Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Faranjit, Boğaz iltibaplanması, pharyngitis, Farenks (Pharynx)

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • Faranjit, Boğaz iltibaplanması, pharyngitis, Farenks (Pharynx)




    Faranjit, boğaz iltibaplanması, pharyngitis:

    Faranjit aslında boğaz mukazasının iltihaplanmasıdır. Buda aniden ortaya çıkarsa akut faranjit, şayet uzun bir süre sonra ortaya çıkarsa kronik faranjit denir. Grip ve üşütme nedeniyle boğaz mukazasının üzerine yerleşen virüs iltihaplanmaya sebep olabilir. Boğaz ağrıması, ses kısılması, boğaz ağrısı ve boğaz kuruması gibi durumlar ortaya çıkar. Akut Faranjit:

    Akut faranjit herkesde görülebilir. Virüslerin sebep olduğu iltihaplanma zamanında tedavi edilmezse, buna bakterilerde karışır ve iltihaplanma daha karmaşık bir hal alır. Boğaz iltihaplanması bademciklerin vede bademciklerin arkasındaki kaslardada iltihaplanmaya sebep olur. Bu iltihaplanmada kulak ağrısı ve ateşlenmeye sebep olur.

    Kronik Faranjit:
    Boğaz mukazası sigara, alkol, toz , kimyasl ilaçlar ve gazların yapacağı tahribat nedeniyle veya burun deliklerinden yeterince hava alamama nedeniyle bazı kişiler ağızlarını açarak nefes alırlar ve böylece nefes yollarında kuruma olur. Bu gibi etkenler kronik farenjitin oluşmasında ana rol oynarlar. Tahrip olan mukaza bakteri, virüs ve mantarlara karşı direncini kaybeder.

    Akut faranjitin belirtileri:
    Akut faranjitin tipik belirtisiboğaz ağrıası, yutkunma zorluklarıdır. Boğaz kızarır ve bazende mukozanın üzerinde tabaka oluşur. Bu rahatsızlıklardan başka öksürük, nezle, ve ateş görülebilir. Boğazda yanma ve kaşıntı vede kuruluk hissetmede akut farenjite işarettir. Boğaz iltihaplanmasında bakterilerde özeliklede steptokokken varsa, o zaman boğaz ağrısı ve iltihaplalanmasına ilavetten bademciklerde şişer.

    Kronik faranjitin belitileri:
    Kronik faranjitin en belirgin özeliği boğazda sürekli kuruluk hissi ve mukazanın kızarması ve bazende yapışkan balgam tükürmede görülür. Boğazda bir yumru varmış gibi yutkunmayı zorlaştırır.

    Faranjitin teşhisi:
    Boğaz iltihaplanmasınına genelikle ağız ve diş bakımı, sigara, alkol, kimyasal ilaçlar, besinlerdeki katkı maddeleri vb etkenlerdir. Bu nedenle uzman doktorun rahatsızlığın sebebini araştırması ve doğru teşhis koması çok önemlidir. Teşhis için gerekirse kan testi, endoskopi, komputertomografi ve röntgen çekilmesi gerekebilir.

    Akut faranjitin tedavisi:
    Akut farenjit sıcak sifalı çay içilmesi , tuzlusu ile gargara yapılması iyi gelir. Akut faranjite bakteriler sebep olursa antibiyotik ilaçlar kulanmak gerekebilir.Antibiyotik ilaçlar patolojik (hastalık yapıcı ) bakterileri zararsız hale getirdiği gibi, bağırsaklardaki faydalı bakterileride yokeder. Buda uzun vadede sindirim bozukluklarına sebep olur. Bu nedenle Gökçek Tonik ile tedavi hem daha faydalı hemde daha etkilidir.

    Kronik faranjitin tedavisi:
    Kronik farenjite sebep olan etkenlerden uzak durulmalıdır. Faranjit adaçayı, okaliptüs, A. Itırı, hatmi, mirra ve papatya çayı vede bonbonları azda olsa rahatlatıcı özeliklere sahiptir. Kaloriferli evlerde sıcaktan kişinin ağzı kurur ve buda boğazın tahrişine sebep olur. Bu nedenle kaloriferlerin üzerine buharlaşması için içi su dolu bir kap konması iyi olur. Asıl tedavi ise ancak ve ancak immün zafiyetini güçlendirmekle mümkündür. Buda anacak mirra-, tarcın-, adaçayı (hakiki) preparatları, Gökçek Tonik ve Gökçek İksiri ile mümkündür.

    Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır. Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.
    Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

  • #2
    faranjit

    faranjit hastalığının tehlikesi nedir

    Faranjit Tedavisi, Adaçayı ile Faranjit Tedavisi, Itır ile Faranjit Tedavisi, Boğaz Ağrısı, Politikacı Hastalığı, Boğaz İltihaplanmasının Tedavisi, Hoca Hastalığı, Ses Sanatcısı Hastalığı,

    Yorum yap


    • #3
      Tehlikesi burdaki iltihap bademcik iltihaplanmasına sebep olur. Buda ortakulak iltihaplanmasına ve buradan beyine ve kalbe kadar iltihap yayılabilir. Yani çok tehlikeli olabilir.


      Settar Nickli öğeden Alıntı
      Uzun süren Gökcek Tedavilerden sonra , farkinda oldugum bir konu agiz ici Mukozasina ve dil üzerinde ve ayrica Bogazda biriken Mantarlar. Bu kendisi Agizda yanma ile belli eder, ve zamanla agiz florasini bozarak enfeksiyonlara ve agiz ici mukozasinda iltihaplanmalara neden olur. Agizda, damakda ve bogazda kasintilar yine mantarladan olabilmektedir. Yani bir tür Allerji.

      Gecen sene Angindan sonra kullandigim Antibiotikler sonucunda dilimde ve bogazimda Mantarlar meydana gelmis ve bunlar doku icerisine iyice yerlesmisti. Sürekli dilde ve agiz icerisinde ayrica arasira bogazda yanma ve kasintilar meydana geliyordu. Bir tür bela , sabah uyandigimda her seferinde dilimin üzerinde mantarlar yine cogalmis ve dilim iyice iltihaplanmis olarak güne basliyordum. Agiz ve bogaz bölgesi ayni Bagirsaklar gibi özellikle Mantarlarin rahat ettigi bölgedir. Sicaklik, Besin, Seker, bolca mevcut. Mantarlarin bir özelligi de ne sogukdan ne de sicaktdan etkilenmiyorlar. Bu durum ayrica sürekli Bogaz alti lenf bezlerini ve Bademcikleri sürekli yormaktadir.

      Ibrahim beyin tavsiyesi üzerine alti hafta boyunca günde üc veya dört defa olmak üzere tavisye ettigi Damlama ile dilimi ,agiz ici mukozasini temizledim ve ayrica bununla garagara ettim. Ve Gece Yatmazdan evvel bunu tekrarladim. Sonra Temizledigim bölgeye Papatya kremi sürdüm .Papatya kremi dil ve agizdaki iltihaplarin iyilesmesine yardimci oldu. Ayrica bunun yaninda Gökcek iksiri sayesinde ince bagirsak ve midede Cogalan Mantarlar gectiginden dolayi Dilmdeki Mantarlar ve Acimsi tad iyilesti. Ve Dolayisiyla Bogazimdada biriken Mantar Kolonileri Gökcek iksiri sayesinde kayiboldular.
      Doktorlar Agiz ici mantarlarinda genelde Nystatin Suspensionu verirler ancak bu ilac zayif gelir. Bende Nystatin kullandim , ancak gecici olarak fayda etti ,sonra mantarlar tekrar meydana geldi.

      Suan Allaha sükür Dertlerimden birtanesi olan Agiz ve dil yanmasindan yani Agiz ici Mantarlarindan kurtuldum. Ancak Dikkat ettigim konu Mantarlarin ihtiyaci olan besinleri onlara vermedim. Yani Gökcek Diyet.

      Tecrübem sudur:
      Arasira da olsa Disetlerini , Dilin üzerini ve Agiz Mukozasini
      Temizlemekde yarar var. Ancak Dili temizlerken biraz dikkat etmek gerekir. Cünkü dil üzeri cok hassasdir. Ve Gökcek iskrinin Etkilerini bu konuda unutmamak gerekir.

      Saygilarimla
      Settar bey sizin 2-3 ay daha ITIR Forte, Kordisep Forte, Gökçek Aloe Vera Jel ve Gökçek İksir, Faranjit çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (Çin tuzu, mısır şurubu, abur cubur, tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Her Lokma en az 30 defa çiğnenmeli, doğru ÇİĞNEME den yutulan besinler mide başta olmak üzere diğer organlara zarar verir.Hücre merkezlerinde bulunan mitokondrinleri soba veya mini atom sentraline benzetebiliriz.Sobaya kalitesiz kömürü doldurursanız duman içinde kalırsınız ve aşırı artık madde (kül, duman, is) ortaya çıkar.Çiğnenmeyen besinlerde kalitesiz kömür gibi hücreler, hücre araları, bağ dokuları ve bütün organlarda artık madde (cüruf) yoğunlaşmasına sebep olur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.
      Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

      Yorum yap


      • #4
        slm

        bende de kronik faranjit var hangi bitkileri kullanırsam bana faydalı olur?

