Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Altınbaşak otu, Goldenrod, Goldrute, Solidago virgaurea

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • Altınbaşak otu, Goldenrod, Goldrute, Solidago virgaurea

    ALTINBAŞAK OTU



    Çok Yıllık | 0,3-1,2 m | 7-10 Aylar | Ca, Ho, Na | Otu

    Altınbaşak otu, Goldrute, Solidago virgaurea
    Altın asa Syn: Doria virgaurea
    Böbrek otu Amphiraphis leiocarpa
    Mesane otu
    Hakiki Altın başak otu
    Yabani Altın başak otu
    Yara otu
    Altın yara otu

    Familyası: Bileşikgillerden, Korbblütter, Asteraceae

    Drugları: Altın başak otu; Solidaginis herba
    Altın başak tentürü; Solidago virga ourea
    Altın başak otunun çay ve natürel ilacı yapılırken Homeopati’de tentür yapmak için Altın başak otunun sadece çiçekleri kullanılır.

    Giriş: Bileşikgillerin alt grubuna dahil olan Solidagogillerin (Altın başak otgiller) 100’ün üzerinde türü mevcuttur ve bunlardan üç tür Şifa maksadıyla kullanılır. En önemli Altın başak otu; Hakiki Altın başak otu ”Solidago virgaurea” olup onu Büyük Altın başak otu”S.gigantea” ve Kanada Altın başak otu”s.canadensis”i sayabiliriz.Latincide Solidago (solidare) sağlıklı yapan anlamına gelir. Almanca Altın asa anlamına gelen Goldrute veya Yara otu anlamına gelen Wundkraut diye anılır. Tarihte ilk defa Dr.Arnold von Villanova (1240-1311) Altın başak otunun böbrek kumlarını erittiğini, böbrek ağrılarını ve yaralarını iyileştirdiğini tespit etmiştir. Bu araştırmayı diğer araştırmalar takip etmiştir. Vatanı Avrupa, Kuzey Afrika ve Türkiye’nin Karadeniz, Marmara ve Doğu Anadolu bölgesi olup diğer bölgelerin dağ ve tepelerinde yetişir. Bitki genellikle kumluklar, kuru meralar, orman kenarları ve güneşli yörelerde yetişir.

    Botanik: Altın başak otu çok yıllık, dikine yükselir ve en üstteki çiçekli kısım oldukça sık çatallaşır. Gövdenin alt kısmı kahverengi, esmer, erguvan veya kırmızımsı renkte, tüysüz yuvarlak ve yukarı doğru tüylüdür. Alt yaprakları yumurta¸eliptik veya mızrak şeklinde kenarları dişli uca doğru sivrice, uzun saplı, üst kısmı koyu yeşil ve alt kısmı açık yeşil renklidir. Çiçekleri salkım gibi topluca bir arda her biri altın sarısı renkte 1-2cm uzunluğunda 1-1.5cm çapında, üst kısmı şemsiye şeklinde ortası boru şeklinde yapraklar ve etrafında 8-14 adet dil şeklinde altın sarısı renktedir. Çiçeği kavrayan kupa yaprakları ise çan şeklinde ve yeşil renktedir. Tohumları oldukça küçük krem renkli baş kısmında bir demet şeklinde beyaz tüylere sahip olup bu tüylere tohumları uçar.

    Yetiştirilmesi: Türkiye’nin hemen her yöresinde yetiştirmek mümkün-dür. Nisan-Mart aylarında saksı, kasa veya çamlıklarda hazırlanan humuslu toprağa ¼ veya 1/5 oranında da kum katılır ve bu toprağa tohumları ekilir. Fideler Mayıs ayında tarla veya bahçelerin güneşli yörelerinde 30-40cm oranında ekilir.

    Hasat Zamanı: Altın başak otu çiçek açmaya başlamadan önce topla-maya başlanabilir ve sonbahara kadar devam edilebilir, yani Haziran’dan Ekim’e kadar olan sürede toplanması mümkündür, fakat en uygun zaman Temmuz ve Ağustos aylarıdır. Yerden 5-10cm yukarıdan kesilen Altın başak otu demeti yapılarak gölgede ve havalı bir yerde kurutulur.
    Maalesef şifalı bitkiler toplama, kurutma, paketleme ve depolama işlemleri sırasında çok yanlışlar yapılmaktadır. Bitkinin şifalı kısmı yaprak veya çiçekleri ise asla Güneş altında kurutulmaz ve mutlaka gölgede kurutulmalıdır. Ayrıca örneğin bitki 5 günde kurudu ise, 2 gün daha kurumada bırakmak mahzurludur, çünkü birleşimindeki eterim yağları kaybettiğinden kalitesi düşer. Sadece bitki kökleri Güneş’te kurutulur ve kurur kurumaz hemen paketlenip depolanması gerekir. Şifalı bitkilerin Aktarlarda açıkta satılması kalitesini kısa sürede düşürür ve etkisini oldukça azaltır.

    Birleşimi: birleşimindeki maddeleri önemine göre şöyle sıralayabiliriz.
    a) Fenol glikozit türevleri (Phenol glikozitler) %0.2-1 arasında olup en önemlileri; Leiocarposid &0.1-0.5, Virgaureosid A % 0.01-0.14 ve 2.6-Dimethoxybenzoeasitbenzilester.
    b) Flauvonitler; &1-2 oranında olup önemleri; Quercetin, Kâmpferol, Izorhamnetin, Rutin, Quercitrin, İzoquercitrin, Astragalin, Nicotiflorin ile Quercetin ve Kâmpferolun 3-0-B-galaktozit, 3-O-α-L- arabinosid ve 3-O-B-D-Rutinosid türevleri içerir.
    c) Saponinler %2-3 arasında olup önemleri; Virgaureasaponin 1,2 ve 3,ve az miktarda Virgareasaponin B ve E, Monodesmosid A ve B Monodesmosid A(=Polygalasit-3-O-B-D-glikozit) ve Monodesmosid B (=Polygalasit-3-O-B-D-glukosit-B-O-glukosit) Virgaureasaponin 1 ve 2 Polygalaasitbisdesmosid Estersaponin diye anılır. Virgaureasaponin 1 ve 2’nin suda çözülmesi ile Polygalasit ortaya çıkar.
    d) Eter yağ türevleri %0.4-0.5 ;α-Cadinen %40-50 oranında olup ayrıca Borneal, Bornylasetat, Benzonet, trans-B-Farnesen, α-Pinen içerir.

    Araştırmalar;
    Mathious (1624) ve Scheröder (1669) idrar söktürücü, Arnauld (1745) idrar söktürücü ve taşları eritici, Weinmann (1745), Haller (1755) ve Spielmann (1783) idrar söktürücü, Ramacher (1848) Nefrit (böbrek iltihaplanması), Duche (1886) mesane iltihaplanmasına, Meyer (1935) kronik nefrit ve Urâmir (idrarda kan), Bohn (1937) idrar yollarını üşütme ve iltihaplarına, Kahnt (1940) idrar yolları kumları, ödem, yatağı ıslatma ve idrar tutamamaya karşı etkili olduğu tespit edilmiştir (ZP. 2.96.126)
    1) B.Plohmann, G.Franz, G.Bader ve K.Hiller Altın başak ot ekstresinden elde edilen 1mg Virgaureasaponin E/kg (1kg’a 1mg Virgaureasaponin E ) ile kanserli uru olan 15 fare üzerinde tedavi denemesi yapılmıştır. Bu tedavi süresinde 6’sı tamamen, 4’ünde ise kısmen iyileşme görülmüştür (ZP.2.96.128)
    2) A.Chodera, K.Dabrowska ve ekiplerinin fareler üzerinde yapılan araş-tırmalarda Altın başak ot ekstresinden elde edilen Leiocarposidlerle 35mg Leiocarposid verilmiştir ve böbrek ve mesane taşlarını erittiği görülmüştür (ZP.96.128)
    3) H…… firmasının Altın başak ot ekstresinden elde edilen kapsülle böbrek taşlar olan hastaların iyileştiği tespit edilmiştir (Nhp. 6.96.982)
    4) D.Löew, M.Habs, H-D.Klimm, G.Trunzler ve ekiplerinin Altın başak ot ekstresinden elde edilen kapsülle 1999’da tedavi denemesi yapılmış ve idrar yollarındaki iltihapları önlediği ve de taşların büyümesi erittiği ve zamanla (4-6 hafta) taş ve kumların dışarı atılmasını sağladığı tespit edilmiştir (ZP: 4.00.193)
    5) A.Meyer ve M.Meyer 1950’de hayvanlar üzerinde Altın başak ot ekstresi ile tedavi denemesi yapmışlar ve de akut ve kronik mesane ve böbrek iltihaplanması, ödem, böbrek. Ve mesane taşlarına karşı etkili olduğu tespit edilmiştir (TP:624)
    6) Böbreklerimden rahatsızlandım ve Mart 1989’da üroloji doktoruna gittim. Doktor bir takım test yaptıktan sonra ağrılar için test sonucunu beklememi söyledi. Bense 15 gün beklememin mümkün olmadığını söyledim. O da bir şey yapamayacağını söyledi. Bunun üzerine Altın başak otu alarak çayını içtim. Sade Altın başak otu kaşıntı yaptı ve kaşıdığım noktalarda kabarcıklar oluştu. Bunun üzerine bazı şifalı bitkilerden oluşan Gökçek Böbrek ve Mesane çayını geliştirdim ve yan tesirini de yok oldu ve de etkiside yükseldi.

    Tesir Şekli: Böbrek ve mesane taşlarını düşürücü, iltihapları öneyici, yaraları iyileştirici, idrar söktürücü, ödemi (vücudun su toplaması) önleyici ve kanserli urları iyileştiricidir.

    Kullanılması:
    a) Araştırmalara göre Altın başak otu ekstresi veya kapsülü başta; böbrek ve mesane taş, kum, yara ve iltihapları ve ödem’e karşı kullanılır. Altın başak otu idrar yollarını yıkar ve idrar söktürücü özeliklere sahiptir.
    b) Komisyon E’nin 15.10.1987 tarih ve 193 nolu ve de 13.03.1990 tarih ve 50 nolu monografi bildirisinde Altın başak otu başta idrar yolları iltihapları, idrar yolları taşları, böbrek kumları ve taşlarına karşı kullanılır.
    c) Homeopati de Altın başak otu tentürü; böbrek iltihaplanması (nefrit), mesane iltihaplanması (sistit), disuri (idrar yaparken ağrı çekme), böbreklerin fonksiyon bozukluğu, gut, romatizma deride kabarıklar, Astım’a diabetik kangren ve prostat büyümesine karşı kullanılır.
    d) Halk arasında; Altın başak otu veya ilaçları böbrek ve mesane iltihapları, taşları, kulları, yara ağrıma ve üşütmesine karşı kullanılır.

    Çay: Altın başak otunun birleşimindeki eter yağ türevleri nedeni ile kaynatılması (dekokt) uygun değildir. Çünkü eter yağ türevleri (uçucu yağlar) uçar. Bu nedenle sadece haşlanması (infüs) yeterlidir. Altın başak otundan iki kahve kaşığı demliğe konur ve üzerine 300-400ml kaynar su ilave edilerek 5-10dk demlenmeye bırakıldıktan sonra süzülerek içilir.

    Açıklama: Böbrek iltihaplarına karşı Altın başak otu tentürü veya natürel ilaç kullanılırken dikkat edilmelidir. Çünkü aşırı miktarda iltihabın bir anda çözülmesine sebep olur ve bu da böbrek kanallarının kapanması demektir ki oldukça tehlikelidir. Bu nedenle böbrek iltihaplanmasında Gökçek Böbrek ve Mesane çayı kullanılmalıdır.

    Çay harmanları:

    Gökçek İdrar söktürücü çay;
    >30 gr Altın başak otu
    >20 gr Isırgan otu
    >20 gr Huş yaprağı
    >20 gr Ayrık kökü
    >10 gr Kasık otu

    Gökçek İdrar söktürücü çay;
    >30 gr Altın başak otu
    >20 gr Isırgan otu
    >20 gr Huş yaprağı
    >20 gr Atkuyruğu otu
    >10 gr Kayışkıran kökü

    Gökçek İdrar söktürücü ve kan temizleyici çayı;
    >30 gr Hindiba otu ve kökü
    >20 gr Huş yaprağı
    >20 gr Isırgan otu
    >10 gr Ayrık kökü
    >20 gr Altın başak otu

    Bana göre böbrek ve mesane çayı (üşütme ve taşlara karşı);
    >30 gr Ortosifon yaprağı
    >15 gr Kayışkıran kökü
    >30 gr Altın başak otu
    >20 gr Ardıç kozalağı
    >5 gr Ayrık kökü

    Gökçek Böbrek ve idrar yolları taşları çayı;
    >50 gr Altın başak otu
    >25 gr Orta sifon otu
    >25 gr Huş yaprağı
    >25 gr Isırgan otu ve kökü
    >25 gr Kaz otu

    Gökçek mesane ve böbrek çayı (idrar yolları iltihaplarına ve böbrek kumlarına);
    >20 gr Huş yaprağı
    >30 gr Altın başak otu
    >30 gr Ortosifon yaprağı
    >20gr Ayrık kökü

    Gökçek böbrek ve mesane çayı (idrar artırıcı, böbrek, mesane ve idrar yolları taş ve kumlarına);
    >20 gr Huş yaprağı
    >20 gr Ayrık kökü
    >30 gr Altın başak otu
    >20 gr Kayışkıran kökü
    >10 gr Ardıç kozalağı

    Bana göre böbrek mesane çayı (idrar yolları enfeksiyonu ve böbrek-mesane üşütmesine);
    >25 gr Ayı üzümü yaprağı
    >25 gr Altın başak otu
    >20 gr Orta sifon yaprağı
    >20 gr Huş yaprağı
    >10 gr Isırgan otu

    Homeopati’de: Altın başak otu sadece çiçekleri tentür yapımında kullanılır. Altın başak çiçeklerinden 20gr ince kıyıldıktan sonra bir şişeye konur ve üzerine 80ml %70’lik alkol ilave edilerek güneş ışınlarından uzakta 4-6hafta bekletildikten sonra süzülerek Homeopati’de <> adı ile anılan tentür elde edilir. Bu tentürden günde 3-5defa 10-15damla, 4-6hafta süreye alınır.

    Ekstresi: Altın başak otu Etanol ile ekstresi yapılır ve bu ekstre natürel ilaç yapımında kullanılır.

