Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Horlama (snore) ve apne, horlama nedenleri horlama ilacı horlama cihazı horlama yastı

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • Horlama (snore) ve apne, horlama nedenleri horlama ilacı horlama cihazı horlama yastı




    Horlama (snore) ve apne

    Horlama veya latince ismi snore olan rahatsızlıkla apne (geçici süreli nefes kesilmesi) bir birbrinden farklıdır. Horlama yetişkinlerde % 20 oranında görülür ve yaş ilerledikce bu oranda yükselir. Yaşı 60?ı geçen erkeklerde % 60 ve kadınlarda % 40 oranında horlama görülür. Horlamanın ortaya çıkaması üst solunum yollarındaki yumşak damak kaslarının gevşemesi nedeniyle hava dışarı çıkan ses çıkarak çıkar.

    Horlama genelikle herhangi bir tehlike azetmesede sadece eşini rahatsız eder ve bazen horlama ile birlikte apne?de görülürse o zaman tehlikeli durumlar ortaya çıkar, çünkü horlama apne?nin bir ön belirtisidir. Horlayan kişi uykusunu alamadığından çoğu zaman, halsizlik, uyuklama ve konsentre olamama gibi haller görülür.

    Horlamanın nedenleri:
    1-) Aşırı kilolar, uykusuzluk, akşamları geç saatlerde ve çok yemek
    2-) Alkol veya uyku hapı nedeniyle damak kaslarının aşırı gevşemesi
    3-) Burundaki polip, sinüzit veya burun duvarının eğik olması gibi sebeplerden dolayı burundan nefes alamama
    4-) Bademciklerin iltihaplanarak şişmesi, diciğin aşırı uzun olması veya yumşak damak kaslarının gevşemesi nedeniyle horlama
    5-) Uyurken ksaların gevşemesi nedeniyle alt çenenin geri düşmesi ve böylece boğazın daralması gibi sebepler horlamaya sebep olur.

    Horlama ve apnenin farlılıkları:
    1-) Horlama sırasında nefe salış-verişlerinde problem olmaz
    2-) Horlama sırasında çıkan gürültü eşin uyuyamamasına ve huzurunun kaçmasına sebep olur.
    3-) Horlamada nefef alış-veriş problemi ortaya çıkıyorsa buna ?obstrüktif (tıkayıcı ) uyku apnesi? denir. Obstrüktif uyku apnesi ile düzensiz olarak ortaya çıkan nefes kesilmesi (apne) yukarı nefes yolları ile birlikte birçok rahatsızlığa sebep olur.
    4-) Apne başta günboyu yorğunluk, konsentre zafiyeti, yüksek tansiyon, kalp ve akciğer hastalıkları, cinsel yetersizlik, kalp krizi ve beyinkanaması gibi rahatsızlıklara sebep olabilir.

    Apnenin belirtileri:
    1-) Güç kayıbı
    2-) Konsentrasyon zafiyeti
    3-) Baş ağrısı
    4-) Nöbet şeklinde baş dönmesi
    5-) Karekterinde değişimler
    6-) İkdidarsızlık
    7-) Geceleri sık sık idrar yapmak için kalkma

    Horlama tedavi edilebilir.
    1-) Ağır kilolardan kurtulmak gerekir, geç saatlerde ağır ve aşırı yemek yememek akşamlarıalkol ve uyku hapı almamak gerekir.
    2-) Şayet burundan nefes lınamıyorsa bunun sebebi araştırılırve gerekiyorsa amaliyat yapılılır.
    3-) Boğazdaki anaormaliklergiderilir ve bunların başında bademcik şişmesi, dilcikteki veya damaktaki anaormalikler amaliyatla tedavi edilir.
    4-) Şayet alt çenede problem varsa amaliyat gerekebilir
    5-) Horlamanın nedeni uyku laboratuarlarında yapılan testlerle tam teşhis edilir.

    Şayet damak ve yutak bademcik iltihaplanması, şişmesi, damakta kas gevşemesi, sinüzit ve polip gibi rahatsızlıklarda amaliyat gerekmiyorsa Gökçek İksiri ile tedavi yeterlidir. Eğer amaliyat şartsa amaliyattan sonrası içinde immün sistemini güçlendirmek gerekebilir. Ayrıca bademcik iltihaparında adaçayı veya şekerciot kökü tentürü kulanılabilir.

    Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır. Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.

