Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Bağırsak Parazitleri, Barsak Parazitleri Nedir?, Solucanlar, Kıl Kurtları, Tenyalar

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • Bağırsak Parazitleri, Barsak Parazitleri Nedir?, Solucanlar, Kıl Kurtları, Tenyalar

    ms34 Nickli öğeden Alıntı Mesajı göster
    Bundan 3 ay önce bağırsak kurdu problemlerim vardı. hastanelerden sonuç alamayınca ibrahim beyin sitesinde iksir, tonık ve enfeksiyon çayının iyi geleceğini duydum ve sipariş ettim kullandım. geçen gün doktora gittin çeşitli tahliller yaptırdım ve doktor bana bağırsak kurdu problemimimn olmadığını söyledi. çok mutlu oldum.
    ms34 Nickli öğeden Alıntı Mesajı göster

    şimdi ise göz altı morluk, gözde kanlanma, vucüdda yağalanma ve vucüdda akne problemim var özellkıkle göğüste.

    Bu konular hakkında Öneri bekliyorum. Bu sorunlarımıda çözebilirsem geleceğe umutla bakacağım.

    İyi günler. herkeze acil şifalar.
    Bağırsak kurtlarından kurtlumak çok güzel, sağlık ve sihhat dilerim

    Sorularla Bağırsak Parazitleri @


    1. Bağırsak paraziti nedir, nasıl bulaşır, ülkemizdeki durum nedir?
    Bağırsak paraziti genellikle gözle görülmeyen yumurtaların ağızdan alınması sonucu, bunların gözle görülen kurtçuklara dönüşmesi ve sindirim sistemimizde yaşamaya başlamasıyla sonuçlanan bir enfeksiyon hastalığıdır. Parazit enferksiyonlarına aslında enfestasyon denir. Ancak kafa karıştırmamak için biz yine de kısaca enfeksiyon terimini kullancağız. Bunların boyu 1-2 mm olan ince kıl kurdundan, boyu 1-2 metreyi bulan Ascarise kadar birçok çeşidi vardır.Bağırsak parazitleri dünyada gelişmekte olan bütün ülkelerde olduğu gibi Türkiye'de de önemli sağlık sorunlarından bir tanesidir. Özellikle çocukları etkileyen bu parazitler, onların gelişimini büyük ölçüde engellemektedir.

    Küçük yaştaki çocuklar toz toprakla oynamaya, herşeyi karıştırıp ellemeye ve ağızlarına götürmeye bayılırlar. Dolayısıyla parazitlerle daha sık karşılaşmaları da normaldir. Bu tip hastalıklar, büyüme çağındaki çocuklar başta olmak üzere tüm yaş gruplarını etkilemektedir.

    Anne sütünden ek besinlere geçişle birlikte, özellikle besin hazırlarken hijyen kurallarına dikkat edilmemesi durumunda da parazitler çocuğa bulaşmaktadır. Ayrıca, sosyo-ekonomik düzey, iklim, çevre koşulları, yaşam biçimi, beslenme ve temizlik gibi faktörlere bağlı olarak parazitlerin görülme sıklığı da farklılık göstermektedir.


    Bağırsak parazitleri genelde; hijyen kurallarına uyulmamasıyla, evlerdeki temizliğin gerektiği gibi yapılmamasıyla, çiğ sebze ve meyvelerin iyi yıkanmadan tüketilmesiyle, pişmemiş etlerin yenmesiyle bulaşmaktadır. Aynı zamanda, parazit yumurtalarının döküldüğü çarşaf ve çamaşırlardan, kirli sulardan, topraktan, enfekte hayvandan da geçebilir. Özellikle çocukların bulunduğu okul ve yuvalarda bunlara çok dikkat etmek gereklidir. En çok ellenen kapı kolları, yemek yenen ortamlar ya da oyuncaklar düzenli olarak gerektiği gibi temizlenmelidir.


