Duyuru

Collapse
No announcement yet.

KEDİ PENÇESİ, Kedi pençesi otu, Unkaria tomentosa

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • KEDİ PENÇESİ, Kedi pençesi otu, Unkaria tomentosa

    KEDi PENÇESi



    KEDİ PENÇESİ + Unkaria tomentosa

    (Organizmadaki hücreleri temizler, vücuda sağlık katar) Vücut atıklardan, toksinlerden, tuz kütlelerinden derinlemesine temizler, bağışıklık sistemini onarır, ur oluşunun engeller. Radyasyon ve kemoterapinin yan etkileri en aza indirir, kan
    •sağlığını pekiştirir, iltihap oluşumunu engeller, sindirim kanalını ve karaciğeri temizler. Alerjik deri hastalıkları, bronşiyal astım hastalığı, artroz, erkek ve kadın cinsel organlarının iltihapların tedavisinde etkilidir.
    Organizmamız tamamen hücrelerden
    oluşmuştur. Hücrelerden de organlar, sistemler, dokular vs. oluşmaktadır. Tüm canlılar hücrelerden meydana gelmiştir. Hücreler de beslenirler. Bizi biz yapan yediklerimiz değil sindirdiklerimizdir. Bu Hücreler için de geçerlidir. Girenleri özümlemek için hücrede enzim denilen fermentler vardır. Enzimler: vitamin ve mikro elementlerdir. Hücrelerdeki gözenekler çok küçük pencereciklerdir.
    Moleküller büyüktür ve bu pencereciklerden geçemezler. Atom da hücreye girmek için büyüktür, hücreye sadece iyonlar girebilir Ca , P hücreye girebilir ama Ca ve Cl bileşim halinde giremez , hücrenin gözenekleri tıkanır. Bizim pencerecikler kapanır. Etraf yiyecek dolu ama hücreler açlık çekerler. İşte sana toksin |cüruf| : Hücre düzeyinde toksinleşme . Klor ve oksijen tek başlarına bulunamazlar, onlar çok agresiftirler ve mutlaka bir şeyle bağlanırlar, bileşik meydana getirirler. Sı/kalsiyum bakımından zengindir, kloru ise mikroplardan arındırmak amacıyla biz katıyoruz . Organizmada toksin madde (cüruf) birikir. KEDİ PENÇESİ ve diğer ürünlerimiz bu kimyasal bağları (bileşimleri) parçalar: kalsiyum , fosfor ve diğer elementler serbestçe hücreye girebilir. Bu KEDİ PENÇESİ' un etkilerinden sadece biridir. Toksinli hücre ne demektir? Biri, ikisi ,üçü toksinleşen organizmada problemler başlar, “kamburlar” artar.
    Kemik hücrelerine kalsiyum ve fosfor gereklidir, bununla beraber kemik dokusu sağlam ve esnek olacak oranda olmalıdır. Bu oran kalsiyum : fosfor = 1:2 dir. Kalsiyum hücreye girer ve eğer yeterli miktarda fosfor yoksa girdiği gibi çıkar. Orada kalması için katalizör D3 vitamini gereklidir. Fakat o şimdiye kadar kimyasal olarak sentezlenememiştir, sadece doğada bulunmaktadır.
    Onun formülü çocukları raşitizme karşı korumak için verdikleri D2 vitamininden farklıdır. Bu D2 vitamini işe yaramaz , çünkü hücreye sadece doğal olanlar girebilmektedir. 1:2 kalsiyum:fosfor oranını organizmaya sağlamak günümüzde çok zordur.
    Günlük kalsiyum gereksinimi ne kadardır? Sadece kemik hücrelerinin normal varlığını devam ettirebilmesi için;7litre süt içmek gerekir. Günlük fosfor ihtiyacını karşılamak için 5 kg. deniz balığı (en çok fosfor ondadır) yemek gerekir. D3 vitamini: bu sadece balıkyağıdır. Düşünebiliyor musunuz? günlük ihtiyacı karşılamak için nasıl bir diyet gerekiyor? Böyle bir diyet uygulamamak için, harika teknolojilerle bu muazzam hacmi birkaç miligramlık kapsüllere sığdıran harika ürünler ürettiler (hem de hepsi doğal).
    1913 yılında günlük demir ihtiyacını karşılamak için günde bir elma yemenin yeterli olduğu saptanmıştır. Bu bir gerçek, Fakat toprak çok fakirleşti verimi düştü. 1993 yılında günlük demir ihtiyacını karşılamak için günde 26 adet elma yemek gerektiği tespit edildi. Bunun için nasıl bir mide gerekir, düşünün?
    Fil gibi bir mideye sahip olmadan da 26 elmanın içerdiği demiri almak için çok basit bir şey yaptılar 26 elma aldılar, sıvı azotta -196 C° derecede aniden dondurdular. 1mg demir kaldı ve böylece doğal üründen insanın günlük ihtiyacı olan vitamin ve mikro elementleri, bir kapsüle koydular.
    Ani dondurma işlemi -196 C° derece değil de -195 C° derece olsaydı bile bu güçlü efekt elde edilemezdi. -196 C° derecede dondurulan ürün suyla beraber alındığında birden bire canlı bitki efekti elde edilmesini mümkün kılar. Örneğin, hayvanları döllemek için sperm bankaları spermleri -196 C° derecede saklarlar. Bu spermleri ineğe verir vermez canlı hücre etkisi elde edilir ve dölleme gerçekleşir. Benzer süreç biz kapsülü suyla beraber içtiğimizde organizmada da meydana gelir.
    BİTKİSEL TAKVİYELER içeriğini ele alalım. Doğada böyle bir oran mevcut değildir. Ca:P=1:2 + vitamin D3 oranı sadece Bitkisel Takviye ürünleri ta mevcuttur.
    İnsan için faydalı bütün bu ürünler doğal sebzelerden, meyvelerden deniz ürünlerinden vs. yapay olarak yaratılmış dengedir.
    Bir kapsüle, her birinden birkaç kilo olmak üzere, masrafını karşılayamayacağımız kadar çeşit sebze ve meyve ( 80 çeşit kadar) sığdırabiliriz. Bunun için ne kadar para gerekirdi?
    KEDİ PENÇESİ inanılmaz 4 etkiye sahiptir:
    1 -Bağışıklık modülatörü
    Bağışıklık: Bu, bizim koruyucu kalkanımızdır.
    Sık sık hastalanan ve kronik hastalıkları olan insanlarda bağışıklık (direnç) düşüktür. Kedi pençesi, bağışıklığı normal hale getirir.
    Yüksek direnç (bağışıklık) tüm alerji tiplerinin nedenidir. Kedi pençesi, bağışıklığı normal hale getirir.
    Bozuk bağışıklık: Bu, dirençten sorumlu hücrelerin kendi öz hücrelerini tanımaması, onları düşman gibi algılaması ve onları yok etmeye başlamasıdır. Bozuk bağışıklığa örnek: deri veremi, dirseklerde , dizlerde açık bordo renginde lekelerdir; yüksek dozlarda hormon vererek tedavi uygulanmaktadır fakat, hastalığı iyileştirmez . Karaciğer, kan otoimmun hastalıkları, rheumatoid polyarthritus, kalp damar hastalıkları bozuk bağışıklığa örnektir.
