Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Diş çürükleri, karies, caries, diş çürümesi, diş eti, diş eti çekilmesi, çürük, diş

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • Diş çürükleri, karies, caries, diş çürümesi, diş eti, diş eti çekilmesi, çürük, diş

    Diş çürükleri, karies, caries, diş çürümesi, diş eti, diş eti çekilmesi, çürük, diş





    Karies, caries, diş çürümesi:



    Karies en çok görülen diş hastalığıdır. Karies süt dişlerinde görülmeye başlar ve tedavi edilememesi halinde dişler çürür ve çektirmek zorunda kalınır. Avrupa ülkelerinde sigorta ve bakım nedeniyle daha az karies görülür. Aslında müslümanların diş bakımında daha duyarlı olmaları gerekir.

    Hz. Ayşeye sormuşlar ??Peygamberimiz eve geldiğinde ilk yaptığı iş nedir ? diye, Oda ??Selamdan sonra dişini fırçalardı?? buyurmuşlardır. Peygamberimizin çok az yiyip içtiğini düşünürsek. Bilindiği gibi peygamberimiz haftada 3-4 gün oruç tutar vede bazende iki gün üstüste oruç tutardı. Peygamberimiz günde en fazla iki defa yemek yer vede yemekte 13 lokmadan fazla yemediğide bilinmektedir.

    Kariesin sebebi:
    Karies dişi çevreleyen dış tabakadaki minerallerin çözülmesi sonucu ortaya çıkar. Diş üzerindeki bakteriler karbonhidratılı (şekerli)besinleri parçalayarak asidin olşmasını sağlarlar. Bu asitle diş minesini tahripederek deler. Buna ilavette aşırı sigara ve siyah çayda dişi boyar. Dolğuların etrafında yeniden karies oluşursa sekonderi (ikinci defa) kariese sebep olur. Ayrıca dolgunun altında yeniden kariesde oluşabilir.

    Kariese karşı korunma:
    1-) Diş bakımı
    2-) Düzenli olarak konturol için diş doktoruna gidilmeli
    3-) Sağlıklı beslenme, özeliklede şekerli besinlerden uzak durulmalı ve küçük çocukların ve bebeklerin rezene tohumu içeren çay içmemeleri gerekir, çünkü rezenetohumu aşırı miktarda glukoz (şeker) içerir ve buda dişleri çürütür.
    4-) Flor dişlerin dirençli ve sağlam olmasını sağlar, bugün flor içeren diş macunu vardır. Bu yeterlidir, şayet flor yetersizliği problemi yoksa, fakat bununda ölçüsü kaçarsa zararlıdır.
    5-) Dişlerin özeliklede çocuklarda süt dişleri düz olmayıp üzerinde hafif çokurcuklar ve yırtıklar olabilir. Bunlar sentetik madde ile diş doktoru tarafından düzeltilir.
    6-) Karies ağız içindeki bakteriler sebep olur. Kariese sebep olur. Bu bakterileri zararsız halle getirmek ancak TahitianNoni, kipriotu-, adaçayı-, ve tarçın gibi doğal ilaçlarla mümkündür.

    Erken teşhis:
    Karies başlanğıç safhasında ağrıya sebep omaz, önce diş minesi esmerleşir (1. devre) veya açık lekeler oluşur. Buda diş minesindeki minerallerin çözülmeye başladığını gösterir. Diş kariesi ilerlemiş ve diş kemiğine (dentin), yani 3. devreye kadar ilerlemişse soğuk, sıcak veya tatlı yeyince ağrıya sebeb olur.

    Teşhis:
    Diş doktoru dişi sonda ve aynaların yardımı ile muayene eder. Rahatsızlığa neden olabilecek diş üzerindeki diş pası (diş taşı) temizlenir. Dişin röntgeni çekilerek dişteki çürümenin hangi aşamada olduğu anlaşılır. Gerekli görülürse tükrük salğılaması ve tükrüğün pH?sı ölçülür. Parafinli bonbon aynı sakız gibidir. Bu 5 dakika çiğnenir ve dakikada 1 ml tükrük salğılanıyorsa normal ve fazla ise o zaman tetbir alınması gerekir. Tükrüğün pH?sı 4?ün altında, yani aşırı asitli ise kariese neden olur. Ayrıca günümüzde laserli bilgisayar muayene metotları ile teşhis çok kolaylaşmıştır.

    Tedavi:
    Diş doktoru kariesi teşhis ettikten sonra, diş temizlenir. Çürüğün büyüklüğüne göre bu işlem diş köküne kadar gider ve tabiki o zamanda sinirleri öldürmek gerekebilir. Dolgunun amalgamdan seçilmesi salğı için en tehlikeli olanıdır, çünkü amalgam bir çok metal ve ağır metalin karışımından oluşur. Bunlardan civa yavaş yavaş çözülerek vücudu zehirler, özeliklede beyin, sinir hücreleri, sinir merkezi ve lenf bezelerinde yoğunlaşarak bir çok hastalığa sebep olur. (Geniş bilgi için tehlikeli maddelere bak) Diş diplerindeki mikrop ocaklarını temizlemek için immün sistemini harekete geçirmek gerekir, budaGökçek İksiri veçörekotu ile mümkündür.


    Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır. Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.
    Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

  • #2
    Parodontit, peridontit



    Parodontit, peridontit, parodontitis, peridontitis, dişeti ve yuvasının iltihaplanması:

    Parodontit dişeti ve dişyuvasının iltihaplanmasına verilen isimdir. Eskiden genelikle parodontozla karıştırılmıştır. Parodontoz dişi tutan kemikte, yani çene kemiğinde ortaya çıkan hastalıktır, yani çene kemiği hastalığıdır. Diş çürüğüne ise karies denir ve konu bu isimle anılan başka bir başlıkta ele alınmıştır. Diş pası olarak bilinen meddeye ise diş plakı denir, diş plakı yemek artıkları, tükrük artıkları, siyah çay ve sigaranın birleşimindeki bazı maddeler, özeliklede bakteriler bunların hepsi birden dişetini, dişi vehatta önce iltihapladırır sonrada çene kemiğine kadar çürütürler. Bakterilerin besinle alınan şekeri aside çevirmesi ile dişeti ve yuvası iltihaplanır (parodontit), diş çürüğü (karies) ve neticede parodontoz (çene kemiği çürüğü) oluşur.

    Parodontit?in alış sebebi?
    Bakteriler besinlerdeki şekerli maddeleri aside dönüştürerek vede ayrıca toksik maddeler üreterek vede sağlıksız beslenme sonucu önce dişeti iltihaplanması (jinjvit, gingivitis) oluşur. Dişetinin iltihaplanması zamanında tedavi edilmezse bu dişetinde cepler (mikrop yuvası ) oluşur, buda zamanla dişi tutan yuvada vede çene kemiğinde tahribata sebep olur. Mikropların oluşturdukları ceplerde (keseciklerde) diş plakı oluşur, buda bir mikrop yuvasına dönüşür ve tahribat sürekli büyür.

    Parodontiti etkileyen fakrörler:
    1-) Tükrük ne kadar koyu olursa, o kadarda kalitesi düşük demektir, çünkü temizleme işlemini tam göremez.
    2-) Ağızla nefes alış-verişler ağız mukozasını kurutur.
    3-) Ağız hastalıkları bazı hastalılarda (şeker hastalığı, lösemi, AİDS, immün zafiyeti, vb.) azar.
    4-) Genetik bozukluklar
    5-) Allerjik rahatsızlıklar
    6-) Sigara ve siyah çay içme
    7-) Hamilelik sırasında dişeti zayıflar ve hastalıklar ortaya çıkar.
    8-) Diyet sırasında yeterince vitamin ve mineral alınmadığından oluşur.

    Parodontit?in görünümü?
    1-) Dişeti kızarır ve şişer
    2-) Aniden dişeti kanar
    3-) Ağız kokuyorsa ve kötü kokular hissediliyorsa
    4-) Dişeti ağrır
    5-) Dişeti oluşan ceplere (kesecikler) yerleşen mikroplar buradan yayılırlar.
    6-) Dişeti çekilir, diş boyunu açıkta kalırsa dişeti hasaslaşır
    7-) Dişler gevşer ve düşer.

    Parodontit nasıl önlenir?
    Dişetinin yemek ve kahvaltıdan sonra mutlaka dişleri iyice fırcalanmalı, yani iyi bakım şarttır. Dişleri temizlerken dişerin arasına ve arkasına dikkat edilmelidir. Dişetindeki plak temizlenmezse bu diştaşına (tartar) sebep olur. Buradaki bakterilerde sürekli toksik maddeler üretir. Buradaki diştaşı 4-9 ayda bir temizlenmelidir.

    Parodontit?in tedavisi:
    Düzenli diş fırcalama en önemli kuraldır. Peygamber Efendimiz evine geldiğinde selamdan sonra ilk yaptığı işin dişini fırcalamak olduğu bilinmektedir. Dişetinde oluşan cepler, gerekirse amaliyat yapılır. Dişteki çürükler diş doktoru tarafından doldurulur. Dolguda kesinlikle amalgamın kulanılmaması gerekir, çünkü yantesiri oldukca büyüktür. (Tehlikeli maddelere bak) Ağız içindeki bakteri florasını dengelemek ve immün sistemini güçlendirmek içinmirra-, adaçayı-, tarcın preparatları, Gökçek Tonik ve Gökçek İksiri kulanılır.

    Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır. Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.
    Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

    Yorum yap


    • #3
      AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞI
      Agız ve diş sağlığı, genel sağlığımızın çok önemli bir parçasıdır. Düzenli yapılan çürük kontrolleri ve diştaşı temizliği, oluşabilecek sorunların erken teşhisini ve dişlerin ağızda uzun vadede sağlıklı kalmasını sağlayacaktır.

      Pedodonti:
      Çocuklarda çürük önleyici izolasyon dolguları (fissür sealant), flor uygulamaları, oluşabilecek ortodontik problemlerin erken teşhisi ve önlenmesi...

      Çocuklarda diş fırçalama alışkanlığının kazandırılması ve beslenme şeklinin düzenlenmesinin yanısıra, düzenli diş hekimi kontrolleri yapılmalıdır. Topikal flor uygulamasıyla çocuğun daimi dişlerini güçlendirebilir, küçük ve büyük azı dişlerine uygulanan fissür örtücü denilen izolasyon dolgusuyla çürümeyi engelleyebiliriz. Geçici olduğu için pek fazla önemsenmeyen süt dişlerinin sağlığı çok önemlidir. Süt dişlerindeki çürükler, hem ağrıya sebep olmakta hem de daimi dişlere zarar vermektedir. Erken süt dişi kaybı, çocukların daimi dişlerinin çapraşık olmasının en önemli sebeplerinden biridir.

      Periodontoloji:
      Dişeti hastalıklarının tedavisi amacı ile diştaşlarının temizlenmesi, cerrahi tekniklerle hastalığın tedavisi....