    Sirkesi: Altın başak yaprağı ve çiçekleri ince kıyılarak bir şişeye konur ve üzerine sirke ilave edilerek 4-6hafta bekletildikten sonra süzülerek günde 3-5defa 1 yemek kaşığı alınır.

    Hastalığın belirtileri (semptom):
    1) Böbreklerin baskı ve ağrıları
    2) Ağrılı idrar yapma
    3) Böbreklerin şişmesi
    4) İrin kırmızımsı esmer olabilir
    5) Vücudun direnci düşer ve bazen donuyormuş gibi bazen de yanı-yormuş gibi hisseder
    6) Böbrek ağrıları karına kadar uzanır
    7) Deride kabarcıklar ve beze şişmesi
    8) Sindirim bozuklukları ve romatizmalı durumlar

    Yan tesirleri: Altın başak otunun tentürü, ekstresi veya kapsülünün bilinen bir yan tesiri yoktur. Sadece böbrek iltihaplanması halinde Altın başak otu yerine Gökçek Böbrek ve Mesane çayının kullanılması gerekir. Çünkü çözülen aşırı iltihap kaşıntılara sebep olabilir. Bu benim kendi tecrübemdir.
    Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

  • #2
    Çok Yıllık | 0,5-1,5 m | 8-10 Aylar | Ca, Na | Otu



    B) Büyük Altın başak otu, Riesengoldrute, Solidago digantea
    Syn: “ glabra
    “ serotina
    Familyası: Bileşikgillerden, Korbblütter, Asteraceae

    Drugları: B.Altın başak otu; Solidaginis giganteae herba
    Büyük altın başak otu nadiren çay ve natürel ilaç yapımında kullanılır. Büyük Altın başak otunun vatanı Kuzey Amerika olup Avrupa'ya getirilmiş ve Avrupa'da hızla yayılmıştır. Yaprakları Kanada Altın başak otunun yapraklarından farklı, kenarları dişli, mızrak şeklinde, oturmuş yani sapsız ve yeşil renklidir. Çiçekleri hemen hemen Kanada Altın başak otunun çiçekleri gibi sadece taç yaprakları 2mm kadar, kupa yapraklarının üzerinde ve altın sarısı renklidir. Yetiştirilmesi ve hasat zamanı aynıdır.

    Birleşimi:
    a) Uçucu yağlar %0,05 oranında olup α-Cadren, %30-60 Borneol, Bornylasetat, Cadinol, α-Pinen ve B-Pinen içerir.
    b) Flavonitler; %3,9 olup en önemlileri; Quercitrin %30, Rutosid, İzoquercitrin, Hiperosid, Kâmpferol ve Astragalin içerir.
    c) Ayrıca Saponinler, Taninler, vitaminler ve mineraller içerir.

    Kullanılması: Böbrek ve mesane iltihaplarına, böbrek çizik, yırtık, taş ve kumlarına karşı kullanılır.

    Yan tesirleri: Bilinen bir yan tesiri yoktur. Fakat Hakiki Altın başak otu gibi etkili değildir.
    Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

    Yorum yap


    • #3
      Çok Yıllık | 0,5-1,5 m | 8-10 Aylar | Ca, Na | Otu



      C) Kanada Altın başak otu Kanadadische Goldrute Solidago cadadensis

      Familyası: Bileşikgillerden Korbblütler, Astranceae

      Drugları: kanada Altın başak otu; Solidaganis canadensis herba
      Kanada Altın başak otu da çay ve natürel ilaç yapımında kullanılır.

      Botanik: Vatanı Kanada olup oradan Avrupa'ya getirilmiş ve zamanla yabanileşerek yayılmıştır. Kahverengimsi renkli gövdesi ile dikine yükselir ve tepeye kadar çatallaşmaz. Çiçekleri demet şeklinde ve oldukça sık olup bir aradadır. Yaprakları oturmuş mızrak şeklinde, ucu sivri, kenarları kertikli ve düzdür. Çiçekleri oldukça küçük çan şeklinde, 3-5m büyüklüğünde, yukarı doğru dikine durur vaziyette, taç yaprakları altın sarısı renkli ve 10-15 adettir. Hasta zamanı ve yetiştirilmesi aynıdır.

      Birleşimi: Birleşimindeki maddeleri önemine göre şöyle sıralayabiliriz;
      a) Uçucu yağlar %0,6 oranında olup en önemlileri; Curlon %20-25, Germacren D, α-Pinen, Sesquiphellandren ve Limonen
      b) Flavonitler %2-4 arasında olup Rutosid %50, Quercitrin %0,3, İzoquercitrin ve Hiperosid
      c) Ayrıca Polisakkarit ve B-1,2-Fruktosan içerir.

      Kullanılması: Bileşiminde Leicarbosid olmaması nedeni ile Hakiki Altın başak otuna benzemez. Bu nedenle etkisi azdır. Yine de böbrek ve mesane rahatsızlıklarına karşı kullanılır.
      Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

      Yorum yap


      • #4
        Solidago virgaurea L. Oral Mikrobiyal Biyokütleyi Azaltmak için Candida albicans'ı Hedefleyen Bitki Özü : Sağlıklı Yetişkinler Üzerinde Çift Kör Randomize Bir Deneme

        Isabelle Prêcheur , 1, 2, * Yohan Rolland , 3 Lilia Hasseine , 4 François Orange , 5 Adeline Morisot , 6 ve Anne Landreau 4, 7, 8
        Yazar bilgileri Makale notları Telif hakkı ve Lisans bilgileri Sorumluluk Reddi

        1 Université Nice Côte d'Azur, Faculté de Chirurgie Dentaire, Laboratoire Micoralis EA 7354, 06300 Nice, Fransa
        2 Université Nice Côte d'Azur, Centre Hospitalier Universitaire, Pôle Odontologie, 06200 Nice, Fransa
        3 Givaudan, Naturex, 84140 Avignon, Fransa; moc.naduavig@dnallor.nahoy
        4 Université Nice Côte d'Azur, Centre Hospitalier Universitaire, Laboratoire de Parasitologie-Mycologie, 06200 Nice, Fransa; rf.ecin-uhc@l.eniessah (LH); rf.ecin-uhc@a.uaerdnal (AL)
        5 Université Nice Côte d'Azur, Faculté des Sciences, Centre Commun de Microscopie Appliquée (CCMA), 06000 Nice, Fransa; rf.ruzadetoc-vinu@egnaro.siocnarf
        6 Université Nice Côte d'Azur, Centre Hospitalier Universitaire, Département de Santé Publique, 06200 Nice, Fransa; rf.ecin-uhc@a.tosirom
        7 Université Nice Côte d'Azur, Institut de Chimie de Nice CNRS UMR 7272, MBVB, 06000 Nice, Fransa
        8 Université d'Angers, Faculté de Santé, 49045 Angers, Fransa
        * Yazışma: rf.ruzadetoc-vinu@ruehcerp.ellebasi ; Tel.: +33-0489152231

        Git: Soyut

        Ağız mikrobiyomu ağız sağlığı üzerinde önemli bir rol oynar ve endojen bakteri ve mantarların yok edilmemesi gerekir. Bununla birlikte, proliferasyonları ağız hijyeni bakımı ile kontrol edilmelidir. In vitro, Solidago virgaurea ssp. virgaurea L. (SV) bitki özütü, Candida albicans adlı bir mantarın yapışmasını ve hif oluşumunu engeller . Candida'nın biyokütlesini azaltır-bakteriyel biyofilmler ama mantar veya bakteri üremesi değil. Örneğin triklosan ve klorheksidin gibi kimyasal antiseptiklerin aksine, SV biyolojik olarak kolayca parçalanabilen bir bitki özüdür. Bu çalışmanın amacı, oral biyokütleyi azaltmada SV ekstraktının in vivo etkinliğini değerlendirmekti. SV (Bucovia™, Givaudan, Vernier, İsviçre) içeren florlu diş macununun etkinliğini değerlendirmek için tasarlanmış dental plak değerlendirmesi ile randomize, çift kör bir klinik çalışma yapılmıştır. Altmış altı denek (SV grubu n = 33 ve kontrol n = 33) 4 haftalık bir süre boyunca dişlerini günde iki kez fırçaladı. Supragingival diş plağı örneklendi. Toplam bakteri yükü (geniş spektrumlu bakteri kantitatif Polimeraz Zincir Reaksiyonu (qPCR)), C. albicansve yedi bakteri türü qPCR ile ölçülmüştür. Müdahale grubunda Toplam bakteri yükünde (ΔD0D28 p = 0.005 ve ΔD14D28 p = 0.026), Streptococcus mutans (ΔD0D14 p = 0.024) ve C. albicans'ta (ΔD0D28 p = 0.022) bir azalma oldu. Kontrol grubunda Toplam bakteri yükü başlangıçtan 28. güne düşme eğilimindeydi (ΔD0D28 p = 0.062 ve ΔD14D28 p = 0.009). Plak İndeksi ve Dişeti İndeksi her iki grupta da iyileşti.

        Anahtar Kelimeler: antiseptikler, biyolojik olarak parçalanabilen, biyofilm, Candida albicans , diş plağı, ağız bakım ürünleri, mikobiyom, Solidago virgaurea
        Git: 1. Giriş


        Son genomik ve proteomik veriler, 800'den fazla bakteri ve 100 mantar filotipinin ağız boşluğunu kolonize edebileceğini ve oral biyofilmlere katkıda bulunabileceğini ortaya koydu. Ancak oral bakteri ve mantar türlerinin çoğu in vitro olarak büyütülemez [ 1 , 2 , 3 ]. Mantarların ağız sağlığı ve hastalıklarındaki rolünün hafife alınmasının bir nedeni bu olabilir [ 2 , 3 , 4 ]. Candida albicans öne çıkan ekilebilir mantar türüdür. Ancak oral mikobiyom, Candida glabrata , Candida parapsilosis , Candida dublinensis gibi diğer Candida türlerini barındırabilir .Candida krusei veya Candida tropikalis. Öne çıkan diğer oral mantarlar Aspergillus , Aureobasidium , Cladosporium , Epicoccum , Fusarium , Malassezia , Mucor , Penicillium , Saccharomyces , Trichophyton ve Wallemia'dır [ 5 , 6 ].

        Biyofilmler ile tükürük, sağlıklı beslenme ve ağız hijyeni gibi konak parametreleri arasında dinamik bir denge vardır. Bu denge mikrobiyal büyümeyi sınırlar ve oral biyofilmler fırsatçı patojenlere karşı ortak bir koruma oluşturur [ 7 , 8 , 9 ]. Oral biyofilmlerde endojen bakterilerin yanı sıra Candida ve diğer mantar türleri de yok edilmemeli veya dengesiz olmamalıdır [ 2 , 3 , 4]. Ancak oral ekosistemlerin dengesini bozabilecek herhangi bir faktör kontrolsüz bakteri ve mantar büyümesine yol açabilir. Sonuç olarak, başta diş çürüğü, diş eti iltihabı, periodontitis, kandidiyazis, protez stomatit, mukozit, oral cerrahi sonrası gecikmiş onarım ve ağız kokusu (ağız kokusu) gibi oral enfeksiyon riski vardır [ 10 , 11 ]. C. albicans taşıyan sağlıklı bireylerde bu mantarın maya formu vardır ve kolonizasyon zararsız kalır [ 5 ]. Ancak maya hücrelerinden virülan hifal hücrelere geçebilir ve oral kandidiyaza neden olabilir. C. albicans ve Streptococcus türleri, invaziv kandidiyazda olduğu kadar diş çürüklerinde ve peri-implantitiste de virülanslarını birlikte artırabilir [ 11 , 12 ]].

        Bakteriler ve mantarlar ağız yüzeylerine yapışır ve birlikte toplanır. Polisakkaritler, glikoproteinler, proteinler, DNA ve lipitler dahil olmak üzere konakçı ve mikrobiyal bileşenleri içeren bir matris tarafından korunan biyofilmlerde kümeler oluştururlar. Lipid bileşenleri yeterince araştırılmamıştır. Oral biyofilmlerde konak bileşenleri tükürük, oluk sıvısı ve dişeti epitel hücrelerinden elde edilir. Biyofilme gömülü bakteri ve mantarlar, doğuştan gelen bağışıklık sistemine ve antimikrobiyal tedaviye daha dirençlidir [ 2 , 13 ]. Periodontal dokularda, doğuştan gelen bağışıklık, oral mikrobiyom disbiyozuna yanıt olarak inflamatuar reaksiyonu başlatan yarı spesifik bir ilk savunma hattıdır .]. Bazı mikrobiyal bileşenler doğuştan gelen bağışıklığı tetikler ve diğer bileşenler ve toksinler, ikinci olarak adaptif bağışıklık tarafından mikrobiyal antijenler olarak tanınır. Doğal bağışıklık, bağışıklık hücrelerini enfeksiyon bölgesine (makrofajlar, mastositler, endotelyal hücreler, histiyositler ve fibroblastlar) ve kan dolaşımından (nötrofiller, bazofiller, eozinofiller, lenfositler B ve T, monositler, plazmositler ve trombositler) alır [ 13 , 14 ]. Akut faz reaksiyonu sırasında, hepatositler artan miktarlarda plazma proteinleri ve glikoprotein sentezler. Bu plazmatik bağışıklık aracıları, karmaşık aktivasyon sistemleri (bradikinin sistemi, fibrin/fibrinoliz sistemi ve kompleman sistemi) oluşturur [ 13 , 14 ].

        İkinci grup bağışıklık aracıları, çeşitli hücre tipleri tarafından sentezlenir. Ana hücre aracıları histamin, serotonin, eikosanoidler, serbest radikaller, sitokinler, P maddesi, nörokinin ve doku yıkımında yer alan enzimlerdir [ 13 , 14 , 15 ]. Bunte ve Beikler yakın zamanda periodontal bağışıklığı gözden geçirdi (2019) [ 16]. Kısaca, doğuştan gelen bağışıklık sistemi fagositozu, kompleman sistemini ve antijene bağımlı olan ve B ve T hücrelerinin aracılık ettiği adaptif bağışıklık sistemini aktive eder. Hümoral bağışıklık, mikrobiyal hücreleri ve toksinlerini nötralize eden tükürük ve oluk sıvısında salgılanan antijene özgü antikorlar aracılığıyla patojenlerle savaşır. Hümoral bağışıklık ayrıca alerji, otoimmünite, hücre hafızası ve sitokin üretimine aracılık eder. Hücresel bağışıklık, makrofajları, doğal öldürücü hücreleri, T hücrelerinin aracılık ettiği bakteri içeren hücrelerin apoptozunu ve endotel hücreleri ve fibroblastlar tarafından sitokinlerin salgılanmasını içerir [ 16 ]. Sonuç olarak, sağlıklı oral ekosistemlerde mikrobiyal patojenite kontrol edilir.

