Duyuru
Collapse
No announcement yet.
Ses Kısıklığı, Ses kısıklığı deyip geçmeyin, Ses Kısılmasını Tedavi
Collapse
X
-
Ses Kısıklığı deyip geçmeyin, 3 günden fazla ses kısıklığı problem demktir.
Prof. Dr. Atilla Tekat: "Ses kısıklığı kesinlikle ihmal edilmemesi gereken bir bulgu. kendi kendine geçer diye beklememek gerekiyor. Yüzde 90'ı basit nedenlerden kaynaklanabileceği ve kendi kendine geçebileceği gibi, altında çok ciddi sorunlar da yatabilir."
Ses kısıklığının, üst solunum yolu enfeksiyonu gibi basit bir nedenden kaynaklanabileceği gibi ses telinin kendisinden gelişen kanserlerin de bu duruma neden olabileceğini dile getiren Prof. Dr. Atilla Tekat, "Bu nedenle hastaların üç günden fazla süren ses kısıklıklarında bir kulak burun boğaz hastalıkları uzmanına görünmelerini tavsiye ediyoruz. ses kısıklıklarının yüzde 90'ı için ciddi bir neden olmasa bile, önemli olan yüzde 10'luk kesimi kaçırmamaktır" diyor. Baş boyun bölgesi kanserlerinin erken tanısında iyileşme şansının oldukça yüksek olduğunu belirten Efes Kulak Burun Boğaz Dal Merkezi hekimlerinden Prof. Dr. Atilla Tekat'la ses kısıklığını ve nedenlerini konuştuk.
-Ses kısıklığı bir hastalık mı, yoksa hastalık habercisi midir?
Ses kısıklığı, burun tıkanıklığında olduğu gibi aslında bir bulgu. Hastanın bir şikayeti. Ses kısıklığını yapan bir sürü sebep var. Bunların araştırılması gerekiyor. Ses kısıklığı olan hastada sigara faktörü de varsa bakış açımız biraz değişiyor tabii ki.
-Ses kısıklığı ile kanser arasında nasıl bir ilişki var?
Ancak özellikle hastalarımız internete girdiği zaman en sık karşılarına çıkan neden kanser oluyor. İnternet pek çok bilgiye anında ulaşabileceğimiz bir kaynak ama aynı zamanda bir bilgi çöplüğü. Çok sık görülebilecek çok basit şeyler nedense dikkat çekmez ama en kötü, en uç şeyler dikkat çeker. Özellikle de onları okuduktan sonra gelen hastanın sorduğu ilk soru; "Kaç ay ömrüm kaldı?" sorusu oluyor. Çünkü en kötü şeyleri düşünmeye başladığında hasta demoralize vaziyette geliyor. Oysa ses kısıklığının altında, her bulguda olduğu gibi çok basit nedenler yatabileceği gibi çok ciddi nedenler de olabiliyor.
KANSER ŞÜPHESİ VARSA...
-Ses kısıklığının sebebi nasıl bulunur?
Muayene sırasında kullanılan endoskopik yöntemlerle tüm ses tellerini görme şansımız var. Ses teli üzerinde veya etrafında her türlü olumsuzluk net bir şekilde görülebiliyor.
Kanser şüphesi varsa kesin tanı biyopsi sonucunda belli olur. Raporda, "iyi huylu nodül" veya "polip" gibi bir sonuç gelirse zaten doku oradan alındığı için tedavi de bitmiş olur ama sonuç kanser şeklinde gelecek olursa, kanserin tuttuğu bölgeye ve yayılım durumuna göre cerrahi yönteme başvurulur. Seçilecek cerrahi yöntem, hastalığın ilerleme durumuna göre farklılık gösterir. Erken dönemde hastalıktan kurtulma ve iyileşme şansının da çok yüksek olduğunu hatırlatalım.
-Boğaz enfeksiyonları da ses kısıklığına yol açar mı?
Özellikle üst solunum yolu enfeksiyonlarında bazı tip virüsler, sadece bademcik ya da farenks dediğimiz bölgeyi değil, daha aşağıya doğru larenks dediğimiz ses tellerinin bulunduğu anatomik bölgeyi de tutabiliyor. Bu enfeksiyonlar sırasında o bölgede oluşan kızarıklık ve şişlik, ses kısıklığı ve sesle ilgili bozukluklara yol açabiliyor. En sık gördüğümüz sebeplerden biri bu.
