/BF01043263. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          • Kowalski R, Wawrzykowski J, Zawiślak G. Uçucu yağların analizi ve Artemisia abrotanum L. ve Artemisia dracunculus L. Herba Polonica'dan ekstraktlar. 2007; 53 (3):246–254. [ Google Akademik ]
          • Kämäräinen-Karppinen T, Mäkinen A, Kolehmainen S, Hämäläinen A, Laine K, Hohtola A, Mattila S, Pirttilä AM. Fransız tarhununun ( Artemisia dracunculus var. sativa) vejetatif olarak çoğaltılan üç hattında kışlama, kimyasal varyasyon ve genetik çeşitlilik J Bahçecilik Bilimi Biyoteknoloji. 2008; 83 (6):765–769. [ Google Akademik ]
          • Khodakov GV, Kotikov IV, Pankovetskii VN. Artemisia abrotanum ve A. dracunculus'tan elde edilen uçucu yağın bileşen bileşimi. Kimya Doğal bileşikler. 2009; 45 :905–907. doi: 10.1007/s10600-010-9472-1. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          • Lopes-Lutz D, Alviano DS, Alviano CS, Kolodziejczyk PP. Artemisia esansiyel yağlarının kimyasal bileşimi, antimikrobiyal ve antioksidan aktivitelerinin taranması . fitokimya. 2008; 69 (8):1732–1738. doi: 10.1016/j.phytochem.2008.02.014. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          • Orav A, Raal A, Arak E, Müürisepp M, Kailas T. Farklı coğrafi kökenli Artemisia absinthium L.'nin uçucu yağının bileşimi. Proc. Estonyalı Acad. bilim kimya 2006; 55 (3):155–165. [ Google Akademik ]
          • Chialva F, Liddle PAP, Doglia G. Pelin ağacının kemotaksonomisi ( Artemisia absinthium L. ) I. Birkaç kemotipin esansiyel yağının bileşimi. Z Lebensm Unters Forsch. 1983; 176 :363–366. [ Google Akademik ]
          • Kordali S, Kotan R, Mavi A, Çakır A. Artemisia dracunculus L' nin uçucu yağının kimyasal bileşiminin ve antioksidan aktivitesinin belirlenmesi . ve türk A. dracunculus , A. absinthium ve Santonicum esansiyel yağının antifungal ve antibakteriyel aktiviteleri . J Tarım Gıda Kimyası 2005; 53 :9452–9458. doi: 10.1021/jf0516538. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          • Jerkovic I, Mastelic M, Milos M, Juteau F, Masotti V, Viano J. Artemisia vulgaris L' nin kimyasal değişkenliği . Uçucu yağlar, Fransa ve Hırvatistan'ın Akdeniz bölgesinden gelmektedir. Lezzet Kokusu J. 2003; 18 :436–440. doi: 10.1002/ffj.1246. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          • Judzentiene A, Buzelyte J. Artemisia vulgaris L' nin uçucu yağlarının kimyasal bileşimi . (peynir) Kuzey Litvanya'dan. Chemija. 2006; 17 (1):12–15. [ Google Akademik ]
          • Thao NTP, Thuy N, Hoi TM, Thai TH. Artemisia vulgaris L. Vietnam'dan: bitkinin vejetatif ömrü boyunca yağın kimyasal değişkenliği ve bileşimi. J. _ Uçucu Yağ Res. 2004; 16 :358–361. doi: 10.1080/10412905.2004.9698742. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          • Brodin K, Alahyar H, Hedner T, Sterner O, Faergemann J. Artemisia abrotanum ekstraktlarının Malassezia Spp ., Candida albicans ve Staphylococcus aureus'a karşı in vitro aktivitesi . Acta Derm Venereol. 2007; 87 (6):540–542. doi: 10.2340/00015555-0312. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          • Bail S, Buchbauer G, Schmidt E, Wanner J, Slavchev A, Stoyanova A, Denkova Z, Geissler M, Jirovetz L. GC-MS-analiz, antimikrobiyal aktiviteler ve esansiyel davana ( Artemisia pallens Wall. ex DC) yağının koku değerlendirmesi Hindistan'dan. Nat Ürün Komün. 2008; 3 (7):1057–1062. [ Google Akademik ]