        Periodontitiste, adaptif bağışıklık sisteminin tepkisi değişir ve sitokin ağı dengesizdir, bu da inflamasyonun devam etmesine neden olur [ 14 , 16 ]. Tipik inflamatuar reaksiyon, ağrı, sıcaklık, kızarıklık ve şişlik belirtileri ile karakterizedir. Ancak periodontal dokuların yıkımı çoğu zaman ağrısızdır ve (mikro) kanama sürekli bir semptomdur. Periodontologlar T hücrelerine, sitokin dengesizliğine ve serbest radikallere özel bir ilgi göstermişlerdir [ 1 , 13 , 14 , 15 , 16]. T hücreleri, T yardımcı (Th) hücrelerinin birkaç soyunda farklılaşır. Th1 hücreleri hücresel bağışıklığı modüle eder, interlökin-2 (IL-2) ve interferon gama (IF-y) üretir ve hücre içi bakterilere, virüslere ve protozoalara karşı koruma sağlar. Th2 hücreleri, hümoral bağışıklığı (B hücrelerinin ve mastositlerin aktivasyonu), IL-4, IL-5 ve IL-13 üretimini modüle eder ve parazitlere karşı koruma sağlar. Th17 hücreleri, IL-17 üretir ve bariyer bölgelerinde hücre dışı bakteri ve mantarlara karşı koruma sağlar. Ancak IL-17, periodontitis ve immün aracılı inflamatuar hastalıklarda önemli bir proinflamatuar aracı olabilir [ 16 ]. Bunte ve Beikler'e göre, IL-17/IL-23 ekseninin monoklonal antikorlar tarafından modülasyonu terapötik uygulamalara sahip olabilir [ 16 ].]. Sitokinler, iltihaplanma evreleri sırasında lökositler ve diğer hücreler tarafından salgılanan proteinlerdir. Ana sitokinler, Tümör Nekroz Faktörü—α (TNF-α), interlökinler, kemokinler ve interferonlardır. Hücreler arası aracılardır. Periodontal hastalık, artan serum IL-1, IL-6, prostaglandin ve C-reaktif protein (CRP) konsantrasyonları ile ilişkilidir [ 15 ]. Sitokinler endotel hücresinde endotelin-1 (ET-1) üretimini indükler ve ET-1 serum ve tükürükte salgılanır. ET-1 düz kas hücrelerini daraltır ve periodontal bağ hücrelerinde proinflamatuar sitokinleri uyarır [ 17 ]. Periodontal lezyonların erken teşhisi ve takibine ek olarak, ET-1 aktivitesinin modülasyonu, potansiyel terapötik uygulamaların bir başka alanıdır [ 15 ].]. Son olarak, nötrofil lökositler tarafından mikroorganizmaların fagositozu, oksijen tüketimini ve oksijenli serbest radikallerin (süperoksitler, hidrojen peroksit ve hidroksit radikali) salınımını arttırır. İltihaplı dokularda serbest radikallerin zararlarını önlemek için yoğun bir ilaç ve doğal bileşikler araştırması vardır [ 18 , 19 , 20 ].

        Çoğu diş macunu ve gargara, başlıca bisbiguanidler (klorheksidin, heksetidin), metal iyonları (kalay florür), fenoller (triklosan) ve kuaterner amonyum bileşikleri (QAC'ler: setil piridinyum klorür) olan antiseptik ajanlar içerir [ 21 , 22 , 23 , 24 , 25 ]. İn vivo, sentetik antiseptikler, oral biyokütleyi azaltmada etkilidir, ancak koruyucu mikrobiyal biyofilmleri değiştirebilir ve ağız kuruluğu, stomatit veya oral ülser gelişimine izin verebilirler [ 25 ]. Ayrıca, insan mikrobiyotasındaki bazı kolonize bakteriler QAC'lere ( Qua -genler, örneğin QuaC) karşı direnç genlerine sahiptir.). Bu direnç genleri, bakterilerdeki akış pompalarını etkiler ve setrimid, benzalkonyum klorür ve klorheksidin dahil olmak üzere diğer antiseptiklere karşı bakteriyel duyarlılığı azaltır [ 26 , 27 ]. Staphylococcus aureus ve Enterococcus faecalis'te , plazmid kaynaklı qac genleri , florokinolonlar gibi antibiyotiklerle çapraz direnci indükleyebilir [ 10 , 28 ]. Ek olarak, ilaçlarda ve kişisel bakım ürünlerinde antiseptiklerin yaygın kullanımı, çevrede dağılmalarına neden olur [ 29 , 30 ]]. Gıdalardan ve/veya topikal antiseptik ürünlerden, atık sularda kalıcıdırlar ve çevreyi kirletirler. Zayıf endokrin bozucular olarak suda yaşayan hayvanlar ve insanlar üzerinde uzun süreli bir toksisiteden şüphelenilmektedir [ 31 , 32 , 33 , 34 , 35 ].

        Alternatif olarak, antimikrobiyal, antienflamatuar ve/veya antioksidan özelliklere sahip bazı bitkiler ve bitki özleri, halk hekimliğinde oral enfeksiyonlar ve özellikle gingivitis ve periodontitis ile savaşmak için kullanılmaktadır [ 36 ]. Bitki özlerinin bileşimi karmaşıktır, genellikle tam olarak açıklanmamıştır. Bu ekstraktlar tanım gereği çevrede biyolojik olarak parçalanabilir ve in vitro ve in vivo çalışmalar bazı özelliklerini netleştirdi. Antimikrobiyal özelliklere sahip bitki özleri, stricto sensu kapsamlı bir şekilde araştırılmıştır. Antimikrobiyal bileşikler olarak tanımlanan ana doğal bileşikler, uçucu yağlar (terpenoidler ve fenilpropan türevlerinin (aromatik bileşikler) karmaşık karışımı) ve tanenlerdir (escin gibi proteinleri çökeltebilen fenolik ürünler) [ 37 , 38 ,39 , 40 , 41 , 42 ]. Bazı bitkisel bileşikler, vitaminler, mineral elementler (demir), proteazlar (papain ve bromelain, asit proteazların bir karışımı) veya bazı flavonoidler ( baicalin gibi tanenlere yakın) gibi anti-inflamatuar özellikler gösterir . , 45 , 46 ]. Vitaminler, metabolik reaksiyonları katalize etmek için küçük miktarlarda gerekli olan temel organik maddelerdir [ 19 ]. Sadece C vitamini, D vitamini ve B3 vitamini periodontal hastalığın önlenmesi ve tedavisi için faydalı olabilir [ 18 , 47 ]]. C vitamini (askorbat), turunçgillerde ve birçok sebzede bulunan suda çözünen bir vitamindir. L-askorbik asidin biyolojik olarak aktif formudur. Kollajen oluşumu sırasında prolin ve lizinin hidroksilasyonu dahil olmak üzere çeşitli metabolik reaksiyonlarda bir antioksidan (indirgeyici ajan) ve koenzimdir. Kollajen yapısı üzerindeki bu etki, periodonsiyum fizyolojisi ve bütünlüğü için önemlidir. C vitamini ayrıca fagositoz ve yara iyileşmesi düzeyinde inflamatuar reaksiyonda yer alır.]. D vitamini, diyette, özellikle yağlı balıklarda (morina karaciğeri yağı), çikolatada ve tam yağlı sütte bulunan yağda çözünen bir hormondur. Aynı zamanda, güneşten gelen ultraviyole B (UVB) radyasyonunun etkisi altında, bir kolesterol veya ergosterol türevinden deride sentezlenir. D vitamini kolekalsiferolleri ve ergokalsiferolleri içerir ve paratiroid hormonuna karşı kalsiyumu düzenler. D vitamini, kalsiyum ve fosforun bağırsaklardan emilimini ve kalsiyumun kemiklere sabitlenmesini kolaylaştırır. Eksiklikler periodontitiste rol oynayabilir [ 18]. B3 vitamini veya niasin, esas olarak hayvansal kaynaklı gıdalarda (et, balık) ve tam tahıllarda bulunan B kompleksinin suda çözünür bir vitaminidir. B3 Vitamini, koenzimler Nikotinamid Adenin Dinükleotid (NAD) ve Nikotinamid Adenin Dinükleotid Fosfat (NADP) (enerji metabolizması) oluşumu için gereklidir. B3 vitamini vazodilatör özelliklere sahiptir. Park et al. (2017), genç erişkinlerde periodontitisin, özellikle kadınlarda ve halihazırda sigara içmeyenlerde daha düşük niasin, C vitamini ve demir alımı ile önemli ölçüde ilişkili olduğunu gözlemledi [ 47 ].]. Son olarak demir, hemoglobinlerin, sitokromların ve demir bağlayıcı proteinlerin bileşeni olan metalik bir elementtir. Demir, oksijenin taşınmasında ve hücresel redoks reaksiyonunda yer alan bir mikro besindir. Et ve et ürünleri ile balık en iyi besin kaynaklarıdır. Badem, fındık, yulaf ezmesi, ıspanak, mercimek ve hurma gibi birçok bitki de demir kaynağıdır, ancak daha küçük miktarlarda [ 47 , 48 ]. Sonuç olarak, dengeli bir diyete ek olarak, multivitaminler ve antioksidanlar şu anda diyet takviyesi olarak tüketilmektedir [ 18 , 48 , 49 , 50 ].

        Bu kapsamda ağız bakım ürünleri için orijinal antimikrobiyal özelliklere sahip yeni bir doğal bileşen geliştirilmiştir (Bucovia™, Givaudan, Vernier, İsviçre). Bu bitki özü, Solidago virgaurea ssp'den elde edildi . virgaurea L. (SV), Asteraceae [ 51 ]. SV sulu özleri esas olarak triterpen saponinler, flavonoidler ve antosiyanidinler içerir [ 52 ]. In vitro, SV ekstraktları mantar veya bakteri büyümesinin inhibitörleri değildir [ 51 , 52 ], ancak adezin ve hif oluşumuna özgü C. albicans genlerini inhibe ederler ( Hwp1 , Als3 , Ece1 , Sap6 ve Hgc1 )) [ 53 ]. Ortaya çıkan etkiler, maya-hifal geçişinin inhibisyonu ve diğer C. albicans hücrelerine, bakterilere ( Streptococcus salyarius ) ve kültürde ağız epitel hücrelerine (TR146 hücre dizisi) yapışmanın azalmasıdır. SV özleri ayrıca biyofilm oluşumunu sınırlar ve önceden büyümüş Candida - bakteriyel biyofilmlerin biyokütlesini azaltır [ 53 ].

        Bu çalışmanın küresel amacı, ağız bakım ürünlerinde hem sentetik kimyasal bileşiklerden hem de geniş spektrumlu antimikrobiyal etkiden kaçınmaktı. Bu çalışmanın gerekçesi aşağıdaki gibi dört spesifikasyona sahip bir diş macunu geliştirmekti: (i) Ağız sağlığını korumak için ağız biyokütlesini azaltmak, ancak (ii) koruyucu endojen bakteri/mantar biyofilmlerini korumak; (iii) insan için zararsız olması (toksisite olmaması, zayıf endokrin bozucu özelliklere sahip olduğundan şüphelenilen moleküllerin olmaması) ve (iv) çevre için zararsız olması (doğal kaynakları yok etmemesi veya yoksullaştırmaması, çevre için toksik olmaması ve kolayca biyolojik olarak parçalanabilmesi) . Spesifikasyonlar (iii) (kimyasal analiz) ve (iv) in vitro olarak oluşturulmuştur. Boş hipotez, hasta grupları arasındaki herhangi bir farklılığın şans eseri (esas olarakC. albicans ve Toplam bakteri yükü, Plak İndeksi ve Dişeti İndeksi); yani diş macununun hiçbir etkisi olmadı. 66 sağlıklı yetişkini kapsayan randomize, çift kör bir klinik çalışma, SV özü içeren florlu diş macununun i, ii ve iii (yan etki yok) spesifikasyonlarını karşıladığını doğruladı.

        Git: 2. Sonuçlar

        2.1. Katılımcılar


        2.1.1. Akış diyagramı


        Alba Science klinik araştırma görevlisi, uygunluk açısından değerlendirilen önceden taranmış 98 denek. Üç katılımcı dahil edilme kriterlerini karşılamadı ve 14 katılımcı dahil edildi ancak çalışma başlamadan önce çalışmayı tamamlamak istemedi. On beş katılımcı taramada başarısız oldu (hariç tutma kriterleri) ve klinik verileri ve mikrobiyal numuneleri toplamaktan sorumlu Alba Science diş hekimi tarafından geri çekildi. Altmış altı katılımcı çalışmayı tamamladı (Şekil 1). 4 hafta boyunca günde iki kez dişlerini fırçaladılar.
        Bir resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı: antibiyotikler-09-00137-g001.jpg
        Şekil 1
        Akış diyagramı.

        Test edilen ürünle ilgili herhangi bir yan etki bildirilmemiştir.

