Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Kimyon Suyu

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • Kimyon Suyu

    KİMYON



    İki-çok yıllık | 0,3-1m | 6-8 Aylar | Ca,Na | Tohumu ve Yağı

    Kimyon, Kümmel, Carum carvi
    Karaman Kimyonu
    Şifalı Kimyon
    Arap Kimyonu
    Frenk Kimyonu

    Familyası: Maydanozgillerden, Doldengewâchse, Apiaceace

    Drugları: Kimyon meyvesi: Carvi fructus
    Kimyon eter yağı: Carvi aetheroleum
    Kimyonun tohumları çay, baharat ve natürel ilaç, eter yağı (sadece yağı olarak geçer) ise Aroma tedavisi ve baharat olarak kullanılır.

    Giriş: Günümüzde Mısır Kimyonu olarak bilinen Carum carvi’nin 25 alt türü mevcuttur ve Türk Kimyonu olarak bilinen Cuminum cyminum’un ise yetiştiği yöreye göre Polatlı, Eskişehir, Sivrihisar ve Konya Kimyonu diye türleri mevcuttur. Arap Kimyonunun M.Ö 3000 yıllarından beri Mısırlılar tarafından kullanıldığı yapılan kazılarda n anlaşılmıştır. Mısırlılar medeniyeti Sümerler’den, yani Türkler’den almıştır. Bütün medeniyetlerin kaynağı Sümerler yani Türkler dayanır. Sümerlerde bu degerleri Orta Asyadaki ANUA Türk Medeniyetinde Ortadoğuya taşımışlardır. Ortadoğu havzasından dünyaya yayıldığı tahmin edilen Kimyonun Frenk Kimyonu diye anılması yanlıştır. Bir Alman bir Türk’e şaka yapmak için veya alay etmek için olsun Kümmel Türk yani Kimyoncu Türk der. Türklerde Almanlara Kartoftel Deutsche yani Patatesçi Alman gibi lakaplarla bazen şaka bazen de alay etmek için konuşulurdu. Bu da Türklerin eskiden beri yemeklerinde mutlaka Kimyon bulundurduğunu ve Almanlarında patatesçi olduğunu gösterir.

    Botanik: Bitki gebelikle 2 yıllık olup, 30-100 cm boyuna ulaşır ve havuç kökü gibi kökü vardır fakat beyaz renktedir. Altta Rozet yaprakları oldukça büyük uzun bir sap üzerinde kanat yapraklardan oluşur ve kanat yapraklar yine kanatlardan meydana gelir. Gövdedeki yapraklar sapsız yani direk oturmuştur. Rozet yaprakları çok hafif geniş iken en üstteki yaprakları ince ve ipliğimsidir. Çiçekleri oldukça küçük, beyaz, nadiren pembe veya kırmızımsı renkte ve yumurta şeklindeki 5 adet taç yaprak-tan meydana gelir. Bir şemsiyecikte 10-20 çiçek bulunur ve 7-15 şem-siyecik bir şemsiye meydana getirir. Bir meyve kapsülünde iki tohum bulunur ve 4-6 mm uzunluğunda üzerinde boydan boya uzanan yay şek-linde çıkıntılar bulunur ve genellikle esmer renkte ve orak şeklindedir.

    Yetiştirilmesi: Türkiye’nin hemen her yöresinde yetiştirmek mümkündür ve zaten yetiştirimektedir.

    Hasat zamanı: Olgunlaşması Haziran’dan Eylül’e kadar sürer zira ana şemsiyeler olgunlaşırken henüz yan şemsiyeler olgunlaşmamıştır. Bu nedenle hasatı belli sürelerle devam eder. Maydanozgiller birbirine çok benzerler ve bu nedenle de yanlışlıkla zehirli bitkilerin toplanarak Kimyon hasatına karıştırılmaması çok önemlidir.

    Birleşimi: Birleşimindeki maddeleri önemine göre şöyle sıralayabiliriz;
    a) eter yağı türevleri %3-7 arasında olup bunu %50-65’ini S-(+)-Carvon ve %30-45 R-(+)-Limonen içerir ve geriye kalan çok az miktar ise; Sabinen, 3-Caren, β-Pinen, Myrcen, α-Phellandren, Dihydrocarvon, Carveol ve dihydrocarveol’dan oluşur.
    b) Sabit yağlar %10-15 arasında olup en önemlileri; Petroselinasit %35-50, Oleik asit %20-30 ve az miktarda Palmitasit ve Steariasit içerir.
    c) Flavonitler ve Flavonitglikozitler %0,05-0,1 arasında olup Quercetin ve Kâmpferol ve bunların glikozitlerinden; Quercetin-3-0-β-0-glikozit (Isoquercitrin) ve Kâmpferol-3-0-β-0-glikozit (Astragalin) içerir.
    d) Fenolasitlerden; Kafleeasit, Ferulaasit, Syrinasit, Vani,llinasit içerir.
    e) Cumarinlerden (Kumarinler); Bergapten ve Nanthotoxin içerir.

    Tesir şekli: Karminatif (gaz söktürücü), krampları (spazm) çözücü, bal-gam söktürücü, annelerin sütünü artırıcı, bakterileri öldürücü, mantarları yok edici, mideyi kuvvetlendirici ve bağırsakları teskin ettiricidir.

    Araştırmalar:
    1) Azerbaycan’da Kimyon yağı ile G.G.İbrahimov ve ekibi 1985’de bir tedavi denemesi yapmışlardır. Bu deney sonucunda Kimyon yağının Nsytatin’de daha etkili bir mantar yok edici öldürücü özelliğe sahip olduğunu tespit etmişlerdir. (Azer. Med. 62.44.1985)
    2) Kimyon tohumunu veya yağının (Eter yağı) gaz söktürürcü özelliğinin ise belgelenmeye ihtiyacı yoktur. Hemen hemen herkes tarafından bu özelliği bilinir.
    3) H.B.Forster, H.Nikas ve S. Lutz’un kobaylar üzerinde yaptıkları araş-tırmalar sonucunda Kimyon tohumu ve yağının krampları çözücü olduğunu belgelemişlerdir. (Planta Med.40(4) 309-319)

    Kullanılması:
    a) Araştırmalara göre bağırsak mantarı, şişkinliğe karşı ve kramp çözücü olarak kullanılır.
    b) Komisyon E’ye göre; Alman Sağlık Bakanlığı’na bağlı olarak çalışan Komisyon E 22a No’lu ve 01.02.1990 tarihli Monografisi’ne (Bildirisine) göre; Kimyon tohumu ve yağı dispepsi (sindirim yetersizliği) rahatsızlıklarından; hafif kramplı mide ve bağırsak rahatsızlıkları, şişkinlik e hazımsızlığa karşı kullanılır.
    c) Aroma tedavisinde Kimyon yağı şişkinlik krampları ve bağırsaklarda kokuşma ve iştahsızlığa karşı kullanılır.
    d) Halk arasında mide zafiyeti, mide krampı, karaciğer ve safra rahat-sızlıkları, bağırsak bozuklukları, sinirsel kalp ve mide rahatsızlıkları, ağız kokusu ve bebeklerde sindirim zorluğu gibi rahatsızlıklara karşı ve annelerin sütünü artırmak için kullanılır. Şayet bebek ve küçük çocuklardaki şişkinlik ve hazımsızlığa karşı sadece rezene tohumundan çay yapılır ve verilir ise bu çay bebeklerin ve çocukların süt dişlerini çürütür ve bu nedenle Kimyon, Papatya çiçeği, Anason ve Kakule tercih edilir.

    Çayı: Kimyon tohumunun çayı yapılmadan hemen önce öğütülmesi veya öğütülmeden çayının yapılması tavsiye edilir. Öğütülmüş olarak satılan kimyonun (tozu) kalite bakımından düşüktür ve hoş olmayan bir kokuya sahiptir. Kimyon tohumu öğütüldükten 24 saat sonra kullanılmaz ise birleşimindeki sabit yağlar bozularak aromasını bozar. Bir kahve kaşığı taze öğütülmüş (günlük öğütmek gerekir) veya hafif ezilmiş Kimyon tohumu demliğe konur ve üzerine 300-500 ml kaynar su ilave edilerek 5-10 dk demlenmesi beklenir ve sonra süzülerek içilir.

    Çay Harmanları;

    Gökçek Bebek Gaz çayı;
    20 g Kimyon tohumu
    20 g Rezene tohumu
    20 g Anason tohumu
    20 g Oğulotu yaprağı
    15 g Isırgan otu
    5 g Kılıç otu

    Gökçek Mide ve Bağırsak çayı(şişkinlik,tıkanma ve sinirsel mide ağrısı)
    30 g Anason tohumu
    30 g Kimyon tohumu
    30 g Rezene tohumu
    10 g Tarçın kabuğu

    Gökçek Stres çay;
    30 g Kediotu kökü
    20 g Oğul otu yaprağı
    20 g Çarkıfelek otu
    20 g Nane yaprağı
    10 g Meyan kökü

    Gökçek Mide-bağırsak çayı;
    25 g Kimyon tohumu
    25 g Rezene tohumu
    25 g Kantaron otu
    25 g Papatya çiçeği
    25 g Kaz otu

    Gökçek Şişkinlik çayı;
    20 g Kimyon tohumu
    20 g Rezene tohumu
    20 g Kakule
    20 g Papatya çiçeği
    20 g Oğul otu yaprağı

    Gökçek Safra çayı;
    20 g Mübarek otu
    20 g Nane yaprağı
    20 g Pelin otu
    20 g Devedikeni tohumu
    20 g Kimyon tohumu

    Gökçek Mide ve Bağırsak çayı (tıkanma, şişkinlik)
    30 g Rezene tohumu
    30 g Kimyon tohumu
    30 g Melek otu kökü
    10 g Tarçın kabuğu

    Gökçek Şişkinlik çayı;
    20 g Melek otu kökü
    20 g Anason tohumu
    20 g Rezene tohumu
    20 g Kimyon tohumu
    20 g Kakule

    Gökçek Mide çayı;
    20 g Nane yaprağı
    20 g Kantaron otu
    20 g Civanperçemi otu
    20 g Kimyon tohumu
    20 g Papatya çiçeği

    Gökçek Karaciğer ve Safra çayı;
    20 g Devedikeni tohumu
    20 g K.hindiba otu
    20 g Zerdeçal kökü
    20 g Kırlangıçotu
    10 g Kimyon tohumu
    10 g Nane yaprağı

    Gökçek Mide asidi yetersizliK çay;
    20 g Papatya çiçeği
    20 g Kantaron otu
    20 g Pelin otu
    20 g Zencefil kökü
    20 g Kimyon tohumu

    Gökçek Mide ve Bağırsak çayı (şişkinlik,tıkanma)
    30 g Anason tohumu
    30 g Rezene tohumu
    15 g Kişniş tohumu
    15 g Kimyon tohumu
    10 g Ebe gömeci çiçeği

    Gökçek Stres çayı;
    20 g Kediotu kökü
    20 g Oğul otu yaprağı
    20 g Çarkıfelek otu
    20 g Kılıç otu
    10 g Kimyon tohumu
    10 g Meyan kökü

    Gökçek Uyku çayı;
    20 g Oğul otu
    20 g Kediotu kökü
    20 g Kılıç otu
    20 g Kimyon tohumu
    10 g Rezene tohumu
    10 g Ihlamur

    Gökçek Bebek ve küçük çocuklara şişkinlik çayı;
    30 g Anason tohumu
    30 g Kimyon tohumu
    20 g Kakule
    10 g Papatya çiçeği
    10 g Rezene tohumu

    Gökçek Mide-Bağırsak çayı(şişkinlik ve hazımsızlığa karşı);
    40 g Kişniş tohumu
    30 g Rezene tohumu
    20 g Kimyon tohumu
    10 g Oğul otu yaprağı

    Gökçek Bebeklerdeki şişkinliğe karşı çay;
    25 g Anason tohumu
    25 g Rezene tohumu 25 g Kimyon tohumu
    15 g Isırgan otu
    10 g Papatya çiçeği

    Bah: Kimyon tohumu ve Eter yağı başka her türlü sulu,etli yemekler ve çorbalara, sebze, patates, peynir, salata, ekmek ve özellikle de lahanalı yemeklere katılır. Lahanalı yemekler şişkinlik yapabilir, işte bu durumda yemeğe bir miktar Kimyon tohumu7 katılır ise şişkinlik giderilebilir.

    Ar: Kimyon tohumu su buharı ile damıtılarak (destilasyon) Eter yağı elde edilir. Bu Eter yağından 2-3 damla yemek ve çorbalara katılır. Eter yağı da başta; antidepresif (depresyonu önleyici), krampları çözücü, şişkinliği giderici, safra artırıcı, iştah açıcı ve hafif cinsel gücü artırıcı özelliklere sahiptir. 2-3 damla bir kesme şekere veya bir parça ekmeğe damlatılarak alınabilir.

    Yan tesirleri: Tarife uyulduğunda bilinen bir yan tesiri yoktur fakat Eterik yağı çok etkili olduğundan 2-3 damla kullanılmalıdır. H.Ş. Peygamber Efendimiz “Sizlere Sinameki, Tereyağı, Bal ve Kimyonu tavsiye ederim, zira bunlar Sâm’dan başka her derde devadır” buyurmuşlardır. Sâm2ın ne olduğu sorulduğunda; ölüm demiştir.

    B)Mısır Kimyonu, Kreuzkümmel, Cuminum cyminum
    Bu Kimyonun asıl vatanı Mısır olup buradan diğer ülkelere yayılmıştır ve günümzde genellikle Türkiye, İran, Fas, Hindistan, Pakistan, Çin, Endo-nezya gibi ülkelerde yetiştirilmektedir. Tohumları 4-6 mm uzunluğunda, 1-1,5 mm eninde açık grimsi sarı renkte ve üzeri hafif tüylüdür. Bir-leşiminde %3-6 oranında Eter yağı bulunur ve en önemlileri %25-40 Cuminaldehid, 8-Terpinen 15-20, β-Pinen 10-20 ve diğerinden oluşur. Görüldüğü gibi bileşimindeki Eter yağı çok farklı bir yapıya sahiptir. Su buharı destilasyonu ile damıtılarak elde edilen Eter yağıda aynı Şifalı Kimyon yağı gibi kullanılır. Tohumları da aynı Kimyon tohumu gibi kul-lanılırsa da daha az oranda alınması tavsiye edilmektedir.
    Bitkisel ürünler |Bitkisel İlaçlar |Alternatif Tıp | Doğal Tedavi | Gökçek Şifa | Hastalıklarla İlgili Bilgiler
    Youtube Kanalımızı Takip Edin | Facebok Sayfamızı Takip Edin

  • #2

    Kimyon (Cuminum cyminum L.) ekstresinin cilt beyazlatma mekanizması

    Ya Wang1, Guo Ying Du1, Tao Guo2, Hong Mei Zou3, Dan Jia3
    Bağlantılar genişletmek
    • PMID: 34248006
    Soyut


    Cilt beyazlatma etkisi, melanogenez inhibe edici aktivite ve serbest radikal temizleme kapasitesi ile yakından bağlantılıdır. Bu çalışmanın amacı kimyon (Cuminum cyminum L.) ekstraktının cilt beyazlatıcı etkisini değerlendirmektir. Beyazlatma aktivitesi, hücresiz mantar tirozinaz tahlili, serbest radikal süpürme tahlili, hücre canlılığı tahlili, hücresel tirozinaz tahlili ve B16F10 murin melanom hücreleri kullanılarak melanin içeriği tahlili ile değerlendirildi. Sonuçlar IC (bu kimyon özü mantar tirozinaz hem monofenolaz ve difenolaz faaliyetlerine konsantrasyona bağımlı bir önleyici etki göstermiştir gösterdi 50sırasıyla 1.027mg/mL ve 0.977mg/mL değerleri). Difenolaz üzerindeki kinetik çalışma, kimyon ekstraktının tersine çevrilebilir karışık tipte bir inhibitör olduğunu ve inhibisyon sabitinin (KI) 0.62mg/mL olduğunu göstermiştir. Ek olarak, kimyon özütü, sitotoksisite olmaksızın konsantrasyon ve zamana bağlı bir şekilde B16F10 melanom hücrelerinin melanin üretimini ve hücresel tirozinaz aktivitesini önemli ölçüde bastırdı. Ayrıca, kimyon özütü, DPPH, hidroksil ve süperoksit anyon radikalleri üzerinde güçlü temizleme kapasitesi uygulamıştır. Birlikte ele alındığında, bu sonuçlar, kimyonun kozmetik endüstrisi için potansiyel bir cilt beyazlatma maddesi olduğunu kuvvetle göstermektedir.
    Bitkisel ürünler |Bitkisel İlaçlar |Alternatif Tıp | Doğal Tedavi | Gökçek Şifa | Hastalıklarla İlgili Bilgiler
    Youtube Kanalımızı Takip Edin | Facebok Sayfamızı Takip Edin

    Yorum yap


    • #3
      Kimyon, ACI Sıçanlarında 17β-Estradiol ile İlişkili Meme Kanserini Önler