          • Schmidt E, Bail S, Friedl SM, Jirovetz L, Buchbauer G, Wanner J, Denkova Z, Slavchev A, Stoyanova A, Geissler M. Tek aroma bileşiklerinin antimikrobiyal aktiviteleri. Nat Ürün Komün. 2010; 5 :1365–1368. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          • Martini MG, Bizzo HR, Moreira DDL, Neufeld PM, Miranda SN, Alviano CS, Alviano DS, Leitão SG. Ocimum selloi ve Hesperozygis myrtoides'ten elde edilen uçucu yağların kimyasal bileşimi ve antimikrobiyal aktiviteleri . Nat Ürün İletişimi. 2011; 6 :1027–1030. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          • Pauli A, Kubeczka KH. Uçucu fenilpropanların antimikrobiyal özellikleri. Nat Ürün Komün. 2010; 5 :1387–1394. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          • Popović V, Petrović S, Pavlović M, Milenković M, Couladis M, Tzakou O, Duraki Š, Niketić M. Laserpitium zernyi'nin yeraltı kısımlarından elde edilen uçucu yağ: potansiyel α-bisabolol kaynağı ve antimikrobiyal aktivitesi. Nat. Profesyonel komün. 2010; 5 :307–310. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          • Verdian-Rizi MR, Sadat-Ebrahimi E, Hadjiakhoondi A, Fazeli MR, Pirali Hamedani M. İran'dan Artemisia annua L. uçucu yağının kimyasal bileşimi ve antimikrobiyal aktivitesi. J.Med. Bitkiler. 2008; 7 (4):58–62. [ Google Akademik ]
          • Damjanovic-Vratnica B, Dakov T, Šukovic D, Damjanovic J. Karadağ'dan yabani olarak büyüyen Salvia officinalis L. uçucu yağının kimyasal bileşimi ve antimikrobiyal aktivitesi. J Uçucu Yağ Taşıyan Bitkiler. 2008; 11 (1):79–89. doi: 10.1080/0972060X.2008.10643602. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          • Çelikel N, Kavas G. Bazı uçucu yağların bazı patojenik mikroorganizmalara karşı antimikrobiyal özellikleri. Çek J Gıda Sci. 2008; 26 :174–181. [ Google Akademik ]
          • Damjanovic-Vratnica B, Dakov T, Šukovic D, Damjanovic J. Eucalyptus globulus Labill'den izole edilen uçucu yağın antimikrobiyal etkisi . Karadağ'dan. Çek J Gıda Sci. 2011; 29 :277–284. [ Google Akademik ]
          • Ezzat SM. Bitki özleri ve esansiyel yağlarla Candida albicans büyümesinin in vitro inhibisyonu . Dünya J Microbiol Biotechnol. 2001; 17 :757–759. doi: 10.1023/A:1012934423019. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          • Kuete V, Metuno R, Ngameni B, Tsafack AM, Ngandeu F, Fotso GW, Bezabih M, Etoa F, Ngadjui BT, Abegaz BM, Beng VP. Treculia obovoidea ( Moraceae ) J Ethnopharmacol'dan elde edilen metanolik ekstraktların ve bileşiklerin antimikrobiyal aktivitesi . 2007; 112 :531–536. doi: 10.1016/j.jep.2007.04.010. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          • Avrupa İlaç Kalite Müdürlüğü (EDQM) Avrupa Farmakopesi. 6. Strasbourg: BDC Ed; 2008. (2.8.12.) (ISBN: 9789287160546) [ Google Akademik ]
          • Adams RP. Uçucu yağ bileşenlerinin gaz kromatografisi/dört kutuplu kütle spektroskopisi ile tanımlanması. 4. Carol Stream, IL: Çekici; 2007. [ Google Akademik ]
          • McLafferty FW. Kütle spektral verilerinin kaydı. 5. New York: John Wiley & Sons; 1989. [ Google Akademik ]
          • Iten F, Saller R, Abel G, Reichling J. Thymus vulgaris esansiyel yağının aktif bileşenlerinin ilave etkileri – kemotip karvakrol. Bitki Med. 2009; 75 :1231–1236. doi: 10.1055/s-0029-1185541. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]

          Yorum yap

          Hazırlanıyor...
          X