Duyuru

Collapse
No announcement yet.

interstisyel Sistit, Kronik Pelvik Ağrı Sendromu, Sistit tedavisi kronik sistit ilaç

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • interstisyel Sistit, Kronik Pelvik Ağrı Sendromu, Sistit tedavisi kronik sistit ilaç

    interstisyel Sistit, Kronik Pelvik Ağrı Sendromu, Sistit tedavisi kronik sistit ilaç








    brezilian Nickli öğeden Alıntı Mesajı göster
    Konuya girmeden önce ibrahim beye çok teşekkürlerimi sunmak isterim,annem 71 yaşında ve yaklaşık 7 sene önce mesane ve kasık bölgesinde hafif ağrı ve yanmayla başlayan şikayetlerle doktora gittik,tahliller yapıldı hiç bir sebep bulunamadı ve bu arada rahatsızlığı hep ilerledi gittikçe kötüleşmeye başladı bizde bir umut olarak her defasında belki başka doktora götürürsek sanki daha iyi olucakmış gibi çok doktor değiştik ancak hepsinde aynı hayal kırıklığını yaşadık tedaviler, antibiotikler hiç bir netice vermiyordu,annemin iyileşmek gibi bir umududa kalmamıştı artık psikolajik olarak yaşadığı hayal kırıklı onu iyiden iyiye üzmüştü,sosyal hayatıda bitmişti .. nedenini bir türlü bilemediğimiz gittikçe şiddetlenen sık sık tekrarlayan hatta kriz şeklinde gelen mesane bölgesinde bir ağrı ve yanma yaşıyordu, sık idrara çıkma ..şu sözünü annemin hiç unutamıyorum 'Allahım canımı al ne olur dediğini' ,yani her yolu deniyorduk.. bir doçent annemin istestisyal sistit olduğunun tanısını koydu..ve mesanneye ilaç uygulaması yapıldı ondanda netice alamadık , ve takibinde elmiron ilacına geçtik..onu kullandığı zamanlardada hiç bir şekilde rahatlamadı..hatta günden güne sanki annemi kaybediyorduk ve elden hiç bir şey gelmiyordu..bu arada internette gökçek iksir tadavisi gözüme ilişti ve siteyi baya inceledim, okudum burada yazılanları görünce içimize bir umut doğdu ve derhal ibrahim beyi aradım kendisine annemin rahatsızlığını anlatıp, sadece annem değil ibrahim bey biz de onunla birlikte hastayız dedim , o kadar durumu vahimdi çünkü..artık geceleri hiç uyumuyordu hep ağlıyordu sancıdan ..ve ibrahim bey bize gökçek iksir ve tonik tavsiye etti ,hemen getirttik ve kullanmaya başladı şimdi yaklaşık 1,5 aydır kullanıyor ve o krizlerinden eser kalmadı diyebilirim..gece uykusunu alabiliyor..artık işten geldiğimde annemi inliyor vaziyette görmediğim için ibrahim beye gerçekten çok teşekkürederim.. ve halen içmeye devam ediyor ve edecekde inşallah daha da iyi olacak ..


    Hamd olsun intersistiyel sistit gibi çok ağır bir hastalığı tedavi etmek bana nasip olduğu için çok mutluyum.Bu hastalığı dünyada tedavi edebilen tek kişi benim ve bu konuda dünyada bir çığır açtım.Antibiyotik kullandıkca mesanede ki mantarlar çoğalır ve ağrılar azar.Bu nedenle antibiyotik kullanmak problemi daha da çözülmez hale getirir.Geniş bilgi için bağırsak mantarlarına bakın.Anneniz de 1,5 ay çok iyi gelişmeler olması çok güzel fakat tedaviyi yarıda bırakmamak gerek.Mümkünse 3-4 Gökçek Tonik ve 5-6 ay Gökçek İksir ve böbrek-mesane çayına devam etmek gerekir.


    İnterstisyel Sistit: Kronik Pelvik Ağrı Sendromu

    İnterstisyel sistit sık idrar yapma, urgency, noktüri ve suprapubik ağrı ile karakterize olan mesanenin etyolojisi bilinmeyen kronik inflamatuar bir hastalığıdır. Bu sendrom bir çok hastada farklı bir sekilde ortaya çıkmasına rağmen, kronik pelvik ağrı ve günlük aktivitelerin kısıtlanması hastalığın değişmeyen bulgularıdır. Etyolojisini açıklamaya yönelik bir çok teori ileri sürülmesine rağmen bu konu halen tam olarak aydınlatılabilmiş değildir. Bu derleme interstisyel sistitin epidemiyolojisi, etyolojisi, teşhisi ve tedavisi
    ile ilgili olan son gelişmeleri içermektedir. Anahtar Kelimeler: İnterstisyel Sistit, Pelvik Ağrı, Sendrom Interstitial Cystitis: Chronic Pelvic Pain Syndrome

    SUMMARY
    Interstitial cystitis, is a chronic inflammatory disease of the bladder of unknown etiology characterized by urinary frequency, urgency, nocturia and suprapubic pain. The syndrome presents differently in many patients, with the unifying factor being chronic pelvic pain and disruption of daily life activities.Although there are abundance of theories, the etiology of the condition remains unclear. This review focuses on recently published literature on the
    epidemiology, etiology, diagnosis and treatment of interstitial cystitis. Key Words: İnterstitial Cystitis, Pelvic Pain, Syndrome

    GİRİŞ
    İnterstisyel sistit, mesanenin etyolojisi bilinmeyen kronik inflamatuar bir hastalığıdır.
    Çoğunlukla kadınlarda görülen dizüri, noktüri, pollaküri ve şiddetli suprapubik ağrı ile
    karakterize olan bu hastalık değişik derecelerde morbiditeye yol açabilmektedir. Hastalık ortalama 40 yaş civarında başlamakla beraber, hastaların %25?i 30 yaşının altındadır. Hastalığın semptomları bazen oldukça şiddetli olabilmekte ve hastaların yaşam kalitesini olumsuz yönde etkilemektedir (1). Yapılan çalışmalarda interstisyel sistitli hastaların yaşam kalitesinin kronik böbrek yetmezliği olan hastalardan bile daha düşük olduğu saptanmıştır (2).
    Günümüzde ABD?de interstisyel sistit tanısı konmuş olan 700.000 hasta olduğu bildirilmektedir (3). İnterstisyel sistit, nadir görülen bir hastalık olarak bilinmesine karşın gerçekte Kistik Fibrozis veya Hemofili gibi hastalıklardan çok daha yüksek oranlarda görülmektedir. Yapılan istatistiklerde interstisyel sistitli hastaların doğru tanıyı almaları için geçen sürenin ortalama 2-4.5 yıl arasında olduğu saptanmıştır. Ayrıca bu hastaların bu süre
    zarfında 2-5 bazen 10 ayrı doktor tarafından görüldükleri bildirilmiştir. Bir çok hasta teşhis
    konmadan 10-30 yıl süre ile bu hastalıkla birlikte yaşamaktadır (2). İnterstisyel sistit, 100 yıldan daha uzun bir süredir bilinmesine ve bu konuda oldukça yoğun araştırmalar yapılmasına rağmen Hanash ve Pool?un 1969 yılında, ?Hastalığın sebebi bilinmemektedir, teşhisi oldukça zordur, tedavisi geçici ve palyatiftir? şeklinde yaptıkları tespitler günümüzde halen geçerliliğini korumaktadır (4)

    Hastalığın etyopatogenezi
    İnterstisyel sistitin etyopatogenezi hakkında çok sayıda teori öne sürülmüştür. Araştırılmakta olan sebepler arasında; enfeksiyon, otoimmünite, disfonksiyonel mesane epiteli, mast hücre infiltrasyonu ve nörojenik mekanizmalar yer almaktadır.

