Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Kenevir, Hanf, Cannabis sativa

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • Kenevir, Hanf, Cannabis sativa

    KENEVİR



    Bir Yıllık | 1-3m | 5-8 Aylar | Ho,Na | Tohumları, Sürgünleri ve Esrarı

    Kenevir, Hanf, Cannabis sativa
    Kendir Hashisch
    Çedene otu Merihvana
    Esrar otu
    Deli gonca
    Kinnap otu
    Gonca

    Familyası: Kenevirgillerden, Hanfgewächse, Cannabinaceae

    Drugları: Esrar; Cannabis sumitates
    Meyvesi: Cannabis sativae fructus
    Kenevirin dişi çiçekleri, sürgünleri ve reçinesinden esrar, tentür veya natürel ilaç yapılırken, tohumları (Meyvesi) kavrularak yenir veya yağı çıkarılır.

    Giriş: Kenevirin önemli olarak üç alt türü mevcuttur ve bunlar;
    a) Hintkeneviri (Esrar keneviri =annabis sativa ssp. Indica = Cannabis indica),
    b) Bio-Kenevir (İp keneviri= Cannabis sativa ssp. Sativa)
    c) Yabani Kenevir (Cannabis sativa ssp. Spontanea) gibi türleri vardır.
    Bitkiye Almanca Haschisch (Arapça Hasis`ten gelme) denmesi Türkçede haşhaşla karıştırılmamalıdır. Türkiye’de haşhaş deyince Afyon çiçeği kastedilir. Bu isimlerin Türkiye’de başka, Almanya’da başka anlama gelmesi Kavram kargaşasına neden olmamalıdır. Fransız ilim adamları tarafından 1990 yılında üretilen Bio-Kenevir (Kültür Keneviri) botanik değil, fakat birleşimindeki çok düşük orandaki Cannabinoidler (%0,3) nedeni ile Esrar yapımında kullanılmaz. İkinci bir özelliğiise 6 ayda boyunun 6 metreye kadar ulaşması ve ip, urgan, kağıt, boya, yağ vb. madde elde etmek için Esrar kenevirinden daha üstün olmasıdır. Kültür keneviri yetiştirmek isteyen Çiftçilere AB (Avrupa Birliği) hektar başına 1000€ teşvik pirimi vermektedir. Kenevir’den tarihte ilk defa MÖ. 2737 de Çinlilerin, MÖ.1600 Mısırlılar, MÖ. 1200-1500yıllarında Hintlilerin, MS 400 yüzyılda Filistinliler tarafından ağrıkesici, nikris (Gut), romatizma v.b. Hastalıklara karşı kullanılmıştır.

    Botanik: Esrar keneviri ve Bio-Kenevir botanik bakımdan aynıdır, bu nedenle birlikte işleyeceğiz. Boyu 1-3m (Bio-Kenevir 6 metreye ulaşabilir) ulaşır 1-2 yıllık, dikey yükselen tüylü ve yarıdan sonra çatallaşmaya başlayan bitki yabani olarak da yetişebilir. Yaprakları karşılıklı bir sonraki ile çapraz 3-7parçalı, parçalar mızrak şeklinde kenarları dişli, koyu yeşil renkli uzun saplıdır. Çiçekleri iki evli, yani dişi ve erkek çiçekleri ayrı ayrı bitkilerin tepesinde veya dalların tepesinde bulunur. Dişi çiçekleri oldukça sık yapraklarla donanmış ve çiçeklerin etrafı reçineli, erkek çiçekleri de seyrek salkım şeklindedir. Meyveleri (Tohumlar) 3-6mm uzunluğunda 2-4mm eninde grimsi esmer, siyahımsı esmer, yeşilimsi esmer renklerde olabilir ve çok ince bir kabuğa sahiptir.

    Yetiştirilmesi: Türkiye’nin hemen her yöresinde kenevir yetişir ve yetiştirilebilir, fakat Kanunen yasak olduğundan ekimi yapılmamaktadır. Kültür kenevirinin Esrar yapımında kullanılması mümkün olmadığından yetiştirilmesinde bir mahzur yoktur.

