Ataksi Hastalığı
Ataksi, uzuvların herhangi birisinde beceriksizleşme veya koordinasyon kaybı anlamına gelmektedir. Bir hastalık değil, hastalık belirtisidir. Ataksi, birçok neden ile ortaya çıkabilmektedir fakat ataksiye en fazla neden olan etken, beyin travmaları ve çeşitli nörolojik hastalıklardır. Ataksi en çok el parmaklarında, kollarda ve ardından ayaklarda yürüme bozukluğu olarak görülür. Az da olsa gövde de gözlerde ve konuşmada da görüldüğü saptanmıştır. Ataksili bir kişi de etkilenen organda gariplikler görülür mesela el parmakları etkilenmişse hasta el parmaklarını koordine edemez. Ayaklarında ataksi ortaya çıkmış ise yürümeleri garipleşir genellikle ayak sürüyerek yürürler. Genellikle yaşlılarda görülen bir rahatsızlıktır ve tedavisine başlanılmadan önce altta yatan sebep bulunmalıdır yoksa tedavi kalıcı olmaz ve ilaçlar bittiğinde hastalık tekrardan ortaya çıkar. Hastalığın diğer bir adı da ataksi telenjiktenazi dir. Ayrıca hastalık tıbba ünlü ataksik yürüyüş terimini katmıştır ve ataksik yürüyüş hala tanı koyulmada kullanılan çok önemli bir bulgudur.
Ataksi Nedenleri
Ataksinin nedeni genellikle hareketlerimizi kontrol eden kulak denge merkezi, beyincik veya omurilik gibi organların birinde oluşan anormalliklerdir. Ataksiye en fazla neden olan organ çoğu zaman beyinciktirdir. Çünkü ilerleyen yaş ile beyincikte işlev kaybı olur. Beyincikte işlev kaybı gerçekleştikçe de yürüme de bozukluklar ve organların koordinasyonlarında gariplikler ortaya çıkar. Ataksinin diğer nedenleri; akut nedenler ve kronik nedenler olarak ikiye ayrılır.
Akut Ataksi Nedenleri (Aniden ortaya çıkan ataksinin nedenleri)
Kronik Ataksi Nedenleri (Yavaşça belirtileri ortaya çıkan ataksinin nedenleri)
Ataksi Çeşitleri
Ataksi çeşitleri kalıtsal (doğuştan) ve sonradan ortaya çıkan ataksi olarak ikiye ayrılmaktadır. Sonradan ortaya çıkan ataksinin nedeni yukarıdaki etkenlerden biridir. Ülkemizde genellikle kalıtsal ataksi daha fazla görülmektedir. Kalıtsal ataksi aileden geçen ataksi çeşididir. Anne ve babadan birisinde ataksi rahatsızlığı var ise çocuğunda ataksi olma ihtimali %50in üstündedir. Ülkemizde en sık görülen ataksi çeşidi Friedrich Ataksisidir. Çünkü akraba evliliğinin neden olduğu bir ataksi çeşididir ve sadece ataksi ile sınırlı kalmayıp bütün vücudu etkileyen bir rahatsızlıktır. Friedrich Ataksisine sahip kişilerde sıradan ataksi haricinde çabuk bunama, kalp rahatsızlıkları ve görme anormallikleri görülmektedir. Artık gelişen tıp ile birlikte artık bebeğin anne karnında iken ataksi olup olmadığı belirlenebilmektedir. Bu yüzden önlenebilen hastalıklar arasına girmiştir.
Ataksinin Tedavisi Var mıdır?
Friedrich Ataksisi hariç neredeyse tüm ataksi çeşitleri artık gerek ilaç tedavisi gerek ise cerrahi tedavi ile büyük miktarda iyileştirilebilmektedir. Ataksinin bitkisel tedavisi altında geçen şeylerin çoğu palavradır çünkü rahatsızlık çeşitli bitkilerin kaynatılması, karıştırılması vs. ile iyileşebilecek basitlikte bir rahatsızlık değildir. Profesyonel bakım ve nörolojik muayene gerektirir.
Ataksinin Ayırıcı Tanısı Nedir?
Ataksi de ayırıcı tanı her hastada farklıdır çünkü hangi organ ataksiye neden oluyorsa onun yaptığı görevde bir gariplik vardır. Bu yüzden ortak bir ayırıcı tanı vardır demek mümkün değildir. Ama ülkemizde karşılaşılan çoğu ataksi rahatsızlığında ortak tanı ataksik yürüyüş adı verilen bir garip yürüyüş çeşididir.
Ataksi Tanısı
Ataksi bir hastalık değildir bir belirtidir. Bu yüzden doktora başvurduğunuzda sizde ataksi olduğunu öğrenince direk bir ilaç yazamaz. Çünkü ataksiye çok fazla neden olan etken vardır. Bundan dolayı ataksi rahatsızlığınız olduğunu öğrenince önce size detaylı nörolojik muayeneye tabii tutar ve ardından sizden çeşitli kan testleri ister. Bunları istemesinin sebebi ataksinin nedenini ortaya çıkarmaktır. Eğer kan testleri ve nörolojik muayene yeterli gelmiyorsa doktorunuz muhtemelen sizden beyin tomografisi ve manyetik rezonans görüntüleme gibi çeşitli testler ister ve kesin tanı bu testlerin sonucu ile konur.