    Enfeksiyon
    Bakteriyel bir enfeksiyonun interstisyel sistite yol açabileceğinden ilk olarak 1915yılında Hunner şüphelenmiştir. Fakat şimdiye kadar etken olarak spesifik bir bakteriyel, fungal veya viral mikroorganizma tespit edilememiştir. ABD Ulusal Sağlık Enstitüsü tarafından oluşturulan konseyde, interstisyel sistit tanısı konulabilmesi için idrar yolu enfeksiyonunun olmaması gerektiği bildirilmiştir (5). Ancak interstisyel sistitin ve üriner enfeksiyonların birçok benzer özelliklere sahip oldukları bilinmektedir. Bu özellikler arasında her ikisinin de kadınlarda daha sık görülmesi, irritatif mesane semptomlarının olması, ani başlangıç ve epizodik bir seyir göstermesi, nonspesifik inflamatuar değişiklerin görülmesi sayılabilir. İnterstisyel sistitli hastaların yaklasik olarak %90?nını kadınlar oluşturmaktadır.

    Otoimmunite
    İnterstisyel sistit, sistemik lupus eritematozus, kollajen doku hastalıkları, romatoid artrit, ülseratif kolit gibi bazı kronik inflamatuar hastalıklarla birlikte görülmekte ve benzer bir takım özellikler taşımaktadır. Bundan dolayı bazı araştırmacılar tarafından etyolojisinin immünolojik kökenli olabileceğine dair görüşler bildirilmiştir. Bugüne kadar yapılan çok
    sayıda serolojik, histolojik ve hücre tiplemesi çalışmalarında interstisyel sistin mesaneye
    özgü veya özgü olmayan otoimmün bir hastalık olabileceği düşüncesini destekleyen herhangi bir bulgu elde edilememiştir (6-8).

    Disfonksiyonel mesane epiteli
    Mesane mukozasını kaplayan glikozaminoglikan tabakası, mesane duvarının idrara karşı geçirgenliğini engelleyen epitelyal bir bariyerin oluşmasını sağlar. Bu bariyer idrardaki üre ve kalsiyum gibi maddelerin mesane duvarına hasar vermesini engeller. Glikozami noglikan tabakasındaki defekt veya eksikliklerin interstisyel sistitin patogenezinde rol oynadığı düşünülmektedir. Mukus tabakasından oluşmuş bu bariyerin belirli bir grup interstisyel sistitli hastada anormal fonksiyon gösterdiği ve polisakkarid tedavisinin bu grup hastalarda etkili olabileceği öne sürülmektedir (9).

    Mast Hücreleri
    İnterstisyel sistitli hastalarda artmış sayıda mast hücreleri bulunmasına rağmen mast hücrelerinin hastalığın patogenezindeki ve doğal seyrindeki rolü henüz tam olarak çözülememiştir. İnterstisyel sistitin mast hücrelerinden kaynaklanan bir hastalık olduğuna dair
    herhangi bir bulgu saptanamamıştır (10,11).

    Nörojenik mekanizmalar
    İnterstisyel sistitli hastaların mesane duvarlarında histopatolojik olarak nöroproliferasyon ve kronik perinöritin saptanması bu hastalığın etyolojisinde nörojenik mekanizmaların rol oynayabileceği düşüncesini doğurmuştur. Ancak deneysel, klinik veya terapötik açıdan herhangi bir delil bulunamamıştır (6).

    Teşhis
    İnterstisyel sistitin tanısı ve tedavisi ile ilgili çok sayıda araştırma yapılmış olmasına rağmen, hastalığın teşhisi tamamıyla hekimin uyanık ve şüpheci olmasına bağlıdır (12). İnterstisyel sistit hastalığında pek az patognomonik bulgu vardır. Genellikle interstisyel sistitin tanısı hastalığın semptomatolojisine yol açabilecek olan diğer hastalıkların ekarte edilmesiyle konmaktadır.

    İlk olarak 1987 yılında ABD Ulusal Sağlık Enstitüsü tarafından, araştırma protokollerinde spesifikliği ve standardizasyonu sağlamak amacıyla bir grup kriter geliştirilmiş ve daha sonraları bu kriterler interstisyel sistit teşhisinin konulabilmesi için gerekli hale getirilmiştir. Ancak 1988 yılında bu kriterlerin oldukça kısıtlayıcı olduğu görüşü kabul edilmiş ve bazı
    değişiklikler yapılarak günümüzdeki haline ulaşılmıştır (5)(Tablo 1). A B D Ulusal Sağlık Enstitüsü Kriterleri İnterstisyel sistit tanısı konabilmesi için aşağıdaki kriterlerden herhangi biri ekarte edilmelidir.

    1. Sistometri esnasında mesane kapasitesinin 350 ml? nin üzerinde olması
    2. Sistometri esnasında mesane, dakikada 30-100 ml dolum hızı ile 100-150 ml?ye kadar doldurulduğunda şiddetli idrar yapma hissinin bulunmaması.
    3.Yukarıda tarif edilen şekilde mesane doldurulduğunda mesanede unstabil kontraksiyonların bulunması
    4. Semptomların 9 aydan az bir süredir bulunuyor olması.
    5. Noktürinin olmaması.
    6. Semptomların antimikrobiyaller, üriner antiseptikler, antikolinerjikler veya antispazmodikler ile geçmesi
    7. Sık idrar yapma şikayetinin bir günde 8? den az olması.
    8. Son üç ay içinde bakteriel sistit veya prostatit teşhisinin bulunması.
    9. Mesane veya üreter alt uç taşının bulunması.
    10. Aktif genital herpes.
    11. Uterus, serviks, vajen veya üretra kanseri.
    12. Üretral divertikül
    13. Cyclophosphamide bağlı veya herhangi bir
    tür kimyasal sistitin bulunması
    14. Tüberküloz sistiti.
    15. Radyasyon sistiti.
    16. Mesane tümörü
    17. Vajinit
    18. Hastanın 18 yaşın altında olması
    Gerekli kriterler: Sistoskopik incelemede Glomerülasyonlar veya Hunner Ülserinin görülmesi.

    Öykü
    Hastaların %90?ı kadın ve semptomların başlangıcı 30-50 yaşlar arasındadır. İnterstisyel
    sistit hastaları sürekli olarak sık aralıklarla idrar yapmaktan ve ani idrar yapma hissinden
    şikayet etmektedirler. Mesane doldurulduğunda artan suprapubik ağrı ve boşaltıldığında
    geçen pelvik rahatsızlık hissi vardır. Noktüri, genellikle hastaların hepsinde görülmektedir.
    Cinsel temas esnasında ağrı duyulması hastalığın diğer semptomları arasında sayılabilir. Genelde interstisyel sistit hastaları doğru teşhis konuluncaya kadar 3-7 yıl süre ile bu rahatsız-
    lıkları çekmektedirler (13-15).

