Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Dizde kireçlenme, osteoartrit, gonartroz, diz ağrısı, diz kireçlenmesi

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • Dizde kireçlenme, osteoartrit, gonartroz, diz ağrısı, diz kireçlenmesi



  • #2


    mehmet33 Nickli öğeden Alıntı
    benim sorunum dizlerimin üzerindeki agrılar gece çok rahatsız oluyorum hiç uyuyamıyorum doktora gittim tahlil yaptırdım romatizma yok dedi dizlerimin filmini çektirdim diz aşınması var dedi agrı kesici haplar verdi kamfolin ve ansaid verdi hiç faydasını görmedim yine gece çok rahatsız oluyorum ne yapmam garekir bilgi verirseniz çok sevinirim ben her gün sabah 1saat normal tempoda yürüyüş yapıyorum sakıncası varmı


    Romatizma:

    Romatizma deyince halk arasında kemik ve eklem ağrıları anlaşılmaktadır. Bunedenle sadece romatizmalı artriti (eklem iltihaplanması değil, aynı zamanda artroz (eklem yıpranması veya bozulması, gut hastalığı, fibromiyalji (yumşak doku romatizması ve ateşli romatizmalı ağrılarda romatizmadan sayılmaktadır. Tıpta ise romatizma deyince sadece kemik ve eklem iltihaplanması bu katagoriye dahil edilmektedir.Bunlar ise romatizmalı artrit, Bechtrew hastalığı (spondilit, omur veyaomurların iltihaplanması, psoriasis-artrit (sedef hastalığı-artrit), poliartrit (birden çok eklemin iltihaplanması, vaskulit (damar iltihaplanması ve bağdokusu hastalığı (kollajen hastalığı dahildir. Romatzmanını bilinen 200 türü mevcuttur ve bizi burada artrit ve artroza değineceğiz.

    A-) Artrit: Artrit (eklem iltihaplanması ) sonucu sabahları tutukluluk, eklem ağrısı, eklem şişmesi, eklem kızarması, eklemlerin ısınması ve hareketlerde yetersizlikler vede tabiki engelemeler ortaya çıkar. Eklem kıkırdaklarının yıpranması, yetersiz sıvı salğılaması veya kemik dokusunun kendikendini yeniliyememesi nedeniyledir. Eklem iltihaplanmasınıa bakteri enfeksiyonu mekenik zorlama, aşırı yüklenme ve aşırı hayvansal besinle beslenmeyi sayabiliriz.

    Vücudun herhangi bir noktasındaki ocak (mikrop yuvası veya ocaklar bu iltihaplanmalara sebep olabilir. Bu ocakların başında: dişdibindeki çürükler, çene dibindeki iltihaplar, lenf bezelerinin iltihaplanması veya bağırsaklardaki zararlı bakteri, virus ve mantarların üretirkleri zehirli gazlar ve zehirli alkoller artrite sebep olur. Artrit doğal ilçlarla tedavi edilebilir ve bunların başında: ZYE-, Harpago-, ısırganotu-, ardıçkozalağı-, söğütkabuğu-, ayrıkkökü-, ve altınbaşakotu preparatları veya Gökçek iksirini sayabiliriz. Bunun yanında hayvansal besinler özeliklede et, peynir, yumurta ve mamüleri iltihapları azdırır. Bunedenle daha az hayvansal besin yiyip daha çok sebze ve meyve yenmelidir. Bozulan bağırsak florasının ideal bir ortama getirilmesi gerekir. Bunun için başta Gökçek İksiri,Gökçek Tonik, harpa preparatları veya ZYE kulanılmalıdır.

    B-) Artroz: Artroz hareketli eklemlerin iltihaplı hastalıklar veya başka nedenlerle aşırı bozulur veya deforme olur. Eklem aşınmasının sebebi doğuştan eklem zafiyeti, tek yanlı eklemleri zorlama, yanlış beslenme ve aşırı kilolu olma gibi faktörleri sayabiliriz. En çok kalça-, diz-, omuz-, bilek-, ve parmak eklemleri yıpranır. Kıkırdakların yavaş yavaş yıpranması sonucu kemikte yıpranır ve ağrılarla birlikte hareketlerde yetersizlik ve eklemlerde tutukluk görülür.

    Kıkırdakların yıpranmasıda eklemlerin yetersiz sıvı salğılaması nedeniyle ortaya çıkar. Eklem rahatsıylıkları önce gerilme ve tutulma sonra ağrılarla kendini belieder. Artrozun tipik belirtileri hareket evince ağrılar artar ve dinlenme sırasında ağrılar azalır. Almanyanın Münih şehrinde yapılan bir araştırmada özelikle çok hayvansal besinler (et, yumurta, peynir ve mamülleri) tüketen insanların eklemlerinde iltihaplanmaya sebep olan arachidonasidin artığını tesbitetmişlerdir. (GM 02.95.14) Her türlü romatizma rahatsızlıklarına karşı ZYE, Harp-, Isırganotu-, Huşyaprağı- ve Ayrıkkökü preparatları, Gökçek Tonik ve Gökçek iksirini sayabiliriz.

    Hayvansal besinler asitlenmeye sebep olur, asidi nötürleştirmek için kandaki mineraller ve oksijen harcanarak asit artı mineralden oluşan asidik baz yani curuf oluşur. Kanda minerala oranı aşırı düşünce fazla asit dönüşüme uğramadan eklemlerde vede bağdokukarında asit olarak depolanır. Buda ağrılara sebep olur.

