Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Mercanköşk, Mayoran, Origanum majorana

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • Mercanköşk, Mayoran, Origanum majorana

    MERCANKÖŞK



    1-2 Yıllık | 0,2-0,5m | 7-9 Aylar | Ça,Ho,Na | Otu

    Mercanköşk, Mayoran, Origanum majorana L.
    Anık n: Majorana hortensis MOENCH
    Dağ reyhanı Amaracus majorana L.
    Merzengüç

    Familyası: Ballıbabagillerden, Lippenblütengewachse, Lamiaceae

    Drugları: Mercanköşk otu; majoranae herba
    Mercanköşk otunun çay, merhem ve natürel ilacı yapılır. Kökleri ise kul-lanılmaz.

    Giriş: Mercanköşk origaniumgillerin takriben kırka yakın alt türü mev-ruttur ve bunlardan en önemlisi mercanköşk ve güve otudur. Türkiye’de yetişen bazı origanum türleri yanlışlıkla İstanbul kekiği doğrusu İstanbul güve otu, origanum heracleoticum ve İzmir kekiği ve origanum onites diye anılmaktadır. Fakat bunların kekikle ilgisi yoktur. 1597 yılında ilk defa John Gerard tarafından üzerinde araştırma yapılan mercanköşk otunun beyin üşütmesine karşı iyi geldiği iddia edilmiştir.

    Botanik: Mercanköşk takriben 20-50cm boyunda genellikle bir yıllık, bazen iki yıllık ve sık çatallaşan bir bitkidir. Sürgünleri grimsi yeşil, sapları esmer veya kırmızımsı esmer renkte ve tüylüdür. Yaprakları oval şekilde 1-2cm uzunluğunda, 0,5-1cm eninde kenarları bütün koyu yeşil renkli, karşılıklı bir sonraki ise çapraz, kısa saplı veya sapsızdır. Çiçekleri sürgünlerin ucunda salkım şeklinde oldukça küçük çiçeklerden meydana gelir. Taç yaprakları beyaz renkte nadiren pembe, geri kısmı borucuk, şeklinde ve kupa yaprakları çan şeklinde olup taç yaprakları kavramıştır.

    Yetiştirilmesi: Vatanı Akdeniz ülkeleri olan bitki, günümüzde orta Avrupa ülkeleri, kuzey Amerika ve Asya’nın Türkiye’den doğu Türkistan’a kadar olan alanda yetiştirilir. Mart aylarında saksı, kasa veya seralara ekilir ve fideleri mayısta bahçe veya tarlalara ekilir.

    Hasat zamanı: Mayıs’tan Eylül’e kadar yerden 5-8cm yukarıdan kesile-rek demetleri yapılır ve bu demetler gölgede, havadar bir yerde kuru-tulur. Kurutulurken bitkinin kararmaması ve 38 derecenin üzerinde kurutmamak gerekir. Malesef şifalı bitkiler toplama, kurutma, paketleme ve depolama işlemleri sırasında çok yanlışlar yapılmaktadır. Bitkinin şifalı kısmı yaprak veya çiçekleri ise asla Güneş altında kurutulmaz ve mutlaka gölgede kurutulmalıdır. Ayrıca örneğin bitki 5 günde kurudu ise, 2 gün daha kurumada bırakmak mahzurludur, çünkü birleşimindeki eterik yağları kaybettiğinden kalitesi düşer. Sadece bitki kökleri Güneş’te kuru-tulur ve kurur kurumaz hemen paketlenip depolanması gerekir. Şifalı bitkilerin Aktarlar’da açıkta satılması kalitesini kısa sürede düşürür ve etkisini oldukca azaltır.

    Birleşimi: Birleşimindeki maddeleri önemine göre şöyle sıralayabiliriz.
    a) Eter yağları şayet su buharı ile damıtılırsa %1-3,5 eter yağı içerir ve damıtılırken farklı, damıtıldıktan sonra farklılık içerir. Bunun nedeni birleşimindeki maddelerin değişmesidir. Bicyclik Monoterpen’den(çift yüksük’ten) monocyclik monoterpen’e(tek yüksüklü terpen’e) dönüşür. Önce cissabinenhydrat(40-60) cis-sabinenhydratasetat %10, terpinen-4-ol %5, tras-sabinenhydrat %2-4 iken destilasyondan sonra terpinen-4-ol %15-40, cis-sabinenhydrat %5-20, 8-terpinen %4-10 olur ve ayrıca az sabinen, α-terpineol, α-terpinen, carvacrol ve thymol içerir. Türkiyede yetişen mercanköşkün birleşimindeki yağda %45-75 oranında carvacrol içerdiği tespit edilmiştir.
    b) Flavonoitler; diosmetin, vitexin, orientin, dinalin, diosmetin-7-β-D-glikuronit, thymonin, luteolin-7-0-glikosit ve apigenin-7-0-glikuronit en önemlileridir.
    c) Fenoller ve fenolglikositler %0,2-0,4 arasında olup en önemlileri; arbutin, metil arbutin, hydrochinon ve hydrochinonmonometilester.
    d) Taninler %10 oranında olup bunun %2-3 ünü rosmarinasidi, kalfeeasit, kumarasit, syringaasit ve ferulasit.
    e) Ayrıca karbonhidratlar %10-15 steroidler, sabit yağlar ve az miktarda mineraller içerir.

    Tesir şekli: Antiviral(virüsleri öldürücü), balgam söktürücü, göğsü yumu-şatıcı, kramp çözücü, idrar artırıcı, terletici, mideyi kuvvetlendirici, hazmettirici ve antiseptik özelliklere sahiptir.

    Kullanılması:
    a) Komisyon E’nin yayınladığı monografi bildirisine göre mercanköşk otu bebeklerdeki nezle ve üşütmeye yetişkinlerde ise iştahsızlık, sindirim rahatsızlığı, akut ve kronik gastrit, ülser, şişkinlik, kulak iltihaplanması, baş ağrısı, kadın hastalıkları, ezilme, burkulma, karaciğer rahat-sızlıkları, bel tutulmasına karşı ve de sinirleri, kalbi ve kan dolaşımını kuvvetlendirmek için kullanılır.
    b) Halk arasında mide ve bağırsak rahatsızlıklarından; şişkinlik, sancı, kramp ve hazımsızlığa karşı, sinirlik, baş ağrısı, migren, baş dönmesi, üşütmeye ve nezleye karşı kullanılır. Dahili olarak çayı, harici olarak kremi(merhemi) kullanılır.

    Çay: İnce kıyılmış, kurutulmuş iki kahve kaşığı mercanköşk otundan demliğe konur ve üzeri 300-400ml kaynar su doldurularak 5-10 dakika demlemeye bırakılır ve sonra süzülerek içilir.

