ÖKSÜRÜK OTU

Çok Yıllık | 0,1-0,3m | 3-5 Aylar | Ça,Na | Yaprak ve Çiçeği
Öksürük otu, Haflattich, Tussilago farfara
Devetabanı
Farfara otu
Sulandık otu
Unlu ot, Kavalak
Nal otu
Familyası; Bileşikgillerden, Korbblütengewâchse, Asteraceae (Compositae)
Drugları: Öksürük ot çiçeği: Farfarae flos
Öksürük ot yaprağı: Farfarae folium
Öksürük otunun genellikle yaprakları çay, lapa ve Natürel ilaç yapımında kullanılır.
Giriş: Öksürük otu Bileşikgillerin alt grubu olan Kanarya otugillerin alt grubu öksürük otugillerden (Tussilago) olup, bu grubunda sadece bir bu türü mevcuttur. Yetiştiği yöreye göre zaman içinde değişik formlar alan sadece birkaç adet mevcuttur. Dağ öksürük otu; T.f. ssp. Alpestris, Avustralya öksürük otu; T.f. ssp. Australis, Sicilya Öksürük otu; T.f. ssp. Umbertina ve en yaygın olarak yetişen hakiki öksürük otu; T.f. ssp. Typica’yı sayabiliriz. Latince Tucsis: Öksürük agere: kovan (def eden) anlamına gelir yani Öksürüğü kovan demektir. Farfara ise farina beyaz un, fero ise ben un taşıyorum yani toplam ben un taşıyorum anlamına gelir. Türkçede genellikle Öksürük otu diye anılır öksürüğü iyileştirdiği için ve devetabanı denmesi de yapraklarının devenin ayak izine benzetil-mesinden ileri gelir. Buda bitkinin çiçek sapının veya yaprağının alt kısmının un gibi beyaz keçemsi tüy taşımasından ileri gelir. Öksürük otunun Romalılar tarafından kullanıldığı bilinmektedir ve sonra Türkler, Araplar ve en son Orta Avrupalılar tarafından kullanılmaya başlanmıştır.
Botanik: Çiçeklerini yapraklarından önce açan nadir bitkilerden biride öksürük otudur. Çiçeklerini karlar erimeye başladığı andan itibaren açmaya başlar ve sonra yaprakları çıkar. Çiçekleri 10-30cm boyunda uzun bir sap üzerinde yuvarlak daire şeklindedir, dışında uzun ince şerit şeklinde kırmızımsı yeşil veya esmer renkli kupa yaprakları bulunur. Kupa yapraklarının üzerinde bir tepsiye dizilmiş gibi ince iğne şeklindeki altın arsısı renkte, 300 civarında taç yaprak ve ortada altın sarısı, kabarcıklı bir göbek bulunur. Yaprakları uzun bir sap üzerinde kalp veya nal şeklinde kenarlarında 9-13 adet sivri lopları ve narin kertikleri mevcuttur. Yaprakların üst yüzeyi koyu yeşil, alt yüzeyi, beyaz renkli keçemsidir. Kökleri bulunduğu yerde 2metre boyuna ulaşabilir ve çevresine kısa sürede yayılarak kümeler oluşturur.
Yetiştirilmesi; Kamalı ve Göl kenarları veya nemli, killi, kireçli ve taşlı topraklarda çok hızlı gelişir. Bu nedenle bahçeye ekilen ökse otu kısa sür-ede çevresine yayılabilir. Avrupa, Türkiye, Kafkaslar, Türkistan, Ukrayna ve Rusya da yetişir, kuzey Amerika ve Avustralya da yabani olarak yetişmektedir.