        Yorum yap


        • #5
          orhanadana Nickli öğeden Alıntı
          bende de kronik faranjit var hangi bitkileri kullanırsam bana faydalı olur?
          ITIR Forte, Kordisep Forte, Gökçek Aloe Vera Jel ve Gökçek İksir, Faranjit çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (Çin tuzu, mısır şurubu, abur cubur, tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Her Lokma en az 30 defa çiğnenmeli, doğru ÇİĞNEME den yutulan besinler mide başta olmak üzere diğer organlara zarar verir.Hücre merkezlerinde bulunan mitokondrinleri soba veya mini atom sentraline benzetebiliriz.Sobaya kalitesiz kömürü doldurursanız duman içinde kalırsınız ve aşırı artık madde (kül, duman, is) ortaya çıkar.Çiğnenmeyen besinlerde kalitesiz kömür gibi hücreler, hücre araları, bağ dokuları ve bütün organlarda artık madde (cüruf) yoğunlaşmasına sebep olur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.

          Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

          Yorum yap


          • #6
            'Akut Farenjit' hastalığını

            'Akut Faranjit' hastalığını biliyor musunuz?

            Şu sıralar havaların güzelliğine diyecek yok doğrusu. Pırıl pırıl bir hava insanın kemiklerini de içini de ruhunu da ısıtan güneş bulutsuz masmavi bir gökyüzü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta, Pastırma yazı hastalıklarını Mynet okurları için yazdı.

            Her şey iyi güzel ama, bu 'pastırma yazı' aynı zamanda hastalık mevsimi de. Bakın çevrenize. Burnu akan, hapşıran mı ararsınız boğazı ağrıyan mı ateşlenmiş yatak döşek yatan mı öksürükten sabaha kadar uyuyamayan mı

            Hele de küçük çocuklar, nerdeyse hepsi hasta bu günlerde.

            Halkımızın anjin, boğaz ağrısı, boğaz iltihabı gibi isimlerle bildiği, biz doktorların ?akut farenjit' diye isimlendirdiği hastalık, işte tam da bu güzel, güneşli günlerin hastalığı.

            FARENJİT NEDİR?

            Farenks boğaz demektir. Farenjit de boğaz iltihabı anlamına gelir. Aslında boğazın, biri burun boşluğunun arkasında kalan ve geniz diye de isimlendirdiğimiz bir kısmı ve bir de ağız boşluğunun tam arkasında yer alan kısmı (orofarenks) vardır. Farenjit diyince anlaşılan, boğazın ağzımızı açtığımız zaman görülen kısmının iltihabıdır.

            Boğaz iltihaplarının, ani olarak başlayan ve hastayı çok rahatsız eden şekline 'akut farenjit', uzun süreden beri devam eden ve belirtilerin çok şiddetli olmadığı şekline ise ?kronik farenjit' denir.

            Kronik boğaz ağrılarının pek çok nedeni olabilir. Alerjiler, hava kirliliği, sigara dumanı, reflü, burun tıkanıklığı, solunan havanın kuruluğu, alkol, çok sıcak veya soğuk yiyecek ve içecekler, bağırmak gibi.

            Pastırma yazı hastalığı olan akut boğaz iltihaplarının çoğu ise enfeksiyonlarla ilgilidir. Bu enfeksiyonların çoğu, yani %80-85'i virüslerle, çok daha azı %10-15'i ise bakterilerle meydana gelir.

            Bu bilgi çok önemlidir, çünkü virüslerin neden olduğu boğaz iltihapları antibiyotik almadan kendi kendine iyileşirken, bakterilerin etken olduğu iltihapların mutlaka antibiyotiklerle tedavisi gerekir.

            VİRAL FARENJİT

            Virüslerin neden olduğu hastalığa viral farenjit denir. Bu çoğu zaman, nezle, grip gibi hastalıklara boğaz iltihabının da katılması ile oluşur. Nezleye bağlı farenjitde, burun akıntısı, hapşırma, gözlerde sulanma, öksürük vardır, ama ateş ve genel durum bozukluğu yoktur.

            Gribin yol açtığı farenjit ise, üşüme-titreme, yüksek ateş, terleme, halsizlik, iştahsızlık, baş ve yaygın vücut ağrıları ile birliktedir. Hasta adeta paçavraya dönmüş ve yatağa düşmüştür.