  • #2
    Horlamanın nedenleri ve riskleri
    Horlama uyku sırasında üst solunum yolunu oluşturan burun, yumuşak damak, küçük dil ve dil kökü gibi yapıların birlikte ya da ayrı ayrı darlıklarından kaynaklanan tatsız, rahatsız edici bir gürültü olarak tanımlanabilir. Horlama çoğu zaman çevreyi rahatsız edici bir gürültü olarak algılanır, ancak kimi zaman da kişinin kendi sağlığını tehdit edici bir hastalığın belirtisi olabilir.Horlamanın bir hastalık olduğunu kabul etmek, tedavi ve çözüm yollarını aramak için atılacak olan ilk adımdır. Genelde horlayan kişi kendi horlamasından rahatsız olmadığı için doktora tek başına, kendi rızasıyla başvurmaz. Horlayan kişi kötü bir uyku arkadaşı olduğundan horlayan hastalar, genellikle eşleri, birlikte iş gezilerine gidip aynı odayı paylaşmak zorunda oldukları arkadaşları ve hatta komşuları tarafından doktora götürülürler. Konunun bu yönünü ele alırsak horlama kişinin kendi sağlığını ve yaşamını riske eden bir hastalık olduğu kadar sosyal olarak da bir hastalıktır.Horlama konusundaki en önemli ayrım horlamanın ne zaman Sağlık problemine yol açtığının tesbitidir. Eğer uyku sırasında horlayan kişinin nefes durmaları oluyorsa ve bu soluksuz kalınan süre 10 saniyeden fazla ise bu durum da uyku apnesi denilen ciddi sonuçlar doğurabilecek bir hastalıktan söz etmeyi gerektirebilir.
    Tıkayıcı uyku apnesi
    Horlama sırasında yumşak damak ve küçük dilin veya beraberinde dilin geriye kaçıp soluğu 10 saniyeden daha fazla tıkamasına, tıkayıcı tipte uyku apnesi denir. Bu nefes alamama süresinde kandaki Oksijen Basıncı düşer ve kalp kanı daha çok pompalamak zorunda kalır. Sonuç olarak kalbin yükü artmış olduğundan bir süre sonra kalp ritmi bozulurken, yıllar içinde yüksek tansiyon ve kalp büyümesi meydana gelir. Kişi uyku sırasında tüm bunlar olup biterken uykusunun çok kısa bir döneminde derin uyku fazına geçebilir. Gerçek dinlenme ise sadece derin uyku fazında mümkün olduğundan, dinlenmeden geçen gecenin gündüzü uykulu, yorgun ve verimsiz olur. Gündüz her fırsatta uyuklamalar görülür. Bu tip kişiler genellikle öğle aralarında oturur pozisyonda uyuklarlar.Özellikle konsantrasyon güçlüğü olacağından, dikkat gerektiren işler yaparken uyuklamalar olabilir ve Araba kullanırken kaza yapma riskleri de oldukça artar. Bundan da anlaşılacağı gibi horlama ve uyku-apne hastalığı sadece kişinin kendisini ve uyku arkadaşlarını değil toplumun diğer kişileri için de gizli riskler içeren bir hastalıktır. Sabahları baş ağrısı ile yorgun uyanmak, gece uykusu sırasında terlemek ve cinsel istekte ve güçte azalma, tansiyon ve kalp problemleri ile son zamanlarda dalgınlıktan dolayı sık trafik kazası yapmak hastalığın sık görülen belirtileri arasında yer alır. Uyku-apnesi hastalığının ileri evrelerinde uykuda ani ölümler görülebilmektedir.
    Tıkayıcı uyku apnesinin teşhisi
    Bu tip hastaları teşhis edebilmek için şikayetlerin tam neler olduğunu tesbit etmek amaçlı bir test uygulanır.
    Horlama ve Uyku-apnesi hastalarında en sık rastlanan şikayetler :
    - Gece yüksek sesle horlama ve nefes durmalarının eşlik etmesi,
    - Sabah baş ağrısıyla uyanma,
    - Uyandığında kendini yorgun hissetme,
    - Uykuda terleme ve aniden soluksuz kalıp uyanmalar,
    - Gündüz uyuklamalar,
    - Gündüz dalgınlık, konsantrasyon güçlüğü,
    - Sık iş ve trafik kazası,
    - Azalmış cinsel istek ve güç kaybı,
    - Yüksek tansiyon ve kalp hastalıkları.
    Tabi burada kişinin kilosu, yaşam tarzı (sportif ya da değil), beslenme alışkanlıkları, Alkol kullanıp kullanmadığı son derece önemlidir. Tanı koymak için en önemli basamak ayrıntılı ve tam kulak burun muayenesi yapılmalıdır. Tüm bunlar değerlendirildikten sonra uyku laboratuarları adı verilen ve hastaların bir gece Otel ortamı gibi konuk edildiği; uyku sırasında çeşitli parametrelerin ölçüldüğü uyku testi yapılır. Uyku laboratuarı sonuçlarına göe kişinin horlamasının yaşamı için bir tehdit oluşturup oluşturmadığı anlaşılabilir ve tedavinin planlanması için bir takım değerlerden yararlanılır.
    Tıkayıcı uyku apnesinin tedavisi
    Tedavi kilolu bir hastada basit bir diyetten, ileri cerrahi müdahalelere kadar geniş bir yelpaze içerir. FDA’nın onay verdiği 300 e yakın Patentli horlama tedavisinde kullanılan cihaz ve ilaç mevcut olup bunların bir kısmı gerçekten etki göstermektedir. Ancak çoğu zaman bu yöntemler horlamayı engellemekle birlikte kişiye rahat bir uyku sağlayamamaktadır.Aşırı horlayan hastalarda gürültü ile çalışıp kişiyi uyandıran ve böylece horlama sesinden uyku arkadaşlarını kurtaran cihazlar bile üretilmiş, ancak bunların hepsi horlama hastasını daha da uykusuz bırakmaktan öteye geçmemiştir. En basit tedavi yöntemi pijamanın arkasına bir cep dikip içine bir tenis topu yerleştirmek olarak tanımlanabilir. Böylece kişi sırt üstü yatamayacak ya sağına ya da soluna döneceği için horlaması eğer pozisyonel horlama ise fayda sağlanacaktır.
    İleri derece hastalar için uygulanan tedavi planından önce basit horlaması olan erişkin hastalara önerilerden bahsedecek olursak :
    - Sportif bir yaşam biçimi seçmeli ve bu sayede kas tonusu arttırılmalı,
    - Uyku ilaçları, sakinleştirici ilaçlar ve antihistaminik denilen uyku getirici özelliği olan allerji ilaçları uykudan önce alınmamalı,
    - Uykudan 4 Saat önce alkol alınmamalı,
    - Uykudan 3 saat önce aşırı yemek yememeli,
    - Aşırı yorgunluktan sakınılmalı,
    - Uykuda sırtüstü yatmak yerine yana yatmak tercih edilmeli,
    - Evde horlamayan kişilere önce uyuması için süre tanınmalı.
    Tabi ki bu önlemler hafif horlaması olan ve pozisyona bağlı horlaması olan kişiler için geçerli olup daha ağır horlaması olan ve yukarıda tarifini yaptığımız uyku-apne hastalığı olan hastaların tedavisi için daha ileri tedavi yöntemlerine ihtiyaç vardır. Horlama tedavisi şüphesiz tanıya dayanır. Bu, burun allerjisi, burunda oluşan kemik ya da kıkırdak eğrilikleri, burunda tıkanıklığa yol açan et büyümeleri ya da mevcut bir enfeksiyonun (sinüzit gibi) tedavisi gibi ilaç tedavisi ya da burun cerrahi girişimleri içerebilir. Bunun yanında sorunun yumşak damak, küçük dil kökünde geriye kaçma gibi daha aşağı seviyede olduğu tespit edilmiş olan hastalarda başka bir takım cerrahi müdahaleler düşünülebilir. Horlama hastasına Ameliyat kararı verirken uyku laboratuarından elde edilen sonuçlar değerlendirilerek çok ileri derecede uyku-apne hastaları cerrahi müdahaleye alınmazlar.Genel durumu Ameliyata uygun olmayan, başka bir hastalığından dolayı ameliyat olamayan ya da cerrahiden fayda göemeyecek kadar ileri hastalarda CPAP denilen Pozitif basınçlı bir ağız-burun maskesi kullanılmaktadır.Horlayan kişilere tavsiye edilen, bu durumdan utanmamaları ve tedavi yolunda adım atmalarıdır. Nefes durmaları başlayıp da ciddi sağlık problemlerinin ilk bulguları ortaya çıkmış kişiler hastalık daha da ilerlemeden hemen bir kulak burun boğaz muayenesinden geçmelidirler.