      Farrukh Aqil , 1, 2 Jeyaprakash Jeyabalan , 1 Radha Munagala , 1, 2 Iqbal Ahmad , 3 David J. Schultz , 4 ve Ramesh C. Gupta 1, 5, *
      Clement G. Yedjou, Akademik Editör
      Yazar bilgileri Makale notları Telif hakkı ve Lisans bilgileri Sorumluluk Reddi

      İlişkili Veriler
      Ek Malzemeler Veri Kullanılabilirlik Bildirimi
      Git: Soyut


      Meme kanseri (BC), az gelişmiş ülkelerde kadınlarda kanser ölümlerinin önde gelen nedeni ve ABD'de kadınlarda kanser ölümlerinin ikinci önde gelen nedenidir Bu çalışmada, Cuminum cyminum (kimyon) tarafından E2 aracılı meme tümörü oluşumunun inhibisyonunu rapor ediyoruz. ) diyet yoluyla kimyon tozu ve ayrıca kurutulmuş etanolik ekstrakt olarak uygulanır. Dişi ACI sıçan grupları, (5 ve% 7.5,% AIN-93M diyet veya kimyon tozu ile takviye edilmiş bir diyet ya verildi w / ' a ya da kuru etanol kimyon özü (% 1), ağ / ağ) ve daha sonra deri altı E2 silastik implantlar (1.2 cm; 9 mg) ile tehdit edildi. Palpe edilebilen bir meme tümörünün ilk ortaya çıkışı, hem kimyon tozu hem de ekstrakt tarafından önemli ölçüde geciktirildi. Çalışmanın sonunda, tümör insidansı kontrol grubunda %96 iken, kimyon tozu ve ekstrakt gruplarında sırasıyla sadece %55 ve %45 hayvanlarda palpabl tümörler vardı. Tümör hacminde önemli azalmalar (660 ± 122 vs. 138 ± 49 ve 75 ± 46 mm 3) ve tümör çokluğu (4.21 ± 0.43'e karşılık 1.16 ± 0.26 ve 0.9 ± 0.29 tümör/hayvan) sırasıyla kimyon tozu ve kimyon özü grupları tarafından da gözlendi. Kimyon tozu diyet müdahalesi doza ve zamana bağlı olarak E2 ile ilişkili hipofiz büyümesini dengeledi ve dolaşımdaki prolaktin seviyelerini ve meme dokularındaki PCNA seviyelerini azalttı. Mekanik olarak, kimyon tozu diyeti, ERα, CYP1A1 ve CYP1B1'de E2 ile ilişkili modülasyonun önemli ölçüde tersine çevrilmesiyle sonuçlandı. Ayrıca kimyon tozu diyeti, E2 tedavisi ile yüksek oranda modüle edilen miRNA'ların (miR-182, miR-375, miR-127 ve miR-206) ekspresyon seviyelerini tersine çevirdi. Ekstraktın bileşimini GC/MS ile analiz ettik ve ana bileşenler olarak simen ve kuminaldehit belirledik ve ayrıca hiçbir brüt veya sistemik toksisite belirtisi tespit etmedik. Böylece,

      Anahtar kelimeler: Cuminum cyminum , kimyon, meme kanseri, estradiol, ACI sıçanları
      Git: 1. Giriş
      Meme kanseri (BC), 2021'de tahmini 281.550 yeni BC teşhisi ve 43.600 yeni ölümle Amerika Birleşik Devletleri'ndeki kadınlar arasında kansere bağlı ölümlerin ikinci önde gelen nedenidir [ 1 , 2 ]. Tüm BC vakalarının yüzde yirmi ila kırk'ı orijinal tanıdan sonra metastaz yapar, bu da 5 yıllık sağkalım oranını büyük ölçüde azaltır (%22'ye) ve bu hasta popülasyonu profilaktik müdahaleden büyük ölçüde fayda görebilir [ 3 ].

      Tüm BC vakalarının yaklaşık %80'i östrojen reseptörü α (ERα)-pozitiftir [ 4 ] ve BC vakalarının ~%50'si hormon maruziyeti, gen mutasyonları (örn., BRCA1 ve BRCA2), meme yoğunluğu dahil olmak üzere spesifik risk faktörlerine bağlanabilir. , ve obezite. BC tedavisi genellikle cerrahi, kemoterapi, radyasyon ve hormon tedavisi dahil olmak üzere çok yönlüdür. Ancak bu tedaviler, hastaların tedaviye uyumunu ve yaşam kalitesini düşüren yan etkilerle yüklenmektedir. BC'nin tek gen mutasyonlarından (veya ayrı kombinasyonlardan) kaynaklanmadığı hastaların çoğunda [ 5 , 6 ], seçici östrojen-reseptör modülatörleri (SERM'ler), örneğin tamoksifen ve raloksifen, BC'nin hem tedavisi hem de önlenmesi ve BC'yi azaltmak için onaylanmıştır. riski yaklaşık %35 [ 7]. Bununla birlikte, tamoksifen, endometriyal kanser gibi ciddi yan etkiler nedeniyle kliniklerde nadiren kullanılmaktadır [ 8 , 9 ]. Raloksifenin endometriyal kansere neden olma olasılığı daha düşüktür, ancak kullanımı katarakt ve kan pıhtılaşması riskinde artışa neden olur [ 7 ]. Özellikle ABD'de (ve dünya çapında) obezitedeki artış ve buna bağlı olarak BC riskindeki artış [ 10 ] ile BC'yi önlemek için basit ve etkili stratejiler geliştirmek zorunludur.

      Birikmiş bilimsel kanıtlar, birçok kanserin, özellikle kanser riskinin modülasyonunda kilit faktörler olan diyet ve beslenme ile ilgili olarak önlenebilir olduğunu göstermektedir [ 11 ]. Aslında, beslenme alışkanlıklarının en az %35'e katkıda bulunduğu tahmin edilmektedir, ancak belki de tüm insan kanserleri için %70 kadar yüksektir [ 12 , 13 ]. Bazı hesaplara göre, BC hastalarının %50'sinden fazlası ve BC geliştirme riski yüksek olan kadınlar, büyük ölçüde bitki bazlı fitoöstrojenlerden [ 16 ] ve diğer doğal ajanlardan oluşan “doğal SERM'ler” dahil olmak üzere bir tür alternatif tıp [ 14 , 15 ] kullanmaktadır. indol-3-karbinol ve çay kateşinleri gibi [ 17]]. Bununla birlikte, çay kateşinlerinin ve diğer bitki biyoaktif maddelerinin etkinliği, oral biyoyararlanım sorunları nedeniyle sınırlıdır. Bu nedenle, yüksek riskli kadınlarda BC'yi önlemek için uzun süreler boyunca etkili ve güvenli olabilecek yeni bitki biyoaktif maddelerinin belirlenmesi için 'karşılanmamış bir ihtiyaç' vardır.

      Doğal ürünlerden kanser tedavisinde eski zamanlardan beri yararlanılmaktadır. Kimyon ( Cuminum cyminum L.), Apiaceae familyasının bir üyesidir ve tohumları esas olarak bir baharat olarak kullanılır, çoğu köri tozunun ve Hint mutfağında kullanılan birçok tuzlu baharat karışımının ana bileşenini oluşturur ve körileri, çorbaları, sosisleri tatlandırmak için kullanılır. , ve kekler, vb. Bir aroma maddesi olarak rolüne ek olarak, kimyonun sıçanlarda aril hidroksilaz, sitokrom p450s ve N-demetilaz aktivitelerini uyardığı gösterilmiştir [ 18 ]. Aynı zamanda GST'yi arttırır ve aflatoksin-B1 ile indüklenen DNA eklentilerinin oluşumunu baskılar [ 19 ]. Kimyonun başlıca fitokimyasal bileşenleri kuminaldehit ve simendir [ 20] ve kimyon tohumları ve türetilen yağlar genellikle güvenli olarak kabul edilir (GRAS 2340 ve GRAS 2343) [ 20 ]. Kimyon tohumları, yumurtalıkları alınmış sıçanlarda yapılan araştırmalarla desteklenen bir aktivite olan östrojenik aktivite nedeniyle poliherbal formülasyonlarda da kullanılmıştır [ 21 ]. Bilinen ve yerleşik farmakolojik özelliklere rağmen, kimyonun kemopreventif etkisi üzerine çok az çalışma yapılmıştır.

      Bu çalışma, 17ß-estradiol (E2) ile indüklenen meme tümörijenezi Ağustos Kopenhag İrlanda (ACI) sıçan modelinde kimyon tohumu tozunun ve tohum tozu özlerinin kimyasal önleyici potansiyelini değerlendirmek için yapılmıştır. Dişi yumurtalık sağlam ACI sıçanı, meme kanseri gelişiminde diyet-hormon etkileşimlerini incelemek için fizyolojik olarak alakalı ve genetik olarak tanımlanmış bir hayvan modeli sağlar. Shull ve ark. [ 22], bu model, östrojen kaynaklı tümörler, kadınlarda invaziv duktal meme karsinomları gibi anöploidi sergilediğinden ve insanlarda meme kanserinin etiyolojisi ve ilerlemesinin, özellikle de luminal memenin anlaşılmasıyla oldukça alakalı olduğundan, bu model insan BC için oldukça önemlidir. kanser alt tipleri. Ayrıca, bu modelde belirlenen yüksek dolaşımdaki E2 seviyeleri, hem premenopozal hem de postmenopozal kadınlarda BC riskini artıran yüksek E2 seviyeleri ile ilişkilidir [ 23 ].

      Kimyon dahil olmak üzere belirli Apiaceae baharatlarının sulu ve susuz özlerinin, 4-hidroksi E2'nin redoks döngüsünden kaynaklanan oksidatif DNA eklentilerine karşı koruyucu olduğunu daha önce göstermiştik [ 24 ]. Mevcut çalışmada, diyet tozu ve kimyon tohumu tozunun sulu etanolik özü olarak uygulanan kimyon tohumlarının, E2 aracılı meme tümörlerine karşı oldukça etkili olduğunu ve çeşitli hücresel ve moleküler belirteçlerin analizi ile etki mekanizmalarını açıkladığını gösterdik. Bu veriler, BC'ye karşı kimyasal önleyici olarak kimyon ve diğer Apiaceae baharatlarını geliştirmeye yönelik nihai hedefimizi daha da desteklemektedir.

      Git: 2. Sonuçlar

      2.1. Vücut Ağırlığı ve Gıda Tüketimi Üzerine Etkisi


      Bir AIN93M diyeti ( Ek Tablo S1 ) ile beslenen kontrol hayvanları , deney boyunca ortalama 9.55 ± 0.43 g/gün/hayvan tüketmiştir. E2 ile tehdit edilen hayvanlarda tüketim 10.71 ± 0.84 g/gün/hayvan'a yükseltildi. Kimyon tozu (%5 ve %7.5, w / w ) ile desteklenen diyetler, E2 tedavisinden bağımsız olarak, kontrol ile karşılaştırıldığında diyet alımını etkilemedi. Ayrıca, iki kimyon tozu takviyesi seviyesi karşılaştırıldığında veya diyete %1 kimyon özü eklendiğinde diyet alımında hiçbir fark yoktu, bu da tüm tedavi diyetlerinin iyi tolere edildiğini düşündürdü (Şekil 1).
      Resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı ijms-22-06194-g001.jpg
      Ayrı bir pencerede aç
      Şekil 1
      Kimyon tozu (%7.5, ağ / ağ ) ( A ) ve kurutulmuş etanolik kimyon özütü (%1, ağ / ağ ) ( B ) ile desteklenmiş diyetin , Ağustos Kopenhag İrlanda (ACI) sıçanlarının vücut ağırlığı artışı üzerindeki etkisi. Sol ve sağ panellerdeki iç metin, ortalama günlük diyet tüketimini gösterir. Her şekildeki ok, 17ß-estradiol (E2) tedavisinin başlangıcını gösterir.

      Kontrole kıyasla üç haftalık E2 implantasyonundan sonra ortalama vücut ağırlığı artışında fark yoktu (155.6 ± 12.7'ye karşı 154.0 ± 4.5) (Şekil 1A, B). Bununla birlikte, çalışmanın sonunda, tedavi edilmeyen kontrole (191.5 ± 11.6) kıyasla E2 ile tedavi edilen hayvanların vücut ağırlığı artışında (202.4 ± 8.6) önemli olmayan bir artış gözlemlendi. %5 (veriler gösterilmemiştir) ve %7,5 kimyon tozu ile desteklenen diyet, çalışmanın sonunda (190.2 ± 10.7) vücut ağırlığındaki E2 ile ilişkili kazancı dengelemiştir. %7.5 kimyon tozu ile beslenen hayvanların ağırlığı, aslında, kontrol diyeti ile beslenen sıçanlardan bir miktar daha düşüktü (187 ± 9 g'a karşı 198 ± 15 g) (Şekil 1).

      2.2. Organ Ağırlığı
      E2 tedavisi, araç tedavisine kıyasla meme dokusu ağırlığında hafif ila orta dereceli bir artışla sonuçlandı - 3 hafta sonra 1,2 kat ve 26 hafta sonra 1,6 kat; ancak, bu artışlar önemli değildi (tablo 1). E2 tedavisinin hipofiz ağırlığı üzerindeki etkisi çarpıcıydı - 3 hafta sonra 2,4 kat artış, 4,5 kata ulaştı. Meme ve hipofiz ağırlıklarındaki bu artışlar, kimyon tozu takviyeli diyetle önemli ölçüde dengelendi (tablo 1). Karaciğer ve akciğer ağırlıkları ne E2 tedavisinden ne de diyetlerden etkilenmedi. tablo 1


      Kimyon müdahalesinin vücut, organlar ve doku ağırlıklarına etkisi.
      3 hafta Kontrol - 154.0 ± 4.5 4,9 ± 0,2 0,9 ± 0,2 4,3 ± 0,4 8.1 ± 1.3
      Kontrol + 155.6 ± 12.7 7,4 ± 0,7 1.0 ± 0.2 5,2 ± 0,6 19.2 ± 3.5
      %5 kimyon - 153,5 ± 9,4 5.5 ± 0.2 1.0 ± 0.1 3,7 ± 0,9 8,6 ± 0,4
      %5 kimyon + 159.0 ± 13,9 7,4 ± 0,4 1.0 ± 0.1 5.0 ± 0.5 15,8 ± 2,3 *
      %7.5 Kimyon - 153,5 ± 9,4 5,9 ± 0,3 1.0 ± 0.1 3,6 ± 0,1 8.1 ± 1.3
      %7.5 Kimyon + 151.3 ± 6.2 7,8 ± 0,4 0,9 ± 0,2 4.0 ± 1.0 * 9,3 ± 1,8 ***
      26 hafta Kontrol - 191.5 ± 11,6 5,9 ± 0,4 1,1 ± 0,2 4,4 ± 1,2 11.1 ± 1.0
      Kontrol + 202,4 ± 8,6 6,9 ± 0,6 1.0 ± 0.1 7,0 ± 0,8 49,9 ± 11,4
      %7.5 Kimyon - 182,5 ± 14,6 5,7 ± 0,6 0,9 ± 0,1 5,2 ± 0,7 8.4 ± 1.5
      %7.5 Kimyon + 190.2 ± 10.7 6,9 ± 0,6 1.0 ± 0.2 7,0 ± 0,8 38,4 ± 7,5 *
      Yıldız işaretleri, * p < 0.05'te E2/kimyon ile E2 ile tedavi edilen kontrol hayvanları arasında önemli bir fark gösterir ; *** p < 0,001. E2, 17p-östradiol. 2.3. Tümör İnsidansı, Gecikme, Çokluk ve Hacim Üzerine Etkisi


      İki çalışma, (% 7.5 ya kimyon tozu ile takviye edilmiş diyetler etkilerini belirlemek için deneyler yapılmıştır ağırlık / ' a , (Çalışma 1) ya da kimyon özü (% 1) ağırlık /' a) (Çalışma 2) E2 aracılı meme tümörü oluşumu üzerinde. Aklimasyondan sonra, hayvanlar randomize edildi ve ya bir kontrol diyeti ya da deneysel diyeti sağlandı ve ardından 2 hafta sonra hayvanlara deri altı bir E2 implantı uygulandı (grup başına n = 20 hayvan). Kontrol diyetinde E2 ile tedavi edilen hayvanlarda ilk elle hissedilen tümör 93 gün sonra tespit edildi ve hayvanların neredeyse %96'sı çalışmanın sonunda bir veya daha fazla elle hissedilen meme tümörü sergiledi. Bununla birlikte, kimyon tozu ile takviye edilmiş diyetle beslenen hayvanlarda, 129 günlük E2 tedavisinden sonra ilk ele gelen meme tümörü gözlendi ve çalışmanın sonunda hayvanların sadece %55'inde (11/20) tümör vardı (şekil 2A1). Kontrol diyetiyle beslenen E2 ile tedavi edilen hayvanlar arasında deneysel diyetle karşılaştırıldığında hem medyan gecikme hem de nihai meme tümörü insidansındaki farklılıklar oldukça önemliydi ( p < 0.001). E2 ile tedavi edilen kontrol grubundaki 24 sıçandan 11'i, E2 ile indüklenen meme tümörlerinde >1.5 cm çapında bir veya daha fazla tümör sergiledi ve bu nedenle bu çalışma sonlandırıldı. İkinci çalışmada, kontrol hayvanları %96 tümör insidansı gösterirken, kurutulmuş etanolik kimyon ekstraktı ile yapılan bir müdahale ile ilk tümörün ortaya çıkışı 35 gün geciktirildi ve tümör insidansı %45'e (9/20) düşürüldü. çalışma sonlandırıldı (şekil 2B1).
      Resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı ijms-22-06194-g002.jpg
      Ayrı bir pencerede aç
      şekil 2
      Kimyon tozu (%7.5, ağırlık / ağırlık ) ( A ) ve kurutulmuş etanolik kimyon özütü (%1, ağırlık / ağırlık ) ( B ) ile desteklenmiş diyetin aşağıdaki çeşitli meme tümörijenezi indeksleri üzerindeki etkileri: tümör insidansı ve gecikmesi ( A1 , B1 ), tümör çokluğu ( A2 , B2 ) ve tümör hacmi ( A3 , B3 )). İklimlendirmeden sonra, ACI sıçanları, 9 mg E2 içeren silastik implantlar ile deri altından aşılandı. Hayvanlar 12. haftadan itibaren palpe edildi ve tümör insidansı haftalık olarak kaydedildi ve parametrik olmayan bir log-sıra testi kullanılarak analiz edildi. Rakamlar, çalışmanın sonunda tümörsüz hayvanları göstermektedir. Tümör çokluğu ve tümör hacimleri ötenazi sırasında hesaplandı ve eşleştirilmemiş iki kuyruklu Student t- testi kullanılarak analiz edildi . Yıldız işareti, kontrol diyeti ile kimyon diyeti ile beslenen hayvanlar arasındaki önemli farkı gösterir. ** p < 0.01; *** p < 0,001.

