Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Gastrit, mide mukozası iltihaplanması, ülser, mide yarası, reflü mide yanması

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • Gastrit, mide mukozası iltihaplanması, ülser, mide yarası, reflü mide yanması

    Bu konudaki videomuz










    Gastrit , midemukozasi iltihaplanmasi

    Gastrit mide mukozasindaki iltihapli değişimlere verilen isimdir ve bu genelikle dokuyu tahrip eder. Gastritin akut ve kronik olan şekilleri vardır. Akut ve kronik gastritin kendine özgü hastalık belirleri mevcuttur. A-) Akut Gastrit:
    Akut Gastrit genelikle ağır hastalıklardan sonra ortaya çıkar ve hastalıklardan bazıları kaza sonucu, yaralanma, yanma , şoklu durumlar, hohusalık kumması, böbreklerin iflası ve büyük amaliyetlardan sonra görülebilir.

    Ayrıca aspirin, kortison, penicilin, ibuprofen gibi mide mukozasını tahripeden ilaçlar ve alkholde gastrite sebep olabilir. Nadiren herpes virusunda gastrite sebep olursada asil gastrite sebep olan halicobakter pylori isimli bakteridir. Halicobacter pylori akut gastritte çok nadiren görülür. İmmün sisteminin zayıf olması nedeniyle potaljik bakteriler, viruslar ve mantarlarla mücadele edemez ve böylece gastrit ortaya çıkar.

    Mide mukozasının akut tahribatında (lezyon) mideasidi oldukca önemli bir rol oynar. Normal olacak midenin yanhücreleri mide mukozasını korumak için alkalik bir tuz (bikarbonat) salğılar ve bir mukustan (mide mukozasının salğıladığı yapışkan sıvı ) oluşan bir bariyer (tabakadır). Mukus ve bikarbonat bariyeri (tabakası ) mide mukozasını korur, bu bariyer mide asidinin, mide mukozasına zarar vermesini önler. Bu koruyucu bariyer (set) sayesinde mide mukozasındaki kandolaşımı ideal olur, enerji üretmini düzenler. Prostaglandin üretimini artir.

    Büyük yaralanmalar ve hastalıklar nedeniyle bu koruyucu bariyerde zafiyetler görülür ve böylece buradaki hücreler yeterince enerji olamaz ve mide asidi buradaki hücrelere zarar vererek gastritin oluşmasına neden olur. Alkol mide mukozasına etki ederek burda mukoza hücrelerini tahrip eder Yoğun bakıma alınan hastaların büyük çoğunluğunda akut gastrit görülüğü ve bunlarin tedavi edilmemeleri halinde mide kanamasına sebep olduğu tesbitedilmiştir.

    Akut Gastritin belirtleri; mide çevresinde basınç hissi ve bu çevrede yoğun ağrı, buna ilaretten bulantı ve kusma görülür. Midekanamasın önemli belirliklerinden biri kan kusmasıdır, şayet kanamadan hemen sonra kusulursa kanın rengi açık kırmızı, yok eğer mideasidi ile karıştıktan sonra kusulursa o zaman kanın rengi kahverengi-siyah görünür. Bazı hastalar ise kusmaya bilir, o zamanda, bunların defi-haceti asfalt gibi siyahımsı bir renktedir. Defi-hacetteki kan açık kırmızı renkli ise basur kanaması ve koyu kırmızı ise ince bağırsak vede siyahımsı rente ise mide kanamasıdır. Mide ağırlarının kesin olarak bilininememesi halinde endoskopi yapılması şarttır. Midesi hasas olanların aspirin, penisilin gibi kimyasal ilaçalar kulanmamaları gerekir, çünkü mide kanamasına neden olabilir.

    B-) Kronik Gastrit: Kronik Gastrit haftalarca ve hatta yıllarca süren mide mukozası iltihaplanmasıdır. Halicobakter pylori isimli bakterinin vede ihtrinsic faktörününde gastrite sebep olabileceğininde anlaşılması ile birlikte bu konu yeniden daha detaylı olarak ele alınmaya baslanmiştır. Kronik Gastritin üç önemli kronik türü vardır ve bunları Tip A, Tip B ve Tip C diye üç gruba ayırmak mümkündür.

    Gastrit Tip A (Otoimmüngastrit); Bu gastrite otoimmün hastalığıda denir. Burada Antikorlar vücudun kendi anadokusuna saldırarak burada tahribata sebep olurlar. (Bu görüş eski bir hipotez olup, bunun böyle olmadığı ve otoimmün hastalıkları diye anılan hastalıklara virüslerin sebep olduğu yapılan araştırmalarla ispatlanmıştır.) (Nhp 10.02.1451) Tahribat sonucu mide asidi salğılayan A hücreleri (border cells, parietal cells, asid cells) yeterince mideasidi (HCl) salğılanmaz ve ikinci olarakta yine bu hücrelerin salgilandigi İntirinsic ?faktöründe etkiler ve azalmasına neden olur. (Taribata antikorlar değil virüslar sebep olur.) Mide asidinin azalması gastrin hormonunun artmasına sebep olur, gastrin hormonu mide asidini salğılayan A-hücrelerini uyarıcıdır. Bu sürekli uyarılar sonucu A-hücreleri takrip olur ve buda zamanla önce kronik gastrite sonrada kansere dahi sebep olabilir.

    A-Hücrelerinin takribat nedeniyle yeterince İntrinsic faktor salğılıyamaması demek başta B12 ve B6-vitaminleri, Folikasit (Bc-Vitamini), Çinko, Magnesiyum, Kalsiyum, Sodyum, Potasyum vb. vitaminlerin vede minerallerin bağırsaklar tarafindan absorbe edilmemesi demektir, çünkü İntrinsic faktor anahtar rol oynar. İntrinsic-faktor yetersizligi demek vitamin,-mineral,-ve aminoasityetersizliği demektir. (Nhp. 12.03.1723). Otoimmün hastalıkları ile virüs hastalıkları aynı semptomları (hastalık belirtileri) gösterdikleri bu nedenle otoimmün hastalıkları diye anılan hastalıklara virüslarin sebep olduğu virologların (viroloji uzmanı ) yaptıkları araştırmalarda bu ispatlanmıştır. Bunedenle otoimmün yerine virüs hastalıkları demek daha isabetli olur.

    Hertürlü iltihapli hastalığın arkasında virüslar vardır. Virüslar hücrelere yerleşerek onların yabancılaşmalarına ve saldırgan almalarına sebep olur. (Nhp 10.02.1451). Cenab-ı Allah insanın hiçbir organını kendi kendini tahrip etmeye ayarlanmamıştır, bu nedenlede otoimmün hastalıklar şimdilik açıklanması mümkün olmayan virü shastalıklarıdır. Hertürlü virüsa karşı Gökçek İksiri etkilidir, çünkü immün sistemini harekete geçirir.

    Gastrit B-Tipi-): Bu gastrite ?halicobacter pylori? isimli bakteri sebep olmaktadır. Halicobacter pylori midenin asitli ortamında yaşayabilmekte ve mide mukozsına yerleşerek buradan alkalik bir enzim olan ürazı (urase, üreyi parcalayici enzim) salğılar. Bu enzim ise mideasit üretim düzenini bozar ve zamanla tahrikat büyür. Midenin bozulan asit üretim dengesinin sadece Gökçek İksiri ve Gökçek Tonik ile tedavi etmek mümkündür.

    Gastrit C-Tipi-): Bu gastrite kimyasal-toksik gastritte denir, çünkü mide mukozasını bu maddeler nedeniyle tahrip olur. Bu gastrite oniki parmak bağırsağından mideye geri akan salğı nedeniylede mide mukozası tahrip olur. Yanlış beslenme yani aşırı hayvansalbesinler (et, peynir, yumurta ve mamülleri), fanta, kola, aşırı kahve, siyah çay ve çikolatada mide mukozasını tahrip eder. Ayrıca bazı kimyasal ilaçlar, özeliklede aspirin, penisilin, ibuprofen, kortison gibi ilaçlar sebep olur. Tahrip olan mide mukozasını Gökçek İksiri ve Gökçek Tonik ile tedavi etmek mümkündür.

    Çare: Hem akut gastrite hemde kronik gastrite karşı Zencefil-, Gökçek Tonik ve Gökçek İksirietkilidir. Akut gastrite görülen bariyer zafiyetini önler ve gastritin kısa sürede iyileşmesini sağlar. Kronik gastritte ise bakteri ve virusalra karşı immun sistemini kuvvetlendirerek dolaylı olarak tedavi eder.

    Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır. Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler. Fakat asıl 3. yağ bezi midemde çıkmıştı. Oğlumla arada bir güreş, boks ve karete karşımı antraman yaparız. Bir defasında Alim yeter artık diyerek mideme çok ağır bir yumruk indirdi, adeta nefesim kesildi ve kendime zor geldim. Bu tarihten sonra mide ağrımlarım aradan zaman geçmesine rağmen devam ediyordu. Bu ağrı bu dakar sürmez bu nedir aceba diye midemin üzerinde ellerimle araştırdığımda yumruk büyüklüğünde içeride bir şişkinlik olduğunu gördüm. Ve tabii korktum, bu sefer bıcak altına yatmak istemedim. kafamdaki lipom eriyip yok olmuştu ama midemdeki halla limon büyklüğünde ve korkumdan Gökçek İksirne aylarca devametim. Hamdolsun oldukca küçüldü ve artık bu problemi yeneceğimi anlayınca Radiyolloji doktoruna gittim (29.01.07 Unterer Atzemer 7, 60316 Frankfurt). Doktor ultrasonla baktı ve lipom dedi ve ceviz kadar olduğunu söyledi ve raporu ev doktoruna (Dr. med. Eva Abeleanu, Fankfurt) gönderdi. Evet yumruk büyüklüğündeki lipom 14 ayda ceviz büyüklüğüne kadar küçüldü. Ben Gökçek İksirini düzenli olarak 14 ay sürekli almadım. Düzenli alsatydım belkide daha kısa sürede iyileşebilirdi. Oğlumun ellerinde 15-16 adet siğil vardı 4 hafta Gökçek İksiri aldı siğiller yokoldu. Arkadaşımın burunboşluklarında (sinüs) 3 adet polip varidi eriyip yok oldu. Tanıdığım bir bayan sürekli miyom nedeniyle 2-3 yılda bir amaliyat oluyordu Gökçek İksiri aldıktan sonra miyom yokoldu

  • #2







    MİDE KANSERİ VE HELİCOBACTER PYLORİ (HP)