        2.1.2. Katılımcıların Temel Özellikleri


        Altmış altı katılımcı çalışmayı tamamladı. Katılımcıların temel özellikleri şöyleydi: 20 erkek (%30,3) ve 40 kadın (%69,7); yaş 41,2 (sd = 11); Plak İndeksi 2.34 (sd = 0.31); Dişeti İndeksi 1.57 (sd = 0.25); Ağız kokusu skoru 3,33 (sd = 0,98). Toplam bakteri yükü 1.6 × 109 (sd = 6.1 × 108 ) ; C. albicans (n ​​= 13) 5.1 × 104 (sd = 8.7 × 10 4 ) . Başlangıç ​​demografik ve klinik özellikler, bir istisna dışında Müdahale grubu (33 denek) ile Kontrol grubu (33 denek) arasında benzerdi ( p > 0.05). Daha yüksek sayıda Prevotella intermedia vardıBaşlangıçta Müdahale grubu ile Kontrol grubu arasındaki taşıyıcılar (%63.6 (21/33) ve %24.2 (8/33); p = 0.002), ancak değerler D14 ve D28'de benzer hale geldi. Denekler başlangıçta tüm bakteri ve/veya mantar türlerini taşımamaktaydı. Başlangıçta belirli bir mikrobiyal türü taşıyan deneklerin sayısı şu şekildeydi: Aggregatibacter actinomycetemcomitans %9.1 (6/66), Fusobacterium nucleatum %57.6 (38/66), Porphyromonas gingivalis (%24,2 (16/66), P. intermedia 44.0 ). % (29/66), Treponema denticola %95,5 (63/66), Tannerella forsythia %62,1 (41/66), Streptococcus mutans (%97,0 (64/66) ve C. albicans%20,0 (13/66). 2.2. Mikrobiyal Numaralandırma


        2.2.1. Kantitatif Polimeraz Zincir Reaksiyonu (qPCR) Sonuçları


        Başlangıçta türü taşıyan denekler için türe özgü ortalama değerler hesaplandı ( n = etkili). qPCR numaralandırma sonuçları ortalama değer (standart hata) olarak ifade edilir (tablo 1). Müdahale grubu ile Kontrol grubunu karşılaştırmak için Eşleştirilmiş Öğrenci testleri (veya eşleştirilmiş Wilcoxon parametrik olmayan testler) kullanıldı. Başlangıçta, Müdahale grubu ile Kontrol grubu arasındaki tek fark, Müdahale grubunda daha yüksek olan P intermedia taşıyan deneklerin sayısıydı (21'e karşı 8, p = 0,002). Müdahale grubunda, başlangıçtan D14'e kadar S. mutans yükünde bir azalma ( p = 0.024) ve başlangıçtan çalışmanın sonuna kadar C. albicans'ta bir azalma ( p = 0.022) (spesifikasyon i ve ii) vardı. tablo 1


        Başlangıçta (D0), D14 ve D28'de mikrobiyal numaralandırma.
        Müdahale grubu ( n 2 )
        Toplam bakteri yükü 1,7 × 10 9 1,6 × 10 9 1,2 × 10 9 0.996 0.005
        (6.2 × 10 8 ) (6.3 × 10 8 ) (5.9 × 10 8 )
        A. 3 (4) 9,9 × 10 4 1.4 × 10 4 5,3 × 10 4 0.099 0.100
        (8.1 × 10 4 ) (1.7 × 10 4 ) (8,5 × 10 4 )
        F. nükleatum (21) 1.5 × 10 6 1.5 × 10 6 1.0 × 10 6 0.509 0.370
        (2.6 × 10 6 ) (2.3 × 10 6 ) (1.7 × 10 6 )
        P. gingivalis (8) 1,2 × 10 7 1.0 × 10 7 9,6 × 10 6 0.624 0.262
        (1.7 × 10 7 ) (1.9 × 10 7 ) (1.4 × 10 7 )
        P. intermedia (21) 3,7 × 10 6 3,8 × 10 6 5,2 × 10 6 1 0.651
        (4.5 × 10 6 ) (5.0 × 10 6 ) (8.6 × 10 6 )
        T. denticola (32) 6.7 × 10 5 3,2 × 10 6 2,9 × 10 6 0.633 0.743
        (4.8 × 10 6 ) (4.0 × 10 6 ) (4.2 × 10 6 )
        T. hor çiçeği (20) 2,2 × 10 6 1.4 × 10 6 2.1 × 10 6 0.145 0.232
        (3.8 × 10 6 ) (3,5 × 10 6 ) (4.4 × 10 6 )
        S. mutans (32) 4.3 × 10 6 2,6 × 10 6 2,9 × 10 6 0.024 0.090
        (8.0 × 10 6 ) (5.9 × 10 6 ) (8.8 × 10 6 )
        C. albicans (7) 6.8 × 10 4 8,9 × 10 3 1,3 × 10 3 0.446 0.022
        (1.1 × 10 5 ) (1.0 × 10 4 ) (2.6 × 10 3 )
        Kontrol grubu ( n )
        Toplam bakteri yükü 1.5 × 109 1.6 × 109 1.1 × 109 0.987 0.062
        (6.0 × 108) (5.3 × 108) (6.8 × 108)
        A. a3 (2) 2.2 × 105 5.6 × 104 7.5 × 105
        (3.0 × 105) (7.5 × 104) (1.0 × 106) - NA 4
        F. nucleatum (17) 2.0 × 106 2.4 × 106 2.4 × 106 0.129 0.754
        (4.6 × 106) (4.8 × 106) (4.3 × 106)
        P. gingivalis (8) 4.8 × 106 4.7 × 106 6.8 × 106 0.944 0.362
        (6.5 × 106) (1.1 × 107) (9.3 × 106)
        P. intermedia (8) 6.8 × 106 6.9 × 106 8.6 × 106 0.293 0.441
        (7.1 × 106) (8.6 × 106) (9.5 × 106)
        T. denticola (31) 2.8 × 106 2.1 × 106 2.9 × 106 0.259 0.906
        (3.8 ×106) (2.3 × 106) (4.6 × 106)
        T. forsythia (21) 1.1 × 106 8.0 × 105 1.9 × 106 0.130 0.651
        (1.9 × 10 6 ) (1.5 × 10 6 ) (3.9 × 10 6 )
        S. mutans (32) 7.4 × 10 6 7,2 × 10 7 4.9 × 10 6 1 0.326
        (1.3 × 10 7 ) (1.3 × 10 7 ) (1.3 × 10 7 )
        C. albicans (6) 3.1 × 10 4 5,9 × 10 4 1.4 × 10 4 0.674 0.833
        (4.9 × 10 4 ) (6.7 × 10 4 ) (1.3 × 10 6 )
        Ayrı bir pencerede aç
        1 SE: standart hata; 2 n = belirli bir mikrobiyal türü taşıyan denek sayısı; 3 A. a: Aggregatibacter actinomycetemcomitans ; 4 NA: uygulanamaz çünkü sadece iki gözlem.

        2.2.2. Toplam Bakteriyel Yük


        D0, D14 ve D28'deki ziyaretler arasında ve gruplar arasında tekrarlanan ölçümü (Toplam bakteri yükü) karşılaştırmak için doğrusal bir karma model kullanıldı. Karma analiz, Müdahale grubunda (ΔD0D28 p = 0.005 ve ΔD14D28 p = 0.026) (spesifikasyon i ve ii) toplam bakteri yükünün başlangıçtan çalışmanın sonuna kadar azaldığını gösterdi . Kontrol grubunda başlangıçtan çalışmanın sonuna kadar bir azalma (ΔD0D28 p = 0.062) ve D14'ten D28'e (ΔD14D28 p = 0.009) bir azalma vardı (Tablo 2). Tablo 2


        Müdahale grubu ile Kontrol grubundaki Toplam bakteri yükünün karşılaştırılması.
        Gruplar arası karşılaştırma
        Müdahale D0 ve Kontrol D0 −1.7 × 10 8 -6,1 × 10 8 2,7 × 10 8 0.869
        Müdahale D14 ve Kontrol D14 −1.5 × 10 7 −4,5 × 10 8 4.2 × 10 8 0,999
        Müdahale D28 ve Kontrol D28 -6,2 × 10 7 −4.9 × 10 8 3,7 × 10 8 0.998
        grup içi karşılaştırma
        Müdahale D0 ve Müdahale D14 6.7 × 10 7 −3.3 × 10 8 4,7 × 10 8 0.996
        Müdahale D0 ve Müdahale D28 4.9 × 10 8 9,8 × 10 7 9 × 10 8 0.005
        Müdahale D14 ve Müdahale D28 4,3 × 10 8 3.1 × 10 7 8.3 × 10 8 0.026
        Kontrol D0 ve Kontrol D14 -8,9 × 10 7 −4.9 × 10 8 3.1 × 10 8 0.987
        Kontrol D0 ve Kontrol D28 3,9 × 10 8 -1,1 × 10 7 7,9 × 10 8 0.062
        Kontrol D14 ve Kontrol D28 4,8 × 10 8 7,8 × 10 7 8,8 × 10 8 0.009
        Ayrı bir pencerede aç
        1 CI: Güven aralığı. 2.3. Katılımcıların Puanları ve Anket Cevapları


        Altmış altı hastanın sözlü puanları aşağıdaki bölümlerde detaylandırılmıştır:Tablo 3. Kısaca, Plak İndeksi, Dişeti İndeksi ve Ağız Kokusu skoru benzer şekilde iyileşti, yani her iki grupta da başlangıçtan çalışmanın sonuna kadar azaldılar (eşleştirilmiş Student veya eşleştirilmiş Wilcoxon testleri). Tablo 3


        Başlangıçtan (D0) çalışmanın sonuna (D28) kadar oral klinik parametrelerin karşılaştırılması.
        Müdahale grubu ( n = 33)
        Plak İndeksi 2,4 (0,4) 2 (0,6) <0,001
        Dişeti İndeksi 1,6 (0,3) 1,1 (0,6) <0,001
        ağız kokusu skoru 3.5 (0.8) 2 (1.2) <0,001
        Kontrol grubu ( n = 33)
        Plak İndeksi 2.3 (0.3) 1,8 (0,5) <0,001
        Dişeti İndeksi 1,5 (0,2) 0,9 (0,6) <0,001
        ağız kokusu skoru 3.1 (1.1) 1,5 (0,9) <0,001
        Ayrı bir pencerede aç
        1 SE: Standart hata.

        Test diş macunu ve kontrol diş macununun kabul edilebilirliği iyiydi (Tablo 4). Bununla birlikte, Müdahale grubu ile Kontrol grubu arasında (Müdahale grubu 269 ± 210 dakikaya karşı 193 ± 233 dakikaya karşı) daha uzun bir temizlik hissine doğru bir eğilim vardı, ancak istatistiksel olarak anlamlı değildi ( p = 0.260). Tablo 4


        Çalışmanın sonunda test diş macunu ve kontrol diş macunu ile ilgili anket yanıtları.
        Numara. Soru Kontrol grubu müdahale grubu Kontrol grubu müdahale grubu
        1 Test edilen ürün ağız kuruluğunu iyileştirir mi? 8 7 25 26
        2 Test edilen ürün ağızda temizlik hissi veriyor mu? 23 22 10 11
        3 Test edilen ürün ağızda temizlik hissi veriyorsa ne kadar sürer? 1 NA 2 NA 2 NA 2 NA 2
        4 Test edilen ürün ağız kokusunun oluşmasını geciktiriyor mu? 20 15 13 18
        5 Test edilen ürün tahriş olmuş sakızı yatıştırır mı? 11 9 22 24
        6 Test edilen ürün diş eti kızarıklığını ve şişmesini azaltır mı? 11 12 22 21
        7 Test edilen ürün diş eti kanamasını azaltır mı? 14 11 19 22
        8 Test edilen ürün dişlerde biyofilm oluşumunu (plak) azaltır mı? 20 18 13 15
        Ayrı bir pencerede aç
        1 Soru 3: Kontrol grubu %69.7 cevaplar (23/33): 193 ± 233 dak (1.5 dakika ila tüm gün (12 saat)); Müdahale grubu %66.7 cevaplar (22/33): 269 ± 210 dk (5 dk ila tüm gün (12 saat)). 2 NA: geçerli değil.

        Git: 3. Tartışma


        Bu çalışma, insanda etkinliğini gösteren yeni ve doğal bir kavramı tanımlamaktadır: “Diş macunundaki bir SV özü, oral mikrobiyal biyokütleyi azaltmıştır. Sentetik antiseptiklerden farklı olarak, bu bitki özütü, in vitro olarak ne mantar öldürücü ne de bakteri öldürücü olmamasına rağmen, in vivo olarak mantar ve bakteri biyokütlesini azaltabildi [ 51 , 52 , 53 ]. Bu sonuç, SV özütünün koruyucu oral biyofilmi koruyabileceğini düşündürmektedir [ 41 ]. İçindetablo 1, başlangıçtan (D0) D14'e ve başlangıçtan D28'e kadar türe özgü mikrobiyal yükün karşılaştırılması, daha önce Falsetta ve diğerleri tarafından açıklanan S. mutans ve C. albicans arasında bir sinerjiyi doğruladı. 2014 yılında [ 12 ]. D14'teki S. mutans biyokütlesindeki azalma, D28'deki C. albicans biyokütlesindeki azalmadan önce geldi. SV özütünün kimyasal içeriği önceki bir çalışmada analiz edilmişti ve bilinen endokrin bozucu özelliklere sahip moleküller içermiyordu [ 53 ]. Test edilen diş macununun formülasyonunda stricto sensu antiseptik moleküller yoktu. Bu klinik çalışmada, test diş macunu ile ilgili hiçbir yan etki bildirilmemiştir. Bu ekstrakt yabani bir bitkiden elde edildi.Nadir veya nesli tükenmekte olan bir tür olmayan S. virgaurea L., çevrede kolayca biyolojik olarak parçalanabilir. Bu sonuçlar, bu çalışmayı tetikleyen (i) ila (iv) arasındaki özellikleri karşılamaktadır.

        Ancak bu çalışmanın ilk sınırlaması, Carpegen Company'nin bireysel primer dizilerini ve PCR koşullarını iletmemesidir. Abusleme et al. (2013) daha önce evrensel primerleri kullanarak gerçek zamanlı PCR yoluyla Toplam bakteri yükünü belirlemişti [ 54 ]. Periodontopatojenik bakterilerin, S. mutans ve C. albicans'ın qPCR tespiti ve miktar tayini , hem deneysel in vitro biyofilmlerde hem de in vivo klinik örneklerde başka yazarlar tarafından da tanımlanmıştır [ 55 , 56 , 57 , 58 , 59]. Ancak bu koşullarda, mevcut çalışma Carpegen Company'den bağımsız olarak başka yazarlar tarafından tekrar edilemez. Ayrıca ∆∆Ct yöntemini kullanmadık çünkü Carpegen Tablolarda listelenen veriler dışında başka bir veri iletmedi. Bu nedenle, qPCR tahlillerinde örneklerin nispi kat gen ekspresyonunu hesaplayamadık.

        Toplam bakteri yükü ve C. albicans yükünde müdahale ile istatistiksel olarak anlamlı azalmalar gözlendi . Ancak, kontrol grubundaki ilk yük müdahale grubundan daha düşük olduğu için bakteri yükü sonucunun yorumlanması zordur. Birkaç yazar tarafından daha önce gözden geçirildiği gibi önemli bireysel varyasyonlar gözlemlendi [ 1 , 2 , 4]. Ancak bu çalışmada, birçok durumda mikrobiyal hücre sayıları (genom eşdeğerleri) çok yüksekti. qPCR koşulları hakkında bilgi eksikliği, bu nicel sonuçların yorumlanmasını sınırlar, ancak örnekleme protokolü önemli bir parametre olabilir. Bu çalışmada oldukça büyük miktarlarda diş plağı toplanmıştır. Dahil etme kriterlerine göre, çalışmaya katılan deneklerin ortalama tüm ağız diş plağı skorları >1.5 (Plak İndeksi) ve ortalama dişeti skoru >1.0 (Dişeti İndeksi) idi. Örnekleme yöntemi, Adams ve ark.'na benzer şekilde, supragingival diş plağının tüm alt çene kazımasından oluşuyordu. örnekleme yöntemi. Genellikle, qPCR analizleri için sulkus sıvısı numuneleri kağıt noktalarla alınır [ 60 ].