    Hasat zamanı: Çiçek durumları Eylül’de toplanarak kurutulur natürel ilaç, tentür veya esrar yapımında kullanılır. Marihuana ve Esrar (Haşiş) aynı dişi çiçek durumlarının, sürgünlerinin ve reçinesinin toplanması ile yapılır. Marihuana hazırlanırken dişi çiçekleri, sürgünleri ve çiçeklerin etrafındaki yapraklar kullanılır. Esrar yaparken ise dişi çiçekler ve reçine kullanılır. Bu nedenle Esrar % 4-10, marihuana ise %1-3 oranında Cannabinoidler içerir. Esrar reçine ağırlıklı iken, marihuana yaprak ağırlıklıdır.

    Birleşiminde; Birleşimindeki maddeleri önemine göre şöyle sıralayabiliriz:

    A-) Esrar Keneviri:
    a) Cannabinoidler (Kannabinoitler) %3-10 oranında olup bunların en önemlileri; % 2 ile Δ-9–Tetrahydrocannabinol (THC) takriben 1/5 ini oluşturur ve cannabidiol (CBD), cannabinol (CBN), cannabidiolasit (CBDA), Cannabinolasit (CBNA), tetrahydrocannabinolasit (THCA), cannabigerol (CBG), cannabichromen (CBC) ve cannabitriol (CBT) en önemlilerdir. Bugüne kadar 60 cannabinoid türü keşfedilmiştir ve araş-tırmalar devam etmektedir. Bu cannabinoidlerden sadece THC beyne zarar verici olarak etki edici özeliğe sahiptir.
    b) Eter yağ türevleri % 0,1-0,3 arasında olup bunların başında caryophyllenoxid, beta- caryophyllen, humulen, α- pinen, β-pinen ve myrcen en önemlileridir.
    c) Flavonitler; Orentin, vitexin, isovitexin,
    d) Amidler; Kolin, trigonellin, piperidin ve hordenin

    B-) Kültür keneviri:
    Birleşimindeki maddeler aynı fakat cannabinoidler % 0,3 oranındadır ve esrarkeşler torbalar dolusu içseler bile etki yapmaz.

    C-) Tohumları (Meyvesi):
    a) %25-35 Yağ asitleri içerir ve bununda % 90 doymamış yağ asitlerinden oluşur. En önemlileri % 57 linolasit, % 18 Linolenasit, % 10 oleikasit, α-Linolenasit ve %10 sabit yağlar içerir. Ayrıca % 20 protein, aminoasitler ve minerallerden; potasyum, magnezyum, fosfor ve kükürt içerir.

    Tesir şekli: antibakteriyel (bakterilerin yasamasını önleyici), sedatif (teskinedici), zihne etki edici (beyni etkileyici), kasları gevşetici (kramp çözücü), ağırı kesici, sarayı önleyici, göz tansiyonunu düşürücü özeliklere sahiptir.

    Araştırmalar:
    1) Yeni üretilen kültür kenevirinin meyveleri (Tohumları yüksek oranda doymamış yağ asitleri içerir bu yağ başta; Nörodermatoz ( besin alerjisi nedeni ile ortaya çıkan deri hastalığı) , sinirlilik, metabolizma, hormon bozuklukları, yüksek tansiyon gibi rahatsızlıklarda kullanılabilir ve birleşiminde THC yoktur. Bu nedenle de meyve ve yağını kullanırken korkuya gerek yoktur. (Nhp 7.97.1153).
    2) Kültür kenevirinin çiçeklerinden elde edilen ve THC içermeyen kenevir bonbonu boğaz ağrıları ve hafif bronşite karşı kullanılır. (Nhp 10.97.1665)
    3) Yeni üretilen kenevir hapı THC gibi beyini etkileyici değildir. Bu hap başta iskemi (belli bir bölgede geçici kansızlık), hipoksi (oksijen azlığı), beyin zedelenmesi, multipleskleroz (Beyin ve Omurilik sertleşmesi sonucu istemli hareketleri yapamama) beyin zedelenmesi vb. rahatsızlıklara karşı İsrail’den Prof. R. Mechoulam beyin zedelenmesi olan 65 hasta üzerinde tedavi denemesi yapmıştır.
    4) Onkoloji İmmunoloji Enstitüsünde kas refleksleri ve antiatak rahatsızlıkları olan 120 Hasta üzerinde Tedavi denemesi yapılmaktadır. (ZP.2.99.70)
    5) Prof. Dr. R. Bernesen ve Dr. med Ulrike Hagenbach kas refleksleri ve anti atak durumları THC ile 20 Hasta üzerinde deneyerek Kramp çözücü özelikleri araştırılmaktadır. (ZP.2.99.70)