    2-Hücre düzeyinde toksin ve tuzları temizler; su-tuz metabolizmasını normalleştirir.
    İdrarla beraber çıkan tuzlar, idrarı her renge boyayabilir. Hastaya idrarın rengini izlemesi söylenir. 3-5 gün süreyle idrarda olası tortuları gözlemek mümkündür. İdrar organizmadan çıkarken 37 C derece sıcaklıktadır ve tuzlar erimiş halde bulunur. İdrar soğuduğunda yeniden bağ oluştururlar ve onları görmek mümkündür.
    3-sindirim sistemine mükemmel şekilde etki eder.
    Sindirim sisteminin uzunluğu 25 m.dir, hücrelerden yapılmıştır ve hücreler de küçük tüycüklerle kaplıdır. Sindirilen yiyecekler, tüycükler tarafından emilir ve kana geçer, sindirilmeyenler kalın bağırsağa geçer. Eğer tüycükler birbirine yapışırsa emilme olmaz ve kana hiçbir şey geçmez, yiyecek kalın bağırsağa geçer. Niçin böyle olmaktadır ? Çünkü biz doğanın bizim için öngörmediği yiyecekleri yiyoruz. Örneğin : Beyaz ekmek. Buğday öyle işlemlerden geçirilmiştir ki hiç bir besi değeri kalmamıştır, Sadece bir tutkal gibi bağırsaktaki tüycükleri birbirine yapıştırır. Ekmek, mide salgılarının etkisiyle bir macuna dönüşür, sindirilmeyen yiyecek kalıntıları burada birikir, dışkıdan taşlar oluşur ve insanların karınları muazzam şekilde büyür.
    Doğa bize beyaz ekmeği öngörmemiştir. Beyaz un zenginler için, bayramlarda pasta vs yapmak içindir. Eskiden kepekli ekmek yenirdi, günümüzde ise en faydalı kepeği hayvanlara veriyoruz. Kepekteki bu faydalı şey ne? Buğday işlenirken önce kabukları soyulur, sonra öğütülür; yüksek kalitede beyaz un elde etmek için ise klorlanır. Kepekte tüm B grubu vitaminleri vardır (B1'den B12'ye kadar).Güvercinleri kabuklarından iyice arındırılmış pirinçle beslerseniz, birkaç gün sonra uçamadıklarını, başlarını bile tutamadıklarını görürsünüz ( 9.sınıf anatomi ders kitabından örnek). Çocuklar derslerini bir türlü öğrenemezler; dersler zor olduğu için değil, onları doğru deyemediğimiz için. Buğday veya pirinç kabuklarında ( kepek ) B1'den B12'ye kadar tüm B vitaminleri bulunmaktadır. Sinir hücrelerimizin B vitaminlerinin tümüne gereksinimi vardır. İnsan tüm B1,B6,B12 vitaminlerini sentezleyemez. Nörolojik hastalar için elimizden bir şey gelmiyor, ama iyileştirilmiş beslenme uygulamaya başladığımızda sonucu hastaların yüzünde görüyoruz. Çocuk katkı ürünlerinde de tüm doğal B vitaminleri bulunmaktadır. Kepek bize niçin gereklidir? B grubu vitaminlerden başka kepekte selüloz ve bağırsaklarımızdan tüycükleri birbirine yapıştıran tutkalları zımpara sürülmüşçesine temizleyen kaba lifler bulunur. 20 yıl boyunca sindirim sistemi kanserli hastaları inceleyen akademisyen BLOHİN bu gerçeği saptamıştır. Kepek, çiğ sebze vs. içermeyen yiyeceklerle beslenen insanların %50 sinin onkolojik hastalıklara maruz kaldıkları anlaşılmıştır. Onun için organizmada beyaz ekmek katmanlarının olmasını istemiyorsak, kepekli ekmek yememiz gerekir.
    KEDİ PENÇESİ kalın bağırsakları zımpara kağıdı sürülmüşçesine temizler. Eski hücreler temizlendikten sonra her 3-5 günde yeni hücreler oluşur (eskiler temizleninceye kadar yeni hücre oluşmaz ) Kedi pençesi işte bu eski hücrelerin temizlenmesini de sağlar. Eski hücreler yiyeceklerin %75'ini ememez, bütün bunlar tuvalete atılır. Bu yüzden Kedi pençesi yiyeceklerimizde ekonomi yapmamıza yardım eder. Kedi pençesi ile doldurulmuş 25 m. sindirim sistemi daha az yememize ve daha çabuk doymamıza yardım eder.
    4-Karaciğer hücrelerini yeniler ve gençleştirir
    Karaciğer: Filtre görevi yapan ana organdır. Karaciğer hücreleri vücudumuzu hem enfeksiyonlardan hem yediğimiz kalitesiz yiyeceklerden hatta boyalı maddelerden de kurtarır. Bunu kolayca kontrol edebiliriz. Kırmızı pancar yiyiniz ve idrarınızın rengine bakın. Eğer karaciğeriniz kirli ise tıkalı ise idrarınızın rengi kırmızı olacaktır; %100 karaciğer hücreleriniz kirlenmiş demektir. KEDİ PENÇESİ karaciğer hücrelerini toksinlerden temizler, karaciğerin fonksiyonunu yeniden kazanmasını sağlar. Müşterilerinize KEDİ PENÇESİ almadan ve aldıktan sonra kırmızı pancar testini yapmasını söyleyiniz
    KEDİ PENÇESİ'UN anti kanser etkisi
    Kedi pençesi'nin anti kanser etkisi, epeydir reklamı yapılan ürünlere göre; köpekbalığı kıkırdağından elde edilmiş ürünlere göre daha fazladır. Sadece 4 cins köpekbalığının kıkırdak dokusu anti kanser etkiye sahiptir.
    Kedi pençesi: Senede 4 kez meyve veren kedi tırnağı sarmaşığıdır. Kedi pençesi otu anti kanser etkisi köpekbalığı kıkırdağına göre 50 kat daha fazladır.
    Onkolojik koruma nedir?
    İşin aslı biz artık değişikliğe uğramış hücrelerle doğmaktayız.
    Uluslararası normlara göre lökosit 6-8 bin olmalıdır; 1992 yılında bizde 4-6 bin idi, şimdi 3-5 bin kadar. Uluslararası normlara göre Hemoglobin sayısı 130-150 birim olmalıdır; bizim normlar 110-130 birim. Eğer annenin hemoglobin sayısı 110 birim ise, o zaman çocuk %100, 98-100 birim hemoglobine sahip olacak demektir. Normlar dünyadaki tüm insanlar için birdir.
    Biz artık değişikliğe uğramış hücrelerle doğmaktayız ve bağışıklıktan sorumlu hücreler, koruyucu lenfosit, monoksit hücreleri yeterli miktarlarda değilse kansere yol açan hücre değişimine zar zor engel olabilirler. Fakat strese maruz kalındığında , dışardan enfeksiyon kapıldığında ; koruyucularımız lenfositler, monoksitler stafilekoklardan, parazitlerden kurtarmak için yardımımıza koşar ve böylece kanser ortaya çıkar.
    Biz 30 yaşına kadar, özellikle hücre düzeyinde kanser hücreleri taşıyabiliriz. Fakat bunun ne zaman patlak vereceğini bilemeyiz. Örneğin sinirsel stres altında kadınlardaki meme hastalıklarının %50 si kansere dönüşmektedir.
    KEDİ PENÇESİ'ni kanser olunca değil, kanser olmadan kullanmak gerekir