      Periodontal hastalıklar dişeti ve dişleri çevreleyen destek dokuları etkileyen iltihabi hastalıklardır. Dişeti hastalığının en önemli sebebi "bakteri plağı"dır. Hergün düzenli ve yeterli fırçalama yapılmazsa, tükrük içinde bulunan kalsiyum, bakteri plağıyla birleşip sertleşerek dişler üzerine yapışır ve diştaşı (tartar) dediğimiz yapıya dönüşür. Plaktaki bakteriler tarafından üretilen zararlı maddeler dişetlerinde iltihaba yol açar. Dişeti hastalığının bu erken dönemine" gingivitis" denir. Bu dönemde dişetleri kırmızıdır,kanamalıdır ve hacim olarak büyümüştür.Bu hastalık tablosunun ilk sinyallerini fark eden hasta hemen hekime başvurursa bu aşamada yapılacak diştaşı temizliğiyle dişetlerinin tedavisinde yüksek başarı sağlanır. Belirtilerin ihmal edilmesi durumunda hastalık ilerler, dişetindeki iltihap çene kemiğine ulaşır ve erimesine neden olur. Bu durumda cerrahi tedaviler gerkebilir. Dişeti iltihabının neden olduğu diş kayıpları, çürüklerin neden olduğu diş kayıplarından daha fazladır. Periodontal problemlerin önlenmesinde en önemli görev kişinin kendisine düşmektedir. Günlük ağız bakım işlemleri (diş fırçalama ve diş ipi kullanma) diştaşı oluşumunu en alt düzeye indirebilir, ancak tamamen önleyemeyebilir. Dişler sabah akşam 2 dakika süreyle fırçalanmalı ve düzenli olarak diş hekimi tarafından kontrol edilip temizlenmelidir.

      Konservatif Tedavi:
      Çürük tedavileri, amalgam ve estetik dolgular...

      Ağızda bulunan bakterilerden oluşan bakteri plağı, şekerli ve karbonhidratlı yiyeceklerin ağızda kalan artıklarından asit oluşturur. Bu asitler dişlerin mineral dokusunu çözerek dişin minesinin bozulmasına ve sonuçta da diş çürüğünün başlamasına neden olurlar. Konservatif tedavi, çürüklerin erken dönemde tedavilerinin yapılarak ilerlemelerinin durdurulmasını ve oluşan diş maddesi kayıplarının estetik, fonksiyonel ve ağız dokularına uyumlu bir şekilde tedavi edilmesini amaçlar.

      Endodontik Tedavi: Kanal tedavileri...

      Dişin sert dokusunun içinde, kökün en ucundan giren kan damarları ve sinirlerin (pulpa) bulunduğu dişe hayat veren küçük bir odacık vardır. Dişlerin büyümesini ve sürmesini sağlayan bu yapı, çürüme meydana geldiğinde alarm görevi de görmektedir. Erken safhada tedavi edilmeyen diş çürükleri ilerleyerek pulpaya ulaşır ve burada iltihabi değişimlere neden olarak şiddetli ağrılar oluşturur. Daha sonraki aşamada bakterilerin salgıladığı asitler pulpayı öldürür. Böylelikle ortaya çıkan toksinler (zehirler) kök ucundan sızarak çene kemiğine yayılır. Çene kemiğinde oluşan iltihap dişin kaybına, çevre dokularının da harabiyetine neden olur. Bu safhaya gelmeden önce dişi ve çevre dokuları koprumak için hastalıklı pulpa dokusunun alınmasıyla diş kurtarılabilir. Pulpa dokusu anestezi altında temizlendikten sonra, kanallar genişletilip dezenfekte edilir. Tüm bu işlemlerden sonra pulpa odasının içi özel maddelerle kök ucuna kadar doldurulur. Sanıldığının aksine bu işlemler ağrısız gerçekleşmekte ve tedavi edilen diş uzun yıllar ağızda kalmaktadır.

      Cerrahi:
      Diş çekimleri, komplikasyonlu ve gömük diş çekimleri, kist operasyonları, rezeksiyon, vb. cerrahi operasyonlar...

      Gömük 20 yaş dişleri: Bu dişler akıl dişleri olarak da adlandırılır ve tam ya da yarım gömülü kaldığında iltihaplanmaya ya da bir kiste sebep olabilir. Ya da diğer dişleri öne doğru iterek dişlerde çapraşıklıklara yol açabilir. Uzun süre hiç belirti vermezken, aniden şiddetli ağrılara, çenelerde kitlenmeye ya da yüzde şişmeye sebep olabilir. Bu dişler kontrol edilmeli ve gerekli ise çekilmelidir. Çekim küçük bir operasyonla gerçekleştirilir.

      Protez:
      Kuron ve köprü protezleri, total (tam) ve iskelet (kancalı) protezler, Hassas tutuculu protezler...

      Protez; eksik bir organı yerine koyma anlamı taşımaktadır. Dişlerin ve çevre dokuların çeşitli sebeplerle madde kaybına uğradığı ya da tamamen kaybedildiği durumlarda, hastaya kaybolan fonksiyonlarını geri kazandırmak ve bozulan estetik görünümü düzeltmek, protezin amacıdır.

