Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Ardıç Suyu, Juniperus communis

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • Ardıç Suyu, Juniperus communis



    Ağaç | 3-10 m | 4-5 Aylar | Ca, Ho, Na | Kozalakları, Eter yağı

    Ardıç, Wacholder, Juniperus communis L.
    Bıldırcın Ardıcı Hakiki Ardıç
    Kuvvet Ardıcı Şifalı Ardıç
    Kudret Ardıcı

    Familyası: Selvigillerden, Zpressengwâchse, Cupressaceae

    Drugları: Ardıç kozalağı; Juniperi fructus
    Ardıç yağı; Juniperi aetheroleum
    Ardıç’ın meyveleri (kozalağı) Eterik yağı (kısaca yağı), çay, tentür ve natürel ilaç yapımında ve de Eterik yağı ise aroma tedavisinde kullanılır.

    Giriş: Servigillerin bir alt grubu olan Juniperusgillere takriben 60 Ardıç türü dahildir. Ardıçgilleri (Juniperiusgiller) 3 önemli ana gruba ayrılırlar;
    1) Oxycedrusgiller, buna örnek Şifalı Ardıç’ı gösterebiliriz. 2) Caryocedrusgiller, buna örnek olarak Juniperuis drupacea’yı gösterebiliriz ve 3) Sabinagiller, buna da örnek olarak Kara ağacı gösterebiliriz. Bunlardan Sabinagillerin çok zehirli olması nedeni ile bu grubu Kara Ardıç bahsinde ayrıca işleyeceğiz. Hakiki Ardıcın ayrıca bir düzine alt türü vardır. İşte bundan en önemlileri;
    a) Cüce Ardıç (Türk Ardıcı); J.Comminus ssp.nana Bu tür genellikle Kuzey Anadolu dağlarında yetişir. Birde Alp Cüce Ardıcı; J.C.ssp.Alpina vardır. Bu türde genellikle Alplerde yetişir. Ayrıca İspanya Ardıcı; J.C.ssp.Hemisphaeria, Japon Ardıcı; J.C.ssp.Nipponika, Amerika Ardıcı; J.c:ssp.Despressa ve Çin Ardıcı; J.C.ssp.Communis, Cüce Ardıç; J.C.ssp.Nana ve Katran Ardıcı; J.Oxycedrus Türkiye’de yetişir ve Hakiki Ardıç Trakya Cüce Ardıç Kuzey Anadolu ve Katran Ardıcı Toros’larda yetişir. Ardıç meyveleri çok eskiden beri böbrekleri yıkayıcı olarak ve ödeme karşı kullanılmıştır.

    Botanik: Ardıç çalı veya ağaç şeklinde tek veya çok gövdeli 3-10 m yük-sekliğinde, geriden piramidimsi üst kısmı ve orta taç görünümündedir. Yaprakları 20 mm uzunluğunda 2 mm genişliğinde ucu sivri iğne gibi veya küt, dalların uç kısmında üçlü ve dörtlü şekilde dizilmiştir. Erkek ve dişi çiçekleri ayrı ayrı ağaçlarda olduğu gibi aynı bitkide de olabilir ve çiçekleri üçlü pul şeklinde çokça yaprakçıktan oluşur. dişi çiçeklerin döllenmesi ile birlikte küçük meyve şeklindeki kozalakları meydana gelir ve bunlar olgunlaştığında siyahımsı kahverengi veya morumsu renkte, 0,5-1 cm çapında küre şeklinde ve genellikle topluca bir arada olur.

    Yetiştirilmesi: Fidanları veya çeltikleri güneye bakan yönlere ekilir, büyüyerek kozalak vermesi yıllar alabilir.

    Hasat zamanı: Eylül ortalarından Ekim sonlarına kadar Ardıç kozalakları toplanır, toplanması zor olduğundan Ardıç dibine bez serilerek kozalakları dökülür ve dökülen kozalaklar eski iğne yapraklarından ayıklanır ve sonra kurutulur. Kurutulan Ardıç kozalakları özel kaplarda muhafaza edilir. Ardıç kozalaklarının olgunlaşması iki yıl sürer, olgunlaşan siyahımsı esmer veya morumsu kozalakların yanında yeşil renkli bir yılık olgunlaşmamış kozalaklarda olabilir, bunlarında ayıklanması gerekir.

    Birleşimi: Ardıç kozalağının birleşimindeki maddeleri önemine göre şöyle sıralayabiliriz;
    a) Eterik yağlar %0,5-2,5 arasında olup en önemleri; α-Pinen %34, B-Myrcen %11, θ-Muurden %10, Sabinen %7,5, Limonen %3, Elemen %2,9, B-Caryophyllen %2,7, α-Cadinen %2,5, B-Pinen %2,5 ve Terpinen %2,1 içerir.
    b) Proanthocyanidinler (Proantosiyanidinler); (+)-Afzelechin, (+)-Catechin (Kateşin), (-)-Epiafzelechin, (-)-Epicatechin, (-)-Epigallocatechin ve (+)-Gallocatechin içerir.
    c) Diterpenler; İzocommunasit, cis-Communasit ve trans-Communasit
    d) Ayrıca vitaminler, mineraller, reçine, zamk, pektin, organik asitler, Flavonglikozitler, ham şeker ve yağ içerir. en kaliteli Ardıç yağı (Ardıç eter yağı) Bosna’da elde edilir. Türkiye’de yetişen Cüce Ardıç kozalaklarında da %1,41 oranında eterik yağ bulunur ve oldukça kalitelidir.

    Açıklama: Ardıç yağı (Eterik yağı) ile yapılan tedavi denemeleri çok eskiye dayanır. İlk defa 1844’de Berlin’de Ardıç yağı ile tavşanlar üze-rinde Dr. Semon tedavi denemesi yapmıştır. Önce tavşanın midesine 15 gr Ardıç yağı doldurur ve tavşanın yaşadığını görünce 30 gr Ardıç yağı ile deneyine devam eder ve tavşanlar ölür. Ölüm nedenini araştıran doktor yağın böbrekleri tahriş ettiğini iddia eder. Bu ilmi olmayan tamamen yanlış tedavi denemesine dayanarak 1844’den 1993’e kadar ütün uzmanlar Ardıç yağının böbrekleri tahriş edebileceğini bu nedenle en fazla 6 hafta kullanılmasını tavsiye ederler. Prof. Dr. Heinz Schilcher, Berthold.M.Hell ve ekipleri 1993’de Berlin Üniversitesi’nde Ardıç yağı ve Ardıç kozalağı ile yaptıkları geniş çaplı araştırma ve tedavi denemelerinde hiçbir yan tesir tespit edememişlerdir. Bunun üzerine geriye dönük araştırmada Dr.Semon’un ilmi olmayan çalışmasının bu yanılgıya sebep olduğunu tespit etmişlerdir. Ardıç kozalağı ortalama %1 Eterik yağ içerir. 3 kg Ardıç kozalağından 30 gr Ardıç yağı elde edilir. Ortalama 6 Ardıç kozalağı 1 gr yapar ve bundan 10 mg Eter yağı elde edilir. 30 gr Eter yağı elde etmek için 18.000 Ardıç kozalağı gerekir. Bugün tedavi maksadı ile 10-30 mg Eter yağı veya 6-18 Ardıç kozalağı gerekir. Bir insan günde 300-1000 gr ekmek yiyebilir fakat bu oranı 500.000 gr yani 500 kg.a çıkarmak mümkün müdür? İşte gerçekten ilim adamı olmayan insanların yanlış gözlemleri, insanların 1884’den 1993’e kadar Ardıç kozalağı veya yağı hakkında yanlış düşünmelerine neden olmuştur ve hala aynı yanılgıda ısrar edenler de mevcuttur. (Z.P.4.95.205) Ardıç yağında bazen Ardıç odunu, yaprağı ve dallarının da damıtma sırasında ayıklanmaması nedeni ile kalitesiz yağlar elde edilebilir. (NM.5.95.48, Nhp.5.95.738)

    Araştırmalar: Ardıç yağı ve kozalağı ile fareler, tavşanlar, köpekler ve kemeler (lağım fareleri) üzerinde tedavi denemeleri yapılmıştır;
    1) İ.Janku, M.Hava ve O.Motl 1957 ve 1960’da kemeler üzerinde yaptığı tedavi denemesinde Ardıç yağının idrar söktürücü olduğunu tespit etmişlerdir. (HHB.V.569)
    2) G.Vogel 1957’de kemeler üzerinde yaptığı tedavi denemesinde Ardıç yağının safra arttırıcı olduğunu tespit etmiştir. (HHB.V.569)
    3) A.G.Winter 1957’de kemeler üzerinde yaptığı tedavi denemesinde Ardıç yağının idrar yoları enfeksiyonunu önlediği ve bakterileri yok ettiğini tespit etmiştir. (HHB.V.569)
    4) B.Lasheras, P.Turillas ve E.Cenarruzabeitia 1986’da kemeler üzerinde Ardıç kozalağı ile yaptıkları tedavi denemesinde tansiyonu düşür-düğünü tespit etmişlerdir. (HHB.V.574)
    5) S.K.Swanston-Flatt, C.Day, C.J.Bailey ve P.R.Flatt 1990’da fareler üzerinde Ardıç kozalağı ile yaptıkları tedavi denemesinde kandaki şekeri düşürdüğünü tespit etmişlerdir. (HHB.V.574)
    6) N.Mascola, G.Autore, F.Capasso, A.Menghini ve M.P.Fasulo 1987’de Ardıç kozalağı ile kemeler üzerinde yaptıkları tedavi denemesinde ödemi (vücudun su toplaması) önlediğini tespit etmişlerdir. (HHB.V.574)
    Hayvanlar üzerinde yapılan araştırmalar çok olumlu olup, bunu insanlar üzerinde yapılacak tedavi denemesinin takip etmesi gerekmektedir. Umarız ki bu yönde de araştırmalarda yakında yapılır.

    Tesir şekli: idrar ve ter söktürücü, safrayı artırıcı, tansiyon düşürücü, hazmettirici, antiseptik, metabolizmayı kuvvetlendirici ve kandaki şekeri düşürücü etkinliğe sahiptir.
    Kullanılması:
    a) Araştırmalara göre Ardıç yağı ve kozalağı başta idrar yolları enfeksiyonu, şeker hastalığı, yüksek tansiyon, safra yetersizliği, idrar yetersizliği ve ödem gibi rahatsızlıklara karşı kullanılır.
    b) Komisyon E’nin 05/12/1984 tarih ve 228 nolu Monografi bildirisine göre başta sindirim rahatsızlıklarına karşı kullanılır.
    c) Aroma tedavisinde; Ardıç yağı (Ardıç eter yağı); sara, korku, sinirlilik, bronşit, üşütme hastalıkları, verem, bağırsak enfeksiyonu, gastrit, sindirim rahatsızlıkları, şeker hastalığı, ara doku deri iltihaplanması, mesane hastalıkları, idrar yolları ve böbrek taşları, böbrek iltihaplanması, nikris, romatizma ve eklem rahatsızlıklarına karşı kullanılır.
    d) Homeopati’de; Ardıç tentürü başta hidrops (ara doku ve organlarda kanın sıvı maddesinin toplanması), ödem (vücutta su toplanması), böbrek iltihaplanması, yüksek tansiyon, nikris, kanın kirlenmesi ve metabolizma rahatsızlığına karşı kullanılır.

    Çayı: Ardıç kozalağı iki şekilde hazırlanabilir;
    1) Ardıç kozalağından 10-15 adet veya 1 yemek kaşığı demliğe konur ve üzerine 300-400 ml kaynar su ilave edilir ve 5-10 dk demlenmeye bıraktıktan sonra süzülerek içilir.
    Ardıç kozalağından 10-15 adet veya bir yemek kaşığı bir bardağa konur ve üzerine 300-400 ml soğuk su ilave edilerek 5-10 saat bekle-tildikten sonra süzülerek içilir.

    Çay Harmanları

    Gökçek ödeme çayı (vücudun su toplaması)
    20 g Ardıç kozalağı
    20 g Altın başak otu
    20 g Kırkkilit
    20 g Biberiye yaprağı
    20 g Kayışkıran kökü

    Gökçek böbrek ve mesane çayı;
    25 g Ayı Üzümü yap.
    25 g Ardıç kozalağı
    25 g Altın başak otu
    25 g Atkuyruğu

    Gökçek böbrek mesane çayı (mesane üşütmesi nedeni ile idrar artırıcı);
    30 g Kayışkıran kökü
    20 g Ardıç kozalağı
    30 g Altınbaşak otu
    20 g Ayı Üüzmü yap.

    Gökçek böbrek ve mesane çayı (idrar yollarını yıkayıcı);
    20 g Ardıç kozalağı
    20 g Maydanoz tohumu
    20 g Atkuyruğu otu
    20 g Kayışkıran kökü
    20 g Rezene tohumu
    20 g Altınbaşak otu

    Gökçek böbrek ve mesane çayı (idrar yollarındaki taşlarını yıkayıcı);
    30 g Hindiba otu ve kökü
    30 g Ardıç kozalağı
    30 g Maydanoz tohumu
    30 g Ayı Üzümü yap
    30 g Altınbaşak otu

    Gökçek İdrar yolları çayı:
    20g Maydanoz kökü
    20g Ardıç kozalağı
    20g Kayışkıran kökü
    20g Huş yaprağı
    10g Meyan kökü
    10g Civanperçemi otu

    Gökçek İdrar yolları çayı:
    20g Maydanoz kökü
    20g Ardıç kozalağı
    20g Kayışkıran kökü
    20g Ak huş yaprağı
    10g Meyan kökü
    10g Civanperçemi otu

    Gökçek Romatizma çayı;
    20 g Harpago kökü
    20 g Ardıç kozalağı
    20 g Isırgan otu
    20 g Huş yaprağı
    10 g Kuşburnu meyvesi
    10 g Nane yaprağı

    Gökçek Kanı ve idrar yollarını temizleyici çay;
    20 g Huş yaprağı
    20 g Isırgan otu
    20 g Hindiba otu ve kökü
    20 g Altın başak otu
    20 g Ardıç kozalağı

    Aroma tedavisi: Olgunlaşmış Ardıç kozalakları su buharı ile damıtılarak (destilasyonu) yapılarak eterik yağı elde edilir. Ardıç yağı (eter yağı) genellikle renksiz, fakat nadiren yeşile, sarıya veya esmerimsi renge çalabilir. Bu yağdan günde 3-5 defa 5-6 damla alınabilir. Haricense genellikle kramplı, romatizmalı, ağrılı kaslara ve eklemlere sürülerek ovalanır ve masajı yapılır.

    Homeopati’de: Ardıç kozalaklarından 20 gr iyice ezildikten sonra bir şişeye konur ve üzerine %70’lik 80 ml Etanol (alkol) ilave edilerek iki günde bir çalkalanır. Şişe güneş ışınlarından uzakta muhafaza edilir ve 4-6 hafta sonra süzülerek Homeopati’de <<Juniperus communis>> adı ile anılan tentür elde edilir. Bu tentürden günde 3-5 defa 10-15 damla 4-6 hafta süreyle alınır.

    Ekstresi: Ardıç kozalaklarının alkolle ekstraksiyonu ile elde edilen ekstre aynı tentür gibi kullanılır.

    Hastalığın belirtisi (semptom):
    1) Üşütme nedeni ile böbrek iltihaplanması
    2) Kronik böbrek yatakları iltihaplanması
    3) Vücudun su toplaması (ödem) ve idrarda azalma
    4) İdrarın kokulu menekşe gibi kokması
    5) Böbrek civarında bir ağırlık varmış gibi his
    6) İdrarın azalması ve yoğunlaşması
    7) Böbreklerin kronik iltihaplanması
    1) Bu gibi hallerde Ardıç tentürü gerekir.

    Yan tesirleri: Ardıç kozalağının bilinen bir yan tesiri yoktur. Bu konuyu araştırma bölümünde inceledik.

  • #2
    Juniperus Communis Extract, Kan-Beyin Bariyeri Yoluyla İnsan Glioblastomlarında Antitümör Etkiler Gösterir

    Tsai W.-C. a · Tsai N.-M. b,c · Chang K.-F. b,c · Wang J.-C. NS

    a
    Patoloji Anabilim Dalı, Üç Hizmetli Genel Hastane, Ulusal Savunma Tıp Merkezi, Taipei, Tayvan
    b Tıbbi Laboratuvar ve Biyoteknoloji Departmanı, Chung Shan Tıp Üniversitesi, Taichung, Tayvan
    c Chung Shun Tıp Üniversitesi Tıp Enstitüsü, Taichung, Tayvan
    d Departman Tıbbi Görüntüleme ve Radyolojik Bilimler Bölümü, Chang Gung Üniversitesi, Taoyuan, Tayvan

    Yazar bağlantıları, Sorumlu Yazar, Anahtar Kelimeler: ardıçGliomasitotoksisiteapoptozneovaskülarizasyon

    Cell Physiol Biochem 2018;49:2443–2462
    https://doi.org/10.1159/000493842

    Soyut

    Arka Plan/Amaç: Juniperus communis'ten (JCo)elde edilen bitkisel materyallerantikanser aktiviteye sahiptir. Bu çalışmada, bir JCo berry özütünün glioblastoma büyümesini baskılamadaki etkinliğini değerlendirdik.

    Yöntemler: JCo özütünün normal ve glioma hücre dizilerinin yaşayabilirliği üzerindeki etkileri, değiştirilmiş bir 3-(4,5-dimetiltiazol-2-il)-2,5-difeniltetrazolyum bromür (MTT) tahlili kullanılarak analiz edildi. JCo özütü ve temozolomidin (TMZ) glioma hücreleri üzerindeki sinerjik terapötik etkisi, MTT analizi ile incelenmiştir. Apoptotik yolu belirlemek için akış sitometrisi analizi, terminal deoksinükleotidil transferaz aracılı nick end etiketleme (TUNEL) testi ve western blotlama yapıldı. in vivo belirlemek içinJCo özü etkinliği, sıçan 5 x 10 enjekte edilmiştir 4 arka deri ve beyin yarımkürede sıçan glioma RG2 hücreleri daha sonra ya JCo özü veya araç içeren sırt derisinde bir deri altı enjeksiyonu yapıldı. Son olarak, JCo toksisitesini değerlendirmek için kan ve histolojik incelemeler yapıldı.

    Sonuçlar: IC 50 JCo ekstresi değerleri sırasıyla 24 ve 48 saat sonra gliyoblastoma hücre çizgilerinde 57-69 ug / mL ve 49-67 ug / mL idi. Bununla birlikte, non-tümör hücre çizgilerinde, ilgili IC 50 JCo ekstresi değerleri 76-105 ug / mL ve 77-108 ug / mL idi. JCo özü daha güçlü bir sitotoksisite ve IC daha geniş bir aralığı vardı 50Temozolomidin (TMZ) neden olduğu etkilerle karşılaştırıldığında, normal hücrelere kıyasla gliomadaki değerler. Ek olarak, akış sitometrisi analizi, TUNEL testi ve western blotlamanın sonuçları, JCo özütünün, içsel ve dışsal apoptotik yolaklar yoluyla glioma hücre döngüsü durmasını indüklediğini ortaya koydu. İn vivoAraştırmalar, hayvan MRI'sı ile ölçüldüğü üzere JCo ile tedavi edilen sıçanlarda tümör boyutunda önemli bir azalma, JCo özütünün glioma hücre büyümesini etkili bir şekilde inhibe ettiğini ve kan-beyin bariyerini başarıyla geçtiğini gösterdi. İmmünohistokimyasal (IHC) boyama, JCo ile tedavi edilen glioma hücrelerinin sırasıyla %44,49, %5,88 ve %5,85'inde PCNA, VEGFR-1 ve VEGFR -2'nin pozitif sinyallerini saptadı. Bununla birlikte, PCNA, VEGFR-1 ve VEGFR-2'nin pozitif sinyalleri, araçla tedavi edilen glioma hücrelerinin sırasıyla %73,08, %9,67 ve %11,70'inde saptandı. PCNA ve VEGFR-1 ve -2'nin IHC incelemesi, JCo özütünün neovaskülarizasyon derecesini önemli ölçüde azalttığını gösterdi. Bununla birlikte, kan hücresi sayımı ve karaciğer enzimlerinin serum seviyelerinde, böbrek fonksiyon indeksinde,

    Sonuç: JCo özütü, kan-beyin bariyerine nüfuz etti ve PI3K/AKT/mTOR yolunun baskılanması yoluyla neovaskülarizasyonu azaltarak glioma hücre apoptozunu önemli ölçüde indükledi. Ayrıca, JCo özütü, neoplastik olmayan hayati organlar için TMZ'den daha az sitotoksikti.


    © 2018 Yazar(lar). Yayınlayan S. Karger AG, Basel

    Tanıtım
    2008 ve 2012 yılları arasında, Amerika Birleşik Devletleri'nde birincil merkezi sinir sistemi (CNS) tümörü vakalarının sayısı 100.000 kişi başına yaklaşık 28.57 idi [ 1 ]. Çocuklarda ve ergenlerde, primer CNS tümörleri en yüksek insidans ve mortalite oranlarına sahiptir. Meningiom en yaygın tip olmasına ve primer beyin tümörlerinin (PBT'ler) yarısından fazlasını oluşturmasına rağmen [ 1 ], malign PBT'lerin yaklaşık %80'i gliomlardır. Glioblastoma, tüm malign gliomaların %46.3'ünü oluşturur ve en kötü prognoza sahiptir. Radyoterapi ve kemoterapi ile kombine cerrahi müdahale, glioblastoma için standart tedavilerdir [ 2 ]. Radyoterapi ve kemoterapinin komplikasyonları arasında nörotoksisite, kognitif bozukluk, radyonekroz ve sekonder malignite yer alır.3 , 4 ]. Yakın zamanda geliştirilen bir terapötik, temozolomid (TMZ), DNA hasarına neden olan ve tümör apoptozunu indükleyen bir alkilleyici ajan olarak işlev görür [ 5 ]. Işınlama ve kemoterapi kombinasyonu, yüksek dereceli gliomalar için temel terapötik strateji haline gelmiştir. Son raporlar, O göstermiştir 6 -methylguanine DNA metiltransferaz (YÖNETİMİ) yükselticisi unmethylation ve uzun kodlayıcı olmayan RNA MALAT1 ifade TMZ tedavi [indirgenmiş bir etki ile sonuçlanabilir 6 , 7 ]. Ek olarak, TMZ'nin nötropeni ile ilişkili sendrom, trombositopeni ve lenfopeni gibi etkisiz kemik iliği fonksiyonlarını indükleyen yan etkileri vardır [ 8]. Son zamanlarda, anti-PD-1/PD-L1 ve anti-CTLA-4 gibi immün kontrol noktası inhibitörleri, glioma hücrelerinin ilerlemesini bloke etme yeteneğini göstermiştir [ 9 ]. İmmünoterapinin potansiyel bir riski, ensefalit olasılığını artıran immün hücre düzensizliğinin indüklenmesi olabilir [ 9 ]. Birkaç çalışma, PBT'lerin tedavisi için geleneksel Çin tıbbının kullanılmasını önermiştir [ 10 - 13 ].

    Şifalı otlar, çeşitli insan hastalıkları için alternatif tedaviler sağlar. Şifalı bitkilerin farmasötik etkileri arasında anti-inflamatuar [ 14 ], antibiyotik [ 15 ] ve immün düzenleyici aktiviteler [ 16 ] yer alır. Son zamanlarda yapılan çalışmalarda likenler, Juniperus ve Angelica gibi çeşitli bitki türlerinden elde edilen ekstraktların beyin tümörü hücre ilerlemesine ve anjiyogeneze karşı etkili olduğu kanıtlanmıştır [ 17 - 19 ]. Bitkisel ilaç terapötiklerin daha yarısı diğer kemoterapötik maddeler daha az yan etkilere sahip, doğal beslenme bitkiler, [ayıklanır 20]. Bununla birlikte, bitkisel ilaçların kanser tedavisindeki uygulamaları bazı dezavantajlarla sınırlı kalmaktadır [ 21 ]. İlk olarak, bitki özleri, genellikle saflaştırılması zor olan birçok bileşik içerir. Bu bileşikler arasındaki etkileşimler, öngörülemeyen bitkisel ilaç etkilerine yol açabilir. Ayrıca, bazı bitkisel terapötiklerin altında yatan mekanizmalar hala bilinmediğinden, in vitro ve in vivo sırasında gözlenen sitotoksik etkilerdeki farklılıklarçalışmalar ayrıca şifalı bitkilerin uzun süreli kullanımını da kısıtlamaktadır. Son olarak, kan-beyin bariyeri (BBB) ​​nedeniyle beyin tümörü büyümesini baskılamak için bitkisel terapötikleri kullanmak zordur. Bu nedenle, BBB yoluyla gelişmiş penetrasyon ve beyin tümörlerine güçlü sitotoksisite ile bitkisel terapötiklerin geliştirilmesi, glioblastoma multiforme (GBM) hastaları için etkili bir terapötik seçenek sunabilir.

    Juniperus communis (JCo), güneybatı Asya ve Kuzey Amerika'da yetişen yüksek rakımlı bir bitkidir [ 22 ]. JCo meyvelerinden ve yapraklarından bazı alkaloidler, flavonoidler, glikozitler, tanenler, fenolik bileşikler ve steroidler kloroform ve metanol kullanılarak ekstrakte edilebilir [ 23 ]. Bu kimyasal bileşenlerin farmakolojik aktiviteleri arasında anti-inflamatuar [ 24 , 25 ], antifungal [ 26 ], analjezik [ 27 ], hepatoprotektif [ 23 ], antimikrobiyal, anti-mikobakteriyel [ 28 , 29 ] ve nöroprotektif [ 22 ] yer alır.] Etkileri. Yakın tarihli bir çalışmada, Benzina ve ark. JCo'dan ekstrakte edilen deoksipodofilotoksinin meme kanseri hücrelerinde apoptozu indüklediğini gösterdi [ 30 ]. Ayrıca Lantto ve ark. JCo berry özütünün, PI3K/AKT/mTOR yolunun inhibisyonu yoluyla nöroblastom hücrelerinde potansiyel olarak p53 ile ilişkili apoptozu indüklediğini gösterdi [ 18 ]. Bu nedenle, JCo ekstraktının glioblastoma hücre proliferasyonu üzerindeki etkisini analiz ettik.

    Bu çalışmada, JCo ekstraktının glioblastoma hücreleri üzerindeki etkilerini incelemek için in vitro ve in vivo testler uyguladık. Sonuçlarımız, JCo özü bileşenlerinin, insan glioblastomlarında tümör proliferasyonunu inhibe etmek ve hücre apoptozunu indüklemek için BBB'ye nüfuz ettiğini gösterdi.
    Malzemeler ve yöntemler

    Kloroform ve aseton ekstraksiyonu ile bitki ekstraktının hazırlanması
    Juniperus communis'in (JCo) kökleri Chung-Yuan Co. (Taipei, Tayvan) tarafından sağlandı. Bir kupon herbaryum örneği Ulusal Savunma Tıp Merkezindeki (Taipei, Tayvan) Eczacılık Okuluna yatırıldı. JCo ekstraksiyonu daha önce tarif edildiği gibi yapıldı [ 19 ]. Toplam 12 kg kurutulmuş ve toz haline getirilmiş JCo rizomları, bitki materyalini elde etmek için üç kez aseton (ekstraksiyon başına 24 L), üç kez kloroform (ekstraksiyon başına 24 L) ve daha sonra tekrar aseton ile özümlendi. Ekstrakt DMSO içinde çözüldü, 25°C'de 1 saat çalkalanarak inkübe edildi ve daha ileri çalışmalara geçmeden önce 4°C'de saklandı.

    Hücre hatları ve kültür koşulları
    DBTRG-05MG (insan GBM), RG2 (sıçan GBM), SVEC (fare vasküler endotelyal hücreleri) ve MDCK (fare böbrek hücreleri), American Type Culture Collection'dan (Rockville, MD) elde edildi. Ek olarak, GBM8401, GBM8901, G5T/VGH ve N18 hücreleri, Chung-Shan Tıp Üniversitesi'nin laboratuvar koleksiyonundan elde edildi. DBTRG-05MG, GBM8401, GBM8901, G5T / VGH ve N18 hücreler,% 5 CO içeren nemli bir atmosferde 37 ° C 'de RPMI 1640 içinde kültürlenmiştir 2 . RG2, Svec ve MDCK hücreleri,% 5 CO içeren nemli bir atmosferde 37 ° C 'de, Dulbecco değiştirilmiş Kartal ortamı (DMEM, Gibco) içinde kültürlenmiştir 2 . Ortam, %10 fetal sığır serumu (GIBCO, Meksika), %1 sodyum piruvat (GIBCO, ABD), %1 HEPES tampon solüsyonu (GIBCO, ABD) ve %1 penisilin/streptomisin (GIBCO, ABD) ile desteklendi.
    Sitotoksisite analizi


    JCo özütünün sitotoksisitesini belirlemek için, hücre canlılığını ölçmek için değiştirilmiş bir 3-(4, 5-dimetiltiazol-2-il)-2, 5-difeniltetrazolyum bromür (MTT) tahlili kullandık. İlk, 5 × 10 3100 uL büyüme ortamındaki glioma veya normal hücreler 96 oyuklu plakalarda inkübe edildi ve tedaviden önce 20 saat büyütüldü. Daha sonra 100 uL JCo özütü ve TMZ ortam (500 ug/mL) içinde çözüldü ve hücrelere eklendi. 24-48 saat inkübasyondan sonra, ilaç içeren ortam, 8-12 saatlik inkübasyon için MTT (500 µg/mL) içeren 50 µL taze ortam ile değiştirildi. MTT ortamı daha sonra çıkarıldı ve her bir oyuğa 50 uL DMSO ilave edildi. 550 nm'de çözünmüş çözeltilerin absorbansı, bir MRX Microtiter Plate Luminometer (DYNEX, Sunnyvale, CA) kullanılarak saptandı. Muamele edilmemiş kontrol hücrelerinin absorbans değeri% 100 olarak tanımlandı ve IC 50 , işlenmemiş hücrelerde ninki ile karşılaştırıldığında ilaçla işleme tabi tutulmuş hücrelerde emilmede% 50'lik bir azalmaya neden olan konsantrasyon olarak tanımlanmıştır.
    JCo ve TMZ'nin sinerjik etkileri


    İlk olarak, 5 x 10 3 hücre / 100 uL, 96 oyuklu bir plakanın her bir göze yerleştirilmiş ve hücreler 70% -80% konfluansa ulaşılana kadar 12-18 saat için kültürlenmiştir. İki tip tedavi uygulandı: grup I, 0, 20, 40, 80, 120 ve 160 ug/mL'de 50 uL TMZ ile tedavi edildi; ve grup II, 50 uL JCo özütü (40 µg/mL) veya 50 uL JCo özütü ile 0, 10, 20, 40, 60 ve 80 µg/mL'de 50 µL TMZ (80 µg/mL) ile tedavi edildi. ). 24 ve 48 saat kuluçkadan sonra, hücre canlılığını analiz etmek için MTT tahlili yapıldı. Sinerjistik etki kombinasyon indeksi (CI) = (IC hesaplanması sureti ile tespit edilmiştir 50 / IS kombine ilaç 50 sadece grubunun ilacın I) + (IC 50 kombine ilaç / IC 50sadece grup II'nin ilacı). Chou-Talalay yöntemine göre, aşağıdaki ilaç-ilaç etkileşim kriterleri CI tarafından dikkate alınmıştır: sinerjistik etki, CI < 0.9; katkı etkisi, CI = 0.9–1.1; ilaçların antagonist etkisi, CI > 1.1 [ 31 ].
    Hücre döngüsü analizi


    DBTRG-05MG ve RG2 (2 × 10 6hücreleri) 18 saat inkübe edildi ve bir zaman süreci ve bir ilaç dozaj grubuna bölündü. Süreli grupta, hücre döngüsü, 60 ug/mL JCo özütü eklendikten sonra 0, 6, 12, 24 ve 48. saatlerde analiz edildi; ilaç dozaj grubunda 0, 30, 60 ve 90 µg/mL içeren çeşitli konsantrasyonlarda JCo özü incelenmiştir. Hücre döngüsü durumu, JCo özütünün uygulanmasından 24 saat sonrasına kadar akış sitometrisi ile tespit edildi. Her iki glioma hücresi grubu tripsinize edildi, toplandı ve iki kez PBS ile yıkandı. Hücreler, 5 dakika boyunca 1000 rpm'de santrifüjlendi, 0.5 mL PBS içinde yeniden süspanse edildi, 4.5 mL %70 buz gibi soğuk etanol içinde sabitlendi ve 4°C'de saklandı. Analiz gününde hücreler, santrifüjleme ile toplandı ve topaklar, %0.1 Triton-100 (Sigma) ve 1 mg/mL RNaz A (Sigma) içeren 0.2 mg/mL propidyum iyodür içinde yeniden süspanse edildi. Hücre süspansiyonu karanlıkta 20 °C±2 °C'de 30 dakika inkübe edildi ve ardından bir akış sitometresi (FACSCalibur; Becton Dickinson, Franklin Lakes, NJ, ABD) kullanılarak DNA içeriği için analiz edildi. Hücre döngüsünün her aşamasındaki hücrelerin yüzdesi, bir BD Cell quest bilgisayar programı kullanılarak hesaplandı. Veriler, üç kopya halinde gerçekleştirilen üç deneyden toplanmıştır.


