Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Verem, tüberküloz ve siroz hastası

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • Verem, tüberküloz ve siroz hastası






    salih29 Nickli öğeden Alıntı Mesajı göster
    Amcam yıllardır alkol içer, hem siroz hemde verem olduğu için sürekli muyene ve konturol altında ve durumuna çok üzülüyorduk.Kendiside alkolden vazgeçmiyordu.Siroz nedeniylede vereme karşı ilaç kullanması rizikolu olduğundan sürekli doktoru konturol ediyordu.Ben denemesi için iksir alıp gönderdim.Amcam bir şişe iksiri kullandıktan sonra tekrar muayene için doktoruna gidip muayene olduğunda veremden herhangi bir eser kalmadığını öğrenmiş ve buna çok sevindik.Dünyalar bizim oldu.İbrahim beye çok inanıyoruz, bende bağırsaklarımda ki şişkinlik nedeniyle ibrahim beye gittim.2 haftadır iksir ve tonik kullanıyorum durumum çok çok iyi çok şükür.
    [/COLOR][/SIZE][/FONT]

    Salih bey Amcanızın iyileşmesine çok sevindim, fakat iksire aravermeden 3-4 ay kullanması uygun olurdu.Bu sizn içinde geçerlidir.Şişkinlik varsa bağırsakalrda yoğun mantar var demktir, mantarlar bakteriler gibi değildir, yani tedavisi çok daha ağır mikroptur.Tedavi için sabretmeniz gerekir.

  • #2

    Yorum yap


    • #3
      [FONT=Verdana]

      Yorum yap


      • #4

        Yorum yap


        • #5

          Yorum yap


          • #6
            Verem Hastalığı Belirtileri ve Tedavisi, Nedir? Nedenleri

            Verem Nedir? Verem, diğer adıyla tüberküloz, Koch basili adındaki veremmikrobundan kaynaklanan bulaşıcı birhastalıktır. Verem mikrobunun temel yerleşim yeri akciğerler olmakla birlikte kan yoluyla tüm vücuda yayılabilir.

            Verem Nedenleri: Hastalığın ana nedeni, koch basili denilen veremmikrobudur. Sağlık şartlarına uymamak, aşırı yorgunluk, şeker hastalığı, üzüntü vestres, grip, boğmaca ve kızamık gibihastalıklar vücut direncinin azalmasınave buna bağlı olarak da hastalığın bulaşma ihtimalinin artmasına neden olur.
            Verem Nasıl Bulaşır? Verem, verem mikrobunu taşıyan aktif verem hastası kişilerden öksürük, hapşırma ya da yakından konuşma sonucu hava yoluyla bulaşır.

            Verem Belirtileri: Verem, üç devrede gelişir. Birinci devrede, hastada genel yorgunluk, iştahsızlık, sırt ağrıları, öksürük, ve 38 dereceye varan ateş görülür.Verem basili bu devrede tüberkül adı verilen iltihaplı bölgeler oluşturur. İkinci devrede hiç bir belirti görülmeyebilir. Fakat basiller bütün vücuda yayılarak deri, eklemler, kemikler, böbrekler, bağırsaklar, karın ve beyin zarına yerleşirler. Bu devrede tedaviye başlanmamışsa,vücudun direnci azalmaya başlar.
            Üçüncü devrede, verem basilleri kan veya lenf kanalları yoluyla yayılmaya devam eder.Hastada, yorgunluk, balgamlı öksürük, akşamları yükselen hafif ateş, iştahsızlık ve geceterlemeleri görülür. Bu devrede, tedavi edilmezse, diğer akciğer de hastalanabilir.
            Verem Tedavisi: Tedavinin ilk şartı iyi beslenme ve temiz havadır. Ayrıca, genel sağlığı ve morali korumak vücut direncini arttırmak ve iyileşmeyi kolaylaştırmak açısından önemlidir.Hastalanan kişinin tanısı konulduktan sonra mutlaka en az 6 ay süreyle, başta çeşitli antibiyotikler olmak üzere, ilaç tedavisi görmesi gerekmektedir. İlaç tedavisinin sonucunda iyileşme görülen hastalar belli aralıklarla Verem Savaş Dispanseri’ne kontrole giderler.