            Kızamık, suçiçeği, krup gibi diğer viral çocuk hastalıklarında da farenjit bulguları olabilir.

            BAKTERİYEL FARENJİT

            Birçok bakteri akut farenjite yol açabilmekle beraber, bunların en önemlisi A grubu beta hemolitik streptokoklar, yani halkımızın 'beta mikrobu' diye bildiği bakterilerdir.

            Beta mikrobunun neden olduğu boğaz iltihabı her yaşta görülebilir, ama 5-15 yaşlar arasında daha sıktır. Betalar, öksürme, hapşırma sırasında havaya karışan taneciklerle ve hasta kişilerin salgıları ile kirlenmiş elin burna veya ağza teması ile bulaşır.

            Hastalığın başlıca belirtileri boğaz ağrısı, yutma güçlüğü, yüksek ateş, baş ağrısı, küçük çocuklarda karın ağrısı ve kusmadır. Bademcikler şiş ve kızarıktır; üzerinde beyaz iltihaplar görülebilir. Boyundaki bezler şişer ve hassaslaşır. Bazı hastalarda deri döküntüleri de olabilir.

            Bu hastalık bademcik iltihabı, sinüzit, kulak iltihabı ve kızıl gibi hastalıklara ve daha nadiren ateşli romatizma ve böbrek iltihabı(nefrit) gibi ciddi komplikasyonlara yol açabilir.

            Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır. Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler. Geniş bilgi için Şifalı Bitkiler ve Alternatif Tıp ismli kitabımızda mevcuttur.

            Yorum yap


            • #7
              BoĞaz Ve BaŞ AĞrisi

              Yaklaşık 15 yıl önce Bademcik ameliyatı oldum. Kronik faranjit olduğumu sanıyorum. Haftada en az bir gün şiddetli boğaz ağrısı çekiyorum. Kulak ve başa da sirayet ediyor. Burun tıkanıklığı var, geniz akıntısı var.
              Konu ile ilgili ne tavsiye edersiniz

              Yorum yap


              • #8
                mkaragoz Nickli öğeden Alıntı
                Yaklaşık 15 yıl önce Bademcik ameliyatı oldum. Kronik faranjit olduğumu sanıyorum. Haftada en az bir gün şiddetli boğaz ağrısı çekiyorum. Kulak ve başa da sirayet ediyor. Burun tıkanıklığı var, geniz akıntısı var. Konu ile ilgili ne tavsiye edersiniz
                Gökçek İksiri kullanmanız yeterlidir ayrıca başka birşeye gerek. Yok oğlumda sürekli hastalanırdı, bademcikleri şişeri. Hamdolsun şimdi çok sağlıklı, ITIR Forte, Kordisep Forte, Gökçek Aloe Vera Jel ve Gökçek İksir, Faranjit çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (Çin tuzu, mısır şurubu, abur cubur, tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Her Lokma en az 30 defa çiğnenmeli, doğru ÇİĞNEME den yutulan besinler mide başta olmak üzere diğer organlara zarar verir.Hücre merkezlerinde bulunan mitokondrinleri soba veya mini atom sentraline benzetebiliriz.Sobaya kalitesiz kömürü doldurursanız duman içinde kalırsınız ve aşırı artık madde (kül, duman, is) ortaya çıkar.Çiğnenmeyen besinlerde kalitesiz kömür gibi hücreler, hücre araları, bağ dokuları ve bütün organlarda artık madde (cüruf) yoğunlaşmasına sebep olur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.
                Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                Yorum yap


                • #9
                  bende kbb doktoruna gittim farenjit dedi ama ben yinede korkuyorum.bogazımda sankii bişey varmış tükürük birikiyoo gibi hissediorum ve hiç cıkaramıyorum.başka rahatszlıgım yok ama gırtlak da kalıcı izler bırakıyomu cok merak etdiorum.ve ömür boyu çekicekmiyiz biz bu hastalıgı yaa.ben daha 17 yasındayım