      Hem kimyon tohumu tozu hem de kurutulmuş etanolik kimyon ekstresi tozu takviyeli diyetler, kontrol diyetine kıyasla tümör yükünü ve tümör çeşitliliğini önemli ölçüde azalttı. Meme tümörlerin ortalama hacmi neredeyse kontrol diyetine kıyasla kimyon toz diyet ile alt beş kat (karşılık 136 ± 50 661 ± 123 mm 3 ) (şekil 2A2). Kontrol diyet grubundaki 101 tümöre kıyasla kimyon diyeti grubunda sadece 22 meme tümörü geliştirildi veya ortalama 1.1 ± 1.6 tümör/sıçan ve 4.2 ± 0.4 tümör/sıçan (şekil 2A3). Kontrole karşı kimyon ile tedavi edilen hayvanlarda tümör çokluğu ve tümör hacminde gözlemlenen farklılıkların her ikisi de istatistiksel olarak anlamlıydı ( p < 0.01).

      İkinci çalışmada, kurutulmuş etanolik kimyon ekstresi tozu müdahalesi ile kontrol grubunda toplam 90 tümör gelişirken, kurutulmuş etanolik kimyon ekstresi tozu grubunda sadece 18 tümör veya 0.8 tümör/sıçan'a karşı 4 tümör/sıçan tespit edildi. kontrol (şekil 2B3); tümör hacmi de önemli ölçüde azaltılmıştır (474 genel 75 mm 3 ) (şekil 2B2). Tümör hacmindeki (%79 ve %85) ve çeşitlilikteki (%74 ve %78) azalma, kontrol ile karşılaştırıldığında sırasıyla kimyon tozu ve kurutulmuş etanolik kimyon özütü tozu arasında çok benzerdi.

      2.4. Meme Hücre Proliferasyonuna Etkisi
      PCNA'nın hücre proliferasyonunu değerlendirmek için yararlı bir belirteç olduğu kanıtlanmıştır. Meme hücresi çoğalması, çoğalan hücre nükleer antijeni (PCNA) için immünohistokimya ile analiz edildi.Figür 3A, PCNA lekeli dokuların temsili görüntülerini ve kimyon tozu müdahalesinin hücre çoğalması üzerindeki etkisini gösterir. Kontrol diyeti ile kimyon tozu ilave edilen diyetle beslenen hayvanlarda ( sırasıyla %5 veya %7.5, a / a ) hiçbir fark gözlenmedi . E2 ile tehdit edilen hayvanlardaki meme hücresi proliferasyonu, koyu renkle boyanmış hücrelerin sayımı ile analiz edildiği gibi yaklaşık beş katlık bir artış gösterdi. Kimyon müdahalesi, hücre proliferasyonundaki E2 aracılı artışı doza bağlı bir şekilde inhibe etti ve PCNA seviyelerini neredeyse %50 azalttı (Figür 3).
      Resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı ijms-22-06194-g003.jpg
      Ayrı bir pencerede aç
      Figür 3
      E2 tedavisinin yokluğunda ve varlığında kimyon diyetinin 17ß-estradiol (E2) aracılı meme hücresi proliferasyonu üzerindeki etkisi. ( A ) 3 hafta (sol panel) ve 26 hafta (sağ panel) sonra çoğalan hücre nükleer antijeni (PCNA) için immüno-histokimyasal boyamayı takiben normal ve hiperplastik meme dokusunun temsili fotomikrografları (20x büyütme). ( B ) Çubuk diyagramları, meme dokularında (n = 5) PCNA için derin boyanmış hücrelerin yüzdesini (ortalama ± SD) gösterir. *** p < 0,001.


      .5. Dolaşımdaki E2 ve Prolaktin Düzeylerine Etkisi
      Daha yüksek E2 seviyelerinin meme hücresi proliferasyonunu uyarmasının meme kanseri riski ile ilişkili olduğu iyi belgelenmiştir. Bu çalışmada, meme tümörü oluşumu ile dolaşımdaki östradiol arasındaki ilişkiyi inceledik. Kontrol diyeti ile beslenen hayvanlarda bazal kan plazma E2 seviyeleri 38.3 ± 15.5 pg/mL olarak bulundu. Bazal E2 seviyeleri, 3 hafta boyunca %5 ve %7.5 kimyon tozu ile takviye edilen diyetten etkilenmedi. Bununla birlikte, E2 seviyeleri tek başına 3 haftalık E2 tedavisinden sonra önemli ölçüde arttı (86 pg/mL; p < 0.01). Diyet kimyon bu dönemde E2 seviyelerindeki bu artışı etkilemedi; ancak, çalışmanın sonunda (26 hafta), plazma E2 seviyeleri önemli ölçüde azaldı (Şekil 4A).
      Resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı ijms-22-06194-g004.jpg
      Ayrı bir pencerede aç
      Şekil 4
      Kimyon tozu diyetinin dolaşımdaki 17ß-estradiol (E2) ve prolaktin üzerindeki etkisi. Kimyon diyetinin dolaşımdaki E2 seviyeleri ( A ) veya prolaktin seviyeleri ( B ) üzerindeki zamana (3 ve 26 hafta, %7,5, a / a ) ve doza bağımlı (%5'e karşı %7,5, a / a 3 haftada) etkisi ) hayvanların kan plazmasında ölçüldü ve kontrol hayvanları ile karşılaştırıldı. Veriler ortalama ± SD'yi temsil eder (n = 6). * p < 0.05, ** p < 0.01, *** p < 0.001.

      E2 seviyelerinin aksine, E2 tedavisinin ve diyet kimyonun plazma prolaktin seviyeleri üzerindeki etkileri daha çarpıcıydı. Dolaşımdaki prolaktin bazal seviyelerinin 3 haftada 150 ng/mL'den 1090 ± 259 ng/mL E2 tedavisine kadar değiştiği bulundu. Kimyon diyeti, doza bağımlı bir şekilde, kimyon takviyeli diyetlerde sırasıyla %5 ve %7,5 oranında 720 ± 155 ve 583 ± 157'ye düşürmüştür (Şekil 4B) 3 haftada. E2 tedavisi alan tümör zaman noktasındaki hayvanlar, plazma prolaktin seviyesinde (4629 ± 839) dramatik bir artış gösterdi ve bu, diyet kimyonu (1767 ± 405 ng/mL; p < 0.001) ile çok önemli ölçüde hafifletildi (Şekil 4B) 26 haftada. 2

      2.6. Seçilmiş miRNA'ların Ekspresyonu Üzerindeki Etkisi

      E2 aracılı meme tümörü oluşumu gelişiminde mikro RNA'ların (miRNA'lar) rolünü belirledik [ 25 ] ve ACI sıçan meme tümörü oluşumu modelinde en az 33 miRNA'nın önemli ölçüde modüle edildiğini gösterdik [ 26 ]. Bu çalışmada, kimyon destekli diyetin seçili miRNA'lar, yani miR-127, -206, -182 ve -375 üzerindeki etkisini analiz ettik. tasvir edildiği gibiŞekil 5A, E2'nin yokluğunda, kontrol diyeti ile %7,5 kimyon tozu eklenmiş diyet arasında bu miRNA'ların ifadesinde bir fark yoktu. Bununla birlikte, miR-182 ve miR-375'in ekspresyon seviyelerinin E2 tedavisi ile önemli ölçüde yukarı regüle edildiği bulunurken, miR-127 ve miR-206'nın ekspresyon seviyelerinin önemli ölçüde aşağı regüle edildiği ve önceki bulgularımızı doğruladığı görülmüştür [ 26 ]. Önemli olarak, miRNA ekspresyon seviyelerindeki bu değişiklikler, %7.5 kimyon tohumu tozu ile muamele edilerek olumlu şekilde modüle edildi (Şekil 5A).
      Resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı ijms-22-06194-g005.jpg
      Ayrı bir pencerede aç
      Şekil 5
      Diyet kimyon tohumu tozunun (%7.5, w / w ) seçili mikroRNA'lar ( A ), bunların aşağı akış hedefleri ( B ) ve E2 aracılı meme tümörijenezinde 17ß-estradiol (E2) ile ilgili belirteçler ( C ) üzerindeki etkisi. Toplam RNA, 18s rRNA'ya normalizasyondan sonra normalize edilmiş Ct ( ΔΔ Ct) yöntemindeki farklılıklar kullanılarak nispi gen ekspresyonunu değerlendirmek için kullanıldı . Katlama değişiklikleri 2-ΔΔ Ct ile hesaplandı . Deneyler, her veri noktası için üç kopya halinde yapıldı. Veriler, beş hayvanın AIN93M kontrol diyeti (CD) ile beslenen tedavi edilmemiş kontrole göre mRNA ifadesindeki kat değişiminin ortalama ± SD'sini temsil eder. İstatistiksel anlamlılık Student's t testi ile analiz edildi, burada *p < 0.05; ** p < 0.01; *** p < 0,001.

      miRNA modülasyonunun hücresel etkilerini doğrulamak için aşağı akış hedeflerinin (siklin D1, siklin D3, Foxo1, Bcl2 ve Cdk4) ekspresyon seviyeleri de değerlendirildi. E2 tedavisi, her aşağı akış hedefinin ekspresyonunu ve kimyon tozu ile diyet müdahalesini arttırdı ve bu mRNA hedeflerinin E2 ile ilişkili ekspresyonunu önemli ölçüde tersine çevirdi (Şekil 5B). Bu, seçili miRNA'ların (miR-127, -206, -182 ve -375) modülasyonunun E2 aracılı meme tümörijenezi ile ilişkili olduğu ve diyet kimyonunun en azından kısmen meme tümör oluşumunu olumlu şekilde modüle ederek inhibe ettiği fikrini desteklemektedir. bu miRNA'ların ifadesi.

      2.7. ERα, CYP1A1 ve CYP1B1'in İfade Düzeylerine Etkisi
      Sitokrom P450'ler, E2'nin metabolizmasında önemli roller oynadığından, ilgili moleküler belirteçleri RT-PCR ile analiz ettik ve sonuçları kat değişimi olarak ifade ettik. %7.5 kimyon ( a / a ) ile takviye edilmiş bir diyet , östrojen reseptör alfa (ERα) mRNA seviyelerini etkilemedi ve kontrollere göre sitokrom P450'leri (CYP1A1 ve CYP 1B1) seçmedi. Bununla birlikte, mRNA seviyeleri, E2 tedavisi ile önemli ölçüde modüle edildi. E2, ERα ve CYP1A1 seviyelerini sırasıyla yaklaşık dört ve altı kat artırırken, CYP1B1 seviyeleri üç kattan fazla azaldı. İlginç bir şekilde, bu moleküllerin mRNA'sını modüle etmede E2 tedavisinin etkisi kimyon müdahalesi ile neredeyse tamamen azaldı ( p < 0.05) (Şekil 5C).

      2.8. Sistemik Toksisite
      E2 tedavisinin ve kimyon diyetinin etkisi, karaciğer ve böbrek fonksiyon enzimleri, hematolojik parametreler ve biyokimyasal parametreler üzerinde analiz edildi. Yedi aylık tedavi süresi boyunca diyet tüketiminde, vücut ağırlığı artışında veya herhangi bir brüt toksisite belirtisinde hiçbir fark gözlenmedi, bu da brüt toksisite eksikliğini gösterir. Ayrıca, ne diyet kimyonu ne de E2 tedavisi, kontrol diyetine kıyasla karaciğer ve böbrek fonksiyon enzimlerini önemli ölçüde etkilemedi; Bu tedavilerin hematolojik veya biyokimyasal parametreler üzerinde önemli bir etkisi gözlenmedi (Şekil 6). Birlikte, bu veriler, kimyon tozunun 26 haftalık bir süre boyunca diyetle uygulanmasının iyi tolere edildiğini göstermektedir.
      Resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı ijms-22-06194-g006.jpg
      Ayrı bir pencerede aç
      Şekil 6
      ACI sıçanlarında diyet kimyonun karaciğer ve böbrek fonksiyon enzimleri, hematopoietik parametreler ve biyokimyasal parametreler üzerindeki etkisi. ACI sıçanlarına (5-6 haftalık) kontrol diyeti (AIN 93M) veya kimyon tohumu tozu (%7.5, w / w ) ile desteklenmiş diyet, 26 hafta boyunca E2 yokluğunda ve varlığında sağlandı . Hayvanlara ötenazi uygulandı ve kan plazması ( A ) protein seviyeleri, ( B ) karaciğer enzim testi, ( C ) böbrek fonksiyonları/elektrolit, ( D ) lökositler üzerindeki etki ve ( E ) hematolojik parametreler için analiz edildi . Veriler ortalama ± SD'yi temsil eder. İstatistiksel analiz için Student t testi kullanıldı. * p < 0.05.

      2.9. GC/MS Analizi ile Kimyon Ekstraktında Saptanan Fitokimyasallar
      Kimyon tohumlarındaki potansiyel biyoaktifleri belirlemek için, kurutulmuş etanolik kimyon tohumu ekstraktını GC-MS analizi ile analiz ettik. Bu analiz büyük ölçüde cuminaldehit, p-cuminik aldehit ve terpenlerin (m-simen, p-simen, karatol, calaren, germacrene D ve nivalenol) varlığını tespit etti. Kimyon özütü ayrıca pulegon, naftalin, p-siyanofenolün yanı sıra simenin bir monoterpen fenol türevi olan timolün varlığını ortaya çıkardı (Şekil 7). Göreceli tepe alanı, Ek Tablolar S1–S4'te gösterilmektedir .
      Resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı ijms-22-06194-g007.jpg
      Ayrı bir pencerede aç
      Şekil 7
      Kimyonda tanımlanan fitobileşiklerin kimyasal yapısı. Etanolik kimyon özütü metanol içinde çözündürüldü ve bir HP-1 kolonu ile birleştirilmiş bir GCD 1800A Hewlett Packard aygıtı üzerindeki kimyasal bileşenleri belirlemek için GC-MS ile analiz edildi. Taşıyıcı gaz olarak 1 mL/dk hızında helyum kullanılmıştır. Ana bileşiklerin tanımlanması, tam kütle temelinde gerçekleştirildi ve NBS75K'nın MS referans veri tabanı ile karşılaştırıldı.

      Git: 3. Tartışma


      Son yıllarda çeşitli kanserlere karşı bitki biyoaktif maddelerinin kullanımına artan bir ilgi vardır. Dünya çapında her yıl bir milyondan fazla yeni vaka ile BC, kadınlarda en sık görülen malignitedir ve BC için en yaygın risk faktörü, postmenopozal kadınlarda BC riskini artıran hormonla ilişkili yollar ve dolaşımdaki yüksek E2 seviyeleridir [ 23 ].

      Mevcut çalışmada, Cuminum cyminum'un (kimyon) E2 aracılı ACI sıçan meme tümörü oluşumunda tümör gecikmesi, insidansı, çokluğu ve tümör yükü dahil olmak üzere tümör indekslerini geciktirmedeki etkinliğini gösteriyoruz . BC sonuçlarını modüle etmek için kimyonun potansiyel etkinliğini daha tam olarak ele almak için, (i) Apiacea baharatı kimyonun kimyasal önleyici etkinliğinin belirlenmesi; (ii) kimyon tohumu tozunun antikanser etkinliğinin kurutulmuş etanolik kimyon tohumu özü tozu ile karşılaştırılması; (iii) kimyonun, E2 ile indüklenen meme tümörü oluşumu ile bağlantılı seçilmiş mikroRNA'lar ve moleküler yollar üzerindeki etkisinin belirlenmesi; (iv) E2 tedavisi veya kimyon müdahalesinden kaynaklanan toksisitenin değerlendirilmesi; ve (v) bu çalışmalarda kullanılan kimyonun fitokimyasal imzasının belirlenmesi.