            Yorum yap


            • #7
              Verem (Tüberküloz): Nedenleri, belirtileri, tanısı ve tedavisi

              VEREM (TÜBERKÜLOZ) NEDİR?

              Verem, mycobacterium tuberculosis(Koch basili) adındaki bir bakterinin neden olduğu bulaşıcı, iltihabi bir hastalıktır. Bu hastalığın etkenini 1882 yılında Robert Koch adında alman bilim adamı bulmuştur. Çoğunlukla akciğerlerde ortaya çıkan bu hastalık nadir de olsa diğer organları tutabilir. Genelde akciğer veremi olarak bilinir. Bu bakteri vücuda girdikten sonra hemen hastalık oluşturmayabilir. Vücut direncinin düşmesi gibi çeşitli sebeplerden dolayı bu bakteri daha sonra vereme neden olabilir.Verem hala bütün dünyada tıbbi ve ekonomik imkanı yetersiz olan insanlar arasındaki başlıca ölüm nedenidir. Bu bakterinin dünyada 1.7 milyar insanda bulunduğu ve her yıl 3 milyon insanın bu yüzden öldüğü tahmin ediliyor. Her yıl 10 milyon civarında yeni verem hastaları ortaya çıkmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü tüm ölümlerin yüzde 6′sının veremden kaynaklandığını tahmin etmektedir.
              VEREM NASIL BULAŞIR?

              Verem, genelde solunum yoluyla bulaşan bir hastalıktır. Bu yüzden verem mikrobu da çoğunlukla akciğere yerleşir. Vücut savunması yetersiz kaldığında ve bakteri akciğere yerleştiğinde burada yara oluşumu gerçekleşir. Bu sırada bakteri çoğalmaya devam eder. Nefes alıp verirken olmasa da hapşururken veya öksürürken bu bakteriler dış ortama geçer. Dış ortama geçen bakteri kapalı ortamlarda başka kişilerin nefes almasıyla akciğerlerine geçer. Böylece verem mikrobu diğer kişilere de bulaşmış olur. Bazen hemen vereme sebep olur bazen de vücut direnci yerinde olduğunda bağışıklık sistemi hücrelerince tutulur. Eğer bağışıklık sistemi zayıflarsa ki bu durumda kendimizi çok güçsüz hissederiz, verem hastalığı ortaya çıkar. Hastalık ilerlerse kişinin balgamında verem mikrobu bulunur. Bu kişiyle temas hastalığın bulaşmasına neden olabilir. Bir diğer bulaşma yolu ise pastörize edilmemiş sütlerle beslenenlerde görülür. Gelişmiş ülkelerde pek görülmese de inek sütü ile beslenen, iyi kaynatılmamış ya da pastörize edilmemiş sütlerin içilmesi sonucu ortaya çıkar.
              VEREM HASTASINDA GÖRÜLEN BELİRTİLER NELERDİR?




              Verem hastalığının belirtileri sadece bu hastalığa özgü değildir. Bir çok akciğer hastalığında bu belirtiler görülebilir. Verem hastalarında en çok görülen belirti öksürüktür. Öksürük sırasında hasta balgam çıkarabilir. Balgam çıkarma ve kan gelmesi hastalığın kronikleşmiş olabileceğinin bir göstergesi olabilir. Fakat hastalığın başlangıç döneminde nadir de olsa bu durum gözlenebilir. Halsizlik, iştahsızlık, kilo kaybı, öksürük ve gece terlemesi hastalığın ilk belirtileridir. Kişi genelde bu durumun verem olabileceğini düşünmez. İlerlemiş verem hastalığında akciğerdeki hasar sonucu nefes almada güçlük çekilebilir. Hastanın ateşi artar.
              KİMLER RİSK ALTINDA?

