Duyuru

Collapse
No announcement yet.

SSPE, subakut sklerozan panensefalit'

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • SSPE, subakut sklerozan panensefalit'

    Sinsi hastalık SSPE

    Antalya - Kızamık hastalığı geçiren bazı çocuklarda genellikle 5 ile 14 yıl sonra görülen ve ölümcül olan ''Subakut Sklerozan Panensefalit'' (SSPE) hastalığına Türkiye'de 1995-2005 yılları arasında 1131 kişinin yakalandığı bildirildi.

    Kızamık enfeksiyonundan aylar ve yıllar sonra ortaya çıkan ve bazılarında ölüme kadar götüren SSPE'ye yakalanan çocuklarda önce davranış bozukluğu, mental gerileme, görme bozukluğu görülüyor.

    Kızamık hastalığı geçirildikten sonra beyne yerleşebilen virüsün neden olduğu bir merkezi sinir sistemi hastalığı olan SSPE, kızamığa karşı aşılanmamış, aşılandığı halde yeterli bağışıklık düzeyine ulaşmamış veya aşılanmadan önce kızamık geçirmiş çocuklarda ortaya çıkıyor. Kesin tedavisi bulunmayan hastalık, ancak virüsün yayılmasını geciktiren ilaçlarla kontrol altına alınabiliyor.

    Sağlık Bakanlığı SSPE Bilimsel İnceleme Komisyonu Raporu'na göre, 1995-2005 yılları arasında Türkiye'de bildirimi yapılmış 1131 SSPE'li hasta bulunuyor. SSPE'nin ülke genelinde görülme sıklığı milyonda 2,5 olarak belirlenirken, Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, aşılanma oranı yüksek olan ülkelerde tüm nüfusta SSPE görülme sıklığı milyonda 1'e düşüyor.

    Türkiye'de hiç kızamık aşısı uygulanmaması halinde her yıl doğan yaklaşık 1 milyon 350 bin bebeğin 339'unda SSPE komplikasyonunun gelişmesinin bekleneceği belirtiliyor. SSPE hastası çocukları bulunanlar ve çocuklarını bu hastalık nedeniyle kaybedenlerin kurduğu SSPE Hastaları Yardımlaşma, Dayanışma
    ve Yaşatma Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Abdurrahman Neşe, yaptığı açıklamada, derneklerine 61 ilden 546 hastanın kayıtlı olduğunu söyledi.

    ''Hastalık nedeniyle son yedi ayda sadece derneğimize kayıtlı 61 çocuk öldü'' diyen Neşe, buna rağmen SSPE'nin bilimsel olarak yeterince araştırılmadığını ileri sürdü.

  • #2
    Gökçek Iksiri vücuttaki bakteri, virüs ve mantarları atmada idealdir, çünkü curufu eriterek yok eder. Böylece curuf içerisinde saklanaan bakteri,virüs ve mantarlar bağışıklık sistemi tarafından yokedilir.

    Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır. Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.

    Yorum yap


    • #3
      SSPE HASTALIĞI NEDİR?

      Subakut Sklerozan Panensefalit (SSPE) kızamık mikrobunun yol açtığı bir beyin hastalığıdır. Çocuklukta geçirilen kızamığın ağır ya da hafif olması SSPE oluşumu riskini etkilemez. Hatta döküntü olmadan (gizli) geçirilmiş kızamıklardan sonra da SSPE olabilir. Kızamıkların %20’ye varan bir oranı döküntü olmadan seyretmekte ve tanı almamaktadır.

      Kızamık hastalığının ülkemizde halen görülmesi, hatta salgınlara yol açması nedeniyle SSPE de ortadan kaldırılamamaktadır.
      Açılımı Subakut Sklorezan Panansefalit olan hastalığa kızamık geçirildikten sonra beyne yerleşen virüs neden oluyor. Virüs hastalığın bitiminden sonraki 10 yıl içinde tekrar aktif hale geçiyor ve beyinde büyük tahribata yol açıyor. Kesin tedavisi olmayan virüsün yayılmasını geciktiren ilaçlarla hastalığın seyri yavaşlatılabiliyor.
      SSPE, ( Subacute sclerosing panencephalitis ) temel düzeyde açıklayacak olursak kızamık virüsü enfeksiyonunun (beyin iltihabı) sebep olduğu bir merkezi sinir sistemi hastalığıdır. Kızamık veya kızamık benzeri bir virüsün sebep olduğu az rastlanan ölümcül bir nörolojik hastalık olarak da tanımlayabiliriz. Hastalık kızamık aşısı olmayan çocuklarda daha fazla görülmektedir.
      SSPE, özellikle çocuklarda, nadirde olsa yetişkinlerde görülebilen bir hastalıktır. Genellikle kırsal bölgelerdeki erkeklerde kızamık enfeksiyonundan bir kaç yıl sonra veya 10 yıl sonra bile ortaya çıkabilen bir hastalıktır. Ülkemizde daha çok Güneydoğu Anadolu Bölgesinde rastlanan bir hastalıktır.Hastalık yetişkinlerde de görülmekle beraber erkek çocuklarda kız çocuklara nazaran daha sık rastlanmaktadır.
      Hastalığın sebep olduğu patolojik değişiklikler özellikle tek bir organda, beyinde gerçekleşmektedir. Hastalarda sırasıyla spastiklik, koma ve 6 ila 12 ay içinde ölümle sonuçlanan ilerlemeli beyin işlevi kaybı görülür..
      SSPE önceleri tipik bir nörolojik hastalık örneği olarak düşünülmesine rağmen, günümüzde kompleks bir temel nörolojik sorun olarak tanınmaktadır. Bu hastalık, nadir olarak, genelde bir milyon çocukta bir vaka olarak görülmesine karşın, son 40 yıldır bilimsel literatürde daha kapsamlı bir şekilde yer almaktadır. Modern tıpta henüz kesin bir tedavisi yok. Ancak hastalığın seyri yavaşlatılabilmektedir.
      SEBEBİ:
      SSPE (subacute sclerosing panencephalitis) beyin iltihabı ile belirli ilerleme kaydedennörolojik bir hastalıktır. Hastalık kızamık virüsününreaktivasyonu yani aktif hale gelmesinden veya kızamık virüsüne uygunsuz bir immün yanıt verilmesi sonucu gelişebilir.
      SSPE hastalığına kızamık hastalığı geçirildikten sonra beyine yerleşen kızamık virüsü neden oluyor. Kızamık geçirdikten 1 ile 10 yıl arasında hastalığın belirtileri başlıyor ve virüs beyinde tahribata yol açıyor.
      Kızamık virüsünün hangi şekilde ve değişiklikler sonucu SSPE’ ye yol açtığı hala sırrını korumaktadır. Ayrıca SSPE virüsünün topluluk içinde bulaşarak yayıldığı iddiası bilimsel hiç bir kanıta sahip değildir.
      BELİRTİLERİ:
      Önceden normal gelişimi olan bir çocukta (ya da genç erişkinde) birkaç hafta birkaç ay içinde gelişen; yürümede bozulma, unutkanlık, konuşmada bozulma, davranış değişikliği, başın öne doğru düşmesi ya da vücutta gevşeme, silkinme şeklinde çok kısa süreli nöbetler en tanımlayıcı belirtilerdir. SSPE hastalığı ilerleyici bir hastalıktır. Ancak bazı hastalarda (yaklaşık 10 hastadan birinde) ilerlemenin olmaması, hastalıkta duraklama, hatta kendiliğinden iyileşmenin görülmesi mümkündür Başlangıç bulguları hafıza kaybı, irritabilite (uyarılara yanıt vermede görülen bozukluklar), nöbetler, istemsiz kas hareketleri ve/veya davranış değişiklikleridir.
      SSPE hastalığının ilerlemesi ise 4 aşamada meydana geliyor:
      1. Dönem: Unutkanlık, sinirlilik
      2. Dönem: Sıçramalar başlıyor. Tek başına yemek yiyemiyor
      3. Dönem: Hasta yatağa bağımlı hale geliyor. Burundan sıvıyla besleniyor
      4. Dönem: Komaya giriyor. Yıllarca sürebilecek koma ölümle sonuçlanıyor.

      TEDAVİ:
      SSPE hastalığından korunmanın en önemli yolu kızamık aşısı olmak, kızamık aşısı olmamış çocuklarda hastalığın görülme riskinin aşı yapılana göre 20-30 kat daha fazla olduğu bilinmektedir. Hastalığın en erken 6 hafta içinde ölüme sebebiyet verdiğini belirten doktorlar, iyi bakımla 20-25 yıl daha yaşayan vakalara rastlandığını belirtiyorlar. Tıbben kesin tedavisi olmayan bu hastalığın, sadece virüsün yayılmasını geciktiren ilaçlarla seyri yavaşlatılabiliyor.

      Yorum yap


      • #4
        HASTALIĞA BAĞLI PROBLEMLER
        KABIZLIK: Kabızlık, bağırsak gazları çok sık karşılaştığımız bir sorun bunun için ebegümecini yoğun gaz içinde papatya çayını önerebiliriz ikisinin de oldukça etkili olduğu test edildi.