      Eksik bir diş diğer dişler için ciddi bir tehlikedir. Estetiği bozduğu tartışılmazdır, ancak daha önemlisi, dişin kaybından kısa bir süre sonra boşluğu sınırlayan dişler doğal olarak boşluğa doğru eğilir. Ayrıca karşı çenedeki boşluğa denk gelen dişler üzerindeki basıncın ortadan kalkması, zamanla onların boşluğa doğru uzamasına ve hatta dökülmesine sebep olur. Sadece komşu dişler değil, diğer dişler de bu konumdan etkilenir ve çene eklemi, baş ve kas ağrıları ortaya çıkabilir. Kısacası boşluk ne kadar kısa sürede kapatılırsa o kadar iyidir.

      Protezler genel olarak iki türlüdür:

      Ağızda kalan dişlerin üzerine yapılan (dişler küçültülerek) ve hasta tarafından çıkarılamayan kuron, köprü gibi sabit protezler Hasta tarafından takıp çıkarılan hareketli protezler (tam ve yarım protezler gibi) Tam protezler, hastanın ağzında hiç diş bulunmadığı zaman yapılan protezlerdir.

      Yarım protezler, hastanın mevcut dişlerine kroşe dediğimiz kancalarla tutturulur. Ya da estetik olması için ağızdaki dişler kaplanarak onlara yerleştirilen çıt çıt, sürgü gibi hassas tutucular kullanılarak yapılır.

      Ortodonti:
      Diş çapraşıklıklarının ve çene anomalilerinin düzeltilmesi...

      Kalıtım, gelişim yetersizliği, çeşitli yanlış alışkanlıklar (parmak emme, biberon ve yalancı meme gibi faktörler) sebebiyle oluşan bozuklukların tedavisi ortodontinin konusudur. Sadece dişlerde çapraşıklık varsa, yaş faktörü önemli değildir. Her yaşta dişlerin düzeltilmesi mümkündür. Ancak kişinin kemik yapısıyla ilgili (iskeletsel) bir problem söz konusu ise, tedavisi ergenlik çağına kadar yapılır.

      Dental Implantlar:
      Diş implantları, kaybedilen dişlerin yerine çene kemiği içine yerleştirilen ve kemik ile kaynaşarak doğal diş kökü görevini gören metal yapılardır. Bu metal yapılar doku dostu olan titanyumdan yapılır ve hiçbir yan etkisi yoktur. Tek diş kayıplarında boşluğun doldurulması için yandaki dişleri küçültüp 3üye köprü yapmak yerine, diğer dişlere dokunulmadan boşluğa implant yerleştirilir ve üzeri 1üye kuronla kaplanabilir..

      Azı dişlerinin kayıplarında, takıp çıkartılan protez kullanmak yerine bu bölgeye uygun sayıda implant yerleştirilerek sabit köprü yapılabilir... Dişsiz ağızlarda, özellikle alt protezi ağızda durmayan kişilerde meydana gelen çiğneme, konuşma ve psikolojik bozuklukların giderilmesi için de implant uygulanır. Iki seçenek vardır: Ya ağıza yeterli sayıda (6-8) implant yerleştirilip sabit köprü yapılır, ya da çenenin ön bölgesine 2-4 implant yerleştirilerek protezin daha stabil oması sağlanır. Implant uygulaması için öncelikle bir çene filmi çekilir ve uygulama için yeterli kemik olup olmadığı incelenir. Uygun şartlar varsa implant yetişkin her insana yapılabilir ve başarı şansı çok yüksektir.

      Estetik Diş Hekimliği:
      Ayrık dişlerin kapatılması, gülme sırasında görünen dişetinin uzunluğunun ayarlanması, koyu renkli dişlerin renklerinin açılması, kısacası estetiği olabildiğinin en iyisine ulaştıracak uygulamalar, estetik diş hekimliğinin konusudur. Bu bağlamda porselen laminate, empress, estetik kozmetik dolgular, diş beyazlatma (bleaching) gibi uygulamalar yapılmaktadır.

      Diş beyazlatma (Bleaching):
      Diş beyazlatma, dişlerin yapısındaki renklenmeleri ortadan kaldıran bir işlemdir. Diş renklenmelerinin çeşitli sebepleri olabilir. En yaygın nedenleri; kahve , çay, kola ve sigara gibi leke yapıcı maddelerin kullanılması, travma, yaşlılık, tetrasiklin renkleşmesi, eski kaplamalar, sinir dejenerasyonu vb. gibi nedenlerdir. Diş beyazlatma işlemi uygun şekilde ve diş hekimi kontrolünde yapıldığında diş ve dişetlerine zararsızdır.Ancak tedavi sırasında dişlerde hassasiyet (özellikle soğukta), dişetlerinde kızarma ve hassasiyet meydana gelebilmektedir. Fakat bu geçicidir ve tedavinin bitimiyle birlikte, birkaç gün içinde bu şikayetler ortadan kalkmaktadır. Ağartma işlemi için iki yöntem vardır:

      Ev ağartması (home bleaching) denilen yöntemde, hekim ağızdan ölçü alır, bunlara uygun kalıplar hazırlanır. Hasta bu kalıbın içersine ilacı yerleştirerek dişlerin üzerine takar (en az 6-8 saat ve tercihen uykuda). Işlem dişin rengine bağlı olarak 1-4 hafta içinde biter. Office bleaching denilen, muayenehanede hekim tarafından yapılan ağartmadır. Hekim ilacı dişler üzerine uygular, ışık kaynağı kullanılarak dişlerin beyazlaması sağlanır.Yine dişlerin durumuna göre bir veya birkaç seansta dişler beyazlar. Diş beyazlatma işlemi, hamile ve çocuklar hariç herkese uygulanabilir...