-Ses kısıklığı bazı mesleklerde daha sık görülüyor değil mi?
Ses kısıklığı, sesin yoğun olarak kullanıldığı mesleklerde biraz daha ön plana çıkan bir bulgu. Öğretmenler, imamlar, seyyar satıcılar, televizyoncular, sanatçılar... Bu kişilerde özellikle sesi kötü kullanma varsa, bu şikayetleri de daha sık görüyoruz.
TÜMÖR OLUŞUMU
-Ses tellerinde tümör oluşumu nasıl fark ediliyor?
Ses tellerinin kendisinden gelişen, birtakım iyi huylu tümörler, yani orada sınırlı kalan ve büyümeyen başka bir yere sıçramayan tümörler gelişebilir. Ancak bunun yanı sıra özellikle sigara kullananlarda ya da reflusu olanlarda, ses tellerinin kenarlarındaki kabarıklıklar ve kanserin ön hücreleri şeklinde gelişen beyaz plaklar şeklindeki lezyon dediğimiz yaralar ya da kanser gelişimi de söz konusu olabiliyor. Bunların tamamının değerlendirilip, şüpheli bir durum varsa o bölgeden bir örnekleme alınması, yani biyopsi yapılması gerekir. Sonuca göre de hastanın tedavisi yönlendirilir.
-Ses tellerinden kaynaklanmayan ses kısıklıkları da görülebiliyor mu?
Ses tellerinin kendisine ait olmasa bile psikolojik birtakım bozukluklara bağlı sesin kötü kullanılması ve kötü çıkmasına sebep olabilecek durumlar söz konusu olabiliyor. Bunun altında bir sürü psikolojik neden yatabiliyor. Sesi kötü kullanmak da, ses kısıklığının yaygın nedenleri arasında yer alıyor.
-Sesi kötü kullanmak nedir? Sesi iyi kullanmak için ne yapılmalı?
Patlar tarzda konuşmamak önemli. Bir de konuşmanızı nefesiniz bitene kadar sürdürmemeniz gerekir. Konuşurken bir yüksek perdeye çıkıp, bir alçak perdeye inmek de sesin kötü kullanımıdır. Çok fazla bağırmadan konuşmak, arada ani çıkışlar yapmamak önemli. Tabii bu arada profesyonel olarak sesinizi kullanıyorsanız, solunum kaslarınızı, çene kaslarınızı göğüs kaslarınızı, diyaframınızı doğru kullanma konusunda bir eğitim almanız gerekiyor. Ses tellerinizi düzgün kullanabilmelisiniz ki sesinizi fazla zorlamayın.
-Ses kısıklığı kanserin ön habercisi ise, eşlik eden karakteristik bir bulgu oluyor mu?
Ses tellerinin tam kapanamadığını düşünecek olursanız, hasta su veya sıvı gıda aldığında bunların soluk borusuna kaçması gibi bir sıkıntı oluyor. Gıcık şeklinde, akciğerde bir şey varmış ve atmaya çalışıyormuş gibi gelen bir öksürük de belirtilerden bir tanesi.
Kanser ilerlemiş ve yemek borusunun başlangıç bölümünü tutmuşsa, yutma esnasında ağrılar ya da yemeğin takılması gibi bulgular da eşlik edebiliyor. Bunların yanı sıra genel kanser bulgularında olduğu gibi bu tür kanserlerde de kilo kaybı, iştahsızlık gibi bulgular da genel tabloya eşlik edebiliyor.
-Nodül oluşumunun tek belirtisi ses kısıklığı mıdır?
Gıcık yeklinde öksürük de nodül belirtisi olabilir. Zaten sesin bozulması, özellikle sanatçılarda çok çabuk fark edilir. Sesin çatallaşması ve ses kalitesinin bozulması da uyarıcı bir bulgudur. -
Uzun süreli ses kısıklığına dikkat!