        BALGAM: Çok önemli bir problem halledilemediği zaman vakumla balgamı aldırmak zorunda kalabilirsiniz. Ebegümeci, susam yağı, keten tohumu gibi bitkiler balgamın sökülmesine yardımcı olsa da en etkili yöntem yüz üstü yatırmak ve bebekliğinde yapıldığı gibi avuç içi ile kürek kemiklerinin arasına onu rahatsız etmeyecek şekilde hafif hafif vurarak balgamı çıkarmaya çalışmak.

        ATEŞ: Yine eski bilgilerimize başvuracağız. Genelde ılık suyla yerine göre soğuk su ateşli bölgelere kompres yapmak. Ateşli durumlarda sık sık ateşin derecesini ölçün panik yapmayın bu hastalık esnasında ateşin olması savaşın devam ettiğini gösterir hem toksinlerin atılmasına da yardımcı olur yeter ki sınırı aşmasın üst sınır 38 ondan sonrası tehlikeli olabilir.

        YUTKUNMA GÜÇLÜĞÜ: Çiğneyebiliyorsa ağzına sakız verin yutup yutmadığını kontrol edin emzik ve biberonlar (eğer çocuk kabul ediyorsa) yutkunmanın sürekliliğini sağlıyor.

        AĞLAMALAR: Ağlamanın sebebini bulup halletmeye çalışın çiş, kaka, gaz sancısı vs… her hangi bir ağrı ebeveynler açısından rahatsız edici bir durum ama aylarca “ııh” sesini bile duyamayacağınız anların da olabileceğini düşünüp şükredebilirsiniz üstelik ağlama bir çok siniri faaliyete geçireceğinden buna olumlu bir durum gözüyle de bakabiliriz.

        TERLEMELER: Özellikle kafa bölgesinde yoğun terlemeler olabilir sebebi genellikle aşırı elektriktendir saçlarını kısa tutmanız ve terli bölgeleri kurutarak hastayı rahatlatabilirsiniz terlemeye de tehlikeli boyutlarda olmadığı müddetçe olumlu gözle bakabiliriz.

        DİŞ GICIRDATMALARI: Aşırı elektrik deşarjından kaynaklanır yapacak tek şey etkisini azaltmaya çalışmak bunu da eczanelerden alacağınız dişlikler vasıtasıyla yapabilirsiniz.

        KASILMALAR: RİVOTRİL ve LİORESAL Bu ilaçlar, artık yürüyemeyen ve fazla kasılması olan hastalarda kasları gevşetmek için verilir. Yeşil reçete ile verilmektedir. Bunların dozu çocuğun kasılma derecesine göre ayarlandığı için genellikle hekimler anne ve babalara şöyle öneriyor: günde verilebilecek en yüksek miktar damladır (ya da tablettir). Kasılmaların derecesine göre bundan daha fazla yetinebilirler. Deneyerek dozu ayarlayabilirsiniz. Fazla gelirse uyku yapar, o zaman dozu azaltırsınız. (aileler doz ayarlamada zorluk çekiyorlarsa çocuklarını doktora sık götürerek dozu ona da ayarlatabilirsiniz.) hekimler bu ayarlamayı aileye bırakmaktadır.


        SSPE HASTALIĞINA BAĞLI PROBLEMLER VE TAVSİYELER
        1.AĞLAMALAR

        Ağlamaların sebebi çoğunlukla,
        a) Gaz sancısı
        b) Kaka problemi (kabızlık)
        c) Çiş problemi (idrarda tutukluluk)
        d) Kasılmaları (kas ağrıları oluşuyor)
        e) Yutma göçlüğü (boğazlar, bademcikler, yutak borusunun dralması)
        f) Yanlız kalmaları
        g) Sevmediği şeylerin yedirilmesi
        h) Vücutta meydana gelmiş olan bir enfeksiyonun rahatsızlığı

        2.ATEŞ

        Karşılaştığımız 2 tür ateş vardır.

        a)Hastalığımızdan kaynaklanan ateş:
        Bu ateş çoğunlukla38 dereceye kadar çıkan ateştir. Vücudun kendisi hastalığa karşıgöstermiş olduğusavunma cinsi ateştir. Bu ateş hastalığımız süresince karşımıza çok çıkacaktır. Panik yapılacak bir durum değildir.Yin de sık sıkölçmek gerekir. Bu arada ateş düşürücü şuruplar kullanılır. Sürekli bezle müdahale edilir. Koltuk altı ve kasıkları ıslatarak çocuğa uygulayın.

        b)Enfeksiyonun sspe hastalığıyla birleştiği ateş:
        bu ateş çoğunlukla 40, 41 derece’ye kadar çıkar. Böyle bir durumda evde oyalanmayıp, doktoragitmek gerekir. Enfeksiyonu öğrenip ona göre müdahale edilip, oluşan bu mikrobu bir an önce yok etmek lazımdır. Bu da antibiyotikle halledilir. Bağışıklık sisteminin daha da düşmesi çocuğun ölmesine sebep olur. Bunun için iğneli antibiyotikle tedavi etirin.Bu arada oluşan kilo kaybında da çocuğu ek besin olarak hazır mama takviye edilen, özellikle MİLUPA’nın her türlüsü mevcuttur. Kilo almasıhem enfeksiyonun yok olmasına, hemde sspe hastalığına faydası çok büyüktür. (Enfeksiyonla beraber havaleler ve kasılmalar artar.)

        a)sirke ile baş, koltuk altı ve kasık bölgelerine pamuk veya bez yardımı ile ıslatarak, tanpon yapılır, sık sık değiştirilir.
        b) Ilık banyo yaptırılır.
        c) Gün içerisinde 38;5 dereceden yukarıda ise doktora başvurulmalıdır, çünkü başka bir enfeksiyon ile birleşmemiş ise kasılma ve havaleler artar, yapılacak ilk iş enfeksiyonu öğrenmek ve antibiyotik ile (iğne hastalığa müdahale edilmelidir), (hap veya şurup ile oyalanmamalıdır.)

        3.AĞIZ VE BOĞAZ İLTİHABI

        Ağzının içini mümkün mertebe temiz tutmalıyız. Dişleri günde 2-3 kez fırçalamalıyız. Karbonatlı suylada her gün bir kez dezenfekte edin. Özellikle dilin üzerindeki beyaz tabakayı diş fırçası yardımı ile temizlerseniz, oradaki sinirleri de uyarıp, zaman içerisinde dilini kullanmasına fayda sağlarsanız, tat almasına da sebep olursunuz. Boğazına yapacağınız masajda çok faydalı olacaktır.

        Masaj:Baş parmağınızla, işaret parmağınızı çocuğun boğzındaki gırtlağın yanlarındaki damarlara koyup, yukarıdan aşağıya doğru biraz bastırarak asmanız onu rahatlatır. Aynı zamanda buradaki kasları hareket ettirdiğinden dolayı çocuktaki yutma refleksini kuvvetlendirir. Yeme+Yutkunmadaki zorluklar ortadan kalkar. Her yemekten önce yapınız. Zaman içerisinde farkı anlayacaksınız.
        Balgam:Limon suyunu damlatarak kullanmak çok faydalıdır. Balgamın üzerine düştüğü için onu içindeki asitle parçalar. Kimi zaman yutar kimi zaman çıkarır. Önemli olan onu sökmesidir.
        Ebegömeci, ıhlamur, su, bal, tarifesi çok daha geçerlidir, bu çay da balgamı öksürterek söktürür.
        Masaj: Her ikisinde de; çocuğunuz öksürdüğü zaman da onu oturur vaziyete alıp, kaldırarak önden göğsünün yanlarına arkadan göğsün hizasında olan sırtının yanlarına avucunuzun içi ile üçgen çeklinde, elinizin içinde hava bırakarak çocuğa vurunuz, halıyı döver gibi pat pat sesleri çıkacaktır. Bu tanponla onun içindeki balgamı kopartırsınız. Bunun uygulanması şarttır. Çünkü göğüste toplanan balgam ciğerleri sarar, çocuğun nefes almasını önler, tabi kalbi tıkar. Nasıl bu durumu çözmek lazımdır. Bu masajı her seferinde vuruşları 25-25 ön, 25-25 arka olmak üzere günde 2-3-4 her ne kadar yapasanız o kdar balgam atar. Çıkarmasa da balgamı çiş ve kakasında muhakkak çıkar.

        a) Polen, bal ile yedirilir.
        b) Karadut şurubu yavaş yavaş içirilir.
        c) Okaliptus suyuna pekmez veya bal karıştırılarak içirilir.
        d) Okaliptus yağı ile masaj yapılır. Başparmağımız ve işaret parmağımız ile yukarıdan aşağıya doğru gırtlağın her iki yanındaki kaslar ovulur.
        e) Ebegümeci, su, bal kaynatılır, demlenerek içirilir.

        4.DİŞ GICIRDATMALARI

        Aşırı elektrik deşarjından kaynaklanır. Eksik doz rivotrilden de kaynaklanıyor. Rahatsız edilmekten özellikle uyurken yerinin değiştirilmesi vb sebeplerden oluşmaktadır. Eczanelerden alacağınız dişlikler vasıtasıyla bu sorunu biraz azaltırsınız

        Gün içerisinde ayaklarını içine su dolu bir kapta 5-10 dk. Bekletiniz. Kışın su ılık olsun, yazınsa serin, onu çok rahatlatır. İçine 2 damla papatya ve lavanta yağı damlatabilirsiniz. Mümkünse gün içerisinde 1 defa düş aldırın.

