Duyuru

Collapse
No announcement yet.

MİKOPLAZMA ve UREAPASMA ENFEKSİYONLARI

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • MİKOPLAZMA ve UREAPASMA ENFEKSİYONLARI

    MİKOPLAZMA ve UREAPASMA ENFEKSİYONLARI
    Mikoplazma ve Ureaplasma Enfeksiyonu nedir?

    Mikoplasma ve Ureaplasma enfeksiyonları genellikle cinsel yolla bulaşan, hem kadın hem de erkeklerde genital enfeksiyonlara sebep olan mikroorganizmalardır.

    Mikoplasma’nın orijinal yazılışı “Mycoplasma” şeklindedir ve “Mikoplazma” olarak okunur. Benzer şekilde Ureaplasma da “Üroplazma” şeklinde okunmaktadır.

    Mikoplazma ve Ureaplasma Mikrobiyolojisi
    Bu güne kadar pek çok Mikoplasma (Mycoplasma) türü tanımlanmış olsa da insanda görülen üç tür önemlidir:
    Mycoplasma pneumoniae (İnsanda pnemoni yani “zatüre”etkenidir)
    Mycoplasma hominis (İnsanda “genital sistem hastalıkları”na neden olur)
    Ureaplasma urealyticum (İnsanda “genital sistem hastalıkları”na neden olur)

    Mikoplazma ve Ureaplazma tek hücreli ve hücre duvar yapısı olmayan mikroorganizmalardır. (Yandaki resim; Mikoplazma)

    Mikoplazma ve Ureaplazmalar bilinen en küçük mikroorganizmalar oldukları için de standart kültür ortamlarında değil ancak daha karmaşık yapıdaki kültür ortamlarında üretilebilirler.
    Mikoplasma üreme kültürlerinde tipik olarak "yağda yumurta" benzeri şekiller oluştururlar.

    Yine, penisilin ve sefalosporin gibi sık kullanılan ve hücre duvarına etki ederek bakterileri yok eden antibiotiklere de hücre duvarları olmadığı için dirençlidirler.

    Yine hücre çeperleri olmadığı için mikoplazma ve ureaplazmalar mikrobiyolojik işlemlerde mikropların tanınmasını sağlayan “gram boyası” nı da tutmazlar, bu nedenle bu organizmaların tespitinde gram boyaması yapılamamaktadır.
    Mikoplazma (Mycoplasma) ve Ureaplasma (Uroplazma) enfeksiyonları genelde sessiz seyretmektedir…
    Evet. Mikoplazma ve üroplazma enfeksiyonları çoğu zaman kişilerde hiçbir şikayet üretmezler yani “asemptomatik” seyrederler.

    Hiç bir şikayeti olmayan ancak cinsel yönden aktif olan kadınlara yapılan servikal kültür taramalarında bu kadınların % 21-53’ünde M. Hominis (Mycoplasma hominis), % 40-80’inde U. Urealyticum (Ureoplasma Urealyticum) mikroorganizması izole edilmiştir.

    Mikoplasma ve ureaplasmalar hamilelik döneminde ne tür sorunlar oluşturabilir?
    Mikoplazma ve üroplazmalar gebelikte plasentada bulunan zarlarda üreme yaparak erken doğum, düşük yapma (abortus) ve tekrarlayan gebelik kayıplarına neden olabilmektedirler.
    Nadiren sezaryen sonrası yara yerinde enfeksiyonlara da sebep olabilirler.

    Mikoplasma ve üroplazmalar normal doğumda bebeğe geçer mi?
    Doğum sırasında anneden bebeğe geçiş (verikal bulaş) olabilir. Ancak bu durum çok büyük olasılıkta bebekte kalıcı enfeksiyon oluşturmamaktadır.

    Çok çok nadir durumlarda, özellikle immun (bağışıklık) sistemi zayıf olan yenidoğan bebeklerde zatürreeye (pneumonia) bağlı ölümler izlenebilmektedir.

    Mikoplasma ve ureaplasma enfeksionları kadınlarda kısırlık yapar mı?
    Nadiren. Herhangi bir mikroorganizmanın vajina içinden yukarıya çıkarak rahim, yumurtalıklar ve fallop tüplerinde hasar oluşturması “Pelvik İnflamatuar Hastalık (PIH)” adını alır. Bu şekilde üreme problemleri ortaya çıkabilir.

    Mikoplasma ve ureaplasma enfeksiyonları da kadınlarda fallop tüplerinde ve rahimde kalıcı hasara neden olarak kısırlık (infertilite) problemlerine neden olabilir. Bu durum daha çok diğer mikroorganizmaların da tabloya eşlik ettiği durumlarda izlenmektedir. Özellikle bakteriyel vaginosis etkeni “Gardnerella” bakterisi ve diğer bakterilerin de ortama katılması durumunda pelvik enfeksiyonlar daha da kötüleşmektedir.

