ITIR



Çok Yıllık | 0,3-1m | 5-10 Aylar | Ça,Ho,Na | Kökü, Otu
Afrika Sardunyası, Itır, Umkaloabo, Pelergonium sidoides D.C.
Şifalı Itır ve Pelergonium reniforme W.CURTİS
Güney Afrika Itırı
Umkaloabo
Öksürük kökü
Bronşit kökü
Familyası: Itırgillerden, Storchschnabelgewchse, Geraniaceae
Drugları: Itır kökü; Umckaloabo radix
Itır otu; Umckaloabo herba
Itırın genellikle kökü çay, tentür ve natürel ilaç yapımında kullanılır ve nadiren de otunun kullanıldığı olur.
Giriş: Itırgillerin takriben bilinen 300 türü mevcuttur ve bunlardan bizi ilgilendiren Şifalı Itır diye anılan iki türdür. Bu iki bitki aynı şekilde kullanılırsalar da botanik olarak bazı farklılıkları vardır.
a) Narin (Bordo) Itır; Pelergonium sidoide De CANOOLLE ve
b) Kadife (Pembe) Itır; Pelergonium reniforme W.CURTIS.
Bu iki türün haricinde çok farklı maksatla kullanılan Büyük Itır; Pe-lergonium graveolens ve Kokulu Itır; Pelergonium odoratissium’u saya-biliriz. Leylekotugillerle Itırotugiller çoğu kez birbirine karıştırılmaktadır. Itırgillere örnek olarak Şifalı Itırı ve Büyük Itırı , Leylekotugillere ise Leylek otunu örnek vereceğiz. İngiliz asıllı binbaşı Charles Henry Stevens Güney Afrika’da görevli iken 1897’de yakalandığı oranın yerlileri olan Zulu kabilesinin Hekimleri tarafından Itır kökünden elde edilen Dekokt’tan (kaynatma) birer bardak içirerek onu iyileştirir. C.H.Stevens Itır kökünü o zaman bütün Avrupa’da çok yaygın olan Vereme karşı İngiltere’ye getirerek pazarlamasını yapar. İngiliz Tabipler Odası Stevens’ın pazarladığı Verem ilacının ne olduğunu bilmediklerinden onu kocakarı ilaçları ile servet yapıyor diye suçlarlar ve de 1914’de yargılanmasını sağlayarak onu suçlu duruma düşürürler. İsviçreli Doktor Adrien Sechehaye 1920’de ilk Veremli hastasını Itır çayı ile iyileştirdikten sonra Cenevre (Genf) Tıp Odası ile birlikte çalışarak 9 yılda 800 Veremli hastayı iyileştirir. 1939’da Regensburg’taki (I…) bir firma tarafından 1 draje (Um…) (ağır öksürük anlamına gelir) adıyla anılan damlayı üretmeye başlar. Um… hangi bitkilerden ve nasıl elde edildiği 1971 yılına kadar bir sır gibi saklanmıştır. Bu nedenle hiçbir Şifalı bitkiler kitabında bilgi ve fotoğraf bulmak mümkün değildir. Bu nedenle bu bitki ile ilgili araştırmalarım yıllarca sürdü ve nihayet amacıma ulaştım. 1990 yılından beri Frankfurt, Manz, Darmstadt, Hamburg, Meidelberg, Weisbaden, Hannover botanik bahçelerinde bulamadığım bitkinin Dresden’de olduğunu öğrendim ve Ağustos 1997’de bir gün uçakla gidip araştırmalar yapıp geri döndüm.
Botanik:
a) Bordo veya Narin Itır; Pelergonium sidoides D.C.’nin boyu 1m’yi bulabilir ve çok narin olması nedeni ile dik durması mümkün değildir. Çatallaşarak geniş bir alanı kaplar. Yaprakları böbrek şeklinde, üç loplu, kenarları kertikli, üst yüzeyi yeşil, hafif tüylü, alt yüzeyi iri damarlı, oldukça uzun saplı (10-20cm) ve değişken sıra ile dizilmiştir. Çiçeklerinin boyu 50cm’yi bulabilen uzun bir sap üzerindedir ve bu saptan çıkan yan saplarda 5 adet yine uzunca saplar üzerinde birer çiçek bulunur. Çiçekleri iki çenekli olup üstte iki bitişik ve dik, altta üç ayrı ve sarkık dil şeklinde bordo renkli taç yaprakları ve ortada bir göbek ve bu göbeğin ucunda püskül gibi döllenme tozlukları mevcuttur. Kupa yaprakları 5 adet oval şekilli ve yeşil renklidir.
