Duyuru

Collapse
No announcement yet.

LYME Hastalığı Nedir?

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • LYME Hastalığı Nedir?

    Lyme hastalığı uzun zamandır tanınmaktaydı ancak 1975 yılına kadar insanlarda hastalık yaptığı bilinmiyordu. 1975 yılında ABD Connecticut'ta Lyme kasabasında özellikle gençlerde yoğun bir şekilde artrit vakaları görülmeye başlandı. Yapılan araştırmalar bu durumun bazı keneler tarafından ( Ixodes Ricinus, Ambylomma Americanum, Lonestar Tick) bulaştırılan bir tür spiroketten kaynaklandığını ortaya çıkardı. Bu hastalığı oluşturan spirokete Borrelia Burgdorferi adı verilmektedir. Lyme Hastalığı ise adını ABD'nin bu kasabasından almaktadır. Etken spiroket köpek, at, sığır ve kedide hastalık oluşturmakta, birçok vahşi memeli ve kuşları da enfekte etmekte ve böylece bu hayvanlar keneler için bir konakçı olmaktadırlar. Mikroorganizma, kan emen kenelerle bir konakçıdan diğerine nakledilir. Hastalığın yayılmasında öncelikli vektör Ixodes keneleridir. Kene konakçıya yapıştığında, Lyme etkeni sindirim sisteminden kenenin ağız organellerine göç eder ve buradan konakçıya geçer. Yapışan kenenin hastalığı bulaştırma işlemi yaklaşık 12 saat içinde olur.1980’lerde, hem köpeklerde hem de insanlarda rapor edilen hastalık insidansı dramatik şekilde artmıştır. Artık Lyme Borreliozis (LB) dünyada en yaygın artropod kaynaklı hastalık kabul edilmektedir.

    NASIL BULAŞIR?

    Lyme hastalığı keneler tarafından bulaştırılan bir hastalıktır. Kene cilde yapıştığı andan itibaren hastalığın bulaşma riski vardır. Ancak kenenin yapışık kalma süresiyle birlikte risk de artar. Düşük bir olasılık olmakla beraber kan nakliyle de bulaşabildiği bilinmektedir. Cinsel yolla bulaşıp bulaşmadığı konusunda tartışmalar vardır ancak somut bir kanıt yoktur. Temas veya öpüşme ile bulaşmamaktadır.

    HASTALIĞIN BELİRTİLERİ NELERDİR?

    Lyme hastalığının belki de en kötü tarafı teşhisinin oldukça zor koyulmasıdır. Hastalığın belirtileri diğer birçok hastalıkla karışır. Diğer hastalıkları taklit etmesi nedeniyle Lyme hastalığı Amerika'da "büyük taklitçi" olarak anılmaktadır.

    Lyme hastalığı, deriyi, eklemleri, sinir sistemini ve diğer organ sistemlerini etkileyerek yangısal hastalıklara sebep olur. Semptomlar genellikle enfeksiyonun ilk haftasında oluşur ancak kene ısırdıktan sonra 30 gün içinde de gelişebilir. Bazı vakalarda semptomsuz seyreder.

    Erken Lyme hastalığında (erken lokalize dönem) kırmızı halkalı boğa gözü diye tarif edilen şekilde kızarık (erythema migrans) ile kendini gösteren tipik semptom görülür. Lyme hastalığına yakalanmış birçok hastada gelişen bu kızarıklık, hastalık bulaştıktan sonra genellikle 1-2 haftada görülür ve 3-5 hafta süreyle kalıcı olabilir. Dokunulduğunda sıcak olabilir ve genellikle ağrısız veya kaşıntısızdır. Erken dönemde görülen diğer semptomlar; kene ısırığının yakınındaki lenf bezlerinde şişkinlik, yorgunluk, baş ağrısı, ağrı, eklem ağrısı, titreme-ürpertidir.

    Lyme hastalığının sonraki aşaması (erken yayılma dönemi) genellikle kenenin ısırmasından sonra genellikle 2 hafta ila 3 ay arasında oluşur. Isırık bölgesinden uzakta 2 veya daha fazla kızarık alan, şiddetli baş ağrısı, aşırı yorgunluk, büyümüş lenf nodülleri, tutulma (özellikle eklemlerde ve boyunda), ışığa duyarlılık, yüz felci, ekstremitelerde titreme veya uyuşukluk, düzensiz kalp ritmi, 38-39°C ateş, meningitis görülür. Lyme hastalığının son aşaması (geç dönem) eğer erken dönemde hastalık saptanamadıysa veya doğru şekilde tedavi edilmediyse oluşabilir. Geç dönem semptomları, enfekte kene ısırdıktan sonra haftalar veya yıllar içinde herhangi bir zamanda oluşabilir. Özellikle dizlerde artirit, genellikle yetişkinlerde görülen idrak bozukluğu görülür. Bu hastalarda en göze batan değişiklikler, kronik artirit, kronik MSS bozukluğu, yüz felci, kısmi felç, psikiyatrik bozukluklar Aşırı yorgunluk hissi Uyku bozuklukları, Dikkatte dağınıklık, unutkanlık, algılama performansında düşüş ve acrodermatitis chronica athropicans (ACA) dır.

    LYME HASTALIĞI NASIL TEŞHİS EDİLİR?

    Lyme hastalığının tanısı için CDC tarafından iki aşamalı bir yaklaşım önerilmiştir. Lyme hastalığı tanısı için alınan tüm serum örnekleri, birinci adım olarak EIA veya IFA gibi duyarlı bir serolojik yöntem ile incelenmelidir. Bu yöntemler ile pozitif yada sınırda bir değer bulunduğunda, standardize immunblot veya westernblot yöntemi uygulanmalıdır. Negatif bulunan örnekler için tekrar test yapılması önerilmemektedir. Ancak hastada erythema migrans oluşumu varsa, başka belirtiler veya test sonuçları beklenmeden hemen tedaviye başlanması gerekir. Lyme'ın teşhisi ile ilgili asıl sorun bazı hastalarda devamlı negatif test sonuçları alınmasına rağmen hastalığın var olmasıdır. Bu nedenle LYME HASTALIĞINDA TANI MUTLAKA KLİNİK VERİLER IŞIĞINDA KONMALIDIR.

  • #2
    Lyme hastalığı belirtileriGenellikle, ilk Lyme hastalığı eritem migrans (em) bilinen bir kırmızı döküntü belirtisidir. Kene ısırığı yerinde küçük bir kırmızı nokta olarak sahte döküntü başlar. Spot, yuvarlak veya oval şekilli bir döküntü oluşturan belirli bir gün veya hafta içinde genişler. Bazen döküntü kırmızı merkezi net alanı çevreleyen kırmızı bir halka olarak beliren bir bull's eye benzer. Kene ısırığı ve genellikle ısırık sitesinde birkaç hafta içinde bu bozuk para sırt genişliği cellulosumda 12,200,000, döküntü belirir. Enfeksiyon yayılır gibi vücudun farklı sitelerdeki döküntüleri görülebilir.



    Eritem migrans genellikle ateş, baş ağrısı, boynu, vücut ağrıları ve yorgunluk gibi belirtiler eşlik eder. Her ne kadar bu grip benzeri belirtiler bu ortak viral enfeksiyonlar benzeyebilir, Lyme hastalığı belirtileri kalıcı veya gelmek ve gitmek eğilimindedir.
    Artrit

    b. burgdorferi enfeksiyon birkaç ay sonra biraz daha antibiyotik ile tedavi değil insanların yarısından tekrarlayan saldırıları son birkaç ay için bir kaç gün şiş ve ağrılı eklemlerin geliştirmek. Artrit bir ortak diğerine geçiş yapabilirsiniz. Diz en sık etkilenir.




    İşlenmemiş insanların yaklaşık yüzde 10-20 Kronik (uzun süreli) artrit geliştirmek için gider.
    Nörolojik

    Lyme hastalığı, sinir sistemi, neden gibi belirtiler de etkileyebilir;
    • Boynu ve şiddetli baş ağrısı (Menenjit)
    • Geçici felç yüz kaslarının (Bell's palsi)
    • Uyuşukluk, ağrı veya bacaklarda güçsüzlük
    • Yoksul kas hareketi

    Daha ince değişiklikler öyle aynı derecede bellek kaybı, Zorluk konsantre ve ruh veya uyku alışkanlıkları bir değişiklik de Lyme hastalığı ile ilişkilendirilmiştir.
    Sinir sistemi sorunları genellikle birkaç hafta, ay veya hatta yıllar işlenmemiş bir enfeksiyon sonrasında geliştirmek. Bu belirtiler genellikle hafta veya ay için son ve döndürebilir.
    Daha az yaygın olarak işlenmemiş insanlar diğer sorunları geliştirmek birkaç hafta, ay veya yıl sonra enfeksiyon bile.
    Kalp sorunları

    Az 1 dışarı-in 10 kişi ile Lyme hastalığı, kalp sorunları, baş dönmesi ya da nefes darlığı ile düzensiz kalp atışı gibi geliştirmek. Bu belirtiler nadiren birkaç gün veya hafta son. Bu tür kalp sorunları genellikle birkaç hafta sonra enfeksiyon gösteri.
    Diğer belirtiler

    Daha az yaygın olarak bu sorunların hiçbiri mevcut olan diğer Lyme hastalığı belirtileri görünme olasılığı olsa Lyme hastalığı göz iltihabı, hepatit (karaciğer hastalığı) ve şiddetli yorgunluk neden olabilir.

    Yorum yap


    • #3
      Lyme Hastalığı sonucu oluşan Artrit
      • Kas ağrıları
      • Kramplar
      • Vücutta yaygın ağrılar
      • Unutkanlık
      • Konsantrasyon güçlüğü
      • Mental kapasitede azalma
      • Denge bozukluğu
      • Baş dönmesi
      • Görme ile ilgili sorunlar
      • İşitme ile ilgili sorunlar


      Hastalığın evreleri:
      Lyme hastalığı 3 evrede incelenmektedir:
      1. Erken dönem(akut) lyme hastalığı.
      2. Erken dönem yaygın lyme hastalığı: Henüz immün yetmezlik gelişmemiş ve 1 yıldan az süredir olan vakalar.
      3. Kronik lyme hastalığı: En az 1 yıldır olan, aktif borrelia enfeksiyonunun olduğu ve nörolojik bozuklukların olduğu evre.
      Teşhis:
      Hastalığın teşhisinde klinik bulgular önemlidir. Laboratuar testlerinin negatif çıkması Lyme hastalığını ekarte ettirmez.
      Tedavi:
      Hastalık antibiyotiklerle tedavi edilebilmektedir.
      Hastalık tedavi edilmediği zaman merkezi sinir sistemi, gözler ve kalp de etkilenebilmektedir. Lyme hastalığı zamanında teşhis edilmediğinde ya da tedavi edilmediğinde kronikleşebilmektedir.
      Korunma:
      Korunmak için yapılması gerekenler:
      · Enfekte kenelerin yoğun olarak bulunduğu bölgelerden kaçınmak
      · Enfekte kenelerin yoğun olarak bulunduğu bölgelerde kolları ve bacakları kapatan kıyafetler kullanmak
      · Riskli bölgeden döndükten sonra vücutta kene olup olmadığına bakmak.LYME HASTALIĞI

      Konuyu Hazırlayan: Dr.Fikret Özgür
      Yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte kenelerle bulaşan hastalıklar yeniden dikkat çekmeye başladı.
      Bu hastalıklardan başlıcaları şöyledir;
      • Kırım Kongo kanamalı ateşi,
      • Lyme hastalığı,
      • Tularemi,
      • Babesiyoz,
      • Dönek ateş,
      • Rocky dağları benekli ateşi,
      • Erlikiyoz,
      • Colorado kene ateşidir.

      Kırım Kongo kanamalı ateşi ile ilgili yazımız Temmuz 2005’te sitemizde yayınlanmıştı. Şimdi de bir diğer önemli hastalık olan Lyme Hastalığı’na değinmek istiyoruz.
      Lyme hastalığı ya da diğer adıyla lyme borreliosis ismini Amerika’daki Lyme kentinden almaktadır. 1975 yılında birkaç vaka bu kentte tespit edilmiştir.



      1978 yılında Allen Steere Lyme hastalığının kene kaynaklı olduğunu buldu.



      Etken:
      1982 yılına kadar hastalığın etkeni bulunamadı. 1982 yılında Willy Burgdorfer etkenin Borrelia geninden bir bakteri olduğunu buldu. Bu bakteri türüne Borrelia Burgdorferi ismi verildi.
      Borrelia bakterisinin 400 kere büyütülmüş hali.