    Çay harmanları;

    Gökçek Gastrite ve mide üşütmesi çayı
    20g Mercanköşk otu
    20g Oğulotu yaprağı
    20g Kimyon tohumu
    20g Anason tohumu
    20g Papatya çiçeği

    Gökçek Cinsel gücü azaltıcı çay
    25g kediot kökü
    25g şerbetciot kozalağı
    20g mercanköşk otu
    20g nane yaprağı
    10g çentiyan kökü

    Gökçek mide ve bağırsak çayı (sinirsel);
    25g Mercanköşk otu
    25g Adaçayı yaprağı
    25g Nane yaprağı
    25g Lavanta çiçeği

    Merhemi: EGBG’e göre mercanköşk merhemi şöyle hazırlanır; 1000 kısım vazelin 100 kısım alkol 10 kısım amonyak(sıvı) 200 kısım mercan-köşk ot tozu Mercanköşk sıvı amonyak ve alkol karıştırılarak 2-3 saat bekletilir. Sonra da buna vazelin eklenir. Bu karışım küçük bir kazana konur ve içinde kaynar su olan başka bir kapta vazelin iyice eriyip amonyak ve alkol uçana kadar karıştırılır. İçinde vazelin, alkol, amonyak ve mercanköşk ot tozu olan hap direkt ocak üzerinde ısıtılmaya çalışılırsa yanar bu nedenle içinde kaynar su olan başka bir kabın içinde (iki kap iç içe; büyüğünde kaynar su, küçüğünde merhem) bu işlem yapılır. Bu karışım sıkılarak süzülür ve mercan köşk merhemi elde edilmiş olur. Bu merhem küçük çocukların hazımsızlık, şişkinlik nedeni ile karın ağrılarına karşı karınların ve nezle olduklarında burunlarına sürülür.

    Aromaterapide: Mercanköşk otunun su buharı ile damıtılmasıyla elde edilen eter yağa mercanköşk yağı denir. Mercanköşk yağı korku, depres-yon, gergilik, uykusuzluk, hazımsızlık, migren, yüksek tansiyon, aşırı cinsel arzu, nezle, öksürük, bronşit, bulantı ve kusmaya karşı kullanılır. Bu yağdan 1-2 damla bir kesme şeker veya bir kaşık balla alınır.

    Homeopati: Mercanköşk otundan 100 gram ince kıyılarak bir şişeye konur ve üzerine 500ml %70lik alkol(etanol) ilave edilir ve güneş ışınla-rından uzakta 4-6 hafta süreyle muhafaza edilir. Şişe iki günde bir çal-kalanır ve bu süre sonunda süzülerek homeopatide ‘origanum majorana’ adı ile anılan tentür elde edilir. Bu tentürden günde 3-4 defa 10-15 damla 4-6 hafta süreyle alınır.

    Yan tesiri: Tarife uyulduğunda ilinen bir yan tesiri yoktur, fakat haf-talarca ve aşırı miktarda kullanılırsa baş ağrısı yapabilir.
    Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

  • #2
    Origanum majorana , Sisplatin Antikanser İlacının Nefrotoksisitesini İyileştirici Oksidatif Stresle Azaltır

    Amel M. Soliman, Shreen Desouky, [...] ve Amany A. Sayed

    Ek makale bilgileri Öz

    Sisplatinin önemli bir antikanser ilacı olmasına rağmen, klinik kullanımı uzun süreli ilaç tedavisi sırasında nefrotoksisite ile sınırlıdır. Bitki özleri ile kombine sisplatin kemoterapi toksisiteyi azaltabilir ve ilacın antitümör etkinliğini artırabilir. Bu çalışmada Originum majorana'nın etkisi değerlendirilmiştir.sisplatin kaynaklı nefrotoksisite üzerindeki etanolik özüt (OMEE). On sekiz erkek sıçan aşağıdaki gibi üç gruba ayrıldı: bir kontrol grubu, cisplatin (3 mg / kg vücut ağırlığı) ile tedavi edilen bir grup ve 14 gün boyunca hem cisplatin hem de OMEE (500 mg / kg vücut ağırlığı) alan bir grup. Sisplatin, kreatinin, üre, ürik asit, kan üre azotu, malondialdehit ve nitrik oksit seviyelerinde önemli bir artışa neden olmuştur. Bununla birlikte, glutatyon, süperoksit dismutaz ve katalaz düzeyleri önemli ölçüde azaldı. Tersine, OMEE sisplatinden olumsuz etkilenen böbrek ve oksidatif belirteçleri önemli ölçüde modüle etti. OMEE, muhtemelen serbest radikal süpürücü aktivitesi sayesinde cisplatin kaynaklı değişikliklerin böbrek ve oksidatif belirteçlerdeki etkilerini önemli ölçüde azaltmıştır. Böylece,

    Anahtar Kelimeler: sisplatin, nefrotoksisite, Originum majorana , oksidatif stres 1. Giriş

    Birçok antikanser ilacı, sınırlı kullanım gerektiren biyolojik sistemler üzerinde teratojenik ve diğer ciddi etkilere sahiptir [ 1 ]. Tipik olarak sisplatin olarak bilinen Cis- Diaminedikloroplatin (II) (CDDP), şu anda mevcut olan en etkili anti-neoplastik ilaçlardan biri olan bir ağır metal kompleksidir [ 2 ]. Bununla birlikte, doza bağlı ve kümülatif nefrotoksisite, CDDP'nin önemli bir yan etkisidir ve zamanla dozajda bir azalmaya yol açar veya çeşitli tümör tiplerine karşı etkisine rağmen kullanımını durdurur [ 3 ]. Hastaların yaklaşık% 25-35'i tek bir doz cisplatin sonrasında nefrotoksisiteden muzdariptir [ 4]. Genel olarak böbrek, yüksek perfüzyon oranı ve yüksek ilaç alım ve metabolizma kabiliyeti nedeniyle ilaca bağlı toksisite için en duyarlı hedef organlardan biridir [ 5 ]. El-sayed ve ark. [ 6 ] ve Ognjanović ve diğ. [ 7] CDDP tedavisinden sonra ortaya çıkan nefrotoksisitenin nedenini açıklamıştır. Sisplatinin tercihli olarak alındığını ve proksimal böbrek tübülünün tübüler epitel hücrelerinde biriktiğini ve böbrekte bir platin-glutatyon konjugatının oluşumu ile toksik bir metabolite aktive olduğunu bildirdiler. konjuge. İkincisi ayrıca, hücresel hasarın destekleyicisi olarak işlev gören metabolik olarak reaktif bir tiyol olan bir sistein konjügatına dönüştürülür [ 8 ]. Ayrıca sisplatin reaktif oksijen türleri (ROS) üretir, lipit peroksidasyonunu arttırır ve sonuçta nefrotoksisiteye neden olan böbrek dokusunda antioksidan enzimlerin aktivitesini inhibe eder [ 2 , 9 ]. Karadeniz ve diğ. [10 ] CDDP ve ROS arasındaki ilişkiyi açıklamıştır. Hidrojen peroksit, hidroksil radikalleri, tekli oksijen, süperoksit anyonları ve peroksil radikalleri gibi ROS, birkaç endojen ve eksojen maddeye (bu durumda CDDP) maruz bırakılarak hücrelerin içinde oluşur ve bu da birçok hastalıkta rol oynayan birçok önemli biyomoleküle zarar verir; bunların arasında böbrek toksisitesi vardır. Bu pro-oksidanlar endojen antioksidanlarla dengede tutulur, ancak hastalık koşulları altında; denge oksidatif strese (OxS) yol açan pro-oksidanlar lehine değişir. Fazla ROS, membran lipitleri, DNA ve hücrelerdeki proteinler gibi biyomoleküllere saldırarak oksidatif hasara neden olur [ 11]. Glutatyon azaltılmış (GSH), glutatyon peroksidaz (GSH-PX), süperoksit dismutaz (SOD), katalaz (CAT) gibi endojen antioksidanlar serbest radikal temizleyiciler olarak işlev gören bileşiklerdir. Bu antioksidanlar elektron vericileridir ve zararsız ürünler oluşturmak için serbest radikallerle reaksiyona girebilirler. Bu nedenle, CDDP'ye maruz kalmaya bağlı olarak böbrek dokularında ROS oluşumu ve / veya antioksidan durumunun tükenmesi nefrotoksisitenin nedensel mekanizmalarından biridir. Nefrotoksik yan etkileri nedeniyle CDDP'nin klinik yararlılığı sınırlıdır [ 12 ]. Bu nedenle, cisplatin'in yeni ajanlar oluşturarak nefrotoksik etkisini hafifletmek ana hedef olmaya devam etmektedir.