    Mikoplasma ve Ureaplasma organizmalarını taşıma oranının toplumda çok daha sık olduğu düşünülürse; kısırlık ve erken doğum risklerinin aslında beklenilenden çok daha az görüldüğü izlenmektedir. Bu nedenle bu enfeksiyonu taşıma durumunda kısırlık açısından gereksiz yere endişelere kapılmamakta fayda olacaktır.

    Erkeklerde de Mikoplasma ve Ureaplasmalar görülebilir mi?
    Evet.
    Kadınlardan daha nadir olarak erkeklerde de mycoplasma ve ureaplasma enfeksiyonları görülebilmektedir.

    “Uretra” idrar kanalına verilen isim olup “üretrit (urethrit)" bu bölgenin iltihabıdır. Kadınlarda üretra (urethra) üst vajinal kasın, erkeklerde ise penis gövdesi içinden geçerek masaneye ulaşmaktadır.
    Mikoplasma ve Uroplazmalar erkeklerde idrar kanalı iltihabına (üretrit) sebep vermektedir. Bu şekilde idrar deliğinden akıntı gelmesine neden olabilirler.

    Mikoplasma ve Uroplasma enfeksiyonları erkeklerde kısırlık yapar mı?
    Mikoplasma ve ureaplasma organizmaları erkeklerde sperm sayı ve hareketini bozarak çocuk sahibi olmayı güçleştirebilir. Bu nedenle yapılan “spermiyogram (semen analizi)” testinde lokosit (beyaz küre) hücresinin normalden fazla görülmesi durumunda semen kültürü ve antibiogram testi istenebilir.

    Mikoplasma ve Uroplasma enfeksiyonları nasıl bulaşır?
    Mikoplasma ve uroplasmalar “cinsel yolla bulaşan hastalıklar”grubundadır ve en önemli bulaş yolları cinsel ilişki sırasında direkt temas iledir. Genital bölgeden genital bölgeye veya genital bölgeden oral sex ile ağıza bulaşma olabilir.

    Ancak ilişki dışında da bu mikropla kontamine olmuş maddelere direkt temasın olması da hastalığa zemin hazırlayabilir.

    Özellikle immün (bağışıklık) sistemi zayıf olan kadın ve erkekler ile yenidoğanlarda ortaya çıkan hastalıkların etkileri daha fazladır.

    Mikoplasma ve Ureaplasma enfeksiyonları belirtileri nelerdir?
    Daha önce de bahsedildiği gibi Mikoplasma ve Ureaplasmalar kişilere bulaştığı zaman nadiren şikayet oluşturmakta, çoğu zaman yapılan özel kültür- antibiogram testlerinde tesadüfen ortaya çıkmaktadırlar.

    Mycoplasma ve ureaplasma enfeksiyonlarının kadınlarda yaptığı en sık şikayetler ise:
    Vajinal akıntı
    Vajinal Akıntılar ile ilgili genel bilgiler >>>
    Kasık ağrısı
    Gebe kalamamak (infertilite)
    Tekrarlayan gebelik kayıpları (düşükler ve erken doğumlar)

    Mikoplasma ve Ureaplasmalar ne tür enfeksiyonlara neden olabilir?
    Özetlemek gerekirse Mikoplasma ve Ureaplasma enfeksiyonları:
    Urethrit: İdrar kanalı iltihabı
    Pyelonefrit: Böbrek iltihabı (Tüm piyelonefritlerin % 5’i Mycoplasma’ya bağlıdır)
    Pelvik iltihabi hastalık (PID)
    Endometrit: Rahim içi zarı olan “endometrium” dokusunun iltihabı
    Koriyoamniyonit: Hamilelikte plasenta zarlarının iltihabı
    Artrit : Eklem iltihapları (Kan yoluyla çok nadiren de olsa eklem yerlerine yerleşebilirler)
    Cerrahi yara enfeksiyonları
    Yenidoğanda zatüre (pneumonia) ve menenjit

    Mycoplasma ve ureaplasma enfeksiyonlarında tanı nasıl konur?
    Vajinal akıntı, kasık ağrısı, kısırlık gibi şikayetlerle jinekoloğa başvuran hastalarda mycoplasma ve ureaplasma enfeksiyonlarının tanısı yapılan bir jinekolojik muayene sırasında şüphe edilerek kültür alınması ile konur.

    Vajinal akıntısı, infertilite ya da tekrarlayan gebelik kayıpları, kronik pelvik ağrısı olan kadınlarda bu mikroorganizmalara yönelik kültürlerin alınması da önerilir.

    Mycoplasma ve ureaplasma enfeksiyonlarında tedavi şekli nasıldır?
    Mycoplasma ve ureaplasma enfeksiyonlarının tedavileri genellikle tetrasiklin veya azitromisin türevi antibiotiklerle yapılmaktadır. Ancak daha önce de belirtildiği üzere bu mikroorganizmaların hücre duvarları olmadığı için hücre duvarına etki eden penisilin ve sefalosporin gibi antibiyotiklere dirençlidirler.