        Yazın toprağın içine bir oyuk açıp, içine dolduracağınız su ile ayaklarını içine sokmanızda onu rahatlatır. Toprak onun enerjisini alır.

        Bakır bir telli eline bağlayıp, telin bir diğer ucunu toprağa gömerek enerjisini attırabilirsiniz.

        Çocuklarımız hareket etmedikleri için vücutlarındaki enerji birikimi oluşup elektrik akımı yüksek oluyor. Fizyoterapi, vücuda hareket yaptırmanızda onun kasılmalarına, diş gıcırdatmalarının azalmasına çok iyi gelecektir.

        5.YUTKUNMA GÖÇLÜĞÜ

        Bizim can noktanız olan çok önemli bir harekettir. Bu hareketin gitmesi demek çocuklarımızın ölmesi demektir. Beynin en son unutuğu bir harekettir. Bu hareketi çocuğumuza unutturmamamız gerekiyor. Bunu ona anlatmalısınız. Yaşaması için gerekli olduğunu ve bunu yapabileceği, ona güvendiğinizi, sizin için onun ne kadar gerekli olduğunu ve sizi seviyorsa bu hareketi hiç unutmamasını onun beynine motive edin. Yani şartlandırın, öğretin, yemen lazım, yutman lazım, hastalığı yenmen için bunu yapmalısın, yapabilirsin vb..

        Dile kaşık ile bastırarak önce uyarın, sonra mamasını verin her bir kaşık mamadan önce başka bir kaşık yardımı ile dili uyarıp sonra mama yedirin.

        Yemek yemeden önce kendine ait bir diş fırçası ile ıslak olsun, dili bastırarak, ovarak, dişetlerine masaj yaparak, dişlerini fırçalayarak dili uyarıp, yemek yedireceğinizi söyleyip öyle besleyin. Unutmayınki bu çocuklar sizi duyuyor, ona söylediğiniz her sözü de anlıyor. Ama cevap veremiyor.

        Ağzını açmıyorsa, dudaklarının üzerine, çene kemiklerine, boğazına baş ve işaret parmaklarınızla masaj yapın ağız çevresini uyarın. Sevdiği yemekleri, kolay yiyeceği şeyler verin.

        Yutma göçlüğünden dolayı Kilo gitti ise zaman kaybetmeden Milupanın hazır mamalarından yedirin. Tavsiye ettiğiniz hareketleri yaparsanız ve mamayı yedirirseniz zaman içerisinde kaybedilen kilolar alınacağından çocuğun bağışıklık sistemi düzelecek, bu zorluk da ortadan kalkacaktır. Çocuğunuz zaman içerisinde katı yiyecekler dahi yiyecektir. Mamayı da yadirmede güçlük çekiyorsanız kilo da çok çok gitmiş ise sonda bağlatabilirsiniz. Bu şekilde beslenirken de orada sıvı olarak birşeyler yuturun ama şu varki bir çok hasta bu dönemden geçti, tavsiye etiğiniz bu önlemi kaideye alın, bu dönemler çok zor da olsa geçiriliyor. İnsanoğlu herşeyi başarabilir, yeterki azimli olsun, Allaha dua etsin. O bizi bağışlayan, gören işiten, ve duyandır, onun istediği olur. Kuluna karşı her zaman merhametlidir. Bize tek yardım eden “O” dur sabrın sonu selamettir. İnşallah bu kötü günler geçecek Allah yavrularımızı bize bağışlıyacaktır.

        Hayatta tek değilsiniz, sadece sizin başınızda , sizin hanenizde değil bu acılar, sadece sizin yüreğiniz kanamıyor. Bizler bir ididk on olduk, on idik yüz olduk, bin olduk. Gelin bir olalımi birlikten güç doğar birbirimize yardım doğar, çocuklarımıza şans doğar.

        6.ASAB BOZUKLUĞU:

        Karabaş otounu kaynatıp üzüm pekmezi ile içilir.

        7.BALGAM (Flegma):

        a) limonu ağız içine bir kaç damla şeklinde sıkarak verilebilir.
        b) Karabaş otu kaynatılır, içilir.
        c) Sirke çay kaşığı ile içirilir.
        d) Sarmısak ile süt kaynatılarak içirilir.
        e) İncirle süt kaynatılarak içirilir,
        f) Bal tuz ile karıştırılarak yedirirlir.
        g) Kekik suyu ile kaynatılıp sirke ilave edilip içirilir.

        8.BAĞIRSAK İLTİHABI – KOLİT:

        a) Keten tohumu bal-macun yapılıp yemeklerden önce bir kaşık yedirilir.
        b) Kantaron kaynatılır, birer bardak içirilir.
        c) Büğürtlen yedirilir.
        d) Papatya ıhlamur kaynatılarak içirilir.

        9.BAŞIN GENEL HASTALIKLARINDA:

        Karabaş otu kaynatılarak içirilir.

        10.BAYILMA VE BAŞDÖNME:

        a) Soğan koklatırılır.
        b) Yabani nane koklatırılır.
        c) Limon ve portakal suyu içirilir.

        11.DİL ŞİŞKİNLİĞİ:

        a) Çemen suyu ile kaynatılır. Yada yavaş yavaş içirilir
        b) Rezene ile su kaynatılıp, bal ilave edilir, ağızda tutulur.

        12.DİL İLTİHABI:

        a) Ada çayı ile gargara yapılır, yada yavaş yavaş içirilir
        b) Ahududu çayı ile gargara yapılır, yada yavaş yavaş içrilir.
        c) Meyan kökü çayı ile gargara yapılır, yada yavaş yavaş içirilir.
        d) Dilin üzeri ve ağız içi karbonatlı, su ve diş fırçası ile fırçalanır ovulur,

        13.DİŞ ÇÜRÜMESİ:

        Dişetlerini kuvvetlendirmek, dişleri fırçalamak gerekir.

        a) Biberiye, böğürtlen, defne tohumu sirke kaynatılıp, elde edilen mayi ile gargara yaptırılır.
        b) Ebegümeci su ile kaynatılıp gargara yaptırılır.
        c) Papatya su ile kaynatılıp gargara yaptırılır.

        14.EL VE AKAY TİTREMELERİ:

        a) Karabaş otu su ile kaynatılıp bal ilave edilerek içirilir.
        b) Kekik su ile kaynatılıp bal ilave edilerek içirilir.
        c) Hatmi kökü su ile kaynatılıp bal ilave edilerek içirilir.
        d) Turunç çiçeği su ile kaynatılarak bal ilave edilerek içirilir.
        e) Sarmısak yedirilir.

        15.FELÇ:

        a) Havuç, mandalina, ceviz, badem, hurma, ayva, hoşaf, polen, çörek otu, kereviz tohumu, zeytinyağı ve hindistan yağı yedirilmeli.
        b) Ambel koklatılır.
        c) İğde kaynatılarak birer bardak içirilir.
        d) Biberiye kaynatılarak içirilir.
        e) Yasemin yağı ile masaj yapılır.
        g) Hastaya deniz ve kum banyosu yaptırılır.

        16.GAZLAR:

        a) Rezene su ile kaynatılıp içirilir.
        b) Kekik, nane ve su kaynatılarak içirilir.
        c) Anason ve su kaynatılarak içirilir.
        d) Zencefil ve su kaynatılarak içirilir.
        e) Çörek otu, havuç, sarımsak, ayva ve enginar yedirilir.
        f) Karabaş otu ve su kaynatılarak içirilir.
        g) Biberiye ve su kaunatılarak içirilir.

        17.GRİP:

        a) Ihlamur, limon ve su kaynatılarak içirilir.
        b) Adaçayı ve su kaynatılarak içirilir.
        c) Portakal, mandalina ve elma yedirilir.
        d) Sarmısak yedirilmeli, en az günde bir tane kullanılmalı.
        e) Papatya, nane ve su kaynatılarak içirilir.
        f) Biberiye ve su kaynatılarak içirilir.
        g) Masaj: Boyun ile omuzun birleştiği yerin tam ortası, kuvvetlice ovulur.

        18.GÖZLERİ KUVVETLENDİRME:

        a) Böğürtlen yedirilir.
        b) Karabaş otu kaynatılarak içirilir.
        c) Badem yedirilir.
        d) Saf zeytinyağı göz çevresine sörülür.
        e) Havuç yedirilir.
        f) A vitamini kullanılır.

        19.HIÇKIRIK:

        a) Nane ve su kaynatılarak içirilir.
        b) Limon ağzına damlatılır ve su verilir.

        20.İDRAR YOLU İLTİHABI:

        a) Arpa su ile kaynatılarak içirilir. 4 su bardağı suya iki çorba kaşığı arpayı 15 dakika kaynatılarak 3 kere 1 fincan içirilir. Yada yarısı olabilir.
        b)Ebegübeci su ile kaynatılarak içirilir.