    Hücre apoptozunu tespit etmek için terminal deoksinükleotidil transferaz aracılı nick end etiketleme (TUNEL) testi
    JCo özütü ile glioma hücrelerinde apoptoz indüksiyonunu değerlendirmek için TUNEL testini kullandık (In Situ Cell Death Detection Kit, TUNEL kiti, Roche, Almanya). Başlangıçta, 2 x 10 6 hücre kültürlenebilir ve ayrık zaman noktalarında analiz (0, 6, 12, 24, ve 48 saat 50 ug / ml JCo özü tedaviden sonra) ilave edilmiştir. JCo ile muamele edilmiş hücre grubunda, askıya alınan hücreler toplandı. Kontrol grubunda yapışık ve yüzen hücreler toplandı. Hücreler, silan kaplı cam slaytlar üzerinde 15 dakika boyunca oda sıcaklığında %3.7 formaldehit ile sabitlendi. TUNEL testi için tüm prosedürler daha önce yayınlanmış bir protokolü takip etti [ 19]. Floresan boyamadan sonra, slaytları gözden geçirmek ve apoptozun derecesini ölçmek için bir floresan mikroskobu (Nikon, Kawasaki, Japonya) kullandık. Son olarak, 48 saatlik JCo özü tedavisi için görüntü temsilcisini inceledik.

    Western blot analizi
    JCo özütleme işleminden sonra hücre döngüsünü ve apoptozla ilişkili protein ekspresyonunu saptamak için western blot yöntemini kullandık. İlk, 2 × 10 6DBTRG-05MG ve RG2 hücreleri, 18 saat boyunca bir kültür kabında inkübe edildi. Hücreler, zaman süreci grubunda 0, 6, 12, 24 ve 48 saat boyunca 60 ug/mL JCo özütünün uygulanmasından sonra toplandı. Tedavinin doza bağımlılığını analiz etmek için hücreler 0, 30, 60 ve 90 µg/mL JCo özütünün eklenmesinden 24 saat sonra toplandı. Tüm hücreler, 10 dakika boyunca 4 °C'de RIPA tamponu (100 mM Tris-HCl, 150 mM NaCl, %0.1 SDS ve %1 Triton X-100) içinde inkübasyon yoluyla parçalandı. Ham hücre lizatları, temizlenmiş süpernatanlar elde etmek için 10 dakika boyunca 15.000 rpm'de santrifüjlendi. Her gruptan hücre lizatları (30 ug), %10 sodyum dodesil sülfat poliakrilamid jel elektroforezine tabi tutuldu. Proteinler poliviniliden diflorür (Millipore, MA, ABD) üzerine aktarıldı ve oda sıcaklığında 1 saat boyunca TBST içinde %5 yağsız süt ile bloke edildi. TBST (12.5 mM Tris/HCl, pH 7.6, 137 mM NaCl, %0.1 Tween 20) içinde %5 yağsız süt ile bloke edildikten sonra, lekeler gece boyunca 4 °C'de birincil antikorlarla inkübe edildi, ardından ikincil antikorla inkübe edildi . Bu çalışmada, birincil antikorlar hücre döngüsü ile ilgili proteinleri siklin A, siklin B1, siklin D1, Cdk2, Cdk4, RB, p-RB, p53, p-p53, p21 ve p-p21 (1/200 seyreltme) tanıdı. ; Santa Cruz Biotechnology Inc., Santa Cruz, CA, ABD) ve apoptozla ilgili protein Fas, Fas ligandı, kaspaz-8, Bax, Bcl-2, AIF, kaspaz-9 ve kaspaz-3 (1/200) seyreltme; Santa Cruz Biotechnology Inc., Santa Cruz, CA, ABD). Lekeler, oda sıcaklığında 30 dakika süreyle uygun bir HRP etiketli ikincil antikor ile inkübe edildi, kapsamlı bir şekilde yıkandı ve bir T-Pro LumiFast Plus Kemilüminesans Tespit Kiti (T-Pro BIOTECHNOLOGY, ABD) üreticinin talimatlarına göre. Dahili kontrol olarak bir monoklonal fare anti-β-aktin antikoru (Sigma-Aldrich, St. Louis, MO, ABD) kullanıldı.
    Apoptotik yolakları tespit etmek için kaspaz inhibitörü tahlili


    JCo özütü ile tedavi edilen glioma hücrelerinin apoptotik yolunu belirlemek için, çeşitli pro-kaspaz alt tiplerinin nispi protein ekspresyonu western blot analizi ile tespit edildi. Başlangıçta x 10 5 5 DBTRG-05MG ve RG2 hücreler 18 saat daha inkübe edildi. Bu hücreler dört gruba ayrıldı: kaspaz inhibitörü (-)/JCo (-); kaspaz inhibitörü (+)/ JCo (-); kaspaz inhibitörü (-)/ JCo (+); ve kaspaz inhibitörü (+)/ JCo (+). Birincil antikorlar, pro-kaspaz 8, 9 ve 3 idi ve dahili kontrol olarak β-aktin kullanıldı.


    Deri altı tümörlerin bir hayvan modelinde JCo'nun terapötik etkileri
    Bir in vivo çalışmada JCo özütünün terapötik etkilerini kontrol etmek için , antitümör aktivitesini izlemek için hayvan deneylerinde DBTRG-05MG insan GBM hücreleri kullanıldı. 1 x 10 'nın deri altına implantasyonu 7 hücre / 100 uL National Laboratory Animal Center (Taipei, Tayvan) elde edilen (10-12 haftalık), erkek Foxn1 nu / nu farelerinde gerçekleştirilmiştir. Tümör taşıyan grup ve araç grubu hayvanlar, tümör implantasyonundan 5 ila 23 gün sonra her 2 günde bir sırasıyla 200 mg/kg JCo özütü ve %5 DMSO'nun deri altından enjeksiyonu (sc. enjeksiyon) yoluyla JCo ile tedavi edildi. Tümör implantasyonu ve JCo sc arasındaki mesafe. enjeksiyon yerleri 2 cm idi. Tümör hacmi 1 geçtiğinde hayvanlar feda edildi, 500 mm 3veya aşılamadan 100 gün sonra. Tümör hacmi L x H x W x 0.5236 (20) olarak hesaplandı.


    Yerinde bir glioma modelinde JCo'nun terapötik etkisi
    Beyin tümörlü hayvanlarda JCo'nun terapötik etkilerini saptamak için, JCo ile tedavi edilen ve araçla tedavi edilen sıçanlar arasındaki tümör boyutundaki fark MRI ile incelendi. Ulusal Laboratuvar Hayvanları Merkezi'nden (Taipei, Tayvan) sekiz F334 dişi sıçan (8-10 haftalık, 150-180 g ağırlık) elde edildi. Başlangıçta, 5 × 10 4RG2 (rat GBM) hücreleri, uygun anestezi altında stereoskop ile tüm sıçanların beyin yarıkürelerine aşılandı. Daha sonra, sıçanlar, JCo özütünün veya aracın uygulanması için iki eşit gruba ayrıldı. JCo özütü (%5 DMSO ile 200 mg/kg) sc idi. tümör inokülasyonundan sonra 3. gün ile 7. gün arasında günlük olarak uygulanır. Araç grubunda, JCo tedavisi ile aynı zaman noktalarında deri altı bölgeye %5 DMSO enjekte edildi. Tümör hacmi, tümör hücrelerinin aşılanmasından sonraki 11. ve 13. günlerde Ulusal Tayvan Üniversitesi'nde (Taipei, Tayvan) 7-T manyetik rezonans görüntüleme (7 Tesla, Bruker BioSpec 70/30 MRI) ile ölçüldü ve hesaplandı. Tümör hacmi 1 aştığında sonunda, hayvanlar kurban edilmiş, 500 mm 3veya tümör aşılamasından 100 gün sonra. Tümör bileşenleri ve kalp, karaciğer, dalak, akciğer, böbrek ve bağırsak dahil olmak üzere bazı hayati organlar hematoksilen ve eozin (H&E) ve immünohistokimyasal (IHC) boyamaya tabi tutuldu.

    H&E boyama
    JCo özütü varlığında veya yokluğunda tümör ve normal dokuların GBM'sinin histolojik H&E boyaması için dokular %10 nötr formalin içinde sabitlendi. Dokular kurutulduktan ve parafin mumu içine gömüldükten sonra, doku kesitleri (4 µm/kesit) temiz cam lamlara yerleştirildi ve 60 °C'de 30 dakika boyunca bir fırında kurutuldu. Boyamadan önce doku slaytları deparafinize edildi, yeniden hidratlandı ve ardından Mayer hematoksilen ve eozin Y solüsyonu ile 3 dakika boyunca boyandı.

    immünohistokimya
    JCo özütünün etkisinin altında yatan olası mekanizmayı bir in vivo ortamda incelemekçalışmada, anjiyojenik faktörlerin IHC boyamasını gerçekleştirdik. Tüm doku kesitlerinin ksilen içinde mumu giderildi, alkol içinde yeniden hidratlandı ve endojen peroksidaz aktivitesini bastırmak için 5 dakika boyunca %3 hidrojen peroksite daldırıldı. Antijen alımı, 0.01 mol/L sodyum sitrat tamponu (pH 6.0) içinde her bölümün 30 dakika ısıtılmasıyla (100 °C) gerçekleştirildi. Fosfat tamponlu salin [PBS] içinde her biri 5 dakika boyunca üç durulamadan sonra, kesitler 1 saat boyunca oda sıcaklığında anti-PCNA, anti-VEGFR1, anti-VEGFR2 ve anti-parçalanmış kaspaz-3 için birincil antikorlarla inkübe edildi ( 1/200 seyreltme; Santa Cruz Biotechnology Inc., CA, ABD) PBS içinde seyreltildi. Her biri PBS'de 5 dakikalık üç yıkamadan sonra, kesitler oda sıcaklığında 1 saat biotin etiketli sekonder immünoglobulin (1:100, DAKO, Glostrup, Danimarka) ile inkübe edildi. Üç ilave yıkamadan sonra,
    Sonuçlar

    JCo özütü ve TMZ'nin beyin tümörü ve diğer hücre dizileri üzerindeki sitotoksik etkileri
    Tümör ve tümör olmayan hücrelerde JCo özü ve TMZ sitotoksisitesini karşılaştırmak için, YO değerlendirildi 50 DBTRG-05MG, G5T / VGH, GBM8401, GBM8901, RG2 (glioblastoma hücre hatları) değerleri, N18 (nöroblastoma hücre çizgisi), CTX TNA2 (sıçan astrosit hücre dizisi), SVEC (vasküler endotel hücre dizisi) ve MDCK (böbrek endotel hücre dizisi). Glioblastoma ve nöroblastom hücrelerinin JCo özütü ile tedavisi, 24 ila 48 saatlik gözlem arasındaki ilaç konsantrasyonuna bağlı olarak hücre canlılığının çeşitli derecelerde inhibisyonu ile sonuçlandı (Şekil 1 ). IC 50 JCo ekstresi değerleri tively ec Resp, 24 ve 48 saat sonra gliyoblastoma hücre çizgilerinde 57-69 ug / mL ve 49-67 ug / mL idi. ilgili IC 50JCo özütünün değerleri, tümör olmayan hücre hatlarında 76-105 µg/mL ve 77-108 µg/mL idi (Tablo 1 ). IC farkı 50 tümör ve tümör olmayan hücre hatları arasında değerler, ilaç tatbikatından güvenliğini ve etkinliğini teyit etmiştir. Bunun aksine, IC 50 TMZ değerleri 24 ve 48 saatte JCo özütü önemli ölçüde daha yüksekti, fakat tümör ve neoplastik olmayan hücre çizgileri arasındaki farklar anlamlı değildi.
    Tablo 1.


    JCo'nun IC50'si GBM hücre dizilerinde özütlenir. Not: Değerler, 24 saat ve 48 saatte ortalama + SD (μg/ml) şeklindedir. a: Tümör ve normal hücreler arasında anlamlı fark vardı. (p < 0.05). b: JCo tedavi grubu ile TMZ grubu arasında anlamlı fark (p < 0.05)


    1.


    JCo özü ile GBM hücrelerinin büyüme inhibisyonu. DBTRG-05MG, RG2, GBM8401, GBM8901, G5T/VGH ve N18'i içeren tümör hücreleri, gece boyunca 96 oyuklu kültür plakalarında inkübe edildi ve 24 ve 48 saat boyunca JCo özütü (0-200 ug/ml) ile işlendi. . Hücre canlılığı, MTT tahlili kullanılarak belirlendi. Kontrol grubu olarak işlem görmemiş kuyucuklar kullanıldı.


    JCo özütü ile hücre döngüsünün durdurulması


    Glioblastomaların hücre döngüsü kesintisini saptamak için, çeşitli konsantrasyonlarda ve zamanlarda JCo özütünün eklenmesinden sonra DBTRG-05MG ve RG2 glioma hatlarını analiz etmek için akış sitometrisini kullandık. 60 ug/mL JCo özütünün GBM hücrelerine uygulanması, S fazında hücre döngüsünün önemli ancak kademeli olarak durdurulmasıyla sonuçlandı, %12.61, %5.51, %7.49. 0, 6, 12, 24 ve 48. saatlerde sırasıyla %5.57 ve %6.26 ve G2/M fazı, %36.86, %36.93, %32.04, %33.00 ve %35.93 (Şekil 2A). Ek olarak, kontrol grubuyla karşılaştırıldığında (G0/G1: %50.54; S: 12.61; G2/M: %36.86), GBM hücrelerinin daha yüksek bir oranı G0/G1 fazındaydı (%57.48, %61.29, %57,58) ve tümör hücrelerinin daha düşük bir yüzdesi 30, 60 ve 90 uygulamasından sonra S (%7,24, %6,35, %8,38) ve G2/M (%35,28, %32,36, %34,04) fazlarındaydı. sırasıyla µg/mL JCo özütü (Şekil 2 B). Hücre döngüsü durdurma derecesi, JCo reaksiyon süresi ve dozaj düzeyine bağlıydı. Western blot analizi, JCo özütünün yalnızca p53, fosforile edilmiş p53 ve p21 gibi tümör baskılayıcı genlerin ekspresyonunu arttırmakla kalmayıp, aynı zamanda Rb, CDK2, CDK4, siklin A dahil olmak üzere hücre döngüsü kontrol noktası proteinlerinin ekspresyonunu da inhibe ettiğini ortaya koydu. siklin B1 ve siklin D1 (Şekil 2C). Bu nedenle, glioblastoma hücre proliferasyonunun inhibisyonu, G1-to-S faz kontrol noktasının inhibisyonu yoluyla JCo özütünün uygulanmasıyla etkili bir şekilde durduruldu.
    incir. 2.


    JCo özütü ile muamele edilmiş hücrelerin hücre döngüsü dağılımı ve ilgili protein ekspresyonu. Bir zaman süreci analizi olarak 0-48 saat boyunca 60 µg/ml JCo özütü ile muamele edilmiş DBTRG-05MG ve RG2 hücreleri; Dozaj analizi olarak 24 saat süreyle 30, 60 ve 90 μg/ml JCo. JCo özüt işleminden sonra, akış sitometrisi ile FL2 yoğunluğu için hücre döngüsü analizi yapıldı. JCo, (A) bir zaman süreci sırasında ve (B) DBTRG-05MG ve RG2'de bir konsantrasyon serisini kullanarak G0/G1 fazında indüklenmiş hücre döngüsü durdurmasını çıkarır. Her sütun ortalama ± SD'yi gösterir (*: kontrol ile karşılaştırıldığında önemli ölçüde arttı; *: kontrol ile karşılaştırıldığında önemli ölçüde azaldı; p< 0.05). (C) Hücre döngüsü ile ilişkili proteinler, zaman süreci sırasında ve western blot kullanılarak dozaj analizi ile tespit edildi. Protein ekspresyon indeksleri = (numune yoğunluğu/numune β-aktin yoğunluğu)/(kontrol yoğunluğu/kontrol β-aktin yoğunluğu). ND algılanamaz anlamına gelir.


    JCo özütü, içsel ve dışsal yollarla etkileşime girerek GBM hücre apoptozunu tetikler


    Hücre döngüsü analizi, JCo ile muamele edilmiş DBTRG-05MG ve RG2 glioblastoma hücre numunelerinin daha yüksek bir alt G1 fazı tümör hücresi yüzdesi içerdiğini gösterdi (%14.03, %25.93, %42.06, DBTRG-05MG hücrelerinde %45.60; %16.22, RG2 hücrelerinde %29,36, %40,39, %59,30) kontrol grubuna göre (%2,04, %1,98, %1,45, DBTRG-05MG hücrelerinde %2,05; RG2 hücrelerinde %6,64, %6,57, %6,64, %6,57) 6, 12, 24 ve 48 sa (Şekil 3 A ve 3 B). TUNEL testinde, JCo ile tedavi edilen glioblastoma hücrelerinin çoğu, floresan mikroskobu kullanılarak saptanabilen bir DNA yoğunlaşması gösterdi (Şekil 3C). JCo özütü tarafından indüklenen glioblastoma hücrelerinde apoptotik yolun araştırılması için, Fas ve Fas-L proteinleri, JCo tedavisinden önce ve sonra DBTRG-05MG ve RG2 glioblastoma hücre dizilerinde tespit edildi. Araçla tedavi edilen glioblastoma hücrelerine göre, JCo ile tedavi edilen tümör hücreleri, daha yüksek Fas seviyelerine sahipti, ancak 6 saat sonra daha düşük Fas-L seviyelerine sahipti (Şekil 3NS). Procaspaz-8'den aktive kaspaz-8'e geçiş, dışsal apoptotik yolun çok önemli bir adımıdır. JCo özütü ile tedavi edilen glioblastoma hücrelerinde procaspaz-8'in daha düşük ekspresyonu, dışsal apoptotik yolun aktivasyonunu önerdi. İçsel apoptotik yolun faktörleri Bax, Bcl-2, AIF, kaspaz-3 ve kaspaz-9'u içerir. Bu nedenle, JCo özütünün dışsal apoptotik yolu aktive edip etmediğini belirlemek için bir immünoblotlama deneyi gerçekleştirdik. Bax, AIF, C-kaspaz-3 ve C-kaspaz-9'un protein ekspresyonu, JCo ile tedavi edilen DBTRG-05MG'de gözlendi ve tümör hücrelerinde RG2, tedavi edilmeyen tümör hücrelerinden daha yüksekti. Ek olarak, JCo ile muamele edilmiş hücrelerde Bcl-2 ve procaspaz 8 ve 9'un azaltılmış bir ifadesi gözlendi. Ayrıca, kaspaz-3, -8 inhibitörlerinin eklenmesi, ve bu iki glioblastoma hücre hattındaki -9, procaspaz-3, -8 ve -9 protein ekspresyonunu önemli ölçüde arttırdı. Bununla birlikte, JCo özütü ve kaspaz inhibitörlerinin kombinasyonu, aktif kaspaz-3, -8 ve -9 formlarının ekspresyonunu indükleyebilir (Şek. 4 A ve 4 B). Bu faktörlerin ifadesine dayanarak, JCo özütünün hem içsel hem de dışsal apoptotik yollar yoluyla glioblastoma apoptozu indüklediğini gösterdik.
    Şekil 3.


    JCo özütü, içsel ve dışsal bir yol aracılığıyla GBM hücre apoptozunu tetikler. GBM hücreleri, zaman süreci (0-48 saat için 60 µg/ml) ve dozaj (24 saat için 30, 60 ve 90 µg/ml) analizi için JCo özütü ile işlendi. Tedaviden sonra, alt G1 faz hücrelerinin yüzdesindeki artış (A) zamana ve (B) doza bağımlıydı. Sonuçlar ortalama ± SD'yi gösterir (*p< 0.05). (C) GBM hücreleri, TUNEL tahlilinde ve PI karşıt boyamasında 60 ug/ml JCo özütleme işleminden sonra apoptotik oluşum gösterdi. (a) Apoptotik cisim, (b) DNA parçalanması ve (c) DNA yoğunlaşması, floresan mikroskobu (400X) altında gözlendi. (D) Western blot kullanılarak zaman süreci ve dozaj analizi ile apoptoz ile ilişkili proteinlerin tespiti. Protein ekspresyon indeksleri = (numune yoğunluğu/numune β-aktin yoğunluğu) / (kontrol yoğunluğu/kontrol β-aktin yoğunluğu).


    4.


    (A) Tedavi edilen kaspaz-3, 8 veya 9 inhibitörü öncesinde, GBM hücreleri 60 ug/ml JCo (24 saat) ile işleme tabi tutuldu ve western blotlama ile nispi protein aktivasyonunu analiz etti. C-Kaspaz-3: Bölünmüş Kaspaz-3. (B). Sonuçlar ortalama ± SD'yi gösterir ( * kontrol ile karşılaştırıldığında, p< 0.05; #JCo ile karşılaştırıldığında, p< 0.05).


    JCo özütünün ve TMZ'nin glioblastomlarda sinerjik etkileri


    0-45 µg/mL aralığındaki JCo özüt tedavisi, DBTRG-05MG ve RG2 hücrelerinin ilerlemesini engellemedi. JCo özütünün sitotoksik etkisi 60 ug/mL'de ölçülmüştür. JCo ekstraktının daha yüksek konsantrasyonları daha fazla sitotoksisiteye neden oldu (Şekil 6 A). TMZ, glioblastomlar için en yaygın kemoterapötik ajanlardan biridir. Tek başına TMZ kullanımı, 20 µg/mL'nin üzerindeki konsantrasyonlarda DBTRG-05MG ve RG2 tümör hücresi canlılığını önemli ölçüde azaltmıştır. 60 µg/mL TMZ ile çeşitli JCo özütü (0–75 µg/mL) veya 40 µg/mL JCo özütü ile çeşitli dozlarda TMZ (0–100 µg/mL) kombinasyonu, daha yüksek hücre apoptoz yüzdesi ile sonuçlandı DBTRG-05MG ve RG2 hücrelerinde tek başına TMZ veya JCo özütünün eşdeğer konsantrasyonları ile uygulananlara göre (Şekil 5 A ve 5B, CI=0.8 ve 0.68, sırasıyla). Bu nedenle, JCo özütünün TMZ ile kombinasyonu, glioblastoma büyümesinin inhibisyonu üzerinde pozitif sinerjistik etkiler gösterdi. JCo özütü ve TMZ kombinasyonunun işlev gördüğü yolu belirlemek için hücre proliferatif ve apoptotik faktörlerin western blot analizi yapıldı. JCo özütü ve TMZ'nin kombinasyon tedavisi, AKT, mTOR, P70S6K ve fosforile edilmiş formlarının ekspresyonunu aşağı regüle etti, ancak JCo özütü veya TMZ ile yapılan tedaviye kıyasla c-kaspaz-3'ünkini yukarı regüle etti (Şekil 5). C).
    Şekil 5.


    (A) DBTRG-05MG ve RG2 hücrelerinde 48 saat boyunca TMZ (60 μg/ml) ile birleştirilmiş JCo özütü (0, 15, 30, 45, 60 ve 75 μg/ml). TMZ (0, 20, 40, 60, 80 ve 100 µg/ml), DBTRG-05MG ve RG2 hücrelerinde 48 saat boyunca JCo özütü (40 µg/ml) ile birleştirildi. Sinerjik etki, GBM tümör hücrelerinin TMZ tedavisi ile birlikte JCo özütü ile doğrulandı. *: Kombinasyon grubu ile tek ilaç arasında anlamlı fark (P< 0.05). (B) Hücreler, 48 saat boyunca TMZ (60 μg/ml), JCo özü (40 μg/ml) veya ilaç kombinasyonu (T+J) ile tedavi edildi ve sinerjistik etki analizi için tespit edilen hücre proliferasyonu ve apoptoz proteinlerinin ekspresyonu için analiz edildi. batı lekeleme. Protein ekspresyon indeksleri = (numune yoğunluğu/numune β-aktin yoğunluğu)/(kontrol yoğunluğu/kontrol β-aktin yoğunluğu)


    Şekil 6.


    JCo özütü, tümör büyümesini baskılar ve subkutan ve ortotopik bir terapötik modelde apoptozu indükler. (A) DBTRG-05MG tümörleri taşıyan çıplak fareler, araç (n=5) ve 200 mg/kg JCo özütü (n=10) ile toplam 10 doz olmak üzere 2 günde bir enjeksiyon (sc) ile tedavi edildi. Tümör hacmi 2 günde bir ölçüldü ve U x Y x G olarak hesaplandı. (B) Tümör boyutu 1500 mm3'ü aştığında fareler skarlandı, hayatta kalma süresi tespit edildi. RG2 hücreleri, F344 sıçanlarının intrakraniyal bölgesine (striatum) implante edildi. Sıçan taşıyan tümörler, sc yoluyla araç (n=4) veya 200 mg/kg JCo özütü (n=4) ile tedavi edildi. 3, 4, 5, 6 ve 7. günlerde toplam 5 kez enjeksiyon. (C) 7-T MRI görüntüleme seri bölümleri (bölüm başına 1 mm) tümör hacmi yakalandı. V1 ila V6, araç kontrol farelerindendi; J1 ila J6, JCo tedavi farelerindendi (tümör alanı olarak sarı ok). Tümör hacmi Image J yazılımı ile hesaplandı (tümör alanı x kalın). Sütunlar ortalama ± SE gösterdi (*P< 0.05). (D) Hayatta kalma oranı günlük olarak izlendi. (E) Tümör kütlesi H&E boyaması (400x) ile analiz edildi.


    JCo özütü, BALB/c çıplak farelerde deri altı glioblastomları etkili bir şekilde inhibe eder


    JCo özütünün in vivo antitümör etkilerini değerlendirmek için , deri altı glioblastomları taşıyan BALB/c çıplak farelere JCo özütü enjekte ettik. JCo ile tedavi edilen farelerde tümör hacmi 16. günden sonra araçla tedavi edilen farelerdekinden önemli ölçüde daha küçüktü. Buna ek olarak, araç ile tedavi edilmiş farelerde, tümör büyüklüğü 1500 mm'nin üzerinde olduğu 3 gün 33, ama JCo ile tedavi edilen farelerde bütün tümör hacmi 1300 mm altında oldu 3 gün 1 ve 48 (Şek. Arasında 6 A). JCo ile tedavi edilmeyen tüm fareler, davranış bozukluğu ve büyük tümör hacmi nedeniyle 31. günde kurban edildi. Buna karşılık, JCo ile tedavi edilen farelerin yarısından fazlası 60. güne kadar hayatta kaldı (Şekil 6).B). Bu nedenle, JCo ile tedavi edilen çıplakların hayatta kalma süresi, araç grubundan daha uzundu.
    JCo özütü, F344 sıçanlarında in situ glioblastomaları önemli ölçüde inhibe eder


    JCo özütünün yerinde tümör büyümesini baskılama yeteneğini saptamak için, sc. yerinde beyin glioblastomları taşıyan F344 sıçanlarına JCo özütünün enjeksiyonu yapıldı. Hayvan MR görüntülerden, JCo ile tedavi edilen farelerin tümör boyutları 6.69 ± 2.48 mm olarak ölçülmüştür 3 ve 12.22 ± 2.43 mm 3 , sırasıyla günde 11 ve 13, ilgili. Bunun aksine, araç ile tedavi edilmiş farelerin tümör hacimleri 58.34 ± 7.35 mm olarak ölçülmüştür 3 ve 96,42 ± 10.74 mm 3 , sırasıyla günde 11 ve 13, ilgili. Bu nedenle, JCo ile tedavi edilen sıçanların in situ glioblastomaları, araçla tedavi edilen sıçanlarınkinden önemli ölçüde daha küçüktü ( P < 0.05, Şekil 6C). Ayrıca, JCo ile tedavi edilen sıçanların hayatta kalma oranı, araçla tedavi edilen sıçanlarınkinden önemli ölçüde daha yüksekti (Şekil 6 D). Yerinde histoloji analizi, hayvan kurban edildikten sonra araçla tedavi edilen sıçanlardakinden JCo ile tedavi edilen sıçanlardan alınan glioblastomlarda daha fazla apoptotik cisim tanımladı (Şekil 6 E).
    İn vivo analizden elde edilen JCo özütü ile glioblastoma proliferasyonunun baskılanması mekanizması


    JCo özütü ile tümör büyümesinin inhibisyon mekanizmasını doğrulamak için, in situ aşılanmış glioblastomlarda IHC boyaması ve bir TUNEL testi gerçekleştirdik. İn situ glioblastomlu tüm sıçanlarda, PCNA, VEGFR1, VEGFR2, c-kaspaz 3'ün etiketleme indeksi, araç tümör grubunda sırasıyla %73.08, %9.67, %11.70, %2.43 idi. Bununla birlikte, JCo ile tedavi edilen glioblastomlarda, tümör hücrelerinin %44,49, %5,88, %5,85 ve %6,53'ünde PCNA, VEGFR1, VEGFR2 ve c-kaspaz 3 seviyelerinde artış vardı. Bu nedenle, JCo ile tedavi edilen glioblastomlar önemli ölçüde daha düşük ekspresyona sahipti. PCNA, VEGFR1 ve VEGFR2, ancak araçla tedavi edilen glioblastomalarla karşılaştırıldığında daha yüksek bir c-kaspaz-3 ekspresyonu (Şekil 7A). Ek olarak, TUNEL testi, JCo ile tedavi edilen kafa içi glioblastomaları olan grubun, araçla tedavi edilen glioblastomalarınkinden daha yüksek apoptotik hücre yüzdesine sahip olduğunu gösterdi (Şekil 7 B).
    Şekil 7.


    JCo özütünün in vivo anti-tümör mekanizması. RG2 tümörlerini taşıyan sıçanlar, araç (n=4) ve 200 mg/kg JCo özü (n=4) ile 3 ila 7. günlerde 5 kez subkutan tedavi ile tedavi edildi. Tümör kütlesi toplandı ve immünohistokimya (IHC) ve TUNEL tahlili ile analiz edildi. Birincil antikorlar, anti-PCNA, anti-parçalanmış-Kaspaz-3, anti-VEGFR1 ve anti-VEGFR2 idi. Preparatlar ışık mikroskobu altında 400x büyütmede analiz edildi. *araç ve JCo özüt grubu arasındaki önemli fark (P< 0.05).


    İn vivo analizde JCo özütünün fizyolojik ve patolojik toksisitesi


    JCo ekstraktının neoplastik olmayan diğer organlardaki toksisitesini doğrulamak için, deneysel çıplak fare ve sıçanların kan analizinden ve iç organlarından elde edilen veriler toplandı. Kalp, karaciğer, dalak, akciğer, böbrek ve bağırsakta ne enflamatuar hücre agregasyonu ne de hücresel apoptoz, JCo özütü ile tedavi edilen ve araçla tedavi edilen hayvanlardan alınan dokuların histolojik analizi ile tanımlanmadı (Şekil 8 ). Ayrıca kırmızı kan hücreleri (RBC), trombositler (PLT), hemoglobin (HGB), hematokrit (HCT), aspartat aminotransferaz (AST), alanin aminotransferaz (ALT), kan üre azotu (BUN) ve kreatinin serum seviyeleri (CRE) ayrıca JCo ile tedavi edilen ve araçla tedavi edilen hayvanlardan alınan dokular arasında önemli bir fark göstermedi (Şekil 9).). Ek olarak, sınırlı sayıda kan örneği nedeniyle trombosit fonksiyonunu ve diğer immün hücre kinetiğini 12 ve 24 saatte kontrol ettik. Pıhtılaşma fonksiyonlarına yönelik tüm testlerde PT (protrombin zamanı) ve APTT (aktive kısmi tromboplastin zamanı) analiz edildi. JCo ile tedavi edilen glioma sıçanlarında ortalama PT 12 ve 24 saatte sırasıyla 15.6 ± 1.9 s ve 15.8 ± 2.1 s idi. Araçla tedavi edilen glioma sıçanlarındaki PT, sırasıyla 12 ve 24 saatte 15.7 ± 2.2 s ve 15.9 ± 2.0 s idi. Ek olarak, JCo ile tedavi edilen ve araçla tedavi edilen glioma sıçanlarında APTT ortalamaları 12 saatte sırasıyla 22.2 ± 1.7 s ve 22.8 ± 2.2 s ve 24 saatte 22.7 ± 2.4 s ve 23.0 ± 2.1 s idi. Bu nedenle, pıhtılaşma fonksiyonlarının analizi, sıçanların iki tedavi grubu arasında hiçbir fark göstermedi. Ek olarak, T hücrelerinin CD4/CD8 oranı ve interlökin-1 beta (IL-1β) ve tümör nekrotik faktör-alfa (TNF-a) seviyeleri, JCo ile tedavi edilen ve araçla tedavi edilen hayvanlarda 12 ve 24 saatte değerlendirildi. Bununla birlikte, iki tedavi grubu arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark yoktu.
    Şekil 8.