      Kimyonun tümör indekslerindeki azalmadaki önemli etkisi, vücut ağırlığı artışını etkilemeden veya sistemik toksisiteye neden olmadan elde edilmiştir. Böğürtlenlerle daha önceki kimyasal önleme çalışmalarımızda olduğu gibi [ 27 , 28 ], uygulama kolaylığı nedeniyle diyet yoluyla kimyon müdahalesini kullandık. Önceki çalışmalarımızda ve bu çalışmada test edilen baharat dozları klinik olarak çevrilebilir olmadığından, diyet olarak uygulanan kimyon tohumu tozunun kurutulmuş sulu etanolik ekstraktını da bütün kimyon tohumu tozuyla (%7.5) karşılaştırılabilir bir seviyede test ettik.

      İn vitro kanser hücresi büyümesini inhibe etmede etkinlik gösteren birçok küçük molekül, ya klinik öncesi çalışmalarda advers reaksiyonlar üretir ya da klinik çalışmalarda etkinlik göstermez. Çoğu durumda, toksisite birincil sınırlamadır. Hayvanlarda vücut ağırlığı kaybı, tüylerde değişiklik, topallama ve diyet alımında azalma gibi sağlıkla ilgili sorunlar, hastalık ilerlemesinin yerleşik belirleyicileridir. Hayvanlar kimyon toz diyet (% 7.5 tüketiminde herhangi bir farklılık göstermedi ise ağırlık / ' a ) ve kimyon özü diyeti (% 1 ağırlık /' a), aynı yaştaki ACI sıçanlarının vücut ağırlığı kazancı, kontrol diyetine kıyasla kimyon tohumu tozu diyetiyle beslenen hayvanlarda önemli ölçüde farklı olmasa da, biraz daha düşüktü. Ek olarak, biz [ 27 , 28 , 29 ] ve diğerleri [ 22 ], E2'nin dişi sıçanlarda meme hücresi proliferasyonunu indüklediğini gösterdik. Mevcut çalışma da önceki çalışmaları destekledi ve meme dokusu ağırlıklarında 3 hafta sonra yaklaşık %20'lik bir artış ve ötenazi sırasında yaklaşık %40'lık bir artış gösteriyor. Meme ağırlığındaki artış, diyet müdahalesinden bağımsızdır.

      Kimyon takviyeli diyetle beslenen hayvanların karaciğer ve meme ağırlıklarında herhangi bir fark bulunmazken, diyet kimyon tozu ile hipofiz bezinin ağırlığı doza bağlı olarak önemli ölçüde azaltılmıştır.tablo 1). İlginç bir şekilde, diyet kimyon tozunun hipofiz ağırlığı üzerindeki etkisi, dolaşımdaki prolaktin seviyeleri ile iyi ilişkilidir. Artmış dolaşımdaki prolaktin seviyeleri meme tümörijenezi ile ilişkilendirildiğinden [ 30 , 31 , 32 ], prolaktin seviyesinde gözlenen önemli kimyon aracılı azalma ile tümör inhibisyonu arasında bir korelasyon olduğunu düşündürmektedir. Ayrıca daha önceki çalışmalarımızda berry antosiyanidinlerinin SERM benzeri aktivitelere sahip olduğunu ve bu nedenle E2 seviyelerinin azalmasında rol oynadığını belirtmiştik [ 28 ]. Yaban mersini, siyah ahududu ve jamun ile daha önce yaptığımız çalışmaların aksine [ 27 , 28], diyet kimyonu dolaşımdaki E2 seviyelerini veya meme ağırlığını önemli ölçüde etkilemedi, ayrıca meme tümörlerinin kimyon aracılı inhibisyonunun, en azından kısmen, artan dolaşımdaki prolaktin seviyelerinin hafifletilmesine atfedildiğini öne sürüyor. Bu mekanizma, tamoksifenin dolaşımdaki E2 seviyelerini değiştirmeden hipofiz bezi ile etkileşimi yoluyla östrojen kaynaklı meme tümörlerini inhibe ettiğini gösteren önceki çalışma ile tutarlı olacaktır [ 33 ].

      Kimyonla muamele, ister bütün tohum tozu, isterse tohum tozunun kurutulmuş etanolik ekstreleri olsun, güçlü bir etkinliğe sahip olmalıdır. İki tedavinin etkileri karşılaştırıldığında, tümör gecikmesi veya ilk tümörün gecikmeli görünümü, kimyon tozu ve kimyon özü diyeti ile müdahale arasında benzerdi. Bununla birlikte, kimyon özütü ile tümör insidansı (tümörlü 20 sıçandan %45, 9'u) kimyon tozuna kıyasla (%55, tümörlü 20 sıçandan 11'i) biraz daha iyiydi. Tümör çokluğunun inhibisyonu ve tümör hacmindeki azalma, her iki müdahalede de çok benzerdi. Allometrik hesaplamalara dayanarak, 630 mg/kg kimyon tohumu dozuna kıyasla, yaklaşık 81 mg/kg kimyon kuru ekstresi insan eşdeğer dozu gereklidir ( Ek Tablo S5). Bu nedenle, tam tohum tozlarına kıyasla etanolik özütler kullanılarak diyetsel olarak klinik olarak ilgili bir dozun elde edilmesi daha kolay olabilir.

      Östrojen reseptörü aracılı gen ekspresyonu, meme hücresi proliferasyonuna yol açar ve E2 ile indüklenen meme tümörü oluşumunda önemli bir rol oynadığı varsayılır. Bu meme tümörü oluşumu modelinde, Anason, kimyon ve rezene dahil Apiaceae baharatlarının güçlü antiproliferatif aktivite sergilediğini gösterdik [ 29]]. Önceki çalışmaya benzer şekilde, E2, 3 hafta ve 26 hafta sonra kimyon tozu müdahalesi ile doza bağlı olarak azalan meme dokularında proliferasyonu önemli ölçüde indükledi. E2, öncelikle meme bezlerinin büyümesi için gerekli olan Erα'yı etkiler. Kimyon tozu müdahalesinin, kimyon fitokimyasallarının anti-östrojenik doğasını öne sürerek ERα ve siklin D1'i azalttığını kaydettik. Siklin D1'in anormal ekspresyonu insan BC'sinde iyi belgelenmiştir ve meme kanserlerinin %50'sinden fazlasında aşırı eksprese edilmiştir [ 34 ].

      E2, metabolitleri olan 4-hidroksi-estradiol [ 35 ] tarafından oksidatif hasara neden olur . Bu çalışmada, kimyon müdahalesinin sitokrom p450 seviyeleri üzerindeki etkisini test ettik ve kimyon müdahalesinin CYP1A1 ve CYP1B1'deki E2 aracılı değişiklikleri önemli ölçüde tersine çevirdiğini gösterdik ve bu, serbest radikal süpürme aktivitesini gösterdiğimiz önceki verilerimizi doğruladı. çeşitli Apiaceae baharatları [ 24 ].

      miRNA'lar, kodlamayan küçük RNA'ların bir sınıfıdır. Bunlar transkripsiyon sonrası gen düzenleyicileridir ve 18-23 nt uzunluğundadır. Son on yılda, birkaç çalışma, seçilmiş miRNA'ların modülasyonu ile BC'nin başlatılması ve ilerlemesinin düzenlenmesi arasında bir korelasyon kurmuştur. 76 BC ve 10 normal meme örneğinden oluşan bir çalışmada, 29 miRNA'nın önemli ölçüde düzensiz olduğu bulundu [ 36 ]. ACI sıçan modelinde ayrıca östradiol varlığında yüksek oranda modüle edilmiş 33 miRNA tanımladık [ 26].]. Kimyon biyoaktiflerinin etkisini belirlemek için yüksek düzeyde modüle edilmiş dört miRNA (miR-127, -206, -182 ve -375) seçtik. Bir kimyon diyeti, bu moleküllerin E2 ile ilişkili yukarı veya aşağı regülasyonunu tersine çevirdi ve bu miRNA'ların aşağı akış hedef etkilerini tersine çevirdi, bu da miRNA'lar üzerindeki etkilerin daha geniş olduğunu ve meme tümörü gelişiminin inhibisyonunu etkilemiş olabileceğini düşündürdü.

      Kimyon tohumu tozu veya kurutulmuş etanolik özler kimyon tohumu tozu ile desteklenmiş diyetlerde vücut ağırlığı artışları, diyet tüketimi, tüy kalitesi ve hayvanların hareketlerine dayalı olarak hiçbir brüt toksisite belirtisi gözlenmedi. Ayrıca, çalışmanın uzun süresi (26 hafta) boyunca karaciğer ve böbrek fonksiyon enzimleri ve hematopoietik ve biyokimyasal parametreler üzerindeki önemsiz etkilere dayalı olarak, test edilen en yüksek dozda (%7.5) kimyon diyeti ile sistemik toksisite gözlemlenmemiştir, diğer Apiaceae baharatı (Caraway) ve jamun berry [ 27 , 29 ] ile not ettiğimiz sonuçlarla tutarlıdır . Kan kimyasına dayalı sistemik toksisitenin olmaması, test edilen dozlarda kimyonun toleransını da düşündürür.

      Kimyon tohumu tozunun etanolik ekstraktlarının GC-MS analizine dayanarak, çeşitli terpenoidler ve bilinen antikanser aktivitesi olan diğer fitokimyasallar tespit edildi. Berry antosiyanidinleri [ 28 , 37 ] ve ellagik asit [ 38 , 39 ] dahil olmak üzere çeşitli fenoliklerin ve flavonoidlerin BC kemopreventif aktivitesini daha önce bildirmiştik . Bu çalışmada, hem kimyon tozu hem de sulu etanolik kimyon özütü, meyve fenoliklerine benzer şekilde E2 aracılı meme tümörü oluşumuna karşı kanser önleyici etkiler göstermektedir. Kimyon ana bileşenleri kuminaldehit, simen ve diğer terpenoidler [olan 20]. Bu çalışmada, kimyon tohumu tozunun etanolik özünde bol miktarda terpen (m-simen, β-simen, karatol, karvakrol, germacrene D ve nivalenol) bulduk. Ayrıca simenin bir monoterpen fenol türevi olan timol tespit ettik. Cymene, HER2 + ve RH + /HER2 – BC üzerindeki in vitro sitotoksik etkilerin desteklenmesinde çok etkilidir ve BT474 BC hücrelerine karşı önemli sitotoksisite göstermiştir [ 40 ]. Benzer şekilde, karvakrol, germacrene D ve diğer kimyasalların BC hücrelerine karşı güçlü antiproliferatif aktiviteye sahip olduğu gösterilmiştir [ 41 , 42 ].

      Özetle, kimyon, meme kanseri kemo-önleme potansiyeline sahip zengin bir fitokimyasal kaynağıdır. Verilerimiz, kimyon biyoaktif maddeleri tarafından meme tümörlerinin inhibisyonunun, hücre proliferasyonundaki E2 aracılı modülasyonların ve dolaşımdaki prolaktin seviyelerindeki azalma dahil olmak üzere E2 ile ilgili belirteçlerin tersine çevrilmesine bağlı olabileceğini düşündürmektedir. Son olarak, diyet yoluyla sadece %1 kimyon özütü ile inhibisyon ve bu çalışmada gösterilen kronik toksisite eksikliği, ayrıca kimyon kullanımının uygulanabilirliğini ve kanser kemopreventif ajan olarak gelişme potansiyelini ortaya koymaktadır.

      Git: 4. Malzemeler ve Yöntemler
      4.1. kimyasallar
      2.0 mm iç çapa ve 3.2 mm dış çapa sahip silastik tüp, Allied Biomedical, Inc.'den (Ventura, CA, ABD) satın alındı. Silikon yapıştırıcı Factor II, Inc.'den (Lakeside, AZ, ABD) satın alındı ​​ve 17ß-estradiol Steraloids, Inc.'den (Newport, RI, ABD) satın alındı. Antikorlar (ERα, progesteron reseptörü, 1A1 ve 1B1) Santa Cruz Biotechnology'den (Santacruz, CA, ABD), siklin D1, Cdk4, Abcam'dan (Cambridge, MA, ABD) ve β-aktin Sigma-Aldrich'ten satın alındı ​​( Louis, MO, ABD). Kullanılan diğer tüm kimyasallar analitik ölçüdeydi.

      4.2. Diyet Hazırlıkları
      Kimyon ( Cuminum cyminum ) tohumları (Frontier Herbs, Danbury, CT, ABD) toz haline getirildi ve üç kez %80 etanol ile özü çıkarıldı, 0.22 uM Whatman filtre kağıdından süzüldü ve vakum altında kurutuldu. Kontrol saflaştırılmış AIN-93M diyeti, Harlan Teklad Inc.'den (Madison, WI, ABD) peletler halinde satın alındı. Kimyon tozu (%5 ve %7.5 ağ / ağ ) ve eşdeğer kurutulmuş etanolik kimyon özü tozu (%1, ağ / ağ ) ile takviye edilmiş pelet diyeti , Harlan Teklad'ın AIN diyetiyle kalori içeriği eşleştirilerek özel olarak yapılmıştır. Diyetler, kullanıma kadar 4 °C'de vakumla kapatılmış olarak saklandı.

      4.3. Hayvan Çalışması
      Beş ila altı haftalık dişi ACI sıçanları, Harlan Sprague-Dawley'den (Indianapolis, IN) satın alındı. Tüm hayvanlar, Louisville Üniversitesi, Louisville, KY, ABD'nin Kurumsal Hayvan Bakım ve Kullanım Komitesi (IACUC) yönergelerine (IACUC # 13008; onay tarihi: 1 Ağustos 2013) göre tutuldu. Sıçanlar kafeslere yerleştirildi ve ad libitum yiyecek ve su aldı. Üç çalışma yapılmıştır. Çalışma 1'de kimyon tozu diyetinin doz yanıtını belirledik. Bir haftalık iklimlendirmeden sonra, hayvanlar 6 gruba randomize edildi ve ya kontrol diyeti ya da kimyon tozu ile desteklenmiş diyet (%5 ve 7.5, w / w ) aldı (Şekil 8). İki hafta sonra, E2 tedavi gruplarındaki hayvanlar, daha önce tarif edildiği gibi 9 ± 0.2 mg E2 içeren 1.2 cm silastik implant ile deri altından aşılandı [ 32 ]. Üç hafta sonra tüm hayvanlara ötenazi uygulandı ve kan ve çeşitli organlar alındı. Meme dokuları proliferasyon markörü (PCNA) için analiz edildi ve kan, dolaşımdaki prolaktin ve estradiol seviyeleri için analiz edildi. Toz kimyon diyeti, %7,5 diyette daha yüksek aktivite ile doza bağımlı yanıt gösterdiğinden, %7,5 kimyon diyeti kullanılarak tümör çalışması yapılmıştır.
      Resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı ijms-22-06194-g008.jpg
      Ayrı bir pencerede aç
      Şekil 8
      Bu çalışmada öğütülmüş Cuminum cyminum (kimyon) tohumları tozu ve elde edilen kurutulmuş etanolik ekstrakt kullanılmıştır. Hayvan çalışma planının şematik gösterimi; tablo, çalışmada kullanılan hayvan çalışması tasarımını göstermektedir.

      İkinci çalışmada, hayvanlar 4 gruba randomize edilmiş ve ya kontrol diyeti ya da kimyon tozu (%7.5 w / w ) ile desteklenmiş diyet ile tedavi edilmiştir . Vücut ağırlıkları ve diyet tüketimi, terminasyona kadar tüm gruplar için haftalık olarak değerlendirildi. 12. haftadan başlayarak, E2 ile tehdit edilen hayvanlar, tümör insidansını ve gelişimini belirlemek için meme tümörleri için haftalık olarak palpe edildi. E2 / kontrol diyet grubundaki tümör insidansı, ~% 90 ulaştığı zaman, tüm gruplarda hayvanlar CO ile ötenazi uygulandı 2boğulma, kan alındı ​​ve sıçan başına düşen tümör sayısı belirlendi. Meme (hem tümör hem de normal dokular), karaciğer, akciğer, hipofiz bezi ve diğer seçilmiş organlar toplandı ve tartıldı. Her dokudan küçük bir parça histopatolojik analiz ve immünohistokimya için %10 tamponlu formaline aktarıldı. Kalan dokular sıvı nitrojen içinde donduruldu ve gelecekteki analizler için -80 °C'de saklandı.

      Çalışma 3, ikinci çalışmadan sonra modellendi ve hayvanlar, yaklaşık %13.3'lük ekstraksiyon verimliliğine dayalı olarak %7.5 kimyon tozu diyetine denk gelen %1 kurutulmuş etanolik kimyon ekstraktı ile desteklenmiş diyet sağladı. Toplam kalori, lif içeriği ve diğer bileşenler, kontrol AIN 93M diyeti ile eşleştirildi.