    Mide kanseri dünyada ikinci önemli ölüm nedenidir. 1980 yıllarda 750 000 hasta da mide kanseri tanısı konmuş bunların 600 000 ni yılda, mide kanserinden öldü. Mide kanseri ile HP infeksiyonu ilişkisi ilk defa Marshall tarafından 1983 de işaret edildi. On yıl sonra 1994 de Uluslararası kanser çalışma grubu HP infeksiyon grup 1 i karsinogenik olarak belirledi. Üç prospektiv epidemiyolojik çalışmanın meta-analiz sonuçları HP + ( HP pozitif ) hastaların normallere göre 4 kat daha kanser gelişme riski taşıdığını göstermiştir. Gelişmiş ülkelerde HP + ve kanser riski ilişkisi %49 ( genel HP pozitifliği %35 ) iken gelişmekte olan ülkelerde ise % 70 e ( genel HP pozitifliği % 85 ) çıkmaktadır. Değişik çalışmalarda farklı yöntemler kullanılarak farklı sonuçlar çıkmasına rağmen en iyimser tahminlerde, gelişmiş ülkelerde en az % 31, gelişmekte olan ülkelerde % 52 mide kanseri, HP infeksiyonu ile ilişkilidir. Bu ortalama kanserlilerin üçte birinin sebebi HP infeksiyonu anlamına gelir. Tütün, İnsan pailloma virusleri ve hepatit viruslerinin de benzer şekilde kanser riski taşıdığı bilinmektedir. Bu gün hangi yaşta tarama yapılmalı ve HP eredikasyon tedavisinde nasıl bir yöntem takip edilmeli bunun için uzun dönem, yaş, cins, aile hikayesi, ve etnik grupları içine alan randomize kontrollu çalışmalara ihtiyaç vardır. Bu arada hangi tedavi protokollerinin uygulanacağının da belirlenmesine ihtiyaç vardır. HP direkt mutogenik ve karsinogenik değildir. İndirekt karsinojenik etkisi olan bir çok madde vardır. HP amonyak üretir bu da hücre bölünmesini ve fosfolipazları etkileyerek hücre epitel membranlarını hasara uğratır, citotoksinlerle defans mekanizmasını bozar ve kronik inflamasyon oluşur. Aynı zamanda ortamda askorbik asid azalır ki antıoksidan ve antikanser etkisi vardır. Son olarak HP; mide mukozasında kronik dejenerasyona neden olarak mide kanserinin başlamasına neden olabilir. Ancak neden infekte hastaların çok az bir kısmında kanser geliştiği ve ne kadar zaman sonra kanserleşme başlayacağı ve koruyucu çalışmaların ne zaman başlaması gerektiği konuları bu gün açıklığa kavuşturulamamıştır.

    HP infeksiyonu ile direkt ilişkilendirilen ikinci tümöral oluşum mide lenfomasıdır. Bunun ile ilgili önemli bir çalışmayıda size aktarmak istiyorum. Mide lenfoması ( MALT ) mukoza ile ilişkili lenfoid doku tümörüdür. Konturek, P.L. ve ark. ( 2000 ) yaptıkları araştırmalarda ; Mide kanserlerinde Cag-A + H. Pylori yüksek miktarda pozitiv bu da gastrin ve gastrin reseptorleri yoluyla otokrın yolla tümör büyümesini uyarabileceğini belirterek aşagıdaki araştırma sunuçlarını yayınlamıştır. MALT lenfomada HP infeksiyonu ilişkisi mide kanserinden çok daha belirgindir. Lenfomada HP infekiyon pozitifliği % 90 dır. Cag-A pozitıfliği ise % 70 dir. Kontrol grupların da ise %56 ve %33 dür. Serum gastrin seviyesi kontrol grupuna göre lenfomalılarda 6 kat fazladır. Lümen içi gastrin ise hastalarda 70 kez daha fazla bulunmuştur. Antrum mukozasına göre tümör dokusunda gastrin 10 kat fazladır. Çalışma da MALT lenfomasında Cag-A HP pozitifliğinin önemli olduğu görülmektedir.

    Yorum yap


    • #3
      Ulserim Mi Var?

      Gastrite Doğal Çözüm, Kurdeşene Bitkisel Destek, Karaciğer Yağlanmasına Bitkisel Çözüm, Safra Taşı Tedavisi, Safra Çamuru Nasıl Yok Olur, Karaciğer Yağlanırsa Safra Taşı Oluşur, Enginar ile Karaciğer Tedavisi, Kurdeşene Bitkisel Destek, Kronik Ürtiker Tedavisi,Gastrite Doğal Çözüm, Helikobakter Pilori'den Nasıkl Kurtuluruz, Ülser Tedavisi, Antral Gastite Bitkisel Çözüm, Pan Gastrite Bitkisel Çözüm, Lahana Suyu ile Gastrit Tedavisi, Prebiyotik Nedir?, Probiyotik Nedir?, Mide Kanserinin Tedavisi,






      ULSERIM MI VAR?



      ULSER NEDIR?

      H.PYLORI BAKTERISI NEDIR?

      ULSERDE YENI TEDAVI ANTIBIYOTIKLEDIR.

      ABD Ulusal Sindirim Hastaliklari Bilgi Merkezi-H.PYLORI VE PEPTIK ULSER

      PEPTIK ULSER NEDIR? Midenin ic zarindaki veya duodenum/yani ince bagirsagin mideye yakin birlesen ust kismindaki/midenin alt cikisina yakin acik yaradir ulser.Peptik ulserlere sikca rastlanir;her 10 Amerikalidan birinde yasami surecinde ulser gorulmektedir.

      Bir nedeni bakteri bulasmasi,enfeksiyonudur ama bazi ulserler NSAIDler denen nonsteroid anti-inflamatuar aspirin ve ibuprofen gibi vs ilaclardan olur.Bazi ender durumlarda da,midedeki veya pankreasdaki kanserli tumorler de ulserlere sebep olurlar.Peptik ulserler baharatli yiyeceklerden veya stresden meydana gelmezler;nedeni bunlar degilidir.

      H.PYLORI NEDIR? Helicobacter pylori (H.Pylori) bir cins bakteridir.Arastirmacilar h.pylorinin , yogun olarak peptik ulserlere sebep olduguna inanmaktadirlar.H.Pylori enfeksiyonlari ABD de sikca gorulmektedir.40 yas altindakilerin ortalama % 20 si ve 60 yasin ustundekilerin yarisinda H.Pylori vardir.Ama H.Pylori enfeksiyonu var olan insanlarin cogunda da ulser gorulmemektedir. Neden her H.Pylori enfeksiyonu gorulen insanda ulser gorulmedigi henuz bilinmemektedir.Buyuk bir cogunlukla bu enfeksiyonlu kisinin karakteristiklerine ve H.Pylorinin tipine goredir ve ilerde daha baska kesfedilip anlasilacak oteki faktorlere gore daha iyi anlasilacaktir.Arastirmacilar insanin H.Pylori bakterisini nasil aldiklarindan emin degiller henuz ama yiyecek veya suyla olabilecegini dusunuyorlar.Arastrirmacilar bazi enfekte olmus kisilerin salyasinda H.Pylori bakterisi bulmuslardir-dolayisi ile opusmek gibi agizdan agiza da gecebilir/bulasabilir.

      H.PYLORI NASIL PEPTIK ULSERE SEBEP OLUYOR? H.Pylori bekterisi midenin ve duodenumun icini koruyan koruyucu mukus zarini zayiflatiyor ve bu da mide asidinin ,daha da alttaki hassas dokuya ulasmasina sebep oluyor.Hem asit hem de bakteri mide ve/veya ince bagirsagin ust kismindaki ic zari hasta ediyor,alevlendiriyor ve yara yani ulser yapiyor.

      H.Pylori mide asidinde yasayabiliyor cunku asidi notralize eden/yani onun fonksiyonlarini yok eden salgi salgiliyor kendisi.Iste bu mekanizma H.Pylori?nin aslinda midenin ?emin? kolay ulasilamaz ic koruyucu dokusuna ulasmasina sebep oluyor.Bir kere de oraya ulasti mi,bakterinin spiral seklinde olmasi kendini bu dokunun icine gommesine sebep olur.

      ULSERIN SEMPTOMLARI NEDIR? Karinda,midede gorulur en fazla rahatsizliklar.Bu rahatsizliklar genellikle sunlari icerir;

      · Garip,surekli bir agri

      · Gunlerce veya haftalarca bu agri gelir gider

      · Yemeklerden 2-3 saat sonra gorulur agri

      · Gece yarisi-karniniz acken,mide bosken agri yasanir

      · Yiyecekle rahatlar agriniz

      · Asid giderici anti-asit ilaclar sizi rahatlatir

      · Kilo kaybi
      · Istahsizlik
      · Siskinlik-karinda vs

      · Gegirme
      · Mide bulantisi

      · Kusmak
      · Bazi kisilerde cok hafif semptomlar gorulurken,bazilarinda hic belirti gorulmez.



      ACIL DURUM BELIRTILERI



      Eger bu belirtilerden ,semptomlardan bir tanesi bile varsa,DERHAL DOKTORUNUZU ARAYIN;HASTAHANEYE GIDIN;
      · Keskin, ani, surekli mide agrisi
      · Kanli veya siyah diski/kaka-evet ne cikiyor surekli bakin!
      · Kanli kusmuk veya kahve telvesine benzeyen kusmuk
      CUNKU BU SEMPTOMLAR SU CIDDI DURUMLARIN ISARETI OLABILIRLER;
      · Midede,duodenumda perforasyon-yirtilma-ulser mideyi veya ince bagirsak duvarini deler

      · Kanama-asit veya ulser bir kan damarini catlatir,patlatir

      · Tikanma-mideden gitmek,asagi gecmek isteyen yiyeceklerin yolunu tikar,bloke eder ulser

      H.PYLORI?NIN SEBEP OLDUGU ULSERE NASIL TESHIS KONUR? Belirtilerin/semptomlarin ulser tarafindan olup olmadigini anlamak icin doktor ust gastrointestinal-ust bagirsak Gi serileri veya endoskopi yapabilir.Ust Gi serileri girtlagin,midenin ve duodenumun x isinlari ile rongenlerinin cekilmesidir. Hastaya bariyum denen tebesirli gibi bir icecek verilir ve bu sivi da organlari ve varsa ulserleri rontgenlerde cok daha net gosterir.

      Endoskopi de bir cins muayene seklidir teshis koyabilmek icin ve endoskopi denn ince,ucunda minik isikli kamera/fotograf makinesi olan bir tuptur.Hasta hafifce sakinlestiri verilerek ,bazen uyutulur, doktor dikkatle endoskopiyi agizdan sokar ve bogazdan asagi,mideye ve duodenuma gonderir.Bu islem doktorungirtlak,yemek borusu,mide ve duodenumun icini gormesini saglar. Doktor endoskopiyi ulserlerin resimlerini cekmek icin veya aninda minik parcalar alip bunlari mikroskop altinda incelemek icin de kullanir bu islem sirasinda.

      H.PYLORI TESHISI KOYMAK Ulser bulunursa,doktor hastaya H.Pylori testi yapacaktir.Bu test onemlidir cunku H.Pylori?nin sebep oldugu ulseri tedavi etmekle,NSAIDler denen aspirin vs gibi ilaclarin sebep oldugu ulseri tedavi etmek arasinda cok fark vardir.

      H.Pylori?ye teshis kan,nefes,diski ve doku testleri ile konur ABD de.

      Kan testleri en sik yapilandir.Kan testleri H.Pylori bakterisinin antikorlarini teshis ederler.Kan doktorun ofisinde parmaktan kan alinarak yapilir.