    Fizik Muayene
    İnterstisyel sistitli hastalarda abdominal, pelvik ve nörolojik muayeneler nonspesifiktir.
    Laboratuar
    İdrar tetkiki genellikle normaldir. Mikroskobik hematüri ve piyüri hastaların az bir kısmında saptanabilir. ABD Ulusal Sağlık Enstitüsü kriterlerine göre hastaların idrar kültürlerinde üreme olmaması gerekmektedir.

    Potasyum testi
    Bu test ile mesane epitel hucrelerinin anormal permeabiltesi ölçülmektedir.Mesane içerisine 40 mEq/100ml potassium chloride solüsyonu verildikten sonra interstisyel sistitli hastalarda kısa süreli de olsa urgency ve ağrı olusmaktadır. Normal bireylerde %4 olan pozitivite oranı interstisyel sistitli hastalarda % 75-80? lere kadar çıkmaktadır.

    Ürodinami
    Sistometri esnasında mesane doldurulurken 150 ml?ye kadar hastaların ?urgency? hissetmeleri ve mesane kapasitesinin 350 ml?nin altında olması gerekmektedir.

    Sistoskopi
    Düzgün bir öykü ve fizik muayeneden başka potansiyel bir interstisyel sistit hastasını teşhis edebilmemiz için elimizdeki en önemli alet sistoskopidir. Genel anestezi altında yapılan sistoskopide mesane distansiyona uğratılmalı ve eğer mevcut ise glomerülasyonlar ve/ veya Hunner ülseri görülmelidir. İnterstisyel sistit sistoskopik bulgularına göre ülseratif (klasik) tip ve ülseratif olmayan (erken) tip şeklinde iki gruba ayrılmaktadır. Hunner ülseri klasik gruptaki hastalarda bulunurken glomerülasyonlar ise ülseratif olmayan grupta daha sık olarak görülmektedir (4).

    Patoloji
    Sistoskopi esnasında saptanan şüpheli alanlardan yüzeysel ve derin biyopsiler alınmalıdır. Biyopsi detrusör kas liflerini de içermeli ve iki ayrı yerden alınmalıdır. Ne yazık ki nterstisyel
    sistit için herhangi bir patognomonik histolojik bulgu yoktur. Biyopsi genelde nonspesifik
    sistitler ile mesanenin premalign veya malign hastalıklarını ekarte etmek için alınmaktadır.

    Tedavi
    Interstisyel sistitin tedavisi küratif olmaktan ziyade daha cok ampirik ve palyatiftir. Mevcut tedaviler 4 grup halinde incelenebilir; Destekleyici, oral, intravezikal, minimal invaziv ve invaziv cerrahi tedaviler. Ancak günümüzde mevcut olan ilaçlardan sadece iki tanesi FDA (Food and Drug Administration) onayı alabilmiştir ( oral pentosan polysulfate ve intravezikal dimethyl sulfoxide).

    Destekleyici tedaviler
    Diyet modifikasyonu, hijyen arttırcı önlemler, stres ve anksiyetenin azaltılması destekleyici
    tedavilerin başlıcalarındandır. Sık idrara çıkmaları azltmak için yapılan mesane eğitim tedavileri, masaj terapisi, fiziksel terapisi ve ısı tedavilerinin bazı hasta gruplarında faydalı
    olduğu bildirilmiş ancak prospektif çalışmalarla etkinlikleri gösterilmemiştir (16-19).

    Oral tedaviler
    Oral tedavide kullanılan major ajanlar, analjezikler, antibiyotikler, pentosan polysulfate,
    antihistaminikler, and antidepresanlardır. Analjezikler bir çok hasta tarafından ağrıyı hafifletmek amacıyla kullanılmaktadır. Bir tricyclic antidepressan olan Amitripty line ve antiepileptik bir ajan olan gabapentin, kronik ağrrıları olan interstisyel sistitli hastalarda analjezi oluşturabilmektedirler (20,21). Hydroxyzine H1 reseptörlerini bloke eden bir antihistaminiktir. Mesane biyopsilerinde mast hücre infiltrasyonu tespit edilen ve allerjik bünyesi olan hastalarda fayda görüldüğüne dair yayınlar mevcuttur (22).

    Pentosan polysulfate oral kullanılan ilaçların içinde FDA onayı olan tek ajanldır. Eksik olan GAG tabakasını kaplar.Yapılan prospektif randomize çalışmalarda plaseboya oranla etkinliği gösterilmiştir. (23-25). Ancak klinik düzeyde fayda görebilmek için en az 6 ay süre ile kullanılması gerekmektedir (26). Cimetidine (27), quercetin (28), methotrexate (29), suplatast tosilat (IPD-115 IT) (30), nifedipine (31) ve L-arginine (32) tedavide kullanılan diğer oral ajanlardır. Bu ajanlarin icinde cimetidine ve quercetin?in plaseboya çok az bir oranda üstünlüğü gösterilmiştir.

    İntravezikal tedavi
    Dimethyl sulfoxide (DMSO) bu gruptaki ilaçların içinde FDA onayı olan tek ajandır. DMSO?in intravezikal uygulanımının hastalarda objektif ve subjektif fayda sağladığı ve
    plaseboya oranla etkin olduğu gösterilmiştir (33). Haftada bir kez olmak üzere 6 haftalık
    kürler halinde uygulanmaktadır. Heparin (34), hyaluronic acid (35), chondroitin sulfate (36), pentosan polysulfate (37) gibi Intravesical glikozaminoglikanların faydalı olduğuna dair çalışmalar mevcuttur. Gerek prospektif randomize çalışmaların olmayışı, gerekse yan etkilerinin çokluğu bu ajanların kullanımını kıstlamaktadır. Bacillus Calmette-Guérin (BCG) halen deneysel aşamada çalışmalar yürütülen diğer bir ajandır. Lokal immünomodülatörler vasıtası ile etki gösterdiği düşünülmektedir. Randomize placebo kontrollü çalışmalarda
    plaseboya oranla umut verici sonuçlar elde edilmiştir. (38-40) En önemli dezavantajı yan
    etkilerinin çokluğudur. Bir capsaicin analogu olan Resiniferatoxin deneysel aşamada çalışmalar yürütülen diğer bir ajandır. Yapılan bir çalışmada hastaların sık idrara çıkma, nokturi ve ağrı gibi şikayetlerini %50 oranında azalttığı bildirilmiştir (41).

    Minimal invaziv ve İnvaziv cerrahi tedaviler
    Mesanenin hidrodistansiyonunun hastaların %30-54?ünde 6 ay kadar süre semptomatik ile iyileşme sağlamıştır (42). Transelektrik sinir stimülasyonu (43), periferal afferent sinir stimülasyonu (44), akapunktur (45) ve sakral sinir kökü nöromodülasyonunun (46) bazı hasta gruplarında fayda gösterdiği bildirilmiştir. Mevcut tedavilere rağmen ileri evre interstisyel sistitli hastaların % 10?unda cerrahi tedavi gerekebilmektedir (47). İnvaziv cerrahi tedavilerde mesanenin bir kısmı veya tamamı çıkartılmaktadır. Ancak bu işlemlere en son tedavi seçeneği olarak başvurulmalıdır. Mesanenin tamamının çıkarıldığı ve üriner diversiyon uygulanan hastalarda daha yüksek oranlarda başarı elde edilmektedir (48). Ancak sistektomi işlemine rağmen hastalarda pelvik ağrı devam edebilmektedir (49). Diğer taraftan intertisyel sistitli hastalarda sistektomi ve diversiyon işlemine bağlı komplikasyonlar diğer hastalara oranla daha yüksek oranda görülmektedir (50,51).