        21.İDRAR TUTUKLULUĞU:

        a) Papatya çiçeği, kereviz ve su kaynatılarak içirilir.
        b) Kiraz sapı ve su kaynatılarak içrilir.
        c) Ayrık otu ve su kaynatılarak içrilir.
        d) Maydanoz ve su kaynatılarak içirilir.
        e) Prasa ve zeytinyağı yemeği yedirilir.
        f) Bal ve su kaynatılarak içirilir.
        g) Yüz üstü yatırılarak, karın kısmına baskı uygulanır.
        h) Ayaklarını karnına doğru ileri ve geri hareket ettirilir.

        22.İŞTAHI AÇMAK:

        a) Nane ve su kaynatılarak şeker ilave edilerek içirilir.
        b) Yemeklerde karabiber kullanılır.
        c) Çörek otu bal ile yedrilir.
        d) Kekik ve su kaynatılarak içirilir.
        e) Cıva perçemi su kaynatılarak içirilir.
        f) Kantoron çiçeği su kaynatılarak içirilir.

        23.KABIZLIK:

        a) Her akşam sebze yemeği yedirilir.
        b) Ebegümeci, bal ve su kaynatılarak içirilir.
        c) Kuru erik ve su kaynatılarak içirilir.
        d) Sinameki ve su kaynatılarak içirilir.
        e) Hıyar, kereviz, domates, havuç suyu, zeytinyağı, susamyağı, yoğurt, semizotu, kayısı, elma patlıcan, bamya, kabak ve keten tohumu yedirilir.

        24.KANSIZLIK:

        a) Yumurta, süt, pekmez, dut, badem, kuru üzüm, polen, hurma, ceviz yedirilir.
        b) Kantaron ve su kaynatılarak içirilir.
        c) Maydanoz ve su kaynatılarak içirilir.
        d) Biberiye ve su kaynatılarak içirilir.
        e) Cıva perçemi ve su kaynatılarak içirilir.

        25.KARACİĞER:

        a) Enginar yemeği yedirilmeli, enginar yaprağı su ile kaynatılarak içrilir.
        b) Kereviz su ile kaynatılarak içirilir.
        c) Ardıç tohumu su ile kaynatılarak içirilir.
        d) Maydanoz su ile kaynatılarak içirilir.
        e) Biberiye su ile kaynatılarak içirilir.
        f) Kekik su ile kaynatılarak içirilir.
        g) Zeytinyağı, limon suyu aç karnına sabah içirilir.

        26.KUSMA:

        a) Nane limon suyu ve şekerli su kaynatılarak içirilir.
        b) Ihlamur, su ve bal karıştırılarak içirilir.
        c) Kekik ve su kaynatılarak içirilir.
        d) Adaçayı ve su kaynatılarak içirilir.

        27.ÖKSÜRÜK:

        a) Kuru incir, hurma ve su kaynatılarak içirilir.
        b) Süt, kuru incir kaytılarak içirilir.
        c) Süt, sarmısak ile kaytılarak, bal karıştırılarak içirilir.
        d) Keten tohumu, bal ile aç karına yedirilir.
        e) Limon kabuğu, tarçın ile karıştırılarak yedirilir.
        f) Ebegümeci ayva çekirdeği, mandalina kabuğu su ile kaynatılarak içirilir.

        28.UNUTKANLIK:

        a) Kuru üzüm günde 15-20 tane yedirilir.
        b) Fıstık içi, elma, kabak ve soğan yedirilir.

        29.UYKUSUZLUK:

        a) Papatya su ile kaynatılarak içirilir.
        b) Biberiye su ile kaynatılarak içirilir.
        c) Ihlamur su ile kaynatılarak içirilir.
        d) Adaçayı su ile kaynatılarak içirilir.
        e) Nane, su ile kaynatılarak içirilir.
        f) Yatak odası maviye boyanması iyi gelir.
        g) Akşam yemekleri sarmısaklı yoğurt yedirmek faydalıdır.

        30.ZAYIFLAMA:

        a) Süt, pekmez, tatlı badem yedirilmeli.
        b) Keten tohumu, bal, incir, fındık, muz yedirlmelidir.
        c) Çam fıstığı, pirinç, sütlaç, kestane, ördek eti, zencefil tozu ve sütle karıştırılarak yedirilir.

        Yorum yap


        • #5
          YAKALANMA SEBEPLERİ

          1.1987-1998 Yıllarında Kızamık aşısının 12. ve 15. aylarında yapılan aşının 9. aya çekilmesinden dolayı, bu yıllar arasında kızamık vakalarının çok olduğu görülmüştür bazı uzman hekimlerin uyarısına rağmen 2. doza geçilmemiştir. Kısaca bu dönemlerde tek doz aşı yapılmasından dolayı sspe hastalığı artmıştır.
          2.Aşıların bayat olmasından,
          3.Aşıların yanlış vurulmasından,
          4.Anne Antikorlarının 9. aya kadar korumaması ve bu sürede kızamık geçirmesi yada tam tersi anne antikorlarının yüksek olması aşı yapıldığında anne antikorlarının güçlü gelmesi,
          5.Aşı 9. ayda yapılırsa %85 koruyucu özelliğine sahip buda %15 SSPE Hastalığına yakalanma riski var demektir. Gelişmiş ülkelerde genelde 12. ayda yapılıyor, sebebi aşının %95 koruyuculuğu olduğu için ama onlarda kızamık geçiren yok. ondan 12 ayda vuruluyor. Şu an ülkemizde 12. ay 6 veya 7 Yaş arasında aşı yapılıyor.
          6.Diğer Sebepler %5-10

          Yorum yap


          • #6
            Bu site SSPEhastalığının tanıtılmasına destek için kurulmuştur.

            1- SSPE HASTALIĞI NEDİR ? Açılımı 'Subakut Sklorezan Panansefalit' olanhastalığa kızamık geçirildikten sonra beyne yerleşen virüs neden oluyor. Virüshastalığın bitiminden sonraki 10 yıl içinde tekrar aktif hale geçiyor vebeyinde büyük tahribata yol açıyor. Kesin tedavisi olmayan virüsün yayılmasınıgeciktiren ilaçlarla hastalığın seyri yavaşlatılabiliyor. Uzmanlar, kızamıkaşısı olmamış çocuklarda hastalığın görülme riskinin fazla olduğunu söylüyor.
            SUBAKUT SKLEROZAN PANENSEFALİT (SSPE) İLE HERPES GRUBU VİRÜSLERİN İLİŞKİSİ
            Ahmet Pınar1, Doruk Engin1, Banu Anlar2, F.Yaşar Anlar3, Tanıl, Kocagöz1,Dürdal Us1, Şemsettin Ustaçelebi1, Kalbiye Yalaz2
            1.Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji ve Klinik MikrobiyolojiAnabilim Dalı,
            2.Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Pediatrik Nöroloji Ünitesi,
            3.Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Alerji Merkezi.

            SSPE, primer kızamık enfeksiyonunu takiben 2-10 yıl içinde görülebilen, kronik,progresif ve dejeneratif bir hastalıktır. SSPE patogenezi henüz tam olarakaydınlatılamamıştır. Klinik olarak kızamık veya SSPE belirtileri görülmeyenolgularda da BOS'da kızamık virusu RNA'sı saptanabilmesi, SSPE patogenezindedaha başka faktörlerin olabileceği kuşkusunu doğurmaktadır. Bu faktörlerarasında kızamık virusu ile birlikte sinir sistemine yerleşerek kronik ya dalatent enfeksiyonlara neden olabilen diğer virusların da bulunabileceğidüşünülebilir. Çalışmamızda herpes grubu viruslarla SSPE ilişkisininsaptanabilmesi amacıyla, H.Ü.T.F. Pediatrik Nöroloji Ünitesi tarafındanizlenen, serum ve BOS’larında kızamık antikorları gösterilmiş 43 SSPE olgusuile enfeksiyon dışı nedenlerle LP yapılan 39 olgunun BOS örnekleri toplandı.Örnekler ikiye bölünerek bir kısmından PCR uygulaması için guanadiniumthiocyanate yöntemiyle DNA ekstraksiyonu yapıldı. HSV Tip 1 ve 2, VZV, CMV, EBVve HHV-6 virusları için ortak primerlerle amplifikasyon yapıldıktan sonrabiotin işaretli hibridizasyon probları kullanılarak ürünler tiplendirildi. BOSörneklerinin diğer yarılarına ise aynı viruslara karşı oluşmuş IgG’lerinsaptanması amacıyla ELISA yöntemi uygulandı. Elde edilen sonuçlar Tablo’daözetlenmiştir: VİRUS SSPE KONTROL PCR (+) Ab (+) PCR (-) Ab(-) PCR(+) Ab(+)PCR(-) Ab(-) HSV 1 3 31 40 12 3 15 36 18 HSV 2 6 11 37 32 4 5 35 28 EBV 6 16 3727 5 7 34 26 CMV 5 5 38 38 - 1 39 32 VZV 5 4 40 39 6 3 33 30 HHV-6 5 4 38 15 31 36 17 SSPE ve kontrol grupları için sadece CMV-PCR ve HSV 1 IgG sonuçlarıarasında istatistiksel farklılık bulunmuştur (p=0.01). CMV ve HSV 1’in SSPEpatogenezindeki rolünün daha iyi anlaşılması için ileri çalışmalara gereksinimvardır.

