Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Biberiye, Rosmarin, Rosmarinus officinalis

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • Biberiye, Rosmarin, Rosmarinus officinalis




    BİBERİYE



    Funda | 0,5-2m | 1-7 Aylar | Na,Ho,Ca,Ar | Yaprakları Sürgünleri

    Biberiye, Rosmarin, Rosmarinus officinalis
    Kuş dili
    Hasalban

    Familyası: Ballıbabagillerden, Lippenblütengewâchse, Lamiaceae

    Drugları: Biberiye yaprağı; Rosmarini folium
    “ eterik yağı; Rosmarini aetheroleum
    Biberiyenin genellikle yaprakları, nadiren sürgünleri de çay, tentür, natürel ilaç, baharat ve eterik yağ elde etmek için kullanılır.

    Giriş: Ballıbabagillerin alt grubu olan Rosmarinusgillere dahil olan Biberiye kendi grubu içinde sadece bir tür olarak mevcuttur. Latince ”ros” ve “marinus” kelimelerinden türemiş olup deniz kırağı anlamına gelir. Türkçe Biberiye diye anılması tadının acı olması nedeni iledir ve ayrıca Kuş dili diye de anılır. Bitkiye kuş dili denmesi yapraklarının kuş diline benzemesindendir. Vatanı Akdeniz ülkeleri olan bitki subtropik ve ılıman iklimli ülkelerde süs bitkisi olarak yetiştirilmektedir. Bitki çok eskilerden beri Akdeniz ülkelerinde baharat olarak kullanılmış ve Kneipp’la (1821-1897) birlikte kan dolaşımı rahatsızlıklarına karşı kullanmaya başlamış ve onu diğer araştırmacıların çalışmaları izlemiştir.

    Botanik: Her zaman yeşil olan bir bitkidir, yani yapraklarını dökmez. 0,5-2 m boyunda dikine yükselir ve oldukça sık çatallaşır ve kökleri ile bulunduğu yerde yayılarak kümeler oluşturur. Yaprakları adından da anlaşıldığı gibi kuş dili şeklinde olup 2-4cm uzunluğunda 0,2-0,4cm eninde, üst yüzeyi parlak yeşil, alt yüzeyi beyazımsı renkli, kenarları hafif geri dönük, oldukça sık yaprak bir aradadır. Geriden bakınca çam yaprağını andırır. Çiçekleri beyazımsı pembe, açık mavimsi, morumsu ve hatta vişne çürüğü renk tonlarında olabilir. Bunun sebebi bitkinin yetiştiği ülkeye ve toprağa göre birleşimindeki maddelerin değişmesinden ileri gelir. Biberiyenin en üst sürgünlerinde 5-10 adet çiçek bulunur ve bu çiçeklerin taç yaprakları iki çeneklidir. Alt çenek üç loplu olup orta lopu dil şeklinde ve yan loplar daha küçük ve üçgen şeklindedir. Üst çenekte iki lop bulunur ve tavşan kulağı gibi diktir ve ortadan iki döllenme tozluğu ise uzunca olup yay gibidir. Taç yaprakları kavrayan kupa yaprakları ise çan şeklinde olup uçlara doğru üç sivri toptan oluşur ve açık yeşil renklidir.

    Yetiştirilmesi: Akdeniz ülkelerinde yabani olarak yetişen Biberiye Almanya gibi soğuk sayılabilecek ülkelerde dahi yetişmektedir. Fakat kışın donmaması için üzerinin çam dalı ile örtmek gerekir. Biberiye tohumlarından bitkiyi yetiştirmek oldukça zordur. Bu nedenle ilkbaharda kesilen dallar nemli saksılara ekilir (çekiklemek) ve yetiştirilir.