    2. Bağırsak prazaitleri ne gibi belirtilere yol açar?
    Bağırsak parazitinin tipine göre çok farklı belirtiler olabilir. Genel olarak değerlendirirsek, karın ağrısı, iştahsızlık, gelişme geriliği, ağızdan salya akması, bazen diş gıcırdatma gibi belirtiler olabilir, ancak siz de takdir edersiniz bunların hiçbirisi barsak parazitine özgü belirtiler değildir. Başka durumlarda da görüleblir. Sık karın ağrısı-krampları(açlıkta daha fazla), şiddetli gaz, geçici-tekrarlayan ishaller, dışkıda yumuşama veya keçi pisliği gibi dışkılama, burun kaşıntısı, makatta kaşıntı, yastığa salya akması, diş gıcırdatma, dil kenarında kabartılar, kilo alamama, sabah bulantıları, ağız kokusu, iştahsızlık veya aşırı yemeye rağmen kilo alamama, vücutta kaşıntılar.
    Tenya(Şerit) gibi bazı parazitler anüsten dışarı dökülüp hasta tarafından görülebilirler, ya da makat ağzında kıl gibi hareketli yine açık krem rengi parazitin görülmesi kıl kurdu teşhisi koydurur.
    Parazitin cinsine bağlı olarak; uzun süreli parazite maruz kalınca; kansızlık, bağırsak tıkanması, büyümede gecikme, akciğer belirtileri(parazitin yaptığı alerjik reaksiyona bağlı olarak, astım gibi durumlar), karaciğer- dalak büyümeleri, bazı parazitler ile alerjik, ürtiker (kurdeşen) gibi deri döküntüleri, hatta ağır organ hasarları bile olabilir. (Beyinde, karaciğerde, dalakta, akciğerde amip apseleri veya kist hidatik hastalığı gibi)
    3.Bağırsak parazitleri kaç çeşittir?
    Öncelikle erişkini de mikroskobik boyutlarda olan giardia ve amip gibi protozoal enfeksionlar ve erişkinini kurt veya kurtçuk şekinde görebildiğimiz helmint enfeksiyonları diye 2 ana gruba ayırabiliriz. Helimintler de çok çeştilidir, halk arasında şerit denen Tenia, kıl kurdu denen enterobius, barsak solucanı denen ascaris en sık görülenleridir.
    4.Belirtiler, parazit vücuda alındıktan ne kadar zaman sonra ortaya çıkar?
    Bu sorunun cevabı parazitin çeşidine göre çok değişkendir. Ama genel olarak basit soğuk algınlığı gibi 2-3 gün, suçiçeği gibi 2-3 hafta kadar kısa süreler olmadığını söyleyebiliriz. Kıl kurdu için bu süre 1-2 ay iken , sığır tenyasında 2-3 ay, bazı domuz tenyası türlerinde de 1 yıla kadar uzayabilir. Yine Ekinokok türü köpekten bulaşan parazitin neden olduğu kist hidatik de yılda 1 cm kadar çok yavaş büyüyebilir ve yıllarca belirti vermeyebilir.
    5. Hastalığın anlaşılması için hangi tetkikler yapılır?
    Bağırsak parazitinden şüphelenildiği zaman öncelikle dışkıda parazit aranması, gibi tetkiklere başvurulur. Sonuç negatif çıksa da, parazitten çok şüpheleniyorsak tahlil defalarca (örneğin üç gün üstüste) tekrarlanabilir. (Çünkü parazitin yumurtası her an dışkıda görülemeyebilir) Bazen mikroskopla görülemeyen durumlarda özellikle giardia ve amip gibi parazitler için dışkıda özel antijen testleri de yapılabilir. Özellikle makatta şiddetli kaşıntı varsa, halk arasında kıl kurdu diye tabir edilen oksiyür için selofan bant yöntemi uygulanarak parazitin anüs ağzına bıraktığı yumurtalar da aranabilir. Tanısı güç olan özellilkle amip apsesi veya kist hidatik gibi kronik parazit hastalıklarında nadiren kanda da amip ve ekinokok gibi parazitlere karşı bağışıklık siteminin oluşturduğu ak.lar da aranabilir. Yine kist ve amip apsesi şüphelenilen yere göre Ultrason, tomografi, MR gibi görünütleme yölntemleri de gerekebilir?
    6. Çocuğun yanı sıra diğer aile bireylerine de tahlil yapılmalı mıdır?
    Genellikle ailede bir kişiye kesin tanı konması yeterli olur. Aile tedavisi yapılacaksa genellikle bir vakaya tetkik yapmak yeterlidir. Özel durumlarda hastayı takip eden doktor diğer bireylere de tetkik isteyebilir.
    7. Bağırsak parazitlerinin türlerine göre farklı ilaçlar mı kullanılır?
    Türe göre ilaçlar çok değişkendir. O yüzden dışkıda yumurtası tanınmadan veya dışarıya çıkmış parazitin kendisi doktor tarafından görülmeden tedavi verilmesi doğru olmayacaktır.
    8. İlaçlar ne kadar süreyle kullanılır?
    Kıl kurdu, tenya gibi basit parazitler genelde 1-2 günlük tek dozluk tedavilerle iyileşir. Sıklıkla 15 gün sonra bu tek doz tekrarlanır. Ascaris gibi yuvarlak solucanlar ile, giradia- amip gibi mikroskobik parazitler 8-10 gün sürede tedavi eldir. Amip apsesi ve kist hidatik durumlarında, çok uzun süreli ilaç kullanımının yanında ameliyat gereken vakalar bile olabilir.
    9. Parazit tedavisinde ilaçları bütün aile mi kullanmalıdır?
    Bu yaklaşım en sık ve standart olarak kıl kurdunda uygulanır , çünkü aile içi en sık ve kolay bulaşan parazit enfeksiyonu budur. Tekrarlayan amiplerde de aile tedavisi önerilebilir. Bunun dışında vakayı izleyen doktor gerek gördüğü hallerde tüm parazitlerde aile tedavisi uygulayabilir.
    10.Parazit kapan çocuğa ne kadar yatak istirahati gerekir?
    Amip apsesi ve kist hidatik gibi nedenlerle ameliyat olmadığı sürece basit parazit enfeksiyonlarının hiçbirisinde yatak istirahati gerekmez.
    11.Çocuğu hastalık süresinde hangi yiyecek ve sıvılarla beslemeliyiz; hangilerinden kesinlikle kaçınmalıyız?
    Parazit enfeksiyonu aslında bir hastalık süreci de sayılmamalı. Aslında bu süreçte özel bir beslenme şekli yoktur. Ancak tekrar enfeksiyonu önlemek için bazı önlemler gerekir.
    12.Çocuğun tüm kıyafetlerini yıkamak gerekir mi yoksa iç çamaşırları ve çarşaf, nevresim takımları yeterli midir?
    Öncelikle tüm iç çamaşırlarının ve çarşafların 100 C’de kaynatılması ve tersten dikişlerinin kızgın ütüyle ütülenmesi önerilir. Ancak sık tekrarlayan enfeksiyon varsa o zaman tüm kıyafetler de yıkanabilir, ancak renkli normal kıyafetler kaynatılamayacağı için çok da faydalı olmayabilir. Bu uygulama genelde sadece kıl kurdu için uygulanır. Diğer paraztilerin yumurtası sadece dışkıda bulunduğundan çoğu zaman böyle bir uygulama gerekmez.
    13.Bebekleri bağırsak parazitlerinden korumak için nelere dikkat edilmeli?
    Herşeyden önce bebekler, ilk 6 ay sadece anne sütüyle beslenmelidir.
    Mamayı hazırlayan kişinin tırnakları kısa kesilmiş olmalı, mama hazırlamadan önce sabunla mutlaka ellerini yıkamalı ve mama için kaynamış ılınmış bir su kullanılmalıdır.