              Günümüzde en riskli kişiler aids hastalarıdır. Bu durumda vereme yakalanma riski artmaktadır. Ekonomik seviyesi düşük, sağlık ihtiyaçları yeterince karşılanamayan kişilerde vereme yakalanma daha sık görülür. Beslenme verem hastalığının önlenmesinde çok önemlidir. Maddi imkansızlıklar yüzünden dengeli ve yetersiz beslenen kişilerde görülme ihtimali fazldaır. Bu genelde sosyoekonomik düzeyi düşük gelişmekte olan ülkelerde ortaya çıkan bir problemdir. Kalabalık ortamlarda bulunma, şehir hayatı risk faktörlerindendir. Bunun yanında yapılan çalışmalar ırklar arası farkın da verem hastalığında etkili olduğunu göstermektedir. Kan grubu AB olanlar, 0 olanlara göre vereme daha çok yakalanmaktadir. Alkol kullanımı verem riskini 10 kat arttırır. Ayrıca şeker hastalığı, çok stresli bir yaşam, kanser bu hastalığın oluşmasında etken rol oynamaktadır.
              VEREM NASIL TEŞHİS EDİLİR?

              Bazı belirtiler iki haftadan fazla sürüyorsa yapılan ilk muayene sonrası hastadan bazı tetkikler istenir. Bunlardan en önemlisi balgamın incelenmesidir. Balgam incelenerek verem mikrobu olup olmadığı araştırılır. En uygunu ise sabah aç karnına çıkarılan balgamdır. Yeterli olmazsa bir gün boyunca çıkarlan balgam incelenir. Belirtiler var fakat balgam incelenmesinde bu bakteri görülemiyor ise akciğer grafisi çekilir. Yapılan bazı kan tahlilleri sonucu verem teşhisi konabilir. Sabah hasta kalkmadan alınan mide suyunun incelenmesi de verem teşhisinde kullanılan bir yöntemdir. Çok nadir durumlarda ise balgam alınır ve besiyerinde verem mikrobu olup olmadığını anlamak için üremeye bırakılır. Eğer bakterilerin üremesi görülüyor ise verem teşhisi konabilir.
              VEREM TEDAVİSİ

              Verem hastalığının tedavisinde kullanılan yöntem ilaç tedavisidir. Fakat hastanın da yapması gerekenler vardır. Beslenmeye dikkat etmeli, bağışıklık sistemini güçlü tutmalı (C vitamini bunun için çok önemlidir) ve iyi dinlenmesi gerekir. Verem tedavisi uzun sürelidir ve doktor gözetiminde olmak gerekir. Doktor isterse tedavi süresini uzatabilir. İlaçlar genelde birden fazladır. Çünkü bakteriler tek bir ilaca karşı direnç gösterebilirler. Unutmamak gerekir ki erken tani ve dolayısıyla tedaviye çabuk başlamak çok önemlidir. Böylece hastalığın başkalarına bulaşmasının önüne geçilir ve iyileşme süresi kısalır.

              VEREMDEN KORUNMA YOLLARI NELERDİR?

              Veremden korunmak için artık günümüzde aşı kullanımı yagındır. 2 aylıkken ve 7 yaşında verem aşısı uygulanır. Çevresinde veya ailesinde verem hastası olanlar kontrol altında olmalı, gerekli tetkikler yapılmalı hatta hastalığın bulaşmaması için bir müddet ilaç kullanabilirler. Düzenli yaşam, sigara, alkol, madde bağımlılığının bırakılması, temizliğe önem vermek, yeterli beslenme hastalığın kontrol altına alınması ya da başlamaması için önemlidir. Verem hastalığı geçirmiş birinin tekrar olmaması diye bir durum söz konusu değildir. Aynı önlemleri o da almalı ve hayatına dikkat etmelidir. Verem bütün toplumu tehdit eden bir hastalıktır. Bu konuda çevremizi bilgilendirmek, verem hastalarına destek olmak, tedavi olmasına teşvik etmek hepimizin görevidir.YAZAN: DR. BERAT ENGIN

              Yorum yap


              • #8
                Verem nedir?