    Açıklama:
    a) Esrar Keneviri; Günümüzde birleşiminde THC olmayan ve cana-binoidlerden natürel ilaçlar yapılmaktadır ve bunlar birçok rahatsızlığa karşı kullanılmaktadır. Cannabinoidlerlerin 60 türü günümüze kadar keşfedilmiştir ve bunlardan sadece THC beyine etki edici (yani zarar verici anlamda etki edici) diğerlerinin ise herhangi bir yan tesiri yoktur.
    b) Araştırmalara göre beyin zedelenmesi, multiple skleroz, kramplar, tikler (Bazı kişilerde görülen istem dışı mimikler) ve immun-sistemini kuvvetlendirmek için kullanılabileceği anlaşılmakta ise de henüz kesin sonuçlar yayınlanmamıştır. Bu nedenle yan tesiri olmayan ve aynı şekilde etki eden çörekotunu tavsiye ederim.
    c) Kültür kenevir otu, tekstil, iplik, boya, araba karoserisi ve iç döşemesi, inşaat dolgu maddesi kağıt, yemeklik yağ, boya yağı, v.b. 280 çeşit kalem yapımında kullanılır. Şayet kültür kenevirinden kağıt yapımına geçilirse, daha kaliteli, daha ucuz kâğıt yapıla bilmekte ve ormanlar kesilmekten kurtulmaktadır. Günümüzde kağıt elde etmek için her yılda 13 milyon hektar orman yok edilmektedir ve bu rakamın 15 yıl sonra 23 Milyon hektara çıkacağı hesaplanmaktadır. Oysa kültür keneviri 100 günde en az 3m boyuna erişmekte (Türkiye’de daha gür olur) ve işlenebilir hale gelmektedir. Kenevirden elde kağıt birkaç defa tekrar kağıt yapılabilmektedir.
    d) Kenevir ipliği kumaş yapımında pamuk ipliğinden daha sağlıklıdır, çünkü kenevir yetiştirirken herhangi bir kimyasal madde (yabani otları öldüren herpezitler veya haşereleri öldüren pestizitler) kullanılmaz ve kullanmaya gerek yoktur. Ayrıca gübrede kullanmaya gerek yoktur, bu ne demek, bu tabiat korumak, canlıların ve nihayet insanların daha sağlıklı yaşamasına katkıda bulunmak demektir.

    Kullanılması:
    A1-) Araştırmalara göre tohumlarından elde edilen kenevir yağı başta; Nörodermatoz, hormon anormallikleri, yüksek tansiyon ve sinirlilik gibi rahatsızlıklara karşı kullanılır.
    A2-) Araştırmalara göre kenevir otu ekstresinden elde edilen hap ise (THC içermez), hipoksi, iskemi, beyin zedelenmesi, multiple skleroz, kas krampları, panik atak ve tiklere karşı kullanılır. Kenevirle yapılan araştırmalar devam etmektedir.
    B-) Homöopati’de; Kenevirden yapılan tentür ve natürel ilaçların başta; İdrar yolları ağrı ve iltihapları, konsantrasyon zafiyeti, unutkanlık, kusma, iştahsızlık, göz iltihaplanması, göz tansiyonu ve mide krampı gibi rahatsızlıklara karşı kullanılır.