      4.4.Hücre Proliferasyonunun Değerlendirilmesi
      Eksize edilen meme dokusunun bir kısmı %10 tamponlu formalinde saklandı ve histopatolojik analizler için ertesi gün %70 etanole aktarıldı. Formalinle sabitlenmiş doku parafine gömüldü ve 4-5 µm'lik kesitler alındı. Meme dokusunun parafine gömülü bölümleri H&E (hematoksilen ve eozin) ile boyandı ve PCNA seviyeleri, daha önce tarif edildiği gibi Zymed PCNA kiti (Invitrogen Co., Carlsbad, CA, ABD) kullanılarak belirlendi [ 27 , 43 ]. Derin lekeli hücreler, iki patolog tarafından kör olarak puanlandı. Her alanın altında 100 hücre sayıldı ve bu tür 10 alan puanlandı ve ortalama değerler sunuldu. Görüntüler, Nikon NIS-Elements yazılımı kullanılarak elde edildi.

      4.5. Dolaşan E2 ve Prolaktin Analizi
      Dolaşımdaki serum E2, açıklandığı gibi üniversite hastanesinin klinik kimya tesisinde Roche E170 immünoassay analizörü kullanılarak elektrokemilüminesan saptama ile kan örneklerinde analiz edildi [ 28 ]. Tüm numuneler üç kopya halinde test edildi. Hipofiz prolaktinomaları tarafından salgılanan dolaşımdaki prolaktin seviyeleri, üreticinin talimatlarına göre Rat Prolactin EIA kiti (Alpco Diagnostics, Windham, NH, ABD) kullanılarak plazma örneklerinde belirlendi.

      4.6. RNA İzolasyonu, qRT-PCR ve Gen İfadesinin Analizi
      Meme dokusundan RNA, Trizol yöntemi (Invitrogen) kullanılarak izole edildi. Kısaca, meme dokusu Trizol içinde 4 °C'de süspanse edildi ve elde tutulan bir politron homojenleştirici ile maksimum hızda homojenleştirildi. Doku homojenatı sırayla kloroform ile ekstre edildi ve sulu faz buz gibi soğuk izopropanol ile çöktürüldü. RNA'nın kalitesi jel elektroforezi ile belirlendi ve NanoDrop (NanoDrop Technologies) kullanılarak nicelendirildi. Tek adımlı qPCR kiti (QuantaBio, Beverly, MA, ABD) kullanılarak qRT-PCR için RNA (3 ng) kullanıldı.

      qRT-PCR için primerler, Primer Express 3.0 yazılımı (Applied Biosystems) kullanılarak ekson sınırı boyunca tasarlandı ve tarif edildiği gibi Integrated DNA Technologies, Inc. tarafından sentezlendi [ 26 ]. İleri ve geri primerlerin dizileri daha önce tarif edilenlerle aynıdır [ 27 ]. Kantitatif PCR, 7500 hızlı gerçek zamanlı PCR sistemini (Applied Biosystems) kullandı. Amplifikasyon koşulları 50 °C'de 2 dakika, DNA polimeraz aktivasyonu 95 °C'de 10 dakika, ardından 95 °C'de 15 saniye ve 60 °C'de 1 dakika boyunca 40 döngü kullanıldı. Tüm qRT-PCR reaksiyonları için en az dört biyolojik numune kullanıldı ve her numune, test edilen her gen için üç kopya halinde analiz edildi.

      Gen ekspresyonu analizi (nispi miktarını kullanılan ΔΔ Cı T [tarif edildiği gibi) bir yöntem 44 ]. Sonuçlar, biyolojik kopyalar arasındaki ortalama kat değişimi olan ( grup başına n = 4–6) ve belirli bir grup içindeki biyolojik varyasyonu temsil eden nispi kat değişimi olarak temsil edilir .


      4.7. Toksisite Değerlendirmesi
      Hematolojik parametreler, Cell Dyn 3500 hematoloji analizörü (Abbott laboratuvarları, Santa Clara, CA, ABD) ile tam kan kullanılarak analiz edildi. Karaciğer ve böbrek enzim fonksiyonunu analiz etmek için kan serumu kullanıldı. Elektrolit analizi için iyon seçici bir elektrot kullanıldı ve otomatik bir AU640 kimya analizörü (Beckman Coulter, Inc., Brea, CA, ABD) tarafından diğer biyokimyasal parametrelerin analizleri için yerleşik spektrofotometrik teknikler kullanıldı.


      4.8. Kimyon Ekstraktının GC–MS ile Analizi
      Kimyon özütü metanol içinde çözüldü ve bir HP-1 kolonu (30 m x 0.25 mm x 0.25 um) ile birleştirilmiş bir GCD 1800A Hewlett Packard aygıtı üzerindeki kimyasal bileşenleri belirlemek için GC-MS analizine tabi tutuldu. Sıcaklık programı, 100-250 °C'lik bir başlangıç ​​sıcaklığında 10 °C/dk'lık bir hızda, 250 °C'de 3 dakika bekleme süresi ve 250-280 °C'lik son sıcaklık 30 °C'lik bir oranda ayarlanmıştır. 280 °C'de 2 dakikalık tutma süresi ile /dk. Taşıyıcı gaz olarak 1 mL/dk hızında helyum kullanılmıştır.

      Ana bileşiklerin tanımlanması, tam kütle temelinde gerçekleştirildi ve Bombay, Bombay Hindistan Teknoloji Enstitüsü'nün Sofistike Analitik Cihaz Tesisinde NBS75K'nın MS referans veri tabanı ile karşılaştırıldı.

      4.9. İstatistiksel Analizler
      Kontrol ve tedavi grubunun istatistiksel analizi şu şekilde gerçekleştirilmiştir: Hedef parametrelerin ortalamaları, standart sapma ve Student's t- testi ile belirlenen p -değerleri ile gösterilir . Tümör çokluğu, logaritmik bağlantılı negatif binom regresyon modeli kullanılarak analiz edildi. Tümör gecikmesi, haftalık muayeneye dayalı olarak, ilk elle hissedilen meme tümörünün ortaya çıkmasından önceki E2 tedavisinin gün sayısı olarak tanımlandı. Tümör gecikmesi, Kaplan-Meier sağkalım tahminleri ve grafikleri kullanılarak belirlendi. Gruplar arasında gecikme karşılaştırmaları log-rank testi kullanılarak yapıldı. Genel log-sıra testi anlamlı olduğunda, p ile ikili log-sıra testleri yapıldı.- Bonferroni yöntemi kullanılarak ayarlanan değerler. Ortalama meme tümörü sayısındaki farklılıklar, Dunn'ın post-hoc testleri (GraphPad Prism, sürüm 4.0, GraphPad Software, San Diego, CA, ABD) ile Kruskal-Wallis ANOVA kullanılarak değerlendirildi. Bir p -değeri <0.05 her durumda anlamlı kabul edildi. Bu veriler ortalama ± SD olarak sunulmuştur.

      Git: Teşekkür


      Bu çalışma USPHS hibesi CA-125152'den ve kısmen Agnes Brown Duggan Vakfı'ndan desteklenmiştir. Srivani Ravoori ve Swarupa Gadre, doku histolojisi veri analizi ve tartışma için Manicka V. Vadhanam için minnettardır.

      Git: Ek MalzemelER
      Aşağıdakiler çevrimiçi olarak https://www.mdpi.com/article/10.3390/ijms22126194/s1 adresinde mevcuttur .
      Ek veri dosyası için buraya tıklayın. (1,3M, fermuarlı)
      Git:

      Yazar Katkıları
      RCG fikri tasarladı, çalışmaları tasarladı, figürleri planladı ve el yazmasının bölümlerini yazdı; FA, hayvan çalışmaları tasarladı ve gerçekleştirdi, çeşitli belirteçler için dokuları ve kanı analiz etti, verileri yorumladı, rakamları hazırladı ve makaleyi yazdı; RM, RT-PCR analizi gerçekleştirdi ve verileri yorumladı; JJ hayvan çalışmalarında yardımcı oldu; IA fitokimyasal analiz yaptı; DJS, bazı çalışma tasarımlarında ve makalenin hazırlanmasında kritik girdi sağladı. Tüm yazarlar, makalenin yayınlanan versiyonunu okudu ve kabul etti.

      Git: Finansman
      Bu çalışma USPHS hibesi CA-125152'den ve kısmen Agnes Brown Duggan Vakfı'ndan desteklenmiştir.

      Git: Kurumsal İnceleme Kurulu Açıklaması


      Tüm hayvanlar, Louisville Üniversitesi, Louisville, KY, ABD'nin Kurumsal Hayvan Bakım ve Kullanım Komitesi (IACUC) yönergelerine (IACUC # 13008; onay tarihi: 1 Ağustos 2013) göre tutuldu.

      Git: Bilgilendirilmiş Onam Beyanı


      Uygulanamaz.

      Git: Veri Kullanılabilirlik Bildirimi


      Uygulanamaz.

      Git: Çıkar çatışmaları


      Yazarlar herhangi bir çıkar çatışması beyan etmemektedir.

      Git: Dipnotlar


      Yayıncının Notu: MDPI, yayınlanan haritalarda ve kurumsal bağlantılarda yargı yetkisi iddiaları konusunda tarafsız kalır.

      Git: Referanslar

      1. Siegel RL, Miller KD, Goding Sauer A., ​​Fedewa SA, Butterly LF, Anderson JC, Cercek A., Smith RA, Jemal A. Kolorektal kanser istatistikleri, 2020. CA Cancer J. Clin. 2020; 70 :145-164. doi: 10.3322/caac.21601. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      2. Siegel RL, Miller KD, Fuchs HE, Jemal A. Kanser İstatistikleri, 2021. CA Cancer J. Clin. 2021; 71 :7-33. doi: 10.3322/caac.21654. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      3. Howlader N., Noone A., Krapcho M., Miller D., Bishop K., Altekruse SF, Kosary CL, Yu M., Ruhl J., Tatalovich Z., ve diğerleri, editörler. SEER Kanser İstatistikleri İncelemesi, 1975–2013. Ulusal Kanser Enstitüsü; Bethesda, MD, ABD: [(erişim tarihi 10 Mart 2021)]. Çevrimiçi olarak erişilebilir: http://seer.cancer.gov/csr/1975_2013/ [ Google Akademik ]
      4. Dai X., Xiang L., Li T., Bai Z. Kanser İşaretleri, Biyobelirteçler ve Meme Kanseri Moleküler Alt Tipleri. J. Kanser. 2016; 7 :1281–1294. doi: 10.7150/jca.13141. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      5. Fanfani V., Zatopkova M., Harris AL, Pezzella F., Stracquadanio G. Kalıtsal meme kanseri riskini incelemek: İstatistiksel yöntemlerden duyarlılık genlerine. Semin. Kanser Biol. 2020 doi: 10.1016/j.semcancer.2020.06.001. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      6. Ellsworth DL, Turner CE, Ellsworth RE Üçlü Negatif Meme Kanserinin Kalıtsal Bileşeninin Gözden Geçirilmesi: Yüksek ve Orta Penetranlı Meme Kanseri Genleri, Düşük Penetranlı Lokuslar ve Geleneksel Olmayan Genetik Elementlerin Rolü. J. Oncol. 2019; 2019 :4382606. doi: 10.1155/2019/4382606. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      7. Raloksifen üzerine Vogel VG Güncellemesi: Menopoz sonrası kadınlarda invaziv meme kanseri riskinin azaltılmasındaki rolü. Meme kanseri. 2011; 3 :127–137. doi: 10.2147/BCTT.S11288. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      8. Nichols HB, DeRoo LA, Scharf DR, Sandler DP Kemoprevensiyon için tamoksifen kullanan kadınların risk-fayda profilleri. J. Natl. Kanser Enst. 2015; 107 :354. doi: 10.1093/jnci/dju354. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      9. Chen JY, Kuo SJ, Liaw YP, Avital I., Stojadinovic A., Man YG, Mannion C., Wang J., Chou MC, Tsai HD, ve diğerleri. Tamoksifen kullanım yaşı ve süresi ile ilişkili meme kanseri hastalarında endometrial kanser insidansı: Popülasyona dayalı bir çalışma. J. Kanser. 2014; 5 :151–155. doi: 10.7150/jca.8412. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      10. Hillers-Ziemer LE, Arendt LM Riski Tartmak: Obezitenin Meme Bezi ve Meme Kanseri Riski Üzerindeki Etkileri. J Meme Bezi. Biol. neoplazi. 2020 doi: 10.1007/s10911-020-09452-5. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      11. Anand P., Kunnumakkara AB, Sundaram C., Harikumar KB, Tharakan ST, Lai OS, Sung B., Aggarwal BB Cancer, büyük yaşam tarzı değişiklikleri gerektiren önlenebilir bir hastalıktır. Eczacılık Araş. 2008; 25 :2097–2116. doi: 10.1007/s11095-008-9661-9. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      12. Donaldson MS Beslenme ve kanser: Kansere karşı bir diyet için kanıtların gözden geçirilmesi. Nutr. J. 2004; 3 : 19. doi: 10.1186/1475-2891-3-19. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      13. Willett WC Diyet, beslenme ve önlenebilir kanser. Çevre. Sağlık Perspektifi. 1995; 103 (Ek 8):165–170. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
      14. Dale LC, Gotay CC Tamamlayıcı ve Alternatif Tıp Kullanımı ile Meme Kanseri Erken Teşhisi Arasındaki İlişki: Eleştirel Bir İnceleme. Kötü. Temelli Tamamlayıcı. Alternatif. Med. 2012; 2012 :506978. doi: 10.1155/2012/506978. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      15. Wanchai A., Armer JM, Stewart BR Meme kanserli kadınlarda tamamlayıcı ve alternatif tıp kullanımı: Sistematik bir derleme. klinik. J. Oncol. hemşireler 2010; 14 :E45–E55. doi: 10.1188/10.CJON.E45-E55. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      16. Oseni T., Patel R., Pyle J., Jordan VC Seçici östrojen reseptör modülatörleri ve fitoöstrojenler. Bitki Med. 2008; 74 :1656-1665. doi: 10.1055/s-0028-1088304. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      17. Wang J., Jiang YF Antikanser ajanlar olarak doğal bileşikler: Deneysel kanıtlar. Dünya J. Uzm. Med. 2012; 2 :45-57. doi: 10.5493/wjem.v2.i3.45. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      18. Sambaiah K., Srinivasan K. Sıçanlarda hepatik karışık fonksiyon oksijenaz sistemi üzerinde baharat ve baharat ilkelerinin etkisi. Hint J. Biochem. Biyofiz. 1989; 26 :254–258. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
      19. Kleiner HE, Vulimiri SV, Miller L., Johnson WH, Jr., Whitman CP, DiGiovanni J. Doğal olarak oluşan kumarinlerin oral yoldan verilmesi, değişen faz I ve II enzim aktivitelerine ve çeşitli polisiklik aromatik hidrokarbonlar tarafından DNA eklenti oluşumunun azalmasına yol açar. SENCAR farelerinin dokuları. Karsinojenez. 2001; 22 :73-82. doi: 10.1093/karsin/22.1.73. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      20. Sahana K., Nagarajan S., Rao LJM Kimyon ( Cuminum cyminum L.) Tohum Uçucu Yağı: Sağlık ve Hastalık Önlemede Kimya ve Rolü. İçinde: Preedy VR, Watson RR, Patel VB, editörler. Sağlık ve Hastalık Önlemede Kuruyemiş ve Tohumlar. Akademik Basın; Cambridge, MA, ABD: 2011. s. 417–427. [ Google Akademik ]
      21. Shirke SS, Jagtap AG Cuminum cyminum'un metanolik ekstraktının yumurtalıkları alınmış sıçanlarda toplam serum kolesterolü üzerindeki etkileri . Hint J. Pharmacol. 2009; 41 :92-93. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
      22. Shull JD, Spady TJ, Snyder MC, Johansson SL, Pennington KL Yumurtalıkları bozulmamış, ancak yumurtalıkları alınmamış 17 beta estradiol ile tedavi edilen dişi ACI sıçanları hızla meme karsinomu geliştirir. Karsinojenez. 1997; 18 :1595-1601. doi: 10.1093/karsin/18.8.1595. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      23. Blank EW, Wong P.-Y., Lakshmanaswamy R., Guzman R., Nandi S. Yumurtalıkları alınmış ACI sıçanlarında hormonal meme karsinogenezi için hem yumurtalık hormonları östrojen hem de progesteron gereklidir. Proc. Natl. Acad. bilim AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ. 2008; 105 :3527–3532. doi: 10.1073/pnas.0710535105. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      24. Jeyabalan J., Aqil F., Soper L., Schultz DJ, Gupta RC Apiaceae Ailesinin Yaygın Baharatlarında Tespit Edilen Güçlü Kemopreventif/Antioksidan Aktivite. Nutr. Yengeç Burcu. 2015; 67 :1201–1207. doi: 10.1080/01635581.2015.1075051. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      25. O'day E., Lal A. Meme kanserinde mikroRNA'lar ve hedef gen ağları. Meme Kanseri Araş. 2010; 12 doi: 10.1186/bcr2484. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      26. Munagala R., Aqil F., Vadhanam MV, Gupta RC MikroRNA 'imzası' sırasında östrojen aracılı meme kanseri oluşumu ve ellajik asit müdahalesi ile tersine çevrilmesi. Kanser Let. 2013; 339 :175–184. doi: 10.1016/j.canlet.2013.06.012. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      27. Aqil F., Jeyabalan J., Munagala R., Singh IP, Gupta RC Hormonal meme kanserinin diyet reçeli ile önlenmesi. Mol. Nutr. Gıda Araş. 2016; 60 :1470–1481. doi: 10.1002/mnfr.201600013. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      28. Ravoori S., Vadhanam MV, Aqil F., Gupta RC Östrojen aracılı meme tümörü oluşumunun yaban mersini ve siyah ahududu ile inhibisyonu. J. Agric. Gıda Kimyası 2012; 60 :5547–5555. doi: 10.1021/jf205325p. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      29. Aqil F., Jeyabalan J., Munagala R., Ravoori S., Vadhanam MV, Schultz DJ, Gupta RC Chemoprevention of Rat Mammary Carcinogenesis by Apiaceae Spices. Int. J. Mol. bilim 2017; 18 :425. doi: 10.3390/ijms18020425. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      30. Clevenger CV, Furth PA, Hankinson SE, Schuler LA Prolaktinin meme kanserindeki rolü. endokr. Rev. 2003; 24 :1–27. doi: 10.1210/er.2001-0036. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      31. Rose-Hellekant TA, Arendt LM, Schroeder MD, Gilchrist K., Sandgren EP, Schuler LA Prolaktin, transgenik farelerde ERalpha-pozitif ve ERalpha-negatif meme kanserini indükler. Onkogen. 2003; 22 :4664-4674. doi: 10.1038/sj.onc.1206619. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      32. Ravoori S., Vadhanam MV, Sahoo S., Srinivasan C., Gupta RC Düşük seviyelerde 17 beta-estradiole maruz kalan ACI sıçanlarında meme tümörü indüksiyonu. Int. J. Oncol. 2007; 31 :113–120. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
      33. Li SA, Weroha SJ, Tawfik O., Li JJ Dişi asit sıçanlarında yalnızca östrojen kaynaklı meme tümörlerinin tamoksifen ile önlenmesi: Östrojen reseptör aracılığı için kanıt. J. Endokrinol. 2002; 175 :297–305. doi: 10.1677/joe.0.1750297. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      34. Weroha SJ, Li SA, Tawfik O., Li JJ Dişi ACI sıçanlarında östrojen kaynaklı meme onkogenezi sırasında D1 ve D3 siklinlerinin aşırı ekspresyonu. Karsinojenez. 2006; 27 :491-498. doi: 10.1093/carcin/bgi278. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      35. Liehr JG, Ricci MJ İnsan meme tümörlerinin belirteci olarak östrojenlerin 4-hidroksilasyonu. Proc. Natl. Acad. bilim AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ. 1996; 93 :3294–3296. doi: 10.1073/pnas.93.8.3294. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      36. Loh HY, Norman BP, Lai KS, Rahman N., Alitheen NBM, Osman MA Meme Kanserinde MikroRNA'ların Düzenleyici Rolü. Int. J. Mol. bilim 2019; 20 :4940. doi: 10.3390/ijms20194940. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      37. Jeyabalan J., Aqil F., Munagala R., Annamalai L., Vadhanam MV, Gupta RC Östrojen aracılı meme kanserine karşı diyet yaban mersininin kemopreventif ve terapötik aktivitesi. J. Agric. Gıda Kimyası 2014; 62 :3963–3971. doi: 10.1021/jf403734j. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      38. Vadhanam MV, Ravoori S., Aqil F., Gupta RC Ellajik asidin sürekli sistemik teslimi ile meme karsinogenezinin kemoprevensiyonu. Avro. J. Kanser Önceki. 2011; 20 :484-491. doi: 10.1097/CEJ.0b013e3283498e00. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      39. Aiyer HS, Srinivasan C., Gupta RC Diyet meyveleri ve ellagik asit, ACI sıçanlarında östrojen aracılı meme tümörü oluşumunu azaltır. Nutr. Yengeç Burcu. 2008; 60 :227–234. doi: 10.1080/01635580701624712. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      40. Corrales Sanchez V., Nieto-Jimenez C., Castro-Osma JA, de Andres F., Pacheco-Linan PJ, Bravo I., Rodriguez Farinas N., Niza E., Dominguez-Jurado E., Lara-Sanchez A., et al. Meme Kanseri Modellerinde [RuCl(p-simen)(N,N-bis(difenilfosfino)-izopropilamin)][BF4]'ün Tarama ve Ön Biyokimyasal ve Biyolojik Çalışmaları. ACS Omega. 2019; 4 :13005–13014. doi: 10.1021/acsomega.9b00296. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      41. Li LL, He L., Wu YL, Zhang YW Carvacrol, TRPM7 aracılı hücre döngüsü düzenlemesi yoluyla meme kanseri hücrelerini etkiler. Hayat Bilimi. 2021; 266 doi: 10.1016/j.lfs.2020.118894. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      42. Gautam N., Mantha AK, Mittal S. Esansiyel Yağlar ve Antikanser Ajanlar Olarak Bileşenleri: Mekanistik Bir Bakış. Biyomedya. Araş. Int. 2014; 2014 yılı : 10.1155/2014/154106. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      43. Ayyanar M., Subash-Babu P., Ignacimuthu S. Syzygium cumini (L.) Skeels., diyabet için yeni bir terapötik ajan: Halk tıbbi ve farmakolojik kanıtlar. Tamamlayıcı. orada. Med. 2013; 21 :232–243. doi: 10.1016/j.ctim.2013.03.004. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      44. Livak KJ, Schmittgen TD Gerçek zamanlı kantitatif PCR ve 2(-Delta Delta C(T)) Yöntemi kullanılarak nispi gen ekspresyon verilerinin analizi. Yöntemler 2001; 25 :402–408. doi: 10.1006/meth.2001.1262. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]