                Verem, En çok akciğerlerde yerleşen, çeşitli türleri olan özel mikroorganizmaların vasıtasıyla oluşan bir enfeksiyon hastalığıdır. Tıp literatüründeki adı ile TüberkülozTıp tarihi, bu hastalığın binlerce seneden bu yana var olduğunu göstermektedir. Eski Mısır mumyalarında omurga tüberkülozunun izlerine rastlanmıştır. Tüberküloz terimi ilk olarak 1834 senesinde kullanılmağa başlandı. Tüberkülozun amili 1882’de Robert Koch tarafından keşfedilmiş ve "Koch Basili" olarak adlandırılmıştır. Yıllar geçtikçe, tüberkülozun bilinmeyen yönleri gün ışığına çıkmış, teşhis ve tedavisi konusunda büyük ilerlemeler kaydedilmiştir.Tüberküloz basili, mikroorganizmaların mikobakteriler sınıfındandır. Mikobakteriler; hareketsiz, sporsuz, asit ve alkalilere dayanıklı ve oksijen seven bakterilerdir. Mikobakteriler grubunda zararsız olan birçok mikroorganizma da vardır. İnsan tüberkülozu; mikobakterilerin insan tipi, sığır tipi ve nadiren de kuş tipiyle meydana gelir. Bir de atipik mikobakterilerle meydana gelen tüberküloz vardır ki, bu tüberküloz tipi, tedaviye dirençli olması ve bazen öldürücü olması sebebiyle önem arzetmektedir. Tüberküloz basili ortalama 1-4 mikron uzunluğundadır. Patatesli, yumurtalı, gliserinli katı ortamlarda yaklaşık olarak 4-6 haftada üreme gösterir.Tüberküloz basili hasta organizmada hastalığın yerleştiği organın salgı materyali içinde bulunur. Akciğer tüberkülozunda balgamla, böbrek tüberkülozunda idrarla, barsak tüberkülozunda dışkı ile, kemik veya lenf bezi tüberkülozunda cerahatle dışarı atılır. Enfeksiyon, bu salgı maddeleriyle herhangi bir şekilde temas etmek suretiyle bulaşır. İnsanda tüberkülozun en mühim bulaşma yolu, solunum yoludur. Bu yolla hastalık, ya hastanın öksürük, aksırık ve salyası ile bulaşmış havada basili taşıyan gözle görülmeyen çok küçük damlacıkların solunması veya kurumuş ve toz haline gelmiş basilli balgamın karıştığı havanın solunması yoluyla meydana gelir. Ayrıca basilli materyel doğrudan ağız ve boğaz yoluyla da vücuda girebilir. Sığır tipi tüberküloz enfeksiyonunda başlıca kaynak inekler ve bunların sütüdür. Yurdumuzda süt ve süt mamülleri genellikle kaynatılarak hazırlandığı için bu yolla bulaşma daha az önemlidir.Tüberkülozun insanda en çok yerleştiği organlar akciğerler, komşu lenf düğümleri, plevra (akciğer zarı) bronşlar ve gırtlaktır. Buna karşılık kalp kası, iskelet kasları, mide pankreas, trioit, erbezleri, yumurtalıklar ve hipofiz bezi tüberküloza en dirençli organlardır.Tüberküloz, primer (birincil, ilk) ve reinfeksiyon (tekrarlamış) tipi tüberküloz olmak üzere ikiye ayrılır. Primer tüberküloz, daha önce tüberküloza hiç yakalanmamış olan vücutta, ilk basil alımını takiben tüberküloz çeşidine verilen addır. Reinfeksiyon tüberkülozu ise daha önce tüberküloz basiliyle temas etmiş ve primer enfeksiyonu geçirmiş ve organizmada bunun üzerinden az veya çok bir zaman geçtikten sonra yerleşen tüberkülozdur. Tüberküloz basili; deri, göz, ağız, solunum sistemi, mide, barsak kanalından girebilirse de, primer enfeksiyon, büyük bir oranda solunum yoluyla husule gelir ve akciğerlerde genellikle üst loblara yakın yerleşir ve böylece primer kompleks meydana gelir. Primer kompleks genel olarak zararsız bir lezyondur ve çoğunlukla hiçbir belirti vermeden iyileşir. bazen iyileşirken kireçli bir iz bırakır. Primer kompleks nadiren ilerleyici bir gidiş gösterir ve bir primer tüberküloz durumu ortaya çıkar.Primer kompleksin iyileşmesinden sonra organizmanın tüberküloz basiline karşı reaksiyonları değişmiş ve tüberküloz allerjisi gelişmiştir. Tüberkülozda allerji organizmada canlı tüberküloz basilleri taşıyan özel tüberküloz dokusunun bulunuşu ile meydana çıkmış özel bir reaksiyon şeklidir.
                Tekrarlayan Verem