    KAYNAKLAR
    1. Koziol JA. Epidemiology of Interstitial cystitis. Urol, Clin North Am, 1994; 21:7-20,

    2.Held PJ, Hanno PM, Wein AJ, Pauly MV, Chan MA: Epidemiology of Interstitial cystitis, in Hanno PM, Staskin DR, Krane RJ, Wein AJ (Eds). Interstitial Cystitis, NewYork, Springer-Verlag, 1990: 29-48.

    3. Ratner V, Taylor N, Wein AJ, Hanno PJ. Re. Epidemiology of interstitial cystitis: a population based study. J Urol,, 1999:162:500.

    4. Sonny L. Johansson, Kumiko Ogawa; Magnus Fall, The Pathology of Interstitial cystitis, In: Interstitial Cystitis, Edited by Grannum R.Sant, chapter 18, 1997: 143-151.

    5. Gillenwater JY, Wein AJ. Summary of the National Institute of Arthritis,Diabetes, Digestive and Kidney Diseases workshop on Interstitial Cystitis. J Urol,, 1988: 140; 203.

    6. Messing EM: Interstitial Cystitis and related syndromes, in:Walsh PC, Retik AB, Stamey TA and Vaughan ED Jr (eds): Campbell?s Urol,ogy,Vol.1, 7th ed. Philadelphia, WB saunders co, 1998: 631-662.

    7. Holm-Betzen M, Nordling J, Hald T: Etiology: etiologic and pathogenetic theories in interstitial cystitis, in Hanno Pm, Staskin DR, Krane RJ and Wein AJ (eds): Interstitial Cystitis.London, Springer-Verlag, 1990: 63-77.

    8. Ratliff TL, Klutke CG, Mc Dougall EM. The etiology of Interstitial Cystitis. Urol, Clin
    North Am, 1994: 21; 21-30.

    9. Ngoc Ho, James A.Koziol, C. Lowell Parsons: Epidemiology of Interstitial cystitis,
    In: Interstitial Cystitis, Edited by Grannum R.Sant, chapter 2, 1997: 9-16.
    10. Sant GR Theoharides TC, The role of mast cell in Interstitial Cystitis. Urol, Clin
    North Am, 1994: 21; 41-53.

    11. Aldenborg F, Fall M, Enerback L, Mast cells and interstitial cystitis, in Hanno PM,
    Staskin DR, Wein AJ (eds): Interstitial Cystitis.London, springer-Verlag, 1990: 95-106.

    12. Denise A. Nigro and Alan J.Wein: Interstitial Cystitis: Clinical and Endoscopic Features In: Interstitial Cystitis, Edited by Grannum R. Sant, chapter 17, 1997: 137-142.

    13..Messing EM, Stamey TA. Early diagnosis, pathology and treatment. Urol,ogy, 1978: 12; 381-392.

    14..Leach GE, Raz S. Interstitial Cystitis. In: Female Urol,ogy, Philadelphia.WB saunders, 1983: 351-356.

    15. Held PJ, Hanno PM, Wein AJ, Pauly MV, Chan MA: Epidemiology of Interstitial Cystitis: 2.In: Hanno Pm, Staskin DR, Krane RJ and Wein AJ (eds): Interstitial Cystitis.
    London, Springer-Verlag, 1990: 35.

    16. Webster DC, Brennan T. Self-care effectiveness and health outcomes in women with interstitial cystitis: implications for mental health clinicians. Issues Ment Health Nurs 1998;19:495-519.

    17. Parsons CL, Koprowski PF. Interstitial cystitis: successful management by increasing urinary voiding intervals. Urol,ogy 1991;37:207-12.

    18. Chaiken DC, Blaivas JG, Blaivas ST. Behavioral therapy for the treatment of refractory
    interstitial cystitis. J Urol,, 1993;149:1445-8.

    19. Whitmore KE. Self care regimes for patients with interstitial cystitis. Urol, Clin North Am 1994;21:121-30.

    20. Hanno PM. Amitriptyline in the treatment of interstitial cystitis. Urol, Clin North Am 1994;21:89-91.

    21. Sasaki K, Smith CP, Chuang YC, Lee JY, Kim JC, Chancellor MB. Oral gabentin (Neurontin) treatment of refractory genitourinary pain. Tech Urol,, 2001;7:47-9

    22. Theoharides TC, Sant GR. Hydroxyzine therapy for interstitial cystitis. Urol,ogy 1997;49(suppl 5A):108-10

    23. Mulholland SG, Hanno P, Parsons CL, Sant GR, Staskin DR. Pentosanpolysulfate sodium for therapy of interstitial cystitis: a double-blind placebo-controlled clinical study. Urol,ogy, 1990;35:552-8.

    24. Parsons CL, Benson G, Childs SJ, Hanna P, Sant GR, Webster G. A quantitatively controlled method to study prospectively interstitial cystitis and demonstrate the efficacy of pentosanpolysulfate. J, Urol, 1993;150:845-8.

    25..Holm-Bentzen M, Jacobsen F, Nerstrom B, et al. A prospective double blind clinically controlled multicentre trial of sodium pentosan polysulfate in the treatment of interstitial cystitis and related painful bladder disease. J Urol,, 1987;138:503-7

    26..Hwang P, Auclair B, Beechinor D, Diment M, Einarson TR. Efficacy of pentosanpolysulfate in the treatment of interstitial cystitis: a meta-analysis. Urol,ogy, 1997;50:39-43

    27. Seshadri P, Emerson L, Morales A. Cimetidine in the treatment of interstitial cystitis. Urol,ogy, 1994;44:614-6.

    28. Katske F, Shoskes DA, Sender M, Poliakin R, Gagliano K, Rajfer J. Treatment of interstitial cystitis with a quercetin supplement. Tech Urol,, 2001;7:44-6.

    29. Moran PA, Dwyer PL, Carey MP, Maher CF, Radford NJ. Oral methotrexate in the management of refractory interstitial cystitis. Aust N Z J Obstet Gynaecol, 1999;39:468-71.

    30. Ueda T, Tamaki M, Ogawa O, Yamauchi T, Yoshimura N, et al. Improvement of interstitial cystitis symptoms and problems that developed during treatment with oral IPD-1151T. J Urol, 2000;164:1917-20.

    31. Fleischmann JD, Huntley HN, Shingleton WB, Wentworth DB. Clinical and immunological response to nifedipine for the treatment of interstitial cystitis. J Urol,, 1991;146:1235-9.

    32. Smith SD, Wheeler MA, Foster Jr. HE, Weiss RM. Improvement in interstitial cystitis
    symptom scores during treatment with oral L- arginine. J Urol,, 1997;158:703-8

    33. Perez-Marrero R, Emerson LE, Feltis JT. A control study of dimethyl sulfoxide in interstitial cystitis. J Urol,, 1988;140:36-9.

    34. Emtage J, Morales A, Heaton JPW, Perez-Marrero R. Heparin in the treatment of interstitial cystitis. J Urol,, 1985;133:168A.

    35. Morales A, Emerson L, Nickel JC, Lundie M. Intravesical hyaluronic acid in the treatment of refractory interstitial cystitis. J Urol, 1996;156:45-8.