    C-) Fibromyalji Hastalığını veya Yumşakdoku Romatizması
    Kronik kas ağrılarıyla kendini gösteren, uyku bozukluğu, uzun süren yorgunluk ve psikolojik yakınmaların eşlik ettiği fibromyalji hastalığı yumuşak doku romatizması grubunda yer alan bir sağlık sorunu. Her 10 kadına karşı 1 erkekte ortaya çıkıyor ve yaşam kalitesini olumsuz etkiliyor. Sabahları uyanmakta zorluk çekiyorsunuz. Ev işi yaparken, ya da bilgisayar başında boyun ve sırt ağrılarından yakınıyorsunuz. Geceleri iyi uyuyamıyor, gün boyu kendinizi yorgun hissediyorsunuz. Baş ağrısı, kabızlık, adet döneminde artan gerginlik gibi sorunlar da yaşam kalitenizi azaltıyor.

    Nedeni tam olarak bilinemeyen fibromyalji hastalığı, birçok kişinin doktor doktor gezmesine neden oluyor. Hastaların bazen ?hastalık hastası? olarak tanımlanmasına yol açan fibromyalji hastalığı toplumun yüzde 5 ile 20? sinde görülebiliyor. Sakatlığa yol açmayan hastalık, yumuşak doku romatizması grubunda yer alıyor. Kesin tanı konulabildiğinde başarıyla tedavi edilebildiği için hastaların yaşam kalitesi de düzeliyor.

    Burada tarif edilen yumşak doku romatizması veya kısaca Fibromyalji Hastalığınını ben 13 sene yaşadım. Ne Türkiyede neden Almanyada doktorlar çare bulamadılar ve ben kendim kendi üzerimde 6 ay süreyle denediğim şifalı bitkilerle (Gökçek Romatizma çayı bu rahatsızlıkatan kurtuldum. Günümüzde bu rahatsızlıktan kurtulmak daha kolay, çünkü vücudu arıtan bir Gökçek İksiri, Gökçek Romatizma çayı vede birde harpa var.

    Hayvansal besinler asitlenmeye sebep olur, asidi nötürleştirmek için kandaki mineraller ve oksijen harcanarak asit artı mineralden oluşan asidik baz yani curuf oluşur. Kanda mineral oranı aşırı düşünce fazla asit dönüşüme uğramadan eklemlerde vede bağdokukarında asit olarak depolanır. Buda ağrılara sebep olur.

    Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.

    Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet

    Yorum yap


    • #3


      Vücudumuzda uyluk kemiği ile bacak (ti-bia) kemiklerinin birlikte meydana getirdi*ği ekleme diz eklemi denir. Çok kuvvetli ve sağlam bağlardan yapılmış olmasına karşılık taşıdığı yükün fazlalığı ve çalış*ması esnasında uğradığı gerilimlerin çok*luğu sebebi ile özellikle sporcularda önem*li tehlikelerle karşılaşan bir eklemdir. Diz de dirsek gibi tek eksenli bir eklemdir.
      Femur ile tibia arasında sağ ve solda iki yarım ay şeklinde menisk denen bir kıkır*dak bulunur. Eklem bir kapsül ile çevril*miş iç ve dış kapsül ligamentleri ve çap*raz ligament denen bağlarla kuvvetlendi*rilmiştir. Diz tam açıkken bu çapraz bağ*lar en gergin durumda bulunurlar. Önde patella bağı denen bağ, kalçanın dört başlı kasının diz önünden geçen ve tibia’ya yapışan kirişidir. Patella denilen diz kapağı kemiği ise bu kiriş içinde yer alan susamsı (sesamoid) bir kemiktir. Bu kiriş dizin bükülme halinde iken gerilir.

      Yorum yap


      • #4
        Menisküs hareketsiz bırakmasın!

        Her yaşta görülen ve farklı nedenlerle ortaya çıkan menisküs yırtıkları, teknolojik gelişmeler sayesinde artık daha kolay tedavi ediliyor.


        ntvmsnbc
        Güncelleme: 12:27 TSİ 25 Ocak. 2013 Cuma

        İSTANBUL - Diz eklemini oluşturan uyluk ve bacak kemiklerinin arasında yer alan, hem dışta hem de içte, C ve hilal şeklindeki fibroz ve kıkırdak dokudan oluşan yapılara menisküs deniyor.
        Menisküslerin, eklemin her iki kıkırdak yapısı arasında yer alan yapılara süspansiyon görevi gördüğünü söyleyen Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Şeref Aktaş, menisküs yırtığının yaşam kalitesini düşüren önemli bir sağlık sorunu olduğunu söyledi. Prof. Aktaş, menisküs yırtığının nasıl oluştuğunu şöyle anlattı:
        “Menisküslerle ilgili görülen en önemli sorun yırtıklardır. Menisküs yırtıkları genç yaşlarda sıklıkla spor yaparken dizde dönme şeklinde burkulmalar ile olmaktayken, orta yaş üzerinde menisküs yapısında zaman içinde gelişen yıpranma ve dejenerasyonlara bağlı olarak arabadan inip binerken, merdivenden inerken dizin dönmesi gibi çok daha basit travmalarla gelişebilir.”




        AĞRI İLE ORTAYA ÇIKIYOR
        Menisküs yırtığında en önemli bulgu ağrı ve dizde hareket kısıtlılığı. Yırtığın olduğu taraftaki ayağının üstüne basamama ve yürüme güçlüğü görülüyor. Ayrıca travmanın şiddetiyle orantılı olarak menisküs yırtığı olan dizde şişlik de meydana gelebiliyor. Menisküs yırtıklarında tüm spor yaralanmalarında olduğu gibi ilk yaklaşımın istirahat, buz tatbiki, elastik bandaj veya dizlikle diz eklemini sabitlemek ve ilaç tedavisi olduğunu belirten Prof. Aktaş, tedavi ile ilgili şunları söyledi:

        “Menisküs yırtıklarının tedavisi artroskopik cerrahi ile yapılmaktadır. Diz artroskopisi, 0.5 cm.lik 2 adet giriş deliğinden diz eklemi içine ilerletilen biri ince boru şeklinde kamera, diğeri de cerrahi işlemde kullanılacak alet yardımı ile yapılır.