      Borrelia Burgdorferi Lyme hastalığının temel etkenidir. Borrelia insanlara enfekte olmuş kenelerin ısırması ile geçmektedir.
      Semptomlar:
      Lyme hastalığındaki başlıca semptomlar şunlardır:
      • Ateş
      • Baş ağrısı
      • Halsizlik
      • Depresyon
      • Erythema migrans
      • Artrit


      Lyme Hastalığı sonucu oluşan Artrit
      • Kas ağrıları
      • Kramplar
      • Vücutta yaygın ağrılar
      • Unutkanlık
      • Konsantrasyon güçlüğü
      • Mental kapasitede azalma
      • Denge bozukluğu
      • Baş dönmesi
      • Görme ile ilgili sorunlar
      • İşitme ile ilgili sorunlar


      Hastalığın evreleri:
      Lyme hastalığı 3 evrede incelenmektedir:
      1. Erken dönem(akut) lyme hastalığı.
      2. Erken dönem yaygın lyme hastalığı: Henüz immün yetmezlik gelişmemiş ve 1 yıldan az süredir olan vakalar.
      3. Kronik lyme hastalığı: En az 1 yıldır olan, aktif borrelia enfeksiyonunun olduğu ve nörolojik bozuklukların olduğu evre.
      Teşhis:
      Hastalığın teşhisinde klinik bulgular önemlidir. Laboratuar testlerinin negatif çıkması Lyme hastalığını ekarte ettirmez.
      Tedavi:
      Hastalık antibiyotiklerle tedavi edilebilmektedir.
      Hastalık tedavi edilmediği zaman merkezi sinir sistemi, gözler ve kalp de etkilenebilmektedir. Lyme hastalığı zamanında teşhis edilmediğinde ya da tedavi edilmediğinde kronikleşebilmektedir.
      Korunma:
      Korunmak için yapılması gerekenler:
      · Enfekte kenelerin yoğun olarak bulunduğu bölgelerden kaçınmak
      · Enfekte kenelerin yoğun olarak bulunduğu bölgelerde kolları ve bacakları kapatan kıyafetler kullanmak
      · Riskli bölgeden döndükten sonra vücutta kene olup olmadığına bakmak.




      Kaynaklar:

      Yorum yap


      • #4
        LYME HASTALIĞI NEDiR, NASILDIR?

        Nisan, “Otizm Farkındalık” ayı… Çeşitli kaynaklarda LYME hastalığı, otizmle bağlantılandırılanlar arasında geçiyor. Bu vesileyle LYME hastalığı hakkında merak ettiklerimi Medical Park Bahçelievler Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Dilek Arman’a sordum...

        LYME HASTALIĞI NEDİR? LYME BAKTERİSİNİN SEBEP OLDUĞU HASTALIKLAR NELER?
        Lyme hastalığı, kenelerin insana tutunması sonucu bulaşan Borrelia burgdorferi isimli bakterinin yaptığı, çok sistemi tutabilen, farklı evrelerinde deri, eklemler, kalp ve sinir sistemini ilgilendiren değişik belirti ve bulgularla seyreden bir hastalıktır. Amerika’nın Connecticut Eyaleti’nde Lyme bölgesinde sık rastlanması ve bu bölgede tanımlanması nedeni ile bölge hastalığa adını vermiştir. Bölge, bakteriyi taşıyan kene cinsine sıklıkla rastlanmasıyla öne çıkıyor. Ancak günümüzde Avrupa’da ve başka bölgelerde de bakteriyi taşıyabilen kene cinsleri ile dolayısı ile de hastalıkla karşılaşmak mümkün. Kırsal ve ormanlık bölgede yaşayanlarda risk daha fazladır.

        NASIL TEŞHIS EDİLİR?
        Lyme hastalığı erken dönemde teşhis edilebilirse tamamen tedavi edilebilen ancak tedavi edilmezse kronik eklem hastalığı, nörolojik bozukluklarla kendini gösterebilen bir hastalık. Erken dönemde belirtisi kenenin tutunduğu yerin yani mikrobun organizmaya girdiği yerin etrafında düz, yuvarlak veya oval, parlak kırmızı ve keskin kenarlı cilt bulgusu şeklinde. Önceleri kırmızı yuvarlak döküntü şeklindeki bu belirti, zamanla çapının genişlemesi ve ortasının solması ile halka şeklinde ilerler. Bu belirti, hastalığın tanısının konması için yeterli olmakla birlikte hastaların yüzde 60-70’inde saptanır.
        İlerleyen dönemde hastalık eklemleri, kalbi veya merkezi sinir sistemini tutarak bu sistemlere ait belirtilerle kendini gösterir. Bu dönemde de tedavi edilmezse kronik yani süregen artrit gelişebilir. İleri dönem belirtilerinden bir kısmı nörolojik olabilir. Menenjit şeklinde olabileceği gibi yüz felci, hafıza bozuklukları, depresyon, yorgunluk, uyku bozuklukları, duyu bozuklukları, felç gibi değişik belirti ve bulgular da olabilir.
        Tüm bu klinik bulguların değerlendirilmesi ve Lyme hastalığının akla gelmesi teşhiste önemli rol oynar çünkü ülkemizde oldukça seyrek görülen bir hastalık.
        Akla geldikten sonra hastanın serumundan antikor araştırılarak ve test sonuçlarının ileri yöntemlerle doğrulanması ile teşhis kesinleştirilir.

        TEDAVİSİ NASIL?
        Tedavide antibiyotiklerden yararlanıyoruz. Erken dönemde başlanan tedavi ile tam iyileşme sağlanabiliyor.

        ÜCRETLENDİRME NASIL? SSK KARŞILIYOR MU?
        Gerek teşhis için yapılan testleri gerekse tedavisi SGK kapsamında karşılanıyor.

        OTİZM İLE LYME BAKTERİSİNİN İLİŞKİSİ NEDİR? OTİZM TEŞHİSİ KONULAN ÇOCUKLARDA BU BAKTERİ OLMASI NEDENİ İLE YANLIŞ TEŞHİS KONULMASI SÖZ KONUSU MU? BU DURUMUNDA NE YAPILMALI?

        Dünyada ve Türkiye’de yapılmış bazı araştırmalar otizm ve Lyme hastalığı ilişkisini gösteriyor. Yukarıda bahsi geçen nörolojik tabloların çeşitliliğine baktığımızda bu hiç şaşırtıcı değil. Otizmle asıl ilgilenen çocuk psikiyatırların bu olgularda, başka bazı mikroorganizmalar için söz konusu olduğu gibi Lyme hastalığı etkenini de akılda tutmalarında fayda var.

        Dikkat edilmesi gereken noktalar
        Her hekim hastalığın adının kaynağı hakkında bilgi sahibi olmayabilir. Bu nedenle yukarıda sayılan yakınmaları olan kişilerin özellikle Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji uzmanlarına başvurması, teşhis sürecini kısaltacak ve hızla tedavi şansı verecektir.

        NE VAR NE YOK
        Bebeğiniz için en iyisini seçin

        PUSHCLEAN mendilleri, bambu ağacının hammaddesi olan selülozdan üretildi. Antibakteriyel olması ve yüksek emicilik özelliğiyle bebeklerin poposunda sağlıklı bir hijyen sağlayan ve tahrişe neden olmayan mendil, kimyasal madde içermiyor.

        Göğüs pompası
        BEBE D’or elektrikli göğüs pompası emziren annelerin göğüslerinde biriken sütlerin sağılmasına ve süt birikmesi sonucu acı veren göğüslerin rahatlatılmasına yardımcı oluyor. Hassaslaşan veya tahriş olan göğüs uçlarından da acısız sağım yapılmasını sağlıyor. Anti geri akış sistemi sütün motora temasını engellerken, biberon standı şişeleri zeminde tutarak dökülmesini önlüyor.

        Gülümseyen GELECEK
        KOROPLAST, Gülümseyen Gelecek Platformu’nun ilk adımı olarak Koruncuk Vakfı’nın (Türkiye Korunmaya Muhtaç Çocuklar Vakfı) Bolluca’daki Köyü’nde yaşayan çocuk ve annelerinin bir yıllık beslenme, sağlık ve eğitim masraflarını karşılıyor. Proje aynı zamanda 100’den fazla çocuğun yaşadığı köyün yenileme, bakım ve çevre düzenleme çalışmalarını da kapsıyor. Nisan ayından itibaren Türkiye genelindeki tüm CarrefourSA mağazalarında satılan Koruncuk logolu her ürün paketi için Koroplast, Koruncuk Vakfı’na katkıda bulunuyor.

        Timsah Avcısı KAPLUMBAĞA
        FORUM İstanbul AVM’de yer alan Turkuazoo akvaryumu, 23 Nisan’da yeni sakinlerine hoş geldin diyor… Akvaryumu ziyaret eden çocuklar dünyanın en ilginç kaplumbağa türü olan Timsah Avcısı Kaplumbağa “Alligator Snapping” ile tanışacak. Alligator bakılması gereken bir tür. Dünyada kayıtlara geçmiş en güçlü hayvan ısırığının bir Alligator Snapping’e ait olduğu söyleniyor…

        SUVARAN KÖYÜ Ortaokulu kitap İstiyo
        MUŞ Alparslan Üniversitesi İlköğretim Matematik Öğretmenliği 3. sınıf öğrencisi Şeyhmus Özdemir, Suvaran Köyü’ndeki ortaokul için kütüphane kurmak istiyor. Okulda şu anda ne raf, ne kitap var. Kütüphanenin kurulmasına yardım etmek için kitap göndermek isteyenler şu numaradan iletişime geçebilirler:

        Yorum yap


        • #5


          Lyme hastalığı kene ısırmasından dolayı yayılan bakteriyel bir hastalıktır.
          Lyme Hastalığının Nedenleri
          Lyme hastalığına Borrelia burgdorferi adlı bir bakteri neden olur. Kara bacaklı ve diğer bazı kene türleri bu bakterinin taşıyıcılığını yaparlar.Keneler Borrelia burgdorferiyi taşıyan fareleri ya da geyikleri ısırdıklarında bu bakteriyi kaparlar. Bu bakteriyi kapan bir kene tarafından ısırılan bir insan da hastalığı kapar.
          Hastalığın 3 evresi vardır. Bunlar:
          • 1. Evre : Hastalık henüz vücuda yayılmamıştır.
          • 2. Evre: Hastalık vücuda yayılmaya başlamıştır.
          • 3. Evre: Hastalık tüm vücuda yayılmıştır.

          Lyme hastalığının risk faktörleri şunlardır:
          • Lyme hastalığının görülebileceği yerlerde değişik aktivitelerde (bahçecilik, avlanma, ya da bisiklete binme) bulunmak
          • Kene taşıyabilecek bir evcil hayvan bulundurmak
          • Uzun boylu çimlerde dolaşmak

          Kene ısırmaları ve Lyme hastalığı hakkında bazı önemli bilgiler:
          • Kene vücudunuza yapışıp derinizi ısırdığı anda 24 saate kadar bakteri kanınıza karışmaya başlar.
          • Siyah bacaklı keneler görülemeyecek kadar küçük olabilir. Lyme hastalığına sahip birçok insan vücutlarında bir kene görmemişlerdir ya da kene ısırığını hissetmemişlerdir.
          • Keneler tarafından ısırılan çoğu insan Lyme hastalığına yakalanmaz.