b) Pembe veya Kadife Itır; Pelergonium reniforme W.CURTIS boyu biraz daha kısa ve birazda sertçe bir yapıya sahiptir. Çiçekleri yine uzun bir sap üzerinde ve yanlarında 10-12adet bir arada bulunan ana veya yan çiçek demetlerinden oluşur. Çiçeklerinin taç yaprakları öncekinden farklı olarak pembe renkli ve taç yapraklarının ortasında birer kırmızı benek mevcuttur. Yaprakları 5-10cm eninde, 3-7cm uzunluğunda böbrek şeklinde, üzeri kadife gibi, sık ve kısa tüylü, derin damarlı mavimsi yeşil renkte, alt yüzeyi beyazımsı gri renkli ve tüylü ve iri damarlı kenarları kertikli ve 10-20cm uzunluğundaki saplara sahiptir.
Yetiştirilmesi: Güney Afrika’nın iklimi bizim Akdeniz iklimine çok benzer, bu nedenle Şifalı Itır başta Akdeniz ve Ege bölgesinin sahile yakın olan (don olmayan) yörelerde rahatlıkla bahçe ve tarlalarda yetiştirilir. Diğer bölgelerde kış aylarında sera veya sıcak odalara almak gerekir. Ben takriben 3-4yıl her iki türden de yetiştirdim ve şayet bu iş el atılır ve yetiştirilir ise çok büyük maddi imkânlar elde edilebilir. Bugüne kadar Kirpi otu ve kökünden 172 firma 850 çeşit sade veya Kompleks ilaç üretmişlerdir. Itır daha etkili olmasına rağmen sadece Akdeniz ikliminde yetişmesi nedeni ile sadece bir firmanın tekelinde kalmıştır. Bugüne kadar Kirpi otu veya kökü ile 172 ilaç firması 850 çeşit sade veya Kompleks ilaç üretmişlerdir. Hemen hemen aynı yönde etki eden Itır kökünden ise sadece bir firma bugüne kadar tekelci üretimine devam etmektedir. Bu da Kirpi otunun dünyanın hemen her yöresinde yetişebilme özelliğine sahipken, Itırın Akdeniz iklimine benzer özellikler gösteren Güney Afrika’da yetişmesi ve başka yörelerde henüz deneme üretimine geçilmemiş olmasından kaynaklanmaktadır. Bu nedenle Itırın Türkiye’de yetiştirilmesi mutlak bir zarurettir.
Hasat zamanı: Şifalı Itırın her iki türü de söküldükten sonra kökleri havalı ve güneşli bir yerde kurutulur ve kaldırılır. Şayet tentürü yapılacak ise taze olarak kullanılır.
Birleşimi: Itır kökünün birleşimindeki maddeleri önemine göre şöyle sıralayabiliriz;
a) Cumarin türevleri (Kumarin türevleri); Umckalin, 5,6,7-Trimethoxycumarin, 6,8-dihydroxy-5,7-dimethoxycumarin, 5,6,7,8-Tetramethoxycumarin, 6,7,8-Trihydrox-cumarin, 6-hydroxy-7-mthoxy-cumarin (Scopoletin) ve 7-Acetoxy-5,6-dimethoxycumarin
b) Taninler %9 oranında olup en önemlileri; Afzelechin, Catechin (Kateşin), Epicatechin ve Gallocatechin
c) Flavonitler; Quercetin, Kmpferol, Izoorientin ve Taxifolin-3-O-β-D-glikozit
d) Gallusasit türevleri; Gallusasidi ve Gallusasitmetilester
e) Steroller; Sitosterol-3-O-β-D-glikozit, β-Sitosterin, Stigmasterin
f) Aminler; Thramin ve Ethanolamin
Araştırmalar:
1) Ekim 1993’ten Şubat 1995’e kadar 158 deney yerinde (doktorların muayenehaneleri veya çocuk klinikleri) 0-12yaşlarındaki nefes yolları rahatsızlıkları olan 742 çocuk üzerinde Itır ilacı (Um…) ile tedavi de-nemesi yapılmıştır. Bu tedavi denemelerinde başta; akut bronşit veya kronik bronşit (genellikle yinelenen exazerbation) ve bunun yanında nezle, sinüzit, farenjit (yutak iltihaplanması) ve Trakeait (nefes borusu iltihaplanması) gibi rahatsızlıkları olan çocuklara 14 günlük tedavi denemesi yapılmıştır. Hastalardan %98,7’sinin durumu iyileş-miştir. Fakat kronik bronşitte bu tedavi süresi 2-3ay sürebilir. (ZP.5.96.300)