    Uygun antibiotik türünü seçmede kültür testi sonrasında yapılan antibiogram testi önemli yer tutmaktadır ve karar genelde antibiogram testi sonucuna göre verilir. Hastaların % 90’ı tek kürlük tedaviden sonra şifaya kavuşmaktadır.

    Antibiotik tedavisi sonrasında devam eden dirençli enfeksiyonlarda eş (cinsel partner) tedavisi ve ikinci bir kür uygulaması gerekebilir.


  • #2
    MYCOPLASMA VE UREAPLASMA TESTI
    Mycoplasma ve ureaplasma testi şüphelenilen durumlarda alınan numuneden laboratuvarda çalışılan özel kültür yöntemi ile test edilir. Vajinal akıntısı, infertilite ya da tekrarlayan gebelik kayıpları, kronik pelvik ağrısı olan kadınlarda, prostatit şikayeti olan erkeklerde ve şüpheli cinsel temas geçmişi olan bireyler de mycoplasma ve üreaplasma testi yapılması önerilmektedir.

    MYCOPLASMA VE UREAPLASMA NEDIR ?
    Mycoplasma ve Üreaplasma doğada yaşayan bilinen en küçük tek hücrelilerdir. Diğer mikroorganizmalardan farklı olarak bir hücre duvarı içermezler. Bu özellikleri nedeniyle etkileri genellikle hücre duvarı üzerinde olan pek çok antibiyotiğe karşı dirençlidirler. Yine aynı özellik nedeni ile mikrobiyolojik incelemelerde kullanılan bazı laboratuvar incelemeleri bu mikroorganizmalar üzerinde uygulanamaz. Bugüne kadar izole edilmiş 15 den fazla türü olmakla birlikte sadece 3 tanesi insanlar için özel önem taşır. Bunlar Mycoplasma pneumoniae ile Mycoplasma hominis ve Ureaplasma urealyticum‘dur. M. pneumoniae insanlarda zaatürreye neden olurken diğer ikisi sıklıkla üreme sistemini ilgilendiren hastalıklara neden olurlar. Çok küçük olmaları, az miktarda genetik materyal içermeleri ve hücre duvarları olmaması nedeni ile klasik kültür yöntemleri ile tespit edilemezler. Mycoplasma ve Ureaplasma' yı tespit edebilmek için özel kültür işlemleri gereklidir.

    Mycoplasma ve Ureaplasma hem erkekte hem de kadında genital enfeksiyona neden olurlar. Yapılan araştırmalarda herhangi bir yakınması olmayan kişilerin %40 ′ında kültürlerde mycoplasma ürediği gösterilmiştir. Bu kişilerin %15 ′inde M.hominis saptanırken %40-75 ′inde U.urealyticum izole edilmektedir. Enfeksiyon doğum sırasında anneden kapılabilir. Yapılan geniş kapsamlı bir çalışmada cinsel yönden aktif ancak herhangi bir yakınması olmayan kadınların %40-80 ′inde ureaplasma türleri izole edildiği gösterilmiştir. Yine cinsel yönden aktif ve yakınması olmayan kadınların %21-53 ′ünde Mycoplasma tespit edilmiştir.

    MYCOPLASMA VE UREAPLASMA NASIL BULAŞIR ?
    İnsanlarda mycoplasma ve ureaplasma en sık taşıyıcılar arasında cinsel ilişki ile bulaşır. Bu nedenle cinsel yolla bulaşabilen bir hastalık olarak kabul edilir. Çok eşli cinsel yaşam risk olarak kabul edilmektedir. Genital-genital ya da oral-genital temas bu mikroorganizmaların bulaşmasında en sık karşılaşılan yoldur. Bir diğer nadir bulaşma yolu ise hamilelik ve doğum sırasında anneden bebeğe geçiştir.

    MYCOPLASMA VE UREAPLASMA BELIRTILERI NELERDIR ?
    Mycoplasma ve ureaplasma enfeksiyonları nadiren bulgu verirler. Çoğu zaman herhangi bir yakınmaya neden olmazlar ve sadece mycoplasma ve üreaplasma testi ile tespit edilebilir. Her iki organzima da erkeklerde bel soğukluğuna bağlı olmayan üretra enfeksiyonlarına neden olabilirler. Mycoplasmalar kadınlarda bu tür bir sorun yaratmazken ureaplasmalar kadınlarda da erkeklerdekine benzer problemler yaratabilir. İdrar yaparken yanma ve akıntı üretra enfeksiyonlarının en önemli belirtisidir. Böbrek enfeksiyonlarının da %5′inden mycoplasma ve üreaplasma sorumludur.

