Akgünlük, Boswelia Serrata
Botanik: Akgünlük reçinesi binlerce yıldır dünyanın birçok ülkesin de kiliselerde ve tedavide kullanılmıştır. Akgünlük 4-6 metre büyüklüğünde bir küçük ağaç veya çalı görünümünde ve genellikle çölde yetiştiğinden çok küçük ve az yapraklı bir reçine ağacıdır. Akgünlük ağacının kabuğu derince çizilir ve buradan alana reçine toplanır.
Boswelia’nın üç türü var ve bunlar; Arabistan’ın güneyinde yetişen boswellia sacra, Somali’de yetişen boswellia carteri ve doğu Hindistan’da yetişen boswellia serrata diye anlılan üç türü vardır. Bu üç çeşit Akgünlük Uman Akgünlük, Somali Akgünlük ve Hint Akgünlük diye de anlır. Bu üç tür Akgünlükten en çok Hint Akgülüğü ile tıbbi maksatla kullanılır.
Tarihçe: Eski Mısır yazıtlarına göre Akgünlük tedavi edici Şifalı bitki olarak binlerce yıldır kullanılmıştır ve günümüze kadar Mısırlılar günlük çiğneyerek nefes kokusunu önlerler. Arap hekimler binlerce yıl cilt hastalıkları, kusma ve üşütmeye karşı kullanmışlardır. Eski Romalılarda aynı şekilde Akgünlükten kremler yaparak yaralar ve cilt hastalıklarına karşı kullanmışlardır. Çok farklı Ülkelerde; kanamayı önleyici, üşütme, bronşit, mide-bağırsak rahatsızlıkları, enfeksiyonlar, yaralanmalar, tümör, gut hastalığı, romatizma, eklem ağrı ve şimesi gibi rahatsızlıklarda kullanılmıştır.
Birleşiminde: Oleo sakız reçineler % 30-60 reçine, organik çözücüler içinde çözünür olan % 5-10 uçucu yağlar içeren ve geri kalanı polisakaritler oluşur. Reçineli kısmı Boswellia serrata'da monoterpeneler, diterpenler, triterpenler, tetrasiklik triterpenik asitler ve dört ana pentasiklik triterpenik asitler, örneğin β-boswellic asit, asetil-β-boswellic asit, sahip 11-keto-β-boswellic asit ve asetil-11-keto- proenflamatuar enzimlerin inhibesinden sorumlu asit, β-boswellic. Bu dört boswellic asitler dışında, asetil-11-keto-β-boswellic asit, 5-lipoksijenaz, enflamasyon sorumlu bir enzim olan en güçlü bir inhibitörüdür.
Β-Boswellic Acid (I)
Acetyl-β-Boswellic Acid (II)
11-keto-β-Boswellic Acid (III)
Acetyl-11-keto-β-Boswellic Acid (IV)
Araştırmlar:
ilk olarak Hintli doktor SALLAKİ tarafından Akgünlük ekstraktı standarize edilmiş ve modern tıpta kullanılmaya başlanmıştır. Dr. Rainer Etzel ilk olarak boswelia ekstraktını romatizmaya karşı kullanmış ve etkisini ispatlamıştır. Sallaki’nin standarize ettiği boswelik asit 5-lipoksijenaz (5-lipoxygenase) enzimini frenlediği anlaşılmıştır. 5-Lipoksijenaz enzimi araşidonik asidi lökotrine dönüştüren enzimdir. Lökotrin iltihpları tetikler, şayet lipoksijenaz enzimi frenlenirse araşidonik aist lökotine değil prostaglandine dönüşür ve bir problem olmaz. Prostaglandin hormonların temel taşıdır, herhangi bir rahatsızlığa sebep olmaz. Oysaki lökotrini bağışıklık sistemi tanımadığı için mikrop gibi algılar ve ona karşı sürekli bir savaş hali başlatır ve bu da mikrobik olmayan iltihabik hastalıkların sürekli devam emesi demektir. Günümüzde birçok hastalığın sebebinin lökotrin salgılanmasının artması nedeniyle: iltihaplı romatizma, ülseratif kolit, morbus kron (chron) ve tümörlerin oluşmasında rol oynar. Beyin tümörünü tetikleyen Topoizomeraz I ve Topoizimeraz II enzimlerini boswellik asidin frenlediği ve böylece beyin tümörünü yavaş yavaş küçülterek yok ettiği belgelenmiştir. Akgünlük bunun haricinde MS (Multiple Skleroz), sedef hastalığı, alerjik rahatsızlıklar ve Alzheimer karşı etkili olduğu anlaşılmıştır, fakat büyük çaplı klinik araştırmalar henüz yeterli değildir.
Jena Friedrich-Schiller-Universitesinden farmakolog ve kimyager Oliver Werz çalışmaları sonunda ’’ Akgünlük reçinesinden elde edilen boswelik asid preparatları ile astım, romatoid artrit ve besin alerjisi tedavi edilebilir.’’ demiştir.