    JCo özütü, in vivo olarak düşük fizyolojik ve patolojik toksisite gösterdi veya hiç göstermedi. 10-12 haftalık fareler, araç (n=5) ve 200 mg/kg JCo özütü (n=5) ile sc ile tedavi edildi. 10 kez 2 günde bir enjeksiyon. Hayvanlar kurban edildikten sonra organlar (kalp, karaciğer, dalak, akciğer, böbrek, bağırsak ve mide) toplandı ve H&E boyamasıyla hasar açısından analiz edildi.


    Şekil 9.


    6-8 haftalık sıçanlar, tek doz araç (n=4) ve 200 mg/kg JCo (n=4) ile sc ile tedavi edildi. enjeksiyon. Kan hücrelerinin (beyaz kan hücresi, hemoglobin, hematokrit ve trombosit) ve serum biyokimyasının (ALT, AST, kan üre nitrojeni ve kreatinin) analizi, 0, 3, 6, 12 ve 24 saat boyunca JCo ekstrakt işleminden sonra analiz edildi. Araç ve JCo ile tedavi edilen grup arasında önemli bir fark gözlenmedi. Sonuçlar ortalama ± SE'yi gösterir.


    Tartışma


    JCo özütü tarafından gliomanın baskılanmasının altında yatan mekanizma tam olarak anlaşılmamıştır. Lanto et al. JCo özütünün , in vitro olarak nöroblastom hücrelerinde apoptozu indüklemek için p53'ü etkili bir şekilde geliştirdiğini kanıtladı [ 18 ]. İnsan göğüs, prostat ve kolon kanseri hücre hatlarında, JCo özü daha düşük bir LC vardı 50 doksorubisin daha; ancak bazı insan kanser hücre dizilerinde JCo ekstraktının sitotoksik etkisi diğer kemoterapötik ajanlarınkinden daha güçlüydü [ 32]]. Ne yazık ki, in situ beyin gliomunun JCo özütü tarafından baskılandığı hipotezi hala ikna edici kanıtlardan yoksundur. Bu çalışma, JCo özütünün sc ile beyin glioma hücre apoptozunu indüklemek için BBB'ye nüfuz edebildiğini gösteren ilk çalışmadır. JCo özü enjeksiyonu.

    Bizim in vitro çalışmalar, IC 50 tüm GBM hücre çizgilerinde JCo ekstresi değerleri, her iki 24 ve 48 saat sonra normal astrositler ve endotelyal hücre çizgilerinde önemli ölçüde daha düşüktü. Bununla birlikte, IC 50 TMZ değerleri bir GBM hücre çizgileri ve normal astrositler ve endotelyal hücrelerde sitotoksik konsantrasyonların bir örtüşme gösterdi. Buna ek olarak, IC 50JCo özütünün değerleri de GBM hücre dizilerinde TMZ'nin değerlerinden daha düşüktü. TMZ ile karşılaştırıldığında, JCo özütü, GBM hücreleri için daha fazla özgüllük ile daha güçlü sitotoksik etkilere neden oldu. GBM hücrelerinin JCo özütü tarafından inhibisyon mekanizmasını araştırmak için hücre döngüsü durmasının JCo ile muamele edilmiş GBM hücrelerinin sitotoksisitesinde önemli bir rol oynayabileceğini göstermek için akış sitometrik analizini kullandık. p53 gibi tümör baskılayıcı genlerin aşırı ekspresyonu ve Rb gibi hücre çoğalmasıyla ilgili proteinlerin inhibisyonu, JCo özütünün olası bir antitümör aktivitesini destekledi. İlginç bir şekilde, siklin/CDK ailesinin hücre replikasyonu, özellikle CDK2, CDK4 ve siklin-A, -B, -D ve -E için gerekli olduğu bilinmektedir [ 33 ]. Buna karşılık, p21, CDK proteinleri için bir inhibitör görevi görür [ 33]]. JCo özütü, hücre döngüsü kontrol noktaları üzerinde kontrol uygulayarak GBM hücre replikasyonunda bir inhibisyona veya gecikmeye neden olarak G0/G1 fazındaki GBM hücrelerinin S ve G2/M fazına girmesini etkili bir şekilde bloke etti.

    Tümör apoptozunun derecesi, gelişim için yeni antikanser ilaçlarının seçilmesinde önemli bir faktör olabilir [ 34 ]. İlaç tedavisinden sonra alt G1 fazı tümör hücrelerinin daha yüksek yüzdesi, daha yüksek derecede hücresel apoptoz için bir gösterge olabilir. Floresan mikroskobu kullanan TUNEL testi, DNA fragmantasyonunu ve tümör hücrelerinin yoğunlaşmasını vurguladı [ 35 , 36 ]. İki incelememizden elde edilen sonuçlar, JCo özütünün GBM hücre apoptozunu önemli ölçüde indüklediğini gösterdi. Ayrıca, daha yüksek bir JCo özütü konsantrasyonunun GBM hücrelerinde sitotoksisiteyi indüklemede daha etkili olduğu görülmüştür. Hücresel apoptoz mekanizması, içsel ve dışsal yola ayrılabilir [ 37].]. Dışsal apoptotik yolun belirleyici faktörleri arasında Fas ligandı (Fas-L), Fas reseptörü, yarılmış kaspaz-8 ve yarılmış kaspaz-3 bulunur [ 38 ]. BAX/BAK sistemi ve apoptotik proteaz aktive edici faktör-1 (APAF-1), intrinsik apoptotik yolun ana faktörleridir [ 34 ]. Bcl2/Bcl-XL, BAX [ 39 ] için bir antagonist görevi görür . Çalışmamız, JCo özütü ile tedavinin GBM hücrelerinde DNA hasarına neden olduğunu ve içsel ve dışsal yol yoluyla apoptozu indüklediğini gösteren ilk çalışmadır.

    TMZ, özellikle GBM'li hastalar olmak üzere, tekrarlayan ve oldukça agresif astrositomalı hastalar için yaygın olarak kullanılan bir kemoterapötik ilaçtır [ 40 ]. TMZ'nin olası ciddi bir komplikasyonu, aplastik anemi, kanama ve immün yetmezliğe neden olabilen hematopoezin baskılanmasıdır [ 41].]. Bu çalışmada, JCo özütünün TMZ ile kombinasyonu ile gözlenen terapötik etki, bu iki terapötikten herhangi birinin tek tedavi olarak kullanılmasıyla gözlenen etkiden daha etkili bir tedavi olmuştur. JCo özütü ve TMZ'nin sinerjik etkisi, kemik iliği baskılanması gibi ciddi komplikasyonların insidansını azaltacak olan TMZ dozajının azaltılmasına izin verebilir. Ek olarak, mTOR ve PI3K yollarının etkileşimi, tümör hücresinin hayatta kalmasını ve anjiyogenezi indükleyen hücresel proliferatif sinyal transdüksiyonunun merkezi bir düzenleyicisidir [ 42 , 43]]. Akt, mTOR ve p70S6 ekspresyonu, bu yolları aktive edebilir ve hücre büyümesini uyaran bir fosforilasyon kaskadı indükleyebilir. Bu çalışmada, JCo özütü ve TMZ kombinasyonunun sinerjik etkilerinin Akt, mTOR ve p70S6 ekspresyonunu bloke ederek GBM proliferasyonunu inhibe ettiğini başarıyla gösterdik.

    İn vivo çalışmalarımızda, deri altı tümör boyutu, JCo ile tedavi edilen farelerde, araçla tedavi edilen farelerdekinden önemli ölçüde daha küçüktü. JCo ile tedavi edilen farelerde, araçla tedavi edilen farelere kıyasla daha büyük bir oranda tümör apoptozisi de gözlendi. Ek olarak, KBB kemoterapötik bir ilacın işlev bozukluğuna neden olabileceğinden, yerinde bir GBM hayvan modeli ve sc oluşturduk. JCo özütünün BBB'ye nüfuz edip edemeyeceğini incelemek için enjekte edilen JCo özütü. Önemli olarak, MRI ve histolojik analiz, JCo özütünün yerinde beyin tümörü proliferasyonunu etkili bir şekilde engelleyebileceğini ve hücre apoptozunu indükleyebileceğini gösterdi. Bildiğimiz kadarıyla, JCo özütünün intratümöral BBB'ye nüfuz edebileceği İngilizce olarak yayınlanan ilk çalışmayı sunduk.

    GBM'nin neden olduğu anjiyogenez, tümör hücresi proliferasyonu ve invazyonu için gereklidir [ 44 ]. GBM hücrelerinin apoptozisi, tümör mikroçevresinde trombosit kaynaklı büyüme faktörü alt birim B'yi (PDGF-B) ve/veya epidermal büyüme faktörü (EGF) reseptör ekspresyonunu artıran hipoksiyi indükleyen radyoterapi ve kemoterapiden kaynaklanır [ 45 ]. Buna karşılık, bazı antivasküler terapötik ilaçlar, perivasküler GBM hücre invazyonunu indükleyebilir ve bu da ikinci basamak tedavilere dirençle sonuçlanabilir [ 46 , 47 ].]. Çalışmamızda, JCo ile tedavi edilen farelerde in situ GBM tümörleri ile VEGFR-1 ve -2'nin daha düşük bir ifadesi ve daha yüksek bir bölünmüş kaspaz-3 ifadesi, araçla tedavi edilen gruplara göre gözlendi; sadece intratümöral anjiyogenezi inhibe etmekle kalmadı, aynı zamanda tümör hücresi apoptozisini de indükledi. Buna karşılık, neoplastik olmayan hayati organlarda düşük fonksiyonel ve histolojik hasar, yeni ilaçların geliştirilmesi için en önemli gereklilik olmalıdır. Histolojik analiz, kalp, karaciğer, böbrek, akciğer, bağırsak ve dalak dahil olmak üzere JCo ile tedavi edilen sıçanlardaki hayati organların çoğunun, araçla tedavi edilen hayvanlardakine benzer bir mikroskobik görünüme sahip olduğunu gösterdi. Ayrıca kan hücresi sayısında, serum karaciğer enzim seviyelerinde, ve böbrek fonksiyon indeksi, JCo ile tedavi edilen ve araçla tedavi edilen hayvanlar arasında tanımlandı. Bu nedenle, JCo özütünün farmakolojik etkilerinin GBM hücrelerine özgü olduğu ve neoplastik olmayan diğer hayati organları etkilemediği ortaya çıktı, bu da bu yeni bitkisel tedavinin güvenliğini doğruladı.


    Çözüm
    Bu çalışmada, JCo özütünün, anjiyogenezi inhibe ederek glioma hücre proliferasyonunu etkili bir şekilde baskılayan güvenli bir bitkisel terapötik gibi göründüğünü başarıyla gösterdik. Ek olarak, JCo özütü ve TMZ'nin bir kombinasyonu, tümör apoptozunu indüklemek için sinerjik etkiler uyguladı. Bu nedenle, JCo özütü, yüksek dereceli gliomalar için faydalı bir terapötik seçimi temsil edebilir.
    Teşekkür


    Bu çalışma, Tri-Service General Hospital, TSGH-C107-059, TSGH-C104-075, TSGH-C105-073 ve National Defense Medical Center, MAB-105-098, Tayvan, ROC tarafından sağlanan hibelerle desteklenmiştir.

    Açıklama bildirimi


    Yazarlar herhangi bir çıkar çatışması olmadığını beyan ederler.

    İlgili Makaleler:

    Cell Physiol Biochem 2018;48:1694–1702Pyr3 Apoptozu İndükler ve İnsan Glioblastoma Hücrelerinde Göçü EngellerChang H.-H., Cheng Y.-C., Tsai W.-C., Tsao M.-J. ve diğerleriGiriş/Amaç: Glioblastoma multiforme (GBM) olarak da bilinen glioblastoma, yetişkinlerde en agresif beyin malignitesi olan hızlı büyüyen bir tümör türüdür. GEO'ya göre...Makaleye Git
    Onkoloji 2015;88:28-48N3-İkame Edilmiş Temozolomid Analogları, Metilguanin-DNA Metiltransferaz ve Uyuşmazlık Onarımının Üstesinden Geliyor...Zhang J., Hummersone M., Matthews CS, Stevens MFG ve diğerleri.Glioblastoma multiforme (GBM) tedavisi, temozolomid (TMZ) kemoterapisini içerir. O6-Metilguanin lezyonları, metilguanin-DNA metiltransferaz (MGMT) ile onarılır. TMZ'ye yanıt...Makaleye Git
    Onkoloji 2013;84:326-335Aurora Kinaz İnhibitörü VE-465, Glioblastoma Multiforme için Yeni Bir TedavidirLee P.-Y., Lee P.-Y., Lee P.-Y., Chen C.-L. ve diğerleriGlioblastoma multiforme (GBM), primer beyin tümörünün en yaygın ve agresif tiplerinden biridir. Radyasyon ve kemoterapi ile birlikte tam cerrahi rezeksiyondan sonra yaklaşık olarak...Makaleye Git
    Cell Physiol Biochem 2015;35:1303-1316Otofaji İnhibisyonunun Farklı Aşamalarda Glioblastomada Otofaji İndükleyicisinin Sitotoksik Etkisi Üzerindeki Etkisi...Zhao, Li C., Liu Y., Liu H. et al.Giriş/Amaç: Glioblastoma multiforme (GBM), kötü prognozlu en malign primer beyin tümörüdür. Otofaji indükleyici ve otofaji inhibitörünün kombinasyon tedavisi...Makaleye Git
    Cell Physiol Biochem 2018;51:1566–1583Peiminine, Hücre Döngüsü Durdurma ve Otofajik Akı Bloke Etme Yoluyla İn Vitro ve İn Vivo Glioblastomayı EngellerZhao B., Shen C., Zheng Z., Wang X. ve diğerleri.Giriş/Amaçlar: Glioblastoma multiforme (GBM), yetişkinlerde en yıkıcı ve yaygın primer merkezi sinir sistemi tümörüdür, düşük hayatta kalma oranı ve yüksek ölüm oranları ile...Makaleye Git
    Cell Physiol Biochem 2018;47:1108–1121Raddeanin a, ROS Üretimini ve Müteakip JNK Aktivasyonunu İndükleyerek Glioblastoma Büyümesini Bastırır...Peng F., Wang X., Shu M., Yang M. ve diğerleri.Arka Plan/Amaçlar: Anemone raddeana Regel'in aktif bir farmakolojik bileşeni olan Raddeanin A (RA), tümör baskılanmasında önemli bir rol oynar. Bu çalışmada, potansiyel olarak değerlendirdik ...Makaleye Git
    Cell Physiol Biochem 2018;48:1332–1346Nekrotik Hücre Tedavili Glioblastoma Hücrelerinden Salgılanan MCP-1 ve MIP-3α Göç/Sızmayı Teşvik Eder...Jung Y., Ahn S.-H., Park H., Park SH et al.Giriş/Amaç: Glioblastoma multiforme (GBM) erişkinlerde en sık görülen primer beyin tümörüdür. GBM'nin tanımlayıcı özellikleri, tümör hücrelerinin normal hücrelere yaygın infiltrasyonudur.Makaleye Git

    Referanslar
    1. Ostrom QT, Gittleman H, Xu J, Kromer C, Wolinsky Y, Kruchko C, Barnholtz-Sloan JS: CBTRUS İstatistik Raporu: 2009-2013 yıllarında Amerika Birleşik Devletleri'nde teşhis edilen birincil beyin ve diğer merkezi sinir sistemi tümörleri. Neuro Oncol 2016; 18:v1-v75.
    2. Lukas RV, Nicholas MK: Yüksek dereceli Gliomaların tedavisinde güncelleme. Neurol Clin 2013; 31: 847-867.
    3. Muldoon LL, Soussain C, Jahnke K, Johanson C, Siegal T, Smith QR, Hall WA, Hynynen K, Senter PD, Peereboom DM, Neuwelt EA: Merkezi sinir sistemi malignitesinde kemoterapi uygulama sorunları: bir gerçeklik kontrolü. J Clin Oncol 2007; 25: 2295-2305.
    4. Tilly H, Lepage E, Coiffier B, Blanc M, Herbrecht R, Bosly A, Attal M, Fillet G, Guettier C, Molina TJ, Gisselbrecht C, Reyes F, Groupe d'Etude des Lymphomes de l'Adulte: Yoğun konvansiyonel kemoterapi (ACVBP rejimi), kötü prognozlu agresif Hodgkin olmayan lenfoma için standart CHOP ile karşılaştırıldığında. Kan 2003; 102: 4284-4289.
    5. Patel M, Vogelbaum MA, Barnett GH, Jalali R, Ahluwalia MS: Tekrarlayan glioblastomda moleküler hedefli tedavi: mevcut zorluklar ve gelecekteki yönler. Uzman Görüşü Araştırma İlaçları 2012; 21: 1247-1266.
    6. Hegi ME, Diserens AC, Gorlia T, Hamou MF, de Tribolet N, Weller M, Kros JM, Hainfellner JA, Mason W, Mariani L, Bromberg JE, Hau P, Mirimanoff RO, Cairncross JG, Janzer RC, Stupp R: MGMT gen susturma ve glioblastomda temozolomidden fayda sağlar. N Engl J Med 2005; 352: 997-1003.
    7. Li H, Yuan X, Yan D, Li D, Guan F, Dong Y, Wang H, Liu X, Yang B: Uzun Kodlamayan RNA MALAT1 Dirençli glioblastoma hücre hatlarının temozolomide duyarlılığını azaltır. Cell Physiol Biochem 2017; 42: 1192-1201.
    8. Li G, Yang QY, Guo Y, Mou YG, Zhang XH, Wu QL: MGMT ekspresyon paternine dayalı olarak glioma hastaları için temozolomidin genişletilmiş kullanımı: 32 vaka deneyimi. Çin J Neurooncol 2012; 10: 158–165.
    9. Tan AC, Heimberger AB, Khasraw M: Gliomalarda Bağışıklık Kontrol Noktası İnhibitörleri. Curr Oncol Temsilcisi 2017; 19: 23.
    10. Bonham M, Arnold H, Montgomery B, Nelson PS: Bitkisel bileşik PC-SPES'in moleküler etkileri: prostat karsinomunda aktivite yollarının tanımlanması. Kanser Res 2002; 62: 3920-3942.
    11. Hu H, Ahn NS, Yang X, Lee YS, Kang KS: Ganoderma lucidum özü, MCF-7 insan göğsünde hücre döngüsü durmasını ve apoptozu indükler. Int J Kanser 2002; 102: 250-253.
    12. Kao ST, Yeh CC, Hsieh CC, Yang MD, Lee MR, Liu HS, Lin JG: Çin tıbbı Bu-Zhong-Yi-Qi-Tang, G0/G1 tutuklaması yoluyla apoptozu indükleyerek hepatoma hücre hatlarının çoğalmasını engelledi. Yaşam Bilimi 2001; 69: 1485-1496.
    13. Lee SM, Li ML, Tse YC, Leung SC, Lee MM, Tsui SK, Fung KP, Lee CY, Waye MM: Bir Çin bitki özü olan Paeoniae Radix, p53'ten bağımsız bir yolda apoptozu indükleyerek hepatoma hücre büyümesini engeller. Yaşam Bilimi 2002; 71: 2267-2277.
    14. Nam JS, Jagga S, Sharma AR, Lee JH, Park JB, Jung JS, Lee SS: Geleneksel karışık şifalı bitki özünün (MEMH) monosodyum ürat kristalinin neden olduğu gut artriti üzerindeki anti-inflamatuar etkileri. Çene J Nat Med 2017; 15: 561-575.
    15. Chen X, Yang L, Zhang N, Turpin JA, Buckheit RW, Osterling C, Oppenheim JJ, Howard OM: Çin bitkisel tıbbının bir bileşeni olan Shikonin, kemokin reseptör fonksiyonunu inhibe eder ve insan immün yetmezlik virüsü tip 1 Antimicrob Agents Chemother 2003; 47: 2810-2816.
    16. Li J, Li J, Zhang F. Çin bitkisel tıbbının dendritik hücrelerin olgunlaşması ve işlevi üzerindeki bağışıklık düzenleyici etkileri. J Ethnopharmacol 2015; 171: 184-195.
    17. Emsen B, Aslan A, Togar B, Turkez H. Liken bileşiklerinin zeytintorik, fizodik ve psoromik asitlerin sıçan nöron ve glioblastoma hücrelerinde in vitro antitümör aktiviteleri. Eczacı Biol 2016; 54: 1748-1762.
    18. Lantto TA, Laakso I, Dorman HJ, Mauriala T, Hiltunen R, Kõks S, Raasmaja A: Cellular Stress and p53-associated apoptosis by Juniperus communis L. Berry, insan SH-SY5Y nöroblastom hücrelerinde tedaviyi özümser. Uluslararası J Mol Sci 2016; 17ii: E1113.
    19. Lin YL, Lai WL, Harn HJ, Hung PH, Hsieh MC, Chang KF, Huang XF, Liao KW, Lee MS, Tsai NM: Angelica sinensis'in metanol özütü hücre apoptozunu indükler ve insan malign beyin tümörlerinde tümör büyümesini baskılar. Kanıta Dayalı Tamamlayıcı Alternatif Med 2013; 2013: 394636.
    20. Newman DJ: Potansiyel ilaçlara yol açan doğal ürünler: eski bir süreç mi yoksa ilaç keşfi için yeni umut mu? J Med Kimya 2008; 51: 2589-2599.
    21. Wood DM, Athwal S, Panahloo A: Diyabetli bir hastada 'bitkisel' bir ilacın avantajları ve dezavantajları: bir vaka sunumu. Diyabet Med 2004; 21: 625-627.
    22. Bais S, Abrol N, Prashar Y, Kumari R: Sıçanlarda Juniperus communis L. agianst Freund'un adjuvan kaynaklı artritinden izole edilen standartlaştırılmış amentoflavonun modülatör etkisi (histopatolojik ve X Işını analizi). Biomed Pharmacother 2017; 86: 381-392.
    23. Vasilijević B, Knežević-Vukčević J, Mitić-Ćulafić D, Orčić D, Francišković M, Srdic-Rajic T, Jovanović M, Nikolić B: Juniperus communis var. saksatilis. Gıda Kimyasal Toksikol 2018; 112: 118-125.
    24. Tavares WR, Seca AML: Juniperus L. Metabolitlerinin Farmasötik Potansiyelinin Mevcut Durumu. İlaçlar (Basel) 2018; 5ii:E81.
    25. Tunon H, Olavsdotter C, Bohlin L: Bazı İsveç şifalı bitkilerinin anti-inflamatuar aktivitesinin değerlendirilmesi. Prostaglandin biyosentezinin ve PAF kaynaklı ekzositozun inhibisyonu. J Ethnopharmacol 1995; 48: 61-76.
    26. Abbassy MA, Marei GI: J. communis ve Thymus vulgaris'in uçucu yağlarının iki fitopatojenik mantara karşı antifungal ve kimyasal bileşimi. J Appl Sci Res 2013; 9: 4584-4588.
    27. Banerjee S, Mukherjee A, Chatterjee TK: Juniperus communis Linn şifalı bitkisinin metanolik ekstraktının analjezik aktivitelerinin değerlendirilmesi. Int J Pharm ve Pharm Sci 2012; 4: 547-550.
    28. Pepeljnjak S, Kosalec I, Kalodera Z, Blaˇzevi´c N: Ardıç esansiyel yağının (Juniperus communis L., Cupressaceae) antimikrobiyal aktivitesi. Açta Eczanesi 2005; 55: 417-422.
    29. Carpenter CD, O'Neill T, Picot N, Johnson JA, Robichaud GA, Webster D, Gray CA: Kanada tıbbi bitkisi Juniperus communis'ten anti-mikobakteriyel doğal ürünler. J Ethnopharmacol 2012; 143: 695-700.
    30. Benzina S, Harquail J, Jean S, Beauregard AP, Colquhoun CD, Carroll M, Bos A, Gray CA, Robichaud GA: Juniperus communis'ten izole edilen deoksipodofilotoksin, meme kanseri hücrelerinde apoptozu indükler. Antikanser Ajanlar Med Chem 2015; 15: 79-88.
    31. Chou TC: Chou-Talalay yöntemi kullanılarak ilaç kombinasyon çalışmaları ve bunların sinerji miktar tayini. Kanser Araştırma 2010; 70: 440-446.
    32. Ghaly NS, Mina SA, Younis NAH: Mısır'da yetiştirilen J. communis L.'nin hava kısımlarının in vitro sitotoksik aktivitesi ve fitokimyasal analizi. J Pharm Sci & Res 2016; 8: 128-131.
    33. Ferenbach DA, Bonventre JV: Hızlandırılmış böbrek yaşlanmasına ve CKD'ye yol açan AKI sonrası uyumsuz onarım mekanizmaları. Nat Rev Nephrol 2015; 11: 264-276.
    34. Wong JH, Cho Wing Sze S, Ng TB, Chi Fai Cheung R, Tam C, Zhang KY, Dan X, Chan YS, Chi Shing Cho W, Cheuk Wing Ng C, Miu Yee Waye M, Liang W, Zhang J, Yang J, Ye X, Lin J, Ye X, Wang H, Liu F, Chan DW ve diğerleri: Apoptoz ve kanser önleyici ilaç keşfi: tıbbi mantarların ve bitkilerin gücü. Curr Med Kimya DOI: 10.2174/0929867324666170720165005.
    35. Kressel M, Groscurth P: Parçalanmış DNA'nın yerinde etiketlenmesiyle apoptotik ve nekrotik hücre ölümünün ayrımı. Hücre Dokusu Res 1994; 278: 549-556.
    36. Otsuki Y, Li Z, Shibata MA: Apoptotik tespit yöntemleri – morfolojiden gene. Prog Histochem Cytochem 2003; 38: 275-339.
    37. Sarvothaman S, Undi RB, Pasupuleti SR, Gutti U, Gutti RK: Apoptoz: miyeloid hücre gelişimindeki rol. Kan Res2015; 50: 73-79.
    38. Chicheportiche Y, Bourdon PR, Xu H, Hsu YM, Scott H, Hession C, Garcia I, Browning JL: TWEAK, tümör nekroz faktörü ailesinde zayıf bir şekilde apoptozu indükleyen yeni bir salgılanan ligand. J Biol Chem 1997; 272: 32401–32410.
    39. Schuler M, Green DR: p53'e bağlı apoptoz mekanizmaları. Biochem Soc Trans 2001; 29: 684-688.
    40. Friedman HS, Kerby T, Calvert H: Temozolomid ve malign glioma tedavisi. Clin Cancer Res 2000; 6: 2585-2597.
    41. Sorg UR, Kleff V, Fanaei S, Schumann A, Moellmann M, Opalka B, Thomale J, Moritz T: hematopoietik kök hücreleri hedefleyen O6-metilguanin-DNA-metiltransferaz (MGMT) gen tedavisi: güvenlik konularını ele alan çalışmalar. DNA Onarımı (Amst) 2007; 6: 1197-1209.
    42. Fingar DC, Blenis J: Rapamisin hedefi (TOR): besin ve büyüme faktörü sinyallerinin entegratörü ve hücre büyümesi ve hücre döngüsü ilerlemesinin koordinatörü. Onkogen 2004; 23: 3151-3171.
    43. Shi Q, Qin L, Wei W, Geng F, Fan R, Shin YS, Guo D, Hood L, Mischel PS, Heath JR: Tek tümör hücrelerinde hücre içi sinyal yollarının profilini çıkarmak için tek hücreli proteomik çip. Proc Natl Acad Sci USA 2012; 109: 419-424.
    44. Kioi M, Vogel H, Schultz G, Hoffman RM, Harsh GR, Brown JM: Vaskülogenezin inhibisyonu, ancak anjiyogenezin değil, farelerde ışınlamadan sonra glioblastomanın tekrarını önler. J Clin Yatırım 2010; 120: 694-705.
    45. Louis DN: Malign gliomaların moleküler patolojisi. Annu Rev Pathol 2006; 1: 97-117.
    46. Lucio-Eterovic AK, Piao Y, de Groot JF: Antivasküler endotelyal büyüme faktörü tedavisi sırasında glioblastoma direnci ve istilasının aracıları. Clin Cancer Res 2009; 15: 4589-4599.
    47. Pàez-Ribes M, Allen E, Hudock J, Takeda T, Okuyama H, Viñals F, Inoue M, Bergers G, Hanahan D, Casanovas O: Antianjiyogenik tedavi, tümörlerin artan lokal invazyon ve uzak metastaza doğru malign ilerlemesini ortaya çıkarır. Kanser Hücresi 2009; 15: 220–231.

    Yorum yap


    • #3
      Juniperus oxycedrus subsp.'nin antidiyabetik aktivitesi üzerine biyoaktivite rehberli bir çalışma . oxycedrus L. yaprakları

      Yazar bağlantıları bindirme panelini açaNilüfer Orhaustafa Aslan aBetül Demirci bFatma Ergun a

      https://doi.org/10.1016/j.jep.2012.01.042Hakları ve içeriği alın Soyut

      etnofarmakolojik alaka düzeyi


      Juniperus (Cupressaceae) türleri yayılış gösteren ülkelerde halk ilacı olarak yaygın olarak kullanılmaktadır. Kaynatma katran ardıcı subsp. oxycedrus L. yaprakları Türkiye'de kan şekerini düşürmek için dahili olarak kullanılmaktadır. Çalışmanın amacı


      Juniperus oxycedrus subsp.'nin hipoglisemik ve antidiyabetik aktivitelerini belirlemek . oxycedrus yaprakları ve biyoaktivite rehberli izolasyon tekniği ile aktif bileşikleri tanımlamak için. Malzemeler ve yöntemler


      Juniperus oxycedrus subsp.'nin etanol ve su özleri . oxycedrus (Joso), oral uygulamadaki yapraklar normal, glukoz-hiperglisemik ve streptozotosin ile indüklenen diyabetik sıçanlarda in vivo modeller kullanılarak incelenmiştir . Yoluyla , in vivo biyo-güdümlü bölümlere ayırma işlemleri, polar olmayan bir fraksiyon ayrıldı , n ana etken fraksiyon olarak silika jel kolon kromatografisi ile heksan subextract. Bu fraksiyonun alt fraksiyonlarının antidiyabetik aktiviteye sahip olduğu bulundu ve kimyasal bileşimleri aynı anda GC-FID ve GC-MS ile araştırıldı. Sonuçlar


      Bu, Joso yapraklarının antidiyabetik bileşenleri hakkında ilk rapordur. Palmitik, linoleik ve linolenik asit gibi yağ asitleri, alt fraksiyonlarda ana bileşikler olarak bulundu. Çözüm


      Sonuçlar, Joso yaprağı ekstresinin ve aktif bileşenlerinin diyabetes mellitus için faydalı olabileceğini gösterdi. grafik soyut

      1. İndir : Yüksek çözünürlüklü görüntüyü indirin (211KB)
      2. İndir : Tam boyutlu resmi indir
      Tanıtım

      Diabetes mellitusun tarihsel hesapları ilk olarak 2000 yılı aşkın bir süre önce birkaç eski kültürün tıbbi metinlerinde ortaya çıktı. Ek olarak, diyabet için kaydedilen tedaviler, büyük ölçüde diyet ve bitki bazlı ilaçları içeriyordu (Cheng, 2000). Diyabet için uzun bir kullanım geçmişine sahip bir bitkiden geliştirilmiş, onaylanmış bir antidiyabetik ilacın yalnızca bir örneği vardır: Fransız leylakından metformin ( Galega officinalis)) (Marles ve Farnsworth, 1995). Çok sayıda başka bitki, antidiyabetik ilaç geliştirme için aday olmaya devam ediyor ve bu bitkilerin birçoğu için antidiyabetik endikasyonları destekleyen klinik veriler ortaya çıkmaya başlıyor. Bu bakış açısı, diyabet yönetiminde bu bitkiler için mevcut olan fırsatı ve klinik antidiyabetik etkinlikleri için kanıtların durumunu özetlemektedir (Vuksan ve Sievenpiper, 2005).

      ardıçCupressaceae familyasına (Cypress familyası) ait en çeşitli kozalaklı ağaç türlerinden biridir. Kuzey yarımkürede Kuzey Kutup Dairesi'nden Afrika tropiklerinin dağlarına, deniz seviyesinden kereste hattının üstüne kadar geniş bir alana yayılmıştır (Adams, 2011). Ardıç meyveleri, özellikle kozalaklı ağaçlardan elde edilen tek baharat olan Avrupa mutfağında baharat olarak kullanılmaktadır. Böğürtlenler, kuzey Avrupa ve özellikle İskandinav mutfağında et yemeklerine keskin ve berrak bir tat vermek için kullanılmaktadır (Loizzo ve diğerleri, 2007). Bazı türlerinin toksik etkileri olmasına rağmen ardıç bitkisinin dünyanın çeşitli yerlerinde halk hekimliğinde birçok kullanım alanı bulunmaktadır (Seca ve Silva, 2006). Türkiye'de; ardıç katranı, yaprakları ve meyveleri yaraları iyileştirmek, karın ağrısı ve mide rahatsızlıkları, kadın hastalıkları, hemoroid, soğuk algınlığı, öksürük, bronşit, eklemlerde kalsinozis, mantar enfeksiyonlarına karşı, şeker hastalığı, böbrek iltihabı ve böbrek taşı düşürmeye yöneliktir (Tuzlacı ve Erol 1993, Yeşilada ve ark. 1995, Honda ve ark. 1996). Ek olarak kaynatmaJuniperus oxycedrus subsp. oxycedrus (Joso) yaprakları Eğirdir ve Isparta'da şeker hastalığında dahili olarak kullanılmaktadır (Tuzlacı ve Erol, 1993).