Birleşimi;
1) Yapraklarının birleşimindeki maddeleri önemine göre şöyle sıralayabiliriz.
a) Polisakkaritler %7-8 oranında olup buda; Inalin, Galaktozlar, Arabinozlar, Glikozlar, Xylozlar ve Uronasitlerden oluşur.
b) Pyrrolizidinalkaloitler %0,01 Senkirkin, Tussilagin ve de Amerika ve Çin öksürük otları çok az oranda Senecionin içerir.
c) Flavonitler %0,6-1; Quercetin ve Kâmpferol
d) Triterpenler; α- ve β- Amyrin
e) Phytosteroller: β- Sitosterol ve Camperterol
f) Organik asitlerden; Gallikasit, Tartarikasit ve Malikasit
g) Ayrıca Tanin %5 ve çok az miktarda Eterik yağ içerir. Minerallerden Potasyum ve çinko içerir ve ayrıca Nitrik asit.
2) Çiçeklerinde; Polisakkaritler %6-7, Triterpenler, Phytosteroller, Flavonitler ve Fenollü birleşikler içerir.
Tesir Şekli; Balgam söktürücü, göğüs yumuşatıcı, tahrişleri önleyici, üşütmeyi önleyici, iltihapları önleyici, mide ve bağırsakları kuvvetlendirici, idrar söktürücü ve Tonik özelliklere sahiptir.
Araştırmalar; Uzun araştırmalar sonunda birleşiminde Pyrrolizidin- Al-koloit içermeyen yeni öksürük ot türü elde edilmiştir. Bu nedenle öksürük otunun çayı, şurubu ve diğer natürel ilaçlarının kullanılmasında bir mahzur yoktur.(NH. 2.00.120
Kullanılması;
a) Komisyon E 138nolu ve 27.07.1990 tarihli monografi bildirisinde ökse ot yaprağının akut nefes yollarını üşütme, öksürük ve ses kısıklığı ile akut ağız ve yutak iltihaplanmasına karşı kullanılabileceğini beyan etmiştir.
b) Halk arasında; Grip, Öksürük, Bronşit, Astma, Boğmaca, Ses kısıklığı, Akciğerleri üşütme, ciğerlerin şişmesi (Emphysem), Akciğerlerin toz toplaması (Silikoz) ve Verem gibi rahatsızlıklara karşı kullanılmıştır.
Çay; İki kahve kaşığı öksürük ot yaprağı demliğe konur ve üzerine 300-400ml kaynar su ilave edilir 5-10dakika demlemeye bırakıldıktan sonra süzülerek içilir.
Çay Harmanlar;
Gökçek Kuru Öksürük çayı;
30g Öksürük ot yaprağı
30g Hatmi kökü
20g Calba çiçeği
10g Rezene tohumu
10g Anason tohumu
Gökçek Göğüs çayı;
30 g Hatmi kökü
20 g Öksürük otu
20 g Meyan kökü
10 g Calba çiçeği
10 g Anason tohumu
10g K.menekşe kökü
Gökçek Akut ve kronik bronşit çayı;
25g Çuha kökü
25g Kekik otu
25g Sihirli ot
15g Rezene tohumu
10g Öksürük otu
Gökçek Balgam söktürücü çayı;
30 g Hatmi kökü
20 g Meyan kökü
20 g Öksürük otu
10 g Calba çiçeği
10 g Anason tohumu
10 g Rezene tohumu
Gökçek Kronik nefes yolları iltihapları çayı
30g Öksürük ot yaprağı
30g Sihirli ot
20g Kekik otu
10g Mürver çiçeği
10g Rezene tohumu
Gökçek Akut bronşite çayı;
20g Öksürük ot yaprağı
20g Kekik otu
20g Ihlamur çiçeği
20g Sinirli ot
10g Mürver çiçeği
10g Rezene tohumu
Gökçek Öksürük çayı;
20g Öksürük ot yaprağı
20g Sihirli ot
20g Andız kökü
20g Hatmi kökü
20g Kekik otu
Gökçek Göğüs ve Öksürük çayı
25 g Öksürükotu yaprağı
25 g Anason tohumu
20 g Meyan kökü
5 g Mavi çiçek
25 g Y.kekik otu
Gökçek Kramplı öksürüğe çay;