    Hasat zamanı: Akdeniz ülkelerinde yıl boyunca yaprak ve çiçeklerini toplayıp kurutmak veya taze olarak işlemek mümkündür. Türkiye’nin Akdeniz, Ege ve Marmara bölgesinde problemsiz yetiştirmek mümkündür. Diğer bölgelerde ise kışın üzerini çam dalı veya benzeri şeylerle (çalı) örtmek gerekir. Şayet tentürü yapılacak ise taze olarak işlenir. Eterik yağını elde etmek için ise su buharı ile damıtılır.
    Malesef şifalı bitkiler toplama, kurutma, paketleme ve depolama işlemleri sırasında çok yanlışlar yapılmaktadır. Bitkinin şifalı kısmı yaprak veya çiçekleri ise asla Güneş altında kurutulmaz ve mutlaka gölgede kurutulmalıdır. Ayrıca örneğin bitki 5 günde kurudu ise, 2 gün daha kurumada bırakmak mahzurludur, çünkü birleşimindeki eterik yağları kaybettiğinden kalitesi düşer. Sadece bitki kökleri Güneş’te kurutulur ve kurur kurumaz hemen paketlenip depolanması gerekir. Şifalı bitkilerin Aktarlar’da açıkta satılması kalitesini kısa sürede düşürür ve etkisini oldukca azaltır.

    Birleşimi: Biberiye yaprağının birleşimindeki maddeleri önemine göre şöyle sıralayabiliriz;
    a) Eterik yağı türevleri %1,5-2,5 oranında olup bunun %30-50’sini 1,8 Cineol (Sineol), %15-25 Campfer (Kafur), %15-25 α-Pinen, %4-6 Borneol, %1-5 Bornylasetat, p-Cymen, Limonen ve Myrcen içerir.
    b) Flavonlar; Cirsimaritin, Genkwanin, Diosmetin, Hispidulin ve Luteolin ile Flavonitlerden; Cirsimarin, Hesperetin ve Diosmin içerir.
    c) Diterpenoitler %0,35 oranında olup önemlileri; Carnosolasit, Carnosol, Rosmanol ve Epirosmanol içerir.
    d) Tarçın asit türevleri; en önemlisi Rosmarin asidi
    e) Triterpenler; Oleanolasit, Ursolasit, Hydroxyoleanolasit ve Betulinasit
    f) Ayrıca; Polisakkaritin hidrolizi sonucu; Arabinoz, Xyloz, Galaktoz, Mannoz içerir. 1,8 Cineol Okaliptusta, Campfer Kafurda ve α-Pinen Ardıçta incelenmiştir.

    Araştırmalar:
    1) Bir grup Japon ilim adamının yaptıkları araştırmalarda hücrelere zarar veren radikalleri (OH¯, O2¯ veya H2O2) Biberiye birleşimindeki Diterpenoidlerin zararsız hale getirdiğini tespit etmişlerdir. (Z.P.1.96.56) radikaller alyuvarları oksitleyerek eritirler ve böylece hemoglobin ortaya çıkar yani kanın yapısı bozulur ve hastalıklar ortaya çıkar.
    2) C.Hoefler, J.Fleurentin, F.Mortier, JM.Pelt ve J.Guillemann 1987’de kemeler üzerinde yaptıkları araştırmalarda biberiye yaprak ekstresinin safrayı artırdığını belgelemişlerdir. (HHB.VI.503)
    3) NB.Forster, H.Niklas, M.Renko ve V.Turu tarafından 1993’te kobaylar üzerinde bir araştırma yapılmış ve Biberiye ekstresinin krampları önlediği tespit edilmiştir. (HHB. VI.503)

    Tesir şekli: Kan dolaşımını kuvvetlendirici, vücudu dinlendirici, hazmettirici, antiseptik (mikropları öldürücü), antiflogistik (iltihapları önleyici), damarları büzücü ve kuvvetlendirici, terletici, kramp çözücü, adet (regl) halini kuvvetlendirici ve ayrıca cinsel gücü de artırdığı iddia edilmiştir.