      Bu çalışma, normoglisemik, glukoz-hiperglisemik ve streptozotosin ile indüklenen diyabetik sıçanlarda Joso yapraklarının hipoglisemik aktivitesini değerlendirmeyi ve biyoaktivite rehberli fraksiyonasyon ve izolasyon teknikleri ile aktif bileşenlerini belirlemeyi amaçladı.Bölüm snippet'leri

      Bitki materyali


      Juniperus oxycedrus L. ssp. oxycedrus L. (Joso) yaprakları, Yozgat'ın (Türkiye) Akdağmadeni ilçesine bağlı Karapiri ilçesinden Temmuz 2007'de toplanmıştır. Bitki, N. Orhan tarafından teşhis edilmiş ve bir fiş örneği (GUEF 2616) Gazi Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Herbaryumunda saklanmaktadır.Su ekstraktının hazırlanması


      Doğranmış kuru yapraklar (1000 g), sürekli karıştırılarak 3 saat boyunca sıcak damıtılmış su (50 °C, 20 l) ile özümlendi . Ekstrakt süzüldü ve 40 °C'de indirgenmiş basınç altında buharlaştırıldı ve daha sonra liyofilize edildi (Water-Extract,Joso yaprağı ekstrelerinin hipoglisemik etkileri


      Bitkinin yapraklarının kaynatılması Türkiye'de diyabet için dahili olarak kullanılmaktadır, bu nedenle Joso yapraklarının iddia edilen hipoglisemik etkisini kanıtlamak için su ve etanol ekstraktları STZ ile indüklenen diyabetik hayvanlarda test edilmiştir. Etanol ekstraktlarının hipoglisemik etkisi, normoglisemik ve glukoz-hiperglisemik sıçanlarda 500 ve 1000 mg/kg dozlarında da araştırıldı . Normal, glukoz-hiperglisemik ve diyabetik sıçanlardan elde edilen veriler Tablo 1'de gösterilmiştir. Joso yapraklarının su özütü şunu göstermiştir.Tartışma


      Eski günlerden beri bitkiler birçok rahatsızlığı tedavi etmek için kullanılmaktadır, örneğin dünya çapında çok sayıda insanı etkileyen bir hastalık olan şeker hastalığının tedavisinde çeşitli tıbbi bitki türleri kullanılmaktadır.

      Türkiye'deki etnobotanik araştırmalar, diyabet ve hiperglisemik durum semptomlarını hafifletmek için birçok bitki ilacının kullanıldığını ortaya koydu. Daha önce de belirtildiği gibi, Juniperus oxycedrus subsp. oxycedrus (Joso) yaprakları, Eğirdir, Isparta'da dahili olarak kullanılmaktadır (Tuzlacı ve Erol, 1993).Sonuçlar


      İn-vivo antidiyabetik aktivite çalışmalarında, bitki ekstraktının antidiyabetik aktiviteye sahip olup olmadığını belirlemek için üç genel model kullanılır. Normoglisemik sıçanlar hipoglisemik etkiyi ortaya çıkarmak için, glukoz yüklü sıçanlar bağırsaklardan glukoz emilimi üzerindeki etki için ve STZ-diyabetik sıçanlar antihiperglisemik etkiyi değerlendirmek için kullanılır. Bu nedenle bu çalışmada üç farklı deneysel model bir arada kullanılmıştır.

      Tablo 1'de gösterildiği gibi, Joso yaprağı etanol özütüteşekkür


      Bu çalışma Nilüfer Orhan'ın “ Halk Tıbbında Diabetes Mellitus İçin Kullanılan Juniperus Türleri Üzerine Farmakognoz Araştırmaları ” adlı doktora tezinin bir parçası olup Gazi Üniversitesi Araştırma Fonu tarafından maddi olarak desteklenmiştir ( 02/2007-07 ).Referanslar (27)Daha fazla referans görüntüle (25) tarafından alıntılandı

      Yorum yap


      • #4
        Juniperus Communis Extract, Juniperus Oxycedrus Extract, Juniperus Oxycedrus Katranı, Juniperus Phoenicea Extract ve Juniperus Virginiana Extract'ın Güvenlik Değerlendirmesine İlişkin Nihai Rapor


        İlk Yayınlandı 1 Ocak 2001 Araştırma Makalesi
        https://doi.org/10.1080/10915810160233758 Soyut


        Ortak jumper, Avrupa, Asya ve Kuzey Amerika'da yetişen bir ağaçtır. Juniperus communis ve Juniperus oxycedrus'un olgun meyvesi, sırasıyla Juniperus Communis Extract ve Juniperus Oxycedrus Extract üretmek için ekstrakte edilen alkoldür. Juniperus Oxycedrus Katranı, J. oxycedrus'un odunundan elde edilen uçucu yağdır. Juniperus Phoenicea Extract, Juniperus phoenicea'nın sakızından gelir ve Juniperus Virginiana Extract, Juniperus virginiana'nın ağacından çıkarılır. Juniperus Oxycedrus Katranı damıtmanın bir yan ürünü olarak üretilse de, Ekstraktların hiçbirinin üretim süreci hakkında hiçbir bilgi mevcut değildi. Bu jumper çeşitlerinden elde edilen yağlar sadece koku bileşenleri olarak kullanılır; genellikle kaynak malzemenin buharla damıtılmasıyla üretilirler, ancak bu prosedürün ekstrakt üretmek için kullanılıp kullanılmadığı bilinmemektedir. Bir rapor, Juniper Communis Oil ve Juniperus Communis Extract'ın kimyasal bileşiminin benzer olduğunu, her biri çok çeşitli terpenoidler ve aromatik bileşikler, ara sıra alifatik alkoller ve aldehitler ve daha nadiren alkanlar içerdiğini belirtir. Juniperus Oxycedrus Tar'ın temel bileşeni, bir seskiterpen olan kadinendir, ancak kresol ve guaiacol da bulunur. Bununla birlikte, ekstraksiyon farklılıklarının veya bitki büyüme koşulları gibi herhangi bir başka faktörün bir sonucu olarak meydana gelebilecek kompozisyon değişikliklerinin kapsamını gösteren hiçbir veri mevcut değildi. Diğer bileşenlerin bileşimi hakkında bilgi mevcut değildi. Ekstraktların tamamı kozmetik formülasyonlarda biyolojik katkı maddesi olarak işlev görür, ve Juniperus Oxycedrus Tar, saç bakım maddesi ve koku bileşeni olarak kullanılır. Mevcut güvenlik testi verilerinin çoğu, çeşitli jumper çeşitlerinden elde edilen yağların kullanıldığı çalışmalardan alınmıştır. Kompozisyonda özütle beklenen benzerlik nedeniyle, bu veriler dikkate alındı. Hayvanları kullanan akut çalışmalar, yağ veya katranın çok az toksisitesini göstermektedir. J. communis ve J. virginiana ve Juniperus Oxycedrus Tar'dan elde edilen yağlar hayvanlarda cildi tahriş edici değildi. J. virginiana'dan elde edilen yağ bir duyarlılaştırıcı değildi ve J. communis'ten elde edilen yağ, hayvan testlerinde fototoksik değildi. Juniperus Oxycedrus Tar, birkaç tahlilde genotoksik olmuştur. Ekstraktların hiçbiri için genotoksisite verisi mevcut değildi. Juniperus Communis Extract, doğurganlığı etkiledi ve albino sıçanların kullanıldığı çalışmalarda düşük yaptı. Klinik testler, test edilen yağların hiçbirinde tahriş veya hassasiyet göstermedi, ancak katrana karşı bazı hassasiyet belirtileri gösterdi. Bu veriler, bu bileşenlerin güvenliğini değerlendirmek için yeterli görülmedi. Ek veri ihtiyaçları, mevcut kullanım verilerinin yoğunluğunu içerir; kozmetikte işlev; üretim yöntemleri ve kirlilik verileri, özellikle pestisitler; ultraviyole (UV) absorpsiyon verileri; UVA veya UVB aralığında absorpsiyon meydana gelirse, ışığa duyarlılaştırma verilerine ihtiyaç vardır; dermal üreme/gelişimsel toksisite verileri (etkisiz bir seviyenin belirlenmesini içerir); her ekstrakt için iki genotoksisite analizi (biri memeli sisteminde); pozitifse, Ulusal Toksikoloji Programı (NTP) yöntemleri kullanılarak gerçekleştirilen 2 yıllık bir dermal kanserojenlik testi gereklidir; Juniperus Oxycedrus Tar üzerinde NTP yöntemleri kullanılarak gerçekleştirilen 2 yıllık bir dermal kanserojenlik testi; ve her bir ekstrakt ve katranla ilgili tahriş ve hassasiyet verileri (yağlara ilişkin mevcut veriler tahmin edilemediği için bu verilere ihtiyaç vardır). Bu veriler elde edilene kadar, mevcut verilerin kozmetik formülasyonlarda bu bileşenlerin güvenliğini desteklemek için yetersiz olduğu sonucuna varılmıştır.

        Referanslar
        Abifadel, R. , P. Mortureux , M. Perromat , G. Ducombs ve A. Taieb. 1992 . Atopik dermatitte tatlandırıcılara ve parfümlere karşı duyarlılık . Kontakt Dermatit27: 43 – 46 .
        Google Akademik | çapraz referans | Medline
        Adams, RP 1985 . Sedir ağacı yağı, biyosit ve yakıt kaynağı olarak kurak arazi ardıçlarının araştırılması. NTIS Rapor Numarası: PB88–102074.
        Google Akademik
        Adams, RP 1991 . Ardıç ve diğer orman ağacı yağlarının analizi . Mod. Yöntemler Bitki Anal. Yeni Ser.12: 131 – 157 .
        Google Akademik | çapraz referans
        Agrawal, OP , S. Bharadwaj ve R. Mathur. 1980 . Juniperus communis meyvelerinin doğurganlık önleyici etkileri . Planta Med.39: 98 – 101 .
        Google Akademik
        Basto, AS ve A. Azenha. 1991 . Tütsü nedeniyle kontakt dermatit . Kontakt Dermatit24: 27 – 29 .
        Google Akademik | Medline
        Bilsland, D. ve A. Strong. 1990 . Bir aromaterapistte Fransız kadife çiçeği (Tagetes patula) esansiyel yağından kaynaklanan alerjik kontakt dermatit . Kontakt Dermatit23: 55 – 56 .
        Google Akademik | çapraz referans | Medline
        Blakeway, JM 1982 . Uçucu yağların koruyucu özellikleri . J.Jpn. Kozmetik Bilimi Soc.6: 212 – 221 .
        Google Akademik
        Bonaga, G. ve GC Galletti. 1985 . Ardıç yağındaki uçucu bileşenin yüksek çözünürlüklü gaz kromatografisi ve kombine gaz kromatografisi/kütle spektrometrisi ile analizi . Ann Chim.75: 131 – 136 .
        Google Akademik
        Bouhlal, K., P. Meynadier, J. Peyron ve J. Meynadier. 1989 . Parfüm endüstrisinde kullanılan yaygın beton ve mutlakların cilt üzerindeki etkileri . J. Ess. Yağ Res.1: 169 – 195 .
        Google Akademik | çapraz referans
        Budavari, S., ed. 1989 . Merck endeksi. Kimyasallar, ilaçlar ve biyolojik maddeler ansiklopedisi, 11. baskı. , 429 , 829, 1265, 1267. Rahway, NJ : Merck & Co. Committee on Food Chemicals Codex. 1996. Gıda kimyasalları kodeksi. Juniper Berries Oil, 207 ile ilgili monograf spesifikasyonları. Washington, DC: National Academy Press.
        Google Akademik
        Da Cunha, AP ve OLR Roque. 1989 . Juniperus communis L. Ssp'nin uçucu yağı ve alkollü özütünün kimyasal bileşimi. Nona Syme . J. Ess. Sıvı yağ. Res.1: 15 – 17 .
        Google Akademik | çapraz referans
        De Rijke, D. , R. Ter Heide ve H. Boelens. 1982 . Uçucu yağlarda küçük halkalı yeni bileşikler . Parfüm Aroması7: 31 – 37 .
        Google Akademik
        Dupuis, J. 1995 . EEC kozmetik direktifi. Güncellenmiş sürüm—1 Ağustos 1995 tarihine kadar tüm değişiklikleri içerir. Dir.76/768/EEC.
        Google Akademik
        Gıda ve İlaç İdaresi (FDA). 1984 . Kozmetik bileşenlerin kullanım sıklığı ve konsantrasyonu . FDA veritabanı. Washington, DC : FDA .
        Google Akademik
        FDA. 1992 . Kozmetik Ürün Bileşeni ve Kozmetik Hammadde Bileşimi Açıklamalarının Gönüllü Dosyalamasında Değişiklik . Besledi. Kayıt 57: 3128 – 3130 .
        Google Akademik
        FDA. 1994 . OTC İlaç İnceleme Madde Durum Raporu. Washington, DC : FDA . FDA. 1998. Kozmetik içerik maddelerinin kullanım sıklığı. FDA veritabanı. Washington, DC: FDA.
        Google Akademik
        Forbes, PD , F. Urbach ve RE Davies. 1977 . Koku hammaddelerinin fototoksisite testi . Gıda Kozmetik Toxicol.15: 55 – 60 .
        Google Akademik | çapraz referans | Medline
        Frosch, PJ , B. Pilz , KE Andersen , D. Burrows , JG Camarasa , A. Dooms-Goossens ve G. Ducombs. 1995 . Kokularla yama testi: Avrupa Çevresel ve Kontakt Dermatit Araştırma Grubu'nun parfümlerin sık kullanılan 48 bileşeniyle yaptığı çok merkezli bir çalışmanın sonuçları . Kontakt Dermatit33: 333 – 342 .
        Google Akademik | çapraz referans | Medline
        Fujii, T. , S. Furukawa ve S. Suzuki. 1972 . Tuvalet eşyaları için bileşik parfümler üzerine çalışmalar. Sabunlar için tahriş edici olmayan bileşik parfümler üzerinde . Yukugaku21: 904 – 908 .
        Google Akademik
        Gennaro, AR, ed. 1990 . Remington'ın farmasötik bilimleri, 765 . Easton, PA : Mack Publishing Co. .
        Google Akademik
        Gökçe, S. 1991 . Buhar halinde aroma bileşiklerinin antibakteriyel etkisi . J. Antibakt. Mantar önleyici. Temsilciler.19: 329 – 334 .
        Google Akademik
        Gosselin, RE , RP Smith ve HC Hodge, ed. 1984 . Ticari ürünlerin klinik toksikolojisi, 5. baskı. , Bölüm II, 230 . Baltimore : Williams ve Wilkins .
        Google Akademik
        Grant, J., ed. 1972 . Hackh'in kimyasal sözlüğü, 4. baskı. , 367 . New York : McGraw-Hill .
        Google Akademik
        Gupta, RC , MV Reddy ve K. Randerath. 1982 . Radyoaktif olmayan aromatik kanserojen-DNA eklentilerinin 32P etiketleme sonrası analizi . Karsinojenez3: 1081 – 1092 .
        Google Akademik | çapraz referans | Medline
        Heston, BİZ 1975 . C3H-A(vy) ve C3H-A(vy)fB farelerinde meme bezi tümörleri ve hepatom oluşumunda sedir ağacı talaşı ve diyetin olası etkilerinin test edilmesi . J. Natl. Kanser Enstitüsü 54: 1011 – 1014 .
        Google Akademik | Medline
        İşihara, M. 1977 . Kozmetik ürünlerin içerikleri ile kapalı yama testleri sorunları . J.Jpn. Kozmetik Bilimi Soc.1: 87 – 102 .
        Google Akademik
        Jenner, PM , EC Hagan , JM Taylor , EL Cook ve OG Fitzhugh. 1964 . Gıda aromaları ve ilgili yapıdaki bileşikler. I. Akut oral toksisite . Gıda Kozmetik Toxicol.2: 327 – 343 .
        Google Akademik | çapraz referans
        Kligman, AM 1966 . İnsan tahlili ile temas alerjenlerinin tanımlanması. III. Maksimizasyon testi. Temas duyarlılaştırıcıların taranması ve derecelendirilmesi için bir prosedür . J. Yatırım. Dermatol.47: 393 .
        Google Akademik | çapraz referans | Medline
        Kligman, AM ve W. Epstein. 1975 . Temas alerjenlerini belirlemek için maksimizasyon testinin güncellenmesi . Kontakt Dermatit1: 231 .
        Google Akademik | çapraz referans | Medline
        Lacy, MJ , CR Kent ve EW Voss. 1987 . d-Limonene: Tavşan kanının toplanmasında kullanım için etkili bir vazodilatör . laboratuvar animasyon. Bilim 37: 485 – 487 .
        Google Akademik | Medline
        Lawrence, BM 1984 . Uçucu yağlarda ilerleme . Parfüm Aroması9: 35 – 38 .
        Google Akademik
        Lawrence, BM 1990 . Uçucu yağlarda ilerleme . Parfüm Aroması15: 63 – 71 .
        Google Akademik
        Lehninger, AL 1975 . Biyokimya, 2. baskı. , 296 . New York : Değer .
        Google Akademik
        Lewis, RJ, ed. 1993a . Tehlikeli kimyasallar masası referansı, 3. baskı. , 750 . New York : Van Nostrand Reinhold .
        Google Akademik
        Lewis, RJ, ed. 1993b . Hawley'nin yoğunlaştırılmış kimyasal sözlüğü, 12. baskı. , 667 . New York : Van Nostrand Reinhold .
        Google Akademik
        Mambetsadykov, MB , ES Matyev , MA Orozov , VM Varvashtyan , ZS Dzhumagulova ve KM Sushanlo. 1990 . Ortak ardıç esansiyel yağının kimyasal bileşimi ve farmakolojik özellikleri . Kim. Çiftlik. Zh.24: 59 – 60 .
        Google Akademik
        Maruzzella, JC ve NA Sicurella. 1960 . Uçucu yağ buharlarının antibakteriyel aktivitesi . J. Am. Eczacılık Doç.49: 692 – 694 .
        Google Akademik
        Maurer, B. 1994 . Alkaloidler, bazlar ve uçucu yağlar . Parfüm Aroması19: 19 – 27 .
        Google Akademik
        McChesney, JD ve RP Adams. 1985 . Bitki özlerinin petrokimyasal ikameler ve biyolojik olarak aktif bileşikler için birlikte değerlendirilmesi . Ekonomik Botanik39: 74 – 86 .
        Google Akademik | çapraz referans
        Phillips, DH , B. Schoket , A. Hewer ve PL Grover. 1990 . Polisiklik aromatik hidrokarbonların karışımları ile insan ve fare derisinde DNA eklenti oluşumu . IARC Sci. Yayın.104: 223 – 229 .
        Google Akademik
        Rafique, M. , M. Hanif ve FM Chaudhary. 1993 . Pakistan ardıç meyvelerinin uçucu yağının değerlendirilmesi ve ticari kullanımı . Pakistan J. Sci. Sanayi Res.36: 107 – 109 .
        Google Akademik
        Reddy, MV ve K. Randerath. 1986 . Yapısal olarak çeşitli DNA eklentileri için 32P-son etiketleme testinin duyarlılığının Nükleaz P1 aracılı arttırılması . Karsinojenez7: 1543 – 1551 .
        Google Akademik | çapraz referans | Medline | ISI
        Rempe, JM, LG Santucci, ed. 1997 . Japon kozmetik bileşenlerinin CTFA listesi, 3. baskı. , 14 , 56 . Washington, DC : CTFA .
        Google Akademik
        Koku Malzemeleri Araştırma Enstitüsü (RIFM). 1974 . Koku hammaddeleri monografları. Sedir Ağacı Yağı Virginiana . Gıda Kozmetik Toxicol.12: 845 – 846 .
        Google Akademik | çapraz referans
        RIFM. 1975 . Koku hammaddeleri monografları. Ardıç Tar . Gıda Kozmetik Toxicol.13: 733 – 734 .
        Google Akademik
        RIFM. 1976 . Koku hammaddeleri monografları. Ardıç meyvesi yağı . Gıda Kozmetik Toxicol.14: 333 .
        Google Akademik | çapraz referans
        RIFM. 1992 . RIFM 1992 çapraz referans listesi, 75 . Hackensack, NJ : Koku Malzemeleri Araştırma Enstitüsü .
        Google Akademik
        RIFM. 1996 . Cedarwood Oil, Virginia'nın fiziksel özellikleri . Açık epikutan testi (OET) kullanılarak Cedarwood Oil, Virginia üzerinde cilt hassaslaştırma çalışması. Hackensack, NJ : Koku Malzemeleri Araştırma Enstitüsü .
        Google Akademik
        Karaca, FJC ve WEH Sahası. 1965 . Uçucu yağların ve doğal kaynaklı diğer bazı ürünlerin kronik toksisitesi . Gıda Kozmetik Toxicol.3: 311 – 323 .
        Google Akademik | çapraz referans | Medline
        Rothe, A. , A. Heine ve E. Rebohle. 1973 . Cilt ve solunum yolu için mesleki bir alerjen olarak ardıç meyvelerinden elde edilen yağ . Berufsdermatosen21: 11 – 16 .
        Google Akademik | Medline
        Rudzki, E. ve Z. Grzywa. 1977 . Uçucu yağ duyarlılığı için tarama maddesi olarak Peru Balsamı . Dermatolojik 155 : 115 – 121 .
        Google Akademik | çapraz referans | Medline
        Rudzki, E. ve Z. Grzywa. 1986 . Parfüm karışımına alerji . Kontakt Dermatit15: 115 – 116 .
        Google Akademik | çapraz referans | Medline
        Rudzki, E. , Z. Grzywa ve S. Brud. 1976 . 35 uçucu yağa duyarlılık . Kontakt Dermatit2: 196 – 200 .
        Google Akademik | çapraz referans | Medline
        Sax, NI ed. 1979 . Endüstriyel malzemelerin tehlikeli özellikleri, 5. baskı. , 455 . New York : Van Nostrand Reinhold .
        Google Akademik
        Schoket, B. , I. Horkay , A. Kosa , L. Paldeak , A. Hewer , PL Grover ve DH Phillips. 1990 . Sedef hastalarının derisinde, organ kültüründe insan derisinde ve kömür-katranı ve ardıç topikal uygulamasını takiben fare derisinde ve akciğerinde DNA eklentilerinin oluşumu . J. Yatırım. Dermatol.94: 241 – 246 .
        Google Akademik | çapraz referans | Medline
        Schwartz, CC, JG Nagy ve WL Regelin. 1980 . Ardıç yağı verimi, terpenoid konsantrasyonu ve geyik üzerindeki antimikrobiyal etkiler . J. Yaban Hayatı Yönetimi.44: 107 – 113 .
        Google Akademik | çapraz referans
        Takacsova, M. , A. Pribela ve M. Faktorova. 1995 . Kekik, adaçayı, ardıç ve kekiklerin antioksidan etkilerinin incelenmesi . Die Nahrung39: 241 – 243 .
        Google Akademik | çapraz referans | Medline
        Takizawa, Y. , M. Noda , T. Kawamura , Y. Sakabe ve T. Ishibashi. 1985 . Doğal gıda katkı maddelerinin mutajenite araştırması II. Özet ve sonuç . Mutat. Res.147: 275 .
        Google Akademik | çapraz referans
        Ueno, S. , N. Oyamada , K. Kuboto ve M. Ishizaki. 1984 . Doğal gıda katkı maddelerinin (tatlandırıcı maddeler) DNA'ya zarar veren etkinliği (II) . Shokuhin Eiseigaku Zasshi (J. Food Hyg. Soc. Japan)25: 378 – 382 .
        Google Akademik | çapraz referans
        Amerika Birleşik Devletleri Farmakope Sözleşmesi, Inc. 1995 . Amerika Birleşik Devletleri Farmakopesi ve Ulusal Formüler, 861 – 862 . Rockville, MD : Amerika Birleşik Devletleri Farmakope Sözleşmesi .
        Google Akademik
        Van Andel, P., E. Bleumink ve JP Nater. 1974 . Ahşap katranlarına pozitif yama testlerinin önemi . Trans. Aziz John Hastanesi. Dermatol. Soc.60: 94 – 98 .
        Google Akademik | Medline
        Wade, AE , JE Holl , CC Hilliard , E. Molton ve FE Greene. 1968 . Sıçanlarda ve farelerde ilaç metabolizmasının sedir ağacı ortamı tarafından değiştirilmesi . Farmakolog1: 317 – 328 .
        Google Akademik
        Wenninger, JA ve GN McEwen, Jr., ed. 1997 . Uluslararası kozmetik içerik sözlüğü ve el kitabı, 7. baskı. , 701 – 702 . Washington, DC : CTFA .
        Google Akademik

        Yorum yap


        • #5
          Romanya'nın güney alt-Karpat tepelerine özgü vahşi büyüyen Juniperus communis L.'nin ( Cupressaceae ) hidroalkolik ekstraktının genoprotektif, antioksidan, antifungal ve anti-inflamatuar değerlendirmesi

          Irina Fierascu , # 1, 2 Camelia Ungureanu , 3 Sorin Marius Avramescu , 2, 4 Carmen Cimpeanu , # 2 Mihaela Ioana Georgescu , 2 Radu Claudio Fierascu , # 1, 2 Alina Ortan , # 2 Anca Nicoleta'nın Sutan , 5 Valentina Anuta , 6 Anca Zanfirescu , 6 Cristina Elena Dinu-Pirvu , 2, 6 ve Bruno Stefan Velescu 6 ilgili yazar
          Yazar bilgileri Makale notları Telif hakkı ve Lisans bilgileri Sorumluluk Reddi
          Bu makale, PMC'deki diğer makaleler tarafından alıntılanmıştır . İlişkili Veriler

          Veri Kullanılabilirlik Bildirimi
          Git: Soyut

          Arka plan

          Juniperus communis L. ilaç, gıda ve kozmetik endüstrisinde kullanılan çok amaçlı bir mahsulü temsil eder. Çeşitli araştırmalar, belirli coğrafi bölgelere özgü farklı Juniperus taksonlarının olası tıbbi özelliklerini sunmaktadır. Bu çalışma, Romanya'nın güney Karpatya tepelerinde doğal olarak büyüyen Juniperus communis L.'nin ( Cupressaceae ) hidroalkolik ekstraktının genoprotektif, antioksidan, antifungal ve anti-inflamatuar potansiyelini değerlendirmeyi amaçlamaktadır . yöntemler

          Juniperus communis L.'nin hazırlanan hidroetanol özütü, GC-MS, HPLC, UV-Vis spektrometrisi ve fitokimyasal deneylerle karakterize edildi. Antioksidan potansiyel, DPPH testi kullanılarak değerlendirildi, antifungal etki Aspergillus niger ATCC 15475 ve Penicillium hirsutum ATCC 52323 üzerinde incelendi, genoprotektif etki ise Allium cepa kullanılarak değerlendirildi.tahlil. Anti-inflamatuar etki, pletismometri ile iki inflamasyon deneysel modelinde (dekstran ve kaolin) değerlendirildi. Erkek Wistar sıçanları, damıtılmış su (negatif kontrol), mikroemülsiyon (pozitif kontrol), diklofenak sodyum sulu çözeltisi (referans) ve ardıç özü içeren mikroemülsiyonlar (deney grubu) ile sonda ile muamele edildi. Başlangıç ​​pati hacmi ve 1, 2, 3, 4, 5 ve 24. saatlerde pati hacimleri ölçülmüştür. Sonuçlar

          Toplam terpenoidler, fenolikler ve flavonoidlerin 100 g ekstrakt başına sırasıyla 13.44 ± 0.14 mg linalool eşdeğeri, 19.23 ± 1.32 mg gallik asit eşdeğeri ve 5109.6 ± 21.47 mg rutin eşdeğeri olduğu tahmin edildi. Ardıç ekstraktının GC-MS karakterizasyonu numunede 57 uçucu bileşik tanımlarken, HPLC analizi seçilen bileşiklerin (a-pinen, klorojenik asit, rutin, apigenin, kersitin) varlığını ortaya çıkardı. Ham ekstrenin antioksidan potansiyeli %81,63 ± 0,38 olarak bulundu (DPPH yöntemi ile ölçüldü). Antifungal aktivite testinin sonuçları ( Aspergillus niger ve Penicillium hirsutum için ) inhibisyon bölgesi olarak sırasıyla 21.6 mm ve 17.2 mm idi. Test sonuçları, J. communis'in genoprotektif potansiyelini gösterdiseyreltilmemiş özü, etanolün mitodepresif etkisini inhibe eder. Akut dekstran modelinde mikroemülsiyon olarak uygulanan ardıç ekstraktının anti-inflamatuar etkisi, kaolin subakut inflamasyon kaynaklı modele göre arttırılmıştır. Çözüm

          Romanya'nın güney alt Karpat tepelerine özgü vahşi büyüyen Juniperus communis'ten elde edilen hidroalkolik özüt , genoprotektif, antioksidan, antifungal ve anti-inflamatuar özelliklere sahiptir.

          Anahtar Kelimeler: Doğal bileşikler, Hidroalkolik ekstrakt, Genoprotektif
          Git: Arka plan

          Çeşitli bitkilerden elde edilen doğal ürünler (ekstreler veya uçucu yağlar) kompleksi, gıda olarak kullanılan organik bileşiklerin yüzlerce içeren karışımlar, içecek, tat verici ve aroma maddeleri [olan 1 ]. Bu doğal ürünler şu anda antikanser, anti-diyabetik, antibakteriyel, antiviral ve antioksidan ajanlar olarak ve çeşitli diğer uygulamalarda (nanopartiküllerin fitosentezi gibi) teşvik edilmektedir [ 2 – 7 ] . Bahsedilen bu terapötik aktivitelerin çoğu, doğal ürünlerde bulunan polifenolik bileşiklere atfedilebilir [ 8 ].

          Juniperus communis L. Avrasya, Kuzey Afrika ve Kuzey Amerika'nın birçok bölgesinde yetişen yaprak dökmeyen bir ağaçtır. Gönderen Juniperus 67 türün ve 34 çeşit oluşan L. cinsine, Orta ve Güneydoğu Avrupa'da en yaygın ardıç türüdür Juniperus communis ardıç [diğer türlere kıyasla makroskobik ve mikroskobik farklılıklara dayalı tespit edilebilir L., 9 , 10 ]. Kullanılabilir kısımları (meyveler – Juniperi fructus ve iğneler – Juniperi yaprakları) karakteristik ve tanınabilir bir tada sahip esansiyel bir yağ içerir. Ardıç bitkisi olarak temel değeri, uçucu yağının ve özlerinin idrar söktürücü olarak uygulanmasında, mide-bağırsak hastalıklarında, böbrek, genital, akciğer ve romatizmal rahatsızlıklarda, ilaç ve gıda endüstrilerinde, parfümeride veya kozmetikte yatmaktadır [ 11 ].

          Son makaleler ardıç özlerinin doğal ürünlerinin (uçucu yağ veya özler) esas olarak antioksidanlar [ 12 ] ve antimikrobiyal maddeler [ 13 , 14 ] olarak kullanımını inceledi . Bunların hipoglisemik ve hipolipidemik etkileri ve sitotoksik aktiviteleri de araştırıldı [ 15 ]. Anti-enflamatuar ardıç potansiyel ampirik Avrupa [boyunca kurulmuş ve farklı ülkelerin halk hekimliğinde iletilmiş 11 , 16 , 17 ]. Birkaç Juniperus taksonunun anti-inflamatuar etkisinin bilimsel kanıtları , son yıllarda yayınlanan birçok in vitro ve in vivo çalışma ile sağlanmaktadır. Mascolo ve ark. [ 16] karragenan ayak ödemi modelini kullanarak in vivo anti-inflamatuar aktivite için 75 (İtalyan halk tıbbında en sık kullanılan) hidro-alkollü bitki özlerini değerlendirdi. Bunlardan Juniperus communis L., aktiviteleri göz önüne alındığında ilk dört tür içinde kalifiye oldu. Tunon et al. [ 17 ] 59 su ekstraktının (İsveç şifalı bitkilerinden elde edilen) anti-inflamatuar potansiyelini in vitro testler kullanarak değerlendirdi. Bir kez daha, ardıç özütünün, kullanılan her iki tahlilde de (prostaglandin biyosentezi ve PAF ile indüklenen ekzositoz) aktif olduğu bulundu. Akkol et al. [ 18 ] karagenan kaynaklı ve PGE 2'de anti-inflamatuar aktivite için beş Türk Juniperus taksonu metanolik ve sulu özütlerini değerlendirdi-Geleneksel kullanımları için bilimsel destek sunan, indüklenmiş arka pençe ödem modeli. Kalinevich et al. [ 19 ] Rusya'ya özgü 133 bitki, sebze, meyve ve mantarın, Juniperus communis L' den elde edilen etanolik özün anti-inflamatuar aktivitelerine ilişkin in vitro çalışmalarını dahil ettiler. Onların sonuçları, ardıç özütünün ortalama bir anti-inflamatuar potansiyele sahip olduğunu ortaya koydu. . Juniperus sibirica Burgsdorf gibi diğer Juniperus taksonları . [ 20 ], Juniperus foetidissima Willd. 1806 [ 21 ] veya Juniperus macrocarpa Sibth. ve Sm. [ 22] (Sırbistan'a özgü) in vitro testler ile çok iyi sonuçlarla değerlendirildi. Sunulan literatür verileri, özellikle bitkisel materyaller arasındaki varyasyonlar göz önüne alındığında, anti-inflamatuar etkiyi doğrulamak ve kurmak için daha fazla araştırma yapılması gerektiğini göstermektedir. Romanya'da ardıç meyveleri geleneksel olarak hem dahili olarak (diüretik ve antiseptik olarak) hem de harici olarak (çeşitli dermatit koşulları için) infüzyon veya tentür olarak kullanılır [ 11 ].