Ataksi Tedavisi
Tedavi tamamen nedene yönelik olur. Eğer hastalığa beyincikte ki bir iltihap kaynaklı hastalık neden oluyorsa yoğun antibiyotik tedavisine başlanır veya hastalığa çeşitli tümörler veya beyinciğin sıkışması neden oluyorsa tümör cerrahi yollarla çıkarılır ve beyinciğin bulunduğu alan cerrahi teknikler ile genişletilir. Böylece hastada görülen ataksi tedavi edilmiş olur.
Ataksi Nedenleri
Ataksinin nedeni genellikle hareketlerimizi kontrol eden kulak denge merkezi, beyincik veya omurilik gibi organların birinde oluşan anormalliklerdir. Ataksiye en fazla neden olan organ çoğu zaman beyinciktirdir. Çünkü ilerleyen yaş ile beyincikte işlev kaybı olur. Beyincikte işlev kaybı gerçekleştikçe de yürüme de bozukluklar ve organların koordinasyonlarında gariplikler ortaya çıkar. Ataksinin diğer nedenleri; akut nedenler ve kronik nedenler olarak ikiye ayrılır.
Akut Ataksi Nedenleri (Aniden ortaya çıkan ataksinin nedenleri)
- Beyincik incinmesi
- Kafatası incinmesi
- Yaygın beyin kanaması
- Beyincik iltihapları
- Alkol bağımlılığı
- Epilepsi ve Parkinson ilaçları
- Kalp krizi sonrası hipoksi (organların ve dokuların yetersiz oksijenlenmesi)
Kronik Ataksi Nedenleri (Yavaşça belirtileri ortaya çıkan ataksinin nedenleri)
- Tiroit bezi yoksunluğu
- E ve K vitamini eksikliği
- Uzun süreli kemoterapi tedavisi
- Radyoterapi tedavisi
- Beyin tümörleri
- Kanser çeşitleri
- Kronik menenjit
Ataksi Çeşitleri
Ataksi çeşitleri kalıtsal (doğuştan) ve sonradan ortaya çıkan ataksi olarak ikiye ayrılmaktadır. Sonradan ortaya çıkan ataksinin nedeni yukarıdaki etkenlerden biridir. Ülkemizde genellikle kalıtsal ataksi daha fazla görülmektedir. Kalıtsal ataksi aileden geçen ataksi çeşididir. Anne ve babadan birisinde ataksi rahatsızlığı var ise çocuğunda ataksi olma ihtimali %50in üstündedir. Ülkemizde en sık görülen ataksi çeşidi Friedrich Ataksisidir. Çünkü akraba evliliğinin neden olduğu bir ataksi çeşididir ve sadece ataksi ile sınırlı kalmayıp bütün vücudu etkileyen bir rahatsızlıktır. Friedrich Ataksisine sahip kişilerde sıradan ataksi haricinde çabuk bunama, kalp rahatsızlıkları ve görme anormallikleri görülmektedir. Artık gelişen tıp ile birlikte artık bebeğin anne karnında iken ataksi olup olmadığı belirlenebilmektedir. Bu yüzden önlenebilen hastalıklar arasına girmiştir.
Ataksinin Tedavisi Var mıdır?
Friedrich Ataksisi hariç neredeyse tüm ataksi çeşitleri artık gerek ilaç tedavisi gerek ise cerrahi tedavi ile büyük miktarda iyileştirilebilmektedir. Ataksinin bitkisel tedavisi altında geçen şeylerin çoğu palavradır çünkü rahatsızlık çeşitli bitkilerin kaynatılması, karıştırılması vs. ile iyileşebilecek basitlikte bir rahatsızlık değildir. Profesyonel bakım ve nörolojik muayene gerektirir.
Ataksinin Ayırıcı Tanısı Nedir?
Ataksi de ayırıcı tanı her hastada farklıdır çünkü hangi organ ataksiye neden oluyorsa onun yaptığı görevde bir gariplik vardır. Bu yüzden ortak bir ayırıcı tanı vardır demek mümkün değildir. Ama ülkemizde karşılaşılan çoğu ataksi rahatsızlığında ortak tanı ataksik yürüyüş adı verilen bir garip yürüyüş çeşididir.
Ataksi Tanısı
Ataksi bir hastalık değildir bir belirtidir. Bu yüzden doktora başvurduğunuzda sizde ataksi olduğunu öğrenince direk bir ilaç yazamaz. Çünkü ataksiye çok fazla neden olan etken vardır. Bundan dolayı ataksi rahatsızlığınız olduğunu öğrenince önce size detaylı nörolojik muayeneye tabii tutar ve ardından sizden çeşitli kan testleri ister. Bunları istemesinin sebebi ataksinin nedenini ortaya çıkarmaktır. Eğer kan testleri ve nörolojik muayene yeterli gelmiyorsa doktorunuz muhtemelen sizden beyin tomografisi ve manyetik rezonans görüntüleme gibi çeşitli testler ister ve kesin tanı bu testlerin sonucu ile konur.
Ataksi Tedavisi
Tedavi tamamen nedene yönelik olur. Eğer hastalığa beyincikte ki bir iltihap kaynaklı hastalık neden oluyorsa yoğun antibiyotik tedavisine başlanır veya hastalığa çeşitli tümörler veya beyinciğin sıkışması neden oluyorsa tümör cerrahi yollarla çıkarılır ve beyinciğin bulunduğu alan cerrahi teknikler ile genişletilir. Böylece hastada görülen ataksi tedavi edilmiş olur.