        YIRTIĞIN MENİSKÜS İÇİNDEKİ YERİ ÖNEMLİ
        Menisküsün dış kenarında %10–15’lik kesim bizim kırmızı bölge olarak adlandırdığımız kanlanan ve iyileşme potansiyeli olan bölgedir. Bu bölgedeki belli büyüklüğe kadar yırtıklar dikilerek tedavi edilir. Diğer yırtıklar ise hem hastanın şikayetlerine son vermek hem de menisküs yırtığına bağlı dizde gelişebilecek sinovit, kıkırdak hasarı gibi problemleri önlemek için yırtık kesimin çıkarılması ile tedavi edilmektedir.

        HASTA AYNI GÜN TABURCU OLABİLİYOR
        Yırtık kesimi çıkarılan hastalarımız, hastaneden aynı gün çıkmakta ya da en fazla 1 gece hastanede kalmaktadırlar. Hastalar ameliyat sonrası 2. saatte ayağa kalmakta ve yürümektedirler. Yurt dışından veya uzak şehirlerden gelen hastalarımız ameliyatın ertesi günü uçak yolculuğu yapabilmekte, sıklıkla bir hafta istirahat sonrasında işlerine dönmektedirler.”

        Yorum yap


        • #5

          DİZDE KİREÇLENME (OSTEOARTRİT) = GONARTROZ

          Kireçlenme veya artrit diz eklem kıkırdağının parlak ve pürüzsüz yapısının bozulması ve eklemin fonksiyonlarının bozulmasıdır. Kireçlenmelerde kıkırdakla beraber menisküslerde yırtıklar, kemik çıkıntıların oluşumu da genellikle birlikte olur. Kireçlenen dizde ağrı başlar. Zaman içinde eklem hareketleri kısıtlanır ve kireçlenme ilerledikçe bacaklar eğrilmeye başlar.

          Kireçlenmede hastalar öncelikle ağrıdan yakınırlar. Ağrı başlangıçta uzun ayakta kalındığında, yürüyüş sonrası başlar, dinlenince ve basit ağrı kesicilerle geçer. Zamanla ağrı daha kısa aktivitelerle başlar ve daha uzun sürer. Basit ağrı kesiciler etki etmemeye başlar. Daha da ilerleyince ağrı sürekli bir hal alır ve hiçbir ilaç ile kontrol edilemez. Ağrıyla birlikte hastaların hayat standardını düşmeye başlar. Hastalar önce uzun yürüyüşler gibi aktivitelerini azaltır. Zamanla hastalar evden çıkmakta zorlanmaya başlar. En ileri dönemlerde hastalar zorunlu ihtiyaçlarını bile güçlükle giderirler.

          Dizde kireçlenme diz kapağı kemiğinin altına veya ana eklemde (uyluk kemiği ile kaval kemiği arasındaki eklem) veya her ikisinde de olabilir. Diz kapağı altındaki kireçlenmeleri belirgin hastalarda düz yolda yürürken yakınmalar nispeten daha azken; merdiven inip çıkarken, çömelip kalkarken daha belirgindir. Ana eklem sorunlarında ağrı ayakta kalındığında ve yürüyüş sırasında belirgindir.

          Kireçlenme ilerleyici bir hastalıktır. Yakınmalar zaman zaman azalır veya geçerse de yıllar içinde problemler artacaktır.

          Kireçlenme tanısı doktorunuz tarafından anlattıklarınız, ayakta çekilen diz röntgenleri, diz kapağı röntgenleri ile konulur. Başlangıç dönemlerindeki kireçlenmelerde MR incelemeler de yararlıdır. Şunu asla unutmamak gerekir; hastaların şikayetleriyle röntgen bulguları her zaman uyuşmayabilir. Bazen röntgenleri çok kötü olan hastaların ağrıları az iken, çok şiddetli ağrıları olan hastalarda röntgenler nispeten iyi olabilir.
          KİREÇLENMEDE TEDAVİ

          Kireçlenmede tedavi hastanın radyolojik bulgularına değil şikayetlerine yönelik planlanmalıdır. Hastanın ağrısını geçiren ve hayat standardını düzelten en basit tedavi en doğru tedavidir denilebilir.Başlıca uygulanan tedaviler;1- KİLO KONTOLÜHastaların ideal kilolarına inmesi dize binen yükleri azalttığından hem hastalığın ilerlemesini azaltır hem de uygulanan tedavi yöntemlerinin etkinliğini ve süresini arttırır. Kilo verirken bir diyetisyen kontrolünde kilo verilmesi önerilir. Uygulanan diyetlerde uzun sürede yavaş kilo verilmesi önerilmektedir. Unutmayın ayda 1 kilo vererek 2 yılda 20 kilo zayıflayabilirsiniz. Kireçlenme gibi uzun dönemli bir hastalıkta buna zamanınız vardır.2- EGZERSİZ VE YÜRÜYÜŞ;Kireçlenmesi olan hastalar yürüyüş yapabilir. Bu konuda kimi doktorlar yasak uygularken kimi doktorlar yürüyüş önermekte ve hastaların kafaları karışmaktadır. Burada en önemli kriter ağrıdır. Yürüyüş sırasında ve sonrasında ağrı yapmayan mesafeleri her gün yürüyebilirsiniz. Ağrınız oluyorsa da kesinlikle zorlamayın.