    Fallop tüpü iltihabı olanların yaklaşık %10′unda rahim içinde ve tüplerde mycoplasma tespit edilmektedir. Gebelikte ise plasenta ve amniyon zarında enfeksiyona neden olarak erken doğumlara yol açabilirler. Daha nadir olarak yenidoğan bebekte doğumsal zaatürre, bakteremi ve hatta ölüme yol açabilecekleri bilinmektedir.
    Genel olarak Mycoplasma ve Ureaplasma şu hastalıklara neden olabilirler ;
    • Urethrit: Ürethra enfeksiyonu ( İdrar atımı sırasında yanma ve acı )
    • Pyelonefrit: Böbrek iltihabı
    • Pelvik iltihabi hastalık
    • Endometrit: Rahim içindeki endometrium dokusunun iltihabı
    • Koriyoamniyonit: Gebelikte rahim içinde görülen iltihap
    • Cerrahi yara enfekyionları
    • Eklem iltihapları
    • Yenidoğanda zaatürre ve menenjit
    • Mycoplasma ve ureaplasmaların kısırlığa neden olup olmadıkları konusu tartışmalıdır. Direk olarak neden olmasalar bile örneğin pelvik iltihabi hastalık sonrası sekel olarak kısırlık ortaya çıkabilir.
    • Erkeklerde sperm sayı ve hareketini bozarak çocuk sahibi olmayı güçleştirebilir.
    • Düşük ve erken doğumlara neden olabilmesi nedeni ile tekrarlayan düşüklerin altında yatan nedenlerden birisi de mycoplasma enfeksiyonları olabilir.

    Yorum yap


    • #3
      Mycoplasma ve ureaplasma enfeksiyonları


      Mycoplasma ve ureoplasma doğada yaşayan bilinen en küçük tekhücrelilerdir. Diğer mikroorganizmalardan farklı olarak bir hücre duvarı içermezler. Bu özellikleri nedeniyle etkileri genellikle hücre duvarı üzerinde olan pek çok antibiyotiğe karşı dirençlidirler. Yine aynı özellik nedeni ile mikrobiyolojik incelemelerde kullanılan gram boyması gibi bazı laboratuvar incelemeleri bu mikroorganizmalar üzerinde uygulanamaz.
      Bugüne kadar izole edilmiş onbeşten fazla türü olmakla birlikte sadece 3 tanesi insanlar için özel önem taşır. Bunlar Mycoplasma pneumoniae ile Mycoplasma hominis ve Ureaplasma urealyticum‘dur.M. pneumoniae insanlarda zaatürreye neden olurken diğer ikisi sıklıkla üreme sistemini ilgilendiren patolojilere neden olurlar ve bu nedenle genital mycoplasmalar olarak adlandırılırlar.
      Çok küçük olmaları, az miktarda genetik materyal içermeleri ve hücre duvarları olmaması nedeni ile klasik kültür yöntemleri ile tanınamazlar. Mycoplasmaları izole etmek için karmaşık kültür işlemleri gereklidir. Kültürlerde tipik olarak “yağda yumurta” benzeri şekiller oluştururlar.
      Görülme sıklığı
      Mycoplasmalar hem erkekte hem de kadında genitlal enfeksiyona neden olurlar. Yapılan araştırmalarda herhangi bir yakınması olmayan kişilerin %40’ında kültürlerde mycoplasma ürediği gösterilmiştir. Bu kişilerin %15’inde M.hominis saptanırken %40-75’inde U.urealyticum izole edilmektedir.

      Enfeksiyon doğum sırasında anneden kapılabilir ancak nadiren bu bebeklerde enfeksiyon kalıcı olur. Asıl kolonizasyon kişi cinsel yönden aktif hale gelince başlar.
      Yapılan geniş kapsamlı bir çalışmada cinsel yöndena aktif ancak herhangi bir yakınması olmayan kadınların %40-80’inde ureaplasma türleri izole edildiği gösterilmiştir. Yine cinsel yönden aktif ve yakınması olmayan kadınların %21-53’ünde M.hominis üretilmiştir. Enfeksiyon ve kolonizasyonun görülme sıklığı erkeklerde daha düşüktür.
      Bulaşma yolları
      İnsanlarda mycoplasma ve ureaplasma en sık taşıyıcılar arasında direk temas ile bulaşır. Bu nedenle cinsel yolla bulaşabilen bir hastalık olarak kabul edilir. Genital-genital ya da oral-genital temas bu mikroorganizmaların bulaşmasında en sık karşılaşılan yoldur. Bir diğer nadir bulaşma yolu ise hamilelik ve doğum sırasında anneden bebeğe geçiştir. Mycoplasma enfeksiyonları çok nadir olarak cinsel ilişiki dışında etkilenmiş materyale tamas ile de bulaşabilir.

      Belirtileri
      Mycoplasma ve ureaplasma enfeksiyonları nadiren bulgu verirler. Çoğu zaman herhangi bir yakınmaya neden olmazlar ve sadece alınan kültürlerde üretilebilirler.