2) C.H.Heil, U.Reitermann ve ekibi 1994’de akut ve kronik kulak, burun, boğaz ve nefes yolları enfeksiyonundan; bademcik iltihaplanması, sinüzit, farenjit ve bronşit gibi rahatsızlıkları olan 641 hasta üzerinde Itır ilacı (Um…) ile tedavi denemesi yapılmıştır. Bu tedavi denemesinde hastaların %85’inde iyileşme görülmüştür. (ZP.3. 98.141)
3) Dr.A.Sechehage 1921’de Verem hastası olan 800 kişi üzerinde tedavi denemesi yapılmış ve hastaların iyileştiği tespit edilmiştir. (Nhp.4.97 .560)
4) Akut bademcik iltihaplanması (tonsilit) rahatsızlığı olan 6-10yaşları arasındaki 60 çocuk üzerinde tedavi denemsi yapılmış ve hastalar iyileşmiştir. (ZP.3.98.141)
Kendi tecrübelerim:
1) Küçük oğlum M.Şamil 17.06.1997’de doğduktan hemen sonra bronşite yakalandı ve çocuk kliniğinde 4 çeşit antibiyotik ve enhalasyonla tedavi etmek istediler. Çocuğun durumunda herhangi bir değişiklik olmaması üzerine günde 5-6defa 2-3damla ağzına Itır ekstresi damlattım. M.Şamil’in durumu iki günde hemen düzelmeye başladı ve üçüncü gün avuç dolusu balgam tükürdü ve buz gibi olan el ve ayakları 10-15dk ısınarak pamuk gibi oldu.
2) M.Şamil’in 01.08.1998 (14 aylık) önce saçını tıraş ettim ve sonra jiletle kazıdım. Havalar sıcaktır diye çocuğu şapkasız dışarı çıkarınca hemen tekrar bronşite yakalandı. Çocuğa tekrar Itır ekstresinden elde edilen damladan verdim ve yine üçüncü gün balgam tükürdükten sonra rahatladı.
3) M.Şamil 02.10.1999 sabah saat 4.15’te Pseudokrupa’ya yakalandı ve Üniversitenin çocuk kliniğinde Dr. Antibiyotik ve spazm çözücü damlalar verdi. İlaçlar 2-3saat etki ettikten sonra çocuğun durumu tekrar kötüleşiyordu. Homeopati’de yüzlerce yıldır Heparsülfiris (Polisülfit) ile Pseudokrup’u tedavi edilmekte olduğunu yaptığım araştırmalarda gördüm ve bende Itır ekstresi ve Heparsülfirit tentürü ile Şamil’i tedavi etmeye başladım ve çocuk 05.10.1999’da iyileşti.
Tesir şekli: Bakterileri ve virüsleri öldürücü (antibiyotik ve virüstatik), ilti-hapları önleyici, balgam söktürücü ve İmmün sistemi güçlendirici özel-liklere sahiptir.
Kullanılması:
a) Araştırmalar göre Itır ekstresinden elde edilen damla ve çay başta; bronşit, öksürük, Verem, sinüzit, farenjit, tonsilit (bademcik iltihap-lanması) gibi nefes yolları ve enfeksiyon rahatsızlıklarına karşı kulla-nılır. Veremin bulaşıcı olması nedeni ile hastanede doktor kontrolünde tedavi edilmesi ve tedavi sonunda Itır ekstresinden elde edilen damla ile tedaviye devam edilmelidir. Eğer akciğerin herhangi bir noktasında kalan en küçük bir mikrop kalıntısı tekrar vereme sebep olur.
b) Halk arasında; Afrika yerlileri de Itır kökü çayını aynı yukarıdaki ra-hatsızlıklara karşı kullanmışlardır.
Çayı: İnce kıyılmış Itır kökünden bir kahve kaşığı demliğe konur ve üze-rine 300-400ml kaynar su ilave edildikten sonra 3-5dk kaynatılır, 5-10dk demlenmeye bırakıldıktan sonra süzülerek içilir.