  • #2
    KEDİ PENÇESİ OTUNUN FAYDALARI VE YAPISAL ÖZELLİKLERİ
    KEDİ PENÇESİ OTU
    (Uncaria tomentosa)
    Kedi Pençesi otu; Kökboyasıgiller familyasındandır. Yanındaki ağaçlara sarılarak 50 metre kadar uzayabilen , tırmanıcı, odunsu görünüşlü bir bitkidir. Kedi pençesi denmesinin nedeni dallarda kedi pençesini andırır karşılıklı ikişerli dikenin bulunmasıdır.
    Nemli Amazon ormanlarında en çok Peru’da küçük bir bölgede ve komşu ülkelerde bulunur.Gövdenin ve köklerinin iç kısımları kullanılır. 2000 yıldan bu yana Peru’daki kimi kabileler bu bitkiye büyülü kutsal bir varlık olarak bakmışlar;onun gövdeleriyle ruhlarını etkilediğini düşünmüşlerdir.
    Etno-botanikçiler bunun anlamını bitkinin tıbbi etkisinin gücüne bağlanmışlardır. Yerliler bitkiye sindirim sindirim kolaylaştırıcı bağışıklık sistemini güçlendirici , iltihap giderici, kansere karşı ilaç olarak kullanılmışlardır.
    Kedi Pençesi otunun faydaları
    Kedi Pençesi otunun küçük pembe-beyaz çiçekleriyle çekici bir görüntüsü vardır fakat köklerinin kokusu pek hoş değildir. Bu koku kedilerin çok hoşuna gider, bitkinin toprağını kazıp kökünü çıkarmaya çalışırlar.Bu yüzden bitkiye Kedi Pençesi otu denmiştir.
    Ortaçağ boyunca Kedi Pençesi otu her derde dava bir bitki olarak kullanıldı. Şifacılar tarafından pek çok hastalığa özellikle sinir rahatsızlıklarına karşı kullanıldı.