          Lyme Hastalığının Belirtileri

          Lyme hastalığının 1. evresinin belirtileri bakteriyi kaptıktan günler ya da haftalar sonra görülür. Bu belirtiler nezlenin belirtilerine çok benzerdir:
          • Üşümeli titreme
          • Ateş
          • Genel bir halsizlik
          • Baş ağrısı
          • Eklemlerde ağrı
          • Kas ağrısı
          • Sertleşmiş boyun

          Ayrıca kene ısırığının olduğu bölgede düz ya da hafif şişkin kızarıklık görülebilir. Bu bölgenin merkezinde ise temiz bir alan bulunur. Bu kızarıklığa eritema migrans adı verilir ve tedavi olunmazsa en az 4 hafta sürer.
          Belirtiler gidip gelebilir fakat hastalığa müdahale edilmezse beyine, kalbe ve eklemlere yayılabilir.
          Lyme hastalığının 2. evresinin belirtileri kene ısırmasından birkaç hafta ya da ay sonra ortaya çıkabilir. Bu belirtiler şunlardır:
          • Kızarıklık bölgesinde uyuşma ve ağrı
          • Yüz kaslarında paraliz ya da zayıflık
          • Kalp çarpıntıları
          • Göğüs bölgesinde ağrı
          • Nefes darlığı

          Lyme hastalığının 3. evresinin belirtileri ise enfeksiyondan aylar ya da yıllar sonra ortaya çıkabilir. En önemli belirtiler kas ve eklem ağrılarıdır. Diğer belirtiler şunlardır:
          • Kas hareketlerinde anormallikler
          • Eklemlerde şişme
          • Kaslarda zayıflama
          • Uyuşma ve karıncalanma
          • Konuşma, düşünme ve hafıza problemleri
          • Uyku düzensizlikleri
          • Görme bozuklukları

          Hastalığın Teşhisi

          Lyme hastalığına neden olan bakteriye karşı olan vücut antikorlarını kontrol etmek için kan testi yapılır. Lyme hastalığı için yapılan en en yaygın test türü ELISA testidir. ELISA testini doğrulamak için ise immünoblot testi yapılır.
          Lyme hastalığının yaygın olduğu yerlerde 2. evrede doktor herhangi bir laboratuvar testi yapmadan teşhisi koyabilir. Hastalığın erken enfeksiyon aşamasında kan testleri normal olabilir.
          Enfeksiyon yayıldığında ise şu testler yapılabilir:
          • Elektro-kardiyogram
          • Kalbe bakmak için eko-kardiyogram
          • Beyin MR’ı
          • Omurilikten su alma

          Lyme Hastalığının Tedavisi

          Lyme hastalığı antibiyotiklerle tedavi edilir. Kullanılacak antibiyotik çeşitleri ve bu antibiyotikleri alma süresi belirtilere ve hastalığın evrelerine değişkenlik gösterebilir. Antibiyotik tedavisi aşamasında hasta sürekli doktoruyla temas halinde olmalıdır.
          Erken Tedavi Aşaması
          Lyme hastalığının erken tedavi aşaması çok önemlidir ve semptomlar genellikle 3 hafta içinde geçer. Erken antibiyotik tedavisinden sonra hızlı bir şekilde iyileşme süreci başlar.
          Hastalık erken dönemde teşhis edilmezse daha fazla belirtiler ortaya çıkar ve iyileşme süreci çok daha uzun sürer.
          İleri Tedavi Aşaması
          Hastalık daha kötü bir hal alırsa aşağıdaki tedavi seçenekleri de doktor tarafından değerlendirilir.
          Nonsteroidik Anti-Enflamatuar İlaçlar
          Bu ilaçlar genelde ilerlemiş aşamaya geçen Lyme hastalığında eklem ağrılarını dindirmek için kullanlır.
          Antibiyotikler
          Bunlar kronik hale gelen eklem ağrılarını ve iltihaplarını tedavi etmek için kullanılır. Fakat eklemler çok fazla zarar gördüyse iyileşme çok uzun sürebilir ya da antibiyotikler belirtileri tam olarak ortadan kaldıramayabilir.
          Uzun Vadeli Antibiyotikler
          Bunlar yaygın olarak uyuşma ve karıncalanma gibi sinir sistemi problemleri ya da menenjit gibi durumlar için kullanılır.
          Antibiyotikler Artı Diğer Tedaviler
          Bunlar Lyme hastalığının 3. evresinde görülebilen sert ve düzensiz kalp atışları ve perikard iltihabı gibi kalp problemleri için kullanılır. Fakat bu problemler çok nadiren görülür. Kalp problemleri daha önceki evrelerde kullanılan antibiyotiklerle çok şiddetlenmeden kendiliğinden geçer.
          Kısmi paraliz geçiren hastalar da bu tedavilere düzenli bir şekilde devam ettiklerinde zamanla iyileşirler.
          Hastalığa Yakalanmamak İçin Alınacak Tedbirler
          • Çalılarla kaplı, odunlu, uzun boylu otların ve yaprak süprüntülerinin olduğu yerlerde dolaşmayın ya da dolaşmak zorunda iseniz açıkta kalan derinizi ve giyeceklerinizi böcek kovucularla spreyleyin.
          • Kırsal yerlerde patikalardan geçerken ortadan geçmeye çalışın, yandaki otlu kısımlara temas etmemeye çalışın.
          • Kırsal bölgelerdeki yürüyüşlerinizden sonra kendinize (saç deriniz de dahil) ve varsa evcil hayvanlarınıza kene kontrolü yapın.

          Yorum yap


          • #6
            https://www.youtube.com/embed/XAEpQR1IC28?ecver=1
            https://www.youtube.com/embed/aRs84sW49Ng?ecver=1

            LYME DISEASE
            Lyme hastalığı kene tarafından bulaştırılan ve borrellia bugdorferi isimli bakterinin yolaçtığı bir hastalıktır.Anneden çocuğada geçebilmektedir.. Amerikada 100 , tüm dünyada 300 tane borrelia türü vardır.. Hastalığının ilk vakası 1970 yılında Amerikada tesbit edilmiştir.1975 yılında Amerikanın Connecticut kentinin lyme kasabasında yoğun olarak görülmesi yüzünden bu hastalığa lyme hastalığı denmiştir. 1982 yılında Willy Bugdorferi tarafından lyme hastalığına borrelia bakterisinin yolaçtığı tesbit edilmiştir.Lyme a yolaçan bakteri ince uzun ve spiral şeklinde bir bakteridir. Hareket edebilmesini sağlayan flagella denen uzantıları bulunur ve çok hızlı dokular içinde hareket edebilir.

            Taşıyıcı keneler geyik kenesi denen ixodes dammini ve ixodes scapularis,ixodes pasificus denen keneler ve lone star tick denen kene yaygın olarak bu bakteriyi taşır. Bu keneler 2-3 mm uzunlukta 1-1,5 mm genişlikte küçük kenelerdir. Bunlar yumurtadan ilk çıktıklarında larva denen 6 ayaklı haldedir. Daha sonra yarı erişkin olan nympha haline erişirler ve bu evrede bakteriyi bulaştırıcı özelliktedir. ve erişkin formunun nerdeyse yarısı büyüklüğündedir ve 8 ayaklıdır. Daha açık renktedir. erişkin formuna ulaşır ve rengi koyu kahverengi ,bronz rengi ve kırmızımsı olabilir. Ancak sadece bu keneler değil ağaç keneleri ve köpek keneleri de bu bakteriyi taşıyabilir. Onun için bütün kene ısırıklarının lyme hastalığını bulaştırmada potansiyel tehlike taşıdığı unutulmamalıdır. Sadece geyik keneleri bulaştırmaz. Diğer keneler daha büyük ve belirgindirler. Keneler barsaklarında borrelia bakterisini taşırlar. Bahar, yaz ve erken sonbaharda aktiftirler. Güneş ışınından kaçarlar ve genelde çayır ve ağaçların olduğu gölge yerleri tercih ederler. Yumurtanın çatlama ve larva formunun yaşaması için %65 den fazla nem gereklidir. Bu yüzden serin yağışlı ilkbahar üreme için idealdir. Bu keneler birçok hayvan tarafından taşınır. Geyik ,tilki,çakal,kedi, köpek, fare, rakun,inek vahşi hayvanlar ve insan. Amerikan bıldırcını,sülün piliç ve hindide de bulunabilir. Evcil hayvanlar enfekte keneyi eve taşıyabilir. Ayrıca enfekte anneden hamilelik esnasında çocuğa geçebilir
            Lyme hastalığı 3 evreye ayrılır
            1)Erken dönem lyme hastalığı
            2)Erken dönem yaygın lyme hastalığı
            3)Kronik persistan enfeksiyon

            ERKEN DÖNEM LYME HASTALIĞI (AKUT LYME)
            Kene ısırmasından sonra 3 gün ile 1 ay arasında eritema migrans denen(öküzgözü eritem) ortası açık kenarları kırmızı veya iç içe geçmiş koyu kırmızı alanlar içinde açık kırmızı alanlar içeren eritem (kızarıklık) % 50 den az vakada meydana gelir. Daire veya elips şeklindedir. Ancak bazen dairevi olmayıp gelişigüzel şekillerdede olabilir.Bu görüntü lyme hastalığına hastır ve tanı koydurur. Ancak her vakada görülmediği unutulmamalıdır. Bu eritem 2-4 hafta içinde kendiliğinden kaybolur.Oluştuktan sonra 5-10 gün konsantrik olarak büyüyebilir. Küçükten büyüğe çapı değişebilir. Kaşıntı yapabilir,ısı artışı hissedilebilir.hiç şikayet oluşturmayıp farkedilmeyebilirde.Kene ısırığına bağlı her kırmızılık lyme hastalığına yolaçmaz. Kene salgısına karşı allerjik reaksiyonda kırmızılık (eritem) oluşturur. Bu kırmızılık genellikle genişlemez ve birkaç gün içinde kaybolur. Kene ısırığından 4-6 hafta sonra lyme hastalığının ilk sistemik bulguları olabilir veya olmayabilir.Grip benzeri tablo ve bitkinlik bu dönemde olabilir.Boğaz ağrısı, başağrısı, boyun ağrıları,ciddi yorgunluk , lenf bezi şişliği ,titreme ve ateş görülebilir.Bu tabloda boğaz ağrısı hariç üst solunum yolunun diğer belirtileri(burun akıntısı , öksürük) genellikle bulunmaz ve bu lyme hastalığını gripal enfeksiyondan ayırır. Bu durum kendiliğinden geçer. Daha sonra eklem ve kas ağrıları başlayabilir.Eklem ağrıları genellikle büyük eklemleri(özelliklede diz) tutsa da küçük eklemleride tutabilir. Ağrı genellikle şiddetlidir ve eklemden ekleme atlayıp gezici tipte olabilir. Dişlerde ve çene ekleminde ağrı yaygındır. Nörolojik tutulum kas seğirmesi, deride duyu bozuklukları,karıncalanma, hissizlik, deride yanma,zonklayıcı ağrılara yolaçabilir. Yüz felci lyme hastalığının diğer bir norolojik belirtisidir.(%11 vakada görülür) Beyin tutulumu kısa süreli hafıza bozukluğu, kognitive bozukluk(dikkat , konsantrasyon , hafıza bozukluğu) ve panik atak, anksiete, depresyon gibi psikiatrik semptomlar gösterebilir.Ensefalit(beyin iltihabı) ve yüz felci kene ısırmasından sonra ilk birkaç ay içinde oluşma eğilimindedir. Fakat hastalığın alevlendiği herhangi bir zamandada görülebilir.
            Bu evrede diğer belirtiler; görme bulanıklığı,üveit, kulak çınlaması,işitme kaybı,nefes almanın yüzeyelleşmesi çarpıntı,taşikardi,göğüs ağrısı, karın ağrıları,ishal veya spastik kolon,testislerde veya pelvik(leğen kemiği) bölgede ağrı,idrar kaçırma, idrara ani sıkışma ve altına kaçırma,başdönmesi, titreme ve hepatitdir(karaciğer iltihabı) Lyme hastalığı infeksiyöz ve toksik bir hastalıktır.birçok değişik yakınmalara yolaçabilir. Fibromyalji ,kronik yorgunluk, eklem ağrıları,kas ,bağ dokusu, tendon ağrıları içerebilir.Öncelikli bir nörolojik hastalık olarakta kendini gösterebilir(yorgunluk, kas zayıflığı veya felci , deride hissizlik, ağrı, karıncalanma,reflekslerde azalma). Yüzlerce lyme a bağlı belirti olduğunu ve diğer hastalıkları taklit edebileceğini unutmamak gerekir. Lyme hastalığının çok hastalıkla karışması yüzünden bu hastalığa büyük taklitçi de denir
            Hastalığın gidişatı ne kadar erken yakalanabildiğine ve nasıl tedavi edildiğine bağlıdır. Erken, güçlü ve geniş tedavi sonucu prognoz mükemmeldir. Fakat birçok vakada erken teşhis koymak zordur. Çünkü belirgin lyme hastalığı belirtileriyle kendini göstermez. Sıklıkla kendini birkaç şüpheli belirtiyle gösterir ve bu durumda kolayca yanlış teşhis konmasına yol açar

            ERKEN DÖNEM YAYGIN LYME HASTALIĞI
            1 yıldan az süredir olan, hafif semptomlu, immun yetmezlik henüz gelişmemiş veya steroid kullanımı olmayan vakalardır. Genellikle 4-6 ay( 4-8 hafta aktif hastalık geçtikten sonra devam edilmek suretiyle) antibiotik tedavisiyle iyileşebilir.