      Ağız ve Diş Sağlığı

      Ağız ve diş sağlığı; Beslenme, Konuşma ve Estetik açıdan önem taşır.
      Ağız ve diş sağlığı bozulan kişi yiyecekleri yeterince öğütemez, konuşurken sesleri çıkarmakta zorlanır ve (kaybedilen dişlerin yerine göre) estetik olarak hiç hoş olmayan bir görünüm söz konusu olur. Bu nedenle sistemli ve yeterli bir ağız - diş bakımı gereklidir.

      Ağız bakımında en önemli görev kişinin kendisine düşmektedir. Yeterli zaman ayırarak, sistemli bir şekilde yapılan bakım ile birçok sorunun oluşmasını engelleyebilirsiniz. Biz diş hekimlerine düşen görev ise 6 ayda bir yapılan kontrollerle yapılan bakımı denetlemek, gözden kaçan - ihmal edilen - bölgeleri izleyip temizlemektir. Günümüzde, çağdaş ülkelerde Tedavi edici hekimliğin yerini Koruyucu hekimlik almıştır. Özellikle dişhekimliği gibi mecbur olunmadıkça gitmekten kaçınılan, ancak son ana gelindiğinde de sevimsiz ve pahalı bir yığın tedavi gerektiren bir dalda, Koruyucu - Önleyici hekimliğin ne denli faydalı ve başarılı olacağı ortadadır.

      Ağız bakımında neler, nasıl kullanılmalıdır?

      1. Diş fırçası : İyi bir diş fırçası baş kısmı kısa, düz saplı ve orta sert naylon kıllardan üretilmiş olmalıdır. Elektrikli diş fırçalarının dişleri daha iyi fırçaladığı söylemek doğru olmaz.

      Doğru Diş Fırçalama:
      Diş temizliğini asıl diş fırçası yapar, diş macunu değil. Diş macunu, aşındırıcı ve köpürücü özelliği ile bakteri plağını gidermeyi kolaylaştıran, ağıza hos bir koku veren ve fırçalamayı zevkli hale getiren bir yardımcıdır. Diş fırçanızı kullandıktan sonra iyice yıkayın ve bir bardak içine, fırça başı yukarıda olacak sekilde koyup açıkta kurumasını sağlayın. Doğru bir şekilde kullanıldığında, bir diş fırçasının ortalama ömrü 2,5 - 3 ay dır. Diş Macunu seçiminde en ideali piyasada bulunan tadı ve kokusu hoşunuza giden bir ürünü kullanmaktır.Ancak öyle reklamlarda sunulduğu gibi birkaç santim değil her fırçalamada sadece bir nohut büyüklüğünde macun kullanmanız yeterlidir. Diş fırçalamada hedef, dişlerin yüzeylerindeki besin artıklarını ve bakteri plağını tümüyle ortadan kaldırmaktır. Bu amaçla diş fırçası diş ile dişetinin birleştiği yere 45 derece açıyla yerleştirilir.

      Dişetinden dişe doğru ( üst çenede yukarıdan aşağıya, alt çenede aşağıdan yukarıya doğru ) dairesel hareketler yapıldıktan sonra fırça döndürülerek, kılların süpürme hareketi yapması sağlanır. Sonra, bir fırça boyu öne getirilerek aynı hareket tekrarlanır ve diğer tarafın sonuna kadar ilerleyerek çenedeki bütün dişlerin dış yüzeyleri temizlenir. Ancak, ayni şekilde dişlerin damak taraflarının da fırçalanması unutulmamalıdır. Son olarak, dişlerin çiğneyici yüzeyleri, ileri geri hareketlerle fırçalanır. Bu fırçalama yönteminde, genellikle ilk birkaç gün bilek ve ön kol kasları döndürme hareketinden dolayı yorulabilir, fakat kısa sürede alışkanlık kazanılır. Diş fırçalarken yapılan en önemli hata, diş fırçasını çok sert ve aşırı bastırarak kullanmaktır. Fırçalama sırasında dişetini zedelememeye özen göstermek gerekir.

      2. Diş macunu : Diş fırçasının mekanik fırçalamasının etkisini arttırır. Burada çok sık sorulan bir soruya da cevap vermek gerekiyor. Bize göre "En iyi" ya da "İdeal" bir diş macunu yoktur. En iyi diş macunu size diş fırçalamayı bir zevk haline getiren,tadı ve kokusu hoşunuza giden diş macunudur. Ancak zaman zaman diş macununuzu değiştirmeniz devamlı aynı aşındırıcı maddeye maruz kalmanızı önleyecektir.

      3. Diş ipleri : Diş fırçasının tam temizleyemediği diş ara yüzeylerini temizlemekte kullanılır.

      4.Ağız gargaraları : İçerdikleri maddelere göre ağızda (özellikle fırçanın ulaşamadığı yerlerde) bulunan mikroorganizmaların aktivasyonunu engeller, ağızda mevcut bakteri sayısını azaltır ve buna bağlı olarak ağız kokusunu ortadan kaldırırlar.Ancak unutmayın ağzı çalkalamak, bakteri plağını yerinden oynatmaz. Ağız gargaraları diş fırçalamanın ve diş ipi kullanımının yerini tutamaz, sadece artı bir koruma ve bakım yöntemidir.

      5. Diş arası fırçaları: Diş araları ile köprü altlarını temizlemekte kullanılan özel yapılı fırçalardır.

      Yorum yap


      • #4
        Hamilelik dişleri çürütüyor

        Hamilelik dişleri çürütüyor
        AMASYA (İHA) - Amasya Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi Başhekimi Dr. Fatih Çekin, hamile kadınların özellikle kalsiyum alımına ve ağız hijyenlerine dikkat etmesi gerektiğini söyledi.