    Yan tesirleri: Kenevirin meyvesinin ve yağının hiçbir yan tesiri yoktur, fakat otundan (Çiçek ve Reçinesinden) elde edilen esrar veya marihuana (Çiçek ve Çiçek civarındaki yapraklardan) 1 gram sigara ile içildiğinde takriben 20 mg THC yi kişi inhalirin yapmış olur. THC çok tehlikeli bir maddedir ve kişide bağımlılığa sebep olur ve zamanla kişi esrarla da yetinemeyerek daha tehlikeli keyif verici maddelere (Eroin, LSD gibi) müptela olur. Esrar kullananlarda; Korku, panik, her şeyi olumsuz görme, kendi içine kapanma, ağzın kuruması, baş dönmesi, baş ağrısı, kalp atışlarının hızlanması, koroner yetmezliği, konsantrasyon zafiyeti, şizofreni, depresyon, halüsinasyon (Hayaletler görme) ve üşüme gibi haller görülebilir. Sürekli esrar alanlarda, kronik nefes yolları rahatsızlıkları, bronşit, farenjit ve astım gibi rahatsızlıklar daha kolay yerleşir ve kronikleşir. Psikolojik olarak, nemelazımcı, kayıtsız (apatik) bir hal alır ve dünyadaki değerlere değer vermez. Kanser özelliklede akciğer ve bronş kanserine yakalanma rizikosu daha fazladır. Erkeklerde sperme oranın düştüğü ve kötürümleştiği, hamile kadınlarda ise doğacak çocuğun zayıf olduğu tespit edilmiştir. Bugün (09.10.99) Saat 21.00 bana bir genç gelerek esrar bağımlısı olduğunu bundan kurtulmak istediğini ve kurtulamadığını söyledi. Ben ona Almanya’dan kendi durumunda milyonlarca insan olduğunu bunları tedavi için özel klinikler bulunduğunu bunun için Doktoru ile konuşmasını tavsiye etim. Yusuf isimli bu genç eve gittiğinde bazen eline urganı alıp düğüm yaptığını sonra Allah’ı, Ahireti, Aile ve Çocuklarını düşününce bundan vazgeçtiğini, fakat içinde büyük bir boşluk olduğunu, yaşamanın bir anlamının bir değerinin olmadığını saatlerce ağlamaklı bir halde anlatı. Almanya’da bu müptelaya yakalanmış on binlerce gençten sadece biridir. Türk Hükümetleri buradaki insanların insan olduğunu görmeli buraya sosyolog, psikolog ve gerçek din adamları göndermelidir. Din adamları için gerçek din adamı diyorum. Çünkü buradaki geleneksel Hocalar bu meseleleri çözemezler. Onlar sadece zaten ibadetini yapanlara 30’cu defa 40’cı defa abdestten, namazdan ve oruçtan bahsederler ve günde bazen üç bazen, dört vakit namazını, yani toplam günde 1-2saat camide oyalanarak hizmet ettiklerini zannederler ve genellikle de asıl işleri para, arsa, av, araba, yeme ve içme gibi işlerle uğraşırlar. Oysa papazlar sadece 8 saat değil iş saatinin haricinde de her zaman, her yerde insanlara her bakımdan yardımcı olarak gönüllerini kazanmaya bakarlar. Tabi ki hocaların hepsi böyle değil fakat benim 20 yıl teşkilatlarda ve camilerde görev yaptığım zamanlarda karşılaştığım hocaların %95´i bu tür sözde hocalardır bunlar fayda yerine zarar vermektedir. Hangi hoca cezaevlerindeki binlerce Türk gencinden birkaçını ziyaret etti, hangi hoca hastanelerdeki hastaları ziyaret etti, hangi hoca hangi spor kulübüne giderek gençlerle kaynaştı, hangi hoca çeşitli sebeplerle boşanıp sığınma evlerine (Frauenheim = kadın evleri) sığınan çaresiz ve kimsesiz Türk kadınlarına yardımcı oldu. Hangi hoca kahve-hanelere gidip oradaki insanlara yardımcı olmaya çalıştı. Oğlum MUHAMMED Alim’i Yuvaya yer yoktur diye almadılar, benim tanıdığım bir papaz bir telefonla hemen çocuğun yuvaya alınmasını sağladı. Bizim sahabe gibi hocalara ihtiyacımız var. Dünyalık peşinde koşan, tafra yapan değil. Yoksa Avrupa’daki yüzbinleri kaybederiz.
    Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