40g Kekik otu
20g Rezene tohumu
30g Öksürük ot yaprağı
10g Calba çiçeği
Gökçek Mide ve Bağırsak çayı;
30 g Papatya çiçeği
30 g Nane yaprakları
20 g Civanperçemi otu
10 g Mavi çiçek
10 g Sefa çiçeği
Gökçek göğüs ve öksürük çay (Kuru öksürük ve nefes yolarını üşütme);
25g Öksürük ot yaprağı
25g Anason tohumu
20g Meyan kökü
20g Rezene tohumu
10g Menekşe otu
Gökçek göğüs ve öksürük çay (Kuru öksürük ve nefes yolarını üşütme);
25g Meyan kökü
30g Kekik otu
20g Öksürük ot yaprağı
10g Rezene tohumu
15g Ihlamur çiçeği
Gökçek göğüs ve öksürük çay (Kuru öksürük ve nefes yolarını üşütme);
30g Meyan kökü
30g Anason tohumu
30g Öksürük ot yaprağı
10g Kekikotu
Yan Tesirleri; Amerika’dan ve Çin’den Avrupa’ya gelen kurutulmuş Öksürük ot yapraklarının Pyrrolizidinalkaloit (PA) %0,01 oranında içerdiği, bu nedenle uzun süre öksürük ot yaprak çayının içilmesi halinde kanserojen (kanser yapıcı) etkiye sahip olabileceği ileri sürülmektedir. Son yapılan araştırmada birleşiminde PA içermeyen öksürük otu yetiştirilmeye başlanmıştır, bu bitkinin temin edilerek yetiştirilmesi gerekir. Bu yeni PA’sız Öksürük otu Padiatris Firması tarafından üretilmektedir. Bu öksürük otundan öksürük şurubu yapılmaktadır. Birleşiminde çok az oranda PA olan öksürük otu en az 2500 yıldır kullanıldığı bilinmektedir ve şimdiye kadar yan tesirinin olduğu görülmemiştir.

Çok Yıllık | 0,1-0,3m | 3-5 Aylar | Ça,Na | Yaprak ve Çiçeği
Öksürük otu, Haflattich, Tussilago farfara
Devetabanı
Farfara otu
Sulandık otu
Unlu ot, Kavalak
Nal otu
Familyası; Bileşikgillerden, Korbblütengewâchse, Asteraceae (Compositae)
Drugları: Öksürük ot çiçeği: Farfarae flos
Öksürük ot yaprağı: Farfarae folium
Öksürük otunun genellikle yaprakları çay, lapa ve Natürel ilaç yapımında kullanılır.
Giriş: Öksürük otu Bileşikgillerin alt grubu olan Kanarya otugillerin alt grubu öksürük otugillerden (Tussilago) olup, bu grubunda sadece bir bu türü mevcuttur. Yetiştiği yöreye göre zaman içinde değişik formlar alan sadece birkaç adet mevcuttur. Dağ öksürük otu; T.f. ssp. Alpestris, Avustralya öksürük otu; T.f. ssp. Australis, Sicilya Öksürük otu; T.f. ssp. Umbertina ve en yaygın olarak yetişen hakiki öksürük otu; T.f. ssp. Typica’yı sayabiliriz. Latince Tucsis: Öksürük agere: kovan (def eden) anlamına gelir yani Öksürüğü kovan demektir. Farfara ise farina beyaz un, fero ise ben un taşıyorum yani toplam ben un taşıyorum anlamına gelir. Türkçede genellikle Öksürük otu diye anılır öksürüğü iyileştirdiği için ve devetabanı denmesi de yapraklarının devenin ayak izine benzetil-mesinden ileri gelir. Buda bitkinin çiçek sapının veya yaprağının alt kısmının un gibi beyaz keçemsi tüy taşımasından ileri gelir. Öksürük otunun Romalılar tarafından kullanıldığı bilinmektedir ve sonra Türkler, Araplar ve en son Orta Avrupalılar tarafından kullanılmaya başlanmıştır.