            KRONİK PERSİSTANT (ISRARCI) İNFEKSİYON
            Kronik lyme hastalığı demek için 3 kriter vardır
            1) Enfeksiyonun en az 1 yıldan beri bulunması(bu durum immun sistemde bozukluğa yolaçar)
            2) Önemli nörolojik bozukluklar oluşması(ensefalit,ensefalopati,menenjit)(beyin sis, hafıza
            bozukluğu,his kusurları,ağrı vs)
            3) Aktif borrelia enfeksiyonunun olması(daha önce antibiotik tedavisi alsa bile)
            Hastalığın ağırlığı vucuttaki bakteri miktarına, hastalığın süresine ve ilave enfeksiyon bulunup bulunmamasına bağlıdır. Keneler lyme bakterisi ile birlikte babesia,erlichia, bartonella ve mycoplasma isimli enfeksiyon ajanlarını da bulaştırabilirler. Kronik lyme hastalığının % 60 ında ilave bir enfeksiyonda vardır. Kronik lyme immun sistemde (bağışıklık sisteminde)bozulmaya ve baskılanmaya yolaçabilir. Bu durum hastalığın daha da ağırlaşmasına yolaçar. Birsürü fırsatçı enfeksiyon ajanı (bakteri ve virusler) hastalığın üzerine eklenebilir.Bazı yakınma ve belirtiler kene ısırığından sonra haftalar, aylar veya yıllar geçinceye kadar görülmeyebilir. Bu evre genellikle aralıklı epizodlarla eklem ,kas kemik ağrıları veya birçok nörolojik belirtilerle, yorgunluk, yüz felci, kalp ritm bozukluğu ve anksiete , depresyon gibi psikiatrik belirtilerle kendini gösterebilir. Artrit kısa dönem ağrı ve şişlik yapabilir ve genellikle büyük eklemlerden birini tutar(diz, omuz, kol ,kalça). Bazı hastalarda lyme ın ilk ve tek bulgusu artrittir.Diğer bazılarında sinir sistemi belirtileri tek bulgu olabilir. bazılarındada Psikiatrik bulgular en önemli belirti olabilir. Fakat bunların kombinasyonu da görülebilir. Vakaların %11 inde kronik lyme artriti gelişir ve bu durum kartilaj ve kemikte erozyona yolaçabilir. Neuroborrelliosiste (lyme ın beyni tuttuğu durum) hissizlik, ağrı,yüz felci, menenjit(ateş,ense sertliği,ciddi başağrısı), otonom sinir sistemi bozukluğu ve kalp ritm bozukluğu olabilir.ayrıca hafıza bozukluğu, beyin sisi(beyin fonksiyonlarında yavaşlama ve donukluk),uyku bozukluğu,ruhsal dalgalanmalar(depresyon, mani,öfke),deride uyuşukluk, karıncalanma olabilir. Hastalık kötüleşme dönemleriyle birlikte belirtilerin azaldığı veya kaybolduğu dönemler şeklinde seyir gösterebilir.Haftalar ve aylarla ortaya çıkan siklik(dönemsel) belirtilerle süregenlik gösterebilir.. Ağrı, yorgunluk ve başağrısı gibi sıkıcı sürekli belirtiler taşıyabilir. Bazı hastalar diğerlerinden çok daha fazla belirti gösterebilir ve bu da genetik ve cinsiyet olarak enfeksiyona farklı cevaplara bağlıdır. Genellikle kadınlar erkeklerden daha fazla hastadırlar ve sebebi bilinmez. Hastalık ilerleyici, tahrip edici ve sakatlayıcıdır. Nadiren ciddi seyir gösterip tedaviye cevap vermeyen vakalar ölümcül olabilir
            Lyme da metabolik ve endokrin fonksiyon bozuklukları sonucu genellikle kilo alımı görülür. az orandada kilo kaybı olabilir. Böbrek üstü bezi,over ve testisler, tiroid bezinin salgıladığı hormonlarda yetersizlik meydana gelebilir. Kan kortizolü, testesteron veya östrojen seviyesi, ve tiroid hormonlarında yetersizlik ortaya çıkabilir.

            KRONİK LYME HASTALIĞI BELİRTİLERİ LİSTESİ
            Aşağıdaki belirtiler hafif ,orta veya şiddetli olabilir .Olmayabilir, nadiren olabilir. arada bir olabilir. sürekli olabilir
            Kas ağrıları ve kramplar
            Eklem ağrıları veya iltihabı
            Vucutta yaygın ağrılar
            Salgı ve lenf bezi şişilikleri
            Boğaz ağrısı
            Yorgunluk,bitkinlik,dayanıklılıkta azalma
            Öğleden sonra ağırlaşan yorgunluğa bağlı kestirmeler
            Koku ve tad bozukluğu, metalik tat veya tuzlu tat
            Ağız kuruluğu
            Konuşma zorluğu
            Konuşurken kelime bulma güçlüğü
            Düşünme zorluğu ve mental kapasitede azalma
            Dikkat ve konsantrasyon güçlüğü
            Kitap okuma zorluğu
            Unutkanlık ve isimleri hatırlamada zorluk
            Beyin sisi(kafada donukluk)
            Adresleri bulmada güçlük, kaybolma, arabasını ve evini bulmada zorlanma
            Duygusal dalgalanmalar,sinirlilik,depresyon
            Anksiete ve panik atak
            Psikoz(halüsinasyon, kuruntu,şüphecilik,)
            Manik depressif hastalık
            Titreme
            Başağrısı
            Havale
            Işığa ve sese aşırı duyarlılık
            Görmede bulanıklık,çift görme, gözde uçuşan cisimler
            Kulak ağrısı
            Kulak çınlaması,işitme kaybı
            Başta boşluk hissi, başdönmesi,denge bozukluğu
            Deride uyuşma, hissizlik, batma, yanma hissi
            Yüz felci
            Diş ağrısı
            Boyun gıcırtısı,boyun ağrısı ,boyun sertliği
            Açıklanamayan sırt ağrıları
            Yüz kaslarında veya diğer kaslarda seğirmeler
            Uykusuzluk,sık uyanma,erken uyanma
            Fazla uyku
            Gündüz uyuklama
            Açıklanamayan kilo artışı
            Açıklanamayan kilo kaybı
            Saç dökülmesi
            Genital bölgede ağrı
            Açıklanamayan adet düzensizlikleri
            Açıklanamayan memeden süt gelmesi ve meme ağrısı
            İrritabl mesane ve mesane fonksiyon bozukluğu(sık idrara çıkma, altına kaçırma)
            Ereksiyon zorluğu
            Cinsel istek azlığı
            Bulantı,midede yanma ve ağrı
            Kabızlık
            İshal
            Alt karın bölgesinde ağrı ve kramp
            Kalp çarpıntısı veya ritm bozukluğu
            Göğüs duvarında ağrı
            Nefessiz kalma, hava açlığı,açıklanamayan kronik öksürük
            Gece terlemeleri
            Alkol alma sonrası abartılı belirtiler (alkol almaya duyarlılık)veya akşamdan kalma halinin fazlalığı
            Belirtilerin 4 haftada bir alevlenmesi
            Gebelikte düşük , erken doğum, doğum defekti,ölü doğum
            20 yıl önce kene tarafından ısırılıp lyme mikrobu vucuduna bulaşmış kişi yıllarca hastalanmayabilir ve 20 yıl sonra hastalık belirtileri ortaya çıkabilir.Çocukluğunda bakteri bulaşan çocukta ara ara hafıza ve yorgunluk problemi ortaya çıkıp diğer zamanlar çocuk normal olabilir.Başka bir vakada hasta sırf psikiatrik problemlerle gelebilir. Depresyon , iç sıkıntısı , panik atak, manik depressif ( obsessif kompülsif bozukluk, şizofreniye benzer semptomlar, demans gibi belirtiler) hastalık görüntüsünde hastalık ortaya çıkabilir. Hastalık başlangıçtan itibaren ilerleyici seyirde gösterebilir. Hastalarda bulgular hafif, orta veya ciddi derecelerde olabilir. Bir hastada en önemli semptom aşırı yorgunlukken diğerinde hafıza problemi veya ciddi ağrılar olabilir. Belirtileri olan kimi hasta günlük işlerini sürdürebilirken(verimlilikte düşüşle birlikte) kimi hasta aşırı yorgunluktan yataktan kalkamayabilir ve basit işlerini dahi büyük bir zorlukla yapabilir.diş fırçalamak, duş almak gibi günlük olaylar bile hastaya çok zor gelebilir. Felçli olmadığı halde felçli bir hasta gibi yatakta bakım gerekebilir. Bir başkası işlerini zorlada olsa yapabilir ama hastalılkla birlikte hayat artık zor ve tahmmül edilmez hale gelebilir
            Bakteri kronik evrede beyne, bağ dokusuna , iç organlara eklem ve kas dokusuna yerleşebilir.Bakteri vucutta kan akımının en az olduğu yerleri de tutar(kollojen doku vs) ve bu yüzden vucudun savunma sistemi ve antibiotiklerden iyi bir şekilde kendini korumuş olur.
            Vucutta 2 form daha oluşturabilir. birincisi hücre duvarı olmayan forma dönüşebilir. ikincisi etrafını bir duvarla örerek kist formu oluşturabilir. Hücre duvarı içermeyen formu hücre duvarına etki eden antibiotiklere(penisilin, sefalosporin) karşı dirençlidir. Ancak hücre içinde etki gösterebilen antibiotikler bu mikrop formuna etkilidir bu tip antibiotiklerde genellikle tetrasiklin grubu ile makrolit antibiotiklerdir. Kist formuna ise hiçbir antibiotik etkili değildir. Ancak metranidazol ve tinidazol denen kistlere etkili parazit tedavisinde etkili ilaçlar bu forma karşı etkili olup onları öldürebilir.
            Antibiotik tedavisi sırasında mikrop antibiotiğe direnç geliştirebilir. Bu yüzden antibiotik tedavisi hastadaki gelişmeye göre düzenlenir. Eğer belli bir dönemde hastadaki klinik bulgularda düzelme görülmezse antibiotik tedavisi değiştirilir. Erken dönem akut lyme hastalığı dışında genellikle kombine(birden fazla sayıda ) antibiotik tedavisi yapılır. Bakteri duvarına etkili bir antibiotikle bakteri içine etkili bir antibiotik birlikte kullanılabilir. Biri bakterinin normal formuna etkiliyken ikincisi bakterinin hücre duvarı içermeyen formuna etkili olur. Ayrıca kist formu da gözönüne alınıp arada bir tedaviye metranidazol eklenip ayda bir 5-7 gün kullanılabilir.
            Bu bakteri(borrelia bugdorferi) sfiliz bakterisiyle aynı gruptandır. birbirine benzeyen özellikleri vardır. Sfiliz cinsel ilişkiyle bulaşır, lyme bakterisi ise keneyle bulaşır.

            JARİSCH HERXHEİMER REAKSİYONU
            Erken evre lyme hastalığında genellikle bu reaksiyon gelişmez. (% 10 vakada görülebilir) Lyme tedavisinde iyileşme krizleri denen dönemler vardır. Bu duruma herxheimer reaksiyonu denir.Batıda buna iyileşmeden önce kötüleşme dönemi deniyor. Bu dönem tedaviye başlandığında bakterinin parçalanmasıyla birlikte bakteri içindeki toksinlerin kana geçmesi sonucu vucutta gelişen geçici bir iltihabi reaksiyondur. Bu esnada düşük dereceli ateş, yorgunlukta artış, beyin sisinde artış(beyin bulanıklığında artış-hafıza dikkat konsantrasyon problemlerinin kötüleşmesi) , ağrılarda artış görülebilir. Genellikle hastanın yakındığı şikayetler bu dönemde daha da beter olur.Önceden olmayan birtakım belirtilerde eklenebilir. Şikayetler geçici bir süre yoğunlaşır. Hasta daha da kötüleştiğini ve tedavinin işe yaramadığını düşünebilir. Oysa bu esnada vucuttaki mikrop yükü bir kısmının parçalanması sonucu azalma gösterir. Tedaviyle geçici kötüleşme dönemi(herxheimer reaksiyonu) birkaç günle birkaç hafta arası sürebilir ve tedaviye başlandıktan hemen sonra görülebileceği gibi 2-7 gün sonrada ortaya çıkabilir. Herxheimer reaksiyonu (iyileşme krizi) hasta için kötü bir deneyim olsada aslında tedavinin işe yaradığının bir göstergesidir . Bu reaksiyon 3-4 haftada bir tekrar tekrar olabileceği gibi , tedavi süresince birkaç kez olup bir daha görülmeyebilir.nadiren bu reaksiyon kandaki bakteri yükü az bazı hastalarda fazla hissedilmeyebilir.