          Eğer sportif bir aktivite yapmak istiyorsanız ya da yürüyüş yapamayacak kadar ağrınız varsa salon bisikletleri çok etkili bir egzersiz aletidir. Salon bisikletinizi seçerken klasik bisiklet modeli yerine pedalın oturma yerinin önünde olduğu modellerin seçilmesi daha ileri yaşlarda da kullanma olanağı verirken bel sorunları olasılığını da azaltır.3- AĞRI KESİCİ İLAÇ KULLANIMI;İlaç olarak ağrı kesiciler ilk tercihlerdir. Parasetamol, aspirin gibi basit ağrı kesiciler başlangıçta son derece etkilidir. Romatizma ilaçları ( NSAİİ) iyi bir seçenektir ve birçok aşamada hastanın ağrılarını kontrol eder. Yalnız bu ilaçların mide üzerindeki yan etkileri uzun süreli kullanımda sorun çıkarabilir.4- KAPLICA VE SICAK TEDAVİLERİ;Dizde şişme belirgin değilse kireçlenmeleri olan hastalar kaplıcalardan ve sıcak uygulamadan yarar görürler. Dizde şişme veya dahili problemleri (kalp-damar hastalıkları, yüksek tansiyon vb.) olan hastalarda kaplıca ve sıcak uygulaması uygun olmayabilir. Bu gibi durumlarda doktorunuza danışın.5- GLUKOZAMİN VE KONDROİTİN PREPARATLARISon zamanlarda kıkırdak aşınmasına bağlı eklem sorunlarında diyet destekleri oldukça popüler olmuştur. Glukozamin vücutta doğal olarak bulunmaktadır ve eklem kıkırdağının biçimlenmesini ve onarımını uyarır. Kondroitin sülfat da benzer biçimde vücutta bulunan ve eklem kıkırdağı oluşumunu bloke eden enzimleri azaltan bir maddedir. Bu maddelerin hayvanlardan elde edilen türevleri yaygın olarak satılmaya başlanmıştır6- EKLEM İÇİ KAYGANLAŞTIRICI SIVI ENJEKSİYONLARIBu yöntem en basit şekilde diz eklemine enjeksiyon yaparak kapı menteşeleriNİ yağlamaya benzer bir etki elde etmek olarak açıklamak mümkündür. İşlem hyoluronik asit preparatlarının eklem içine enjekte edilmesinden ibarettir. Hyoluronk asit doğal olarak eklem sıvısının elementlerinden biridir. Bu madde eklemi oluşturan kemiklerin yumuşak bir biçimde diğeri üzerinden kaymasını ve eklem yük aktarımı sırasında şok emilimini sağlar.

          Eklem içi kayganlaştırıcı sıvı enjeksiyonları bazı hastalarda ilaç ve fizik tedavi ile giderilemeyen ağrıları gidermek mümkün olmaktadır. Horoz ibiği ve sentetik olarak üretilen iki farklı preparat vardır. Yumurta ve kümes hayvanı ürünlerine allerjisi olanlarda sentetik preperat tercih edilmelidir.