Akciğerlerden dışarı çıkan hava, gırtlaktan geçerken ses telleri değişik frekanslarda titreşerek sesi oluştururlar. Nefes alırken ses telleri ayrık durur. Ancak istemli olarak ses çıkaracağımız zaman (bağırma, konuşma ve şarkı söyleme sırasında olduğu gibi) birbirlerine yaklaşır ve karaciğerden hava çıkarken titreşerek ses üretirler. Ancak ses tellerinin gevşemesi ya da düzensizleşmesi halinde kusursuz olarak yaklaşma ve senkron olarak titreşme fonksiyonu bozuluyor ve seste değişiklikler oluyor. Sesimizde değişiklik meydana getiren pek çok etken var ve bu etkenler ses kısıklığına neden olabiliyor. Ses kısıklığını ne derecede önemsemek gerekiyor? Acıbadem Hastanesi Kozyatağı Kulak Burun Boğaz Hastalıkları ve Baş-Boyun Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Cüneyd Üneri’ye göre iki çeşit ses kısıklığı var: Ani oluşan ve uzun süreli ses kısıklığı. “Kısıklık bir hafta, on günü geçiyorsa bu uzun süreli ses kısıklığına girer. Bu durumda kesinlikle bir hekime başvurmak gerekir.
”SES NEDEN KISILIR?
Ses kısıklığının pek çok nedeni olabilir. Klinikte en sık görülen ses kısıklığı nedeni “akut larenjit” denilen enflamatuar hadiselerdir. Larenjit tıp dilinde gırtlak iltihabı anlamına geliyor. Prof. Dr. Üneri larenjitin soğuk algınlığına, viral üst solunum enfeksiyonlarına ya da aşırı ve uzun süreli bağırmaya bağlı olduğunu belirtiyor. (Futbol fantikleri dikkat!)Ses kısıklığı bir hafta, on günü geçtiğinde daha da dikkatli olmak gerekiyor. Birkaç gün içinde hafifleyerek düzelmeyen ses kısıklığının arkasında başka sebpler aranmalı. Bunlrın arasında sesi kötü kullanma (özellikle sesleri ile çalışan öğretmen, avukat gibi meslek gruplarında sık görülür), GERD (mideden asit taşımasına bağlı reflü hstlığı) sinüzitler, olumsuz çevre faktörlerine bağlı tahrişler (toz ya da çeşitli kimyasallara marz kalma gibi) sayılabilir. Uzun süreli ses kısıklığı gırtlak kanserinin de en önemli belirtisi. Ancak her ses kısıklığını gırtlak kanserine bağlamak da doğru değil. Prof. Dr. Üneri polikliniklerine başvuran her hastanın muayenesinde endoskopinin kullanıldığını belirterek şöyle devam ediyor: “Endoskopi yardımıyla ses tellerinin durumu net olarak görülür, ses kısıklığı henüz başlamadan bile ses tellerinin üzerindeki değişikliklerle ciddi bir problem olup olmadığı anlaşılabilir. Ses kısıklığı olan hastalarda kısıklığın nereden kaynaklandığı görülerek tanı konur. Ses telinde, nodül, yara olup olmadığı kontrol edilir. Ses tellerinde tümör saptandığında bile hemen endişeye kapılmamak gerekiyor. Gırtlak kanseri, tedavide başarının yüksek olması nedeniyle kanser türlerinin en iyilerinden kabul ediliyor.
SES KISIKLIĞININ Tedavisi
Tabii erken tanı şartıyla! Özellikle sigara içenlerin ses kısıklığının uzun sürmesi halinde vakit kaybetmeden bir uzmana başvurmaları gerekiyor. Gırtlak kanserinin ilk belirtisi ses kısıklığı. Daha sonra kulağa vuran ağrı, öksürük ve balgamda kan gelmesi görülebiliyor. Ses tellerinde kitle ile karşılaşıldığında ilk yapılması gereken cerrahi yaklaşımla biyopsi yapmak ve bunun sonucuna göre tedaviyi planlamaktır. Ses kısıklığının tedavisi, nedene göre değişiyor. Larenjit kökenli ses kısıklığında öncelikle ses tellerinin dinlendirilmesi gerekiyor, çünkü her ses çıkarma çabasında ses telleri birbirine sürtünüp, problemli dokuların iyileşmesini engeller, bunun için belli bir süre hastaya sesini kullanmaması öğütlenir. Enfeksiyon durumunda antibiyotik tedavisi uygulanıyor. Akut larenjiti ortaya çıkaran nezle ya da grip durumunda da semptomatik tedavi uygulanır. Kimyasal solunmasına bağlı ses teli ödemlerinde bu etkileri yok etmek ve ödemi azaltmak için kortizon grubu ilaçlar kullanılıyor. Ses tellerindeki polip, kist ya da nodül gibi patolojilerde mikroskopik endoskopi ile ses teline zarar vermeden bu dokular temizlenir. Sinüzit, gastroösefagial reflü gibi hastalıklar nedeniyle oluşan ses kısıklıklarında ise önce sebebin ortadan kaldırılması gerekir. Yoksa ses kısıklığının devam etmesi kaçınılmaz.