Çay Harmanları;
Gökçek Öksürük çayı (kramp çözücü);
40 g Itır kökü
20 g Melek otu kökü
20 g Rezene tohumu
10 g Duvar sarmaşığı yaprağı
10 g Kekik otu
Gökçek Öksürük çayı;
25 g Itır kökü
25 g Keklik otu
15 g Sinirli ot
15 g Öksürük otu
10 g Calba çiçeği
10 g Ebe gömeci çiçeği
Gökçek Akciğer üşütmesi çayı;
25 g Itır kökü
25 g Hatmi kökü
10 g Akciğer otu
25 g Sinirli ot
15 g Öksürük otu
Gökçek Bronşit çayı;
25 g Kekik otu
25 g Sinirli ot
25 g Itır kökü
15 g Öksürük otu
10 g Çuha kökü
Gökçek Verem çayı;
15 g Verem otu
25 g Itır kökü
10 g Akciğer otu
25 g Güneş gülü otu
25 g Adaçayı yaprağı
Gökçek Bademcik çayı
25 g Beşparmak kökü
35 g Adaçayı
25 g Itır kökü
10 g Arnika çiçeği
5 g Şekerci otu kökü
Gökçek Kronik bronşit çayı (silisik asitli);
25 g Itır kökü
25 g Atkuyruğu otu
25 g Kuşekmeği otu
15 g Calba çiçeği
10 g Kekik otu
Gökçek Öksürük çayı (tahrişi önleyici, gıcık giderici ve mukozayı koruyucu);
40 g Itır kökü
30 g Hatmi kökü
20 g Ebe gömeci çiçeği
10 g Calba çiçeği
Gökçek Öksürük çayı;
30 g Itır kökü
30 g Sinirli ot
20 g Kekik otu
10 g Öksürük otu
10 g Calba çiçeği
Gökçek Terleme çayı;
25 g Ihlamur çiçeği
25 g Papatya çiçeği
25 g Mürver çiçeği
25 g Itır kökü
Gökçek Immün çayı;
30 g Ekinezya
20 g Itır kökü
20 g Gip otu
30 g Sinirli ot
Gökçek Kronik bronşit çayı (silisik asitli);
30 g Itır kökü
25 g Kuşekmeği otu
25 g Atkuyruğu otu
20 g Kedi başı otu
Gökçek Akciğer çayı (bronşitli kramp, bronşitli astım ve balgama karşı);
30 g Itır kökü
20 g Taş anason kökü
20 g Veba kökü
20 g Kekik otu
10 g Rezene tohumu
Gökçek Akciğer çayı (kramplı bronşit, bronşitli astım ve balgama karşı);
30 g Itır kökü
20 g Taş anason kökü
20 g Çuha kökü
20 g Kekik otu
10 g Duvar sarmaşığı yaprağı
Gökçek Akciğer çayı (kramp çözücü ve balgam söktürücü);
30 g Itır kökü
20 g Melek otu kökü
20 g Çuha kökü
20 g Kekik otu
10 g Duvar sarmaşığı yaprağı
Gökçek Akciğer çayı (balgam söktürücü, balgam attırıcı ve öksürüğü önleyici);
20 g Sinirli ot
20 g Calba çiçeği
20 g Öksürük otu
20 g Hatmi kökü
20 g Itır kökü
Homeopati’de: 20gr Itır kökü ince kıyıldıktan sonra bir şişeye konur ve üzerine %70’lik 80ml Alkol ilave edilir ve güneş görmeyen bir yerde, iki günde bir çalkalamak suretiyle 4-6hafta muhafaza edilir. Daha sonra nesne süzülerek Homeopati’de<>ismi ile anılan tentür elde edilir. Bu tentürden günde 3-4defa 15-20damla 4-6hafta süreyle alınır.
Ekstresi: Itır kökleri ince ince kıyılır hatta daha iyisi öğütülerek toz haline getirilir ve Etanol+su karışımı ile ekstraksiyonu yapılarak ekstraktı elde edilir. Itır kökünün ekstresi tentüründen daha kalitelidir. Çünkü birleşimindeki maddeleri daha çok içerir. Şayet ekstresini elde etme imkanı yoksa o zaman tentürü kullanılabilir.
Yan tesirleri: Bilinen bir yan tesiri yoktur. Kirpi kökünden elde edilen na-türel ilaçlar İmmün sistemini (bağışıklık sistemi) kuvvetlendirmek içindir fakat en fazla 4-5hafta kullanılmaktadır. Çünkü aşırı kuvvetlenen İmmün sistemi bu sefer zarar vermeye başlar. Oysa Itır kökünün ve Çörek tohumunun böyle bir yan tesiri yoktur.