            2- HASTALIĞIN BELİRTİLERİ ve OLGULARI NELERDİR ? Önceden normal gelişimi olanbir çocukta (ya da genç erişkinde) birkaç hafta birkaç ay içinde gelişen;yürümede bozulma, unutkanlık, konuşmada bozulma, davranış değişikliği, başınöne doğru düşmesi ya da vücutta gevşeme, silkinme şeklinde çok kısa sürelinöbetler en tanımlayıcı belirtilerdir. Tanı için EEG uyku ve uyanıklıkdönemlerini kapsayacak şekilde çekilmeli, ve belden alınan suda (beyin-omuriliksıvısında) vücudun kızamık mikrobuna karşı yaptığı maddeler (antikor) ölçülmelidir(belden su alınmasının sağlık açısından önemli bir riski yoktur: doktorunuza dasorunuz).Şüphede kalınan durumlarda bu tetkikler iki hafta sonra tekrarlanır.SSPE hastalığı ilerleyici bir hastalıktır. Ancak bazı hastalarda (yaklaşık 10hastadan birinde) ilerlemenin olmaması, hastalıkta duraklama, hattakendiliğinden iyileşmenin görülmesi mümkündür SSPE hastalığının belirtileri 4devreye ayrılabilir;dönemler ve süreleri her hastada farklı olup bazen çoksüratli geçiş gösterebilir.
            1-Davranış bozuklukları, zekâda gerileme, okul başarısında azalma,halüsinasyonlar. Bu dönem 2 yıla kadar uzayabilir. 2-Miyoklonik silkinmeler.Bunlar epileptik olmayan, ekstrapiramidal silkinmelerdir. Bu dönem 3-12 aysürer.
            3-Ekstrapramidal fonksiyonların kaybına ait bulguların (rijidite,koreoatatoidhareketler) ön plana geçtiği dönem. Bu dönemde yüz ifadesizleşir, mimiklersilinir. Miyoklonik nöbetler görülmez olur. Süre 3-18, genellikle 6-8 aydır.
            4-Otonomik bozukluklar, ağızdan beslenmenin bozulması, koma. Hastalık %85oranında progressif seyir gösterir ve 4 devrede ölümle sonuçlanır. Geri kalan%15 vaka remisyon periyotlarıyla gidebilir, uzun süre stabil kalabilir,ilerleme durup plato çizebilir ya da çok yavaş seyredebilir. Remisyona girenlerde genellikle 7-10 yıl sonra ekzrbasyonla kaybedilirler.

            SSPE OLGULARI

            SUBAKUT SKLEROZAN PANENSEFALİT: OLGU SUNUMU ve LİTERATÜRÜN GÖZDEN GEÇİRİLMESİ
            Subakut Sklerozan Panensefalit (SSPE), ilk olarak 1933 yılında Dawsontarafından tanımlanmıştır.
            1 Kızamık infeksiyonunun nadir görülen geç dönem komplikasyonudur (1/300.000).
            2 Hastalığın görülme yaşı literatürde 2 ile 32 gibi geniş bir aralıkta verilsede, en sık 5 -15 yaşları arasında izlenir.
            Hastaların % 50 kadarı özellikle 2 yaşından önce kızamık infeksiyonunu klinikolarak geçirmiş veya kızamık aşısı olmuş kişilerdir.2,5 Hastalık hızlıseyirlidir; semptomlar ortaya çıkmaya başladıktan sonra 6-24 ay içinde ölümgörülür. Literatürde yalnızca % 5 olguda iyileşme izlenmiştir.
            Hastalık genellikle entelektüel seviyede bozukluklar ve kişilik değişiklikleriile başlar. Daha sonra myokulonus, tek taraflı hareket bozuklukları, grand mallepilepsi ve görme bozuklukları ortaya çıkar. Haftalar, aylar içerisindemyokulonus tabloya hakim olur, daha sonra hastalar yatağa bağımlı halegelirler. Bu dönemde myokulonus için tipik EEG dalgaları izlenebilir.
            Bunun dışında görüntüleme yöntemleri ile ve EEG ile tanı koydurucu, spesifikbulgu yoktur. Hastalarda nadiren koriyoretinit görülebilir, hastalardekortikasyon ya da deserebrasyon ile kaybedilirler.
            Hastalığın tanısı serum veya BOS'ta kızamık antikorlarının saptanması ve beyindokusunda virusun gösterilmesi ile olur.
            25 yaşında bir tıp öğrencisinde beyinden stereotaktik yöntemle alınan biyopsiile tanı konulan SSPE olgusu, ayrıntılı morfolojik bulgular ve literatürbilgisi ışığında değerlendirilerek sunulmuştur. OLGU 25 yaşında erkek, Kenya'lıtıp öğrencisi, davranış değişiklikleri, görmede azalma,vücut hareketlerindeyavaşlama şikayetleri ile Nöroloji Kliniğine başvurdu. Kraniyal BT'de solparieto-oksipitalde kontrast tutmayan hipointens, MR'da T1'de hipointens, T2'dehiperintens lezyon saptandı. Radyolojik incelemeleri sonucu ayırıcı tanıdainfeksiyon, iskemik lezyon, tümör ve özellikle lenfoma bulunduğundanstereotaksik beyin biyopsisi alınmasına karar verildi.
            Hastanın laboratuar tetkiklerinde, kanda lökositoz (14.600/ mm3) dışındapatolojiye rastlanmadı. Beyin omurilik sıvısının incelenmesinde protein miktarıartmış bulundu. Ayrıca % 72 lenfosit, %11 monosit saptandı. Serolojik testlerdeEBV IgG (+) IgM (-), Kızamık Virus IgG (+) IgM (-) ve Herpes Simpleks Virus IgG(+) bulundu. EEG'de sol hemisferde doku kaybını yansıtan yaygın düzensizaktivite saptandı. Hastanın 1 ay sonraki BT ve MR'ında lezyonun ilerlediği,sadece parieto-oksipitalde kalmayıp temporale doğru yaygınlaştığı saptandı . Üçhafta sonra hastalık için sık rastlanan bulgu olan myoklonik jerkler izlenmeyebaşladı. Teşhisten yaklaşık üç ay sonra hasta kaybedildi. Şekil 1. MRincelemede sol parieto-oksipitalde hafif derecede kontrast tutan, temporal lobailerlemiş lezyon. Patolojik bulgular: Stereotaktik beyin biyopsisinde en büyüğü0,6 x 0,2 x 0,2 cm ölçülerinde 4 adet beyin dokusu elde edildi. Rutin (H+E)incelemede, kortikal ve daha çok beyaz cevhere ait kesitlerde, beyaz cevherdedaha ağır olmak üzere damarları manşon gibi kuşatan ve nöropile de infiltreolan, çoğunluğunu lenfositlerin oluşturduğu mononükleer iltihabi hücreinfiltrasyonu dikkati çekti . Damar çevresini manşon gibi kuşatan, ayrıcanöropilde dağılmış lenfoplazmositer iltihabi infiltrasyon (H+E x 200)Parankimde dağınık reaktif mikroglial hücre artışı,seyrek nöron fagositozu(nöronofaji) mevcutu. Luksol Fast Blue+ Nissl boyası ile myelin kaybı saptandı.Ayrıca belirgin reaktif astrogliozis (GFAP +) görüldü . Belirgin myelin kaybıve mononukleer iltihabi infiltrasyon (Luxol fast blue x 400); B) Reaktif astrogliozis ( IPX GFAP x 400) Beyaz cevherde oligodendroglialar ve kortekstenöronlarda intranüklear eozinofilik inklüzyonlar saptandı İntranöronal viralinklüzyon (okla işaretli) ( H+E x 1000); B) Oligodendroglia hücresindeintranükleer viral inklüzyon (okla işaretli) (H+E x 1000) İmmunhistokimyasalolarak Kızamık virüsün primer antikor ile özellikle nöronlarınsitoplazmalarında ve oligodendrogliaların nüvelerinde virus nükleokapsidineuyan şekilde pozitif reaksiyon izlendi İn situ hibidrizasyon yöntemi ile JCvirus (Progresif Multifokal Lökoensefalopati etkeni), Herpes simleks virusu veEbstein Barr virusunun varlığı araştırıldı, negatif sonuç elde edildi.İmmunhistokimyasal kızamık virus antijeninin gösterilmesi (IPX x l000).