      Her iki organzima da erkeklerde bel soğukluğuna bağlı olmayan ürethra enfeksiyonlarına neden olabilirler. Mycoplasmalar kadınlarda bu tür bir sorun yaratmazken ureaplasmalar kadınlarda da erkeklerdekine benzer problemler yaratabilir. İdrar yaparken yanma ve akıntı ürethra enfeksiyonlarının en önemli belirtisidir.
      Böbrek enfeksiyonlarının da %5’inden mycoplasmalar sorumludur.
      Mycoplasma ve ureaplasma kadınlarda tek başına vajinal enfeksiyona neden olmazlar. Ancak bunlar fırsatçı mikroorganizmalar olduğu için başka bir enfeksiyon örneğin gardnarella varlığında durumun daha da kötüleşmesine yardımcı olurlar. Fallop tüpü iltihabı olanların yaklaşık %10’unda rahim içinde ve tüplerde m.hominis izole edilmektedir.
      Gebelikte ise plasenta ve amniyon zarında enfeksiyona neden olarak erken doğumlara yol açabilirler.
      Daha nadir olarak yenidoğan bebekte doğumsal zaatürre, bakteremi ve hatta ölüme yol açabilecekleri bilinmektedir. Ancak bu çok çok nadir karşılaşılan bir durumdur.
      Yine çok nadir olarak uzak bölgelerde eklemlerde ve solunum sisteminde iltihaba yol açabilirler. Ancak bu hastalıklar için risk grubunu bağışıklık sisteminde sorun olan kişiler oluşturmaktadır.
      Mycoplasmaların sezaryen sonrası yara yeri enfesiyonuna da neden olabildiği bilinmektedir.
      Genel olarak mycoplasma ve ureaplasmalar şu hastalıklara neden olabilirler.
      • Urethrit: Ürethra enfeksiyonu. İdrar yollarında mesane ile vücut dışı arasındaki bağlantıyı sağlayan yol. Erkekte penis içinde yer alırken kadında direk vajinanın üst kısmına açılır. İdrar buradan dışarıya atılır.
      • Pyelonefrit: Böbrek iltihabı
      • Pelvik iltihabi hastalık
      • Endometrit: Rahşm içindeki endometrium dokusunun iltihabı
      • Koriyoamniyonit: Gebelikte rahim içinde görülen iltihap
      • Cerrahi yara enfekyionları
      • Eklem iltihapları
      • Yenidoğanda zaatürre ve menenjit

      Burada unutulmaması gereken çok önemli bir nokta yukarıdaki tüm durumların ortaya çıkmasında mycoplasmaların çok çok düşük bir olasılıkla ana neden olduğudur. Bu hastalıkların altında yatan neden çoğu zaman başka bir organizmadır.
      Mycoplasma ve ureaplasmaların kısırlığa neden olup olmadıkları konusu tartışmalıdır. Direk olarak neden olmasalar bile örneğin pelvik iltihabi hastalık sonrası sekel olarak kısırlık ortaya çıkabilir.
      Öte yandan erkeklerde sperm sayı ve hareketini bozarak çocuk sahibi olmayı güçleştirebilir. Düşük ve erken doğumlara neden olabilmesi nedeni ile tekrarlayan düşüklerin altında yatan nedenlerden birisi de mycoplasma enfeksiyonları olabilir.
      Tanı
      Mycoplasma ve ureaplasma enfeksiyonlarının tanısı şüphelenilen durumlarda alınan kültür ile konur.

      Vajinal akıntısı, infertilite ya da tekrarlayan gebelik kayıpları, kronik pelvik ağrısı olan kadınlarda bu mikroorganizmalara yönelik kültürlerin de yapılması önerilir.
      Tedavi
      Mycoplasma ve ureaplasma enfeksiyonlarının tedavisi tıbbidir. Ancak penisilin ya da sefalosporinler gibi sıkça kullanılan antibiyotikler bu mikroorganizmalar üerinde etkili değildir. Çünkü adı geçen antibiyotikler bakterilerin duvar yapısını bozarak etki gösterirler. Oysa mycoplasmalarda hücre duvarı yoktur.

      Tervcih edilecek antibiyotiğe kültür sonucuna göre karar verilir. Kültürle birlikte yapılan antibiyogram testinde mikroorganizmanın hangi antibiyotiğe duyarlı hangisine dirençli olduğu araştırılır.
      Ondört günlük tedaviyi takiben yeniden kültür alınarak enfeksiyonun geçip geçmediği kontrol edilmelidir. Devam eden ısrarcı enfeksiyon varlığında ikinci bir kür uygulanması gerekli olabilir.
      Hastaların %90’ında tek kür tedavi yeterli olmaktadır.