    ROS ve / veya antioksidanların tükenmesi nefrotoksisiteyi tetiklemek için önemli faktörler olduğundan, doğal antioksidanlar, antioksidan, antimutajenik ve antikarsinojenik etkiler de dahil olmak üzere CDDP toksisitesi problemini çözmek için etkili bir strateji olarak kabul edilmektedir [ 13 , 14 ]. Dolayısıyla, antikanser ilaçların kullanımından kaynaklanan ciddi yan etkileri azaltmakla kalmayıp aynı zamanda antitümör ilaçların antikanser aktivitelerini arttırdığı için doğal antioksidanlar tercih edilmektedir [ 15 ]. Önceki birçok çalışma, bitki kaynaklı antioksidanların antinefrotoksik bir etkiye sahip olduğunu ortaya koymuştur [ 16 , 17 , 18 ]. Bu nedenle, bu çalışmada seçtikOriganum majoranaetanolik özütünün (OMEE) daha önce antioksidan özelliklere sahip olduğu bildirilmiştir [ 19 ]. Bununla birlikte, Origanum majorana'nın cisplatin kaynaklı nefrotoksisiteye karşı etkisi hakkında çok az veri vardır . Bu nedenle, bu çalışmanın temel amacı, Cisplatin ile kanser kemoterapisi geçiren hastalarda nefrotoksisiteyi hafifletmek için kullanılabilecek bir in vivo sıçan modeli kullanarak OMEE'nin CDDP kaynaklı nefrotoksisiteye karşı terapötik potansiyelini değerlendirmekti . 2. Gereç ve Yöntem

    2.1. Kimyasallar

    Sisplatin (CDDP), bir Cisplatin Flakon (1 mg / mL) (Agila Specialties Pvt. Ltd., Bangalore, Hindistan tarafından üretilen Mylan Institutional LLC, Rockford, IL ABD) şeklinde elde edildi. Tüm kitler teşhis ve araştırma reaktifleri için bir Biyo-teşhis şirketinden satın alınmıştır (Dokki, Giza, Mısır). Diğer tüm kimyasallar ve çözücüler analitik derecedeydi ve yerel firmalardan satın alındı. 2.2. Origanum Majorana Etanolik Ekstraktın Hazırlanması

    Origanum majorana'nın etanolik bir özütü, 24 saat boyunca 150 mL etanolde 25 g O. majorana çiçeği ıslatılarak hazırlandı ve süzüntü, 24 saat daha tekrar ıslatıldı (2x özü). Bir araya toplanan ekstreler bir döner buharlaştırıcı kullanılarak konsantre edilmiş ve −40 ° C'de bir liyofilizatör (LABCONCO liyofilizatör, kabuk, dondurma sistemi, İngiltere, İngiltere) ile kurutulmuştur ve ekstrakt kullanılana kadar bir desikatör içinde saklanmıştır [ 19 ]. Kurutulmuş ekstrakt damıtılmış su içinde çözüldü. Hazırlanan OMEE, antinefrotoksisitenin araştırılması için kullanıldı ve in vivo antioksidan aktiviteleri açısından analiz edildi . 2.3. Hayvanlar

    Deney hayvanları, Mısır Kahire Üniversitesi Fen Fakültesi Kurumsal Hayvan Bakım ve Kullanım Komitesi'ne (Hayvan etik onay numarası: CUFS / F / PHY / 05/13) göre işlendi. Tüm deneyler, yaklaşık 150 ± 5 g ağırlığındaki yetişkin erkek Wistar albino sıçanları ile gerçekleştirildi. Wistar sıçanları ( Rattus norvegicus ), Mısır Ulusal Araştırma Merkezi'nin hayvan evinden satın alındı. Hayvanların, 12 saatlik aydınlık / karanlık döngüsünde tedaviden önce 7 gün boyunca iklimlendirilmelerine izin verildi. Standart laboratuvar gıdaları ile beslendi ve su ad libitum sağlandı . 2.4. Deneysel tasarım

    OMEE'nin sisplatin kaynaklı akut nefrotoksisiteye karşı in vivo antinefrotoksik etkisini değerlendirmek için deney hayvanları üç gruba ( n = 6 / grup) ayrıldı ve aşağıdaki gibi muamele edildi:

    Grup 1: Kontrol grubu, tek bir doz tuzlu su ile intraperitonal olarak (ip) tedavi edildi ve üç gün sonra sıçanlar 14 gün boyunca ağızdan damıtılmış su aldı.

    Grup 2: CDDP grubu, CDDP enjeksiyonundan 3 gün sonra tek bir ip dozu CDDP (3 mg / kg b.wt) aldı; sıçanlara sonraki 14 gün boyunca damıtılmış su (Taşıt) verildi [ 20 ].