    14. Barsak parazitinden korunmak için beslenme, tuvalet el temizliği gibi konularda nelere dikkat etmeliyiz?
    Şüpheli sular içilmemelidir. Sebze ve meyveler yenmeden önce iyice yıkanmalıdır.
    Dışarda iyi yıkandığı şüpheli salatalar, ıspanak gibi az pişmiş ya da pişmemiş sebzeler yenmemelidir. Çiğ et ve ürünleri tüketilmemelidir.

    Çocukların toprakla oynadığında ellerini ağızlarına götürmeleri engellenmelidir.
    Tuvalet temizliğinde anüse dokunulmamalı, sadece tuvalet kağıdıyla temizlik yapılmalıdır.
    Tırnaklar kısa tutulmalıdır. Toplu yerlerde ve evlerde mümkün olduğunca musluk ve kapı kolu temizliğine önem gösterilmelidir. Kaliteli sıvı sabunlar tercih edilmelidir. Tuvaletten sonra mutlaka eller yıkanmalı ve alışkanlık haline getirilmelidir.
    İç çamaşırlar yıkanırken kaynatılmalı ve ütülenmelidir. Sokak hayvanlarıyla temas en aza indirgenmelidir. Özellikle çocukların bir arada bulundukları okul ve yuvalarda bunlara çok dikkat etmek gereklidir. En çok ellenen kapı kolları, yemek yenen ortamlar ya da oyuncaklar düzenli olarak gerektiği gibi temizlenmelidir.


    Bağırsak Parazitleri
    Uzm.Dr. Anıl Yeşildal

  • #2
    ASALAKLAR - PARAZİTLER


    ASALAKLAR - PARAZİTLERBir Canlının üstünde veya içinde, sürekli yada geçici olarak yaşayan ve onun sırtından geçinen ve onazarar veren başka Canlı varlıklara parazit veya Asalak denir.
    Dünyadaki tüm Canlılar beslenir, çoğalır ve nesillerini devam ettirirler. Canlılar yaşamak için, çok defa diğer canlılarla savaşmak ve yarışmak zorundadırlar. Bazıları ise yaşayabilmek için, uyum ile başka canlılardan istifade durumundadır. Böyle Canlılara asalak( parazit ); bu yaşama durumuna da asalaklık ( parazitlik ) denir.
    Parazitlik, canlılar arasındaki münasebetlerin bir çeşididir. Bir ortak yaşama şekli olup, birarada yaşayan iki bireyden biri, diğeri zararına ortaklıktan faydalanır. Asalaklığa “ tufeylilik ” de denir. Parazitin istifade ettiği canlıya “ konak ” denir. Virüs, bakteri, riketsiya, mantar gibi Bitkiler dünyasının alt gruplarında da parazitlik vardır. Fakat parazitlik denince daha çok hayvanlar dünyasındaki durum anlaşılmaktadır. Bitkisel parazitlere “ fitoparazit ”; hayvansal parazitlere de “ zooparazi t” denir.
    ( Zooparazitler ) Hayvansal Asalaklar : Parazitlerin bir kısmı, insan ve bazı hayvanlarda asalak olarak yaşarlar. Bir kısmı ise hayatlarının belirli bir bölümünü hayvan türlerinde, diğer bir bölümünü ise insan vücudunda geçirirler.
    Parazitler gelişmeleri esnasında fizyolojik ve morfolojik değişmeler geçirerek olgunlaşırlar. Parazitin gelişmesi için bir konağa ihtiyacı vardır. Gelişmeleri esnasında bazan bir, bazan da birden fazla konak kullanırlar. Parazitin, konak vücudunda bulunuşu üç şekil içinde gösterilebilir:
    1. Bazı parazitler için ancak bir tür canlı konak olabilmektedir. Bazı sivrisineklerin yalnız insan kanını tercih etmeleri gibi.
    2. Parazitlerin bazıları muhtelif konaklarda yaşayabilir. Kenelerin birçok hayvan ve insanda asalaklık yapabilmeleri gibi.
    3. Birçok durumda insan, parazitin tesadüfen yerleştiği bir konaktır.