      Ureli Nefes testleri de tedaviden sonra ,tedavi ise yaradi mi diye yapilir ama teshis icin de kullanilir.Doktorun ofisinde, hastaya ozel bir icecek verilir- icinde ozel karbon atomlari vardir.Eger H .Pylori varsa hastada,bu ureyi parcalar ve karbonlari serbest birakir.Kan bu karbonu akcigerlere goturur ve hasta nefes verisle atar bunlari.Bu nefes testi neticeleri % 96-98 dogrudur.

      Diski testi ise hastada yine enfeksiyon var mi teshis koymak icin kullanilir.Bu teste Helicobacter pylori stool antigen ( HpSA) testi denir ve teshis koymak icin kesin netice verir.

      Doku testleri genellikle endoskopi ile alinan biopsi ornekleri ile yapilir.Uc tipi vardir;?.

      H.Pylori?ye teshis koyarken daha az rahatsiz edici oldugundan once kan,nefes,ve diski testleri yapilir genellikle.Ama kan testleri H.Pylori vakasini takip eden tedavi cevap vermis mi amacli kulanilmaz cunku ,hasta tedavi edilmis ve artik H.Pylori vucudundan tamamen atilmis olsa da,haka kaninda H.Pylori pozitif gorulur.

      H.PYLORI ULSERLERI NASIL TEDAVI EDILIR?

      H.pylori peptik ulserleri bakteriyi olduren,midedeki asidi azaltan ve mide zarini koruyan ilaclarla tedavi edilir.

      Bakteriyi oldurmek icin antibiyotikler kullanilir.

      Iki cins asit uretimini bastiran/azaltan ilac kullanilabilir;H2 bloke ediciler ve proton pompali onleyiciler.

      H2 bloke ediciler,asit salgilanmasini uyaran/stimule eden histamini bloke ederek/engelleyerek ise yararlar.Birkac hafta icinde ulser agrisini azaltmaya yardimci olurlar.

      Proton , yani mideye asit pompalamayi onleyici inhibitorler ise, asidi mideye pompalayan mekanizmayi durdurarak asit uretimini bastirirlar,yok ederler.

      H2 bloke ediciler ve proton grubu ilaclar,yani bu ikisi yillardir mide ulserlerinin tedavilerinde recetelere tek baslarina yazilmislardir.Ama bunlar recetelere boyle tek baslarina yazildiklarinda, H.pyloriyi yok etmiyorlar ve boylece de H.pyloriden kaynaklanan ulserleri de tedavi etmiyorlar.Pepto-Bismol?un icindeki bismuth subsaaliccylate midenin icindeki zari asitten korumak icin kullanilir.Bu da H.pyloriyi oldurur.

      Tedavi genellikle antibiyotikler+ asidt uretimini bastiricilar+ ve mideyi koruyucularin bilesimi ile yapilir.Dunyanin dort bir yaninda peptik ulserde uygulanan antibiyotikler degisebilir cunku degisik bolgelerde bazi antibiyotiklere direnc gorulmektedir insanlarin vucutlarinda-ise yaramamaktadir.

      H.pylori tedavisinde tek bir ilac kullanimi asla tavsiye edilmez.Su andaki elimizdeki son bilgilere gore,en etkili tedavi 2 hafta suren,UCLU TEDAVI denen tedavidir-bu bakterileri oldurmek icin iki adet farkli antibiyotik+ ve de ya asit uretimini bastirici veya mide ic zarini koruyucu bir ilac uclusudur.Bu IKI HAFTALIK uclu ilac tedavisi ulserin semptomlarini azaltir,bakterileri oldurur, ve hastalarin % 90 ninda ulserin tekrarlamasini onler.

      Malesef hastalar uclu ilac tedavisini uygulamayi komplike bulabilirler cunku bazen gunde 20 adete varan sayida cok ilac almayi gerektirebilir.Hem de bu uclu ilac tedavisinde kullanilan antibiyotiklerin ,tedavide gorulen bazi yan etkileri vardir-mide bulantisi,kusma,ishal,koyu renkli diski,agizda metal tadi, bas donmesi,bas agrisi ve kadinlarda vajinada vs mantar.Bircok yan etkiler ilaclar kesilince gecer,tedavi edilebilir.Herseye ragmen,son arastirmalara gore,IKI HAFTALIK,UCLU ILAC TEDAVISI EN IDEAL OLANI.(bu uclu ilac ABD de tek bir kit icinde birlikte tek ambalaj icinde satilmaktadir)

      Oteki ulkelerdeki arastirmalarin erken elde edilen sonuclarina gore de,1 haftalik tedavi de,2 haftalik tedavi kadar ve daha az yan etkilerle etkili olabilmektedir.

      Baska bir secim de 2 haftalik iki ilacli tedavidir.Iki ilac bir antibiyotik ve asit bastiricidir.Uclu terapi kadar etkili degildir.

      Iki haftalik dortlu ilac tedavisi,ki bunda iki antibiyotik+asit bastirici+ve mide zarini koruyucu ilactan ibarettir ve arastirma calismalarinda umit verici gorulmektedir.Buna bismuth uclu tedavisi de denmektedir.

      H. PYLORI ENFEKSIYONU ONLENEBILIR MI? Hic kimse simdilik nasil bulastigini tam olarakbilemiyor ve bu nedenle de onlemek henuz cok zor.Arastirmacilar bu enfeksiyonu onleyecek asi uzerine calisiyorlar.

      NEDEN ABD? DE TUM DOKTORLAR HER HASTADA OTOMATIK OLARAK H.PYLORI?YI KONTROL ETMIYORLAR? Tibbi inanclari ve uygulamayi degistirmek zaman alir.Ortalama 100 senedir bilim adamlari ve doktorlar ,ulserlerin stres,baharatli,aci yiyeceklerden,ve alkolden oldugunu sandilar.Tedavi de yatak istirahati ve beslenme diyeti idi.Sonralari arastirmacilar nedenleri arasina mide asidini de eklediler ve ulserleri antiasit denen,asit gidericilerle tedavi etmeye basladilar.

      H.pylori 1982 de kesfedildiginden bu yana da, dunyanin bircok yerinde yapilan arastirmalar da ,H.pyloriyi yok etmek ,oldurmek icin antibiyotiklerin kullanilmasi ile peptik ulserlerin tedavi edildigini gosterdi.H.pylori ulserlerinin gelisimi degismektedir.Gelismis ulkelerde dogan insanlarda bu enfeksiyon gittikce daha az gorulmektedir.Tip dunyasi ise hala peptik ulserlerdeki H.pylori faktorunu arastirmaya devam ediyorlar.Eger peptik ulseriniz varsa,ve de H.pylori icin size test yapilmadiysa,doktorunuzla konusun.

      H. PYLORI NEDENLI PEPTIK ULSERLERI TEDAVIDE KULLANILAN ILACLARANTIBIYOTIKLER- metronnidazole, tetrasiklin,clarithromycin,amoksilin
      H2 BLOKE EDICILER- cimetidine, ranitidine, famotidine, nizatidine
      PROTON POMPALAMAYI ONLEYICILER- omeprazole, lansoprazole,rabeprazole
      MIDE ICI/ZARINI KORUYUCULAR- bismuth subsalicylate

      HATIRLAMANIZ GEREKEN MUHIM SEYLER


      · Peptik ulser midenin ic zarinda,duvarinda veya duodenum denen midenin alttan baglandigi ince bagirsagin ust kisminda gorulen acik yaradir.

      · Peptik ulserlerin yuzde olarak cogunlugu H.pylori bakterisi nedeniyle olusur-sebebi bu bakteridir.otekiler de NSAID denen aspirin vs bazi ilaclar nedeniyle olusur.

      · Peptik ulserlerin hicbiri acili,baharatli yiyeceklerden veya stresden dolayi olusmazlar!

      · H.pylori insandan insana yakin temasla,opuserek,ve kusmukla temasla bulasir.

      · Tuvaletten sonra ve yemek yemeden once HERZAMAN ELLERINIZI BOL SU+SABUNLA UZUN UZUN YIKAYINIZ.

      · H.pyloriden kaynaklanan ulserlerde en etkili tedavi antibiyotikler+ oteki ilaclarin birlesimidir.

      · Kaynak;NIDDK Ulusal Sindirim Hastaliklari Bilgi Merkezi- http://www.niddk.nih.gov/health/digest/pubs/hpylori/hpylori.htm H.Pylori ve Peptik Ulser- bu brosurun kopyeleme haklari yoktur- basilarak,mumkun oldugunca cok kisiye iletilmesini tesvik etmektedirler.ABD Ulusal Saglik Enstitusu ?Ulusal Sindirim Hastaliklari Bilgileri



      BASKA BIR KAYNAKTAN H.PYLORI VE ULSERI NEDIR? BU DA BIR SAGLIK SIGORTASININ UYELERINI BILGILENDIRMEK ICIN HAZIRLADIGI 400 SAYFALIK BIR "AKILLI SAGLIK KITABINDAN"-

      Ulser sindirim sisteminin icindeki ic zardaki yaradir ve peptik ulser de denir.Bir cogumuzun ulseri midede olusur ve buna gastrik ulser denir.Eger ince bagirsaklarin ust kisminda olusursa ulser yarasi,duodenal ulser denir.

      Yakin zamanlara kadar ulser yaralarinin nedeni bilinmiyordu,bircok nedenleri ustunde duruluyordu..Ama simdi artik H.Pylori ?helicobacter pylori-denen bir bakterinin buna sebep oldugu anlasildi-basit bir kan testi ile anlasiliyor.

      Eger hazimda zorluk,sanki hep tokmussunuz gibi midede siskinlik,ac olmaniza ragmen daha ilk lokmalari yerken bile hazimsizlik ve siskinlik, goguste agri ve yanma ( benim gibi kalp zannedebilirsiniz!) ,agza,YEMEK BORUSUNA geri tepen mide sivisi=reflux vs gibi belirtiler varsa, sebebi H.Pylori bakterisi olabilir.H.Pylori bakterisi zamanla ulsere donusmeden,hemen doktorunuzla konusun; sikayetlerinizi anlatin; H.Pyloriden suphelendiginizi soyleyin-hatta o size soyleyecektir- size basit bir kan testi yapilacaktir.Test neticesi pozitifse, cevap evetse 15 gun, 2 farkli antibiyotik +bir adet de ya asit uretimini bastirici veya mide ic zarini koruyucu bir ilac uclusudur- sabah aksam ac karniniza 3 cer tane icmeniz istenecek- ilacla tedavi edilebilirsiniz artik.Tabii daha baska test sekilleri de var eger doktorunuz uygun gorurse.

      H.Pylori bakterisini alan bircok kisi oteki faktorler de yanyana gelmedikce ulser olmuyorlar.

      Iste bu faktorlerden bazilari sunlar;
      • <LI class=MsoNormal style="tab-stops: list .5in; mso-list: l0 level1 lfo2">Belli bazi ilaclarin kullanilmasi <LI class=MsoNormal style="tab-stops: list .5in; mso-list: l0 level1 lfo2">Asiri alkol kullanimi <LI class=MsoNormal style="tab-stops: list .5in; mso-list: l0 level1 lfo2">Sigara icmek <LI class=MsoNormal style="tab-stops: list .5in; mso-list: l0 level1 lfo2">Stres
      • Oteki hastaliklar

      H.Pylori bakterisinin sebep olmadigi ulserlerin bircogu da sindirim sistemi yollarina zarar veren,hasarlayan sikca aspirin kullanmak veya non-steroid ve anti-inflamator ,ibuprofen, naproxen,vs gibi ilaclar sebep olmaktadir.