    36. Steinhoff G, Attah B, Rowan S. The efficacy of chondroitin sulfate 0.2% in treating interstitial cystitis. Can J Urol, 2002;9:1454-8.

    37. Bade JJ, Laseur M, Nieuwenburg LT, van der Weele LT, Mensink HJ. A placebo controlled study of intravesical pentosanpolysulfate for the treatment of interstitial cystitis. Br J Urol, 1997;79:168-71.

    38. Peeker R, Haghsheno MA, Holmang S, Fall M. Intravesical bacillus Calmette-Guérin and dimethyl sulfoxide for treatment of classic and non-ulcer interstitial cystitis: a prospective randomized double-blind study. J Urol, 2000;164:1912-6.

    39. Peters K, Diokno PK, Steinert B, Yuhico M, Mitchell B, Krohta S, et al. The efficacy of intravesical TICE strain bacillus Calmette-Guérin in the treatment of interstitial cystitis: a double-blind prospective placebo control trial. J Urol, 1997;157:2090-4.

    40. Peters KM, Diokno AC, Steinert BW, Gonzalez JA. The efficacy of intravesical bacillus Calmette-Guérin in the treatment of interstitial cystitis: long term follow up. J Urol, 1998;159:1483-6.

    41. Lazzeri M, Beneforti P, Spinelli M, Zanollo A, Baragli G, Turini D. Intravesical resiniferatoxin for the treatment of hypersensitive disorder: a randomized placebo controlled study. J Urol, 2000;164:676-9.

    42. Hanno PM, Wein AJ. Conservative therapy of interstitial cystitis. Semin Urol,1991;9:143.

    43..Bristow SE, Hasan ST, Neal DE. TENS: a treatment option for bladder dysfunction. Int Urogynecol J Pelvic Floor Dysfunct, 1996;7:185-90.

    44. Kumar V, Hough C, Mansfield C, Irwin PP. Stoller's afferent nerve stimulator for interstitial cystitis: does it work? [abstract 286] J Urol, 2001;164(suppl 5):70.

    45. Geirsson G, Wang YH, Lindstrom S, Fall M. Traditional acupuncture and electrical stimulation of the posterior tibial nerve: a trial in chronic interstitial cystitis. Scand J Urol, Nephrol, 1993;27:67-70.

    46. Maher CF, Carey MP, Dwyer PL, Schluter PL. Percutaneous sacral nerve root neuromodulation for intractable interstitial cystitis. J Urol, 2001;165:884-6.

    47. Irwin PP & Galloway NM. Surgicalmanagement of interstitial cystitis. Urol, Clin North Am 1994;21:145 51

    48. Irwin PP, Galloway NTM. Surgical management of interstitial cystitis. Urol, Clin North Am 1994;21:145-51.

    49. Baskin LS, Tanagho EA. Pelvic pain without pelvic organs. J Urol, 1992;147:683-6.

    50. Nurse D, Parry JR, Mundy AR. Problems in the surgical treatment of interstitial cystitis. Br J Urol, 1991;68:153-4.

    51. Albertini JJ, Mohanted A, Helal MA, et al. Long term follow-up demonstrates a markedly increased ureteroenteric anastomotic stricture rate in interstitial cystitis patients undergoing urinary diversion. [abstract 99] J Urol, 1999;161:29.
    Yazışma Adresi
    Fatih ATUĞ
    Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji A.D.
    E-mail: fatihatug@hotmail.com

  • #2
    Ayı Üzümü Forte Sistit Tedavisi, İntersistiyel Sistit Tedavisi, Mesane İltihaplanmasına Doğal Çözüm, Cranberry ile Sistit Tedavisi, Cranberry ile idrar yolları Tedavisi






    İntersistiyel Sistite Bitkisel Çözüm, Mesane İltihaplanmasına Doğal Destek, Ayı Üzümü ile Sistit, Cranberry ile İdrar yolları Enfeksiyonunu Tedavisi, Sistite Bitkisel Destek, Ayı Üzümü ile Sistit Tedavisi, Aktif Mesane Rahatsızlığı, Mesane Rahatsızlığına Doğal Çözüm,







    önal Nickli öğeden Alıntı Mesajı göster
    İNTERSTİSYEL SİSTİT

    AĞRILI MESANE SENDROMU
    İnterstisyel sistit mesanenin(idrar kesesi) dolması ile ilişkili olarak suprapubik (idrar kesesinin bulunduğu leğen kemiğinin iç bölgesi) ağrı hissedilmesidir. Semptomlar özellikle mesane dolu iken ortaya çıkar (iyice belirginleşir). Bu rahatszılık genelikle kadınşlarda görülen bir idrar kaçırma rahatszılığıdır.Fakat nasıl olduysa ben bu rahatsızlığa yakalandım.Yıllarca İstanbul, Ankara ve İzmirde gitmediğim meşhur üroloji uzmanı kalmadı.Hiçbiri ne olduğunu dahi bilemedi, sonunda bir doçent erkeklerde görülmeyen ve genelikle kadınlarda görülen interstisyel sistit sendurumu denen ağrılı idrar kaçırma rahtsızlığına yakalandığımı söyledi.Yurtdışından getirtiği bir ilaç biraz fayda verdi, fakat ilaçın 15 günlük kullanımlık bir dozu 500 ytl olduğundan bu ilaçla tedavi olmamın mümkün olmadığını gördüm.İnternetten araştıma yaparken İbrahim beyin sitesini gördüm ve ondan bana yardımcı olmasını ricaettim.Oda bana Gökçek İksir ve Gökçek Böbrek-Mesane çayı gönderdi.İksir ve çayı kullanmaya başladıktan birkaç gün sonra ağrılarım ve sık sık tuvalette gidip gelmelerim azaldı ve 3 ay sonra bu rahatsızlığımdan hiçbir eser kalmadı.İnanın bazı geceler 10-15 dakikada bir tuvalette gitmek zorunda kalıyordum ve ağrılardan yerlere yatıp kıvranıyordum. Canımdan bezmiştim valla ne kadar dua etsem azdır, o günden beri İbrahim bey için dua ediyorum.
    Önal bey buraya yani dükkana gelip, başından geçenleri anlatınca çok üzüldüm. Peki nasıl iyi oldunuz dedim, sizin sayenizde tabii beni hatırlamıyormusunuz dedi.Evet ben binlerce insanla görüşüyorum ve konuşuyorum.Bu nedenle ben bu olayı çoktan unutmuştum, peki iyileştiniz ama bir yazı yazmadınız dedim.Üye olmak ve yazı yazmak istedim ama başaramadım dedi.Ben yardımcı oldum üye oldu ve yazısını yazmış.Teşekkürler.
    Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

    Yorum yap


    • #3
      hatice32 Nickli öğeden Alıntı Mesajı göster
      Ben üç kız annesiyim büyük kızım ve Kızım Aylin 8 yaşın da astım sürekli hastalınıyor ve nöbetler geçiriyordu. İbrahim beye durumu anlatık Gökçek İksir verin ve de bronşit çayı içsin dedi. Söylediklerine takriben 5-6 hafta uyguladık o günden beri kızmımda astım nöbetleri görülmez oldu. İbrahim beye Gökçek İksir nasıl oluyor da astımı önlüyor dedim. O da bronşları temizliyor ve vücudu arıtıyor özeliklede bağırsak florasını optimum seviyeye getiriyor dedi. Doğrusu bek anlamadım am benim için önemli olan kızımın iyi olması.