            TEŞHİS
            Hastalığın teşhisi genellikle akut evrede kişi kene ısırığını farkederse ve öküz gözü eritem ortaya çıkarsa kolaylıkla konabilir. Tabi her kene ısırığı bu hastalığa yolaçmaz. Kronik evrede hastanın yakınmaları ve klinik durumu önemli yer tutar. Doktorun en başta lyme konusunda bilgili olması gerekir .Bu evrede teşhis konması zordur.Çünkü belirtiler karışıktır ve birçok hastalıkla karışabilir. Hasta daha önce kene ısırığını hatırlıyorsa veya eritem oluştuysa lyme dan kuşkulanmak gerekir. Ama hasta kene ısırığını farketmeyebilir veya öküz gözü eritem hastada oluşmayabilir.(%30-50 vakada görülür)(oluşsada gelişen hafıza problemleri nedeniyle hasta unutmuş olabilir) Bu durumda hasta genellikle birçok doktora başvurur ve değişik teşhislerle değişik tedaviler uygulanır., Artrit, romatizma, fibromyalji, kronik yorgunluk sendromu, enfeksiyoz mononükleoz, depresyon , nörolojik birtakım hastalıklar(multip skleroz, amyotrofik lateral skleroz, demans) ve daha birçok rahatsızlık teşhis olarak konabilir. Lyme ın en yaygın görüldüğü ülkelerden biri olan Amerikada bile bu hastalıktan yakınan birçok hastaya yanlış teşhisler konulmakta ve hasta yıllarca başka teşhislerle tedavi edilmekte , hatta hastaya kan değerlerin normal, senin hiçbir şeyin yok,herşey kafanda denilebilmektedir. Çoğu doktor lyme hastalığının ismini bilir ama teşhis ve tedavisi konusunda bilgisizdir. Bu durum infeksiyon hastalıkları uzmanları içinde geçerlidir. Amerikada bu hastalık çok yaygın görülmesine karşın bu konuda uzmanlaşmış doktor sayısı 50-100 civarıdadır. 35 yıl hasta olup yeni teşhis konmuş hastalar bile bulunmakta. veya bu hastalık olduğu halde teşhis konamayıp hayat boyu hastalığı çekip öldükten sonra biyopsiyle vucudunda lyme bakterisi bulunan hastalar görülebilmektedir. Lyme hastalığının teşhisinde en önemli unsur hastanın klinik bulguları ve başka hastalıkların ekarte edilmesidir. Ikinci planda labaratuar testleri gelir. Labaratuar testlerinin negatif çıkması lyme olmadığı anlamına gelmez. Kene ısırığından sonra bakteri bulaştıysa birkaç hafta geçmeden kan testi pozitifleşmez. Western blot testi en yaygın kullanılan testtir. Lyme ın %50-70 inde pozitif sonuç verir. %5-10 yalancı pozitiflik şansı vardır.Pozitif çıkması önemlidir ama negatif sonuç lyme hastalığı olmadığı anlamına gelmez.igG ve igM western blot testleri yapılmalıdır. Geç dönem lyme da tekrarlayan testlerde igM pozitif çıkabilir.igM pozitifliği erken dönem hastalıktan geç dönem hastalığı ayırdedemeyebilir...igM western blot pozitifliği aktif enfeksiyonu gösterir.Western blot negatif kimi lyme hastasında başarılı tedavi sonrası %36 vakada geçici dönem serolojik test pozitif olur .Western blotta 41KD bandı enfeksiyonun erken döneminde görünür ve diğer spiroket enfeksiyonlarında da görülebilir. 18KD ,23KD-25KD, 31KD, 34KD, 37KD, 39KD, 83KD ve 93KD bantları borreliaya spesifik bantlardır. 55KD, 60KD, 66KD, 73KD spesifik olmayan bantlardır. Amerikadaki İgenex adlı labaratuar western blotta 2 spesifik bandı pozitif olarak kabul etmektedir .Elisa testinde yalancı negatiflik oranı yüksektir Lyme teşhisinde değeri yoktur. DNA teknolojisini içeren ve bakterinin DNA sını belirleyen PCR testinin pozitifliği %100 tanı koydurur . fakat lyme vakalarının %30 unda pozitif sonuç verir. Negatif sonuç vermesi lyme olmadığı anlamına gelmez. Idrar antijen yakalama testi lyme hastalarının %30 unda pozitiftir ve pozitif olduğunda %100 tanı koydurur. Negatif olması lyme ı ekarte ettirmez.

            İLAVE ENFEKSİYONLAR
            Lyme a yolaçan borrellia bugdorferi denen mikrobu taşıyan keneler ayrıca babesia, erlichia, bartonella, mycoplazma denen enfeksiyon ajanlarını da bulaştırabilirler. Kronik lyme hastalığının %60 ında bu ilave enfeksiyonlar görülebilmektedir. Onun için bu ajanlara yönelik testte teşhis sonrası yapılmalıdır. Ancak test sonuçları her zaman güvenilir değildir. Bu yüzden klinik bulgular önem taşır.

            BARTONELLA
            Deride doğrusal kızarıklıklar nadiren oluşturabilir. Belirtileri beyin sisi,sinirlilik,düşük düzeyli ateş,deri altında derin yerleşimli ağrılı nodüller, lenfadenopati,karın ağrısı,gastrit ve en önemlisi panik atak , depresyon ve anksietedir.Tedavi edilmezse ciddi psikiatrik bulgular verebilir ve lyme ın tedaviye cevabı bir yerde durur ve ilerlemez. Bartonella immun baskılanma yapar ve tedavi lyme tedavisinde ilave enfeksiyonlardan bağışık baskılanması yapan bu enfeksiyon ivedilikle tedavi edilmelidir. Teşhis öncelikle klinik olarak konur ve labaratuar birkaç bartonella suşunu tesbit edip diğer 10 un üzerindeki diğer insanda hastalık yapan suşu tesbit etmediği için ikinci plandadır ve negatif çıkması olmasdığı anlamına gelmez

            BABESİA
            Akut ve kronik formu vardır
            Akut form ani başlar. Terleme,yüksek ateş,idrarda koyulaşma,akut anemi tablolu ciddi bir hastalıktır ve ölümcül seyredebilir(%5 ölümcüldür)
            Kronik formda yorgunluk,başağrısı,ciddi gece terlemeleri, hava açlığı ,kuru öksürük,dengesizlik görülebilir.
            Amerikadaki lyme hastalarının yüzde 60 ının üzerinde babesia ilave enfeksiyonunun görüldüğü bildirilmiştir.
            Babesia da bağışıklık sistemini baskılar ve tedavi edlmediği takdirde lyme tedavisi bir miktar düzelme sağlasa da babesia tedavi edilmeden tedaviyi ilerletmek mümkün olmaz.Lyme için bir dünya ve uzun zaman antibiyotik almanız bu ilave enfeksiyonu tedavi etmeden hiç bir işe yaramayabilir.
            Babesia tedavisinde sıtma ilaçları ve bunlara direnç gelişimini engellemek için beraberinde antibiyotik verilmesi en fazla kullanlır.Tedavi süresi 5-12 ay arası değişir.Klinik cevap belirtilerin gerilemesine göre değelendirilir.

            ERLİCHİA (ANAPLASMA)(daha az oranda)
            Akut ve kronik formu vardır.Akut formunda nadiren kızarıklık olur. Ani başlayan yüksek ateş,kas ağrısı,başağrısı,beyaz küre sayısında düşme,karaciğer enzimlerinde yükselme görülür. Kronik formunda başağrısı ve kas ağrıları görülür.Bunların yanısıra mycoplazma, EBV,CMV,HHV-6,Herpes virus tip 1 ve tip2 , clamidia enfeksiyonlarıda lyme hastalığına eklenebilen fırsatçı enfeksiyonlardır

            BORRELİA NASIL İNFLAMATUAR HASTALIĞA NEDEN OLUR
            Borrelianın hücre zarının dış yüzeyinde bulunan bacterial lipoproteinler (BLP) hastalığı başlatıyor. BLP insan doku ve organlarında birçok zarar verici iltihabi reaksiyonu başlatır,Bu cevaplar fibromyalji, artrit,nörolojik belirtiler, psikiatrik rahatsızlıklar,bağışıklık sisteminde bozukluk ve endokrin yetersizlikleri ortaya çıkarır.Kimyasal immun aracı olan cytokinlerin fazla uyarılması immune sistemi düzenleyen bu maddelerin vucutta zararlı reaksiyonları ortaya çıkarmasına neden olur. Bunlar ağrı,enflamasyon hatta hücre ölümüdür.Bu sitokinlerden bazıları tumor nekroz factor,interlökin-6, yağlı asit ürünlerdir(prostaglandin,thomboxane ve leukotrienler)
            Borrelia nın dış yüzey proteinlerinden Osp-A ve Osp-B nitric oxide üretimini uyarır. Bu madde antimikrobyaldir fakat vucuda zararlı patolojik iltihabi olaylara da yolaçar. Borrelia microbial toksinleri olan lipopolisakkaritler (BLP) 150 genle kodlanır. Oysa diğer bakteriler lipoproteinleri için 3 gene sahiptirler. Yani diğer hastalık yapan bakterilerden borrelia 50 misli daha patojendir BLP nöroborreliozda ensefaliti tetikler. Bu yalnız sinir iletimini sağlayan nöro transmitterlerin dengesinin bozulmasına değil ayrıca vaskülite de (damar iltihabı) yolaçar. Vaskülit sonucu beyin kan akımı azalır ve dolayısıyla oksijen azlığı ortaya çıkar. Anksiete, depresyon,duyu bozuklukları,hiperakuzi(sese aşırı duyarlılık),tremor, şüpheli static şoklar meydana gelebilir

            TEDAVİ
            Lyme hastalığının geleneksel tedavisinde antibiotikler kullanılır. Erken evre lyme da 1.5-2 aylık antibiotic tedavisiyle hasta tamamen iyileşebilir. Ancak birkaç haftalık antibiotic tedavisi hastalığın nüxüne ve kronik evreye dönmesine yolaçabilir.Oral tedavide mynocycline,tetracycline, amoxisilin ve birçok diğer antibiotic kullanılabilir
            Akut lyme sonrası evrede ( erken dönem yaygın lyme hastalığı) antibiotic tedavisinde oral antibiotikler ağır olmayan vakalarda(nörolojik tutulum ve kalp tutulumu olmayan) ve 1 yıldan az sureli enfeksiyon tablosu olan vakalarda kullanılabilir. Intravenöz tedavi daha etkili olabilir. Oral antibiotic olarak;
            Amoxicillin+probenecide,augmentin XR
            Cefuroxime/ceftin
            Clarihtromycine/azithromycin
            Telhitromycine
            Rifampisin
            Metranidazol(flagyl) kullanılabilir
            İntravenöz tedavi endikasyonları
            1)1 yıldan uzun sureli enfeksiyon tablosu
            2)nörolojik tutulum (klnik semptomlar veya spinal sıvıda beyaz küre ve protein artışı)
            3)Akut kalp bloğu
            4)Yüksek sedimantasyon değeriyle birlikte eklem iltihabı(synovitis)
            5)Hastanın yaşının 60 ın üzerinde olması
            6)Daha once steroid kullanımı
            7) Oral tedavi verilen vakalarda oral antibiotik almaya karşı intolerans(tahammülsüzlük)
            Intravenöz tedavide kullanılan ilaçlar
            Ceftriaxone (rochepin) hala sıklıkla kullanılır. 2 gram günde 2 kez verilir ve haftada 4 gün devam edilip 3 gün ara verilebilir. Çok etkilidir. Uzun sure kullanımda safra taşı düşük orandada olsa oluşturabilir bunu önlemek için actigall beraberinde kullanılabilir.
            Cefotaxime(claforane)
            Doxycycline(intravenöz formu türkiyede yok)
            Azithromycin(intravenöz formu türkiyede yok)
            Vancomycin
            Imipenem
            Penadur ; intramüsküler uygulanır. Etkinliği intravenöz tedaviye yakındır. 1,2 milyon unite haftada 3-4 kez uygulanır.6-12 ay devam edilebilir .mantar oluşturma oranı minimaldir(uzun dönem ab tedavisinde sık görülen bir komplikasyon)
            Genellikle intravenöz tedaviyle semptomlar kontrol altına alındıktan sonra hastanın tedavisine oral antibiotiklerle devam edilir
            Geç evre lyme da intravenöz tedaviden sonra belirtiler yatışınca oral tedaviye geçilebilir. Intravenöz tedavinin süresi 8-16 ay arasında değişebilir. Tedavi kesildikten sonra nüxeden vakalarda daha uzun sure kullanılabilir.
            Geç evredede oral antibiotic olarak amoksisilin,klaritromisin,zitromaks,co-trimoksazol doksisiklin, minosiklin, metranidazol,ketek kullanılabilir
            Tedaviyle 4 haftada bir hastanın semptomlarının alevlendiği görülmüştür.Bu durum ayda bir bakterinin üreme fazına girdiğini düşündürür.. Antibiotikler sadece üreme fazında bakteriyi öldürür. Antibiotikler etki gösterirse bu alevlenmenin şiddet ve süresi gittikçe azalacaktır.. Bu alevlenmenin devam etmesi canlı bakterinin hala vucutta bulunduğunu ve tedavinin devam etmesi gerektiğini gösterir