      Bitkisel ürünler |Bitkisel İlaçlar |Alternatif Tıp | Doğal Tedavi | Gökçek Şifa | Hastalıklarla İlgili Bilgiler
      Youtube Kanalımızı Takip Edin | Facebok Sayfamızı Takip Edin

      Yorum yap


      • #4
        Carum carvi esansiyel yağının Candida albicans'ta ERG6 gen ekspresyonu ve virülans faktörleri üzerindeki etkisi

        Samira Nasiri , 1 Masoomeh Shams Ghahfarokhi , 1* ve Mehdi Razzaghi Abyaneh 2
        Yazar bilgileri Makale notları Telif hakkı ve Lisans bilgileri Sorumluluk Reddi
        Git: Soyut

        Geçmiş ve Amaç:


        Bu çalışma, Carum carvi esansiyel yağının (EO) Candida albicans'ta mantar büyümesi ve bazı önemli virülans faktörleri ile ilgili olarak ERG6 gen ekspresyonuna karşı inhibe edici etkilerini araştırmak için yapılmıştır .

        Malzemeler ve yöntemler:
        C. carvi EO'nun C. albicans'a karşı minimum inhibe edici konsantrasyonu (MIC) , 20-1280 μg/ml konsantrasyon aralığında Clinical and Laboratory Standards Institute M27-A4 yöntemiyle belirlendi. Ayrıca, ERG6 geninin ekspresyonu, gerçek zamanlı polimeraz zincir reaksiyonu kullanılarak C. carvi EO'nun 0.5x MIC konsantrasyonunda incelenmiştir . C. albicans'ın proteinaz ve fosfolipaz aktiviteleri, hücre yüzeyi hidrofobikliği (CSH) ve hücre zarı ergosterol (CME) içeriği de onaylanmış yöntemler kullanılarak bitki EO'sunun 0.5 x MIC konsantrasyonunda değerlendirildi. Ayrıca kontrol antifungal ilaç olarak flukonazol (FLC) kullanıldı.

        Sonuçlar:
        Sonuçlar, C. carvi EO'nun C. albicans büyümesi için MIC ve minimum fungisidal konsantrasyonunun sırasıyla 320 ve 640 μg/ml olduğunu göstermiştir. Fungal ERG6'nın bir mRNA düzeyinde ekspresyonu ve maya hücrelerinin ergosterol içeriği, hem C. carvi EO (640 μg/ml) hem de FLC (2 μg/ml) tarafından önemli ölçüde azaltılmıştır. Proteinaz ve fosfolipaz aktiviteleri de C. carvi EO'da sırasıyla %49.82 ve %53.26 oranında azalırken, FLC ile muamele edilmiş kültürlerde sırasıyla %27.72 ve %34.67 oranında inhibe edildi. Ayrıca CSH, EO ve FLC ile muamele edilmiş kültürlerde sırasıyla %12.75 ve %20.80 oranında inhibe edilmiştir.

        Çözüm:
        Bulgularımız, C. carvi EO'nun C. albicans'a karşı etkili bir antifungal ajanın geliştirilmesinde potansiyel bir doğal bileşik olarak kabul edilebileceğini ortaya koydu .

        Anahtar Kelimeler: Antifungal aktivite, Candida albicans , Carum carvi , ERG6 , Virülans faktörleri
        Git: Giriş


        Candida türlerine bağlı enfeksiyonların prevalansı , özellikle bağışıklık sistemi baskılanmış durumda olanlar ve AIDS, doku nakli, antibiyotik tedavisi ve malignite hastalıkları gibi farklı durumları olan hastalarda son otuz yılda artmıştır [ 1 ]. Candida albicans , hifal geçişini, yüzey tanıma moleküllerini, fenotipik geçişi ve virülans faktörleri olarak atfedilen hücre dışı hidrolitik enzim üretimini teşvik ederek insan vücudunun çeşitli bölgelerini derinlemesine istila eden önemli bir patojenik ajandır [ 2 , 3 ]. Fosfolipazlar ve salgılanan proteinazlar gibi hücre dışı hidrolitik enzimler, yapışmayı, doku penetrasyonunu ve konak istilasını kolaylaştırır [ 2 - 4 ].

        C. albicans'ın konakçı hücrelere yapışması, hücre yüzeyi hidrofobikliği (CSH) ile ilgili mantar enfeksiyonunda önemli bir erken adımdır [ 2 , 5 ]. Candida albicans ayrıca tıbbi cihazların yüzeylerine yapışabilir ve biyofilmler oluşturabilir. Virulans derecesi ile enfeksiyon oluşturma yeteneği arasında pozitif bir ilişki olduğu iyi bir şekilde belgelenmiştir [ 6 ]. ERG6'nın ergosterol biyosentezi için varsayılan bir yapısal gen olduğu ve mantar hücre zarının normal işleyişi için gerekli olduğu bildirilmiştir [ 7 ] .

        Birçok çalışma , kandidiyazın teşhisini, tedavisini ve önlenmesini kolaylaştırmak için Candida türlerindeki patojenik faktörleri ele almıştır [ 8-11 ] . Antifungal aktiviteye sahip bitkisel ajanlar, yüksek üretim maliyeti ve çok sayıda yan etkisi olan sentetik antifungal ilaçların sınırlamaları açısından kimyasal ilaçlar için ideal bir alternatif oluşturmaktadır [ 8 ]. Buna göre, birçok bitki türünün antibakteriyel ve antifungal etkileri son yirmi yılda geniş çapta araştırılmıştır [ 12-17 ] .

        Carum carvi L. (kimyon), Umbelliferae familyasına ait tek yıllık otsu bir bitkidir. Bitki, İran'ın bazı belirli bölgelerine özgüdür ve gıdalarda ve bitkisel ilaçlarda kullanılmaktadır [ 18 ]. Carum carvi , hem geleneksel hem de modern tıpta güçlü bir antifungal ve antimikrobiyal bileşik olarak belgelenmiştir [ 19-21 ] . Bu çalışma, C. carvi esansiyel yağının (EO) C. albicans'ın büyümesi, proteinaz ve fosfolipaz aktiviteleri, CSH ve hücre zarı ergosterol (CME) içeriği üzerindeki potansiyel etkisini araştırmak için yapılmıştır . Bu çalışma aynı zamanda C. carvi EO'nun ERG6 üzerindeki etkisinin değerlendirilmesini de içermektedir.gerçek zamanlı polimeraz zincir reaksiyonu (PCR) deneyi kullanılarak gen ekspresyonu.

        Malzemeler ve yöntemler
        Mantar suşu ve Carum carvi esansiyel yağı
        Çalışmanın amacı doğrultusunda, C. albicans standart suşu ATCC10231, İran Pasteur Enstitüsünün Patojenik Mantar Kültürü Koleksiyonundan (//fa.pasteur.ac.ir/VisitDetails.aspx?Id=1311) elde edildi . Suşlar, 37°C'de 48 saat boyunca Sabouraud dekstroz agarda (Merck, Almanya) kültürlendi. Ayrıca piyasadan C. carvi tohumları satın alınmıştır. Bitki materyalleri, tam bir cam aparat içinde 90 dakika süreyle buharla damıtıldı. EO ayrıca sterilize edilmiş tohumların Clevenger tipi bir aparat kullanılarak 4 saatlik bir süre boyunca hidrodistilasyonuyla hazırlandı. EO verimi yaklaşık %0.25 idi ve 4°C'de tutuldu [ 21 ].

        Antifungal duyarlılık testi
        Antifungal duyarlılık analizi, Ulusal Klinik Laboratuvar Standartları Komitesi CLSI M27-A4 yönteminin [ 22 ] kılavuzlarına göre yapılmıştır. Kısaca, C. albicans ,  3-(N-morfolino) propansülfonik asit ortamı kullanılarak RPMI-1640'ta (Sigma-Aldrich, ABD) 0.5-2.5x103 CFU/mL'lik bir nihai konsantrasyona ayarlandı ve daha sonra bir 96'ya eklendi . -kuyu plakası. Stok solüsyonu hazırlamak için C. carvi EO, 100 mg/ml'lik nihai bir konsantrasyon elde etmek üzere dimetil sülfoksit (Sigma-Aldrich, ABD) içinde çözüldü. Daha sonra, 20-1280 ug/ml'lik nihai konsantrasyonları elde etmek için RPMI içinde EO'nun iki kat seri dilüsyonları hazırlandı.

        Flukonazol için, metanol (Merck, Almanya) içindeki bir flukonazol stok çözeltisinden (Sigma-Aldrich, ABD) 0.5-256 ug/ml'lik seri iki kat konsantrasyonlar hazırlandı. Plakalar, 35°C'de 24-48 saat süreyle inkübe edildi. C. carvi EO ve flukonazolün minimum inhibe edici konsantrasyonu (MIC), görsel tahlil ile 96 oyuklu mikroplakalarda mantar büyümesinin %100 inhibisyonu olarak tanımlandı. Minimum fungisidal konsantrasyonu (MFC) belirlemek için, görsel mantar gelişimi olmayan MIC üzerindeki her kuyucuğun içeriğinin 50 ul'si Sabouraud dekstroz agar (SDA) plakalarına aktarıldı ve 72 saat 35°C'de inkübe edildi. MFC, SDA plakalarında üremeye neden olmayan minimum EO ve flukonazol konsantrasyonu olarak tanımlandı. Tüm testler, üç ayrı deneyde üç kopya halinde gerçekleştirildi.

        Proteinaz aktivite testi
        Proteinaz aktivitesinin belirlenmesi, Dabiri ve arkadaşlarına göre değerlendirildi. [ 11 ]. Kısaca, 10 ul 18 saatlik bir maya süspansiyonu (106 hücre/ml), dekstroz (%2), MgS04 (%0.05), KH2PO4 (%0.1) ve agar içeren sığır serum albümini (%1) ortamı üzerine aşılandı. (%2) C. carvi EO (160 μg/ml) ve flukonazolün (2 μg/ml) 0,5 MİK konsantrasyonu ile. Petri kutuları 35oC'de 5 gün inkübe edildi ve trikloroasetik asit (TCA, %20) ile fikse edildi. Maya kolonilerinin etrafındaki proteoliz bölgesi, Price ve arkadaşlarına göre ölçüldü. [ 23 ].

        fosfolipaz aktivite testi
        Fosfolipaz üretimi, Samaranayake ve arkadaşlarına göre mantar kolonisi etrafındaki çökelme bölgesi tarafından belirlendi. biraz değiştirilmiş bir yöntem kullanarak [ 24 ]. Yumurta sarısı agar ortamı, SDA (13 g; Merck, Almanya), NaCl (11.7 g), CaCl2 (0.111 g) ve %10 steril yumurta sarısından oluşuyordu. Bu nedenle, 10 ul maya süspansiyonu (106 hücre/ml), C. carvi EO (160 ug/ml) ve flukonazol (2 ug/ml) ile yumurta sarısı ortamına aşılanmıştır . Mantar kolonisi etrafındaki çökelme bölgesi, 35ºC'de 72 saat inkübasyondan sonra ölçüldü.