    Kedi Pençesi otu Avrupa,Kuzey Amerika ve Kuzey Asya ‘da yetişir.150 değişik türü vardır.Kökleri kullanılır. Kedi Pençesi otu başka hiç bir bitkide bulunmayan volatile yağlardan valepotrit, valeranic acid, valeranone, valereal maddelerini içerir. Pineol, borneol, sineol, karofilen, azulen gibi başka bitkilerde de bulunan yağ asitlerini de ihtiva eder.
    Bu yağlar vücutta iltihap kurutucu,anti-spazmodik ve rahatlatıcı etkiye sahiptir.Ayrıca kökler ağrıyı hafifleten ve vücudu rahatlatan alkoloidler içerir. İçerdiği diğer aktif maddeler rutin,beta-sitosterol,salisilik asit ve kolindir.
    Bilim adamları bitkiyle 1974 te ilğilenmeye başlamışlar;1989 da bitkinin kabuğunda 6 adet alkaloit olduğunu saptamışlardır.1990’lardan sonra bitki birden popülarite kazanmış; AIDS’le mücadele sırasında diğer tıbbi tedavilerle birlikte bu bitki de kullanılmıştır.
    Kedi Pençesi otu nasıl kullanılır
    Eklem ve romatizma ağrılarını hafifletir, gebeliği önler, bağışıklık sistemini güçlendirir
    Kedi Pençesi otu çeşitli hastalıkların tedavisinde kullanılabilir. Sinir sistemi rahatsızlıkları ve tüm vucudun rahatlatılması için en iyi sinir yatıştırıcı bitkilerden biridir. Ayrıca ağrı kesici, mide yatıştırıcı, gaz giderici, teskin edici, hipnotik ve tansiyon düşürücü ve anti bakteriyal etkilere sahiptir.