    Parazitlerin muhtelif çeşitleri vardır. Parazit bir canlı bütün hayatı boyunca mecburi olarak bir konakta yaşayabilir, tesadüfen bir konağa yerleşebilir yahut da bütün hayatı süresince parazit olarak yaşaması gibi devamlılık arzedebilir. Mesela bit ve uyuz böceği insanda devamlı parazit halinde yaşar. Bundan başka özelolarak belirli bir hayvanın belirli dokularında ve organlarında yaşayabilen parazitler olduğu gibi, doku ve organlarda gezici olarak yaşayan parazitler de bulunmaktadır.
    Parazitlerin, konağın dış yüzeyinde veya deri altında bulunmasına dış parazitlik denir. Bit, tahtakurusu, uyuz böceği gibi.
    Parazitin sindirim yolları, idrar yolları, safra yolları gibi boşluklarda, karaciğer, akciğer gibi dokularda ve kanda olmak üzere konak vücudunun içinde yaşaması genel olarak iç parazitlik olarak adlandırılır.
    İç parazitlerle meydana gelen parazitliğe infeksiyon denir.
    Parazitlerin bulaşması; kirlenmiş Toprak veya Su, parazitin olgunlaşmamış dönemini ihtiva eden besin, kan emen diğer bir parazit, parazitin bulunduğu hayvan, parazitli şahıs ve bunun elbisesi, yatağı, diğer eşyası ve çevresi ile olur.
    Parazitin insana bulaşması direkt veya dolaylı yoldan olur. Parazit, insan vücuduna muhtelif yerlerden girebilir. Barsak parazitleri bilhassa ağız yolundan vücuda girerler. Solunum yollarıyla veya idrar yollarından bulaşanlar da vardır.
    Bir kısım parazitlerin konak organizma üzerinde zehirli ve allerjik etkileri olmasına mukabil, bazı parazitler ise yaşadıkları organizmada besin kaybı, Kansızlık, şok, kanser, iltihab vb. gibi önemli etkilere sebeb olabilirler.
    Sayıları çok kabarık olan asalakları kabaca sınıflandırmak mümkündür:
    A) Protozoonlar: 1- Kamçılı protozoonlar: Leishmania tropica (Bkz. Şark çıbanı). Giardia intestinalis (Bkz. Lambliyazis). Trichomanas vaginalis v.s. gibi.
    2- Amipler: Entamoeba histolytica (Bkz. Dizanteri). Entamoeba coli v.s. gibi.
    3- Sporozoonlar: Plasmodiumlar (Bkz. sıtma). Toxoplazma gondii gibi.
    4- Kirpikli protozoonlar: Balantidium coli.
    B) Helmentler: 1- Trematoda’lar: Pasciola hepatica, Schistosomalar v.s. gibi.
    2- Cestoda’lar: Diphyllobothrıumlatum, Hymenolepis nana ve diğer tenya türleri (Bkz. Tenya ). Kist hidatik (Bkz. Kistler ) v.s. gibi.
    3- Nematodalar: Ascaris lumbricoides ( solucan ). Enterobius vemiculoris (Bkz. Kılkurdu ). Trichuris trichiura, Trichinella spiralis (Bkz. Trişin).
    C) Arthropodalar: Carcoptes scabiei (Bkz. Uyuz ). Pediculus humanus (Bkz. Bit ) v.s.
    Solucanlar: En mühimi Ascaris lumbricoides’tir. Boyları 15-30 cm arasında değişir. Yuvarlaktırlar, her iki uçları sivridir. Kirli beyaz veya kırmızımtrak sarı renktedirler. Ara konakçısı yoktur. Dışkı ile çıkan döllenmiş yumurtaları dışarda uygun ısı, nem ve Oksijen bulduklarında 2-3 haftada gelişirler. Bu yumurtalar, besinler ve sularla mideye gelince larvalar açığa çıkar. İnce barsaklara, oradan karaciğere, oradan da kalb ve akciğerlere gelirler. Bronşlarla gırtlağa, oradan da yutularak tekrar barsağa gelip yerleşirler ki, bu süre 90Gün kadardır. Yurdumuzda çok sık rastlanır. Barsağı tıkayabilir, kanamalara sebeb olabilir ve delebilirler. Sindirimi bozarlar, allerjik etkiler yaparlar (kurdeşen, öksürük, yüzde kızarma vb.), iltihaba sebep olabilirler. İştah bozuklukları, karın ağrıları, ishal yaparlar. Ağızdan, burundan, gözyaşı kanallarından dışarı çıkabilirler. Karaciğerde iltihaba ve sarılığa yol açabilirler. Teşhis, bizzat kendisinin veya yumurtalarının mikroskop altında görülmesiyle konulur.
    Tedavide; en çok piperazihe Tuzları kullanılır. Hekim tavsiyesine göre hareket etmelidir.
    Korunmada; temizliğe riayet, çiğ sebze ve meyvelerin iyi yıkanıp yenilmesi ve Sağlık eğitimi önemlidir.
    Bitkisel asalaklar (Filoparazitler): Kendilerine lüzumlu olan organik besin Maddelerini üzerinde yaşadıkları diğer bitkilerden, onların zararına sağlayan organizmalardır. Parazit bitkiler havstor (emeç) adını alansömürme organlarını besleyici Bitkinin iç kısımlarına gönderirler.
    Bitkiler aleminde parazit organizmalara başta bakteri ve mantarlar olmak üzere, bazı kamçılılar, Su yosunları ve yüksek Bitkilerde rastlanır.
    Parazitler ekseriya, belirli bitkilerde, hatta bazan tek Bitki türünde yaşayacak tarzda özelleşmişlerdir.
    a) Yarı parazitler: Klorofil ihtiva eden ve Fotosentez yapabilen bitkiler olup üzerinde parazit olarak yaşadıkları bitkiden (konaktan) yalnız su ve Suda erimiş maddeleri alırlar. Birçok meyve ağaçlarına zarar veren ökseotu böyle yarı parazit Bitkilere misaldir.
    b) Tam parazitler: Bütün besinlerini üzerinde yaşadığı konak bitkiden alan, klorofilsiz ve yaprakları puslu gelişme gösteren bitkilerdir. Cistus (laden) türlerinin altında yaşayan kırmızı renkli puslu yaprakları ile dikkati çeken gelin parmağı da tam bir parazittir. Tarla ve bahçe Bitkileri üzerinde yaşayarak bu bitkilere zarar veren canavar otu da önemli parazit bitkilerdendir.
    c) Parazit mantarlar: Parazit mantarlar konak bitkinin ya üzerinde dış parazit veya dokuları içinde iç parazit olarak yaşarlar. Asma yapraklarında külleme hastalığına sebep olan külleme mantarı bir dış parazittir. Bu mantar yaprakların yüzeyini örümcek ağı gibi örterek emeçlerini doku içine gönderir. Yine asmalarda “ mildiyo ” adı ile anılan önemli bir hastalığa sebep olan mildiyo mantarı bir iç parazittir.
    d) Parazit bakteriler: Bakterilerden bir kısmı insan, hayvan ve bitkilerde parazit olarak yaşayarak önemli hastalıkların sebebi olurlar. Meyve ağaçlarındaki bitki kanseri, sığır ve koyunlardaki şarbon, ruam, insanlarda verem, kolera, zatürre, difteri hastalıklarına sebeb olurlar.
    Netice olarak Asalaklar, insan, hayvan ve bitkiler üzerinde yaşayan ve yaşadığı canlının aldığı gıdalara ortak olarak onunla birlikte beslenen canlılardır. Genellikle bütün ömürlerini bu canlılar üzerinde yaşıyarak geçirirlerse de hayatının belli bir bölümünü bir canlı sırtında geçirdikten sonra o canlıyı terkederek başka canlılar üzerine geçen parazitler de vardır. Dış parazitler dediğimiz parazitler genel olarak bu çeşittendirler.