        Hastalar için bir dışlama kriteri “tedavi edilmemiş çürük veya önemli periodontal hastalık” idi. Ancak çürük ( S. mutans ) ve periodontitisin (Kırmızı kompleks türleri: P. gingivalis , T. forsythia ve T. denticola ) işaretleyici bakterileri için qPCR verilerinin tümü çok yüksekti (10 6 mertebesinde ) ve bu nedenle aktif hastalıklar Mevcut sonuçlar, örnekleme yöntemi ve qPCR protokolü ile açıklanabilir. Sağlık ve hastalık arasında kaymalar gözlemlenmektedir [ 1 , 60 ] ve Edlund ve ark. (2018), in vitro olarak en bol bulunan taksonların mutlaka en transkripsiyonel olarak aktif taksonlar olmadığını gözlemledi [ 61]. Oral streptokoklarla ilgili olarak, birçok yazar , çürüksüz veya aktif çürük lezyonları sergileyen sağlıklı çocuklardan ve yetişkinlerden toplanan supragingival dental plak örneklerinde Streptococcus'un baskın cins olduğunu göstermiştir [ 2 , 3 ]. S. mutans , 5-7 yaş arası çocukların diş plaklarında orta derecede bol bulunan türler arasındaydı [ 62 ], ancak S. mutans ve Lactobacillus salivarius , diş çürüğü olan bireylerin diş plaklarında öne çıkan türlerdi [ 63 ]. Kavitelerde S. mutans , toplam ve aktif bakteri topluluğunun %1'inden daha azını oluşturabilir [ 64 ].]. Düşük pH ve oksidatif strese dirençte veya şeker varlığında biyofilm oluşumunda büyük farklılıklar ile S. mutans suşlarının genomik bir değişkenliği vardır . Bazı yazarlar, belirli bir türün özelliklerini genelleştirme riskine dikkat çekti [ 63 , 64 ]. Kırmızı kompleks türleri ile ilgili olarak, Peterson ve ark. (2014) çocukların diş plaklarında T. forsythia'yı tanımlamış ancak P. gingivalis veya T. denticola'yı tespit etmemiştir 52]. Yetişkinlerde, P. gingivalis ve T. denticola , sağlıklı ağız boşluğunun normal mikrobiyotasını paylaşır, ancak kötü ağız hijyeni , Veillonella , Prophyromonas sayısını artırır., Fusobacterium ve Candida [ 3 ]. Periodontitis ile ilişkili subgingival plakta kırmızı kompleks türleri yetersiz temsil edilebilir [ 65 ], ancak matür dental plakta bol miktarda bulunur [ 66 ].

        Bu çalışmada, olgun biyofilm örnekleri analiz edildi. Analiz, C. albicans ve yedi temsili bakteri türünün qPCR tanımlamasına ve miktar tayinine dayanıyordu . SV ekstraktının C. albicans morfolojisi ve mantar-bakteriyel birlikte kümelenme üzerindeki etkisi in vivo olarak araştırılmamıştır. Bazı klinik örneklerin ekspresyon profilini qPCR ile analiz etmek ilginç olacaktır. Örneğin, C. albicans önemli yapışma ve hif büyümesi ile ilişkili genlere sahiptir ( Hwp1 , Als1 , Als3 , Ece1 ve Hgc1 ). S. mutanlarhücre dışı polisakkarit matriks gelişimi ( Gtfb , Gftc , Gftd , Frua , Dexa ve Gbpb ) ve asit stresinde hayatta kalma ( Atpd ve Fabm ) ile doğrudan ilişkili spesifik genlere sahiptir . P. gingivalis majör fimbrial yapışıklığa sahiptir ( Fima ve Arca ) [ 63 , 67 ].

        Bu çalışmanın ikinci bir sınırlaması, katılımcıların sadece %20'sinin (13/66) başlangıçta C. albicans taşımasıdır. Ghannoum et al. (2010), örneğin, Candida spp. C. albicans (%40), Candida tropikalis (%15), Candida khmerensis (%5) ve Candida metapsilosis (%5) dahil olmak üzere 20 sağlıklı yetişkinin ağızdan alınan örneklerinin %75'inde [ 5 ]. Mün et al. (2016), Candida spp. 203 sağlıklı yetişkinin %48'inde ve bu Candida suşlarının %85'inde C. albicans vardı. Bu yazarlar için Candidataşıyıcılık cinsiyet, yaş veya hareketli protezlerin varlığı ile ilişkili değildi, ancak sigara içme ve aktif çürük lezyonlarının varlığı ile ilişkiliydi [ 68 ]. Bu çalışmada gözlemlenen düşük C. albicans taşıyıcılığı, dışlama kriterlerinden (tedavi edilmemiş çürükler ve sigara içmek) kaynaklanabilir. Sonuç olarak, C. albicans yapışma özelliklerinin benzersiz inhibisyonuna dayanan bilimsel hipotez, Bucovia™ kullanan denek grubuyla gözlemlenen Toplam bakteri yükündeki düşüşü açıklamak için yeterli değildi. Aslında saponinler, mantar zarlarına özgü bir molekül olan ergosterol ile etkileşime girer [ 69 ]. Mikobiyom analizi, ekilemeyen cinsler ve türler dahil olmak üzere birçok mantar türünün ağız boşluğunu kolonize edebileceğini göstermiştir.5 , 6 , 70 , 71 ].

        Solidago ekstraktının in vivo etkinliğinin bir başka açıklaması, deterjan ve demir şelatör özelliklerine sahip olan lipidler, demir ve solidagosaponinler arasındaki etkileşimlerden kaynaklanabilir. Solidago ekstrelerinin insanda hematolojik toksisitesi yoktur, çünkü örneğin birkaç sebzede bulunan saponinler sindirim bariyerini geçemez [ 72 ]. Ortaya çıkan çevresel besinlerin bozulması, mikrobiyal büyümeyi veya yapışmayı engelleyebilir. In vitro, Yeast Extract Peptone broth ve buzağı fetal serumu, C. albicans'a rutin olarak eklenen lipid açısından zengin sıvı ortamlardır .Büyümeyi ve hif oluşumunu teşvik etmek için kültürler. Ek olarak, oral anaerobik bakterilerin üremesi için demir veya kan içeren kültür ortamı gerekir. In vivo, gingivitis ve periodontitis, gizli veya makroskopik kanama ile karakterize mikrobiyal ve inflamatuar diş eti hastalıklarıdır. Ayrıca iltihaplı sulkus ve periodontal ceplerden çıkan dişeti sıvısı adı verilen lipit ve demir açısından zengin bir eksüda vardır. Bu nedenle bakteriyel periodontopatojenler bir kez yerleştikten sonra otomatik olarak korunur [ 4 ]. SV ekstraktının bir deterjan olarak lipofilik oral Malassezia spp. ortamına karşı varsayılan rolü . [ 70 ] de ele alınmaktadır .

        Bu çalışmanın üçüncü sınırlaması, süresi 4 hafta ile sınırlıydı: Bucovia™ daha iyi bir mikrobiyal yük azalmasına izin verdi ancak Plak İndeksi veya Dişeti İndeksi benzerdi. Anaerobik bakterilerin azalmasına paralel olarak ortalama 76 dakikalık bir ek tazelik hissi gözlemlendi (tablo 1). 4 haftalık Solidago diş macunu kullanımından sonra C. albicans ve toplam bakteri yükünde azalma gözlemlendi. Bu, oral kandidiyazis tedavisinde topikal antifungaller (nistatin, amfoterisin B, mikonazol, sertakonazol) için önerilen 2 ila 3 haftalık tedavi süresi ile uyumludur. Bu gecikme, Candida'yı in vivo ve belki de diğer endojen mantarları etkilemek için gerekli görünmektedir . 8 hafta veya daha uzun süren ek bir klinik araştırma, bu hipotezi doğrulayabilir ve klinik göstergeleri iyileştirebilir. Örneğin, diş macunları ile yakın zamanda yapılan klinik deneyler, 8 ila 14 hafta arasında değişen süreler boyunca yürütülmüştür [ 60 , 73 , 74 ].

        Bu çalışma 66 denek ve 4 haftalık bir gözlem süresi ile sınırlandırılmıştır. Önemli Plak İndeksi ve Dişeti İndeksi iyileşmesi olmadığında, sonuçlar klinik açıdan çoğunlukla olumsuzdur. Bununla birlikte, plak mikrobiyomu üzerindeki genel ekolojik etkiler dikkati hak ediyor. Nitekim, Adams ve ark. (2017), 93 denek içeren çift kör, randomize, paralel grup çalışmasında enzimler ve proteinler içeren bir diş macununu test etti [ 60 ].]. Kontrol, florlu bir diş macunuydu. Test ürünü (Zendium™, Unilever, Rotterdam, Hollanda), hidrojen peroksit ve hipotiyosiyanit oluşumunu teşvik etmek için tasarlanmış "üç enzim sistemi (amiloglükosidaz, glikoz oksidaz ve laktoperoksidaz) ve ayrıca üç başka protein bileşeni içeren aynı florlu diş macunuydu. (lizozim, laktoferrin ve immünoglobulin IgG), ek antimikrobiyal faydalar sağlamak üzere tasarlanmıştır”. 14 haftalık bir kullanım süresinden sonra, yazarlar diş eti sağlığı ile ilişkili bakterilerde bir artış ve buna eşlik eden periodontal hastalık ile ilişkili olanlarda bir azalma gözlemlediler. c. albicansveya diğer mantarların yanı sıra Plak İndeksi veya Dişeti İndeksi gibi klinik indeksler araştırılmamıştır. Ancak yazarlar, ağız mikrobiyomunun ekolojisinde bakteriyel bir kaymaya izin veren bir diş macununun ağız sağlığını iyileştirmeye duyarlı olduğunu düşünmüşlerdir [ 60 ].

        Bucovia™, ağızda hoş olmayan bir büzücü his uyandırdığı bilinen tanenlerden arındırılmıştır. Bununla birlikte, filtrelenmiş ekstraktların ve saflaştırılmış solidagosaponinlerin çoğu Candida önleyici etkilerini yitirdiği için ağız bakım ürünü formülasyonlarına uyarlanmış rengi bozulmuş bir ekstrakt elde etmekte zorlandık . Bu, sulu ekstraktlarda sadece saponinlerin değil, aynı zamanda bitkinin diğer bileşenlerinin de biyofilmlere karşı aktif olduğu anlamına gelir. Nitekim, Starks ve ark. orta derecede antibakteriyel aktiviteye sahip olan ve daha aktif bileşiklerin sentezi için bir başlangıç ​​noktası sağlayabilen S. virgaurea etanol-etil asetat ekstraktlarından bazı clerodane diterpenleri tanımladı [ 75 ]. Başka bir çalışma, S. virgaurea'nın metanol ve su özlerininantioksidan aktivite gösterdi ve antioksidan ile antimikrobiyal aktivite arasında bir bağlantı göstermeye çalıştı [ 76 ]. Bitki özlerinin kimyasal karmaşıklığı nedeniyle, ana bitki bileşenlerinin veya bitki bileşenleri arasındaki sinerjilerin kesin rolü hala sorgulanmaktadır. Bununla birlikte, birkaç klinik çalışma, plak birikintilerini azaltmak ve kronik diş eti iltihabı ve ameliyat sonrası diş cerrahisi gibi ağız koşullarını iyileştirmek için çeşitli bitki özlerinin etkinliğini göstermiştir [ 39 , 40 , 41 , 44 ]. Literatürün gözden geçirilmesi, bitkisel kaynaklı vitaminlerin ve antioksidanların, hasarlı periodontal dokularda inflamatuar reaksiyon, serbest radikaller ve endotelin ile etkileşime girebileceğini ortaya koymuştur [ 17 ,18 , 19 , 48 ]. Ayrıca mikrobiyal büyümeye müdahale edebilirler ve sonunda topikal ek olarak S. virgaurea özütü ile sinerjileri araştırmak ilginç olurdu. Bu bitkisel ekstraktın etkinliğini doğrulamak için, uzun süreli bir ankette konakçının inflamatuar yanıtını test etmek ilginç olacaktır [ 13 ]. Serbest radikaller, sitokinler, matriks metalloproteinaz (MMP)-2 ve -8, metalloproteinazların doku inhibitörü (TIMP)-2 kompleksi veya endotelin-1 gibi kronik periodontitis ile ilişkili enflamatuar biyobelirteçlerin tükürük ve sulküler seviyeleri araştırılabilir. örnek [ 15 , 17 , 50]. SV özü ve diyet takviyeleri, özellikle antioksidan özelliklere sahip vitaminler arasındaki bir sinerji de araştırılabilir [ 20 , 50 ].

        Laboratuvar analizleri, Bucovia™'nın kolayca biyolojik olarak parçalanabildiğini (bitkisel kökenli) ve %0,3 nihai konsantrasyonda formüle edilen deneysel diş macununun memeliler üzerinde toksik olmadığını doğruladı. Buna karşılık, timol veya karvakrol gibi diş macunlarında kullanılan uçucu yağlarda bulunan bazı bileşikler de bitkilerden elde edilir ve biyolojik olarak kolayca parçalanabilirler. Ancak, Bucovia™'dan farklı olarak, in vitro gösterilmiş olan geniş spektrumlu bakterisit ve mantar öldürücü özelliklere sahiptirler [ 37 ]. SV özü kullanarak ağız sağlığını korumak için ağız biyokütlesini azaltmayı amaçladık, ancak koruyucu endojen bakteri/mantar biyofilmlerini korumak için geniş spektrumlu bir etkiden de kaçınmak istedik. Papain veya bromelain gibi bitkisel proteazlar da oral biyofilmin spesifik olmayan bir şekilde parçalanmasına yardımcı olabilir.41 , 44 , 46 ].