          Doğal ekstraktların nihai bileşimini etkileyen çeşitli faktörler göz önüne alındığında [ 23 – 25 ], farklı araştırmacıların aynı bitki türleri için farklı sonuçlar elde etmesi sadece mümkün değil, hatta muhtemeldir.

          Çalışmanın amaçları, yabani olarak büyüyen Juniperus communis L.'nin ( Cupressaceae ) hidroalkolik ekstraktının hazırlanması, kimyasal karakterizasyonu ve antioksidan, antifungal, genoprotektif ve antiinflamatuar özelliklerinin değerlendirilmesidir .

          Git: yöntemler

          Bitki materyali ve ekstraksiyon tekniği

          Yabani yetişen Juniperus communis L., Ağustos 2014'te Dobresti bölgesinde, Pitesti tepelerinde (Romanya'nın güney alt Karpat tepeleri, 44°57′48″K, 25°6′58″D, deniz seviyesinden 450 m yükseklikte) elde edildi. hasat yerinde bitkiler belirlendi; bunlardan iki temsili kupon örneği, gelecekte referans olması için BUAG Herbarium, Bükreş'te saklandı (kupon no. 40.003 ve 40.004). Bitki materyalleri, Ziraat Bilimi ve Veterinerlik Üniversitesi Bahçe Bitkileri Bölümü'nde Doçent olan Doktora Mihaela Ioana Georgescu tarafından resmi olarak tanımlandı.

          Meyveler, çok yıllık olgunlaşma döngüsünün tüm aşamalarında (yaklaşık 18 aylık bir süreyi kapsar) genellikle aynı meyve üzerinde bulunduğundan, olgun olanlar seçilerek birden fazla bireysel bitkisel kaynaktan 3 haftalık bir süre boyunca dikkatlice toplanmıştır. bitki [ 26 ], belirli bir alan için temsili bir hasat elde etmeyi hedefliyor.

          Çalışma için kullanılan Juniperus communis L. özütü, daha önce grubumuz tarafından tarif edildiği gibi, 200 mL solvent (su-etanol 1:1 karışımı) kullanılarak 20 g öğütülmüş gölgede kurutulmuş meyvelerden elde edildi [ 6 , 25 ]. Deneyler, analitik dereceli etanol (Merck KGaA, Almanya) ve bir GFL 2102 su damıtma cihazı kullanılarak elde edilen bidistile su kullanılarak gerçekleştirildi. Analitik karakterizasyon yöntemleri

          Kimyasal bileşimini değerlendirmek için ekstrakt, UV-Vis spektrometrisi, gaz kromatografisi-kütle spektrometrisi ve yüksek performanslı sıvı kromatografisi kullanılarak karakterize edildi. Enstrüman koşulları

          Ekstraksiyon faktörünü elde etmek ve fitokimyasal analizleri gerçekleştirmek için 200 ila 900 nm (çözünürlük 1 nm, 1 nm yarık genişliği, otomatik tarama hızı) arasındaki taramaları elde etmek için bir UV-Vis spektrometresi Unicam Helios α Thermo Orion kullanıldı. Sonuçlar, özel veri analiz yazılımı (Origin Pro 8.0) ile işlendi. Ekstraksiyon faktörü denklemden elde edildi:
          EF = A λmax × DF
          1
          burada EF – ekstraksiyon faktörü, A λmax – absorpsiyon değerleri, DF- seyreltme faktörü [ 25 , 27 ]. Deneyler üç kopya halinde gerçekleştirildi.

          FID dedektörlü bir Varian 2000 kütle spektrometresine (GC–MS) bağlı bir Varian 3800 gaz kromatografı, analitlerin ayrılması için bir FactorFour WCOT kaynaşmış silika kolonu (sabit faz: VF-624 ms; kolon uzunluğu: 30 m; iç çap: 0,25 mm; film kalınlığı: 1,40 μm) Varian Inc.

          Aşağıdaki koşullar kullanıldı: kolon sıcaklığı 50 °C'den (1 dakika tutuldu) 280 °C'ye (10 dakika tutuldu) 6 °C dk- 1 hızında ; enjektör sıcaklığı, 200 °C; enjeksiyon modu, bölünmüş mod (20); helyum taşıyıcı gaz akış hızı 1.0 mL dak -1 ; MS transfer sıcaklığı, 280 °C; iyon kaynağı sıcaklığı, 250 °C; iyonizasyon modu, elektron etkisi; iyonlaşma enerjisi, 70 eV; toplu tarama aralığı, m / z 50–650. Sonuçlar, belirli bir yazılım ve NIST98 Kütle Spektral Veritabanı kullanılarak analiz edildi ve yorumlandı. Enjeksiyondan önce, özüt önce döner bir buharlaştırıcı kullanılarak buharlaştırıldı ve daha sonra polar olmayan bir çözücü (heksan, 1 g/10 mL çözücü) kullanılarak seyreltildi.

          HPLC analizleri, bir solvent dağıtım pompası (Prostar 410), bir DAD dedektörü (Prostar 335) ve kısmi döngü doldurma hacmine sahip bir otomatik örnekleyiciden (Prostar 410) oluşan bir Varian sistemi kullanılarak gerçekleştirildi. Veri toplama ve analizler Varian Workstation 6.3 yazılımı kullanılarak yapılmıştır.

          Çalışma prosedürü, bir Zorbax tutulması artı C18 kolonu (150 × 4.6 mm id, 5 um partikül boyutu) (Agilent) üzerinde gerçekleştirilen bir gradyan elüsyonunu içerir . Mobil faz iki farklı çözeltiden oluşuyordu, çözelti A (su içinde %1 asetik asit) ve çözelti B (asetonitril içinde %1 asetik asit).

          Tüm çözeltilerin gazı alındı ​​ve 0.45 um gözenek boyutlu bir filtreden (LABTECH VP30) süzüldü. Ayırmalar, aşağıdaki gibi bir gradyan elüsyon prosedürü kullanılarak gerçekleştirildi: 0 ila 90 dakika arasında, B solüsyonu %5 ila %100 arasında doğrusal bir değişiklik izledi ve 90 ila 95 dakika arasında, B 100'de izokratikti. Akış hızı 1 mL dk - 1 ve enjeksiyon hacmi 10 μL idi. UV tespiti 276 nm'de yapıldı.

          Bu kromatografik koşulları kullanarak, analitlerin alıkonma süresini doğrulamak mümkün olmuştur. Kalibrasyon eğrileri bileşiklerin her biri için inşa edilmiş beş puan (R analiz 2  ticari olarak bulunan standart materyaller (Merck KgaA, Almanya) kullanılarak> 0.999). Seçilen bileşikler birkaç türe aittir: terpenoid ( α-pinene ), fenolik asit ( klorojenik asit ) ve flavonoidler ( rutin, apigenin, quercitin ).

          Mikroemülsiyon formülasyonlarının incelenmesi için, bir Corning 441 iletkenlik ölçer (Corning, NY, ABD) kullanılarak iletkenlik çalışmaları yapıldı. Kırılma indisi, bir dijital Abbe refraktometre kullanılarak 25 °C'de belirlendi. Damlacıkların ortalama çapı ve mikroemülsiyonun Zeta potansiyeli, bir Mastersizer 2000 (Malvern, UK) parçacık boyutu analizörü kullanılarak ölçüldü. fitokimyasal testler

          Ekstraktın fitokimyasal değerlendirmesi için toplam fenolik içeriği [ 28 ], toplam flavonoidler [ 29 ] ve toplam terpenoidlerin [ 30 ] belirlenmesi için, önceki çalışmalarda [ 6 , 25 ] ayrıntılı olarak açıklandığı gibi özel prosedürler kullanıldı . Kalibrasyon eğrileri analitik standartlar (sırasıyla gallik asit, rutin ve linalool, Sigma-Aldrich, Almanya) kullanılarak oluşturulmuştur. Deneyler üç kopya halinde gerçekleştirildi ve sonuçlar standart eşdeğerler olarak sunuldu. antioksidan tahlili

          Antioksidan aktivite DPPH (2,2-difenil-1-pikrilhidrazil testi, daha önce tarif edildiği gibi [ 25 ] kullanılarak belirlendi.Antioksidan aktivite, DPPH solüsyonuna numune eklenmesi üzerine absorbans azalmasından aşağıdaki formül kullanılarak hesaplandı:
          AA(%) = [(A kontrol − Bir numune )/A kontrol ] × 100)
          2
          burada: AA (%) antioksidan aktivitedir (yüzde olarak), A kontrol DPPH solüsyonunun absorbansıdır ve A numunesi DPPH solüsyonu ile karıştırılmış ekstraktın absorbansıdır.

          Yan en yüksek etkili konsantrasyon (EC 50 ) özel veri analiz yazılımı (Origin Pro 8.0) [kullanılarak hesaplanmıştır 31 ] ve bir bilinen antioksidan (ile karşılaştırılarak değerlendirilir , askorbik asit , Sigma-Aldrich). Tüm deneyler üç kopya halinde gerçekleştirildi. Antifungal etkinin belirlenmesi

          Antifungal aktivite disk difüzyon yöntemi [ 32 – 34 ] kullanılarak değerlendirildi. Mantar önleyici aktivite, patates-dekstroz agar (PDA) steril plakaları (Sigma-Aldrich) üzerinde yetiştirilen Aspergillus niger (ATCC 15475) ve Penicillium hirsutum (ATCC 52323) mantar suşlarına karşı test edildi . Plakalara bir mL test organizması yayıldı. Kuyucuklar 6 mm çapında steril bir Durham tüpü kullanılarak yapıldı ve 50 µL hidroalkolik ekstre ile aşılandı. Negatif kontrol ekstraksiyon için kullanılan bir çözücü olarak kullanılmıştır (etanol: H 2 O = 1: 1), aynı zamanda da pozitif kontrol kullanılmıştır olarak mikonazol nitrat çözeltisi (30 ug / ml, Sigma, Aldrich) eklenmiştir. Plakalar, 37 °C'de 84 saat süreyle inkübe edildi.

          Antifungal aktivite, çap olarak mm'nin altındaki değerler aktif değil olarak kabul edilerek inhibisyon zonunun boyutlarından (IZ, mm) belirlendi. Yüzde inhibisyon yüzdesi aşağıdaki formül kullanılarak hesaplandı:
          I(%) = [(IZ - NC)/IZ] × 100
          3
          burada I - inhibisyon yüzdesi, IZ - özüt kullanan inhibisyon bölgesi çapı ve NC - negatif kontrol için inhibisyon bölgesi.

          Veriler, varyans analizi (tek yönlü ANOVA) kullanılarak istatistiksel anlamlılık açısından analiz edildi ve ortalamalar arasındaki önemli farklılıkları belirlemek için Tukey testi kullanıldı. Önemli farklılıklar P ≤ 0.05 olarak belirlendi . Sunulan sonuçlar , bağımsız kopyaların ortalama ± standart hatasını (SEM) temsil eder . Sitogenetik etkilerin değerlendirilmesi

          Ardıç ekstraktının mitostimülatör ve antimutajenik potansiyeli, Allium cepa L.'nin kök uç hücrelerinde mitotik indeks (MI) ve faz indekslerindeki (profaz, metafaz, anafaz, telofaz) ve kromozomal anormallik sıklığındaki değişiklikler izlenerek değerlendirildi [ 7 ].

          Soğanlar (yerel çeşit) yerel pazardan satın alındı. Kök primordiasını ortaya çıkarmak için dış pulları çıkararak ve dipleri kazıyarak deneylerde on sekiz sağlıklı soğan soğanı kullanıldı. Rizogenez ve kök büyümesini teşvik etmek için ampuller, distile su ile dolu 30 mL'lik kavanozlara yerleştirildi. 48 saat sonra, taze çıkan kökler, %5, %25 hidro-alkolik özler ile muamele edildi. 48 saat boyunca %50 ve %100. Musluk suyu negatif kontrol ve solvent (su: etanol = 1:1) pozitif kontrol olarak görev yaptı.

          Tedesco ve Laughinghouse'un [ 35 ] protokolü izlenerek hazırlanan squash slaytlarında sitolojik analizler yapıldı . Her tedavi için 9 kök ucundan yaklaşık 3000 hücre puanlandı. Mitozun farklı aşamalarındaki hücreler fark edildi.

          Mitotik indeks (MI), gözlemlenen toplam hücre sayısı ile mitotik hücre frekansının (faz, metafaz, anafaz ve telofaz) belirlenmesi ve sonucun 100 ile çarpılmasıyla hesaplandı [ 35 ]. Çeşitli mitoz evrelerindeki (profaza, metafaz, anafaz ve telofaz) hücre sayısı, bölünen hücre sayısına yüzde olarak hesaplandı. Anormallik yüzdesi, uygun mitotik aşamada anormal şekilde bölünmüş hücrelerin yüzdesi olarak kaydedildi. Kromozom aberasyonları ve normal mitoz gösteren hücrelerin fotomikrografları Olympus CX-31 mikroskobu kullanılarak 400x büyütmede alınmıştır.

          Sonuçlar, birkaç bağımsız deneyin Ortalama ± standart hatası olarak sunulur . Veriler, varyans analizi (tek yönlü ANOVA) kullanılarak istatistiksel anlamlılık açısından analiz edildi ve ortalamalar arasındaki önemli farklılıkları belirlemek için Duncan testi kullanıldı. Önemli farklılıklar P ≤ 0.05 olarak belirlendi . Mikroemülsiyon hazırlama

          Polifenolik bileşiklerin genel olarak düşük biyoyararlanımı nedeniyle, ekstrakt bir mikroemülsiyon olarak formüle edildi ve anti-inflamatuar etki için test edildi [ 36 , 37 ] .

          Mikroemülsiyonun uygun yağ, yüzey aktif madde ve yardımcı yüzey aktif madde bileşenlerini seçmek için denge çözünürlük deneyleri yapıldı. 5 mL yağ, yüzey aktif madde veya yardımcı yüzey aktif maddeye fazla miktarda ekstrakt ilave edildi ve nihai karışım, bir IKA Genius 3 vorteks karıştırıcıda (IKA Werke GmbH & Co. KG, Staufen, Almanya) 2500 rpm'de 30 saniye karıştırıldı. ). Karışım daha sonra bir IKA HS 260 orbital çalkalayıcıda (IKA Werke GmbH & Co. KG, Staufen, Almanya) oda sıcaklığında 24 saat çalkalandı (250 rpm), ardından Hettich Mikro 220R üzerinde 12.000 rpm'de 10 dakika santrifüjlendi. santrifüj (Andreas Hettich GmbH & Co. KG, Tuttlingen, Almanya). Süpernatan, 0.45 um'lik bir Teflon® filtreden süzüldü ve uygun seyreltmeden sonra UV spektrumları kaydedildi. Ön çözünürlük deneylerine dayanarak, oleik asit,

          Çok bileşenli mikroemülsiyon sisteminin davranışı, sözde üçlü faz diyagramları oluşturularak incelenmiştir. Yüzey aktif maddenin yardımcı yüzey aktif maddeye oranı, ağırlıklarına göre 1:1'de sabitlendi. Oleik asit, yüzey aktif madde: yardımcı yüzey aktif madde karışımı ile 1:9, 2:8, 3:7, 4:6, 5:5 oranlarında karıştırıldı. 6:4, 7:3, 8:2, 9:1 ve distile su, kuvvetli çalkalama altında mikropipet ile 100 µL'lik artışlarla karışıma ilave edildi. Daha ileri değerlendirmeden önce dengeye ulaşmak için elde edilen numuneler 24 saat 25 °C'de tutuldu. Karışımlar daha sonra görsel olarak değerlendirildi ve homojen ve görsel olarak şeffaf kalan numuneler mikroemülsiyonlar olarak seçildi. Juniperus communis içeren mikroemülsiyonlar hazırlanırken de aynı prosedür uygulandı. L. ekstraktı, ekstrakt yüzey aktif madde içinde dağıtılır: yardımcı yüzey aktif madde karışımı. Anti-inflamatuar etkinin belirlenmesi

          Bükreş Tıp ve Eczacılık Üniversitesi hayvan tesisinden (kemirgen çiftliği) 212 ± 45 g ağırlığındaki erkek Wistar sıçanları in vivo çalışmalar için kullanıldı. Deneyler için kullanılan numuneler, plastik kafeslere (1354G EUROSTANDARD tip IV) yerleştirildi, granül gıda ile beslendi, suya serbest erişim sağlandı. Sıcaklık 20 ila 22 °C arasında tutulurken, bağıl nem %35-45'te tutuldu. Enflamasyon , daha önce bildirildiği gibi pletismometri (Ugo Basile 7140 Pletismometer) ile iki enflamasyon deneysel modelinde değerlendirildi [ 38 ].

          Enflamasyon, sıçanın alt sağ pençesine 0.2 mL enflamatuar ajanın (sırasıyla %0.6 dekstran solüsyonu ve %10 sulu kaolin süspansiyonu) intraplantar uygulanmasıyla indüklendi. Anti-inflamatuar etki, bir negatif kontrol grubu (tedavi edilmeyen sıçanlar), bir pozitif kontrol grubu (mikroemülsiyon aracı ile tedavi edilen sıçanlar) ve bir referans madde (diklofenak) grubu ile karşılaştırıldı. İki model dekstran ve kaolin kaynaklı inflamasyonun farklı yollara sahip olduğu (dekstran histamin ve serotonin aracılı, kaolin proinflamatuar sitokin aracılı) olarak seçilmiştir.

          Erkek Wistar sıçanları 8 gruba ayrıldı ( n = 8) ve 10 mL/kg vücut ağırlığı (bw) damıtılmış su (negatif kontrol), 10 mL/kg vücut ağırlığı mikroemülsiyon (pozitif kontrol), 100 mg/kg vücut ağırlığı diklofenak sodyum veya 10 mL/kg vücut ağırlığı ile işleme tabi tutulur. gavaj yoluyla ardıç özü içeren mikroemülsiyonlar. İlaç uygulamasından sonra, enflamatuar ajanın uygulanmasından 1, 2, 3, 4, 5 ve 24 saat sonra ilk pençe hacmi ve pençe hacimleri, intraperitoneal 130 mg/kg vücut ağırlığı üretan enjeksiyonu ile anestezi edildikten sonra alındı. Hayvan deneylerini içeren araştırma, Avrupa Topluluğu yönergelerine (2010/63/EU) uygun olarak yürütülmüştür ve yerel etik komitesinin onayını almıştır (“Carol Davila” Tıp ve Eczacılık Üniversitesi, Eczacılık Fakültesi, Biyoetik Komisyonu – onay no. 2086/2017).

          İstatistiksel analizler GraphPad Prism 7 yazılımı kullanılarak yapıldı. Pençe ödeminin gelişimi aşağıdaki formül kullanılarak hesaplandı:
          % = [(V xh − V 0 )/D 0 ] × 100
          4
          burada V 0 ilk ayak hacmi ve V xh her ölçümde ayak hacmidir. Anti-inflamatuar etki, tedavi edilen gruplar ile negatif kontrol grubu veya referans grubunun pençe ödemi gelişimleri arasındaki fark olarak hesaplandı. Sonuçlar ortalama ± standart sapma olarak ifade edilir. Deneyler, ARRIVE yönergelerine [ 39 ] uygun olarak gerçekleştirilmiştir . Uygulanan parametrik testler (t testi, tek yönlü ANOVA) %90 güven aralığına sahiptir ve p <0,05 için istatistiksel farklar dikkate alınmıştır .

          Parametrik testlerin uygulanabilmesi için Kolmogorov-Smirnov normallik testi ile sonuçların normal dağılımı doğrulanmıştır. Sonuçlar testi geçemezse, aykırı değerler belirlendi ve Dixon kriterlerine göre hariç tutuldu.

          Git: Sonuçlar

          Tıbbi bitkilerin Uluslararası Farmakopelere dahil edilmesini engelleyen en büyük sorun, son ekstrelerin kimyasal ve farmakolojik karakterizasyonu yoluyla kullanımlarını doğrulayan araştırma eksikliğidir [ 40 ]. Bu anlamda, Aarland ve ark. [ 41 ], tıbbi bitkilerden fitofarmasötik ürünler geliştirmek için en önemli adımın ekstrelerin standardizasyonu olduğunu bildirmiştir. Ekstrakt bileşiminin değerlendirilmesi

          Numunenin absorpsiyon özelliklerini incelemek için seyreltilmiş ekstraktın UV-Vis spektrumları kaydedildi (Şek. 1290-420 nm bölgesindeki ekstraksiyon verimliliğini belirlemek için kullanılan, 100'lük bir seyreltme faktörü için kaydedilen spektrumu temsil eder. Analizler, fenolik asitler ve türevlerinin (flavonlar, flavonoller, fenilpropenler, kinonlar) spesifik absorpsiyon piklerine (sırasıyla 220-280 nm ve 290-420 nm) sahip olduğu bölgelere odaklandı [ 27 ]. Tablo 1 formül (1)'e göre hesaplanan bitki özütü için spesifik absorpsiyon değerlerinin yanı sıra ekstraksiyon verimini (EF faktörü) sunar.
          Resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı 12906_2017_2066_Fig1_HTML.jpg
          1
          Seyreltilmiş özün UV-VIS spektrumu (seyreltme faktörü = 100) tablo 1

          Ekstrakt için spesifik absorpsiyon değerleri ve hesaplanan EF değerleri
          DF10 - - - -
          - - - -
          DF100 - - Bir 416  = 0,1128 11.28
          - - Bir 350  = 0,5994 59.94
          DF1000 Bir 222  = 0,5116 511.6 - -
          Bir 267  = 1,2215 1221.5 - -
          Ham ekstrenin fitokimyasal değerlendirmeleri spektrofotometrik yöntemlerle yapıldı. Sonuçlar ve kalibrasyon eğrileri parametreleri Tablo'da sunulmaktadır. 2[ 6 ]. Tablo 2

          Fitokimyasal tahlillerin sonuçları ve kalibrasyon eğrileri parametreleri
          1 Toplam fenolik içeriği gallik asit y = 0.01122x + 0,00804, R, 2  = 0,9979 19,23 ± 1,32
          2 Toplam flavonoidler Rutin y = 0.0067x-0.0401, R 2  = 0.996 5109 ± 0.02
          3 Toplam terpenoidler Linalol y = 0.0016x + 00168, R, 2  = 0.993 13.44 ± 0.14
          Ardıç ekstraktının GC-MS karakterizasyonu, numunede 57 uçucu bileşik tanımladı. GC-MS kromatogramı Şekil 2'de gösterilmektedir. 2, ana (tepe alanı > %0,3) tanımlanan bileşenler (en yüksek olasılığa dayalı olarak) Tablo'da özetlenmiştir. 3 ve eser elementler (tepe alanı ≤ %0,3) Tabloda sunulmuştur 4.
          Resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı 12906_2017_2066_Fig2_HTML.jpg
          İncir. 2
          Ardıç ekstraktının GC-MS kromatogramı Tablo 3

          Ardıç ekstraktında GC-MS tarafından tanımlanan majör ve minör bileşikler (%0,3'ün üzerinde pik alanı)
          1 3-karen 4.314 0.76
          2 α-Pinen 4.508 12.84
          3 β-Pinen 5.555 4.57
          4 β-Mirsen 6.057 6.04
          5 D-Limonen 7.299 1.64
          6 terpinolen 8.314 0.34
          7 4-karen 9.312 0.39
          8 Terpinen-4-ol 13.370 1.45
          9 α-Küben 20.063 0.46
          10 Kopenhag 21.234 0.62
          11 (-)-β-Elemene 21.912 1.53
          12 karyofillen 23.035 1.82
          13 γ-Elemene 23.552 2.12
          14 α-Humulen 24.517 1.23
          15 trans-β-Farnesen 24.632 0.87
          16 Bisikloseskifellandren 25.647 5.94
          17 β-Selinen 25.890 0.31
          18 α-Selinen 26.167 0.64
          19 α-Muurolen 26.346 0.36
          20 y-kadinen 26.892 0,43
          21 β-Kadinen 27.150 2.12
          22 eremofilen 28.582 0.75
          23 Germacrene D-4-ol 29.510 2.15
          24 ardıç kafuru 32.540 0,43
          25 y-Selinen 33.763 0.34
          26 a,2,6,6-Tetrametil-1-sikloheksen-1-metanol 35.481 0.87
          27 biformen 41.702 0.36
          28 verticiol 43.589 0.47
          29 Manolya 45.806 0,43
          30 sklaren 48.134 1.14
          31 Isopimara-7,15-dien-3-bir 49.885 3.93
          32 Pimarik asit 53.226 25.70
          TOPLAM 83.05
          Ayrı bir pencerede aç Tablo 4

          Ardıç özünde GC-MS tarafından tanımlanan eser bileşikler (alan ≤ %0.3)
          1 kamphen 4.900 0.12
          2 1,5,5-Trimetil-6-metilensikloheksen 6.879 0.11
          3 m-simen 7.169 0.30
          4 mirtenol 7.894 0.12
          5 5-karanol 8.941 0.16
          6 Cis-para-2-menthen-1-ol 10.155 0.09
          7 6-kamfenol 11.050 0.12
          8 Trans-para-2-menten-1-ol 10.952 0.06
          9 cis-Verbenol 11.961 0.13
          10 limonen diepoksit 13.042 0.09
          11 α-Terpineol 14.058 0.18
          12 mine çiçeği 14.538 0.13
          13 trans-karveol 15.111 0.04
          14 Linalil format 16.142 0.04
          15 Bornil asetat 17.595 0.11
          16 Germacrene B 19.424 0.14
          17 β-Küben 21.783 0.04
          18 β-Maalien 22.362 0.30
          19 uzunifolen 23.166 0.06
          20 y-Muurolen 25.403 0.22
          21 α-Gurjunen 27.816 0.04
          22 β-Karyofillen oksit 29.852 0.16
          23 Humulen oksit II 30.676 0.23
          24 Guaien 31.418 0.19
          25 kadinol 32.115 0.18
          TOPLAM 3.36
          Ayrı bir pencerede aç
          Ayrıca, veritabanında tatmin edici yazışma olmaması nedeniyle birkaç tepe noktası tanımlanamadı (5.668, 16.926, 27.732, 27.422, 28.733, 29.037, 31.063, 32.630, 36.643, 38.752, 39.850, 45.664, 49.208, 50.663, 51.242, 52.028 ve , sırasıyla 52.257 dk.) %100'e kadar (%13.59) farkı temsil etmektedir.

          HPLC (Şekil 4'te sunulan kromatogram). 3) analizleri, özütün daha fazla karakterize edilmesi için üç tip bileşik dikkate alınarak gerçekleştirilmiştir: terpenoid (α-pinen), fenolik asit (klorojenik asit) ve flavonoidler (rutin, apigenin, kersitin). Sonuçlar, aşağıdaki konsantrasyonlarda seçilen bileşiklerin varlığını ortaya koydu: α-pinen – 22.60 ± 0.32 mg L -1 , klorojenik asit – 6.8 ± 0.15 mg L -1 , rutin – 67.4 ± 0.81 mg L -1 , apigenin – 13.2 ± 0.24 mg L -1 , kersitin - 11.2 ± 0.22 mg L -1 .
          Resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı 12906_2017_2066_Fig3_HTML.jpg
          Şekil 3
          Ardıç ekstraktının seçilmiş bileşikleri sunan HPLC kromatogramı Ekstrakt özelliklerinin değerlendirilmesi

          Antioksidan aktivitenin değerlendirilmesi

          Ekstraktın antioksidan aktivitesi, DPPH radikal süpürme testinin ardından değerlendirildi. Ham ekstrenin antioksidan potansiyeli %81.63 ± 0.38 olarak bulundu (DPPH yöntemiyle ölçülmüştür, Denklem ( 2 )'ye göre). Hesaplanan EC 50 (yarı maksimal etkin konsantrasyon) (1.42 ± 0.11 mg / ml) test edilmiş özü iyi bir antioksidan aktivite ortaya koymaktadır. Sonuçlar, bir AT elde edilmesi, bilinen bir antioksidan (askorbik asit) için elde edilen sonuçlar ile karşılaştırıldığında 50 0.365 ± 0.006 mg / mL'lik bir değer. Antifungal aktivitenin değerlendirilmesi

          Test suşlarına ( Aspergillus niger ATCC 15475 ve Penicillium hirsutum ATCC 52323) karşı inhibisyon bölgelerinin çapları (milimetre olarak) Tablo'da sunulmuştur. 5, test edilen ekstrakt için pozitif ve negatif kontroller, ardıç ekstraktının iyi bir antifungal aktivitesini ortaya çıkardı. Tablo 5

          Antifungal aktivite testinin sonuçları (milimetre cinsinden inhibisyon bölgeleri), istatistiksel yorumlama dahil *
          Aspergillus nijer 8,03 ± 0,0839 c 20,9 ± 0,11 b 41,6 ± 0,35 bir
          Penicillium hirsutum 8.1 ± 0.0333 c 17,2 ± 0,0882 b 39,4 ± 0,42 bir
          * Değerler ortalamaları temsil eder ± SEM ; ortak bir üst simge olmayan bir satırdaki değerler,  tek yönlü ANOVA ve Tukey testi ile analiz edildiği gibi istatistiksel olarak farklıdır ( P < 0.05). Genoprotektif özelliklerin değerlendirilmesi

          Allium cepa L' nin kök uçlarında ardıç hidro-alkolik ekstraktlarının hücre bölünmesi üzerindeki etkileri Şekil 2'de sunulmuştur. 4. Negatif kontrolünkinden önemli ölçüde daha düşük MI değerleri, hidroalkolik özütlerin test edilen tüm konsantrasyonları tarafından indüklendi. Bizim çalışmamızda en düşük MI değerleri özün çözücüsü olan su-etanol 1:1 ile indüklenmiştir. Kısa bir tedavi süresinde düşük etil-alkol konsantrasyonlarının neden olduğu güçlü bir mitotik gecikme Arcara ve Nuti-Ronchi [ 42 ] tarafından fark edildi . Bu bağlamda, pozitif kontrol olarak kullanılan solvent ile karşılaştırıldığında, hidroalkolik ekstraktlar için %25, %50 ve %100 konsantrasyonlarında önemli ölçüde daha yüksek MI değerlerinin fark edildiğinin fark edilmesi önemlidir, bu da J. communis L' nin mitostimülatör etkilerini düşündürür. özler.
          Resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı 12906_2017_2066_Fig4_HTML.jpg
          4
          A. cepa L.'nin kök ucu hücrelerinde J. communis L.'nin hidro-alkolik ekstraktları tarafından indüklenen mitotik indeksler (çubuklar standart hatayı temsil eder; a, b, c, d: farklılıkların öneminin şu şekilde yorumlanması) Duncan testi, p˂0.05)

          Mitotik faz indeksindeki değişiklikler (Şek. 5), test edilen her konsantrasyonda 48 saatlik inkübasyondan sonra MI'daki değişikliklerle birlikte gözlendi.
          Resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı 12906_2017_2066_Fig5_HTML.jpg
          Şekil 5
          Allium cepa L. kök hücrelerinde mitotik fazların dağılımı üzerinde ardıç ekstraktının etkisi (a–h: Duncan testi aracılığıyla farklılıkların anlamlılığının yorumlanması, p  < 0.05)

          Tablo 6J. communis L.'nin farklı konsantrasyonlardaki hidro-alkolik ekstraktlarının A. cepa L. kök ucu hücrelerinde kromozomlar/mitoz üzerindeki etkilerini sunar . Gecikmeler ve yapışkan kromozomlar gibi kromozom anormallikleri ve mikronükleus, binükleer hücreler ve C-mitoz gibi mitotik anormallikler (Şek. 6) çözücü kontrolü ve %5 hidro-alkollü ekstrakt içinde inkübe edilen meristematik kök hücrelerde daha yüksek bir frekansta gözlendi. Tablo 6

          Juniperus communis L *' nin hidro-alkolik ekstraktlarının neden olduğu kromozom sapmaları ve mitotik anormalliklerin türleri ve sıklıkları
          Negatif kontrol 13,43 ± 3,77 b - - - - -
          solvent kontrolü 10,87 ± 1,77 b 0,24 ± 0,02 b - - 12,38 ± 9,04 b 3.55 ± 2.22 b
          %5 özü - 0,83 ± 0,37 b 0,73 ± 0,29 b - 25,56 ± 10,24 bir -
          %25 özü - 0,11 ± 0,02 b 0.35 ± 0.23 b 10,56 ± 4,77 b 29,31 ± 15,34 bir -
          %50 özü - 0,03 ± 0,03 b 0,37 ± 0,12 b - 12.63 ± 11.69 b -
          %100 özü - - 0,22 ± 0,11 b - 4,34 ± 2,20 b -
          * a, b: Duncan testi aracılığıyla farklılıkların anlamlılığının yorumlanması, p ˂0.05

          Resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı 12906_2017_2066_Fig6_HTML.jpg
          Şekil 6
          Kromozom bozuklukları ve solvent ve% 5 hidroalkolik özü ile uyarılanlardan mitotik anormallikler Juniperus communis L. bir - geride kalmış, B - mikronükleus, C -, binükleer hücre, d - yapışkanlık, E - Cı-mitoz, f - halka kromozom g , h – çok çekirdekli hücreler, ben – yıldız anafazı Antiinflamatuar özelliklerin değerlendirilmesi

          Polifenolik bileşiklerin in vitro farmakolojik etkileri sayısızdır [ 36 , 43 ], ancak in vivo başarı, zayıf biyoyararlanımları nedeniyle sınırlı görünmektedir [ 37 ]. Bu nedenle ardıç özü bir mikroemülsiyon olarak formüle edildi ve anti-inflamatuar etkisi için test edildi.