  • #2
    ENDOKANNABİNOİDLER VE OBEZİTE
    ÖZET
    Kannabis, kenevir (Cannabis sativa) adlı bir bitkidir ve dünyanın birçok bölgesinde 4500 yıldan beri yetiştirilmektedir. Etkin öğesi alkoloidlerden delta-9 tetrahidrocanııabinol, marijuna ve haşhaş gibi bağımlılık yapar ve insanlar tarafından rahatlamak için kullanılmaktadır. Endokannabi- noid sistem enerji dengesi, besin alımı, glikoz ve lipid metabolizmasının merkez ve periferde fizyolojik regülasyonuna katkı sağlar. Kannabinoidler bu etkiyi beynin değişik bölgeleri, adipoz doku, vasküler endoteliyum ve sempatik sinir uçlarında yer alan kannabinoid-1 (CB-1) ve lenfoid doku ve periferik makrofajlarda bulunan CB-2 reseptörleriyle gerçekleştirir. CB-1 'in aktivasyonu lipojenik enzim lipoprotein lipaz aktivitesini artırmakta, adiponektin üretimini azaltmaktadır. Genetik olarak obez deney hayvanlarında endo- kannabinoid sistem aşırı derecede aktiftir. Rimonabant adı verilen bileşik, CB-1 aktivitesini durdurarak besin alimim ve dolayısıyla obezite riskini azaltmaktadır. Rimonabant uygulamasına ilişkin bazı araştırmalardan iyi sonuçlar alınması üzerine daha geniş klinik araştırmalar halen devam etmektedir.
    Anahtar Sözcükler: Endokannabinoid sistem, obezite, rimonabant.
    ABSTRACT
    Endocannobinoids and Obesity
    Cannabis, Hemp (Cannabis sativa) has been cultivated in many parts of the world for over 4500 years. The alkoloid D-9-tetrahydrocannabinol content of this plant has an abused action like marijuano and hashish and has been used as a recreational drug. Endocannabinoid system contributes to physicologic regulation of energy balance, food intake, glucose and lipid metabolism in central and periphery. Cannabinoids exert their action through the specific receptors cannabinoid-1 (CB-1) and (CB-2). CB-1 receptors are primarily distributed to the various parts of brain, adipose tissue, vascular endothelium and sympathetic nerve terminals. CB-2 receptors are located in lymphoid tissue and peripheral macrophages. Activation of the CB-1 increases activity of lipogenic enzyme lipoprotein lipase and decreases production ö f adiponectin. Genetically endocannabinoid system of the obese experimental animals is very active. When CB-1 activation is blocked by compound named rimonabant decreases food intake and causes risk of obesity. Although some findings from studies with administration o f rimonabant indicate good results, large clinical studies are still going on.
    Key Words: Endocannabinoid system, obesity, rimonabant.
    G İR İŞ
    Endokannabinoid sistem
    Kannabis, kenevir (Cannabis sativa) adlı bir bitkidir ve dünyanın birçok bölgesinde 4500 yıldan beri yetiştirilmektedir. Bu bitki yağı ve lifi için yetiştirilir ve aynı zamanda marijuna ve haşhaş gibi bağımlılık yapan rahatlatıcı olarak kullanılmaktadır. Kannabisin etkin öğesi bir alkoloid olan delta-9 tetrahidrokannabinol (THC) dir. Bitki bunun yanında 60fdan çok kannabinoidleri içerir. Bunların bazıları THC etkinliğini değiştirir. Yapay elde edilen THC (dronabiol), kemote- rapi sonucu oluşan bulantı-kusmanm ve bağışıklık yetersizliği, virüs enfeksiyonu ile ilintili ano- reksinin tedavisi için kullanılır. Kaşekside ağırlık artırıcı olarak kullanılmıştır (1).
    6 BAYSAL A.
    Kannabinoid reseptörler ve ligandları