          Diz eklem sıvısında artış varsa hyoluronik asit enjeksiyonu öncesi artmış sıvı alınmalıdır. Tek defada gerekli madde verilebilirsede genellikle 3-5 defada işlem tamamlanır.Enjeksiyon Sonrası Kısa dönemdeki etkiler :- Hiyoluronik asit çok hızlı bir ağrı kesici etkiye sahip değilir.- Enjeksiyon sonrası ağrı, sıcaklık artışı, hafif şişme gibi lokal reaksiyon bulguları görülebilir. Bu bulgular genellikle uzun sürmez ve buz uygulamasına iyi cevap verir.- Enjeksiyon sonrası ilk 48 saat dize fazla yüklenmekten, örneğin uzun süre ayakta durmaktan, koşmaktan ve ağır kaldırmaktan kaçınılmalıdır.
          Enjeksiyon Sonrası Uzun dönemdeki etkiler- Enjeksiyondan bir süre geçtikten sonra diz ağrısında bir azalma olur.- Hiyoluronik asit ödem giderici ve ağrı kesici olrak etki ettiği gibi vücudun kendi üretiminide uyarır.- Etki ortalama 6-9 aya kadar etki edebilir.
          Bu yöntem herkeste işe yaramayabilir. Aynı zamanda çok pahalıdır. Eğer kullanılan klasik tedavi işe yarıyorsa bu yöntem kullanılmamalıdır. Enjeksiyon tedavisi diğer yöntemlerin işe yaramadığında ve gerekli cerrahiyi geciktirmek için kullanılmalıdır. Bu konu hakkında doktorunuzla konuşmak gerekmektedir.7- EKLEM İÇİ KORTİZON ENJEKSİYONUDizde şişlik olan durumlarda en fazla 2-3 kez eklem içi kortizon uygulaması şişliğin ve ağrının kontrolünü sağlayabilir. İleri kireçlenmelerde yine en fazla 2-3 kez uygulanan kortizon hastaların ağrılarını geçici süre kontrol edebilir.Hafif-orta kireçlenmelerde kortizon uygulaması kireçlenmenin ilerlemesini hızlandırır. Yine 3 den fazla kortizon uygulaması dizde lokal kemik erimesine neden olur. Bu nedenle hangi gerekçe ile olursa olsun 3 ten fazla kortizon uygulanmasının önermiyoruz.8-FİZİK TEDAVİ VE REHABİLTASYONFizik tedavi ve rehabilitasyon kireçlenmelerin başlangıç evrelerinde ve özellikle de diz kapağı altındaki kireçlenmelerde çok etkili olabilir. İlerleyen aşamalarda ise fizik tedavi etkisi azalır. Bazen çok uzun süreli fizik tedavi uygulamaları önerilmektedir. Biz İstanbul Ortopedi Grubu olarak 10 seans fizik tedaviye hiç yanıt yoksa veya son 5 seans fizik tedavi seansında düzelme konusunda ilerleme olmuyorsa fizik tedaviye son veriyoruz. Düzelme devam ettiği sürece fizik tedaviye devam ediyoruz.9-KİREÇLENMELERDE ARTROSKOPİK CERRAHİDizde hafif-orta kireçlenmelerde başarılı sonuçlar alınabilen bir yöntemdir. Özellikle de diz kapağı altındaki kireçlenmelerde ön diz ağrılarında artroskopik cerrahi ile çok iyi sonuçlar alınmaktadır.Artroskopik cerrahi de eklem içine küçük bir delikten bir kamera yerleştirilerek görüntü monitöre aktarılır. Sonrasında da operatör yine küçük bir delikten eklem içine sokulan değişik cerrahi aletlerle monitörden izleyerek operasyonu gerçekleştirir. Artroskopik cerrahide kullanılan cerrahi aletler kalem ucu büyüklüğündedir. Diz Artroskobik cerrahisi yarım santimlik 2 küçük delik açılarak gerçekleştirilir.Bir diz kireçlenmesinde hastanın artroskopik cerrahisinden yararlanıp yararlanmayacağı kesinlikle cevaplanması zor bir sorudur. Burada ayakta çekilen diz röntgenleri çok yararlıdır. Dizin iç yarısında daralma yok veya çok hafif ise hastaların artroskopiden yararlanabileceği söylenebilir. Dizde daralmanın az olmasına rağmen kıkırdağın ileri hasar görmüş durumlarında hastanın ağrısı geçmeyebilir. Kıkırdağın durumu hakkında MR ipuçları verse de kesin durum tespiti ancak artroskopi sırasında yapılabilir.Yine de hastaların kesinlikle bilmesi gereken en önemli konu kireçlenmelerde artroskopi hastaların yakınmalarını geçici olarak tedavi etmek için yapılır ve sonuç hakkında garanti verilemez. İleri yaşlarda artroskopi sonrası tamamen ağrısız 10 yıl geçiren hastalar olduğu gibi genç yaşlarda artroskopiden yarar görmeyen hastalarda vardır. Bu konuda diz konusunda deneyimli bir ortopedistle karar vermenizi öneririz.Kireçlenmelerde artroskopik cerrahi ile diz içindeki hasarlı kıkırdağın, yırtık menisküslerin temizlenip düzeltilmesi yapılır. Sık kullanılan ve kıkırdak-menisküs düzensizliklerini tıraşlayarak düzeltmeye dayanan bir yöntemdir. Burada yeni kıkırdak oluşumu söz konusu değildir. Sadece yüzeylerin düzeltilmesi ile sürtünmeyi, aşınmayı ve ağrıyı azaltmak amaçlanır. Kolay bir teknik olmakla birlikte çok nazik yapılması gereken bir işlemdir. Fazlası aşırı kıkırdak kaybı ile daha fazla probleme neden olabilir.Hastalar bir gün hastanede tutulmakta ve sonrasında evlerine yollanmaktadır. Ameliyat sonrası ağrı olmamaktadır. Ameliyattan hemen sonra hasta koltuk değneği kullanmadan direkt bacağına yük vererek yürüyebilmekte, merdiven inip çıkabilmektedir. 3 gün buz uygulaması ve ev istirahati sonrası hastalar 10–20 günde günlük işlerine geri dönebilmektedir. Hastalar yürüyüşe 4–6 haftada başlayabilmekte ve spora 2-3. ay sonunda dönmektedirler. Dizde şişme bazen 3 aya kadar devam etmekte fakat günlük aktiviteleri çok fazla etkilememektedir.10-KEMİK DÜZELTME AMELİYATLARIGenç ve dizin iç yarısının daraldığı dış yarısının ise sağlıklı olduğu durumlarda yapılır. Kaval kemiğine yapılan bir açı değiştirme operasyonu bacağın yönü dışarı doğru değiştirilir. Böylece yürüme anında ağırlık içten dışa aktarılarak hastanın dizin sağlam dış yarısını kullanması sağlanır. Bu operasyon sonrası hastaların büyük kısmında 5-10 yıl rahat bir yaşam sağlanabilmektedir.Açık yapılan bir operasyondur. Kemiğe yapılacak tespit yöntemine göre operasyon sonrası takip belirlenir.11-DİZ PROTEZİDizde diğer tedavi yöntemlerine cevap vermeyen kireçlenmeler diz protezi ile tedavi edilir. Protez denince dizde eklem yapan üç kemiğin eklem yüzeylerinin kesilerek çıkarılması ve bu yüzeylerin metal ve plastik parçalar ile kaplanmasıdır.Protez ilaç, diz içi enjeksiyon ve fizik tedaviye cevap vermeyen kireçlenmelerde diz artroskopisinden ve yönlendirme ameliyatlarından yarar görmeyeceği düşünülen ya da daha önce bu operasyonları geçirdikten sonra yakınmaları tekrarlayan hastalarda iyi bir seçenektir. Yukarıdaki alternatif tedavilere cevap yok ve diz sorunları hastanın hayat standardını bozuyorsa diz protezi gereklidir denebilir. Günümüzde protez ömrünün 20-25 yıla uzadığı düşünülürse yapım yaşı yerine hayat standardı kavramı daha önemli hale gelmiştir. Yine de 55 yaş altındaki kişilerde diğer tedavi yöntemleri sonuna kadar denenmelidir. 55-65 yaşları arası diğer tedavi yöntemleri avantajlı olabilir. 65 yaş üzeri hastalarda rahatlıkla uygulanabilir.En sık soru protez yapım yaşı ve ne kadar ömrü olduğudur. Burada hastanın kişisel özellikleri; yaş, cinsiyet, ağırlık ve hareket seviyesi belirleyicidir. 65 yaş üzeri, kadın, 70 kg altı ve az hareketli kişilerde protezin ömrün kalan kısmında idare edebileceği söylenebilir. Genel olarak diz protezi modern teknikler kullanılarak, iyi ellerde, iyi protezler kullanılarak yapıldığında yıl civarında tamamen 20-25 yıl ağrısız ve diz fonksiyonlarının tam olduğu bir yaşam süresi elde edilir.Normal bir dizde dört adet bağ, dizin kemiklerinin birbiri ile bağlantısını ve koordinasyonunu sağlar. Artritli bir dizde bu bağların yapıları bozulabilir. Diz protezi uygulamalarında bu bağlardan bazıları eklem yüzeyleri ile birlikte kaldırılır ve yeni yapma yüzeyler ile değiştirilir.