    Yorum yap


    • #3

      Yorum yap


      • #4

        Yorum yap


        • #5

          Yorum yap


          • #6
            turgay42 Nickli öğeden Alıntı Mesajı göster
            Hocam yıllardır horlama ve uyku apnesi nedeniyle kullanmadığım ilaç ve yöntem kalmamıştı ve lüzumsuz yere çok para harcamıştım. Sizin iksir, jel, kapsül ve çayları kullandıktan sonra artık uyku apnesi ve horlama problemim yok oldu.Ben aslında tansiyon kolesterol için bu ürünleri kullanıyordum sayenizde şimdi bomba gibiyim.Allah sizi başımızdan eksik etmesin.Hocam hergün hanımla münakaşa yapıyorduk ve nerdeyse boşanmayı bile düşünüyordum.Evliliğimi ve ailemi kurtardınız size minnettarım.
            Turgay bey 6 haftada iyileşmeniz güzel, fakat tedavi bir süreçtir ve zaman alır, bu nedenle sizin en az 3-4 ay daha Enginar Forte, Zerdeçal Forte, Spirulina Forte, Gökçek Aloe Vera Jel ve Gökçek İksir, Damar çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Barsak Mantar ve Bakterileri toksik maddeler üretir ve Karaciğer bu toksik maddeleri arıtmaz ise diğer organlara depolanır ve organlarda çeşitli rahatsızlıklar görülmeye başlar. Günümüzde Bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme mantarları çoğaltır ve vücudun asit-baz dengesini bozulur ve oluşan asitik ortamda mikroplar hızlı çoğalırlar.Artı o, bu, şu diyet değil Peygamber Diyetine göre beslenmek gerekir.Peygamber Diyetinde kişi de 1 gram yağlanma olmaz çünkü bünyemiz yağları yakıcı leptin salgılar.Aksi halde çok yoğun cüruf oluşur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.

            Yorum yap


            • #7
              Bu sorunun kesin çözümü varmıdır hocam?

              Yorum yap


              • #8

                Yorum yap


                • #9

                  Yorum yap


                  • #10

                    Yorum yap

                    Hazırlanıyor...
                    X