      Ulserin semptomlari genellikle oteki mide problemlerine benzerler;hazimsizligin neden oldugu midede ve boruda yanma, veya gastrit denen mide zarinin yangilanmasi.Semptomlar gobekle gogus ortasindaki iman tahtasi da denen yerde yanma veya tekrarlayan agrilari da icerebilir. Agri genellikle yemekler arasinda gorulur ve hatta sizi gece de uyandirabilir.hafif birseyler atistirmak veya ahtiasid hazim ilaci almak genellikle agriyi giderir.Ulserler hem de karinda siskinlige,mide bulantisina,veya hatta yemekten sonra kusmalara sebep olabilir.



      Ulserlerin bircogu midede veya midenin ince bagirsaga acildigi yerde gorulur.

      Ulserler midede kanamalara neden olabilir.Bu da diski,kakanizin koyu kirmizi,siyah hatta zift gibi siyahimsi olmasina sebep olur.Tedavi edilmezse, ulserler bazen de mide ile ince bagirsak arasinda tikanikliklara sebep olurlar.Ulserli mide duvari yirtilabilir ve asiri yogun agrilara sebep olabilir.Mide kanamasina ve mide duvari yirtilmasina sebep olan ulserlere acilen tibbi mudahale gerekir.

      Eger buna benzer semptomlariniz varsa ve evde kendi kendinize uyguladiginiz tedavi yontemlerine ragmen sikayetiniz 10-15 gundur devam ediyorsa,derhal doktorunuzdan randevu alin.Doktorunuz belirtileri degerlendirecek ve hatta sizde H.Pylori olup olmadigini gosteren basit kan tahlilini yapacak,ve asidi yok edici ve tedavi edici ilaclar verecektir.Eger H.Pylori varsa kaninizdaki testte ,15 gunluk bir ilac kuru yapmaniz istenecek ve daha sonraki tekrarlanan testle de bakterilerin hala sizde var olup olmadigi,ilacin ise yarayip yaramadigi kontrol edilecektir.

      EVDE SIZIN ALMANIZ GEREKEN ONLEMLER SUNLARDIR;
      • <LI class=MsoNormal style="tab-stops: list .5in; mso-list: l8 level1 lfo3">Alkol,kafeinli maddeler-cay,kahve,siseli,tenekeli,gazli,renkli icecekler,baharatli yiyecekler,acililar gibi semptomlarin baslamasina sebep olan yiyeceklerden ,iceceklerden uzak durun. <LI class=MsoNormal style="tab-stops: list .5in; mso-list: l8 level1 lfo3">Daha az ve daha sik sik yemeyi deneyin.Ise yaramazsa, normal beslenmenize,porsiyon ve zamanlariniza donun. <LI class=MsoNormal style="tab-stops: list .5in; mso-list: l8 level1 lfo3">Sigarayi birakin.Sigara icmek ulserlerin iyilesmesini yavaslatir ve de iyilesseler bile tekrar ulseriniz olmasina sebep olacaklardir. <LI class=MsoNormal style="tab-stops: list .5in; mso-list: l8 level1 lfo3">Aspirin,ibuprofen veya naproxen sodyum gibi ilaclari icmeyin.Acetominopheni icin bunlarin yerine. <LI class=MsoNormal style="tab-stops: list .5in; mso-list: l8 level1 lfo3">Midedeki asiti giderici (ABD deki Tums,Maalox ve Mylenta gibi) ilaclar midedeki asidi azaltirlar.Asidi bloke edici Pepcid AC,Tagamet HB,Zantac 75 ve Axid AR gibi ilaclar da midenizin urettigi asidin miktarini azaltirlar.Midedeki asidin miktarini azaltmak,ulserin iyilesmesine yardimci olur.Eger antiasit ilaclari aliyorsaniz ise yaramasi icin , fazla dozda ve sik sik almaniz gerekebilir.Doktorunuzla konusun sizin icin en iyi dozu tesbit etmek icin.
      • Cok fazla stres de,ulserin iyilesmesini yavaslatabilir.Gevseme tekniklerini ogrenin.

      PEKI NE ZAMAN DOKTORUMU ARAMAM GEREKIR;
      Karnin ust kisminda agri,goguste agri varsa ve gogsunuzu eziyor,sikistiriyor gibi bir agriysa bu,sanki gogsunuze bir agirlik oturmus gibiyse, veya kalp krizinde gorulen oteki belirtilerden biri daha varsa bununla birlikte (bak www.ruki.org/kalp.htm )
      • <LI class=MsoNormal style="tab-stops: list .5in; mso-list: l3 level1 lfo4">Eger size daha once ulser teshisi konmussa,karninizda cok kotu ve surekli bir agri varsa,cok kotu kusuyorsaniz,kusmukta veya diskida/kakada kan varsa,bas donmesi,kendini iyi hissetmemek, veya sokta oldugunu gosteren belirtiler varsa <LI class=MsoNormal style="tab-stops: list .5in; mso-list: l3 level1 lfo4">KISININ SOKTA OLDUGUNU GOSTEREN BELIRTILER-soguk cilt,hafif terli buz gibi cilt,zayif duyulan ve hizli atan nabiz,derinden zor duyulan hizli nefes almak,dusuk tansiyon,susama,mide bulntisi,veya kusmak,zihinde karisiklik/bulaniklik,veya endise, bayilacak gibi hissetmek,zayiflik,halsizlik,kendini kaybetmek-bayilmak-sok hayati bir tehlikedir-evde acil mudahale kisinin hayatini kurtarabilir. <LI class=MsoNormal style="tab-stops: list .5in; mso-list: l3 level1 lfo4">EVDE KIM NE YAPMALIDIR HASTA SOKTA ISE-Yatirin ve bacaklarini yerden en az 30 santim veya daha yuksege kadar kaldirin.Yara kafadaysa,veya boyunda,ya da goguste ise bacaklerini yerde duz tutun.Eger kusuyorsa,hastayi bir yanina cevirin agizdan tum sivilar cikana kadar.Omurgada vs incinme varsa asiri dikkatli olun-yangin vs tehlikesi olmadigi surece ASLA KIPIRDATMAYIN;DOKUNMAYIN.Kanamalari varsa bandajlayin ve kontrol altina alin.Kisiyi ilik tutun,usumesin ama asiri sicak da iyi degildir.Altina battaniye koyun;ustune de carsaf veya battaniye ortun mevsime gore.Eger bulundugunuz yer sicaksa,kisiyi serin tutmaya gayret edin.Her 5 dakikada bir kisinin nabzini olcun.Hasta kisiyle konusun ve endisesini gidermek icin rahatlatin.Doktor cagirin;ambulans cagirin. <LI class=MsoNormal style="tab-stops: list .5in; mso-list: l3 level1 lfo4">Eger antiasit ve asit bloke edici ilaclarla tedaviye ragmen ulseriniz,belirtileri iyilesmediyse de doktoru arayin <LI class=MsoNormal style="tab-stops: list .5in; mso-list: l3 level1 lfo4">Ve eger kilo kaybediyorsaniz ve neden oldugunu bilmiyorsaniz <LI class=MsoNormal style="tab-stops: list .5in; mso-list: l3 level1 lfo4">Eger yemekten hemen sonra mide bulantisi veya kusma oluyorsa <LI class=MsoNormal style="tab-stops: list .5in; mso-list: l3 level1 lfo4">Gece karin agrisi sizi uykunuzdan uyandiriyorsa
      • Eger yutkunurken agri veya yutkunmada zorluk varsa

      H. PYLORI VE ULSERLER HAKKINDA DAHA FAZLA BILGI ISTEYENLERE BROSURLER,LINKLER;

      H. PYLORI(eyc paylori okunur) VE ULSERLER HAKKINDA DAHA FAZLA BILGI ISTEYENLERE BROSURLER,LINKLER; http://www.niddk.nih.gov/health/digest/pubs/hpylori/hpylori.htm nedir ,teshisi,tedavisi BROSURU http://www.niddk.nih.gov/health/digest/digest.htm http://www.niddk.nih.gov/health/digest/pubs/gerd/gerd.htm http://www.niddk.nih.gov/health/health.htm#a-z http://www.niddk.nih.gov/health/eztoread.htm#dig http://www.niddk.nih.gov/index.htm http://www.cdc.gov/ulcer/keytocure.htm CDC
      http://www.cdc.gov/ulcer/consumer.htm Tuketicilere-CDC
      http://www.cdc.gov/ulcer/myth.htm Ulser hakkinda yanlis bildiklerimiz-Stres ve beslenmedeki bazi seyler ulseri azdirabilir ama ASLA ULSERE SEBEP OLMAZLAR .
      http://www.cdc.gov/ulcer/history.htm ULSERIN TARIHCESI
      http://www.cdc.gov/ulcer/md.htm CDC-Doktorlara http://www.lib.uiowa.edu/hardin/md/pepticulcer.html http://www.intelihealth.com/IH/ihtIH/WSIHW000/9339/10915.html Peptik Ulser http://www.helico.com/ H.PYLORU ORGANIZASYONU http://www.idph.state.il.us/public/hb/hbhylori.htm H.Pylori nedir? http://www.bdf.org.uk/leaflets/hpylori.html nedir?
      http://www.cdc.gov/ulcer/keytocure.htm http://gi.bsd.uchicago.edu/diseases/other/ulcers.html ulserler nedirler? http://www.mayoclinic.com/findinformation/diseasesandconditions/invoke.cfm?id=DS00242 Peptik Ulser
      http://www.asge.org/gui/patient/index.asp Endoskopi hakkinda bilgiler http://www.sciam.com/0996issue/0296blaser.html Scientific American http://www.niddk.nih.gov/health/digest/pubs/hpylori/hpylori.htm http://www.asge.org http://www.asge.org/gui/patient/patient_info.asp http://kidshealth.org/parent/general/infections/h_pylori.html Cocuklarda H.Pylori http://www.intelihealth.com/IH/ihtIH/WSIHW000/8270/8748.html http://www.albertadoctors.org/home/
      http://www.acg.gi.org/acg-dev/patientinfo/cgp/cgpvol1.html http://www.bcm.tmc.edu/pa/hpulori.htm http://hopkins.med.jhu.edu/NewsMedia/hnf/HNF_755.HTM http://falcon.cc.ukans.edu/~jbrown/ulcer.html http://www.glaxowellcome.ch/gw/fr/public/background_hp.html http://www.ukans.edu/~micro/ulcers.htm
      http://www.mednets.com/hpylori.htm
      http://www.canadianhp.com/english/h._pylori.html
      http://www.gastro.com/ulcers.htm
      http://www.heartinfo.org/reutersnews/t1029-3f.htm http://healthlink.mcw.edu/article/956711536.html
      http://www.mayohealth.org http://www.mayoclinic.com/findinformation/diseasesandconditions/invoke.cfm?id=DS00242 http://www.mayoclinic.com/findinformation/diseasesandconditions/invoke.cfm?objectid=BA6DB211-57CE-4DB7-A3614C2B60219EB5&locID= alkoliklik nedir? http://onhealth.webmd.com/conditions/condctr/gastro/item,48712.asp
      http://science-education.nih.gov/snapshots.nsf/story?openform&rtn~Hpylori http://www.bact.wisc.edu/Bact330/hpylori.html http://www.nlm.nih.gov/medlineplus/druginfo/bismuthsubsalicylatemetronidaz203633.html http://www.mcphu.edu/continuing/cme/medicine/h-pylori/clinical.htm http://www.oncolink.upenn.edu/cancer_news/reuters/2000/aug/20000809clin008.html http://www.newton.dep.anl.gov/askasci/mole00/mole00025.htm http://www.glaxowellcome.ca/content/press/Pyloride.html http://webmd.lycos.com/content/dmk/dmk_article_40067 http://www.pslgroup.com/dg/fe5da.htm
      http://excite.healthology.com/focus_index.asp
      http://www.1001herbs.com/herbalh-p/ http://www.cyberdiet.com/modules/gi/disorders/upper/ulcer.html http://www.oznet.ksu.edu/dp_news/sty/wellowners.htm http://www.lib.uiowa.edu/hardin/md/gastro.html http://www.lib.uiowa.edu/hardin/md/sitemap.html http://www.lib.uiowa.edu/hardin/md/diseases.html http://www.lib.uiowa.edu/hardin/md/focus.html http://www.lib.uiowa.edu/hardin/md/micro.html

      Yorum yap


      • #4






        Gastritin sorumlusu ne?