          Optimum mikroemülsiyon bileşimini değerlendirmek için, daha fazla karakterizasyon için mikroemülsiyondan farklı bileşen oranları seçildi. Deneylerde stabilitesi en yüksek ve ortalama damlacık boyutu en düşük olan mikroemülsiyon seçilmiş ve kullanılmıştır. Seçilen formülasyon %5 Juniperus communis L. özü, %9.29 oleik asit, %57.14 Tween 80: PG 1:1 ( a /a) karışımı ve %28.57 su içeriyordu.

          Damlacık boyutu 134 ± 7 nm idi ve tek başına mikroemülsiyonun damlacık boyutu ile karşılaştırıldığında özütün dahil edilmesinden önemli ölçüde etkilenmedi. Ayrıca, 25 °C'de 3 aylık depolamadan sonra önemli bir çap değişikliği bulunmadı.

          Zeta potansiyelinin -39.3 ± 3.7 mV olduğu gözlemlendi, bu da stabil bir formülasyonun iyi bir göstergesidir. Yüksek iletkenlik (163 ± 3.4 μS/cm), mikroemülsiyonun o/w yapısını ortaya çıkardı. Kırılma indisi 3 ay boyunca 1,32 ile 1,37 arasında değişti ve hazırlanan mikroemülsiyonun uzun süreli depolamadan sonra bile şeffaf ve berrak kaldığını gösterdi. Bu zaman aralığında pH 4.9 ile 5.1 arasında değişiyordu.

          (Akut dekstran ve subakut-kaolin), kullanılan iki enflamasyon deneysel modellerinde, anti-enflamatuar etki [ 44 ], iki kontrol grubu (tedavi edilmeyen fareler ve sıçanlar mikroemülsiyon araç ile tedavi edilmiş) ve bir referans maddesi kullanılarak, pletismometre yöntemiyle incelenmiştir (diklofenak). Pletismometrik ölçümlerin sonuçları, sırasıyla dekstran ve kaolin kaynaklı inflamasyonu olan gruplar için pençe ödemi gelişimini elde etmek için istatistiksel olarak analiz edildi. Bu veriler Tablolarda özetlenmiştir. 7 ve ​ve88. Tablo 7

          Dekstran ile indüklenen pati ödeminin istatistiksel yorum dahil pletismometrik ölçümünün sonuçları (V, ödem hacmi, mL; t Testi, p)
          Negatif kontrol 1,19 ± 0,07 2.02 ± 0.15 2.01 ± 0.14 2,15 ± 0,17 2.11 ± 0.15 2,07 ± 0,10 1,43 ± 0,10
          P <0.05 <0.05 <0.05 <0.05 <0.05 <0.05
          Pozitif kontrol 1,11 ± 0,08 1,76 ± 0,23 1,91 ± 0,17 1,83 ± 0,14 1,85 ± 0,19 1,89 ± 0,15 1,32 ± 0,11
          P <0.05 <0.05 <0.05 <0.05 <0.05 <0.05
          Diklofenak ile tedavi edildi 1,13 ± 0,09 1,71 ± 0,18 1.70 ± 0.16 1,79 ± 0,14 1,86 ± 0,15 1,72 ± 0,19 1,40 ± 0,22
          P <0.05 <0.05 <0.05 <0.05 <0.05 <0.05
          Mikroemülsiyon ile tedavi edildi 1.13 ± 0.11 1,72 ± 0,13 1,77 ± 0,13 1.82 ± 0.13 1,83 ± 0,09 1,75 ± 0,20 1.31 ± 0.11
          P <0.05 <0.05 <0.05 <0.05 <0.05 <0.05
          Tablo 8

          İstatistiksel yorumlama dahil, kaolin ile indüklenen pençe ödeminin pletismometrik ölçümünün sonuçları (V, ödem hacmi, mL; t Testi, p)
          Negatif kontrol 1,18 ± 0,08 1.86 ± 0.10 1,89 ± 0,12 1,95 ± 0,11 2.01 ± 0.11 2.02 ± 0.07 1,96 ± 0,12
          P <0.05 <0.05 <0.05 <0.05 <0.05 <0.05
          Pozitif kontrol 1,03 ± 0,08 1,36 ± 0,08 1.53 ± 0.14 1.54 ± 0.14 1.58 ± 0.15 1,42 ± 0,12 1,41 ± 0,12
          P <0.05 <0.05 <0.05 <0.05 <0.05 <0.05
          Diklofenak ile tedavi edildi 1,14 ± 0,07 1,71 ± 0,17 1,82 ± 0,18 1.83 ± 0.13 1,90 ± 0,24 1,86 ± 0,11 1,96 ± 0,18
          P <0.05 <0.05 <0.05 <0.05 <0.05 <0.05
          Mikroemülsiyon ile tedavi edildi 1,10 ± 0,09 1,42 ± 0,13 1.50 ± 0.16 1.52 ± 0.15 1.54 ± 0.18 1.58 ± 0.23 1,92 ± 0,17
          P <0.05 <0.05 <0.05 <0.05 <0.05 <0.05
          Ardıç içeren mikroemülsiyon, tüm ölçüm zamanlarında diklofenak ile tedavi edilen gruba benzer bir pençe ödemi gelişimi gösterdi (t testi, p  > 0.05).

          Git: Tartışma

          Bitki krallığından elde edilen doğal ürünler (ekstreler veya uçucu yağlar olarak), yiyecek, içecek, aroma ve aroma maddeleri gibi çeşitli alanlarda veya çeşitli tıbbi uygulamalarda (antikanser, anti-diyabetik, antibakteriyel olarak) uygulanabilirliği olan çok karmaşık karışımları temsil eder. , antiviral ve antioksidan ajanlar), esas olarak polifenolik bileşik içerikleri nedeniyle [ 1 – 8 ].

          Juniperus communis L.'nin potansiyel tıbbi uygulamaları, diüretik olarak, gastrointestinal hastalıklarda, renal, genital, pulmoner ve romatizmal bozukluklarda etnomedikal kullanımı ile ilgilidir [ 11 ]. Son bilimsel makaleler, ardıç doğal ürünlerinin antioksidan [ 12 ], antimikrobiyal [ 13 , 14 ] veya hipoglisemik ve hipolipidemik ajanlar [ 15 ] olarak potansiyel kullanımını tanımlamaktadır .

          Ardıç ekstraktlarının (alkollü, sulu veya hidro-alkollü) farklı türlerinin anti-inflamatuar potansiyeli genellikle her yazarın kendi bölgesine özgü farklı şifalı bitkileri değerlendiren geniş araştırma çalışmalarında belgelenmiştir [ 16 – 19 ]. Ekstraksiyon için kullanılan solvente ve kullanılan bitki materyalinin spesifik özelliklerine bağlı olarak, farklı yazarlar ardıç ekstraktının ortalama ila çok iyi arasında değişen bir anti-inflamatuar potansiyele sahip aktif olduğunu bulmuşlardır.

          Bu çalışma, iki ana yönü göz önünde bulundurarak tasarlanmıştır: hidro-alkollü ekstraktın karakterizasyonu ve potansiyel uygulamalarının değerlendirilmesi. Ekstraksiyon verimliliğinin ve fitokimyasal analizlerin değerlendirilmesi, ekstrakt bileşimine ilk bakışı sunar. Polifenolik içeriği, Avrupa yerli ardıç özleri ile ilgili literatür verileriyle karşılaştırılabilir (Kurti ve diğerleri [ 24 ] , Makedonya Cumhuriyeti'nde 20 bölgeden elde edilen etanol özleri için 4.7 ila 5.83 mg g- 1 kuru bitki ağırlığı arasında değişen değerler rapor ederken, Miceli ve diğerleri [ 45 ] , Juniperus communis L. var. communis'in metanol özütleri için 17 ila yaklaşık 60 mg GAE g- 1 özüt değerleri bildirdiler veJuniperus communis L. var. saxatilis Pall) toplam flavonoid içeriği için de geçerlidir. Fitokimyasal tahlillerin sonuçları, çok iyi bir antioksidan potansiyelinin bir göstergesi olabilecek yüksek bir mono-terpenoid içeriği önermektedir [ 30 ]. Terpenoid içeriğinin hasat zamanı, yetiştirme alanı ve diğer faktörlerle [ 44 ] büyük ölçüde değişmesi gerçeğinden dolayı , farklı orijinli örnekleri karşılaştırmak zordur. GC-MS ve HPLC analizleri, özütün bileşiminin değerlendirmesini tamamlar.

          Burada sunulan sonuçlar, ardıç hidro-alkolik özütünün antioksidan, mantar önleyici ve iltihap önleyici madde olarak uygulanmasını desteklemektedir. Hesaplanan AT 50 literatür verileri ile mukayese, Miceli ve diğerleri, örneğin, sundu. [ 45 ] (0.63 ila 1.84 mg mL -1 arasında değişen değerler ), fitokimyasal tahlil tarafından belirlenen yüksek mono-terpenoid içeriği ile iyi bir uyum içindedir.

          Ekstraktın antifungal potansiyeli (fitokimyasal içeriği ile ilişkilendirilebilir), literatür verileriyle karşılaştırıldığında çok iyidir [ 46 – 49 ]. Bununla birlikte, pozitif kontrol ile karşılaştırıldığında , A. niger üzerinde daha üstün bir etki gözlenir ( A. niger için, numune için inhibisyon bölgesi pozitif kontrolün inhibisyon bölgesinin %41,46'sını temsil ederken, P. hirsutum için sadece 20,5 %).

          Sitogenetik çalışma, köklerin çözücü ve hidro-alkollü ekstrakt içinde %5 inkübasyonu ile karakterize edilen deneysel varyantlar için metafaz hücrelerinin yüzdesinde bir artış fark edildiğini ortaya koymaktadır. Bu mitodepresif süreç, diğer seyreltmeler için açıkça belirgindi, ancak seyreltilmemiş hidro-alkolik özüt tarafından önemli ölçüde engellendi. Bu indeksler , ardıç hidroalkolik ekstreleri ile inkübe edilen A. cepa L.'nin meristematik kök hücrelerinde metabolik aktivitenin uyarılmasını yansıtır . Ayrıca, meristematik kök hücreler çözücü kontrolünde 48 saat süreyle inkübe edildiğinde, mikroskobik slayt analizi tutarsız bir şekilde halka kromozomları, kutup yıldızı anafazı ve çok çekirdekli hücreler gibi diğer anormallikleri ortaya çıkardı (Şekil 2'de gösterildiği gibi).​Şekil 5).5). Bitki hücrelerinin etanolün klastojenitesine duyarlılığı (mikronükleus indüksiyonu, kromozom hasarı ve SCE'ler), Phillips ve Jenkinson'ın [ 50 ] incelemesinde kapsamlı bir şekilde sunuldu .

          Gözlenen anormalliklerin sıklığı, negatif ve pozitif kontrollerden önemli ölçüde farklı olmamasına rağmen, %100 ekstrakt için anormallik türleri ve sıklıklarında ciddi bir düşüş fark edilebilir. Sonuçlar, J. communis L. seyreltilmemiş özün, etanolün mitodepresif etkisini önleyen genoprotektif potansiyelini göstermektedir . Ardıç ekstraktının, A. cepa L.'nin kök ucu hücrelerinde etanol tarafından indüklenen kromozom hasarına aracılık etme kapasitesi , DPPH radikal süpürme tahlili tarafından ortaya çıkarılan yüksek antioksidan aktivitesine bağlanabilir.

          Daha önce bahsedildiği gibi, polifenoliklerin in vivo farmakolojik etkisine ilişkin çalışma, Mahmood ve ark. [ 37 ]. Bu nedenle çalışma, mikroemülsiyon olarak formüle edilmiş ardıç özü kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Dekstranın neden olduğu iltihaplanma modeli için anti-enflamatuar etkinin in vivo belirlenmesi göz önüne alındığında, pençe ödemi hacmi, tüm hayvan grupları için başlangıç ​​değerlerine ( p < 0.05 ) kıyasla önemli ölçüde daha yüksekti , sonunda taban çizgisine geri dönülmedi. gözlem süresi (Tabloda gösterildiği gibi) 7). Mikroemülsiyon ile tedavi edilen gruplar için global pençe ödemi evrim süreci, negatif kontrol grubu ve diklofenak ile tedavi edilen gruptan farklıydı (ANOVA, p < 0.05 ). Dekstran, histamin ve serotonin salınımı ve vasküler geçirgenliğin artmasıyla mast hücrelerinin degranülasyonunun neden olduğu ozmotik bir ödem oluşturur [ 51 , 52 ]. Ardıç mikroemülsiyonu ile tedavi edilen hayvanların pow ödeminin azalması, kullanılan dekstran deney modelinde anti-histamin ve anti-serotin aktivite özelliklerini gösterir. Çalışmalar, klorojenik asit [ 53 ] ve kersitin'in mast hücre degranülasyonu [ 54 ] üzerinde inhibitör etki gösterdiğini göstermektedir .

          Mikroemülsiyon aracı, küresel pençe ödemi evrim sürecini etkilemiştir (ANOVA, p < 0.05 ), ancak süreç ölçüm zamanlarında negatif kontrol grubuna benzerdi (t testi, p > 0.05 ).

          Kaolin ile indüklenen iltihaplanma modeli için, pençe ödemi hacmi, gözlem süresinin sonunda taban çizgisine geri dönmeden tüm hayvan grupları için başlangıç ​​değerlerine ( p < 0.05 ) kıyasla önemli ölçüde daha yüksekti (Tablo). 8). Kaolin modelinde, ardıç özü mikroemülsiyonu ile tedavi edilen hayvanlar için deneyin sonunda inflamatuar yanıtın arttığı görülmektedir. deneyin ilk 4 saatinde maksimum anti-inflamatuar etki. Bu veriler, uzun süreli bir anti-inflamatuar etki elde etmek için çoklu doz uygulama rejiminin gerekli olduğunu göstermektedir.

          Kaolin kaynaklı iltihaplanma modeli için, ardıç içeren mikroemülsiyon ile tedavi edilen gruplar için küresel pençe ödemi evrim süreci, negatif kontrol grubundan ve diklofenak ile tedavi edilen gruptan farklıydı (ANOVA , p < 0.05 ). Mikroemülsiyon aracı, global pençe ödemi evrim sürecini etkilemedi, süreç negatif kontrol grubuna benzerdi (ANOVA, p > 0.05 ). Mikroemülsiyon, diklofenak ile tedavi edilen grupla 24 saat sonra benzer bir pençe ödemi gelişimine sahipti (t testi, p > 0.05 ). Ardıç içeren mikroemülsiyon ile tedavi edilen hayvanlar, deneyin ilk 4 saatinde maksimum anti-inflamatuar etki gösterdi.

          Kaolin kaynaklı inflamasyon modeli, proinflamatuar sitokinlerin, örneğin f IL-1β, IL-6 ve TNFa [ 55 ] artışına yol açar . Çalışmalar flavonoidlerin [ 56 , 57 ] ve kersitinin [ 58 , 59 ] proinflamatuar sitokinlerin ekspresyonunu azalttığını gösterdi . Elde edilen sonuçlar, kullanılan kaolin deney modelinde ardıç mikroemülsiyonunun proinflamatuar sitokinlere karşı aktivitesini göstermektedir.

          Burada sunulan sonuçlar, her iki modelde de mikroemülsiyon olarak uygulanan ardıç ekstraktının anti-enflamatuar etkisini, kaolin subakut enflamasyonla indüklenen model ile karşılaştırıldığında artan aktivite ile ortaya koymaktadır. Bununla birlikte, optimal doz seviyeleri ve etki mekanizması belirsizdir ve ardıç ekstraktının anti-inflamatuar aktivitesinden sorumlu aktif kimyasal bileşiklerin tamamen açıklığa kavuşturulması ve elde edilen sonuçların diğerlerine çevrilebilmesi için daha fazla deney yapılması gerekmektedir. türler veya sistemler. Literatür verileri birden çok bileşiklerin sinerjistik bir eylem önermesi ve tek bir bileşik [biyolojik etkileri (antioksidan, anti-mantar veya anti-enflamatuar) öznitelik etmez 60 - 64]. Birçok yazar, fenol/flavonoid içeriği ile anti-inflamatuar etki arasında korelasyonlar önermektedir [ 65 , 66 ]. Sonuçlarımız, şu anda kullanılan sentezlenmiş ajanlarla karşılaştırıldığında, özütün güçlü, daha düşük maliyetli ve daha güvenli bir terapötik ajana dönüştürülme olasılığını göstermektedir.

          Git: Sonuçlar

          Bu çalışmada elde edilen veriler, Romanya'nın güney Karpatya tepelerine özgü ardıç meyvelerinden elde edilen hidroalkolik ekstraktın genoprotektif, antioksidan, antifungal ve anti-inflamatuar özelliklerini göstermektedir. Ekstrakt, immün sistemi uyarıcı etkilerini ve hücresel metabolik düzenleyici olarak potansiyelini de gösterebilen mitojenik ve genoprotektif etkiler gösterir. Ardıç ekstraktının mikroemülsiyon olarak uygulanmasından sonra elde edilen anti-inflamatuar etki, inflamatuar bileşenli patolojilerde diyet faktörleri olarak bu formülasyonu daha sonraki çalışmalar için önerebilir.

          Git: Teşekkür

          Yazının eleştirel okuması için Adina Kilpatrick'e (Drake Üniversitesi) teşekkür ederiz. Finansman

          Yazarlar, SusMAPWaste, SMIS 104323, Sözleşme no. 89/09.09.2016, Operasyonel Program Rekabetçilik 2014-2020'den, Avrupa Bölgesel Kalkınma Fonu tarafından ortak finanse edilen proje. Veri ve materyallerin mevcudiyeti

          Tüm veriler ve materyaller el yazması içinde yer alır ve açıklanır.

          Git: Yazar katkıları

          IF, CC, RCF ve AO, çalışmayı tasarladı ve tasarladı, verileri analiz etti ve ilişkilendirdi, bu çalışmaya eşit bir katkı sağladı. IF ve RCF bitki materyallerini topladı, özü aldı ve spektroskopik analizi (UV-Vis, fitokimyasal testler, antioksidan etki) gerçekleştirdi. CU antifungal belirlemeleri gerçekleştirdi. SMA, GC-MS ve HPLC karakterizasyonunu gerçekleştirdi. MIG bitki materyalini tanımladı, kupon örneklerini korudu ve etnobotanik veriler sağladı. ANS, genoprotektif aktiviteyi değerlendirdi. VA ve CEDP, mikroemülsiyonu elde etti ve karakterize etti. BSV ve AZ, in vivo belirlemeleri gerçekleştirdi. IF, CC, RCF ve AO makalenin taslağını hazırladı. Tüm yazarlar son makaleyi okudu, katkıda bulundu ve onayladı.

          Git: notlar

          Git: Etik onayı ve katılım onayı

          Bu çalışmada kullanılan in vivo deneyler ve protokoller, Carol Davila Tıp ve Eczacılık Üniversitesi Etik Kurulu tarafından gözden geçirildi ve onaylandı, onay no. 2086/2017.

          Git: Yayın izni

          Uygulanamaz

          Git: rekabet eden çıkarlar

          Yazarlar, bu çalışmada hiçbir rekabet çıkarlarının olmadığını beyan eder.

          Git: Yayıncının Notu

          Springer Nature, yayınlanan haritalardaki ve kurumsal bağlantılardaki yargı iddiaları konusunda tarafsız kalır.

          Git: Katılımcı Bilgileri

          Irina Fierascu, E-posta: moc.oohay@aniri.uirtimud .

          Camelia Ungureanu, E-posta: moc.liamg@ailemacunaerugnu .

          Sorin Marius Avramescu, E-posta: moc.oohay@ucsemarva_niros .

          Carmen Cimpeanu, Telefon: +021-3182564, E-posta: moc.oohay@unaepmicnemrac .

          Mihaela Ioana Georgescu, E-posta: moc.oohay@ucsegroegialeahim .

          Radu Claudiu Fierascu, Telefon: +40-723421590, E-posta: moc.oohay@ucsareif_uidualc_udar .

          Alina Ortan, E-posta: moc.liamtoh@natro_anila .

          Anca Nicoleta Sutan, E-posta: moc.oohay@natusacna .

          Valentina Anuta, E-posta: moc.oohay@atuna_ilav .

          Anca Zanfirescu, E-posta: moc.oohay@acnaucserifnaz .

          Cristina Elena Dinu-Pirvu, E - posta: moc.oohay@uvrapanitsirce .

          Bruno Stefan Velescu, E-posta: ku.oc.oohay@ucselev_onurb .