          Bugün diz protezlerinin büyük çoğunluğu çimentolu olarak yapılmaktadır. Çimentolu protezlerin uyumu mükemmel olup 25 yıl kadar dayanabilmektedir. Bu süreyi hastanın kilosu, genel sağlık koşulları, aktivite düzeyi arttırıp, azaltabilmektedir. Çimentonun avantajı gerek kemikle protezi birbirine bağlayan bir yapı olması gerekse katı bir maddenin ortama kattığı biyomekanik güçtür. Bugün için kullanılan materyallerde kırılma olayı son derece azdır,

          Sonuç olarak diz protezi cerrahisi bugün için dizin biyomekaniğini düzenlemede etkili bir tedavi yöntemidir.Diz Protezi Yapılan Hastaların Ameliyat Sonrası Günlük Yaşama Dönüşü:Hastaların operasyonun ertesi günü yürümelerine, 2. gün klozetli tuvalete oturmalarına izin verilir. Dikişler ortalama 15 günde alınır ve sonrasında banyoya izin verilir. Hasta operasyonun ertesi gününden itibaren diz bükme ve adale güçlendirme egzersizlerine başlanır. Bu egzersizler diz fonksiyonlarının tamamen kazanılmasına kadar devam eder. Genellikle 6. haftada tüm diz fonksiyonları geri döner. Dizde şişlik ve protezin varlığını hastalar 3–6 ay hissedebilirlerse de yürüme ilk haftadan sonra ağrısızdır.
          OPERASYONA KARAR VEREN HASTALARA UYARILAR !

          Operasyon sırasında ve sonrasında erken dönem olası komplikasyonlar;

          Enfeksiyon ; İyi ameliyathane koşullarında protez operasyonlarında enfeksiyon oranı % 2 civarındadır. Enfeksiyon olursa yeniden bir operasyonla eklemin yıkanması gerekebilir. İleri enfeksiyonlarda operasyonda konulmuş olan protezin çıkarılması gerekebilir. Bu durumda 6-12 hafta antibiotik kullanımı sonrası yeniden protez konabilir.

          Enfeksiyon olmaması için anestezi sırasında damardan antibiotik verilmektedir. Antibiotik kullanımına ameliyat sonrası da devam edilmektedir. Ayrıca kullanılan aletlerin sterilizasyonuna çok dikkat edilmektedir.

          Derin ven trombozu ( toplar damarlarda kan pıhtılaşması) ; Bu komplikasyon %5 in altındadır. Genellikle 3. günden sonra görülme olasılığı başlar, 6-10. günler en fazla görülür. Ancak nadiren de olsa operasyondan aylar sonra da görülebilmektedir. Derin ven trombozlarınının da % 5-10 kadarı (yani tüm hastaların 10 binde 5-10 u ) pıhtının koparak akciğere veya beyine giderek hayati risk yaratabilir.

          Derin ven trombozundan korunmak için kan sulandırıcı ilaçlar, operasyon sonrası antiembolik çoraplar (varis çorabı ) giydirilmesi, yatak içi egzersizler ve erken ayağa kaldırarak yük verme riskleri azaltmaktadır. Eğer hastalarda ek risk faktörleri varsa bu uygulamalar daha da uzatılmaktadır.

          Teknik hatalar ; Protez ameliyatları teknik olarak son derece komplike operasyonlardır. Bu nedenle teknik hatalara bağlı komplikasyon olasılığı her zaman ve her yerde olabilmektedir. İyi ellerde teknik hatalara bağlı komplikasyonların riskleri çok azalmakta ve sonuca etki eden teknik hatalar çok nadiren oluşmaktadır.

          Diz ProteziAmeliyatı ve Ameliyat Sonrası Süreç;

          Hastalar ameliyathaneye alındıktan sonra önce uyutulmakta, steril ortam için ilgili bacak silinmekte ve örtülmekte sonrasında operasyon sistemleri kurulmaktadır. Bu ortalama 40 dakika bir zaman gerektirmektedir. Operasyonun deneyimli ellerdeki normal süresi 2 saat civarındadır. Operasyon sonrası hastalar 30 dakika -1 saat arasında ayılma odasında bekletilmekte ve sonra da odalarına alınmaktadır. Dahili sorunları olan veya çok yaşlı hastalarda zaman zaman yoğun bakım ihtiyacı olabilir.

          Hastalar odalarına alındıktan sonra 2 saat içinde tamamen uyanık hale gelmektedir. Ağrı ağrı kesicilerle tamamen kontrol edilebilmektedir. Hastaların dizinde(kliniklerde uygulama farkları vardır) içeride biriken kanı boşaltmak için dren, elastik bandaj, bacağa giydirilmiş antiembolik çorap bulunur. 3-4 saat sonra hastalara yemek verilir. Ertesi gün hastalara bir walker yardımıyla kalkmalarına izin verilir. Ayağa kalkmadan önce 5 dakika kadar oturarak başın dönmediğinden emin olunmalı, baş dönerse uzanarak 1 saat sonra ayağa kalkma yeniden denenmelidir.