        Hücre yüzeyi hidrofobikliğinin belirlenmesi
        C. carvi EO'nun C. albicans CSH üzerindeki etkisi , bifazik hidrokarbon-sulu faz yöntemiyle [ 11 ] ölçüldü. Kısaca, 10 ul maya süspansiyonu (106 hücre/ml), C. carvi EO (160 ug/ml) ve flukonazol (2 ug/ml) içeren Sabouraud dekstroz sıvı ortamına aşılandı ve 35°C'de 48 saat inkübe edildi. Daha sonra steril cam test tüplerine 5 ml hücre süspansiyonu eklendi. Ek olarak süspansiyon ortamından bir test ve işlenmemiş bir kontrol hazırlandı ve kör olarak kullanıldı. Bir sonraki aşamada, her test süspansiyonuna 1 ml ksilen ilave edildi.

        Test ve kontroller, dengelenmesi için 10 dakika süreyle 35°C'deki su banyosuna yerleştirildi ve ardından 30 saniye vortekslendi ve 30 dakika daha su banyosuna döndürüldü. Alt sulu faz dikkatli bir şekilde temiz bir test tüpüne aktarıldı. 520 nm'de absorbans, istenmeyen agregatları askıya almak için 5 saniye karıştırıldıktan sonra ölçülmüştür. Negatif kontrol olarak ksilen içermeyen süspansiyon kullanıldı. Hidrofobiklik, kontrol süspansiyonuna kıyasla test süspansiyonunun optik yoğunluğundaki azalma yüzdesi olarak tanımlandı. Hidrofobiklik yüzdesi şu şekilde hesaplandı:

        Hidrofobiklik (%)=[1−(A 1 /A 0 )] × 100

        Hücre zarı ergosterol içeriğinin tahlili
        CME içeriği Jahanshiri ve ark. [ 7 ]. Candida albicans (106 hücre /ml), C. carvi EO (160 ug/ml) ve flukonazol (2 ug/ml) içeren Sabouraud dekstroz sıvı besiyerine aşılandı ve ardından 35ºC'de 72 saat inkübe edildi. Mantar hücreleri 5,000 rpm'de 5 dakika santrifüjleme ile toplandı, distile su ile yıkandı, oda sıcaklığında kurutuldu ve tartıldı. Sonraki aşamada her pelete 3 mL %25 alkollü potasyum hidroksit ilave edildi ve 1 dakika vortekslendi.

        Süspansiyon cam tüplere aktarıldı ve 90°C'de 1 saat su banyosunda inkübe edildi ve oda sıcaklığında soğutuldu. Daha sonra 1 mL distile su ve 3 mL n-heptan ilave edilerek 3 dakika kuvvetlice vortekslendi. 30 dakika sonra heptan tabakası şeffaf cam tüplere aktarıldı ve -20°C'de 24 saat saklandı. Daha sonra 1 mL sterol alikotu, %100 etanol içinde 5 kat seyreltildi ve ultraviyole görünür spektrofotometre (Shimadzu, Japonya) kullanılarak 230-300 nm'de tarandı. Ekstrakte edilen numunede ergosterol ve geç sterol ara ürünü 24(2*) DHE'nin varlığı, karakteristik bir dört tepeli eğri ile sonuçlandı. Ergosterol içeriği, aşağıdaki hesaplama kullanılarak hücrenin ıslak ağırlığının yüzdesi olarak hesaplandı:

        % ergosterol + % 24(28) DHE=[(A281.5/290) × F] /mantar peleti ağırlığı

        %24(28) DHE=(A230/518) × F / mantar pelet ağırlığı

        % ergosterol=% ergosterol + % 24 (28) DHE - % 24 (28) DHE

        burada F, etanol içinde seyreltme faktörüdür ve sırasıyla 290 ve 518, kristalli ergosterol ve 24(28) DHE için belirlenen E değerleridir.

        ERG6 gen ifadesinin belirlenmesi
        C. carvi EO'nun C. albicans'ta ERG6 ekspresyonu üzerindeki etkisini değerlendirmek için, C. carvi EO (160 μg/ml) ve flukonazolün (2 μg/ml) RNX-Plus kiti (Sinacolon, Iran). Ayrıca Jahanshiri ve ark. [ 25 ]. Bu çalışmada kullanılan primerler arasında F: 5'GTGGTGTAGGTGGTCCTGGT 3' ve R: 5' CAATGGCATAAACAGCATCG 3' (ERG), ayrıca F: 5' CCA GCT TTC TAC GTT TCC 3' ve ters: 5' CTG TAA CCA CGT yer almaktadır. TCA GAC 3' (ACT1) [ 26 ]. Gerçek zamanlı kantitatif PCR sistemini kalibre etmek için C. albicans'ın seri dilüsyonlarının (10−1 ila 10−4) standart eğrisi şablon olarak cDNA ile çizilmiştir. Gerçek zamanlı PCR, 10 µl ana karışım (2X), 1 µl primerler (10 mM), 1 µl toplam cDNA numunesi dahil olmak üzere 20 µl'lik son hacimde SYBR yeşil ana karışımı (Applied Biosystems) kullanılarak gerçekleştirildi. ve her reaksiyon için damıtılmış su. Her numune, şablonun miktarı için ẞ-aktin seviyesine normalleştirildireferans gen olarak Deneyler, her numune için üç kopya halinde tekrarlandı. PCR koşulları, ABI PRISM 7500 termal döngüleyici tarafından 95°C'de 10 dakika süreyle bir ilk inkübasyonun yanı sıra 95°C'de 15 saniye, 60°C'de 1 dakika ve 72°C'de 15 saniyelik 40 döngüden oluşuyordu. (Uygulamalı Biyosistemler). ERG6 ifadesinin seviyesini belirlemek için numunelerin ve kalibratörün eşik döngüsü (CT) arasındaki farklar aşağıdaki formül kullanılarak hesaplandı:

        (2 −ΔΔCT )
        istatistiksel analiz
        Tüm veriler, ANOVA testi kullanılarak GraphPad Prism yazılımı, sürüm 6.0'da (Sandiego, CA) analiz edildi ve karşılaştırıldı. 0.05'ten küçük bir p değeri istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi.

        Git: Sonuçlar
        Antifungal duyarlılık testi
        C. carvi EO'nun MIC ve MFC değerleri belirlendi ve daha sonra C. albicans'ın standart klinik izolatına karşı flukonazolünkilerle karşılaştırıldı (tablo 1). Sonuçlara göre bitki EO'nun C. albicans'a karşı MIC ve MFC değerleri sırasıyla 320 ve 640 μg/ml idi. Flukonazol için bu değerler sırasıyla 4 ve 8 μg/ml olarak bildirilmiştir. tablo 1


        Candida albicans için Carum carvi esansiyel yağı ve flukonazolün (μg/ml) minimum inhibitör konsantrasyonu ve minimum fungisit konsantrasyonu değerleri
        Esans 20-1280 320 640
        flukonazol 0,5-256 4 8
        Ayrı bir pencerede aç
        MIC: minimum inhibitör konsantrasyon, MFC: minimum fungisidal konsantrasyon

        Proteinaz ve fosfolipaz aktivitelerinin belirlenmesi

        Proteinaz ve fosfolipaz üretimi, C. carvi EO ve flukonazol ile işlenmiş kültürde azalmıştır (rakamlar 1ve​ve 2). bu2). C. carvi EO'da proteinaz ve fosfolipaz aktiviteleri sırasıyla %49.82 ve %53.26 oranında azalırken, flukonazol ile muamele edilmiş kültürlerde sırasıyla %27.72 ve %34.67 oranında inhibe edildi (Tablo 2). Bu değişken açısından tedavi edilen ve kontrol grubu arasında anlamlı bir fark gösterildi ( P <0.05). Sonuçlar, C. carvi EO'nun hem proteinaz hem de fosfolipaz üretimini azaltmada flukonazol kadar etkili olduğunu ortaya koydu.
        Resim, illüstrasyon vb. tutan harici bir dosya. Nesne adı cmm-6-30-g001.jpg'dir.
        Şekil 1
        Carum carvi esansiyel yağı (a) ve flukonazol (b) ile tedavi edilen Candida albicans'ta kontrol (c) ile karşılaştırıldığında proteinaz aktivitesi

        Resim, çizim vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı cmm-6-30-g002.jpg'dir.
        şekil 2
        Carum carvi esansiyel yağı (a) ve flukonazol (b) ile tedavi edilen Candida albicans'ta kontrol (c) ile karşılaştırıldığında fosfolipaz aktivitesi Tablo 2


        Carum carvi esansiyel yağı ve flukonazol ile muamele edilmiş Candida albicans'ta proteinaz ve fosfolipaz üretimi, hücre yüzeyi hidrofobikliği ve hücre zarı ergosterol içeriğinin belirlenmesi
        C. carvi EO ile işlenmiş 1,43±0,07 49.8 0,93±0,02 53.26 12.75 0,084±0,01 25.74
        Flukonazol ile işlenmiş 2,06±0,05 27.72 1,30±0,08 34.67 20.80 0,064±0,01 43.36
        Kontrol (İşlem görmemiş) 2,85± 0,15 00.00 1,99±0,10 00.00 38.98 0,113±0,01 00.00
        Ayrı bir pencerede aç
        Her biri üç nüsha olan iki deneyin ortalama±SD'sinin sonuçları.

        CSH: hücre yüzeyi hidrofobikliği, CME: hücre zarı ergosterol

        Hücre yüzeyi hidrofobikliğinin belirlenmesi
        C. carvi EO ve flukonazol ile tedavi edilen C. albicans'ın CSH'si,Tablo 2. Sonuçlara göre, C. carvi EO ve flukonazol ile tedavi edilen C. albicans'ın CSH'si, tedavi edilmeyen kontrole kıyasla sırasıyla %12.75 ve %20.80 azaldı. Bu konuda tedavi edilen ve kontrol grupları arasında anlamlı bir fark gösterildi ( P <0.05).

        Hücre zarı ergosterol içeriğinin belirlenmesi
        C. carvi EO- ve flukonazol ile işlenmiş kültürlerdeki C. albicans'ın CME içerikleri sırasıyla 0.084 ve 0.064 µg/g olarak ölçüldü (Tablo 2), tedavi edilen ve kontrol grupları arasında önemli bir fark olduğunu gösterir ( P <0.05). CME, C. carvi EO ve flukonazol ile muamele edilmiş kültürlerde sırasıyla %25.74 ve %43.36 oranlarında inhibe edildi. Sonuçlar, flukonazolün C. albicans'ın ergosterol içeriğini azaltmada C. carvi EO'dan daha etkili olduğunu gösterdi .

        ERG6 gen ifadesinin belirlenmesi
        Ergosterol biyosentezi için bir aracı olarak ERG6 geninin ifadesi, 0.5 x MIC C. carvi EO (160 μg/ml) ve flukonazol (2) ile işlenmiş C. albicans'ta spesifik primerler kullanılarak kantitatif PCR yoluyla incelenmiştir. mg/ml). Amplifikasyon ürünleri ayrıca agaroz jel elektroforezi ile de analiz edildi (Figür 3). ERG6'nın bağıl gen ifadesi , [2 −ΔΔCT ] formülüne göre ölçüldü . C. carvi EO- ve flukonazol ile muamele edilmiş örneklerdeki ERG6 gen ekspresyonu , mRNA seviyesinde yaklaşık 2 kat azaltılmıştır ve bu, muamele edilmemiş kontrol ile karşılaştırıldığında anlamlıdır (Şekil 4; P <0.05). Bu nedenle, hem bitki EO'su hem de flukonazol benzer şekilde ERG6 ekspresyonunu inhibe etti. Bu nedenle, ERG6 ekspresyonunun inhibisyonu açısından EO ve flukonazol ile tedavi edilen numuneler arasında anlamlı bir fark yoktu ( P >0.05).
        İçinde resim, çizim vb. bulunan harici bir dosya. Nesne adı cmm-6-30-g003.jpg'dir.
        Figür 3
        Tamamlayıcı DNA bantlarının varlığını gösteren gerçek zamanlı polimeraz zincir reaksiyonu ürünü elektroforezi; 1) Carum carvi esansiyel yağı uygulanmış örnek, 2) negatif kontrol (DW), 3) flukonazol uygulanmış örnek, 4) referans gen ACT1 ve 5) DNA merdiveni (100 bp)

        İçinde resim, çizim vb. bulunan harici bir dosya. Nesne adı cmm-6-30-g004.jpg'dir.
        Şekil 4
        Carum carvi esansiyel yağı (160 μg/ml) ve flukonazol (2 μg/mL) ile tedavi edilen Candida albicans'ta mRNA düzeyinde ERG6'nın ifadesi ( P <0.05)

        Git: Tartışma

        Candida albicans , bağışıklığı baskılanmış bireylerde artan sayıda yaşamı tehdit eden enfeksiyonlara neden olan fırsatçı bir mantardır [ 1 , 2 , 27 ]. Fosfolipaz ve proteinaz üretimi ve hidrofobikliğin, C. albicans'ın patogenezi ve virülansında önemli roller oynayabileceği gösterilmiştir [ 3 , 7 , 28 ]. Günümüzde mantar hastalıklarının tedavisinde alternatif olarak kullanılabilecek güçlü antifungal etkilere sahip yeni doğal ürünlerin bulunmasına yönelik birçok araştırma yapılmaktadır. Birçok organik ve doğal bileşiğin C. albicans'a karşı antifungal etkilerini ele alan birkaç çalışma vardır.[ 13 - 17 , 20 , 29 ]. Carum carvi , İran'da 'Kara Zira' olarak bilinir ve geleneksel tıpta birçok terapötik amaç için kullanılmıştır [ 12 , 18 , 19 ].

        Bu çalışmanın amacı, C. carvi EO'nun proteinaz ve fosfolipaz üretimi, CSH, hücre zarı ergosterol içeriği ve ergosterol biyosentezi için bir aracı olarak ERG6 geninin ekspresyonu gibi bazı virülans faktörlerine karşı inhibitör etkilerinin araştırılmasıdır . C. albicans . EO'lar, oldukça farklı konsantrasyonlarda çok sayıda bileşenden oluşan karmaşık doğal karışımlardır. Bu nedenle, antifungal aktiviteyi bu ürünün belirli bir bileşenine bağlamak zordur.

        Carvone (%44.5-95.9) ve limonen (%1.5-51.3) C. carvi EO'nun ana bileşenleri olarak bildirilmiştir . Diğer bileşenler arasında β-mirsen (%0-0,4), trans-dihidrokalkon (%0-0,5), trans-caveolae (%0-0,2), α-pinen, sabinen, n-oktanal, trans-β-ocimene, ve y-terpinen. Ayrıca cuminaldehyde (%22.08), c-terpinene (%17.86), c-terpinene-7-al (%15.41), p-cymene (%7.99), miristisin ve dillapiol C. aureus'un önemli bileşenleri olarak belirlenmiştir . carvi EO [ 21 , 30 , 31 ].

        C. carvi EO'nun antifungal aktivitesi, çok çeşitli mantarlara karşı incelenmiştir [ 20 , 32-37 ] . Carum carvi EO'nun Candida krusei ATCC 6258, Candida parapsilosis ATCC 22019, Aspergillus niger, Aspergillus flavus ve Aspergillus fumigatus'a karşı olağanüstü antifungal aktiviteye sahip olduğu ve C. krusei büyümesine karşı etkili bir inhibisyona (42 mm inhibisyon bölgesi) sahip olduğu bulundu [ 32 ]. carum carvibildirildiğine göre A. parasiticus'ta aflatoksin üretiminin bir inhibitörü olarak hareket eder. Ancak, en yüksek konsantrasyonda bile (1000 μg/ml) mantar büyümesi üzerinde hiçbir etki göstermedi [ 21 ].

        Sonuçlarımız , 320 μg/ml konsantrasyonda C. carvi EO'nun C. albicans'ın büyüme oranını %50 oranında azalttığını gösterdi. Ancak 640 μg/ml konsantrasyonunda bu ürün mantar gelişimini tamamen engellemiştir. Flukonazolün MİK değerleri (4 μg/ml) ile ilgili olarak, C. carvi EO'nunkinden 80 kat daha fazla bir etkiye sahipti ; karışık bir saflaştırılmamış bitki EO'sunun MIC'si. Bu, flukonazolün MİK'si C. carvi EO'nun inhibitör biyoaktif bileşeninin MİK'si ile karşılaştırıldığında bir karşılaştırmanın daha doğru olacağı anlamına gelir .

        Carum carvi EO, mantar hücre zarının bütünlüğünü etkileyen, karvon ve limonen gibi zengin oksijenli bileşikler içerir. Düşük moleküler ağırlıklara sahip oksijenli bileşikler içeren serbest terpen hidrokarbonların, lipofilik moleküller ile birleştikten sonra hücre zarından geçebildikleri gösterilmiştir [ 36 ]. Ayrıca OH grubu ve aromatik yapıya sahip fenolik bileşiklerin fungal enzimlerin deaktivasyonuna katkıda bulunduğu tespit edilmiştir [ 36 ]. Bulgularımız, C. carvi EO'nun C. albicans'ta hücre dışı proteinaz ve fosfolipaz aktivitelerini başarılı bir şekilde inhibe edebildiğini ortaya koydu.. Ayrıca kanıtlara göre proteinaz ve fosfolipaz aktiviteleri C. albicans'ın adezyon ve doku invazyonunda da yer almaktadır [ 4 , 10 ]. Proteinaz ve fosfolipaz aktivitelerinin azalması, bu enzimlerin aktif bölgelerinin C. carvi EO tarafından hedef alınmasının bir sonucu olarak kabul edilebilir .