        Git: 4. Malzemeler ve Yöntemler

        4.1. Deneysel Diş Macunları


        4.1.1. Bitki Malzemesi


        Solidago virgaurea ssp. virgaurea L., Avrupa'da düşük rakımda (1500 m'nin altında) yaygın olan çok yıllık bir bitkidir. Esas olarak nadas arazilerinde (kesilmiş çayırlarda değil) yetişir. SV, yazın açan uzun ve dallı altın sarısı çiçek başlarıyla tanınır. Polonya'daki vahşi durumunda, türleri tanıyabilen eğitimli biçerdöverler (Naturex for Givaudan, Polonya Bölümü) tarafından hasat edilmiştir. S. virgaurea yüzyıllardır Avrupa halk hekimliğinde, çoğunlukla geleneksel kullanımda diüretik özelliklere sahip bitki çayı olarak kullanılmaktadır [ 72 ]. S. virgaureaiyice araştırılmış ve flavonoidler, triterpen glikozitler ve triterpenoidler saponinler içerdiği bilinmektedir. Bitki kimlik doğrulaması, botanik tanımlamayı sağlamak ve uyumlu ve uygun olmayan partileri saptamak için ham madde üzerinde gerçekleştirilen ince tabaka kromatografisi (TLC) analizi ile sağlandı [ 52 ].

        4.1.2. Solidago virgaurea Ekstraksiyon İşlemi


        Taze bitkinin 8 kg toprak üstü kısmından 3 kg havada kurutulmuş S. virgaurea elde edilmiştir. Öğütülmüş kuru bitki (500 g) ilk önce 50 °C'de bir su/etanol karışımı (70/30) ile özümlendi. Yüklenen sıvının ve özütlenen bitkinin ayrılmasından sonra sıvı süzüldü ve etanol, vakumla damıtma yoluyla çıkarıldı. Konsantre üzerine etanol ilavesiyle istenmeyen bileşiklerin çökeltilmesiyle bir fraksiyonlama aşaması gerçekleştirildi (oran 1:10). Etanol, vakumla damıtma yoluyla çıkarıldı ve nihai konsantre, tüm aktif bileşikleri çözündürmek için uygun bir çözücü olan bitkisel propilen glikol ile formüle edildi. S. virgaureaözü (Bucovia™) aşağıdaki fiziksel ve kimyasal özellikleri sergilemiştir: Sıvı, açık kehribardan kehribara, suda çözünür, özgül ağırlık (20 °C): 1.050–1.015, solidagosaponinler ve flavonol o-glikozitlerde titre edilmiştir.

        Deneysel diş macunu üretiminden önce SV özü özelliklerini doğrulamak için, daha önce tarif edildiği gibi in vitro oral mantar-bakteriyel biyofilm modelleri kullandık [ 77 ]. Mikroskobik inceleme, Bucovia™ %0.3'ün yapışma önleyici özelliklerini gösterdi, in vitro olarak C. albicans ve S. salivarius'un ortak kültürüne karşı test edildi [ 51 , 53 ]. Faz kontrast mikroskopisi , kültür ortamında Candida ve Streptococcus hücrelerinin dağılımını ve kısa ve değişmiş hif formlarını gösterdi (şekil 2). Taramalı elektron mikroskobu, bakteri hücrelerinin Candida hücrelerine yapışmasında güçlü bir azalma olduğunu kanıtlamıştır.Figür 3).
        Resim, çizim vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı: antibiyotikler-09-00137-g002.jpg
        şekil 2
        Candida albicans ve Streptococcus salivarius'un ortak kültürü . ( a ) Bucovia™ olmadan. ( b ) Bucovia™ ile %0,3 (×32).

        Bir resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı: antibiyotikler-09-00137-g003.jpg
        Figür 3
        Candida albicans ve Streptococcus salivarius'un ortak kültürü . ( a ) Bucovia™ olmadan. ( b ) Bucovia™ ile %0,3 (×10,000).

        4.1.3. Diş Macunları Formülasyonu ve Güvenlik Kontrolleri


        Test edilen ürün, aktif maddenin damıtılmış su ile değiştirildiği kontrol diş macununa karşı Bucovia™ %0.3 nihai florlu diş macunuydu. Test ve kontrol diş macunları %0.15 sodyum florür içeriyordu. Yardımcı maddeler sakarin, sorbitol, gliserin, ksantan zamkı, karagenan, hidratlı silika, sodyum lauril sülfat, titanyum dioksit ve aromadır (çift lezzet); pH 6,6 ± 0,2. Klinik çalışma için deneysel diş macununun düzenleyici güvenlik kontrolleri, harici bir bağımsız toksikolog (Evic France laboratuvarı, Vincennes, Fransa) tarafından gerçekleştirilmiştir. Kozmetik ürünlerde öngörülebilir maruz kalma koşullarında, SV (havadan parçalar) özü ve doğal propilen glikol içeren Bucovia™ ile ilgili önemli bir endişe yoktu. Biyobozunurluk, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı'nın (OECD 301 B) standartlaştırılmış Test numarası 301'i karşılamıştır. Bucovia™'nın biyolojik olarak kolayca bozunabilir olduğu bildirildi (28 günde >%75). Ayrıca, Avrupa Komisyonu (EC) N° 1907/2006 Kimyasalların Kaydı, Değerlendirilmesi, Yetkilendirilmesi ve Kısıtlanması (REACH) Yönetmeliğinin tüm geçerli gereklilikleri ve değişiklikleri ve güncellemeleri ile uyumludur. Bunlar, bir kozmetik ürünü klinik bir çalışmada kullanma yetkisi için zorunlu ve düzenleyici testlerdir. Avrupa düzenlemeleri, bu testlerin Sağlık Bakanlığı tarafından onaylanmış laboratuvarlar tarafından yapılmasını zorunlu kılmaktadır [ ve Kimyasalların Kısıtlanması (REACH) Avrupa Komisyonu (EC) N° 1907/2006 Yönetmeliği ve değişiklikleri ve güncellemeleri. Bunlar, bir kozmetik ürünü klinik bir çalışmada kullanma yetkisi için zorunlu ve düzenleyici testlerdir. Avrupa düzenlemeleri, bu testlerin Sağlık Bakanlığı tarafından onaylanmış laboratuvarlar tarafından yapılmasını zorunlu kılmaktadır [ ve Kimyasalların Kısıtlanması (REACH) Avrupa Komisyonu (EC) N° 1907/2006 Yönetmeliği ve değişiklikleri ve güncellemeleri. Bunlar, bir kozmetik ürünü klinik bir çalışmada kullanma yetkisi için zorunlu ve düzenleyici testlerdir. Avrupa düzenlemeleri, bu testlerin Sağlık Bakanlığı tarafından onaylanmış laboratuvarlar tarafından yapılmasını zorunlu kılmaktadır [78 ] 4.2. Klinik çalışma


        4.2.1. Hipotez, Protokol Tasarımı ve Etik Kurul


        Bucovia™ içeren florlu diş macununun, C. albicans yapışmasını ve sonuçta ortaya çıkan mantar-bakteri gelişimini in vivo inhibe ederek oral mikrobiyal yükü azaltabileceğini varsaydık. 28 gün boyunca günde iki kez deneysel diş macunları kullanan Müdahale grubu ile Kontrol grubu (33'e karşı 33) arasında 66 sağlıklı gönüllünün yer aldığı bir klinik çalışma gerçekleştirdik. Plak azalmasının randomize, çift kör bir değerlendirmesiydi. Çalışma Alba Science (Edinburgh, İngiltere) tarafından gerçekleştirildi. Protokol, Okuma Bağımsız Etik Kurulu tarafından yetkilendirilmiştir (çalışma n° 212415, Woodley, Birleşik Krallık).

        4.2.2. uç noktalar
        • Birincil uç nokta

        Birincil son nokta, başlangıçta (D0), 2 hafta sonra (D14) ve 4 hafta sonra (D28) kaydedilen tedavi öncesi, başına ve tedavi sonrası mikrobiyal yük analiziydi. Oral hijyen olmadan 12 saat sonra, supragingival plak bir diş cerrahı tarafından toplandı ve havuzlandı. Numuneler toplandı ve saklandı, 2 gün içinde sevk edildi ve analize kadar -20 °C'de saklandı. C. albicans ve yedi bakteri türü qPCR ile tanımlandı ve miktarları belirlendi: Aggregatibacter actinomycetemcomitans , Fusobacterium nucleatum , Porphyromonas gingivalis , Prevotella intermedia , Treponema denticola , Tannerella forsythia ve S. mutans. Mikrobiyal analizler bir moleküler tanı şirketi (Carpegen GmbH, Münster, Almanya) tarafından gerçekleştirilmiştir.
        • ikincil uç noktalar

        İkincil sonlanım noktaları, D0, D7, D14, D21 ve D28'de kaydedilen oral puanlardı: Plak İndeksi, Dişeti İndeksi ve Ağız Kokusu skoru [ 79 ]. Hastaların anket yanıtları çalışmanın sonunda kaydedildi (D28): Ağız kuruluğu iyileşmesi, daha uzun süre tazelik hissi, tahriş olmuş sakız yatıştırıcı, diş eti kızarıklığı ve şişkinlik azalması, diş eti kanaması veya dişlerde plak oluşumunun azalması ve ürün kullanımına ilişkin yanıtlar . Olumsuz olaylar kullanım süresi boyunca kaydedildi. Çalışma sırasında kısıtlama, antiseptik gargara veya triklosan gibi aktif bir madde içeren diğer anti-plak diş macunlarının kullanılmamasıydı.

        4.2.3. Ekleme ve hariç tutma ölçütleri
        • Dahil edilme kriterleri

        Dahil edilme kriterleri aşağıdaki gibidir: >18 genel sağlık durumu iyi; erkekler ve kadınlar; her kadranda 5 diş (3. azı dişleri hariç) olmak üzere en az 20 doğal dişe sahip olmak; Quigley-Hein indeksinin (Plak İndeksi) Turesky modifikasyonu ile ortalama tüm ağız dental plak skorları >1.5 ve Loe-Silness İndeksi (Dişeti İndeksi) tarafından ortalama skor >1.0 ile [ 79 ].
        • Dışlama kriterleri

        Hariç tutma kriterleri şunlardı: Tedavi edilmemiş çürük veya önemli periodontal hastalık; tam veya kısmi protez kullanıcıları; mevcut ortodontik tedavi; oral piercing; sigara içenler veya önceki beş yıl içinde sigara içenler; ve diyet takviyeleri (örneğin, multivitaminler, antioksidanlar, balık yağları) almak. Bir önceki ay boyunca antiseptik gargara veya plak önleyici aktif madde içeren diş macunu kullanımı zorunlu değildi. Her denek bilgilendirilmiş onam imzaladı.

        4.2.4. rastgeleleştirme


        Grup tahsisi, bir ALEA işlevi, Excel ve Microsoft Word 2010 program paketi ile iki blok halinde bir Alba Science klinik araştırma görevlisi tarafından randomize edildi. Her diş macunu tüpüne rastgele bir sayı (test ve kontrol tüpleri) verildi. Bir Alba Science diş cerrahı araştırmacısı, katılımcıları kaydetti ve katılımcıları dahil edilme sırasına göre müdahaleye atadı. Katılımcılara günlük ve kullanım talimatları ile birlikte dağıtılan diş macunu ve yeni standart diş fırçası verildi. Diş cerrahı, katılımcılar ve daha sonra sonuçları değerlendiren kişiler, tedavi tahsisine kördü.

        4.2.5. Diş Plak Örneklemesi


        Çalışmaya katılan tüm hastalardan tek ve eğitimli bir diş cerrahı sorumluydu. Supragingival diş plağı alt dişlerden kazındı, beş kağıt parçasına yayıldı ve etiketli bir Eppendorf tüpünde saklandı. Carpegen malzemeleri nakliye için gönderdi. Hiçbir ortam kullanılmadı ve Eppendorf tüpleri hemen -20 °C'de donduruldu. Eppendorf tüpleri, Alba Science'dan (Edinburgh, İngiltere) Carpegen'e (Müenster, Almanya) bir carboglace ile ekspres postayla gönderildi.

        4.2.6. qPCR Analizi


        Mikrobiyal analizler Carpegen GmbH tarafından gerçekleştirilmiştir. Toplam bakteri yükü, Carpegen protokolüne göre geniş bir spektral "evrensel" qPCR ile ölçülmüştür. Numuneler, gerçek zamanlı PCR cihazı LightCycler 480 II (Roche Molecular Diagnosis, Pleasanton, CA, ABD) kullanılarak hidroliz probu bazlı gerçek zamanlı PCR deneyleriyle analiz edildi. Her tahlil için negatif ve pozitif kontroller ve ayrıca inhibitör etkileri dışlamak için bir dahili kontrol reaksiyonu dahil olmak üzere Singleplex PCR reaksiyonları kullanıldı. Miktar tayini, ilgili klonlanmış hedef amplikonu içeren plazmit kontrollerinin seri dilüsyonlarının analiz edilmesiyle gerçekleştirilmiştir. Primer ve prob dizileri dahil olmak üzere qPCR analiz protokolünün diğer detayları Carpegen'e aittir ve yazarlara açıklanamaz.

        4.2.7. İstatistiksel Yöntem


        Veriler ortalama (standart sapma) veya sayı (%) olarak rapor edilir. Hasta özellikleri, kategorik değişkenler için Student t testi veya Fisher'in kesin testleri ve sürekli değişkenler için Ki-kare testi veya Wilcoxon-Mann-Whitney testi kullanılarak Müdahale grubu ile Kontrol grubu arasında karşılaştırıldı . Başlangıç, 2 hafta ve 4 hafta arasındaki ve her grup arasındaki mikrobiyal yük, doğrusal bir karma modelde eşleştirilmiş testler (Wilcoxon-Mann-Whitney veya t -testi) kullanılarak karşılaştırıldı. Farklılıklar, p < 0.05 için istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi . İstatistiksel analizler R versiyonu 3.5.1 kullanılarak yapıldı. İstatistiksel analist müdahaleye karşı kördü.

        Git: 5. Sonuçlar


        Sonuç olarak, C. albicans yapışma özelliklerinin inhibisyonu ve belki de diğer oral mantarların yapışma/hipal oluşumunun inhibisyonu, birlikte agrege olan bakterilerin gelişimini engelledikleri için oral biyokütleyi azaltmak için orijinal bir yaklaşımdı. In vitro ve in vivo bakteriyel mikrobiyota üzerindeki etki, görüntü, genomik ve proteomik temelli daha fazla çalışmaya ihtiyaç duyar. Ek çalışma, bu hipotezin oral ve dermatolojik mikobiyomda hif oluşturan diğer mantar türlerine genişletilip genişletilmeyeceğini doğrulayabilir. Klinik deney, Solidago özü içeren florlu diş macununun oral biyokütleyi azaltmak için etkili ve güvenli olduğunu göstermemizi sağladı. Triklosan veya klorheksidin gibi antiseptiklerin aksine, S. virgaurea bitki özütühem biyolojik olarak parçalanabilir hem de konak ve çevre için zararsızdır. İn vitro ve in vivo dikkatli bir şekilde valide edildiklerinde, bazı bitki özleri tek başına veya kombinasyon halinde, en azından günlük ağız hijyeni için sentetik antiseptiklere değerli bir alternatif gibi görünmektedir.