    Kullanılması:
    a) Araştırmalara göre Biberiyenin serbest radikaller ve kramplara karşı etkili olarak kullanılabileceğine inanıyoruz.
    b) Komisyon E’nin 223 nolu, 30/11/1985 tarihli ve 221 nolu ve de 28/11/1986 tarihli Monografi bildirisinde Biberiyen başta dahilen sindirim rahatsızlıklarından kokuşma ve haricen romatizma ve kan dolaşımı rahatsızlıklarına karşı kullanılabileceği beyan edilmiştir.
    c) Aroma tedavisi; su buharı destilasyonu ile elde edilen Biberiye eterik yağı başta; ruhsal yorgunluk, konsantrasyon zafiyeti, unutkanlık, kan dolaşımı zafiyeti, sinirsel kalp zafiyeti, migren, baş ağrısı ve baş dönmesi gibi rahatsızlıklara karşı etkili olduğu söylenmektedir.
    d) Halk arasında başta; sindirim zafiyeti, bağırsaklarda kokuşma, baş ağrısı, migren, adet rahatsızlıkları, unutkanlık, hafıza zafiyeti, sinirsel kalp rahatsızlığı ve kramplara karşı kullanılır. Haricense ağız içi, yutak, dişeti iltihaplanması, siyatik ezilme ve burkulmaya karşı kullanılır.

    Açıklama: Avrupalılar; Türkler kümmel yani baharatçı derdi. Türklerde Avrupalılara Frenk demişlerdir. Çünkü Avrupa’da Frengi hastalığı çok yaygındı ve Türklerde çok baharat kullanırlardı. Şimdi ise Avrupalılar bahçe, balkon ve tarlalarında Kekik ve Biberiye gibi birçok bitki yetiştir-mektedirler.

    Çayı: Bir veya iki kahve kaşığı ince kıyılmış Biberiye yaprağı demliğe konur, üzerine 300-400 ml kaynar su ilave edilerek 6-10 dk demlenmeye bırakılarak ve sonra süzülerek içilir. Bazı yazarlar kaynatılması gerektiğini söylemektedirler. Bu yanlış bir yoldur. Çünkü birleşimindeki eterik yağ uçarak yok olur.

    Çay Harmanları;

    Gökçek KALP Çayı;
    30 g Alıç yaprak ve çiçeği
    20 g Biberiye yaprağı
    20 g Çuha çiçeği
    20 g Oğul otu yaprağı
    10 g Arnika çiçeği
    Gökçek kalp çayı (kalbi kuvvetlendirici, alçak tansiyona ve zafiyete karşı);
    40 g Alıç çiçeği
    30 g Biberiye yaprağı
    30 g Oğul otu

    Gökçek kalp çayı (kan dolaşımı zafiyetine ve alçak tansiyona karşı çay);
    30 g Biberiye yaprağı
    30 g Oğul otu yaprağı
    20 g Alıç
    10 g Kuşburnu
    10 g Hibiskus çiçeği

    Gökçek sinirsel nedenle kan dolaşımı yetersizliğine karşı çay;
    30 g Kedi otu kökü
    30 g Kılıç otu
    20 g Biberiye yaprağı
    20 g Oğul otu yaprağı

    Gökçek Kalp ve kan dolaşımı çayı;
    30 g Alıç yaprak ve çiçeği
    30 g Biberiye yaprağı
    20 g Oğul otu yaprağı
    10 g Arnika çiçeği
    10 g Çuha çiçeği

    Gökçek Sinir çayı;
    40 g kılıç otu
    20 g Oğul otu yaprağı
    20 g Çarkıfelek otu
    10 g Lavanta çiçeği
    10 g Biberiye yaprağı

    Gökçek Kan dolaşımı zafiyetine karşı çay;
    30 g Alıç yaprak ve çiçeği
    20 g Biberiye yaprağı
    20 g Civanperçemi çiçeği
    20 g Ökse otu yaprağı
    20 g Oğulotu
    10 g Arnika çiçeği

    Aroma terapi: Biberiye yaprakları su buharı ile damıtılır ve eterik yağı elde edilir. Bu eter yağından günde 3-5 defa 2-3 damla bir kesme şekere veya bir parça ekmeğe damlatılarak alınır. Biberiye eter yağında 10-15 damla aroma damlası aroma konisine damlatılır ve koku odaya güzel bir ava verir. Ev kadınları pencere, kapı ve yerleri silerken ilaçları sulara katılır ve eve güzel bir koku verir.