      Yorum yap


      • #4
        MYCOPLASMA ve UREAPLASMA


        Mycoplasma ve Ureaplasma doğada bulunan ve diğer mikroorganizmalardan farklı olarak hücre duvarı içermeyen minicanlılardır. Bu özellikleri nedeniyle etkileri genellikle hücre duvarı üzerinde olan pek çok antibiyotiğe karşı dirençlidirler. Yine aynı özellikler nedeni ile normal besiyerinde üremeyip, tanıları için zenginleştirilmiş özel besiyerleri kullanılması gerekmektedir.
        Birçok türü olmakla birlikte sadece 3 tanesi insanlar için özel önem taşır. Bunlar
        Mycoplasma pneumoniae (bknz. Zatürreetkeni) ile, insanlarda sıklıkla üreme organlarında enfeksiyona neden olan ve genital mycoplazmalar olarak isimlendirilen Mycoplasma hominis ve Ureaplasma urealyticum‘dur.
        Mycoplasmalar hem erkekte hem de kadında yalnız genital enfeksiyonlara değil, aşağıdaki enfeksiyonlara da neden olabilirler.
        • Pelvisin iltihabi hastalıkları
        • Cerrahi yara enfeksiyonları,
        • Urethrit: İdrar yolu enfeksiyonları,
        • Endometrit: Rahim içi zarı olan “endometrium” dokusunun iltihabı,
        • Koriyoamniyonit: Hamilelikte plasenta zarlarının iltihabı,
        • Artrit : Eklem iltihapları (Kan yoluyla yerleşebilirler),
        • Pyelonefrit: Böbrek iltihabı,
        • Yenidoğanda zatüre (pneumonia) ve menenjit.

        Enfeksiyon, doğum sırasında anneden kapılabilir ancak bebeklerde bu enfeksiyonun kalıcı olma olasılığı çok azdır. Asıl kolonizasyon (mikroorganizmanın konakçı dokusuna veya diğer yüzeylere tutunduktan sonra çoğalması), kişi cinsel yönden aktif hale gelince başlar.Laboratuvarımızda yaptığımız çalışmalarda, cinsel yönden aktif ancak herhangi bir yakınması olmayan yabancı uyruklu kadınların %60-70’inde, kadınlarımızın ise % 15 – 25’inde Ureaplasma urealyticum izole edilmiştir. Yine cinsel yönden aktif ve yakınması olmayan kadınların % 10 -15’inde ise M.hominis üretilmiştir. Enfeksiyon ve kolonizasyonun görülme sıklığı erkeklerde daha düşüktür.
        İnsanlarda Mycoplasma ve Ureaplasma enfeksiyonları, genellikle taşıyıcılar arasında olan direkt temas ile bulaşır. Bu nedenle cinsel yolla bulaşabilen bir hastalık olarak kabul edilir. Genital, anal ya da oral temas bu mikroorganizmaların bulaşmasında en sık karşılaşılan yoldur. Diğer bir bulaşma yolu ise hamilelik ve doğum sırasında anneden bebeğe geçiştir. Az da olsa bağışıklığı düşük olan bazı yenidoğan bebeklerde doğumsal zatürre, menenjit ve hatta ölüme yol açabilecek bakteremi (bakterinin kana karışıp çoğalması) oluşabilir, ancak bebeklerde bu enfeksiyonun kalıcı olma olasılığı çok azdır.
        Mycoplasma ve Ureaplasma enfeksiyonları çoğunlukla bulgu vermezler. Çoğu zaman herhangi bir yakınmaya neden olmazlar ve yalnızca alınan kültürlerde üretilebilirler.
        Her iki organizma, erkeklerde, üretra enfeksiyonlarına, eklemlerde şişme ve ağrıya neden olur ve sperm sayı ve hareketini bozarak çocuk sahibi olmayı da güçleştirebilir.
        Mycoplasma’lar kadınlarda cinsel ilişki esnasında acı hissine (dyspareunia), idrar yaparken yanma ve akıntıya, vajinal kaşıntıya ve akıntıya, kasık ağrısına, gebe kalamamaya (infertilite) ve gebelikte plasenta ve amniyon zarında oluşabilecek enfeksiyon nedeniyle bebek kayıplarına (düşükler ve erken doğuma) ve sezaryen sonrasında da yara yeri enfeksiyonuna neden olabilirler.
        Böbrek ve idrar yolu enfeksiyonlarından genellikle aerop (oksijen olan ortamda üreyen) bakteriler sorumlu tutulurlar. Ancak yapılan araştırmalarda, Mycoplasmaların, az da olsa (% 5 – 7 ) idrar yolu enfeksiyonlarının nedeni olduğu saptanmıştır.
        Kolonizasyon yapan Mycoplasma’lar, bağışıklık sisteminin zayıfladığı durumlarda, kan yolu ile vücudun başka organlarına ulaşarak eklemlerde ve solunum sisteminde enfeksiyona neden olabilirler.
        Mycoplasma ve Ureaplasma’ların kısırlığa neden olup olmadıkları konusu halen tartışılmaktadır. Direkt olarak neden olmasalar bile örneğin pelvis iltihabından sonra sekel (hastalık kalıntısı) olarak kısırlık ortaya çıkabilir.
        Mycoplasma ve Ureaplasma enfeksiyonlarının kesin tanısı alınan kültür ile konur.
        Vajinal akıntısı, infertilite ya da tekrarlayan gebelik kayıpları, kronik pelvis ağrısı olan kadınlarda bu mikroorganizmalara yönelik kültürler mutlaka yapılmalıdır.
        Mycoplasma ve Ureaplasma enfeksiyonlarının tedavisi, yapılması zorunlu olan kültür ve antibiyogram testleri ile saptanan antibiyotiklerle yapılmalıdır. Mycoplasma’larda hücre duvarı olmadığı için rastgele verilen ve hücre duvarına etki ederek (Penisilin ya da Sefalosporinler gibi sıkça kullanılan) mikropların yok olmasına neden olan antibiyotikler, bu mikroorganizmalar üzerinde etkili değildir.
        1 ya da 2 haftalık tedaviden 3 – 4 gün sonra mutlaka yeniden kültür alınmalı ve enfeksiyonun geçip geçmediği kontrol edilmelidir. Uygulanan antibiyotik tedavisi eşe (cinsel partnere) de uygulanmalıdır. Enfeksiyon devam ediyorsa ikinci bir kür uygulanmalıdır.
        Mycoplasma enfeksiyonlarından korunabilmek için; homoseksüel ve tüm şüpheli ilişkiden kaçınılması ve uzun dönemli, monogamik (tek eşli) cinsel ilişkilerin tercih edilmesi önerilir. Erkeklerde ve kadınlarda kondom kullanımı, bakterinin bulaşma riskini yok etmemekle beraber, önemli ölçüde azaltır. Ayrıca belirli semptomlar gözlenmese de bireyin mikroorganizmayı taşıyabildiği unutulmamalıdır.