    Grup 3: CDDP + OMEE grubuna, sıçanlara bir kez CDDP enjekte edildi, ardından 3 gün sonra oral yolla OMEE uygulaması izlendi ve 14 alternatif gün boyunca ağırlıkça 500 mg / kg b. OMEE dozu güvenliğine göre seçilmiştir [ 19 ]. 2.5. Hayvan İşleme

    18. günde tüm hayvanlara sodyum pentobarbital (ağırlıkça 30 mg / kg ağırlıkça) anestezi altında ötenazi uygulandı. Serum toplanan kandan ayrıldı ve böbrek markerinin belirlenmesi için -20 ° C'de saklandı. Böbrekler hızla eksize edildi, çevredeki yağdan kurtuldu ve bir parça filtre kağıdı ile lekelendi. Sağ böbrek, doku homojenat preparasyonu için kullanılana kadar -20 ° C'de dondurulurken sol böbrek, ışık mikroskobu çalışması için hemen% 10 nötr tamponlu formalinde sabitlendi. 2.6. Doku Hazırlama

    Sağ böbrek, bir Potter Elvehjem homojenleştirici kullanılarak buzla soğutulmuş 0.1 M Tris-HCl tamponu (pH = 7.4) içinde homojenleştirildi (ağ / hac% 10). Homojenat, 22,000 g'de 4 ° C'de 15 dakika süreyle santrifüjlendi . [ 21 ]. Süpernatan toplandı ve antioksidan savunma enzimi aktivite deneyleri ve toplam protein tayini için kullanıldı.

    OMEE'nin CDDP nefrotoksisitesine karşı etkinliğini değerlendirmek için, OMEE'nin CDDP nefrooksidatif toksisitesinin şiddetini ne ölçüde azaltabileceğini ifade etmek için geri kazanım yüzdesi hesaplanmıştır.

    (1)

    2.7. OMEE'nin VivoAntinephrotoxic Aktivitesinin Değerlendirilmesi

    Kreatinin, üre ve ürik asidi içeren böbrek fonksiyon belirteçlerinin seviyeleri belirlendi. Tahminler, piyasadan temin edilebilen Biodiagnostik kitleri (Biodiagnostic, Dokki, Giza, Mısır) kullanılarak serumdan elde edilmiştir [ 22 , 23 , 24 ]. Kan üre azotu (BUN), üre kitinde belirtilen faktör kullanılarak üre konsantrasyonundan hesaplanmıştır. 2.8. OMEE'nin İn Vivo Antioksidan Kapasitesinin Değerlendirilmesi

    Malondialdehit (MDA), glutatyon (GSH) uygulanması, katalaz (CAT), süperoksit dismutaz (SOD) ve nitrik oksit (NO) içeriği böbrek süpernatan [olarak tahmin edilmiştir 25 , 26 , 27 , 28 , 29Biodiagnostic (] kullanılarak Biodiagnostic kitleri , Dokki, Giza, Mısır). Toplam protein, Gornal ve ark.Tarafından tarif edilen yönteme göre Biodiagnostic kit kullanılarak böbrek süpernatanında belirlendi . [ 30 ] g proteini başına enzim aktivitesini ifade etmek için. 2.9. Histolojik İnceleme

    Deneyin sonunda (18 gün), hayvanlara ötenazi uygulandı ve sol böbrek, histolojik inceleme için% 10 nötr tamponlu formalin çözeltisine sabitlendi. Hematoksilin-eozin ile hazırlandıktan ve boyandıktan sonra, slaytlar ışık mikroskopisi ile hayvan gruplarının detaylarından habersiz bir patolog tarafından incelendi. 2.10. İstatistiksel analiz

    Tüm veriler ortalama ± SEM olarak sunulmuştur. Sonuçların istatistiksel önemi tek yönlü bir ANOVA testi ile değerlendirildi ve karşılaştırma sonrası bir öğrencinin t testi kullanılarak yapıldı. 0.05'ten düşük bir olasılık değeri ( p <0.05) istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi. Kullanılan istatistiksel paket sosyal bilimler için istatistiksel pakettir (SPSS, sürüm 15.0, Chicago, IL, ABD). 3. Sonuçlar

    3.1. OMEE Tedavisinin CDDP'nin Neden Olduğu Nefrotoksisite Üzerine Etkisi

    Yoğun nefrotoksisite modeli, tek bir CDDP enjeksiyonunu (3 mg / kg ağırlıkça) takiben üç gün boyunca kurulmuştur. Bu durum , kontrol grubuna kıyasla serum kreatinin, üre, ürik asit ve BUN seviyelerinde belirgin artışlarla ( p <0.05) karakterize edilen böbrek fonksiyon belirteçlerinde belirgin bir azalma gösterdi. Aksine, OMEE ile tedavi , CDDP grubuna kıyasla kreatinin, üre, ürik asit ve BUN düzeylerini önemli ölçüde azaltarak ( p <0.05) sisplatin kaynaklı böbrek fonksiyon bozukluğunu belirgin şekilde tersine çevirmiştir ( Tablo 1 ). Mevcut bulgu O. majorana'nın gücünü ortaya koymuşturCDME'nin neden olduğu böbrek toksisitesini inhibe etmek için ekstrakt, çünkü OMEE sadece CDDP tedavisine kıyasla kreatinin, üre, ürik asit ve BUN seviyelerini sırasıyla% .757,78, −% 55,39, −42,87 ve −37,67 oranında azaltmıştır.
    tablo 1
    tablo 1
    Etkisi Originum majorana etanolik özü (OMEE) ile Sis -Diaminedichloroplatinum (II) ila (CDDP) -kaynaklı nefrotoksisite. 3.2. OMEE'nin İn Vivo Antioksidan Potansiyeli

    CDDP (3 mg / kg) , kontrol grubuna kıyasla MDA ve NO renal doku içeriğinde anlamlı bir artış ( p <0.05 ) üretti . CDDP , kontrol grubunun karşılık gelen değerleriyle karşılaştırıldığında GSH, SOD ve CAT böbrek içeriğini önemli ölçüde azaltarak ( p <0.05) antioksidan savunma sistemini azaltır . OMEE ile tedavi sonrası, CDDP'nin neden olduğu oksidatif hasarın önlenmesinde çok etkiliydi; burada MDA ve NO düzeylerini sırasıyla −107.74 ve −73.02 oranında önemli ölçüde düşürdü ( p <0.05). Ek olarak, OMEE , GSH, SOD ve CAT gibi renal antioksidan molekülleri, sisplatin ile tedavi edilen gruba kıyasla sırasıyla% 38.56,% 35.42 ve% 48.42 oranında önemli ölçüde güçlendirdi ( p <0.05) (Tablo 2 ).
    Tablo 2
    Tablo 2
    OMEE'nin CDDP ile indüklenen oksidatif / nitrosatif hasar üzerindeki etkisi. 3.3. Sıçan Böbrek Histopatolojisi