            2-TARTIŞMA:
            SSPE, oldukça nadir rastlanan, santral sinir sisteminin yavaş virusinfeksiyonlarındandır. Çoğunlukla çocukluk döneminde saptanır; median yaş yediolarak bildirilmektedir.1 Ancak nadir olarak sunulan olguda olduğu gibi gençerişkinlerde de görülebilir. SSPE literatürde belirtildiği gibi, fatal seyredenefektif tedavisi olmayan viral ensefalitler arasında yer almakla birliktenadiren spontan remisyon da gösterebilmektedir.9 Klinikte 2 yaşın altındakızamık infeksiyonun geçirilmiş olması, yaşlı anneler, sosyoekonomik durumunbozuk olması, kalabalık aileler, çok kardeşlilik predispozan faktörlerarasındadır.5 Ancak bu olguda hastalık teşhis edildiğinde bilinç yerindeolmadığından anamnezde kızamık infeksiyonunu geçirme yaşı öğrenilememiştir.Hastanın serumunda kızamık IgG pozitifliği infeksiyonun varlığı yönünde pozitifbulgudur. Hastalığın klinikte hızlı seyrine paralel olarak beyin dokusundamakroskobik değerlendirmede pek fazla değişiklik görülmez. Ancak uzun süreyaşayan yavaş seyirli hastalarda değişik derecede kortikal atrofi ve tutulanbeyaz cevher alanlarında kıvamda sertleşme (gliozis) vardır.1,2,10 Özellikleakut dönemde leptomenenjit görülebilir, hastalık ilerledikçe geriler, yerinigri ve beyaz cevher tutulumu alır. SSPE serebrumda frontal ve temporal loblarbaşta olmak üzere tüm kortikal yapıları, bazal gangliaları ve beyaz cevheritutar.2,10,11 Bizim olgumuzda da parieto-oksipital ve daha sonra da temporallob tutulumu izlendi, serebellum tutulumunu düşündüren radyolojik bulgularsaptanmadı. Literatürde de serebellum ve medulla spinalis tutulumunun nadirolduğu bildirilmektedir.2,10,11 Mikroskobik olarak hastalığın etkilediğikortekste nöron kaybı, infekte nöronların fagositozu "nöronofaji"izlenir.1,2,4 Beyaz cevherde ise özellikle oligodendroglialar infekte olur.Oligodendroglial tutuluma bağlı sekonder demiyelinizasyon görülür. Genellikleorta yoğunlukta lenfoplazmositer iltihabi infiltrasyon vardır. Bu infiltrasyondaha çok damarlar çevresinde, onları kuşatır tarzdadır. Gri ve beyaz cevherdebelirgin mikroglial hücre artışı mevcuttur. Hastalığın dönemine bağlı olarak,giderek artan reaktif astrogliozis izlenir.1,2,4,10 Bu mikroskobik bulgularınhepsi olgumuzda küçük biopsi materyelinde saptandı. Ayrıca literatür ile uyumluolarak gri cevherde nöronlarda, beyaz cevherde ise daha çokoligodendroglialarda intranükleer ve intrasitoplazmik eozinofilik inklüzyon-largörüldü . Bu inklüzyonlar lezyonu ilk tanımlayan Dawson tarafından "CowdryA" inklüzyonları olarak isimlendirilmiştir.2,4,10,11 Bizim de saptadığımızgibi immunhistokimyasal olarak viru-sun varlığını göstermek mümkündür . Ayrıcaelektron mikroskobik inceleme, PCR ve in-situ hibidrizasyon ile viralnükleokapsit saptanabilir.1,2,4,10,12-15 SSPE'de akut kızamık infeksiyonlarındaizlenen çok çekirdekli Wartin Finkelday hücreleri görülmez.2 Uzun sürenolgularda kortekste nöronlarda Alz-heimer Hastalığındaki gibi"nörofibriler yumaklar" saptanabilir.1 Sunulan olguda olduğu gibihastalık santral sinir sistemine (SSS) sınırlıdır; fakat nadiren periferiksinir tutulumuna sekonder miyopatik değişikliklerin tabloya eklendiğibildirilmiştir.16,17 Literatürdeki çeşitli viral ensefalitlerde görülebilecekayırıcı tanıya yardımcı patolojik özellikler Tablo I'de özetlenmeyeçalışılmıştır.10 Spesifik olmamakla birlikte viral ensefalitlerde ön tanıdayardımcı olabilecek, viral inklüzyonlara ait özellikler Tablo II'deverilmektedir.10 Beyin dokusundaki morfolojik bulgular sunulan olguda olduğugibi; parankimal hasar (nöronofaji, demiyelinizasyon), mikrogliyalproliferasyon, lenfo-plazmosit üstünlüklü özellikle damarları manşon gibikuşatan iltihabi hücre infiltrasyonu, nöronal ya da glial hücre içiinklüzyonların varlığı (intranükleer/ intrasitoplazmik), reaktif astrogliozisise öncelikle aktif viral ensefalit düşünülmelidir. SSPE'de hastalığınpatogenezi tam açık değildir. Primer kızamık infeksiyonunda santral sinirsistemi tutulumu (SSS) hemen hiç görülmez. Bu infeksiyondan 2 ile 21 yıl sonraSSPE görülüyor olması önceleri farklı bir kızamık virusu suşunun neden olduğunuya da immun sistem bozukluğunun sorumlu olabileceğini düşündürmüş ise de busavları çürütecek veriler elde edilmiştir.1,2,4 Yakın geçmişte yapılançalışmalar kızamık virüsünün yapısında insan vücuduna girdikten sonra bazıdeğişikliklerin oluştuğu yönündedir. Bu değişiklikler santral sinir sistemineyerleşen virusta uzun süren latent dönem sonunda mevcut olan M protein (M),membran füzyonuna neden olan glikoprotein (F) ve hemaglutinindeki (H)'dekiyapısal değişikliklerdir.1,4,18,19 Virusun yapısındaki bu değişiklikler sonucumutant virus oluştuğu, bu mutantın beyin dokusunda protein sentezleyerekçoğalabildiği ve immun sistemden yoksun beyin dokusunda infeksiyon oluşturduğugösterilmiştir. Ayrıca hastalarda kızamık virusu ile henüz tanışmadan virusakarşı antikor ile karşılaşmış olmanın rolü olduğu belirtilmektedir. Bunudestekleyen bulgular 2 yaşın altında kızamık infeksiyonu geçirenler (henüzanneden gelen antikorların var olması), erken aşılananlar ve infeksiyonsırasında immunglobulin yapılan çocuklarda SSPE'in daha sık görülmesidir.1,4Mutant virus SSS'de öncelikle nöronları infekte eder. Önceleri yanlızcaintranükleer virus varlığı saptanırken yapılan araştırmalar nöronal uzantılar,akson ve dendritlerde de virusun varlığını göstermiştir.11,16Oligo-dendrogliaların ikincil olarak olaya katıldıklarını ve böylece sekonderdemiyelinizasyon meydana geldiği düşünülmektedir.11,20 Fakatoligodendrogliaların nasıl kontamine oldukları tam olarak bilinmemektedir.11Multipl skleroz hastalığının etyolojisinde de kızamık virusunun benzer şekilderol oynadığı sanılmaktadır.20 Çocukluk dönemi ve genç erişkinlerde hızlı klinikseyir gösteren santral sinir sistemi tutulumlarında akut viral ensefalitler veyavaş virus infeksiyonları akılda tutulmalıdır. Tedavi seçeneklerininbelirlenmesi için infeksiyonun kesin tanısı şarttır. Oldukça nadir rastlananSSPE olgusunda olduğu gibi küçük beyin biyopsisi kesin tanı için yeterliolabilmektedir. ÖZET Subakut sklerozan panensefalit kızamık infeksiyonununoldukça nadir görülen, fatal seyreden bir komplikasyonudur. Literatürdeinsidensi 1/300.000 olarak verilmektedir. Hastalık primer infeksiyonu 2 ile 21yıl takiben ortaya çıkar. 25 yaşında erkek hastada klinik ve radyolojik olarakhızlı seyirli beyin tutulumu nedeni ile yapılan stereotaksik biopside SSPEtanısı konulan olgu sunulmaktadır. Biopsinin değerlendirilmesinde sekonderdemiyelinizasyon, lenfositik infiltrasyon, oligodendroglia ve nöronalhücrelerde immunhistokimyasal olarak kızamık virus primer antikoru ile pozitifreaksiyon veren viral inküluzyonlar saptandı. Olgunun diğer viral ensefalitlerile ayırıcı tanısı yapılarak literatür bilgisi ışığında değerlendirildi.KAYNAKLAR Esiri MM, Kennedy PGE. Virus Disease. Greenfields'sNeuropathology'de. Ed. Adams JH, Duchen LW. Altıncı Baskı. Londra, Sidney,Auckland, Arnold 1997; Vol. II 39-42. Hamilton R L,Wiley C A. Neuropathology ofViral Infections of the Nervous System (Ch 17). Textbook of Neuropathology Ed.Davis RL, Robertson DM. 3. baskı, Baltimore, William- Wilkins, 1997; 984-988.Modlin JF, Jabbour JR, Witte JJ, Halsey NA. Epidemiologic studies of measlesvaccines and subacute sclerosing panencephalitis. Pediatrics 1977; 59: 505-12.Dyken PR, Maertens P. Viral Infections. Pediatric Neuropathology. Ed: DuckettS. Baltimore, Williams- Wilkins 1995;403-422. Zilber N, Kahana E. Enviromentalrisk factor subacute sclerozing panencephalitis. Acta Neurol (Scan) 1998; 98:49-54. Dyken PR. Subacute sclerosing panencephalitis. Current status.Neurologic Clinics. Pediatric Neurology. Ed: Swaiman KF. Phila-dephia, W.B.Saunders, 1985. Horta-Barbosa L, Fuccillo DA, Sever JL, Zeman W. Subacutesclerosing panencephalitis isola-tion of measles virus from a brain biopsy.Nature 1969; 221: 974. Connolly JH, Haire M, Hadden DSM. Measlesimmunoglobulins in subacute sclerosing pan-encephalitis. Br Med J 1971; 1:23-25. Singer C, Long AE, Suchowesty O. Adult onset subacute sclerosingpanencephalitis: case report and review of the literature. Mov Disord 1997; 12:342-53. Budka H. Viral Infections (Ch 8). Neuro-pathology the DiagnosticApproach. Ed: Garcia JH. 1. baskı. St Louis, Baltimore: Mosby 1997; 353-378.Allen IV, Mc Quamid S, McMahon MP, Kirk J, Mc Connell R. The significance ofmeasles virus antigen and genome distribution in the CNS in SSPE for mechamismsof viral spread and demiyelination. J Neuropathol Exp Neurol 1996; 55 :471-480. Baram TZ, Gonzalenz I, Xie ZD. Subacute sclerosing panencephalitis inan infant: Diagnostic role of viral genome analysis. Ann Neurol 1994; 36:103-108. Esiri MM, Oppenheimer DR, Brownell B, Haire M. Distribution of measlesantigen and immunglobulin containing cells in the CNS in subacute sclerosingpanencephalitis. J Neurol Sci 1981; 53:29-43. McQuaid S, Isserte S, Allan GM,Taylor MJ, Allen TV, Cosby SL. Use of immunocytochemistry and biotinylated insitu hybridization for detecting measles virus in central nervous sytem tissue.J Clin Pathol 1990;43: 329-333. Kirk J, Zhou AL, Mc Quaid S, Cosby SL, AllenIV. Cerebral endothelial infection by measles virus in subacute sclerosingpanencephalitis: Ultrastrural and in situ hybridization evidence. NeropathApply Neurobiol 1991; 17: 289-297. Budka H, Lassmann H, Popow, Kraupp T.Measles virus antigen in panencephalitis. An immunomorphological studystressing dendritic involvment in SSPE. Acta Neuropathol 1982; 56 : 52-62Shankar SK, Talby AB, Arunodaya GR, et al. Peripheral neuropathy in subacutesclerosing panencephalitis immunohistochemical and ultrastructural evidence.Clin Neuropathol 1998; 17: 15-18. Cathomen T, Naim HY, Cattaneo R. Measlesvirus with altered envelope protein cytoplasmic tails gain cell fusioncompetence. J Virol 1998; 72:1224-1234. Hall WW, Lamb RA, Choppin PW. Measlesand subacute sclerosing panencephalitis virus proteins: Lack of antibodies tothe M protein in patients with subacute sclerosing panencephalitis. Proc NatlFed Sci 1979; 76: 2047-2054. Poser CM. Notes on the pathogenesis of subacutesclerosing panencephalitis. J Neurol Sci 1990; 95 : 219-214.