    Kedi Pençesi otu en çok sinirlilik, depresyon, korku, endişe, sinir harabiyeti, histeri, kuruntu, vehim, sinirsel tansiyon ve uykusuzluk hallerinde etkilidir. Sadece uyuma güçlüğünü tedavi etmekle kalmaz, uyku kalitesini de artırır. Kedi Pençesi otu kullanan hastalar sabah gayet dinç ve dinlenmiş olarak uyanırlar, uyku hapları gibi sersemlik yapmaz.
    Bir ağrı kesici olarak tansiyon kaynaklı baş ağrılarında, migrende, eklem iltihabında, kas ağrılarında faydalıdır. Hissizlik, karıncalanma, ağrı ve kas zayıflığı gibi durumlar Kedi Pençesi otu kullanımıyla etkili biçimde kontrol edilebilir. Yetişkinlerde dikkat eksikliği tedavisinde kullanılır. Bitki çocuklardaki çeşitli sinir rahatsızlıklarının tedavisinde de kullanılmaktadır.

    Yorum yap


    • #3
      Kedi Pençesi Otunun Özellikleri ve Faydaları

      1.535 kez görüntülendi ve hiç yorum yapılmadı.


      Kedi pençesi özellikle Amazon yağmur ormanlarında, Orta ve Güney Amerika’nın birçok ülkesinde yetişir.Yabani bir bitki olan kedi pençesi, odunsu asma bitkisidir. Birçok hastalığı önleme amaçlı olarak kullanılır.
      Viral bulaşıcı hastalıklar, özellikle herpes ve HIV tedavisinde kullanılmaktadır.Enfeksiyon, Alzheimer, kanser ve artrit gibi ciddi sorunlarda etkilidir. Geleneksel tıpta yeri büyüktür. Bağışıklık sistemini destekleyen bir bitkidir, böbrek sağlığını teşvik eder, gebeliği önler yani korunmada da etkilidir.İç kabuğundaki sıvı özü kapsül ve çaylarda kullanılır. Cilde de uygulanabilen bir bitkidir. Çalışmalara göre, osteoartrit ve romatoid artrite de iyi gelmektedir.İnflamasyonu azaltmaya yardımcıdır.
      Alzheimer hastalığı tedavisinde de etkili olduğu bilinmektedir. Nadir yan etkileri, baş ağrısı, baş dönmesi ve kusma olabilir.Hamile kalmak isteyen kadınlar kullanmamalı çünkü gebeliği önlüyor. Tansiyon hastaları bu bitkiyi kullanmadan doktora danışmalıdır. Tamamlayıcı alternatif bir tedavi biçimidir.
      Birçok bilimsel makale ve tıp içerikli yazılarda da kedi pençesinden bahsedilmektedir.