Çok Yıllık | 0,3-1m | 5-10 Aylar | Ça,Ho,Na | Kökü, Otu
Afrika Sardunyası, Itır, Umkaloabo, Pelergonium sidoides D.C.
Şifalı Itır ve Pelergonium reniforme W.CURTİS
Güney Afrika Itırı
Umkaloabo
Öksürük kökü
Bronşit kökü
Familyası: Itırgillerden, Storchschnabelgewchse, Geraniaceae
Drugları: Itır kökü; Umckaloabo radix
Itır otu; Umckaloabo herba
Itırın genellikle kökü çay, tentür ve natürel ilaç yapımında kullanılır ve nadiren de otunun kullanıldığı olur.
Giriş: Itırgillerin takriben bilinen 300 türü mevcuttur ve bunlardan bizi ilgilendiren Şifalı Itır diye anılan iki türdür. Bu iki bitki aynı şekilde kullanılırsalar da botanik olarak bazı farklılıkları vardır.
a) Narin (Bordo) Itır; Pelergonium sidoide De CANOOLLE ve
b) Kadife (Pembe) Itır; Pelergonium reniforme W.CURTIS.
Bu iki türün haricinde çok farklı maksatla kullanılan Büyük Itır; Pe-lergonium graveolens ve Kokulu Itır; Pelergonium odoratissium’u saya-biliriz. Leylekotugillerle Itırotugiller çoğu kez birbirine karıştırılmaktadır. Itırgillere örnek olarak Şifalı Itırı ve Büyük Itırı , Leylekotugillere ise Leylek otunu örnek vereceğiz. İngiliz asıllı binbaşı Charles Henry Stevens Güney Afrika’da görevli iken 1897’de yakalandığı oranın yerlileri olan Zulu kabilesinin Hekimleri tarafından Itır kökünden elde edilen Dekokt’tan (kaynatma) birer bardak içirerek onu iyileştirir. C.H.Stevens Itır kökünü o zaman bütün Avrupa’da çok yaygın olan Vereme karşı İngiltere’ye getirerek pazarlamasını yapar. İngiliz Tabipler Odası Stevens’ın pazarladığı Verem ilacının ne olduğunu bilmediklerinden onu kocakarı ilaçları ile servet yapıyor diye suçlarlar ve de 1914’de yargılanmasını sağlayarak onu suçlu duruma düşürürler. İsviçreli Doktor Adrien Sechehaye 1920’de ilk Veremli hastasını Itır çayı ile iyileştirdikten sonra Cenevre (Genf) Tıp Odası ile birlikte çalışarak 9 yılda 800 Veremli hastayı iyileştirir. 1939’da Regensburg’taki (I…) bir firma tarafından 1 draje (Um…) (ağır öksürük anlamına gelir) adıyla anılan damlayı üretmeye başlar. Um… hangi bitkilerden ve nasıl elde edildiği 1971 yılına kadar bir sır gibi saklanmıştır. Bu nedenle hiçbir Şifalı bitkiler kitabında bilgi ve fotoğraf bulmak mümkün değildir. Bu nedenle bu bitki ile ilgili araştırmalarım yıllarca sürdü ve nihayet amacıma ulaştım. 1990 yılından beri Frankfurt, Manz, Darmstadt, Hamburg, Meidelberg, Weisbaden, Hannover botanik bahçelerinde bulamadığım bitkinin Dresden’de olduğunu öğrendim ve Ağustos 1997’de bir gün uçakla gidip araştırmalar yapıp geri döndüm.
Botanik:
a) Bordo veya Narin Itır; Pelergonium sidoides D.C.’nin boyu 1m’yi bulabilir ve çok narin olması nedeni ile dik durması mümkün değildir. Çatallaşarak geniş bir alanı kaplar. Yaprakları böbrek şeklinde, üç loplu, kenarları kertikli, üst yüzeyi yeşil, hafif tüylü, alt yüzeyi iri damarlı, oldukça uzun saplı (10-20cm) ve değişken sıra ile dizilmiştir. Çiçeklerinin boyu 50cm’yi bulabilen uzun bir sap üzerindedir ve bu saptan çıkan yan saplarda 5 adet yine uzunca saplar üzerinde birer çiçek bulunur. Çiçekleri iki çenekli olup üstte iki bitişik ve dik, altta üç ayrı ve sarkık dil şeklinde bordo renkli taç yaprakları ve ortada bir göbek ve bu göbeğin ucunda püskül gibi döllenme tozlukları mevcuttur. Kupa yaprakları 5 adet oval şekilli ve yeşil renklidir.