            3-KULLANILAN İLAÇLAR:
            1. İSOPRİNOSİNE-TABLET HAP : Yararı ise hastalığın gecikmesini sağlıyor, yaniyaşama süresini uzatıyor. Türkiye’de maalesef yok tamamen ithal ilaç. Bu ilaççok zor uğraşlar sonucunda elde ediliyor. Emekli sandığından raporla kolayalınabiliniyor. SSK dan ise çok fazla uğraşmalar sonucunda alınabilse bileBağkur'dan almak neredeyse imkansız, Özel Hastanelerde ve Eczanelerde ise 1kutusu 150-160 YTL civarında satılmaktadır.
            2. TEGROTOL-HAP VE ŞURUP
            3. DEPAKİN-HAP VE ŞURUP : Bu iki ilaç SSPE hastalığında denge sağlayıcıözelliği vardır. Bu ilaç hastanın kilosuna göre verildiğinden çok dikkatedilmesi gereken bir ilaç. Kesinlikle Doktor kontrolünde verilecek dozajınmililitresi belirlenmeli ve doz verilirken bu ölçüye çok dikkat edilmelidir. Builaçtan dolayı zaman zaman kanda tegretol depakin ölçülmelidir. (Kandakarbamazapin tahlili )
            4. RİVOTRİL-DAMLA : Denge sağlayıcı bu ilaçta; kiloya göre ve çok dikkatlikullanılması lazım aynı tegretol ve depakin ilaçlarında olduğu gibi doktorkontrolünde belirlenmiş olan dozajlara uyulmalıdır. Bu ilaç tegrotol vedepakine cevap vermiyorsa ek olarak kullanılmaktadır..
            5. A VİTAMİNİ-E VİTAMİNİ : Özellikle kullanılmalı
            6. İNTERFERON-REBİF-AVONEX-AŞI İĞNE : Bazı doktorlar iyi geliyor diyor bazılarıda iyi gelmiyor diyor hasta yakınlarının inisiyatifine bırakıyorlar bir çokhasta ile yapılan görüşmelerde bazıları iyi geldiğini bazıları da iyigelmediğini söylüyorlar. Kısacası bu hapların özellikle SSPE hastalığınınilaçları değil başka beyin hastalıklarına üretilen ilaçlar bu hastalıkAvrupa'da yok gibi sadece 2.ci 3 dünya ülkelerinde daha çok Türkiye detahminlerimiz 2 bin ile 3 bin dolayında hasta var bunu bu siteden istatistikbölümünden inşallah uygulayacağız. Başarabilirsek sağlık bakanlığının yapmışolduğu açıklamalarda nüfus artışı olduğu için hastalık fazla yokmuş amaülkemizde durmadan artıyor ve artmaya devam edecek, Başa Dön

            4- HASTALIĞA BAĞLI PROBLEMLER
            KABIZLIK:Kabızlık, bağırsak gazları çok sık karşılaştığımız bir sorun bununiçin ebegümecini yoğun gaz içinde papatya çayını önerebiliriz ikisinin deoldukça etkili olduğu test edildi. BALGAM: Çok önemli bir problemhalledilemediği zaman vakumla balgamı aldırmak zorunda kalabilirsiniz.Ebegümeci, susam yağı, keten tohumu gibi bitkiler balgamın sökülmesine yardımcıolsa da en etkili yöntem yüz üstü yatırmak ve bebekliğinde yapıldığı gibi avuçiçi ile kürek kemiklerinin arasına onu rahatsız etmeyecek şekilde hafif hafifvurarak balgamı çıkarmaya çalışmak.

            ATEŞ: Yine eski bilgilerimize başvuracağız. Genelde ılık suyla yerine göresoğuk su ateşli bölgelere kompres yapmak. Ateşli durumlarda sık sık ateşinderecesini ölçün panik yapmayın bu hastalık esnasında ateşin olması savaşındevam ettiğini gösterir hem toksinlerin atılmasına da yardımcı olur yeter kisınırı aşmasın üst sınır 38 ondan sonrası tehlikeli olabilir.

            YUTKUNMA GÜÇLÜĞÜ: Çiğneyebiliyorsa ağzına sakız verin yutup yutmadığını kontroledin emzik ve biberonlar (eğer çocuk kabul ediyorsa) yutkunmanın sürekliliğinisağlıyor.

            AĞLAMALAR: Ağlamanın sebebini bulup halletmeye çalışın çiş, kaka, gaz sancısıvs… her hangi bir ağrı ebeveynler açısından rahatsız edici bir durum amaaylarca “ııh” sesini bile duyamayacağınız anların da olabileceğini düşünüpşükredebilirsiniz üstelik ağlama bir çok siniri faaliyete geçireceğinden bunaolumlu bir durum gözüyle de bakabiliriz.

            TERLEMELER: Özellikle kafa bölgesinde yoğun terlemeler olabilir sebebigenellikle aşırı elektriktendir saçlarını kısa tutmanız ve terli bölgelerikurutarak hastayı rahatlatabilirsiniz terlemeye de tehlikeli boyutlardaolmadığı müddetçe olumlu gözle bakabiliriz.

            DİŞ GICIRDATMALARI: Aşırı elektrik deşarjından kaynaklanır yapacak tek şeyetkisini azaltmaya çalışmak bunu da eczanelerden alacağınız dişlikler vasıtasıylayapabilirsiniz.

            EBEVEYNLERE: Öncelikle hepimize geçmiş olsun Allah şifalar versin. Cenâb-ı hakşifasız hastalık yaratmamıştır biz elimizden geleni yapmakla mükellefiz buçocuklar bizlere Allah’ın emanetleri o mülkünde istediği gibi tasarruf yapmayakâdirdir bu bir imtihan lütfen sabredelim o bize bir ayetinde “ben sizlericanlarınızla mallarınızla ve evlatlarınızla imtihan ederim” dememiş miydi işteorda sözü edilen imtihan bu sonucu ne olursa olsun biz yaptıklarımızla ve tabiiki yapmadıklarımızla değerlendirmeye tabi tutulacağız. Her ne kadar bizim herhalimiz dua olsa da dua edelim her zaman her yerde bunun için herkesten yardımisteyelim kimin duasının makbul olduğunu yalnızca Allah bilir. Yalnızdeğilsiniz….Biz hasta sahipleri birbirimize yardımcı olmak için bu siteyihazırladık Allah emeği geçenlerden razı olsun. Tecrübelerinizden diğer hasta vesahiplerinin de faydalanması için gayret gösterin gelişmeleri sitemize yazınmerak ettiklerinizi sorun karşılaşılan bir problemle ilgili günün 24 saatinin hangidiliminde olursak olalım arayın çekinmeden arayın.