          Hastanede (uygulamalar farklı olmakla beraber) 5-7 gün kalacaksınız. 2. gün fizyoterapist gelerek size yatakta yapmaya başlayacağınız egzersizleri gösterecek veya CPM denen dizinize hareket verecek bir alet bağlayacaktır. Bu elektrik motorlu bir alettir ve fizyoterapistinizin göstereceği biçimde kumandayı kullanarak 2 saat diz hareket açısını 30 dereceden başlayarak arttıracaksınız. 2 saat sonunda 2 saat ara verilecek ve tekrar başlanacaktır. 2-3. gün sonunda diziniz 90-100 derece bükülüyor olacaktır. Dreniniz 2. veya 3. gün çekilecek ve pansuman yapılacaktır. Hastanede kaldığınız sürece dizinize buz uygulanacaktır. İlk 2 gece 38 civarında ateşiniz olabilir, enfeksiyon anlamına gelmez. Enfeksiyon bulguları 3. günde başlar.

          Eve döndükten operasyon sonrası 10. gün sonuna kadar bacağınızı uzatarak yatabilir veya oturabilirsiniz. Bu sırada buz uygulamaya devam etmelisiniz. Yemek için ayağınızı yere koyarak oturabilir ve ihtiyaçlarınız için walker aracılığı ile dilediğiniz kadar kalkıp yürüyebilirsiniz. Bu dönemde dizinizdeki bandajı ve çorabı kesinlikle çıkarmayın. Bandajı çıkarmanız dizinizin içinde kanama ve şişmeye neden olabilir. Egzersizlerinizi aksatmadan her gün fizyoterapistinizin tarif ettiği şekilde yapınız. Bu sırada kan sulandırıcı ilacınızı kullanmayı aksatmayınız ve ağrınız olursa ağrı kesicinizi alınız. Dikkat; ateşiniz 38 derece üzerine çıkar, dizinizde, bacakta ağrı-ayak parmaklarınızda şişme olursa doktorunuza derhal ulaşınız.

          15. gün yaranız doktorunuz tarafından görülecektir ve uygunsa dikişleriniz alınır. Dikiş alındıktan sonra fizik tedavi başlanır. Fizik tedaviniz genellikle haftada 3 gün olmak üzere 3. ayın sonuna kadar devam edecektir. Fizik tedavi operasyon gibi deneyimli fizyoterapistler tarafından yapılmalıdır. Sonuçta kaliteli fizik tedavi en etkili faktörlerden biridir.

          3.hafta sonunda yürütecinizi bırakıp bir bastona geçebilirsiniz. Bastonu sağlam tarafınızda kullanmalısınız. İki taraflı operasyon olmuşsanız yürüteci 6. haftaya kadar kullanabilirsiniz. 6-12 hafta içinde bastonunuzu tamamen bırakabiliriniz. Kendinizi güvende hissediyorsanız uzun süreler baston kullanabilirsiniz. 8. haftadan sonra daha aktif olabilirsiniz, araba kullanabilirsiniz

          Yorum yap


          • #6
            Diz Eklemi Kireçlenmesi // Gonartroz

            Osteoartrit (kireçlenme) ağırlık taşıyan eklemlerin yaşlanmaya bağlı olarak yozlaşmasıdır. Kireçlenme kıkırdaktan başlar, kıkırdak altındaki kemiği, eklem kapsülünü ve eklem çevresindeki bağları etkiler. Hatta ağrıdan dolayı kullanılamayan kaslarda incelmeler ve sertleşmeler olur.Diz vücudun en fazla ağırlık taşıyan ve dolayısıyla kireçlenmeden en fazla etkilenen eklemlerinden biridir. Diz ekleminde üç adet kemiğin eklem yüzeyi vardır. Femur (baldır kemiği), tibia (kaval kemiği) ve patella (diz kapağı kemiği). Tibia femurla, femur patella ile eklem yapar. Tibia ve femur arasında iç ve dış eklemler vardır. Kireçlenme daha çok iç femorotibial eklemlerden başlar ve diğer eklemleri etkiler. Ancak genellikle dizdeki üç eklem birlikte etkilenir.

            Diz eklemlerinin içinde iki adet bağ vardır (ön ve arka çapraz bağlar ). Ayrıca eklemin iç yanında ve dış yanında kuvvetli bağlar vardır. Eklem yüzlerinin uyumunu sağlamak için iki adet menisküs vardır. Diz hareketlerini başlıca iki kas grubu sağlar, dizi doğrultan ekstansör kaslar ( quadriseps ) ve büken fleksör kaslar ( harmstringler).

            Gonartroz (diz kireçlenmesi ) kimlerde görülür? Gonartroz orta ve ileri yaşlarda görülür. 50 yaşın üzerinde kadınlarda daha sık görülür. Hastalık daha erken yaşlarda da görülebilir. Hastalar genellikle kiloludurlar. Daha önce geçirilen eklem operasyonları, travmalar, spor yaralanmaları, iltihaplı romatizmalar, doğuştan gelen bazı bozukluklar en önemli sebepleridir.

            Gonartozlu bir dizde neler olur?
            Gonartrozda en erken değişiklik eklem kıkırdağında olur. Kıkırdakta incelme sonucu eklem aralığı daralır. Kıkırdak altındaki kemiklerde de incelmeler ve yıpranmalar olur. Ayrıca eklem kenarlarında kemiksi çıkıntılar (osteofit ) oluşur. Eklem kalınlaşmış olarak görülür. Eklem çevresi kaslarında ağrı sebebiyle kullanılmamaya bağlı atrofiler (incelmeler) olur. Ayrıca eklemin iç yanında pannikülit adı verilen yağ lobülleri vardır. Bunlar çoğu zaman ağrılıdır. Ayrıca zaman zaman eklemlerde iltihaplanma olabilir (sıvı toplanması ).