Botanik: Çiçeklerini yapraklarından önce açan nadir bitkilerden biride öksürük otudur. Çiçeklerini karlar erimeye başladığı andan itibaren açmaya başlar ve sonra yaprakları çıkar. Çiçekleri 10-30cm boyunda uzun bir sap üzerinde yuvarlak daire şeklindedir, dışında uzun ince şerit şeklinde kırmızımsı yeşil veya esmer renkli kupa yaprakları bulunur. Kupa yapraklarının üzerinde bir tepsiye dizilmiş gibi ince iğne şeklindeki altın arsısı renkte, 300 civarında taç yaprak ve ortada altın sarısı, kabarcıklı bir göbek bulunur. Yaprakları uzun bir sap üzerinde kalp veya nal şeklinde kenarlarında 9-13 adet sivri lopları ve narin kertikleri mevcuttur. Yaprakların üst yüzeyi koyu yeşil, alt yüzeyi, beyaz renkli keçemsidir. Kökleri bulunduğu yerde 2metre boyuna ulaşabilir ve çevresine kısa sürede yayılarak kümeler oluşturur.
Yetiştirilmesi; Kamalı ve Göl kenarları veya nemli, killi, kireçli ve taşlı topraklarda çok hızlı gelişir. Bu nedenle bahçeye ekilen ökse otu kısa sür-ede çevresine yayılabilir. Avrupa, Türkiye, Kafkaslar, Türkistan, Ukrayna ve Rusya da yetişir, kuzey Amerika ve Avustralya da yabani olarak yetişmektedir.
Birleşimi;
1) Yapraklarının birleşimindeki maddeleri önemine göre şöyle sıralayabiliriz.
a) Polisakkaritler %7-8 oranında olup buda; Inalin, Galaktozlar, Arabinozlar, Glikozlar, Xylozlar ve Uronasitlerden oluşur.
b) Pyrrolizidinalkaloitler %0,01 Senkirkin, Tussilagin ve de Amerika ve Çin öksürük otları çok az oranda Senecionin içerir.
c) Flavonitler %0,6-1; Quercetin ve Kâmpferol
d) Triterpenler; α- ve β- Amyrin
e) Phytosteroller: β- Sitosterol ve Camperterol
f) Organik asitlerden; Gallikasit, Tartarikasit ve Malikasit
g) Ayrıca Tanin %5 ve çok az miktarda Eterik yağ içerir. Minerallerden Potasyum ve çinko içerir ve ayrıca Nitrik asit.
2) Çiçeklerinde; Polisakkaritler %6-7, Triterpenler, Phytosteroller, Flavonitler ve Fenollü birleşikler içerir.
Tesir Şekli; Balgam söktürücü, göğüs yumuşatıcı, tahrişleri önleyici, üşütmeyi önleyici, iltihapları önleyici, mide ve bağırsakları kuvvetlendirici, idrar söktürücü ve Tonik özelliklere sahiptir.
Araştırmalar; Uzun araştırmalar sonunda birleşiminde Pyrrolizidin- Al-koloit içermeyen yeni öksürük ot türü elde edilmiştir. Bu nedenle öksürük otunun çayı, şurubu ve diğer natürel ilaçlarının kullanılmasında bir mahzur yoktur.(NH. 2.00.120
Kullanılması;
a) Komisyon E 138nolu ve 27.07.1990 tarihli monografi bildirisinde ökse ot yaprağının akut nefes yollarını üşütme, öksürük ve ses kısıklığı ile akut ağız ve yutak iltihaplanmasına karşı kullanılabileceğini beyan etmiştir.
b) Halk arasında; Grip, Öksürük, Bronşit, Astma, Boğmaca, Ses kısıklığı, Akciğerleri üşütme, ciğerlerin şişmesi (Emphysem), Akciğerlerin toz toplaması (Silikoz) ve Verem gibi rahatsızlıklara karşı kullanılmıştır.