    Endokannabinoid sistem, enerji dengesi, besin alımı, glikoz ve lipid metabolizmasının merkezi ve periferde fizyolojik regülasyonuna katkı sağlar. Kannabinoidler bu etkiyi kannabinoid-1 (CB1) ve kannabinoid-2 (CB-2) adı verilen iki tip reseptörleriyle etkileşerek gerçekleştirir. CB-1 birinci derecede beynin değişik bölgelerinde, ikinci derecede adipoz dokuda, miyokardiyumda, vasküler endoteliyumda, sempatik sinir uçlarında bulunur. CB-2 birinci derecede lenfoid dokuda ve periferi makrofajlarında yer alır. Her iki reseptör trans membran G-proteinleri olarak etkinlik gösterirler. Üçüncü bir CB-3 reseptörü ileri sürülmesine karşın henüz yeterince anlaşılmamıştır (2).
    Kannabinoid reseptörlerinin en az iki endojen ligandlara eğilimleri vardır. Bunlar, küçük lipid moleküller araşidoniletianolamid (anandamid) ve 2-araşidonosilgliserol (2-AG)'dür. Normal koşullarda endokannabinoid sistem aktif değildir. Gereksinme üzerine lokal olarak hızlı bir şekilde aktif hale gelir. Endokannabinoidler membran fosfolipidlerinden (anandamid-AEA) ya da trigli- seritlerden (2-araşidonilgliserol-2-AG) izole edilebilir. Yağ asidi amid hidrolaz enziminin (FAAH) etkisiyle hücre içinde parçalanmasıyla etkinliği kaybolur (3).
    Endokannabinoid sistemin besin alımı ve ağırlık artışına etkisi
    Obeziteye ilişkin genetik hayvan modellerinde beyin endokannabinoid düzeyi CB-1, aşağı doğru regüle olmaktadır. CB-1 geni yetersiz deney hayvanlarında ince yapıdadırlar ve diyetin oluşturduğu obeziteye karşı dirençlidirler. Benzer şekilde deney hayvanlarına CB-1 'i bloke eden ajan verildiğinde besin alımı ve beden ağırlığı azalmıştır. Bunun mekanizmasına ilişkin çalışmada deney hayvanı adipozu izolesinde CB-1 aktivasyonu, lipojenik enzim lipoprotein lipaz aktivitesini artırmıştır. Buna ek olarak CB-1 'in bloke edilmesi adipoz dokuda adiponektin gen ekspresyo- nunu artırmıştır. Obez hayvanlarda yağ hücrelerinde CB-1 reseptörlerin uyarılması lipogenesizi artırmakta ve adiponektin üretimini azaltmaktadır.
    Endokannabinoid sistem, genetik olarak obez hayvanlarda aşırı şekilde aktif durumdadır ve bu hayvanlar, besin alımına karşı aşırı şekilde isteklidirler. Bu etkileriyle endokannabinoid sistem; enerji dengesi, besin alımı, glikoz ve lipid metabolizmasının merkezi sinir sistemi ve periferde fizyolojik regülasyonuna katkı sağlamaktadır (4).
    Kannabinoid sistem fizyolojisi
    Kardiyovasküler etkisi: İnsanda kannabinoid uygulaması vazodilasyon ve taşikardiyle birlikte sistem ik kan basıncını etkilem iştir. Endokannabinoidler vazodilasyon etkiyi beyindeki yumuşak kaslar üzerine CB-1 reseptörünü aktive ederek gerçekleştirmektedir. Bu bileşikler aynı zamanda endotelyumda nitrik oksit sentezini artırarak da vazodilasyon etki göstermektedir. Vazodilasyon etkinin bazılarının CB-1 reseptör sisteminden bağımsız olabileceği ileri sürülmüştür (5).
    Endokannabinoid sistemin, karaciğer hastalığında, hipertansiyonda ve diğer bozukluklarda vasküler tonusun regülasyonuyla ilintili olabileceği bildirilmiştir. İlerlemiş siroz hastalığında endokannabinoidler CB-1 reseptörü ile etkileşim sonucu vazodilatör durumu başlatm aktadır. Hipertansif deney hayvanlarında kardiyak ve vasküler endotel CB-1 sistem aktif durumdadır ve bu hayvanlar normallere göre anandamide karşı vazodepresör/hipotansif yanıt vermektedirler (5). CB-1 reseptör engellendiğinde anandami- din hipertansif hayvanlarda vazodepresör etkisinin ortadan kalktığı görülmüştür. Normal hayvanlarda böyle bir durumun olmaması CB-1 sisteminin normal koşullarda etkin olmadığını işaretlemektedir.