    Yorum yap


    • #3
      ASALAKLAR - PARAZİTLER


      ASALAKLAR - PARAZİTLERBir Canlının üstünde veya içinde, sürekli yada geçici olarak yaşayan ve onun sırtından geçinen ve onazarar veren başka Canlı varlıklara parazit veya Asalak denir.
      Dünyadaki tüm Canlılar beslenir, çoğalır ve nesillerini devam ettirirler. Canlılar yaşamak için, çok defa diğer canlılarla savaşmak ve yarışmak zorundadırlar. Bazıları ise yaşayabilmek için, uyum ile başka canlılardan istifade durumundadır. Böyle Canlılara asalak( parazit ); bu yaşama durumuna da asalaklık ( parazitlik ) denir.
      Parazitlik, canlılar arasındaki münasebetlerin bir çeşididir. Bir ortak yaşama şekli olup, birarada yaşayan iki bireyden biri, diğeri zararına ortaklıktan faydalanır. Asalaklığa “ tufeylilik ” de denir. Parazitin istifade ettiği canlıya “ konak ” denir. Virüs, bakteri, riketsiya, mantar gibi Bitkiler dünyasının alt gruplarında da parazitlik vardır. Fakat parazitlik denince daha çok hayvanlar dünyasındaki durum anlaşılmaktadır. Bitkisel parazitlere “ fitoparazit ”; hayvansal parazitlere de “ zooparazi t” denir.
      ( Zooparazitler ) Hayvansal Asalaklar : Parazitlerin bir kısmı, insan ve bazı hayvanlarda asalak olarak yaşarlar. Bir kısmı ise hayatlarının belirli bir bölümünü hayvan türlerinde, diğer bir bölümünü ise insan vücudunda geçirirler.
      Parazitler gelişmeleri esnasında fizyolojik ve morfolojik değişmeler geçirerek olgunlaşırlar. Parazitin gelişmesi için bir konağa ihtiyacı vardır. Gelişmeleri esnasında bazan bir, bazan da birden fazla konak kullanırlar. Parazitin, konak vücudunda bulunuşu üç şekil içinde gösterilebilir:
      1. Bazı parazitler için ancak bir tür canlı konak olabilmektedir. Bazı sivrisineklerin yalnız insan kanını tercih etmeleri gibi.
      2. Parazitlerin bazıları muhtelif konaklarda yaşayabilir. Kenelerin birçok hayvan ve insanda asalaklık yapabilmeleri gibi.
      3. Birçok durumda insan, parazitin tesadüfen yerleştiği bir konaktır.