                  Yorum yap


                  • #10
                    hakan_seze Nickli öğeden Alıntı
                    bende kbb doktoruna gittim farenjit dedi ama ben yinede korkuyorum.bogazımda sankii bişey varmış tükürük birikiyoo gibi hissediorum ve hiç cıkaramıyorum.başka rahatszlıgım yok ama gırtlak da kalıcı izler bırakıyomu cok merak etdiorum.ve ömür boyu çekicekmiyiz biz bu hastalıgı yaa.ben daha 17 yasındayım
                    ITIR Forte, Kordisep Forte, Gökçek Aloe Vera Jel ve Gökçek İksir, Faranjit çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (Çin tuzu, mısır şurubu, abur cubur, tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Her Lokma en az 30 defa çiğnenmeli, doğru ÇİĞNEME den yutulan besinler mide başta olmak üzere diğer organlara zarar verir.Hücre merkezlerinde bulunan mitokondrinleri soba veya mini atom sentraline benzetebiliriz.Sobaya kalitesiz kömürü doldurursanız duman içinde kalırsınız ve aşırı artık madde (kül, duman, is) ortaya çıkar.Çiğnenmeyen besinlerde kalitesiz kömür gibi hücreler, hücre araları, bağ dokuları ve bütün organlarda artık madde (cüruf) yoğunlaşmasına sebep olur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.
                    Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                    Yorum yap


                    • #11
                      faranjit

                      Yaklaşık bir haftadır aşırı boğaz ağrısı ve öksürüğüm var. Boğaz ağrısı geçti ancak öksürük çok rahatsız ediyor. Bazen balgamda çıkıyor, ama çıkmadığı zaman çok aşırı öksürüyorum. Birkaç sene önce aynı durumla doktora gittiğimde faranjit demişti ama bu kadar uzun süre ve rahatsız edici öksürüğüm yoktu. Şuan antibiotik kullanıyoum, Pastil ve şurup kullandım bir işe yaramadı. Acaba ne yapmalıyım...

                      Yorum yap


                      • #12
                        passiflora Nickli öğeden Alıntı
                        Yaklaşık bir haftadır aşırı boğaz ağrısı ve öksürüğüm var. Boğaz ağrısı geçti ancak öksürük çok rahatsız ediyor. Bazen balgamda çıkıyor, ama çıkmadığı zaman çok aşırı öksürüyorum. Birkaç sene önce aynı durumla doktora gittiğimde faranjit demişti ama bu kadar uzun süre ve rahatsız edici öksürüğüm yoktu. Şuan antibiotik kullanıyoum, Pastil ve şurup kullandım bir işe yaramadı. Acaba ne yapmalıyım...
                        Ne kadar ilaç kulnırsanız bağırsak florası o kadar bozulur. Tahribat ne kadar büyük olursa tedavide o ölçüde zor olur. ITIR Forte, Kordisep Forte, Gökçek Aloe Vera Jel ve Gökçek İksir, Faranjit çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (Çin tuzu, mısır şurubu, abur cubur, tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Her Lokma en az 30 defa çiğnenmeli, doğru ÇİĞNEME den yutulan besinler mide başta olmak üzere diğer organlara zarar verir.Hücre merkezlerinde bulunan mitokondrinleri soba veya mini atom sentraline benzetebiliriz.Sobaya kalitesiz kömürü doldurursanız duman içinde kalırsınız ve aşırı artık madde (kül, duman, is) ortaya çıkar.Çiğnenmeyen besinlerde kalitesiz kömür gibi hücreler, hücre araları, bağ dokuları ve bütün organlarda artık madde (cüruf) yoğunlaşmasına sebep olur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.
                        Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                        Yorum yap


                        • #13
                          faranjitmiyim

                          HOcam bende sadece sabah uyandığımda ağızda kötü bir tad (çamur gibi) ve aşırı balgam oluşuyor,öksürük boğazda yanma,ağrı falan yok faranjit miyim acaba ve öyleysem tavsiyelriniz nelerdir.ii çalışmalar.ARkadaşlar hepi,nize geçmiş olsun

                          Yorum yap


                          • #14
                            Kimyasal ilaçlar özeliklede antibiyotikler bağırsak-, ağız ve boğaz florasını tahripeder. yani BAĞIRSAKLAR-, AĞIZ VE BOĞAZDAKİ FAYDALI BAKTERİLER YOK OLUR ONUN YERİNE ZARARLI BAKTERİLER VE MANTARLAR YERLEŞİR ve bunlarda sürekli toksik maddeler üretirler.
                            Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                            Yorum yap


                            • #15
                              Franjit

                              hocam selamlar benim sorunum yillardir devam etmekte .oncelikle her sabah hic aksamasiz bogazimda bir agri agizimda kotu bir tat bagdemciklerimde bir batma olmakta .agizimda bir intihap kokusu olmakta hapsirik ile inan?lmaz bir intihap kokusu olmakta hekimlere gozuktum sorunumun franjiz oldugunu bildirdiler ama verdikler, ilaclar kalici bir cozum bulamadi yardiminizi bekliorum ozellikle agizimda intihapli koku ve hapsirikla disari cikan iltihap ??


                              sayg?lar

                              Yorum yap

                              Hazırlanıyor...
                              X