b) Pembe veya Kadife Itır; Pelergonium reniforme W.CURTIS boyu biraz daha kısa ve birazda sertçe bir yapıya sahiptir. Çiçekleri yine uzun bir sap üzerinde ve yanlarında 10-12adet bir arada bulunan ana veya yan çiçek demetlerinden oluşur. Çiçeklerinin taç yaprakları öncekinden farklı olarak pembe renkli ve taç yapraklarının ortasında birer kırmızı benek mevcuttur. Yaprakları 5-10cm eninde, 3-7cm uzunluğunda böbrek şeklinde, üzeri kadife gibi, sık ve kısa tüylü, derin damarlı mavimsi yeşil renkte, alt yüzeyi beyazımsı gri renkli ve tüylü ve iri damarlı kenarları kertikli ve 10-20cm uzunluğundaki saplara sahiptir.
Yetiştirilmesi: Güney Afrika’nın iklimi bizim Akdeniz iklimine çok benzer, bu nedenle Şifalı Itır başta Akdeniz ve Ege bölgesinin sahile yakın olan (don olmayan) yörelerde rahatlıkla bahçe ve tarlalarda yetiştirilir. Diğer bölgelerde kış aylarında sera veya sıcak odalara almak gerekir. Ben takriben 3-4yıl her iki türden de yetiştirdim ve şayet bu iş el atılır ve yetiştirilir ise çok büyük maddi imkânlar elde edilebilir. Bugüne kadar Kirpi otu ve kökünden 172 firma 850 çeşit sade veya Kompleks ilaç üretmişlerdir. Itır daha etkili olmasına rağmen sadece Akdeniz ikliminde yetişmesi nedeni ile sadece bir firmanın tekelinde kalmıştır. Bugüne kadar Kirpi otu veya kökü ile 172 ilaç firması 850 çeşit sade veya Kompleks ilaç üretmişlerdir. Hemen hemen aynı yönde etki eden Itır kökünden ise sadece bir firma bugüne kadar tekelci üretimine devam etmektedir. Bu da Kirpi otunun dünyanın hemen her yöresinde yetişebilme özelliğine sahipken, Itırın Akdeniz iklimine benzer özellikler gösteren Güney Afrika’da yetişmesi ve başka yörelerde henüz deneme üretimine geçilmemiş olmasından kaynaklanmaktadır. Bu nedenle Itırın Türkiye’de yetiştirilmesi mutlak bir zarurettir.
Hasat zamanı: Şifalı Itırın her iki türü de söküldükten sonra kökleri havalı ve güneşli bir yerde kurutulur ve kaldırılır. Şayet tentürü yapılacak ise taze olarak kullanılır.
Birleşimi: Itır kökünün birleşimindeki maddeleri önemine göre şöyle sıralayabiliriz;
a) Cumarin türevleri (Kumarin türevleri); Umckalin, 5,6,7-Trimethoxycumarin, 6,8-dihydroxy-5,7-dimethoxycumarin, 5,6,7,8-Tetramethoxycumarin, 6,7,8-Trihydrox-cumarin, 6-hydroxy-7-mthoxy-cumarin (Scopoletin) ve 7-Acetoxy-5,6-dimethoxycumarin
b) Taninler %9 oranında olup en önemlileri; Afzelechin, Catechin (Kateşin), Epicatechin ve Gallocatechin
c) Flavonitler; Quercetin, Kmpferol, Izoorientin ve Taxifolin-3-O-β-D-glikozit
d) Gallusasit türevleri; Gallusasidi ve Gallusasitmetilester
e) Steroller; Sitosterol-3-O-β-D-glikozit, β-Sitosterin, Stigmasterin
f) Aminler; Thramin ve Ethanolamin
Araştırmalar:
1) Ekim 1993’ten Şubat 1995’e kadar 158 deney yerinde (doktorların muayenehaneleri veya çocuk klinikleri) 0-12yaşlarındaki nefes yolları rahatsızlıkları olan 742 çocuk üzerinde Itır ilacı (Um…) ile tedavi de-nemesi yapılmıştır. Bu tedavi denemelerinde başta; akut bronşit veya kronik bronşit (genellikle yinelenen exazerbation) ve bunun yanında nezle, sinüzit, farenjit (yutak iltihaplanması) ve Trakeait (nefes borusu iltihaplanması) gibi rahatsızlıkları olan çocuklara 14 günlük tedavi denemesi yapılmıştır. Hastalardan %98,7’sinin durumu iyileş-miştir. Fakat kronik bronşitte bu tedavi süresi 2-3ay sürebilir. (ZP.5.96.300)