      Küçük kızım Zehra bir yaşında ve hiçbir şey yemiyor ve bu nedenle halsiz ve dermansız. İbrahim bey Gökçek İksiri ve iştahszılık çayı tavsiye etti. Kulandık çocuğun durumu bir ay içinde düzeldi. Hamdolsun kızımın iştahı çok iyi artık daha güçlü ve dayanıklı.

      Ortancı kızım Nur Sema 6 yaşında ve çocuk altına kaçırıyordu. İbrahim abi Gökçek İksir ve idrar tutamama çayı diye bir çay hazırlayıp verdi. Çayı ve iksiri kulandıktan 4-5 hafta sonra Nur Sema artık altına kaçırmaz oldu.
      Şayet problem psikolojik ise tedavisi, kılıçotu olmak üzere şifalı bitkilerden oluşan, bir çay harmanı gerekir. Şayet mikropların sebep olduğu bir iltihaplanma nedeniyle ise o zamanda Gökçek İksiri gerekir. Her hastalığa harşı Gökçek İksir ve hastalığa karşı özel çay gereklidir.

      Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

      Yorum yap


      • #4
        şirince Nickli öğeden Alıntı Mesajı göster
        öncelikle herkeze acil şifalar dilerim ben intertisyel sistit hastalığına yaklaşık 4 yıl önce yakalandım hayatımı kabusa çevirdi yaşam kalitem düştü hiçbiryere gidemez olmuştum sürekli lavabo arar olmuştu gözlerim günde 6o dan fazla tuvallete gitmek ne kadar kabus dolu bir yaşamdı üniversite hastaneleride gece gündüz kaldım ama neyazıkkı dr yapabileceğimiz bu dediler antipiyotik yazıp gönderiyolardı dış dünyayla ilişkimi kestim çaresizdim anlıycanız.nette dolaşırken gökçek iksiri denk geldim açıkcası başlarda inanmadım ve defalarca ibrahim beyi arıyıp ben iyileşemiycem dedim oda bana korkma etkiye tepki dedi ve gerçekten sabır ve zaman herşeyin ilacı ilçaları yaklaşık 2 aydır kullanıyorum şimdi saatlerce arkadaşlarıma geziyorum idrar kaçırmalardanda eser yok okadar minnettarımki kendisine ve gerçeketen insaflı biriymiş kendine güveni tam olan biri vakat ilaçlardan yüksek miktarda paralar talep etmedi yani anlıycanız sahtekar vede para tuzağı diğil bu ilaçalar gerçekten yararlı.


        Şirin hanım sıkıntılarını anlattı analtı dinedim dinledim.Bazen gece geç saatlerde aradı ne oluyor dedim abi benim iyileşecekmiyim.Henüz bir etkisi olmadıda diye sürekli yakınıyordu.Bende acele etme sabret düzelir diyordum.Dorğsu çok zor durmuda olduğundan sürekli sabret diyordum.Sonunda Şirin hanımdan mutlu haber geldi.Çok şükür artık iyileşmişti ve idarını tutabiliyordu.İnsanların böyle çok ağır hastalıklarından kurtulmalarına valla hani bende çok seviniyorum, fakat siz yinede 2-3 ay daha Huş Forte, Ayı Üzümü Forte, Gökçek Aloe Vera Jel ve Gökçek İksir, Böbrek çayı ve Mesane Çayı kullanmanız gerekir.Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (Çin tuzu, mısır şurubu, abur cubur, tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Her Lokma en az 30 defa çiğnenmeli, doğru ÇİĞNEME den yutulan besinler mide başta olmak üzere diğer organlara zarar verir.Hücre merkezlerinde bulunan mitokondrinleri soba veya mini atom sentraline benzetebiliriz.Sobaya kalitesiz kömürü doldurursanız duman içinde kalırsınız ve aşırı artık madde (kül, duman, is) ortaya çıkar.Çiğnenmeyen besinlerde kalitesiz kömür gibi hücreler, hücre araları, bağ dokuları ve bütün organlarda artık madde (cüruf) yoğunlaşmasına sebep olur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.

        Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

        Yorum yap


        • #5
          ibrahim hocamın dikkatine

          Slm hocam nasılsınız.Ben nevşehirden ebru.5 yıldır interstisyel sistit hastasıyım.gitmediğim doktor kalmadı.sonunda kayseride doç dr.mustafa sofikerim hocama gittim.o da bana tahliller yaptı.yapılması gerekn herşeyi yaptı.sonunda anestezi yapıp sistaskopi yaptı.sonucunda mesanede küçük küçük yaralar bulunduğunu söyledi.onları lazerle yaktı.ameliyat sonrası yurtdışından getirttiği siteal ismindeki ilacı haftaada bir dört hafta ve dört hafta boyunca yaptı daha sonra da ayda bir olmak üzere 4 defa daha uyguladı.sonuçda biraz rahtladım.şimdi ise ağrım yok.fakat idrara yine sık çıkıyorum.yardımcı olursanız sevinirim.şimdiden ilginize tşk eder hayırlı çalışmalar dilerim.

          Yorum yap


          • #6
            ebruiklimy Nickli öğeden Alıntı Mesajı göster
            Slm hocam nasılsınız.Ben nevşehirden ebru.5 yıldır interstisyel sistit hastasıyım.gitmediğim doktor kalmadı.sonunda kayseride doç dr.mustafa sofikerim hocama gittim.o da bana tahliller yaptı.yapılması gerekn herşeyi yaptı.sonunda anestezi yapıp sistaskopi yaptı.sonucunda mesanede küçük küçük yaralar bulunduğunu söyledi.onları lazerle yaktı.ameliyat sonrası yurtdışından getirttiği siteal ismindeki ilacı haftaada bir dört hafta ve dört hafta boyunca yaptı daha sonra da ayda bir olmak üzere 4 defa daha uyguladı.sonuçda biraz rahtladım.şimdi ise ağrım yok.fakat idrara yine sık çıkıyorum.yardımcı olursanız sevinirim.şimdiden ilginize tşk eder hayırlı çalışmalar dilerim.
            Bağırsaklarda mantar var ise bu mantarlar idrar yolllarına geçer ve mesaneye yerleşen mantarlar instersisyel sistite sebep olur.Huş Forte, Ayı Üzümü Forte, Gökçek Aloe Vera Jel ve Gökçek İksir, Böbrek çayı ve Mesane Çayı kullanmanız gerekir.Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (Çin tuzu, mısır şurubu, abur cubur, tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Her Lokma en az 30 defa çiğnenmeli, doğru ÇİĞNEME den yutulan besinler mide başta olmak üzere diğer organlara zarar verir.Hücre merkezlerinde bulunan mitokondrinleri soba veya mini atom sentraline benzetebiliriz.Sobaya kalitesiz kömürü doldurursanız duman içinde kalırsınız ve aşırı artık madde (kül, duman, is) ortaya çıkar.Çiğnenmeyen besinlerde kalitesiz kömür gibi hücreler, hücre araları, bağ dokuları ve bütün organlarda artık madde (cüruf) yoğunlaşmasına sebep olur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.

            Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

            Yorum yap


            • #7
              slm

              slm.mrb.hocam tekrar rahatsız ediyorum kusura bakmayın.Gökçek İksir, Gökçek Tonik, Gökçek Böbrek ve Mesane çayı ve bikarbonat kullanmamı önermişsiniz ama ben bunları nerden temin edbileceğimi ve nasıl kullanacağımı da bilmiyorum .tekrar yardımcı olursanız sevinirim.tşk.