                Primer enfeksiyonu geçirmiş ve tüberküloz allerjisi husule gelmiş olan bir vücutta, aylar veya seneler süren gizli bir dönemden sonra başgösteren tüberkülozdur. Bu tüberküloz, ya dışardan yeniden tüberküloz basili alınmasıyla veya eskiden mevcut olan tüberküloz odaklarının alevlenmesiyle meydana gelmektedir.Akciğer tüberkülozunun akciğer içine ve vücuda yayılımı, kan yoluyla, bronşlar yoluyla, lenf damarları yoluyla ve doğrudan komşuluk yoluyla olabilmektedir. Tüberkülozun yaygınlaşmış haline miliar tüberküloz denir ki, bu durum ağır ve ciddi bir haldir.Tüberkülozda diğer enfeksiyonlarda olduğu gibi bir bağışıklık bulunmaz. Tüberküloz bağışıklığı kısmi ve özel bağışıklıktır; tam bir direnç değildir. Tüberkülozda, basillerin vücuda ilk girişiyle sonraki girişi arasındaki olaylar birbirinden farklıdır. İnsanda ilk enfeksiyon genellikle hiç belirti vermeden iyileşebilen küçük bir lezyon olarak kalır. Tüberkülozda allerji teşekkülünü, bir başka deyimle ilk bulaşmanın koruyucu etkisini gösteren klinik müşahadeler, verem aşısı fikrini doğurmuş ve böylece BCG aşısı geliştirilmiştir. Kitle halinde aşılanmalarla, tüberkülozdan ölüm oranları oldukça azalmıştır. Aşı, deri testiyle şahsın, daha önce enfeksiyona maruz kalmadığı tespit edildikten sonra, sol omuz bölgesi deri içine yapılmaktadır. Bugün 0-5 yaş arası grupta, kitle halindeki aşılamalarda, deri testi yapılmadan BCG uygulanmaktadır. Bu usulde deri testi müspet olanlarda bile aşı tatbikinin hiçbir tehlikesi yoktur.
                Akciğer tüberkülozunun belirtileri