      Parazitlerin muhtelif çeşitleri vardır. Parazit bir canlı bütün hayatı boyunca mecburi olarak bir konakta yaşayabilir, tesadüfen bir konağa yerleşebilir yahut da bütün hayatı süresince parazit olarak yaşaması gibi devamlılık arzedebilir. Mesela bit ve uyuz böceği insanda devamlı parazit halinde yaşar. Bundan başka özelolarak belirli bir hayvanın belirli dokularında ve organlarında yaşayabilen parazitler olduğu gibi, doku ve organlarda gezici olarak yaşayan parazitler de bulunmaktadır.
      Parazitlerin, konağın dış yüzeyinde veya deri altında bulunmasına dış parazitlik denir. Bit, tahtakurusu, uyuz böceği gibi.
      Parazitin sindirim yolları, idrar yolları, safra yolları gibi boşluklarda, karaciğer, akciğer gibi dokularda ve kanda olmak üzere konak vücudunun içinde yaşaması genel olarak iç parazitlik olarak adlandırılır.
      İç parazitlerle meydana gelen parazitliğe infeksiyon denir.
      Parazitlerin bulaşması; kirlenmiş Toprak veya Su, parazitin olgunlaşmamış dönemini ihtiva eden besin, kan emen diğer bir parazit, parazitin bulunduğu hayvan, parazitli şahıs ve bunun elbisesi, yatağı, diğer eşyası ve çevresi ile olur.
      Parazitin insana bulaşması direkt veya dolaylı yoldan olur. Parazit, insan vücuduna muhtelif yerlerden girebilir. Barsak parazitleri bilhassa ağız yolundan vücuda girerler. Solunum yollarıyla veya idrar yollarından bulaşanlar da vardır.
      Bir kısım parazitlerin konak organizma üzerinde zehirli ve allerjik etkileri olmasına mukabil, bazı parazitler ise yaşadıkları organizmada besin kaybı, Kansızlık, şok, kanser, iltihab vb. gibi önemli etkilere sebeb olabilirler.
      Sayıları çok kabarık olan asalakları kabaca sınıflandırmak mümkündür:
      A) Protozoonlar: 1- Kamçılı protozoonlar: Leishmania tropica (Bkz. Şark çıbanı). Giardia intestinalis (Bkz. Lambliyazis). Trichomanas vaginalis v.s. gibi.
      2- Amipler: Entamoeba histolytica (Bkz. Dizanteri). Entamoeba coli v.s. gibi.
      3- Sporozoonlar: Plasmodiumlar (Bkz. sıtma). Toxoplazma gondii gibi.
      4- Kirpikli protozoonlar: Balantidium coli.
      B) Helmentler: 1- Trematoda'lar: Pasciola hepatica, Schistosomalar v.s. gibi.
      2- Cestoda'lar: Diphyllobothrıumlatum, Hymenolepis nana ve diğer tenya türleri (Bkz. Tenya ). Kist hidatik (Bkz. Kistler ) v.s. gibi.
      3- Nematodalar: Ascaris lumbricoides ( solucan ). Enterobius vemiculoris (Bkz. Kılkurdu ). Trichuris trichiura, Trichinella spiralis (Bkz. Trişin).
      C) Arthropodalar: Carcoptes scabiei (Bkz. Uyuz ). Pediculus humanus (Bkz. Bit ) v.s.
      Solucanlar: En mühimi Ascaris lumbricoides'tir. Boyları 15-30 cm arasında değişir. Yuvarlaktırlar, her iki uçları sivridir. Kirli beyaz veya kırmızımtrak sarı renktedirler. Ara konakçısı yoktur. Dışkı ile çıkan döllenmiş yumurtaları dışarda uygun ısı, nem ve Oksijen bulduklarında 2-3 haftada gelişirler. Bu yumurtalar, besinler ve sularla mideye gelince larvalar açığa çıkar. İnce barsaklara, oradan karaciğere, oradan da kalb ve akciğerlere gelirler. Bronşlarla gırtlağa, oradan da yutularak tekrar barsağa gelip yerleşirler ki, bu süre 90Gün kadardır. Yurdumuzda çok sık rastlanır. Barsağı tıkayabilir, kanamalara sebeb olabilir ve delebilirler. Sindirimi bozarlar, allerjik etkiler yaparlar (kurdeşen, öksürük, yüzde kızarma vb.), iltihaba sebep olabilirler. İştah bozuklukları, karın ağrıları, ishal yaparlar. Ağızdan, burundan, gözyaşı kanallarından dışarı çıkabilirler. Karaciğerde iltihaba ve sarılığa yol açabilirler. Teşhis, bizzat kendisinin veya yumurtalarının mikroskop altında görülmesiyle konulur.
      Tedavide; en çok piperazihe Tuzları kullanılır. Hekim tavsiyesine göre hareket etmelidir.
      Korunmada; temizliğe riayet, çiğ sebze ve meyvelerin iyi yıkanıp yenilmesi ve Sağlık eğitimi önemlidir.
      Bitkisel asalaklar (Filoparazitler): Kendilerine lüzumlu olan organik besin Maddelerini üzerinde yaşadıkları diğer bitkilerden, onların zararına sağlayan organizmalardır. Parazit bitkiler havstor (emeç) adını alansömürme organlarını besleyici Bitkinin iç kısımlarına gönderirler.
      Bitkiler aleminde parazit organizmalara başta bakteri ve mantarlar olmak üzere, bazı kamçılılar, Su yosunları ve yüksek Bitkilerde rastlanır.
      Parazitler ekseriya, belirli bitkilerde, hatta bazan tek Bitki türünde yaşayacak tarzda özelleşmişlerdir.
      a) Yarı parazitler: Klorofil ihtiva eden ve Fotosentez yapabilen bitkiler olup üzerinde parazit olarak yaşadıkları bitkiden (konaktan) yalnız su ve Suda erimiş maddeleri alırlar. Birçok meyve ağaçlarına zarar veren ökseotu böyle yarı parazit Bitkilere misaldir.
      b) Tam parazitler: Bütün besinlerini üzerinde yaşadığı konak bitkiden alan, klorofilsiz ve yaprakları puslu gelişme gösteren bitkilerdir. Cistus (laden) türlerinin altında yaşayan kırmızı renkli puslu yaprakları ile dikkati çeken gelin parmağı da tam bir parazittir. Tarla ve bahçe Bitkileri üzerinde yaşayarak bu bitkilere zarar veren canavar otu da önemli parazit bitkilerdendir.
      c) Parazit mantarlar: Parazit mantarlar konak bitkinin ya üzerinde dış parazit veya dokuları içinde iç parazit olarak yaşarlar. Asma yapraklarında külleme hastalığına sebep olan külleme mantarı bir dış parazittir. Bu mantar yaprakların yüzeyini örümcek ağı gibi örterek emeçlerini doku içine gönderir. Yine asmalarda “ mildiyo ” adı ile anılan önemli bir hastalığa sebep olan mildiyo mantarı bir iç parazittir.
      d) Parazit bakteriler: Bakterilerden bir kısmı insan, hayvan ve bitkilerde parazit olarak yaşayarak önemli hastalıkların sebebi olurlar. Meyve ağaçlarındaki bitki kanseri, sığır ve koyunlardaki şarbon, ruam, insanlarda verem, kolera, zatürre, difteri hastalıklarına sebeb olurlar.
      Netice olarak Asalaklar, insan, hayvan ve bitkiler üzerinde yaşayan ve yaşadığı canlının aldığı gıdalara ortak olarak onunla birlikte beslenen canlılardır. Genellikle bütün ömürlerini bu canlılar üzerinde yaşıyarak geçirirlerse de hayatının belli bir bölümünü bir canlı sırtında geçirdikten sonra o canlıyı terkederek başka canlılar üzerine geçen parazitler de vardır. Dış parazitler dediğimiz parazitler genel olarak bu çeşittendirler.