            Hastanın şikayetleri nelerdir ?
            Eklemlerde ağrı ve tutukluk hastalığın ilk belirtisidir. Hastalık bazen hiçbir belirti vermeden ilerleyebilir. Bazen de hastalık belirtileri olduğu halde röntgen filmleri normal olabilir. Hastalık ilerledikçe eklem hareketleri kısıtlanır yürümek ve merdiven inmek-çıkmak zorlaşır. Bazen topallama olabilir. Eklemin düzeni bozulur, bacaklarda eğilmeler olabilir. Eklem içinde, dizin arkasında ve eklemin ön tarafında bursalarda iltihaplı şişkinlikler olabilir. İlerlemiş ve rehabilite edilmemiş dizlerde dizi doğrultmak, ya da bükmek zor ve ağrılı olabilir.

            Muayenede neler bulunur ?
            Eklemde sürtünme sesi, şişlik, kaslarda erime, pannikülit, eklem hareket kaybı, en sık rastlanan muayene bulgularıdır. Ayrıca değişik derecelerde deformiteler olabilir

            Nasıl teşhis edilir ?
            Hastanın ifadesi, muayene ve röntgen filmleri genellikle yeterlidir. Bağlar ve menisküslerin durumunu değerlendirmek için MR gerekebilir.

            Tedavide neler yapılmalıdır?
            Hekimin görevi hastalığın ilerlemesini yavaşlatmak, ağrıyı dindirmek ve hastayı fonksiyonel halde tutmaktır. Ağrı kesiciler, kas gevşeticiler kullanılabilir. Topikal ilaçlar diz kireçlenmesinde faydalıdır.Kireçlenmenin fazla ilerlemediği ve kıkırdağın kısmen korunduğu hastalarda kıkırdak besleyici eklem içi enjeksiyonlar yapılabilir (viskosüplemantasyon). Deformiteleri ( şekil bozuklukları ) gidermek için diz korseleri kullanılabilir. Artroza bağlı oluşan şişkinliklerde (sinovit) bu sıvı boşaltılır ve soğuk (buz) uygulaması yapılır. Eklem içi kortizon enjeksiyonu gerekebilir.

            Tedavide önemli unsurlardan biri de diz koruma prensiplerinin uygulanmasını ve günde en az iki defa 10’ar dakika hekim ve fizyoterapist kontrolünde yapılan egzersizlerdir. Bütün bu tedavi metodlarına rağmen hastanın şikayetleri devam ediyorsa cerrahi tedavi metodları uygulanır.

            Diz koruma prensipleri:
            • Hareket ediniz
            • Fazla kilolarınızı veriniz.
            • Çömelirken ve doğrulurken, bir yere otururken ve kalkarken kollarınızı kullanın dizlerinizi fazla kırmamaya çalışın.
            • Ağır yük taşımayın.
            • Uzun süre yürümek ve ayakta durmaktan kaçının.
            • Yumuşak tabanlı ve düz topuklu ayakkabı giyin.
            • Bacak kaslarınızı düzenli olarak çalıştırın.
            • Diz egzersizlerini mutlaka yapın.
            • Dizlerinizi sert zeminler üzerine koymayın.


            Diz egzersizleri
            Egzersiz 1:
            Ayak bileklerinize ve parmaklarınıza bir ağırlık bağlayın ve yavaşça bir yere oturun ve ayaklarınızı sallayın. 5-15 dakika bu şekilde kalın, günde üç defa tekrarlayın.

            Egzersiz 2:
            Bir sandalyede oturun ayağınızı bir tabela üzerinde dinlendirin. Dizinizi hafifçe kaldırarak tabelaya bastırın 5-10 saniye bastırın günde 3 defa 10’ar defa tekrarlayın

            Egzersiz 3 :
            Sandalyede oturun bir şerit haline getirilmiş çarşafı topuğunuzdan iki elinizle birlikte dizlerinize yukarı çekin bu hareketi günde 3 defa tekrarlayın

            Egzersiz 4 :
            Bir sandalyede yada daha iyisi ayaklarınız değmeyecek şekilde yüksek bir yere oturun, ayağınızı dizleriniz düzleşinceye kadar kaldırın aynı hareketi önce hafif zamanla orta ağırlıklarla tekrarlayın. Günde 5-10 defa tekrarlayın

            Egzersiz 5 :
            Ayaklarınız arasına bir kitap veya rulo havlu koyun. Dizlerinizi bükmeden kitabı kaldırın, 5 e kadar sayın 3x5-10 kez tekrarlayın

            Egzersiz 6 :
            Dizleriniz arasına bir havlu veya lastik top yerleştirin, baldırınızı ve dizlerinizi sıkın. 3x5 - 10 tekrar yapın

            Egzersiz 7 :
            Bir sandalyede oturun sırayla ayak uçlarınızı ve topuğunuzu yükseltin 3x 5 - 10 tekrar yapın

            Egzersiz 8 :
            Sırt üstü yatın, dizinizi ve bacağınızı bükün. Topuklarınızdan güç alarak kalçanızı olabildiğince yukarı kaldırınız.
            Prof.Dr. Turan USLU

            Yorum yap


            • #7

              Yorum yap


              • #8

                Yorum yap


                • #9

                  Yorum yap


                  • #10

                    Yorum yap


                    • #11

                      Yorum yap


                      • #12

                        Yorum yap

                        Hazırlanıyor...
                        X