            ÖNEMLİ NOKTALAR
            1) Antibiotik tedavisine rağmen kronik lyme hastalığı devam edebilir(immunsupresyon veya antibiotiğe direnç olabilir)
            2)Tekrarlayan ve uzun süreli antibiotik tedavisi gerekli olabilir
            3)Serolojik testlerin takibi tedavide önem taşımaz(western blot) (PCR hariç)
            4 )Tedaviye rağmen PCR pozitifliği ve CD57 (naturel killer hücreler) düşüklüğü ısrarcı aktif enfeksiyonu düşündürür.Naturel killer hücreler vucudun bağışıklık sisteminin en önemli hücrelerinden biridir. Kronik lyme hastalığı bağışıklık sistemini bozduğundan bu hücrelerin düzeyi düşer. Başarılı tedaviden sonra normal seviyeye ulaşırlar.Kronik lyme da genellikle sayısı 100 ün altındadır. Alt sınırı 60 tır ve 200 ün üzeri normal seviyesidir
            5) İlave enfeksiyon olabileceği her zaman akılda tutulmalıdır(klinik olarak teşhis önemlidir)
            ANTİBİOTİK KOMBİNASYONU
            Genellikle lyme ın vucuda yayılmış evrelerinde tercih edilir. (erken dissemine ve geç dissemine form)Lyme a yol açan borrelia bugdorferi vucutta 3 şekilde bulunabilir. Birincisi normal aktif enfeksiyon etkeni. İkincisi hücre duvarı olmayan L formu. Üçüncüsü ise kist formu. Aktif form çoğu antibiotiğe hassas yapıdadır. Ancak hücre duvarı olmayan L formu hücre duvarına etkili penisilin ve sefalosporin grubu antibiotiklere dirençlidir. Ancak makrolid antibiotikler ve tetrasiklin grubu bu forma etkilidir. Bakterinin kist formuna ise hiçbir antibiotik etkili değildir. Ancak metranidazol isimli parazit ilacı bu forma etkilidir. Bu yüzden tedavide kombine antibiotik kullanımı yaygındır. Kombine antibiotik kullanımı tek kullanımdan çok daha etkilidir. Birçok antibiotik beraber kullanıldığında birbirinin etkisini arttırabilir

            DİĞER BAZI NOKTALAR
            Lyme da nöral kaynaklı hipotansiyon (NMH) nadir değildir. Semptomlar özellikle çarpıntı,sersemlik,,titreme,özellikle efor ve uzun sure ayakta durma sonrası baş dönmesi bayılma veya baygınlık hissi ve buna bağlı oturma veya yatma ihtiyacıdır. Sıklıkla hipoglisemi ile karışır. Nöral kaynaklı hipotansiyon otonom nöropati ve endokrin bozukluktan kaynaklanabilir.NMH mevcutsa tedavisi ile yorgunluk,çarpıntı,başdönmesi dramatic olarak azalır ve dayanıklılık artar
            Kronik lyme hastalığının beyin üzerinde geniş bir etkisi vardır ve hipotalamo-hipofizer aksı sıklıkla bozabilir. Bu durum hormonal sistemin işleyişini bozar. Değişen derecelerde hipofiz yetmezliği bu hastalarda görülebilir. Kan kortizolü, testesteron ve östrojen seviyesi, tiroid hormonları düzeyi düşebilir. Bu durumun düzeltilmesi enerji, dayanıklılık,libido ve ısrarcı hipotansiyonun düzelmesini sağlar.hastaya eksik olan hormonlar dışardan verilebilir. Lyme hastalığının başarılı tedavisiyle hormonal bozukluk düzelir ve hormon tedavisi azaltılabilir veya kesilebilir
            Inflamatuar reaksiyonlar hücre hormon reseptörlerinin blokajına neden olabilir.insülin resistansı, klinik hipotroidizm( serum hormone seviyesi normal olsada) görülebilir.bu durum kısmen dislipidemi(kan yağlarında yükselme) ve kilo alımından sorumludur.(%80 lyme hastasında bu durum görülür) T3,T4,TSH ile birlikte bazal vucut ısısI da ölçülmelidir. Sabahları koltuk altı ısısı 36.4 derece altında çıkıyorsa hormon seviyesi normal olsada hipotroidi olabilir.Tabi bunun bir klinisyen tarafından değerlendirilmesi gerekir

            TEDAVİYE DİRENÇ
            Borrelianın bazı türleri beta lactamase içerebilir ve bu türler penisilin ve sefalosporin cinsi antibiotiklere dirençlidirler. Bu durumda sulbactam/ampisilin,imipenem ve vancomisine (farklı hücre duvar mekanizmalarına etki gösterir) cevap verebilir.
            Borrelia vejetatif endokardit(kalp kapakçıklartında enfekte kitle) oluşturabilir ve çok küçük olabilir. Ekokardiografi ile tesbit edilir. Hastada üfürüm varsa, bazı hastaların neden uzun süre antibiotik kullanımı sonrası relaps gösterdiklerini açıklayabilir.İleri derecede immun yetmezlikte tedaviye cevapsızlıkta rol oynayabilir. İLAVE ENFEKSİYON VARLIĞI TEDAVİ EDİLMEZSE TEDAVİDE BAŞARISIZLIĞA NEDEN OLABİLİR. Ayrıca düzenli alkol kullanımı,uyku bozukluğu tedavide başarısızlığın diğer sebepleridir