      Yorum yap


      • #4
        EVCİL HAYVANLARIMIZ
        Konuyu Hazırlayan: Bio.İpek Niksarlı
        EVCİL HAYVANLARDAN İNSANLARA BULAŞABİLECEK PARAZİTLER

        Üniversitemizin bulunduğu kampus ortamında çeşitli hayvanlar bulunmaktadır. Özellikle de sahipsiz yada lojman çevrelerinde özel olarak beslenen kedi ve köpekler yaşantımızın içinde yer almaktadır. Hijyenik şartların yeterli düzeyde sağlanamadığı durumlarda sağlığımız açısından sorunlar yaşayabiliriz. Bu hayvanların sağlığını tehdit eden unsurlar olan pireler, keneler ve bağırsak kurtları insanlara da geçebilmektedir. Kedi, köpek gibi evcil hayvanların barsaklarında gelişen bazı solucan tiplerinin dişileri, yumurtalarını bu hayvanların dışkısına bırakırlar. Dışkı ile dışarı atılan yumurtalar etrafa yayılırken; aynı zamanda hayvanların tüyleri arasına da girerler. Bunlar hayvanlarla temasta bulunun insanlara çeşitli yollardan bulaşarak enfeksiyona neden olur.
        Genel olarak parazitler tek hücreliler ( protozoanlar ) ve çok hücreliler (metazoalar) olarak iki grupta incelenebilir.Kedi ve köpek gibi evcil hayvanlardan insanlara geçen iç parazitler aşağıdaki şemada gösterilmektedir.
        1) Protozoonlar (Tek hücreli)
        · Sporozoalar (Sporlular)*Toxoplazma gondii




        Toxoplazma gondii
        Kamçılılar*Leishmania donovani
        *Leishmania tropica
        Leishmania
        Leishmania tropica
        2) Metazoalar (Çok hücreliler)Plathelminthes (Yassı solucanlar)**Sestodlar (Şeritler)*Echinococcus granulosus (kist hidatik )
        Plathelminthes
        Echinococcus granulosus
        Nemahelminthes (Yuvarlak solucanlar)*Ancylostoma caninum*Toxocara canis
        Ancylostoma caninum
        Toxocara canis
        Yukarıdaki belirtildiği üzere Toxoplasma gondii ve Leishmania adı verilen iki önemli parazit tek hücreliler grubunda yer alır.(Toxoplasma gondii) (Leishmania)
        Toxoplasma gondii kedi barsağında mevcut olup dışkısı ile bulaştırıcı olduğu saptanmıştır. Bu yolla alınan parazit insanda hastalık yapabilir. Kedinin dışkısı ile atılan ookist formdaki parazitlerin ağız yolu ile alınması sonucunda barsaklarda kistler açılır. Trofozoid forma dönüşerek epitel hücrelerinde çoğalırlar. Bu hücreleri eriterek , kan ve lenf dolaşımına geçerek tüm vücuda yayılırlar. Baştabeyin ve retina olmak üzere karaciğer, akciğer ve dalakda yerleşerek kistik forma dönerler.
        Gebelik sırasında bu durumu yaşayan anneden fetusa transplasental yolla geçebilir.Toxoplasma gondii’ ye karşı çok duyarlı olan fetusda anomalilere sebebiyet verir. Düşüğe ya da ölü doğuma neden olabilir. Bu durumun önlenmesi için gebelikten önce testlerin yapılması gerekir.Çocuklarda bağışıkık sistemi yetersiz olduğu için daha ağır enfeksiyonlara yol açabilir. Beyin ve göz iltihabı yapabilir. Diğer bir parazit türü olan Leishmania köpekler aracılığı ile bulaşabilir. Bu grubun alt türü olan Leishmania donovani kalaazar (visseral leishmaniazis) hastalığının etkenidir. Diğer bir alt türü olana Leishmania tropica ise şark çıbanı etkenidir. Bu parazitler için köpekler rezervuar görevi yapar. Flebotomlar(kene ve pire) ise vektör yani taşıyıcılardır.
        Tablo:1 - Leishmania'nın yaşam döngüsüLeishmania donovani insan vücuduna girişinden 2 yada 8 ay sonra etkisini gösterebilir. Dalağın büyümesine neden olur.Leishmania tropica flebotomların ısırdığı yerden deri üzerine lokalize olarak kalır. Cilt hastalığı şeklinde belirti verir. Derinin retiküloendotelial hücrelerinde ve lenfoit dokularında yerleşerek hastalık nedeni oluşturur.
        Parazitlerin ikinci grubu olan çok hücreliler yassı solucanları içine alır.Yassı solucan (Plathelminthes) grubundaki sestodların (şeritler) bir türü olan Echinococcus granulosus köpeklerde bulunur. Köpek dışkısı ile atılan yumurtaların ağızdan alınması ile insana bulaşabilir. Yumurtalar barsaklarda açılarak larvalar açığa çıkar. Kan dolaşımı ile çeşitli organlara geçerek hastalık yapar. Bu parazit türükist hidatik denilen hastalığa neden olur. En sık karaciğer, ikinci sıklıkta akciğer olmak üzere beyine de yerleşebilir. Tedavide ilaç uygulaması yapılır. En etkin yöntem ise cerrahi müdahale ile kistin parçalanmadan çıkartılmasıdır.
        Tablo: 2 - Kist Hidatik (Echinococcus granulosus) yaşam döngüsü
        Yuvarlak solucan (Nemahelminthes) grubunda incelenen Ancylostoma caninum türü köpek veya kedi barsak parazitidir. Hayvan dışkısı ile kirlenmiş toprakta bulunur. Özellikle de çocukların toprağa çıplak ayakla basması durumunda parazit larvalarının deri yolu ile alınması mümkündür. Bu duruma kutanöz larva migrans denir. Larvalar deri altında dolaşır ve şişliklere neden olur. Vücuda giriş yerinde şiddetli kaşıntı ve değişik derecelerde anemi olabilir.
        Tablo:3 - Ancylostoma caninum'un yaşam döngüsü
        Yuvarlak solucanların bir diğer türü olan Toxocara canis köpek ve daha az sıklıkla kedilerde askariazis etkenidir.Bu hayvanların dışkısı ile toprağa bulaşan yumurtalar insanlar tarafından ağız yolu ile alınır. Bu durum özelliklede çocukların kirli toprakla temas ettikten sonra ya da insanların hayvanların dışkısını temizledikten sonra ellerini yıkamayı ihmal etmesi sonucunda bulaşabilir. Sindirim sistemimizde yumurtalardan çıkan larvalar erişkin hale geçemezler. İnsanda viseral larva migrans ya da toxocariasis adı verilen hastalığı yapar. Karaciğer,akciğer, beyin ve göz gibi organ tutulumları görülür.
        Tablo:4 - Toxocara canis'in yaşam döngüsüDIŞ PARAZİTLER