      Yorum yap


      • #4
        KEDİ PENÇESİ
        Bitki Adı: Kedi Pençesi – Cat’s Claw
        Bitkinin Latince Adı:Uncaria tomentosa
        Kullanıldığı Bazı yerler
        Bu Bitki Hakkında Çıkan Çeşitli Yazı ve Alıntılar:
        Uncaria Tomentosa olarak ta bilinen Kedi Pençesi tüm dünyada değişik hastalıklar üzerindeki şaşırtıcı iyileştirici etkisiyle pek çok araştırmanın konusu oldu. Antioksidan etki sağlayan pek çok yararlı maddeler içerdiği, kanseri önlemeye yardımcı olduğu da bilinmektedir.
        Laboratuar çalışmalarında kan basıncını düşürerek kalp krizi riskini azaltabildiği, Cat's Claw'ın içerdiği alkoloidlerin (OYINDOLE) bağışıklık sistemini düzenlenmesine yardımcı olduğu bilinmektedir.
        %100 DOĞAL VE ORJİNAL CAT’S CLAW EXTRACT (KEDİ PENÇESİ EKSTRESİ) Kedi Pençesi Kemik ve Eklem iltihabında geleneksel şifa ürünü olarak asırlardır kullanılmıştır.
        Klinik araştırmalar ve hazırlanan tezler Kedi Pençesi içinde bulunan bileşen maddeler sayesinde vücuda en yüksek korumayı sağladığını, bağışıklık sistemini güçlendirdiğini ve düzene soktuğunu rapor etmiştir.
        Aktif romatizmal şikayetleri bulunan hastalarda Kedi Pençesinin romatizma rahatsızlıklarından kaynaklanan şişkinliklerin giderildiği gözlenmiş ve rapor edilmiştir.
        Fiziksel ve ruhsal bitkinlik çekenlerde enerji verici,
        Sindirim sistemi rahatsızlıklarında rahatlatıcı, Antienflamatuar ve bağışıklık sistemi güçlendiricisi olarak kullanılır.
        Bilhassa aşırı aktif veya stresli yaşayanlarda,gece hayatı olanlarda, ihtiyaç duyduğu enerjiyi normal beslenme ile sağlayamayanlar için enerji kaynağıdır.
        Virüslere karşı güclü bir savunucu,
        Ateş düşürücü,
        Bağışıklık sistemini düzenleyici özellikleri olan bu bitkinin, prostat ve göğüskanseri gibi pek çok kanser türünde,
        Şeker düzensizliklerinde,
        Astımda,
        Dizanteride,
        Ağız iltihapları ve bunlardan kaynaklanan ağız kokusunda,
        Bel soğukluğunda,
        Gastritte ve ülserlerde önemli faydaları tespit edilmistir.
        Yasal uyarı :Açıklamalar bilgilendirme amaçlıdır. Ürünler, doktorların tavsiye ettiği ilaçların yerine kullanılmaz .

        Yorum yap


        • #5
          Schisandra: Ultimate Superberry
          Yes, Schisandra is a berry, but don’t think of it as another superfruit like goji or acai. Think strange, exotic, and only used for medicine. The berry of Schisandra chinensis owes its name Wu Wei Zi (five flavored berry) to the fact that it is sweet, sour, salty, bitter and pungent. Nobody eats this stuff with yogurt. Rather, Schisandra berry is made into various medicinal preparations for longevity and overall vitality. The first time I ever experienced Schisandra, I was in northeast China with some people involved in the medicinal plant trade. We were eating a stew at a restaurant, and I bit into a soft berry in the stew. Instantly my mouth was filled with a flood of somewhat conflicting flavors. You see, in China, it is typical to include medicinal plants of various kinds in foods, to boost the overall health value of those foods. My first experience biting into Schisandra berry was an eye-opener.
          Schisandra is the berry of a climbing vine native to northeast China and parts of Russia. It is cultivated in long rows, and harvest takes place at the end of July and the beginning of August. In the current climate of berry crazes, Schisandra could sound like one more fruit to toss into your morning blender drink, but this unusual berry holds a top spot in Traditional Chinese Medicine for its superior medicinal benefits.

          Last summer I visited the main area of Schisandra berry cultivation, in China’s northeast Liaoning province. In that area, people grow a large amount of this berry to satisfy Chinese and foreign demand. In Liaoning I sampled the berry fresh off the vine at harvest, dried, and in alcoholic preparations. Besides having a memorable if strange taste, Schisandra has made a big impression in the scientific community, as numerous studies demonstrate its potent health benefits. By visiting the center of Schisandra berry cultivation, I was able to meet with growers, scientists and health experts who work with this berry.

          Most Schisandra is dried in the sun and then used in various formulas to improve vitality. But some berries are deep refrigerated, and eventually used to make health juices, primarily for the Korean market. Interestingly enough, where I live in Massachusetts, a Chinese man named mister Chang has planted a large Schisandra orchard, and currently makes a juice that sells in local shops. As long as the plant endures a cold, frosty winter, the plant seems to thrive.

          Schisandra chinensis enjoys millennia of traditional use for prolong life, retarding the aging process, increasing energy, as a fatigue-fighter, and as a sexual tonic. Schisandra also possesses significant protective antioxidant and anti-inflammatory activity. Thus it helps to maintain healthy cells throughout the body. It is considered one of the most highly protective of all medicinal plants, and the berry is included in many traditional herbal formulas for improving energy and mental health.