          Git: Referanslar

          1. Soukand R, Pieroni A, Biro M, Denes A, Doğan Y, Hajdari A, et al. Doğu Avrupa'daki geleneksel fermente bitkisel yiyecek ve içeceklere etnobotanik bir bakış açısı. J Etnofarmakol. 2015; 170 :284–296. doi: 10.1016/j.jep.2015.05.018. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          2. Lantto TA, Colucci M, Zavadova V, Hiltunen R, Raasmaja A. SH-SY5Y ve CV1-P hücrelerinde fesleğen, ardıç, defne ve maydanozdan kurkumin, resveratrol ve bitki özlerinin sitotoksisitesi. Gıda Kimyası 2009; 117 :405–411. doi: 10.1016/j.foodchem.2009.04.018. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          3. Cao X, Zou H, Cao J, Cui Y, Sun S, Ren K, et al. Bir aday Çin tıbbı müstahzarı-Fructus Viticis Total Flavonoids, akciğer kanseri kök benzeri hücrelerin kök benzeri özelliklerini inhibe eder. BMC Tamamlayıcı Alter Med. 2016; 16 :364. doi: 10.1186/s12906-016-1341-4. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          4. Padumadasa C Dharmadana D Abeysekera A, Thammitiyagodage M. in vitro antioksidan, anti-enflamatuar ve çiçeklenme etil asetat çözünebilir proantosiyanidinler antikanser aktiviteleri Cocos nucifera L. BMC Kompleman Altern Med. 2016; 16 :345. doi: 10.1186/s12906-016-1335-2. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          5. Rong Q, Xu, E, Dong Q Zhang, Y, Li, Y, Ye G Zhao L. in vitro ve in vivo olarak bakterisit aktivitesi Tinospora sagittata (Oliv.) Gagnep . Var. craveniana (SYHu) Lo ve ana etkili bileşeni palmatin, domuz Helicobacter pylori'ye karşı . BMC Tamamlayıcı Alter Med. 2016; 16 :331. doi: 10.1186/s12906-016-1310-y. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          6. Ortan A, Fierascu I, Ungureanu C, Fierascu RC, Avramescu SM, Dumitrescu O, Dinu-Pirvu CE. Gelişmiş antifungal ve antioksidan özelliklere sahip yenilikçi fitosentize edilmiş gümüş nano mimariler. Appl Sörf Bilimi. 2015; 358 :540–548. doi: 10.1016/j.apsusc.2015.07.160. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          7. Sutan NA, Fierascu I, Fierascu RC, Manolescu DS, Soare LC. Ag nanoparçacıkları fitosentezinden önce ve sonra Asplenium scolopendrium L. yaprakları ve rizom ekstraktlarının karşılaştırmalı analitik karakterizasyonu ve in vitro sitogenotoksik aktivite değerlendirmesi . Sanayi Mahsul Prod. 2016; 83 :379–386. doi: 10.1016/j.indcrop.2016.01.011. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          8. Soobrattee MA, Neergheen VS, Luximon-Ramma A, Aruoma O, Bahorun T. Potansiyel antioksidan terapötik ajanlar olarak Fenolikler: mekanizma ve eylemler. Mut Res. 2005; 579 :200–213. doi: 10.1016/j.mrfmmm.2005.03.023. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          9. Bercu R, Broasca L, Popoviciu R. Bazı gymnospermae türlerinin yapraklarının karşılaştırmalı anatomik çalışması. Bot Sırp. 2009; 34 :21–28. [ Google Akademik ]
          10. Lakusic B, Lakusic D. Juniperus tarikatına ait dört taksonun anatomisi . Ardıç ( Cupressaceae ) Balkan yarımadasından. Bot Sırp. 2011; 35 :145–156. [ Google Akademik ]
          11. Bojor O. Ghidul plantelor medicale şi aromatice de la a la Z (a'dan Z'ye tıbbi ve aromatik bitkiler rehberi) Bükreş: Fiat Lux; 2003. [ Google Akademik ]
          12. Hoferl M, Stoilova I, Schmidt E, Wanner J, Jirovetz L, Trifonova D, et al. Ardıç meyvesi ( Juniperus communis L.) esansiyel yağının kimyasal bileşimi ve antioksidan özellikleri . Esansiyel yağın Saccharomyces cerevisiae model organizmasının antioksidan koruması üzerindeki etkisi . Antioksidanlar. 2014; 3 :81–98. doi: 10.3390/antiox3010081. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          13. Pepeljnjak S, Kosalec I, Kalodera Z, Blazevic N. Ardıç esansiyel yağının antimikrobiyal aktivitesi ( Juniperus communis L., Cupressaceae ) Acta Pharma. 2005; 55 :417-422. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          14. Gordien AY, Gray AI, Franzblau SG, Seidel V. Juniperus communis L.'den ( Cuppressaceae ) J Ethnopharmacol'dan antimikobakteriyel terpenoidler . 2009; 126 :500–505. doi: 10.1016/j.jep.2009.09.07. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          15. Ju JB, Kima JS, Choi CW, Lee HK, Oha TK, Kima SC. Alloksan kaynaklı diyabetik sıçanlarda hipoglisemik ve hipolipidemik etkiler için Çin ardıç meyvelerinden elde edilen etanolik ve sulu özler arasında karşılaştırma. J Ethnopharmacol 2008;115:110–5. [ PubMed ]
          16. Mascolo N, Autore G, Capasso F, Menghini A, Fasulo MP. İtalyan şifalı bitkilerinin anti-inflamatuar aktivite için biyolojik olarak taranması. Fitoter Araş. 1987; 1 :28–31. doi: 10.1002/ptr.2650010107. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          17. Tunon H, Olavsdotter C, Bohlin L. Bazı İsveç şifalı bitkilerinin anti-inflamatuar aktivitesinin değerlendirilmesi. Prostaglandin biyosentezinin ve PAF kaynaklı ekzositozun inhibisyonu. J Etnofarmakol. 1995; 48 :61-76. doi: 10.1016/0378-8741(95)01285-L. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          18. Akkol EK, Güvenç A, Yeşilada E. Beş Juniperus taksonunun antinosiseptif ve antiinflamatuar aktiviteleri üzerine karşılaştırmalı bir çalışma . J Etnofarmakol. 2009; 125 :330–336. doi: 10.1016/j.jep.2009.05.031. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          19. Kalinkevich K, Karandashov VE, Ptitsyn LR. Rusya'da yetişen bazı tıbbi ve yenilebilir bitkilerin anti-inflamatuar aktivitesinin in vitro çalışması. Russ J Bioorg Kimya. 2014; 40 :752–761. doi: 10.1134/S106816201407005X. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          20. Lesjak MM, Beara IN, Orcic DZ, Anackov GT, Balog KT, Franciskovic MM, Mimica-Dukic NM. Ardıç sibirica Burgsdorf. Yeni bir antioksidan ve antienflamatuar ajan kaynağı olarak. Gıda Kimyası 2011; 124 :850-856. doi: 10.1016/j.foodchem.2010.07.006. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          21. Lesjak MM, Beara IN, Orcic DZ, Ristic JD, Anackov GT, Bozin BN, Mimica-Duki NM. Juniperus foetidissima Willd'in kimyasal karakterizasyonu ve biyolojik etkileri . 1806. LWT Gıda Bilimi Teknol. 2013; 53 :530–539. doi: 10.1016/j.lwt.2013.03.010. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          22. Lesjak MM, Beara IN, Orcic DZ, Petar KN, Simin ND, Emilija SD, Mimica-Dukic NM. Juniperus macrocarpa Sibth'in fitokimyasal bileşimi ve antioksidan, antienflamatuar ve antimikrobiyal aktiviteleri . Et Sm. J Fonksiyonu Yemek. 2014; 7 :257–268. doi: 10.1016/j.jff.2014.02.003. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          23. Sultana B, Anwar F, Ashraf M. Seçilmiş şifalı bitki ekstraktlarının antioksidan aktivitesi üzerinde ekstraksiyon solventi/tekniğinin etkisi. Moleküller. 2009; 14 :2167–2180. doi: 10.3390/moleküller14062167. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          24. Kurti L, Jovanova B, Kelmendi A, Hamidi M, Kadifkova-Panovska T, Kulevanova S. Makedon Ardıç ( Juniperus communis L.) meyve özlerinin antioksidan aktivitesi . Toksikol Lett. 2015; 238 :S89. doi: 10.1016/j.toxlet.2015.08.296. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          25. Fierascu I, Ungureanu C, Avramescu SM, Fierascu RC, Ortan A, Soare LC, Paunescu A. Achillea millefolium L.'nin in vitro antioksidan ve antifungal özellikleri Rom Biotechnol Lett. 2015; 20 :10626–10636. [ Google Akademik ]
          26. Farjon A. Cupressaceae ve Sciadopityaceae monografisi . Kew: Kraliyet Botanik Bahçeleri; 2005. [ Google Akademik ]
          27. Bunghez F, Socaciu C, Zagrean F, Pop RM, Ranga F, Romanciuc F. UV-Vis spektroskopisi, LC–ESI(+)QTOF-MS ve HPLC-DAD analizi kullanılarak aromatik bitki bazlı bir formülün karakterizasyonu. Bull UASVM Gıda Bilimi Teknol. 2013; 70 :16–24. [ Google Akademik ]
          28. Maurya S, Singh D. Adhatoda vasica Nees özlerindeki flavonoidlerin kantitatif analizi . Der İlaç Kimya. 2010; 2 :242–246. [ Google Akademik ]
          29. Singleton V, Rossi J. Fosfomolibdik fosfotungstik asit reaktifi ile toplam fenoliklerin kolorimetrisi. J Enol Vitic'im. 1965; 16 :144–158. [ Google Akademik ]
          30. Misra BB, Dey D. Doğu Hindistan sandal ağacının in vitro kallus ekstraktının fitokimyasal analizleri ve antioksidan etkinliğinin değerlendirilmesi ( Santalum albüm L.) J Pharmacog Phytochem. 2012; 1 :7–16. [ Google Akademik ]
          31. Chen Z, Bertin R, Froldi G. EC 50 , çeşitli istatistiksel programlar kullanılarak DPPH• tahlilinde antioksidan aktivite tahmini. Gıda Kimyası 2013; 138 :414–420. doi: 10.1016/j.foodchem.2012.11.001. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          32. Bauer AW, Kirby WM, Sherris JC, Turck M. Standartlaştırılmış tek disk yöntemiyle antibiyotik duyarlılık testi. J Clin Pathol'um. 1966; 45 :493-496. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          33. Soare LC, Ferdes M, Stefanov S, Denkova Z, Nicolova R, Denev P, Ungureanu C. Bazı bitki özlerinin antioksidan ve antimikrobiyal özellikleri. Rev Chim. 2012; 63 :432-434. [ Google Akademik ]
          34. Jorgensen JH, Turnidge JD. Duyarlılık testi yöntemleri: seyreltme ve disk difüzyon yöntemleri. İçinde: Jorgensen JH, Pfaller MA, Carroll K, Funke G, Landry M, Richter S, Warnock D, editörler. Klinik mikrobiyoloji el kitabı. 11. Washington DC: ASM Press; 2015. s. 1253–1273. [ Google Akademik ]
          35. Tedesco SB, Laughinghouse HD. Genotoksisitenin Biyoindikatörü: Allium cepa testi. İçinde: Srivastava J, editör. Çevre kirliliği. Rijeka: InTech; 2012. s. 137–156. [ Google Akademik ]
          36. Rios-Hoyo A, Cortes MJ, Rios-Ontiveros H, Meaney E, Ceballos G, Gutierrez-Salmean G. Nutrasötiklere (polifenoller) özel olarak odaklanan obezite, metabolik sendrom ve diyet terapötik yaklaşımları: bir mini inceleme. Int J Vitamini Nutr Res. 2014; 84 :113–123. doi: 10.1024/0300-9831/a000198. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          37. Mahmood K, Zia KM, Zuber M, Salman M, Anjum MN. Biyomedikal uygulamalar için kurkumin ve kurkumin bazlı polimerik malzemelerdeki son gelişmeler: bir inceleme. Int J Biol Macromol. 2015; 81 :877-890. doi: 10.1016/j.ijbiomac.2015.09.026. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          38. Badea M, Patrascu F, Cerc Korosec R, Bukovec P, Raita M, Chifiriuc MC, et al. Yeni Ni(II), cu(II) ve Zn(II) komplekslerinin bir heksaazamakrosiklik ligand taşıyan ketopiridin parçaları ile termal, spektral, manyetik ve biyolojik karakterizasyonu. J Therm Anal Kalorim. 2014; 118 :1183-1193. doi: 10.1007/s10973-014-3857-5. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          39. Kilkenny C, Browne WJ, Cuthill IC, Emerson M, Altman DG. Biyolojik bilim araştırmalarının raporlanmasının iyileştirilmesi: Hayvan araştırmalarının bildirilmesine ilişkin ARRIVE yönergeleri. PLoS Biol. 2010; 8 (6):e1000412. doi: 10.1371/journal.pbio.1000412. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          40. Gupta S, Cox S, Abu-Ghannam N. Yenilebilir İrlanda kahverengi deniz yosununun nem ve fitokimyasal bileşenleri üzerinde farklı kurutma sıcaklıklarının etkisi. LWT Gıda Bilimi Teknol. 2011; 44 :1266-1272. doi: 10.1016/j.lwt.2010.12.022. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          41. Aarland RC, Bañuelos-Hernández AE, Fragoso-Serrano M, Sierra-Palacios EC, de León-Sánchez FD, Pérez-Flores LJ, et al. Echinacea purpurea ve Echinacea angustifolia ekstraktlarının fitokimyasal, antioksidan, antiinflamatuar, hipoglisemik ve antiproliferatif aktiviteleri üzerine çalışmalar . Eczacı Biol. 2017; 55 :649–656. doi: 10.1080/13880209.2016.1265989. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          42. Arcara PG, Nuti RV. Etil alkolün Allium cepa kök meristemlerinin mitotik döngüsüne etkisi . Karyoloji. 1967; 20 :229–232. doi: 10.1080/00087114.1967.10796261. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          43. Farzaneh V, Carvalho IS. Bitkisel bitki infüzyonlarının sağlık yarar potansiyellerinin ve bunların etki mekanizmalarının gözden geçirilmesi. Sanayi Mahsul Prod. 2015; 65 :247–258. doi: 10.1016/j.indcrop.2014.10.057. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          44. Srinivasan K, Muruganandan S, Lal J, Chandra S, Tandan SK, Prakash VR. Sıçanlarda Pongamia pinnata yapraklarının anti-inflamatuar aktivitesinin değerlendirilmesi . J Etnofarmakol. 2001; 78 :151–157. doi: 10.1016/S0378-8741(01)00333-6. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          45. Miceli N, Trovato A, Dugo P, Cacciola F, Donato P, Marino A, et al. Juniperus communis L. Var. meyvelerinin flavonoid profilinin, antioksidan ve antimikrobiyal aktivitesinin karşılaştırmalı analizi . communis ve Juniperus communis L. Var. saksatilis pall. Türkiye'den. J Tarım Gıda Kimya. 2009; 57 :6570–6577. doi: 10.1021/jf9012295. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          46. Owens MK, Lin CD, Taylor CA, Jr, Whisenant SG. Juniperus ashei'de mevsimsel bitki yanıcılığı ve monoterpenoid içeriği desenleri . J Chem Ecol. 1998; 24 :2115–2129. doi: 10.1023/A:1020793811615. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          47. Sokovic M, Ristic M, Grubisic D. Juniperus excelsa meyvelerinden elde edilen uçucu yağın kimyasal bileşimi ve antifungal aktivitesi . Eczacı Biol. 2004; 42 :328–331. doi: 10.1080/13880200490511936. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          48. El-Sawi SA, Motawae HM, Ali AM. Mısır'da yetiştirilen Juniperus phoenicea L.'nin yaprak ve meyvelerinin uçucu yağlarının kimyasal bileşimi, sitotoksik aktivitesi ve antimikrobiyal aktivitesi . Afr J Ticaret CAM. 2007; 4 :417–426. doi: 10.4314/ajtcam.v4i4.31236. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          49. Glisic SB, Milojevic SZ, Dimitrijevic SI, Orlovic AM, Skala DU. Juniperus communis L.'nin uçucu yağı ve farklı fraksiyonlarının antimikrobiyal aktivitesi ve bazı ticari antibiyotiklerle karşılaştırılması. J Sırp Kimya Soc. 2007; 72 :311–320. doi: 10.2298/JSC0704311G. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          50. Phillips BJ, Jenkinson P. Etanol genotoksik midir? Yayınlanan verilerin gözden geçirilmesi. Mutajenez. 2001; 16 :91–101. doi: 10.1093/mutaj/16.2.91. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          51. Guo SS, Ren MY, Song S, Wei P, Luo JB. Armadillidium vulgare Latreille'in sulu ekstraktının antinosiseptif ve antienflamatuar etkilerinin değerlendirilmesi . Çene J Integr Med. 2017; 23 :138–145. doi: 10.1007/s11655-016-2646-3. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          52. Bezerra AN, Massing LT, de Oliveira RB, Mourão RH. Psittacanthus plagiophyllus Eichl'in sulu ekstraktının standardizasyonu ve anti-inflamatuar aktivitesi . ( Loranthaceae ) J Ethnopharmacol. 2017; 202 :234-240. doi: 10.1016/j.jep.2017.03.029. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          53. Qin HD, Shi YQ, Liu ZH, Li ZG, Wang HS, Wang H, Liu ZP. Klorojenik asidin mast hücresine bağlı anafilaktik reaksiyon üzerindeki etkisi. Int İmmünofarmakol. 2010; 10 (9):1135–1141. doi: 10.1016/j.intimp.2010.06.018. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          54. Shishehbor F, Behroo L, Ghafouriyan Broujerdnia M, Namjoyan F, Latifi SM. Quercetin, yer fıstığına duyarlı farelerde yer fıstığının neden olduğu anafilaktik reaksiyonları etkili bir şekilde bastırır. Iran J Alerji Astım İmmünol. 2010; 9 (1):27–34. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          55. Camargo LL, Denadai-Souza A, Yshii LM, Mesquita FP, Soares AG, Lima C, et al. Periferik nörokinin-1 reseptörleri, sıçanlarda kaolin kaynaklı akut monoartrite katkıda bulunur. Nöroimmünomodülasyon. 2015; 22 (6):373–384. doi: 10.1159/000381549. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          56. Jajtner AR, Hoffman JR, Townsend JR, Beyer KS, Varanoske AN, Church DD, et al. Polifenollerin direnç egzersizine sitokin ve granülosit yanıtı üzerindeki etkisi. Physiol Temsilcisi 2016; 4 (24):e1305. doi: 10.14814/phy2.13058. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          57. Zeinali M, Rezaee SA, Hosseinzadeh H. Krizin ve flavonoid maddelerin bağışıklık düzenleyici ve iltihap önleyici özelliklerine genel bir bakış. Biyomed Farmakoteri. 2017; 92 :998–1009. doi: 10.1016/j.biopha.2017.06.003. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          58. Mukherjee A, Khuda-Bukhsh AR. Quercetin, küçük hücreli olmayan akciğer kanseri hücre hattı A549'da mitokondriyal aracılı apoptozu indüklemek için IL-6/STAT-3 sinyallerini aşağı regüle eder. Aust J Ecz. 2015; 18 (1):19–26. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          59. Mkhize NVP, Qulu L, Mabandla MV. Doğum öncesi stresli bir sıçan ateşli nöbet modelinde quercetin'in pro- ve anti-inflamatuar sitokinler üzerindeki etkisi. J Exp Neurosci. 2017; 11 :1179069517704668. doi: 10.1177/1179069517704668. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          60. Xie F, Zhang M, Zhang CF, Wang ZT, Yu BY, Kou JP. Melia toosendan meyvesinden etanolik özütün ve iki limonoidin anti-inflamatuar ve analjezik aktiviteleri . J Etnofarmakol. 2008; 117 :463-466. doi: 10.1016/j.jep.2008.02.025. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          61. Pereira Uliana M, Fronza M. Gomes da Silva a, Souza Vargas T, de Andrade TU, Scherer R. Brezilya gül biberinin bileşimi ve biyolojik aktivitesi ( Schinus terebinthifolius Raddi) yaprakları. Sanayi Mahsul Prod. 2015; 83 :235-240. doi: 10.1016/j.indcrop.2015.11.077. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          62. Meshram GG, Kumar A, Rizvi W, Tripathi CD, Khan RA. Sıçanlarda Albizzia lebbeck yapraklarının sulu ve etanolik ekstraktlarının anti-inflamatuar aktivitesinin değerlendirilmesi . J Gelenek Tamamlayıcı Med. 2016; 6 :172–175. doi: 10.1016/j.jtcme.2014.11.038. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          63. Toiu A, Vlase L, Drăgoi CM, Vodnar D, Oniga I. Hypericum humifusum L. ( Hypericaceae ) Farmacia'nın fitokimyasal analizi, antioksidan ve antibakteriyel aktiviteleri . 2016; 64 (5):663-667. [ Google Akademik ]
          64. Velescu BS, Anuţa V, Aldea A, Jinga M, Cobeleschi PC, Zbârcea CE, Uivarosi V. Alloxan kaynaklı diyabet modelinde quercetin ve vanadyl sülfatın koruyucu etkilerinin değerlendirilmesi. Farmacia. 2017; 65 (2):200–206. [ Google Akademik ]
          65. Deliorman OD, Hartevioglu A, Küpeli E, Yeşilada E. Rosa canina L. meyvelerinden elde edilen ham ekstrakt ve fraksiyonların in vivo anti-inflamatuar ve antinosiseptif aktivitesi . J Etnofarmakol. 2007; 112 :394–400. doi: 10.1016/j.jep.2007.03.029. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          66. Deng JS, Chi CS, Huang SS, Shie PH, Lin TH, Huang GJ. Taxillus Liquidambaricola'nın etanolik ekstraktlarının antioksidan, analjezik ve antiinflamatuar aktiviteleri . J Etnofarmakol. 2011; 137 :1161–1171. doi: 10.1016/j.jep.2011.07.041. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]

          .................................
          Epub 2019 17 Temmuz. Juniperus communis, Tümör Büyümesini Engelleyerek ve Apoptozu İndükleyerek Melanom Tümör Oluşumunu Bastırıyor

          Hong-Wei Gao1, Xiao-Fan Huang2 3, Tzi-Peng Yang3 4, Kai Fu Chang2 3, Ling-Wen Yeh3, Ming-Chang Hsieh3 4, Jun-Cheng Weng5, Nu-Man Tsai3 4
          Bağlantılar genişletmekSoyut


          Metastatik kapasitesi ve ölüm oranı yüksek olan melanom, Batı ülkelerinde sık görülen bir deri kanseridir. Bu çalışmanın amacı, Juniperus communis (JCo) ekstraktının melanomun baskılanmasında etkili olup olmadığını ele almak ve in vitro ve in vivo olarak dahil olan antikanser mekanizmalarını aydınlatmaktı.. JCo ekstraktının tümör baskılama ve toksisite üzerindeki antitümör kapasiteleri değerlendirildi ve sonuçlar, hücre döngüsünün aracılık edilmesi, otokrin sinyallemesinin azaltılması ve apoptozun indüklenmesi yoluyla tümör yükünün azaldığını gösterdi. Ayrıca, JCo özütü, yalnızca düşük patolojik ve fizyolojik toksisite ile test deneklerinin hayatta kalma oranını önemli ölçüde uzatmıştır. Ek olarak, JCo özütü, tümör eliminasyonu sürecinde kanser kök hücre ile ilişkili anjiyojenik ve metastatik proteinleri de azalttı. Bu sonuçlara dayanarak, bu çalışma, JCo özütünün tümör büyümesini baskıladığını ve apoptozu indüklediğini ve JCo özütünün melanom tümörijenezinin önlenmesi için yararlı olabileceğini düşündürmektedir.

          Yorum yap


          • #6
            Katran Ardıcı Stech-Wacholder Juniperus Oxycedrus L.[/B]
            Toros Ardıcı

            ARDIÇ KOZALAĞI




            Familyası: Selvigillerden, Zypressengewâchse, Cupressaceae

            Drugları: Katran Ardıç kozalağı; Juniperi Oxycedrus fructus
            Katran Ardıç eter yağı; “ “ aetheroleum
            Katran Ardıç yağı (katranı); Juniperi pix

            Toros Ardıç kozalağının Çayı içilir, eterik yağı çıkarılır ve odunlarından Katran elde edilir.
            Vatanı Akdeniz ülkeleri olan bitki Balkanlarda da yetişir ve 3-5 m boyunda nadiren 14 m.yi bulabilir. Yaprakları 4-14 mm uzunluğunda, 1-2 mm genişliğinde ve ucu oldukça sivridir. Kozalakları 6-10 mm çapında önce açık sarı, sonra olgunlaşınca kırmızı veya esmerimsi kırmızı renk-tedir.

            Birleşimi: Kozalaklarında ortalama %1 eterik yağ türevi içerir ve bunların önemlileri; α-Pinen %60, B-Myrcen %25-30, θ-Muurolen %2, Limonen %1 ve çok az miktarda Terpinen-4-ol %0,5 içerir. Katranda (Juniperi pix) δ-Cadinen %25-30, Calamenen %15-16, θ-Muurolen %6 ve az miktarda diğer eterik yağlar içerir. Eskiden Akdeniz ve Ege bölgesinde bulunan Toros Ardıcının dal, odun ve yaprakları güğümlere konur ve altı yakılarak katranı elde edilir. Yapılan araştırmalarda Ardıç katranının mikropları öldürdüğü ve mantarı yok ettiği ispatlanmıştır. Eskiden deri hastalıkları, ekzema, sedef hastalığı, uyuz, saç dökülmesi, kaşıntı ve romatizmaya karşı kullanılmıştır. Dahili olarak günde 3-5 defa 3-4 damla alınabilir. Avrupa'da sabun, şampuan ve kozmetik maddelere katkı maddesi olarak katılmaktadır. Türkiye'de Hakiki Ardıç kozalağı yerine genellikle Toros Ardıç kozalağı kullanılmaktadır. Oysa Karadeniz bölgesinde yaygın olarak yetişen Cüce Ardıcın kozalakları daha etkilidir.

            Yorum yap


            • #7
              Üç Juniperus türünün uçucu yağlarının in vitro antimikrobiyal ve antiinflamatuar aktivitelerine dayalı olarak etkinliğe yönelik ayrımı

              Yazar bağlantıları bindirme panelini açarReham S. Darwish birHala M. Hammoda birDoaa A. Ghareeb b cAli SA Abdelhamid cEl Moataz Bellah El Naggar dFathallah M. Harraz birEman Shawky bir
              Daha fazla göster
              Mendeley'e ekle
              Paylaş
              Anmak
              https://doi.org/10.1016/j.jep.2020.112971Hakları ve içeriği alın Soyut

              etnofarmakolojik alaka düzeyi

              Ardıç bitkileri, halk hekimliğinde antiseptik olarak ve romatoid artrit gibi inflamatuar bozuklukların tedavisinde yaygın olarak kullanılan sedir ağacı yağının önemli kaynakları olarak kabul edilir, ancak iddia edilen kullanımları destekleyecek yeterli bilimsel kanıt yoktur ve herhangi bir spesifikasyonu yoktur. en aktif olarak belirli Juniperus türleri. Çalışmanın amacı

              Bu çalışmanın amacı, üç Juniperus türünün uçucu madde profilinin çıkarılmasıdır ; J. communis , J. yatayis ve J. chinensis'e ek olarak, incelenen üç uçucu yağın antimikrobiyal ve anti-inflamatuar aktivitelerine dayalı olarak LPS (lipopolisakkarit) ile uyarılan WBC'lerde (Beyaz kan hücreleri) etkinliğe yönelik ayrımcılığına ek olarak, Her bir yağın biyolojik aktiviteleri üzerindeki spesifik değişkenlik etkisi. Malzemeler ve yöntemler

              Çalışılan üç bitkinin uçucu yağlarının uçucu bileşenlerinin profillenmesi, GC-FID (Gaz kromatografisi – alev iyonizasyon dedektörü) ve GC–MS (Gaz kromatografisi - kütle spektrometrisi) kullanılarak elde edildi. İncelenen uçucu yağların antimikrobiyal aktiviteleri araştırılmış ve yağlar için minimum inhibitör konsantrasyonu (MIC) belirlenmiştir. Pro-inflamatuar sitokinlerin üretimi, ELISA (Enzim bağlantılı immünosorbent tahlili) ile değerlendirildi. Her aktiviteden sorumlu biyobelirteçlerin tanımlanması, çok değişkenli istatistiksel analiz kullanılarak gizli yapılar modeline ortogonal projeksiyonun oluşturulması yoluyla denendi. Sonuçlar

              İncelenen üç bitkinin uçucu yağlarında kırk beş bileşen tanımlanmıştır. J. horizontalis yağı, E. coli'ye karşı en yüksek aktiviteyi gösterirken, J. communis , S. aureus'a karşı en yüksek aktiviteyi göstermiştir . OPLS model biplotu , J. communis ve J. horizontalis'ten alınan J. chinensis petrol örneğinin sınıflar arası ayrımını gösterdi . Üç yağlar, pro-enflamatuar sitokinler, tümör nekroz faktörü (TNF) üretimini azaltmak anlamlı bulunmuştur - a (IL) -1, interlökin p ve y, interferon (INF- γ)lipopolisakkarit ile aktive olan beyaz kan hücrelerinde. Tüm çalışılan yağlar TNF-a azaltılması benzerdi α ve INF y ise, J. chinensis yağı, IL-1'e karşı yüksek bir potans p . TNF- α ve INF- γ proinflamatuar mediatörlerin katsayı grafikleri, 1-terpineol, 4-terpineol, bornyl asetat, dl-limonen ve α- pinene'nin her iki aktiviteye de pozitif katkı sağladığını gösterirken, β- thujone, 3-carene ve γ -muurolen, IL-1 β inhibitör aktivitesine pozitif katkı sağlayanlardı . Çözüm

              İncelenen üç yağ arasında uçucu profillerinde gözlemlenen farklılıklar, spesifikler arası değişkenliğin test edilen yağların biyolojik aktiviteleri üzerindeki etkisini göstermektedir. Test edilen yağların, E.coli ve S. aureus'a karşı iyi antibakteriyel aktivitelere sahip olduğu , halk arasında topikal bir antiseptik olarak kullanımını haklı çıkarırken, insan WBC'lerinde gözlemlenen anti-inflamatuar etkilerin en azından kısmen, bunların üzerindeki inhibitör etkisine bağlı olduğu gösterilmiştir. proinflamatuar sitokinlerin üretimi. grafik soyut

              1. İndir : Yüksek çözünürlüklü görüntüyü indirin (297KB)
              2. İndir : Tam boyutlu resmi indir
              Tanıtım

              Juniperus cinsi , iğne yapraklı Cupressaceae familyasına ait cinslerden biridir. Avrupa, Asya ve Kuzey Amerika dahil olmak üzere kuzey yarımkürenin ılıman bölgelerinde dağılırlar (Seca ve Silva, 2005; Tumen ve diğerleri, 2012). Juniperus cinsi yaklaşık 68 tür içerir. En yaygın olarak bilinen türler arasında J. communis , J. indica, J. recurva, J. horizontalis, J. chinensis ve J. squamata bulunur.

              Ardıç bitkileri, halk hekimliğinde yara iyileşmesi, antiseptik, rubefacient olarak ve anksiyete, sinirsel gerginlik ve strese bağlı durumlara karşı aromaterapide yaygın olarak kullanılan sedir ağacı yağının önemli kaynakları olarak kabul edilir (Cioanca ve ark., 2015). Yağ, cilt sağlığı bakımı ve romatoid artrit ve gut gibi inflamatuar bozuklukların tedavisi için kullanılır (Han ve Parker, 2017). Ardıç anti-inflamatuar potansiyeli deneysel olarak kurulmuş ve farklı ülkelerin halk tıbbında iletilmiştir. Ardıç bitkileri, anti-inflamatuar ve analjezik özellikleri nedeniyle Tunus, Mısır ve Arap yarımadası dahil olmak üzere birçok Arap ülkesinde birçok geleneksel şifacı tarafından reçete edilmektedir. İlgili Juniperus communis; çilek idrar söktürücü, emmenagog, sindirim ve iltihap önleyici olarak idrar antiseptiği olarak kullanılır. Havadan parçalar, akut ve kronik sistit, albüminüri, mesane nezlesi, böbrek baskılanması, beyaz akıntı ve amenore için kullanılır. Ayrıca ağaç kabuğu astım, bel soğukluğu, artrit, solunum yolu rahatsızlıkları, diyabet, mesane rahatsızlıkları, kronik piyelonefrit, öksürük, karın rahatsızlıkları ve cilt rahatsızlıklarının tedavisinde kullanılır (Bais ve diğerleri, 2014). Öte yandan, J. horizontalis'in dallarının veya etli konilerinin infüzyonu öksürük, soğuk algınlığı ve ateş tedavisinde kullanılır. Koniler veya dallar buhar banyosu olarak da kullanılabilir (Moerman, 1998; Thomas, 1990). İle ilgili olarak , J. chinesis; sapları paraziter cilt problemleri ve romatizma tedavisinde kullanılır. Meyve konvülsiyonlar, aşırı terleme ve hepatit tedavisinde kullanılır. Kök yanık ve haşlanma tedavisinde kullanılmaktadır (Duke ve Ayensu, 1985). Ayrıca, kurutulmuş öz odun soğuk algınlığı, idrar yolu enfeksiyonu, ürtiker, dizanteri, kanama, lökor ve romatizmal artrit tedavisinde geleneksel bir ilaç olarak kullanılmıştır (Lim ve ark., 2002).

              Juniperus uçucu yağlarının ana bileşenlerinin α- pinene, β- pinene, sabinene, myrcene, dl-limonen ve bornyl asetat olduğu bilinmektedir (Ehsani ve diğerleri, 2012; Tumen ve diğerleri, 2012). Farklı Juniperus türlerinin uçucu yağlarının çoğu benzerliklere sahip olsa da, son çalışmalar kimyasal bileşen benzerliklerinin esasen eşdeğer biyolojik etkinlik sağlamadığını göstermiştir. Bu nedenle, farklı türlerin yağlarını sadece kimyasal bileşenlerine göre değil, daha da önemlisi, etkinlikle ilişkili işaretler olarak bilinen hedeflenen aktiviteden sorumlu olan kimyasal işaretlere göre ayırmaya çalışmak son derece önemlidir (Shawky ve diğerleri, 2018). .

              Bu arada inflamatuar süreç sırasında vasküler geçirgenlikte, lökosit birikiminde değişiklikler olduğu, ayrıca inflamatuar mediatörlerin salınımının meydana geldiği bildirilmektedir (Chen ve ark., 2018; Mendes ve ark., 2018). Fiziksel, biyokimyasal ve biyolojik uyarılar, makrofajlar gibi inflamatuar lökositlerin aktivasyonu ile sonuçlanır ve immün yanıt olarak proinflamatuar proteinlerin, sitokinlerin ve enzimlerin indüksiyonuna ve sentezine yol açar. Sitokinler, konakçının enfeksiyona, bağışıklık tepkilerine, iltihaplanmaya ve travmaya tepkilerini düzenler. Bazı sitokinler hastalığı daha kötü hale getirir (iltihaplanma öncesi), bazıları ise iltihabı azaltır ve iyileşmeyi destekler (iltihap önleyici). İnterlökin (IL)-1 ve tümör nekroz faktörü (TNF- α ) gibi zararlı proinflamatuar sitokinleri bloke etmeye odaklanan anti-inflamatuar aktivite). Bu proinflamatuar belirteçlerin kronik ve kontrolsüz aktivasyonu, bazı inflamatuar hastalıkların gelişmesine neden olur. Bu nedenle, sentetik ilaçların yan etkilerinin üstesinden gelmek için bu enzimleri hedeflemek ve inflamatuar sinyal iletim yollarını bozmak için doğal kaynaklı ilaçları keşfetmeye acil bir ihtiyaç vardır (Atanasov ve ark., 2015).

              Bu çalışmanın amacı, Juniperus türlerinin üç uçucu yağının uçucularının profilini çıkarmaktı ; GC-FID-MS ile J. communis , J. horizontalis ve J. chinensis , kemometriyle birleştirilmiş analizler, ayrıca incelenen üç uçucu yağın antimikrobiyallerine dayalı olarak etkinliğe yönelik ayrımcılığına ve inter- uçucu yağların kimyasal bileşenleri üzerindeki spesifik değişkenlik etkisi ve bunun her bir yağın biyolojik aktiviteleri üzerindeki müteakip etkisi.Bölüm snippet'leri

              Bitki materyali

              J. communis , J. horizontalis ve J. chinensis'in havadan parçaları (yaprakları ve dalları) , Mısır, Kahire'deki Uluslararası Bahçe'den üç yıl üst üste (2017, 2018 ve 2019) Aralık'ta (kış sezonu) toplandı. Her bitki 3 yıl boyunca her yıl üç kez toplanmıştır; her seferinde her bitkiden 500 g toplandı (her bitkiden 1500 g/yıl). Bitkilerin kimliği, Mısır, Kahire, El Orman Bahçesi'ndeki bitki tanımlama uzmanı Dr. Therese Labib tarafından doğrulandı. ÜçGC/MS analizi kullanılarak incelenen üç yağın uçucu bileşen profillerindeki değişkenlik

              J. communis , J. yatayis ve J. chinensis'in uçucu bileşenlerinin spesifik değişkenliğini incelemek için , incelenen üç bitkinin (hava kısımları) uçucu yağları Aralık 2017, 2018 ve 2019'da toplandı ve tarafından analiz edildi. Sırasıyla yağ bileşenlerinin tanımlanması ve miktarının belirlenmesi için GC-MS ve GC-FID.

              Tablo 1'in kapsamlı çalışması, incelenen üç bitkinin uçucu yağlarında kırk beş bileşenin tanımlandığını göstermiştir. Yağ verimi ile ilgili olarak, J.Çözüm

              Üç Juniperus türünden ekstrakte edilen üç uçucu yağın uçucularının, kemometriyle birleştirilmiş GC-MS analizi kullanılarak profillenmesi, spesifikler arası değişkenlikten kaynaklanan test edilen yağlar arasında uçucu profillerinde bir varyasyon olduğunu göstererek etkili bir şekilde gerçekleştirildi. Her bir yağın etkililiğe dayalı ayrımı, yağları biyolojik özelliklerine göre ayırt etmek için antimikrobiyal ve antiinflamatuar aktivitelerin ardından OPLS modellemesi değerlendirilerek yapıldı.Referanslar (50)

              Yorum yap


              • #8
                Juniperus communis L.'nin Su Özü, Hücre Ölümünü İndükler ve p53 ve PI3K/Akt Yolları aracılığıyla Kanser Hücrelerini Sitostatik İlaçlara Duyarlılaştırır

                Atso Raasmaja , 1, * Ulla Stenius , 2 ve Aram Ghalali 2
                Yazar bilgileri Makale notları Telif hakkı ve Lisans bilgileri Sorumluluk Reddi
                Bu makale, PMC'deki diğer makaleler tarafından alıntılanmıştır .
                Git: Soyut

                Ardıç ( Juniperus communisL.), genellikle yiyecek ve içeceklerde baharat olarak ve beslenme amaçlı kullanılan kuzey iğne yapraklı bir bitkidir. Ardıç özütünün (JE) insan nöroblastom hücrelerinde p53 aktivitesini, hücresel stresi ve gen ekspresyonunun neden olduğu hücre ölümünü etkilediği daha önce bildirilmişti. Bu nedenle ardıçın p53 ve Akt sinyali üzerindeki etkileri, Western blot, konfokal mikroskopi ve MTT analizi kullanılarak A549 akciğer, 22RV1 ve DU145 prostat ve HepG2 karaciğer kanseri hücrelerinde daha ayrıntılı olarak incelenmiştir. Ardıcın aynı anda hücre canlılığını azalttığını, p53 yolunu aktive ettiğini ve PI3K/Akt yolunu etkisiz hale getirdiğini bulduk. p53 aktivasyonu, artan nükleer p53 seviyesi ile ilişkilendirildi. Akt defosforile edildi ve inaktivasyonu, artan PHLPP1 ve PHLPP2 fosfataz seviyeleri ile ilişkilendirildi. PARP'ın paralel artışları, JE'nin hücre ölümünü aktive ederek hücre canlılığını azalttığını göstermektedir. Ek olarak, JE gemsitabin ve 5-florourasil antikanser ilaçlarının etkilerini güçlendirdi. Böylece JE, p53 ve Akt yolakları yoluyla farklı kanser hücre dizilerinde hücre ölümünü aktive edebilir.

                Anahtar Kelimeler: hücre ölümü, bitki özü, Juniperus communis L., p53, Akt, A549 küçük olmayan akciğer kanseri hücreleri
                Git: 1. Giriş

                Bitki kaynaklı fitokimyasallar, potansiyel beslenme ve sağlığı geliştirme stratejileri için bileşikler olarak geniş çapta çalışılmıştır. Ardıç ( Juniperus communis L., Cupressaceae) kuzey iğne yapraklı bir bitkidir ve meyveleri baharat olarak ve başka amaçlarla kullanılmıştır. Ardıç özütü (JE) birçok fenolik bileşik içerdiğinden, potansiyel fizyolojik etkilerine, spesifik biyoaktif özellikleri aracılık edebilir. Önceki çalışmalarda, JE'nin p53 aktivitesi, hücresel stres ve gen ekspresyonu gibi çeşitli hücresel fonksiyonları etkilediği ve ayrıca insan nöroblastom hücrelerinde hücre ölümünü indüklediği bulunmuştur [ 1 , 2 , 3 ].

                p53 ve PI3K/Akt sinyal yolakları, hücre sağkalımı ve apoptozun iki anahtar düzenleyicisidir ve bunların bozulmuş işlevleri birçok kanser türüyle bağlantılıdır [ 4 ]. Tümör baskılayıcı protein p53, sitozol ve çekirdekte aktiftir ve birçok hücresel proteinin yanı sıra gen ekspresyonunu kontrol eder [ 5 , 6 ]. p53, doğrudan sitozolik etkiler ve nükleer translokasyon yoluyla protein fosforilasyonu/defosforilasyonu ve gen asetilasyonu/deasetilasyonuna etki eder. Akt'nin aktivitesi, plazma zarına bağlı ikinci haberci sisteminin bir parçası olarak fosfatidilinositol-3-kinaz (PI3K) tarafından düzenlenir [ 7 , 8]. PI3K tarafından fosfatidilinositol 3,4,5-trifosfat (PIP3) üretimi Akt fosforilasyonuna yol açar. Akt, fosforile edilmiş formunda aktiftir ve daha sonra çekirdeğe yer değiştirebilir ve gen ekspresyonunu kontrol edebilir. Akt fosforilasyonunun kendisi PHLPP1 ve PHLPP2 fosfatazlar tarafından düzenlenir ve bunların bozulmuş işlevi kanserle bağlantılıdır [ 9 , 10 ].

                Amacımız, A549 akciğer kanseri, 22RV1 ve DU145 prostat kanseri ve HepG2 karaciğer kanseri hücrelerinde hücre ölümünün düzenlenmesi üzerindeki ardıç meyvesi ekstresinin moleküler etkilerini incelemekti. JE'nin etkileri, hücre canlılığı, p53, pAkt, PHLPP1/2, pGsk3Ser9 ve PARP bölünmesi seviyeleri üzerinde spesifik olarak analiz edildi. Ek olarak, JE'nin etkileri, iki antikanser ilacı, gemsitabin ve 5-florourasil ile kombinasyon halinde incelenmiştir.