        Hormonol değişikliklerden dolayı hamile kadınlarda diş çürümesi ve diş eti hastalıklarının daha sık görüldüğünü belirten Dr. Fatih Çekin, ilerleyen yaşlarda kemik erimesi riski oluşan hastalarda diş minelerindeki kalsiyum oranında düşüş olduğunu belirterek, hamile kadınların ve ileri yaştaki kadınların kalsiyum alımına dikkat etmelerini istedi. İçme sularındaki flor oranının düşük yada yüksek olmasının bu suyu kullanan insanların diş yapılarında değişik hastalıklara neden olabileceğini de belirten Dr.
        Fatih Çekin, "Dişlerimizi korumak için ağız hijyenine çok önem vermemiz gerekiyor. Sağlıklı dişlere sahip olmanın altın kuralları arasında hijyen birinci sırada yer alıyor" dedi.

        Yorum yap


        • #5
          dişeti

          benim dişeti ağrım var açık küretaj yaptırdım hala geçmedi acaip derecede başıma vuruyor ağrı yoksa başka sebebi olabilirmi

          Yorum yap


          • #6
            omerclk Nickli öğeden Alıntı Mesajı göster
            benim dişeti ağrım var açık küretaj yaptırdım hala geçmedi acaip derecede başıma vuruyor ağrı yoksa başka sebebi olabilirmi
            Gökçek İksir, enfeksiyon çayı ve bikarbonatla iyileşir
            Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

            Yorum yap


            • #7
              Diş Çürükleri

              DİŞ ÇÜRÜKLERİ: Diş kayıplarına neden olan hastalıkların başında gelir. Çürüme dişin kronunu saran mineden başlar, altındaki dentine ilerler. Pulpaya ulaştığında “pulpitis” adı verilen dişözü iltihaplanması oluşur. Diş çürüklerinin oluşmasında etkili olan faktörler şunlardır; kalıtım, yaş, cinsiyet, ağız bakimi, mikroplar, bsslenme biçimi, tükürük özellikleri, vitamin ve madensal tut eksiklikleri, hormonlar, gebelik. Diş cürümeleri çin yapılan araştırmalar basarılı olmamıştır. Ancak, diş çürüğünden korunmak için beslenme biçiminin düzenlenmesi, diş macunları ve fluorlama yöntemleri yararlı olabilmektedir. Ağız ve diş bakımı, bebeklerin anne sütüyle beslenmesi ve güneş ışınlarından yeterince yararlanma çürükleri azaltmada önemli koruyucu etmenlerdir.

              Diş çürükleri hangi yaşta ortaya çıkar? iş çürümesi her yaşta, küçük çocukiann sütdişlerinde de ortaya çıkabilen bir hastalıktır. Sütdişlerindeki çürükler uygun bir yolla tedavi edilmelidir.

              DİŞ ÇÜRÜKLERİNİN TEDAVİSİ: Geleneksel diş tedavisi ve endodonti bilim dallarının başlıca uğraşı çürük dişlerin tedavisi ve kayıpların onarılmasıdır. Bir diş çürüğünü tedavi etmek için önce çürümüş alanların sağlam kesimlere dek temizlenmesi gerekir. Daha sonra dişin biçimi, yeri ve işlevine göre dolgu maddesi seçilir. Ön dişlerde estetik amaçlı ve diş renginde dolgu maddeleri uygulanır. Çiğneme fonksiyonunda ana görevi elan arka dişlerdeyse amalgam gibi metal alifimltn, altın ve inlay gibi döküm dolgular kullanılır. Alırı doku kaybı olan çürük dişlerde protez uygulanması gerekebilir, Bu arada çürük nedeniyle etkilenmis olan pulpa dokusunu iyileştirici ve koruyucu önlemler alınır. Eğer pulpa tümüyle hastaysa özel araçlarla çıkarılır ve pulpa boşluğuna bazı kremler konarak dolgu bunun üzerine yerleştirilir.

              Yorum yap


              • #8
                Periodontal Hastalıklar

                PERİODONTAL HASTALIKLAR: Dişi çevreleyen dokuların hastalıklarıdır; bunlar arasında ilk akla gelen dişeti hastalıklarıdır. Disetlerinde kanama, sızı, kürdanla karıştırma isteğiyle başlar. İleri dönemlerde dişetlerinden irin çıkar, dişler sallanmaya başlar. Hastalık dişetindeyken “gingivitis'r adını alır. Daha ilerleyip semeni periodontal membran ve alveol kemiğini tutarsa “periodontitis” olarak lanımlamr. Ülkemizde her 4 kişiden birinde periodontal hastalık vardır ve 15 yasından sonra diş kayıplarının olmasına yol acar. 30 yaşından sonraki diş kayıplarmmsa % 9O'ı periodontal hastalıklar sonucudur. Periodontal hastalıkların tedavisi ye korunmasıyla ilgili çalışmaları “Periodotonloji” bilimi üslenmiştir. Penodotontal hastalıklardan korunmak için çok iyi bir ağız ve diş bakımı gereklidir..