            HASTANIN SAĞLIK KALİTESİNİN YÜKSELTİLMESİ İÇİN YAPILACAKLAR:
            Hastanın kaldığı odanın güneş alan ve havadar bir yer olmasına dikkat edinizdeğilse odayı hastayı rahatsız etmeyecek şekilde sık sık havalandırın boloksijen almasını sağlayın. Onunla konuşun sevdiği şeylerden birlikte yaşanılangüzel komik hatıralardan bahsedin bu onu mutlu edecektir. Ona masallar okuyunsevdiği şarkıları, çizgi filmleri dinletin tepki vermese de ki mutlakaveriyordur bilin ki bunu yansıtamıyordur sabredin bir gün mutlaka verecektir.Onunla birlikteyken anne ve baba olarak sıkıntınızı odaya yansıtmayınönemsendiğini ona hissettirin. Mümkün olduğunca dışarıdan ziyaretçi kabuletmeyin eğer edecekseniz çocuğun yanında konuşmalarına izin vermeyin çünküçocuk olumsuz bakış ve sözlerden rahatsızlık duyabilir. Gelenleri ayrı birodada ağırlayın sizin motivasyonunuzu bozacak komşu, akraba, arkadaşguruplarına gelmemelerini uygun bir dille söylemeniz daha iyi olacaktır çünkühem çocuğun hem de sizin moraliniz bozulmamış olur ayrıca nezle,grip gibihastalıklardan da korunmuş olursunuz. Çok sevdiklerinin dışında bazen onlara datepkili olabiliyoruz kesinlikle çocuk kabul etmeyin biz ebeveynler degenellikle çocuk görmeye tahammül edemiyoruz. Yattığı yatak ne çok yumuşak nede çok sert olsun çocuk 9 yaşından büyük ise bir hasta yatağı (havaylaşişirilen) edinmenizde fayda var. Giysilerin yumuşak ve giyilip çıkarılabilecekpratiklikte olmasına çok dikkat edin. Mümkün mertebe altına bez kullanmayınuygun bir seyyar klozet alın ve onu kullanmaya alıştırın altına yatak koruyucubezlerden alın bez kullanmak çoğu çocuğu psikolojik olarak rahatsız ediyor.Yutkunmanın sürekliliği için hastalığın başından itibaren biberon, emzik, sakızgibi aparatları kullanın bunlar gırtlak kaslarını kuvvetli tutacaktır. Eğeryapabiliyorsanız dişlerini fırçalayın (mutlaka yumuşak fırçalar kullanın) buonun diş sağlığını koruduğu gibi ona güven de verecektir ayrıca bu işten keyifalıyorlar. Çocuğa düzenli olarak spor ve masaj yaptırın bu kireçlenmeyi önleyipkan dolaşımını yoluna sokacaktır Çinliler SSPE de iyileşme yüzdesinin masajla%40-50 ye yükseltildiğini iddia ediyorlar(masaj ve spor konusunu ayrıcaanlatacağız) şu an ben 21 tane (tanıdık-tanımadık) SSPE hastası biliyorumbunların 4 tanesi tamamen iyileşmiş durumda 1 tanesi de ayağa kalkmış iyileşmeyolunda yani %5 meselesine aklınızı takmayın istatistiklerin çoğu gerçekbilgileri içermez.
            SSPE HASTALIĞINDA BAKIM: Bu hastalık çok sabır gerektiriyor ilk önce yemesineçok dikkat etmeliyiz boğaz yollarına dikkat edilmeli çok hassas bölge yemesiiçin şeyler kesinlikle verilmelidir özellikle beyine iyi gelen şeyler verilmelidoğal vitaminler gibi devamlı konuşulmalı günde yarım saat veya 1 saat temizhava ve güneş enerjisi alınmalı az yürüyorsa yürütme yoluna gidilmeli anlamasıvarsa sevdiği kişiler ve sevdiği şeyler yapılmalı hasta yakınları yani anne vebabası çok sabırlı olmalıdır hiçbir zaman itikatlarını yitirmesinlerkendilerini salmasınlar. Müzik, televizyon seyrettirsinler tabii kianlayabiliyorsa üzecek hiçbir şey yapılmamalıdır çünkü vücudu dirençli olmasılazım vücut hastalıkla savaşıyor vücut dirençli olursa iyileşme oranı artar.Tüm dünya da araştırma yapıldı bu hastalığın tıbben çaresi yok bildiğimiz kadarıylaama devamlı takip etmemiz lazım birbirimize haber vermemiz lazım. Şu andaiyileşen hastalar var Türkiye de onlara ulaşmamız lazım bu siteye yazmamızlazım çok önemli alternatif tedaviler aramamız gerekiyor yurt dışında iyileşenhastalar var mı ne gibi tedaviler deniyorlar onları bulmamız gerek hastayakınları arasında yabancı dil bilen ve yurt dışında yaşayan türkvatandaşlarımız bu iyileşen hastalara ulaşsın www.sspedernegi.org.tr sitesindeyayınlayalım neler yapıyorlar araştırma yapıyorlarmı alternatif ne gibi tedavideniyorlar onları bulmamız gerek…..
            1. Çocuklarımız gözlerimizin önünde günden güne ölümü beklemektedir.
            2. Allahın bir kulu bizlere ne yardım etmekte ne de hastalığımıza bir çarebulma aşamasında
            3. Maddi durumu olan biraz daha iyi bakabiliyor ve biraz daha yaşama süresiniarttırıyor maddi durumu olmayanların durumu ise içler acısı yaşam süresi de azoluyor
            4. Sspe hastaları genelde 5 ile 12 yaş arasında daha fazla yani çocuklarda
            5. Durumu iyi olan gönüllü vatandaşlar arıyoruz sspe hastalığını araştıracakkişi kuruluş devlet arıyoruz tabi bu da maddiyata dayanıyor onun için maddi vemanevi her türlü yardımı bekliyoruz 6. Sspe hastası olanlar istatistiğekesinlikle katılsınlar 7. Gönüllü doktorlar arıyoruz Türkiye de ve başkaülkelerde bu hastalığı incelesinler istiyoruz

            5- TEDAVİLER:
            SSPE tedavisinde karşılaşılan en önemli zorluk virüsün hücre içinde ve korunmuşdurumda olmasıdır. İnterfron’un sistemik, intratekal kullanımıdenenmiştir.İntrventriküler kullanılışından az sayıda hastada iyi sonuçalındığını bildiren bazı yeni yayınlar vardır. Üzerinde halen en fazla durulanilaç isopronise dir. Hem immunomodülatör, hem antiviral tetkilere sahip olduğudüşünülmektedir. 500 mg lik tabletleri mevcuttur. Doz 100 mg/kg olacak şekilde3 veya 4 e bölünerek verilir. Kullanma süresi 10 yıla kadar uzayan vakalaryayınlanmıştır. Gözlenmiş bir yan etkisi yoktur. SSPE’nin seyrinde spontanremisyonlar ya da duraklamalar da görülebildiğinden, bir tedavi yöntemininyararı hakkında kesin konuşmak zordur. Ancak genel izlenim olup yan etkisi degörülmediğinden bütün hastalara kullanılması önerilir. İnterferon hücre içienfeksiyonlarında virüs replikasyonunu önleyebilen bir ajandır. Bu nedenle SSPEgibi viral enfeksiyonlarda kullanımı ön görülmektedir. İnterferonunintramüsküler ve intratekal kullanımının kısmen hastada düzelme sağladığıbildirilmiştir. İnterferon omaya rezervuarı kullanılarak intraventrikülerolarak haftada 5 gün ve 6 hafta süre ile 1 mega ünit/m² günde olmak üzereverilmelidir. Ateş, iştahsızlık, kusma gibi yan etkilerin yanında hemopoetiksistemle böbrek, karaciğer gibi organlarda geçici fonksiyon bozukluklarıyaptığından hastalar yakından izlenmektedir. Bunun dışında hastalarınmiyoklonik atakları için klonazepam, sodyum valproat, difenilhidantoin,karbamazepin ilerleyen dönemlerde uyku bozuklukları için nitrazepamkullanılabilir.

            6- YAKALANMA SEBEPLERİ
            1. 1987-1998 Yıllarında Kızamık aşısının tek doz vurulmasındankaynaklanabiliyor.
            2. Aşıların bayat olmasından,
            3. Aşıların yanlış vurulmasından,
            4. Anne Antikorlarının 9. aya kadar korumaması ve bu sürede kızamık geçirmesiyada tam tersi anne antikorlarının yüksek olması aşı yapıldğında anneantikorlarının güçlü gelmesi,
            5. Aşı 9 ncu ayda yapalırsa %85 koruyucu özelliine sahip buda %15 SSPEHastalığına yakalanma riski var demektir. Gelişmiş ülkelerde genelde 12. aydayapılıyor, sebebi aşının %95 koruyuculuğu olduğu için ama onlarda kızamıkgeçiren yok. ondan 12 ayda vuruluyor. Şu an ülkemizde 9. ay - 7 Yaş arasındaaşı yapılıyor.
            6. Diğer Sebepler %5-10

            Yorum yap

            Hazırlanıyor...
            X