            .LYME HASTALIĞIYLA KARIŞABİLEN BAZI HASTALIKLAR
            BÜYÜK TAKLİTÇİ DENEN lyme hastalığı, fibromyalji,kronik yorgunluk sendromu,multipl skleroz,lupus ,parkinson hastalığı, amyotrofik lateral skleroz, tourette sendromu,spastik kolit, candida albicans,kalp hastalıkları,alzheimer, romatoid artrit, yüz felci(bells palsy) multipl kimyasal hassasiyet sendromu, dikkat eksikliği, depresyon,anksiete,panik atak,manik depressif hastalık,şizofreni ,psikoz, obsesif kompülsif nevroz, hipokondria, anorexia, tiroid hastalıkları, addison hastalığı, alerjiler, infeksiyöz mononükleoz, hepatit,kalp ritm bozuklukları,kalp yetmezliğini ve diğer birçok hastalığı taklit edebilir
            KORUNMA
            1)Enfekte kenelerin bol bulunduğu alanlardan uzak durmak(amerikada bazı bölgelerde çok yaygın)
            2)Ormanlık ve hayvanların olduğu bölgelerde dışarıda ve eve geldikten sonra vucutta kene olup olmadığını kontrol etmek
            3) Riskli alanlarda kolları bacakları örten giysiler ve çorap giymek
            4)DEET isimli ilacı deriye sürmek(geniş alana sürülmemelidir, vucudun acıkta bulunan kısımlarına sürülür.Fazla miktarda vucuda girmesi toksik etki yaratır)
            5)Permethrin isimli ilacı elbiselerin üstüne püskürtmek(kokusundan keneler kaçar)
            CD57 TESTİ
            Kronik lyme hastalığının immun sistemi baskıladığı bilinir. Labaratuar ortamında borrelianın hem B lenfostit hemde T lenfositlerin fonksiyonlarını baskıladığı görülmüştür. Borrelia T lefositlerin içindeki CD57 ( naurel killer-katil hücreler) hücrelerin sayısını azaltabilir.
            lyme da CD57 seviyesi enfeksiyonun aktivitesini ölçmek için rutin bir markır olarak kullanılır. Yüksek CD57 sayısı olan bir hastada hastanın durumu iyi değilse, lyme dışında başka bir sebep olabilir. Mesela ilave bir enfeksiyon.CD57 seviyesi lyme hastalığı kontrol altına alınıncaya kadar düşük seyredip daha sonra birden bire sayısı artabilir. CD57 seviyesi antibiotik tedavisi bitiminde normal seviyenin altındaysa genellikle relaps( enfeksiyonun tekrar alevlenmesi) görülür.
            ANTİBİOTİK TEDAVİSİNİNİN ETKİNLİĞİNİ ARTTIRAN VEYA ANTİBİOTİK TEDAVİSİNE CEVAPSIZ VAKALARDA ALTERNATİF TEDAVİLER
            HİPERTERMİ
            Borrellia vucudun düşük ısı olan bölgelerini tercih eder.bu yüzden tedavide verilen maddenin bu bölgelere ulaşması zor olabilir. 40 derece üstü sauna veya sıcak banyonun 20-30 dkk uygulanması ile vucut ısısının arttırılması kan dolaşımını arttırarak antibiotik veya diğer antimikrobyal ajanların bütün vucut bölgelerine dağılmasına ve düşük kan dolaşımı içeren alanlarda miktarının artmasına yol açar. Hipertermi antibiotik tedavisinin etkinliğini arttırır
            Hipertermi ayrıca etkili bir detoxifikasyon yöntemidir.İnfrared saunayla yapılan sauna tedavisi hem sıcak ortamda kalma hem de normal saunadan daha az terle onun 3 misli toksin atma yönünden daha avantajlıdır
            MMS (MİRACLE MİNERAL SOLUTİON)
            MMS tedavisi zannımca borrelia nın aktif spiroket formuna etkili , ancak borrellia nın kist formuna ve hücre içinde saklanan formuna etkili değildir ve bir süre kullanılabilir ama uzun süreli kullanımı lyme ı ortadan kaldırmaz.Onun için lyme tedavisinde destekleyici tedavi olarak kullanılabilir ve ana tedavi olarak kullanılmamalı.Tadının bozuk olması dezavantajıdır.Meyve suyuyla karıştırılıp kullanabilir.
            SAMENTO(CATS CLAW)
            Peruya özgü bir bitkidir. Antimikrobyal ve antienflamatuar özellikleri vardır. Bazı kişilerde tolerans gelişimi(etkinlikte azalma) görülebilmektedir. Bazı insanlarda düşük dozlarda bile etki gösterebilmektedir. Düşük dozla başlanıp (günde 2 kez 1 damla) dozu arttırılabilir(günde 2 kez 10-15 damla) maximum doz günlük 60 damladır.
            RİFE MAKİNASI
            Bu elektronik alet değişik frekanslarda vucuda enerji yayan bir alettir.bu enerjinin vucuda bir zararı yoktur. Bakteriyi titreştirerek bütünlüğünü bozarak öldürür veya bakterinin fonksiyonlarını bozar. Her lyme vakasında etkili değildir.Kimi vakada çok etkili kimisinde az etkilidir. Kimi vakada da hiç etki göstermez.kronik lyme da antibiotiklerin etkili olmadığı durumlarda kullanılabilir. Antibiotik kullanımını kaldıramayan kişilerde deneyebilir ve etkili olursa buna devam edebilirler. Birçok tipi vardır. En etkilisi Doug tipi makinalardır. Daha sonra Emem makinası gelir. Piyasada birçok rife makinası vardır. Sıklıkla başlangıçta haftada bir oturum yapılır. Semptomlar azalınca oturum sıklığı uzatılır.15günde bir, ayda bir,3 ayda bir,6 ayda bir gibi)
            LAURİCİDİN
            Potent antimikrobyal etkilidir. Hindistan cevizinde bulunan bir maddedir. Bazı araştırıcılar nörotoksinlerin atılmasındada etkili olduğu görüşündedirler Non toksik ve FDA tarafından gıda koruyucu olarak onaylanmıştır. Bakteri, mantar ve zarflı viruslere karşı etkilidir. Hücre membranını tahrip eder. Kullananların bir kısmı lyme a karşı etkisi olduğunu bildirmektedir.
            ARTEMİSİN
            Bu bitkinin çayı asyada malarya tedavisinde kullanılmaktadır. Lyme da özellikle babesia ilave enfeksiyonunun tedavisinde kullanılır. Antiparazitik ve antimikrobial özellikler taşır. Babesia da bir antibiyotikle kombine olarak kullanılabilir
            OLİVE LEAF EXTRAKT
            Zeytin yaprağı özü olan bu madde yüksek dozda bazı lyme vakalarında etkilidir. Günde 3 kez 1500-2000mg kullanılır
            GARLİC(sarımsak)
            Antimikrobialdir ve kan pıhtılaşmasını azaltır. Tazesi veya dondurulup kurutulmuşu yüksek dozda fayda sağlayabilir.Bazı lyme doktorları borrelia nın üremesini engellediği görüşündedir
            OZON
            Potent antiseptik maddedir. Ozon oral ,vajinal ve dış kulak yollundan ve enema olarak(makattan verilerek)kullanılabilmektedir. Kullanan bazı vakalar faydalandıklarını söylemektedir.Ozon maddesi çok yönlü etkilidir ve etkisine karşı mikroplar direnç kazanamaz. Ayrıca immun sistemide aktive eder. Nörotoksinleri ve immun kompleksleri nötralize edebilir.
            HİPERBARİK OKSİJEN TEDAVİSİ
            Antibiotik tedavisine cevap vermeyen vakalarda veya antibiotik tedavisine yetersiz cevap alınan vakalarda antibiotik tedavisinin etkinliğini arttırmak için kullanılabilir. Dokudaki oksijen miktarını arttırarak etki gösterir. Lyme bakterisi oksijenden hoşlanmaz ve yüksek doku oksijen değerlerinde ölebilir. Tedaviye dirençli kimi lyme vakalarında tek başına oldukça etkili olabilen bir tedavidir. Haftada 5 gün günde 2 kez 60 dkk uygulanır.ortalama 30-60 arası hiperbarik uygulama gerekir.Eğer bu kadar tedavi yeterli gelmezse tekrar aynı sayıda tedavi uygulanabilir.Zor yönü kapalı bir ortamda yüksek atmosfer basıncında günde 2 kez uzun bir süre bu tedavinin uygulanmasıdır. Tek veya çok kişilik kabinler vardır. Tedavi esnasında kabin içinde müzik dinlenebilir veya televizyon seyredilebilir. Ancak Türkiyede lyme hastalığı sosyal güvenlik kurumları tarafından tedavi bedeli karşılanan bir rahatsızlık değildir ve bu yüzden hiperbarik oksijen tedavisinin maliyeti yüksektir. Tek oturum 100 dolar civarındadır ve bir sezonluk tedavi 6-8 milyar maliyet getirmektedir. Üstelikte tedavi sonrası nüx ihtimali her zaman vardır.Lyme da hiçbir tedaviye cevap vermeyen vakalarda mutlaka denenmesi gerekir.Özelliklede nörolyme vakalarında tedaviye cevap yoksa uygulanması başarılı sonuç verebilir
            TUZ VİTAMİN C PROTOKOLÜ
            Bu protokol tuz ve vitamin C nin mikrop öldürücü etkisi üzerine kuruludur. Lyme hastalığında borrelia bakterisi ile birlikte,mikrofilaryal solucanlarında yaşadığı ve bakterileri antibiotiklerin etkisinden koruduğu bu protokolü oluşturanlar tarafından söylenir. Bu nematoda paragordius lyme incorporehumani demektedirler
            3 gram vitamin C ve 3 gram tuz günde 4 kez alınır. Daha doğrusu her 10 paund (4,5 kilo) ağırlığa 1 gram tuz ve 1 gram C vitamini alınması şeklindedir. Günlük dozajın üst sınırı her 2 madde için 18 gramdır. 1 çay kaşığı 5 gram madde içerir yaklaşık olarak. Bir yemek kaşığı da 15 gram. Tuz katkı maddesi içermemelidir(sofra tuzları içerir). Tedavi çok zor gelebilir. Gıdalarla birlikte alınması yan etkileri azaltır. Mikrop ölümüne bağlı herxheimer reaksiyonu , ayrıca ishal gelişebilir. Mikrop ölümleri dönemler halinde olabilir. Tedavide bol su içilmesi önemlidir ve sadece vucut için gerekli su alımını sağlamaz alınan tuz ve c vitaminin bütün vucuda dağılmasını sağlar.
            Tansiyon ve kalp yetmezliği problemi olanların bu tedaviyi uygulaması zordur
            Tedaviyle remisyona girme (hastalık belirtilerinin kaybolması) süresi 1-3yıl arasında değiştiği söylenmektedir ve bu tedavinin etkinliği objektif olarak değerlendirilmemiştir
            HOMEOPATİ
            Homeopati sadace hastalığı değil kişiyi bir bütün olarak alarak hem psikolojik hemde fiziksel açıdan değerlendirip naturel ilaçlarla tedavi uygulanan bir daldır. Homeopatik ilaçlar vucudun bağışıklık sistemini güçlendirir ve bakteriyi tanımasını ve ona karşı antikor üretmesini sağlar.ledum kronik lyme da kullanılan bir homeopati ilacıdır. Ledumdan daha etkili kronik lyme da kullanılan bir seri homeopatik ilaç amerikada deseret biologicals tarafından üretilmektedir
            Peter Alex tarafından yazılmış homeopathy treatment in lyme disease adlı bir kitapta bulunmaktadır
            DÜŞÜK DOZ NALTREXONE TEDAVİSİ (LDN)
            Naltrekson eroin bağımlılığında kullanılan bir opiad reseptör antagonistidir. Son zamanlarda LDN tedavisi ile vucuttan salgılanan endorfinleri(iç morfin) arttırarak bağışıklık sistemi fonksiyonlarını iyileştirir. Endorfin immunmodülatördür.
            Doktor Zagon ve Hong naltrexone un kanser hücrelerinin çoğalmasını ve enflamasyonu azalttığını(nörodejeneratif ve otoimmun hastalıklar, fibromyalji) veya immunmodülatör olarak infeksiyon hastalıklarında faydalı olduğunu söylemektedirler
            Eroin bağımlılığında 50-300 mg kullanılırken düşük dozda ,3-10 mg arasında kullanılır.
            Kısaca
            1)LDN inflamasyonu(iltihabi yangıyı) azaltır
            2)LDN oksidatif stresi azaltır
            3)LDN multipl sklerozda oligodentrositlerin ölümünü azaltır
            4)LDN beta endorfin seviyesini arttırır(kronik hastalıklarda seviyesi düşüyor)
            5)LDN doku onarımı ve yara iyileşmesini hızlandırır
            6)LDN AİDS te seviyesi düşen T hepler hücrelerinin sayısını arttırır
            7)LDN naturel killer hücrelerin sayısını arttırır(kronik lyme da genellikle düşüktür)
            Kronik lyme da ana tedaviye ilave olarak LDN kullanıp fayda gördüğünü söyleyenler olduğu gibi fayda görmeyenlerde bulunmaktadır(bazı vakalarda dramatik etki göstermekte)
            LYME HASTALIĞINDA HASTALIĞI ARTTIRAN DİĞER FAKTÖRLER
            CİVA TOKSİTİTESİ
            Civa direkt bağışıklık sistemini baskılayıcı bir maddedir. Lyme hastalarında detoksifikasyon mekanizması bozuk olduğu için vucuda giren civa kolay kolay atılamaz. Civaya az oranda maruz kalma bile vucutta önemli oranda civa birikimine yol açabilir. Civa vucut dokularına çok sıkı yapışır ve vucuttan atılması çok zordur. Civa ,enfeksiyonu katalizler ve immun sistemi ciddi şekilde zayıflatır. Civa toksisitesi ve lyme hastalığı birlikte olan çoğu hasta da civa vucuttan atılmadan semptomlarda gerileme ortaya çıkmaz.
            Civanın kan, idrar, gaita analizi doğru sonuç vermez. Bu miktarlar sadece vucut sıvılarındaki sığ miktarı ölçer(dokulardakini göstermez). En güvenilir sonuç saç analizidir. Bazen saç testinde düşük veya normal civa çıksada hastada yüksek civa olabilir.saç testininde daha azda olsa yanılma payı vardır. Kişinin test sonuçları normal olsada zehirlenmeden şüpheleniliyorsa civa çıkarma programı uygulanabilir.
            Bir ksım civa bağlayıcılar onu bağlandığı yerden çıkarır ve daha sonra dolaşımda serbest bırakıp vucutta başka dokulara yapışmasına neden olur. Bu durum kişinin rahatsızlığının artmasına neden olabilir ve civa beyin ve karaciğerde birikebilir. Bu güçlü olmayan bağlayıcılar cilantro,chlorella, msm dir. Bu ajanlar civa çıkarıcı ajan olarak kabul edilmezler ve faydadan çok zarar verirler
            DMSA,DMSP ve ALA ( alfa lipoic asit) 3 güçlü civa bağlayıcıdır ve civayla güçlü bağ oluşturup vucuttan atılmasını sağlarlar. Bu 3 etkili bağlayıcının seyrek olarak yüksek doz alınması işe yaramaz.( haftada bir, ayda bir yüksek doz) Sık olarak yüksek doz alınması da çok civanın dokulardan dolaşıma çıkmasına fakat az miktarın atılmasına yol açar. Bu da atılmayan civanın değişik dokulara bağlanmasına yol açar. Bu durumda hasar ve semptomlarda artmaya yol açar. Uygun olan güçlü civa bağlayıcıları sık ve etkili olan az dozda kullanmaktır