        Yorum yap


        • #5
          Mycoplasma ve ureaplasma enfeksiyonları


          Mycoplasma ve ureoplasma doğada yaşayan bilinen en küçük tekhücrelilerdir. Diğer mikroorganizmalardan farklı olarak bir hücre duvarı içermezler. Bu özellikleri nedeniyle etkileri genellikle hücre duvarı üzerinde olan pek çok antibiyotiğe karşı dirençlidirler. Yine aynı özellik nedeni ile mikrobiyolojik incelemelerde kullanılan gram boyması gibi bazı laboratuvar incelemeleri bu mikroorganizmalar üzerinde uygulanamaz.
          Bugüne kadar izole edilmiş onbeşten fazla türü olmakla birlikte sadece 3 tanesi insanlar için özel önem taşır. Bunlar Mycoplasma pneumoniae ile Mycoplasma hominis ve Ureaplasma urealyticum‘dur.M. pneumoniae insanlarda zaatürreye neden olurken diğer ikisi sıklıkla üreme sistemini ilgilendiren patolojilere neden olurlar ve bu nedenle genital mycoplasmalar olarak adlandırılırlar.
          Çok küçük olmaları, az miktarda genetik materyal içermeleri ve hücre duvarları olmaması nedeni ile klasik kültür yöntemleri ile tanınamazlar. Mycoplasmaları izole etmek için karmaşık kültür işlemleri gereklidir. Kültürlerde tipik olarak “yağda yumurta” benzeri şekiller oluştururlar.
          Görülme sıklığı
          Mycoplasmalar hem erkekte hem de kadında genitlal enfeksiyona neden olurlar. Yapılan araştırmalarda herhangi bir yakınması olmayan kişilerin %40’ında kültürlerde mycoplasma ürediği gösterilmiştir. Bu kişilerin %15’inde M.hominis saptanırken %40-75’inde U.urealyticum izole edilmektedir.

          Enfeksiyon doğum sırasında anneden kapılabilir ancak nadiren bu bebeklerde enfeksiyon kalıcı olur. Asıl kolonizasyon kişi cinsel yönden aktif hale gelince başlar.
          Yapılan geniş kapsamlı bir çalışmada cinsel yöndena aktif ancak herhangi bir yakınması olmayan kadınların %40-80’inde ureaplasma türleri izole edildiği gösterilmiştir. Yine cinsel yönden aktif ve yakınması olmayan kadınların %21-53’ünde M.hominis üretilmiştir. Enfeksiyon ve kolonizasyonun görülme sıklığı erkeklerde daha düşüktür.
          Bulaşma yolları
          İnsanlarda mycoplasma ve ureaplasma en sık taşıyıcılar arasında direk temas ile bulaşır. Bu nedenle cinsel yolla bulaşabilen bir hastalık olarak kabul edilir. Genital-genital ya da oral-genital temas bu mikroorganizmaların bulaşmasında en sık karşılaşılan yoldur. Bir diğer nadir bulaşma yolu ise hamilelik ve doğum sırasında anneden bebeğe geçiştir. Mycoplasma enfeksiyonları çok nadir olarak cinsel ilişiki dışında etkilenmiş materyale tamas ile de bulaşabilir.