Çay; İki kahve kaşığı öksürük ot yaprağı demliğe konur ve üzerine 300-400ml kaynar su ilave edilir 5-10dakika demlemeye bırakıldıktan sonra süzülerek içilir.
Çay Harmanlar;
Gökçek Kuru Öksürük çayı;
30g Öksürük ot yaprağı
30g Hatmi kökü
20g Calba çiçeği
10g Rezene tohumu
10g Anason tohumu
Gökçek Göğüs çayı;
30 g Hatmi kökü
20 g Öksürük otu
20 g Meyan kökü
10 g Calba çiçeği
10 g Anason tohumu
10g K.menekşe kökü
Gökçek Akut ve kronik bronşit çayı;
25g Çuha kökü
25g Kekik otu
25g Sihirli ot
15g Rezene tohumu
10g Öksürük otu
Gökçek Balgam söktürücü çayı;
30 g Hatmi kökü
20 g Meyan kökü
20 g Öksürük otu
10 g Calba çiçeği
10 g Anason tohumu
10 g Rezene tohumu
Gökçek Kronik nefes yolları iltihapları çayı
30g Öksürük ot yaprağı
30g Sihirli ot
20g Kekik otu
10g Mürver çiçeği
10g Rezene tohumu
Gökçek Akut bronşite çayı;
20g Öksürük ot yaprağı
20g Kekik otu
20g Ihlamur çiçeği
20g Sinirli ot
10g Mürver çiçeği
10g Rezene tohumu
Gökçek Öksürük çayı;
20g Öksürük ot yaprağı
20g Sihirli ot
20g Andız kökü
20g Hatmi kökü
20g Kekik otu
Gökçek Göğüs ve Öksürük çayı
25 g Öksürükotu yaprağı
25 g Anason tohumu
20 g Meyan kökü
5 g Mavi çiçek
25 g Y.kekik otu
Gökçek Kramplı öksürüğe çay;
40g Kekik otu
20g Rezene tohumu
30g Öksürük ot yaprağı
10g Calba çiçeği
Gökçek Mide ve Bağırsak çayı;
30 g Papatya çiçeği
30 g Nane yaprakları
20 g Civanperçemi otu
10 g Mavi çiçek
10 g Sefa çiçeği
Gökçek göğüs ve öksürük çay (Kuru öksürük ve nefes yolarını üşütme);
25g Öksürük ot yaprağı
25g Anason tohumu
20g Meyan kökü
20g Rezene tohumu
10g Menekşe otu
Gökçek göğüs ve öksürük çay (Kuru öksürük ve nefes yolarını üşütme);
25g Meyan kökü
30g Kekik otu
20g Öksürük ot yaprağı
10g Rezene tohumu
15g Ihlamur çiçeği
Gökçek göğüs ve öksürük çay (Kuru öksürük ve nefes yolarını üşütme);
30g Meyan kökü
30g Anason tohumu
30g Öksürük ot yaprağı
10g Kekikotu
Yan Tesirleri; Amerika’dan ve Çin’den Avrupa’ya gelen kurutulmuş Öksürük ot yapraklarının Pyrrolizidinalkaloit (PA) %0,01 oranında içerdiği, bu nedenle uzun süre öksürük ot yaprak çayının içilmesi halinde kanserojen (kanser yapıcı) etkiye sahip olabileceği ileri sürülmektedir. Son yapılan araştırmada birleşiminde PA içermeyen öksürük otu yetiştirilmeye başlanmıştır, bu bitkinin temin edilerek yetiştirilmesi gerekir. Bu yeni PA’sız Öksürük otu Padiatris Firması tarafından üretilmektedir. Bu öksürük otundan öksürük şurubu yapılmaktadır. Birleşiminde çok az oranda PA olan öksürük otu en az 2500 yıldır kullanıldığı bilinmektedir ve şimdiye kadar yan tesirinin olduğu görülmemiştir.