Saarbrücken Üniversitesi ve işverenlerin birlikte yürüttükleri bir klinik araştırmada boswelik aisdin 5-lipoksijenaz enzimini frenlediği ve böylece iltihaplanmaya sebep olan
lökotrin seviyesini azaldığı ve bu nedenle enflamasyonların (iltihapların), ateş ve ağrıların azaldığı tesbit edilmiştir.
Beyin tümörü olan hastalarda görülen beyinde aşırı ödemin boswelik asit ile azaldığı tesbit edilmiştir. Beyinde oluşan ödem hastanın beynin hangi noktasında yoğunluk kazanırsa o bölgedeki foksiyonlarında arıza olur. Bu yoğun ödem sebebi ile kişi de hareketlerinde sınırlama, felç, duyma veya görme zafiyetleri gibi rahatsızlıklar görülebilir. Alman Eczacılar Birliği Dergisinde (In der Deutschen Apotheker Zeitung, Jahrgang 137 Nr. 26 von 1997.
yayınlanan bir araştırmaya göre beyin tümör olan 29 hasta üzerinde boswelik asit ile klinik bir çalışma yapılmış ve bu çalışma sonucunda beyin ödeminin azaldığı tesbit edilmiştir.Institute of Pharmacology at the University of Frankfurt araştırmacıları tarafından gerçekleştirilen boswellic asit üzerindeki bir çalışma, boswellianın steroidal ilaçlara bir alternatif olacabileceğini göstermiştir.
Almanya, University Tubingen’de yapılan ek bir çalışmada, boswellic asitin lökotrienleri inhibe ettiği görüldü. Lökotrienlerin, kronik enflamatuar hastalık çeşitlerinin devam etmesine yardımcı olduğuna inanılmaktadır.
Klinik bir araştırmada, 260’dan fazla romanoid artrit hastasına boswellik asit verildi. Plaseboya oranla şişme ve ağrıda belirgin azalmalar görüldü, sabah tutukluluğu azalmıştı, hastalar tedavi süresince NSAID almayı bıraktıklarını rapor ettiler, ve hastaların genel sağlık durumları gelişme göstermişti. Araştırmaya katılan hastaların %50-60’ında, boswellic asitin romanoid artrit semptomlarını azaltmakta etkili olduğu tespit edildi.
Dizinde osteoporoz olan 30 hastanın katıldığı bir çift kör çalışmada, araştırmacılar, bosweliayı plasebo ile karşılaştırdılar. 13 katılımcı 8 hafta boyunca, ya boswellia ya da plasebo kullandı, sonraki 8 haftada ise tedavi tersine çevrilerek uygulandı. Sonuçlarda, plaseboya oranla, boswellia ile; diz ağrısı, diz oynaklığı ve yürüme mesafesinde oldukça belirgin gelişmeler görüldü.
Romatizma: Bu bitki reçinesi yaralar için iyileştirici etkisinin yanında ağrı kesici ve anti-enflamatuar olarak kullanılmaktadır.Ayrıca balgam söktürücü etkisi vardır.Klinik olarak yapılan çalışmalarda Boswellia bitkisinin artrit,romatoid,kolit,ülser astım ve beyin tümörü ile kanserli hastalarda olumlu tedavi edici özellikler gösterdiği görülmüştür.Yaşları 5 ile 75 yaş arasında değişen 175 romatizmalı artrit hasta üzerinde yapılan klinik deneylerde hastaların yüzde 97’sinde ileri derecede iyileşme gözlenmiştir.
Astım
Diğer kontrollü insan üzerindeki çalışmalarda, boswellia’nın muhtemelen kan damarlarını daraltan kimyasalların oluşumlarını bloke ederek bronşial astım süresini azalttığı görülmüştür. Boswellia, astım krizlerinin sayılarını azaltabilir. 6 haftalık, çift kör, plasebo kontrollü bir çalışma, günde 3 kez 300 mg dozundaki boswellia tedavisinin, ritmik astım nöbetlerini azalttığını ve nefes alma kapasitesini göreceli olarak yükselttiğini göstermiştir. 1998 yılında yapılan çalışmada 80 astım-bronsit hastası 6 hafta boyunca her gün ya boswellia ya da plasebo kullandılar. Plasebo kullananların sadece %27’sinin astım semptomları gelişme göstermişti. Bu oran boswellia kullananlarda %70’di.
Boswellia Serrata Ekstresi Boswellianın standart dozu, %37.5-65 arası boswellic asit içerir, bu oran kapsül başına 150-200 mg anlamına gelir. Boswellia ile ilgili çalışmaların çoğunda günlük doz 450 mg. (150 mg.lık 3 doz) ve 1200 mg. arasında belirlenmiştir.
Kullanılması: Boswelik asit başta iltihaplı hastalıklardan; iltihaplı romatizma, ülseratif kolit, chron hastalığı ve tümörlere karşı kullanılır.
Halk arasında ise; Hindistan’da MS (Multiple Skleroz), sedef hastalığı, alerjik rahatsızlıklar, Alzheimer, kist, gut hastalığı, ishal, basur, bronşit, astım, faranjit, sarılık, artrit, artroz ve cilt hastalıklarına karşı kullanılır.





























Yorum yap