Ses kısıklığının nedenleri-
- Soğuk algınlığı (viral enfeksiyonlar)
- Sigara içmek
- Ses tellerindeki iyi ya da kötü huylu kütleler (nodül, polip, kist ya da kanserler)
- Alerjik reaksiyonlar- GERD (reflü hastalığı)
- Fonksiyonel bozukluklar
- Bazı hormon ilaçlarıYorum yap
-

Ses Kısıklığı, Ses Kısıklığı Nedenleri, Ses Kısıklığı Tedavisi
SES KISIKLIĞI
Ses kısıklığı, ses bozukluğunun en sık rastlanan belirtisidir. Kişinin; yaşına ve cinsine uygun yapıda üretemediği ve alışılmış olan sesinde, ortaya çıkan karakter değişikliğine denilir. Ses kısıklığı, ses tonunda ve sesin gücünde oluşan anormal değişiklikleri ifade eder. Her yaş döneminin sorunudur. Sesin kısılması durumunda ses; fısıltılı, kaba, çatallı ve zorlanmış olarak duyulur. Ses kısıklığını yaratan nedenler dikkate alınmalıdır. Sesin oluşumunu şöyle anlatabiliriz. Akciğer havayı pompalarken, ses telleri de dar bir yerden havanın geçmesini sağlayarak, gırtlaktaki ses telleriyle kafada rezonans yapar. Böylece, sesin ortaya çıkmasına neden olur. Eğer, akciğer havayı pompalayamıyorsa; kişide astım, kronik akciğer hastalığı, bronşlarda ya da akciğerde tümör oluşumu söz konusu ise, havayı pompalayamayacak ve ses kısılacaktır.
Ses kısıklığı nedenleri
Ses tellerinin hareket titreşimlerini engelleyen birçok durum, ses kısıklığı nedenlerini oluşturabilir. Ses tellerinin üstünde küçük nodül, polip ya da tümörler, kanamalar ses kısıklığına neden olabilir. Larenjit, üst solunum yolu iltihabı, ses telinin aşırı yorulması, gırtlak enfeksiyonları, ses tellerini tutan iyi ve kötü huylu tümörler, ses teli felçleri ve gerginlik bozuklukları, tümör dışı ses teli kitleleri en önemli ses kısıklığı nedenlerindendir. Bazen reflü denilen mide asidinin, yukarı kaçması sonucu oluşan ses kısıklıkları da gözlemlenir. Genellikle, üst solunum yolu enfeksiyonlarında ses kısıklığı görülmektedir. Ayrıca sesin kötü kullanılması sonucunda da ses kısıklığı oluşabilmektedir. Sesin rezonansını etkileyen bir diğer durumda, nezle, grip ve sinüzit gibi hastalıklardır. Böyle durumlarda ses rezonansı mutlaka değişecektir.
Ses Kısıklığı Tedavisi
Ses kısıklığı tedavisinde, nedene yönelik bir tedavi uygulanmalıdır. Örneğin, akut başlayan bir ses teli iltihabı varsa antibiyotik, ağrı kesici, buhar tedavisi ve mutlak ses istirahati önerilir. Eğer ses kısıklığı, tedaviye rağmen devam ettiğinde ise nodülden şüphelenmek gerekir. Özellikle, sesini yanlış kullanan insanlarda ses teli nodülü görülür. Şayet; nodül ya da polip gibi oluşan kitlelerle ses kısıklığı meydana gelmişse, genel olarak cerrahi tedavi uygulanması gerekir.
Ses kısıklığını önlemek için dikkat edilmesi gereken birkaç noktaya değinelim. Özellikle, bol su içerek ses tellerinin nemlenmesi sağlanabilir. Yağlı kızartmalar, asitli içecekler midede uzun süre kalarak ses tellerini olumsuz etkileyeceğinden bu gıdalardan kaçınmak gerekir. Bunun yanı sıra, mentol, okaliptus ve papatya içerikli buhar uygulamaları ile ses tellerinde oluşan ödemler azaltılabilir. Adaçayı içeren pastiller de, ses tellerinin rahatlamasını sağlayacaktır. Sigara ve alkolden uzak durmak, ses kısıklığında oldukça önleyici bir tedbir olacaktır.Yorum yap

Yorum yap