    Böbreklerde gözlenen histolojik değişiklikler Şekil 1'de sunulmaktadır . Kontrol sıçanlarının böbreklerinde normal korpüsküler ve tübüler histolojik yapının görüldüğü normal renal doku görülmüştür ( Şekil 1 A). Sisplatine maruz kalan hayvanlar dejenere glomerüller, glomerüler atrofi, Bowman boşluğunda dilatasyon, tübüler dejenerasyon, lüminal dilatasyon ve istilacı inflamatuar hücrelerle tübüler nekroz gibi belirgin patolojik değişiklikler gösterdi ( Şekil 1)B-D). Çok sayıda bölümden elde edilen kanıtlar, yukarıda belirtilen değişikliklerin geniş olduğunu ve nefronların gözlendiğini göstermektedir. OMEE ile tedavi sonrası böbrek cisimcikleri ve tübüllerinin kontrol grubununkilere benzer göründüğü gerçeği ile cisplatin nefrotoksisitesini önemli ölçüde azaltmıştır ( Şekil İE ). Histolojik çalışmadan elde edilen kanıtlar, OMEE'nin antinefrotoksik aktiviteye sahip olduğu biyokimyasal analizleri ve belirlemeyi desteklemektedir.
    Şekil 1
    Şekil 1
    Hematoksilin ve eozin ile boyanmış kontrol ve tedavi edilen grupların böbrek fotomikrografları. ( A ) kontrol farelerinin normal glomeruli (G), Bowman boşluğu (BC) ve normal tübülleri gösteren böbrek kesiti; (( B ) - ( D )) şiddetli gösteren CDDP grubu ... 4. Tartışma

    CDDP, çeşitli kanserlerin tedavisinde kullanılan en aktif ilaçlardan biridir. Ne yazık ki, CDDP tercihan böbrekte diğer organlardan daha fazla birikir. Bu, CDDP nefrotoksisitesine katkıda bulunur ve bu nedenle uzun süreli tedavi için klinik kullanımını kısıtlar [ 31 ]. Ek olarak, CDDP tek bir dozdan sonra bile akut böbrek yetmezliğine neden olabilir [ 32 ]. Bu nedenle, CDDP kemoterapisinin neden olduğu nefrotoksisiteyi azaltabilecek toksik olmayan ajanların keşfedilmesi önemlidir. Bu nedenle, bu çalışmada, OMEE'nin CDDP'nin yol açtığı nefrotoksisite üzerindeki potansiyel yararlı etkilerini belirlemek amacıyla, CD'lerin yol açtığı yapısal fonksiyonel değişikliklerin kantitatif bir değerlendirmesi, histopatolojik ve biyokimyasal analizlerle gerçekleştirilmiştir.

    Bu çalışma, serum kreatinin, üre, ürik asit ve kan üre azot seviyeleri yükseldikçe sıçanlarda nefrotoksisiteyi indüklemek için 3 mg CDDP / kg b.wt'lik tek bir enjeksiyonun yeterli olduğunu ortaya koymuştur. Bu sonuçlar Danduga ve ark. [ 18 ] ve Palipoch ve Punsawad [ 33 ]. CDDP böbrek proksimal tübüler ve endotelyal hücrelerin mitokondrilerinde OxS ortaya çıkarır, ardından ikincil bir ROS / RNS dalgası (reaktif oksijen / azot türleri), mitokondriyal yapı ve fonksiyonun bozulması ve nihayetinde böbrek hasarı ortaya çıkarır [ 34]. Ayrıca, bu çalışma, CDDP enjeksiyonunun sadece üç gün sonra renal oksidatif hasara neden olduğunu göstermiştir. Bu, böbrek MDA'sında (lipit peroksidasyonun ikincil bir ürünü) ve NO seviyelerinde belirgin bir artış ve GSH, SOD ve CAT içerikleri gibi renal antioksidan moleküllerin tükenmesi ile kendini gösterdi. Bu bulgular Ognjanović ve ark. [ 7 ]; Karadeniz ve diğ. [ 10 ]; ve Danduga ve diğ. [ 18]. Mevcut çalışma, serumdaki renal markörlerin yükselmesinin ROS oluşumuna ve / veya antioksidan moleküllerin tükenmesine bağlı olduğunu varsaymıştır. Böbrek dokusunda biriken CDDP, böbrek proteinlerine kovalent olarak bağlanır ve bu da antioksidan enzimleri etkiler. Bu şekilde doku hasarı meydana gelir ve böbrek belirteçleri dolaşım sistemine salınır. CDDP ile tedaviyi takiben böbrek dokusunun mevcut histolojik hasarı, CDDP'ye maruz kalan sıçanlarda ciddi glomerüler ve tübüler dejenerasyon olduğu için bu hipotezi güçlendirir. Genel sonuçlardan, CDDP'nin neden olduğu böbrek hasarı dizisinin aşağıdaki gibi gerçekleştiğini önermekteyiz: CDDP başlangıçta oksidatif böbrek hasarını uyandırdı ve ardından morfolojik mimarisinde bozulma ve sonuçta kanda doku işaretlerinin serbest kalmasına yol açtı.2 ]. Ognjanović ve diğ. [ 7 ], CDDP'nin oksidatif böbrek hasarından sorumlu olan serbest radikal üretimini tetiklediğini açıklamışlardır. Üretilen serbest radikaller membran lipidleri ile etkileşerek peroksidasyonlarına neden olur. Bu düşünce, MDA seviyesinin artmasıyla desteklenir ve sonuç olarak hücresel yapı ve işlevi etkiler. Bunun, CDDP'nin neden olduğu böbrek fonksiyon bozukluğu / nefropatisinin etiyolojisi olduğunu düşünüyoruz.

    Bu çalışmada, CDOS tedavisine yanıt olarak ROS oluşumunun ve tioredoksin redüktazın (TrxR) inhibisyonunun meydana geldiğini tahmin ettik. Tioredoksin sistemi, hücrelerin antioksidan savunmasının ve redoks durumunun düzenlenmesinde önemli bir rol oynar [ 35 ]. TrxR, memeli tioredoksin sisteminin kritik bir bileşenidir ve birçok kanser hücresinde aşırı eksprese edilir. CDDP bu sistemi inhibe eder ve bu nedenle antioksidan / oksidan moleküllerin dengesizliği nedeniyle OxS durumunu yükseltebilir [ 36 ]. Ayrıca, gösterilmiştir ki süperoksit anyonlar ile reaksiyona sokulması ile yüksek NO düzeyi uygulamaktadır toksikolojik etki (O 2 ) kısa ömürlü fakat hiperaktif peroksinitrit radikaller (ONOO oluşturmak için -) daha sonra protein tirozin kalıntılarının nitrasyonu ile [ 37 ]. Ayrıca NO çıkışı, OxS'ye duyarlılığı artıran ve özellikle glomerüler hastalıklarda renal doku hasarını arttıran hücre içi GSH'yi tüketir [ 38 ]. Prabhu ve diğ. [ 34 ], CDDP ile tedavi edilen hayvanlarda azalmış SOD seviyesinin, enzimlerin aktivitesi için gerekli olan böbrekteki bakır ve çinkonun tükenmesine bağlı olabileceğini açıklamışlardır. Ayrıca Peres ve da Cunha [ 39] sisplatinin böbreklerin tübüler hücrelerine nüfuz ettiğini ve proksimal tübüllerde (S3 segmenti) yüksek konsantrasyona ulaştığını açıkladı. Düşük glomerüler filtrasyon hızı, artmış serum kreatinin ve kan üre konsantrasyonları ile karakterize edilen bozulmuş reabsorpsiyon ile değerlendirilen tübüler hasar.