    Son çalışmalar endokannabinoid sistemin şok durumlarında da rol oynadığını göstermektedir. Deneysel iç kanamada, miyokard enfarktüsünde ya da zehirlenmede makrofajlar ve dolaşımdaki plateletlerin anandamidi artırarak hipotansiyon ve şoka neden olduğu gözlenmiştir (6).
    Metabolik etkiler: Araştırma verileri, endokannabinoid sistemin metabolizma ve beden bileşimi
    Endokannabinoidlcr vc Obezite 7
    nin regülasyonunda beyinde oreksijenik etkiyi ve periferi de lipojenesizi artırarak merkezi rol oynadığını işaretlemektedir. CB-1 reseptörün aktivas-yonunun hipotalamusta engellenmesiyle besin alımı azalmaktadır. Adipoz dokuda engellenme durumunda; karın bölgesi yağı azalmakta, adiponektin ve HDL düzeyleri yükselmekte, trig- lise-ridler, küçük LDL, C-reaktif protein düzeyleri ile insülin direnci azalmaktadır (7).
    Besin alımı ve beden bileşiminin denetimi, adipoz doku, mezolimbik sistem, hipotalamus ve sindirim sistemi arasındaki bir seri kompleks etkileşimin sonucu gerçekleşir. Beden ağırlığının azalmasıyla sindirim aygıtında ghrelin hormonunun salınımı artarak açlık ya da yeme isteği oluşur. Yağ dokusunun artmasıyla leptin salınımı artar ve besin alımı azalır. Ancak obez bireylerde leptin direnci oluşur. Adipoz dokudan salgılanan adiponektin yağ asitlerinin oksidasyonunu uyarır ve beden ağırlığını azaltır. Obez bireylerde adiponektin düzeyi düşüktür (8).
    Endokannabinoid sistem reseptörleri ve ligandla- rı besin aliminin denetiminde rolü olan tüm dokularda bulunmaktadır. Leptin uygulamasıyla hipotalamustaki endokannabinoidlerin düzeyi azalmaktadır. Deney hayvanlarında açlık durumunda CB-1 reseptör uyarıcıları aşırı yemeye, CB-1 reseptör engelleyicileri ise yeme isteğinin durmasına neden olmaktadır. CB-1 reseptörü körletilmiş deney hayvanları az yem tüketmekte ve ince tiptedirler. Bu hayvanlar yüksek yağlı, şişmanlatıcı diyet verilse bile normal hayvanlara göre ince kalmaktadırlar. Bu hayvanların plazma insülin düzeyleri düşük ve leptine karşı duyarlılıkları yüksektir. Karaciğerde, endokannabinoid- ler CB-1 reseptör aktivasyonuyla lipojenik gen ekspresyonunu başlatmakta ve yağ asitlerinin sentezini uyarmaktadır (8).
    İlaç bağımlılığı etkisi: Beynin yüksek düzeyde CB-1 reseptörü bulunan bölgesinin ilaç bağımlılığı davranışıyla ilintili olduğu bildirilmiştir. Endokannabinoid sistem nikotin bağımlılığı ile de ilintilidir. CB-1- reseptörü alınmış deney hayvanlarında nikotine bağımlılık ortadan kalkmıştır. Ayrıca CB-1 reseptör engelleyici ajan kullamldığmda nikotin isteğinde önemli azalma olmuştur (9).
    Endokannabinoid sistem engelleyicileri
    Rimonabant adı verilen bileşiğin düşük düzeyde uygulanmasının CB-1 reseptörünün aktivitesini azalttığı 1994 de gösterilmiştir. Daha sonraki yıllarda rimonabantın obezite ve kardiyometabolik risk faktörlerinin iyileştirilmesindeki etkisi konusunda araştırmalara başlanmıştır. Deney hayvanlan üzerinde yapılan araştırmalarda rimonabantla tedavi sonucu besin alımı ve vücut ağırlığının azaldığı görülmüştür. Buna ek olarak glikolitik enzimlerde ve inflamatör proteinlerde azalma görülmektedir. Bu etkilerin genetik olarak CB-1 reseptörü yok edilmiş hayvanlarda görülmemesi, rimonabantın etkisinin CB-1 reseptör engelleyici olmasından ileri geldiği sonucuna varılmıştır (10).