          Schisandra berry demonstrates significant adaptogenic activity. What does this mean? To qualify as an adaptogen, an herb must be completely safe and non-toxic, it must have broad uses for health, and it must specifically reduce stress, both mental and physical. As an adaptogen, Schisandra is a potent general tonic, decreasing fatigue, enhancing physical performance, and promoting endurance. The berry counters stress by reducing the levels of stress hormones in the blood. Additionally, Schisandra offers great benefits for athletes. In human studies Schisandra berry and its extracts have improved performance among long distance runners, skiers and gymnasts. For this reason Schisandra berry is often found on the training tables of Chinese athletes.

          Schisandra also offers special benefits for the mind. Several human studies show that Schisandra extract improves concentration, coordination and endurance. Schisandra helps to prevent mental fatigue and increases accuracy and quality of work. In various human clinical studies with doctors, students, soldiers and other groups, Schisandra demonstrated superior mind-sharpening powers.

          As if all these benefits were insufficient, Schisandra also offers first-rate liver-protective benefits. Schisandra helps in the treatment of hepatitis, as noted in over 500 cases. In fact, an antihepatitis drug was developed from Schizadrin C.

          Schisandra has been used in Traditional Chinese Medicine for over 2,000 years. Despite this long history, Schisandra is still relatively unknown in the U.S. market. But due to its age-old use for enhancing vitality and its strong science base, Schisandra and its preparations should get a good market boost in the years ahead. Once people experience the mental and physical benefits of this super berry, they will want it as part of their health regimen.
          You can find Schisandra in a couple of forms. In Chinese groceries and medicine shops, you can find dried Schisandra berries. Just a few dried berries daily will impart the benefits described there. Or, you can also find Schisandra supplements. Look for ones that are standardized to the schizandrins, which are active compounds.
          Like so many botanicals, Schisandra can make a difference in your health that you feel. And the feeling is good indeed.

          Yorum yap


          • #6
            UNCARIA TOMENTOSA
            KATZENKRALLE !!!
            DIE KREBS, ARTHRITIS UND RHEUMA THERAPIE
            Uncaria tomentosa (Willd.) DC.
            Eine traditionelle Pflanze Südamerikas
            Wir liefern die Rinde der Wurzeln, die die wirksamen Inhaltsstoffe beinhalten.
            UNCARIA TOMENTOSA wirkt gut gegen Rheuma, Prostatabeschwerden, Rheumatoide Arthritis, Krebs und unter anderem auch gegen Psoriasis.
            Uncaria (Cat's Claw)

            Heilmittel aus dem Urwald!
            Kaum eine medizinisch nutzbare Pflanze hat in den letzten Jahren eine derart steigende Nachfrage erlebt, wie Cat's Claw (Uncaria tomentosa). Wurzel und Rinde dieser Liane wurden schon immer als wichtige Heilpflanzen von den Ur- einwohnern des Regenwaldes benutzt. Die in der Liane enthaltenen Wirkstoffe tragen unmittelbar zur Stärkung des Immunsystems bei und helfen beim Aufbau neuer, gesunder Zellen. Cat's Claw wird als vorbeugendes Mittel gegen Allergien, Asthma, Krebs, Magengeschwüren und Beschwerden des Verdauungstraktes eingenommen. Da es sich um ein 100% natürliches Produkt handelt, gibt es keine unerwünschten Nebenwirkungen. In den USA hat Cat's Claw in der Naturheilkunde mittlerweile einen sehr hohen Stellenwert und ist nicht mehr wegzudenken. Wissenschaftliche Untersuchungen in den USA bestätigen, dass Cat's Claw eine anti-virale, antileukämische, entzündungshemmende, immun-steigernde, krebshemmende und antioxidative Wirkung hat.

            (Quelle: Keplinger, UM. "Einfluss von Krallendornextrakt auf Retrovirale Infektionen", Zürcher AIDS - Kongress Zürich 1992; weitere Quellennachweise auf Anfrage)


            In Lima, Peru, hat der Chirurg und Onkologe Felipe Mirez M. in den Jahren 1984 bis 1989 an über 2000 Patienten, mit verschiedenartigem und zum Teil fortgeschrittenem Krebs, Tests durchgeführt. Mit Uncaria tomentosa stellte man bei den meisten Patienten eine Reduktion der Tumorgrösse und dessen Metastasen fest.


            Auch die Schmerzen wurden gelindert. Eine Erhöhung der Granulozyten, Phagozyten und Makrophagen trat ein, wodurch der enzymatische Abbau und die Aufnahme der Mikro-Fremdkörper, die Bakterien, Parasiten, Zellwucherungen und deren Trümmer unschädlich gemacht wurden. Uncaria tomentosa kann folglich sehr gut zusätzlich zur Krebstherapie verabreicht werden um die Heilung zu beschleunigen. Besonders erwähnt werden in der Studie Prostata-, Brust-, Magen-, Knochen-, Lungen- und Eierstockkrebs, Lymphome, Leukämie und Rhabdomyosarkome (eine Art Muskelkrebs).