    Pek çok doğal terapinin kemoprotektif ajanlar olduğu düşünüldüğünde , tamamlayıcı doğal tedaviler son zamanlarda kemoterapilerle birleştirilmiştir [ 7 , 40 ]. Bu çalışmanın biyokimyasal ve histolojik sonuçları OMEE'nin CDDP tarafından indüklenen nefrotoksisiteyi azalttığını, çünkü OMEE ile tedaviyi takiben CDDP sıçanlarının böbrek fonksiyon belirteçlerinde belirgin bir iyileşme gözlemlendiğini ortaya koymuştur. Bu çalışmada, hayvanlara CDDP tedavisinden sonra OMEE uygulandığında serum kreatinin, üre, ürik asit ve BUN seviyeleri yaklaşık olarak normal kontrol seviyelerine döndü ( Tablo 1 ). Ayrıca, OMEE histolojik mimaride gözlendiği gibi renal korpuskül ve tübülleri yenileyebilir ( Şekil 1)). Bu, OMEE'nin CDDP kaynaklı nefrotoksisite üzerinde terapötik potansiyele sahip olduğunu gösterir. Bu çalışmada OMEE'nin anti-nefrotik etkisinin serbest radikalleri ve antioksidan kapasitesinden kaynaklandığı varsayılmıştır [ 19 ]. Desouky ve diğ. [ 19 ], DPPH (2,2-difenil-1-pikrilhidrazil) serbest radikaline inhibisyonu yoluyla OMEE'nin antioksidan aktivitesini doğruladı. Bu serbest radikal inhibe edici aktivite, elektron verici aktivite ve OMEE'nin indirgeyici potansiyelini düşündürmektedir. Böylece OMEE, lipit peroksidasyonunu inhibe edebilir ve glutatyon ve diğer antioksidan enzimlerin hücre içi konsantrasyonunu artırabilir. Ayrıca antioksidanların kemoterapiyle ilişkili bazı toksisiteyi azaltabileceği bildirilmiştir [ 41 , 42]. Bu varsayım, OMEE'nin antioksidan kuvvetinin gösterildiği mevcut in vivoçalışma ile doğrulanmıştır . OMEE'nin CDDP-nefrotoksik sıçanların renal antioksidan durumunu destekleyebileceği ve / veya ROS'u azaltabileceği açıktır. Bu, MDA, NO düzeylerindeki önemli azalma ve GSH, SOD ve CAT böbrek içeriklerinin her birinde önemli bir artış ile kanıtlanmıştır ( Tablo 2 ). OMEE'nin antioksidatif ve sonuç olarak antinefrotoksik aktiviteleri, daha önceki bir araştırmada doğrulanan flavonoidler, tanenler, steroller, triterpenler, glikozitler, alkaloidler ve saponinler gibi çeşitli ikincil metabolitlerinden kaynaklanabilir [ 19]]. Bitki özündeki flavonoidlerin hasarlı organ dokusu üzerinde onarıcı bir etkiye sahip olduğu ve suda çözünür özellikleri ile oksidatif hücre hasarını önlediği de bildirilmiştir [ 43 ]. Ayrıca, bu ikincil metabolitlerin OMEE'de varlığı, çeşitli hastalıklara karşı terapötik aktiviteye sahip olabilir ve bu, nefrotoksisite gibi çeşitli hastalıkların tedavisinde geleneksel kullanımını destekler. OMEE'nin güvenlik profili ile birlikte yararlı rolü [ 19 ], OMEE'nin test edilmesini ve CDDP'nin neden olduğu nefrotoksisiteyi ters bir etki olmaksızın tersine çevirmek için kullanılmasını sağlar. 5. Sonuçlar

    Sıçanlarda CDDP ile indüklenen nefrotoksisite, tek bir enjeksiyondan sonra (3 mg / kg ağırlıkça) belirlendi. Bununla birlikte, bu çalışma bir Originum majoranaile tedavininetanolik ekstrakt (OMEE) CDDP'nin neden olduğu nefrotoksisiteyi tersine çevirdi. Bu nedenle, bu çalışma OMEE'nin CDDP toksisitesine karşı umut verici antinefrotoksik etkisi hakkında kanıt sunmaktadır. OMEE'nin terapötik etkisine antioksidan etkisi aracılık edebilir. Bu nedenle, bu çalışma CDDP ile kemoterapi gören kanser hastalarında yaşam kalitesini artırabilecek ve sağkalımı uzatabilecek CDDP kaynaklı nefrotoksisiteyi yönetmek için yeni bir tedaviye pencere açmaktadır. Mevcut bulgular, OMEE'nin CDDP'ye karşı antinefrotoksik aktivitesi açısından ön kabul edilir; OxS, sisplatin toksisitesinin tek yolu olmadığından, OMEE'nin ek etki mekanizmalarını tanımlamak için bileşiklerin izole edilmesine yönelik daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır. Ayrıca, Teşekkür

    Yazarlar fotoğrafları görüntülediği için Kahire Üniversitesi Araştırma Parkı'na teşekkür ediyorlar. Yazar Katkıları

    Amel M. Soliman, Mohamed Marzouk, Amany A. Sayed makaleyi tasarladı, Shreen Desouky deneyleri gerçekleştirdi, Shreen Desouky ve Amany A. Sayed literatür verilerini topladı ve seçti, Shreen Desouky verileri analiz etti, Amany A. Sayed makaleyi yazdı. Amel M.Maliman, Mohamed Marzouk makaleyi revize etti ve son yazıyı onayladı. Çıkar çatışmaları