2) C.H.Heil, U.Reitermann ve ekibi 1994’de akut ve kronik kulak, burun, boğaz ve nefes yolları enfeksiyonundan; bademcik iltihaplanması, sinüzit, farenjit ve bronşit gibi rahatsızlıkları olan 641 hasta üzerinde Itır ilacı (Um…) ile tedavi denemesi yapılmıştır. Bu tedavi denemesinde hastaların %85’inde iyileşme görülmüştür. (ZP.3. 98.141)
3) Dr.A.Sechehage 1921’de Verem hastası olan 800 kişi üzerinde tedavi denemesi yapılmış ve hastaların iyileştiği tespit edilmiştir. (Nhp.4.97 .560)
4) Akut bademcik iltihaplanması (tonsilit) rahatsızlığı olan 6-10yaşları arasındaki 60 çocuk üzerinde tedavi denemsi yapılmış ve hastalar iyileşmiştir. (ZP.3.98.141)
Kendi tecrübelerim:
1) Küçük oğlum M.Şamil 17.06.1997’de doğduktan hemen sonra bronşite yakalandı ve çocuk kliniğinde 4 çeşit antibiyotik ve enhalasyonla tedavi etmek istediler. Çocuğun durumunda herhangi bir değişiklik olmaması üzerine günde 5-6defa 2-3damla ağzına Itır ekstresi damlattım. M.Şamil’in durumu iki günde hemen düzelmeye başladı ve üçüncü gün avuç dolusu balgam tükürdü ve buz gibi olan el ve ayakları 10-15dk ısınarak pamuk gibi oldu.
2) M.Şamil’in 01.08.1998 (14 aylık) önce saçını tıraş ettim ve sonra jiletle kazıdım. Havalar sıcaktır diye çocuğu şapkasız dışarı çıkarınca hemen tekrar bronşite yakalandı. Çocuğa tekrar Itır ekstresinden elde edilen damladan verdim ve yine üçüncü gün balgam tükürdükten sonra rahatladı.
3) M.Şamil 02.10.1999 sabah saat 4.15’te Pseudokrupa’ya yakalandı ve Üniversitenin çocuk kliniğinde Dr. Antibiyotik ve spazm çözücü damlalar verdi. İlaçlar 2-3saat etki ettikten sonra çocuğun durumu tekrar kötüleşiyordu. Homeopati’de yüzlerce yıldır Heparsülfiris (Polisülfit) ile Pseudokrup’u tedavi edilmekte olduğunu yaptığım araştırmalarda gördüm ve bende Itır ekstresi ve Heparsülfirit tentürü ile Şamil’i tedavi etmeye başladım ve çocuk 05.10.1999’da iyileşti.
Tesir şekli: Bakterileri ve virüsleri öldürücü (antibiyotik ve virüstatik), ilti-hapları önleyici, balgam söktürücü ve İmmün sistemi güçlendirici özel-liklere sahiptir.
Kullanılması:
a) Araştırmalar göre Itır ekstresinden elde edilen damla ve çay başta; bronşit, öksürük, Verem, sinüzit, farenjit, tonsilit (bademcik iltihap-lanması) gibi nefes yolları ve enfeksiyon rahatsızlıklarına karşı kulla-nılır. Veremin bulaşıcı olması nedeni ile hastanede doktor kontrolünde tedavi edilmesi ve tedavi sonunda Itır ekstresinden elde edilen damla ile tedaviye devam edilmelidir. Eğer akciğerin herhangi bir noktasında kalan en küçük bir mikrop kalıntısı tekrar vereme sebep olur.
b) Halk arasında; Afrika yerlileri de Itır kökü çayını aynı yukarıdaki ra-hatsızlıklara karşı kullanmışlardır.
Çayı: İnce kıyılmış Itır kökünden bir kahve kaşığı demliğe konur ve üze-rine 300-400ml kaynar su ilave edildikten sonra 3-5dk kaynatılır, 5-10dk demlenmeye bırakıldıktan sonra süzülerek içilir.