                Yorum yap


                • #9
                  Dişeti Büyümeleri

                  Dişeti büyümeleri kronik ve iltihabi değişiklikler sonucunda oluşabilirler. Dişeti büyümeleri ağız içerisinde belli bir bölgede oluşacağı gibi çok geniş bir alanı kaplayabilir. Kronik iltihapsal büyümeler dişeti kenarı ve dişler arası bölgeden başlayıp, ağrısız ve yavaş ilerleyen bir seyir gösterir. Bu şekilde oluşan büyümler; kötü yapılmış dolgu ve protezler, uzun süreli ortodontik tedaviler, ağızdan solunum ve dişler arasındaki anormal ilişkiler sonucunda plak birikmesi ile oluşur. Klinik olarak kanamaya eğilimi koyu kırmızı renkte alanlar olarak görülürler. Akut iltihapsal büyümeler ise ağrılı ve hızlı gelişen bir seyir gösterirler. Nedeni dişeti dokusunun yabancı bir maddeye karşı gösterdiği reaksiyondur.

                  Kullanılan bazı ilaçlara bağlı olarak da dişeti büyümeleri görülebilir. Fenitoin, siklosporin, nifedipin gibi ilaçlara bağlı olarak farklı bölgelerde ve şekillerde dişeti büyümeleri oluşur. Kişinin genel sağlık durumuna bağlı olarak farklı zamanlarda ve değişik şekillerde dişeti büyümeleri görülebilir. Bunlar içinde karakteristik olarak; gebelik, C vitamini yetmezliği ve puberta dönemi örnek olarak verilebilir. Gebelikte 3. aydan sonra ortaya çıkan kanamaya eğilimli ve parlak renkte bir dişeti büyümesi oluşur. Sıklıkla ağrısız olup yayvan görüntü gösterip, kronik bir iltihap görüntüsü vardır. Hamilelikte büyümenin oluşabilmesi için bakteri plağı oluşumu gereklidir. Hamilelik süresi boyunca ağız ve diş bakımına dikkat edilmesi bu büyüme riskini engeller. Hamilelik süresi boyunca mutlaka koruyucu bir tedavi programına tabi kalınmalıdır. Önleyici tedaviler için uygun zaman hamileliğin dördüncü ve yedinci ayları arasındaki süredir.

                  Yorum yap


                  • #10
                    Dis agrisi,dis agrisi belirtileri,dis agrisi nedenleri,dis agrisi tedavisi,dis agrisindan korunma



                    DİŞ AĞRISI

                    Diş ağrısı çene ve yüz etrafındaki ağrıdır. Bu ağrıya genellikle dişteki bir sorun neden olmaktadır. Diş ağısına diş kökünde tahriş olmuş bir sinir, enfeksiyon, çürüme ve ya diş kaybı neden olabilir.
                    Her dişte orta kısmında bir diş özü bulunmaktadır. Diş özü, içerisinde çok fazla sayıda sinir ve kan damarı bulunan süngersi yumuşak bir dokudur. Diş özünün etrafı sert dokulu katmanlar ile çevrilidir. En dış tabaka ise mine tabakasıdır.
                    Diş içerisindeki diş özü iltihaplandığında diş ağrısı meydana gelmektedir. Buna genellikle pulpitis denir. Sıklık ile diş çürümesinden kaynaklanmaktadır. Dişte çürükler, oyuklar meydana gelerek alttaki siniri açık bırakır. Sinire dokunan içecek ve yiyecekler ağrıya sebep olmaktadır. Tedavi edilmediği halde diş özü ölür ve enfekte olur. Sonuç olarak apse oluşur ve zonklayan bir ağrıya sebep olur.

                    Diş Agrisi Belirtileri

                    Diş ağrısı genellikle aniden başlar. Ağrı hafif rahatsızlıktan çok şiddetli ağrıya kadar çeşitlilik gösterebilmektedir. Başta, çenede ve kulakta sürekli gelip giden zonklayan ağrı hissettirebilir.
                    Özellikle sıcak ya da soğuk bir şeyler yendiği ya da içildiği zaman ağrı daha da şiddetlenir. Ağrı yaşanan şiş tarafında çenede ağrıyabilir hatta dokunmaya karşı hassaslaşabilir.
                    Ağrılar yatıldığı zaman daha şiddetli bir hale gelebilir. Çünkü dişinizin üstüne daha fazla yük binmiş olur.
                    Ağrının tipik belirtileri; çiğneme sırasında ağrı, sıcak veya soğuk gıdalara karşı hassasiyet, diş veya diş etlerinin etrafında kanama, şişme ve çenenin şişmesi denilebilir.

                    Diş Agrisi Nedenleri Nelerdir?

                    Diş ortasındaki diş özünün iltihaplanması ile diş ağrısı çekilir. Genellikle bu ağrı diş çürüdüğünde ya da küçük bir çatlak, delik olduğu zamanlarda meydana gelir.
                    Bazı dental tedaviler sonrasında da diş ağrısı meydana gelebilir. Mesela, bir dolgu yapıldıktan sonra diş özü tahriş olabilir. Diş eti çekilmesi de dişin hassas kısımlarını açıkta bırakabilir. Özellikle bir şeyler yerken ağrıya sebep olur.
                    Apseler, ülserler, şişmiş veya ağrılı diş etleri, sinüzit veya çeneyi kafatasına bağlayan eklemdeki yaralanmalar da ağrıya neden olabilmektedir.