    Yazarlar çıkar çatışması bildirmemişlerdir. Makale bilgileri

    Besinler . 2016 Mayıs; 8 (5): 264'te tarif edilmiştir.
    Çevrimiçi yayın tarihi 2016 Mayıs 5. doi: 10.3390 / nu8050264
    PMCID: PMC4882677
    PMID: 27164131
    Amel M. Soliman , Shreen Desouky , Mohamed Marzouk veAmany A. Sayed *
    Zooloji Bölümü, Fen Fakültesi, Kahire Üniversitesi, Giza 12613, Mısır; moc.liamg@5lema.namilos (AMS); moc.oohay@yekosed_neerehs (SD); ge.ude.uc.ics@kuozram(MM)
    *Correspondence: ge.ude.uc.ics@deyasaynama; Tel.: +20-106-743-1988
    16 Şubat 2016 tarihinde alındı; Kabul Edildi 2016 Nis 29.
    Telif hakkı © 2016 yazarlar tarafından; lisans sahibi MDPI, Basel, İsviçre.
    Bu makale, Creative Commons Atıf (CC-BY) lisansının ( http://creativecommons.org/licenses/by/4.0/ ) hüküm ve koşulları altında dağıtılan açık erişimli bir makaledir .
    Bu makale PMC'deki diğer makaleler tarafından alıntılanmıştır .
    Besin Maddelerinden Makaleler burada Multidisciplinary Digital Publishing Institute (MDPI) sayesinde sağlanmıştır. Referanslar