    Baharatı: Biberiyenin yaprak ve çiçekleri kurutulup toz haline getirildikten sonra yemeklere katılır. Genellikle pirzola, kızartma, kavurma veya sulu et yemekleri ile tavuk yemekleri ve çorbalara katılırsa özel bir tat verir.

    Merhemi: Merhemini yapmak için 100 gr Vazelin ve 100 gr Parafin ten-cerede hafif ısıtıldıktan sonra içine 100 gr Biberiye yağı katılır ve hafif ısıtıldıktan sonra soğumaya bırakılır. Bir gün bekledikten sonra hafif ısıtılarak süzülür ve tekrar soğumaya bırakılır.

    Banyosu: Biberiye banyosu için biberiye yaprak ve çiçeklerinden 20-30 gr haşlandıktan sonra 8-10 dk dem banyosuna katılır ve banyoda 15-20 dk kaldıktan sonra şampuan veya sabun kullanmadan 20-30 dk yatılır. Biberiye banyosu tansiyonu yükseltebilir.

    Homeopati’de: Biberiye yapraklarından 20 gr ince kıyılarak bir şişeye konur ve üzerine 80 ml %70’lik alkol ilave edilerek güneş ışınlarından uzakta 4-6 hafta muhafaza edildikten sonra süzülerek <> adı ile anılan tentür elde edilir. Bu tentürden günde 3-5 defa 10-15 damla alınır.

    Yan tesirleri: Biberiye yaprak ve çiçeğinin bilinen bir yan tesiri yoktur. Biberiye eter yağı ise oldukça serttir. Bu nedenle hamile kadınların kul-lanmaması gerekir.
    Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

  • #2
    Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

    Yorum yap


    • #3
      Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

      Yorum yap


      • #4

        şifalı bitkiler,kanser iksir, tonik, tentür... paylaşan: igokcek
        Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

        Yorum yap


        • #5
          Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

          Yorum yap


          • #6
            Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

            Yorum yap


            • #7
              Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

              Yorum yap


              • #8
                Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                Yorum yap


                • #9
                  Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                  Yorum yap


                  • #10
                    Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                    Yorum yap


                    • #11
                      Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                      Yorum yap


                      • #12
                        Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                        Yorum yap


                        • #13
                          Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                          Yorum yap


                          • #14
                            Prof.Dr Turhan U..
                            Biberiye mucizesine inanmıyorsanız denemesi bedava

                            Eşim evliliğimizden önce başlayan migren ağrılarından şikayetçiydi, cebinde bir sürü ağrı kesici ilaçla dolaşır, kriz anlarında da "Başımı kesin de bu ağrıdan kurtulayım" derdi.

                            Hacettepe Tıp Fakültesi'nde yıllar önce MR çekildikten sonra migren teşhisi konmuştu, ama olumlu bir sonuç alamadık. Daha sonra görev yerim Ankara Üniversite'sinden, Gazi Üniversitesi'ne geçince burada bir kez daha MR çektirdik, aynı teşhis konulunca migren tedavisi başladı. Verilen çeşitli ilaçlar etkili olmayınca, depresyon tedavisine geçildi ve giderek değiştirilen ilaçlar sonucu eşim neredeyse 24 saatini uykuda geçirmeye başladı.