        1990?lı yıllara kadar pek bilinmeyen helikobakter pilori mikrobu günümüzde mide ve oniki parmak barsağı ülserleri ile kronik gastritin en önemli etkeni olarak olarak kabul ediliyor. Helikobakter pilori ya da kısa adıyla Hp?nin mide kanserinin gelişiminde de önemli bir rolü olduğu biliniyor.

        Peptik ülser ve gastrit kanserinin başlıca sorumlusu
        HELİKOBAKTER PİLORİ
        Helikobakter pilori, onikiparmak bağırsağı ülserlerinin yüzde 90?ında, mide ülserlerinin yüzde 70?inde belirleniyor. Bu nedenle, günümüzde helikobakter pilorinin yok edilmesi ülser tedavisinin önemli bir parçasını oluşturuyor.
        Midede veya onikiparmak bağırsağında peptik ülseri bulunanlarda aynı zamanda helikobakter pilori enfeksiyonu da belirlenmişse, bakterinin yok edilmesi amacıyla antibiyotik tedavisinden yararlanılıyor. Acıbadem Hastanesi Kozyatağı Gastroenteroloji Bölüm Şefi Prof. Dr. Nurdan Tözün, Dünya Sağlık Örgütü Uluslararası Kanser Araştırma Ajansı tarafından helikobakter pilorinin kanserojen bir bakteri olduğunun kabul edildiğini belirterek şöyle diyor: ?Yapılan araştırmalarda helikobakter piloriye maruz kalan hastaların mide kanserine yakalanma olasılıkları diğerlerine kıyasla yaklaşık 4 katı fazla. Bu çalışmalar helikobakter pilorinin gastrit kanseri üzerindeki etkilerini ortaya koyuyor.?

        PEPTİK ÜLSERDE HELİKOBAKTER PİLORİNİN ROLÜ
        Ülserin en büyük nedeni ?Helicobakter pilori?. Prof. Dr.Tözün ülser ve helikobakter arasındaki ilişkiyi şöyle açıklıyor: ?1990?lı yılların başında yapılan araştırmalar h.pilori ve ülser hastalığı arasındaki bağı ortaya çıkarmıştır. Duodenal ülserlerin yüzde 85 - 100?ünde, gastrit ülserlerin yüzde 70 - 90?ında helikobakter pilori bulunuyor. Özellikle antibiyotik tedavisinin bu hastalığı yenmede etkili olduğunun görülmesi bu ilişkiyi güçlendirmektedir. Bu tedavi uygulanmadan önce sadece asit giderici ilaçlarla yapılan tedavilerle ülserlerin bir yılda tekrarlama olasılıkları % 50-60 iken antibiyotik tedavisi ile bu oran % 1-3 civarına inmiştir. Kuşkusuz ülser oluşumuna yol açan diğer nedenler (romatizma ilaçları ve aspirin kullanımı, alkol, sistemik hastalıklar) da göz önünde bulundurulmalıdır.?
        Prof.Dr. Nurdan Tözün ?Son zamanlarda ülkemizde, çeşitli durumlarda kontrolsüz ve gereksiz antibiyotik özellikle de metronidazol ve klaritromisin kullanımının tedaviye dirençli helikobakter türlerinin ortaya çıkmasına yol açtığını ,bu nedenle de 2 hatta 3. basamak tedavilerin gündeme geldiğine? dikkati çekiyor.
        Başlıca belirtileri
        Prof. Dr. Tözün peptik ülserin başlıca belirtilerini sıralayarak, bu belirtileri taşıyanları doktora başvurmaları konusunda uyarıyor:
        Mide bölgesinde ağrı, yanma
        Geceleri uykudan uyandıran mide ağrısı
        Kusma
        İştahsızlık ve kilo kaybı
        Dışkıda siyahlaşma

        MİDE KANSERİ VE HELİKOBAKTER PİLORİ
        Mide kanseri, tüm dünyadaki kanserler arasında ikinci sırayı işgal ediyor ve her yıl yaklaşık 650.000 kişinin ölümünden sorumlu olduğu biliniyor. Yapılan araştırmalar helikobakter pilorinin mide kanserine yakalanma riskini arttırdığını ortaya koyuyor. Prof. Dr. Tözün helikobakter pilorinin kronik enfeksiyonunun midede kalıcı, hatta ömür boyu süren kronik gastrite bunun da zamanla çok odaklı ?atrofik gastrit? denen özel bir gastrit türüne dönüştüğünü, süregelen bu yangı ve tahrişin de zamanla kansere yol açabileceğini ifade ederek şöyle devam ediyor: ?15 yıllık bir süreçte kronik gastrit vakalarının en az yüzde 10?unda kansere ilerleme görülebileceği biliniyor.Birinci derecede akrabalarında mide kanseri olanlarda bu risk daha fazla. Ayrıca sigara, diyet,alınan gıdalardaki nitrojen miktarı ve fazla tuz alımının da bu sürece katkısı oluyor. Bu açıdan bu hastaların dikkatli olması gerekiyor.?

        HELİKOBAKTER PİLORİ TANISI
        Helikobakter piloriyi tespit edecek birçok test var. Bakterinin antikorlarının varlığını kanıtlamak için kan testleri yapmak bu testlerden en çok kullanılmış olanı. Ayrıca mideden alınan doku parçası ile hızlı üreaz testi ya da patolojik inceleme yapmak; kültürde bakteriyi üreterek helikobacter pilori?yi tespit etmek mümkün. Bu sonuncu test araştırma amaçlı kullanılıyor. Günümüzde tedavi sonrası takipte ya da tarama testi olarak en sıklıkla kullanılan testler ise üre-nefes testi ile dışkıda helikobakter antijen testidir.

        Yorum yap


        • #5
          Von: Neriman Yurt
          An: gokcekaktar@hotmail.com
          Gesendet: Montag, 19. März 2007 20:49
          Betreff: şişkinlik

          Sayın İbrahim Bey,
          Yaklaşık 2 aydır şişkinlik oluyor. Kan tahlilimde hp mikrobuna rastlandı ve antibiyotik kullandım. Biraz rahatladım. Şimdi mide için "lansor " kullanmaktayım. Son 3-4 gündür yine şişkinlik oluştu. İnternette hp' den kaynaklanan gastrit için araştırma yaparken sizin sayfanıza rastladım. Gökçek tonik bana da uygulanabilir mi? Ankara'da kullananlar var mı? Varsa adres veya telefon olarak kişilere ulaşabilir miyim? Gökçek Tonik benim rahatsızlığımda da kullanılıyorsa nasıl alabilirim?
          İyi günler, iyi çalışmalar

          Neriman Yurt
          Neriman Hanım
          Gastrite karşı Gökçek Tonik en etkili üründür. Nurettin beyin yakını bir bayan 10 günde iyileşti bayan iyileşti. NURETTİN BEYE SORABİLİRSİNİZ, ama ben bayanın telfonunu veremem. Yani şimdi sizin telfon numaranızı başkasına vermem doğru olmuyacağı gibi başkasının nuarasınıda size veremem. Artı doğru beslenmek gerek www.gokcekdiyet.com

          Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

          Yorum yap


          • #6
            efeyle Nickli öğeden Alıntı Mesajı göster
            ben manisadan sizlere yazıyorum.6 ay öncesinde midemde yanma ve karnımda şişlik nedeniyle ilaç kullanmaya başladım ayrıca reflü denilen dilimin üstüne siyaha çeviren mide asiti ağzıma geliyordu.6 aylık zaman müddetince kullandığım ilaç beni geçici olarak rahatlatmasına rağmen tam bir iyileşme sağlanamadı.sabahları kalktığımda yine dilimin üstü simsiyahtı.çok rahatsız oldum ve manisa celal bayar hastanesine gitmeye karar verdim.2 saatlik yolu tepip gittiğimde bana bugün muayene yok sonra gel dediler.oradan bir hemşire 100 ytl yatırırsan muayene olabilirsin dedi geri elim boş dönmeyeyim diye bunuda kabul ettim ama üniversite hastanesinde tek gastroentorolog varmış ve o da bugünlük 2 hasta al fazla alma demiş.yani beni kabul etmedi.sinirlerim haşat olmuş bir şekilde kula ya geri döndüm.akşamına internette gezinirken bağırsak ve mide rahatsızlığı diye yazdım ve googleden arattırdım.böylece gökçek iksirle tanıştım.7 gündür kullanıyorum ve kendi vücudumda meydana gelen değişiklikler aynen şöyle:
            1:mide yanması geçti
            2:karında şişkinlik geçti
            3:farenjit(ayda en az iki kere bende olur ve antibiyotik kullanırdım.antibiyotiklerin vücuduma ne kadar zarar verdiğini yine gökçek beyin sitesinden öğrendim ve ilaç kullanmayı bıraktım.)geçti.
            4:reflü(ağıza acı su gelme dili tamamen yakma)geçti.
            5:her yemekten sonra karnım guruldar ve sanki işlem tüm besinler sindirilene kadar sürerdi ve bende bunu hissederdim.geçti.
            bunların haricinde yemeklerden sonra bana bir uyku basardı ki kendimi yorgun hissederdim.bununda geçtiğini rahatlıkla söyleyebilirim.şu an öyle dinç ve hırslı uyanıyorum ki yataktan.allaha çok şükür iyiyim.ibrahim gökçek beyfendiden allah razı olsun.hiçbir yan etkisi olmayan tamamen bitkilerden oluşan bir tedavi şekli geliştirmiş.çevremde bulunan herkese bunu tavsiye ettim.hatta sipariş vermelerine aracı oldum.buraya yazma amacımda daha çok kişiye ulaşması ve onlarında şifa bulmaları içindir.en az 3 ay daha kullanmayı düşünüyorum vücudumun tamamen arınması için.fakat şu dinçliği çok uzun zamandır arıyordum şükürler olsun şu an çok rahat nefes alıyorum ve erkenden kalkıp mesaiye başlıyorum.gönül rahatlığı ile kullanabilirsiniz.bu konuda tamamen samimiyim.kullanmaya devam edeceğim için ileriki günlerde yine vücutta meydana gelen olumlu değişiklikleri yazmaya devam edeceğim.saygılarımla...
            Efe bey teşekkürler, siz Gökçek İksir ve Gökçek Toniki kullanmaya başladıktan sonra Manisa/Kuladan yoğun siparişler almaya başladık sağolun.Sağlığınıza bu kadar kısa sürede kavuşmanzıda bizi çok sevindirdi, fakat siz yinede 1 ay Gökçek Tonik ve 3-4 ay Gökçek İksir kullanın.Bağırsakların 350 metrekare alan kapladığını ve nokta kadar bir yerede milyarlarca bakteri ve mantarın olabileceğini unutmayın.

            Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

            Yorum yap


            • #7
              gülistan Nickli öğeden Alıntı Mesajı göster
              İbrahim bey,
              gülistan Nickli öğeden Alıntı Mesajı göster
              Sizden aldığım Gökçek İksir ve Gökçek Tonik Günde 5 defa 2-3 yemek kaşığı kadar 10 gün kullandım bitti.Sindirim sistemim düzene girdi, karnımdaki şişkinlik ve midemdeki ağrılar geçti. Daha rahat nefes alıp veriyorum, önceleri nefes almakta zorlanıyordum.10 gün boyunca hiç mide ilacı kullanmadım ve hiçbir rahatsızlık yaşamadım. Sizin beslenme önerilerinizi dikkate alıyorum. Peynir, kırmızı et ve ürünleri, yumurta, siyah çay, kola, fanta, kahve hiç içmiyorum. Hamur işi ve tatlı yemiyorum.Akşamları elma, lahana yiyorum. Salatayı yemeklerden önce yiyorum çok iyi geldi. Genelde sebze ve meyve ağırlıklı besleniyorum. Kahvaltıda zeytin ve zeytinyağı yiyorum.

              Ben her akşam 3-4 diş sarımsak ezip yemeyi, bol lahana yemeyi ve evde yapılmış bir kase yoğurt yemeyi düşünüyorum. Bu şekilde devam edersem bir süre sonra rahatsızlıklardan kurtulmam mümkün olur mu? Yoksa siz bana tabiî ki en iyisi Gökçek İksir ve Gökçek Tonik biliyorum ama bunların dışında hangi bitkileri ne şekilde tüketmemi önerirsiniz? Benim 4-5 ay bu ürünleri alıp kullanacak kadar maddi durumum çok iyi değil. Ayrıca işyerindeki arkadaşlar kokularından çok rahatsız oldular. Lütfen sizden cevap bekliyorum.
              İyi günler.
              Gülistan hanım bürü veya satış elemanı olarak çalışanlar için sarımsaksız Gökçek İksir-S i üretik onu kullanabilirsiniz. Bu kadar kısa sürede iyileştiğinize memun oldum, fakat yinede 3-4 hafta Gökçek Tonik ve 3 ay Gökçek İksir-S kullanmanız uygun olur.Midede şişkinlik varsa bunun sebebi halikobakter pylori, karında şişkinlik varsa o zaman bağırsaklarda mantar var demektir.Bakteri ve mantarların üretiği toksik maddeler şikinliğe sebep olur ve karındaki şikinlik mideyi yukarı doğru sıkıştırır, midede akçiğeri sıkıştırır ve akçiğerde kalbi sıkıştırır.Bazen kişi nefes aalmaz, bazen kalbi sıkışır.Gökçek İksir ve Gökçek Tonikle tedavi mantar ve bakteriler yok olur ve problemler yok olur.

              Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

              Yorum yap


              • #8


                Gökçek İksir | Gökçek İksir deki yorulardan alınmıştır

                SEDAT ŞEN said on Çarşamba, Eylül 17, 2008, 13:22
                öncelikle sayın ibrahim gökçek’e bu yazımı okuyanların huzurunda teşekkürlerimi sunmak istiyorum,ben şırnak’ta görevli Tsk mensubuyum,annem yıllardır mide-bağırsak problemi olan,şeker,kalp hastası,tansiyon ve bel-fıtığı ameliyatı olmuş biri.annem özellikle aşırı derecede mide problemi bulunmaktaydı,yıllar önce (2003 yılı)hastanelerde yapılan tetkiklerde helico bakter filori denen bakteri bulundu ve antibiyotik,lansaprozol,ağrı kesici 3 lüsünden oluşan hapları birarada kullandı,annem1 yıl midesinden rahat etti,annemin mide problemi 94 lü yıllarda başgöstermişti.yıllar boyu kullanılan hapların kalın ve ince bağarsaklardaki tahribatı 2006 yılında aşırı şişkinlik ile fiziki olarak görünmekteydi.öyle ki annem çok zayıf ancak karın kısmı çok ama çok iriydi sanki 3 üz çocuğa hamile gibi görünüyordu.internette araştırırken ibrahim beyin iksirini tesadüfen buldum (2 ay önce)ve kendisiyle telefon ile görüştüm,tonik ve iksiri annem 2,5 hafta kullandı karnının şişkinliği yaklaşık 3,5 ila 4 santimetre indiğini, yüzüne kan geldiği vücudunu toparladığını bu kısacık sürede gördüm, annem yıllardır birçok rahatsızlığı bir arada olan bir hasta ve denemedik yol bırakmadım,şimdiye kadar sadece ibrahim beyin iksir ve toniğinden fayda gördük..Allah ondan razı olsun..herkese tavsiye ediyorum…ayrıca bu yazdıklarımı kendi vicdanımın sesine kulak vererek yazdığımı beyan etmek isterim..Allah herkese şifa versin..
                Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                Yorum yap


                • #9
                  semih83 Nickli öğeden Alıntı Mesajı göster
                  Benim Kronik gastrit problemim vardı. Ne kadar ilaç kullansamda ilaçlar bitince eski rahatsızlığım nüksediyordu. İnternette gezinirken gökçek iksir ve gökçek toniğin yararlı olduğunu okudum ve denemeye karar verdim. Yaklaşık 20 gündür kullanıyorum ve belirgin bir biçimde rahatsızlıklarımda azalma görüldü.(Günboyu süren mide bulantımım şişkinliğimin azalması gibi). İbrahim Beye çok teşekkür ediyorum. Herkese çok geçmiş olsun, acil şifalar diliyorum.


                  Semih bey kronik gastrite karşı Gökçek İksir ve Gökçek Tonikle birlikte bikarbonatta kullanırsanız tedavi süreci hızlanır.

                  Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                  Yorum yap


                  • #10
                    tuncay38 Nickli öğeden Alıntı Mesajı göster
                    Babam kalınbağırsak kanserinden dolayı ameliyat oldu eşimin midesinde ise doktorlar plor tabir edilen bakteriden tespit edildi yediği çoğu temel gıdalar kendisine rahatsızlık veriyordu gökçek iksir tavsiye edildi şu an eşim daha önceden yemeğe cesaret edemediği gıdaları albiliyor babamda ameliyat sonrası gayet iyi emeği geçenlere teşekkür ediyorum


                    Tuncay bey babanızın bağışıklık sistemimimn üçlenmesi zaman alır, sabırla tedaviye devam etmeniz gerek, ailenizde ki halikobakter pylori ise çok amansız bir bakteri olur tedavisi zaman alır.

                    Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                    Yorum yap


                    • #11
                      s.arslan Nickli öğeden Alıntı Mesajı göster
                      Sayin Ibrahim Gokcek Bey,
                      s.arslan Nickli öğeden Alıntı Mesajı göster

                      Allah teala sizden razi ve memnun olsun, yillardir ben mide ve bagirsak sorunlari ile mucadele ediyorum yapmadigim hic bir sey kalmadi ve aksine her gecen gun kilo problemlerim artti ve spor da faide etmiyordu hep yorgun ve hep bitkindim,taki sizinle tanisamama kadar,sizinle bir tevavuk uzerine tanistik ve sizin iksirden icmeye basladim,ilk gun midemde ve bagirsaklarimda cok farkli rahatlamalar oldu ve ilk gunlerde okadar cok guzel uyudumki inan az uyku ile cok dinc ve enerjik oluyorum daha sonralari inan uyku ihtiyacim yari yariya indi ve daha sihatli oldu.yemek yeme konusunda da okadar cok degistiki hayatim,onceleri her 10 dk da bir birseyler yemek isterdim ve tatli yeme krizlerim gelirdi ve cikolataya saldirirdim ama hamd olsun ki bu krizlerim gecti tekrar soyluyorum rabbim senden memnun ve razi oldun unun dunyaya yayilsin ki insanlik Allahin sana bu verdigi ilmi insanlara aktarmanda kolayliklar saglasin.konuya doneyim,aksam yemeklerim de tavsiyen uzere cok hafif olmaya basladi ve cok rahat bir hayata kavustum,bu tecrubemi herkese komsularima ve cevremde ki insanlara soyledim ve soyluyorum.

                      haa birde benim bir hollandali arkadasa senin numarani da verdim arkadasin hanimin da bagirsak kanseri var insallah senin iksir ve ilaclarin ona sifa verir ve kurtulur

                      rabbim islerinizde kolayliklar versin ve bol basarilar ihsan etsin

                      selam ve hurmetlerimle

                      Suleyman Arslan
                      s.s.arslan@live.nl

                      Mide ve bağırsaklarınızda rahatlama olduğuna, rahat uyuyabildiğinize vede dinçleştiğinize çok sevindim.
                      Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                      Yorum yap


                      • #12
                        a.kaytaz Nickli öğeden Alıntı Mesajı göster
                        Sayın Gökçek
                        a.kaytaz Nickli öğeden Alıntı Mesajı göster

                        İki aydır tonik ve iksiri kullanıyorum,çok memnun kaldım ve mide barsak rahatsızlığı olan arkadaş ve akrabalara da tavsiye ediyorum,benim iyileştiğimi görenler derhal ısmarlıyorlar.Sonsuz teşekkürler.

                        Ancak,sizden ricam;Sipariş veren kişilere,onlar size sormadan daha fazla bilgi vermenizdir.Mesela çok zayıf kilolulara ve şişmanlara,çocuklara ve yaşlılara etraflı bir şekilde durumları sorulup,yeterince bilgi verilirse daha tatmin edici olur.