          Belirtileri
          Mycoplasma ve ureaplasma enfeksiyonları nadiren bulgu verirler. Çoğu zaman herhangi bir yakınmaya neden olmazlar ve sadece alınan kültürlerde üretilebilirler.

          Her iki organzima da erkeklerde bel soğukluğuna bağlı olmayan ürethra enfeksiyonlarına neden olabilirler. Mycoplasmalar kadınlarda bu tür bir sorun yaratmazken ureaplasmalar kadınlarda da erkeklerdekine benzer problemler yaratabilir. İdrar yaparken yanma ve akıntı ürethra enfeksiyonlarının en önemli belirtisidir.
          Böbrek enfeksiyonlarının da %5’inden mycoplasmalar sorumludur.
          Mycoplasma ve ureaplasma kadınlarda tek başına vajinal enfeksiyona neden olmazlar. Ancak bunlar fırsatçı mikroorganizmalar olduğu için başka bir enfeksiyon örneğin gardnarella varlığında durumun daha da kötüleşmesine yardımcı olurlar. Fallop tüpü iltihabı olanların yaklaşık %10’unda rahim içinde ve tüplerde m.hominis izole edilmektedir.
          Gebelikte ise plasenta ve amniyon zarında enfeksiyona neden olarak erken doğumlara yol açabilirler.
          Daha nadir olarak yenidoğan bebekte doğumsal zaatürre, bakteremi ve hatta ölüme yol açabilecekleri bilinmektedir. Ancak bu çok çok nadir karşılaşılan bir durumdur.
          Yine çok nadir olarak uzak bölgelerde eklemlerde ve solunum sisteminde iltihaba yol açabilirler. Ancak bu hastalıklar için risk grubunu bağışıklık sisteminde sorun olan kişiler oluşturmaktadır.
          Mycoplasmaların sezaryen sonrası yara yeri enfesiyonuna da neden olabildiği bilinmektedir.
          Genel olarak mycoplasma ve ureaplasmalar şu hastalıklara neden olabilirler.
          • Urethrit: Ürethra enfeksiyonu. İdrar yollarında mesane ile vücut dışı arasındaki bağlantıyı sağlayan yol. Erkekte penis içinde yer alırken kadında direk vajinanın üst kısmına açılır. İdrar buradan dışarıya atılır.
          • Pyelonefrit: Böbrek iltihabı
          • Pelvik iltihabi hastalık
          • Endometrit: Rahşm içindeki endometrium dokusunun iltihabı
          • Koriyoamniyonit: Gebelikte rahim içinde görülen iltihap
          • Cerrahi yara enfekyionları
          • Eklem iltihapları
          • Yenidoğanda zaatürre ve menenjit

          Burada unutulmaması gereken çok önemli bir nokta yukarıdaki tüm durumların ortaya çıkmasında mycoplasmaların çok çok düşük bir olasılıkla ana neden olduğudur. Bu hastalıkların altında yatan neden çoğu zaman başka bir organizmadır.
          Mycoplasma ve ureaplasmaların kısırlığa neden olup olmadıkları konusu tartışmalıdır. Direk olarak neden olmasalar bile örneğin pelvik iltihabi hastalık sonrası sekel olarak kısırlık ortaya çıkabilir.
          Öte yandan erkeklerde sperm sayı ve hareketini bozarak çocuk sahibi olmayı güçleştirebilir. Düşük ve erken doğumlara neden olabilmesi nedeni ile tekrarlayan düşüklerin altında yatan nedenlerden birisi de mycoplasma enfeksiyonları olabilir.
          Tanı
          Mycoplasma ve ureaplasma enfeksiyonlarının tanısı şüphelenilen durumlarda alınan kültür ile konur.

          Vajinal akıntısı, infertilite ya da tekrarlayan gebelik kayıpları, kronik pelvik ağrısı olan kadınlarda bu mikroorganizmalara yönelik kültürlerin de yapılması önerilir.
          Tedavi
          Mycoplasma ve ureaplasma enfeksiyonlarının tedavisi tıbbidir. Ancak penisilin ya da sefalosporinler gibi sıkça kullanılan antibiyotikler bu mikroorganizmalar üerinde etkili değildir. Çünkü adı geçen antibiyotikler bakterilerin duvar yapısını bozarak etki gösterirler. Oysa mycoplasmalarda hücre duvarı yoktur.

          Tervcih edilecek antibiyotiğe kültür sonucuna göre karar verilir. Kültürle birlikte yapılan antibiyogram testinde mikroorganizmanın hangi antibiyotiğe duyarlı hangisine dirençli olduğu araştırılır.
          Ondört günlük tedaviyi takiben yeniden kültür alınarak enfeksiyonun geçip geçmediği kontrol edilmelidir. Devam eden ısrarcı enfeksiyon varlığında ikinci bir kür uygulanması gerekli olabilir.
          Hastaların %90’ında tek kür tedavi yeterli olmaktadır.

          Yorum yap

          Hazırlanıyor...
          X