                    Diş Agrisi Tedavisi

                    Enfeksiyon riskini önlemek için diş ağrısını mümkün olduğunca en kısa sürede tedavi edilmelidir. Enfeksiyon çene kemiğine ya da sinüslere sıçrar ise kan zehirlenmesine de sebep olabilir.
                    Ağrının sebebi diş çürüğü ise çürük olan kısım temizlenir ve dolgu yapılır. Kırılmış veya gevşemiş bir dolgu ağrıya sebebiyet veriyorsa, dolgu çıkarılır ve yerine yenisi yapılır.
                    Dişözü enfeksiyon kapmış ise kanal tedavisi gerekebilir. Diş hekimi çürüyen diş özünü alır ve boşluk oluşan kısmı özel bir macunla kapatır. Dişi korumak ve kapatmak için bir kuron takar.
                    Diş enfekte olmuş ise antibiyotik kullanmanız gerekebilir. Ağrınız tedavi edilemiyor ise dişin çekilmesi gerekebilir.

                    Diş Ağrısından Korunma

                    Yenilen şekerli yiyecek ve içecek miktarını en aza indirerek diş hijyeninizin iyi olmasını sağlamanız gereklidir.
                    Dişlerinizi günde iki defa floroid içeren diş macunu ile fırçalayın. Diş ipi kullanın. Gerekirse ağız bakım suyu kullanın.
                    Düzenli olarak diş hekim kontrollerine gidin. Dişlerinizi temizletmeniz gerekebilir.
                    Bitkisel Ürünler
                    Gökçek Şifa
                    Şifalı Bitkiler

                    Yorum yap


                    • #11
                      Diş Ağrısı, Diş Ağrısı Nedenleri, Diş Ağrısı Neden Oluşur, Diş Ağrısı Tedavisi

                      DİŞ AĞRISI

                      Diş ağrısı, diş yapısının çürükle, kırıkla ya da çatlamayla bozulmasına denir. Dişe gelen travmalar sonucunda diş ağrısı oluşur. Diş kökünde kemiğin içerisinde oluşan apseler , enfeksiyon sebebiyle dişin yapısını bozarak ağrıya neden olur. Ayrıca diş eti hastalıkları da diş ağrılarının kaynaklarıdır. Toplumda fazlasıyla diş çürüklerine rastlanılmaktadır. Özelikle yetersiz ağız hijyeninden ve dişin koruyucu tabakasına gereken özeni göstermemekten kaynaklanır.


                      Diş ağrısı neden oluşur?

                      Diş eti hastalığı sonucunda diş eti normalde olması gereken seviyenin daha aşağısına doğru göç eder. Sağlıklı bir insanda, diş eti ve kemikle örtülü olan kök yüzeyleri açığa çıkar. Bunun sonucunda da bu bölgelerde ısı izolasyonu ortadan kalkar. Böylece, sürekli gelen sıcak soğuk gıdalar ve fırçalama gibi işlemler, diş etlerinde ve dişte hassasiyet şeklinde ortaya çıkar. Aynı zamanda diş eti hastalığı sonucunda dişlerde hareket varsa, yani dişler sallanıyorsa; yemek yeme ve çiğneme sırasında üzerlerine basınç gelmesi sonucunda da, yine diş ağrılarıyla karşılaşılabilir. Özellikle, yirmilik yaş dişleri çoğunlukla kemik içerisine gömülüdür ve zor çıkarlar. Bu dişler çıkarken hem kemiğe baskı yaparlar, hem de o bölgede derin bir diş ağrısı şeklinde kendini gösterirler. Eğer üst dişlerin tümünde bir ağrı varsa, genelde sinüzitten şüphelenilir. Hasta, aniden oluşan soğuk sıcak hassasiyetiyle diş hekimine başvurabilir. Burada akla gelen diş ağrısı nedenleri ise şöyle sıralanabilir.

                      Diş eti hastalıkları, diş çürükleri ve apseleri, diş minesinin aşınması, gömülü dişler( Yirmilik dişler), düşmüş dolgular, kenarları açılan dolgular, ağızda diş eti uyumunu kaybetmiş dolgular, yerlerinden oynamış kaplamalar, diş eti iltihaplanmaları, diş gıcırdatma, kanal tedavisi, yanlış yapılan protezler olarak sayabiliriz.

                      Bu ağrılar, yine kısa süreli sıcak soğuk hassasiyeti şeklinde kendini belli eder. Kendi kendine başlayan ve sebepsiz ortaya çıkan, özellikle gece oluşan ağrılarda ise, dişlerdeki derin çürüklerin, apsenin ve iltihabın neden olduğu düşünülebilir. Hastalarda uyutmayan ağrılar, gömülü yaş dişleri yani yirmilik yaş dişleri sebebiyle de oluşabilir.

                      Diş Ağrısında Tedavi

                      Diş ağrısının tanı yöntemi olarak, diş ağrısının karakterine de önem vermek gerekir. Çünkü diş ağrısının karakteri, hekimler için oldukça önemlidir. Genellikle teşhiste ve tedavi planlamasında bu yöntemden yararlanılır. Diş ağrısı tedavisinde, zaman kaybetmeden diş hekimine başvurulması gerekir. Çünkü, diş ağrıları kendi kendine geçme özelliğine sahip değildir, mutlaka tedavi gerektirir. Eğer diş ağrısı, diş çürüğü nedeniyle kaynaklanıyorsa ve dişin sinirine dek ulaşıp, dişin canlılığını yitirmesine sebep olmuşsa, " kanal tedavi" veya dolgu yöntemi uygulanabilir. Ya da herhangi bir tedaviye cevap vermeyen durumda ise dişin çekilmesi gerekebilir.
                      Bitkisel Ürünler
                      Gökçek Şifa
                      Şifalı Bitkiler

                      Yorum yap

                      Hazırlanıyor...
                      X