              Yorum yap


              • #8
                Sipariş | Gökçek Aktar
                Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                Yorum yap


                • #9
                  mehmet-den Nickli öğeden Alıntı Mesajı göster
                  [mrb.annem aynen bu hastalıkla mücade etti.Kayseri Tıp fakültesi ardından bir sene sonra Ankara Gazi Tıp fakültesi aynı teşhisi koydu. 3 kez endoskopik ameliyat oldu. Avrupadan ilaçlar getirdiler ama nafile. yaklasık bi şişe ilac 500 ytl. Ardından yine haplar ve antibiyotikler. annem artık ölmeyi isteyecek kadar sancılıydı. İnternette rastgele buldum gökcek iksiri. Tıp yeterli gelmeyimce hemen sipariş verip aldık. İnanın annem daha 2 hafta olmadı agrılarının hafiflediğini söylüyor.İnsallah 2 ay kullanacaz.İbrahim hocama da da hergün dua ediyor. çok sagol hocam.
                  Mehmet bey Huş Forte, Ayı Üzümü Forte, Gökçek Aloe Vera Jel ve Gökçek İksir, Böbrek çayı ve Mesane Çayı kullanmanız gerekir.Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (Çin tuzu, mısır şurubu, abur cubur, tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Her Lokma en az 30 defa çiğnenmeli, doğru ÇİĞNEME den yutulan besinler mide başta olmak üzere diğer organlara zarar verir.Hücre merkezlerinde bulunan mitokondrinleri soba veya mini atom sentraline benzetebiliriz.Sobaya kalitesiz kömürü doldurursanız duman içinde kalırsınız ve aşırı artık madde (kül, duman, is) ortaya çıkar.Çiğnenmeyen besinlerde kalitesiz kömür gibi hücreler, hücre araları, bağ dokuları ve bütün organlarda artık madde (cüruf) yoğunlaşmasına sebep olur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.

                  Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                  Yorum yap


                  • #10
                    mehmet-den Nickli öğeden Alıntı Mesajı göster
                    annem 1aydır gökcek iksir gökcek tonik ve çayı kullanıyor. annemde babam da hergün dua ediyor ibrahim hocama. babam iki güne bir acile götürüyordu annemi. profösörlerin bile care bulamadıgı intersistiyel sistit agrılar suanda yok denecek kadar az. hocam hem büyük masraflardan kurtulduk. hemde ağrılardan sayenizde. 1 ay daha kullanacaz. hocam hersey için cok tesekkürler. cok sagolun
                    Mehmet bey annenizin böyle çok ağır bir hastalıktan kurtulduğuna çok sevindim.İntersistiyel sist, her türlü alerji ve faranjit ve deri hastalıklarının sebebi mantalardır.Bağırsaklardaki mantarlar boğaza yerleşirse farnjite mesaneye yerleşirse intersistyel sistite bağırsak mukuzasında tahribat yaparsa alerjiye, sinüse yerleşir sinüzite sebep olur.Bu tür rahatszılıklardan kurtulmak için alınan antibiyotikler mantarların daha da çoğalmasına sebep olur.

                    Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                    Yorum yap


                    • #11
                      kaysel Nickli öğeden Alıntı Mesajı göster
                      9 yıldır yanma şikayetlerinden defalarca doktora gittim. doktor instestiyal sistit teşhisi koydu bununla birlikte tedaviye başladım.bu arada gökçek iksir ve gökçek toniği internet üzerinden buldum tesadüfen ve içmeye başladım 1 aydır içmeye devam etmekteyim. eski şikayetlerimin giderek azaldığını farkettim.halen gökçek iksir ve toniği kullanmaktayım. sonucunu sabırsızlıkla bekliyorum.2 ayım kaldı) Tavsiye ederim denemekten çekinmeyin..kilosu olanlarda zayıflatıcı özelliğinden faydalanabilirler)


                      Aysel hanım iyileşmenize çok sevindim, kesin çözüm için henüz çok erken 40-50 gün Gökçek Tonik, 2-3 ay Huş Forte, Ayı Üzümü Forte, Gökçek Aloe Vera Jel ve Gökçek İksir, Böbrek çayı ve Mesane Çayı kullanmanız gerekir.Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (Çin tuzu, mısır şurubu, abur cubur, tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Her Lokma en az 30 defa çiğnenmeli, doğru ÇİĞNEME den yutulan besinler mide başta olmak üzere diğer organlara zarar verir.Hücre merkezlerinde bulunan mitokondrinleri soba veya mini atom sentraline benzetebiliriz.Sobaya kalitesiz kömürü doldurursanız duman içinde kalırsınız ve aşırı artık madde (kül, duman, is) ortaya çıkar.Çiğnenmeyen besinlerde kalitesiz kömür gibi hücreler, hücre araları, bağ dokuları ve bütün organlarda artık madde (cüruf) yoğunlaşmasına sebep olur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.
                      Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                      Yorum yap


                      • #12
                        arzuakdere Nickli öğeden Alıntı Mesajı göster
                        3 yıldır sistit hastasıydım gitmediğim doktor kullanmadığım ilaç kalmadı ama sürekli tekrarlıyordu.birgün internette hastalığımla ilgili araştırma yaparken İbrahim gÖKÇEK ismini duydum ve aradım ogün tonik iksir ve çay aldım kendisinden 2 ay kadar kullandım ve bir daha bu hastalıktan eser kalmadı .Dolabımdan iksiri eksik etmiyorum .Ve çevremdeki birçok kişi de İbrahim Beyle temasa geçti.İyiki varsınız.
                        Arzu hanım iyileşmeniz beni çok sevindirdi allah sağlık sıhhat versin, fakat takriben 2-3 ay dahaHuş Forte, Ayı Üzümü Forte, Gökçek Aloe Vera Jel ve Gökçek İksir, Böbrek çayı ve Mesane Çayı kullanmanız gerekir.Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (Çin tuzu, mısır şurubu, abur cubur, tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Her Lokma en az 30 defa çiğnenmeli, doğru ÇİĞNEME den yutulan besinler mide başta olmak üzere diğer organlara zarar verir.Hücre merkezlerinde bulunan mitokondrinleri soba veya mini atom sentraline benzetebiliriz.Sobaya kalitesiz kömürü doldurursanız duman içinde kalırsınız ve aşırı artık madde (kül, duman, is) ortaya çıkar.Çiğnenmeyen besinlerde kalitesiz kömür gibi hücreler, hücre araları, bağ dokuları ve bütün organlarda artık madde (cüruf) yoğunlaşmasına sebep olur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.
                        Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                        Yorum yap