            MAGNEZYUM EKSİKLİĞİ
            Magnezyum eksikliğide lyme hastalarında sıklıkla bulunur ve fazladır. Borrelia magnezyum kullanır ve vucuttaki Mg miktarını azaltır.refleks artışı, kas spazmları ve seğirmelere yol açabilir. Mg eksikliği hafif , orta ve şiddetli olabilir. Mg alımının arttırılması vucutta lyme la ilgili 3 belirgin olaya neden olur.
            1) Hastalığın uykuda olan kist formunun aktif spiroket formuna dönmesine elverişli ortam oluşturur.
            2) Mg eksikliğinin giderilmesi immun sistemin fonksiyonunu düzeltir.Bu durum antibiotik kullanılmasa bile herx reaksiyonuna neden olabilir.Bu durum immun sistemin lyme la aktif mücadele etmesine bağlıdır.
            3) Mg eksikliğinin düzeltilmesi lyme semptomlarında dramatik azalmayla neticelenebilir.Birçok lyme hastalığı semptomu Mg eksikliğinden kaynaklanır.Kramp, kas eklem ağrıları,kas seğirmeleri,tremor, kalp disfonksiyonu,iştah bozukluğu vs… Bu sebeple Mg lyme hastalığında en önemli maddelerden biridir.Bir lyme hastası lyme hastalığının etraflı tedavisini uygulasa bile sonuçta Mg eksikliği düzeltilmezse iyileşme bir platoya ulaşır ve orada kalır Magnezyum hücre içi iyondur ve kan testinin normal olmasının değeri azdır. Kan eritrosit içi magnezyum seviyesi ölçülmelidir.Nöromüsküler belirtiler yatışıncaya kadar 1 hafta günde 1 gram İM veya İV verilmesi ,sonra oral yoldan alınması önerilir
            UYKU PROBLEMİ
            Kronik lyme hastalarının çoğunda uyku bozukluğu vardır ve mutlaka ilaçlarla hastanın uyku düzeninin sağlanması gerekir.
            BESLENME
            İnflamasyon ve immun bozukluğu kontrol edebilmek için hastanın hazır şekerden uzak durması gerekir. Şeker ve nişasta, yağ asitlerinin metabolizmasını değiştirerek enflamasyonu arttırır. Ayrıca şeker ve nişastadan fakir diet mantar enfeksiyonu gelişme riskini azaltır. Antibiotik tedavisi barsak mantarı(candidiasis) gelişme riskini arttırmaktadır. Gelişen mantar enfeksiyonu, gerek salgıladığı toksinler gerekse barsaktaki emilimi bozmasıyla hastanın durumunu daha da bozar
            Yeşil sebze ve meyve ve proteinden zengin diet ,katı yağlardan uzak, basit karbonhidrattan fakir diet metabolizmadaki bozukluğa olumlu etki gösterir
            Alkol kullanımı hem alkole karşı tolerana azalmasından hemde alkolün karaciğerin yeterince toksik maddeye maruzken alkolle daha da sıkıntıya girmesinden ötürü önerilmez. Alkolün ayrıca vucut savunma sistemini baskılayıcı etkisi vardır ki hastanın kronik lyme da bağışıklık sistemi zaten bozuktur ve alkol üstüne tuz biber eker
            Sigara kesinlikle kullanılmamalı ve kafeinli gıdalarIn tüketimi az olmalıdır.
            Ağır yorgunluk yoksa ekzersiz kan dolaşımını arttırdığından ve bağışıklık sistemini güçlendirdiğinden vucudun enfeksiyonla daha iyi baş etmesini sağladığından mutlaka yapılmalıdır
            Hastanın kan B12 vitamini seviyesine mutlaka bakılmalı ve düşükse parenteral B12 verilmelidir. Ayrıca ağır hastada B1 ve B6 ,B121 vitaminini içeren haftalık enjeksiyonlar yapılabilir
            Hastaların % 80 ininde kan lipidlerinde yükseklik ve kilo alımı vardır.Normal serum tiroid hormonlarına rağmen klinik olarak tiroid yetersizliği hormonlara reseptör düzeyinde blokaj olması yüzünden olabilir.Hastada hipotroidizm belirtileri varsa hormonların kan seviyesi normal olsa bile T3 preparatı kullanılmalıdırTabi bunu bir klinisyen değerlendirmelidir. Hipotroidi belirtileri soğuğa duyarlılık, kilo alımı, terlemede azalma, saç dökülmesi, kabızlık , depresyon, hafıza bozukluğu gibi belirtilerdir. Sabah kalkıldığında koltuk altı ısısı sıklıkla 36,4 derecenin altındaysa klinik hipotroidi olabilir
            SPECT (BEYİN KAN AKIMI GÖRÜNTÜLEMESİ)
            Lyme ensefalopatisinde(nörolojik tutulum) SPECT yapılabilir. MRİ ve CT beyindeki yapıları göstermesine rağmen SPECT beyin fonksiyonunu gösterir.kronik lyme hastalarının çoğunda SPECT anormaldir. Lyme a spesifik tanı koymasa da SPECT anormalse , bozukluğun miktarını göstermekle beraber bu değişimlerin sebeplerini psikiatrik durumlardan ayırmamıza yardım eder. Ayrıca tedavi süresince tekrarlanan SPECT tedavinin etkinliğinin değerlendirilmesinde kullanılabilir. global (tüm beyinde) hipoperfüzyon görülebilir(homojen veya heterojen SPECT tin göstergesi nöronal disfonksiyon ve/veya değişen derecelerde cerebrovasküler yetmezliktir.Bilgili radyolojist ve yüksek çözünürlüklü ekipmanla lyme ensefalopatisindeki karakteristik anormallikler görülebilir.Bu sadece ayrıcı tanıda değil aynı zamanda asetazolamidle tekrarlandığında kan akımında artma oluyorsa hastanın vazodilatatör ilaçlardan faydalanabileceğini gösterir.(beyin sisi, dikkat, hafıza,konsantrasyon bozukluğu bu ilaçlarla azaltılabilir)
            Tekrarlayan tedavi başarısızlıkları hastada immün yetmezliği düşündürür
            Antibiotik tedavisindeki hastanın barsaklarındaki faydalı bakteriler öldüğü için mutlaka bu bakterilerin ağızdan takviyesi gerekir.Probiotik denen ürünler günlük kullanılmalıdır . kefir probiotik ihtiyacını karşılayabilir
            NEUROTOXİN TEDAVİSİ
            Borrelia bakterisi nörotoksin salgılayan bir bakteridir
            Özellikle uzun yıllardır lyme hastalığı çeken hastaların vucudunda beyin fonksiyonlarını bozan nörotoksinler fazla miktarda bulunabilir. Bunların vucuttan uzaklaştırılması ile hastanın beyin fonksiyonlarında ve hormonal sistemlerinin işleyişinde düzelme olabilir. Amerikada yapılan visual contrast sensivity test ile nörotoksinlerin beyinde oluşturduğu bozukluk ortaya konabilmektedir. (bu test şu an internet üzerinden düşük bir ücret ödenerekte yapılabilmektedir)Nörotoksinler yağda çözünür ve safrayla atılırlar ancak tekrar emilip kan dolaşımına girdiklerinden vucuttan uzaklaştırılazmazlar. Bu durumda barsakta onlara yapışıp vucuttan atılmasını sağlayan maddeler kullanılabilmektedir. Bunlardan biri kan yağlarını düşürmede kullanılan kolestramindir. Günde 2 veya 4 defa yemeklerden yarım saat önce veya 1 saat sonra ayrıca gece yatarken alınır. Bazı ilaçların emilimini azalttığından kolestraminin bu ilaçlarla aynı zamanda alınması önerilmez(kalp ve tiroit ilaçları). 2 cisi chlorella denilen bir bitkidir , Bu madde nörotoksinleri uzaklaştırdığı gibi borrelia mikrobunun salgıladığı amonyağın beyinden uzaklaştırılmasındada etkilidir. Bağışıklık sistemini güçlendirici etkisi vardır. Yemeklerden yarım saat önce 1-3 tablet arası günde 3-4 kez alınabilir. Bu maddelerin etkileri 3 hafta içinde görülebileceği gibi 2 aya kadar bu süre uzayabilir. Cilantro denen vucuttaki ağır metalleri uzaklaştıran bir madde aynı zamanda safra akımını arttırır ve chlorella ile birlikte kullanımı chlorellanın etkinliğini arttırır. Chlorelladan yarım saat sonra 10 damla alınır
            BORRELİANIN SAKLANDIĞI KORUYUCU VUCUT ALANLARI
            1)Hücre içi
            2)Ligament ve tendonlar
            3)Beyin
            4)Göz
            TEDAVİYE CEVAPSIZLIKTA İZLENECEK PROSEDÜR
            Bu grup hasta antibiyotiklerle düzelir fakat ilaçlar kesildiğinde hemen hastalık alevlenme gösterir. Bazı hastaların bu grupta olduğu görülmüştür.Tedavi eden doktor belirtilerin kötüleşmesini engellemek için açık uçlu tedaviye karar verebilir. Kan değerlerine bakılması ve immun yeterliliğin kontrol edilmesi önerilir. T ve B lenfositlerin sayısı ve fonksiyonuna bakılır. Naturel killer hücrelerin fonksiyonu ölçülür. Compleman seviyesi, nötrofil fonksiyonu ve aşıya cevap değerlendirilir
            Bu durumda tedavi seçenekleri
            1) Uzun süreli açık uçlu idame tedavisi
            2) Dozaj artırımı
            3) Farklı ilaç kullanımı
            4) Oral tedavinin intravenöz tedaviye çevrilmesi
            5) Kombinasyon veya pulse tedavi
            6) Tedaviye kolestramin eklenmesi(nörotoksinlerin atılması için)
            7) Artrit varsa etken burada saklanabileceği için eklem içi sıvının aspirasyonu
            8) İlave enfeksiyon araştırılmalı ve varsa tedavi edilmeli
            9) Gerekiyorsa destekleyici tedavi(ağrı, tansiyon düşüklüğü, psikiatrik problemler vs)
            ANTİBİOTİK TEDAVİSİNE CEVAPSIZ ISRARCI BELİRTİ VE BULGULAR
            1) Teşhis yeniden gözden geçirilmeli(negatif serolojide) 6-12 hafta antibiotiksiz dönemden sonra serolojik test tekrarlanmalı
            2) İlave enfeksiyon araştırılmalı ve tedavi edilmeli(babesia,bartonella,erlichia,anaplasma ayrıca virus, chlamidia ve mycoplasma)
            3) Kolestramin eklenmeli
            4) Belirtilere uygun destekleyici tedavi
            5) Antienflamatuar ilaçlar ve hydroxychloroquine ( hidroksiklorokin makrolit antibiotiklerin hücre içi etkinliğini arttırır ve ayrıca kist formunada etkilidir) verilmesi
            6) Antidepressan, analjezik, kas gevşetici, ve amantadin kullanımı
            7) Tek eklem önemli ölçüde iltihaplıysa eklem sıvısının aspirasyonu
            8) Tedavi gerekiyorsa psikiatrik , psikometrik değerlendirme(psikolojik stres immun baskılanmayı arttırır)
            9) Uzun dönem hastanın takibi
            10) Durum değişikliğinde tedavinin tekrarlanması
            11) Antibiotik tedavisine direnç varsa alternatif tedavi seçenekleri (Biophoton tedavisi,Rife makinası,Hiperbarik Oksijen ,Bitkisel tedaviler) düşünülebilir
            SON SÖZ
            Lyme hastalığı teşhisi zor bir hastalıktır. Erken dönemde yakalandığında 1,5 -2 aylık antibiotik tedavisiyle tamamen düzelebilir. Ancak çoğunlukla geç evrede teşhis konmakta ve tedavisi zor olmaktadır.Ayrıca bu dönemde yapılan labaratuar testlerinde negatiflik oranı da yüksektir. Hastanın klinik belirtileri teşhiste ön plandadır. Kimi hastalarda serolojik testler başta negatifken daha sonra tedaviyle hastanın bağışıklık sisteminin baskıdan kurtulması sonrasında lyme testi pozitifleşebilmektedir. Sadece antibiotik tedavisiyle geç evre lyme hastasını iyileştirmek mümkün değildir. Çünkü tabloya genelde immun yetmezlik eklenmiştir ve hastanın vucudunda yoğun toxin yükü vardır.Tedavi süresi uzun ve açık uçludur.(1-4 yıl veya açık uçlu tedavi) .Ayrıca bakteri, uygulanan antibiotik tedavilerinin bazılarına dirençli olabilir. Tekrarlayan değişik antibiyotik kombinasyonları kullanılarak en etkin tedavi seçenekleri tesbit edilebilir.Lyme da antibiyotik tedavileri deneme yanılma ilkesine dayanır ve bir kimsede çok etkili bir antibiyotik başka hastada etkili olmayabilir. İlave enfeksiyonlar tedaviye cevabı yavaş veya az olan hastalarda akılda tutulmalı ve test sonuçları negatif dahi gelse dahi klinik bulgulara göre ampirik tedavi verilip cevap gözlenebilir.
            Tedavi zor ve uzun sürelidir.Hastanın klinik durumuna göre tedaviye nörotoksin eliminasyon tedavisi, karaciğeri destekleyici tedavi, kronik enflamasyonu engelleyici tedavi(aşırı sitokin üretimi vucut hücrelerine zarar verir ve otoimmun mekanizmalarını tetikler), multivitamin takviyesi, magnezyum takviyesi, hormonal bozuklukta hormonal sistemi destekleyici tedavi, bağışıklık sistemini destekleyici tedavi, civa toksisitesi varsa civa arıtma tedavisi, fırsatçı enfeksiyonlara yönelik tedavi, ağrı tedavisi ,uyku bozukluğu tedavisi , candida gelişimini önleyici tedavi eklenmelidir. Ayrıca hastanın psikiatrik bozuklukları(genelde lyme hastalarında anksiete ve depresyon gözlenir) tedavi edilmelidir. Çünkü bu rahatsızlıklarda immun sistemi olumsuz etkiler.
            Lyme tedavisi sabır gerektiren bir olaydır. İnişli ve çıkışlı olabilen tedaviye cevap ,hastaya çok zor zamanlar yaşatabilir.Psikiatrik destek kimi hastalar için çok gereklidir ve hastanın zor yaşam koşulları ve zor bir tedaviyle başaçıkmasına olumlu katkı yapabilir.Ayrıca bir kısım hastada lyme a bağlı ciddi psikiatrik sorunlar vardır.
            Tedaviyle düzelen hastaların , tedavi sonrası 3 yıl içinde nüx gelişmediği takdirde tamamen lyme dan kurtulduğunu bazı lyme doktorları belirtmektedir
            Dr Ahmet Akif Özbek

            Yorum yap


            • #7

              Yorum yap


              • #8

                Yorum yap


                • #9

                  Yorum yap


                  • #10

                    Yorum yap


                    • #11

                      Yorum yap


                      • #12

                        Yorum yap


                        • #13

                          Yorum yap


                          • #14

                            Yorum yap


                            • #15

                              Yorum yap

                              Hazırlanıyor...
                              X