        KENELER VE PİRELER
        Dış parazitler hayvanın üzerinde ya da derisinin içinde yaşar. Bazılarını görebilirsiniz bazılarını ise göremezsiniz. Keneler ve pireler bu grupta yer alır. Keneler küçük, kanatsız ve normalde dışarıda yaşayan böceklerdir. Her köpek için ciddi tehlike oluştururlar. Keneler insanlardan ve hayvanlardan kan emebilir. Ayrıca viral ve bakteriyel hastalıkların taşıyıcısı olabilirler. (Kene)Pireler kan ile beslenen asalak böceklerdir. Çıplak gözle görülebilen kahverengimsi kırmızı böceklerdir. Köpekler ve köpek sahibi olan aileler pirelerden etkilenebilir. Deride kaşıntı ve alerjiye neden olmalarının yanı sıra hastalıkta taşıyabilirler.
        ÖNLEMLER
        Dikkat edilmesi gereken en önemli nokta bu sorunlar ile karşılaşmadan önce hayatımızın içinde olan bu dostlarımızın yaşantısına daha yakından ilgi göstererek gerekli tedbirleri almaktır. Parazit taşıma ihtimali olan ev hayvanları ilaçlanmalı, temizliklerine dikkat edilmeli ve vaktinde aşıları yaptırılmalıdır. Bazı durumlarda dış ortamların ve evlerinde ilaçlanması gerekebilir.Hayvan dışkıları ile kontamine olmuş toprağa konan sivrisinek ve hamam böcekleri taşıyıcı olabilecekleri için bunlarla da mücadele önemlidir.Ev hayvanları doğada sahipleri tarafından dolaştırılırken dışkılama olduğu durumda bunun ortamda bırakılmaması, eldiven giyilerek toplanması uygundur.Hayvanlarla dostluğumuz sırasında kendi sağlığımızı da korumaya özen gösterelim.
        Kaynaklar
        1. Hacettepe Mikrobiyoloji Ders Notları: Uzm. Dr. Alper TÜNGER-Uzm. Dr. Ahmet BASKAN
        2. Tusem Mikrobiyoloji: Uzm. Dr. Bahri TEKER
        3. Enfeksiyon Hastalıkları: Dr. Behiç ONUL
        4. Tıbbi Mikrobiyoloji: Ernest JAWETZ, Joseph L. MENICK, Edward A. ADELBERG
        5. www.evcilcanlilar.com.tr/parazit.htm

        Web sayfasının dizaynı ve resimlendirilmesi Aytuna Devrim Canbul tarafından yapılmıştır.

        Yorum yap


        • #5
          bloody Nickli öğeden Alıntı Mesajı göster
          Merhabalar.
          bloody Nickli öğeden Alıntı Mesajı göster

          Enteresan seyler gordugumde yazacagimi soylemistim.

          Bu gun 8. gun.
          Siddetli karin agrilarimin HSV-2 ile alakali olabilecegini ama teshis koymanin zor olacagini soylemisti doktor. Kendi kendine gececek bu agrilar merak etme diye teselli ediyodu.2 gundur kilkurtlari ile basim belada. Karnimdaki agrilarin tekrari ve siddetinde azalma var. Simdi bir doktora gidecegim tekrar. 1 saat kadar once yumurta akina benzer bir kivamda pihti bir tabaka koktum. icinde kurtlar hareket ediyordu. Cok igrenc bir durum ama, belki birilerinin basina gelebilir ayni seyler.Bu durumumu bilmiyordum iksir ve tonikle kıl kurtlarından da kurtuldum.Hocam size minnettarım.
          Saglicakla kalin.


          GÖKÇEK iKSİR VE GÖKÇEK TONİKLE KILKURTLARINDAN KURTULMANIZ MÜKKEMEL BİR GELİŞME, BU KADAR KISA SÜREDE BÖYLE ETKİ GÖSTERMESİ MÜKEMMEL.BLOODY BEY Sizin
          Pelin Otu FORTE, Kordisep Forte, Gökçek Aloe Vera Jel ve Gökçek İksir, Mantar çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Barsak Mantar ve Bakterileri toksik maddeler üretir ve Karaciğer bu toksik maddeleri arıtmaz ise diğer organlara depolanır ve organlarda çeşitli rahatsızlıklar görülmeye başlar. Günümüzde Bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme mantarları çoğaltır ve vücudun asit-baz dengesini bozulur ve oluşan asitik ortamda mikroplar hızlı çoğalırlar.Aksi halde çok yoğun cüruf oluşur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.
          Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

          Yorum yap


          • #6

            Yorum yap


            • #7
              Bitkisel ürünler |Bitkisel İlaçlar |Alternatif Tıp | Doğal Tedavi | Gökçek Şifa | Hastalıklarla İlgili Bilgiler
              Youtube Kanalımızı Takip Edin | Facebok Sayfamızı Takip Edin

              Yorum yap


              • #8

                Bitkisel ürünler |Bitkisel İlaçlar |Alternatif Tıp | Doğal Tedavi | Gökçek Şifa | Hastalıklarla İlgili Bilgiler
                Youtube Kanalımızı Takip Edin | Facebok Sayfamızı Takip Edin

                Yorum yap

                Hazırlanıyor...
                X