    1. Pandir D., Kara Ö. Sisplatin kaynaklı böbrek hasarı ve yabanmersininin ( Vaccinium myrtillus L.) koruyucu etkisi : Deneysel bir çalışma. Türk. J. Med. Sci. 2013; 43 : 951-956. doi: 10.3906 / sag-1210-82. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
    2. El-Gerbed MSA Balık yağının sisplatin üzerindeki iyileştirici etkisi, sıçanlarda hepatotoksisite ve nefrotoksisiteye neden olmuştur. Res. J. Pharm. Biol. Chem. Sci. 2013; 4 : 479-491. [ Google Akademik ]
    3. Hadjzadeh MA Rajaei Z., Keshavarzi Z., Shirazi MG, sulu ekstresi Toosi V. etkisi Rheum ribes farede cisplatinin neden olduğu nefrotoksisite ile. J. Pharm. Bioallied. Sci. 2013; 5 : 309-313. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
    4. Ramesh G., Reeves WB TNF-alfa sisplatin nefrotoksisitede kemokin ve sitokin ekspresyonuna ve böbrek hasarına aracılık eder. J. Clin. Invest. 2002; 110 : 835–842. doi: 10.1172 / JCI200215606. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
    5. Kim ES, Lee JS, Akram M., Kim KA, Shin YJ, Yu JH, Bae ON Dendropanax morbifera'nın sisplatin kaynaklı akut böbrek hasarına karşı koruyucu aktivitesi . Böbrek Kan Basıncı. Res. 2015; 40 : 1–12. doi: 10.1159 / 000368466. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
    6. El-denilen EM, Abd-ellah MF, Attia SM Sıçanlarda cisplatin kaynaklı nefrotoksisiteye karşı kaptoprilin koruyucu etkisi. Pak. J. Pharm. Sci. 2008; 21 : 255-261. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
    7. Ognjanović BI, Djordjević NZ, Matić MM, Obradović JM, Mladenović JM, Stajn A.Š., Saičić ZS Sıçan böbreklerinde cisplatin maruziyeti ve antioksidan savunma sistemindeki değişiklikler üzerindeki lipit peroksidatif hasar: Selenyumun olası koruyucu etkisi. Int. J. Mol. Sci. 2012; 13 : 1790-1803. doi: 10.3390 / ijms13021790. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
    8. Salahudeen A., Poovala V., Parry W., Pande R., Kanji V., Ansari N., Morrow J., Roberts J. hücreler. J. Am. Soc. Nephrol. 1998; 9 : 1448-1455. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
    9. Mora Lde O., Antunes LM, Francescato HD, Bianchi Mde L. Oral glutaminin sıçanlarda sisplatin kaynaklı nefrotoksisite üzerine etkileri. Pharmacol. Res. 2003; 47 : 517-522. doi: 10.1016 / S1043-6618 (03) 00040-9. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
    10. Karadeniz A., Şimşek N., Karakuş E., Yıldırım S., Kara A., Can I., Kisa F., Emre H., Turkeli M. Arı sütü, karaciğerde ve sıçanlarda oksidatif stres ve apoptozu modüle eder cisplatin ile muamele edilmiştir. Oxid. Med. Hücre. Longev. 2011 doi: 10.1155 / 2011/981793. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
    11. Conklin KA Kanser kemoterapisi sırasında diyet antioksidanları: Kemoterapötik etkililik ve yan etkilerin gelişimi üzerine etkisi. Nutr. Kanser. 2000; 37 : 1-18. doi: 10.1207 / S15327914NC3701_1. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
    12. Nakşibendi A., Khan W., Rizwan S., Khan F. Keten tohumu yağının sisplatin kaynaklı hepatotoksisite üzerindeki koruyucu etkisi üzerine çalışmalar. Hum. Tecrübe. Toxıcol. 2012; 31 : 364-375. doi: 10.1177 / 0960327111432502. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
    13. Khan N., Mukhtar H. Yeşil çay polifenolleri ile kanserin çok amaçlı tedavisi. Kanser Lett. 2008; 269 : 269-280. doi: 10.1016 / j.canlet.2008.04.014. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
    14. Vinothini G., Manikandan P., Anandan R., sıçan meme karsinogenez Nagini S. Kemo Azadirachta indicayaprak fraksiyonları: hormon statüsü, ksenobiyotik metabolize enzimlerin, oksidatif stres, hücre çoğalmasının ve apoptozun modülasyonu. Food Chem. Toxıcol. 2009; 47 : 1852-1863. doi: 10.1016 / j.fct.2009.04.045. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
    15. Zhang X., Yeung ED, Wang J., Panzhinskiy EE, Tong C., Li W., Li J. Isoliquiritigenin, doğal bir antioksidan, prostat kanseri hücrelerinin proliferasyonunu seçici olarak inhibe eder. Clin. Tecrübe. Pharmacol. Physiol. 2010; 37 : 841–847. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
    16. Hadjzadeh MA, Keshavarzi Z., Yazdi SAT, Shirazi MG, Rajaei Z., Rad AK Nigella sativa alkollü ekstraktının sıçandaki sisplatin kaynaklı toksisite üzerindeki etkisi . İran. J. Kidney Dis. 2012; 6 : 99-104. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
    17. Chang WW, Liu JJ, Liu CF, Liu WS, Lim YP, Cheng YJ, Lee CH Rhodobacter sphaeroides özü, farelerde sisplatin kaynaklı nefrotoksisiteyi azaltır. Toksinler. 2015; 5 : 2353-2365. doi: 10.3390 / toksinler5122353. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
    18. Danduga RCR, Kumar GS, Kumar KP, Swamy BMV, Kishore KV Cissampelos pareira Linn'nin nefroprotektif aktivitesi . sisplatin kaynaklı nefrotoksik sıçanlara karşı ekstrakt edin. Am. J. Pharm. Tech. Res. 2015; 5 : 480-488. [ Google Akademik ]
    19. Desouky S., Marzouk M., Soliman AM, Sayed AA Origanum majorana ekstraktının sıçanlarda sisplatin kaynaklı dislipidemiye karşı modüle edici etkisi . Int. J. Curr. Res. Life Sci. 2015; 4 : 228-234. [ Google Akademik ]
    20. Karimi G., Ramezani M., Tahoonian Z. Sıçanlarda süt devedikeni ekstresi ile sisplatin nefrotoksisitesi ve korunması. Evid. Tabanlı Tamamlayıcı. Alternat. Med. 2005; 2 : 383-386. doi: 10.1093 / ecam / neh103. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
    21. Arhoghro EM, Ikeh C., Prohp TP Cymbopogon citratus sulu ekstresi, albino sıçanlarda sisplatin kaynaklı hepatik oksidatif stres ve toksisiteyi hafifletir. Int. J. Curr. Microbiol. Baş. Sci. 2014; 3 : 586-604. [ Google Akademik ]
    22. Bartles H., Bohmer M., Heirli C. Serum ve idrarda kreatinin tayini için kolorimetrik kinetik yöntem. Clin. Chim. Acta. 1972; 27 : 193. [ Google Akademik ]
    23. Fawcett JK, Scott JE Üre tayini için hızlı ve kesin bir yöntem. J. Clin. Pathol. 1960; 13 : 156-159. doi: 10.1136 / jcp.13.2.156. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
    24. Barham D., Trinder P. Ürik asidin enzimatik tayini. Analist. 1972; 97 : 142-145. doi: 10.1039 / an9729700142. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
    25. Buege JA, Aust SD Mikrozomal lipit peroksidasyonu. Yöntemler Enzimol. 1978; 52 : 302-310. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
    26. Beutler E., Duron O., Kelly MB Kan glutatyonunun belirlenmesi için geliştirilmiş yöntem. J. Lab. Clin. Med. 1963; 61 : 882-888. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
    27. Aebi H. İn vitro katalaz . Yöntemler Enzimol. 1984; 105 : 121-126. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
    28. Nishikimi M., Roa NA, Yogi K. Süperoksit dismutaz ölçümü. Biochem. Biophys. Res. Commun. 1972; 46 : 849-854. doi: 10.1016 / S0006-291X (72) 80218-3. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
    29. Montgomery HAC, Dymock JF Sudaki nitrit tayini. Analist. 1961; 86 : 414. [ Google Akademik ]
    30. Gornal AC, Bardawill CJ, David MM Biüret reaksiyonu yoluyla serum proteinlerinin belirlenmesi. J. Biol. Chem. 1949; 177 : 751-766. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
    31. Dizaye K., Abubaker S., Sultan AH Albino Sıçanlarında Sisplatin Kaynaklı Nefrotoksisitenin Salvia Officinalis'in Sulu Ekstraktıyla Hafifletilmesi . [(1 Ocak 2010 tarihinde değerlendirilmiştir)]. Çevrimiçi olarak erişilebilir:https://www.researchgate.net/publica...IA_OFFICINALIS .
    32. Sultana S., Verma K., Khan R. Chrysin'in oksidatif stresin zayıflatılması yoluyla sisplatin kaynaklı toksisiteye karşı nefroprotektif etkinliği. J. Pharm. Pharmacol. 2012; 64 : 872-881. doi: 10.1111 / j.2042-7158.2012.01470.x. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
    33. Palipoch S., Punsawad C. Sisplatin kaynaklı sıçan karaciğeri ve böbrek hasarının biyokimyasal ve histolojik çalışması. J. Toxicol. Pathol. 2013; 26 : 293-299. doi: 10.1293 / toks.26.293. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
    34. Prabhu VV, Kannan N., Guruvayoorappan C. 1,2-Diazol deneysel sıçanlarda cisplatin kaynaklı nefrotoksisiteyi önler. Pharmacol. Rep 2013: 65 : 980-990. doi: 10.1016 / S1734-1140 (13) 71079-X. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
    35. Liu C., Liu Z., Li M., Li X., Wong YS, Ngai SM, Zheng W., Zhang Y., Chen T. tioredoksin redüktazın sinerjistik bir inhibitörüdür. BİRİ PLOS. 2013; 8 : 264 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
    36. Rackham O., Shearwood AM, Thyer R., McNamara E., Davies SM, Callus BA, Miranda-Vizuete A., Berners-Price SJ, Cheng Q., Arnér ES, et al. Substrat ve inhibitör spesifisiteleri, insan sitozolik ve mitokondriyal tioredoksin redüktazlar arasında farklılık gösterir: Spesifik inhibitörlerin gelişimi için çıkarımlar. Serbest Radik. Biol. Med. 2011; 50 : 689-699. doi: 10.1016 / j.freeradbiomed.2010.12.015. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
    37. Pacher P., Beckman JS, Liaudet L. Sağlık ve hastalıkta nitrik oksit ve peroksinitrit. Physiol. Rev. 2007; 87 : 315-424. doi: 10.1152 / physrev.00029.2006. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
    38. El-Kahtani MA, Abdel-Moneim AM, Elmenshawy OM, El-Kersh MA Hemin, erkek sıçanlarda cisplatin kaynaklı akut böbrek hasarını hafifletir. Oxid. Med. Cell Longev. 2014; 2014 : 476430. doi: 10.1155 / 2014/476430. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
    39. Peres LA, da Cunha AD, Jr. Sisplatinin akut nefrotoksisitesi: Moleküler mekanizmalar. Bras. Nefrol. 2013; 35 : 332-340. doi: 10.5935 / 0101-2800.20130052. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
    40. Monti DA, Yang J. Kronik kanser bakımında tamamlayıcı tıp. Semin. Oncol. 2005; 32 : 225-231. doi: 10.1053 / j.seminoncol.2004.11.026. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
    41. Ladas EJ, Jacobson JS, Kennedy DD, Teel K., Fleischauer A., ​​Kelly KM Antioksidanlar ve kanser tedavisi: Sistematik bir derleme. J. Clin. Oncol. 2004; 22 : 517-528. doi: 10.1200 / JCO.2004.03.086. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
    42. Park JY, Lee D., Jang HJ, Jang DS, Kwon HC, Kim KH, Kim SN, Hwang GS, Kang KS, Eom DW Artemisia asiatica özütünün ve aktif bileşik eupatilinin cisplatin kaynaklı böbrek hasarına karşı koruyucu etkisi . Evid. Tabanlı Tamamlayıcı. Alternat. Med. 2015 doi: 10.1155 / 2015/483980. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
    43. Dragan T., Milena NT, Stephanie V., Jelena B., Stojanovi VVB Ultrasonik ve klasik maserasyon ile bahçe ( Salvia officinalis L.) ve yapışkan ( Salvia glutinosa L.) adaçasından flavonoidlerin ekstraksiyonu . J. Serb. Chem. Soc. 2007; 72 : 73–80. [ Google Akademik ]

    Yorum yap

    Hazırlanıyor...
    X