                            Bu durumda ben ilaçları kestirdim. Bitkisel ilaç aramaya başladım. Bir zamanlar tanıdığım, bir dönem orman bakanlığında 'tıbbi bitkiler araştırma projesi' nde yer almış, emekli bir tanıdığım bana "biberiye" çayını tavsiye etti. Günde 5-6 fincan biberiye çayı ile tedaviye başladık ve 20-25 gün sonra migren, baş ağrısı sorunları bir daha gelmemek üzere sona erdi.

                            Ortopedist kardeşim tarafından ameliyat edilen sanatçı Selçuk Ural, migreni olduğunu söylüyor ve kardeşim de biberiye çayını tavsiye ediyor. Selçuk Ural birkaç yıl önce televizyondaki bir programda, migreninin ortopedist doktorunun, botanikçi ağabeyi (!) tarafından iyileştirildiğini söyleyip, teşekkür ediyor.

                            Kayınbiraderimin eşi Elmadağ'da kayıp düşünce ayak bileği ile diz arasındaki bölgede, büyükçe bir et parçası kemiğe kadar kalkıyor. Dikiş atılıyor. Ancak 1 ay sonunda iç kısımdaki deri canlanmayınca doktorlar 'Bu bölgeye deri nakli yapmamız gerekir' diyorlar. Kayınbiraderimin bulduğu estetik cerrah "Amerika'dan yeni bir ilaç geldi, önce birkaç gün bunu sürüp, deneyelim, sonuç alamazsak ameliyatı yaparız" diyor. Sürülen yağ deriyi 3-4 gün sonra canlandırmaya başlıyor. Bu yağın kutusuna baktığımda Rosemarinus (biberiye) kelimesini görünce bu bitkiye karşı ilgim daha çok arttı. Kendi kütüphanem ve internetten yaptığım araştırmada biberiyenin iyi geldiği sorunların sayısı 100'ün üstüne çıkınca; "Yeter" diye, araştırmayı kestim.

                            Biberiye yağını yazlık evimize götürdük. Ağabeyimin torunları koşarken düşüp, başlarını, el ve ayaklarını bir yerlere çarptıklarında, evde başlayan telaşa hiç gerek olmadığını söyleyip, bu yağı sürüyordum ve şişme, morarma veya ağrı olmuyordu.

                            Eşimin işyerindeki arkadaşının babası, diz altı bölgesinde, dolaşım bozukluğu nedeniyle, ayaklarının ısınamadığından yakınıyordu. Biberiye çayı ile bu sorunları çözüldü.

                            Çok yaşlı bir komşumuzun 2 yıldır uykusuzluk sorunu vardı. Damadı Ankara'da bir devlet hastanesinde, beyin cerrahı, doçent doktor olduğu halde, çözüm bulamamışlardı. Biberiye çayı içmeye başlayınca gece de gündüz de rahat rahat uyur oldu.

                            Aynı yaşlı komşumuzun gut hastalığı vardı, kanında ürik asit yüksekti. Biberiye çayı bu sorunu da çözdü.

                            Kayınpederim, kireçlenme sonucunda boynunu hareket ettiremez hale geldi. Doktorlar "Ameliyat yapamayız, böyle idare et" dediler. Biberiye yağı ile yaptığı masajlar sonucu 1 hafta sonra boynunu hareket ettirmeye başladı.

                            Kızım koşarken, bir yerlere çarptığı eli mosmor oldu. Biberiye yağını sürdük 2 saat sonra morluk geçmeye başladı. Bir akraba doktora sordum "Normalde morluk ne kadar zamanda geçer" diye. "2 günde geçer" demişti.

                            Biberiye yağı ecza dolabımızdaki yerini aldı. Bir yerin mi ağrıyor (örneğin baş ağrısı), "Sür biberiye yağını, ağrı geçsin. Bir yerin mi kesildi; sür biberiye yağını süratle iyileşsin.

                            Umarım herkes için bu bilgiler yararlı olur.

                            PROF. DR. TURHAN U.

                            Yorum yap


                            • #15
                              Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                              Yorum yap

                              Hazırlanıyor...
                              X