                        Saygılarımla. Ayşegül Kaytaz


                        Ayşe hanım çok sağolun uyarılarda haklısınız, fakat burası genelikle çok kalbalık oluyor ve yetişemiyorum.Bu nedenle çok detaylı konuşma imkanımız olmuyor.Bu nedenle bizim ürünleri kullananların Gökçek Sağlıklı Beslenme Kurallarını da okumaları gerekir.
                        http://www.gokcekaktar.com/saglikli-beslenme.htm/

                        Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                        Yorum yap


                        • #13
                          bahriişildak Nickli öğeden Alıntı Mesajı göster
                          ben mide hastasıydım midemde yanma ekşime gastrit vardı internetten ibrahim gökçek iksirini okudum bir deneyeyeim dedim hocama gittim bana gökçek iksiri ve yanında gökçek tonik verdi kullandım bana çok iyi geldi Allah kendisinden razı olsun daha sonra bir kür daha tedaviye devam ettim. şu anda iyiyim rahatsızlığı olanlara ısrarla tavsiye ederim. Yanlız biraz kokusu var sarımsak gibi kokuyor ama iyileşmek için bence katlanılr. herkese hayırlı şifalar
                          bahriişildak Nickli öğeden Alıntı Mesajı göster
                          Bahri ışıldak


                          Bahri bey yıllardır yaşadığınız midede yanama, ekşlime ve gastritten kurtuluyorsunuz buna şükretmek gerek.Biraz sarımsak kokusu var.Ne yapalım her güzelin bir hatası olur.Tedavi olmak için biraz kokuya katlanmak gerekir.

                          Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                          Yorum yap


                          • #14
                            vanli Nickli öğeden Alıntı Mesajı göster
                            Ben Muzaffer takriben 10 yıldır mide ve bağırsak rahatsızlıklarım var.Bu nedenle bir çok doktora gittim ve yüzlerce ilaç kullandım.Bu ilaçlar beni daha çok hastalandırdı.Sonunda Gökçekten iksir, tonik ve lifli detoks aldım ve bir haftadır kullanıyorum.Çok şükür iyileşmeye başladım.İbrahim beye çok çok teşekkürler böyle güzel ürünler ürettiği için
                            Muzaffer bey en ağır gastriti dahi tedavi ederiz, fakat sabretmeniz ve 5-6 hafta devam etmeniz gerekir.Şayet aşırı ilaç kullanmaktan bağırsaklarınıza mantar yerleşmişse bunun tedavisi 3-4 sürebilir.

                            Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                            Yorum yap


                            • #15
                              Peptik Ülser

                              Sindirim kanalında gelişen ülserler (bunlar arasında mide ve duodenum ülserleri ön plandadır), halk arasında büyük bir ilgiyle izlenen hastalık gruplarındandır. Bu konunun ayrıntılarına geçmeden önce “Peptik ülser” kavramından ve ülserin nasıl bir dokusal bozukluğu yansıttığından söz edeceğiz. Bilindiği gibi mideden “Klorhidrik asit” ve “Pepsin” salgılanmaktadır. Bu maddelerin her ikisi de, proteinleri parçalama ve onları belii bir düzeye kadar sindirme etkisine sahiptirler. Yukarıda sözünü ettiğimiz ve mideden salgılanan bu iki maddenin sindirim kanalı boyunca, bu kanalın duvarlarında yol açacağı ülserlere “Peptik ülserler” denilmektedir. Peptik ülserlere sindirim kanalının herhangi bir bölümünde rastlanabilinir. Fakat daha çok mide ve duode-numda rastlanmaktadır.

                              Sindirim kanalında gelişen ülserde, mideden salgılanan asit ve pepsin bu kanahn iç yüzünü örten mukoza tabakasındaki hücreleri öldürür, adeta onları sindirir ve “bu bölgede krater biçiminde bir çukur, bir yara oluşturur. Bu yara gitgide derinleşebüir. Daha ağır vakalarda ise, ülser yarası sindirim kanalı duvarını tümüyle delebilir. Bu olaya “Perforasyon” denilmektedir. Peptik ülserler kendiliklerinden iyileşebilecekleri gibi, tam tersi bir gidişle daha da ağırlaşıp, delinmeye kadar gidebilen ciddi bir seyir de gösterebilirler.

                              Yakın bir geçmişe kadar midedeki peptik ülserlerin, yani mide ülserlerinin kansere dönüşebileceği düşüncesi egemendi. Son çalışmalar mide ülserlerinin mide kanserine dönüşmedikleri gerçeğini ortaya koymuştur. Ancak midede gelişen bazı kanserler ülserleşebilir. Peptik ülserler nedbe dokusu ile iyileşmektedirler. Bu nedbe dokusunun üzeri ise ülserin bulunduğu bölgenin normal mukozası ile örtülmektedir.

                              PEPTİK ÜLSERLERE GENEL BİR BAKIŞ:

                              Midenin iç yüzünü örten mide mukozası, mide tarafından salgılanan asit pepsin maddesinin sindirici ve zedeleyici etkisinden başlıca iki mekanizma ile kurtulmaktadır. Bunlardan ilki mide tarafından salgılanan ve “Mukus” denilen maddedir. Bu madde, midenin iç yüzünü bir sıva gibi örter ve midenin kendi kendisini sindirmesine engel olur. İkincisi ise mide mukozasının en iç tabakasını oluşturan midenin epitel tabakası-dır.

                              Mide mukozasında, mukus maddesini hazırlayan hücreler, mide mukozasının her yerine yayılmıştır. Bu hücrelerin herhangi bir nedenle kaybolmaları halinde, yaklaşık olarak 36-48 saat sonra yerlerine aynı türden yeni hücreler gelir. Kortizol ve kortizollü ilaçlar aspirin midede salgılanan ve mukozayı korumakla görevli olan mukusun kalitesini, ve dayanıklılığım bozarlar. Bu durumda mide pepsini, mukusu parçalar. Mukusun parçalanması ise mideyi koruyan iki mekanizmadan birinin bozulması anlamına gelir. Diğer yandan kortizol ve aspirin, mukus yapımını da azaltıcı etkiye de sahiptir. Aspirin, alkol, duodenumdan mideye kaçmış olan safra tuzları mide mukozasının en iç tabakasını oluşturan epitel hücrelerinin koruyucu görevini aksatırlar. Bu durumda midede salgılanmakta olan asit ve pepsin mide mukozasının derin katlarına işleyip korunmasız olan bu tabakaları sindirip ülser yarasının gelişmesine neden olurlar.

                              Çay, kahve gibi maddeler, sinirlilik, üzüntü, heyecan gibi psikolojik uyarılar midenin asit salgısını artırıcı etkiye sahiptirler. Midenin asit salgısının artması ise özellikle duodenum ülserlerine yol açmaktadır.

                              încebağırsaklardan salgılanan “Enterogastron” ve “Kolesistokinin” gibi maddeler mideden asit salgılanmasını azaltıcı bir etkiye sahiptirler, înceb ağır s akların büyük bir bölümünün cerrahi olarak çıkartıldığı bazı durumlarda, bu maddelerin eksikliği gelişeceğinden midenin asit salgısı belli bir frenlemeden kurtulmuş olacaktır. Bu gibi durumlarda midenin asit salgısı artmakta ve peptik ülserlerin gelişme sıklığı yükselmektedir. “Vagus siniri”nin kesilmesi halinde, midenin antrum bölgesinin kasılma-gevşeme hareketlerinde ve pilor sfinkterinin normal açılıp kapanma ritminde bozukluklar gelişmektedir. Bu durumda ise besinlerin mideyi terketmesi gecikmekte ve midede ülser riski artmaktadır. Paratiorit hormonunun fazla salgılandığı “Hiper-paratiroidizm” denilen bir hormonal hastalıkta, peptik ülserlere sık rastlanmaktadır. Bu hastaların kan dolaşımında sıklıkla kalsiyum fazlalığı (hiperkalsemij bulunmaktadır. Midenin salgılama işlevini yerine getirebilmesi için, belli miktarda kalsiyuma gereksinim vardır. Hiperparatiroidizm vakalarında, kandaki kalsiyum fazlalığı hastaların kanında “Gastrin” denüen hormonun fazlalığına neden olmaktadır. Bilindiği gibi gastrin hormonu midenin asit salgısını arttırıcı etkiye sahiptir.

                              Siroz ya da karaciğer yetmezliği vakalarında karaciğerin mideyi salgılamaya yönelten bazı hormonları parçalayamaması nedeniyle, bu hormonların kandaki düzeyleri yükselir ve böylece midenin asit salgısı dolaylı bir nedene bağlı olarak artmış olur.

                              “Romatoid artrit” vakalarında peptik ülsere sık rastlanmaktadır. Fakat bunun kesin nedeni henüz bilinmemektedir.

                              Pankreasda duodenuma, “Pankreas sıvısı” denilen bir . sıvı salgılamaktadır. Pankreas sıvısı kimyasal yapısıyla, mideden duodenuma geçmiş olan asiditesi yüksek, sindirilmiş besin ve mide salgısı karışımının asitliğini giderir. Böylece duoaemım mukozası ülsere karşı korunmuş olur. Kistik fibrozis, kronik pankreas iltihabı gibi hastalıklarda pankreas sıvısı duodenuma salgıla-namaz ve böylece duodemum mideden gelen asidin etkisine karşı korunmasız kalır. Geniş yanıklar, sepsis gibi durumlarda vücutta “Kortizol deşarjı” artar. Bu ise peptik ülserlere yol açar. Addison hastalarında ise pratikte peptik ülserlere hemen hiç rastlanmamaktadır. Kronik akciğer hastalarında kanın yeterince oksijenlenememesi nedeniyle peptik ülser gelişme riskinin yükseldiği bildirilmektedir. Diğer yandan bu hastalarda kalsiyum fazlalığı da bulunabilmektedir. Mide ve duodenum ülserlerine kan grubu O olan insanlarda daha sık rastlanmaktadır. Asit olmaksızın peptik üslerlerin gelişmesi söi. k'onusu değildir. Duodenum ülserleri çoğunlukla mideden fazla asit salgılanması ile birlikte bulunurlarken, mide ülserlerinde asit salgısı normal ya da hafif azalmış olabilmektedir.

                              PEPTİK ÜLSERLERDE TEŞHİS:

                              Peptik ülserlerin teşhisinde belki de en değerli araç hastaların hastalıklarıyla ilgili öyküleri ve yakınmalarıdır. Bunun yanı sıra hastalara özel bir radio-opak madde içirilerek, hastaların mide ve duodenumlarının röntgenlerinin çekilmesiyle ülserli bölge saptanabilir. Son yıllarda geliştirilen “Fiberoptik gastroskop” denilen bir optik aygıt yardımıyla hastanın mide ya da duodenumundaki ülserler doğrudan doğruya görülebilmektedir. Mideden alınan mide suyunun asit miktarının ölçülmesi de teşhis yönünden yararlı olmaktadır. Hastaların dışkısında kan aranması ile de teşhise doğru adım atılabilmektedir. Sindirim .kanalındaki ülser yarası anormal olarak dışkı içinde kan bulunmasına neden olur.

                              Midedeki bir ülser ile, ülserleşmiş bir mide kanseri vakasının birbirinden ayırt edilmesi bazen güç olmaktadır. Röntgen incelemesiyle mide ülseri görüldüğünde, bunun ülserleşmiş bir mide kanserinden ayırt edilmesi güçlük yaratır. Bu ayırımı yapmaya yarayacak olan çeşitli yöntemler vardır. Bu konuda pratik bir yöntem de şudur: Mide ülseri klasik ilaç tedavisine alındığında 2-3 hafta içinde belirli bir biçimde geriler, iyileşir. Bu iyileşme röntgenle ortaya konulabilir. Eğer midedeki ülser 2-3 haftalık klasik Ülser tedavisine karşın bir ölçüde iyileş-miyorsa, o zaman midedeki ülserin, ülserleşmiş bir mide kanseri yönünden ileri araştırma yöntemleriyle incelenmesi gerekmektedir.