                Vak’aların pekçoğunda silik belirtilerle sinsice başlar. Bu yüzden çok ilerlemiş hale gelinceye kadar gizli kalan pekçok vak’a vardır. Bu sebeple verem taramalarında hiç klinik belirti göstermeyen birçok vak’anın tespiti mümkün olmaktadır. Ateş, veremin en sık görülen belirtilerindendir. Genellikle akşama doğru yükselen hafif bir ateş vardır. Bu ateş bazen haftalar ve hatta aylarca devam eder. Yorgunluk ve halsizlik, erken belirtilerin başında gelir. Kilo kaybı umumiyetle yavaş ilerler, fakat bazen çok belirgin olabilir. İştahsızlık ve hazımsızlık vardır. Gece terlemeleri daha ziyade ilerlemiş vak’alarda rastlanan bir belirtidir.Kadınlarda adet bozuklukları da sık görülür. Bu sayılan belirtiler genellikle sinsi başlar ve gelişir. Fakat bazen belirtiler ani olarak gelişir ki, bu durum da bir soğuk algınlığı veya gribi andırır.Öksürük ve balgam çıkarma, en çok görülen belirtilerdendir. Hastalık ilerledikçe öksürük şiddetlenir, balgam miktarı artar. Kanlı balgam da önemli belirtilerden biridir. Balgamdaki kanın miktarı ve niteliği çok değişiktir. Balgamda çizgiler halinde görülen kan bulaşımından, büyük ve öldürücü kanamalara kadar değişebilir.Veremli hastalarda bir belirti de hışırtılı solunumdur. Önemli bir belirti de yan ağrısıdır. Yan ağrısı özellikle tüberküloza bağlı olarak ortaya çıkan zatülcenpte görülmektedir.
                Akciğer dışı tüberkülozlar

                1) Gırtlak Tüberkülozu: Ses kısıklığı, ağrı ve yutma güçlüğü vardır.
                2) Soluk borusu ve yutak tüberkülozu; oldukça nadirdir.
                3) Plevra (akciğer zarı) tüberkülozu.
                4) Periton (karın zarı) tüberkülozu: Karında su toplanır, ateş, belirsiz ağrılar ve bazen da barsak tıkanıklığı belirtileriyle kendini gösterir.
                5) Perikard (kalp zarı) tüberkülozu.
                6) Lenf bezlerinin tüberkülozu: Tedaviye oldukça inatçı olup, uzun yıllar etkisiz gibi görülmesine rağmen sıklıkla nükseder. Bu sebeple tedaviye en az 2,5-3 sene devam edilmeli ve hasta lenf bezleri çok büyük ve yumuşaksa cerrahi olarak çıkarılmalıdır.
                7) Mide-barsak kanalına ait tüberküloz: Akciğer tüberkülozunda balgamın sık ve çok miktarda yutulması ile meydana gelir. Barsaklarda yer yer ülserler vardır.
                8) Böbrek ve idrar yolları tüberkülozu: İdrarda kanama olur.
                9) Genital tüberküloz.
                10) Kemik tüberkülozu.
                11) Deri tüberkülozu. Görüldüğü gibi, tüberküloz, vücutta akciğerlerden başka birçok organda görülebilmektedir.

                Verem'de Tedavi

                Hastalık, yaşama şartları kötü ve eğitimi yetersiz ortamlarda artış gösterir. Hastalanma olasılığını artıran sebepler arasında; ergenlik çağı, gebelik, kötü beslenme, kontrolsüz şeker hastalığı, steroid tedavisi, bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlarla tedavi ve meslek hastalıkları sayılabilir.Streptomisinin keşfedilmesiyle, tüberküloz tedavisinde büyük bir çığır açılmıştır. Sonradan birçok ilaç daha keşfedilmiştir. Streptomisinden başka ençok kullanılan ilaçlar, isoniazid, etambutol, rifampisindir. Bu ilaçların bazı istenmeyen tesirleri de vardır. Tedavinin tam bir disiplin içinde ve doktor kontrolünde yürütülmesi şarttır. Düzensiz ilaç kullanımı, tüberküloz basillerinde ilaçlara karşı direnç meydana getirmektedir.Tüberkülozdan korunmada önemli bir husus, yeni doğan bütün çocukların hayatın ilk ayı içinde aşılanmasıdır. Ayrıca beslenme şartlarının düzeltilmesi, temizliğe ve hijyene dikkat etmek, halkın sağlık eğitimine tabi tutulması ve belirli zamanlarda yapılan kitle taramaları ile tüberkülozdan korunmak mümkündür.
                Sözlükte "verem" ne demek?

                1. Herhangi bir organa ve en çok akciğerlere yerleşen koch basilinin yol açtığıateşli ve bulaşıcı bir hastalık, tüberküloz.
                2. Bu hastalığa tutulmuş, veremli.