                Git: 2. Sonuçlar

                2.1. Ardıç Özü Birkaç Kanser Hücre Çizgisinde Azalmış Hücre Canlılığı

                JE'nin hücre canlılığı üzerindeki etkileri, A549 küçük olmayan akciğer kanseri, 22RV1 ve DU145 prostat kanseri ve HepG2 hepatoselüler karsinom hücre dizilerinde analiz edildi. JE'nin tüm bu kanser hücre dizilerinde benzer hassasiyetle hücre canlılığında doza bağlı bir azalmaya neden olduğunu bulduk (Şekil 1A ve Şekil 3A–C). Azalan hücre canlılığının nedenlerini anlamak için, JE'nin bu etkilerine hücre ölümüyle ilgili mekanizmaların aktivasyonu ve aracılık edip etmediğini araştırdık (örn., p53 ve pAkt yolları).
                Resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı ijms-20-02054-g001.jpg
                Şekil 1
                Ardıç özü (JE), hücre canlılığını azalttı ve küçük olmayan akciğer kanseri A549 hücrelerinde P53 ve apoptozun aktivasyonunu indükledi. Hücreler, Malzemeler ve Yöntemler bölümünde tarif edildiği gibi büyütüldü, daha sonra 24 saat aç bırakıldı ve 24 saat boyunca JE ile inkübe edildi. ( A ) Hücre proliferasyonu, MTT tahlili ile tahmin edildi. ( B ) Hücre lizatları, Western blot ile bölünmemiş PARP (116 kDa) ve bölünmüş PARP (85 kDa) için analiz edildi. Yükleme kontrolü olarak Cdk2 kullanıldı. ( C ) Hücreler sabitlendi ve P53 için boyandı ve konfokal mikroskopi ile analiz edildi (büyütme: 63x). Sinyaller nicelendirildi ve kontrol yüzdesi olarak sunuldu. ( D ) Hücre lizatları, Western blot ile P53 için analiz edildi. Şekil B ve Dyeniden aynı deneylerden elde edilir ve Cdk2 yükleme kontrolü ( B )' de gösterilir . Veriler, çubuklar ± üç bağımsız deneyden standart sapma olarak sunulmuştur. * Kontrolden önemli ölçüde farklı, p ≤ 0.05. 2.2. Ardıç Özü, Hücre Çoğalmasının İnhibisyonuna Paralel Olarak p53 Yolunu Aktive Etti

                p53 proteinindeki ve PARP bölünmesindeki değişiklikler genellikle apoptozu saptamak için kullanılır ve p53'ün nükleer lokalizasyonunun proapoptotik özellikleri için çok önemli olduğu düşünülür [ 11 ]. Burada, A549 hücreleri JE ile tedavi edildiğinde bölünmüş PARP seviyesinde doza bağlı bir artış ve bölünmemiş PARP'de bir azalma tespit edildi (Şekil 1B). Daha sonra, JE'nin küçük olmayan akciğer kanseri A549 hücrelerinde p53 seviyeleri ve nükleer translokasyon üzerindeki etkilerini de inceledik. JE'nin p53 seviyesini arttırdığını bulduk (Şekil 1D) ve p53'ün nükleer translokasyonunu indükledi (Şekil 1C). P53 ve PARP üzerindeki etkiler, hücre sayısında azalmaya paralel olarak meydana geldi ve hücre ölümünde aktif bir rol oynadı. 2.3. Ardıç Özü Akt Yolunu Devre Dışı Bıraktı

                Akt'nin hücreleri apoptoza karşı koruduğu ve kanser tedavisini engellediği bilinmektedir. JE'nin, Akt'nin aktive edilmiş bir formu olan pAkt seviyesi üzerindeki etkisi, A549 hücrelerinde incelenmiştir. JE'nin hem Serin 473 (Ser473) hem de Treonin 308 (Thr308) kalıntılarında Akt fosforilasyonunu doza bağlı bir şekilde azalttığını bulduk (şekil 2A). Akt aşağı akış hedefi pGsk3β'nın fosforilasyonu inhibe edildi, bu da JE'nin Akt sinyalini azalttığını doğruladı (şekil 2A). Ayrıca, JE, fosfatazlarını, PHLPP1 ve PHLPP2'yi hedefleyerek Akt'yi düzenler gibi görünmektedir. JE, her iki fosfatazın seviyelerini, pAkt seviyelerindeki düşüşlerle ilişkili olacak şekilde arttırdı (şekil 2B). Tüm bu sonuçlar, Akt yolunun azalmış aktivitesi ile uyumludur ve JE ile indüklenen hücre ölümünde Akt'nin önemli bir rolüne işaret eden artan hücre ölümü seviyesine karşılık gelir.
                Resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı ijms-20-02054-g002.jpg
                Ayrı bir pencerede aç
                şekil 2
                JE, A549 hücrelerinde Akt sinyal yolunu inhibe etti. Serum açlığı çeken A549 hücreleri, 24 saat boyunca JE ile işlendi. ( A ) Hücre lizatları, Western blot ile pAkt Ser473, pGSK3P Ser9 ve pAkt Thr308 için analiz edildi. ( B ) Hücre lizatları, Western blot ile PHLPP1 ve PHLPP2 için analiz edildi. ( A , B ) Yükleme kontrolü olarak Cdk2 kullanıldı. Veriler, çubuklar ± üç bağımsız deneyden standart sapma olarak sunulmuştur. * Kontrolden önemli ölçüde farklı, p ≤ 0.05. 2.4. Ardıç Ekstraktının Prostat ve Hepatoselüler Karsinom Hücreleri Üzerindeki Etkileri

                JE'nin etkileri, ardıç kaynaklı mekanizmaların genelliğini ve hücre ölümünün aktivasyonunu araştırmak için prostat ve hepatoselüler kanser hücrelerinde daha fazla incelenmiştir. Ardıç tedavisinin 22RV1 ve DU145 prostat kanseri ve HepG2 hepatoselüler karsinom hücrelerinde de p53 seviyesini arttırdığı gösterildi (Figür 3D–F). Anti-proliferatif etkiler doğrultusunda (Figür 3A–C), JE, 22RV1 ve DU145 prostat kanseri hücrelerinde ve HepG2 hepatoselüler karsinom hücrelerinde hem pAkt hem de pGsk3β düzeylerini düşürdü (Figür 3D–F).
                Resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı ijms-20-02054-g003.jpg
                Ayrı bir pencerede aç
                Figür 3
                JE, prostat ve karaciğer kanseri hücrelerinde hem pAkt seviyelerini hem de hücre proliferasyonunu azalttı. Serum açlığı çeken 22RV1, DU145 ve HepG2 hücreleri, 24 saat boyunca JE ile işlendi. ( A – C ) Hücre proliferasyonu MTT tahlili ile tahmin edildi. ( D – F ) Hücre lizatları, Western blot ile pAkt Ser473, pGsk3β Ser9 ve P53 için analiz edildi. Yükleme kontrolü olarak Cdk2 kullanıldı. Veriler, çubuklar ± üç bağımsız deneyden standart sapma olarak sunulmuştur. * Kontrolden önemli ölçüde farklı, p ≤ 0.05. 2.5. Ardıç Özü A549 Küçük Akciğer Kanseri Hücrelerini 5-Florourasil ve Gemsitabine Karşı Duyarlılaştırdı

                JE aracılı mekanizmaların diğer hücre ölüm yollarıyla etkileşimi, akciğer ve pankreas kanserlerinde antikanser ilaçları olarak kullanılan 5-florourasil ve gemsitabin kullanılarak incelenmiştir. JE'nin bu bileşiklerin etkinliğini artırıp artırmadığını belirlemek için, JE'nin hücre canlılığı ve A549 hücrelerinde 5-florourasil ve gemsitabin tarafından indüklenen pAkt aktivasyonu üzerindeki etkilerini araştırdık. Tek başına 5-florourasil ve gemsitabin ile hücre canlılığındaki azalmalar, pAkt ve onun aşağı akış hedefi pGsk3β'deki azalma ile ilişkilendirildi (Şekil 4A, B). Hücreler, JE ve antikanser ilaçların bir kombinasyonu ile tedavi edildiğinde, hem pAkt hem de pGsk3β'deki azalmalar önemli ölçüde güçlendi, bu da pAkt yolunda 5-florourasil/gemsitabin ve ardıç arasında bir etkileşim olduğunu düşündürdü.
                Resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı ijms-20-02054-g004.jpg
                Ayrı bir pencerede aç
                Şekil 4
                JE, A549 hücrelerinde pAkt'ı azalttı ve gemsitabin ve 5-florourasil'in etkisini artırdı. Serum açlığı çeken A549 hücreleri, 24 saat boyunca JE ve/veya gemsitabin veya 5-florourasil ile tedavi edildi. ( A ) Hücre proliferasyonu MTT tahlili ile tahmin edildi. ( B ) Hücre lizatları, Western blot ile pAkt Ser473 ve pGSK3p Ser9 için analiz edildi. Yükleme kontrolü olarak Cdk2 kullanıldı. Veriler, çubuklar ± üç bağımsız deneyden standart sapma olarak sunulmuştur. *Kontrolden önemli ölçüde farklı, p ≤ 0.05.

                Git: 3. Tartışma

                Verilerimiz, düşük konsantrasyonlarda JE'nin birkaç kanser hücre hattında Akt'nin fosforilasyonunu inhibe ettiğini göstermektedir. Ardıçın hücreleri sitostatik ilaçlara karşı duyarlı hale getirdiğini gösteren sonuçları da sunuyoruz. Son raporlar, farklı ilaçların ve doğal ürünlerin birlikte kullanımının kanser tedavisinin etkinliğini artıracağını öne sürdü. Örneğin, statinler ve etoposid, doksorubisin veya 5-florourasil kombinasyonu ile tümörijenik hücrelerde apoptozun güçlenmesi bulundu [ 12 , 13 ]. Ayrıca, statin tedavisi, A549 küçük olmayan akciğer kanseri hücrelerinde etoposid ve 5-florourasil duyarlılığını arttırdı [ 14]. Statin kaynaklı apoptoz duyarlılığına, Akt fosforilasyonunun inhibisyonu ve nükleer translokasyonun aracılık ettiği öne sürülmüştür. Benzer şekilde, doğal bileşiklerin ve ekstraktların kullanımı ile artmış apoptoz bulunmuştur. Örneğin, kanser hücrelerinde şarap ve biberiye tedavilerinin antitümör etkilerine çeşitli bileşiklerin birleşik etkisi aracılık edebilir [ 15 , 16 ]. Daha önceki çalışmalar, ardıç özü [edilen insan SH-SY5Y nöroblastom hücrelerinde, p53 miktarı ve nükleer translokasyonunu arttırarak hücre ölümünü aktive edilen, özellikle de göstermiştir 3]. Bu çalışmada, JE'nin antikanser etkileri, p53 aktivasyonu ve pAkt inaktivasyonu ile paralel olarak görülmüştür; bu, özün, bu yolların her ikisini de düzenleyerek ve muhtemelen başka yollarla hücre ölümünü desteklediğini düşündürmektedir.

                JE'nin bir bileşim analizi, flavonlar, flavonoller, fenolik asitler, flavanoller ve biflavonoidler [ 1 , 2 , 3 , 17 ] olmak üzere beş ana gruba ayrılan birkaç fenolik bileşiği tanımladı . En bol bulunan fenolik bileşikler rutin, apigenin, isoscutellarein, hypolaetin, protocatechuic asit ve rutin idi. Burada, etkili konsantrasyonlar, doz bağımlılığı, maruz kalma süreleri ve mekanizmalar, incelenen tüm kanser hücre dizilerinde benzerdi ve nöroblastom hücrelerinde daha önceki bulgularımız ile karşılaştırılabilirdi. Buna göre, fenolik bileşiklerin benzersiz bir kombinasyonundan oluşan JE'nin spesifik apoptotik mekanizmalarla kanser hücrelerini hedef aldığı varsayılmıştır.

                Mevcut sonuçlar, JE'nin hücre ölümünü aktive etme yeteneğinin, burada çeşitli kanser hücre tiplerinde görüldüğü gibi daha genel bir etki olduğunu kanıtladı. Daha önceki çalışmalarda, JE yalnızca artan p53 aktivitesi ve hücre ölümü gösteren insan SH-SY5Y nöroblastom hücrelerinde incelendi [ 1 , 3 ]. Bu çalışmada, JE'nin antikanser etkileri, A549 küçük olmayan akciğer kanseri A549, 22RV1 ve DU145 prostat kanseri ve HepG2 hepatoselüler karsinom hücrelerinde de bulundu. İlginç bir şekilde, JE'nin etkileri, tek başına ilgili bileşikler için kullanılanlardan 100-1000x daha düşük konsantrasyonlarda bile oldukça küçük miktarlarda gözlemlendi. Tanımlanan fenolik bileşikler, JE işlemlerinde nanomolar konsantrasyonlarda mevcuttu [ 3]. Genel olarak, tek başına kullanıldığında, saf fenolik bileşikler, hücre canlılığını azaltmada veya mikromolar konsantrasyonlarda hücre ölümünü aktive etmede etkili olmuştur. Bu, örneğin SH-SY5Y nöroblastom hücrelerinde [ 1 , 18 , 19 ] apigenin ve kurkumin için veya A549 küçük akciğer kanseri hücrelerinde [ 20 , 21 ] naringenin ve kersetin için gösterilmiştir . Bu nedenle, JE'nin etkilerinin, ortak veya farklı mekanizmalar yoluyla birkaç bitki polifenolleri arasındaki güçlenme, sinerji veya her ikisinden kaynaklandığını öneriyoruz.

                PI3K/Akt sinyal yolu, insan kanserlerinde sıklıkla yukarı regüle edilir ve sitostatik ilaçlar tarafından indüklenir. Sonuçlarımız, JE'nin fosforilasyonunu inhibe ederek PI3K/Akt yolunu inhibe ettiğini göstermektedir. Treonin 308 ve Serin 473 defosforile edildi ve Akt yolunun tam aktivasyonu Treonin 308'deki Akt fosforilasyonuna bağlı olduğundan ve Serin 473'teki fosforilasyon treonin kaynaklı aktivasyonun korunmasına yardımcı olduğundan, Akt yolunun inaktivasyonu ile sonuçlandı. Bu inhibisyona, PHLPP1 ve PHLPP2 fosfataz seviyelerindeki JE kaynaklı artışlar aracılık edebilir. Bu fosfatazlar, Akt defosforilasyonundan sorumludur [ 10]. Hem PHLPP1 hem de PHLPP2, tümör baskılayıcılardır ve birçok kanserde aşağı regüle edilir, böylece Akt aktivitesini korur ve ayrıca çoğalmayı, büyümeyi ve hayatta kalmayı destekler. Ek olarak, JE, Akt'nin aşağı akış hedefi olan pGSK3β'nın fosforilasyonunu ve aktivasyonunu azalttı.

                Hücre ölümünün bir diğer önemli düzenleyicisi de p53 tümör baskılayıcıdır. p53, tümörlerin çoğunda mutasyona uğramış veya etkisiz hale getirilmiştir. Bu çalışmada, p53'ün nükleer translokasyonu ve bölünmüş/sağlam PARP oranı paralel olarak indüklendi ve bu, A549 hücrelerinde hücre ölümünün aktivasyonunu gösterdi. p53'ün JE tarafından aktivasyonu, akciğer, karaciğer ve prostat kanseri hücrelerinde Akt yolunun inhibisyonu ile aynı anda görüldü. Bu ve daha önceki sonuçlar, hücre ölümünün aktivasyonunun ardıç polifenollerinin birleşik etkileri aracılığıyla gerçekleştiğini göstermektedir [ 1 , 3 ]. Benzer güçlenme ve etkileşim, kanser hücrelerini doksorubisin, 5-florourasil ve gemsitabin gibi sitostatik ilaçlara duyarlı hale getiren statinler için de rapor edilmiştir [ 12 ,13 , 14 ] ve bitki özleri veya bileşikleri [ 1 , 15 ]. İlginç bir şekilde JE, A549 hücrelerinde 5-florourasil ve gemsitabinin antitümör etkilerini güçlendirebildi. İlaç kombinasyonlarının kullanımı sinerjik terapötik etkilere sahip olabilir, seçiciliği iyileştirebilir ve yan etkileri azaltabilir [ 22 ].

                p53 aktivasyonu ve Akt inhibisyonunun JE'nin hücre ölümünü teşvik eden mekanizmalar olduğu ve özellikle [ 23 , 24 ] sitostatik ilaçlarla birlikte kanser hücrelerinde ilaç kombinasyonlarının mekanizmalarını incelemek için potansiyel bir modeli temsil ettiği öne sürülmektedir . Mevcut sonuçların kesin mekanizmaları hala bilinmemektedir. Apoptoz ve ilaç duyarlılığının düzenlenmesinde PI3K/Akt, p53 ve PTEN aktivitelerinin etkileşimleri, örneğin küçük hücreli olmayan akciğer kanseri hücre dizilerinde bulunmuştur [ 23 , 24 ]. Bitki özleri ve bileşikleri, kanser ve diğer hastalıklara karşı ilaç geliştirme için potansiyel bir kaynak olarak geniş ilgi görmüştür [ 25].]. Bu nedenle, JE'nin p53'ü aktive etmek, PI3K/Akt yolunu inaktive etmek ve hücre ölümünü yeniden aktive etmek için birkaç amplifiye edici hedefi var gibi görünüyor.

                Git: 4. Malzemeler ve Yöntemler

                4.1. Bitki Malzemesi ve Reaktifler

                Baharat için yetiştirilen olgun ve kurutulmuş ardıç meyveleri ( Juniperus communis L.), Paulig Ltd, Finlandiya'dan ( http://www.pauliggroup.com ) ticari olarak elde edildi . Öğütülmüş ardıç meyvelerinin özleri, daha önce tarif edildiği gibi hazırlandı [ 17 ]. Kısaca, özütleme, üç saatlik bir hidrodistilasyon sırasında kaynar su ile gerçekleştirildi ve uçucu yağların çıkarılmasıyla sonuçlandı. Sulu ekstrakt süzüldü, dondurularak kurutuldu ve 4 °C'de saklandı. Ekstrakt verimi 422 mg/g öğütülmüş çilek olmuştur. Antikanser ilaçları 5-florourasil (5-Fu) ve gemsitabin, sırasıyla Sigma-Aldrich'ten (St. Louis, MO, ABD) ve Eli Lilly'den (Indianapolis, IN, ABD) satın alındı. 4.2. Hücre kültürü

                İnsan karsinoma hücre çizgileri A549, DU145, 22RV1 ve HepG2, ATCC'den (Manassas, VA, ABD) satın alındı. A549 hücre çizgisi, vahşi tip p53 ve Akt genotipi ile karakterize edilir. DU145, mutasyona uğramış bir p53 ve vahşi tip PTEN'e sahiptir; 22RV1, vahşi tip p53 ve PTEN'e sahiptir; ve HepG2, vahşi tip p53 genine ve PTEN'e sahiptir. A549 ve DU145 hücreleri, %10 inaktive edilmiş fetal bovin serumu (FBS) ve 1 mM sodyum piruvat ile DMEM içinde büyütüldü. 22RV1 hücreleri, %10 FBS ile takviye edilmiş Sigma-Aldrich'ten (St. Louis, MO, ABD) RPMI-1640 içinde büyütüldü. HepG2 hücreleri MEM'de Earl tuzları ve l ile büyütüldü.- 1 mmol/L sodyum piruvat, esansiyel olmayan amino asitler ve %10 inaktive edilmiş FBS ile takviye edilmiş glutamin. Ortam, penisilin-streptomisin ile desteklendi. Serum açlığı çeken hücreler, 24 saat boyunca %0.1 serum ile desteklenmiş ortam ile kültürlendi. DMSO, hücrelere eklendiğinde <%0.4'lük nihai konsantrasyonda 5-florourasil ve gemsitabini çözmek için kullanıldı. DMSO'nun hiçbir etkisi gözlenmedi. 4.3. Western Blotlama

                Hücreler PBS ile yıkandı ve IPB-7 tamponu (trietanolamin-HCl (TEA), 1 M, pH 7.8; NaCl, 5 M; sodyum deoksikolat, %4; Igepal CA-630 veya Nonidet P-40, %10) içinde parçalandı. inhibitörlü (1 mg/mL fenilmetilsülfonil florür, 0.1 mg/mL tripsin inhibitörü, 1 mg/mL aprotinin, 1 mg/mL leupeptin, 1 mg/mL pepstatin, 1 mmol/L Na 3 –VO 4ve 1 mmol/L NaF. Numuneler SDS-PAGE'ye tabi tutuldu ve bir PVDF membranı (Bio-Rad, Hercules, CA, ABD) üzerine lekelendi. Protein bantları, Santa Cruz Biotechnology, Inc.'den (Santa Cruz, CA, ABD) Ser473 veya Thr308, p53, PARP ve Cdk2 tortusunda fosforile edilmiş Akt'ye karşı antikorlar kullanılarak problanmıştır; Cell Signaling'den pGSK3p Ser9 (Beverly, MA, ABD); PHLPP1 ve PHLPP2 antikorları, Bethyl Laboratories Inc.'den (Montgomery, TX, ABD) alınmıştır. Proteinler, ECL prosedürü (Amersham Biosciences, İsveç) ile görselleştirildi. Sonuçlar NIH Image 1.62 yazılımı ile analiz edildi. 4.4. konfokal mikroskopi

                Hücreler %4 formaldehit ile sabitlendi, %2 BSA tamponu içinde %0.2 Triton X-100 ile geçirgenleştirildi. İmmün boyama, fare monoklonal p53 antikoru kullanılarak yapıldı. İkincil antikorlar, Alexa 488 (NY, ABD'deki ThermoFisher Scientific'ten (Kat. Numarası: A1101) ile konjuge edildi. Hücreler, x63 plan A ile donatılmış bir Zeiss LSM 510 META konfokal lazer tarama mikroskobu (Zeiss, Oberkochen, Almanya) ile analiz edildi. yağa daldırmalı lens 488 nm'de bir argon lazeri uyarıldı ve floresan görüntüleri 500 ila 550 nm arasında kaydedildi Belirtilen proteinlerin lokalizasyonu, çok izli modda Zeiss LSM görüntüleme yazılımı ile ölçüldü. 4.5. MTT Testi

                Hücre canlılığı, MTT tetrazolyum tuzunu formazana dönüştürmek için hücresel mitokondriyal kapasiteyi saptayan 3-(4,5-dimetiltiazol-2il)-2,5-difeniltetrazolyum bromür (MTT) tahlili ile belirlendi. Hücreler, MTT (Sigma-Aldrich, St. Louis, MO, ABD) içeren ortam ile 4 saat süreyle inkübe edildi. Hücreler daha sonra DMSO içinde parçalandı. Absorbans 570-620 nm'de ölçüldü. 4.6. İstatistiksel analiz

                İstatistiksel analiz Student's t -testi kullanılarak yapıldı. Veriler ortalama ± SD olarak sunuldu. Deneyler, farklı hücre grupları ile en az üç kez yapıldı. Sonuçlar, p ≤ 0.05'te istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi .

                Git: 5. Sonuçlar

                Sonuç olarak, birkaç bitki fenolik bileşiği içeren JE, PI3K/Akt inhibisyonu ve p53 yollarının aktivasyonu yoluyla A549 küçük olmayan akciğer kanseri, HepG2 hepatokarsinom ve 22RV1 ve DU145 prostat kanseri hücrelerinde doza bağlı bir şekilde hücre ölümünü aktive etti. Bu düzenlemeye ardıçın Akt fosforilasyonu/defosforilasyonu, PHLPP1 ve PHLPP2, pGsk3 ve bozulmamış/parçalanmış PARP ve p53 aktivasyonu üzerindeki etkileri aracılık etti. Mevcut sonuçlar ayrıca JE'nin farklı kökenlerden ve spesifik hedef mekanizmalar yoluyla çeşitli kanser hücrelerinde hücre ölümünü teşvik edici etkilere sahip olduğunu göstermiştir.

                Git: Kısaltmalar

                A549 Küçük olmayan akciğer kanseri hücre hattı
                DMEM Dulbecco'nun değiştirilmiş Eagle ortamı
                DMSO Dimetil sülfoksit
                DU145 Prostat kanseri hücre hattı
                HepG2 Hepatoselüler karsinom hücre hattı
                MTT 3-(4,5-Dimetiltiazol-2il)-2,5-difeniltetrazolyum bromür
                P53 transkripsiyon faktörü
                pAkt fosforile Akt
                PARP Poli (ADP-riboz) polimeraz
                PBS fosfat tamponlu salin
                pGsk3Ser9 Fosforillenmiş glikojen sentaz kinaz-3
                PHLPP1/2 fosfatazlar
                PI3K fosfatidilinositol-3-kinaz
                PIP3 Fosfatidilinositol 3,4,5-trifosfat
                ÇAY trietanolamin-HCl
                Git: Yazar Katkıları

                AR ve AG, tasarım, deneyler ve yazıya katkıda bulundu, ABD, çalışmaların ve el yazmasının tasarımına ve yazılmasına katkıda bulundu.

                Git: Finansman

                Bu araştırma Finlandiya'daki İsveç Kültür Vakfı tarafından finanse edildi.

                Git: Çıkar çatışmaları

                Yazarlar herhangi bir çıkar çatışması beyan etmemektedir.

                Git: Referanslar

                1. Lantto TA, Colucci M., Závadová V., Hiltunen R., Raasmaja A. SH-SY5Y ve CV1-P hücrelerinde fesleğen, ardıç, defne ve maydanozdan kurkumin, resveratrol ve bitki özlerinin sitotoksisitesi. Gıda Kimyası 2009; 117 :405–411. doi: 10.1016/j.foodchem.2009.04.018. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                2. Lantto TA, Dorman HJD, Shikov AN, Pozharitskaya ON, Makarov VG, Tikhonov VP, Hiltunen R., Raasmaja A. Sibirya çamının kimyasal bileşimi, antioksidan aktivitesi ve hücre canlılığı etkileri ( Pinus sibirica Du Tour) özü. Gıda Kimyası 2009; 112 :936–943. doi: 10.1016/j.foodchem.2008.07.08. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                3. Lantto TA, Laakso I., Dorman HJ, Mauriala T., Hiltunen R., Kõks S., Raasmaja A. Cellular Stress and p53-Associated Apoptosis by Juniperus communis L. İnsan SH-SY5Y Nöroblastom Hücrelerinde Berry Özü Tedavisi . Int. J. Mol. bilim 2016; 17 :1113. doi: 10.3390/ijms170711113. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                4. Iurlaro R., León-Annicchiarico CL, Muñoz-Pinedo C. Onkogenler ve Tümör Bastırıcılar Tarafından Kanser Metabolizmasının Düzenlenmesi. Met. enzimol. 2014; 542 :59-80. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                5. Whibley C., Pharoah PDP, Hollstein M. p53 polimorfizmleri: Kanser etkileri. Nat. Rev. Kanser. 2009; 9 :95-107. doi: 10.1038/nrc2584. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                6. Bieging KT, Mello SS, Attardi LD p53 aracılı tümör baskılama mekanizmalarının çözülmesi. Nat. Rev. Kanser. 2014; 14 :359–370. doi: 10.1038/nrc3711. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                7. Rodgers SJ, Ferguson D., Mitchell C., Ooms L. Fosfoinositid fosfatazlar tarafından kanserde PI3K efektör sinyallemesinin düzenlenmesi. Biosci. Rep. 2017; 12 :BSR20160432. doi: 10.1042/BSR20160432. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                8. O'Neill AK, Niederst MJ, Newton AC Hayatta kalma sinyal yollarının fosfataz PHLPP tarafından baskılanması. ŞUBAT J. 2013; 280 :572–583. doi: 10.1111/j.1742-4658.2012.08537.x. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                9. Tiligada E. Hücresel stres, hücre döngüsü ve antikanser ajanlar arasındaki çapraz konuşma sırasında nükleer translokasyon. Kör. Med. Kimya 2006; 13 :1317-1320. doi: 10.2174/092986706776872952. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                10. Grzechnik AT, Newton AC PHLPP Tarih boyunca: PHLPP fosfatazların yaşamında on yıl. Biyokimya. Soc. Trans. 2016; 44 :1675-1682. doi: 10.1042/BST20160170. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                11. O'Brate A., Giannaakou P. p53 konumunun önemi: Nükleer mi yoksa sitoplazmik posta kodu mu? İlaç Direnci. Güncellemeler 2003; 6 :313-322. doi: 10.1016/j.drup.2003.10.004. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                12. Roudier E., Mistafa O., Stenius U. Statinler, memeli rapamisin hedefi (mTOR) aracılı Akt sinyalinin inhibisyonunu indükler ve p53 eksikliği olan hücreleri sitostatik ilaçlara duyarlı hale getirir. Mol. Kank. orada. 2006; 5 doi: 10.1158/1535-7163.MCT-06-0352. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                13. Mistafa O., Stenius U. Statinler, pankreas kanseri hücrelerinde P2X7 reseptörü aracılığıyla Akt/PKB sinyalini inhibe eder. Biyokimya. farmakol. 2009; 78 :1115–1126. doi: 10.1016/j.bcp.2009.06.016. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                14. Miraglia E., Högberg J., Stenius U. Statinler, pAkt sinyal yolunun modifikasyonları yoluyla antikanser etkileri sergiler. Int. J. Oncol. 2012; 40 :867-875. doi: 10.3892/ijo.2011.1223. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                15. Barron CC, Moore J., Tsakiridis T., Pickering G., Tsiani E. Şarapla insan akciğer kanseri hücre çoğalmasının ve hayatta kalmasının engellenmesi. Kanser Hücresi İnter. 2014; 14 :6. doi: 10.1186/1475-2867-14-6. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                16. Moore J., Megaly M., MacNeil AJ, Klentrou P., Tsiani E. Biberiye özütü, Akt/mTOR/p70S6K aktivasyonunu azaltır ve A549 insan akciğer kanseri hücrelerinin çoğalmasını ve hayatta kalmasını engeller. Biyomedya. Eczacı. 2016; 83 :725–732. doi: 10.1016/j.biopha.2016.07.043. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                17. Hinneburg I., Dorman HJD, Hiltunen R. Seçilmiş mutfak bitkilerinden ve baharatlardan elde edilen ekstraktların antioksidan aktiviteleri. Gıda Kimyası 2006; 97 :122–129. doi: 10.1016/j.foodchem.2005.03.028. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                18. Das A., Banik NL, Ray SK Flavonoidlere maruz kalan insan malign nöroblastom SH-SY5Y hücrelerinde kalpain ve kaspaz kaskadlarının katılımı ile apoptoz mekanizması. Int. J. Kanser. 2006; 119 :2575–2585. doi: 10.1002/ijc.22228. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                19. Karmakar S., Davis KA, Choudhury SR, Deeconda A., Banik NL, Ray SK Bcl-2 inhibitörü ve apigenin, insan malign nöroblastom hücre dizilerinde sinerjistik olarak çalıştı ve dışsal ve içsel yolların aktivasyonu ile apoptozu arttırdı. Biyokimya. Biyofiz. Araş. Komün. 2009; 388 :705–710. doi: 10.1016/j.bbrc.2009.08.071. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                20. Lee ER, Kang YJ, Choi HY, Kang GH, Kim JH, Kim BW, Han YS, Nah SY, Paik HD, Park SY, et al. İnsan Akciğer Epitel Karsinomu A549 Hücrelerinde Sentetik Naringenin Türevleri Tarafından Apoptotik Hücre Ölümünün İndüklenmesi. Biol. Eczacılık Boğa. 2007; 30 :2394–2398. doi: 10.1248/bpb.30.2394. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                21. Xingyu Z., Peijie M., Dan P., Youg W., Daojun W., Xinzheng C., Xijun Z., Yangrong S. Quercetin, Aurora B kinazını hedefleyerek akciğer kanseri büyümesini baskılar. Kank. Med. 2016; 5 :3156–3165. doi: 10.1002/cam4.891. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                22. Lehár J., Krueger AS, Avery W., Heilbut AM, Johansen LM, Price ER, Rickles RJ, Short GF, Staunton JE, Jin X., ve diğerleri. Sinerjik ilaç kombinasyonları, terapötik olarak ilgili seçiciliği geliştirme eğilimindedir. Nat. Biyoteknoloji. 2009; 27 :659–666. doi: 10.1038/nbt.1549. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                23. Tsai JY, Tsai SH, Wu CC Kemopreventif izotiyosiyanat sülforafan, küçük hücreli olmayan insan akciğer kanseri hücrelerinde anoikis direncini ve ankrajdan bağımsız büyümeyi azaltır. Toksikol. Uygulama farmakol. 2019; 362 :116–124. doi: 10.1016/j.taap.2018.10.020. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                24. Guntur VP, Waldrep JC, Guo JJ, Selting K., Dhand R. Artan P53 Proteini Küçük Hücreli Olmayan Akciğer Kanserini İn Vitro Paklitaksel ve Cisplatine Karşı Duyarlılaştırır. Antikanser Araş. 2010; 30 :3557–3564. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                25. Gorzynik-Debicka M., Przychodzen P., Cappello F., Kuban-Jankowska A., Gammazza AM, Knap N., Wozniak M., Gorska-Ponikowska M. Zeytinyağı ve Bitki Polifenollerinin Sağlığa Potansiyel Faydaları. Int. J. Mol. bilim 2018; 19 :547. doi: 10.3390/ijms19030686. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]

                Yorum yap

                Hazırlanıyor...
                X