            Man stellte bei der oralen und rektalen Einnahme
            keine Nebenwirkungen
            fest. Es wurden Personen mit verschiedenen Krebsarten, Asthma, Bronchitis, Polyarthrose, rheumatischer Arthritis und Aids mit Uncaria tomentosa behandelt, meist mit einer überraschenden Besserung. Auch die Infektionen besserten sich schnell. Nebenwirkungen der Chemotherapie wurden gemildert und Schmerzen reduziert. Uncaria tomentosa enthält unter anderem verschiedene Alkaloide, Glukoside, Triterpene, Flavonoide und Tannin, die antiviral, antibakteriell, anticancerös, antirheumatisch und schmerzlindernd wirken. Die Gesamtheit der aktiven Wirkstoffe ist gerade bei dieser Pflanze sehr wichtig. Man kennt noch lange nicht das gesamte Anwendungsgebiet dieser in Peru bekannten Pflanze, die bei den Einheimischen unter dem Namen Uña de Gato bekannt ist.

            Anwendungsgebiete Immunsystem, grippale Infekte, Zellalterung, Magen- und Darmgeschwüre, Krebsnachbehandlung.


            Uncaria tomentosa im nativen Regenwald
            Uncaria tomentosa (Willd.) DC. ist einer der beiden in Südamerika vorkommenden Vertreter des Genus Uncaria und gehört zur Familie der Rötegewächse. Ihr Vorkommen erstreckt sich im tropischen Amazonaswald vom nördlichen Bolivien über Peru, Brasilien Ecuador, Kolumbien, Venezuela bis Honduras und Belize.

            In ihrem natürlichen Wachstum erreichen die Stämme dieses mächtigen Klimmstrauchs oft eine Länge von bis zu hundert Meter mit einem Durchmesser von über 20 cm. Die Pflanze wächst bis ins Blätterdach ihrer Trägerbäume empor, wo sie sich ausbreitet. Die Wurzeln wachsen horizontal an der Grenzschicht zwischen lockerem organischen Material und festem Lehm in einer Tiefe von wenigen Zentimetern unter der Oberfläche. Im Sonnenlicht bildet die Pflanze peitschenartige Triebe, an denen paarweise, im Abstand von 10 – 15 cm, die ovalen Blätter sitzen. In den Blattachseln befinden sich leicht sichelförmig gekrümmte Dornen. Während der Blütezeit bildet Uncaria tomentosa an Stelle der Dornen rispenförmig angeordnete, etwa 2 cm große Blütenköpfchen mit gelben Blüten.


            Aufgrund der charakteristischen Form der Dornen, die der Form einer Katzenkralle gleicht, wird die Pflanze im spanischen Volksmund als “Uña de Gato” bezeichnet (deutsch: “Kralle des Katers”, englisch: “Cat’s Claw”). Im deutschsprachigen Raum trägt sie daher den übersetzten Namen „Katzenkralle“. Die Bezeichnung “Uña de Gato” und seine Übersetzungen „Cat’s Claw“ oder auch „Katzenkralle“ sind jedoch nicht spezifisch: mindestens 18 Pflanzen der selben Region in Südamerika tragen diesen Volksnamen, so auch der zweite Vertreter des Genus Uncaria in Südamerika, Uncaria guianensis (Aubl.) Gmel. Diese beiden Uncarien werden daher häufig miteinander verwechselt, fälschlicherweise oft auch gleichgesetzt. Zwar ist der spanische Volksname beider Pflanzen gleich und auch in ihrem Erscheinungsbild unterscheiden sie sich nur wenig, tatsächlich sind die beiden Pflanzen aber als nicht nahe verwandt anzusehen. Sie unterscheiden sich nicht nur in ihrem Habitus, sondern auch in ihrem Chromosomenmuster und in ihren Inhaltsstoffen.


            Die Katzenkralle hat eine reinigende Eigenschaft. Ihre stärkende Wirkung auf das Immunsystem wirkt sich sogar positiv bei AIDS oder auch Krebs aus. Der Tee wird so zubereitet: Für einen Liter Tee braucht man 5 g Katzenkralle.
            Man kocht das Wasser 15 - 20 Minuten lang mit der Katzenkralle, lässt weitere 20 Minuten ziehen und filtert dann ab.

            Yorum yap

            Hazırlanıyor...
            X