                Cümle içinde kullanımı

                Annemin, genç yaşta veremden ölen rahmetli amcasını görmedim.
                - Y. Z. Ortaç

                Verem kelimesinin ingilizcesi

                adj. phthisic, phthisical, tubercular, tuberculous
                n. consumption, phthisis, tuberculosis
                Köken: Arapça

                Yorum yap


                • #9


                  Verem, verem nedir?, verem nedenleri, verem belirtileri, verem tedavisi

                  VEREM

                  Verem, tüberküloz ya da halk arasındaki deyimiyle ince hastalık; Mycobacterium tuberculosis bakterisinin sebep olduğu, bulaşıcı bir enfeksiyon hastalığıdır. Dünyada, bilinen en eski hastalıklardan birisidir. Yaşayan her üç kişiden birisi, veremle karşılaşmış durumdadır. Türkiye gibi gelişme olan ülkelerde oldukça yaygındır. Verem mikrobuyla karşılaşıldığında, çoğu insan bunu farketmez. Bakteri, vücutta kendini hissettirmeden saklanır. Hemen hastalık oluşturmaz. Kişinin bağışıklık sistemi zayıfladığında, tekrar ortaya çıkar ve kişiyi hasta eder. Verem, solunum yoluyla bulaşır. Aktif akciğer enfeksiyonu olan hastalarda, öksürük, hapşuruk, konuşma, tükürme, aynı havada bulunarak aynı havayı solumayla bulaşılabilir. Bu bakteri, solunum yoluyla alındıktan sonra, ilk olarak kişinin akciğerlerine yerleşir, kan yoluyla diğer organlara yayılır. Bağışıklık sistemi daha zayıf olan kişilerde, daha kolay hastalık oluşabilir. Şeker hastalarında, HIV enfeksiyonu olan kişilerde, bağışıklık sistemini baskılayıcı tedavi gören kişilerde, sigara ve alkol tüketen insanlarda görülme olasılığı daha fazladır.

                  Verem Belirtileri;

                  Gece terlemesi, kilo kaybı, 3 haftadan uzun süren öksürük, halsizlik, yorgunluk, iştahsızlık, balgamda kan görülmesi, gögüs ağrısı olabilir. Ayrıca bu belirtiler, kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Tanı için test yapmak gereklidir. Öncelikle hastanın hikayesi dinlenilir. Kişinin tüberkülozlu bir hastayla temas durumunun olması, bağışıklık sistemini baskılayan bir ilaç kullanıyor olması, HIV pozitif olması, tüberkülozun yaygın olduğu bir ülkeye seyahat etmiş olması, tüberkülozu düşündürmeye yol açar.
                  Verem, halen tüm dünyada tıbbi ve ekonomik anlamda, yetersiz kalan birçok insanın başlıca ölüm nedenidir. Kalabalık yaşam koşulları, yoksulluk, bu hastalığın bulaşma riskini artırmaktadır.

                  Verem Tedavisi;

                  Verem tedavisinde standart olarak, 6 aylık bir tedavi uygulanır. Gerekirse bu süre uzatılabilir. İlaçların her gün ve düzenli olarak kullanılması, verem tedavisinde oldukça önemlidir. İstirahat, beslenme ve hava değişiminin de, bu tedavi de oldukça önemli bir yeri vardır. Hastanın tedaviye uymaması durumunda, dirençli tüberküloz meydana gelir. Tedavisi de oldukça zordur. Uzun süreli bir tedavi dönemi gerekebilir. Tüberküloz teşhisinde ise birçok yöntem uygulanır. Bunların başında, balgamın yayılarak ve boyanarak mikroskopta incelenmesi gelir. Bir diğer yöntem ise, balgam kültürüdür. Akciğer filmi çekilir, PPD ( Verem deri testi) yapılır. En basit yöntemdir. Deri altına yapılan bir iğneyle, PPD (deri testi) yani, verem varlığı araştırılır.

                  Yorum yap

                  Hazırlanıyor...
                  X