    Rimonabantla insan üzerinde de araştırmalar yapılmıştır. Çift-kör, plasebo kontrollü araştırmalarla obez bireylerde rimonabantın ağırlık kaybına etkisi incelenmiştir. Bu konuda yapılan üç araştırmanın sonuçları yayınlamış, 3 araştırma kongrelerde sunulmuş, 3 araştırma da devam etmektedir. Araştırmaların sonuçlan şöyle özetlenebilir: Obez ve kardiyovasküler risk faktörü bulunan bireylerden rimonabantla tedavi görenlerin plasebo alanlara göre vücut ağırlıkları ve bel çevresi ölçümünde önemli düşüşler gözlenmiştir. Bu tedaviyle kardiyometabolik risk faktörlerinde de iyileşmeler olmuştur. Bunlar arasında Tip 2 diyabetlilerde glisemik kontrolde, lipid profilinde iyileşme ve metabolik sendrom sıklığında azalma sayılabilir (1).
    Devam etmekte olan STRADIVARIUS araştırmasında obez, kardiyovasküler risk faktörleri bulunan ve koroner anjiografide %20-50 stenosiz bulunan bireyler günlük 20 mg, ya da 5 mg rimonabantla tedavi edilmiş ve sonuç plaseboyla kar- şılaştırılmıştır. Bu araştırma devam etmektedir (11).
    Rimonabantın endokannabinoid sistemle ilintili nöropsikiatrik, kalp ve damar hastalıkları ve siga
    8 BAYSAL A.
    ra alışkanlığı gibi durumların iyileştirilmesine 4. yönelik etkileri konularındaki araştırmalar da sürdürülmektedir.
    5.
    Rimonabantla tedavinin yan etkileri
    îlk gözlemler rimonabantın iyi tolere edilebildiğini göstermiştir. En sık görülen yan etki hafif 6' bulantıdır. Korku ve depresyon gibi psikiyatrik yan etkiler incelendiğinde ilaç alanlarla plasebo alanlar arasında önemli fark olmadığı bildirilmiş- 7tir. Bir yıllık uygulama sırasında 20mg/gün rimo- nabant alan grubun %1'i, plasebo alanların ise %0.3'ü depresyon nedeniyle araştırmayı bırak- 8. mıştır. Yan etkinin az bildirilmesine karşın rimo- nabantm kullanımının uzun süreli güvenirliliğinin belirlenmesi gerektiği vurgulanmıştır (1). 9
    KAYNAKLAR
    1. Gelfand EV, Cannon CP. Rimonabant: A cannabinoid receptor type 1 blocker for management of multiple cardiometabolic risk factors. J Am Coll Card 2006; 47:1919. 2. Fride E, Foox A, Rosenberg E, et al. Milk intake and survival in newborn cannabinoid CB1 receptor knockout mice. Eur J Pharmacology 2003; 46:27. 3. Giuffrida A, Beltramo M, Piomelli D. Mechanisms of endocannabinoid inactivation. J Pharmacol Exp Ther 2001; 298:7.
    Despres J-P, Golay A, Sjostrom L. Effect of Rimonabant on metabolic risk factors in overweight patients with dyslipidemia. The New England J Med 2005; 353:2121. Batkai S, Pacher P, O sei-H yviam an D, et al. Endocannabinoids acting at cannabinoid-1 receptors regulate cardiovascular function in hypertension. Circulation 2004; 110:1996. Wagner JA, Hu K, Baversachs J, et al. Endogenous cannabinoids mediate hypotension after experimental myocardial infarction. J Am Coll Cardiol 2001;38: 2048. Cota D, Marsicdao G, Tschop M, et al. The endogenous cannabinoid system affects energy balance via central orexigenic drive and peripheral lipogenesis. J Clin Inves 2003; 112:423. Osei-Hyiaman D, DePetrillo M, Pacher P, et al. The endocannabinoid activation at hepatic CB1 receptors stimulates fatty acid synthesis and contributes to diet- induced obesity. J Clin Invest 2005; 1 15:1298. Balerio GN, Aso E, B errendero F, et al. Tetrahydrocannabinoid decreases somatic and motivational manifestations of nicotine withdrawal in mice. Eur J Neurosci 2004; 20:2737. Jbilo O, Ravinet-Trillou C, Amone M M, et al. The CB1 receptor antagonist rimonabant reverser the diet- induced obesity phynetype through the regulation of lipolysis and energy balance FASEB J 2005; 19:1567. STRADIVARIUS (Strategy to Reduce Atherosclerosis D evelopm ent Involving A dm inistration of Rimonabant- the lutravascular ultrasound study. http:Avww.clinicaltrials.gov/et/qui/show/NCT0012433 2?order=2. 2005.

    Yorum yap

    Hazırlanıyor...
    X