                              PEPTİK ÜLSERLERİN CERRAHİ TEDAVİ YÖNTEMLERİ:

                              Mide ve duodenumdaki peptik ülserlerin cerrahi tedaviyi gerektirdiği bazı durumlar vardır. Eğer yoğun ilaç tedavisine karşın ülser 6 hafta boyunca iyileşmeden kalmışsa, kanama gelişmişse, ülserde delinme olmuşsa, cerrahi tedavi zorunluğu doğmaktadır. Cerrahi tedavinin çeşitli yöntemleri vardır. Bunlar başlıca üç grup içinde incelenebilir. A) Vagotomi B) Gastrojejunostomi ve C) Subtotal gastrektomidir.

                              Vagotomi, vagus sinirinin kesilmesi işlemine verilen addır. Vagus siniri midenin asit salgısını uyardığı gibi, pilor kasının da gevşemesini sağlamaktadır. Bu sinirin kesilmesiyle, midenin asit salgılama işlevi baskı altına alınmış olur. Fakat aynı zamanda pilor kasının gevşemesi de önlenmiş olur. Bu ise besinlerin mideden duodenuma geçişini engeller. Bu engelin ortadan kaldırılması için “Piloroplasti” denilen bir işlem de gerçekleştirilir. Piloroplastide midenin pilor kası uzunlamasına kesilip, enlemesine dikilmektedir. Böyece pilor bölgesindeki geçiş kolaylaştırılmaktadır. Günümüzde cerrahi, tekniklerinin ve anatomi bilgisinin gelişmesi sonucu “Süperselektif vagotomi” denilen bir ameliyat türü geliştirilmiştir. Bu yöntemle vagus sinirinin pilor kasına giden dalları kesilmemektedir. Böylece “Piloroplasti” işlemine gerek kalmamaktadır.

                              Gastroenterostomi denilen cerrahi teknik genellikle yaşlı, genel durumu iyi olmayan hastalara uygulanmaktadır. Bu teknikte mide jejunumla ağızlaştırılmaktadır. Bu arada midenin diğer anatomik ilişkilerine dokunulmamaktadır. Subtotal gastrektomi denilen cerrahi tekniğin ise iki ana tipi vardır. Bunlardan ilkine “Billroth I”, ikincisine ise “Billroth II”denilmektedir. Billroth I tipi ameliyatta, midenin ve duodenumun bir bölümü çıkartılıp geri kalan parçalar birbirleriyle ağızlaştırılmaktadır. Günümüzde bu teknik fazla uygulanmamaktadır. Billroth II tipi ameliyatta ise midenin ve duodenumun bir bölümü çıkartılmaktadır. Duodenumun açık kalan ağzı dikilerek, kapatılmaktadır. Midenin açık kalan kesik ağzı ise jejunumla ağızlaştırılmaktadır.

                              Böylece safra ve pankreas salgısının sindirim kanalına salgılanması korunmuş olmaktadır. Burada anlattığımız Billroth II tekniğinde, eğer mideyle jejunum arasındaki ağızlaşma midenin kesilmiş ağzının tümü boyunca yapılıyorsa, “Polya” tipi adını almaktadır. Bu tipte ileride değineceğimiz “Dumping sendromu” gelişme riski daha fazladır. Billroth II tekniğinde, eğer midenin kesik ağzı biraz daraltıldıktan sonra jejunumla ağızlaştırılacak olursa bu tip ameliyata da “Hofmeister-Finsterer” ameliyatı denilmektedir. ” Hofmeister-Finsterer” ameliyatı Dumping send-romunun gelişmesini engellemektedir.

                              PEPTİK ÜLSER AMELİYATLARINDAN SONRA GELİŞEN BOZUKLUKLAR:

                              Yukarıda ayrıntılarım verdiğimiz cerrahi girişimlerden bir süre sonra hastalarda bazı bozukluklar gelişmektedir. Bu bozuklukların tanınmasında yarar vardır.

                              Bazı kimselerde ameliyattan sonra mide jejunuma fıtıklaşabilmektedir. Bunun yeniden düzeltilmesi gerekir. Bazı hastalarda da safra jejunumdan ya da duodenumdan mideye kaçarak gastrite yol açmaktadır (Alkalen reflux gastriti). Vagus siniri tümüyle kesilen hastalarda ise midenin duode-numa boşalmasında güçlükler ortaya çıkmaktadır. Ancak süperselektif vagotomi ameliyatı bu etkiyi yaratmamaktadır.

                              Midenin bir bölümünün çıkartıldığı ameliyatlar sonrasında en sık gelişen bozukluklardan biri de anemilerdir (kansızlık). Ameliyat olmuş hastaların %2O-5O'sinde anemiye rastlanabilir. Bu bozukluğun nedeni midenin küçültülmüş hacmi nedeniyle HC1 ve intrensek faktör salgısındaki azalmadır.

                              “Steatorea” denilen yağlı bir dışkı gelişmesi de bazı hastaları etkileyen bir diğer bozukluktur. Steatorea daha çok Billroth II ameliyatlarından sonra gelişmektedir. Bunun nedeni, duodenuma uğrayamadan mideden doğrudan jejunuma geçen besinlerin safra ile pankreas salgısına yeterince temas edememeleridir. Bilindiği gibi safra ve pankreas salgısı yağların sindirilmesinde çok önemlidir. Bu durumda yağlar emilmeksizin bağırsaklardan geçerler ve yağlı bir dışkı çıkar. Steatorea, hastaların % 50'sinde gelişir. “Blaynd loop sendromu” denilen bir diğer bozukluk da Billroth II ameliyatlarında gelişebilmektedir. Bu olayda kesik ağzı kapatılmış olan duodenumda bakteriler üremektedir. Bu bakteriler, safranın yapısını bozmaktadır. Yapısı bozulmuş olan safra ise bağırsakları tahriş edip, ishale yol açtığı gibi yağ sindirimini de bozup steatoreye neden olmaktadır. Hastalarda gelişen bir diğer bozukluk “Dumping sendromu” denilen durumdur.

                              PEPTİK ÜLSERLERİN YARATTIKLARI KOMPLİKASYONLAR:

                              Peptik ülserler, “Kanama”, “Delinme”, “Darlık ve Tıkanma” olmak üzere üç komplikasyon yaratmaktadırlar. Ülserlerin derinleşip, damar duvarını da harap-laması sonucu kanama gelişir. Sindirim kanalının üst bölümlerinden kaynaklanan kanamaların yaklaşık % 45′inden, duodemımdaki peptik ülserler sorumludur. Kanama sonucu hastada hematemez ve melena gelişir. Eğer kanama hızlı ve fazlaysa hasta şoka girebilir. Ülser kanamasında, hastanın midesine bir tüp indirilerek sürekli olarak midenin boşaltılması gerekir. Hastanın kaybetmekte olduğu kan fazlaysa, hastaya kan verilmelidir. Buna ek olarak, serum ya da uygun vakalarda yalnız serum verilmesi yeterli olabilir. Mideye gönderilen tüpten (buna “Nazogastrik tüp” denilmektedir, burundan mideye kadar uzatılmış olan ince bir hortumdur) hastaya antiasit ya da süt vermek gerekir. Bazı mide kanaması vakalarında “Gast-rik cooling” denilen bir yöntem uygulanmaktadır. Bu yöntemde mideye buzlu su gönderilmektedir. Soğuk aracılığıyla mide damarlarının büzülüp kanamanın azaltılması ve durdurulmasına çalışılmaktadır. Hastaların yatıştırıcı ilaçlarla da kontrol altına alınmalarında yarar vardır. Bazı kanama vakalarında ise cerrahi girişim gerekli olmaktadır. Cerrahi girişimle ya kanayan bölge ve damar dikilmektedir ya da ülser bölgesi çıkartılmaktadır.

                              Eğer tüm cerrahi dışı tıbbi uygulamalara karşın, kanama durdurulamıyor ve 24 saatten beri sürüyorsa, şoka girmiş olan ve şoktan bir türlü kurtarüamayan hastalar, daha önce ülser kanaması geçirmiş olan hastalar, hastanede kanaması kontrol altına alınmış, fakat taburcu edilmeden kanaması yeniden başlamış hastalar, arterosklerozlu hastalar ve hastanede yeterince kan bulunmadığında kanamakta olan peptik ülseri vakalarının cerrahi tedaviye alınmaları zorunluluğu doğmaktadır.

                              Peptik ülserler genellikle duodenumda delinirler. -Duodenumun ise ön duvarındaki ülserler daha sık delinirler. Ön duvardaki delmme buraya komşu olan büyük bir damarı da zedeleyip, büyük kanamaya yol açabilir. Daha az rastlanan duodenumun arka duvar delinmeleri, bazen buraya komşu pankreasa açılırlar. Bu biçimdeki delinmeye “Penetrasyon” denilmektedir. Yani duodenumun delinmiş olan bölgesinin zemininde pankreas dokusu görülür. Bu delinme pankreası da haraplar.

                              Peptik ülser delinmesi ani bir ağrı ile kendisini belli eder. Ağrı genellikle epigastrium bölgesindedir. Hasta hareket ettiğinde, öksürüp, ıkındığında ağrısı artar. Bu nedenle yatakta bacaklarını karnına toplayıp hareketsiz yatar, yürümeye kalktığında ikibüklüm yürür. Karnı ellendiğinde, tahta gibi sert olduğu görülür. Bu sertliğe “Karın ribaundu” denir. Delinme kanamaya da yol açabilir. Bu ise şoka neden olabilecek kadar fazla olabilir. Hastanın karın bölgesinin röntgeni çekildiğinde, özellikle sağda diyafragma altında hava biriktiği görülür. Hastanın kanında “Amilaz” miktarı yüksek bulunur.

                              Tedavi cerrahi olarak, delinen bölgenin kapatılmasıdır. Bu sırada şok tehdidi ile de mücadele edilmelidir.'

                              Peptik ülserlerin yol açabilecekleri üçüncü komplikasyon darhk ve tıkanmadır. Midenin pilor bölgesine ya da duodenuma yerleşmiş olan ülserler, ülserin aktif döneminde bulundukları bölgede yol açtıkları ödem nedeniyle pilorun ya da duodenumun tıkanmasına neden olurlar. Ülser nedbe dokusu ile iyileştiğinde ise, bu dokunun büzücü etkisiyle de tıkanmagelişebilmektedir.Bu tıkanıklık sonucu midedeki besinlerin duodenuma geçişi engellenmekte, güçleşmektedir. Bu durumda midede dolgunluk hissi, bulantı, kusma gibi belirtiler gelişmektedir. Sürekli kusma sonucu ise kilo kaybı, kabızlık, hipokalemi ve hipokloremik alkaloz gelişebilmektedir. Zamanla mide genişlemekte ve kasılma gücünü kaybetmektedir. Bu durumda ise kusma da gelişememektedir. Tıkanma ve darlıkların tedavisi cerrahidir.

                              Yorum yap

                              Hazırlanıyor...
                              X