        Git: Teşekkür


        Yazarlar, faz kontrast mikroskobu ve makalenin eleştirel incelemesi için doktora mühendisi Marlène Chevalier'e teşekkür eder.

        Git: Yazar Katkıları


        Kavramsallaştırma, IP ve YR; metodoloji, IP ve AM; yazılım, AM; doğrulama, LH ve AL; biçimsel analiz, AM; soruşturma, IP ve FO; kaynaklar, YR, FO; veri iyileştirme, YR; yazma—orijinal taslak hazırlama, IP; yazma—inceleme ve düzenleme, LH, FO, AM ve AL; görselleştirme, FO; denetim, IP; proje yönetimi, YR; fon alımı, YR Tüm yazarlar makalenin yayınlanan versiyonunu okudu ve kabul etti.

        Git: Finansman


        Bu araştırma hiçbir dış finansman almamıştır.

        Git: Çıkar çatışmaları


        IP: Saponinlerle bileşim. Başvuru Sahibi UNIV NICE SOPHIA ANTIPOLIS ETA (FR); CT HASTANESİ ÜNİV D (FR); W02010072923A1. YR, LH, FO, AM ve AL herhangi bir çıkar çatışması beyan etmez.

        Git: Referanslar

        1. Marsh PD, Zaura E. Dental biyofilm: Sağlık ve hastalıkta ekolojik etkileşimler. J. Clin. Periodontol. 2017; 44 (Ek 18):S12–S22. doi: 10.1111/jcpe.12679. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        2. Mira A. Oral mikrobiyom çalışmaları: Potansiyel tanısal ve terapötik çıkarımlar. reklam diş. Araş. 2018; 29 :71-77. doi: 10.1177/0022034517737024. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        3. Verma D., Garg PK, Dubey AK İnsan oral mikrobiyomunun içgörüleri. Kemer Mikrobiyol. 2018; 200 :525–540. doi: 10.1007/s00103-018-1505-3. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        4. Wade WG “Mikrobiyolojik” sağlığı korumanın yeni yönleri ve yeni kavramları. J. Dent. 2010; 38 :S21–S25. doi: 10.1016/S0300-5712(10)70007-5. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        5. Ghannoum MA, Jurevic RJ, Mukherjee PK, Cui F., Sikaroodi M., Naqvi A., Gillevet PM Sağlıklı bireylerde oral mantar mikrobiyomunun (mikobiyom) karakterizasyonu. PLoS Patog'u. 2010; 6 :e1000713. doi: 10.1371/journal.ppat.1000713. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        6. Limon JJ, Skalski JH, Underhill DM Sağlık ve hastalıkta ortak mantarlar. Hücre Konak Mikrobu. 2017; 22 :156–165. doi: 10.1016/j.chom.2017.07.002. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        7. Lof M., Janus MM, Krom BP Kommensal oral biyofilmlerde bakteri ve mantarlar arasındaki metabolik etkileşimler. J. Mantarlar. 2017; 3:40 . doi: 10.3390/jof3030040. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        8. Bowen WH, Burne RA, Wu H., Koo H. Oral biyofilmler: Mikroçevrelerde patojenler, matris ve polimikrobiyal etkileşimler. Trendler Mikrobiyol. 2018; 26 :229–242. doi: 10.1016/j.tim.2017.09.008. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        9. Liu Y., Ren Z., Hwang G., Koo H. Karyojenik biyofilm mikro ortamını hedefleyen terapötik stratejiler. reklam diş. Araş. 2018; 29 :86-92. doi: 10.1177/0022034517736497. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        10. Hong C., Aung MM, Kanagasabai K., Lim CA, Liang S., Tan KS Kurumsallaşmış yetişkinlerde ağız sağlığı durumu ve solunum yolu patojen kolonizasyonu ile pnömoni riski arasındaki ilişki. Int. J. Dent. Hig. 2018; 16 :e96–e102. doi: 10.1111/idh.12321. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        11. Koo H., Andes DR, Krysan DJ Candida-streptokokların biyofilmle ilişkili ağız hastalıklarında etkileşimleri. PLoS Patog'u. 2018; 14 :e1007342. doi: 10.1371/journal.ppat.1007342. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        12. Falsetta ML, Klein MI, Colonne PM, Scott-Anne K., Gregoire S., Pai CH, Gonzalez-Begne M., Watson G., Krysan DJ, Bowen WH, et al. Streptococcus mutans ve Candida albicans arasındaki simbiyotik ilişki, in vivo olarak plak biyofilmlerinin virülansını sinerji haline getirir. Bulaş. bağışık. 2014; 82 :1968–1981. doi: 10.1128/IAI.00087-14. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        13. Vestby LK, Gronseth T., Simm R., Nesse LL Bakteriyel biyofilm ve hastalığın patogenezindeki rolü. Antibiyotikler. 2020; 9:59 . doi: 10.3390/antibiyotikler9020059. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        14. Blasco-Baque V., Garidou L., Pomié C., Escoula Q., Loubières P., Le Gall-David S., Lemaitre M., Nicolas S., Klopp P., Wget A., et al. Porphyromonas gingivalis tarafından indüklenen periodontitis, bozulmuş adaptif immün yanıt yoluyla periodontal mikrobiyota disbiyozu ve insülin direncini tetikler. Bağırsak. 2017; 66 :872-885. doi: 10.1136/gutjnl-2015-309897. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        15. Bunte K., Beikler T. Th17 hücreleri ve periodontitis ve immün aracılı inflamatuar hastalıkların patogenezinde IL-23/IL-17 ekseni. Int. J. Mol. bilim 2019; 20 :3394. doi: 10.3390/ijms20143394. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        16. Moura MF, Navarro TP, Silva TA, Cota LOM, Soares Dutra Oliveira AM, Costa FO Periodontal ve endotelyal disfonksiyon: Periodontal klinik parametreler ve tükürük belirteçleri interlökin-1β, tümör nekroz faktörü-α, matris metalloproteinaz-2, doku metalloproteinaz-2 bileşikleri ve nitrik oksit inhibitörü. J. Periodontol. 2017; 88 :778–787. doi: 10.1902/jop.2017.170023. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        17. Isola G., Polizzi A., Alibrandi A., Indelicato F., Ferlito S. Periodontitisli bireylerde Endotelin-1 Konsantrasyonlarının Analizi. bilim 2020 ; 10 :1652. doi: 10.1038/s41598-020-58585-4. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        18. Gutierrez Gossweiler A., ​​Martinez-Mier EA Bölüm 6: Vitaminler ve ağız sağlığı. monograf. Oral. bilim 2020; 28 :59-67. doi: 10.1159/000455372. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        19. Varela-Lopez A., Navarro-Hortal MD, Giampieri F., Bullon P., Battino M., Ouiles JL Nutriceuticals in periodontal sağlık: Vitaminlerin periodontal sağlığın korunmasındaki rolü üzerine sistematik bir derleme. Moleküller. 2018; 23 :1226. doi: 10.3390/moleküller23051226. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        20. Isola G. Ağız ve diş eti sağlığında doğal ajanların mevcut kanıtı. Besinler. 2020; 12 :585. doi: 10.3390/nu12020585. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        21. Park JA, Lee JH, Lee HJ, Jin BH, Bae KH Ulusal olarak temsili bir Koreli Genç yetişkinler örneğinde periodontitisli bazı vitamin ve mineraller derneği. Biol. İz Elem. Araş. 2017; 178 :171–179. doi: 10.1007/s12011-016-0914-x. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        22. Dommisch H., Kuzmanova D., Jonsson D., Grant M., Chapple I. Mikrobesin yetersiz beslenmesinin periodontal hastalık ve periodontal tedavi üzerindeki etkisi. Periodontoloji 2000. 2018; 87 :129–153. doi: 10.1111/prd.12233. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        23. Gunsolley JC Antimikrobiyal ağız gargaralarının klinik etkinliği. J. Dent. 2010; 38 :S6–S10. doi: 10.1016/S0300-5712(10)70004-X. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        24. Riley P., Lamont T. Ağız sağlığı için diş macunları içeren triklosan/kopolimer (İnceleme) Cochrane Database Syst. Rev 2013; 12 :CD010514. doi: 10.1002/14651858.CD010514.pub2. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        25. Tezel U., Pavlosthathis SG Kuvaterner amonyum dezenfektanları: Mikrobiyal adaptasyon, bozunma ve ekoloji. Kör. Görüş. Biyoteknoloji. 2015; 33 :296–304. doi: 10.1016/j.copbio.2015.03.018. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        26. Zhang C., Cui F., Zeng GM, Jiang M., Yang ZZ, Zhu MY, Shen LQ Kuaterner amonyum bileşikleri (QAC'ler): Çevrede oluşum, kader ve toksisite üzerine bir inceleme. bilim Toplam Çevre. 2015; 518–519 :352–362. doi: 10.1016/j.scitotenv.2015.03.007. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        27. James P., Worthington HV, Parnell C., Harding M., Lamont T., Cheung A., Whelton H., Riley P. Diş eti sağlığı için yardımcı bir tedavi olarak klorheksidin ağız gargarası. Cochrane Veritabanı Sist. Rev. 2017; 3 : CD008676. doi: 10.1002/14651858.CD008676.pub2. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        28. Wessels S., Ingmer H. Üç dezenfektan aktif maddesinin etki modları: Bir inceleme. kural. Toksikol. Eczacılık 2013; 67 :456-467. doi: 10.1016/j.yrtph.2013.09.006. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        29. Wassenaar TM, Ussery D., Nielsen LN, Ingmer H. Staphylococcus türlerinde kuaterner amonyum bileşiklerine duyarlılığı azaltan qac genlerinin gözden geçirilmesi ve filogenetik analizi. Avro. J. Mikrobiyol. immünol. 2015; 1 :44-61. doi: 10.1556/EuJMI-D-14-00038. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        30. Buffet-Bataillon S., Tattevin P., Maillard JY, Bonnaure-Mallet M., Jolivet-Gougeon A. Bakterilerde kuaterner amonyum bileşikleri ve florokinolon direnci ile akış pompası indüksiyonu. Gelecek Mikrobiyol. 2016; 11 :81-92. doi: 10.2217/fmb.15.131. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        31. Von der Ohe PC, Schmitt-Jansen M., Slobodnik J., Brack W. Triklosan—Unutulmuş manastır maddesi mi? Çevre. bilim Kirlilik. Araş. Int. 2012; 19 :585–591. doi: 10.1007/s11356-011-0580-7. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        32. Manamsa K., Crane E., Stuart M., Talbot J., Lapworth D., Hart A. İngiltere ve Galler yeraltı sularındaki mikro-organik kirleticilerin ulusal ölçekte değerlendirilmesi. bilim Toplam Çevre. 2016; 568 :712–726. doi: 10.1016/j.scitotenv.2016.03.017. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        33. Clarke BO, Smith SR Biyokatılarda “ortaya çıkan” organik kirleticilerin gözden geçirilmesi ve biyokatıların tarımsal kullanımı için uluslararası araştırma önceliklerinin değerlendirilmesi. Çevre. Int. 2011; 37 :226–247. doi: 10.1016/j.envint.2010.06.004. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        34. Dann AB, Hontela A. Triklosan: Çevresel maruziyet, toksisite ve etki mekanizmaları. J. Uygulama Toksikol. 2011; 31 :285–311. doi: 10.1002/jat.1660. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        35. Bedoux G., Roig B., Thomas O., Dupont V., Le Bot B. Çevrede antimikrobiyal triklosan ve yan ürünlerin oluşumu ve toksisitesi. Çevre. bilim Kirlilik. Araş. Int. 2012; 19 :1044-1065. doi: 10.1007/s11356-011-0632-z. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        36. Dinwiddie MT, Terry PD, Chen J. Triklosan ve kanser riskine ilişkin son kanıtlar. Int. J. Çevre. Araş. Halk Sağlığı. 2014; 11 :2209-2217. doi: 10.3390/ijerph110202209. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        37. Witorsch RJ Triklosanın endokrin bozucu aktivitesinin ve kişisel bakım ürünlerinin kullanımı yoluyla insan maruziyetiyle ilişkisinin kritik analizi. Krit. Rev. Toksikol. 2014; 44 :535–555. doi: 10.3109/10408444.2014.910754. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        38. Salehi B., Lopez-Jornet P., Pons-Fuster Lopez E., Calinia D., Sharifi-Rad M., Ramirez-Alarcon K., Forman K., Fernandez M., Martorell M., Setzer WN, et al. Oral mukozal lezyonlarda bitki kaynaklı biyoaktifler: Kurkumin, likopen, papatya, Aloe vera, yeşil çay ve kahve özelliklerine önemli bir vurgu. Biyomoleküller. 2019; 9 :106. doi: 10.3390/biom9030106. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        39. Haas AN, Wagner TP, Muniz FW, Fiorini T., Cavagni J., Celeste RK Diş eti iltihabı ve plak için uçucu yağlar içeren gargaralar: Meta-analizler ve meta-regresyon. J. Dent. 2016; 55 :7–15. doi: 10.1016/j.jdent.2016.09.001. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        40. Lombardo Bedran TB, Palomari Spolidorio D., Grenier D. Yeşil çay polifenol epigallokateşin-3-gallat ve kızılcık proantosiyanidinleri, katelisidin (LL-37) ile sinerji içinde hareket ederek üç boyutlu bir ko- dişeti epitel hücrelerinin ve fibroblastların kültür modeli. Kemer Oral. Biol. 2015; 60 :845-853. doi: 10.1016/j.archoralbio.2015.02.021. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        41. Radafshar G., Ghotbizadeh M., Saadat F., Mirfarhadi N. %1 tanen içeren yeşil çay (Camellia sinensis) gargarasının diş plağı ve kronik diş eti iltihabı üzerindeki etkileri: Çift kör, randomize, kontrollü bir çalışma. J. Araştır. Klinik. diş. 2017; 8 doi: 10.1111/jicd.12184. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        42. Adami GR, Tangney CC, Tang JL, Zhou Y., Ghaffari S., Naqib A., Sinha S., Green SJ, Schwartz JL Yeşil çayın miRNA ve oral epitel mikrobiyomu üzerindeki etkileri. bilim 2018 ; 8 :5873. doi: 10.1038/s41598-018-22994-3. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        43. Isola G., Matarese M., Ramaglia L., Iorio-Siciliano V., Cordasco G., Matarese G. Gömülü mandibular üçüncü moların cerrahi olarak çıkarılmasından sonra postoperatif rahatsızlık üzerine bitkisel özlerden oluşan bir ilacın etkinliği: Randomize, üçlü kör, kontrollü klinik çalışma. Klinik. Oral. Araştırın. 2019; 23 :2443–2453. doi: 10.1007/s00784-018-2690-9. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        44. Unban K., Khatthongngam N., Shetty K., Khanongnuch C. Kuzey Tayland'dan geleneksel fermente çayda (Miang) besleyici biyotransformasyon ve antioksidan ve antimikrobiyal aktiviteler üzerindeki etkisi. J. Gıda Bilimi. Teknoloji. 2019; 56 :2687–2699. doi: 10.1007/s13197-019-03758-x. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        45. Choi KC, Son YO, Hwang JM, Kim BT, Chae M., Lee JC Lilium multiflorum'dan izole edilen fenolik asitlerin ve flavonoid fraksiyonlarının antioksidan, anti-inflamatuar ve anti-septik potansiyeli. Eczacılık Biol. 2017; 55 :611–619. doi: 10.1080/13880209.2016.1266673. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        46. ​​Mugita N., Nambu T., Takahashi K., Wang PL, Komasa Y. Proteazlar, aktinidin, papain ve tripsin, yaşlı deneklerde ve in vitro dildeki oral biyofilmi azaltır. Kemer Oral Biol. 2017; 82 :233–240. doi: 10.1016/j.archoralbio.2017.04.035. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        47. Seleem D., Pardi V., Murata RM Flavonoidlerin gözden geçirilmesi: İn vitro anti-Candida albicans aktivitesine sahip çeşitli doğal bileşikler grubu. Kemer Oral Biol. 2017; 76 :76-83. doi: 10.1016/j.archoralbio.2016.08.030. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        48. De Souza GM, Fernandes IA, Dos Santos CRR, Falci SGM Bromelain, alt üçüncü molar cerrahisinden sonra ağrı, ödem ve trismusun inflamatuar parametrelerini kontrol etmede etkili midir? Sistematik bir inceleme ve meta-analiz. Fitoster. Araş. 2019; 33 :473-481. doi: 10.1002/ptr.6244. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        49. Woelber JP, Bremer K., Vach K., Konig D., Hellwig E., Ratka-Kruger P., Al-Ahmad A., Tennert C. Ağız sağlığı için optimize edilmiş bir diyet, insanlarda dişeti ve periodontal iltihabı azaltabilir— Randomize kontrollü bir pilot çalışma. BMC Ağız Sağlığı. 2016; 17:28 . doi: 10.1186/s12903-016-0304-y. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        50. Isola G., Polizzi A., Muraglie S., Leonardi R., Lo Giudice A. Periodontitis ve iskemik kalp hastalığı olan hastalarda tükürük ve serumda C vitamini ve antioksidan profillerinin değerlendirilmesi. Besinler. 2019; 11 :2956. doi: 10.3390/nu11122956. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        51. Chevalier M., Médioni E., Prêcheur I. Solidago virgaurea su özütü ile Candida albicans maya-hifal geçişi ve biyofilm oluşumunun engellenmesi. J. Med. Mikrobiyol. 2012; 61 :1016-1022. doi: 10.1099/jmm.0.041699-0. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        52. Laurençon L., Sarrazin E., Chevalier M., Prêcheur I., Herbette G., Fernandez X. Solidago virgaurea alpestris'in hava kısımlarından triterpenoid saponinler tarafından Candida albicans maya-hipal dönüşümünün engellenmesi. Fitokimya. 2013; 86 :103–111. doi: 10.1016/j.phytochem.2012.10.004. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        53. Chevalier M., Doglio A., Rajendran R., Ramage G., Prêcheur I., Ranque S. Solidago virgaurea bitki özü ile yapışmaya özgü genlerin akut inhibisyonu, Candida albicans biyofilm bütünlüğünün kaybına neden olur. J. Uygulama Mikrobiyol. 2019; 23 doi: 10.1111/jam.14289. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        54. Abusleme L., Dupuyn AK, Dutzan N., Silva N., Burleson JA, Strausbaugh LD, Gamonal J., Diaz PI Sağlık ve periodontitiste subgingival mikrobiyom ve topluluk biyokütlesi ve inflamasyon ile ilişkisi. ISME J. 2013; 7 :1016-1025. doi: 10.1038/ismej.2012.174. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        55. Stsepetova J., Truu J., Runne R., Nommela R., Saag M., Olak JH, Nolvak H., Preem JK, Oopkaup K., Krjutskow K., et al. Poliollerin Estonyalı okul çocuklarının oral mikrobiyomu üzerindeki etkisi. BMC Ağız Sağlığı. 2019; 19:60 . doi: 10.1186/s12903-019-0747-z. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        56. Chen Z., Saxena D., Caufield PW, Ge Y., Wang M., Li Y. Karışık bakteri örneklerinde Streptococcus mutans tespiti için türe özgü primerlerin geliştirilmesi. FEMS Mikrobiyol. Lett. 2007; 272 :154-162. doi: 10.1111/j.1574-6968.2007.0756.x. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        57. Wu CC, Lin CT, Wu CY, Peng WS, Lee MJ, Tsai YC Lactobacillus salivarius'un Streptococcus mutans biyofilm oluşumu üzerindeki inhibitör etkisi. Mol. Oral Mikrobiyol. 2015; 30 :16–26. doi: 10.1111/omi.12063. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        58. Crisea G., Scordino F., Romeo O. Klinik olarak önemli kriptik Candida türlerinin tanımlanması için mevcut yöntemler. J. Mikrobiyol. Yöntemler. 2015; 111 :50–56. doi: 10.1016/j.mimet.2015.02.004. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        59. Bertolini M., Ranjan A., Thompson A., Diaz PI, Sobue T., Maas K., Dongari-Bagtzoglou A. Candida albicans, istilacı enfeksiyonu destekleyen mukozal bakteriyel disbiyozu indükler. PLoS Patog'u. 2019; 15 :e1007717. doi: 10.1371/journal.ppat.1007717. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        60. Adams SE, Arnold D., Murphy B., Carroll P., Green AK, Smith AM, Marsh PD, Chen T., Marriott RE, Brading MG Enzimler ve proteinler içeren bir diş macununun etkisini belirlemek için yapılan randomize bir klinik çalışma plak oral mikrobiyom ekolojisi üzerine. bilim 2017 ; 7 :43344. doi: 10.1038/srep43344. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        61. Edlund A., Yang Y., Yooseph S., He X., Wenyuan S., McLean JS 24 saatlik oral biyofilm montajı ve olgunlaşması sırasında metatranskriptomik yoluyla karmaşık mikrobiyom aktivitelerini ortaya çıkarmak. Mikrobiyom. 2018; 6 :217. doi: 10.1186/s40168-018-0591-4. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        62. Peterson SN, Meissner T., Su AI, Snesrud E., Ong AC, Schork NJ, Bretz WA Dental plak mikrobiyotasının fonksiyonel ifadesi. Ön. Hücre. Bulaş. Mikrobiyol. 2014: 4. doi: 10.3389/fcimb.2014.00108. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        63. Palmer SR, Miller JH, Abranches J., Zeng L., Lefebure T., Richards VP, Lemos JA, Stanhope MJ, Burne RA Streptococcus mutans'ın genomik olarak çeşitli izolatlarının fenotipik heterojenliği. PLoS BİR. 2013; 8 :e61358. doi: 10.1371/açıklama/ffff8cd5-b8fa-4d3c-a993-e5169198f1e6. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        64. Bedoya-Correa CM, Rincón Rodríguez RJ, Parada-Sanchez MT Streptococcus mutans'ın genomik ve fenotipik çeşitliliği. J. Oral Biosci. 2019; 61 :22–31. doi: 10.1016/j.job.2018.11.001. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        65. Ai D., Huang R., Wen J., Li C., Zhu J., Xia LC Entegre metagenomik veri analizi, oral mikrobiyotadaki çeşitlilik kaybının periodontitis ile ilişkili olduğunu göstermektedir. BMC Genom. 2017; 18 :1041. doi: 10.1186/s12864-016-3254-5. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        66. Velsko IM, Fellows Yates JA, Aron F., Hagan RW, Frantz LAF, Loe L., Martinez JBR, Chaves E., Gosden C., Larson G., et al. Diş macunu ve tarihi diş taşı arasındaki mikrobiyal farklılıklar, oral biyofilm olgunlaşma aşaması ile ilgilidir. Mikrobiyom. 2019; 7 :102. doi: 10.1186/s40168-019-0717-3. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        67. Deng ZL, Szafranski SP, Jarek M., Bhuju S., Wagner-Dobler I. Kronik periodontitiste disbiyoz: Temel mikrobiyal oyuncular ve insan konakçı ile etkileşimler. bilim 2017 ; 7 :43344. doi: 10.1038/s41598-017-03804-8. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        68. Mun M., Yap T., Alnuaimi AD, Adams GG, McCullough MJ Asemptomatik hastalarda oral kandidal taşıyıcılık. Ağustos. diş. J.2016 ; 61 :190–195. doi: 10.1111/adj.12335. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        69. Bader G., Wray V., Hiller K. Solidago virgaurea subsp. virgaurea. Bitki Med. 1995; 61 :158-161. doi: 10.1055/s-2006-958038. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        70. Dupuy AK, David MS, Li L., Heider TN, Peterson JD, Montano EA, Dongari-Bagtzoglou A., Diaz PI, Strausbaugh LD Amplikon tabanlı taksonomide geliştirilmiş uygulamalarla insan oral mikobiyomunun yeniden tanımlanması: Malassezia'nın keşfi belirgin bir kommensal. PLoS BİR. 2014; 9 :e90899. doi: 10.1371/journal.pone.0090899. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        71. Chinnici J., Yerke L., Tsou C., Busarajan S., Mancuso R., Sadhak ND, Kim J., Maddi A. Candida albicans hücre duvarı bütünlüğü transkripsiyon faktörleri, Streptococcus gordonii ile polimikrobiyal biyofilm oluşumunu düzenler. PeerJ. 2019; 7 :e7870. doi: 10.7717/peerj.7870. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        72. Solidago virgaurea L. hakkında Tyszkiewicz EW Değerlendirme Raporu, Herba. Avrupa İlaç Ajansı; Amsterdam, Hollanda: 2008. [(erişim tarihi 2 Şubat 2020)]. İnsan kullanımına yönelik ilaçların değerlendirilmesi. EMEA/HMPC/285759/2007. Çevrimiçi olarak erişilebilir: http://www.emea.europa.eu [ Google Akademik ]
        73. Sälzer S., Rosema NA, Martin EC, Slot DE, Timmer CJ, Dörfer CE, van der Weijden GA Sodyum lauril sülfatsız ve sodyum lauril sülfatlı diş temizleme maddelerinin plak, diş eti iltihabı ve diş eti aşınması üzerindeki etkinliği—Rastgele bir klinik çalışma. Klinik. Sözlü Araştırma. 2016; 20 :443–450. doi: 10.1007/s00784-015-1535-z. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        74. Athuluru D., Reddy C., Sudhir KM, Kumar K., Gomasani S., Nagarakanti S. Üç duyarsızlaştırıcı diş macununun dentin aşırı duyarlılığı ve tükürük biyokimyasal özellikleri üzerindeki etkinliğinin değerlendirilmesi ve karşılaştırılması: Randomize kontrollü bir çalışma. diş. Araş. J.2017 ; 14 :150–157. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        75. Straks CM, Williams RB, Goering MG, O'Neil-Johnson M., Norman VL, Hu JF, garo E., Hough GW, Rice SM, Eldridge GR Goldenrod (Solidago virgaurea) Phytochemistry'den antibakteriyel clerodane diterpenes. 2010; 71 :104–109. doi: 10.1016/j.phytochem.2009.09.032. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        76. Demir H., Açık L., Burcu Bali E., Yasemin Koç L., Kaynak G. Solidago virgaurea ekstraktlarının antioksidan ve antimikrobiyal aktiviteleri. Afr. J. Biyoteknoloji. 2009; 8 :274–279. [ Google Akademik ]
        77. Chevalier M., Ranque S., Prêcheur I. Oral fungal-bakteriyel biyofilm modelleri in vitro: Bir inceleme. Med. mikol. 2018; 56 :653-667. doi: 10.1093/aa/myx111. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        78. Nobile V. İnsanlar üzerinde kozmetik etkinlik testlerine ilişkin yönergeler. Ana kozmetik pazarlarında etik, teknik ve düzenleyici gereklilikler. J. Cosmo. Trikol. 2016; 2 :1. doi: 10.4172/2471-9323.1000107. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        79. Rebelo MAB, Correra de Queiroz A. İçinde: Dişeti Endeksleri: Sanatın Durumu, Dişeti Hastalıkları—Etiyolojisi, Önlenmesi ve Tedavisi. Panagakos FS, Davies RP, editörler. InTech; Rijeka, Hırvatistan: 2011. [(31 Ekim 2019'da erişildi)]. Çevrimiçi olarak erişilebilir: http://www.intechopen.com/books/ging...s-state-of-art [ CrossRef ] [ Google Akademik ]

        Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

        Yorum yap


        • #5
          ALTINBAŞAK OTU İdrar Söktürücü, Ödem Önleyici, Kanser ve Böbrek Hastalıklarına Karşı Etkilidir.



          Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

          Yorum yap


          • #6
            Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

            Yorum yap


            • #7
              Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

              Yorum yap


              • #8
                Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                Yorum yap


                • #9
                  Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                  Yorum yap


                  • #10
                    Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                    Yorum yap


                    • #11
                      Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                      Yorum yap


                      • #12
                        Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                        Yorum yap


                        • #13

                          alerji, kurdeşen, romatizma, iksir, tonik... paylaşan: igokcek

                          Kronik böbrek yetmezliği, sistemik lupus... paylaşan: igokcek
                          Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                          Yorum yap


                          • #14


                            Nefrit, alerji, kanser, sistit, panax forte... paylaşan: igokcek
                            Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                            Yorum yap


                            • #15
                              Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                              Yorum yap

                              Hazırlanıyor...
                              X