        Patel ve ark. ham bir Dodonaea viscosa özütünün, C. albicans'ta proteinaz ve fosfolipaz aktivitelerini inhibe edemediğini gözlemledi . Bununla birlikte, ekstrakttaki fitosterol ve tanenlerin varlığı, hücre duvarı hasarı da dahil olmak üzere kapsamlı hücresel hasara neden olmuş olabilir [ 9 ]. Bir mantarın bir EO'nun antifungal aktivitesine duyarlılığının veya direncinin, ana bileşiklerinin kapasitesine bağlı olduğu ortaya çıktı. Bu çalışmada, C. carvi EO'nun (0.5×MIC) varlığı flukonazole benzer şekilde CSH'de önemli bir azalmaya neden olmuştur.

        Ergosterol, mantar hücre zarının ana parçalarından biridir ve mantar önleyici ilaçlar için ana hedef olduğu bildirilmektedir. Ergosterol biyosentezine, ERG6'nın önemli bir gen olduğu ERG gen ailesi aracılık eder. Bu gen, ergosterol biyosentez yolunda zimosterol'ü fekosterole dönüştüren C-24 metiltransferazı kodlar. ERG6 geni, C. albicans'ta hücre zarının normal işlevi için gereklidir ; bu nedenle, bu genin mutasyonu ilaçların antifungal aktivitelerini inhibe edebilir [ 37 ]. Mevcut çalışmada, C. carvi EO'nun (160 μg/ml) 0,5 kat MİK konsantrasyonunda CME içeriği %25,74'e düşürülmüştür . Ayrıca ERG6 ifadesiaynı konsantrasyonda mRNA düzeyinde yaklaşık 2 kat azalmıştır.

        İşlevsel bir sterol metiltransferazın yokluğu, eksojen bileşiklere karşı hücre aşırı duyarlılığını indükleyebileceğinden, ERG6 gen ekspresyonunun inhibisyonu, yeni veya mevcut antifungallerin gücünü artırabilir. Bu nedenle, mevcut çalışmada tanıtılan C. carvi EO gibi ERG6 gen ürününün doğal inhibitörleri, kandidiyazisin daha düşük bir dozajda daha güvenli bir şekilde klinik tedavisine izin verir [ 26 ]. Öte yandan, C. carvi EO'nun , azol antifungal ajanların [39] hepatotoksik etkilerinden sorumlu olan sitokrom P450 1A1'in (CYP1A1) transkripsiyon seviyesinde [ 38 ] ekspresyonunu baskıladığı gösterilmiştir [ 39 ].

        Git: Çözüm

        Bulguların gösterdiği gibi, C. carvi EO , C. albicans'ta ergosterol biyosentezinde çok önemli bir gen olan ERG6 genini baskılayabilir ve ekzoenzimler , hücre zarı hidrofobikliği ve CME içeriği dahil olmak üzere mantarın ana hastalık oluşturma faktörlerini etkili bir şekilde inhibe edebilir. C. carvi EO'nun ana antifungal bileşenleri, C. albicans'ın neden olduğu mantar enfeksiyonlarını yönetmek için mantar önleyici ilaç formülasyonları için doğal alternatifler olarak yararlı olabilir .

        Git: Teşekkür

        Bu çalışma, Tahran, İran'daki Tarbiat Modares Üniversitesi Araştırma Görevlisi tarafından finansal olarak desteklenmiştir. Yazarın katkısı MSG projeyi yönetti ve el yazmasının ilk taslağını yazdı, MRA mantar suşu ve EO'yu hazırladı ve deneyleri SN gerçekleştirdi. Tüm yazarlar makalenin son halini onayladı.

        Yazarın katkısı
        MSG projeyi yönetti ve el yazmasının ilk taslağını yazdı, MRA mantar suşu ve EO'yu hazırladı ve deneyleri SN gerçekleştirdi. Tüm yazarlar makalenin son halini onayladı.

        Çıkar Çatışması: Herhangi bir çıkar çatışması beyan edilmemiştir. Mali açıklama: Bu el yazmasının malzemesiyle ilgili herhangi bir mali çıkar beyan edilmemiştir.

        Mali açıklama: Bu el yazmasının malzemesiyle ilgili herhangi bir mali çıkar beyan edilmemiştir.

        Git: Referanslar

        1. Costa-de-Oliveira S, Rodrigues AG. Candida albicans antifungal direnci ve kan dolaşımı enfeksiyonlarında tolerans: üçlü maya-konakçı-antifungal. mikroorganizmalar. 2020; 8 (2):E154. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
        2. Chin VK, Lee TY, Rusliza B, Chong PP. Candida albicans enfeksiyonunu C. albicans virülansı açısından incelemek ve konak-patojen etkileşimi üzerine omik yaklaşımlar: Bir Gözden Geçirme. Int J Mol Sci. 2016; 17 (10):E1643. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
        3. Sardi JC, Scorzoni L, Bernardi T, Fusco-Almeida AM, Mendes Giannini MJ. Candida türleri: mevcut epidemiyoloji, patojenite, biyofilm oluşumu, doğal antifungal ürünler ve yeni terapötik seçenekler. J Med Microbiol. 2013; 62 (Bölüm 1):10–24. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        4. Sadeghi G, Mousavi SF, Ebrahimi-Rad M, Ardakani E, Eslamifar A, Shams-Ghahfarokhi M, et al. Kutanöz kandidiyazisten izole edilen Candida albicans suşlarının in vivo ve in vitro patogenezi ve virülans faktörleri. İran Biomed J. 2020; 25 :257–66. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
        5. Yu Q, Zhang B, Ma F, Jia C, Xiao C, Zhang B ve diğerleri. Candida albicans büyümesine ve morfogenezine karşı sürfaktanların yeni mekanizmaları. Chem Biol Interact. 2015; 227 :1–6. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        6. Marcos-Zambrano L, Escribano P, Bouzaa E, Guineaa J. Candida ve Candida olmayan türlerle biyofilm üretimi. fungemiye neden olan izolatlar: biyokütle üretiminin ve metabolik aktivitenin karşılaştırılması ve kesme noktalarının geliştirilmesi. Int J Med Microbiol. 2014; 304 (8):1192–8. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        7. Jahanshiri Z, Shams-Ghahfarokhi M, Asghari-Paskiabi F, Saghiri R, Razzaghi-Abyaneh M. α-Bisabolol, ergosterol biyosentez yolunda çok önemli bir enzim olarak mikrozomal ∆24-sterol metiltransferazı etkileyerek Aspergillus fumigatus Af239 büyümesini inhibe eder. Dünya J Microbiol Biotechnol. 2017; 33 (3):55. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        8. Khan M, Ahmad I. Candida albicans biyofilmlerine karşı belirli bitki bileşiklerinin antibiyofilm aktivitesi ve bunların flukonazol ile sinerjisi. J Antimikrob Kemoterapi. 2012; 67 (3):618–21. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        9. Patel M, Gulube Z, Dutton M. Dodonaea viscosa var. Candida albicans proteinaz ve fosfolipaz üretimi ve oral epitel hücrelerine yapışma üzerindeki angustifolia. J Etnofarmakoller. 2009; 124 (3):562–5. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        10. Consolaro ME, Gasparetto A, Svidzinski TI, Peralta RM. Üç farklı klinik durumda hastaların vajinal ortamından izole edilen Candida albicans suşlarının virülans faktörlerine pepstatin A'nın etkisi. Mikopatoloji. 2006; 162 (2):75–82. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        11. Dabiri S, Shams-Ghahfarokhi M, Razzaghi-Abyaneh M. Klinik örneklerden izole edilen Candida türlerinde proteinaz, fosfolipaz, hidrofobiklik ve biyofilm oluşturma yeteneğinin karşılaştırmalı analizi. J Mycol Med. 2018; 28 (3):437–42. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        12. Razzaghi-Abyaneh M, Shams-Ghahfarokhi M, Rai M. İran'ın antifungal bitkileri: Bitkilerden Antifungal Metabolitlerde ekoloji, kimya ve moleküler biyolojiye bir bakış. Berlin: Springer; 2013P. 27-57. [ Google Akademik ]
        13. Shams-Ghahfarokhi M, Shokoohamiri MR, Amirrajab N, Moghadasi B, Ghajari A, Zeini F, et al. Bazı patojenik mayalara ve dermatofitlere karşı Allium cepa, Allium sativum ve ketokonazolün in vitro antifungal aktiviteleri. Fitoterapi. 2006; 77 (4):321–3. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        14. Alves M, Gonçalves MJ, Zuzarte M, Alves-Silva JM, Cavaleiro C, Cruz MT, et al. İki iberya kekiği esansiyel yağının antifungal potansiyelini ortaya çıkarmak: C. albicans mikrop tüpü ve önceden oluşturulmuş biyofilmler üzerindeki etki. Ön Eczacılık. 2019; 10 :446. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
        15. Serra E, Hidalgo-Bastida LA, Verran J, Williams D, Malic S. Candida albicans'a karşı ticari uçucu yağların ve biyositlerin antifungal aktivitesi. patojenler. 2018; 7 (1):E15. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
        16. Freire JC, Júnior JK, Silva DF, de Sousa JP, Guerra FQ, de Oliveira Lima E. Uçucu yağların diş protezi kullanıcılarından izole edilen Candida albicans suşlarına karşı antifungal etkinliği. Kanıta Dayalı Tamamlayıcı Alternatif Med. 2017; 2017 :7158756. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
        17. Hassanpour P, Shams-Ghahfarokhi M, Razzaghi-Abyaneh M. Öjenolün Cryptococcus neoformans biyolojik aktivitesine ve Cxt1p gen ekspresyonuna karşı antifungal aktivitesi. Curr Med Mycol. 2020; 6 (1):9–14. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
        18. Baharatlar ve çeşniler (yetiştirme, işleme ve ekstraksiyon) hakkında Panda H. El Kitabı. Yeni Delhi, Hindistan: Asia Pacific Business Press Inc; 2010. [ Google Akademik ]
        19. Grigore A, Colceru-Mihul SV, Paraschiv I, Nita SU, Christof RA, Iuksel RA, et al. Yerli tıbbi türlerin uçucu yağlarının kimyasal analizi ve antimikrobiyal aktivitesi. Roman Biyoteknoloji Lett. 2012; 17 (5):7620–7. [ Google Akademik ]
        20. Nasiri S, Shams-Ghahfarokhi M, Razzaghi-Abyaneh M. Carum carvi esansiyel yağlarının Candida albicans'ın büyümesi üzerindeki inhibitör etkisi. Sci J Mikrob. 2014; 3 (7):74–7. [ Google Akademik ]
        21. Razzaghi-Abyaneh M, Shams-Ghahfarokhi M, Rezaee MB, Jaimand K, Alinezhad S, Saberi R, et al. Carum carvi L. , Thymus vulgaris ve Citrus aurantifolia esansiyel yağlarının kimyasal bileşimi ve antiaflatoksijenik aktivitesi. Gıda Kontrolü. 2009; 20 (11):1018–24. [ Google Akademik ]
        22. Klinik ve Laboratuvar Standartları Enstitüsü. Mayaların et suyu dilüsyon antifungal duyarlılık testi için referans yöntemi. CLSI standardı M27-A4. 4. baskı Wayne, PA: Klinik ve Laboratuvar Standartları Enstitüsü; 2017 . [ Google Akademik ]
        23. Fiyat MF, Wikinson Kimliği, Gentry LO. Candida albicans'ta fosfolipaz aktivitesinin saptanması için plaka yöntemi. Sabouraudia. 1982; 20 (1):7–14. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        24. Samaranayake YH, Dassanayake RS, Jayatilake JA, Chgeung BP, Yau JY, Yeung KW, et al. Fosfolipaz B enzimi, insan immün yetmezlik virüsü enfeksiyonu olan hastalardan izole edilen Candida albicans izolatlarında diğer virülans özellikleri ile ilişkili değildir. J Med Microbiol. 2005; 54 (6):583–93. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        25. Jahanshiri Z, Shams-Ghahfarokhi M, Allameh A, Razzaghi-Abyaneh M. Aspergillus parasiticus'ta öjenolün aflatoksin B1 üretimi üzerindeki inhibitör etkisi, toksin biyosentetik yolundaki ana genlerin ekspresyonunu aşağı doğru düzenleyerek. Dünya J Microbiol Biotechnol. 2015; 31 (7):1071–8. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        26. Jensen-Pergakes KL, Kennedy MA, Lees ND, Barbuch R, Koegel C, Bard M. Candida albicans sterol metiltransferaz (ERG6) geninin sekanslanması, bozulması ve karakterizasyonu: ERG6 mutantlarında ilaç duyarlılık çalışmaları. Antimikrob Ajanlar Chemother. 1998; 42 (5):1160–7. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
        27. Razzaghi-Abyaneh M, Shams-Ghahfarokhi M, Rai M. Tıbbi mikoloji: mevcut eğilimler ve gelecekteki beklentiler. Florida: CRC Basın; 2015. S. 442. [ Google Scholar ]
        28. Pakshir K, Zomorodian K, Karamitalab M, Jafari M, Taraz H, Ebrahimi H. Candida türlerinin fosfolipaz, esteraz ve hemolitik aktiviteleri. onikomikoz ve oral liken planus lezyonlarından izole edilmiştir. J Mycol Med. 2013; 23 (2):113–8. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        29. Razzagh-parast A, Shams Ghahfarokhi, Yadegari MH, Razzaghi Abyaneh M. Allium cepa ve bazı azollerin bozulmamış formlarda ve birbirleriyle kombinasyon halinde patojenik mayalara karşı antifungal etkileri. Kowsar Med J. 2008; 13 (2):103–13. [ Google Akademik ]
        30. Nehiri M, Aouane EM, Tarfaoui K, Choukri S, Chaib Y, Inekach S, et al. Carum Carvi L.essential yağının antibakteriyel aktivitesinin değerlendirilmesi. Am J Innovat Res Appl Sci. 2017; 5 (6):67–70. [ Google Akademik ]
        31. Razzaghi-Abyaneh M, Yoshinari T, Shams-Ghahfarokhi M, Rezaee MB, Nagasawa H, Sakuda S. Aspergillus parasiticus'ta aflatoksin G1'in biyosentezinin spesifik inhibitörleri olarak dillapiol ve apiol. Biosci Biotechnol Biochem. 2007; 71 (9):2329–32. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        32. İbrahim GS, Kiki MJ. Bazı baharat esansiyel yağlarının kimyasal bileşimi, antifungal ve antioksidan aktivitesi. Int J Life Sci İlaç Arş. 2020; 10 (1):L43–50. [ Google Akademik ]
        33. Iacobellis N, Cantore P, Capasso F, Felice S, Cuminum cyminum L. ve Carum carvi esansiyel yağlarının antibakteriyel aktivitesi. J Tarım Gıda Kimyası 2005; 53 (1):57–61. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        34. Begum J, Bhuiyan MN, Chowdhury JU, Hoque MN, Anwar MN. Carum carvi tohumlarından elde edilen uçucu yağın antimikrobiyal aktivitesi ve bileşimi. Bangladeş J Microbiol. 2008; 25 (2):85–9. [ Google Akademik ]
        35. Siripornvisal S, Thawornluk P, Rungprom W. 6 Umbelliferae'den elde edilen ham özlerin antifungal aktivitesi ve aktif bileşenleri için tarama. Agric Sci J. 2011; 42 (2):361–4. [ Google Akademik ]
        36. Ben Salha G, Herrera Díaz R, Lengiz O, Abderrabba M, Labidi J. Serbest terpen hidrokarbon esansiyel yağlarının kimyasal bileşiminin antifungal aktivite üzerindeki etkisi. moleküller. 2019; 24 (19):E3532. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
        37. Sanglard D, Ischer F, Parkinson T, Falconer D, Bille J. Candida albicans mutasyonları ergosterol biyosentetik yolunda ve birkaç antifungal ajana direnç. Antimikrob Ajanlar Chemother. 2003; 47 (8):2404–12. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
        38. Naderi-Kalali B, Allameh A, Rasaee MJ, Bach HJ, Behechti A, Doods K, et al. Kimyon (Carum carvi) özlerinin, sıçan H4IIE hücrelerinde sitokrom P450 1A1'in 2, 3, 7, 8-tetrakloro-dibenzo-p-dioksin bağımlı gen ekspresyonu üzerindeki baskılayıcı etkileri. Vitro'da toksikol. 2005; 19 (3):373–7. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        39. Korashy HM, Shayeganpour A, Brocks DR, El-Kadi AO. Ketokonazol ve itrakonazol tarafından sitokrom P450 1A1 indüksiyonu, ancak murin ve insan hepatom hücre hatlarında flukonazol tarafından değil. Toksikol Sci. 2007; 97 (1):32–43. [ PubMed ] [ Google Akademik ]

        Yorum yap

        Hazırlanıyor...
        X