                        • #13

                          fatmaöz Nickli öğeden Alıntı Mesajı göster
                          Sizden alıp kullandığım Gökçek tonik,iksir,mesane ve böbrek çayı beni çok rahatlattı.Bir ay süreyle düzenli bir şekilde bunları kullandım.Şikayetlerimde azalma oldu.Tekrar kullanmamda sakınca var mı?Yoksa yeniden sipariş vermek istiyorum ,nasıl sipariş verebilirim?
                          Fatma hanım böyle zor bir rahatsızlıkta size yardımcı olabildiğimize çok sevindim.Fakat siz tedavinin henüz başındasınız.Bizim ürünleri uzun süre kullandığınızda herhangi bir yan tesiri olmaz, aksine uzun süre kullanmak gerekir ve Huş Forte, Ayı Üzümü Forte, Gökçek Aloe Vera Jel ve Gökçek İksir, Böbrek çayı ve Mesane Çayı kullanmanız gerekir.Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (Çin tuzu, mısır şurubu, abur cubur, tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Her Lokma en az 30 defa çiğnenmeli, doğru ÇİĞNEME den yutulan besinler mide başta olmak üzere diğer organlara zarar verir.Hücre merkezlerinde bulunan mitokondrinleri soba veya mini atom sentraline benzetebiliriz.Sobaya kalitesiz kömürü doldurursanız duman içinde kalırsınız ve aşırı artık madde (kül, duman, is) ortaya çıkar.Çiğnenmeyen besinlerde kalitesiz kömür gibi hücreler, hücre araları, bağ dokuları ve bütün organlarda artık madde (cüruf) yoğunlaşmasına sebep olur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.
                          Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                          Yorum yap


                          • #14
                            Mesane iltihaplanması, cystitis, sistitis, sistit:
                            İdrar yolları iltihaplanması deyince buna böbrekler, idrar kordonları, mesane ve idrar kanalıiltihaplanması akla gelir. Böbreklerin iltihaplanmasına üst idrar yolları iltihaplanmasıda denir ve ayrıca elle alınır. Alt idrar yolları iltihaplanmasına ise mesane, idrar kordonu ve idrar kanalı iltihaplanması dahildir. Genelikle bağırsak bakterileri idrar yolları iltihaplanmasına sebep olur. İdrar yolları iltihaplanmasına sebep olur. İdrar yolları iltihaplanması bayanlarda erkeklere göre daha çok görülür. Bayanlarda daha sık enfeksiyon görülmesinin nedeni onlarda idrar yollunun oldukca kısa olmasıdır. Prostat problemi olan yaşlı erkeklerdede oldukca sık mesane iltihaplanması görülebilir.


                            Mesane iltihaplanmasının sebepleri:Sistit akut ve kronik olabilir, şayet iltihaplanma tedaviden sonra beli aralıklarla yenide ortaya çıkıyorsa buna kronik sistit, yok tedavi edilebiliyorsa buna akut sistit denir. Sistit genelikle feçes (dışkı ) florası sebep olur, çünkü fecesten sonra makadı sadece tuvalet kağıdı ile silmek yeterli değildir ve hatta bu enfeksiyona sebep olan en büyük etkendir..


                            Diğer önemli faktörler:
                            1-) Hamilelik ve doğumda enfeksiyonun yayılmasına sebep olur.
                            2-) Menopoz devresinde östrojen hormonunun azalması
                            3-) Erkeklerde prostat büyümesi rahatsızlığı
                            4-) İdrar yollarındaki taş, kum, veya ur nedeniyle daralma
                            5-) Metabolizma hastalığı, şeker hastalığı ve nikris (gut hastalığı )
                            6-) İdrar yollarına yapılan müdahale (sonda vb.) ile oluşan tahribatlar
                            7-) Bebeklerde ve küçük çocuklarda görülen ümmün zafiyeti
                            8-) Sapık cinsel ilişkilerde bulunanlarda enfeksiyon sık görülür.


                            Mesane iltihaplanmasının belirtileri:
                            1-) İdrar yaparken yanma ve ağrı hissetme (algüri)
                            2-) Sık sık idrar yapmak için tuvalette gitme (poliüri)
                            3-) İdrar yapmakta zorlanma (disüri)
                            4-) Kasıkta ağrı ve kramplar
                            5-) Nadiren kanda idrar görülebilir (hemaüri)
                            Şayet zamanında tedaviedilmez ise, bu yükek ateş ve bel ağrısına sebep olabilir.


                            Mesane iltihaplanmasının teşhisi:
                            Hastanın hastalıkla ilgili rahatsızlıklarını analatması ile aldeedilen bilgiler (anamnez) ve idrarın kokusu, yoğunluğu, rengi ve içinde oluşan şekillerde bilgi vericidir. İdararda alyuvar, akyuvar, hücre artıkları ve bakteri ölüleri görülmesi halinde kan muayeneside gerekli olabilir. Ayrıca gerkli görülürse ultrasonlada bakılabilir. Böbrek iltihaplanması ve mesane iltihaplanmasını bir birine karıştırmamak gerekir. İdrar testinde dikkat edilmesi gereken bir diğer hususta idrarın ilk kısmı yabancı madde içerebilir. Bu nedenle biraz idrar bıraktıktan sonra başka bir bardağa idrar yapmak daha uygundur. Yani idrarın ilk ve son kısımlarının hijyen olmayabilir. Bu nedenle mümkün oldukca idrarın orta kısmı alınır. Böylece idrarın asıl yapısının ne olduğu anlaşılır.



                            Mesane iltihaplanmasının komplikasyonları:
                            Mesane iltihaplanması zamanında tedavi edilmezse o zaman iltihaplanmaya sebep olan bakteriler böbreklere yükselir vede böbreklerde iltihaplanır. Böbreklerin iltihaplanması yüksek ateş, soğuk soğuk terleme, idrar yaparken bel ağrısı ve sırt ağrısı görülür. ,İlerleyen durumlarda böbrek iflasına sebep olur. Erkeklerde prostat iltihaplanmasınada sebep olabilir. Ayrıca tedavilerde geç kalınırsa mesane dokusu bozularak büzülür ve amaliyatla alınmak zorunda kalınabilinir. Tedavi edilemeyen sistit kanın zehirlenmesine neden olur. Kanın zehirlenmesi demekse , bu mikropların bütün vücudda yayıması vehatta ölüme dahi sebep olabilir.

                            Ne yapılabilir?
                            Bayanların büyük abdestten sonra kağıtla silinmeleri yeterli değildir vehatta çok mahzurludur, çünkü fecesteki bakteri ve virüsler enfeksiyona sebep olur. Bu nedenle Büyük abdesten sonra mutlaka taharetlenmek gerekir. Ayrıca cinsl münasebetten sonra gusül abdesti almamada çok önemli faktörlerdendir. Bu duru genelikle gayri müslimlerde daha yaygındır, fakat müslüman olduğu halde taharetlenmeyen insanlarımızda oldukca çoktur. İslam bilen için nimettir

                            Sistitin tedavisi:
                            1-) Feces?den sonra (dışkı ) makat kağıtla silindikten sonra tekrar yıkanmalı
                            2-) Cinsel münasebetten sonra hemen gusul abdesti almak mümkün değilse, önce cinsel organlar yıkanır.
                            3-) İdrar yolları için iyi gelen şifalı bitki çayları içilmelidir ve bunların başında çörekotu-, ZYE-, altınbaşakotu-, atkuyruğuotu-, ısırganotu-, veya ardıç kozalağı preparatları, Gökçek Tonik ve Gökçek İksiri gelir.
                            4-)Hastalık ilerlemişse mutlaka antibiyotik ilaçların kulanılması gerekir.
                            5-) Antibiyotik ilaçlardan sonra tahrip olan bağırsakflorası ve idraryolları florası Gökçek İksiri, Gökçek Tonik ve ZYE ile yenilemek (regenerasyon) ve immün sistemini kuvvetlendirmek için gerekir.


                            Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır. Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.
                            Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                            Yorum yap


                            • #15
                              Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                              Yorum yap

                              Hazırlanıyor...
                              X