Çay Harmanları;
Gökçek Öksürük çayı (kramp çözücü);
40 g Itır kökü
20 g Melek otu kökü
20 g Rezene tohumu
10 g Duvar sarmaşığı yaprağı
10 g Kekik otu
Gökçek Öksürük çayı;
25 g Itır kökü
25 g Keklik otu
15 g Sinirli ot
15 g Öksürük otu
10 g Calba çiçeği
10 g Ebe gömeci çiçeği
Gökçek Akciğer üşütmesi çayı;
25 g Itır kökü
25 g Hatmi kökü
10 g Akciğer otu
25 g Sinirli ot
15 g Öksürük otu
Gökçek Bronşit çayı;
25 g Kekik otu
25 g Sinirli ot
25 g Itır kökü
15 g Öksürük otu
10 g Çuha kökü
Gökçek Verem çayı;
15 g Verem otu
25 g Itır kökü
10 g Akciğer otu
25 g Güneş gülü otu
25 g Adaçayı yaprağı
Gökçek Bademcik çayı
25 g Beşparmak kökü
35 g Adaçayı
25 g Itır kökü
10 g Arnika çiçeği
5 g Şekerci otu kökü
Gökçek Kronik bronşit çayı (silisik asitli);
25 g Itır kökü
25 g Atkuyruğu otu
25 g Kuşekmeği otu
15 g Calba çiçeği
10 g Kekik otu
Gökçek Öksürük çayı (tahrişi önleyici, gıcık giderici ve mukozayı koruyucu);
40 g Itır kökü
30 g Hatmi kökü
20 g Ebe gömeci çiçeği
10 g Calba çiçeği
Gökçek Öksürük çayı;
30 g Itır kökü
30 g Sinirli ot
20 g Kekik otu
10 g Öksürük otu
10 g Calba çiçeği
Gökçek Terleme çayı;
25 g Ihlamur çiçeği
25 g Papatya çiçeği
25 g Mürver çiçeği
25 g Itır kökü
Gökçek Immün çayı;
30 g Ekinezya
20 g Itır kökü
20 g Gip otu
30 g Sinirli ot
Gökçek Kronik bronşit çayı (silisik asitli);
30 g Itır kökü
25 g Kuşekmeği otu
25 g Atkuyruğu otu
20 g Kedi başı otu
Gökçek Akciğer çayı (bronşitli kramp, bronşitli astım ve balgama karşı);
30 g Itır kökü
20 g Taş anason kökü
20 g Veba kökü
20 g Kekik otu
10 g Rezene tohumu
Gökçek Akciğer çayı (kramplı bronşit, bronşitli astım ve balgama karşı);
30 g Itır kökü
20 g Taş anason kökü
20 g Çuha kökü
20 g Kekik otu
10 g Duvar sarmaşığı yaprağı
Gökçek Akciğer çayı (kramp çözücü ve balgam söktürücü);
30 g Itır kökü
20 g Melek otu kökü
20 g Çuha kökü
20 g Kekik otu
10 g Duvar sarmaşığı yaprağı
Gökçek Akciğer çayı (balgam söktürücü, balgam attırıcı ve öksürüğü önleyici);
20 g Sinirli ot
20 g Calba çiçeği
20 g Öksürük otu
20 g Hatmi kökü
20 g Itır kökü
Homeopati’de: 20gr Itır kökü ince kıyıldıktan sonra bir şişeye konur ve üzerine %70’lik 80ml Alkol ilave edilir ve güneş görmeyen bir yerde, iki günde bir çalkalamak suretiyle 4-6hafta muhafaza edilir. Daha sonra nesne süzülerek Homeopati’de<
Ekstresi: Itır kökleri ince ince kıyılır hatta daha iyisi öğütülerek toz haline getirilir ve Etanol+su karışımı ile ekstraksiyonu yapılarak ekstraktı elde edilir. Itır kökünün ekstresi tentüründen daha kalitelidir. Çünkü birleşimindeki maddeleri daha çok içerir. Şayet ekstresini elde etme imkanı yoksa o zaman tentürü kullanılabilir.
Yan tesirleri: Bilinen bir yan tesiri yoktur. Kirpi kökünden elde edilen na-türel ilaçlar İmmün sistemini (bağışıklık sistemi) kuvvetlendirmek içindir fakat en fazla 4-5hafta kullanılmaktadır. Çünkü aşırı kuvvetlenen İmmün sistemi bu sefer zarar vermeye başlar. Oysa Itır kökünün ve Çörek tohumunun böyle bir yan tesiri yoktur.

Yorum yap